ANAYASA MAHKEMESİ KARARI
Esas Sayısı:1971/27
Karar Sayısı:1971/50
Karar Günü:6/5/1971
Resmi Gazete tarih/sayı:22.10.1971/13994
İtirazyoluna başvuran : siyasî parti kapatılması dâvasına bakan mahkeme sıfatıyleAnayasa Mahkemesi
İtirazınkonusu : 22/4/1962 günlü, 44 sayılı Kanunun 32. ve 13/7/1965 günlü, 648 sayılısiyasî Partiler Kanunun 108. inci maddelerinde yer alan ve siyasî partilerinkapatılması dâvalarının Anayasa Mahkemesinde duruşmalı olarak bakılmasınailişkin bulunan hükümler Anayasa'nın 148. maddesinin ikinci fıkrasına aykırıgörülerek itiraz konusu edilmiştir.
I.Olay :
MillîNizam Partisinin kapatılması hakkındaki 1971/1 esas sayılı dâvaya bakmakta olanAnayasa Mahkemesi, 28/4/1971 günlü duruşmada, dâvada uygulama durumundabulunduğu 22/4/1962 günlü, 44 sayılı Anayasa Mahkemesinin Kuruluşu ve YargılamaUsulleri hakkındaki Kanunun 32. ve 13/7/1965 günlü, 648 sayılı Siyasî PartilerKanununun 108. maddelerinde yer alan ve siyasî partilerin kapatılmasıdâvalarının Anayasa Mahkemesinde duruşmalı olarak bakılmasına ilişkin bulunanhükümleri Anayasa'nın 148. maddesinin ikinci fıkrasına aykırı gördüğünden herşeyden önce bekletici sorun olarak bu konuda Anayasa'nın 151. maddesi ve 44sayılı Kanunun 20. maddesinin 2 sayılı bendi uyarınca bir karar verilmek üzeredâvanın geri bırakılmasını kararlaştırmıştır.
II.Yasa metinleri :
l-İtiraz konusu hükümler :
İtirazkonusu hükümleri de kapsayan 22/4/1962 günlü, 44 sayılı Kanunun 32. ve13/7/1965 günlü, 648 sayılı Siyasî Partiler Kanununun 108. maddeleri şöyledir :
a)44 sayılı Kanunun 32. maddesi :
Madde32- Bu kanunun 20. maddesinin dördüncü bendi gereğince, siyasî partilerinkapatılması hakkında açılan dâvalarda, Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunuuygulanır.
Budâvalara duruşmalı olarak ve Cumhuriyet Başsavcısının huzuru ile bakılır.
35.madde hükümleri bu dâvalarda da uygulanır."
b)648 sayılı Kanunun 108. maddesi :
"Madde108- Siyasî partiler aleyhine kapatma dâvaları Anayasa Mahkemesinde görülür.
Budâvalarda savcılık görevi, Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yerine getirilir.22 Nisan 1962 tarihli ve 44 sayılı Anayasa Mahkemesinin Kuruluşu ve YargılamaUsulleri hakkında Kanunun 35. maddesi bu halde de uygulanır.
CumhuriyetBaşsavcılığı, iddianamesine esas teşkil edecek olay ve fiillerin araştırılmasıve soruşturulmasında ve dâvanın açılması ve yürütülmesinde, Cumhuriyetsavcılarına ve sorgu hâkimlerine tanırdan bütün yetkilere sahiptir. Ancak,Anayasa ve kanunların sadece hâkimler tarafından kullanılabileceğini belirttiğiyetkiler bunun dışındadır.
Dâva,Anayasa Mahkemesinde duruşmalı olarak görülür. Bu konuda Ceza MuhakemeleriUsulü Kanununun son tahkikatla ilgili hükümleri uygulanır.
CumhuriyetBaşsavcısı soruşturmayı kendisi veya yardımcıları eliyle yürütür.
AnayasaMahkemesince verilen kapatma kararları kesindir."
