ANAYASA MAHKEMESİ KARARI
Esas Sayısı : 1973/24
Karar Sayısı : 1973/29
Karar Günü : 22/10/1973
İTİRAZ YOLUNA BAŞVURAN: Saray Asliye CezaMahkemesi.
İTİRAZIN KONUSU : Cumhuriyet SavcısınınSeçimlerin Temel Hükümleri ve Seçmen Kütükleri Hakkındaki 26.4.1961 günlü, 298sayılı kanunun 6. maddesinin Anayasanın başlangıcına, 10.,11.,12.,54.,55.,58. maddelerineaykırı olduğunu ileri sürmesi üzerine kendisi de bu kanıya varan ve kuralıayrıca Anayasanın 4. ve 5. maddelerine de aykırı gören Mahkeme Anayasanındeğişik 151. maddesine dayanarak Anayasa Mahkemesine başvurmuştur.
I-OLAY :
298 sayılı Kanunun 6. maddesi uyarınca 21 yaşını bitirmiş veböylece seçmen olma hakkını kazanmış bir kimseyi seçmen kütüğüne yazmamaeyleminden dolayı sanık hakkında Çerkezköy Savcılığının 1973/25-11 sayılı ve25.5.1973 günlü iddianamesi ile suçu aynı Kanunun 6. maddesi aracılığı ile 142.maddesine uygun nitelendirilerek Çerkezköy Asliye Ceza Mahkemesinde açılan vekanuni engel yüzünden Saray Asliye Ceza Mahkemesine aktarılarak bu mahkemenin1973/38 esas sayısını alan kamu davasında Cumhuriyet Savcısının 298 sayılıKanunun 6. maddesinin Anayasaya aykırı bulunduğuna ilişkin olarak ileri sürdüğügörüş mahkemece de benimsenmiş ve iptal için dosyanın onanlı örneğinin AnayasaMahkemesine gönderilmesine 11.7.1973 gününde 1973/28 sayılı ile kararverilmiştir.
II-Konuyu ilgilendiren Yasa kuralları .
26.4.1961 günlü, 298 sayılı Seçimlerin Temel Hükümleri ve seçmenkütükleri hakkındaki Kanunun konuyu ilgilendiren 6. ve 14.maddeleri Dördüncü TertipDüstur, Cilt 1, sayfa: 2554 ve 2592 deki metinlere göre şöyledir:
“Madde 6- Yirmibir yaşını bitiren her Türk seçmendir.”
“Madde 142- Seçmen kütüklerine yazılmak hakkı olmayan bir seçmeniyazan veya yazılmak hakkı bulunan bir seçmeni yazmıyan veya kütüğe yazılmışolup da silinmesi gereken seçmenin adını silmeyen veya silinmesi gerektiği haldeo seçmenin adını silenler altı aydan iki yıla kadar hapis cezası ilecezalandırılır.
Eğer bu fiiller kayıtsızlık ve görevde gereken dikkat ve ihtimamgösterilmemesinden ileri gelmiş ise iki aydan altı aya kadar hapis cezasıverilir.”
III-İLK İNCELEME :
Anayasa Mahkemesi İçtüzüğünün 15. maddesi uyarınca 22.10.1973gününde yapılan ilk inceleme toplantısında rapor, Saray Asliye CezaMahkemesinin 11.7.1973 günlü, 1973/38-28 sayılı gerekçeli kararı ve ekleri,konuyu ilgilendiren öteki metinler okunduktan sonra önce mahkemenin itirazyoluna başvurmaya yetkili bulunup bulunmadığı üzerinde durulmuştur.
Anayasanın değişik 151. ve 22.4.1962 günlü, 44 sayılı Kanunun 27. maddelerikurallarına göre bir mahkemenin herhangi bir kanun kuralını, Anayasaya uygunlukdenetiminden geçirilmesi için, Anayasa Mahkemesine getirebilme yetkisinikazanması elinde bakmakta olduğu bir davanın bulunmasına ve o kanun kuralını budavada uygulama durumunda olmasına bağlıdır.
Saray Asliye Ceza Mahkemesinin elinde bakmakta olduğu bir davanınbulunduğunda kuşku yoktur. Bu, seçmen kütüğüne yazılmak hakkı olan bir seçmeniyazmadığı ileri sürülen bir kimse hakkında Cumhuriyet Savcısının 1973/25-11sayılı ve 25.5.1973 günlü iddianamesi ile ve suçu 298 sayılı Kanunun 6. maddesiaracılığı ile 142. maddesine uygun nitelendirilerek açılan ve mahkemenin1973/38 sayısında kayıtlı bulunan kamu davasıdır. Demek ki olayda, AnayasaMahkemesine itiraz yoliyle başvurulabilmesi için Anayasanın değişik 151. maddesindeöngörülen koşullardan birincisi vardır.
