ANAYASA MAHKEMESİ KARARI
Esas Sayısı:1972/19
Karar Sayısı:1972/47
Karar Günü:5/10/1972
Resmi Gazete tarih/sayı:12.1.1973/14419
İtirazyoluna başvuran : Alanya Şehir Kadastrosu Hâkimliği.
İtirazınkonusu : Umumî, mülhak ve hususî bütçelerle idare olunan daireler vebelediyelerle sermayesinin tamamı Devlete veya belediye veya hususi idarelereait daire ve müesseseler arasındaki itilâfların tahkim yoliyle halli hakkındaki29/6/1938 günlü, 3533 sayılı Kanunun 1., 4 ve 6. maddelerini Anayasanın 7.maddesine aykırı gören mahkeme Anayasanın değişik 151. maddesine dayanarakAnayasa Mahkemesine başvurmuştur.
I.OLAY :
Alanyaçarşı mahallesindeki bir taşınmazın Maliye Hazinesi ve bir gerçek kişi adınayapılmış tespitinin iptali için Belediyece Hazine ve gerçek kişi aleyhineAlanya Şehir Kadastrosu Mahkemesinde açılan ve bu Mahkemenin 1969/77 esassayısını alan dâvanın 25/4/1972 günlü duruşmasında mahkeme davacının belediye,dâvâlılardan birin de Maliye Hazinesi olması karşısında 3533 sayılı Kanuna göregörevsizlik karan verilmesi gerektiği sonucuna varmış ancak bu Kanunun 1., 4.ve 6. maddelerini Anayasanın 7. maddesine aykırı görerek Anayasa Mahkemesinebaşvurulmasına ve duruşmanın başka güne bırakılmasına karar vermiştir.
III.YASA METİNLERİ :
1-İtiraz konusu kurallar :
29/6/1938günlü, 3533 sayılı Kanunun Anayasaya aykırılığı ileri sürülen kurallarındansınırlama karan uyarınca incelenecek olan 1 ve 4. maddeleri (Üçüncü tertip,Düstur - Cilt 19. sayfa 796 daki metne göre) şöyledir :
"Maddel- Umumî mülhak ve hususî bütçelerle idare edilen daireler ve belediyelerlesermayesinin tamamı Devlete veya belediye veya hususi idarelere ait olan daireve müesseseler arasında çıkan ihtilâflardan adliye mahkemelerinin vazifesidahilinde bulunanlar bu Kanunda yazılı tahkim usulüne göre halledilirler."
"Madde4- Belediyeler, hususî bütçe ile idare olunan veya sermayesinin tamamı Devlet,belediye veya hususî idarelere ait olan daire ve müesseselerin veya bu daire vemüesseslerden biriyle ikinci ve üçüncü maddelerde yazılı dairelerden biriarasında tahaddüs eden ihtilâflar bulunduğu yerin ve ihtilâf gayrimenkuletaalluk ediyorsa o gayrimenkulun bulunduğu mahallin ve taraflar ayrı ayrıyerlerde bulunuyorlarsa müddeialeyh mevkiinde olan daire veya müessesenin vemüddeialeyhler taaddüt eylediği takdirde bunlardan birinin bulunduğu yerinyüksek dereceli hukuk mahkemesi reisi veya hâkimi tarafından hakem sıfatıylehallolunur."
2-Mahkemenin dayandığı Anayasa kuralı :
3533sayılı Kanunun kimi maddelerinin Anayasaya aykırı olduğu yolundaki görüşünüdesteklemek üzere mahkemece ileri sürülen Anayasanın 7. maddesi aşağıda yazılıolduğu gibidir.
"Madde7- Yargı yetkisi, Türk Milleti adına bağımsız mahkemelerce kullanılır."
