ANAYASA MAHKEMESİ KARARI
Esas Sayısı:1973/42
Karar Sayısı:1976/48
Karar Günü:19/10/1976
Resmi Gazete tarih/sayı:10.5.1977/15933
İptaldavasını açan: Demokratik Parti Millet Meclisi Grubu.
Davanınkonusu: 19 Temmuz 1973 günlü, 14599 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan veyayımlandığı gün yürürlüğe giren 25/6/1973 günlü, 1757 sayılı Toprak ve TarımReformu Kanununun iptali istenmiştir.
II-METİNLER:
A-İptali istenen Kanun :
Davakonusu 25/6/1973 günlü 1757 sayılı Toprak ve Tarım Reformu Kanunu 19 Temmuz1973 günlü 14599 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanmış olup burada tüm metninyazılmasına gerek görülmemiştir. (V. Tertip, Düstur, Cilt 12, Sayfa: 2446).
B-Dayanılan Anayasa kuralları:
Madde37- Devlet, toprağın verimli olarak işletilmesini gerçekleştirmek ve topraksızolan veya yeter toprağı bulunmıyan çiftçiye toprak sağlamak amaçlarıyla gerekentedbirleri alır. Kanun, bu amaçlarla, değişik tarım bölgelerine ve çeşitlerinegöre toprağın genişliğini gösterebilir. Devlet, çiftçinin işletme araçlarınasahibolmasını kolaylaştırır.
Toprakdağıtımı, ormanların küçülmesi veya diğer toprak servetlerinin azalmasısonucunu doğuramaz.
Madde85- Türkiye Büyük Millet Meclisi ve Meclisler, çalışmalarını, kendi yaptıklarıİçtüzüklerin hükümlerine göre yürütürler.
İçtüzükhükümleri, siyasi parti gruplarının, Meclislerin bütün faaliyetlerinekuvvetleri oranında katılmalarını sağlıyacak yolda düzenlenir. Siyasi partigrupları, en az on üyeden meydana gelir.
Meclisler,kendi kolluk işlerini Başkanları eliyle düzenler ve yürütürler.
Madde86- Her Meclis, üye tamsayısının salt çoğunluğuyla toplanır ve Anayasa'dabaşkaca hüküm yoksa, toplantıya katılanların salt yoğunluğuyla karar verir.
TürkiyeBüyük Millet Meclisinin de toplantı yetersayısı, her iki Meclis üye tamsayısıtoplamının salt çoğunluğudur.
Madde92- Kanun tasarı ve teklifleri önce Millet Meclisinde görüşülür.
MilletMeclisinde kabul, değiştirilerek kabul veya reddedilen tasarı ve tekliflerCumhuriyet Senatosuna gönderilir.
MilletMeclisinde kabul edilen metin, Cumhuriyet Senatosunca değişiklik yapılmadankabul edilirse, bu metin kanunlaşır.
CumhuriyetSenatosu, kendisine gelen metni değiştirerek kabul ederse, Millet Meclisinin budeğişikliği benimsemesi halinde metin kanunlaşır.
MilletMeclisi, Cumhuriyet Senatosundan gelen metni benimsemezse, her iki Meclisinilgili komisyonlarından seçilecek eşit sayıdaki üyelerden bir karma komisyonkurulur. Bu komisyonun hazırladığı metin Millet Meclisine sunulur. MilletMeclisi, karma komisyonca veya Cumhuriyet Senatosunca veya daha önce kendisincehazırlanmış olan metinlerden birini olduğu gibi kabul etmek zorundadır.Cumhuriyet Senatosunda üye tam sayısının salt çoğunluğu ile kabul edilmiş olanmadde değişikliklerinde, Millet Meclisinin kendi ilk metnini benimsemesi için,üye tamsayısının salt çoğunluğunun oyu gereklidir. Bu halde açık oyabaşvurulur.
MilletMeclisinin reddettiği bir tasarı veya teklif, Cumhuriyet Senatosunca dareddedilirse düşer.
MilletMeclisinin reddettiği bir tasarı veya teklif, Cumhuriyet Senatosunca olduğugibi veya değiştirilerek kabul edilirse, Millet Meclisi, Cumhuriyet Senatosununkabul ettiği metni yeniden görüşür. Cumhuriyet Senatosunun metni MilletMeclisince benimsenirse, kanunlaşır; reddedilirse, tasarı veya teklif düşer;Cumhuriyet Senatosundan gelen metin Millet Meclisince değiştirilerek kabuledilirse, 5 inci fıkra hükümleri uygulanır.
CumhuriyetSenatosunca üye tamsayısının salt çoğunluğu ile tümü reddedilen bir metninMillet Meclisi tarafından kabulü için, üye tamsayısının salt çoğunluğunun oyulâzımdır. Bu halde açık oya başvurulur.
CumhuriyetSenatosunca üye tamsayısının üçte iki çoğunluğu ile tümü reddedilen bir metninkanunlaşabilmesi, Millet Meclisi tarafından üye tamsayısının üçte iki çoğunluğuile kabul edilmesine bağlıdır. Bu halde açık oya başvurulur.
CumhuriyetSenatosu, kendisine gönderilen bir metni, Millet Meclisi komisyonlarında vegenel kurulundaki görüşme süresini aşmıyan bir süre içinde karara bağlar; busüre üç ayı geçemez ve ivedilik hallerinde onbeş günden, ivedi olmıyan hallerdebir aydan kısa olamaz. Bu süreler içinde karara bağlanmıyan metinler,Cumhuriyet Senatosunca, Millet Meclisinden gelen şekliyle kabul edilmişsayılır. Bu fıkrada belirtilen süreler Meclislerin tatili devamınca işlemez.
YasamaMeclislerinin ve mahalli idarelerin seçimleri ve siyasi partilerle ilgilitasarı ve tekliflerin kabul veya reddinde yukardaki fıkralar hükümleriuygulanır. Ancak, karma komisyon kurulmasını gerektiren hallerde, karmakomisyonun raporu, Türkiye Büyük Millet Meclisinin birleşik toplantısında görüşülürve karara bağlanır. Türkiye Büyük Millet Meclisinin Birleşik toplantısındaMillet Meclisinin ilk metninin kabulü için üye tamsayısının salt çoğunluğununoyu lâzımdır. 8 inci ve 9 uncu fıkralar hükümleri saklıdır.