İkinci koşulun var olup olmadığına gelince: Bu konu aşağıdatartışılacaktır.
Mahkemenin bakmakta olduğu ceza davasında sanığın suçlandırıldığıeylem, yukarıda da değinildiği üzere, “seçmen kütüğüne yazılmak hakkı olan,başka deyimle 21 yaşını bitirmiş bir seçmeni kütüğe yazmamak” eylemidir. Bueyleme suç niteliğini veren ve cezasını belirleyen kural 298 sayılı Kanunun 6. değil142. maddesinde yer almıştır. Mahkeme suçun işlendiği kanısına varırsa 142.maddeyegöre karar verecek, başka deyimle bakmakta olduğu davada ancak bu maddeyiuygulayacaktır.
Mahkeme, seçmen ve seçmenlik yaşı konusunda bir duraksaması varsa,298 sayılı Kanunun 6. maddesini veya başka kurallarını gözden geçirebilir.Ancak şu tutum hiç bir zaman o kuralların bakılmakta olan davada mahkemeceuygulandığı veya uygulanacak olduğu anlamını taşımaz. Tersine bir görüşAnayasanın değişik 151. maddesinde geçen “uygulanacak” deyimini değil delâletettiği hukuki kavramdan sözlük anlamından bile uzak düşürecek bir yorumzorlaması olur. Öte yandan seçmen yaşının 18 yerine 21 olması Anayasaya aykırıgörülerek 6. maddenin iptaline gidildiği farzedildikte iptalin eylemi 21 yaşınıbitirmiş bir seçmeni kütüğe yazmamak olan sanık hakkındaki ceza davasınınsonucunu değiştiremeyeceği ve etkileyemeyeceği de gözönünde bulundurulmasıgereken bir vakıadır.
Özetlemek gerekirse mahkeme bakmakta olduğu davada uygulamadurumunda bulunmadığı 298 sayılı Kanunun 6. maddesini Anayasaya uygunlukdenetimi için Anayasa Mahkemesine getiremez. Anayasanın değişik 151. ve 44sayılı Kanunun 27. maddelerine uymayan itirazın itirazda bulanan mahkemeninyetkisizliği yönünden reddi gereklidir Abdullah Üner ve Ahmet H. Boyacıoğlu bugörüşe katılmamışlardır.
V-SONUÇ :
Mahkeme itiraz konusu Yasa kuralını bakmakta olduğu davadauygulama durumunda bulunmadığından Anayasanın değişik 151. maddesine uymayanitirazın, bu yola başvuran mahkemenin yetkisizliği yönünden reddine, AbdullahÜner ve Ahmet H.Boyacıoğlu’nun karşı oylariyle ve oyçokluğu ile 22.10.1973gününde karar verildi.
Başkan
Muhittin TAYLAN
Başkanvekili
Avni GİVDA
Üye
Sait KOÇAK
Üye
Kemal BERKEM
Üye
Şahap ARIÇ
Üye
İhsan ECEMİŞ
Üye
Ahmet AKAR
Üye
Halit ZARBUN
Üye
Ziya ÖNEL
Üye
Abdullah ÜNER
Üye
Kâni VRANA
Üye
Lütfi ÖMERBAŞ
Üye
Şevket MÜFTÜGİL
Üye
Nihat AKÇAKAYALIOĞLU
Üye
Ahmet H.BOYACIOĞLU
KARŞIOY YAZISI
Çerkes nüfus memurluğu kâtiplerinden Mehmet Er Çerkes ilçe seçimkurulu Başkanlığınca seçmen kütüğü yazımına memur edilmiştir. Adıgeçen bu göreviyaptığı sırada ve 13.5.1973 tarihinde Erkan Coşkun adındaki şahıs, (oy vegününü bildirmeksizin ve nüfus hüviyet cüzdanının da göstermeksizin) 1952doğumlu olduğunu söyliyerek seçmen kütüğüne yazılmasını istediğini, adı geçenmemurun ise 21 yaşını bitirmemiş olacağı düşüncesi ile seçmen kütüğüneyazmadığı ve bu sebeple yapılan şikayet üzerine memur hakkında seçimlerin temelhükümleri ve seçmen kütükleri hakkındaki 298 sayılı Kanunun 6. maddesidelaletiyle 142. maddesi uyarınca kamu davası açıldığı anlaşılmıştır.
