ANAYASA MAHKEMESİ KARARI
Esas Sayısı:1973/10
Karar Sayısı:1973/12
Karar Günü:22/3/1973
Resmi Gazete tarih/sayı:21.5.1973/14541
İtirazyoluna başvuran : Şiran Asliye Ceza Mahkemesi.
İtirazınkonusu : Türk Ceza Kanununun 434. maddesinin Anayasanın 12. maddesine aykırıbulunduğu yolunda Cumhuriyet Savcılığının ileri sürdüğü iddianın ciddi olduğukanısına varan mahkeme Anayasanın değişik 151. maddesine dayanarak AnayasaMahkemesine başvurmuştur.
I.OLAY :
12/5/1972gününde 1956 doğumlu bir erkeği evlenmek üzere ve kendi rısariyle kaçırmaktansanık bir kadın hakkında 17/5/1972 günlü, 1972/1748230 sayılı iddianeme ile veTürk Ceza Kanununun 430/2. maddesi uyarınca cezalandırılması istenerek açılanve Şiran Asliye Ceza Mahkemesinin 972/35 esas sayısını alan kamu davasınınduruşması sırasında sanık ve mağdur 23/5/1972 gününde evlenmişler; sanık 30/6/1972 günlü duruşmada davanın tecilini istemiş; 16/2/1973 günlü duruşmadaCumhuriyet Savcısı sanık kadın olduğundan Türk Ceza Kanununun 434. maddesinegöre kamu davasının teciline olanak bulunmadığını ve maddenin Anayasanın 12.maddesinde sözü edilen kadın ve erkek eşitliliği ilkesine aykırı düştüğünüileri sürmüş; iddianın ciddi olduğu kanısına varan mahkeme Anayasa Mahkemesinebaşvurulmasına ve sonucun beklenmesine karar vermiştir;
III.YASA METİNLERİ :
l -Anayasaya aykırılığı ileri sürülen Kanun maddesi :
1/3/1926günlü, 765 sayılı Türk Ceza Kanununun Anayasaya aykırılığı ileri sürülen 434.maddesi (11/6/1936 güı.lü, 3038 sayılı Kanunla değişik), üçüncü Tertip Düstur,17. Cilt, 589. sayfadaki metne göre, şöyledir.
"Madde434 - Kaçırılan veya alıkonulan kız veya kadın ile maznun veya mahkûmlardanbiri arasında evlenme vukuunda koca hakkında hukuku âmme davası ve hükümverilmiş ise cezanın çektirilmesi tecil olunur.
Müruruzamanhaddine kadar erkek tarafından haksız olarak vukua getirilmiş bir sebepleboşanmaya hükmedilirse takibat yenilenir. Evvelce hüküm verilmiş ise cezaçektirilir.
Bu maddehükümleri 414, 415 ve 416 ncı maddeler hakkında da caridir.
Evlenenmaznun veya mahkûm hakkında hukuku amme davasının veya cezanın tecilinimüstelzim olan haller fiilde methali olanlar hakkında dava ve cezanın düşmesinimüstelzimdir."
2 -Dayanak olarak ileri sürülen Anayasa kuralı :
İtirazyoluna başvuran mahkemenin Anayasaya aykırılık görüşünü desteklemek üzereileriye sürdüğü Anayasanın 12. maddesi aşağıda yazılı olduğu gibidir:
"Madde12 - Herkes, dil, ırk, cinsiyet, siyasi düşünce, felsefi inanç, din ve mezhepayırımı gözetilmeksizin, kanun önünde eşittir.
Hiçbirkişiye, aileye, zümreye veya sınıfa imtiyaz tanınamaz."
IV.İLK İNCELEME:
AnayasaMahkemesi İçtüzüğünün 15. maddesi uyarınca 22/3/1973 gününde yapılan ilkinceleme toplantısında rapor, Şiran Asliye Ceza Mahkemesinin 1972/35 esassayılı yazısı ve ekleri konuyu ilgilendiren öteki metinler okunduktan sonraönce mahkemenin itiraz yoluna başvurmaya yetkili bulunup bulunmadığı üzerindedurulmuştur.
Anayasanındeğişik 151. ve 22/4/1962 günlü, 44 sayılı Kanunun 27. maddeleri kurallarınagöre bir mahkemenin herhangi bir kanun hükmünü, Anayasa'ya uygunlukdenetiminden geçirilmesi için, Anayasa Mahkemesine getirebilme yetkisinikazanması elinde bakmakta olduğu bir davanın bulunmasına ve o kanun hükmünü budavada uygulama durumunda olmasına bağlıdır.
ŞiranAsliye Ceza Mahkemesinin elinde bakmakta olduğu bir davanın bulunduğunda kuşkuyoktur. Bu, reşit olmayan bir erkeği evlenmek üzere ve kendi rızasiylekaçırdığı ileri sürülen bir kadın hakkında Cumhuriyet Savcısının 17/5/1972günlü, 1972/174 82 30 sayılı iddianemesiyle ve sanığın Türk Ceza Kanunun 430.maddesinin ikinci fıkrası uyarınca cezalandırılması istenerek açılan vemahkemenin 1972/35 sayısında kayıtlı bulunan kamu davasıdır. Demek ki olayda,Anayasa Mahkemesine itiraz yoliyle başvurulabilmesi için Anayasa'nın değişik151. maddesinde öngörülen koşullardan birincisi vardır.
İkincikoşulun var olup olmadığına gelince: Bu konu aşağıda tartışılacaktır.