IV.İLK İNCELEME:
AnayasaMahkemesi içtüzüğünün 15. maddesi uyarınca 23/5/1972 gününde Muhittin Taylan,Avni Givda, Fazıl Uluocak, Sait Koçak, Nuri Ülgenalp, Şahap Arıç, İhsan Ecemiş,Recai Seçkin, Ahmet Akar, Kani Vrana, Mustafa Karaoğlu, Muhittin Gürün, LûtfiÖmerbaş, Şevket Müftügil ve Ahmet H. Boyacıoğlu'nun katılmalariyle yapılan ilkinceleme toplantısında Anayasanın değişik 151. maddesinde bir mahkemenin, birkanun kuralım Anayasaya uygunluk denetiminden geçirtmek, üzere AnayasaMahkemesine getirilebilmesi için öngörülen koşulların gerçekleşmiş olupolmadığı; başka deyimle mahkemenin elinde bakmakta olduğu bir dâvanın bulunupbulunmadığı ve itiraz konusu yasa kurallarını o dâvada uygulama durumunda olupolmadığı sorunları ele alınmıştır.
1-İtiraz yoluna başvuran mahkemenin elinde bakmakta olduğu bir dâva bulunupbulunmadığı sorunu :
İtirazyoluna başvuran Alanya Şehir Kadastrosu hâkîmliğince elinde Belediyece MaliyeHazinesi ve bir gerçek kişi aleyhine kadastro tespitinin iptali istemiyleaçılarak mahkemenin 1969/77 esas sayısını almış bir dâva vardır. Her ne kadardavacı dâvayı açarken dâvâlılardan birinin durumunu ve 3533 sayılı Yasanın 1.ve 4. maddeleri gereklerini gözönünde bulun durmamışsa da mahkemeninkayıtlarına geçmiş olan bu dâva ancak Hâkimlikçe bakılarak görevsizlik karanverildikten sonra elden çıkabileceğinden bu karar verilinceye dek mahkemeninelinde bakmakta olduğu bir dâvanın bulunduğundan şüphe edilemez. Böyle oluncada Anayasanın değişik 151. maddesinde itiraz yoluna başvurabilmesi içinöngörülen ilk koşulun gerçekleşmiş sayılması gerekir.
AvniGivda, Şahap Arıç, Ahmet Akar ve Muhittin Gürün mahkemenin elinde yoluncaaçılmış, Anayasanın değişik 151. maddesi yönünden geçerli bir dâvabulunmadığını ve mahkemenin itiraz yetkisini kullanamayacağını ileri sürerek bugörüşe katılmamışlardır.
2-İtiraz konusu Kanun kurallarının dâvada uygulanıp uygulanamayacağı sorunu :
3533sayılı Kanunun 1., 4. maddelerine göre belediye ile Maliye hazinesi arasındaçıkan ve adliye mahkemelerinin görevine giren anlaşmazlıklar, anlaşmazlık birtaşınmaza ilişkinse, taşınmazın bulunduğu yerin yüksek dereceli hukuk mahkemesihâkimliğine hakem sıfatiyle çözülür. Olayda Alanya Şehir Kadastrosu Hâkimliği,elindeki işin niteliğine göre ve gerekçesinde de belirtildiği üzere görevsizlikkararı verecek ve bu kararı verirken 3533 sayılı Yasanın l, ve 4. maddelerinedayanacak, başka deyimle bu kuralları bakmakta olduğu dâvada uygulanacaktır.3533 sayılı Yasanın 6. maddesi hakem kararlarının kesinliğine ilişkindir. Hakemkararlarının niteliğini belirleyen bu kuralın itiraz yolum başvuran hâkimlikçeuygulanması düşünülemez. Böyle olduğu için de işin esasının 3533 sayılı Yasanın1. ve 4. maddeleriyle sınırlı olarak incelenmesi gerekir.
3-İlk inceleme sonucu :
Dosyanıneksiği bulunmadığı anlaşıldığından yukarıda açıklanan gerekçelere dayanılarak,
a)Ortada Anayasanın değişik 151. maddesi uyarınca bakılmakta olan .bir dâvabulunduğuna ve Alanya Şehir Kadastrosu Hâkimliğinin Anayasa Mahkemesinebaşvurabileceğine Avni Givda, Şahap Arıç, Ahmet Akar ve Muhittin Gürün'ün karşıoylariyle ve oyçokluğu ile;
b)İsin esasının 3533 sayılı Yasanın mahkemenin uygulama durumunda bulunduğu 1. ve4. maddeleriyle, sınırlı olarak incelenmesine oybirliğiyle;
23/5/1972gününde karar verilmiştir.
