ANAYASA MAHKEMESİ KARARI
Esas Sayısı : 1971/34
Karar Sayısı : 1971/72
Karar Günü : 19.10.1971
İTİRAZ YOLUNA BAŞVURAN MAHKEME: İstanbulI. İş Mahkemesi.
İTİRAZIN KONUSU: 8.6.1965 günlü, 625sayılı Özel Öğretim Kurumları Kanununun 35. ve 36. maddelerinin Anayasayaaykırı olduğu yolundaki davalı iddiası mahkemece 35. maddede yer alan “Yöneticive öğretmenlere ücretlerini zamanında ödemiyen kurumlar bu ücretleri geçen hergün için yüzde üç zammı ile öderler.” hükmü ile sınırlı olarak ciddi görülmüşve Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının 151. maddesine dayanılarak AnayasaMahkemesine başvurulmuştur.
I. OLAY:
Bir özel öğretim kurumundaki ücret alacağının ödettirilmesi içinkurumun bağlı bulunduğu şirket aleyhine açılan ve İstanbul I. İş Mahkemesinin1970/1642 esas sayısını alan davada davalı vekili 625 sayılı Özel ÖğretimKurumları Kanununun 35. ve 36. maddelerinin Anayasaya aykırı olduğunu ilerisürmüş; bu iddianın yalnızca 35. maddede yer alan “Yönetici ve öğretmenlereücretlerini zamanında ödemeyen kurumlar bu ücretleri geçen her gün için yüzdeüç zammı ile öderler.” hükmüne ilişkin bölümünün ciddi olduğu kanısına varanmahkeme Anayasa Mahkemesine başvurulmasına ve sonucun beklenmesine 7.5.1971günlü duruşmada karar vermiştir.
II. ANAYASAYA AYKIRILIK İDDİASINA DAYANAKLIK EDEN GEREKÇEYE VEİDDİANIN CİDDİLİĞİ KANISINA VARAN MAHKEMENİN GÖRÜŞÜNE İLİŞKİN ÖZETLER:
a) Davalının Anayasaya aykırılık iddiasının gerekçesi özeti:
625 sayılı Yasanın 35. maddesindeki yüzde üç, yıllık olarakhesaplandıkta yüzde 1095 eder. Böylece 100 lira için 1095 lira ödenecektir.Hukuk sistemimizde kanunî faiz %5, ticarî faiz %10,5 tur. 35. madde hükmühukukumuzun temel ilkelerini çiğnediği gibi özel okullarda çalışanlara imtiyaztanıdığı için Anayasanın 12. maddesine aykırıdır.
Anayasanın 40. maddesine göre Devlet özel teşebbüslerin güvenlikve kararlılık içinde çalışmasını sağlayacak tedbirleri almakla yükümlüdür.%1055 faiz oranı ile bu yüküm yerine getirilemez.
Anayasanın 45. maddesi çalışanların adaletli bir ücret eldeetmelerini öngörür. %1095 faiz adaletsizliğin tam kendisidir.
b) Mahkemeyi Anayasaya aykırılık iddiasının ciddiliği kanısınagötüren görüşün özeti:
Yıllık kanunî faiz %5, ticarî faiz %10 olarak Borçlar Kanununun72. ve Ticaret Kanununun 8. ve 9. maddelerinde saptanmış ve faizin ana parayıgeçemiyeceği de hukuk ilkesi olarak yasalarımızda ve uygulamalarda yeralmıştır. 625 sayılı Kanunun 35. maddesindeki hükme göre ise sözgelimi bir özelöğretim kurumu görevlisi ayda bin lira ücret alsa ve ücretin ödenmesi on aygecikse her geçen gün için %3 hesabiyle günde 30 liradan ayda 900 ve on ayda9000 lira faiz ödenmesi gerekecektir. İlgili davasını 4,5 yıl sonra açarsa binlira aylık ücretin 40-50 bin lira faizle birlikte ödettirilmesine kararverilmesi gerekli olur. Şu haliyle 35. madde hükmünün Anayasanın 12., 40. ve45. maddelerine aykırı düştüğü ortadadır. İddia, bu nedenlerle ciddigörülmüştür.
