ANAYASA MAHKEMESİ KARARI
Esas Sayısı:1972/16
Karar Sayısı:1972/49
Karar günü:17/10/1972
Resmi Gazete tarih/sayı:1.3.1973/14463
İtirazyoluna başvuran : Ankara 3. îş Mahkemesi
İtirazınkonusu: (506 sayılı Sosyal Sigortalar Kanunu'nun bazı maddelerinindeğiştirilmesi ve bu Kanuna bazı maddeler eklenmesine dair) 23/10/1969 günlü,1186 sayılı Kanunun 21. maddesiyle 506 sayılı Kanuna eklenen geçici 3. maddeninTürkiye Cumhuriyeti Anayasası'nın 12., 42., 48 ve 53 üncü maddelerineaykırılığı yolunda davalı Sosyal Sigortalar Kurumu'nun ileri sürdüğü iddianınciddî olduğu kanısına varan mahkeme, Anayasa'nın 1488 sayılı Yasa ile değişik151. maddesine dayanarak, bu konuda bir karar verilmek üzere AnayasaMahkemesine başvurmuştur.
I-Olay :
AnkaraHükümet Caddesi 7 numaradaki işyerinde 2/1/1945-10/12 1945 günleri arasındaberber kalfası olarak çalıştığını ileri süren bir isçi kişinin, SosyalSigortalar Kurumuna, söz konusu geçici 3. madde u-varınca bu hizmetinprimlerini ödemeye amade olduğunu bildirerek öteki hizmetleriylebirleştirilmesi yolundaki başvurmasının, Kurumca borçlanma isteminin 1/4/1950den önceki süreyi kapsadığı gerekçesiyle reddedilmesi üzerine, sözü edilentarihler arasında geçen sürenin hizmetine katılması gerektiğinin saptanmasıistemiyle 12/10/1971 kayıt tarihli dilekçe ile açtığı ve Ankara 3. İşMahkemesinin 1971/14065 esas sayısını alan dâvanın 23/12/1971 günlü oturumundageçici 3. maddenin Anayasaya aykırı olduğu dâvâlı Kurum vekilince ilerisürülmüş; iddianın ciddî olduğu kanısına varan mahkeme Anayasa Mahkemesinebaşvurulmasına ve duruşmanın başka güne bırakılmasına karar vermiştir.
III-Yasa metinleri :
1-İtiraz konusu Kanun hükmü:
23/10/1969günlü, 1186 sayılı Kanunun 21. maddesiyle 5Ü6 sayılı Kanuna eklenen ve iptaliistenilen geçici 3. madde, (Beşinci tertip düstur, cilt 9, Birinci Kitap,Sahife 141 deki metne göre) şöyledir :
"GeçiciMadde 3- Bu Kanunun yayımından önce çeşitli işyerlerinde fikir ve beden işçisiolarak çalışmakta olup her ne sebeple olursa olsun Sosyal Sigortalar Kurumunaveya bu Kuruma devredilen çeşitli emekli sandıklarına emekli veya yaşlılıkaylığına esas olacak prim ödememiş olanlar hizmetlerini belgelendirdikleri ve ozamana ait ilk aylık ücretleri üzerinden işçi ve işveren sigorta primlerini engeç beş yıl içinde defaten veya eşit taksitlerle ödedikleri takdirde toplamolarak en çok 10 yıllık hizmetleri Sosyal Sigortalarda veya Sosyal Sigortalaradevredilen sandıklarda geçen hizmetleriyle belirleştirilir."
2-İtiraza dayanak olarak mahkemece ileri sürülen Anayasa hükümleri :
"Madde12- Herkes, dil, ırk, cinsiyet, siyasî düşünce, felsefî inanç, din ve mezhepayrımı gözetilmeksizin, Kanun önünde eşittir. Hiçbir kişiye, aileye, zümreyeveya sınıfa imtiyaz tanınamaz."
"Madde42- Çalışma herkesin hakkı ve ödevidir.
Devlet,çalışanların insanca yaşaması ve çalışma hayatının kararlılık içinde gelişmesiiçin, sosyal, iktisadî ve malî tedbirlerle çalışanları korur ve çalışmayıdestekler; işsizliği önleyici tedbirleri alır.
Angaryayasaktır.
Memleketihtiyaçlarının zorunlu kıldığı alanlarda vatandaşlık ödevi niteliği alan bedenveya fikir çalışmalarının şekil ve şartları, demokratik esaslara uygun olarakKanunla düzenlenir."
"Madde48- Herkes, sosyal güvenlik hakkına sahiptir. Bu hakkı sağlamak için SosyalSigortalar ve sosyal yardım teşkilâtı kurmak ve kurdurmak Devletinödevlerindendir."
"Madde53- Devlet bu bölümde belirtilen iktisadî ve sosyal amaçlara ulaşma ödevini,ancak iktisadî gelişme ile malî kaynaklarının yeterliği ölçüsünde yerine getirir."
IV-İlk inceleme :
MuhittinTaylan, Avni Givda, Fazıl Uluocak, Sait Koçak, Nuri Ülgenalp, Şahap Arıç, İhsanEcemiş, Ahmet Akar, Ziya Önel, Kani Vrana, Mustafa Karaoğlu, Muhittin Gürün,Lûtfi Ömerbaş, Şevket Müftügil ve Ahmet H. Boyacıoğlu'nun katıldığı AnayasaMahkemesi İç tüzüğünün 15. maddesi gereğince yapılan 16/5/1972 günlü ilkinceleme toplantısında dosyanın eksiği kalmadığı anlaşıldığından işin esasınınincelenmesine oybirliğiyle karar verilmiştir.
V-Esasın incelenmesi :
Dâvanınesasına ilişkin rapor ile dosyadaki belgeler, iptali istenilen yasa hükmü,Anayasa'nın konuya ilişkin maddeleri ve bunlarla ilgili yasama belgeleri, konuile ilişkisi bulunan öteki metinler okunup incelendikten sonra gereği görüşülüpdüşünüldü :
1-Mahkeme Anayasa'ya aykırılık iddiasını ciddî bularak Anayasa Mahkemesineintikal ettirdiği işte, biçim yönünden Anayasa'ya aykırılıktan söz etmemeklebirlikte, Anayasa Mahkemesi İçtüzüğünün 16. maddesi gereğince düzenlenenraporda, itiraza ve iptal istemine konu edilen geçici 3. maddeyi kapsayan Kanuntasarısının yasama meclislerinde öncelik ve ivedilikle görüşüldüğü ve tasarınınmaddelerine geçilmesi kabul edildikten sonra komisyon raporundaki ivedilikönergesinin oylanarak kabul edilmiş bulunduğu belirtildiğinden bu konu üzerindedurulmuştur.
MilletMeclisi ve Cumhuriyet Senatosu Tutanak Dergilerinin konuya değinen bölümlerininincelenmesinde görülen şudur :
A-Millet Meclisindeki görüşmeler :
506sayılı Sosyal Sigortalar Kanunu'nun bazı maddelerinin değiştirilmesi ve bu Kanunabazı maddeler eklenmesine dair Kanun tasarı ve teklifleri ve Çalışma ve plânKomisyonlarından 5 er üyeden kurulu Geçici Komisyon raporu, 22/5/1969 günlüMillet Meclisi gündeminin 97. birleşiminin iki defa görüşülecek işlerin 83.sırasında yer almıştır.
Geçicikomisyonunun 7/5/1969 günlü 3 karar sayılı raporunda, öncelik hususunda gerekçeve ivedilik hakkında esaslı sebeb belirtilmemiş, öncelik ve ivediliklegörüşülmesi Genel Kurulun tavsiblerine bırakılmakla yetinilmiştir.
Mil1et Meclisinin 28/5/1969 günlü 98. birleşiminin 1. oturumunda Başkan, Komisyonunöncelik konusundaki önerisini okutarak oya sunmuş ve kabulü üzerine tasarınıntümü üzerindeki görüşmeyi açmıştır. Görüşmelerin sonunda verilen yeterlikönergelerinin uygun bulunmasından sonra Başkan, tasarının maddelerinegeçilmesini oya koymuş, kabulünden sonra da Komisyonun ivedilik önerisinioylamıştır.
B-Cumhuriyet Senatosundaki görüşmeler :
CumhuriyetSenatosu Bütçe ve Plân Komisyonunun 22/10/1969 günlü, 157 karar sayılı raporundada bir gerekçe yer almamış tasarının Genel Kurulda öncelik ve ivediliklegörüşülmesinin istenmesi Komisyonca kararlaştırılmıştır.
CumhuriyetSenatosunun 23/10/1969 günlü 70. birleşiminin 1. oturumunda, Bütçe ve PlânKomisyonu Başkanınca bir önerge verilmiş ve aşağıdaki görüşmelere geçmiştir.
"Başkan-Muhterem Senatörler, gündemin müzakeresine geçiyoruz. Gündemle ilgili birönerge var, okutuyorum.
YüksekBaşkanlığa
506sayılı Sosyal Sigortalar Kanunu'nun bazı maddelerinin, değiştirilmesi ve buKanuna bazı maddeler eklenmesine dair Kanun tasarısı tabedilerek sayın üyeleredağıtılmış bulunmaktadır.
