ANAYASA MAHKEMESİ KARARI
Esas Sayısı : 1972/27
Karar Sayısı : 1972/37
Karar Günü : 27.6.1972
İPTAL DAVASINI AÇAN: Millet Meclisinin, üyetamsayısının altıda biri aşan sayıda üyeleri.
İPTAL İSTEMİNİN KONUSU : 1.3.1972 günlü, 14115 sayılıResmî Gazetede yayınlanan 1567 sayılı, 1972 Yılı Bütçe Kanununun 21. maddesinin(D) fıkrasının Anayasanın 92. ve 126. maddelerine aykırı olduğu ileri sürülmüş;yine Anayasanın değişik 147. değişik 149. ve 150. maddelerine dayanılarakiptali istenilmiştir.
I- DAVACININ GEREKÇESİ ÖZETİ:
12.3.1964 günlü, 11654 sayılı Resmî Gazetede yayınlanan 439 sayılıKanunun 3. maddesi orta dereceli okul ve kurslarda görevli genel ve meslekîders ve atelye öğretmenlerinin ve okul idarecilerinin maaş karşılığı haftadaokutmak zorunda oldukları ders ve atelye saatlerini düzenlemiştir. 1567 sayılı1972 Yılı Bütçe Kanununun 21. maddesinin (D) fıkrası haftalık zorunlu derssaatlerine değişiklik getirmektedir.
657 sayılı Devlet Memurları Kanununun 176. maddesi, 89. maddeyegönderme yaparak, her derecedeki okullarda ders ve konferans saati başınaödenecek ücretin her yıl bütçe kanunlarında gösterilmesini kurala bağlamışsa daöğretmenlerin haftalık zorunlu ders ve atelye saatleri yönünden de böyle birişlem yapılması kuralını getirmiş değildir.
Anayasanın 92. maddesi kanunların yapılış, değiştiriliş veyürürlükten kaldırılış yöntemlerini açıkca göstermiştir. Bu yöntem ve koşullaruyarınca çıkarılmayan bir değişiklik kanununun Anayasaya aykırı olacağıortadadır.
Öte yandan yine Anayasanın 126. maddesinin son fıkrasına göre“Bütçe kanununa bütçe ile ilgili hükümler dışında hiçbir hüküm konulamaz.” 439sayılı Kanun meslekî nitelikte bir yasadır; ne bütçe gelir ve giderleri ne debütçe uygulamaları ile ilgisi yoktur. 439 sayılı Kanunun bütçe kanunu ile değiştirilmesibu yönden de Anayasaya aykırı olur.
II- YASA METİNLERİ:
1- İptali istenen Kanun hükmü:
1567 sayılı 1972 Yılı Bütçe Kanununun 21. maddesinin iptaliistenen (D) fıkrası 1.3.1972 günlü, 14115 sayılı Resmî Gazetedeki metne göreşöyledir:
“II- Kamu personeli ve kadrolara ilişkin hükümler:
……………………..
3. Sosyal yardım ve yan ödemelere ilişkin hükümler:
c) Ek ders ücreti:
Madde 21- ……………..
D) 439 ve 637 sayılı Kanunlarda değişiklik yapılıncaya kadar aslîgörevi öğretmenlik veya öğretim üyeliği (Profesör, doçent, öğretim görevlisidahil) olanlara aşağıda tesbit olunan haftalık ders saatlerinden fazla dersokutmaları halinde ek ders görevi ücreti ödenir. Ancak Sağlık ve Sosyal YardımBakanlığına bağlı her derecedeki okullarda verilecek ek ders ücreti haftada 12saati geçemez.
Maaş karşılığı haftada okutulacak ders saati
a) Yüksek okullarda (Profesör, doçent ve öğretim görevlileri dahil)
Öğretmen …………………….…………………….…………….
12 saat
Atelye öğretmeni…………………….…………….……………..
18 saat
Müdür, müdür başyardımcılığı, müdür yardımcılığı yapan öğretmenler …………………….…………………….………….
4 saate kadar
b) Lise ve dengi okullarda
Öğretmen …………………….…………………….……………
18 saat
Atelye öğretmeni …………………….…………….…………….