Mahkemece bu davanın duruşması sırasında, davada uygulanmasıistenen 298 sayılı Kanununun 6. maddesinin kararda gösterilen Anayasamaddelerine aykırı düştüğü kanısına varılarak işin Anayasa Mahkemesinegönderilmesine karar verilmiştir.
Mahkemenin itirazı, davada uygulama durumunda olduğu 298 sayılıKanunun 6. maddesindeki seçmen yaşına ilişmektedir. Evlenmede ve diğer bütünmedeni hakları kullanmada 18 yaşını bitirmiş olmak yeterli görüldüğü haldeseçmen olabilmek için 298 sayılı Kanunun 6. maddesinde bu ilkeden ayrılarak (21yaşını bitirmiş olmak) şartı aranmasının kararda gösterilen Anayasa’nın ilke vemaddelerine aykırı düştüğü öne sürülmüştür.
Sanık hakkında 298 Sayılı Kanunun 6. maddesine muhalefetettiğinden dolayı bu maddenin müeyyidesi olan aynı Kanunun 142. maddesiuyarınca hapis cezası ile cezalandırılması için kamu davası açılmış olmasına vesanığın 142. maddesi ile cezalandırılabilmesi ise iptali istenen 6. maddeninAnayasaya aykırı olup olmadığı konusunda Anayasa Mahkemesince verilecek kararabağlı bulunduğuna ve sözü edilen 6. madde Anayasaya aykırı görülerek iptaledilmesi halinde sanığın 142. madde ile mahkumiyeti ve cezalandırılmasıcihetine gidilemeyeceğine göre bahis konusu edilen 6. maddenin davadauygulanacak madde durumunda olduğu ve bu itibarla itirazın esasının incelenmesisonucuna göre esas hakkında bir karar verilmesi icab edeceği düşüncesindeyim.
Üye
Abdullah ÜNER
KARŞIOY YAZISI
İlçe seçim kurulu tarafından yazım memuru olarak görevlendirilmişbulunan sanığın, yirmibir yaşını bitirmiş bir yurttaşı seçmen kütüğüne yazmamaksuretiyle 298 sayılı Yasanın 6. ve 142. maddelerine aykırı hareket etmesinedeniyle 25.5.1973 günlü suçlama yazısıyle (iddianame), Saray Asliye CezaMahkemesine kamu davası açılmış ve Cumhuriyet Savcısı tarafından 298 sayılıYasanın 6. maddesinin Anayasa’nın Başlangıç Kısmına, 10.,11.,12.,54.,55. ve 58.maddelerine aykırılığı öne sürülmüş ve mahkemece Anayasaya aykırılık iddiasıciddi görülerek iş bir karar verilmek üzere Anayasa Mahkemesine getirilmiştir.
44 Sayılı Anayasa Mahkemesi’nin Kuruluşu ve Yargılama UsulleriHakkındaki Kanun’un 27. maddesi,
“Bir davaya bakmakta olan mahkeme:
1. O dava sebebiyle uygulanacak Kanun hükümlerini Anayasaya aykırıgörürse, bu yoldaki gerekçeli kararı; veya
2. Taraflardan birinin ileri sürdüğü aykırılık iddiasının ciddiolduğu kanısına varırsa, taraflardan bu konudaki iddia ve savunmalarını vekendisini bu kanıya götüren görüşünü açıklayan kararı;
Dosya muhtevasının mahkemece bu konu ile ilgili görülen tasdiklisuretiyle birlikte Anayasa Mahkemesi Başkanlığına gönderir” hükmünüöngörmüştür.
I-İtiraz yolu ile Anayasaya uygunluk denetiminin amacı;
1) Anayasaya aykırı olan bir Yasanın bakılmakta olan bir davadauygulanmasını önlemek,
2) Genel olarak doğrudan doğruya açılan iptal davalarının etkisidışında hukuk düzeni içinde kalan Anayasaya aykırı yasa hükümlerini ayıklamaktır.
