ANAYASA MAHKEMESİ KARARI
Esas Sayısı:1973/23
Karar Sayısı:1974/2
Karar Günü:15/1/1974
Resmi Gazete tarih/sayı:27.2.1974/14812
İtirazyoluna başvuran : Fethiye Tapulama Mahkemesi
İtirazınkonusu : (Rüyeti bir mahal mahkeme veya dairesi adliyesine ait olan deavi vemesalihi diğer mahal mahkeme veya dairei adliyesinde rüyet ve hükkâm vemüstantikler ve hâkim muavinleriyle müddeiumumilere vazifei asliyelerineilâveten vezaifi sairei adliyeyi dahi kezalik muvakkaten ifa ettirmeğe AdliyeVekâletinin mezuniyetine) dair l Kasım 1339 günlü, 367 sayılı Kanunun l incimaddesini Anayasaya aykırı gören mahkeme Anayasa'nın değişik 151 inci maddesinedayanarak Anayasa Mahkemesine başvurmuştur.
I.OLAY :
FethiyeninKaya Köyünde 22/10/1955 günlü tapulama tutanağı ile yapılan tespite ilgilisininitirazı üzerine ihtilaflı sayılarak 12/3/1957 gününde Fethiye Bölgesi GeziciArazi Kadastrosu Mahkemesine verilen ve 1957/97 esas sayısını alan, 12/5/1966gününde bu mahkeme tapulama mahkemesine dönüşünce orada bakılmasına başlananişle ilgili 21/6/1973 günlü duruşmada mahkeme, davaya geçici yetkili olaraksorgu hâkiminin bakmakta bulunması dolayısiyle bu yetkiye kaynaklık eden lKasım 1339 günlü, 367 sayılı Kânunun l inci maddesini Anayasa'ya aykırı görerekAnayasa Mahkemesine başvurulmasına ve davanın geri bırakılmasına kararvermiştir.
II.YASA METİNLERİ :
l-İtiraz konusu Kanun kuralı :
1Kasım 1339 günlü, 367 sayılı Kanunun Anayasaya aykırılığı ileri sürülen l incimaddesi - Üçüncü Tertip Düstur, Cilt: 5, sayfa 164 ve 165 teki metne göre -şöyledir :
"Maddel- Rüyeti bir mahal mahkeme veya dairei adliyesine ait olan deavi ve mesalihidiğer mahal mahkeme veya dairei adliyesinde muvakkaten rüyet ve hükkâm vemüstantikler ve hâkim muavinleriyle müddeimumilere vazifei asliyelerineilâveten vezaifi saîrei adliyeyi dahi kezalik muvakkaten ifa ettirmeğe AdliyeVekili mezundur."
2-Dayanılan Anayasa kuralları:
MahkemeninAnayasa'ya aykırılık görüşünü desteklemek üzere ileri sürdüğü Anayasa'nın 12.,değişik 32. ve 42/3. maddeleri aşağıda yazılı olduğu gibidir :
"Madde12- Herkes, dil, ırk, cinsiyet, siyasî düşünce, felsefî inanç, din ve mezhepayırımı gözetilmeksizin, kanun önünde eşittir.
Hiçbirkişiye, aileye, zümreye veya sınıfa imtiyaz tanınamaz."
"DeğişikMadde 32- Hiç kimse, kanunen tabi olduğu mahkemeden başka bir merci önüneçıkarılamaz.
Birkimseyi kanunen tâbi olduğu mahkemeden başka bir merci önüne çıkartma sonucunudoğuran yargı yetkisine sahip olağanüstü merciler kurulamaz."
"Madde42/3- Angarya yasaktır."