24 saat
Müdür, müdür yardımcılığı, eğitim şefliği, müdür yardımcılığı yapan öğretmenler ………………………………….……………
6 saate kadar
c) Orta ve dengi okullarda
Öğretmen ……………………….………………………………..
21 saat
Atelye öğretmeni …………………….…………….…………….
26 saat
Müdür, müdür yardımcılığı, eğitim şefliği, müdür yardımcılığı yapan öğretmenler ………………………………….……………
6 saate kadar
d) Köy ve ilçe bölge kurslarında
Görevli atelye öğretmenleri……………….……………………..
34 saat
II- ………………………………………”
2- Dava ile ilgili Anayasa kuralları:
1567 sayılı Kanunun 21. maddesinin (D) fıkrasının Anayasaya aykırıolduğu yolundaki iddiayı ve iptal istemini desteklemek üzere davacının ilerisürdüğü Anayasanın 92., 126. maddeleri ve yine Anayasanın konuyu ilgilendirendeğişik 64. maddesinin birinci fıkrası aşağıda yazılı olduğu gibidir.
Madde 64 (22.9.1971 de yürürlüğe giren 20.9.1971 günlü, 1488sayılı Yasa ile değişik)- Kanun koymak, değiştirmek ve kaldırmak, Devletinbütçe ve kesin hesap kanun tasarılarını görüşmek ve kabul etmek, parabasılmasına, genel ve özel af ilânına, mahkemelerce verilip kesinleşen ölümcezalarının yerine getirilmesine karar vermek, Türkiye Büyük Millet Meclisininyetkilerindendir.
…………………………………..”
“Madde 92- Kanun tasarı ve teklifleri önce Millet Meclisindegörüşülür.
Millet Meclisinde kabûl, değiştirilerek kabûl veya reddedilentasarı ve teklifler Cumhuriyet Senatosuna gönderilir.
Millet Meclisinde kabûl edilen metin, Cumhuriyet Senatosuncadeğişiklik yapılmadan kabûl edilirse, bu metin kanunlaşır.
Cumhuriyet Senatosu, kendisine gelen metni değiştirerek kabûlederse Millet Meclisinin bu değişikliği benimsemesi halinde metin kanunlaşır.
Millet Meclisi, Cumhuriyet Senatosundan gelen metni benimsemezse,her iki Meclisin ilgili komisyonlarından seçilecek eşit sayıdaki üyelerden birkarma komisyon kurulur. Bu komisyonun hazırladığı metin Millet Meclisinesunulur. Millet Meclisi, karma komisyonca veya Cumhuriyet Senatosunca veya dahaönce kendisince hazırlanmış olan metinlerden birini olduğu gibi kabûl etmekzorundadır. Cumhuriyet Senatosunda üye tamsayısının salt çoğunluğu ile kabûledilmiş olan madde değişikliklerinde, Millet Meclisinin kendi ilk metninibenimsemesi için, üye tamsayısının salt çoğunluğunun oyu gereklidir. Bu haldeaçık oya başvurulur,
Millet Meclisinin reddettiği bir tasarı veya teklif, CumhuriyetSenatosunca da reddedilirse düşer.
Millet Meclisinin reddettiği bir tasarı veya teklif, CumhuriyetSenatosunca olduğu gibi veya değiştirilerek kabul edilirse, Millet MeclisiCumhuriyet Senatosunun kabûl ettiği metni yeniden görüşür. CumhuriyetSenatosunun metni Millet Meclisince benimsenirse, kanunlaşır; reddedilirse,tasarı veya teklif düşer; Cumhuriyet Senatosundan gelen metin Millet Meclisincedeğiştirilerek kabûl edilirse, 5 nci fıkra hükümleri uygulanır.
Cumhuriyet Senatosunca üye tamsayısının salt çoğunluğu ile tümüreddedilen bir metnin Millet Meclisi tarafından kabûlü için, üye tamsayısınınsalt çoğunluğunun oyu lâzımdır. Bu halde açık oya başvurulur.
Cumhuriyet Senatosunca üye tamsayısının üçte iki çoğunluğu iletümü reddedilen bir metnin kanunlaşabilmesi, Millet Meclisi tarafından üyetamsayısının üçte iki çoğunluğu ile kabûl edilmesine bağlıdır. Bu halde açıkoya başvurulur.
