ANAYASA MAHKEMESİ KARARI
Esas Sayısı:1972/10
Karar Sayısı:1972/14
Karar Günü:28/3/1972
Resmi Gazete tarih/sayı:13.5.1972/14186
İtirazyoluna başvuran : İstanbul Sıkıyönetim Komutanlığı l sayılı Askerî Mahkemesi
İtirazınkonusu: 9/7/1945 günlü, 4788 sayılı "Uyuşmazlık Mahkemesi KurulmasıHakkında Kanun" un Anayasa'nın 1., 2., 7., 8., 136 ve 142. maddelerineaykırı gören mahkemece Anayasa'nın 20/9/1971 günlü, 1488 sayılı Kanunla değişik151. maddesine dayanılarak Anayasa Mahkemesine başvurulmuştur.
I-OLAY :
Sanığınkomünistliği övme eyleminden Türk Ceza Kanununun 142/4. ve 173/3. maddeleriuyarınca cezalandırılmasına ilişkin İstanbul Sıkıyönetim Komutanlığı l sayılıAskerî Mahkemesinin 6/7/1971 günlü, 1971/18-24 sayılı kararı Askerî YargıtayNöbetçi 1. Dairesinin 5/8/1971 günlü, 71/312-311 sayılı ilâmı ile görevyönünden bozulmuş; Askerî Mahkeme, 353 sayılı Kanunun 220. maddesine göreAskerî Yargıtay'ın görev ve yetkiye ilişkin kararlarına karşı direnme hakkıolmadığını açıklayarak Sıkıyönetim Mahkemesinin görevsizliğine ve dosyanınsavcılık aracılığı ile İstanbul Ağır Ceza Mahkemesine gönderilmesine 18/9/1971gününde 1971/34-34 sayı ile karar verilmiş ve hüküm Askerî Yargıtay 1.Dairesinin 16/10/1971 günlü, 1971/400-396 sayılı ilamı ile onanmıştır.
İstanbul5. Ağır Ceza Mahkemesinin de 8/12/1971 gününde 1971/-295-298 sayı ilegörevsizlik kararı vermesi üzerine Yargıtay Ceza Genel Kurulu Askerî Mahkemeninkararını 10/1/1972 günlü 1971/505-972/8 sayılı ilâmla kaldırmış ve dâvayayeniden elkoyan İstanbul Sıkıyönetim Komutanlığı l sayılı Askerî Mahkemesi 4788sayılı Kanunun Anayasa'ya aykırılığı nedeniyle iptali için Anayasa Mahkemesinebaşvurulmasına ve Yargıtay Ceza Genel Kurulu ilâmının tashihi karar yolu iledüzeltilerek kaldırılması için Ceza Mahkemeleri Usulü Kanununun 322. maddesiuyarınca Cumhuriyet Başsavcılığının nazarı dikkati çekilmek üzere dosyanınSıkıyönetim Komutanlığı Askerî Savcılığına gönderilmesine 19/2/1972 gününde1972/44 - 9 sayı ile karar verilmiştir.
III-YASA METİNLERİ :
Varılanve aşağıda açıklanacak olan sonuca göre itiraz konusu yasa metni ile mahkemenindayandığı Anayasa hükümlerine burada yer verilmesine gerek görülmemiştir.
IV-İNCELEME :
İlkİnceleme raporu, İstanbul Sıkıyönetim Komutanlığı l sayılı Askerî Mahkemesinin21/2/1972 günlü, 1972/44 - 9 sayılı yazısı ve ekleri okunduktan sonramahkemenin Anayasa Mahkemesine itiraz yoluyla başvurmaya yetkisi bulunupbulunmadığı konusu ele alındı.