V.ESASIN İNCELENMESİ:
İtirazınesasına ilişkin rapor, Alanya Şehir Kadastrosu Hâkimliğinin 25/4/1972 günlü.1969/77 sayılı yazışma bağlı olarak gelen gerekçeli karar ve ekleri; iptaliistenen Kanun hükümleri, Anayasaya aykırılık iddiasına dayanaklık eden Anayasakuralı; bunlarla ilgili gerekçeler ve başka yasama belgeleri, konu ile ilişkisibulunan öteki metinler okunduktan sonra gereği görüşülüp düşünüldü :
3533sayılı Kanun, genel, katma, özel bütçelerle yönetilen daireler ve belediyelerlesermayesinin tümü Devlet, belediye veya özel idarelere ait daire ve kurumlararasında çıkan anlaşmazlıklardan adliye mahkemelerinin görevi içindebulunanları, bu kuruluş ve kurumların bünyelerine uygun biçimde, süratle vekesin olarak sonuçlandırmak üzere tahkim düzenini benimsemiştir.
Anayasanın112. maddesinde kuruluş ve görevleriyle bir bütün olan idarelerin kanunladüzenleneceği; 116. maddesinde ise mahallî idarelerin kuruluşlarının, kendiaralarında birlik kurumlarının, görevlerinin, yetkilerinin, maliye ve kollukişlerinin, merkezî idare ile karşılıklı bağ ve ilgilerinin yasal düzenlemekonusu olduğu ilkeleri yer almış bulunmaktadır.
3533sayılı Kanunun l. maddesinde sözü edilen ve genellikle Anayasanın 112. ve 116.maddeleri kapsamına giren kuruluş ve kurumlar arasındaki "hukuk anlaşmazlıklarınınçözümünün de Anayasanın kanunla düzenlenmesini buyurduğu konuların birinioluşturduğu ve 3533 sayılı Kanunun belirlediği yolun bu idarelerin birbiriyleolan ilişkilerinden bir bölümünün bir kanunla düzenlenmesinden başka niteliktaşımadığı ortadadır. Söz konusu kuruluş ve kurumlar arasındaki çeşitliilişkileri ve o ilişkilerden doğan uyuşmazlıkları kişiler veya kişilerle idarearasındaki ilişkilere benzeterek Anayasaca kişi hakları yönünden konulmuşilkelerin bunlar hakkında da uygulanmasının gerektiği yolunda bir görüşanayasal destek bulamaz. Şu duruma göre 3533 sayılı Kanunun sınırlama karanuyarınca incelenen ve konuca Anayasanın 7. maddesi kapsamına girmeyen 1. ve 4.maddelerinin Anayasanın sözü geçen kuralına veya başka herhangi bir ilkesineaykırı yönleri olmadığına ve itirazın reddine karar verilmelidir.
NuriÜlgenalp, Recai Seçkin ve Ahmet H. Boyacıoğlu sonuçta birleşmekle birlikte bugerekçeye katılmamışlardır.
VII.SONUÇ :
29/6/1938günlü, 3533 sayılı Yasanın sınırlama kararı uyarınca incelenen 1. ve 4.maddelerinin Anayasaya aykırı olmadığına ve itirazın reddine sonuçtaoybirliğiyle ve gerekçede Nuri Ülgenalp, Recai Seçkin ve Ahmet H.Boyacıoğlu'nun karşı oylariyle ve oyçokluğu ile 5/10/ 1972 gününde kararverildi.
Başkan
Muhittin Taylan
Başkanvekili
Avni Givda
Üye
Sait Koçak
Üye
Nuri Ülgenalp
Üye
Şahap Arıç
Üye
İhsan Ecemiş
Üye
Recai Seçkin
Üye
Halit Zarbun
Üye
Ziya Önel
Üye
Kâni Vrana
Üye
Mustafa Karaoğlu
Üye
Muhittin Gürün
Üye
Lütfi Ömerbaş
Üye
Şevket Müftügil
Üye
Ahmet H. Boyacıoğlu
KARŞIOYYAZISI
Anayasanın151. maddesine göre bir mahkemenin herhangi bir kanım kuralını Anayasayauygunluk denetimi için Anayasa Mahkemesine getirebilmesinin ilk koşulu omahkemenin elinde bakmakta olduğu bir dâvanın bulunmasıdır.
