ANAYASA MAHKEMESİ KARARI
Esas Sayısı : 1970/4
Karar Sayısı : 1971/10
Karar Tarihi:26/1/1971
İPTAL DAVASI AÇAN: Millet Meclisinin üyetamsayısının altıda birden fazla üyesi
İPTAL DAVASININ KONUSU : Millet MeclisiBaşkanlık Divanının kuruluşuna ilişkin olarak Millet Meclisinin üçüncüdöneminin 1. toplantı yılının başında 1.Kasım.1969 günü 2. birleşimde alınankararın içtüzük düzenlemesi niteliğinde olduğu ve Anayasanın 8.,84. ve 85. maddelerineaykırı bulunduğu ileri sürülmüş; yine Anayasanın 147.,149. ve 150. maddelerinedayanılarak iptalleri istenilmiştir.
I-Davacının gerekçesi özeti :
1- 1.11.1969 günü Millet Meclisinin Başkanlık Divanınınkuruluşunda görevlerin önem ve etkisine ve oranlara göre, partilerin Divana nebiçimde katılacaklarının kararlaştırılması gerekmiştir.
Anayasanın 84. maddesinde “Meclislerin Başkanlık Divanları, oMeclisteki siyasi parti gruplarının kuvvetleri ölçüsünde Divana katılmalarınısağlıyacak şekildi kurulur.” ve 85. maddesinde “İçtüzük hükümleri, siyasi partigruplarının Meclislerin bütün faaliyetlerine kuvvetleri oranında katılmalarınısağlayacak yolda düzenlenir.” hükümleri yer almıştır. Yine Anayasanın geçici 3.maddesine göre Millet Meclisi İçtüzüğü yapılıncaya kadar Türkiye Büyük MilletMeclisinin 27.-Ekim.1957 gününden önce yürürlükte olan İçtüzüğü hükümleriuygulanır. Bu içtüzükte siyasi parti gruplarının kuvvetleri ölçüsünde Divanakatılmalarını sağlayacak hükümler bulunmadığından konunun Millet Meclisininkararları ile düzenlenmesi gerekmekte ve böylece bu kararlar bir içtüzükdüzenlemesi niteliğini almaktadır. Dava konusu karar da böyledir.
Öte yandan Anayasanın 8. maddesi Anayasa hükümlerini, Yasama,yürütme ve yargı organlarını, idare makamlarını ve kişileri bağlayan temelhukuk kuralları olarak tanımlanmıştır. İçtüzükte hüküm olması bile Anayasanın84. ve 85. maddeleri gereklerinin yerine getirilmesi zorunludur. Dava konusukarar kaynaklık edeceği uygulama dolayısiyle de tam bir İçtüzük niteliğindedir.Tersine bir görüş İçtüzüklerin Millet Meclisi kararlariyle değiştirilmesine veböylece Anayasa Mahkemesi denetiminin önlenmesine yol açar. Esasen AnayasaMahkemesinin anlayışı da biçimdedir.
2- Cumhuriyet Halk Partisi Anayasasının 84. ve 85. maddeleri ilkelerinive Meclis Başkanlığının Adalet Partisinde olduğunu da gözönünde bulundurarakiki Başkanvekilliği ve iki kâtiplik istemişse de dava konusu kararla C.H.P.nebir Başkanvekilliği, bir İdareci Üyelik, iki Kâtiplik verilmiştir.
Anayasanın 84. ve 85. maddelerinin tümü bir arada incelenirseBaşkanlık Divanı üyeliklerinin yalnızca sayı üzerinden değil görevlerin önemineve etkisine göre değerlendirilerek siyasi partilerin güçleri oranındadağıtılmasının gerekeceği görülür. Anayasa Mahkemesinin 27.2.1968 günlü,1967/6-1968/9 sayılı kararı da bu yoldadır.
Başkanlık Divanı seçimleri yapıldığı sırada Millet MeclisindeAdalet Partisinin 257, Cumhuriyet Halk Partisinin 144, Güven Partisinin 14,bağımsızların 35 yeri vardır. Başkanlık Divanında ise 1 Meclis Başkanlığı, 3Başkanvekilliği, 3 İdareci Üyelik, 6 Kâtiplik olmak üzere 13 yer bulunmaktadır.