2-Konu ile ilgili hükümler :
44sayılı Kanunun 20. maddesinin konu ile ilgili 2 sayılı bendi hükümleri şöyledir:
"Madde20- Anayasa Mahkemesinin görev ve yetkileri aşağıda gösterilmiştir :
........................
2.Anayasa'nın 151. maddesi gereğince, mahkemelerce kendisine intikal ettirilenişleri ve Yüce Divan sıfatiyle çalışırken veya bu kanunun 32. maddesi gereğincebakacağı dâvalarda Anayasa'nın aynı maddesi gereğince meselei müstehire olarakbakması gereken işleri karara bağlamak;
................................."
3-Dayanak olarak ileri sürülen veya konu ile ilgili bulunan Anayasa hükümleri :
a)İtiraz konusu hükümlerin Anayasa'ya aykırı olduğu yolundaki mahkeme görüşünüdesteklemek üzere ileri sürülen Anayasa'nın 148. maddesi aşağıdadır :
"Madde148- Anayasa Mahkemesinin kuruluşu ve yargılama usulleri kanunla; Mahkemeninçalışma tarzı ve üyeleri arasındaki işbölümü kendi yapacağı içtüzükledüzenlenir.
AnayasaMahkemesi, Yüce Divan sıfatiyle baktığı dâvalar dışındaki işleri, dosyaüzerinde inceler. Ancak, gerekli gördüğü hallerde, sözlü açıklamalarınıdinlemek üzere ilgilileri çağırır."
b)Anayasa'nın 57. maddesinin konu ile ilgili son fıkrası hükmü aşağıdadır:
"Madde57- .........
.......................................
Siyasîpartilerin kapatılması hakkındaki dâvalara Anayasa Mahkemesinde bakılır vekapatma kararı ancak bu mahkemece verilir."
III.Esasın incelenmesine karar verilmesi :
AvniGivda, Fazıl Uluocak, Sait Koçak, Nuri Ülgenalp, Muhittin Taylan, Şahap Arıç,İhsan Ecemiş, Recai Seçkin, Ahmet Akar, Halit Zarbun, Kani Vrana, MuhittinGürün, Lûtfi Ömerbaş, Şevket Müftügil ve Ahmet H. Boyacıoğlu'dan kurulu olarak28/4/1971 gününde toplanan Anayasa Mahkemesi;
1971/1esas saydı dâvanın 28/4/1971 günlü duruşmasında 44 sayılı Kanunun 32. ve 648sayılı Kanun 108. maddelerinde yer alan ve siyasî partilerin kapatılmasıdâvalarına duruşmalı olarak bakılmasına ilişkin bulunan hükümlerin Anayasa'yaaykırı görüldüğü yolunda verilen karar üzerine ortaya çıkan bekletici sorununincelenebilmesi için işin 28/4/1971 gündemine alınmasını oybirliğiylekararlaştırdıktan sonra işin esasının incelenmesine ve içtüzükte yazılı süreleruyulmaksızın Başkanlıkça belirtilecek günde görüşmenin yapılmasına oybirliğiylekarar vermiştir.
IV.Esasın incelenmesi :
İtirazınesasına ilişkin rapor; Anayasa'ya aykırılğı ileri sürülen hükümler, Anayasa'yaaykırılık görüşüne dayanaklılık eden Anayasa maddesi bunlarla ilgili gerekçelerve başka yasama belgeleri; konu ile ilişkisi bulunan öteki metinler okunduktansonra gereği görüşülüp düşünüldü :
l-İtiraz konusu hühkümlerin Anayasa'ya aykırı olup olmadığı sorunu :
Anayasa'nın147. maddesi Anayasa Mahkemesinin görev ve yetkilerini şöyle sıralamaktadır :
A)Kanunların ve Türkiye Büyük Millet Meclisi içtüzüklerinin Anayasa'yauygunluğunu denetlemek.
B)Cumhurbaşkanını, Bakanlar Kurulu üyelerini, Yargıtay, Danıştay, AskerîYargıtay, Yüksek Hâkimler Kurulu ve Sayıştay Başkan ve üyelerini, CumhuriyetBaşsavcısını, Başkansözcüsünü, Askerî Yargıtay Başsavcısını ve kendi üyelerinigörevleriyle ilgili suçlardan dolayı Yüce Divan sıfatiyle yargılamak.