IV.İLK İNCELEME
l-Birinci ilk inceleme (3/7/1973 günlü toplantı):
AnayasaMahkemesi içtüzüğünün 15. maddesi uyarınca 3/7/1973 gününde Muhittin Taylan,Avni Givda, Fazıl Uluocak, Sait Koçak, Kemal Berkem, Şahap Arıç, İhsan Ecemiş,Ahmet Akar, Ziya Önel, Abdullah Üner, Kani Vrana, Muhittin Gürün, LûtfiÖmerbaş, Şevket Müftügil ve Ahmet H. Boyacıoğlu'nun katılmalarıyle yapılan ilkinceleme toplantısında dosya içindekilerin mahkemece bu konu ile ilgiligörülenlerin örnekleri gönderilmek gerekirken dosyanın aslının yollandığıanlaşıldığından 22/4/1962 günlü, 44 sayılı Kanunun 27. maddesine aykırı düşenbu eksiklik giderilmek üzere dosyanın geri çevrilmesine Avni Givda'nın işin niteliğinegöre geri çevirmeğe yer olmadığı yolundaki karşı oyu ve oy çokluğu ile 3/7/1973gününde 1973/20-25 sayiyle karar verilmiştir.
2-İkinci ilk inceleme (22/10/1973 günlü toplantı) :
İşinAnayasa Mahkemesine yeniden gelmesi üzerine 22/10/1973 gününde Muhittin Taylan,Avni Givda, Sait Koçak, Kemal Berkem, Şahap Arıç, İhsan Ecemiş, Ahmet Akar,Halit Zarbun, Ziya Önel, Abdullah Üner, Kani Vrana, Lûtfi Ömerbaş, ŞevketMüftügil, Nihat O. Akçakayalıoğ'u, Ahmet H. Boyacıoğlu'nun katılmalarıyleyapılan ilk inceleme toplantısında dosyanın eksiği bulunmadığı görülmüş vemahkemenin itiraz yoluna başvurmaya yetkili bulunup bulunmadığı konusu üzerindedurulmuştur.
Anayasa'nındeğişik 151. ve 44 sayılı Kanunun 27. maddelerine göre bir mahkemenin birtakımyasa kurallarım Anayasa'ya uygunluk denetiminden geçirilmek üzere AnayasaMahkemesine getirebilmesi için elinde bakmakta olduğu bir davanın bulunması veitiraz konusu kuralları o davada uygulama durumunda olması gerekir.
İtirazyoluna başvuran Fethiye Tapulama Mahkemesinin elinde bakmakta olduğu birdavanın bulunduğunda kuşku yoktur. Bu yukarıda (I. Olay) bölümünde değinildiğigibi, Fethiye'nin Kaya Köyünde 22/10/1955 günlü tapulama tutanağı ile yapılantespite ilgilisinin itirazı üzerine oluşan 1957/97 esas sayılı davadır. Mahkemetapulama tespitine itiraz davası dolayısıyle l Kasım 1339 günlü, 367 sayılıKanunun 1. maddesinin Anayasa'ya uygunluk denetiminden geçirilmesiniistemektedir. Bu maddenin mahkemenin bakmakta olduğu davada uygulanacak birkural olup olmadığı aşağıda tartışılacak ve böylece Anayasa'ya aykırılığı ilerisürülen kural yönünden mahkemenin itiraz yoluna başvurmaya yetkisi bulunupbulunmadığının saptanmasına gidilecektir.
Birtapulama tespitine itiraz davasında hâkimlere geçici yetki verilmesine ilişkin birkuralın uygulama yeri olmadığı ilk bakışta düşünülebilir. Ancak Anayasa'nındeğişik 151. maddesinde gecen "uygulanacak bir kanunun hükümlerini"deyiminin yalnızca taraflara uygulanarak anlaşmazlığı çözecek kurallarlasınırlanmasına olanak bulunmadığı da ortadadır. Mahkemenin ve işleyişininAnayasa'nın "kanunî yargı yolu" ilkesine ve özellikle değişik 136.madde kurallarına uygunluğunun, davaya bakan hâkimin yargılama yetkisi ileyolunca donatılmış, olup olmadığının ve bunların benzeri konuları araştırılmasımahkemenin başta gelen işlerindendir. Böyle bir araştırma ancak ilgilikanunlara dayanılarak bir sonuca vardırılabilir. Bu ise, dayanılan kanunun veyakanun kuralının o davada uygulanması demektir.