Bu onüç yeri bölüştürmek üzere sayı üzerinden yapılan hesaptayerlerin Adalet Partisine 7.42 si, Cumhuriyet Halk Partisine 4.16 sı, GüvenPartisine 0,40 ı, bağımsızlara 1,01 i düşer. Divan üyelikleri arasında etki veönem bakımından büyük farklar vardır. İçtüzüğün bunlar için belirlediğigörevler bunu gösterdiği gibi verilen ödenekler de farklılığı ortayakoymaktadır. Netekim Cumhuriyet Senatosu İçtüzüğün 8. maddesinde görev ve yetkibakımından Başkan için %19, Başkanvekilliklerinin herbiri için %10, İdareciÜyeliklerden herbiri için %7, Kâtip Üyeliklerin herbiri için %5 puvansaptanmıştır.
Dava konusu kararla A.P. bir Meclis Başkanlığı, ikiBaşkanvekilliği, bir İdareci Üyelik, dört Kâtiplik olmak üzere 8 yer, C.H.P.bir Başkanvekilliği, bir İdareci Üyelik, iki Kâtiplik olmak üzere dört yer;G.P.bir İdarece Üyelik almıştır. Demekki ki sayı üzerinden bile hesaplansaA.P.7.,42 yerine 8, G.P.0,40 yerine 1 kazanmak suretiyle güçleri oranınınüzerine çıkmakta, C.H.P. ise oranının altına düşmektedir. Başka bir anlatımlaMeclisteki sandalya oranı %57,1 olan A.P. Divanda %61,5 oranında yer, %3,3 olanG.P.%7. oranında yer, %32 olan C.H.P. ise Divanda %30 oranında yer eldeetmektedir.
Öte yandan Divan üyeliklerinin dağıtımı, üyeliklerin niteliğibakımından, Anayasaya tüm aykırıdır. Yukarıda açıklanan hesaplara göreC.H.P.nin hakkı en azından iki Başkanvekilliğidir. Senato İçtüzüğündeki puvanhesabına vurulunca Meclisteki üye sayısı %57,1 oranında olan A.P.nin Divana %66oranında, Meclisteki üye sayısı %32 oranında olan C.H.P.nin Divana %27 oranındakatılmış olduğu görülecektir. Anayasanın 94. maddesindeki Bütçe Karma Komisyonubünyesinin 84. maddeye bir istisna oluşturduğu ve durumun bununlakıyaslanamayacağı da ortadadır.
Yukarıda açıklanan nedenlerle Anayasanın 8.,84. ve 85. maddelerineaykırı bulunan dava konusu kararın iptali gereklidir.
II-Metinler :
1-İptali istenen karar :
Millet Meclisinin 1.11.1969 günlü 2. Birleşimindeki görüşmeler veoylamalar sonunda:
Başkanlık Divanı üyeliklerinden;
a) 2 Başkanvekilliğinin Adalet Partisine, 1 BaşkanvekilliğininCumhuriyet Halk Partisine;
b) Birer İdareci Üyeliğin Adalet, Cumhuriyet Halk ve GüvenPartilerine;
c) Divan Kâtipliklerinden dördünün Adalet Partisine, ikisininCumhuriyet Halk Partisine
verilmesi karara bağlanmıştır. (Millet Meclisi Tutanak DergisiDönem 3, Cilt:1, Toplantı 1-2, Birleşim. 1.11.1969-Sayfa:32)
2- Davacının dayandığı Anayasa hükümleri :
Anayasaya aykırılık iddiasını ve iptal istemini desteklemek üzeredavacının ileri sürdüğü Anayasa maddeleri aşağıda gösterilmiştir.
“Madde 8- Kanunlar Anayasaya aykırı olamaz.
Anayasa hükümleri, yasama, yürütme ve yargı organlarını, idaremakamlarını ve kişileri bağlıyan temel hukuk kurallarıdır.”
“Madde 84- Meclislerin Başkanlık Divanları, O Meclisteki siyasiparti gruplarının kuvvetleri ölçüsünde Divana katılmalarını sağlıyacak şekildekurulur.