Cumhuriyet Senatosu, kendisine gönderilen bir metni, MilletMeclisi komisyonlarında ve genel kurulundaki görüşme süresini aşmıyan bir süreiçinde karara bağlar; bu süre üç ayı geçemez ve ivedilik hallerinde onbeşgünden, ivedi olmıyan hallerde bir aydan kısa olamaz. Bu süreler içinde kararabağlanmıyan metinler, Cumhuriyet Senatosunca Millet Meclisinden gelen şekliylekabûl edilmiş sayılır. Bu fıkrada belirtilen süreler Meclislerin tatilidevamınca işlemez.
Yasama Meclislerinin ve mahallî idarelerin seçimleri ve siyasîpartilerle ilgili tasarı ve tekliflerin kabul veya reddinde yukarıdaki fıkralarhükümleri uygulanır. Ancak, karma komisyon kurulmasını gerektiren hallerde,karma komisyonun raporu, Türkiye Büyük Millet Meclisinin birleşik toplantısındagörüşülür ve karara bağlanır; Türkiye Büyük Millet Meclisinin birleşiktoplantısında Millet Meclisinin ilk metninin kabulü için üye tamsayısının saltçoğunluğunun oyu lâzımdır. 8 nci ve 9 ncu fıkralar hükümleri saklıdır.”
“Madde 126- Devletin ve kamu iktisadî teşebbüsleri dışındaki kamu tüzelkişilerinin harcamaları yıllık bütçelerle yapılır.
Kanun, kalkınma plânları ile ilgili yatırımlar veya bir yıldanfazla sürecek iş ve hizmetler için özel süre ve usuller koyabilir.
Genel ve katma bütçelerin nasıl yapılacağı ve uygulanacağı kanunlagösterilir. Bütçe kanununa bütçe ile ilgili hükümler dışında hiçbir hükümkonulamaz.”
III- İLK İNCELEME:
Anayasa Mahkemesi İçtüzüğünün 15. maddesi uyarınca 6.6.1972gününde Muhittin Taylan, Avni Givda, Fazıl Uluocak, Sait Koçak, Nuri Ülgenalp,Şahap Arıç, İhsan Ecemiş, Recai Seçkin, Ahmet Akar, Ziya Önel, Kâni Vrana,Muhittin Gürün, Lûtfi Ömerbaş, Şevket Müftügil ve Ahmet H. Boyacıoğlu’nunkatılmalariyle yapılan ilk inceleme toplantısında:
21. maddesinin (D) fıkrası dava konusu edilen 1567 sayılı 1972Yılı Bütçe Kanununun 1.3.1972 günlü, 14115 sayılı Resmî Gazetede yayınlandığı;dava dilekçesinin Anayasa Mahkemesi Genel Sekreterliğince 17.5.1972 günündekaleme havale edilerek 444 sıra ve 1972/27 esas sayısını aldığı: 22.4.1962günlü, 44 sayılı Kanunun 26. maddesinin birinci fıkrası kuralına göre davanın ogünde açılmış sayılacağı ve süresi içinde olduğu; dilekçenin Millet Meclisininseksen üyesince imzalandığı ve dilekçe altındaki imzaların listelerde seçimbölgeleri, adları, soyadları yazılı milletvekillerine ait olduğununT.B.M.M.Zatişleri ve Evrak Müdürlüğünce 17.5.1972 gününde onandığı; davayıaçanların toplamının, Anayasanın 67. maddesine göre, Millet Meclisi üyetamsayısının altıda birini geçtiği; dava dilekçesinde 44 sayılı Kanunun 25.maddesinin son fıkrası uyarınca, Uşak Milletvekili M.Fahri Uğrasızoğlu’nunkendisine tebligat yapılacak üye olarak gösterildiği ve dosyanın eksiğiolmadığı anlaşılmış ve Anayasanın değişik 147. değişik 149. ve 150. ve 44sayılı Kanunun 21., 22., 25. ve 26. maddelerine uygun olduğu görülen işinesasının incelenmesine oybirliğiyle karar verilmiştir.