Olaydatapulama mahkemesi hâkimliğini eden kimse gerçekte sorgu hâkimidir. Bu görevkendisine Yüksek Hâkimler Kurulu Birinci Bölümünce, geçici yetki yoliyleverilmiş ve görevlendirme işi 8/1/1970 günlü, 439 sayılı yazı ile AdaletKomisyonu Başkanlığına bildirilmiştir. Hâkimlere asıl görevlerine ek olarak başkamahkeme işlerine bakmak üzere geçici yetki verilebilmesinin kaynağı ve dayanağıl Kasım 1339 günlü, 367 sayılı Kanunun 1. maddesidir. Fethiye Sorgu HâkimiTapulama Mahkemesinde baktığı her davada bu durumu belirlemek ve belirlerken deitiraz konusu kurala dayanmak, başka deyimle o kuralı o davada uygulamakzorundadır. Öyle ise Fethiye Tapulama Mahkemesi Anayasa'nın değişik 151.maddesinde yazılı yoldan yararlanarak 367 sayılı Kanunun 1. maddesininAnayasa'ya uygunluk denetiminden geçirilmesini istemeğe yetkilidir, işinesasının incelenmesi gerekir.
AvniGivda, Sait Koçak, Kemal Berkem, Şahap Arıç, İhsan Ecemiş ve Ahmet Akar bugörüşe katılmamışlar ve itirazın yetki yönünden reddi gerektiğini ilerisürmüşlerdir.
Böylece,dosyanın eksiği bulunmadığı anlaşıldığından Anayasa'nın değişik 151. ve 44sayılı Kanunun 27. maddelerine uygun düştüğü görülen işin esasınınincelenmesine Avni Givda, Sait Koçak, Kemal Berkem, Şahap Arıç, İhsan Ecemiş veAhmet Akar'ın mahkemenin itiraz konusu kuralı uygulama durumunda bulunmadığı veitirazın yetki yönünden reddi gerektiği yolundaki karşı oylariyle ve oyçokluğuile 22/10/1973 gününde karar verilmiştir.
V.ESASIN İNCELENMESİ :
İtirazınesasına ilişkin rapor, Fethiye Tapulama Mahkemesinin 9/7/1973 günlü, 1957/97sayılı yazısına ilişik 21/6/1973 günlü gerekçeli karar ve ekleri iptali istenenYasa kuralı, dayanılan Anayasa kurallara, bunlara ilişkin gerekçeler ve başkayasama belgeleri ve konu ile ilişkisi bulunan öteki metinler okunduktan sonragereği görüşülüp düşünüldü :
lKasım 1339 günlü, 367 sayılı Kanunun Anayasa'ya aykırılığı ileri sürülen l,maddesi iki konuyu düzenlemektedir. Bunlardan birincisi; görülmesi bir yermahkeme veya adliye dairesine ilişkin olan dava ve işlerin başka yer mahkeme veadliye dairesinde gördürülmesi; ikincisi ise hâkim, sorgu hâkimi ve hâkimyardımcılarına asıl görevlerine ek ve geçici olarak başka adlî işlerin degördürülebilmesidir. Olayda bir yer sorgu hâkimine o yer tapulama mahkemesidavalarına da bakma yetkisi verilmiş olduğuna ve Anayasa'ya aykırılık görüşününgerekçesi yalnızca bu soruna yönelmekte bulunmasına göre itiraz konusu maddeninözellikle bu yönünün ele alınması gerekecektir.