III. YASA METİNLERİ:
1- İtiraz konusu hüküm:
8.6.1965 günlü, 625 sayılı Özel Öğretim Kurumları Kanununun birhükmü itiraz konusu edilen 35. maddesi (Beşinci tertip düstur- Cilt 4-3.kitap-sayfa 2853 teki metne göre) şöyledir:
“Madde 35- Yazılı sözleşmede kararlaştırılan ücret bordro ile heray sonunda verilir. Yönetici ve öğretmenlere ücretlerini zamanında ödemiyenkurumlar bu ücretleri, geçen her gün için yüzde üç zammı ile öderler. Yöneticive öğretmenlerin aylık ücretleri, yönetmeliklere göre yükümlü bulunduklarıgörevleri yapmaları şartiyle, ders yılı içindeki tatil günlerinde, imtihan vetatil aylarında da ödenir.”
2- Dayanak olarak ileri sürülen Anayasa hükümleri:
Davalının Anayasaya aykırılık iddiasını ve mahkemenin iddianınciddi olduğu görüşünü desteklemek üzere ileri sürülen Anayasanın 12., 40. ve45. maddeleri aşağıda gösterilmiştir:
“Madde 12- Herkes, dil, ırk, cinsiyet, siyasî düşünce, felsefîinanç, din ve mezhep ayrımı gözetilmeksizin, kanun önünde eşittir.
Hiçbir kişiye, aileye, zümreye veya sınıfa imtiyaz tanınamaz.”
“Madde 40- Herkes, dilediği alanda çalışma ve sözleşmehürriyetlerine sahiptir. Özel teşebbüsler kurmak serbesttir.
Kanun, bu hürriyetleri, ancak kamu yararı amaciyle sınırlayabilir.
Devlet, özel teşebbüslerin millî iktisadın gereklerine ve sosyalamaçlara uygun yürümesini, güvenlik ve kararlılık içinde çalışmasını sağlıyacaktedbirleri alır.”
“Madde 45- Devlet, çalışanların, yaptıkları işe uygun ve insanlıkhaysiyetine yaraşır bir yaşayış seviyesi sağlamalarına elverişli adaletli birücret elde etmeleri için gerekli tedbirleri alır.”
IV. İLK İNCELEME:
Anayasa Mahkemesi İçtüzüğünün 15. maddesi uyarınca 20.5.1971gününde Avni Givda, Fazıl Uluocak, Sait Koçak, Nuri Ülgenalp, Muhittin Taylan,Şahap Arıç, Recai Seçkin, Ahmet Akar, Halit Zarbun, Ziya Önel, Kâni Vrana,Muhittin Gürün, Lûtfi Ömerbaş, Şevket Müftügil ve Ahmet H. Boyacıoğlu’nunkatılmalariyle yapılan ilk inceleme toplantısında mahkemenin konuya ilişkinduruşma tutanağı bölümü ile karşı tarafın Anayasaya aykırılık iddiasıüzerindeki savunması onanlı örneklerini göndermediği ve cevap layihasınınörneği yerine aslını yolladığı anlaşıldığından 22.4.1962 günlü, 44 sayılıKanunun 27. maddesi uyarınca bu eksiklikler tamamlanmak üzere dosyanın geriçevrilmesi 1971/29-51 sayı ile ve oybirliğiyle karara bağlanmıştır.