C)Anayasa ile verilen diğer görevleri yerine getirmek.
AnayasaMahkemesine Anayasa ile verilen öteki görevler de şöyle özetlenebilir :
a)Siyasî partilerin gelir kaynaklarını ve giderlerini denetlemek (Madde 57).
b)Siyasî partilerin kapatılması hakkındaki dâvaları bakmak (Madde 19,57).
c)Yasama dokunulmazlığının kaldırılmasına ve üyeliğin düştüğüne Meclislerce kararverilmesi hallerinde iptal istemiyle yapılacak başvurmaları karara bağlamak(Madde 81).
Bugörev ve yetkilere karşılık Anayasa Mahkemesinin yargılama ve çalışma düzenigenel kapsamlı olarak tek maddede, yani 148. madde ile hükme bağlanmış;yalnızca "Siyasî partilerin Anayasa Mahkemesine ne suretle hesapvereceklerinin ve bu mahkemece malî denetimlerinin nasıl yapılacağının kanunladüzenleneceği" yolunda bir hükme 57. maddede yer verilerek bu iş 148.madde kapsamı dışında bırakılmıştır.
148.maddenin birinci fıkrası temel ilkeyi şöyle koymaktadır : Anayasa Mahkemesininyargılama usulleri kanunla, çalışma tarzı kendi yapacağı içtüzükle düzenlenir.Ancak Anayasa Koyucu, yargılama düzeninin saptanmasında kanun yapıcıya tam birtakdir hakkı bırakmamış; hangi işlerin dosya üzerinde inceleme yoluyla yaniduruşmasız yapılacağına ilişkin kuralı ikinci fıkra ile bizzat kendisi hükmebağlamıştır. Anayasa'nın 148. maddesinin ikinci fıkrasının açık ve kesinhükmüne göre Anayasa Mahkemesi, Yüce Divan sıfatiyle baktığı dâvalar dışındaki işleridosya üzerinde inceler duruşma yapamaz. Yine Anayasa Koyucu Yüce Divan olarakbakılan dâvalar dışında duruşmaya cevaz verilmemesi karşısında kanun yapıcınınsözlü açıklamaların dinlenmesi yolunun açılıp açılamayacağında duraksamayadüşebileceğini gözönünde bulundurarak burada bir temelyasa bakımından ayrıntısayılabilecek olan bu konuya kadar inmiş ve aynı ikinci fıkrada "ancak,(Anayasa Mahkemesi) gerekli gördüğü hallerde, sözlü açıklamalarım dinlemeküzere ilgilileri çağırır." hükmüne yer vermiştir.
Demekki Anayasa Mahkemesinin görev ve yetki alanına giren ve Yüce Divan sıfatiylebakılacak olanlar dışında kalan bütün işler ve bu arada siyasî partikapatılması dâvaları ancak dosya üzerinde incelenebilecek ve gerektiğinde sözlüaçıklamaları dinlemek üzere ilgililer çağırılacaktır.
Anayasa'nın148. maddesinin yukarıda açıklanan ikinci fıkrası hükmü karşısında siyasîpartilerin kapatılması dâvalarının bu hükmün dışında kaldığını savunmak içinbir anayasal kanıtın ileri sürülmesine olanak yoktur. 57. maddenin sonfıkrasındaki "Siyasî partilerin kapatılması hakkındaki dâvalara AnayasaMahkemesinde bakılır" hükmünde yer alan "dâvaya bakma"deyiminden yararlanılarak böyle bir iddiayı destekleyebilecek bir yorumagidilmesi düşünülemez. Çünkü Anayasa'nın 149. maddesinde de "iptaldâvası" nın sözü edilmekte; "Anayasa Mahkemesinde doğrudan doğruyaiptal dâvası açabilecekler" açıklanmakta; 150. maddede yine "AnayasaMahkemesinde doğrudan doğruya iptal dâvası açma hakkı" nın hangi süredensonra düşeceği belirlenmektedir. Bir mahkemenin kendisine açılan "dâvayabakması" veya "dâvayı görmesi" Türk diline uygun bir deyişbiçimidir. İptal dâvalarına ise Anayasa'nın 148. ve 22/4/1962 günlü, 44 sayılıKanunun 29. maddeleri gereğince dosya üzerinde inceleme yoluyla bakılmasıgerektiği ve bakılmakta olduğu tartışılmasına yer olmayan bir vakıadır.