IV- ESASIN İNCELENMESİ:
Davanın esasına ilişkin rapor, dava dilekçesi, iptali istenenkanun hükmü, Anayasaya aykırılık iddiasına dayanıklık eden ve konuyuilgilendiren Anayasa kuralları; bunlarla ilgili gerekçeler ve başka yasamabelgeleri, kon ile ilişkisi bulunan öteki metinler okunduktan sonra gereğigörüşülüp düşünüldü:
Dava konusu hükümde sözü geçen yasalardan “Millî EğitimBakanlığına bağlı yüksek ve orta dereceli okullar öğretmenlerinin haftalık derssaatleri ile ek ders ücretleri” hakkındaki 5.3.1964 günlü, 439 sayılı Kanunun1. maddesinin (A) bendinde Millî Eğitim Bakanlığına bağlı yüksek okullar öğretmenlerinin,(B) bendinde yüksek dereceli meslek ve teknik okulları atelye öğretmenlerinin,3. maddesinin (A) bendinde orta dereceli okulların ikinci ve birinci devregenel bilgi ve meslek dersleri öğretmenlerinin, (B) bendinde orta dereceli meslekve teknik öğretim okulları atelye ve tatbikat öğretmenleri ile akşam sanatokulları öğretmenlerinin, köy ilçe ve bölge kursları öğretmenlerinin; 4.maddesinde Devlet konservatuvarları yüksek ve orta devre esas ve yardımcı dersöğretmenlerinin; 6. maddesinde yüksek okullarda ve orta dereceli okullardamüdürlük, müdür başyardımcılığı, eğitim şefliği, müdür yardımcılığı yapanöğretmenlerin maaşlarına karşılık haftada okutmakla yükümlü bulundukları derssaati sayıları saptanmış; kanunun 2. maddesi ile de lise derecesinde biröğrenim üzerine en az bir yıllık, beş yıllık meslek okulu öğrenimi üzerine enaz iki yıllık bir meslek öğrenimi veren öğretim kurumları ve kurslarıöğretmenleri haftalık ders saati yükümü yönünden 1. madde kapsamı içinealınmıştır.
Dava konusu hükümde sözü geçen ikinci yasa olan “3017 sayılıSağlık ve Sosyal Yardım Bakanlığı Teşkilât ve Memurin Kanununa ek” 24.6.1965günlü, 637 sayılı Kanunda ise Sağlık ve Sosyal Yardım Bakanlığına bağlı herderecede meslek okullarında, kurs ve benzeri kuruluşlarda öğretimle görevlipersonel haftada kaç saatten fazla eğitim yaparlarsa ders saati ücretiverileceği ve her ders saati için ne verileceği kurala bağlanmaktadır.
14.7.1965 günlü, 657 sayılı Devlet Memurları Kanununun 31.7.1970günlü, 1327 sayılı Kanunla değişik 89. maddesi de ders görevi konusunu kapsayanbir hüküm getirmiştir. Bu maddeye göre “her derecedeki eğitim ve öğretimkurumları ile okul kurs veya benzeri kuruluşlarda hizmetin gerektirdiğikadrolara öğretmen veya öğretim üyesi bulunmaması gibi zaruretler halindeöğretmenlerle öğretim üyelerine veya diğer Devlet memurlarına ders göreviverilebilecek” ve bu gibilere ders veya konferans saati başına ödenecek ücretaynı kanunun 137 sayılı Kanunla değişik 176. maddesi uyarınca her yıl bütçekanunlarında gösterilecektir.
1972 Yılı Bütçe Kanununun 21. maddesinin (D) fıkrası, görüldüğügibi, 439 ve 637 sayılı Kanunlardaki öğretmenlerin maaş karşılığında haftadaokutmakla yükümlü bulundukları ders saatine ilişkin düzenlemelerinuygulanmasını 1972 akçalı yılı süresince askıya alarak bunların yerine sözkonusu fıkrada belirlenen ders saatlerini koymakta; başka deyimle iki yasanınkimi kurallarına Bütçe Kanunu hükümleriyle değişiklik getirmektedir. İptaliistenen hükmün, bu niteliğiyle, Anayasanın değişik 64., 92. ve 126. maddelerikarşısındaki durumu aşağıda ayrı ayrı tartışılacaktır. Davacı her ne kadarAnayasaya aykırılık iddiasında 64. maddeye dayanmışsa da 44 sayılı Kanunun 28.maddesine göre Anayasa Mahkemesi ilgililerin gerekçeleri ile bağlıbulunmadığından konuyu bu yönden de ele alabileceği ortadadır.