GeçiciMadde 3- Bu Anayasaya göre kurulan Türkiye Büyük Millet Meclisinin, MilletMeclisinin ve Cumhuriyet Senetosunun toplantı ve çalışmaları için, kendiiçtüzükleri yapılıncaya kadar, Türkiye Büyük Millet Meclisinin 27 Ekim 1957tarihinden önce yürürlükte olan içtüzüğü hükümleri uygulanır.
C- İlgiliiçtüzük kuralları:
İptaliistenen yasanın Millet Meclisinde görüşülmesi sırasında yürürlükte olan l Kasım1956 tarihli Dahili Nizamnamenin ilgili hükümleri şöyledir.
Madde81- Reis, saatinde Meclisi açar ve müzakerelerin sonunda kapar.
Mürettepolan âzanın yarısından bir ziyadesi hazır bulunmadıkça müzakereye başlanamaz.
Nisaphususunda Riyaset Divanınca tereddüt hâsıl olur, yahut azadan beşi şifahen veyatahriren nisap bulunmadığını beyan ederlerse yoklama yapılır.
Nisapyoksa Reis müzakereye başlanamıyacağını söyliyerek veya bilâhere nisap hasılolacağı muhtemel ise inikadı bir saat sonraya talik ederek Meclisi kapar.
Mecliso gün açılamadığı takdirde, ertesi inikat için muayyen olan günde yine oruzname ile toplanır.
Madde103- Lâyiha veya teklifin müzakereye başlanmasında Reis, Heyeti Umumiyehakkında mütalâa beyan etmek istiyenlere söz verir.
Mevzuumüzakere lehinde, aleyhinde ve hakkında söz istiyenlerden en az ikişer mebusiradı kelâm etmeden müzakerenin kifayeti reye konamaz.
Madde109- Lâyiha veya teklifin katiyen kabulü reye konmadan evvel, ibare ve üslûp,yahut tertip ve tensik itibariyle noksan veya iltibas olduğu âza veya encümentarafından dermeyan olunursa metin, aidolduğu encümene gider.
Edilentashihlerin reye iktiran etmesi lâzımdır.
Madde116- Bir encümene muhavvel kanun lâyiha veya teklifi hakkında bir veya birkaçmebus tadilât teklif etmek isterlerse bir tadilname tanzim ederek Reise takdimederler.
Tadilnamelerdebunların kanunun hangi maddesine veyahut bütçenin hangi faslına ait bulunduğutasrih edilmelidir.
Butadilnameler encümen mazbatasının zeylinde sahiplerinin esbabı mucibeyi havimuhtıraları ile birlikte bastırılarak haklarında en cümence ittihaz edilenkararlar ile esbabı beyan edilir.
LâyihanınHeyeti Umumiyede müzakeresi esnasında o tadilâtın sırası geldikte sahibi esbabımucibesini tafsil edip mevcut azadan terviç ve teyideden bulunursa müzakereyekonur.
Aksitakdirde müzakeresinden vazgeçilir.
Madde117- Kanun lâyihası veya teklifinin birinci müzakeresi bittikten sonra arzolunan yeni tadilnameler o lâyihanın tetkikine memur encümene verilmeklâzımdır.
Madde119- Birinci ve ikinci müzakerenin cereyanı sırasında takdim olunantadilnamelerin encümene havalesi encümen tarafından istenmediği halde tadilâtınesbabı mucibesi sahipleri tarafından mücmelen beyan olunur.
İkincimüzakere sırasında buna yalnız encümen cevap verebilir.
Bununüzerine tadilnamenin nazarı mütalâaya alınıp alınmamasına Heyetçe kararverilir.
Nazarımütalâaya alınırsa encümene havale olunur.
Encümenisterse filhal kabul eder.
Madde121- İkinci müzakerede encümene iade olunan maddeler hakkında sair mebuslartarafından da encümene tadil teklifleri verilebilir.
Madde"123- Munzam maddeler teklif için de tadilnameler hakkındaki usul tatbikolunur.
Madde220- Vekiller namına Heyeti Umumiyede söz söylemek için gönderilecek birinciderece devair rüesası vekâletlerinden her veyahut münhasıran bir iş içinbeyanatta bulunmaya mezun olduklarına dair Riyasete hitaben tahriratı hâmilolacaklardır.
Butahrirat müzakereden evvel riyasete verilir.
Reis,gelen zatın hangi vekâlet namına söz söyliyeceğini Heyete bildirir.
Divanımuhasebat Reis ve reisisanileri de icabında Meclise izahat verebilirler.
III.İLK İNCELEME:
MuhittinTaylan, Avni Givda, Kemal Berkem, Şahap Arıç, İhsan Ecemiş, Ahmet Akar, HalitZarbun, Ziya önel, Abdullah Üner, Kani Vrana, Muhittin Gürün, Lûtfi Ömerbaş,Şevket Müftügil, Nihat O. Akçakayalıoğlu ve Ahmet H. Boyacıoğlu'nunkatılmalariyle 4/12/1973 gününde Anayasa Mahkemesi İçtüzüğünün 15. maddesiuyarınca yapılan ilk inceleme toplantısında, dosyanın eksiği olmadığından işinesasının incelenmesine oybirliğiyle karar verilmiştir.
IV-ESASIN İNCELENMESİ:
Davanınesasını incelemek üzere Kani Vrana, Şevket Müftügil, İhsan Ecemiş, HalitZarbun, Abdullah Üner, Ahmet Koçak, Sekip Çopuroğlu, Fahrettin Uluç, MuhittinGürün, Lûtfi Ömerbaş, Hasan Gürsel, Ahmet Salih Çebi, Âdil Esmer, Nihat O.Akçakayalıoğlu ve Ahmet O. Boyacıoğlu'nun katılmalariyle 18/11/1975 günündetoplanan Anayasa Mahkemesi, hazırlanan rapor üzerinde durmuştur. Dava dilekçesinde,iptal nedenleri olarak özellikle ele alınan konular biçim sakatlıklarınailişkin bulunmaktadır. Raporda da sadece bu konular işlenmektedir.