Demekki "dâvaya bakma" deyiminden partilerin kapatılması dâvalarının 148.maddenin ikinci fıkrası hükmünün dışında kaldığı yolunda bir sonuca varmayaolanak yoktur. Öte yandan 57. maddenin üçüncü fıkrasında nasıl ki partilerinAnayasa Mahkemesine ne suretle hesap vereceklerinin ve bu Mahkemece malîdenetimlerinin nasıl yapılacağının kanunla düzenlenmesi hakkında bir hükme yerverilmişse Anayasa Koyucunun, parti kapatılması dâvalarını 148. madde kapsamıdışında bırakmayı istemesi halinde, ereğini aynı maddede buna benzer birhükümle açıklaması tabii idi.
Duruşmalıdüzenin daha güçlü bir teminat getireceği ve derneklerin kapatılmasıdâvalarında bile duruşma yolu uygulanırken derneklerin kat kat üstünde önemiolan siyasî partilerin kapatılmasında dosya üzerinde inceleme yapılmasınıntutarsız kalacağı yolunda ileri sürülecek bir iddianın da temelsizliğiortadadır. Çünkü Anayasa Koyucu Anayasa Mahkemesinin görev ve yetkisine girenişler yönünden asıl teminatı bu Mahkemenin kendine özgü kuruluşunda vebünyesinde görmüş ve düzenlemesini o görüşe göre yapmıştır. Anayasa Mahkemesi,Anayasayı değiştiren bir kanuna ilişkin iptal dâvasını bile "dosyaüzerinde inceleme ve ilgililerin sözlü açıklamalarının dinlenmesi" yoliylekarara bağlayabilirken ve burada teminat kaygısı duyulmazken bir partikapatılması dâvası dolayısiyle teminattan söz edilmesinin yeri yoktur. Kaldı kiAnayasa'nın 148, maddesinin son fıkrasının açık hükmü karşısında duruşman düzeninüstünlüğüne ilişkin iddia inceleme konusu hükmü Anayasa'yauygunluğunu savunmayıdeğil ancak Anayasa'da bir değişiklik dileğini ifade edebilir.
Özetlemekgeerkirse : 44 sayılı Kanunun 32. ve 648 sayılı Kanunun 108. maddelerinde yeralan ve siyasî partilerin kapatılması dâvalarına Anayasa Mahkemesinde duruşmalıolarak bakılmasına ilişkin bulunan hükümler Anayasa'nın 148. maddesinin ikincifıkrasına aykırıdır; iptal edilmelidir.
FazılUluocak, Nuri Ülgenalp, Muhittin Taylan, Halit Zarbun, Lûtfi Ömerbaş, ŞevketMüftügil ve Ahmet H. Boyacıoğlu bu görüşe katılmamışlardır.
2-44 sayılı Kanunun 28. maddesinin uygulanması :
44sayılı Kanunun 32. maddesinin ikinci fıkrasında yer alan ve siyasî partilerinkapatılması dâvalarına duruşmalı olarak bakılmasına ilişkin bulunan hükmüniptali öngörüldüğüne göre aynı fıkradaki "dâvalara CumhuriyetBaşsavcısının huzuru ile bakılacağı" na ilişkin hüküm de uygulanamayacakduruma gelmektedir.