1- 1567 sayılı Kanunun 21. maddesinin (D) fıkrasının Anayasanındeğişik 64. maddesi karşısındaki durumu:
Anayasanın Türkiye Büyük Millet Meclisinin görev ve yetkilerinigenel olarak belirleyen ve 1488 sayılı Yasa ile değişik 64. maddesinin birincifıkrasında “kanun koymak, değiştirmek ve kaldırmak” biçiminde bir genel yetkiyer almışken “Devletin bütçe ve kesin hesap kanun tasarılarını görüşmek vekabul etmek” bunun dışında, ayrı nitelikte bir yetki alanı olarakbenimsenmiştir. Bütçe kanunlarını böylece öteki yasalardan ayıran Anayasailkesi bir yasanın ancak başka bir yasa ile değiştirilebilmesi veyakaldırılabilmesi, bütçe kanunu hükümleriyle bu yola gidilememesi kuralını dadoğal olarak kendi içinde taşır.
Oysa, yukarıda değinildiği üzere 439 ve 637 sayılı Kanunlardakihaftalık zorunlu ders saatlerine ilişkin kuralların değiştirilmesine, usulünceyasa çıkarılacak yerde bir bütçe kanunu hükmü, başka deyimle 1567 sayılıKanunun 21. maddesinin dava konusu (D) fıkrası ile gidilmiştir.
Böylece Türkiye Büyük Millet Meclisi, yasama işleminde Anayasauyarınca “kanun değiştirme” yetkisini değil, ondan ayrı olan ve değişiknitelikte bulunan “bütçe kanun tasarılarını görüşmek ve kabul etmek” yetkisinikullanarak yasa değiştirme ereğini gerçekleştirmiştir. Dava konusu hüküm bunedenle Anayasanın 64. maddesiyle çelişir durumdadır; iptal edilmesi gerekir.
2- 1567 sayılı Kanunun 21. maddesinin (D) fıkrasının Anayasanın92. maddesi karşısındaki durumu:
Anayasa kanun tasarı ve teklifleri ile bütçe tasarılarının TürkiyeBüyük Millet Meclisinde görüşülüp kabul edilmelerini ve yasa niteliğinikazanmalarını ayrı ayrı yöntem ve kurallara bağlamıştır (madde 92, 93, 94).
Anayasanın 92. maddesine göre kanun tasarı ve tekliflerinin önceMillet Meclisinde, sonra da Cumhuriyet Senatosunda görüşülüp kabul edilmesi;yasama meclislerince değişik sonuçlara varılmışsa her iki meclisin ilgilikomisyonlarından seçilecek eşit sayıdaki üyelerden kurulu karma komisyondagörüşüldükten sonra işin Millet Meclisinde sonuca bağlanması gerekmektedir.Millet Meclisinde ve Cumhuriyet Senatosundaki oylamalarda, duruma göre,aranacak yetersayılar çeşitli olasılıklar gözönünde bulundurularak yine bumaddede belirlenmiştir. Böylece kanunlaşan ve yayınlanmak üzere kendisinegönderilen yasama belgelerinden uygun bulmadıklarını Cumhurbaşkanının bir dahagörüşülmek üzere Türkiye Büyük Millet Meclisine geri gönderebilmesi deAnayasanın 93. maddesi gereğidir.