Gerçektendava dilekçesinde; iptal gerekçeleri açıklanırken daha çok biçim yönüne ağırlıkverilmiş ve kanunun Yasama Meclislerinden biçim sakatlıklariyle birliktegeçerek yasalaştığı belirtilmiş, görüşmelerin sürdürülüşünde Anayasa veİçtüzüğe aykırı tutum ve kararların iptal nedenini oluşturduğu savunulmuştur.Ancak dilekçenin hem başında ve hem sonunda, kanunun, Türk tarımınıngeliştirilmesi, gelirin artırılması, böylece sosyal refahın bünyemize uygunesaslar içinde yaygınlaştırılması gibi temel ilkelerden ve reform niteliğindenyoksun olduğu da açıklanmış ve biçim nedenleri yanında esasa ilişkin nedenlerinde varlığına işaret edilmiştir. Kaldı ki 22/4/1962 günlü, 44 sayılı yasanın 28.maddesinin birinci fıkrasında Anayasa Mahkemesinin, istemle bağlı kalmakkoşuluyla, başka gerekçe ile de Anayasaya aykırılık karan verebileceğibelirtilmiştir. Bu durumda, yalnız biçim yönünden yapılmış olan incelemenin,aynı zamanda işin esası yönünden de sürdürülerek tamamlattırılması gerekligörülmüş ve dosyanın yeniden raportöre verilmesi uygun bulunmuştur.
Butoplantıda verilen karar şöyledir:
"4/12/1973gününde yapılan ilk inceleme sonunda, işin esasının incelenmesine kararverilmiş olduğu halde, rapor esasın sadece biçim yönünden incelenmesinehasredilerek hazırlanmış bulunduğundan, bu eksikliğin giderilmesi ve esasyönünden de inceleme yapılması için dosyanın yeniden raportöre verilmesineİhsan Ecemiş, Muhittin Gürün ve lûtfi Ömerbaş'ın (Eldeki raporda işin esasıbiçim yönünden incelenmiş olduğundan bu haliyle incelemeye yeterlidir.Görüşmeler sonucunda işin esasının, esas yönünden de incelenmesi gerekligörülürse o yolda ayrıca karar verilebilir. Bu bakımdan, bu rapor üzerindeincelemeye başlanmalıdır) yolundaki karşıoylariyle ve oyçokluğu ile,
18/11/1975gününde karar verildi."
Bukarar uyarınca eksiği tamamlattırılan rapor, dava dilekçesi, iptali istenenkanun ile dayanılan Anayasa kuralları, bunlarla ilgili gerekçelerle yasamameclisleri görüşme tutanakları ve gerekli öteki metinler okunduktan sonragereği görüşülüp düşünüldü.
A-Biçim yönünden inceleme :
l-Millet Meclisindeki yasama işlemleri açısından :
a)Toprak ve Tarım Reformu Kanunu tasarısı Millet Meclisinde kurulan 81 No. luGeçici Komisyonca incelendikten sonra Genel Kurulca gündeme alınmıştır.Komisyon raporunun sonunda: "...gündemde mevcut bütün işlere takdimenöncelik ve ivedilikle görüşülmek üzere..." önerisi yer almaktadır. (MilletMeclisi Tutanak Dergisi, Dönem 3, Cilt 37, Toplantı 4, S. Sayısı 869, Sayfa289). Gündemin 62. sırasında yer alan tasarının Millet Meclisi Genel Kurulundagörüşülmesine başlandığı 9/5/1973 günlü, 106. Birleşimde Komisyon adına Başkanvekiliyazılı bir öneride bulunmuş ve kanunun (......Anayasamızın 37., 41. ve 52.maddelerinde ifadesini bulan gerekçelerle ve ayrıca Sosyal ve İktisadi Haklarve Ödevler bölümünde de bir âmme hizmeti olarak Toprak - İnsan ilişkilerinindüzenlenmesinin devlete verilmiş görevlerden olması nedeniyle......) tasarınıngündemdeki öteki işlere takdimen öncelik ve ivedilikle görüşülmesi istenmiş vebu öneri Genel Kurulca kabul edilmiştir. (Millet Meclisi Tutanak Dergisi Dönem3, Cilt 37, Toplantı 4, sayfa 202).
Görüşmelerinbaşladığı tarihte Millet Meclisi yeni içtüzüğü henüz yapılmamış olduğundan,Anayasa'nın geçici 3. maddesi uyarınca Türkiye Büyük Millet Meclisinin 27 Ekim1957 tarihinden önce yürürlükte olan içtüzük hükümleri uygulanmakta idi. Buiçtüzüğün 70. ve sonraki maddelerinde önceliğin ve ivediliğin ne olduğubelirlenmiştir. Öncelik, bir tasarı veya teklifin öteki işlerden öncegörüşülmesi demektir ve bir gerekçeye dayanılarak önerilmesi gerekmektedir.İvedilik ise, iki kez yerine bir kez görüşme ile yetinilmesidir ve böyle birönerinin kabulü için meclisçe kabul edilebilecek esaslı bu nedengösterilmelidir.
Gereköncelik gerek ivedilik bakımından komisyon raporunda ve komisyonBaşkanvekilinin önerisinde gösterilen gerekçeler meclisçe yeterli bulunarak kabuledilmiş ve böylece görüşmelere geçilmiştir, öncelik ve ivedilik istemlerininaynı önergede birlikte yer almasında ve her iki istemin birlikte oylanmasıişlemlerinde kanunun iptalini gerektirecek ağırlıkta bir yöntem yanlışlığıyapıldığı saptanamamıştır.
MuhittinGürün, ivedilik bakımından değişik gerekçe ile bu sonuca katılmış, Öncelikbakımından ise karşıoyda bulunmuştur.
b)Görüşmelerde Bakanın bulunmadığı zamanlarda onun adına Genel Kurulda konuşmakveya belirli bir iş için bildirimde bulunmak üzere birinci derecedeki DaireBaşkanları görevli kılınabilir. İlgili Bakanın bulunmadığı zamanlarda davakonusu Kanunun Millet Meclisindeki görüşmelerinde Başbakanlık Toprak ve TarımReformu Müsteşarı bulunmuştur. (Örneğin 7/6/1973 günlü 123. Birleşim ve 11/6/1973günlü 124.. Birleşim). Genel Kurula gelen görevlinin görüşmelerden önce hangiBakanlık adına söz söyleyeceği, Başkanlıkça Genel Kurula bildirilmesi,içtüzüğün 220. maddesinde belirtilmiş ise de, tasarının görüşülmesi sırasındabu içtüzük hükmünün yerine getirilip getirilmediği yeterinceanlaşılamamaktadır. Ancak görüşmeye katılan görevlinin Bakan adına söz aldığızaman kendisinin Başbakanlık Toprak ve Tarım Reformu Müsteşarı olduğututanaklarda açıkça belirtildiği gibi, kimliği ve yetkisi konusunda GenelKurulda herhangi bir itiraz ileri sürülmüş değildir. Şu halde Toprak ve TarımReformu Teşkilâtı Müsteşarının Hükümet adına gerektiğinde, görüşmelerde hazırbulunmasında içtüzüğe ve dolayısıyla Anayasa'ya aykırılık bulunmamaktadır.
c)11/6/1973 günlü Birleşimde dava konusu kanuna ilişkin tasarı Millet Meclisindegörüşülürken 5 Milletvekilinin ayağa kalkarak toplantı yetersayısı olmadığınıileri sürmeleri üzerine yapılan işlemler üzerinde de durulmuştur.