Millet Meclisi ve Cumhuriyet Senatosu Başkanları, kendiMeclislerince üye tam sayısının üçte iki çoğunluğu ve gizli oy ile ikişer yıliçin seçilirler; ilk iki oylamada bu çoğunluk sağlanamazsa, salt çoğunluklayetinilir. Meclis Başkanlıkları için Meclisteki siyasi parti grupları adaygösteremezler.
Başkanlar ve Başkanvekilleri, üyesi bulundukları siyasi partilerinveya siyasi parti gruplarının Türkiye Büyük Millet Meclisinin içinde veyadışındaki faaliyetlerine ve görevlerinin yerine getirilmesini gerektiren hallerdışında, Meclis tartışmalarına katılamazlar; Başkan oy kullanamaz.
Türkiye Büyük Millet Meclisinin birleşik toplantılarında BaşkanlıkDivanı, Millet Meclisi Başkanlık Divanıdır.”
“Madde 85-Türkiye Büyük Millet Meclisi ve Meclisler,çalışmalarını, kendi yaptıkları İçtüzüklerin hükümlerine göre yürütürler.
İçtüzük hükümleri, Siyasi parti gruplarının, Meclislerin bütünfaaliyetlerine kuvvetleri oranında katılmalarını sağlıyacak yolda düzenlenir.Siyasi Parti grupları en az on üyeden meydana gelir.
Meclisler, kendi kolluk işlerini Başkanları eliyle düzenler veyürütürler.”
III-İlk İnceleme :
Anayasa Mahkemesi İçtüzüğünün 15. maddesi uyarınca 10.2.1970gününde Lütfi Ömerbaş, Salim Başol, Feyzullah Uslu, A.Şeref Hocaoğlu, FazlıÖztan, Hakkı Ketenoğlu, Fazıl Uluocak, Sait Koçak, Avni Givda, Muhittin Taylan,İhsan Ecemiş, Recai Seçkin, Ahmet Akar, Halit Zarbun ve Muhittin Gürün’ünkatılmalariyle yapılan ilk inceleme toplantısında;
Dava dilekçesinin 28.1.1970 gününde Anayasa Mahkemesi GenelSekreterliğince kaleme havale edildiği, 22.4.1962 gün ve 44 sayılı Yasanın 26. maddesinegöre davanın bu tarihte açılmış sayılması gerektiği ve süresi içinde olduğu; Davadilekçesini imzalayan milletvekilleri toplamının, Anayasanın 67. maddesinegöre, üye tamsayısının altıda birinin üstünde olduğu; dava dilekçesinde 44sayılı Kanunun 25. maddesinin son fıkrası uyarınca İstanbul Milletvekili ReşitÜlker’in kendisine tebligat yapılacak üye olarak gösterildiği anlaşılmış; ancakdava dilekçesinde adları bulunan kimselerin milletvekili olduklarınıbelirleyecek Millet Meclisi Başkanlığınca onanmış belge dosyada bulunmadığındanbu eksik tamamlanmak üzere davacıya otuz gün süre verilmesi ve 44 sayılı Kanunun26. maddesi uyarınca tebligat yapılması 10.2.1970 gününde oybirliğiylekararlaştırılmıştır
Lütfi Ömerbaş, Salim Başol, Feyzullah Uslu, Fazlı Öztan, CelâlettinKuralmen, Hakkı Ketenoğlu, Fazıl Uluocak, Sait Koçak, Avni Givda, MuhittinTaylan, Şahap Arıç, İhsan Ecemiş, Recai Seçkin, Ahmet Akar ve Muhittin Gürün’ünkatılmalariyle 24.3.1970 gününde yapılan ikinci inceleme toplantısındaeksikliğin 10.2.1970 günlü karar uyarınca giderildiği anlaşılmış ve davayabakılıp bakılamayacağının saptanabilmesi için dava konusu kararın niteliğiüzerinde durulmuştur.
Yukarıda, Metinler bölümünde (II/I) belirtildiği üzere dava konusuMillet Meclisi kararı Başkanlık Divanı kuruluşuna hangi siyasi partigruplarının kaçar yerle ve hangi üyeliklerle katılacaklarını, bir başka deyimleparti gruplarının kuvvetleri ölçüsünün Başkanlık Divanı kuruluşuna ne biçimdeyansıtılacağını saptamaktadır.
Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının hükümleri arasında Türkiye BüyükMillet Meclisinin ve Meclislerin çalışmalarını kendi yaptıkları içtüzüklerinhükümlerine göre yürütmeleri ve içtüzük hükümlerinin siyasi parti gruplarınınMeclislerin bütün faaliyetlerine kuvvetleri oranında katılmalarını sağlıyacakyolda düzenlenmesi ilkeleri de yer almaktadır. (Madde 85)
Bir Meclisin Başkanlık Divanının kuruluşunu ve iş görüşünü oMeclisin çalışma alanı dışında, Meclis faaliyetlerinden ayrı nitelikte birdüzen olarak düşünmeğe olanak yoktur. Başkanlık Divanının kuruluşu ve işleyişiDivanın Meclisin çalışmalarını yönetmesi dolayisiyle, Meclis faaliyetlerinin enbaşında gelir. Böyle olduğu için de Başkanlık Divanına ilişkin sorunların çözümyeri İçtüzük, ve divanın bağlı olacağı düzenin saptanması bir içtüzükkonusudur. Nitekim yasanın geçici 3. maddesinde yeni Anayasaya göre kurulanTürkiye Büyük Millet Meclisinin, Millet Meclisinin ve Cumhuriyet Senatosununtoplantı ve çalışmaları için, kendi içtüzükleri yapılıncaya dek hükümlerininuygulanacağı belirtilen ve o nedenle de yeni içtüzüğü halâ yapılmadığındanMillet Meclisi toplantı ve çalışmalarında uygulanan Türkiye Büyük MilletMeclisinin 27.Ekim.1957 tarihinden önceki İçtüzüğünde de Başkanlık Divanınınkuruluşuna, seçilişine ve görevlerine ilişkin maddeler vardır. (Madde:3-7 ve198-211) Millet Meclisi Başkanlık Divanı üyeliklerinin gruplar arasında bölüştürülmesinisaptayan kararın yalnızca İçtüzük kapsamına giren bir konuyu düzenlediği veuygulanmakta olan İçtüzüğün konuya ilişkin hükmüne bir ek ve değişiklikgetirdiği ortadadır.
Dava konusu kararın konu, erek ve sonuç bakımından bir İçtüzüksorununu düzenlediğini ve bu yönden de İçtüzük hükümleri niteliğindebulunduğunu böylece belirttikten sonra kararın alınmasında, İçtüzüklerindeğiştirilmesine ilişkin usule uyulmamış bulunulmasının bu niteliği bir etkisiolup olamıyacağı üzerinde kısaca durulması gerekir.
Anayasa, Yasama Meclisleri İçtüzüklerinin yapılması vedeğiştirilmesi için belirli bir yol koymuş değildir. Buna karşılık 27. Ekim.1957tarihinden önce yürürlükte bulunan ve Millet Meclisi toplantı ve çalışmalarındauygulanagelen Türkiye Büyük Millet Meclisi İçtüzüğünün 232. maddesindeİçtüzüğün değiştirilmesine, bir yahut daha çok maddesinin yürürlüktenkaldırılmasına veya buna bir veya daha çok madde eklenmesine ilişkintekliflerin önce Anayasa Komisyonunda inceleneceği ve sonra kanunlarıngörüşülmesi usulüne göre Mecliste görüşülüp sonuçlandırılacağı, ancak konuüzerinde tek görüşme yapılacağı ve kararın kanunlar gibi ilâna tabi olmadığıyazılıdır.
İptali istenen kararda yukarıda açıklanan İçtüzük maddesineuyulmamış olmakla birlikte kararın çözdüğü konuların, alınmasındaki ereğin vegördüğü işin açık ve kesin delaleti karşısında biçim eksikliğinin bu yasamabelgesini nitelendirmede etkisi olabileceği düşünülemez. Kararın ve onundayanaklığını ettiği uygulamaların, yukarıda değinildiği üzere, İçtüzüğün konuile ilgili hükümlerini değiştirdiğinde kuşku yoktur ve şu durum dahi bunaİçtüzük hükmü niteliğini kazandırmaya yeterlidir. Kaldı ki tersine bir görüşünçeşitli İçtüzük konularının tek tek kararlarla hükme bağlanması ve böyleceAnayasaya uygunluk denetiminden kaçınılması yolunda bir eğilimi teşvik etmesiher zaman için olasılık içindedir. Anayasada bu nitelikte bir gediğinbulunabileceğini düşünmek ise, Anayasa Koyucunun ereğine aykırı bir tutum olur.