Anayasanın 94. maddesinde ise bütün tasarıları için değişik biryöntemin saptanmış olduğu görülür. Bu yöntem şöyledir: Bütçe tasarıları otuzbeşmilletvekilinden ve onbeş Cumhuriyet Senatosu üyesinden kurulu elli kişilik birkarma komisyona verilir. Bu komisyonun kuruluşunda, iktidar grupuna vegruplarına en az otuz üye verilmek şartiyle, siyasî partî gruplarının vebağımsızların oranlarına göre temsili gözönünde tutulur. Karma komisyonun kabuledeceği metin önce Cumhuriyet Senatosunda görüşülüp karara bağlanır. CumhuriyetSenatosunun kabul ettiği metin yeniden karma komisyona gider. Orada kabuledilen son metin Millet Meclisinde görüşülerek karara bağlanır. Türkiye BüyükMillet Meclisi üyeleri, Meclislerin genel kurullarında bakanlık ve dairebütçeleriyle katma bütçeler üzerindeki düşüncelerini ancak her bütçenin tümüüzerindeki görüşmeler sırasında açıklarlar; bölümler ve değişiklik önergeleri,üzerlerinde ayrıca görüşme yapılmaksızın okunur ve oya konur. Türkiye BüyükMillet Meclisi üyeleri, bütçe kanunu tasarılarının genel kurullarda görüşülmesisırasında gider artırıcı veya belli gelirleri azaltıcı teklifler yapamazlar.
Görülüyor ki bütçelerin görüşülmesinde Türkiye Büyük MilletMeclisi üyeleri ve dolayısiyle de meclisler öteki kanun tasarı ve tekliflerindeolduğu gibi tam bir serbestlik içinde değildirler; bir takım sınırlamalarlabağlanmış bulunmaktadırlar. Öte yandan Anayasanın 93. maddesi, yayınlanmaküzere kendisine gönderilen bütçe kanunlarını bir daha görüşülmek üzere TürkiyeBüyük Millet Meclisine geri gönderebilme yetkisini Cumhurbaşkanına vermemiş; butürlü kanunlar açık bir hükümle yetki dışı bırakılmıştır.
Yukarıda genel çizgileriyle açıklanan, Anayasa ile düzenlenmiş bubirbirinden ayrı ve değişik iki yasama yöntem ve biçiminin doğal sonucu olarakbelli yöntem ve koşullara göre oluşturulmuş bir yasama belgesinindeğiştirilmesinin veya kaldırılmasının da ancak aynı yollardan geçilereksağlanabileceği gerçeği ortaya çıkar. Başka deyimle bir yasanın bir bütçekanunu ile değiştirilmesi veya kaldırılması düşünülemiyeceği gibi yasalardabütçe ile ilgili ödenek hükümlerinin yer almasına da olanak yoktur. Tersine birtutum yasa veya bütçe kanunu kuralını, yerine göre Anayasanın 92. veya 94.maddesine aykırı kılar.
1567 sayılı Kanunun 21. maddesinin dava konusu (D) fıkrası, birbütçe kanunu içinde yer aldığı ve Anayasanın 92. değil 94. maddesi yönteminegöre düzenlendiği halde Anayasanın 92. maddesi yöntemine bağlı 439 ve 637sayılı Kanunları değiştirmekte olduğundan bu fıkranın Anayasanın 92. maddesine aykırıbulunduğu ve bundan da ayı bir iptal nedeni olacağı ortadadır.
3- 1567 sayılı Kanunun 21. maddesinin (D) fıkrasının Anayasanın126. maddesi karşısındaki durumu:
Anayasanın bütçe’ye ilişkin 126. maddesinin üçüncü fıkrasının soncümlesinde “Bütçe kanununa bütçe ile ilgili hükümler dışında hiçbir hükümkonulamaz.” kuralı yer almıştır.
Burada “bütçe ile ilgili hüküm” deyimi üzerinde kısaca durmakyerinde olacaktır. Anayasa tasarısının Temsilciler Meclisinde görüşülmesisırasında kural üzerinde yapılan değişiklik konuyu gereği gibi aydınlatacaknitelikte bulunduğundan ona da ayrıca değinmek gerekir.
Anayasa tasarısında (madde 125) bu kural “Bütçe kanununa malîhükümler dışında hiçbir hüküm konulamaz.” biçiminde iken TemsilcilerMeclisindeki birinci görüşme sırasında bir üye “malî hükümler” deyimi üzerindedurarak erek bütçe uygulamasiyle ilgisiz konuların bütçe kanununda yer almamasıolduğuna göre deyimin ereği karşılamadığını ileri sürmüş ve komisyondanaçıklama istemiştir. Komisyon, bu konuda bir açıklama yapmadan öteki görüşleride gözönünde bulundurmak üzere maddeyi geri almış ve yeniden düzenlerken “malîhükümler” deyimini “bütçe ile ilgili hükümler” olarak düzeltmiş ve maddeböylece Temsilciler Meclisinden geçmiştir.