Gerçektenbu birleşim açılırken (Millet Meclisi Tutanak Dergisi Dönem 3, Cilt 38,Toplantı 4, Sayfa 475 ve sonra) toplantı yetersayısının bulunduğu saptanmış,önce Başkanlık Divanının genel kurula sunuşları okunmuş, sonra gündemegeçilerek tasarının görüşülmesine başlanmıştır. 26. maddenin oylanmasına geçildiğisırada salonda çoğunluğun olmadığı öne sürülmüş, (Dahili Nizamname) nin 81.maddesinde yazıldığı üzere yoklama yapılması için üyelerden 5 kişinin sözlüveya yazılı olarak Başkanlığa başvurması gerektiğinden, bu durumun başkanlıkçasaptanabilmesi uzun tartışmalara yol açmıştır. 5 üyenin yoklama isteyipistemediği konusundaki tartışmalar arasında tasarının 33. maddesiningörüşülmesine kadar zaman geçmiş ve bu sırada 6 üyenin ayağa kalkarak yoklamaistediklerini saptayan başkan ad okuyarak yoklama yapacağını söylemiş veböylece yapılan yoklama sonunda salonda 240 kişinin bulunduğu anlaşıldığındangörüşmeler yeniden sürdürülmüştür. Ancak 39. maddenin görüşülmesinegeçildiğinde yeniden toplantı yetersayısının bulunmadığı öne sürülmüş ve 5 üyeayağa kalkarak yoklama yapılmasını istemiştir. Çok kısa bir zaman önce yoklamayapıldığı, salonda çoğunluğun bulunduğu, yoklama isteğinin kötü niyetedayandığı biçimindeki savlar ve bunlara verilen karşılıklar arasında Başkangörüşmeleri sürdürmüş, bu arada 39. ve 40. maddeler hakkında verilen önergelerüzerinde konuşmalar yapılmış ve her iki madde oylanarak kabul edildikten sonraBaşkan (Müddet dolduğundan) diyerek birleşime son vermiştir.
Toplantıyetersayısı konusunda (Dahili Nizamname) nin 81. maddesinin ikinci fıkrasındayer alan hüküm şöyledir: "Nisap konusunda Riyaset Divanınca tereddüt hasılolur yahut azadan 5 kişi şifahen veya tahriren nisap bulunmadığını beyanederlerse yoklama yapılır."
Fıkrahükmünden açıkça anlaşılacağı üzere Genel Kurulda görüşmeler sırasında toplantıyetersayısının bulunmadığı, ya Başkanlık Divanınca saptanacak ya da üyelerden 5kişinin sözlü veya yazılı olarak durumu başkanlığa bildirmeleri gerekecektir.Her iki halde de yoklama yapılması zorunluluğu vardır. Olayda üyelerden 5 kişiayağa kalkmış ve toplantı yetersayısının bulunmadığını ileri sürerek, yoklamayapılmasını istemiştir. Bu durumda kısa zaman önce yoklama yapıldığı, önesürülen isteğin kötü niyete dayandığı biçimindeki görüşlerin (Dahili Nizamname)nin yukarıda belirtilen kesin hükmü karşısında hukuksal dayanağı olamaz. Artıkgörüşmeler bu noktada kesilerek yeniden yoklama yapılması gerekir. Başkanlığıntersine tutumu ve görüşmelerin sürdürülmesi (Dahili Nizamname) hükümlerineaykırıdır.
Ancakher içtüzük hükmüne aykırı davranışın, Anayasaya aykırılığı da oluşturduğu vegörüşme konusu olan metnin bu bakımdan iptali gerektiği sonucuna varmakolanaksızdır. Anayasa Mahkemesinin bir kararında da belirtildiği üzere:"İçtüzüklerin biçime ilişkin tüm hükümlerinin aynı önem derecesinde bulunduğudüşünülemez. Bunların arasında yasama meclisince verilen kararın geçerliliğiüzerinde etkili olabilecek nitelik taşıyanlar bulunduğu gibi, ayrıntısayılabilecek nitelikte olanlar da vardır. Birinci kümeye girenlere aykırıtutumun iptal nedenini oluşturacağını, buna karşılık öteki biçim kurallarınauymamanın iptali gerektirmeyeceğini kabul etmek yerinde olur. Anayasa'dagösterilmeyen ve yalnız İçtüzükte bulunan biçim kuralları arasında böyle birayırım yapılması zorunludur. Çünkü İçtüzüklerdeki biçim kurallarına aşınbağlılık yasama meclislerinin çalışmalarını gereksizce aksatır. İçtüzükhükümlerine aykırı düşen işlemlerden hangilerinin iptal nedeni sayılacağısorunu, uygulanacak İçtüzük hükmünün önemine ve niteliğine göre çözülecek veincelemeleri sırasında Anayasa Mahkemesince değerlendirilip saptanacak birkonudur." (Anayasa Mahkemesinin 6/4/1972 günlü 13/13 sayılı kararı ResmiGazete : 24/7/1972 Sayı: 14255).
Davakonusu kanuna ilişkin tasarının görüşüldüğü birleşimin başında ve bir süresonra da itiraz üzerine yapılan yoklamalarda çoğunluğun bulunduğubelirlenmiştir. Görüşmeler sürerken kısa bir süre sonra üçüncü kez yoklamayapılmasının gerekliliğini ortaya koyan bir durumun varlığı Başkanlık Divanıncasaptanamamış, bu nedenle öne sürülen yoklama istemine uyulmamıştır. BaşkanlıkDivanının, (Dahili Nizamname) hükümlerine aykırı olmakla birlikte, budavranışının, yasama işleminin esasına olumsuz etki yapacak ve kanunun, bubirleşimde kabul edilen 39. ve 40. maddelerinin, iptalini gerektirecek nitelikteağırlık taşıyan bir yöntem yanlışı olarak benimsenmesine olanak yoktur. Bukonuya ilişkin Anayasa'ya aykırılık savı, açıklanan nedenlerle reddedilmelidir.