Yukarıdan beri açıklanan nedenlerle dava konusu kararın İçtüzükdüzenlemesi niteliğinde bulunduğuna; Anayasa Mahkemesi Türkiye Büyük MilletMeclisi İçtüzüklerinin Anayasaya uygunluğunun denetlenmesinde de görevli veyetkili olduğundan ve dosyanın eksiği kalmadığından Anayasanın 147.,149. ve150. ve 44 sayılı kanunun 21.,22.,25. Ve 26. maddelerine uygun olduğu görülenişin esasının incelenmesine 24.3.1970 gününde Celâlettin Kuralmen, HakkıKetonoğlu, İhsan Ecemiş ve Ahmet Akar’ın dava konusu kararın İçtüzük niteliğindeolmadığı ve Anayasa Mahkemesinde denetlenemeyeceği yolundaki karşı oylariyle veoyçokluğu ile karar verilmiştir.
IV-Esasın İncelenmesi :
Davanın esasına ilişkin rapor, dava dilekçesi, Anayasayaaykırılığı ileri sürülen İçtüzük hükümü niteliğindeki Millet Meclisi kararı, bukarara ilişkin Tutanak Dergisi; davacının davasına dayanak yaptığı Anayasamaddeleri ve bunlara ilgili gerekçeler ve başka Yasama belgeleri; konu ileilişkisi bulunan öteki metinler okunduktan sonra gereği görüşülüp düşünüldü:
Davanın açılmasından sonra Millet Meclisinde, iptali istenenİçtüzük düzenlemesi niteliğindeki kararla ayni konuda yeni kararlar alındığıanlaşıldığından işin önce dava konusu kararın yürürlükte bulunup bulunmadığı veelde karara bağlanacak bir dava kalıp kalmadığı yönlerinden incelenmesigerekecektir.
Millet Meclisi Tutanak Dergisinde yer alan (Dönem 3, Cilt:8,Toplant:1) 13.7.1970 günlü 126. ve 20.7.1970 günlü 131. birleşimlere ilişkingörüşmelerden anlaşılacağı üzere Adalet Partisindeki çıkarmalar dolayısiyleYasama Meclislerindeki siyasi parti gruplarının güçleri oranında değişiklikolmuş ve Anayasanın 84. ve 85. maddelerine uyularak yeni düzenlemeleregidilmiştir.
13.7.1970 günlü 126. birleşimde alınan kararda siyasi partigruplarının kuvvetleri ölçüsü saptanırken – Bütçe ve Plân Komisyonu ile 140,468ve 378 sayılı Kanunların uygulanması ile ilişkin komisyonlar dışında gruplarınüye sayılarının toplamı rakkamının oran hesabına esas tutulması ilkesi kabuledilmektedir. Millet Meclisinin 20.7.1970 günlü, 131. birleşiminde kabul edilenkarar ise daha önce sayısı 13 ten 14 e çıkarılan Başkanlık Divanı üyeliğindeondördüncü yerin kâtiplik olarak saptanmasına ilişkindir.
Böylece Millet Meclisinin birer İçtüzük düzenlemesi niteliğindeolan 13.7.1970 ve 20.7.1970 günlü kararlarından özellikle ikinci dava konusu1.11.1969 günlü Millet Meclisi kararının yerine geçerek bunu 20.7.1970 gününde,yani davanın açılmasından sonra yürürlükten kaldırmış olmaktadır.