Olaydakaçırma suçunun sanığı kadın, kaçırılan erkekle evlenmiş ve bu nedenle kamudavasının ertelenmesini istemiştir. Türk Ceza Kanununda erkek kaçıran birkadının o erkekle evlenmesi halinde kamu davasının ertelenmesini sağlayacak hiçbir kural yoktur. Evlenme nedeniyle ertelemeyi düzenleyen 434. maddede yalnızcasanığın erkek ve mağdurun kadın olması hali öngörülmüş ve şart koşulmuştur.Kaçıranın kadın ve kaçırılanın erkek olduğu bir davada bu maddenin uygulanmayeri bulunmadığı ortadadır. Mahkemeye düşen, Türk Ceza Kanununda kaçırılanerkekle evlenen kadın sanığın hakkındaki kamu davasının ertelenmesini öngörenbir kuralın yer olmadığı gerekçesiyle istemi reddetmek olacaktır. Hâkim bu davadaTürk Ceza Kanununun 434. Maddesini gözden geçirebilir. Ancak şu tutum hiç birzaman o kuralın bakılmakta olan davada mahkemece uygulandığı veya uygulanacakolduğu anlamını taşımaz. Aksine bir görüş Anayasanın değişik 151. maddesindegeçen "Uygulanacak" deyimini değil delâlet ettiği hukuki kavramdan,sözlük anlamından bile uzak düşürecek bir yorum zorlaması olur.
Özetlemekgerekirse mahkeme bakmakta olduğu davada uygulama durumunda bulunmadığı TürkCeza Kanununun değişik 434. maddesini Anayasa'ya uygunluk denetimi için AnayasaMahkemesine getiremez.
Anayasanındeğişik 151. ve 44 sayılı Kanunun 27. maddelerine uymayan itirazın itirazdabulunan mahkemenin yetkisizliği yönünden reddi gereklidir. Mahkeme 44 sayılıKanunun 27. madesine aykırı olarak dosyanın aslını göndermiş ise de şu sonucagöre bu eksiklik üzerinde durulmasına yer olmayacaktır.
MuhuttinTaylan, İhsan Ecemiş, Halit Zarbun, Kâni Vrana, Muhittin Gürün, Lûtfi Ömerbaşve Ahmet H. Boyacıoğlu başvurmanın reddi gerektiği yolundaki görüşekatılmamışlardır.
V-SONUÇ:
İtirazkonusu kuralı, mahkeme bakmakta olduğu davada uygulama durumunda olmadığındanAnayasa'nın 1488 sayılı Kanunla değişik 151. maddesine uymayan başvurmanın,başvuran mahkemenin yetkisizliği yönünden reddine Muhittin Taylan, ihsanEcemiş, Halit Zarbun, Kâni Vrana, Muhittin Gürün, Lütfi Ömerbaş ve Ahmet H.Boyacıoğlu'nun karşı oyları ile ve oyçokluğu ile 22/3/1973 gününde kararverildi.
Başkan
Muhittin Taylan
Başkanvekili
Avni Givda
Üye
Fazıl Uluocak
Üye
Sait Koçak
Üye
Nuri Ülgenalp
Üye
Şahap Arıç
Üye
İhsan Ecemiş
Üye
Ahmet Akar
Üye
Halit Zarbun
Üye
Abdullah Üner
Üye
Kâni Vrana
Üye
Muhittin Gürün
Üye
Lûtfi Ömerbaş
Üye
Şevket Müftügil
Üye
Ahmet H. Boyacıoğlu
KARŞIOYYAZISI
Birceza kuralının, ceza mahkemelerince uygulanması demek, olayın bütün öğeleri ilekanunda ilgili görülen maddesinde yer alan ve uygulanması istenen cezakuralının öğelerine tüm uyup uymadığını saptamaktadır. Böylece, olayın bütünöğelerin uygun bulunduğu ceza kuralının olumlu ve olayın bütün öğelerinin uygundüşmediği, ceza kuralının olumsuz yönden uygulanması olanağı vardır.
itirazkonusu yapılan olayda, kamu davasının açılışına göre, kaçırma suçunun sanığıolduğu ileri sürülmüş bulunan kadının kaçırdığı bildirilen erkekle evlenmiş vehakkındaki kamu davasının bu nedenle Türk Ceza Kanununun 434. maddesi uyarıncaertelenmesi istenmiş olduğundan, itiraz yoluna başvuran mahkemece, olayda sözügeçen kanun maddelerinin, ya olumlu veya olumsuz yönlerden uygulanıpuygulanmayacağı araştırılacak ve sonucuna göre bir karara varılacaktır.
Hernekadar,Türk Ceza Kanununun söz konusu olan 434. maddesinde, bir erkeği kaçıran kadınınonunla evlenmesi halinde kamu davasının bu nedenle ertelenmesini sağlayan birkural yoksa da davayı gören mahkeme, yapılan isteği bu maddeye dayanarak rededecek, yani bu maddeyi olumsuz yönden uygulamış olacaktır.
Demekki, ceza uygulamasının özelliği sonucu olarak, böyle durumlarda bir cezakuralının olumsuz yönden uygulanmasının da, Anayasa'nın 151. maddesinde geçen"Uygulanacak" deyiminin kapsamına girdiğinin kabulü gerekmektedir.
Ohalde dosyanın saptanmış bulunan eksiklerinin tamamlanması için itirazcımahkemeye geri gönderilmesi yerine, yazılı gerekçelerle başvurmanın yetkiyönünden reddine dair verilen karara yukarıdaki nedenlerle karşıyız.
Başkan
Muhittin Taylan
Üye
İhsan Ecemiş
Üye
Halit Zarbun
Üye
Kâni Vrana
Üye
Muhittin Gürün
Üye
Lütfi Ömerbaş
Üye
Ahmet H. Boyacıoğlu