44sayılı Kanunun 28. maddesinin ikinci fıkrasına göre, bir kanunun belirli birmadde veya hükmünün Anayasa'ya aykırılık dolayısiyle iptali o kanunun kimihükümlerinin veya tümünün uygulanmaması sonucunu doğuruyorsa Anayasa Mahkemesi,durumu gerekçesinde belirterek, kanunun söz konusu öteki hükümlerinin veyatümünün iptaline de karar verebilir.
Öngörüleniptal dolayisiyle artık uygulanamaz duruma gelen 44 sayılı Kanunun 32.maddesinin ikinci fıkrasındaki Cumhuriyet Başsavcısına ilişkin hükmün de 44sayılı Kanunun 28. maddesinin ikinci fıkrası uyarınca iptaline gidilmesigereklidir.
Sonuç:
1-22/4/1962 günlü 44 sayılı Kanunun 32. ve 13/7/1965 günlü, 648 sayılı Kanunun108. maddelerinde yer alan ve siyasi partilerin kapatılması dâvalarınınduruşmalı olarak görülmesine ilişkin bulunan hükümlerin Anayasa'nın 148.maddesinin son fıkrasına aykırı olduğuna ve iptaline Fazıl Uluocak, NuriÜlgenalp, Muhittin Taylan, Halit Zarbun, Lütfi Ömerbaş, Şevket Müftügil veAhmet H. Boyacıoğlu'nun karşıoylariyle ve oyçokluğu ile;
2-İptal kararına göre artık uygulanamayacak duruma gelen 44 sayılı Kanunun 32. maddesininikinci fıkrasındaki "dâvalara Cumhuriyet Başsavcısının huzuru ilebakılacağı" na ilişkin hükmün de aynı kanunun 28. maddesinin son fıkrasıuyarınca iptaline oybirliğiyle,
Anayasa'nın147., 151. ve 152. maddeleri ve 44 sayılı Kanunun 20. maddesinin 2 sayılı bendigereğince 6/5/1971 gününde karar verildi.
Başkanvekili
Avni Givda
Üye
Fazıl Uluocak
Üye
Sait Koçak
Üye
Nuri Ülgenalp
Üye
Muhittin Taylan
Üye
Şahap Arıç
Üye
Recai Seçkin
Üye
Ahmet Akar
Üye
Halit Zarbun
Üye
Ziya Önel
Üye
Kani Vrana
Üye
Muhittin Gürün
Üye
Lütfi Ömerbaş
Üye
Şevket Müftügil
Üye
Ahmet H. Boyacıoğlu
KARŞIOYYAZISI
22/4/1962günlü ve 44 sayılı Yasanın 32. ve 13/7/1965 günlü ve 648 sayılı Yasanın 108.maddelerinde yer alan ve Siyasi Partilerin kapatılması dâvalarının AnayasaMahkemesinde duruşmalı olarak bakılmasına ilişkin bulunan hükümlerinin,Anayasa'nın 148. maddesinin yalnız sözü nazara alınarak ve "iş"kavramının "dâva" kavramını da içine aldığı varsayımından hareketolunarak yapılan bir incelemede bu maddeye aykırı düşüğü sonucuna varılabilir.Meselenin kökenine ve özüne inilerek yapılan araştırmalar, ilk nazarda gözeçarpan bu görüntünün yanıltıcı olduğunu ve yasaların bu konudaki hükümlerininAnayasa ile uyuntulu bulunduğunu ortaya koymaktadır.
l-Anayasa'nın 148. maddesinin son fıkrasında "Anayasa Mahkemesi, Yüce Divansıfatıyle baktığı dâvalar dışındaki işleri, dosya üzerinde inceler. Ancak,gerekli gördüğü hallerde, sözlü açıklamalarım dinlemek üzere ilgilileriçağırır" ilkesi yer almıştır.
Çoğunluk,açık, mutlak ve kesin olarak nitelediği bu hükme göre, Anayasa Mahkemesinin,Yüce Divan sıfatiyle baktığı dâva dışındaki bütün işleri dosya üzerindeinceleyeceği, gerekli görülen hallerde sözü açıklamalarını dinlemek üzereilgililerin çağrılacağı esas fikrini benimsemiştir.