KaniVrana, Şefket Müftügil, Ziya Önel, Muhittin Gürün, Lûtfi Ömerbaş, Ahmet SalihÇebi ve Ahmet H. Boyacıoğlu bu görüşe ve sonuca katılmamışlardır.
d)9/5/1973 günlü, 106. Birleşimde tasarının görüşülmesine başlanırken 81 numaralıGeçici Komisyon Başkanı bir önerge vermiştir. (Millet Meclisi Tutanak DergisiCilt 37. Sayfa 103.) Bu önergede, tasarının "uzun süreden beri tartışılmışolması ve mahiyeti itibariyle teknik ve sistematik bir bütün arz" ettiğiöne sürülerek "Bu kabil tasarılar üzerinde kabul edilen usule uygunolarak: l- Tümü üzerindeki görüşmeler bitinceye kadar maddeler hakkında sayınüyelerce verilecek değiştirge önergelerinin başkanlığa tevdiine, 2- Değiştirgeönergeleri verilen maddeler üzerinde görüşme açılmasına, diğer maddelerinokunup oylanmasına" karar verilmesi istenmiştir. Görüşmeler, oylanıp kabuledilen bu önerge kuralları çerçevesinde sürdürülmüştür.
Bütçeningörüşülmesi ve kabulü dışında, kanun tasarı ve tekliflerinin, Millet Meclisindegörüşülmesi yöntemi aynıdır. Konusuna göre kanun tasarı ve tekliflerinindeğişik görüşme yöntemlerine bağlı tutulması, Anayasa'da öngörülmüş değildir.Bu nedenle genel kurulda kabul edilen 81 numaralı Geçici Komisyon Başkanınınönerisindeki özel görüşme yönteminin, kanun koyucunun iradesine olumsuz etkiyapacak nitelikte olup olmadığı ve dava konusu kanunun iptalini gerektirecekbir ağırlık ve ölçüye ulaşıp ulaşmadığı üzerinde durulacaktır. Bu incelemeyapılırken önergede yer alan görüşme yönteminin ortaya koyduğu kurallar ayrıayrı ele alınacak ve Anayasa'ya uygunluk denetiminden geçirilecektir.
Önce,değiştirge önergesi verilmesinin belirli bir zamanla sınırlanması işlemininiçtüzük hükümlerine ve dolayısıyla Anayasa'ya aykırı olup olmadığı sonunuincelenecektir.
Kanunlarınyapılması yöntemini düzenleyen Anayasa'nın 92. maddesinde, kanun tasarı vetekliflerinin yasama meclislerinde görüşülmesinden sözedilmektedir. Tasarı vetekliflerin yasama meclislerinde enine boyuna görüşülmesi ve böylece toplumungereksinmelerini yeterince karşılayabilecek bir yapıya sahip kılınması ancak buyolla olanak içine girer. Değiştirge önergesi verilmesi de görüşmelerin önemlibir evresini oluşturur. O halde görüşme, Yasa koyucunun gerçek iradesinin belliolmasında en önemli bir Öğedir. Gerçek iradenin açıklanmasını önleyecek birgörüşme yöntemi demokratik hukuk düzenine aykırı düşer.
Anayasa'nın8.5. maddesinin birinci fıkrasında, Meclislerin, çalışmalarını kendi yaptıklarıİçtüzük hükümlerine göre yürütecekleri hükme bağlanmıştır. Dava konusu kanununMillet Meclisinde görüşülmesi sırasında yürürlükte olan içtüzük, Anayasa'nıngeçici 3. maddesi uyarınca 27 Ekim 1957 den önce uygulanmakta olan (DahiliNizamname) idi. Dahili Nizamnamenin 99. ve sonraki maddelerinde (KanunlarınMüzakeresi) yöntemleri açıklanmıştır. Tasarı ve teklifler ancak iki görüşmedensonra kesin olarak kabul edilebilir. Ana kural budur. Genel kuruldaki birincive ikinci görüşmelerde değiştirge önergelerinin verilmesi herhangi birsınırlamaya bağlı tutulmamıştır. Bu konudaki hükümler (Dahili Nizamname) nin116-123. maddelerinde açık bir biçimde gösterilmiştir. Şu halde değiştirgeönergeleri verilmesinin tasarının tümü üzerinde görüşmeler bitinceye kadarkizamanla sınırlanmış olması, Dahili Nizamname hükümleriyle bağdaşmaz. Böyle birdavranış Anayasa hükümlerini de zedelemektedir. Çünkü değiştirge önergeleriverilmesinin belirli bir zaman dilimiyle sınırlandırılması, konu hakkındagörüşme olanağını kısıtlar, dolayısıyla yasa koyucunun iradesini serbestçeortaya koymasına engel olur. Yasama yetkisinin böylece sınırlanması ve yasamaorganının kanun yapma iradesini tam olarak kullanamaması o kanunu Anayasa'yaaykırı bir duruma, düşürür. Bu nedenle 1757 sayılı Toprak ve Tarım Reformukanununun tümü, yasama yetkisini kullanan organın serbest iradesiyle oluşmamışbulunduğundan iptal edilmelidir.
Yasakoyucunun iradesinin serbestçe belirlenmesini engelleyen öteki özel yöntem 106.Birleşimde kabul edilen önergenin ikinci bendinde yer almıştır. Bu bentte"değiştirge önergeleri verilen maddeler üzerinde görüşme açılmasına, diğermaddelerin okunup oylanmasına" denilerek tasarının bir çok maddeleriningörüşülmesi engellenmiştir.
Bilindiğiüzere kanun tasarı ve teklifleri maddelerden oluşur; maddelerin üzerindegörüşme açılmamışsa, Anayasa'nın 92. maddesinin öngördüğü "görüşülme"gereği, o kanun tasarısı veya teklifi yönünden yerine getirilmiş sayılamaz.Çünkü (Dahili Nizamname) nin 99. maddesi, tasarı ve tekliflerin ancak ikigörüşmeden sonra kesin olarak yasalaşabileceğini hükme bağlamıştır. Şu kadar kiivedilik karan alınması halinde yalnız bir kez görüşme olanağı ortaya çıkabilir(Dahili Nizamname: Madde 70 ve 71). Aslında iki kez görüşülmesi gereken kanuntasarısının ivedilikle görüşülmesi kararlaştırıldığı takdirde, bu görüşmeninsadece birinci görüşmeyi içereceği açık ve kesindir. Çünkü Dahili Nizamnamenin107. maddesine göre; ikinci görüşmede tasarı veya teklifin tümü üzerindekonuşulmaz, maddelerin hepsi üzerinde de görüşme yapılmaz, yalnız üzerindedeğiştirge Önergeleri bulunan maddeler görüşülebilir. Hal böyle olunca,hakkında değiştirge önergeleri bulunmayan maddelerin görüşülmemesi ve doğrudandoğruya oylanması yoluna gidilmesi, ivedilikle görüşülmesi kararlaştırılan birmetnin bir çok maddelerinin hiç görüşülmemesi sonucunu doğurur. 106. Birleşimdekabul edilen Önergenin ikinci bendinde yazılı yöntem, Toprak ve Tarım ReformuKanunu tasarısı için bu sonucu birlikte getirmiştir. Yani tasan metninin büyükbir bölümü Millet Meclisinde hiç görüşülmeden kabul edilmiştir. Yasa koyucunun iradesiniserbestçe ortaya koymasını engelleyen böyle bir yöntemin Anayasa'yauygunluğunun kabulüne olanak yoktur.