Kamuhizmetlerinin düzenli ve sürekli biçimde yürütülmesi bir hukuk devletinin baştagelen görevlerindendir. Yurttaşların hak ve hürriyetleri, mal ve cangüvenlikleriyle ilgili adalet ve yargı işlerinin ise ötekilerinden ayrımlı veçok daha önemli olduğu; özellikle bu hizmetlerin görülmesinde hiçbir kaygı vekuşkuya yer verilmemesi gerektiği tartışmasız benimsenecek gerçeklerdendir.Onun içindir ki konu Anayasa'da doğrudan doğruya ele alınarak mahkemenin vehâkimlerin bağımsızlığı ve güvenceleri yönünden genel nitelikte kurallarkonulmuş; söz gelimi hâkimlerin nitelikleri, atanmaları, haklan ve ödevleri,aylık ve ödenekleri, görevlerinin ve görev yerlerinin geçici veya sürekliolarak değiştirilmesi gibi konuların mahkemelerin bağımsızlığı esasına görekanunla düzenleneceği (değişik madde 134); mahkemelerin kuruluşu, görev veyetkileri, işleyişi ve yargılama usullerinin yine kanunla düzenleneceği(değişik madde 136) yolunda kurallara yer verilmiştir.
Hastalık,izin ve benzeri gibi nedenlerle görevinden aynlan bir hâkimin görevi başınadönmesine veya hâkimlik yeri boşsa o yere başkasının atanmasına değinbeklemenin hizmetin niteliğinin ve öneminin gerekleri ile bağdaşamayacağı, işinbir süre duraklaması ve aksamasının sakıncalı sonuçlara yol açacağı ve böyledurumları önleyebilmek üzere bir yasal düzenlemeye gereksinme olduğu ortadadır,işte incelenen yasa kuralı bu gereksinmeyi karşılamaktadır ve yargı hizmetinindüzenli, sürekli biçimde yürütülmesine önemli katkılarda bulunacağı için bukonuda büyük titizlik gösteren Anayasa Koyucunun ereği doğrultusunda olduğu dakuşkusuzdur. Maddede geçici olarak görevlendirme yetkisi Adalet Bakanınabırakılmış gibi görünmekte ise de 22/4/1962 günlü, 45 sayılı Kanunun 22/12/1962de yürürlüğe giren 29. maddesinin 6 sayılı bendi gereğince "geçici yetkivermek" Yüksek Hâkimler Kurulunun Birinci Bölümünün görevleri arasına girmişve aynı Kanunun 103. maddesi uyarınca Adalet Bakanının yetkisi Hâkimleryönünden kaldırılmış, Cumhuriyet Savcıları yönünden ise Bakanın yetkisi AnayasaMahkemesinin 24/6/1969 günlü, 1969/9-38 sayılı kararı ile iptal olunmuştur.(14/5/1970 günlü, 13494 sayılı Resmî Gazete-Anayasa Mahkemesi Kararlar Dergisi:sayı 7, sayfa : 375/384). Böylece hâkimlere geçici yetki verilmesi YüksekHâkimler Kurulunun, başka deyimle Hâkimlerin atanmalarını yapan yerin görevleriarasına girerek Anayasa'ya uygunluk kazanmış bulunmaktadır.
