ANAYASA MAHKEMESİ KARARI
Esas Sayısı:1971/52
Karar Sayısı:1972/1
Karar günü:3/2/1972
Resmi Gazete tarih/sayı:7.6.1972/14208
İptaldâvasını açan: Millet Meclisinin üye tamsayısının altıda biri tutarındakiüyeleri.
İptaldâvasının konusu: 3/9/1971 günlü, 13945 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan"5434 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Emekli Sandığı Kanununa geçici bir maddeeklenmesi" hakkındaki 26/8/1971 günlü, 1478 sayılı Kanunun Anayasa'nıngenel ilkelerine, 10. ve 12. maddelerine aykırı olduğu ileri sürülmüş yineAnayasa'nın değişik 147., değişik 149. ve 150. maddelerine dayanılarak iptaliistenilmiştir.
II.YASA METİNLERİ :
l-İptali istenen Kanun :
Anayasa'yabiçim ve esas yönlerinden aykırılığı ileri sürülerek iptali dâva edilen"5434 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Emekli Sandığı Kanununa geçici bir maddeeklenmesi" hakkındaki 26/8/1971 günlü, 1478 sayılı Kanun (3/9/1971 günlü,13945 sayılı Resmî Gazete'de çıkan metne göre) şöyledir :
"Maddel- 5434 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Emekli Sandığı Kanununa aşağıdaki geçicimadde eklenmiştir :
GeçiciMadde- a) 2/8/1960 tarihi ile parlömanter rejimin ilk toplantı tarihi olan lKasım 1961 tarihi arasında 2/8/1960 tarihli ve 42 sayılı Kanun hükümlerine göreemekliye sevk edilmiş bulunan üstsubay ve askerî memurlara bağlanan emekliaylıkları emekliye ayrıldıkları tarih ile bu kanunun yürürlüğe girdiği tariharasındaki sürenin her üç yılı bir derece yükseltilmek ve artan yıllar kademeilerlemesine sayılmak suretiyle düzeltilir.
b)Bunlardan 5434 sayılı Kanun hükümlerine göre görev almış olanlara emekliolduklarında bu kanun hükümleri uygulanır.
c)(b) fıkrası dışında kalanların (30) yıldan noksan hizmet süreleri emekliye sevkedildikleri tarihlerdeki görev aylıkları üzerinden ve o tarihlerdeki borçlanmaesaslarına göre, Türkiye Cumhuriyeti Emekli Sandığınca borçlandırılır.
Buborçlanma, ilgililer adına borcun tahakkuk ettirildiği tarihi takibenaybaşından itibaren aylıklarından % 10 kesilmek suretiyle tahsil olunur.
Borçlandırılacakolanların bu sürelerle birlikte hizmet süresi toplamı (30) yılı geçemez.
d)Bunlardan ölenlerin dul ve yetimleri hakkında da yukarıdaki hükümler uygulanır.
e)Bunlara, geçmiş süreler için görev ve emekli aylıkları ile emekli ikramiyesifarkları ödenmez.
Madde2- Bu kanun yayımı tarihinde yürürlüğe girer.
Madde3- Bu kanun hükümlerini Bakanlar Kurulu yürütür."
2-Davacının dayandığı Anayasa hükümleri :
1478sayılı Kanunun Anayasa'ya aykırı olduğu yolundaki iddiayı ve iptal isteminidesteklemek üzere davacı tarafından ileri sürülen Anayasa hükümleri aşağıdagösterilmiştir :
"Başlangıç:.......................................................................................................
..............................................Türk Milleti;
Bütünfertlerini, kaderde, kıvançta ve tasada ortak, bölünmez bir bütün halinde,........................ daima yüceltmeyi amaç bilen Türk Milliyetçiliğindenhız ve ilham alarak ve;
..................................................................................
insanhak ve hürriyetlerini, millî dayanışmayı, sosyal adaleti, ferdin ve toplumunhuzur ve refahını gerçekleştirmeyi ve teminat altına almayı mümkün kılacakdemokratik hukuk devletim bütün hukukî ve sosyal temelleriyle kurmak için,
...............bu Anayasayı kabul ve ilân ............ eder."
"Madde10- Herkes kişiliğine bağlı dokunulmaz, devredilmez, vazgeçilmez temel hak vehürriyetlere sahiptir.
Devlet,kişinin temel hak ve hürriyetlerini, fert huzuru, sosyal adalet ve hukukdevleti ilkeleriyle bağdaşamayacak surette sınırlayan siyasî, iktisadî vesosyal bütün engelleri kaldırır; insanın maddî ve manevî varlığının gelişmesiiçin gerekli şartları hazırlar."
"Madde12- Herkes dil, ırk, cinsiyet, siyasî düşünce, felsefî inanç, din ve mezhepayrımı gözetilmeksizin, kanun önünde eşittir.
Hiçbirkişiye, aileye, zümreye veya sınıfa imtiyaz tanınamaz."
Madde42-...............................................................................
Devletçalışanların insanca yaşaması ve çalışma hayatının kararlılık içinde gelişmesiiçin, sosyal, iktisadî ve malî tedbirlerle çalışanları korur ve çalışmayıdestekler; işsizliği önleyici tedbirleri alır.
III.İLK İNCELEME :
AnayasaMahkemesi içtüzüğünün 15. maddesi uyarınca 7/12/1971 gününde Muhittin Taylan,Avni Givda, Fazıl Uluocak, Sait Koçak, Nuri Ülgenalp, Şahap Arıç, İhsan Ecemiş,Recai Seçkin, Halit Zarbun, Ziya Önel, Kani Vrana, Mustafa Karaoğlu, MuhittinGürün, Şevket Müftügil ve Ahmet H. Boyacıoğlu'nun katılmalarıyla yapılan ilkinceleme toplantısında şu konular ele alınmış ve aşağıda açıklanacak sonuçlaravarılmıştır :
l-Dâva konusu edilen 26/8/1971 günlü, 1478 sayılı Kanunun 3/9/1971 günlü, 13945sayılı Resmî Gazete'de yayınlandığı; dâva dilekçesinin 27/10/Î971 gününde GenelSekreterlikçe kaleme havale edilerek 1703 sıra ve 1971/52 esas sayısını aldığıve 22/4/1962 günlü, 44 sayılı Kanunim 26. maddesi uyarınca Anayasa MahkemesiGenel Sekreterinin dâva dilekçesini kaleme havale ettiği tarihte dâva açılmışsayılacağından Anayasa'nın 150. ve 44 sayılı Kanunun 22. maddelerine göredâvanın süresi içinde olduğu dâva dilekçesinin başında "iptali isteyenleraşağıda imzalan mevcut Anayasa'nın öngördüğü sayıda milletvekili (KarsMilletvekili Kemal Okyay ve 77 arkadaşı)" diye yazılı bulunduğu;milletvekillerinin adlarının, imzalarının ve seçim çevrelerinin dâvadilekçesinin son sayfası olan 7. sayfadan başlayarak beş sayfayı doldurduğu;her imza sayfasının (T. B. M. M. Zatişleri ve Evrak Müdürlüğü) mühürü ilemühürlenip imzalandığı, en son imza sayfasının altında da "imzalarınkendilerine ait olduğu tasdik olunur." biçiminde yine (T.B.M.M. Zatişlerive Evrak Müdürlüğü) mühürü ile mühürlenmiş imzalı bir onama yazısının yeraldığı ve onanlı imzalar toplamının dilekçenin başında, açıklandığı gibi yetmişsekiz değil yetmiş altı olduğu görülmüştür.
Anayasa'nın1488 sayılı Yasa ile değişik 149. maddesine göre Yasama Meclislerinden birininüye tamsayısının en az altıda biri tutarındaki üyeleri Anayasa Mahkemesindeiptal dâvası açabilirler.
YineAnayasa'nın 67. maddesi uyarınca Millet Meclisinin üye tamsayısı dört yüz ellive bunun altıda biri tutan yetmiş beştir.
Dâvadilekçesi altında adları ve imzaları bulunan Milletvekilleri (T. B. M. M.Zatişleri ve Evrak Müdürlüğünün onaması uyarınca) seçim çevreleri sırasına göreşunlardır :
Adana
:
Ali Rıza Güllüoğlu
Emir Postacı
Afyon
:
Şevki Güler
Süleyman Mutlu
Ali İhsan Ulubahşi
Amasya
:
Vehbi Meşhur
Ankara
:
Orhan Birgit
M.Kâzım Coşkun
İbrahim Cüceoğlu
Mustafa Maden
Osman Soğukpınar
Aydın Yalçın
Ferhat Nuri Yıldırım
Şerafettin Yıldırım
Antalya
:
İhsan Ataöy
Artvin
:
Naci Budak
Aydın
:
Mehmet Çelik
Balıkesir
:
Kemal Erdem
Burdur
:
Ahmet Çiloğlu
Çanakkale
:
Rafet Sezgin
Çankırı
:
Nuri Çelik Vazıcıoğlu
Çorum
:
Cahit Angın
Yakup Çağlayan
Kemal Demirer
Denizli:
:
Sami Arş lan
Fuat Avcı
Diyarbakır
:
Nafiz Yıldırım
Edirne
:
Veli Gülkan
Cevat Sayın
Erzincan
:
Hasan Çetinkaya
Sadık Perinçek
Erzurum
:
Sabahattin Aras
Selçuk Erverdi
Naci Gacıroğlu
Gaziantep
:
Şinasi Çolakoğlu
Erdem Ocak
Gümüşhane
:
Mustafa Karaman
İsparta
:
Yusuf Uysal
İçel
:
Hilmi Türkmen
İstanbul
:
Bahir Ersoy
İzmir
:
Burhanettin Asutay
Kars
:
Turgut Artaç
Kemal Okyay
Kastamonu
:
Mehmet Seydibeyoğlu
Kayseri
:
Enver Turgut
Kırklareli
Beyti Arda
Kırşehir
:
Mustafa Aksoy
Kocaeli
:
Vehbi Engiz
Konya
:
İrfan Baran
Mustafa Kubilay İmer
Orhan Okay
Mustafa Üstündağ
Kütahya
:
Ali Erbek
Manisa
:
Veli Bakirli
Nevşehir
:
Hüsamettin Başer
Esat Kıratlıoğlu
Niğde
:
Avni Kavurmacıoğlu
Orhan Vural
Rize
:
Basri Albayrak
Sami Kumbasar
Sakarya
:
Turgut Boztepe
Hayrettin Uysal
Samsun
:
Yaşar Akal
İsmet Yalçıner
Siirt
:
Zeki Çeliker
Sinop
:
Hilmi Biçer
:
Fikret Övet
Tekirdağ
:
Yılmaz Alpaslan
Tokat
:
Hüseyin Abbas
İsmail Hakkı Birler
Trabzon
:
Mehmet Arslantürk
Cevat Küçük
Urfa
:
Mehmet Aksoy
Bahri Karakeçeli
Van
:
Fuat Türkoğlu
Yozgat
:
Turgut Nizamoğlu
Dâvadilekçesinin başında adı özellikle açıklanan Kars Milletvekili Kemal Okyay budurumu dolayısiyle, 44 sayılı Kanunun 25. maddesinin son fıkrası uyarıncakendisine tebligat yapılacak üye sayılabileceğinden ve dâva dilekçesindekiimzaların T. B. M. M. Zatişleri ve Evrak Müdürlüğünce onanmış olması yeterli vegeçerli görüldüğü, dilekçede yazılı adlar ve seçim çevreleri ayrıca T. B. M. M.nce çıkartılan Millet Meclisi Albümü ile de karşılaştırılarak uygunluğusaptanmış olduğu için başkaca bir belgeye veya onamaya gerek bulunmadığı gibiesasen 44 sayılı Kanun ve Anayasa Mahkemesi içtüzüğü bu konuda özel bir hükümde getirmemiş olduğundan 44 sayılı Kanunun 26. maddesine uygun bulunan dâvadilekçesinin eksiği olmadığı sonucuna varılmıştır.