Bir iptal davasında dava konusu edilmiş, ancak daha sonrayürürlükten kalkmış kanun ve Türkiye Büyük Millet Meclisi içtüzüklerihükümlerinin Anayasaya uygunluk denetiminin yapılması düşünülemez. Çünkübilindiği gibi Anayasa Mahkemesinin iptal kararları geriye yürümez ve iptaledilen hükümleri ancak karar tarihinde ve kararda yürürlük için karartarihinden sonraki bir gün belirlenmişse o tarihte yürürlükten kaldırır.(Anayasa-Madde 152) İşin incelenmesi gününde yürürlükte bulunmayan hükümleriniptallerine ise tabiatiyle olanak yoktur. Böyle olduğuna göre de bu durumagelmiş bir davanın esasının incelenmesine ve karara bağlanmasına yerkalmayacağı açıktır.
Bununla birlikte dava konusu edilip de inceleme günündeyürürlükten kalkmış olmaları nedeniyle Anayasa’ya uygunluk denetimi yapılamayanTürkiye Büyük Millet Meclisi İçtüzükleri hükümlerinin veya İçtüzük düzenlemesiniteliğindeki kararların bunların uygulandığı dönemlerde çıkartılmış kanunlarınAnayasa uygunluk denetimi yapılırken biçim yönünde Anayasaya aykırılık bulunupbulunmadığının araştırılması için ele alınabileceklerinin burada belirtilmesiyerinde olur.
Yukarıda açıklandığı üzere İçtüzük düzenlenmesi niteliğindeki davakonusu karar artık yürürlükte bulunmadığından konusu kalmayan 1970/4 esassayılı davanın karara bağlanmasına yer yoktur.
Recai Seçkin, Kâni Vrana, Muhittin Gürün ve Şevket Müftügil bugörüşe katılmamışlardır.
V-SONUÇ :
Millet Meclisi Başkanlık Divanının kuruluşuna ilişkin olarakMillet Meclisinin 3. Döneminin birinci toplantı yılının 1.Kasım.1969 günlü 2. birleşimindealınan karar dava açıldıktan sonra yeni bir Meclis kararı alınmak suretiyleyürürlükten kalktığı için dava hakkında karar verilmesine yer olmadığına RecaiSeçkin, Kâni Vrana,Muhittin Gürün ve Şevket Müftügil’in karşı oylarıyle veoyçokluğu ile 26.1.1971 gününde karar verildi.
Başkan
Hakkı KETENOĞLU
Başkanvekili
Lütfi ÖMERBAŞ
Üye
Celâlettin KURALMEN
Üye
Fazıl ULUOCAK
Üye
Sait KOÇAK
Üye
Avni GİVDA
Üye
Muhittin TAYLAN
Üye
İhsan ECEMİŞ
Üye
Recai SEÇKİN
Karşıoy eklidir.
Üye
Ahmet AKAR
Üye
Halit ZARBUN
Üye
Kâni VRANA
Üye
Muhittin GÜRÜN
Karşıoy eklidir.
Üye
Şevket MÜFTÜGİL
Üye
Ahmet H.BOYACIOĞLU
KARŞIOY YAZISI
Dava; Millet Meclisi Başkanlık Divanı kuruluşuna ilişkin1.11.1969 günlü Millet Meclisi kararının iptal isteminden ibarettir. Başkanlıkdivanı 13 kişiden kurulur. 1 Başkan, 3 Başkan Vekili, 3 İdari Üye ve 6 Kâtipvardır. Partiler arasındaki uyuşmazlık Başkanlık Divanı üye sayısınıntesbitinde değil, bu üyeliklerden hangilerinin hangi partiye aitolacağındandır. İptali istenen karar ile Adalet Partisi 1 Başkanlık, 2 BaşkanVekilliği, 1 İdareci Üyelik ve 2 Kâtiplik olmak üzere 8 yer almış, bunakarşılık Cumhuriyet Halk Partisi 1 Başkan Vekilliği, 1 İdareci Üyelik ve 2 Kâtiplikolmak üzere 4 yer ve Milli Güven Partisi de 1 idareci Üyelik almıştır. Davacıbu dağıtımın Anayasa kurallarla bağdaşmadığını ileri sürmektedir.