Tasarınınönemine binaen gelen kâğıtlardan önce gündeme alınarak gündemdeki diğer işleretakdimen öncelik ve ivedilikle görüşülmesini arz ve teklif ederim.
Bütçeve Plân Komisyonu Başkanı
Başkan-Muhterem Senatör, önerge üzerinde söz isteyen sayın üye.
Yok
Önergedeüç ayrı husus talebedilmektedir. Bunlardan birisi gündeme alınması önceliklegörüşülmesi ve ivedilikle görüşülmesi hususlarıdır. Şimdi birinci hususuoylarınıza arz ediyorum. Kabul edenler... ........ etmeyenler ...............kabul edilmiştir, efendim.
Önceliklegörüşülmesi talepediliyor. Öncelikle görüşülmesi talebini oylarınıza arzediyorum. Kabul edenler ...... etmeyenler ... Kabul edilmiştir. efendim."(Cumhuriyet Senatosu Tutanak Dergisi Cilt 53, sahife 613)
Böylecetasarının tümü üzerinde görüşmelere başlanmış, maddelere geçilmesi oylanarakkabul edildikten sonra ivedilik önergesi oylanmış ve kabul olunmuştur.
C-Tutanakların incelenmesinde görülenler; komisyonların öncelikle incelenmeistemlerinin gerekçeli olmadığı ivedilik önergelerinin esaslı bir sebebedayandırılmadığı ve ivedilik isteyen önergelerin, tasarının tümü üzerindekigörüşmeler usulünce tamamlanıp maddelere geçilmesi oylanarak kabul edildiktensonra oya sunulduğudur.
a)Anayasa'nın 85. maddesinin birinci fıkrası hükmü uyarınca Türkiye Büyük MilletMeclisi ve meclisler çalışmalarını, kendi yaptıkları iç tüzüklerin hükümlerinegöre yürütmek durumundadırlar. Anayasanın bu hükmünden içtüzük hükümlerineYasama Meclislerince uyulmamış veya bu hükümlerin yanlış uygulanmış olmasınınKanunu kesin olarak Anayasa'ya aykırı duruma getireceği anlamı çıkarılamaz.Nitekim bu görüş 6/4/1972 günlü 13/18 sayılı Anayasa Mahkemesi kararında"içtüzüklerin biçime ilişkin tüm hükümlerinin aynı önem derecesindebulunduğu düşünülemez. Bunların arasında Yasama Meclisince verilen kararıngeçerliği üzerinde etkili olabilecek nitelik taşıyanlar bulunduğu gibi ayrıntısayılabilecek nitelikte olanlar da vardır. Birinci kümeye girenlere aykırıtutumun iptal nedenini oluşturacağını buna karşılık öteki biçim kurallarınauymamanın iptali gerektirmeyeceğini kabul etmek yerinde olur. Anayasadagösterilmeyen ve yalnız içtüzükte bulunan biçim kuralları arasında böyle birayırım yapılması zorunludur. Çünkü içtüzüklerdeki biçim kurallarına aşınbağlılık Yasama Meclislerinin çalışmalarını gereksizce aksatır. İçtüzükhükümlerine aykırı düşen işlemlerden hangilerinin iptal nedeni sayılacağısorunu uygulanacak içtüzük hükümlerinin önemine ve niteliğine göre çözülecek veincelemeleri sırasında Anayasa Mahkemesince değerlendirilip saptanacak birkonudur." biçiminde dile getirilmiştir. Anayasa Mahkemesinin budeğerlendirmeyi yaparak işi bir çözüme bağlarken yalnız içtüzük hükümlerininönem ve niteliğini değil, aynı zamanda kendi görev ve yetki sınırlarını dabirlikte gözönüne almasında zorunluluk vardır. Anayasaya uygunluk denetimiAnayasaca Anayasanın biçim kurallarına inhisar ettirilen veya konunun bünyesiyönünden öz üzerinde denetim olanağı bulunmayan işlerde, Anayasa Mahkemesininîçtüzük hükümlerini katı bir biçimde ele alarak değerlendirmeyi buna göreyapması doğal sayılmak gerekir. Öte yandan öz yönünden de denetim yetkisininbulunduğu konularda Anayasa Mahkemesinin aynı katılıkta işi ele alarak birdeğerlendirme yapması savunulamaz ve böyle bir görüş haklı da gösterilemez. Ohalde dava konusu Kanun maddesinin Millet Meclisi ve Cumhuriyet Senatosundaöncelik ve ivedilikle görüşülmesine ilişkin kararlar verilirken, madde hükmününiptalini gerektirecek ölçü ve nitelikteki hatalı uygulamaların bulunupbulunmadığı geniş bir biçimde ele alınarak araştırılmalıdır.
b)Hükümet tasarısının gerekçe bölümünde "Bilindiği üzere; Sosyal SigortalarAnayasamızın 48. maddesinde her Türkün tabiî ve temel hakkı olarak kabul edilenve ikinci Beş Yıllık Kalkınma Plânımızda modern toplumlarda toplumun bütününümodernleşme ve sanayileşme sonucu meydana çıkan risklere karşı hayat boyuncakoruyan bir sosyal politika aracı olarak tanımlanan sosyal güvenlik hedeflerineulaşılmada en etkili olacak unsurlardan birini teşkil etmektedir.
İnsanlarınötedenberi geleceğe güvenle bakabilmeleri konusunda duydukları ihtiyacıkarşılamak için meydana getirilen ve garp ülkelerinde bir asra yaklaşan birsüre zarfında tatbik edilen Sosyal Sigortalar memleketimizde 1964 yılındauygulanmaya başlamıştır.
1/3/1965tarihinde yürürlüğe giren ve çağdaş sosyal güvenlik hedeflerine ulaşılmada birmerhale olarak nitelendirilebilecek olan 506 sayılı Sosyal Sigortalar Kanunu buçalışmaların ana mihrakını teşkil etmektedir. Ancak; 506 sayılı Kanununyürürlüğe girdiği tarihten bu yana toplumumuz bünyesindeki meydana gelenekonomik ve sosyal gelişmeler anılan Kanunun tatbikatında karşılaşılan aksayantaraflar özellikle çalışanları insan haysiyetiyle bağdaşabilecek bir yaşayışseviyesine ulaştırmada, Anayasa'mızın öngördüğü temel ilkeler anılan Kanununtüm olarak yeniden gözden geçirilmesini zorunlu kılmaktadır.
Esasençağımızda; sosyal güvenlik konusunda yapılacak çalışmalarda devamlı bir gelişimve değişim içinde bulunan toplumsal şartların gözönünde tutulması özellikleSosyal Sigortaların kapsamı yanında sağlanan yardımların yeterli bir seviyeyeçıkarılması demokratik batı ülkelerinde sosyal devlet anlayışının bir gerçeğikabul edilmektedir. (............)Ancak uzunca bir süre alacak bu çalışmalarınyanında yaşlılık, malûllük ve ölüm sigortalarından aylık almakta olanların 1961-1962 yılı geçim seviyesine göre tesbit edilmiş aylıklarının sosyal adaletilkelerine uygun olarak artırılması malûl ve emeklilerin geçindirmekle yükümlüolduktan eş ve çocuklarının sağlık yardımlarından istifade ettirilmesi veözellikle yaşlılık sigortasından yararlanma yaşı olarak tesbit olur. Buna uygunbir şekil de 55 yaşa düşürülmesi yaşlılık malûllük ve ölüm sigortalarındansağlanan aylıkların hesabında sigortalılar lehine yeni hükümler getirilmesigibi hususların bir an önce Kanunlaşması zaruri mütalâa edilmiştir."(Millet Meclisi Tutanak Dergisi Cilt : 36, dönem 2, toplantı 4, S. sayısı 897basma yazı) satırları yer almış, 7/5/1969 günlü ve 3 karar sayılı MilletMeclisi geçici Komisyon raporunda "Tasarının tümü üze rinde yapılan müzakerelerdegerekçede gösterilen sebep ve görüşlere aynen iştirak edilerek maddeleregeçilmesi kabul edilmiştir." (Aynı tutanak dergisi) ,22/10/1969 günlü ve157 karar sayılı Cumhuriyet Senatosu bütçe ve plân komisyonu raporunda da"Tasarının gerekçesinde 506 sayılı Kanunun sosyal hayatımızın icaplarınacevap verebilecek şekilde değiştirilmesi için gerekli çalışmalara başlandığı;ancak uzunca bir süreye ihtiyaç gösteren bu çalışmaların yanında yaşlılık,malûllük ve ölüm sigortalarından aylık almakta olanların 1961 - 1962 yılı geçimseviyesine göre tesbit edilmiş aylıklarının- sosyal adalet ilkelerine uygunolarak artırılması malûl ve emeklilerin geçindirmekle yükümlü oldukları eş veçocuklarının sağlık yardımlarından istifade ettirilmesi ve özellikle yaşlılıksigortasından yararlanma yaşı olarak tesbit olunan 60 yaşın memleketimizinşartlarına uygun bir şekilde 55 yaşa düşürülmesi yaşlılık malûllük ve ölümsigortalarından sağlanan aylıkların hesabında sigortalılar lehine yeni hükümlergetirilmesi gibi hususların bir an önce Kanunlaşmasını temin maksadiyle iş butasarının hazırlandığı ifade edilmektedir.