NuriÜlgenalp, Şahap Arıç, Kani Vrana, Şevket Müftigil ve Ahmet H. Boyacıoğlu bugörüşe katılmamışlardır.
2-a) Millet Meclisi İdare Amirliğinin 1/12/1971 günlü, 192/14-36544 sayılıyazısına bağlı olarak gelen Ankara Milletvekilleri Kâzım Coşkun ve MustafaMaden, Çankırı Milletvekili Nuri Çelik Yazıcıoğlu, Erzincan MilletvekilleriHasan Çetinkaya ve Naci Yıldırım, Gaziantep Milletvekili Erdem Ocak, KırşehirMilletvekili Cevat Eroğlu, Rize Milletvekili Sami Kumbasar, Samsun Milletvekiliİsmet Yalçınar, Urfa Milletvekilleri Mehmet Aksoy ve Bahri Karakeçili'yeilişkin tek biçim 11 dilekçede aynen (Anayasaya aykırı hükümler taşıdığı iddiaedilen 1478 sayılı Kanunun iptali için verilen dilekçeye, sehven imza atmışolmam dolayısiyle muteber addedilemiyerek gerekli işlemin yapılmasınıarzederim.) denilmektedir. Bu dilekçeleri verenlerden Erzincan MilletvekiliNaci Yıldırım ve Kırşehir Milletvekili Cevat Eroğlu'nun dâva dilekçesindeadlarının ve imzalarının bulunmadığı saptanmıştır.
b)Ankara Milletvekili Ferhat Nuri Yıldırım'a ilişkin 6/12/1971 günlü dilekçedeise (1478 sayılı Kanunun iptali için dilekçe tanzim etmediği, bu yoldadüzenlenen bir dilekçeye imza koymadığı, kanun teklifini yapanlar arasındabulunduğu için iptal dilekçesini imzalamasının mümkün olmadığı, böyle birimzası varsa bilmeyerek yaptığı ve geri aldığı) ileri sürülmektedir.
c)aa- Söz konusu olan Anayasa'nın 1488 sayılı Yasa ile değişik 149. maddesinedayanılarak açılmış bir iptal dâvasına ilişkin dilekçedir. Bu dilekçeyiimzalayanlar sıradan kimseler değildir. Yasama yetkisini elinde tutan TürkiyeBüyük Millet Meclisinin (Anayasa madde 5 ve 63) bir kanadının, MilletMeclisinin üyeleridirler. Kanun koymak, değiştirmek ve kaldırmak, Devletinbütçe ve kesin hesap kanun tasarılarım görüşmek ve kabul etmek, parabasılmasına, genel ve özel af ilânına, mahkemelerce verilip kesinleşen ölümcezalarının yerine getirilmesine karar vermek (Anayasa - değişik madde 64),milletlerarası andlaşmaları uygun bulma (Anayasa - madde 65), savaş haliilânına, Türk Silâhlı Kuvvetlerinin yabancı ülkelere gönderilmesine veyayabancı silâhlı kuvvetlerin Türkiye'de bulunmasına izin verme (Anayasa - madde66) Cumhurbaşkanını seçme (Anayasa - madde 95), sıkıyönetim ilânını onama(Anayasa - değişik madde 124) gibi yetkilerle donatılmış Türkiye Büyük MilletMeclisini Cumhuriyet Senatosu ile birlikte oluşturan ve ayrıca Millet Meclîsiseçimi yenileme (Anayasa - Mad. de 69), Bakanlar Kuruluna güven oyu verme(Anayasa - madde 103), gensoru (Anayasa - değişik madde 89) gibi konularda dayetkisi bulunan Millet Meclisinin ve bu Meclis üyeliğinin önemi üzerinde sözsöylemenin yeri ve gereği yoktur. Bir milletvekilinin imzaladığı belgeyi, helesöz konusu olan bir iptal dâvası dilekçesi ise, bilmemesi veya bir belgeyibilmeden imzalaması, yahut Anayasa'nın değişik 149 maddesinin kanunların veYasama Meclisleri içtüzüklerinin Anayasa'ya uygunluk denetimlerinin sağlanmasıereğiyle verdiği bir yetkiyi böylesine önemsememesi hiç bir zaman düşünülemezonun içindir ki dâva dilekçesinin "sehven" veya"bilmiyerek" imzalandığı yolundaki soyut iddianın, yanılmanın niçinve nasıl olduğunu ayrıntılanyle ortaya koyacak bir açıklama, başka deyimleolağandışı bir durumun varlığı ile desteklenmedikçe, dinlenme değeri ve böylebir iddianın üzerinde durulma ve araştırılmasına gidilme gereği yoktur. Şuduruma göre dokuz milletvekilinin dilekçelerindeki "sehven imzalama"ve bir milletvekilinin dilekçesindeki "bilmeyerek imzalama" iddialarıüzerinde, yukarıda tartışılan nitelikleri dolayısiyle, araştırma yapılmasınınyeri olmamak gerekir. İki Milletvekilinin ise, yukarıda açıklandığı üzere,zaten dâva dilekçesinde adları geçmemektedir.
AnkaraMilletvekili Ferhat Nuri Yıldırım'ın 1478 sayılı Kanuna ilişkin teklifiverenler arasında olduğu için iptal dâvası dilekçesini imzalamasına olanakbulunmadığı yolunda ayrıca ileri sürdüğü iddiaya gelince; bir kanun teklifinivermiş kimsenin teklif kanunlaştıktan sonra Anayasaya aykırı bulunduğukuşkusuna düşmesi ve Anayasa'ya uygunluk denetiminden geçmesini istemesi olağanbulunduğundan böyle bir iddiada delil niteliği görmenin olanağı yoktur.
"Yanılarakimzalama" iddiaları üzerinde araştırma yapılmasına yer olmadığı görüşüneŞahap Arıç, Kani Vrana ve Ahmet H. Boyacıoğlu katılmamışlardır.
ç)Ankara Milletvekili Ferhat Nuri Yıldırım, dilekçesinde, yukarıda belirtildiğiüzere, ayrıca "dâva dilekçesinde imzası varsa geri aldığını" daaçıklamıştır. Bu açıklama milletvekilinin açılmasına katıldığı iptal dâvasındankendi bakımından vaz geçtiği anlamım taşır.
Anayasa'nın1488 sayılı Yasa ile değişik 149 uncu maddesinin Yasama Meclislerinden birininüye tamsayısının en az altıda biri tutarındaki üyelerine tanıdığı AnayasaMahkemesinde iptal dâvası açma hakkı kanunların ve Türkiye Büyük Millet Meclisiİçtüzüklerinin Anayasa'ya uygunluk denetiminin sağlanmasını öngören yollardanbiridir ve bundaki kamusal erek ve nitelik ortadadır. Böyle bir dâva bir kezaçıldı mı artık ondan vazgeçilemez ve vazgeçme iddiası dinlenenle' Onun içindirki Ankara Milletvekili Ferhat Nuri Yıldırım'ın "dâva dilekçesindekiimzasını geri aldığı" yolundaki açıklaması üzerinde durmanın yeri vegereği yoktur.
3-Yukarıda açıklanan nedenlerle geçerli olduğu ve dosyaca eksiği bulunmadığısonucuna varılan dâvanın esasının incelenmesi gerekmektedir.
4-Emekli İnkilap Subayları Derneğinin Genel Başkanı imzasiyle verilen ve26/11/1971 gününde Anayasa Mahkemesi kaydına geçen 18/11/1971 günlü dilekçede;1478 sayılı Kanuna ilişkin iptal dâvasına dernek mensuplarının muhatap olduğuileri sürülerek savunma hakkı en geniş biçimde kullanılmak üzere dâva dosyasınıincelemelerine izin verilmesi istenmektedir.
Eldekidâva Anayasa Mahkemelinin görev ve yetkilerinden kanunların Anayasa'ya uygunlukdenetimi alanına girmektedir. Anayasa'ya uygunluk denetiminde "taraf"olma ve "savunma" söz konusu bulunmadığından yukarıda özetlenenistemin reddine karar verilmelidir.
5-Yukarıdan beri açıklanan gerekçelerle :
a)Dâva dilekçesinde eksiklik bulunmadığına Nuri Ülgenalp, Şahap Arıç, Kani Vrana,Şevket Müftügil ve Ahmet H. Boyacıoğlu'nun karşı oylarıyla ve oyçokluğu ile,
b)Oniki Milletvekilinin "sehven imzalama" iddiaları üzerinde araştırmayapılmasına yer olmadığına Şahap Arıç, Kani Vrana ve Ahmet H. Boyacıoğlu'nunkarşıoylariyle ve oyçokluğu ile,
c)Yukarıdaki nedenlerle geçerli olduğu sonucuna varılan ve dosyaca eksiğibulunmayan dâvanın esasının incelenmesine oybirliğiyle,
ç)Emekli İnkilap Subayları Derneği Genel Başkanı imzasiyle verilen 18/11/1971günlü dilekçedeki istemin reddine oybirliği ile, 7/12/1971 gününde kararverilmiştir.