Durumunkanun tekniği açısından incelenmesinde de kimi sakıncalı sonuçların ortayaçıkması olasılığı saptanabilecektir. Gerçekten Kanun tasarı veya teklifi, bellibir konuyu baştan sona ele alan ve birbirleriyle bağlantılı hükümleri içerenbir metindir. Hükümleri arasında tam bir uyum sağlanması gereken böyle birmetnin meclislerdeki görüşmeler sırasında bir maddesinin herhangi bir nedenledeğiştirilmiş veya çıkarılmış olması karşısında, uyumluluğu ve bütünlüğükorumak için kimi önlemlerin alınması, yeni değiştirge önergelerinin verilmesisuretiyle görüşmelerin bu amacı gerçekleştirmeyi sağlayacak biçimdesürdürülmesi zorunu doğabilir. Toprak ve Tarım Reformu Kanununun MilletMeclisinde görüşülmesine başlarken kabul edilen önerge ise, sözü edilenuyumluluk ve bütünlüğü korumak değil, tersine, hükümler arasındaki bağlantılarıbozacak bir sonuç ortaya çıkarabilir. Çünkü görüşülmeyen, sadece oylanan maddemetinlerine ilişilemiyecek, buna karşılık değiştirge önergesi verilmiş olanlarüzerinde görüşme açılacaktır. Bu işlem sonunda görüşülen ve görüşülmeyen maddemetinleri arasında uyumluluğu ve bütünlülüğü bozan, bağlantıları kesendeğiştirmeler, metinden çıkarmalar veya yeni eklemeler ortaya çıkabilecek veböylece sosyal gereksinmeleri karşılayan sağlıklı bir kanunun gerçekleşmesitehlikeye 'düşecektir.
Toprakve Tarım Reformu Kanunu yürürlük maddeleri ile birlikte 237 maddedenoluşmuştur. Bu metinden yüzkırkdört madde, üzerinde değiştirge önergesiverilmediği için Millet Meclisinde görüşme açılmadan yalnızca okunup oylanarakkabul edilmiştir. Bu maddeler şunlardır: 9, 13, 15, 22, 24, 25, 27, 30, 31, 32,34, 37, 38, 44, 46, 47, 48, 49, 51, 55, 56, 57, 59, 61, 65, 66, 67, 72, 73, 75,78, 79, 81, 82, 83, 85, 86, 89, 91, 92, 94, 97, 93, 99, 100 101, 102, 103, 104,105, 107, 108, 110, 111, 112, 113, 115, 116, 120, 121, 122, 123, 125, 126, 129,130, 132, 134, 136, 137, 138, 139, 140, 141, 142, 143, 144, 146, 147, 148, 150,151, 152, 153, 154, 156, 157, 158, 162, 163, 165, 166, 167, 168, 169, 170, 171,172, 173, 174, 175, 176, 177, 178, 179, 180, 181, 183, 185, 187, 189, 192, 193,194, 195, 196, 197, 198, 199, 200, 204, 205, 206, 208, 209, 211, 212, 213, 214,217, 218, 219, 220, 221, 222, 223, 226, 227, 228, 229, 230, 231, 232, 233,(Tutanak Dergisi, Birleşim 110, Sayfa 393-395, Tutanak Dergisi, Birleşim 111,Sayfa 403435).
Bundanbaşka, komisyonca değiştirge önergeleriyle ilgili görülerek istenen sekizmaddeden beşi üzerinde herhangi bir değişiklik yapılmamış ve bu maddeler deMillet Meclisi Genel Kurulunda okunarak geçirilmiş ve oylanmıştır. Bu maddelerşunlardır: 58, 64, 182, 186, 234.
Öteyandan üzerinde değişiklik önergesi verildiği halde sonradan bu önergeler gerialındığı için, kabul edilen ilke kararı uyarınca, genel kurulda yalnız okunupoylanan maddelerin sayısı 24 tür. Bu maddeler şunlardır:
5,10, 16, 20, 29, 45, 50, 60, 62, 63, 106, 131, 140, 149, 159, 161, 184, 191,202, 203, 110, 216, 224, 235, (Millet Meclisi Tutanak Dergisi 22, 123, 124 ve125. Birleşimler, sayfa 397 ve sonra).
Demekoluyor ki, genel kurulda görüşülmeyen maddelerin sayısı 173 ü, bunun tasarınıntüm maddelerine oranı ise % 75 i bulmaktadır. Bu sonuç kanun tasarısının sadecekomisyonda görüşüldüğünü, buna karşılık maddelerinin dörtte üçünün GenelKurulda oylanması ile yetinildiğini göstermektedir. Yani maddelerin ancakdörtte biri Genel Kurulun serbest iradesiyle geri kalan dörtte üçü için ise buolanak sağlanamamıştır, Anayasa'nın 85. ve 92. maddelerine aykırı olan buyöntem ve işlemlerin kanunun tümünü kapsamış olması nedeniyle 25/6/1973 günlü1757 sayılı Toprak ve Tarım Reformu Kanununun tümü iptal edilmelidir.
HalitZarbun, Abdullah Üner, Fahrettin Uluç, Hasan Gürsel, Âdil Esmer ve Nihat O.Akçakayalıoğlu bu sonuca katılmamışlardır.
2-Öteki biçim aykırılıklarının incelenmesi sorunu :
MilletMeclisindeki görüşmeler sırasında yapılan öteki biçim aykırılıklarıylaCumhuriyet Senatosundaki görüşmelere ilişkin biçim aykırılıklarının, yukarıdaaçıklanan iptal kararı karşısında ayrıca incelenmesinde sonucu etkilemeyeceğinedeniyle, bir yarar görülememiştir Bu bakımdan incelemenin biçim yönündensürdürülmesine gerek kalmadığı sonucuna varılmıştır.