Gerçekten Anayasanın bu konuya değinen 84 üncü maddesinde:“Meclislerin Başkanlık Divanları o meclisteki siyasi parti gruplarınınkuvvetleri ölçüsünde divana katılmalarını sağlayacak şekilde kurulur”denilmekte ve 85 inci maddesinde de : “İçtüzük hükümleri, siyasi partigruplarının meclislerin bütün faaliyetlerine kuvvetleri oranında katılmalarınısağlayacak yolda düzenlenir” hükmü yer almaktadır. Hal böyle olunca, BaşkanlıkDivanının kuruluşunda ve üyeliklerin partilere dağıtılmasında çıkacak uyuşmazlıklarınçözülmesi için, siyasi parti gruplarının kuvvetleri oranının tesbitigerekmektedir. Bir partinin meclisteki kuvveti nedir? Kuvvetler arasındakiorantı nasıl hesap edilecektir? Başkanlık Divanı Üyelerinden herbirinin,görevin önemi ve gerektirdiği yansızlık ilkesi de gözetilerek partilerarasındaki paylaştırılması nasıl olacaktır? Bütün bunlar İçtüzükte çözüleceksorunlardır. Ancak şimdi uygulanmakta olan Millet Meclisi İçtüzüğü, TürkiyeBüyük Millet Meclisinin 27 Ekim 1957 tarihinden önce yürürlükte olan İçtüzükhükümleridir ve bu İçtüzük yukarıda belirtilen sorunları çözecek herhangi biraçıklık yoktur. Millet Meclisinde siyasi parti gruplarının sayısı, bu gruplardabulunan üyelerin miktarı her yıl değişebilir. Başkanlık Divanının kuruluşundave üyeliklerin paylaştırılması konusunda bütün bu değişik durumları kapsayacakve karşılayacak içtüzük hükümlerinin Anayasa kuralları çerçevesindedüzenlenmesi gereklidir ve her yıl değişik kararlar alınması önlenmelidir.İptal istemine ilişkin meclis kararının alındığı birleşimdeki görüşmelerdenanlaşıldığına göre, karara dayanak tutulan düşünce şu olmuştur: Kuvvetoranlarının hesabında iktidar partisi grubunun Meclis içindeki kuvveti değil,diğer partiler karşısındaki kuvveti ayrı ayrı gözetilmelidir. Bunun sonucuolarak iktidar partisi meclisi görüşmelerinin idaresine hakim olmalıdır,birleşimler çoğunlukla iktidar partisine mensup başkan vekillerinceyönetilmelidir ve bu nedenle 3 Başkan vekilinden 2 si iktidar partisine aitbulunmalıdır. (Millet Meclis Tutanak Dergisi, 1970, Cilt I, Sahife 11-33).
Bütün bunlar içtüzük niteliğindeki dava konusu karara etki yapanöğelerdir. Bu kararın Anayasanın ön gördüğü kurallara uygun veya aykırı düşüpdüşmediğini incelemek, Başkanlık Divanının kurulması ve üyeliklerinin partilerarasındaki dağıtımı işleminin Anayasa Mahkemesinin 27.2.1968 günlü ve1967/6-1968/9 sayılı kararında belirtilen temel ilkelere uygunluğunu denetlemekmahkememizin görevi içine giren bir iştir. Bu denetim yapılmadığı takdirdegelecek yıllarda da Anayasa doğrultusunda olmayan kararlar alınabilir ve bunlarsürekli bir biçimde devam eder. Her yıl alınan kararın bir sonraki yılda alınanbaşka bir kararla yürürlükten kalktığını kabul ederek davanın esasıincelenmeyecek olursa, mahkememizin bu kararlara dayanak tutulan ortak temelilkeler üzerindeki denetim olanağı ortadan kalkar ve Anayasa doğrultusunda olupolmadığı denetim dışında kalan uygulama olduğu gibi sürüp gider. Bu nedenlerledavanın esasına girilerek karar verilecek yerde, dava konusu kararın sonradanbaşka bir kararla yürürlükten kalktığı gerekçesiyle karar verilmesine yerolmadığı sonucuna varmak, Anayasanın Mahkememize verdiği görevin niteliği ilebağdaşamaz. Çoğunluk kararına bu nedenle katılmıyoruz.
Üye
Recai SEÇKİN
Üye
Kâni VRANA
Üye
Şevket MÜFTÜGİL
Üye
Muhittin GÜRÜN