IV-ESASIN İNCELENMESİ:
Dâvanınesasına ilişkin rapor, dâva dilekçesi, iptali istenen 1478 sayılı Kanun,Anayasa'ya aykırılık iddiasına dayanıklılık eden Anayasa hükümleri; bunlarlailgili gerekçeler ve başka yasama belgeleri konu ile ilişkisi bulunan ötekimetinler okunduktan sonra gereği görüşülüp düşünüldü :
l-Dört Milletvekilince verilen dilekçeler :
Görüşmelerinbaşında Urfa Milletvekili Mehmet Aksoy, Erzurum Milletvekili Sabahattin Araş,Kayseri Milletvekili Enver Turgut ve Afyon Milletvekili Şevki Güler'in adlarınaAnayasa Mahkemesine doğrudan doğruya verilmiş dört dilekçe ele alındı.Bunlardan Mehmet Aksoy'un dilekçesi 11/12/1971, Sabahattin Araş ve EnverTurgun'unkiler 17/12/1971, Şevki Güler'inki 24/12/1971 günlerinde AnayasaMahkemesi kayıtlarına geçmiş bulunmakta idi.
MehmetAksoy adı altında verilen dilekçede 1478 sayılı Kanunun iptali konusundadilekçe düzenlenmediği, bu yolda düzenlenmiş bir dilekçeye imza konulmadığıileri sürülerek bu hususun incelenmesi ve dikkate alınması istenmektedir.
SabahattinAraş ve Enver Turgut adlarına düzenlenen iki dilekçede 1478 sayılı Kanununiptali için verilen dâva dilekçesine sehven imza atıldığı ileri sürülmüş vegeçerli sayılmaması istenmiştir.
ŞevkiGüler adı altında verilen yazıda ise 1478 sayılı Kanunun iptali için açılandâvaya ilişkin dilekçedeki imzanın geri alındığı açıklanmaktadır.
a)Dâvanın esasının incelenmesine karar verildikten sonra gelmiş bulunan sözkonusu dört dilekçenin aşağıda da ayrıca açıklanacak niteliklerine görebunlardaki imzaların dilekçelerde adları belirlenen milletvekillerine ilişkinbulunup bulunmadığının Millet Meclisi Başkanlığından sorulmasına yer olmamakgerekir.
NuriÜlgenalp, Şahap Arıç, Ahmet Akar, Kani Vrana, Lûtfi Ömerbaş ve Ahmet H.Boyacıoğlu bu görüşe katılmamışlardır.
b)Afyon Milletvekili Şevki Güler'in dâva dilekçesindeki imzasını geri aldığınıbildirmesi milletvekilinin açılmasına katıldığı iptal dâvasından vazgeçtiğianlamını taşır. İptal dâvası bir kez açıldıktan sonra ondan vazgeçilemiyeceğive vazgeçme iddiasının dinlenemeyeceği yukarıda (III-2-c) bölümündeayrıntılariyle açıklandığı için aynı gerekçenin burada tekrarlanmasının yeriyoktur. Şevki Güler'in vazgeçme dilekçesinin reddine karar verilmelidir.
c)Erzurum Milletvekili Sabahattin Aras ve Kayseri Milletvekili Envar Turgun'un"dâva dilekçesini yanılarak imzalama" iddiaları üzerinde, benzeriiddiaların yukarıda (III-2-c) bölümünde belirtilen niteliğine göre araştırmayapılmasının yeri yoktur.
ŞahapArıç. Ahmet Akar, Kani Vrana, Lûtfi Ömerbaş ve Ahmet H. Boyacıoğlu bu görüşekatılmamışlardır.
ç)Urfa Milletvekili Mehmet Aksoy Millet Meclisi idare Amirliğinin 1/12/1971günlü, 192/14-36544 sayılı yazısına bağlı olarak gelen dilekçesinde 1478 sayılıKanunun iptali için açılan dâvaya ilişkin dilekçeyi "sehven"imzaladığını açıkladığı halde bu kez doğrudan doğruya verdiği 10/12/1971 günlüdilekçede dâva dilekçesine imza koymadığını ileri sürmektedir.
Dâvadilekçesini yetmiş altı milletvekili imzalamıştır. Mehmet Aksoy'un yeni iddiasıgerçek çıksa bile imza sayısı yetmiş beşe düşecektir. Millet Meclisinin üyetamsayısının altıda biri yetmiş beştir. Demek ki bu durumda dahimilletvekillerince açılan bir iptal dâvasının geçerli olabilmesi içinAnayasanın değişik 149. maddesinin şart koştuğu yeter sayı bozulmamış olacak,başka deyimle Aksoy'un iddiası sonucu etkileyemeyecektir. Şu duruma göre iddiaüzerinde araştırma yapılmasına yer yoktur.
NuriÜlgenalp, Şahap Arıç, Ahmet Akar, Kani Vrana, Lûtfi Ömerbaş ve Ahmet H.Boyacıoğlu bu görüşe katılmamışlardır.
d)Böylece, yukarıki açıklamalara göre :
aa)Afyon Milletvekili Şevki Güler, Kayseri Milletvekili Enver Turgut, ErzurumMilletvekili Sabahattin Aras, Urfa Milletvekili Mehmet Aksoy adlarını taşıyanve Anayasa Mahkemesine doğrudan doğruya verilen dilekçelerdeki imzaların bukimselere ait bulunup bulunmadığının Millet Meclisi Başkanlığından sorulmasınayer olmadığına Nuri Ülgenalp, Şahap Arıç, Ahmet Akar, Kani Vrana, Lûtfi Ömerbaşve Ahmet H. Boyacıoğlu'nun karşı oylariyle ve oyçokluğu ile;
bb)Dâva açıldıktan sonra vazgeçme bildirisi geçerli olamıyacağından Şevki Gülerimzalı dilekçenin reddine oybirliğiyle,
cc)"Sehven imzalama" iddiaları üzerinde, araştırma yapılmasına yerolmadığına Şahap Arıç, Ahmet Akar, Kani Vrana, Lûtfi Ömerbaş ve Ahmet H.Boyacıoğlu'nun karşı oylariyle ve oyçokluğu ile;
çç)Mehmet Aksoy'un iddiası üzerinde, sonuca etkili bulunmadığından, araştırmayapılmasına yer olmadığına Nuri Ülgenalp, Şahap Arıç. Ahmet Akar, Kani Vrana,Lûtfi Ömerbaş ve Ahmet H. Boyacıoğlu'nun karşı oylariyle ve oyçokluğu ile;
3/2/1972gününde karar verildikten sonra Anayasa'ya aykırılık iddialarının incelenmesinegeçildi :
2-1478 sayılı Kanunun biçim yönünden Anayasa'ya aykırı olduğu iddiası :
Davacı,1478 sayılı Kanuna ilişkin teklifin Millet Meclisinin 151. birleşimindeoylanmasında usulsüzlük olduğunu ileri sürmekte; bu durumu ve teklifinCumhuriyet Senatosunda yapıldığı gibi açık oya sunulmamış bulunmasını biçimyönünden Anayasa'ya aykırılık nedeni olarak göstermektedir.
MilletMeclisi Tutanak Dergisinin 19/8/1971 günlü 151. birleşime ilişkin bölümünün(Dönem 3 - Toplantı 2 - Cilt : 17, Sayfa : 38, 39) incelenmesinde görülen şudur: (Durumu iyice aydınlattığı için Başkanın sözleri aynen alınmıştır.)
"Başkan-Başka söz isteyen' Yok. Bu konuda Meclisimizde ilk tatbikat olmaktadır.Kanunlar Müdürlüğü ile görüştüm. Yani, Meclisçe reddedilmiş Senatoda kabuledilmiş, tekrar Meclise gelmiş ilk mavzudur Ancak, Anayasa'nın bu konudaki,Meclis, Cumhuriyet Senatosunun kabul ettiği metin yeniden görüşür hükmü, diğerkanunların prosedürünü tatbik eder anlamını taşımaktadır. Bu bakımdanmüzakeresini yapmış olduğumuz bu kanun teklifinin tümü üzerindeki müzakereleribitirmiş oluyoruz. Maddelere geçilmesini oylayacağız. Maddelere geçilmesinikabul ederseniz maddeleri tekrar görüşürüz. Başkanlık Divanı bu hükmü bumahiyette anlıyor ve tatbikatı bu şekilde yapacağız. Maddelere geçilmesinioylarınıza sunuyorum. Kabul edenler lütfen işaret buyursunlar. Etmiyenler...Efendim oylar arasında çok yakın bir fark var; o bakımdan Divanda tereddüthâsıl olmuştur. Ayağa kalkmak suretiyle tekrarlıyacağız. Maddelere geçilmesinioylarınıza sunuyorum. Kabul edenler lütfen ağaya kalkmak suretiyle işaretbuyursunlar. 42 (C.H.P. arka sıralarından 32 sesleri) yanlış sayım varsa tekrarsayarız, efendim. (C.H.P arka sıralarından yeniden sayılsın sesleri) Kabuledenler lütfen ayağa kalkıp işaret buyursun. 41 efendim. Kabul etmiyenler... 39(C.H.P, arka sıralarında gürültüler) Maddelere geçilmesi kabul edilmiştir.Efendim, (gürültüler)"
Bundansonra iki milletvekili kabul etmiyenlerin bir daha sayılmasını istemiş; Başkan"Maddelere geçilmesi kabul edilmiştir. Çoğunluğunuz varsa 1. maddeyireddedersiniz mesele kalmaz." diyerek maddeyi okutmuş; söz isteyenolmadığı için oylamaya geçmiş; "Maddeyi oylarınıza sunuyorum. Kabuledenler lütfen işaret..." dediği sırada A.P. sıralarından yedimilletvekili ayağa kalkarak Genel Kurulda çoğunluğun olmadığını ilerisürmüşlerdir. Bu iddia üzerine C.H.P. sıralarında şiddetli gürültüler ve"oylama sırasında ekseriyet yok denemez" yollu bağırmalar olmuş;Başkan oylamayı sürdürmek isterken A.P. sıralarından beş milletvekili ayağakalkarak Genel Kurulda çoğunluğun olmadığını yeniden ileri sürmüşler; Başkan yoklamayapmıyarak "Oylamaya geçileceği sıradan kişi ayağa kalkmak suretiyleekseriyetin olmadığını beyan etmişlerdir. Zapta geçmiştir. Ekseriyetimizyoktur." demiş ve birleşimi kapatmıştır.
Kanunteklifi gündemde olduğu halde 25/8/1971 günlü 154 birleşimde Hükümet bulunmadığıiçin görüşülememiş (Millet Meclisi Tutanak Dergisi, Dönem 3, Toplantı 2, Cilt :17, Sayfa 150); 26/8/1971 günlü 155. birleşimde kanun teklifinin 1. maddesiyleilgili iki öneri reddedildikten sonra 1. madde oylanmış ve Başkan aynen şöylesöylemiştir :
"Bittiefendim, oylamaya geçtik. Maddeyi kabul edenler lütfen işaret etsinler.Muhterem arkadaşlarım; oylarınızın izharında Başkanlık mütereddit kalmaktadır.Sarih olarak oylarınızı kullanmanızı rica ederim. Bazı arkadaşlarımızınoylarını göremiyoruz. Kabul etmiyenler." Kabul edilmiştir."