Anayasa'nın1488 sayılı Kanunla değişik 151. ve 22/4/1962 günlü, 44 sayılı Kanunun 27.maddelerine göre bir mahkemenin Anayasa'ya uygunluk denetimi için AnayasaMahkemesine getirilebileceği hükümler ancak bakmakta olduğu dâvada uygulanacakolanlarla sınırlıdır. Başka deyimle itiraz yoluna başvuran mahkemenin elindebakmakta olduğu bir dâva bulunmalı ve Anayasa Mahkemesine getirdiği hükümleri odâvada uygulama durumunda olmalıdır. Olayda bu iki koşulun bulunup bulunmadığıaşağıda tartışılacaktır :
l-Mahkemenin bakmakta olduğu bir dâvanın bulunup bulunmadığı sorunu :
İtirazyoluna başvuran İstanbul Sıkıyönetim Komutanlığı l sayılı Askerî Mahkemesininelinde komünistliği övme eyleminden açılmış bir ceza dâvası vardır. Bu dâva,daha önce görevsizlik karariyle elden çıkarılmışken Yargıtay Ceza GenelKurulunun 10/1/1972 günlü 1971/505-1972/8 sayılı ilâmı uyarınca mahkemeye gerigelmiştir. Dosya bu mahkemenin 1972/44 kayıt ve 1972/9 esas sayısını almışbulunmaktadır. Mahkeme, geri gelmeden sonra, duruşma yapmış ve 19/2/1972gününde Anayasa Mahkemesine başvurulmasına ve sanığın tutukluluk durumununsürdürülmesine karar vermiştir.
Aynıkararın Yargıtay Ceza Genel Kurulu ilâmının tashihi karar yolu ile düzeltilerekkaldırılması için Ceza Muhakemeleri Usulü Kanununun 322. maddesi uyarıncaYargıtay Başsavcılığının dikkati çekilmek üzere dosyanın SıkıyönetimKomutanlığı Askerî Savcılığına gönderilmesine ilişkin bölümüne gelince :
Sözügeçen değişik 322. maddenin son fıkrası hükmüne göre bu yolda bir başvurmayıkararın düzeltilmesini gerektirir nitelikte görüp görmemek ve kararındüzeltilmesini isteyip istememek yetkisi yalnızca Cumhuriyet Başsavcısınındır.Öte yandan görev ve yetki uyuşmazlıklarının çözümüne ilişkin kararlar aleyhine,bu kararların niteliğine göre böyle bir yolun açık bulunmadığı da ortadadır.Kaldı ki mahkemenin Anayasa Mahkemesine başvurulmasına ve dosyanın kararırdüzeltilmesine girişilmek üzere Askeri Savcılığa gönderilmesine ilişkin ikikararı da aynı 19/2/1972 günlü kararda yer almıştır. Başka deyimle mahkemeAnayasa mahkemesine Başvurulmasına dosya filhal elinde iken karar vermiştir.Onun içindir ki sırf söz konusu başvurmadın mahkemenin halâ kayıtlarındakiyerini koruyan 1972/44-9 sayılı dava ile ilişiğini kestiği ve buna"bakılmakta olan dava" kavramı dışına çıkardığı düşünülemez.Mahkemenin elinde bakmakta olduğu bir dâvanın bulunduğunu ve böylece Anayasa'nındeğişik 151. maddesinde mahkemelerin itiraz yoluyla Anayasa Mahkemesinebaşvurabilmeleri için varlığı zorunlu görülen iki koşuldan birincisiningerçekleştiğinin kabul edilmesi yerinde olur.
AvniGivda, Recai Seçkin, Halit Zarbun, Ziya Önel, Muhittin Gürün, ve Lütfü Ömerbaşbugün için mahkemenin bakmakta olduğu bir dava bulunmadığını ve itirazın onedenle reddedilmesi gerektiğini ileri sürerek bu görüşe katılmamışlardır.
2-Mahkemenin itiraz konusu kanunla ilişkisi :
İstanbulSıkıyönetim Komutanlığı l sayılı Askerî Mahkemesinin Anayasa'ya uygunlukdenetimi için Anayasa Mahkemesine getirdiği Kanun 9/7/1945 günlü, 4788 sayılı"Uyuşmazlık Mahkemesi Kurulması Hakkında Kanun" dur. Gerek yukarıda"Olay" bölümünde açıklanan dava evrelerine, gerekse 4788 sayılıKanunun konusu ve kapsamına göre bu kanunu itiraz yoluna başvuran mahkemeninbakmakta olduğu davada uygulamasına olanak yoktur. Böylece Anayasa'nın değişik151. maddesinde mahkemelerin itiraz yoluyla Anayasa Mahkemesinebaşvurabilmeleri için varlığı zorunlu görülen ikinci koşul gerçekleşmemiştir.İtirazın itirazda bulunan mahkemenin yetkisizliği yüzünden reddi gerekir.