Çağdaşsosyal güvenlik hedeflerine ulaşmak bakımından önemli bir gelişme niteliğinitaşıyan tasarı Komisyonumuzca da uygun mütalaa edilmiş ve benimsenmiştir."(Cumhuriyet Senatosu Tutanak dergisi Cilt 53, toplantı 8, S. sayılı 1277 basmayazı) denilmek suretiyle Hükümetin açıklanan gerekçelere dayanarak tasarınınbir an önce Kanunlaşması yolundaki temenni ve düşüncesini Komisyonların dabenimsediği dolaylı bir biçimde de olsa açıkça ortaya çıkmaktadır.
Budurumda öncelik önerisinde "gerekçenin" ve ivedilik önerisinde de"esaslı sebebin" var sayılması gerekir.
c)Anayasanın temel ilkelerinin, özellikle 48. ve 53. maddelerinde açıklanankuralların Devlete yüklediği ödevleri yerine getirmeyi amaç edinen bir kanuntasarısının öncelik ve ivedilikle görüşülmesi önerilerinde, içtüzüklerinaradığı yukarıdan beri tartışması yapılan gerekçe ve önemli sebeb koşullarınınbir anlamda var olduğunu kabul etmekte yanlış bir tutum da yoktur.
d)İçtüzükler hükümlerine göre, kural olarak, Kanun tasarı veya tekliflerininsonuçlandırılması iki kez görüşülmesi ile mümkündür. (Dahilî Nizamname madde99. Cumhuriyet Senatosu İçtüzüğü madde 69) Başkan, tasarı veya teklifin tümüüzerinde konuşmak isteyenlere söz vererek, tümü üzerindeki görüşmelertamamlandıktan sonra maddelere geçilmesini oya koyacak, kabul edilirse,görüşmeye devam olunacak, kabul edilmezse tasarı veya teklif reddedilmişsayılacaktır. (Dahilî Nizamname madde 103, 105 Cumhuriyet Senatosu içtüzüğümadde 73) Tasarı veya tekliflerin ikinci görüşülmesinde tümü üzerinde görüşmeolanağı yoktur. (Dahilî Nizamname madde 107. Cumhuriyet Senatosu İçtüzüğü madde75 )
İçtüzüklerinbu hükümlerine göre, Kanun tasarı veya teklifleri ister iki kez görüşülsünisterse ivedilik önerisi kabul edilerek bir kez görüşülmesi kararlaştırılsın,bunların tümü üzerindeki görüşme olanağı tektir. O halde ivedilik önergesinin,maddelere geçilmesi oylanıp kabul edildikten sonra oya sunulması, sonuca etkiyapacak bir durum ortaya çıkarmamaktadır. Kaldı ki içtüzüklerde ivedilikönerilerinin ne zamana kadar yapılacağı düzenlendiği halde bunların oyasunulacağı an belirtilmemiştir. Maddelere geçilmesi kabul edilmeyen tasarı veyatekliflerin reddedilmiş sayılacağı içtüzüklerin hükmü olduğuna ve ivedilikmüessesesine tasarı veya tekliflerin reddini sağlamak için değil aksinebunların ivedi olarak görüşülmesini sağlamak için yer verilmiş bulunduğunagöre, ivedilik önerilerinin maddelere geçilmesi kabul edildikten sonra oya konulmasınıniçtüzüklerin bu müesseseyi kurma amacına daha uygun düştüğü de tutarlı birbiçimde savunulabilir.
Özetlemekgerekirse; yukarıdan beri açıklandığı üzere, 1186 sayılı Kanuna ilişkin tasanüzerinde Millet Meclisi ve Cumhuriyet Senatosunda yapılan görüşmelerde, öncelikve ivedilik önerilerinde ve bu önerilere ilişkin kararların alınmasında içtüzükkurallarına belirtilen biçimde uyulmamış olması elde olunan veriler yönündenAnayasaya aykırılık sorununu oluşturacak ve kanunu böylece sakat ha s getirecekbir nitelik taşımadığı için itiraz konusu geçici 3. maddenin biç m yönündeniptali gerekmez.
MuhittinTaylan, Avni Givda, Sait Koçak, Nuri Ülgenalp. İhsan Ecemiş, Ahmet Akar veMuhittin Gürün bu görüşe katılmamışlardır.
2-1186 sayılı Kanunun geçici 3. maddesi sözü edilen Kanunun yayımından önceçeşitli işyerlerinde fikir ve beden işçisi olarak çalışmakta olanların, her nesebeple olursa olsun Sosyal Sigortalar Kurumuna veya bu Kuruma devredilenemekli sandıklarının emekli veya yaşlılık aylığına esas olacak primi ödemedengeçmiş hizmetlerinin, Sosyal Sigortalarındaki veya bu Kuruma devredilensandıklardaki hizmetleriyle birleştirilmesini bir takım koşullara bağlayarak,bu gibilerin işçi ve işveren sigorta primlerini borçlandırmak yoliylehizmetlerinin birleştirilmesine olanak tanımaktadır.
İtirazkonusu geçici 3. maddenin Kanuna girişi şöyle olmuştur :
Ne1186 sayılı Yasaya ilişkin tasarıda, ne de Millet Meclisi Geçici Komisyonuncabu tasarı ile birleştirilerek görüşülmesi kararlaştırılan Kanun tekliflerinde,geçici 3. madde veya bu maddeye tekabül eden bir hüküm yer almamış, ancakMillet Meclisi Geçici Komisyonunca "................ emekli aylıklarınınsosyal adalet prensiplerine uygun ve ahenkli bir hale getirilmesini temin etmek.........." gerekçesiyle "212 sayılı Kanuna tabi olup 1/4/1950tarihinden itibaren maluliyet, ölüm ve ihtiyarlık sigortası Kanunları şümulünealınmayan fakir işçilerin Kanun kapsamına alınmadan önceki en çok iki yıllıkhizmetleri bu Kanunun yürürlük tarihinden itibaren bir yıl içinde malûllük,yaşlılık ve ölüm sigortası Kanunu kapsamına alındıkları zamanki ilk aylık ücretveya yevmiyeleri üzerinden işveren ve işçi sigorta primlerini defaten veya eşittaksitlerle ödedikleri takdirde mevcut hizmetleriyle birleştirilir"(Millet Meclisi Tutanak Dergisi, Cilt 36, S. Sayısı 897, sahife 42) biçimindedüzenlenen bir hüküm geçici 3. madde olarak tasarıya girmiştir. Millet MeclisiGenel Kurulunda Geçici Komisyon Başkanı ve sözcüsü" imzasiyle verilen"geçici madde 3 ün aşağıdaki şekilde değiştirilmesini arz ve teklifederiz" yolundaki gerekçesiz bir önerge söz isteyen olmaması nedeniylegörüşmesiz kabul edildiğinden ve Cumhuriyet Senatosunda da bu madde üzerindesöz alan olmadığından böylece itiraz konusu hüküm bu günkü biçimiyle yürürlüğegirmiştir.
İtirazkonusu geçici 3. madde getirdiği müessese ile ilke olarak, işçilerin sigortasızgeçen hizmetlerinin sigortalı hizmetleriyle birleştirilmesini ve hizmetlerinbirleştirilmesi sonucunda ortaya çıkan hukukî durumdan işçilerinyararlandırılmasını öngörmektedir.
Anayasa'nın48. maddesi, herkesin sosyal güvenlik hakkına sahip olduğunu saptadıktan sonra,bu hakkı sağlamak için sosyal sigortalar ve sosyal yardım örgütü kurmak vekurdurmak ödevini Devlete yüklemiştir.
Milletimizi,dünya milletleri ailesinin eşit haklara sahip şerefli bir üyesî halinegetirmek, Türk toplumunu çağdaş uygarlık seviyesine ulaştırmak, insan hak vehürriyetlerini, millî dayanışmayı, sosyal adaleti, kişinin ve toplumun huzur verefahını gerçekleştirmeyi ve güvence altına almayı mümkün kılacak demokratikhukuk devletini bütün hukukî ve sosyal temelleriyle kurmak, Anayasa'mızda temelilke ve erekler olarak belirlenmiştir. Bu doğrultuda gayretler sarfedilen,özellikle kalkınmak ve bir endüstri toplumu haline gelebilmek için büyük atılımlaryapılan ülkemizde, sosyal güvenlik kurumlarının geç kurulabilmiş olması onlarındar kapsamlı olarak kurulması zorunluğunu da birlikte getirmiştir. Engellerinaşılması, ve olanakların elverişli hale gelmesi ölçüsünde sosyal adaletinyaygın bir hale getirilmek istenmesi, sosyal güvenlik örgütlerinin kapsamımgenişletme yönünde etki yapmış, ortaya çıkan bu durum borçlanma müesseseninkabulünü zorunlu kılmıştır. Bu nedenledir ki, pek çok Kanunlarda sosyalgüvenlik ve sosyal adalet sağlayıcı borçlanma hükümlerine yer verilmiştir.Nitekim Anayasa'nın 53. maddeside Devlete bu tür ödevleri takati ölçüsündeyerine getirmeyi buyurmaktadır.