2.ve 3. maddeler ve kanun teklifinin tümü üzerindeki oylama sonuçlarını da Başkan1. maddede olduğu gibi yalnızca "kabul edilmiştir" diyerek belirtmişve en sonunda "Tümü kabul edilmiştir, teklif kanunlaşmıştır." yolundabir açıklamada bulunmuştur. (Aynı dergi, aynı cilt: sayfa: 214, 215).
Görülüyorki dâva konusu kanuna ilişkin teklifin maddelerine geçilmesi için MilletMeclisi Genel Kurulunun 19/8/1971 günlü 151. birleşiminde yapılan oylamayaseksen kişi katılmış ve 41 milletvekili olumlu yönde oy kullanmıştır.Anayasa'nın 86. maddesine göre her Meclis üye tamsayısının salt çoğunluğu iletoplanır ve Anayasa'da başkaca hüküm yoksa toplantıya katılanların saltçoğunluğu ile karar verir. Millet Meclisinin üye tamsayısı dört yüz ellidir(Anayasa - madde 67) Bu tamsayıya göre çoğunluğun var sayılması, başka deyimleMeclis Genel Kurulunun toplanabilmesi için iki yüz yirmi altı milletvekilininhazır bulunmasının; toplantı yetersayısına göre görüşme ve oylama konusundaolumlu karara varılmış sayılabilmesi için de - incelenen işin niteliği bakımındanAnayasa'da özel bir hüküm bulunmadığı gözönünde tutuldukta - yüz on dört kabuloyunun gerektiği görülür. 1478 sayılı Kanuna ilişkin teklifin maddelerinegeçilmesi yönünde ancak 41 oy, verildiğinden karar yetersayısının sağlanmamışolduğu açıkça ortadadır ve 151. birleşime ilişkin Tutanak Dergisi ile saptananbu durum üzerinde her hangi bir tartışmanın yeri yoktur.
Sözügeçen oylama "işarî" biçimde olmuştur. Millet Meclisinin kendiiçtüzüğü halâ yapılmadığı için toplantı ve çalışmalarında, Anayasa'nın geçici3. maddesine dayanılarak, hükümleri uygulanmakta olan Türkiye Büyük MilletMeclisinin 27 Ekim 1957 tarihinden önce yürürlükteki içtüzüğünün 131 ve 132.maddeleri uyarınca "işarî oy" el kaldırmak veya ayağa' kalkmaklaverilir. Bu usulde Önce lehte, sonra aleyhte bulunanların oylarına başvurulur.Ondan sonra sonuç Başkanca Genel Kurula bildirilir. Açık ve gizli oylamalardayer aldığı halde (aynı içtüzük - madde 137 ve 139) burada "çekinser"liğin sözü edilmemektedir. Bununla birlikte işarî oylamada da çekinser oyverilebileceği kabul edilse dahi ilginin cekinserliğini belirtmesi ve Başkanınoylama sonucunu bildirirken durumu açıklaması gerekir. Bu da tabiatiyle TutanakDergisinde görünür. Oylamaya katılmamanın çekinserlik sayılması düşünülemez vesavunulamaz.
1478sayılı Kanuna ilişkin teklifin maddelerine geçilmesinin oylanmasında, TutanakDergisine göre ve yukarıda belirtildiği üzere, 41 kabul, 39 red oyuverilmiştir. Çekinser yoktur. Kesin olarak beliren, oylamaya yalnız 80 kişininkatılmış bulunduğudur. Bu durum oylamaya geçileceği sırada Genel Kuruldatoplantı yetersayısının da bulunmadığını gösterir. Genel Kurul salonundabulunup da oylamaya girmeyen milletvekillerini, böyleleri varsa, yetersayıyakatmanın olanağı yoktur. Çünkü milletvekilinin toplantıya katılışı ancakoylamaya girmesiyle hukukî etki ve değer kazanır. Kaldı ki Millet Meclisinintoplantı ve çalışmalarında uygulanan İçtüzüğün 137. maddesinde konuya ışıktutabilecek bir hüküm de vardır. Açık oylamanın nasıl yapılacağını gösteren bumaddede "kararın yalnız lehte ve aleyhte bulunanların sayısına göre belliolacağı, çekinserlerin sayısının oy sonucunu etkileyemeyeceği, ancakyetersayıda hesaba katılacağı, iptal edilmiş pusulaların cekinser oy sayılarakyetersayıya gireceği" yazılıdır. Başka deyimle hüküm, oylama sırasındafiilen bulunsalar bile, oy vermeyenlerin yetersayı hesabına giremeyecekleriilkesini getirmektedir, ilke gerçi açık oylama maddesinde yer almıştır; ancakbu bakımdan özel bir düzenlemeye bağlanmamış olan "işarî oy" çeşidindede işlenmemesi için bir hukukî neden bulunmadığı ortadadır. Öte yandanoylamanın hemen arkasından önce yedi sonra ayrıca beş milletvekili ayağakalkarak Genel Kurulda çoğunluğun olmadığını ileri sürmüşler ve Başkan"Ekseriyetimiz yoktur." diyerek birleşimi kapatmıştır. Bu da toplantısalonunun, Başkanın yoklama yapmaksızın çoğunluğunu bulamadığını saptamasınımümkün kılacak bir görünüşte bulunduğunu gösterme bakımından önemlidir.
Yukarıdanberi açıklananlarla varılan sonuç şudur: Dâva konusu Kanuna ilişkin teklifinmaddelerine geçilmesi kararı Anayasa'nın 86. maddesine aykırı olarak, MilletMeclisi Genel Kurulunda toplantı ve karar yetersayısı bulunmaksızınverilmiştir. Bu nedenle, hukukî değer ve geçerlikten yoksundur.
Anayasa'nın85. maddesine göre Türkiye Büyük Millet Meclisi ve Meclisler çalışmalarınıkendi yaptıkları İçtüzüklerin hükümleri uyarınca yürütürler. Yine Anayasa'nıngeçici 3. maddesi gereğince Millet Meclisinin toplantı ve çalışmalarındauygulanmakta olan Türkiye Büyük Millet Meclisinin 27 Ekim 1957 tarihinden önceyürürlükteki İçtüzüğünün kanunların görüşülmesine ilişkin Sekizinci Babıhükümlerine görekanun tasarı ve tekliflerinin önce tümü üzerinde görüşülür(madde 103). Tasarı veya teklifin tümü üzerindeki görüşmeler bitince bu evreninmaddelere geçilip geçilmemesi üzerinde bir oylama ile kapatılması zorunludur(Madde 105). İçtüzük Kanun tasarı ve tekliflerinin görüşülmesindeki bu bellibaşlı iki evreyi birbirinden öyle kesin bir çizgiyle ayırmış ve aradaki geçişkoşuluna öylesine önem vermiştirki 105 inci maddedeki deyimle "HeyetiUmumiye müzakeresi bittikten sonra maddelere geçilmesi... reye iktiran etmeyenlayiha veya teklefin reddedilmiş" olacağını hükme bağlamıştır.
Olayda1478 sayılı Yasaya ilişkin teklifin maddelerine geçilmesi usulünce kabuledilmeden, başka deyimle teklifin tümü üzerindeki görüşmeler evresi Anayasa'yave içtüzüğe uygun bir biçimde kapanmadan ikinci evreye, maddelerin görüşülmesive oylanması evresine atlama gibi bir durum oluşmuş bulunmaktadır. Bu durumdâva konusu Kanunu temelsiz ve dayanıksız bırakır. Maddelere geçildikten sonrada bir kanun tasan veya teklifin reddedilmesine içtüzükte engel bîr hükmünbulunmaması olgusu ileri sürülerek söz konusu kuralın, bir ayrıntı hükmüimişçesine, ihmal edilebileceğini savunmağa, bu kuralın yukarıda açıklananniteliği elvermez. Maddelerin daha sonra Genel Kurulca kabul edilmiş olmasiylebirinci evre sonundaki eksikliğin düzelmiş ve kapanmış sayılmasına da yine bunitelik engeldir. Kanunların geçerliliği için zorunlu belli başlı birkaç usulkoşulundan biri olan söz konusu kurala uyulmaksızın çıkarılmış bir kanununakıbetine bu aykırılığın etkisi olmadığı yolunda bir görüş giderek tüm içtüzükkurallarının uygulanıp uygulanmamasını yasama meclislerinin takdirine bırakmayavarır ve Anayasa'nın 85. maddesinin birinci fıkrasının buyurucu hükmünü işlemezduruma getirerek uygulama dışı bırakır. Böyle bir tutumu haklı göstermeye vehukuk açısından savunmaya olanak yoktur.
Özetlemekgerekirse : Millet Meclisinin 19/8/1971 günlü, 151. birleşiminde 41 oyla 1478sayılı Yasaya ilişkin teklifin maddelerine geçilmesinin kabul edilmiş sayılmasıAnayasa'nın 86. ve içtüzüğün 105. maddelerine aykırıdır ve şu durum Kanununbiçim yönünden iptalini gerekli kılar.
FazılUluocak, İhsan Ecemiş, Ahmet Akar, Halit Zarbun, Mustafa Karaoğlu, LûtfiÖmerbaş ve Ahmet H. Boyacıoğlu bu görüşe katılmamışlardır.
3-Öteki aykırılık iddiaları:
Davacıyukarıda özetlenen gerekçesinden de anlaşılacağı üzere şekil ve esas yönündenbaşka aykırılıklar da ileri sürmüştür. Kanunun biçim yönünden iptaliöngörüldüğüne göre bunların incelenmesine artık yer olmamak gerekir.
V-SONUÇ :
l-"5434 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Emekli Sandığı Kanununa geçici bir maddeeklenmesi" hakkındaki 26/8/1971 günlü, 1478 sayılı Kanuna ilişkin teklifinmaddelerine geçilmesinin Millet Meclisinin 19/8/1971 günlü, 151. birleşiminde41 oyla, kabul edilmiş sayılması durumunun Anayasaya ve içtüzüğe aykırıbulunduğuna ve Kanunun bu nedenle biçim yönünden iptaline Fazıl Uluocak, İhsanEcemiş, Ahmet Akar, Halit Zarbun, Mustafa Karaoğlu, Lûtfi Ömerbaş Ahmet H.Boyacıoğlu'nun karşı oylariyle ve oyçokluğu ile,
2-Bu sonuca göre öteki aykırılık iddialarının incelenmesine yer olmadığınaoybirliğiyle,
3/2/1972gününde karar verildi.