İtirazyoluna başvuran mahkeme söz konusu düzenlemenin ve uygulamasının yargıyetkisine sahip olağanüstü merciler kurmaya yöneldiğini ileri sürmüştür.Tartışmada Fethiye'deki durum ele alınırsa konu daha kolay açıklığakavuşacaktır. Dosyada örneği bulunan Adalet Bakanlığının 13/7/1966 günlü, 1828sayılı yazısında 5602 sayılı Kanuna göre kurulmuş bulunan Fethiye Gemici AraziKadastro Mahkemesinin kadro ve teşkilâtı değişmeksizin adının 766 sayılıTapulama Kanununun yürürlüce girmesi dolayısiyle 12/5/1966 gününden başlayarakTapulama Mahkemesine çevrildiği ve durumun Yüksek Hâkimler Kurulunabildirildiği açıklanmaktadır. Demek ki Fethiye'de bir tapulama mahkemesivardır. Bu mahkeme, Anayasa'nın değişik 32. maddesinde anlatımını bulan"kanuni yargı yolu" ilkesine uygun, kimlerin hangi işler dolay isiyleburaya tabi olacakları önceden kanunla belirtilmiş bir yargı yeridir. FethiyeSorgu Hâkimine Yüksek Hâkimler Kurulu Başkanlığının 8/1/1970 günlü, 439 sayılıyazısı ile Tapulama Mahkemesinin işlerine de bakmak yetkisi verilmiştir.Fethiye Tapulama Mahkemesine başlı başına bir hâkim atanmayarak işlerin geçiciyetkili hâkimle gördürülmesinin davaların azlığından (bir yıl içinde 16tapulama davası) ileri geldiği anlaşılmaktadır. (Adalet Bakanlığının dosyadaÖrneği bulunan 5/10/1972 günlü, 5408S sayılı yazısı). Bir mahkeme, Anayasa'nın"Kanunî yargı yolu" ilkesine uygun olarak kurulmuşsa bu mahkemedekidavaların doğrudan doğruya atanmış bir hâkim eliyle değil de yasal yoluuyarınca yetkilendirilen bir hâkim tarafından görülmesi onu "bir kimseyikanunen tabı olduğu mahkemeden başka bir merci önüne çıkartma sonucunu doğuranyargı yetkisine sahip olağanüstü bir mercie dönüştüremez. Çünkü böyle birmahkemenin hâkimi, ister atanmış ister geçici yetki ile donatılmış olsun, herbakımdan aynı kurallara bağlı kalacak ve mahkeme "kanunî yargı yolu"niteliğini koruyacaktır. Onun İçindir ki itiraz konusu kuralın Anayasa'nındeğişik 32. maddesine aykırılığı düşünülemez.
Sözügeçen kuralda ek görevin "geçici" olacağı yazılıdır. Bu deyim açıktırve çeşitli yorumlara elverişli bir nitelik taşımaz. "Geçici" liğinbir süre ile sınırlanması düşünülebilirse de bunun zorunlu olarak Yasa'da yeralması gerektiği ileri sürülemez. Kaldı ki "geçici" liğin yasal birsüre ile sınırlandırılmasının uygulamalarda türlü sakıncalara yol açabileceğide ortadadır. Burada açıklananlar "geçici" deyiminin kuralıAnayasa'ya aykırı duruma düşüremiyeceğini belirlemeğe de yeterli olduğundanmahkemenin bu iddiası üzerinde ayrıca durulmayacaktır. Öte yandan Yasa kuralı"ek görev" yönünden hâkimler arasında herhangi bir ayırımyapmamıştır; tüm hâkimler, sorgu hâkimleri ve hâkim yardımcıları hakkındauygulanabilir bir nitelik taşımaktadır. Bu bakımdan Anayasa'nın 12.maddesindeki eşitlik ilkesine aykırı bir yönü yoktur.
İncelenenYasa kuralında, geçici yetki verilen hâkimlere aylıklarından ayrı bir karşılıködenmesini engelleyen bir hüküm bulunmadığı gibi ödemelere ilişkin düzenlemeninyeri de bu Yasa ve bu kural değildir. Kaldı ki hâkimler asıl görevlerinekarşılık bir aylık almakta ve ek görevlerini de bu aylığın karşıladığı çalışmasüreleri içinde yerine getirmektedirler. Bu nedenlere göre ve hâkimlikgörevinin niteliği dolayısiyle, incelenen kuralın, Anayasa'nın 42. maddesininangaryayı yasaklayan ilkesine aykırı düşmek bir yana,bu ilke ile bir ilişkisibile olmadığı ortadadır.