Öteyandan Anayasanın 2. maddesi uyarınca Türkiye Cumhuriyeti, sosyal bir hukukDevletidir. Sosyal hukuk devletidir, güçsüzleri güçlüler karşısında koruyarakgerçek eşitliği yani sosyal adaleti ve böylece toplumsal dengeyi sağlamaklayükümlü Devlet demektir Çağdaş uygar görüşü ve Anayasa'nın temel yapı vefelsefesine göre gerçek hukuk devleti ancak toplumsal Devlet anlayışı içindeise bir anlam kazanır. Hukuk devletinin amaç edindiği kişiliğin korunması,toplumda sosyal güvenliğin ve sosyal adaletin sağlanması yoliylegerçekleştirilebilir.
Konubu açıdan ele alınınca, hizmet birleştirilmesini borçlandırma yoliyle öngörenitiraz konusu geçici 3. maddenin ilkesi yönünden Anayasa'ya uygun bulunduğunukabul etmek gerekir.
3-A) İtiraz konusu geçici 3. maddenin kabul ettiği bu ilkeden yararlanabilmekiçin madde bazı koşullan aramaktadır.
Bukoşullar :
a) 3Kasım 1969'dan önce çeşitli işyerlerinde fikir ve beden işçisi olarak çalışmışbulunmak,
b)Çalıştığı süre içinde her ne sebeple olursa olsun Sosyal Sigortalar Kurumunaveya bu Kuruma devredilen çeşitli emekli sandıklarına emekli veya yaşlılıkaylığına esas olacak prim, ödememiş bulunmak ve hizmetlerini belgelendirmek,
c)Belgelendirilen çalışma döneminin ilk aylık ücreti üzerinden işçi ve işverensigorta primlerini borçlanmak ve prim borcunu en geç beş yıl içinde defatenveya eşit taksitlerle Sigorta Kurumuna ödemekten ibarettir.
Bukoşulların varlığı halinde madde, toplam olarak en çok on yıllık sigortasızgeçen hizmetin Sosyal Sigortalar Kurumunda veya bu Kuruma devredilensandıklarda geçen hizmetlerle birleştirilmesine olanak tanımaktadır.
Yukarıdaaçıklandığı üzere ilkesi yönünden Anayasa'ya uygun olduğu saptanan itirazkonusu madde hükmünde öngörülen yöntemin de Anayasaya uygunluk açısındandenetlenerek bir çözüme varabilmesi için Sosyal Sigortalar kurumunun kuruluşuve hukukî yapısı ile mali kaynaklarının ve Anayasa'nın sosyal güvenlikörgütlerinin kurulması ödevini Devlete yüklerken güttüğü ereğin ayrıcaaraştırılarak incelenmesi gerekmektedir.
SosyalSigortalar Kurumu tüzel kişiliği olan ve kendi Kanunundaki hükümler dışındaözel hukuk hükümlerine tabi bulunan malî ve idarî bakımdan özerk bir Devletkurumudur. Devlet temel kuruluşlarından (yürütme) içinde yer alır ve ÇalışmaBakanlığına bağlıdır, (4792 sayılı Kanun-madde 1) Sosyal Sigorta Kurumununfinansmanı, işçi ve işverenlerden alınan ikili prim sistemi yolu ileolmaktadır. Gerçi Kurumun gelirlerini gösteren 4792 sayılı Kanunun 19.maddesinin (f) bendinde genel bütçeden yapılacak yardımlardan da söz edilmekteise de, bunu. Kurumun görevini yerine getirmesini engelleyecek bir durumla karşıkarşıya kalması halinde Devletin yükümlülüğünü belli eden bir hüküm olarakanlamak gerekir.
İtirazkonusu madde hükmünün ilişkin bulunduğu ihtiyarlık sigortası uzun vadeyiöngören müstakil bir sigorta koludur. Bu sigorta kolunda Sosyal SigortalarKurumu Kanunu'nun 73. maddesi hükmüne göre % 5 i sigortalıdan % 6 sı daişverenden olmak üzere % 11 prim alınmaktadır ve buna Devletin bir katkısıyoktur.
Borçlanmayolu ile hizmetlerin birleştirilmesi kabul edilirken yani bu kişilerin sosyalgüvenliği sağlanırken, Kurumun hukukî yapısının ve aktuaryal durumununöncelikle ele alınması ve kendisinden beklenilen görevleri aksatıcı veya bugörevleri yerine getirmeyi engelleyen zararlı yöntemlerden kesinliklekaçınılması gerekir.
Oysaitiraz konusu madde hükmü, borçlanma yolu ile hizmet birleştirilmesinibenimseyen bütün yasalarda belli edilen ilkelerin tersine olarak, gerçek primyerine borçlanma döneminin ill aylık ücretini esas alarak prim hesaplanmasınıöngörmüştür.
Yurdumuzdakiekonomik dalgalanma ve istikrarsızlık, para değerindeki sürekli düşüşler veişçi ücretlerindeki kararsızlıklar, özellikle toplu pazarlık ve sözleşmemüessesesinin uygulanmasından sonra ancak gerçek ücretlerin elde edilebilmesi,eski dönemlerdeki ücretlerin ve hele o dönemde ilk alınan aylığın ne derecedüşük kaldığını açıklamaya yeterlidir.
Sigortasisteminin gereği olan elde edilen gerçek ücretin primi yerine, borçlanmanın,borçlanılacak dönemin ilk ayında alınan ücretin primi üzerinden yürütülmesi,aktuarya hesaplarının yapılmamış olması, hizmetleri birleştirilecek kişilerinve bunların Kuruma yükleyeceği külfetin hesaplanarak tedbir alınmasına olanaktanıyan bir yöntemin getirilmemiş bulunması, primleri zamanında işletememeninKurum bünyesindeki olumsuz etkileri, bir yandan 1186 sayılı Yasa ile bağlanmışve bağlanacak aylıkların artırılmış, bir yandan aylığa hak kazanmak içingereken prim ödeme günü sayısının düşürülmüş olması ve aylığa hak kazanmayaşının kadınlarda 55 den 50 ye erkeklerde 60 dan 55 e indirilmiş ve 25 yılsigortalılık süresini tamamlayarak en az 5000 gün prim ödeyen sigortalılar içinyaş koşulunun kaldırılmış bulunması gibi önemli etkenler. Sosyal SigortalarKurumunun malî olanaklarını zorlamak ve giderek bunları tüketmek, suretiyle sosyalgüvenliği ve sosyal adaleti sağlamakla yükümlü bu kuruluşun yetersiz veDevletin sosyal güvenliği sağlamakta göstermelik bir sosyal sigorta kurmuşduruma düşmesine yol açabilecek bir ağırlık taşımaktadır.
AnayasaMahkemesinin 23/5/1972 günlü, 1972/2-3 sayılı Kararında açıklandığı gibi,Sosyal Sigortalar Kurumu hem Anayasa'nın 48. maddesinin bütün yurttaşlaryararına Devlere yüklediği toplumsal güvenlik hakkını sağlama ödeviniyurttaşlardan bir bölüğü bakımından yerine getirmek üzere, hem de Anayasa'nın 42.maddesinin ikinci fıkrasındaki (Devlet, çalışanların insanca yaşaması veçalışma hayatının kararlılık içinde geçmesi için sosyal, iktisadî ve malîtedbirlerle çalışanları korur ve destekler) kuralı ile Devlete çalışanlaryararına yüklenen ödevlerin bir bölümünü gerçekleştirmek üzere kurulmuş birörgüt niteliğini göstermektedir. Anayasa'nın gerek 48., gerekse 42. maddesi, 2.maddesinde yer alan sosyal devlet ilkesini gerçekleştiren kurallardurumundadır. O halde sosyal güvenliği sağlamak için kurulmuş bir kurumu güçsüzduruma düşüren ve böylece Devlete göstermelik bir sosyal sigorta düzeni kurmuşgörünüşünü veren geçici 3. maddenin getirdiği yöntem Anayasa'nın 2.maddesindeki sosyal hukuk devleti ilkesine aykırıdır ve bu yönden iptaledilmelidir.
B-Yukarıda açıklandığı üzere dâva konusu hüküm on yıllık borçlanma süresinin ilkaylık ücreti üzerinden prim borçlanılmasını öngörmektedir. Yargıtay İçtihadıBirleştirme Genel Kurulunun 6/11/1971 günlü, 2/4 sayılı içtihadı birleştirmekararına göre madde hükmü l/4/1950 gününden önceki hizmet sürelerine deuygulanabilecektir. 5417 sayılı ihtiyarlık Sigortası Kanunu'nun yürürlüğe giriştarihi olan 1/4/1950 gününden beri sigortaya bağlanan ve yaşlılık aylığına hakkazanma koşullarının oluşmasını bekleyen sigortalılar, konjöktüre, terfi vetoplu pazarlık ve sözleşme düzenine göre artan gerçek kazançları üzerinden primödeyerek ve işverenlerden de bu kazançlara göre prim alınarak sosyal güvenliksisteminin ihtiyarlık sigortasından yararlandırılırken, her ne sebeple olursaolsun sigorta kapsamı dışında kalmış ve böylece geçici 3. madde hükmündenyararlanma olanağını bulmuş kişilerin ilk aylıkları üzerinden saptanacakprimleri borçlanarak aynı hakları elde etmeleri ikinciler yararına farklı birdurum oluşturmaktadır. Ülkemizde sosyal güvenliği sağlayan sandıklara ilişkinyasaların hiç birinde ilk aylık üzerinden yapılacak bir borçlanmaöngörülmediği, aksine borçlanılacak yıllardaki gerçek ücretler veya başvurmatarihindeki son ücret esas alınarak hizmet birleştirilmesi yoluna gidildiğigözönüne alınınca yaratılan farklılık daha da belirginleşmektedir. Bu hal iseAnayasanın 12. maddesinin öngördüğü eşitlik ilkesine açıkça aykırıdır ve itirazkonusu kural bu nedenle de iptal olunmalıdır.