II-Yukarıda da açıklandığı üzere itiraz yolu ile Anayasayauygunluk denetiminin yapılabilmesi hususunda 44 sayılı Kanunun 27. maddesi ilebelli edilen ön koşullar şunlardır:
1) Mahkemede görülmekte olan bir davanın bulunması,
2) Bu davada uygulanacak Kanun hükümlerinin re’sen mahkemeceAnayasaya aykırı bulunması
3) Veya o davada uygulanacak olan Kanun hükmünün Anayasaya aykırıolduğu yolunda taraflarca ileri sürülen aykırılık iddiasının mahkemece ciddigörülmesi,
Saray Asliye Ceza Mahkemesi 11.7.1973 günlü kararında, önceMahkemenin konuyu ciddi gördüğünü belirttikten ve ayrıntılı olarak itirazolunan hükmün Anayasaya aykırılık nedenlerini açıkladıktan sonra “Anayasayaaykırılığına mahkemece kanaat hasıl olmuş bulunmaktadır” demek suretiyle re’sende Anayasaya aykırılık itirazında bulunmuş olmaktadır.
III-Anayasa’ya aykırılığı C.Savcılığınca öne sürülen ve sanıkvekilince de benimsenen aykırılık iddiası ciddi bulunan ve ayrıca re’sen deAnayasa’ya aykırı görülen 298 sayılı Yasa’nın 6. maddesinin görülmekte olankamu davasında uygulanma durumunda olup olmadığının saptanması, sanığayükletilen suçun niteliğinin ve cezalandırılması için belli edilen Kanunhükümlerinin araştırılması gerektirmektedir.
1) İddianamede suç “298 sayılı Kanunun 6. ve 142. maddelerinemuhalefet olarak tavsif edilmiş ve Kanun maddesi olarak da “Seçimlerin temelhükümleri ve seçmen kütükleri hakkın’daki 298 sayılı Kanunun 6. maddesidelâletiyle 142. maddesi” olarak belirlenmiş ve Anayasaya aykırılık sorunuhalledildikten sonra esasa girişilerek sanık hakkında hüküm tesisi talepolunmuştur. İddianamade yazılı olanlardan sanığın 298 sayılı Yasanın 6 ve 142. maddeleriuyarınca cezalandırılmasının istendiği anlaşılmaktadır.
2)298 sayılı Yasa’nın 6. maddesi “Yirmibir yaşını bitiren her Türkseçmendir” 142. maddesinin birinci fıkrası da “Seçmen kütüklerine yazılmakhakkı olmayan bir seçmeni yazan veya yazılmak hakkı bulunan bir seçmeniyazmıyan veya kütüğe yazılmış olup da silinmesi gereken seçmenin adını silmiyenveya silinmemesi gerektiği halde seçmenin adını silenler altı aydan iki yılakadar hapis cezası ile cezalandırılır” hükümlerini öngörmektedir.
Saray Asliye Ceza Mahkemesinde görülmekte olan kamu davasında,iddianamede belirtilen 6 ve 142. maddelerinin birbirinden bağımsız olarakyalnız başlarına uygulanabilmelerine olanak yoktur. Çünkü 142. madde suçu vebunun cezasını tesbit etmiş, suç unsurlarını 6. madde saptamış bulunmaktadır.Bu nedenle mahkemenin 142. maddeyi uygularken, kimlerin seçmen kütüklerineyazılmak hakkına sahip olduklarının belirlenmesi bakımından 6. maddeyi elealmak ve, suç ögelerini saptayabilmesi için bu maddeye başvurmak zorunluluğundaolduğunu kabul etmek gerekir.
Mahkemenin görüldüğü davada bir hükmü bu biçimde ele alması, ohükmü uygulama anlamına gelir. Bu nedenlerledir ki, çoğunluk kararındaaçıklandığı üzere bir hükmün bu biçimde ele alınmasını “gözden geçirme” olarakvasıflandırmaya olanak yoktur.
IV-Yukarıda da açıklandığı üzere Anayasaya uygunluk denetimi ilkeolarak Anayasa düzeninin korunmasına yönelmiş bulunduğundan, AnayasaMahkemesi’nin vereceği kararlardan itiraz yoluna başvuranların yararlı ya dazararlı olacaklarını hesaba katma durumunda da değildir. Nitekim gerek Anayasave gerekse 44 sayılı Yasa böyle bir ön koşul da öngörmemiştir.
Özetlemek gerekirse Mahkeme 298 sayılı Yasanın 6. maddesini davadauygulama durumunda bulunduğundan esasın incelenmesine karar verilmek gerekir.Bu nedenle itirazın, bu yola başvuran mahkemenin yetkisizliği yönünden reddinedair verilen çokluk kararına karşıyım.
Üye
Ahmet H.BOYACIOĞLU