Başkan
Muhittin Gürün
Başkanvekili
Avni Givda
Üye
Fazıl Uluocak
Üye
Nuri Ülgenalp
Üye
Şahap Arıç
Üye
İhsan Ecemiş
Üye
Recai Seçkin
Üye
Ahmet Akar
Üye
Halit Zarbun
Üye
Ziya Önel
Üye
Kâni Vrana
Üye
Mustafa Karaoğlu
Üye
Muhittin Gürün
Üye
Lütfi Ömerbaş
Üye
Ahmet H. Boyacıoğlu
KARŞIOYYAZISI
1478sayılı Kanun teklifinin ilk defa Millet Meclisince red edilmesinden sonrametnin Cumhuriyet senatosunca kabul edilmesi üzerine Anayasanın 92. maddesiuyarınca Millet Meclisinde yeniden Müzakeresi sırasında, 151. birleşimdeteklifin tümü hakkındaki görüşmeden sonra maddelere geçilmesinin oylanmasında,Anayasanın 86. maddesine uygun biçimde karar yeter sayısının bulunmadığıanlaşılmakta isede, genel kurulun çoğunluğu tarafından teklifin reddi arzuedilmiş olsaydı bu yoldaki iradesini maddelerin müzakeresi sırasında belliederek teklifin tümünün reddi sağlanmış olurdu. Halbuki daha sonra 155.birleşimdeki görüşme ve oylama sonucu maddeler müzakere ve kabul edilmiş veteklif kanunlaşmıştır. Binaenaleyh 151. birleşimde Kanun teklifinin tümününmüzakeresinin bittiğine ve maddelere geçilmesine ilişkin kararırı alınmasındaşekle ait noksanlığın Kanunun iptalini gerektirir nitelikte bulunmamasıhasabile bu sebebe dayanan iptal kararına karşıyım.
Üye
Fazıl Uluocak
SayınFazıl Uluocak'ın korşıoy yazısındaki görüşe katılıyorum.
Üye
Halit Zarbun
KARŞIOYYAZISI
1-İki nüshadan ibaret olan dâva dilekçesi 7 sahifedir. 7. sahifenin bir kısmındadâvanın neticesi yazılı olup diğer kısmında; Kars Milletvekilleri Kemal Okyayve Turgut Artaç, Erzurum Milletvekili Selçuk Elverdi, Konya MilletvekilleriOrhan Okay ve İrfan Baran, İzmir Milletvekili Orhan Asutay, İstanbulMilletvekili Bahir Ersoy, Tokat Milletvekili İsmail Hakkı Birler, ManisaMilletvekili Veli Bakır, Çorum Milletvekili Cahit Angı'nın imzaları vardır.
Dâvadilekçesine, diğer milletvekillerinin imzalarını muhtevi 5 sahifelik kâğıteklenmiştir; bu kâğıtlara, dâva dilekçesinin mütemmimi oldukları yazılmamış vedilekçedeki sahife numaraları bunlarda teselsül ettirilmemiş ve 1478 sayılıKanunun iptali dâvasına ait olduğu yolunda bir şerhde yazılmamıştır.
Şuhaliyle sözü geçen kâğıtlar, istenilen her dâva dilekçesine bağlanabilecekşekilde ve vüsuktan arî bulunmaları sebebiyle bu imzaların davaya aidiyetininkabulü mümkün değildir. Dâva dilekçesinin 7. sahifedeki milletvekillerininimzası ise Anayasanın 149. maddesinde öngörülen milletvekili sayısınaulaşmamaktadır. Dâvanın bu nedenle reddi gerektiği kanısındayım.
2-Dâvanın açılışında dilekçedeki milletvekili imzalarının Büyük Millet MeclisiZatişleri Müdürlüğünce tasdik edilmek suretiyle tevsiki usul ittihas edilmişolduğuna göre Mahkemeye doğrudan verilen itiraz dilekçelerindeki imzalarındaaynı suretle tevsikinden sonra itirazların incelenmesi gerekir.
Üye
Nuri Ülgenalp
KARŞIOYYAZISI
Anayasanın149. maddesi uyarınca yasama meclislerinden birinin üye tamsayısının enazaltıda biri tutarındaki üyeleri, Anayasa Mahkemesinde, kanunların iptalini davaedebileceklerinden, bu davayı açmış bulunan Milletvekillerinin gerekimzalarının, gerekse kimliklerinin onayının yetkili makam olan Millet MeclisiBaşkanlığı kanaliyle yaptırılmak suretiyle davacı adedinin hiç bir tereddüdeyer vermiyecek şekilde tespitinin doğru bir sonuca varabilmek için zorunluolduğu kanısındayım.
Davayıaçanlardan bazıları sonradan verdikleri dilekçelerde 1478 sayılı Kanunun iptaliiçin verilen dilekçeye sehven imza atmış olduklarından muteber sayılmamasınıistemişler, bazısı bu yolda düzenlenen dilekçeye imza koymadığını, böyle birimza varsa bilmiyerek yaptığını ve geri aldığını bildirmiş, kimisi de evveladilekçeye sehven imza koyduğunu bildirdiği halde verdiği diğer bir dilekçede dedâva dilekçesine imza koymadığını bildirmiştir.
Dâvadansonra verilmiş olan bu dilekçelerdeki iddialar üzerinde araştırma yapılmasıgerekirdi; zira bu iddiaların doğruluğunun meydana çıkması halinde davacıların,Millet Meclisinin üye tam sayısının en az altıda biri olan 75 rakamındanaşağıya düşmesi mümkündür; o takdirde, ortada muteber bir dâvanın mevcudiyetikabul edilemiyeceğinden çoğunluğun, yukarıda bildirilen hususlarınaraştırılmasına yer olmadığına ve dâvayı açan Milletvekillerinin gerekkimliklerinin, gerekse imzalarının Millet Meclisi Başkanlığından sorulmasıgerekmediğine, dair olan kararlarına karşıyım.
Üye
Şahap Arıç
KARŞIOYYAZISI
26/8/1971günlü ve 1478 sayılı Kanunun Millet Meclisi Genel Kurulunda görüşülmesisırasında, kanun teklifinin tümü üzerindeki görüşme sonunda maddeleregeçilmesinin oylanmasında Anayasa'nın 86. maddesinde yazılı karar yetersayısının gerçekleşmemiş olmasına rağmen maddelere geçilmiş bulunması,maddelere geçilme kararını etkileyen bir durum olsa bile, kanunun iptalinigerektiren nitelikte görülememektedir.
Çünkü:
a-Hukukî işlemlerde şekle ilişkin eksikliklerin işlemin esası ü-zerindeki etkisiolayın özelliğine, o kuralın konuluş sebep ve amacına göre değişir. Bu kurallaresasın sıhhatli ve isabetli gerçekleşmesini, işlemin düzenli yürümesini, tevsikve tespitini, kolaylığını, ivediliğini sağlamak gibi çeşitli düşüncelerlekonulabilir ve etkileri de farklı olur. Olayımızda eksiklik kanun teklifininkanunlaşmasının tabi olduğu işlemlerden maddelere geçilmesine ilişkinişlemdedir. Teklifin tümü üzerindeki görüşme sonunda geçerli bir kararadayanmaksızın maddelerin görüşülmesine geçilmiş olması kanunun iptalinigerektiren nitelikte bir sakatlık teşkil etmez. Çünkü kanun teklifininmaddelerinin görüşülmesine geçilebilmesi için önce tümü üzerinde görüşmeyapılarak maddelere geçilmesinin karara bağlanması gerektiğine dair Anayasadabir hüküm ve ilke yoktur. Bu yalnız bir içtüzük hükmüdür. Esasa etkili olmayaniçtüzük hükümlerine aykırılığın ise kanunun iptalini gerektirmiyeceği açıktır.Maddelerine geçilmeden önce teklifin tümü üzerindeki görüşme sonunda maddeleregeçilmenin oylanmasına ilişkin içtüzük hükmü, niteliği bakımından esasa etkisiolmayan, sadece o kanunda böyle bir kanuna ihtiyaç olup olmadığının ve buhusustaki Meclis temayülünün anlaşılmasına yarayan, kanunun sıhhatli veisabetli çıkmasını sağlamaktan çok Meclisin çalışmasını kolaylaştıran ve boşyere maddeler üzerinde görüşme yapılmasını önleyen bir hükümdür. Maddeleregeçildikten sonrada her maddenin reddi suretile teklifin tümünün reddi imkânıdaima mevcut olduğuna göre kesin bir sonucu ve Meclisin iradesi üzerinde önemlibir etkisi yoktur. Bu sebeple de söz konusu şekle aykırılık kanunun iptalinigerektirecek bir nitelik ve ağırlık taşımamaktadır.
b-Öte yandan 151. birleşimde yapılan oylamadaki hatanın etkisi, daha sonra,Millet Meclisinin 155. birleşiminde kanun teklifinin maddeleri ve tümü üzerindegeçen görüşme ve oylamalarla tashihe uğramış ve ortadan kalkmış olduğu da kabuledilebilir.
Busebeplerle kanunun şekil yönünden iptali kararma karşıyım.
Üye
İhsan Ecemiş
KARŞIOYYAZISI
I.Dört milletvekilince verilen dilekçelerle ilgili karar :
A-Bu karşıoy yazısının ilişkin bulunduğu 3/2/1972 günlü, 1971/-52 - 1972/1 sayılıAnayasa Mahkemesi kararının IV/1 işaretli bölümünde belirtildiği üzere dâvanınesasının incelenmesi kararlaştırıldıktan sonra Urfa Milletvekili Mehmet Aksoy,Erzurum Milletvekili Sabahattin Aras, Kayseri Milletvekili Enver Turgut veAfyon Milletvekili Şevki Güler'in adlarına Anayasa Mahkemesine doğrudan doğruyadört dilekçe verilmiştir.
MehmetAksoy adı altında verilen dilekçe 1478 sayılı Kanunun iptali konusunda dilekçedüzenlenmediği, bu yolda düzenlenmiş bir dilekçeye imza konulmadığı ilerisürülerek bu durumun incelenmesi ve dikkate alınması istenmektedir. SabahattinAraş ve Enver Turgut adlarına düzenlenen iki dilekçede 1478 sayılı Kanununiptali için verilmiş dâva dilekçesine sehven imza atıldığı ileri sürülmüş vegeçerli sayılmaması istenmiştir. Şevki Güler adı altında verilen yazıda ise1478 sayılı Kanunun iptali için açılan dâvaya ilişkin dilekçedeki imzanın gerialındığı açıklanmaktadır.