Dâvakavramı gelişi güzel bu başvurmayı anlatmaz. Bir dâvanın var sayılabilmesiancak başvurmanın geçerli, başka deyimle yasalara uygun bulunmasına bağlıdır.Olayda belediye, Maliye Hazinesi ile arasındaki mülkiyet anlaşmazlığının çözümüiçin şehir kadastrosu hakimliğine gitmiştir. Belediye söz konusu anlaşmazlıkdolayısiyle kadastro Mahkemesinde Hazine aleyhine dâva açamaz. Çünkü 29/6/1938günlü, 3533 sayılı Yasa böyle bir anlaşmazlığın bu Yasada yazılı tahkimusuliyle çözülmesini buyurmuştur. Demek ki itiraz yoluna giden mahkemenin elealdığı iş geçerli bir dâva değil, gelişigüzel yapılmış bir başvurmadır. Böyleolduğu için de 3533 sayılı Kanunun kimi maddelerinin Anayasaya uygunlukdenetiminden geçirilmesi isteminde bulunmasına olanak yoktur. İtirazın, itirazyoluna başvuran mahkemenin yetkisizliği yönünden reddi gerekir.
1972/19esas sayılı işin ilk inceleme evresinde, ortada Anayasanın 151. maddeciuyarırca bakılmakta olan bir dâva bulunduğu yolunda verilen 23/5/1972 günlükarara bu nedenle karşıyız.
Başkanvekili
Avni Givda
Üye
Ahmet Akar
GEREKÇENİNYAZILIŞINA İLİŞKİN KARŞIOY YAZISI
3533sayılı Yasa uyarınca dâvaya bakan en kıdemli hâkim, hakem olarak dâvayabakmaktadır. Ancak onun hukukî durumunun teminatlı hâkim durumu olmasıbakımından öbür hâkimlerle arasında hiç bir ayırım olmadığı gibi gördüğü işdahi özel yargılama usulüne bağlı bir ad!î yargı işidir.
1-Hakem denilen hâkimin, bir adlî yargının görevine giren dâvayı çözümlediğiacıktır. Bu yön, 3533 sayılı Yasanın 1. maddesinin yazılışındananlaşılmaktadır.
2- Ohâkime hakem adı verilmesi ile onun izleyeceği yargılama usulünün genelyargılama usulü olmadığı, hâkimin 3533 sayılı Yasanın kapsamına giren dâvalardahakeme benzetilmek yolunun tutulduğu belirtilmiştir. Bu nitelendirmenin başkabir ereği yoktur.
3- Anayasa'nın139. maddesi kuralı, ayrılık durum olarak bir takım kararların mahkemelercekesin biçimde verilmesini yasak eden bir nitelik taşımamaktadır.
4-Eğer bu hâkim, özel yasa uyarınca tarafların sözleşme ile seçtikleri bir özelhakem sayılsa dahi yine Anayasa'ya aykırılık olamaz. Zira özel hakem geçerlibir sözleşme gereğince bir uyuşmazlığı çözmektedir. Amma o hiç bir zaman birhâkim gibi ulus adına Anayasa'dan gelen bir yetkiyi kullanmakta değildir: ancaksözleşmeden gelen bir yetkiyi kullanmaktadır. Taraflar sulh olarak bir durumubelli bir sonuca bağlayabilecekleri gibi hakeme yollama sözleşmesiyle bu sonucabağlama işini hakem denilen kişilere dahi bırakabilirler. İşte özel hakemindurumu budur. Özel hakem kararı için tutulan yol dahi budur. Bunun Anayasa'yaaykırı bir yönü yoktur.
SONUÇ:
İtirazkonusu kural, ancak yukarıda açıklanan nedenlerden ötürü Anayasa'ya uygunbulunmakta olduğundan, buna uygun olmayan gerekçeye katılmıyoruz.