Bufıkrada kullanılan "iş" deyiminin geniş veya dar kapsamlı mıolduğunun, iş kavramının kapsamı içine siyasi partilerin kapatılmasıdâvalarının girip girmediğinin ve bu fıkra hükmünün neyi anlatmak istediğininaraştırılarak saptanması gerekir.
Anayasa'nın147. maddesi dışında kalan ve Anayasa Mahkemesine görev yükleyen hükümleriincelendiğinde bu görevlerin :
a)Siyasi partilerin kapatılması hakkındaki dâvalara bakmak,
(Madde57)
b)Siyasi partilerin gelir kaynaklarını ve giderlerini denetlemek,
(madde57)
c)Yasama dokunulmazlığının kaldırılmasına veya üyeliğin düştüğüne meclislercekarar verilmesi hallerinde, Anayasaya veya içtüzük hükümlerine aykırılığıiddiasiyle iptalleri için yapılacak başvurmaları karara bağlamak, (Madde 81)
d)Danıştay Başkan ve üyeleriyle Başkamın sözcüsünü seçmek,
(Madde140)
e)Uyuşmazlık Mahkemesine başkanlık edecek üyeyi seçmek,
(Madde142)
denibaret olduğu görülür.
Bugörevlerin nitelikleri ve hele sözlü açıklama ile varılmak istenilen amaçgözönüne alındıkta, "iş" kavramının geniş kapsamlı değil, bununtamamen tersine dar kapsamlı olarak ve 44 sayılı Yasanın 29. maddesindebelirtildiği biçimde kullanıldığı anlaşılır. Gerçekten 29. madde "AnayasaMahkemesi, 20. maddenin l-, 2 ve 6. bentlerinde bahis konusu işlere, dosya üzerindeinceleme yapmak suretiyle bakar; gerekli gördüğü hallerde, sözlü açıklamalarınıdinlemek üzere, ilgilileri çağırır.
Cumhurbaşkanınınçağrılmasına lüzum görülen hallerde, ayrıca vekâletname aranmaksızın tensipedeceği şahıstan gereken izahat alınır.
20.maddenin 5 inci bendinde bahis konusu olan denetimin hangi usule göreyapılacağı, özel kanunla gösterilir" hükmünü koymakla, işin mahiyeti vebünyesi yönünden elverişli olanların incelemesinin dosya üzerinde yapılacağımbaşka kanıt göstermeyi gerektiremeyecek bir biçimde saptamıştır.
148.maddede kullanılan "iş" kavramının siyasî partilerin kapatmalarıhakkındaki dâvayı da içine alıp almadığı konusuna gelince :
Anayasa'nın148. maddesinde "baktığı dâvalar", 57. maddesinde "Siyasîpartilerin kapatılması hakkındaki dâvalara Anayasa Mahkemesinde bakılır"151. maddesinde "bir dâvaya bakmakta olan mahkeme" terimlerikullanılmış 147. maddenin 2. fıkrasında "yargılar", aynı maddenin sonfıkrasında da "yargılamasında" kavramlarına yer verilmiştir.Anayasa'da kullanılan bu terimlerdeki anlam birliği ve içeriklerindekibenzerlik, Anayasa'nın, Yüce Divan sıfatiyle yapılan yargılamayı ve siyasîpartilerin kapatılması hakkındaki dâvalara bakılmasını diğer işlerden ayrıtuttuğunu açıklayıcı niteliktedir, işin ters açıdan düşünülmesi, 44 sayılıYasanın 20. maddesinin 2 numaralı bendini ve hele Anayasa Mahkemesinin budâvada bu bent hükmüne dayanarak 151. madde uyarınca Anayasa'ya aykırılıksorununu bekletici mesele yaparak işi karara bağlamasını izah edilemez halegetirir.