ŞevketMüftügil, Halit Zarbun, Abdullah Üner, Fahrettin Uluç, Hasan Gürsel, Âdil Esmerve Nihat O. Akçakayalıoğlu bu görüşe katılmamışlardır.
B-Esas hakkında incelemenin sürdürülmesi sorunu : 25/6/1973 günlü 1757 sayılıToprak ve Tarım Reformu Kanununun tümü biçim yönünden iptaline karar verilmişbulunduğuna göre, aynı kanunun varlığını sürdürmesine artık olanak kalmamıştır.Hukukça varlığı sona eren bir kanunun maddeleri üzerinde esas yönündenincelemenin sürdürülmesine gerek görülmemiştir.
HasanGürsel ve Nihat O. Akçakayalıoğlu bu görüşe katılmamışlardır.
V-İPTAL KARARININ YÜRÜRLÜĞE GİRECEĞİ GÜNÜN SAPTANMASI SORUNU:
Anayasa'nındeğişik 152. maddesinde "Anayasa Mahkemesince, Anayasaya aykırı olduğundaniptaline karar verilen kanun veya içtüzük veya bunların iptal edilen hükümleri,gerekçeli kararın Resmi Gazete'de yayımlandığı günde yürürlükten kalkar.Gereken hallerde, Anayasa Mahkemesi iptal hükmünün yürürlüğe gireceği tarihiayrıca kararlaştırabilir. Bu tarih kararın Resmi Gazete'de yayımlandığı gündenbaşlıyarak bir yılı geçemez"; 22/4/1962 günlü 44 sayılı Yasanın 50.maddesinin dördüncü fıkrasında da "Anayasa Mahkemesi, bir kanun veyaiçtüzüğün veya bunların belirli hükümlerinin iptali halinde meydana gelecekboşluğu, kamu düzenini tehdit edici mahiyette görürse üçüncü fıkra hükmünüuygular ve boşluğun doldurulması için yasama meclisi başkanlıklarıylaBaşbakanlığı durumdan haberdar eder." denilmektedir.
25/6/1973günlü 1757 sayılı Toprak ve Tarım Reformu Kanununun iptal edilmesiyle birboşluğun oluştuğu ve bu boşluğun özellikle tarım kesiminde kamu düzenine vegüvenine ters yönden etki yapacağı kuşkusuzdur. Bu nedenle iptal hükmünün,kararın Resmi Gazete'de yayımlandığı günden başlıyarak bir yıl sonra yürürlüğegirmesi uygun görülmüştür.
VI-SONUÇ :
I-Biçim yönünden inceleme:
A)Millet Meclisindeki yasama işlemleri açısından:
1-25/6/1973 günlü 1757 sayılı Toprak ve Tarım Reformu Kanununa ilişkin tasarınınöncelik ve ivedilikle görüşülmesi işlemlerinde, dava konusu Kanunun biçimyönünden iptalini gerektirecek bir neden bulunmadığına Muhittin Gürün'ünivedilik bakımından değişik gerekçesiyle ve oybirliğiyle, öncelik bakımından karşıoyuylave oyçokluğu ile;
2-Toprak ve Tarım Reformu Teşkilâtı Müsteşarının hükümet adına, gerektiğinde,görüşmelere katılmasında içtüzük hükümlerine ve dolayısıyle Anayasa'yaaykırılık bulunmadığına oybirliğiyle;
3-11/6/1973 günlü, 124. Birleşimde beş milletvekilinin ayağa kalkarak toplantıyetersayısı olmadığını bildirmeleri ve yoklama yapılmasını istemeleri üzerineBaşkanın yoklama yaptırmamış olmasının içtüzüğe aykırı olduğuna oybirliğiyle;ancak İçtüzüğe aykırı olan bu durumun, dava konusu Kanunun bu birleşimde kabuledilen 39. ve 40. maddelerindeki kuralların iptalini gerektirecek bir Anayasaaykırılığını oluşturmadığına Kani Vrana, Şevket Müftügil, Ziya Önel, MuhittinGürün, Lûtfi Ömerbaş, Ahmet Salih Çebi ve Ahmet H. Boyacıoğlu'nun karşıoylarıyleve oyçokluğu ile;
4-9/5/1973 günlü 106. Birleşimde 81 numaralı geçici komisyon Başkanvekiliimzasiyle verilen önergede yazılı : (l- Tümü üzerindeki görüşmeler bitinceyekadar maddeler hakkında sayın üyelerce verilecek değiştirge önergelerininBaşkanlığa tevdiine, 2- Değiştirge önergeleri verilen maddeler üzerindegörüşmeler açılmasına, diğer maddelerin okunup oylanmasına) yolundaki yönteminkabulü ile görüşmelerin bu sınırlamalar içinde yürütülmesinin içtüzüğe vedolayısıyle Anayasa'ya aykırı olduğuna, bu aykırılığın Kanunun tümünü kapsamışolması nedeniyle,
25/6/1973günlü, 1757 sayılı Toprak ve Tarım Reformu Kanununun tümünün iptaline HalitZarbun, Abdullah Üner, Fahrettin UIuç, Hasan Gürsel, Âdil Esmer ve Nihat O.Akçakayalıoğlu'nun karşıoylarıyle ve oyçokluğu ile;
B)Millet Meclisindeki görüşmeler sırasında, yukarıda sayılanlar dışında yapılanbiçim aykırılıklarıyla Cumhuriyet Senatosundaki görüşmelere ilişkin biçimaykırılıklarının, I- A/4 sayılı bentte açıklanan iptal kararı karşısında,ayrıca incelenmesine yer kalmadığına Şevket Müftügil, Halit Zarbun, AbdullahÜner, Fahrettin Uluç, Hasan Gürsel, Âdil Esmer ve Nihat O. Akçakayalıoğlu'nunkarşıoylarıyle ve oyçokluğuyla;
II-25/6/1973 günlü ve 1757 sayılı Yasanın tümünün yukarıda I-A/4 sayılı bentte yazılınedenle iptal edilmiş bulunması karşısında, esas hakkında inceleme yapılmasınayer olmadığına Hasan Gürsel ve Nihat O. Akçakayalıoğlu'nun karşıoylarıyle veoyçokluğu ile;
III-Anayasa'nın değişik 152. maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca iptal hükmününkararın Resmi Gazete'de yayımlandığı günden başlayarak bir yıl sonra yürürlüğegirmesine oybirliğiyle;
19/10/1976gününde karar verildi.