VI-Sonuç :
1-1186 sayılı Kanuna ilişkin tasarının Millet Meclisinde ve CumhuriyetSenatosundaki görüşmeler sırasında öncelik ve ivedilik kararlarında içtüzüklerkurallarına aykırı davranılmasının itiraz konusu geçici 3. maddenin biçimyönünden iptalini gerektirmediğine Muhittin Taylan, Avni Givda, Sait Koçak,Nuri Ülgenalp, İhsan Ecemiş, Ahmet Akar ve Muhittin Gürün'ün karşı oybirliğiyleve oyçokluğu ile;
2-1186 sayılı Kanunda yer alan geçici 3. maddenin Anayasa'nın hukuk devleti veeşitlik ilkelerine aykırı bulunduğuna ve iptaline oybirliğiyle 17/10/1972gününde karar verildi.
Başkan
Muhittin Taylan
Başkanvekili
Avni Givda
Üye
Fazıl Uluocak
Üye
Sait Koçak
Üye
Nuri Ülgenalp
Üye
Şahap Arıç
Üye
İhsan Ecemiş
Üye
Ahmet Akar
Üye
Halit Zarbun
Üye
Ziya Önel
Üye
Kâni Vrana
Üye
Muhittin Gürün
Üye
Lütfi Ömerbaş
Üye
Şevket Müftügil
Üye
Ahmet H. Boyacıoğlu
KARŞIOYYAZISI
506sayılı Sosyal Sigortalar Kanununa bazı maddelerle birlikte, bu dosyada dâvakonusu edilen geçici 3. maddeyi de ekleyen 23/10/1969 günlü ve 1186 sayılıKanun, T. B. M. Meclisindeki görüşülmesi sırasında yasama meclisleriiçtüzüklerindeki hükümlere aykırı olan işlemlere tabi tutulmuş olması nedeniyleAnayasa'ya da aykırı duruma girmiş bulunmaktadır :
I-Millet Meclisindeki işlemler :
1-506 sayılı Sosyal Sigortalar Kanununun bazı maddelerinin değiştirilmesi ve buKanuna bazı maddeler eklenmesine dair olup, Bakanlar Kurulunun 29/3/1969 günlütoplantısında Büyük Millet Meclisine sunulmasına karar verilmiş olan kanuntasarısı 12 gün sonra, 10/4/1969 günlü bir yazı ile Millet Meclisinegönderilmiştir.
2-Söz konusu tasarı Millet Meclisi Çalışma ve plan Komisyonlarına 14/4/1969gününden önce havale edilmiştir. (Millet Meclisi 14/4/1969 gündemine ilişkin"gelen kâğıtlar" cetveli, sıra : 1; Millet Meclisi Tutanak Dergisi,Dönem: 2, cilt : 35, Sh. 598).
3-Aynı konuda daha önce Çalışma ve Plân Komisyonlarına havale edilmiş olan11/2/1969 ve 1/4/1969 tarihli iki kanun teklifinin Çalışma ve PlânKomisyonlarından seçilecek üyelerden kurulu bir geçici Komisyonda görüşülmesi,Millet Meclisinin 8/4/1969 günlü 76. Birleşiminde kabul edilmiş (Millet MeclisiTutanak Dergisi : Dönem 2, cilt : 35, Sh, 493) ve 15/4/1969 günlü 80.Birleşiminde de söz konusu geçici komisyonun üye sayısının artırılmasına kararverilmiştir. (Aynı dergi Sh. 640)
4-Yukarıda l ve 2 sayılı fıkralarda adı geçen kanun tasarısı fit aynı konuda dahaönceleri meclîse sunulmuş bulunan 26/1/1968, 26/6/1968, 28/6/1968 tarihli vebiri de tarihsiz dört kanun teklifinin de 3 sayılı fıkrada kurulduğu belirtilengeçici komisyona havale edilmelerine Millet Meclisinin 21/4/1969 günlü 83.Birleşiminde karar verilmiştir. (Millet Meclisi Tutanak Dergisi : Dönem : 2,cilt 36, Sh. S).
3-Geçici komisyon bu tasan ve tekliflerin tümünü birleştirerek incelemiş ve bunadair 3 sayılı kararını 7/5/1969 günlü raporu ile Meclis Başkanlığına sunmuştur.(M. M. T. D. Dönem : 2, cilt : 36, Sh. 657 basmayazı S. sayışı : 897).
Buraporda herhangi bir gerekçe belirtilmeden (Öncelik ve ivedilik ile görüşülmesitemennisiyle) denilmek suretiyle tasarının öncelik ve ivedilik usulü ilegörüşülmesi önerilmiştir.
6-Millet Meclisinin 22/5/1969 günlü 97. Birleşimine ilişkin gündemin iki defagörüşülecek işler bölümünün 83. sırasında yer alan ve (vaktin gecikmesi veçoğunluğun kalmaması nedeniyle, M. M. T. D. dönem : 2, cilt : 36, Sh. 639) ogün görüşülmeyen bu rapor 28/5/1969 günlü 98. Birleşim gündeminin iki defagörüşülecek isler bölümünün yine 83. sırasında yer almıştır.
7-Millet Meclisinin 28/5/1969 günlü 98. Birleşiminde, Başkan, evvelâ komisyonunöncelik önerisini oya sunmuş, kabulü üzerine tasarının tümünün görüşülmesinegeçilmiştir. Taşınma tümü üzerindeki görüşmeler bitip de maddelerinegeçilmesinin avlanmasından sonra komisyonun ivedilik önerisi oya sunulmuş vekabulü üzerine de bir defa müzakere ile yetinilerek Millet Meclisindekimüzakeresi tamamlanmıştır (M. M. T. D. Dönem : 2, cilt : 36, Sh. 658-682).
Görüldüğügibi, 14/4/1969 gününden önce komsiyona havale edilmiş olan Hükümet tasarısınınkomisyon incelemesi işlemleri 23 günde sonuçlandırılmış ve 7/5/1969 günlükomisyon raporu da Meclis gündemine 15 gün sonra girebilmiş, aynı konudaki 1968tarihli milletvekili teklifleri ise bir sene sonra ele alınmış bulunmaktadır.
II-Cumhuriyet Senatosundaki işlemler :
l-Tasarı, Millet Meclisi Başkanlığının 2/6/1969 günlü ve 9355 sayılı yazısı ileC. Senatosu Başkanlığına gönderilmiş (C. Senatosu Tutanak Dergisi cilt : 53,Sh. : 613- basmayazı S. sayısı : 1277) ve Sosyal işler ve Bütçe ve Plankomisyonlarına havale edilmiştir (Aynı dergi, Sh. 579).
2-C. Senatosu, 28/5/1969 günlü 67. birleşiminde, 12 Ekim 1969 da yapılacak genelseçimlerin ilânından üç gün sonra toplanmak üzere tatile girmiş ve Anayasa'nın83. maddesi gereğince 1/5 üyenin isteği üzerine 13/6/1969 gününde toplanan 68.Birleşimde ise toplantı yeter sayısı sağlanamadığından tatile devam olunmuştur.(Aynı Tutanak Dergisi Sri. 580 - 581)
3-C. Senatosunun tatilinden sonraki ilk birleşimi (69 Birleşim) 22/10/1969 günüyapılmış ve söz konusu tasarıya bu birleşim gündemine yer verilmemiştir.
Ancakbu birleşimde Bütçe ve Plan Komisyonu Başkanının (geniş bir işçi kitlesininkanunlaşmasını sabırsızlıkla beklediği 506 sayılı Sosyal Sigortalar Kanunununbazı maddelerinin demiştirilmesi ve bu kanuna bağlı maddeler eklenmesine dairkanun tasarısının görüşülmesini temin maksadiyle ve münhasıran mezkûr tasarıyımüzakere etmek üzere Genel Kurulun 23 Ekim 1969 Perşembe günü saat 15 detoplanmasını) isteyen bir önergesi okunmuş ve Genel Kurul Başkanı tarafından,gerekçesi bakımından önergeye katılmakla beraber içtüzükle toplantı günleribelli edilmiş olduğundan bu günlerde fevkalade meseleler görüşülmesi mümkünolmadığından yarınki (23/10/1969) toplantıda öncelik ve ivedilik kararı istemeksuretiyle maksadın sağlanması mümkün olacağından önergenin oya sunulmayacağıbildirilmiştir.