Aşağıdagerekçeleriyle belirteceği üzere dört dilekçe ile ilgili olarak verilen kararınkimi bölümlerinde çoğunluk görüşüne katılmamaktayım. Şöyle ki :
1-Milletvekili Aksoy, Araş, Turgut ve Güler açılmasına katılmış oldukları birdâvanın geçerliliğine olumsuz etkilerde bulunabilecek iddialar ilerisürmektedirler. Bu dilekçeler resmî bir merciin aracılığı ile gelmiş değildir.Gerçekten bu kişilerce verilmiş olup olmadıkları da tabiatiyleanlaşılamamaktadır. Bunların inceleme ve karar konusu olabilecek değerdebulunup bulunmadıkları ancak dilekçelerdeki imzaların orada adları belirlenenMilletvekillerine ilişkin olup olmadığının Millet Meclisi Başkanlığındansorulması sonunda gelecek karşılığa göre saptanabilir. Durum böylece aydınlatılmadandilekçeler üzerinde herhangi bir işlem yapılmasının ve karar verilmesinin yerive olanağı yoktur.
2-Erzurum Milletvekili Sabahattin Araş ve Kayseri Milletvekili Enver Turgut dâvadilekçesini yanılarak imzaladıklarını ileri sürmüşlerdir. Yanılma olayı dâvanınaçılmamış sayılmasına yol açabilecek bir nitelikte olabilir. Bunun ortayaçıkarılabilmesi de ancak bir araştırma yapılmasına bağlıdır. Dilekçelerigönderenler karardaki deyimiyle "yanılmanın niçin ve nasıl olduğunuayrıntıları ile ortaya koyacak bir açıklama" ya dilekçe de yer verilmesigerektiğini düşünmemiş olabilirler. Ancak böyle bir tutum hiç bir zaman AnayasaMahkemesini iddia üzerinde araştırma yapmak ödevinden kurtaramaz ve alıkoyamaz.
3-Urfa Milletvekili Mehmet Aksoy dâva dilekçesine imza koymadığını ilerisürmektedir. Bu, dâva dilekçesindeki imzanın kendisinin olmadığını ilerisürmekle birdir. Ortaya atılan büyük önemi, ağırlığı olan bir iddiadır; mutlakaüzerinde araştırma yapılması gerekir. Oysa çoğunluk dâva dilekçesini yetmişaltıMilletvekilinin imzaladığı, Millet Meclisinin üye tam sayısının altıda birininyetmişbeş olduğu, iddia doğru bile çıksa Milletvekillerince açılan bir iptaldâvasının geçerli olabilmesi için Anayasa'nın değişik 149. maddesinin şartkoştuğu, yeter sayının bozulamayacağı böylece Aksoy'un iddiasının sonucuetkilemiyeceği gerekçesiyle araştırma yapılmasına yer görmemiştir.
Biriddia, araştırmaya değer olup olmadığını, kendi niteliği içinde belli eder.iddianın bir veya bir kaç, az veya çok sayıda oluşunun araştırmanın yapılmasınaveya yapılmamasına yol açması düşünülemez. Anayasa Mahkemesinin belirlikonularda belirli inceleme yol ve ölçüleri bulunmalıdır. Dâva dilekçesiniimzalayanlardan geriye yetmişbeş kişi kalınca araştırmaya yer görmemek,yetmişdört kişi kalınca araştırmaya gitmek hukukça savunulabilir bir yöntemolamaz. Öte yanda yetmişbeş sayısı, dâvanın açılabilmesi için Anayasa'nınöngördüğü en aşağı sayıdır. Bir yanlış sayma sonucu yetmişbeş sayısının dahaaşağıya düştüğünün dâva karara bağlandıktan sonra anlaşılması olasılığı herzaman için ayrıca gözönünde bulundurulmak gerekir.
B-SONUÇ :
1971/52esas sayılı dâvada 3/2/1972 günü esasın incelenmesine bulanmadan önce dörtMilletvekilinin dilekçesi ile ilgili olarak verilen kararın (dilekçelerdeki imzalarınadları belirlenen Milletvekillerinin olup olmadığının Millet MeclisiBaşkanlığından sorulmasına yer bulunmadığına, sehven imzalama iddialariyleAksoy'un iddiası üzerine araştırma gerektirmediğine) ilişkin bölümlerindeyukarıda açıklanan nedenlerle karşıyım.
II-1478 sayılı Kanunun biçim yönünden iptali ile ilgili karar :
Dâvakonusu 1478 sayılı Kanuna ilişkin teklifin Millet Meclisi Genel Kurulunun19/8/1971 günlü yüzelli birinci birleşiminde toplanma ve karar yeter sayısıbulunmaksızın, maddelerine geçilmesine karar verildiği ve kararın bu nedenlehukukî değer ve geçerlikten yoksun kaldığı; bu tutumun Millet Meclisindeuygulanmakta olan içtüzüğün 105. maddesine aykırı düştüğü; oysa 105 incimaddenin, uyulmaması halinde ilgili Kanunun biçim yönünden iptalinigerektirecek önem ve ağırlıkta bir biçim kuralı olduğu, aykırılığın dâva konusuyasayı temelsiz ve dayanaksız bıraktığı gerekçesi ile çoğunluk kanunun biçimyönünden iptaline karar vermiştir.
Bilindiğigibi Anayasa Mahkemesi ötedenberi, "İçtüzüklerin biçime Miskin tümhükümlerinin aynı önem derecesinde bulunduğunun düşünülemeyeceği, bunlarınarasında Yasama Meclislerince verilen kararın geçerliliği üzerine etkiliolabilecek nitelik taşıyanlar bulunduğu gibi ayrıntı sayılabilecek nitelikteolanlardan bulunduğu; ilk kümeye girenlere aykırı tutumun iptal nedeninioluşturacağı, öteki biçim kurallarına uymamanın iptali gerektirmeyeceği;Anayasa'da gösterilmeyen ve yalnız içtüzükte bulunan biçim kuralları arasındaböyle bir ayrım yapılması gerektiği, çünkü îçtüzüklerdeki biçim kurallarınaaşırı bağlılığın Yasama Meclislerinin çalışmalarını gereksizce aksatacağı;İçtüzük hükümlerine aykırı düşen incelemeden hangilerinin iptal nedenisayılacağı sorununun uygulanacak İçtüzük hükmünün önemine ve niteliğine göreçözüleceği ve incelemeleri sırasında Anayasa Mahkemesince değerlendirilipsaptanacağı" görüşündedir. Sorun Anayasa Mahkemesinin bu oturmuşgörünüşünün ışığı altında aşağıda tartışılacaktır.
Anayasa'nıngeçici 3 üncü maddesi gereğince Millet Meclisinin toplantı ve çalışmalarındauygulanmakta olan Türkiye Büyük Millet Meclisinin 27 Ekim 1957 tarihinden önceyürürlükteki içtüzüğünün 105 inci maddesinde aynen şöyle denilmektedir :"Heyeti umumîye müzakeresi bittikten sonra maddelere geçilmesi reye konur.Reye iktiran etmezse lâyiha veya teklifin reddedilmiş olduğunu reis tebliğeder."
Maddede bir oylama öngörüldüğüne göre oylama sonucunun olumlu veya olumsuz olmasıhalinde neyi anlatacağının aynı yerde açıklanması tabiidir. Bu maddenin,çoğunluk görüşünde benimsendiği üzere, içtüzüğün kanun tasarısı vetekliflerinin görüşülmesinde belli başlı iki evre düşünerek bu evreleribirbirinden kesin bir çizgiyle ayırdığının ve geçiş koşuluna büyük önemverdiğinin ifadesi olarak değil, en sonunda red edilmesi olasılığı da bulunanbir kanun tasarı veya teklifi üzerindeki görüşmeleri boşu boşuna uzatmamak vearada bir kez bir oy yoklaması yapıp sonuca kısa yoldan varmak ereğini gündenbir düzenleme gibi kabul edilmesi, maddenin içtüzüğün öteki hükümleri ile birarada ele alınmasiyle kavram ve kapsamı büsbütün açıklaşan metnine daha uygundüşecektir. Maddelere geçildikten sonra da bir kanun tasarısı veya teklifininred edilmesine İçtüzükte engel bir hüküm bulunmaması ve uzun yıllarınuygulamalarında da böyle bir davranışın örnekleriyle karşılaşılması kanuntasarı veya teklifinin tümü üzerinde yapılan görüşmelerden sonraki oylamakoşulunun uyulmaması halinde iptali gerektirmeyecek ayrıntı niteliğinde birbiçim kuralı olduğunu ortaya koymaya yeterli bir vakıadır.
Öteyandan dâva konusu 1478 sayılı Kanuna ilişkin teklifin maddeleri Millet MeclisiGenel Kurulunun 26/8/1971 günlü, 155 inci birleşiminde görüşülmüş; maddeler veteklifin tümü kabul edilmiştir. Bu görüşme ve oy l ambarın; bir aykırılık veaksaklık olduğu ileri sürülmediğine göre, usulünce geçtiği ve tamamlandığıanlaşılmaktadır. Bir kanun tasarı veya teklifinin maddeleri üzerindekigörüşmelerin, tümü üzerindeki görüşmelerden genellikle daha ayrıntılıolmak,bakımından, bir ayırım ve özelliği vardır. Ve bu kapsamı ile tüm üzerindekigörüşmelere ilişkin bir eksiklik ve aksaklığı bütünleyip gidereceğinde kuşkuyoktur. Dâva konusu kanuna ilişkin teklifin Millet Meclisi Genel Kuruluncageçirdiği evreler bu açıdan gözönünde tutulursa biçimsel eksikliğin esasenetkisiz kalmış olduğu da görülür.
Özetlenecekolursa: Millet Meclisinin 19/8/1971 günlü yüzelli birinci birleşiminde 1478sayılı Kanuna ilişkin teklifin maddelerine geçilirken sonuç olarak içtüzüğün105 inci maddesine uyulmama durumuna düşülmüş olması kanunun biçim yönündeniptalini zorunlu kılacak önem ve ağırlıkta bir şekil kuralına aykırılıkniteliği taşımamaktadır. Bu yöndeki iddianın red edilmesi ve dâva dilekçesindeileri sürülen öteki aykırılıkların incelenmesine geçilmesi gerekir.
1971/52esas sayılı dâvada 1478 sayılı Kanunun biçim yönünden iptaline dair verilen3/2/1972 günlü, 1972/1 sayılı karara yukarıda açıklanan nedenlerle karşıyım.
Üye
Ahmet Akar
KARŞIOYYAZISI
İptaldâvalarının, yasaların koyduğu biçim koşulları yönünden tam olarak açılmasıesastır. O halde, bir iptal dâvasında yasaların geçerlilik için koyduğukoşullar arasında yer alan belli sayıdaki yasama meclisleri üyelerinindilekçeyi imza etmiş veya bu imzalardan çeşitli yenlerden kuşkulu görülenlerinsahiplerine gerçekten ait olup olmadığının kesin bir biçimde saptanmasıgereklidir. Bundan başka, dâva dilekçesini, çeşitli nedenlerle yanılarak imzaetmiş olduklarını ileri sürenlerin, dâva dilekçesini imzalamakdaki gerçekiradelerinin bu dâvayı açmaya yönelmiş olup olmadığının da, aynı yolla belliedilmesi zorunludur.