İş 1.6.1971 günü Anayasa Mahkemesi kaydına geçen İstanbul I. İşMahkemesinin 31.5.1971 günlü, 1970/1718 sayılı yazısiyle yeniden gelmiş ve15.6.1971 gününde Avni Givda, Fazıl Uluocak, Sait Koçak, Nuri Ülgenalp,Muhittin Taylan, Şahap Arıç, İhsan Ecemiş, Recai Seçkin, Ahmet Akar, HaletZarbun, Kâni Vrana, Muhittin Gürün, Lûtfil Ömerbaş, Şevket Müftügil ve Ahmet H.Boyacıoğlu’nun katılmalariyle yapılan ilk inceleme toplantısında dosyanın eksiğibulunmadığı sonucuna varıldığından Anayasanın 151. ve 44 sayılı Kanunun 27.maddelerine uygun görülen işin esasının incelenmesine oybirliğiyle kararverilmiştir.
V. ESASIN İNCELENMESİ:
İtirazın esasına ilişkin rapor, İstanbul I. İş Mahkemesinden gelenyazılar, Anayasaya aykırılığı ileri sürülen hüküm, Anayasanın dayanak olarakgösterilen maddeleri; bunlarla ilgili gerekçeler ve başka yasama belgeleri;konu ile ilişkisi bulunan öteki metinler okunduktan sonra gereği görüşülüpdüşünüldü:
8.6.1965 günlü, 625 sayılı Özel Öğretim Kurumları Kanununun 35.maddesinde yer alan “Yönetici ve öğretmenlere ücretlerini zamanında ödemiyenkurumlar bu ücretleri, geçen her gün için yüzde üç zammı ile öderler.” hükmününAnayasaya uygunluk denetimi yapılırken önce bi “yüzde üç zam”mın niteliğiüzerinde -nitelik kendini açıkça göstermekle birlikte- kısaca durulması yerindeolacaktır.
İtiraz ve inceleme konusu “zam” itiraz yoluna başvuran mahkemeninileri sürdüğü gibi faiz değil yasal bir gecikme tazminatından ibarettir. YasaKoyucu bu hükümle ücretin gününde ödenmemesi halinde gecikme süresince ücretalacaklısının uğrayacağı zararların çalışan için zararını tanıtlama yükümüolmaksızın ve işveren bakımından tazminat ödemekten sıyrılma yollarınıkapatarak, götürü bir biçimde karşılanmasını, başka deyimle genel hükümlerinelverişsizliği karşısında, belirli bir alanda çalışanların ücretlerinin günündeödenmesini özel bir inanca altına almayı öngörmüştür.
Bu düzenleme Türk iş hukukunda bir yenilik sayılamaz. 20.6.1952gününde yürürlüğe giren (Basın meslekinde çalışanlarla çalıştıranlar arasındakimünasebetlerin tanzimi) hakkındaki 13,6,1952 günlü, 5953 sayılı Kanunun “ücret”başlıklı 14. maddesinde (gazetecilere ücretlerini vaktinde ödemeyen işverenleribu ücretleri geçecek her gün için yüzde iki fazlasiyle ödemeğe) mecbur tutanbir hüküm vardır. 10.1.1961 gününde yürürlüğe giren 4.1.1961 günlü, 212 sayılıKanunun 1. maddesi bu 14. maddeyi değiştirmiş ve yüzde iki fazlayı yüzde beşeçıkarmıştır.
Özel öğretim kurumlarında çalışanların ücretlerinin günündeödenmesini sağlama gibi olağan ve haklı bir nedene dayanan ve benzeritedbirlerin başka alanlarda çalışanlar için de alınmasını engeller veyayasaklar bir yönü bulunmayan itiraz konusu hükmün özel öğretim kurumlarıyönetici ve öğretmenlerini imtiyazlı bir duruma getirdiği düşünülemez. Hüküm,haklı nedene dayandığına ve tüm özel öğretim kurumlarındaki yönetici veöğretmenleri kapsadığına göre, yasa önünde eşitlik ilkeleriyle de çelişmektedeğildir. Demek ki itiraz ve inceleme konusu hükmün Anayasanın 12. maddesineaykırı yönü yoktur.