ŞevketMüftügil eksiklik yoksa işin esasının incelenmesine karar verilmesi görüşünüsavunmuştur.
V-SONUÇ :
9/7/1945günlü, 4788 sayılı "Uyuşmazlık Mahkemesi Kurulması Hakkında Kanun"mahkemenin elindeki davada uygulayacağı hükümlerden olmadığından Anayasa'nındeğişik 151. maddesine uymayan itirazın itirazda bulunan mahkemeninyetkisizliği yönünden reddine, Avni Givda, Recai Seçkin, Halit Zarbun, ZiyaÖnel, Muhittin Gürün ve Lütfi Ömerbaş'm bugün için mahkemenin bakmakta olduğubir dava bulunmadığı ve itirazın bu nedenle reddedilmesi ve Şevket Müftügil'indosyada eksiklik yoksa işin esasının incelenmesine karar verilmesi gerektiğiyolundaki karşı oylariyle ve oyçokluğu ile 28/3/1972 gününde karar verildi.
Başkan
Muhittin Taylan
Başkanvekili
Avni Givda
Üye
Fazıl Uluocak
Üye
Sait Koçak
Üye
Şahap Arıç
Üye
İhsan Ecemiş
Üye
Recai Seçkin
Üye
Ahmet Akar
Üye
Halit Zarbun
Üye
Ziya Önel
Üye
Kâni Vrana
Üye
Muhittin Gürün
Üye
Lütfi Ömerbaş
Üye
Şevket Müftügil
Üye
Ahmet H. Boyacıoğlu
KARŞIOYYAZISI
İtirazyoluna başvuran mahkeme 19/2/1972 gününde "Yargıtay Ceza Genel Kuruluilâmının kararın düzeltilmesi yolu ile kaldırılması için Ceza MuhakemeleriUsulü Kanunun 322. maddesi uyarınca Cumhuriyet Başsavcılığının nazarı dikkatiçekilmek üzere dava dosyasının Sıkıyönetim Komutanlığı Askerî Savcılığınagönderilmesine" karar vermiştir. Şu duruma göre bugün için mahkemeninelinde "bakmakta olduğu bir dava" bulunduğu düşünülemez. Kararındüzeltilmesi yolunun niteliği ve bu yoldaki girişimin Yasaya uygun olup olmayışıise mahkemenin bir kararla davayı artık elden çıkarmış bulunduğu gerçeğinideğiştirecek etkenlerden değildir. Bu işlem sonuçlanıp dava dosyası mahkemeyegeri geldikten ancak "bakılmakta olan bir dava" nın varlığındanyeniden söz edilebilecektir.
Görülüyorki bir mahkemeyi Anayasa'ya uygunluk denetimi için Anayasa'nın değişik 151.maddesi uyarınca bir kanunu Anayasa Mahkemesine getirmeye yetkili kılankoşullardan "bakılmakta olan bir dava bulunması" durumu olaydagerçekleşmemiştir. İtirazın, itirazla bulunan mahkemenin yetkisizliği yönünden,ancak bugün için bakılmakta olan bir dava bulunmadığı nedeniyle reddedilmesigerekir. Oysa çoğunluk davayı var saymış, iptali istenen kanunu mahkemeuygulama durumunda bulunmadığı, başka deyimle Anayasa'nın değişik 151.maddesinde yazılı ikinci koşul gerçekleşmediği için itirazın reddedilmesiniöngörmüştür.
28/3/1972günlü, 1972/10 - 14 sayılı karara yukarıda açıklanan nedenle karşıyım.
Başkan Vekili
Avni Givda
GEREKÇEYEİLİŞKİN KARŞIOY YAZISI
SayınAvni Givda'nın Karşıoy yazısında açıklanan nedenle itirazın reddi gerekli ikenkararda yazılı gerekçeye dayanılmış olmasına karşıyız.