AnayasaMahkemesine açılmış bulunan iptal dâvalarının vazgeçme ile düşmesi veya gerialınması sözkonusu edilemezse de, yasaların aradığı sayı koşuluna etkili olacakölçüde bulunmak üzere, bu dâvayı açmaya yönelmiş istemlerde bir yanılma ilerisürüldüğünde, bu yanılmanın gerçek bir nedene dayanıp dayanmadığım venedenlerinin de kabul edilebilir olup olmadığım, görünen duruma göre takdiryetkisi Anayasa Mahkemesine ait bulunmaktadır. Bu bakımdan, varlığı ilerisürülüp dâvanın geçerliliğine sayı koşulu yönünden etkili olacak yanılmalarıngerçek ve nedenlerinin de kabul edilebilir olup olmadıklarının araştırılmasıgerekli olmaktadır.
İncelemesırasında, dilekçedeki imzaları ve dilekçeyi imzalamaktaki iradeleri hakkındaçeşitli iddiaları bulunanların ileri sürdükleri hususların da, yukarıdakigerçeklere dayanılarak araştırılıp saptanması, önemli ve kesin bir sonuçdoğurmakta olan iptal dâvalarının geçerliliğini belli etme bakımından zorunlubulunmaktadır.
Bunedenlerle, 7/12/1971 günlü ilk inceleme kararının a ve b fıkraları ile3/2/1972 günlü esas hakkındaki kararın l inci bendinin a, c, ç fıkralarınakarşıyım.
Üye
Kani Vrana
KARŞIOYYAZISI
"5434sayılı T. C. Emekli Sandığı Kanuna Geçici Bir Madde Eklenmesi" hakkındaki26/8/1971 günlü; 1478 sayılı Kanuna ilişkin teklifin maddelerine geçilmesininMillet Meclisinin 19/8/1971 günlü 151 inci birleşiminde 41 oy ile kabul edilmişolduğu anlaşılmakta ise de Millet Meclisinin daha sonraki 155 inci birleşimindedâva konusu teklifin Anayasa'nın 86. ve İçtüzüğün 105 inci maddelerine uygunbiçimde maddelerinin ve tümünün ayrı ayrı oylanarak kabul edilmiş olduğuna göre151 inci birleşimindeki oylamayı biçim eksikliği yönünden gidermiş olduğukanısındayım.
Bunedenle çoğunluk kararına karşıyım.
Üye
Mustafa Karaoğlu
KARŞIOYYAZISI
I-İptal dâvasının esasının incelenmesi kararından sonra verilen ve dörtmilletvekilinin adlarını taşıyan dilekçelerden ikisinde, dâva dilekçesineyanılarak imza atıldığı, birisinde 1478 sayılı Kanunun iptali konusunda birdilekçe düzenlenmediği ve böyle bir dilekçenin imzalanmadığı, birisinde de dâvadilekçesindeki imzanın geri alındığı açıklanmıştır.
a)Anayasa Mahkemesinin, bu dört dilekçenin içerdiği konular üzerinde incelemeyapıp karar verilmesinin başlıca koşulu bunların altlarında adları yazılı milletvekilleritarafından düzenlenip Anayasa Mahkemesine verildiklerinin gerçekleşmişolmasıdır. Bu nedenle, dilekçelerin, kapsadığı istekler üzerinde kararverilmeden önce, bunların adlan geçen milletvekillerine ait olup olmadıklarınınMillet Meclisi Başkanlığından sorulması gerekir.
b)Bu koşulun gerçekleştiğinin kabulü halinde de, dâva dilekçesinin yanılarakimzalandığı veya hiç imzalanmadığı yolundaki savların üzerinde araştırmayapılması gerekli bulunmaktadır. Çünkü yanılarak imza etme savı gerçekleştiği takdirde,bu sav sahiplerinin dâva açma iradelerinin yokluğu açığa çıkar ve bu durum,dâva açma yetkisini kökünden etkiler.
Yanılmasavında bulunanların milletvekili olmaları, onların savlarının bir araştırmayapılmaksızın reddi için bir neden sayılamaz. Bir savın doğru olup olmadığınınsaptanmasında, sav sahibinin kişiliği, bir ölçü olarak ele alınamaz. Kaldıkiolayda bu kişiler, dâva dilekçesini imzalarken de, yanılma savında bulunurkende milletvekilidirler: bunların kişiliklerinde bir değişiklik olmamıştır. Aynıkişilerin bir girişimlerinde kişiliklerine ağırlık vererek, ötekigirişimlerinde bu kişiliklerine yer vermemekteki çelişkiyi de gözden uzaktutmamak gerekir.
Dâvadilekçesini imza etmediğini ileri süren milletvekilinin bu savı üzerinde dearaştırma yapılmasında yarar vardır. Bu savın gerçekleşmesi halinde dahi dâvaaçma yetkisinin var olması, savın incelenmemesini haklı göstermez. Dâvada birkanunun iptali istenmektedir. "Ben bu kanunun iptali için dâvaaçmadım." diyerek Anayasa Mahkemesine başvuran milletvekilinin; isteğindâva açma yetkisine bir etkisi bulunmayacağı gerekçesi ile, bir incelemeyapmaksızın, kanunun iptalini istemiş gibi davacılar arasında bırakmak onunkendi görüşüne göre, kamu karşısındaki durumuna da etki yapar. Ortada kişisel hakkayeğ tutulmasını gerektiren bir kamu yararı da bulunmamaktadır.
H-Millet Meclisinin 19/8/1971 günlü 151. Birleşiminde söz konusu teklifin tümüüzerinde açılan görüşmeler sonunda yapılan oylamada alınan karar geçerliolmadığı halde maddelerin görüşülmesine geçilmiş ve l. maddenin oylanmasısırasında, çoğunluk bulunmadığı ileri sürülünce başkan, genel kurulda çoğunlukolmadığını bildirerek birleşimi kapatmıştır. 155. Birleşimde maddeler ve dahasonra da kanun teklifinin tümü onaylanarak kabul edilmiştir.
151.Birleşimde karar alma yeter sayısının bulunmadığı anlaşılınca başkanlıkçayapılacak işlem, birleşimin kapatılması ve gelecek birleşimde maddeleregeçilmesinin yeniden oylanması idi. Başkanlık bu evrede iç tüzüğe aykırı durumadüşmüş yani 155. Birleşimde doğrudan doğruya maddeler üzerinde görüşmeaçmıştır.
Birteklifin tümü üzerindeki görüşmelerden sonra, maddelere geçilmesinin oylanması,bir Anayasa kuralı değildir; bu bir içtüzük hükmüdür ve görüşmeler de kolaylığısağlamak ve zaman kaybını önlemek ereği ile konulmuş bir hükümdür; bu hükmeuygun davranılmamış olması, Anayasa hükümlerine aykırılık teşkil etmez vekanunun iptalini gerektirmez. 155 oturumda maddeler ayrı ayrı oylanmış vesonunda teklifin tümü oylanarak kabul edilmiş ve böylece meclisin iradesi belliolmuştur. Maddelere geçilmesinin oylanmaması veya oylamanın yanlışdeğerlendirilmesi meclisin bu iradesini zedeler nitelikte değildir.
1478sayılı Kanunun iptaline ilişkin karara bu nedenlerle karşıyım.
Üye
Lûtfi Ömerbaş
KARŞIOYYAZISI
1)Kararda da açıklandığı üzere, dâva dilekçesinde dâvayı açanlar (KarsMilletvekili Kemal Okyay ve 77 arkadaşı - olarak gösterilmiş ise de, dâvayıaçanların 78 olmayıp 76 bulunduğu görülmektedir.
Dâvadilekçesi ciddi bir incelemeye tabi tutuldukta, bu dilekçede noksanlıklarbulunduğu derhal göze çarpmaktadır, örneğin :
a)Dâva dilekçesinin imzalar kısmında, okunamayan bir İmza altında Ankara MV.sözcüğü, keza okunamayan bir imza altında Ankara MV. sözcüğü, Sinop kelimesininaltında okunamayan bir imza yer almaktadır. Bundan başka aynı dilekçeninimzalar kısmında - Erzincan kelimesinden sonra imzaya benzemeyen Sadık Perinçek- yazısı ve bunun altında da - Sami Arslan Denizli MV. - yazılan yer almış vebu iki yazının arasında bir imzanın bulunduğu görülmüştür. Sadık Perinçekyazısı imzaya benzemediğinden mevcut bulunan imza adı geçen milletvekillerindenhangisine ait olursa olsun milletvekillerinden birinin dilekçeyi imzalamadığızehabı hasıl olmaktadır.
Meclislerinaltıda bir oranındaki üyeleri tarafından acılan iptal davalarında, dâvadilekçelerinin düzenleme koşulları 44 sayılı yasada gösterilmemiş ise de, budilekçelerin umumî usul kuralları dahilinde tanzim edilmesi ve duraksamaya yerbırakmayacak bir nitelik taşıması Anayasa mahkemesinin yargısal denetimiicabıdır. Bu bakımdan dâvanın hukukî varlığına etki yapacak bu denli birnoksanlık Millet Meclisi albümüne bakılarak giderilemez ve dilekçenin hersahifesinde, T.B.M.M. Zatişleri ve Evrak Müdürlüğünün mührü ve imzasınınbulunması dilekçeyi geçerli kılamaz.
Bubakımdan dâvaya etkisi açık olan noksanlıklar ortada iken dâva dilekçesindenoksanlık olmadığı yolunda verilen çokluk kararına karşıyım.
b)22/4/1962 günlü, 44 sayılı Anayasa Mahkemesinin Kuruluşu ve Yargılama Usullerihakkındaki Kanunun 21 inci maddesinde, iptal dâvası açmaya yetkili olan makamve merciler gösterilmiş, 25. maddesiyle de iptal dâvasının açılması ve temsilhususu düzenlenmiştir. 25. maddenin son fıkrasında "Dâva, 21. maddenin 1.fıkrasının 5. bendinde yazılı yasama meclisleri üyeleri tarafından açıldığıtakdirde dilekçede, kendilerine mahkemece tebligat yapılmak üzere, en çok ikiüyenin gösterilmesi gereklidir." hükmü yer almıştır. Aynı kanunun 26.maddesindeki, Anayasa Mahkemesince tespit edilen noksanlıkların verilen süreiçinde giderilmemiş olması halinde dâvanın açılmamış sayılmasına kararverilmesi buyruğu, yasa koyucu tarafından işe verilen önemi, başlı başınaortaya koymağa kâfidir.