Özetlenecekolursa; iptali istenen Yasa kuralı Anayasa'ya aykırı değildir. Anayasa'yaaykırı uygulamalara elverişli bir nitelik de taşımamaktadır. Böyle bir kural,mahkemece ileri sürüldüğü gibi, Anayasa'ya aykırı uygulamalara konu ediliyorsa,bu tutum apayrı bir sorunu oluşturur ve Anayasa'ya uygunluk denetiminin kapsamıdışına çıkar. İtirazın reddedilmesi gereklidir.
VI.SONUÇ :
(Rüyetibir mahal mahkeme veya dairei adliyesine ait olan deavî ve mesalihi diğer mahalmahkeme veya daireî adliyesinde rüyet ve hükkâm ve müstantiklere ve hâkimmuavinleriyle müddeiumumilere vazifeî asliyelerine ilâveten vezaifî saireîadliyeyi kezalik muvakkaten ifa ettirmeğe Adliye Vekâletinin mezuniyetine) dairl Kasım 1339 günlü, 367 sayılı Kanunun itiraz konusu 1. maddesinin Anayasa'yaaykırı olmadığına ve itirazın reddine 15/1/1974 gününde oybirliğiyle kararverildi.
Başkan
Muhittin Taylan
Başkanvekili
Avni Givda
Üye
Kemal Berkem
Üye
Şahap Arıç
Üye
İhsan Ecemiş
Üye
Ahmet Akar
Üye
Halit Zarbun
Üye
Ziya Önel
Üye
Abdullah Üner
Üye
Kâni Vrana
Üye
Muhittin Gürün
Üye
Lütfi Ömerbaş
Üye
Şevket Müftügil
Üye
Nihat O. Akçakayalıoğlu
Üye
Ahmet H. Boyacıoğlu
KARŞIOY YAZISI
Anayasa'nındeğişik 151. ve 22/4/1962 günlü, 44 sayılı Kanunun 27. maddelerine göre birmahkemenin Anayasa'ya uygunluk denetimi için Anayasa Mahkemesine getirebileceğiyasa kuralları ancak bakmakta olduğu davada uygulanacak olanlarla sınırlıdır.Başka deyimle itiraz yoluna başvuran mahkemenin elinde bakmakta olduğu bir davabulunmalı ve Anayasa Mahkemesine getirdiği kuralları mahkeme o davada doğrudandoğruya uygulama durumunda olmalıdır.
İtirazyoluna başvuran Fethiye Tapulama Mahkemesinin elinde bakmakta olduğu bir davabulunduğunda kuşku yoktur. Bu. Fethiye'nin Kaya Köyünde 22/10/1955 günlütapulama tutanağı ile yapılan tespite ilgilisinin itirazı üzerine oluşan1957/97 esas sayılı davadır.
İkincikoşulun var olup olmadığına gelince; bu konu aşağıda tartışılacaktır :
FethiyeTapulama Mahkemesinin Anayasa'ya uygunluk denetimi için Anayasa Mahkemesinegetirdiği, hâkimlere geçici yetki verilmesine ilişkin bulunan ve l Kasım 1339günlü, 367 sayılı Kanunun 1. maddesinde yer alan kuraldır.
367sayılı Kanunun 1. maddesi Fethiye Tapulama Mahkemesinin bakmakta olduğutapulama tespitine itiraz davasında uygulayacağı kural değildir. Gerçi davayabakan hâkim gerçekte sorgu hâkimidir. Bu görev kendisine Yüksek Hâkimler KuruluBirinci Bölümünce, geçici yetki yoliyle verilmiş ve görevlendirme işi 8/1/1970günlü, 439 sayılı yazı ile Adalet Komisyonu Başkanlığına bildirilmiştir.Hâkimlere asıl görevlerine ek olarak başka mahkeme işlerine de bakmak üzeregeçici yetki verilebilmesinin kaynağı ve dayanağı l Kasım 1339 günlü, 367sayılı Kanunun 1. maddesi ise de kuralı uygulayan Fethiye Tapulama Mahkemesideğil geçici yetkiyi vermek yoliyle işlem yapan Yüksek Hâkimler Kurulu BirinciBölümüdür. Zaten itiraz konusu kural o niteliktedir ki ancak bu kuraladayanılarak bir işlem yapılmak yoliyle, ya geçici yetki verilerek yahut geçiciyetki kaldırılarak uygulanabilir. Onun için de kuralın bir mahkemeceuygulanması hiçbir zaman söz konusu olamaz.