Üye
Nuri Ülgenalp
Üye
Ahmet H. Boyacıoğlu
KARŞIOYYAZISI
İtirazyoluna başvuran mahkemenin elinde bakmakta olduğu bir dâva bulunup bulunmadığısorunu hakkında karşıoy :
AnayasaMahkemesince, Anayasa'nın 151. maddesine uygun şekilde mahkemenin bakmaktaolduğu dâvanın mevcut olduğuna oyçokluğuyla karar verilmiştir. Bu kararaaşağıdaki nedenlerle katılmamaktayım:
Herne kadar mahkemenin elinde, esas numarası almış ve mahkemenin kayıtlarınageçmiş, usul hukuku anlamında açılmış bir dâva mevcut ise de, Anayasa'yaaykırılık denetimi açısından, bir mahkemenin Anayasa Mahkemesinebaşvurabilmesinin şartlarını Anayasa hükümlerinde aramak gerekir. Bu şartlarAnayasa'nın 151. maddesinde "bir dâvaya bakmakta olan mahkeme, uygulanacakbir kanun hükümlerini Anayasa'ya aykırı görürse ....... şeklinde ifadeedilmiştir. 151 maddedeki bu şartın anlamı, mahkemenin elinde esas yönündensonuçlandırmaya, bir hüküm veya karar vermeye görevli olduğu bir dâvanınbulunmasıdır. İptal konusu kanun maddeleri hükümlerine göre mahkemenin elindekidâva, tahkim üssüne tabidir. Bu durum karşısında mahkemenin bu dâvaya bakmayagörevli olmadığı açıktır.
Olaydakidâvanın halli, Usul Hukukunda yer alan akdi nitelikteki tahkim usulüne değil,hususî bir kanunla öngörülen tahkim usulüne tabidir. Akdi nitelikteki tahkimyolunda davacının mahkemede dava açması halinde dâvâlı taraf görevsizlikitirazında bulunmazsa, taraflar, mukaveleye rağmen, ihtilâfın asıl görevli mahkemedehallini kabul etmiş sayılacaklarından, mahkeme re'sen görevsizlik kararıveremez. İptal konusu kânundaki tahkim usulü ise, amme intizamı esasınadayanmakta olduğundan bu hususun mahkemece re'sen nazara alınması ve ilk işolarak görevsizlik kararı verilmesi ve dosyanın yerine gönderilmesi gerekir.Mahkemenin böyle yapmayarak, bakmaya görevli olmadığı bîr dâvada AnayasaMahkemesine müracaat suretiyle dâvayı bekletmeye karar vermesi de görevi içindesayılmamak gerekir. Bu gorevsiz mahkemece verilecek kararlar, temyiz edilmesihalinde, Yargıtay'ca bozulacak, bu suretle yapılan muameleler yok hükmündeolacaktır. Yok hükmüne girmesi mümkün bir mahkeme kararına dayanılarak Anayasaaykırılık denetimi yapılamamak gerekir.
Bunedenlerle mahkemenin, iptal konusu kanun hükmüne göre bakmaya görevli olmadığıacık olan bu dâvada, görev hususunu re'sen nazara alıp, ilk iş olarakgörevsizlik kararı vermesi gerekirken, hakkında bu yola gitmediği bir dâvaya omahkemenin bakmakta olduğu dâva vasfını tanımak Anayasa'nın 151. maddesihükmüne uygun düşmemektedir. Anayasa Mahkemesince itirazın, itiraz yolunabaşvuran mahkemenin yetkisizliği yönünden reddi gerekirdi; Anayasa'nın 151.maddesine uygun şekilde mahkemenin bakmakta olduğu bir dâvanın bulunduğuhakkında verilen karara karşıyım.
Üye
Şahap Arıç
KARŞIOYYAZISI
Anayasa'nın151. ve Anayasa Mahkeme'sinin Kuruluşu ve Yargılama Usulleri hakkındaki 44sayılı Kanunun 27. maddelerine göre, bir mahkemenin, Anayasa'ya aykırılıknedeniyle bir kanun hükmü hakkında Anayasa Mahkemesine itiraz yolu ilebaşvurabilmesi için, bakmakta olduğu bir dâvanın mevcut olması ve itiraz edilenhükmün de o dâvada uygulanacak nitelikte bulunması gerekmektedir.