Çalıştırdığı kimselere ücretlerini vaktinde ödeyen bir özelöğretim kurumunun gecikme tazminatına hüküm giymesi söz konusu olamaz. Öteyandan ücretlerin gününde ödenmemesi sonucu da 625 sayılı Yasanın 35.maddesinde önceden ve açıkça gösterilmiş bulunmaktadır. Hüküm işverenindurumunu ağırlaştırıyorsa, bundan kurtulmasının tek yolu, borcunu günündeyerine getirmektir. Onun içindir ki hükmün öğretim alanındaki özel teşebbüsüngüvenlik ve kararlılık içinde çalışmasını engellediğini ve böylece Anayasanın40. maddesiyle çelişkiye düştüğünü hukukça savunmanın olanağı yoktur. Hükmün sözleşmehürriyetini kısıtladığı yolundaki iddiaya gelince; bu belirli ve dar biralanda, pek istisnaî bir durumda ve haklı bir nedene dayanılarak uygulanacakbir hüküm olduğu ve ereğinde özel öğretim kurumlarının daha verimliişlemelerini ve bir bölüm çalışanların haklarının korunmasını sağlama gibi birkamu yararı düşüncesi bulunduğu için, sınırlama sayılabilse dahi Anayasanın 40.maddesinin ikinci fıkrasına, bir yandan da Anayasanın 11. maddesi koşullarınauygun düşmektedir. Kaldı ki bu konuda sözleşme hürriyetini asıl ilgilendirenhüküm 36. maddededir. 36. madde de itiraz ve inceleme konusu yapılmamıştır.
Yukarıda da değinildiği üzere özel öğretim kurumları yönetici veöğretmenlerinin ücretlerinin gecikme zamlariyle yükselmesi sırf işvereninkendi tutumunun bir sonucudur. Eğer işverenin tutumu yüzünden bu ücretgerçekten adaletsiz sayılabilecek bir tutara varabiliyorsa aksaklığı alacaklıdaveya kanunda bulmanın ve Anayasanın 45. maddesine aykırılıktan söz etmenin yeriyoktur. Unutulmamalıdır ki çalışanların yaptıkları işe uygun ve insanlıkhaysiyetine yaraşır bir yaşayış seviyesi sağlamalarına elverişli adaletli birücret elde etmeleri için Devletin 45. madde uyarınca, almakla yükümlü bulunduğutedbirler içinde böyle bir ücretin korunmasına yönelecek tedbirlerin de yeri vegereği vardır ve itiraz konusu hüküm, bu niteliği ile, Anayasanın 45. maddesineaykırı olmak şöyle dursun, bu madde ile öngörülenlerden bir bölümünün bir bölümçalışanlar yönünden yerine getirilmesi anlamını taşır.
Özetlemek gerekirse itiraz ve inceleme konusu hüküm Anayasanın12., 40., 45. maddelerine aykırı olmadığı gibi öteki ilkeleriyle de çelişirdurumda değildir. İtirazın bu nedenle reddi gerekir.
VI. SONUÇ:
8.6.1965 günlü, 625 sayılı Özel Öğretim Kurumları Kanununun 35.maddesinde yer alan ve “Yönetici ve öğretmenlere ücretlerini zamanında ödemeyenkurumların bu ücretleri geçen her gün için yüzde üç zammı ile ödeyecekleri”neilişik bulunan itiraz konusu hükmün Anayasaya aykırı olmadığına ve itirazınreddine 19.10.1971 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Başkan
Muhittin TAYLAN
Başkan Vekili
Avni GİVDA
Üye
Fazıl ULUOCAK
Üye
Sait KOÇAK
Üye
Şahap ARIÇ
Üye
İhsan ECEMİŞ
Üye
Recai SEÇKİN
Üye
Ahmet AKAR
Üye
Halit ZARBUN
Üye
Ziya ÖNEL
Üye
Kâni VRANA
Üye
Mustafa KARAOĞLU
Üye
Muhittin GÜRÜN
Üye
Şevket MÜFTÜGİL
Üye
Ahmet H. BOYACIOĞLU