FethiyeTapulama Mahkemesinin yetkili hâkimi bu durumunu duruşma tutanağında belirler.Ayrıca hâkimlik niteliği üzerinde içine kuşku düşmüşse durumunun Yasa'ya uygunolup olmadığını araştırabilir; kendisine Yüksek Hâkimler Kurulunca geçici yetkiverilmesine ilişkin yazıyı ve buna kaynaklık eden Yasa kurallarını gözdengeçirebilir. Ancak şu tutum hiçbir zaman o kuralların bakılmakta olan davadahâkimce uygulandığı veya uygulanacak olduğu anlamını taşımaz. Kaldı ki;Anayasa'ya göre bakılmakta olan davada uygulanmış değil, uygulanacak yasakurallarının Anayasa'ya aykırılığı ileri sürülebilir.
Tersinebir görüş "uygulanacak" deyimini değil delâlet ettiği hukukikavramdan, sözlük anlamından bile uzak düşürecek biçimde bir yorum zorlamasıolur; iptal davası (Anayasa - değişik madde 149) ve itiraz (değişik madde 151)yollan arasında hiçbir ayrım bırakmaz. Oysa bu iki yol arasında anayasal ayrımgöze batacak keskinliktedir. Benzeri karşı oy yazılarında bu konuya birçok kezdeğinilmiş ve ayrıca yine benzeri bir işte itirazı, itiraz yoluna başvuranmahkemenin yetkisizliği yönünden reddeden Anayasa Mahkemesinin 11/2/1971 günlü,1971/3-17 sayılı kararının gerekçesinde (6/8/1971 günlü, 13918 sayılı ResmîGazete; Anayasa Mahkemesi Kararlar Dergisi, sayı 9, sayfa 303-307) yer verilmişolduğundan bu kez ayrıntılara girmekten kaçınılacaktır.
Özetlenecekolursa : l Kasım 1339 günlü, 367 sayılı Kanunun 1. maddesi Fethiye TapulamaMahkemesinin bakmakta olduğu davada uygulayacağı bir kural değildir.Anayasa'nın değişik 151. ve 44 sayılı Yasa'nın 27. maddelerine uymayanitirazın, itirazda bulunan mahkemenin yetkisizliği yönünden, reddi gerekir.
1973/23esas sayılı işte, 22/10/1973 günlü ilk inceleme toplantısında itiraz konusuYasa kuralının mahkemenin elindeki davada uygulama yeri olduğu ve esasınincelenmesi gerektiği yolunda verilen karara bu nedenlerle karşıyız.
Başkanvekili
Avni Givda
Üye
Ahmet Akar
KARŞIOY YAZISI
1/11/1339günlü, 367 sayılı Kanunun 1. maddesi, itiraz yoluna başvuran mahkemenin,bakmakta olduğu davada uygulayacağı bir hüküm değildir. Mahkeme bu hükmüAnayasa'ya uygunluk denetimi için Anayasa Mahkemesine getiremez. Bu nedenleAnayasa'nın 151 ve 44 sayılı Kanunun 27. maddelerine uymayan itirazın, itirazdabulunan Mahkemenin yetkisizliği yönünden reddi gerekir.
Üye
İhsan Ecemiş
Üye
Kemal Berkem
KARŞIOY YAZISI
SayınAvni Gİvda ve Ahmet Akar'ın karşı oy yazılarındaki görüşe katılıyorum.
Üye
Şahap Arıç