Anayasa'nın148, maddesindeki "Dâvalar dışındaki işler" kapsamını 44 sayılıYasanın 29. maddesinde yazılı olanların teşkil ettiği ve bu kapsama siyasîpartilerin kapatılması hakkındaki dâvaların girmediği böylece saptanınca bu türdâvalar hakkında da Yüce Divan sıfatiyle yapılan yargılamalara ait usullerinuygulanması gerekir. Önemli olan husus Yüce Divan Sıfatiyle bakılan dâvalarındosya üzerinde incelenemiyeceğinin Anayasa'ca saptanmış olmasıdır. Bir kısımdâvalarda güvence olarak getirilen Anayasa hükümlerinin, benzeri dâvalara dauygulanmak istenmesinin Kanunu Anayasa'ya aykırı bir biçime dönüştürdüğünüdüşünmek bir tarafa, o kanunun teminat ilkesini daha da şümullü hale getirerekAnayasa'ya uygunluğu pekinleştirdiği ileri sürülebilir. Varılan bu sonuç ise AnayasaMahkemesinde yapılan yargılamaların, diğer deyimle Ceza Muhakemeleri UsulüKanununa göre muhakeme yapılarak hüküm tesis etme işlemlerinin dosya üzerindeinceleme suretiyle olamıyacağını ortaya koyar.
2-Anayasa'nın 56. maddesi, siyasî partileri, ister iktidarda ister muhalefetteolsunlar, demokratik siyasî hayatın vazgeçilmez unsurları olduğunu açıklamış ve57. maddesi de bu kuruluşlar için derneklerden ayrı ve özel biçimde güvencehükümleri getirmiştir. Sözü edilen maddenin gerekçesinde "Siyasî partilergibi, Devlet hayatında büyük rolü ve önemi olan teşekküllerin, herhangi birdernekle aynı hükme tabi olması, ne ihtiyaçlara ve ne de hukuk esaslarına uygundüşer...... Siyasî partilerin bir sulh mahkemesi tarafından değil, Devlethayatında en önemli kararları vermeye yetkili en yüksek mahkeme tarafındankapatılabilmesi onların arz ettiği önemin tabiî neticesidir"denilmektedir. (Kâzım Öztürk, T. C. Anayasası Cilt 2 Sahife 2180)
Devlethayatında büyük ve önemli yeri ve rolü bulunan siyasî partilerin kapatılmalarıhakkındaki dâvaların Anayasa Mahkemesinde görülmesi başlı başına önemli birgüvence teşkil etmekle beraber, bu mahkemede uygulanan usul hükümlerinin ya bugüvenceyi pekiştireceğinde ya da zaafa uğratacağında kuşku edilemez. Diğertaraftan bir siyasî partinin kapatılması dâvasının görülmesinde güvenceyönünden en büyük etkiyi yargılamanın açıklık içinde yapılması teşkil eder.Mevzuatımıza göre aleniyet anacak duruşma yapılarak sağlanabilir. Büyükvatandaş grubunu bünyesinde toplayabildi ve Devlet hayalında önemli yeri olansiyasî partilerin yargılanmalarının milletin gözönünde cereyan etmesindeteminattan da ötede yararlar vardır. Anayasa'nın, 147. maddesinde saydığıkişilerin yargılamalarında 148. maddenin 2. fıkrasının sağladığı güvenceyi siyasîpartilerin yargılanmalarında onlardan esirgediği düşünülemez. Çünkü tam birinanca ve güvenceyi mahkemenin Kurulma tarzı ile uygulanacak usul hükümleribirlikte sağlarlar.
Sonuçolarak siyasî partilerin kapatılmaları hakkındaki dâvaların duruşmalı olarak görüleceğiyolundaki 44 sayılı Kanunun 32. ve 648 sayılı Kanunun 108. maddelerinin itirazakonu edilen hükümlerinin Anayasa'nın 148. maddesine uygun bulunduğu ve busebeple itirazın reddi gerektiği kanısı ile çokluk görüşüne karşıyız.
Üye
Muhittin Taylan
Üye
Şevket Müftügil
Üye
Ahmet H. Boyacıoğlu
Yukarıdakarşıoy yazısına katılıyoruz.
Üye
Lütfi Ömerbaş
Üye
Nuri Ülgenalp