4-Tasarıya ilişkin 1277 S. sayılı basma yazının (C. Senatosu Tutanak Dergisi,Cilt 53. Sh. 613). incelenmesinden anlaşıldığına göre, Millet Meclisinden2/6/Î969 gününde C. Senatosuna gönderilen tasarının 13/6/1969 günlü (gelenkâğıtlar) cetveline göre o tarihten önce Sosyal İşler ve Bütçe PlanKomisyonlarına havale edildiği, ancak C. Senatosunun 28/5/1969 da tatile girmişolması nedeniyle Komisyonlarca işin ele alınmadığı ve tatili müteakip, yirmiüçü asil, beşi geçici olmak üzere yirmidört maddeyi kapsayan tasarının,22/10/1969 gününde, evvelâ Sosyal İşler Komisyonunda müzakeresi bitirilerekaynı günde Bütçe ve Plan Komisyonuna verildiği ve bu komisyonca da keza aynıgünde müzakeresi tamamlanarak sonucunun aynı günlü (22/10/1969 ve katar 157 sayılıraporla C. Senatosu Başkanlığına sunulduğu anlaşılmakla, raporun basılması daertesi günkü (23/10/1969) 70. Birleşime yetiştirilmiş bulunmaktadır.
Raporda,(tasarının Genel Kurulda öncelik ve ivedilikle görüşülmesi hususunda istemdebulunulması kararlaştırılmıştır.) denilmekte yetinilerek bu konularda başkacaherhangi bir gerekçenin ve esaslı sayılabilecek bir sebebin öne sürülmediğigörülmektedir.
5-C. Senatosunun 23 Ekim 1969 günündeki 70. Birleşiminin gündeminde de sözü geçentasarıya yer verilmemiş, ancak birleşim içinde Bütçe ve Plan KomisyonuBaşkanının (506 sayılı Sosyal Sigortalar Kanununun bazı maddelerinindeğiştirilmesi ve bu kanuna bazı maddeler eklenmesine dair kantin tasarısıtabedilerek sayın üyelere dağıtılmış bulunmaktadır.
Tasarınınönemine binaen gelen kâğıtlardan gündeme alınarak, gündemdeki diğer işleretakdimen öncelik ve ivedilikle görüşülmesini) isteyen önergesi okutulmuş ve ilkönce işin gündeme alınması, sonra da öncelik kararı verilmesi oylanarak kabuledilmiş ve tasarının tümü üzerindeki görüşmelerin bitiminde maddeleregeçilmesinin oylanmasından sonra ivedilik kararı oya sunulmuş ve kabulü üzerinede tasarının bir defa müzakere edilmesi suretiyle işlem tamamlanmıştır. (C. S.T. D. Cilt 53, Sh. 613, 625, 656)
Görüldüğügibi söz konusu kanun tasarısı 4,5 ayı geçen bir müddetle, velev tatilnedeniyle de olsa, C. Senatosunda beklemiş, ancak tatili takip eden ilk günde,iki komisyon incelemesi ve ertesi günde Genel Kurul görüşülmesi bitirilmeksuretiyle, aceleden de öte bir çabukluk gösterilmiştir. Genel Kuruldaki acelemüzakereyi sağlamak için verilmiş bulunan önergede ise sadece (tasarınınönemine binaen) denilmekle yerinilmiş, henüz gündeme girmemiş ve üyeleredağıtımından itibaren iki tam gün geçmemiş olan bir tasarının hemen gündemealınarak öncelik ve ivedilikle görüşülmesini zorunlu kılan gerekçelerin veesaslı sebeplerin neler olduğu hakkında başkaca hiç bir açıklama yapılmamıştır.
Kaldıki aşağıda III. bölümde de açıklandığı gibi söz konusu tasarının, diğer kanuntasarılarından farklı olarak acele usul uygulanmasını gerektiren önemli biryanı da bulunmamaktadır.
III-Millet Meclisi ve C. Senatosu işlemlerinin içtüzük hükümleri karşısındakidurumu :
MilletMeclisi ve Cumhuriyet Senatosu içtüzüklerinin bu konulara ilişkin hükümlerişöyledir :
A -Millet Meclisi içtüzüğü :
Anayasa'nıngeçici 3. maddesi gereğince halen uygulanmakta olan Millet Meclisi içtüzüğünün99. maddesi, kanun tasan veya tekliflerinin iki müzakereden sonra katî olarakkabul edilmiş olacağı, 106. maddesi ise ikinci müzakerenin birinci müzakeredenancak beş gün geçtikten sonra gündeme alınacağı ilkelerini koymaktadır.İçtüzüğün 100. maddesi bu genel ilkeye tabi olmayacak kanunları saymaktadır.
GenelKural böyle olmakla beraber içtüzük bazı durumlarda işlerinçabuklaştırılmasının gerekebileceğini öngörerek acele müzakere usullerime deolanak tanımış bulunmaktadır. Nitekim içtüzüğün beşinci bölümü (5. bap),"müstaceliyet ve takdimen müzakere" başlığını taşımakta ve 70., 73.maddeleri (müstaceliyet) kararı ile müzakereyi, 74. - 75. maddeleri (takdimen)veya (hemen) müzakereyi ve 76. maddesi de iki müzakere arasında geçmesi zorunluolan beş günlük aradan ne suretle vazgeçilebileceğini düzenlemektedir.
B-Cumhuriyet Senatosu içtüzüğü :
CumhuriyetSenatosu İçtüzüğü de bu konularda benzer hükümlere yer vermiş bulunmaktadır.Şöyleki :
44.maddesi, işlerin gündemlerde alacakları sırayı, kanun tasarı ve tekliflerininkomisyonlardan Başkanlığa gelme sırasına göre görüşüleceğini, gerekirse genelkurulun bu sırayı değiştirebileceğini belirtmektedir.
70.maddesi, ilgili komisyonlarca incelenen kanun tasarı veya tekliflerininbastırılarak üyelere dağıtılacağı, dağıtımından itibaren iki tam gün geçmedikçegündeme alınamayacağı kuralını koymakta, ancak maddede gösterilen kişilerinyazılı ve gerekçeli istemleri üzerine genel kurul karariyle daha önce degündeme alınabilme imkânım tanımaktadır.
69.maddesi, kanun tasarı veya tekliflerinin genel kurulda iki defa görüşülmeksuretiyle sonuçlandırılacağı ve 75. maddesi de ikinci görüşmenin birincigörüşmeden en az beş gün sonra yapılacağı ana ilkesini koymakta, 71 maddesi isenitelikleri itirabiyle bu ilkeye tabi tutulmayarak bir defa müzakere ilesonuçlanabileceği kabul edilen kanunları saymaktadır.
Öteyandan Millet Meclisi içtüzüğünde olduğu gibi C. Senatosu içtüzüğünde de, bazıdurumların işlerin çabuklaştırılmasını zorunlu kılabileceği öngörülerek acelemüzakere usullerine olanak sağlanmıştır.
NitekimC. Senatosu içtüzüğünün 45. - 49. maddeleri (öncelikle görüşme), ve (ivedilikkararı) konularını düzenliyerek bunların niteliklerini belirtmiş, 75. maddeside ikinci görüşmenin beş günden evvel yapılabilmesinin koşullarınıgöstermiştir.
GerekMillet Meclisi içtüzüğünde, gerekse C. Senatosu İçtüzüğünde sözleri geçen(müstaceliyet= ivedilik) kararı kanunların oluşması için genel ilke olarakkonulmuş bulunan (iki defa müzakere) zorunluluğundan kurtulmayı; (takdimen-öncelik) kararı, gündemdeki sıranın bozularak öteki işlerden önce görüşmeyebaşlamayı; iki müzakere arasında geçmesi gerekli en az beş günlük aranınkaldırılması da peş peşe iki günde bile görüşmenin yapılarak işlemintamamlanmasını sağlayan usuller olmaları itibariyle hepsinin de olağan usuldışında çabuklaştırıcı nitelikte birer istisnaî müzakere usulleri olduklarıgörülmektedir.
Kanunlarınsağlıklarının, ancak olağan usullerle yürütülecek müzakerelerle sağlanabileceğiiçtüzüklerin genel hükümleriyle belli edilmişken, aynı İçtüzüklerde olağanusuller dışında acele usullere de yer verilmiş bulunmasının nedeninin kamuyararı olduğundan kuşku yoktur. Zira bazı durumların gerektireceği kanuntedbîrlerinin acele olarak alınmasiyle sağlanacak kamu yararının, YasamaMeclislerindeki müzakereler sırasında acele usuller uygulanmasından doğacaksakıncaları bile göze almayı zorunlu kılacak derecede önemli olduğu önesürülebilir. Ancak olağan usulleri bir tarafa bırakarak acele usullerebaşvurabilmek için, çabuklaştırmayı zorunlu kılan durumun ve bundaki kamuyararının açık seçik ortaya konulması gereklidir.
Nitekimİçtüzüklerinin söz konusu maddelerinde, bu usullerden;gündemde olmayan birkanunun gündeme alınması için yazılı bir gerekçenin öne sürülmesi;(müstaceliyet- ivedilik) yoluna başvurulabilmek için (meclislerin kabul edeceğiesaslı bir sebebin bulunması), (takdimen=öncelik) usulünün teklifi için(gerekçenin yazılı olarak belirtilmesi), beş gün beklenmeden ikinci müzakereninyapılması tekliflerinin de keza gerekçe belirtilmek suretiyle yazılı olarakyapılması koşullarının konulduğu görülmektedir. Bu şartlar olmadıkça buusullere başvurmanın mümkün olamayacağı içtüzük maddelerinden açıkçaanlaşılmaktadır.