Gerçidâva dilekçesinin başında ismi geçeni bu manada anlamak bir kolaylık olarakdüşünülebilir. Yasa hükmü sırf kolaylığı değil, yukarıda açıklandığı biçimdebir düzenleme getirerek, dâva işlemlerinin güvenlilik içinde cereyan etmesiniarzulamaktadır.
Bubakımdan da dilekçe 25. maddenin son fıkrasına aykırıdır ve noksandır. Dâvadilekçesinde noksanlık olmadığı yolunda verilen çokluk kararına bu nedenle dekarşıyım.
2)Bir kısım milletvekilleri, ilk inceleme evresinde T.B.M.M idare Amirliğinin1/12/1971 gün, 192/14 sayılı yazısına bağlı olarak dilekçeler göndermiş, bazımilletvekilleri de esasın incelenmesi evresinde Anayasa Mahkemesine dilekçe ilebaşvurmuşlardır.
a)İlk inceleme evresinde T. B. M. M. İdare Amirliği kanalı ile gelen dilekçe!er"Anayasa'ya aykırı hükümler taşıdığı İddia edilen 1478 sayılı kanununiptali için verilen dilekçeye, sehven imza etmiş olmam dolayısiyle muteberaddedilmiyerek gerekli işlemin yapılması" yolundadır. Keza bu evrede birmilletvekili tarafından 6/12/1971 gününde mahkemeye verilen dilekçe "...kanunun iptali hakkında bir dilekçe tanzim etmedim. Bu yolda düzenlenen bir dilekçeyede imza koymadım. Mezkûr kanun teklifi yapanlar arasındayım. Bu itibarla iptalihakkında imzalamam mümkün değildir. Böyle bir imzanın mevcudiyeti halindebilmiyerek yapılmıştır. Geri aldığımı arzederim" şeklindedir.
"Sehven"sözcüğünün lügat anlamı, bilmiyerek, yanılarak manalarını taşır. Bu deyiminhukuksal anlamı, müracaat sahiplerinin dilekçeyi imzalarken hataya düştükleriniiçerir. Çoğunluk görüşünde isabetle belirtildiği gibi, yasama meclisleriüyelerinin yerine getirdikleri görevlerin önemi ve niteliği üzerinde sözsöylemenin yeri ve gereği yoktur ve bu görev ve yetkinin Devlet ve Millethayatındaki önemi açıktır ve ortadadır.
Ancakbir dâva dilekçesinin, hukukî varlığına ve geçerlilik koşuluna karşı o belgeyiimza edenler tarafından bir itiraz ileri sürütür ve bu iddianın sonucu AnayasaMahkemesinin yargısal denetimine etki yapacak bir nitelik taşırsa, bu takdirdeönem kazanan husus, dâva dilekçesini imzalayanların kişilikleri veya ifa edilengörevin ehemmiyeti değil, dava dilekçesinin hukuksal varlığı olmak lâzım gelir.Dâvanın hukukî varlığını bu denli etkileyen iddiaları, bir varsayımdan hareketederek inceleme dışı bırakmıya olanak yoktur. Böyle iddialar karşısında AnayasaMahkemesi vaziyetini anlamlı ve iddia soyut bir biçimde de yapılmış olsaüzerine eğilerek bu yolda yapılan başvurmalar incelenmelidir. Ancak bu yoldayapılan bir incelemeden sonra yanılma veya hata iddialarının davayı etkileyipetkilemediği karara bağlanabilir.
Bunedenlerle, sehven imzalama iddiaları üzerine araştırma yapılmasına yerolmadığı yolundaki çokluk görüşüne katılmıyorum.
b)Esasın incelenmesi evresinde doğrudan doğruya Anayasa Mahkemesine verilendilekçelere gelince, bunların önce Millet Meclisi Başkanlığına gönderilerektevsik işlemi tamamlandıktan ve bu başvurmaların dilekçede yazılanlarcayapıldığı belli olduktan sonra, yukarıdaki bentte açıklanan incelemeye tabitutulması yargısal denetimin doğal bir sonucudur. Bu dilekçeleri işleme veincelemeye koymayan çokluk görüşüne de karşıyım.
c)Mehmet Aksoy adlı Milletvekili, Millet Meclisi İdare Amirliğinin 1/12/1971günlü, 192/14 sayılı yazısına bağlı olarak verdiği dilekçeden sonra doğrudandoğruya Anayasa Mahkemesine verdiği 10/12/-1971 günlü dilekçe ile "42sayılı Kanunla 1960 yılında emekliye sevk edilen binbaşı - albay rütbesindekisubayların emeklilik statülerinin ıslahı için T.B.M. Meclisinden çıkarılan3/9/1971 günlü ve 1478 sayılı Kanunun iptali hakkında Anayasa Mahkemesindeaçılan dâvada benim de imzamın bulunduğunu ve davacı milletvekilleri arasındaolduğumu öğrendim. Bu kanunun iptali hakkında bir dilekçe tanzim etmediği gibibu yolda düzenlenen bir dilekçeye de imza koymadım, keyfiyetin incelenerek buhususun nazarı dikkate alınmasını istemiştir.
Karardabu husustaki çoğunluk görüşü "Dâva dilekçesini 76 milletvekiliimzalamıştır. Mehmet Aksoy'un yeni iddiası gerçek çıksa bile imza sayısı 75 edüşecektir. Millet Meclisinin üye tamsayısının altıda biri yetmiş beştir."Demekki bu durumda dahi milletvekillerince açılan bir iptal dâvasınıngeçerli olabilmesi için Anayasanın değişik 149. maddesinin şart koştuğu yetersayı bozulmamış olacak başka deyimle Aksoy'un iddiası sonucuetkileyemiyecektir. Şu duruma göre iddia üzerinde araştırma yapılmasına yer yoktur."şeklinde ifade olunmuştur.
OysaErzincan Milletvekili Sadık Perincek'in dâva dilekçesini imza edip etmediğiveya Sadık Perincek yazısının bu üyenin imzası olup olmadığı araştırılmaksızın, çoğunlukça, Sadık Perincek ve Sami Arslan'ın her ikisi de hesabakatılarak dâva dilekçesini 76 Milletvekilinin imzaladıkları kabul edilmiştir.Bu iki Milletvekilinden birinin dâva dilekçesini imzalamadığı anlaşıldığınagöre, sayı yetmiş beşe düşmekte ve Mehmet Aksoy'un iddiasının incelenmemegerekçesi böylece dayanaksız kalmaktadır. Sırf bu hal dahi, bu iddianın AnayasaMahkemesince incelenmesini zaruri kılmaktadır.
Bunedenle bu iddianın da incelenmesine karşı olan çokluk görüşüne katılmıyorum.
II-Millet Meclisi Tutanak Dergisinin 19/8/1971 günlü 151. birleşimine ilişkinbölüm (Dönem 3 - Toplantı 2 - Cilt 17) incelendiğinde, Başkanın toplanma yetersayısının var olduğunu tespit ettikten sonra oturumu açtığı ve Millet MeclisiGenel Kurulunca gündeminde mevcut işlerin görüşüldüğü ve sıracı geldiğinde dedâva konusu işin tümü üzerindeki görüşmelerin yapıldığı görülmektedir. Teklifintümü üzerindeki görüşmeler içtüzük hükümleri çerçevesinde tamamlanmış ve işinbu evresinde içtüzüğün öngördüğü biçimde ve görüşmelerde çoğunluğun olmadığıyolunda bir itirazda da bulunulmamıştır. Aksine çoğunluğun kalmadığı yolundakiitirazlar maddelerin oylaması sırasında yapılmıştır. Durum böyle olunca, MilletMeclisi Genel Kurulunda yapılan teklifin tümü üzerindeki görüşmelerdeçoğunluğun, yani toplanma yetersayısının olmadığı ne iddia edilebilir ve ne deböyle bir iddia ve kabulün hukuki dayanağı olur. Kaldıki, maddeleregeçilmesinde karar yeter sayısının sağlanamamış olması, teklifin tümüüzerindeki görüşmelerde de çoğunluğun bulunmadığını bir varsayım olarak ortayakoyamaz. Başkan, teklifin tümü üzerindeki görüşmelerin bittiğini belirtirkensonra bazı açıklamalarda bulunmuş ve müteakiben de maddelere geçilmesinioylamıştır. İşari olarak yapılan bu oylamada 41 kabul ve 39 red oyu kullanılmışve Başkan bu oylamayı geçerli addederek maddeler üzerinde görüşme açmaksuretiyle Anayasanın 85. maddesine aykırı bir tutum içine girmiştir.
OysaBaşkanın, teklifin tümü üzerindeki görüşmeler tamamlandıktan sonra maddeleregeçilmesi için alınması gereken kararda karar yeter sayısının bulunmadığı, alınanbu kararın bu yüzden geçersiz olduğu ortaya çıktıktan sonra, içtüzüğün 144.maddesini uygulaması, kararın alınmasını ertesi oturuma bırakması gerekirdi.Nitekim içtüzüğün 144. maddesinin 5. fıkrasında "Nisap bulunmadığından reyistihsali mümkün olmazsa müzakere edilen maddenin kararı ertesi celseyebırakılarak ikinci defa reye müracaat olunacağı ruznameye geçirilir" hükmüyer almaktadır. Bu durumda ise, ikinci defa oya başvurulmasında, teklifin tümüüzerindeki görüşmelerin tekrarlanması söz konusu olmayıp yalnız maddeleregeçilmesi oya sunulacaktır. Başkanın tutanakta belli edilen tutumu içtüzüğeaykırı düşmüş ve 151. birleşimde maddeler üzerindeki görüşmeler, çoğunluğunkalmadığı yolunda ve usulü dairesinde yapılan itirazlar üzerinetamamlanamamıştır.
155.birleşimde, toplantı yeter sayısının bulunduğu belirtilerek görüşmeler açılmışve maddeler üzerinde Anayasanın öngördüğü çoğunlukla karar alındıktan sonrateklifin tümü de kabul edilmiştir. Böylece Anayasanın Geçici 3. maddesinde,yenisi yapılıncaya kadar uygulanması buyurulan içtüzük hükümlerinden olan 144.maddenin yukarıda belirtilen kuralı dolaylı olarak yerine getirilmişolmaktadır. Çünkü Millet Meclisi Genel Kurulunun maddeleri reddetmesi veyateklifin tümünü kabul etmemesi suretiyle teklifin reddi de mümkün iken bubirleşimde Anayasanın 85. maddesine uygun olarak alınan kararın olumlu birşekilde tecelli etmesi, 151. birleşimdeki hatayı giderecek ve şekil yönündenmevcut bulunan sakatlığı izale edecek niteliktedir.
Bukanaatle, hem toplantı ve hem de karar yeter sayısı olmadığı ve bu yüzdenkanunun Anayasaya aykırı düştüğü yolundaki çokluk görüşüne karşıyım.
Üye
Ahmet Boyaaoğlu