Anayasa'dave kanunda sözü edilen bakılmakta olan dâva deyimi ile, kanunlara uygun biçimdeve mahkemenin yetkisi içinde açılmış bir (dâva) nın öngörülmüş olduğuna kuşkuyoktur. Zira kanunlara uygun olmayarak bir mahkemenin önüne getirilmiş biristemin, Anayasa Denetiminin sağlanması için başvurabilecek yolların birisinde,(İtiraz yolunda); geçerli (dâva) savarak Anayasa denetimine esas yapılması ikibakımdan mümkün değildir :
1-Anayasa'nın 2. maddesinde Devlet düzeninin temellerinden birisi olarakgösterilen "Hukuk Devleti" kavramı, kanunsuz ve hukuk acısındandeğersiz işlemlere, geçerli sayılabilecek bir neden bulunmadıkça, hukukî sonuçve etki tanınmasına izin vermez.
2-Kişileri, Anayasaya aykırı kanunların uygulanmasından koruyarak AnayasaGüvencesi altına almak ve Anayasanın üstünlüğünü sağlamak amacıyla kurulmuşbulunan ve kişi yaşantısında pek ciddî ve önemli yeri olan Anayasa Denetimimüessesenin, danışıklı ve yapma olarak oluşturulması hiçte güç olmayan, şeklendâva biçimi verilmiş istemlerle gayri ciddi bir yola ve niteliğe dönüştürülmesiolanağına yer verilmiş olur.
Bunedenlerle söz konusu maddelerde yer alan (dava) deyiminin, kanunlara aykırıolarak oluşturulan ve nitelikleri yukarıda açıklanan işlem ve istemleri dekapsadığını kabul etmenin, Anayasa Denetiminin amaçlariyle bağdaştırılmasınaimkan olmadığı ortadadır.
Şuhale göre, bir mahkemenin, Anayasa Mahkemesine Anayasa'ya aykırılık itirazındabulunabilmesi için her şeyden önce önünde kanunlara uygun biçimde ve göreviiçinde olarak açılmış bir dâvanın mevcut bulunmasının şart olduğu sonucunavarılması zorunludur.
Budosyaya konu olan iş, Alanya Belediyesince, bir taşınmazın Hazine ile birgerçek kişi adına yapılmış olan tespitinin iptali İçin Alanya Şehir KadastrosuHâkimliğine yapılmış bir başvurmadan ibarettir. Şu haliyle mahkemedenistenenler içinde Belediye ile Maliye Hazinesi arasındaki bir ihtilâfınçözülmesi de vardır.
Halbuki29/6/1938 günlü ve 3533 sayılı Kanuna göre Umumî Bütçe ile idare edilendairelerden birisi olan Maliye ile Belediyeler arasında çıkan ihtilâflarınçözülmesi için genel mahkemelerde dâva açılmayarak tahkim usulüne başvurulmasıgerekmektedir.
Kanununbu derece açık ve kesin hükmü karşısında, Belediyenin söz konusu iş içinKadastro Hâkimliğinde dâva açmasının, kanun dışı bir işlem olması nedeniyle,hukukî bir etki yapması söz konusu değildir; mahkemenin de kanunî değeriolmayan bir işlemi, Anayasanın 151. maddesinde öngörülen nitelikte Anayasadenetimine olanak veren bir (dâva) sayarak itiraz yoluna başvurmaya yetkisiyoktur.
Busuretle mahkemece yetkisiz olarak yapıldığı ortaya çıkan bir itirazın AnayasaMahkemesince geçerli bir itiraz imişçesine incelenerek karara bağlanmasına da,Anayasa'nın açılanan 151. ve Anayasa Mahkemesi Kuruluşu ve Yargılama Usullerihakkındaki 44 sayılı Kanunun 27. maddeleri karşısında imkân olmadığından sözkonusu itirazın bu gerekçe ile red olunması gerekmektedir.
Yukarıdaaçıklanan nedenlerle kararın konuya ilişkin bölümüne karşıyım.
Üye
Muhittin Gürün