Yukarıkiaçıklamaların ışığı altında incelendiğinde, söz konusu kanun tasarısının aceleusullere başvurmayı gerektiren bir nitelik taşıdığı da kabul edilemez. Zira birtasarının büyük bir kitle tarafından beklenmekte olmasının veya tasarıhükümlerinin bir an önce yürürlüğe girmesinin hükümet gerekçesinde öne sürülmüşbulunmasının acele usullere başvurmak için yeter bir neden sayılması mümkündeğildir.
Herkanun tasarısının belli bir konuda duyulan bir kamu ihtiyacını karşılamak içinhazırlanması ve bir kısım yurttaşları etkileyen ve bir an önce ele yürürlüğegirmesinde fayda umulan hükümler taşıması olağan olup bu niteliklerin olağanmüzakere usullerinden ayrılmayı gerektiren bir neden teşkil etmedikleriortadadır.
Kaldıki, yukarıda ayrıntılariyle de gösterildiği gibi ne hükümetçe tasarının T. B.M. Meclisine sunulmasında, ne de iki yasama meclisindeki çalışmalarınsürdürülmesinde, acele usullerin uygulanmasiyle kazanılan iki ve beş günlüksürelerin beklenilmemesini zorunlu gösterecek nitelikte acele hareketedilmediği, pek çok beş günlerin geçirilmiş olduğu görülmektedir. C.Senatosunun son gündeki acelesini ise beş aya yaklaşan bir gecikmeninkapatılması gayretine bağlamak doğru olup bunun da kanunun müzakeresinde olağanusullerden fedâkârlık için haklı bir neden teşkil etmesi kabul edilemez.
IV-Sonuç :
İçtüzüklerinyukarıda yazılı maddeleri ile söz konusu kanunun meclislerdeki görüşülmesisırasında uygulanan ve yukarıda ayrıntılariyle belirtilmiş olan işlemlerkarşılaştırıldığında :
1-Gerekçesi olmayan öncelik tekliflerinin oylandığı ve kabulü üzerine de bunagöre işlem yapıldığı,
2-Esaslı nitelikte olmak şöyle dursun herhangi bir nedeni belirtilmeyen ivedilikönergelerinin keza Meclisler Başkanlıklarınca oylandığı ve kabulü üzerine debuna göre işlem yapılarak tasarının kanunlaştırıldığı,
3-Bunlardan ayrıca, C. Senatosunca, henüz bastırılıp dağıtılmasından iki tam güngeçmemiş olan bir tasarının gerekçesi belirtilmeyen bir istek üzerine gündemealındığı.
Meydanaçıkmakta ve bu işlemlerin içtüzüklerin hükümlerine aykırı bulundukları, başkacabir açıklamayı gerektirmeyecek derecede ortada bulunmaktadır.
Anayasa'nın85 maddesinin ilk fıkrasında : (Türkiye Büyük Millet Meclisi ve Meclisler,çalışmalarını, kendi yaptıkları içtüzüklerin hükümlerine göre yürütürler.)denilmekte ve bu kurala göre Yasama Meclislerinin çalışmalarının kendi yaptıklan içtüzük hükümlerine göre yürütülmesi bir Anayasa ilkesinin gereğibulunmaktadır. Bu ilkeye aykırı yasama çalışmalarının Anayasa'ya aykırı olduğune kadar meydanda ise bu nitelikteki çalışmaların ürünü olan kanunların da, buaçıdan, Anayasa'ya aykırı nitelik taşıdıklarının kabulü zorunludur.
Herne kadar içtüzüklerin bir kısım hükümlerinin, kanunların sağlığını saklamadabirinci derecede önem taşımadıkları ve bu gibi hükümlere riayetsizliğinkanunların sağlıklı olmalarını etkilemeyeceği düşünülebilirse de yukarıdaaçıklanan hükümlerin bu nitelikte olmadıkları, aksine kanunların meclislerdegereği gibi görüşülür" tartışılmasını ve bunun sonucu olarak da milletiradesinin sıhhatli bir biçimde belli olmasını sağlamak için konulmuş pekönemli usul hükümleri bulundukları meydandadır. Bu bakımdan içtüzüklerin buönemde nitelikleri olan hükümlerinin bir tarafa bırakılmak suretiylegörüşülmesi yapılmış bir kanunun Anayasa'nın 85. maddesine aykırı sayılmasızorunludur.
Yukarıdaaçıklanan nedenlerle Anayasa'nın 35. maddesine aykırı bulunan söz konusu 1186sayılı Kanunun 21. maddesiyle 506 sayılı Kanuna eklenen geçici 3. maddenin,esastan incelenmesine geçilmeden önce biçim yönünden iptaline karar verilmesigerektiğinden kararın bu görüşe aykırı olan bölümüne karşıyız.
Başkan
Muhittin Taylan
Üye
Sait Koçak
Üye
Nuri Ülgenalp
Üye
İhsan Ecemiş
Üye
Muhittin Gürün
KARŞIOYYAZISI
Bukarşıoy yazısının ilişkin bulunduğu 1972/16-49 sayılı, 17/10/1972 günlü AnayasaMahkemesi kararında bir kuralı itiraz ve inceleme korusu olan 1186 sayılıKanunun, tasan durumunda iken, Yasama Meclislerinde öncelik ve ivediliklegörüşüldüğü; Komisyonların öncelikle inceleme önerilerinin gerekçesiz olduğu,ivedilik önerilerinin esaslı nedene dayandırılmadığı ve bunların tasarının tümüüzerindeki görüşmeler bitirilip maddelere geçilmesi kabul edildikten sonraoylandığı belirtilmekte; ancak Yasama Meclisleri içtüzüklerine aykırı düşen şudavranışların kanunun biçim yönünden iptalini gerektirecek bir ağırlıktabulunmadığı sonucuna varılmaktadır. Aşağıda ayrıntıları ile açıklanacağı üzerebu aykırılıklar ortada iken çoğunluğun vardığı sonuca katılmağa olanak yoktur.
Anayasa'nın85. maddesinin ikinci fıkrası uyarınca Türkiye Büyük Millet Meclisi veMeclisler çalışmalarını kendi yaptıkları içtüzüklerin hükümlerine göreyürütürler. Anayasa Mahkemesinin Yasama Meclisleri içtüzüklerinin biçimeilişkin kuralları üzerindeki oturmuş görüşü, kararda da belirlendiği gibi,şöyle özetlenebilir : "İçtüzüklerin biçime ilişkin tüm hükümlerinin aynıönem derecesinde bulunduğu düşünülemez. Bunların arasında Yasama Meclislerinceverilen kararın geçerliği üzerinde etkili olabilecek nitelik taşıyanlarbulunduğu gibi ayrıntı sayılabilecek nitelikte olanlar da vardır. Birincikümeye girenlere aykırı tutumun iptal nedenini oluşturacağını, buna karşılıköteki biçim kurallarına uymamanın iptali gerektirmeyeceğini kabul etmek yerindeolur. Anayasada gösterilmeyen ve yalnız İçtüzükte bulunan biçim kurallarıarasında böyle bir ayrım yapılması zorunludur. Çünkü İçtüzük]erdeki biçimkurallarına aşırı bağlılık yasama meclislerinin çalışmalarım gereksizceaksatır. İçtüzük hükümlerine aykırı düşen işlemlerden hangilerinin iptal nedenisayılacağı sorunu, uygulanacak İçtüzük hükmünün önemine ve niteliğine göreçözülecek ve incelemeleri sırasında Anayasa Mahkemesince değerlendirilipsaptanacak bir konudur."
GerekMillet Meclisinin kendi içtüzüğü halâ yapılmadığı için toplantı veçalışmalarında, Anayasa'nın geçici 3. maddesine dayanılarak, hükümleriuygulanmakta olan Türkiye Büyük Millet Meclisinin 27 E-kim 1957 tarihinden önceyürürlükteki içtüzüğünde (l Kasım 1956 günlü Dahilî Nizamname : Madde 99, 78),gerekse Cumhuriyet Senatosu İçtüzüğünde (Madde 69. 44) kanun tasan vetekliflerinin iki kez görüşülmesi kural olarak kabul edilmiş; gündemlerindüzenlenmesinde izlenecek sıra saptanmış; hangi tasarıların tek görüşmeye bağlıtutulacağı, iki görüşmeye bağlı tasan ve tekliflerin bir kez görüşülmesiylenasıl yetinilebileceği ve gündemdeki sıraların bozulması usulü istisnahükümleri halinde ayrıca gösterilmiştir.