Üye
Recai Seçkin
Üye
Halit Zarbun
Üye
Ziya Önel
Üye
Muhittin Gürün
Üye
Lütfi Ömerbaş
KARŞIOYYAZISI
Mahkemelerinbir dâvaya bakmaları için görevli olmaları bir usul kuralıdır ve bu sorun kamudüzeni ile ilgilidir. Bu nedenle önüne getirilen bir dâvada mahkemenin görevliolup olmadığına ilişkin hükümlerin anayasal dayanağını araştırması o mahkemecezorunludur. Görevli olduğunu veya olmadığını gösteren yasa hükümlerininAnayasaya aykırı olduğunu ciddî görmesi halinde, işin Anayasa Mahkemesinegetirilmesi mahkemeye düşen bir hak ve yükümlülüktür.
Olaydaaskerî mahkeme bir dâvanın esasına bakarak hüküm vermiş, fakat bu hüküm askerîyargıtayca görev yönünden bozulmuştur. Dâva dosyasını alan Ağır Ceza Mahkemeside görevsizlik kararı vermiş, bu selbi uyuşmazlık karşısında 10 Haziran 1930tarih ve 1634 sayılı Kanun uyarınca İş Yargıtay Ceza Genel Kuruluna intikalettirilmiş ve bu kurulca askerî mahkemenin görevli sayılmasına kararverilmiştir. Askerî mahkeme ise, kendisinin görevli sayılmasına Yargıtay CezaGenel Kurulunca karar verilemiyeceğini, bu yetkiyi Anayasa'nın 142 nci maddesiuyarınca Uyuşmazlık Mahkemesinin kullanabileceğini ileri sürmektedir. AncakUyuşmazlık Mahkemesi hakkında 1961 Anayasasından önce çıkarılan 14 Temmuz 1945gün ve 4788 sayılı Kanunda bu mahkemenin hukuk işlerinden doğan görevuyuşmazlıklarını çözümleyeceği açıklanmaktadır. Oysa 1961 Anayasası, UyuşmazlıkMahkemesinin, Ceza ve Hukuk ayrımı yapılmaksızın, adlî, idari ve askerî yargımercileri arasındaki bütün görev uyuşmazlıklarını çözümleyeceğiniöngörmektedir. Şu halde 4788 sayılı Uyuşmazlık Mahkemesi Kanundaki önleyicihüküm iptal edildiği takdirde görevi tayin edecek merci Anayasaya uygun olarakortaya çıkacak ve Anayasaya açıkça aykırı olan Yargıtay Ceza Genel Kurulununkaran geçersiz olacaktır. Aslında Askerî Mahkeme, Yargıtay Ceza Genel Kurulunayetki tanıyan 1634 sayılı kanun hükmü ile birlikte 4788 sayılı Kanun hükmününde iptali için Anayasa Mahkemesine başvurabilirdi. Ancak daha sonraki kanunolan 4788 sayılı Kanunun engelleyici hükmünün iptali halinde 1634 sayılıKanunun uygulama alanı ortadan kalkacağından izlenen yol hukuksal açıdan dahageçerli olmuştur. Bütün bu hükümler mahkemenin görevini belli edecek niteliktaşımakta ve bu nitelikleri itibarile uygulanacak hükümler arasında düşünülmesigerekmektedir. Dâvaya el koyan Mahkeme, görev statüsünü belirleyen hükümleregöre işin esasına bakmak veya bakmamak yönünü saptayacaktır. Hal böyle olunca;Kamu düzeninin gereği ve sonuncu olarak, mahkeme yönünden dâvanın ayrılmaz birparçası olan görev konusundaki hükümlerin, dâvada uygulanacak hükümler arasındasayılması zorunludur. Yoksa uygulanacak kanun hükmünü, mahkemenin sadecebaktığı dâvada uyuşmazlığın esasım çözmek için kendisi tarafından uygulamasıgereken hükümlere hasretmek Anayasanın 151 inci maddesinin ruh ve amacınaaykırı düşer.
Buitibarla mahkemenin görev yönünü saptayan bütün Yasa kurallarını mahkemeninbaktığı dâvada herşeyden önce uygulanacak hükümler olarak kabul etmek gerekir.
Dosyadabaşkaca eksiklikler yoksa, işin esasının incelenmesine karar verilmesi gerekir.Aksi yönde oluşan çoğunluk görüşüne bu nedenlerle karşıyım.
Üye
Şevket Müftügil