Şu duruma göre Anayasanın 126. maddesinin son fıkrasında yer alan“bütçe ile ilgili hükümler” deyimini malî nitelikte hüküm anlamında değil,bütçenin uygulanması ile ilgili, uygulamayı kolaylaştırıcı veya kanun konusuolabilecek yeni bir kuralı kapsamamak şartiyle açıklayıcı nitelikte hükümlerolarak düşünmek zorunluğu vardır.
Şurasının da gözönünde bulundurulması yerinde olur: Bir kanunkuralının bütçeden harcamayı gerektirir bulunması onun 126. maddede öngörüldüğügibi “bütçe ile ilgili hükümler”den sayılmasına neden olamaz. Çünkü hemen hemenher kanunda bütçeden harcamalara yol açabilecek bir veya birçok hükümlerbulunabilir. Böyle olduğu için de tarım, orman, eğitim, savunma, sağlık vebenzeri hizmet alanlarına ilişkin pek çok kanunun bütçe ile ilgili sayılmasınave bunların değiştirilmesi veya kaldırılması için bütçe kanunlarına birer maddekonulmasına gidilebilir. Oysa bu yasalar bütçenin yapısı ile, bütçeyi uygulamayöntemleriyle ve bütçelerin ereğiyle ilişiği bulunmayan, bütçelerinkinden tümdeğişik yöntemlerle, Yasa Koyucunun belli bir erek güden açık iradesinin sonucuolarak oluşmuş yasama belgeleridir.
“Bütçe ile ilgili hüküm” deyimine dayanarak her yasanın giderleilişkili kurallarının bütçe kanunlariyle değiştirilebileceği veyauygulanmalarının geri bırakılabileceği yolunda bir görüş ve uygulama Anayasanınyukarıda (kararın IV-2 sayılı bölümü) açıklanan 92. maddesini gelirle ilgiliveya gidere yol açabilecek yasalar bakımından işlemez duruma sokar ve 94.maddede yalnız bütçe düzenlemelerinin özellikleri dolayısiyle istisnaî olaraköngörülen pek sınırlı nitelikteki yola, Anayasa Koyucunun ereğine veyönergesine aykırı biçimde genişlik ve genellik kazandırır. Oysa 126. maddedekisözü geçen kuralın tek ereğinin bütçe kanunlarını bünyeye yabancı hükümlerdenayıklamak ve derli toplu bir düzenleme ile bu kanunlarla gerçek anlamda bütçekavramı dışında kalan konulara asla yer vermemek olduğunda kuşku yoktur.
Dava konusu hükümde yer alan ve 439 ve 637 sayılı Kanunlardakiöğretmenlerin bir hafta içinde okutmakla yükümlü bulundukları ders saatlerinideğiştiren kuralın, yukarıdan beri açıklananlarla kavramın niteliği ortayakonulduğu üzere, “bütçe ile ilgili hükümler”den sayılmasına olanak yoktur. 1567sayılı Kanunun 21. maddesinin (D) fıkrası bu yönden Anayasanın 126. maddesineaykırıdır ve bu da başkaca bir iptal nedenini oluşturur.
V- SONUÇ:
1567 sayılı 1972 Yılı Bütçe Kanununun 21. maddesinin (D)fıkrasının Anayasanın değişik 64., 92. ve 126. maddelerine aykırı olduğuna veiptaline Anayasanın değişik 147., değişik 149., 150. ve değişik 152. maddeleriuyarınca 27.6.1972 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Başkan
Muhittin TAYLAN
Başkan Vekili
Avni GİVDA
Üye
Fazıl ULUOCAK
Üye
Sait KOÇAK
Üye
Nuri ÜLGENALP
Üye
Şahap ARIÇ
Üye
İhsan ECEMİŞ
Üye
Recai SEÇKİN
Üye
Ahmet AKAR
Üye
Halit ZARBUN
Üye
Ziya ÖNEL
Üye
Kâni VRANA
Üye
Lûtfi ÖMERBAŞ
Üye
Şevket MÜFTÜGİL
Üye
Ahmet H. BOYACIOĞLU