Birkanun tasarı veya teklifinin bir kez görüşülmesiyle yetinilmesi konusuna YasamaMeclisleri içtüzükleri büyük önem vermişler ve konuyu sıkı hükümlerebağlamışlardır. Bu hükümler şöyle özetlenebilir. Bir tasarı veya teklif YasamaMeclisine sunulurken veya birinci görüşmesinden önce hükümet teklif sahibiyahut ilgili komisyon ivedilik kararı verilmesini istemelidir. Ortada Yasamameclisinin kabul edileceği esaslı bir neden bulunmalıdır. İvedilik kararıyazılı ve gerekçeli olarak istenmelidir. (Dahili Nizamname : Madde 70, 71,72-Cumhuriyet Senatosu içtüzüğü : Madde 46, 47, 48)
Gündemsırasının bozulabilmesi başka deyimle bir kanun tasarı veya teklifiningündemdeki öteki işlerden önce görüşülebilmesi için de sıkı koşullar vardır.Hükümet veya Komisyon öncelikle görüşme kararı istemeli, istem yazılı vegerekçeli olmalıdır. (Dahili Nizamname : Madde 74- Cumhuriyet Senatosu içtüzüğü: Madde 45)
İçtüzükhükümleriyle konu üzerinde gösterilen titizlik yerinde ve olağan görülmelidir.Yasaların devlet hayatındaki yerlerinin önemi ve ağırlığı herhangi bir'açıklamayı gerektirmeyecek biçimde oltadadır. Böylesine önemli bir yasamabelgesinin üzerinde özenle durularak ereğe en uygun biçimde eksiksiz olarakçıkabilmesini ve ayrıca manevî değer ve nüfuzunun yüksek tutulmasını sağlamaküzere uyulması en azından zorunlu bulunan kural ve koşulların yeri YasamaMeclisleri içtüzükleridir. Bu kural ve koşullara göre iki kez görüşülmesigerekli bir kanun tasarısı veya teklifi üzerinde tek görüşme ile yetilnilmesi,başka değimle ana kuraldan uzaklaşılması elbette güçlü, kabule değer birgerekçeyi zorunlu kılar. İvedilikle görüşülme istemlerinde gerekçeninaçıklanmasının kanunların Anayasa'ya uygunluğunun denetlendiği bir ülkede birbaşka önemi vardır. Böylece Anayasa Mahkemesi bir kanun tasarı veya teklifiningörüşülmesinde ana kuraldan uzaklaşılması nedenini değerlendirme olanağınıbulmuş olacaktır.
İvedilikkararının istenmesi zamanına ilişkin içtüzük hükümleri de önemli, ağır basanbiçim kurallarıdır. Kuralın sonuç olarak ve konuya ilişkin içtüzük maddelerinintümü birlikte ele alındıkta, ivedilik kararının verilmesi zamanını da saptadığıgörülür. Bu zaman tasarı veya teklifin birinci görüşmesinin başlaması ile sonaerer. Bundan sonraki evrelerde böyle bir istemde bulunulması veya İsteminkarara bağlanması artık söz konusu olamaz. Bu da işin niteliğinin birgereğidir. Çünkü hakkında ivedilik kararı verilmiş bir tasarı veya teklif ancakbir kez görüşülebilecek tasarı veya teklifte ikinci kez düzeltme ve değişiklikyapılması olanağı kalmayacaktır. Bu durumu görüşmeler başlamadan önce tümYasama Meclisi üyeleri bilmeli ve tutumlarına ona göre yön vermelidirler.Birinci görüşme başladıktan hele olayda olduğu gibi, maddelere geçilmesi kabuledildikten sonra ivedilik karan verilmesi ikinci görüşme yolunu ansızınkapatır, ve bir bölüm Yasama Meclisi üyelerini bir oldu bitti ilekarşılaştırır.
YasamaMeclisleri gündemlerindeki sıraların bozulması değiştirilmesi de önemli birolgudur. Bunu sağlayacak olan öncelik istemlerinin gerekçeli olmasını zorunlukılan içtüzük hükümleri üzerinde de yukarıda ivedilik istemlerindeki gerekçeleriçin söylenenler geçerli olduğundan onları burada tekrarlamanın yeri yoktur.
Yukarıdanberi açıklananlarla varılan sonuç şudur : Yasama Meclisleri içtüzüklerininöncelik ve ivedilik istemlerinin gerekçeli olmasına, ivedilik kararlarınınkanun tasan veya teklifinin birinci görüşmesi başlamadan önce verilmesine ve bubuyruğun doğal sonucu olarak da birinci görüşme başlamadan önce kararabağlanmasına ilişkin kuralları bir kanunun geçerliği üzerinde etkili olabileceknitelikte önemli ve esaslı biçim hükümleridir. Bunlara aykırı tutumlar oKanunun biçim yönünden iptali nedenini oluşturur.
Dahaönce de değinildiği üzere bir kuralı itiraz konusu olan 1186 sayılı Kanunailişkin tasarının Yasama Meclislerindeki görüşmelerinde gerekçesiz istemlerüzerine İçtüzüğe uygun olmayan bu önerilerin oylanmasına bile olanak yok ikenöncelik ve ivedilik kararları verilmiş ve ivedilik istemi tasarının tümüüzerindeki görüşmeler bittikten ve maddelere geçilmesi kabul edildikten sonrasöz konusu olmuş ve karara bağlanmıştır. Demek ki tasarının öncelik veivedilikle görüşülmesine karar verilirken Millet Meclisinde uygulanan içtüzüğün70. 71. ve 74 ve Cumhuriyet Senatosu içtüzüğünün 45. ve 46 maddelerine aykırıdavranılmıştır. Bu davranış ivedilik kararlarını öncelik kararlarında olduğugibi değersiz ve hükümsüz bıraktığı için ana kuraldan ayrılma ve kanuntasarısını bir kez görüşme işlemleri de böylece hukuki dayanaktan yoksun kalmışve Millet Meclisinde uygulanan İçtüzüğün 99. ve Cumhuriyet senatosu içtüzüğünün69. maddelerinde yer alan ana kurala da ayrıca aykırı düşülmüştür. Şu durum1186 sayılı Kanunda yer alan itiraz konusu geçici 3. maddenin biçim yönündeniptalini gerekli kılar.
Şurasınıda belirtmek yerinde olur ki söz konusu içtüzük kurallarının ayrıntıhükümlerinden imişcesine ihmal edilebileceğini savunmaya bu kuralların yukarıdatartışılan nitelikleri elvermez. Kanunların geçerliği için zorunlu belli başlıusul koşullarından bir kaçını oluşturan söz konusu kurallara uyulmaksızınçıkarılmış bir kanunun akibetine bu aykırılığın etkisi olmadığı yolunda birgörüş giderek tüm içtüzük kurallarının uygulanıp uygulanmamasını YasamaMeclislerinin takdirine bırakmaya varır ve Anayasa'nın 85. maddesinin birincifıkrasının buyurucu hükmünü işlemez duruma getirerek uygulama dışı bırakır.Böyle bir tutumu haklı göstermeye ve hukuk açısından savunmaya olanak yoktur.
Tasarınıngerekçesinde konunun öneminin ve düzenlemenin bir ayak önce kanunlaşmasızorunluğunun belirtilmiş ve bu açıklamaların komisyonlarca da benimsenmişolması durumunun öncelik ve ivedilik önerilerinde gerekçenin var sayılmasınıgerektireceği yolunda Anayasa Mahkemesi kararında yer verilen görüşe katılmanındayanaksız kalacağı ortadadır. Çünkü gerekçesiz kanun tasarısı olmaz ve herkanun tasarısının kendine göre bir önemi vardır, getirdiği düzenlemenin belirlisüreler içinde kanunlaşması istendiği için Türkiye Büyük Millet Meclisi nesunulmuştur. İçtüzüklerin aradığı ve üstünde titizlikle durduğu ise yukarıda dadeğinildiği üzere öncelik ve ivedilik kararları verilebilmesi için esaslı birnedenin varlığı ve bu nedenin önerilerde açıklanmış olmasıdır. Kaldı ki birkanun tasarısının konusunun önemli oluşu o tasarının olağan usullere ve konununöneminin gereklerine uygun olarak ağır ağır dikkat ve teenni ile incelenipgörüşülmesini zorunlu kılar.
Buradatıpkı 1186 sayılı Yasada olduğu gibi öncelik ve ivedilik konularında içtüzükhükümlerine aykırı davranıldığı için 17/3/1972 günlü 1576 sayılı kanunun biçimyönünden Anayasa'ya aykırı görülerek iptaline gidilmiş ve yukarıdan berisöylenenlerin o kararın gerekçesinden alınmış bulunduğuna işaret edilmesiyerinde olacaktır. (1972/13-18 sayılı 6/4/1972 günlü Anayasa Mahkemesi kararı7/4/1972 günlü 14152 mükerrer sayılı ve 24/7/1972 günlü 14255 sayılı ResmiGazeteler.) Bir içtüzük kuralının Yasama Meclislerince verilen kararlarıngeçerliği üzerinde etkili olabilecek nitelik taşıdığı ve kurala aykırı düşenişlemin biçim yönünden iptal nedeni sayılacağı Anayasa Mahkemesince saptanmışsabu ölçünün bütün benzeri durumlarda geçerli olması gerekir. Kanunlarıkümelendirip bir bölümü için biçim yönünden iptal nedeni sayılan durumlarınöteki bölüm kanunlar için iptali gerektirmez nitelikte görülmesi hukukça itibaredilebilir ve savunulur bir tutum olamaz.
1972/16/49sayılı, 17/10/1972 günlü kararın öncelik ve ivedilik kararlarında içtüzüklerhükümlerine aykırı davranılmış olmasının itiraz ve inceleme konusu Yasakuralının biçim yönünden iptalini gerektirmediğine ilişkin bölümüne yukarıdaaçıklanan nedenlerle karşıyız.
Başkanvekili
Avni Givda
Üye
Ahmet Akar