Başkan
Kâni Vrana
Başkanvekili
Şevket Müftügil
Üye
Halit Zurbun
Üye
Ziya Önel
Üye
Abdullah Üner
Üye
Ahmet Koçak
Üye
Şekip Çopuroğlu
Üye
Fahrettin Uluç
Üye
Muhittin Gürün
Üye
Lütfi Ömerbaş
Üye
Hasan Gürsel
Üye
Ahmet Salih Çebi
Üye
Adil Esmer
Üye
Nihat O. Akçakayalıoğlu
Üye
Ahmet H. Boyacıoğlu
KARŞIOYYAZISI
Mahkememizin19/10/1976 günlü, Esas : 1973/42, Karar: 1976/43 sayılı kararında Sayın ŞevketMüftügil tarafından yazılan karşıoy yazısının (1) sayılı bölümüne katılıyorum.
Kani Vrana
Anayasa Mahkemesi Başkanı
KARŞIOYYAZISI
l-11/6/1973 günlü, 124. Birleşimde 5 Milletvekili ayağa kalkmış ve toplantıyetersayısı olmadığını ileri sürerek yoklama yapılmasını istemişlerdir.Başkanlıkça Dahili Nizamnamenin 81. maddesine uyulmayarak görüşmelersürdürülmüştür. Bu işlemde çoğunlukça bir İçtüzük aykırılığının varlığı kabuledilmiş, fakat bu durumun bir Anayasa aykırılığı biçimindenitelendirilemiyeceği sonucuna varılmıştır. Oysa görüşmeler Meclislerin üyetamsayısının salt çoğunluğu olmadan yapılamaz. Aksi takdirde kabul edilen metinMeclis iradesinin ürünü sayılamaz. Salt çoğunluğun bulunmadığı yöntemince ilerisürüldüğü halde yoklamanın yapılmamış olması, salonda görüşmelere yeter sayıdaMilletvekilinin bulunmadığı yolunda ciddi bir kuşkuya neden olmuştur. Böyle birhalde, itirazın yöntemince öne sürüldüğü andan sonra görüşülüp kabul edilenmetnin, Anayasa'nın 86. maddesi hükmü karşısında yasal niteliği yoktur. NitekimAnayasa Mahkemesinin bir kararında "... Anayasa'nın öngördüğü yeter sayıolmadan toplantı yapılmasına ve böyle bir toplantıda görüşme açılaraksonuçlandırılmasına Anayasa kuralları karşısında olanak yoktur." (AnayasaMahkemesinin 5/2/1976 günlü, Esas: 1975/179, Karar : 1976/8 sayılı kararı,Resmi Gazete 10/5/1976, Sayı: 15583) denilmek suretiyle bu karara konu olan7/5/1975 günlü 1895 sayılı "Devletçe İşletilecek Madenler ÜzerindekiHakların Geri Alınması ve Hak Sahiplerine Ödenecek Tazminat HakkındaKanun" un tümü biçim yönünden iptal edilmiştir.
Aksigörüşü savunan çoğunluk kararının bu konuya ilişkin bölümüne yukarıda açıklanannedenlerle katılmıyorum.
2-Biçime ilişkin öteki iptal nedenlerinin incelenmesine gerek bulunmadığı yolundaçoğunlukça alınan karara da katılmamaktayım. Bu konudaki gerekçeler yukarıdagün ve sayısı belirtilen Anayasa Mahkemesi kararına bağlı karşıoy yazısındaayrıntılarıyla açıklanmış olduğundan burada yinelenmesine gerek yoktur.
Başkanvekili
Şevket Müftügil
KARŞIOYYAZISI
MahkememizinEsas:1973/42, Karar:1976/48 sayılı kararında Sayın Abdullah Üner tarafındanyazılan karşıoy yazısına aynen katılıyorum.
Üye
Halit Zarbun
KARŞIOYYAZISI
Mahkememizin19/10/1976 günlü, Esas: 1973/42, Karar: 1976/48 sayılı kararında SayınBaşkanvekili Şevket Müftügil'in karşıoy yazısının (1) sayılı bölümünekatılıyorum.
Üye
Ziya Önel
KARŞIOYGEREKÇESİ
25/6/1973günlü ve 1757 sayılı Toprak ve Tarım Reformu Kanununun; D. P. Meclis Grubutarafından açılan dava üzerine Anayasa Mahkemesince çoğunlukla biçim yönündeniptaline karar verilmiştir. Bu karara katılmadığımızın nedenleri aşağıdadır :
I-Kanun tasarısı, Millet Meclisi Genel Kurulunda görüşülürken 81 numaralı GeçiciKomisyon Başkanı tarafından verilen önergede :
1-Tasarının tümü üzerinde görüşmeler bitinceye kadar maddeler hakkında üyelerceverilecek değiştirge önergelerinin Başkanlığa tevdiine.
2-Değiştirge önergeleri verilen maddeler üzerinde görüşmeler açılmasına, diğermaddelerin okunup oylanmasına,
Kararverilmesi önerilmiş, oturum başkanı bu önergeyi Genel Kurulun oyuna sunmuş,kabul edildiğini bildirmiş, görüşmeler buna göre yürütülmüş ve Mahkememizce deçoğunlukla, "Millet Meclisinde bu önergenin kabulü ile görüşmelerin busınırlamalar içinde yürütülmesinin İçtüzüğe ve dolayısıyla Anayasa'ya aykırıolduğu" gerekçesiyle kanunun tümünün iptaline karar verilmiştir.
Önceşu noktaya işaret etmek gerekir ki: Bu kanun tasarısının görüşülmesi sırasındaMillet Meclisinin içtüzüğü henüz yapılmamış olduğundan 27 Ekim 1957 tarihindenönce uygulanmış olan eski içtüzük "dahili nizamname" hükümleriuygulanmıştır.
Anayasa'daKanun teklif ve tasarılarının Meclislerde görüşülmesi sırasında uygulanacakusulle ilgili bir kural yoktur. Bu konu, kendi yaptıkları içtüzüklerinde yeralmıştır. Kanun teklif ve tasarılarının Meclislerde görüşülmesi sırasındaiçtüzüklerin herhangi bir maddesine uyulmamış olması, o kanunun herhaldeiptaline neden olmayıp ancak kanunun geçerliliğini etkileyecek ve Meclisleriniradelerini zedeleyecek kadar ağır olanları iptal nedenini oluşturabilecektir.Mahkememizin Ötedenberi süre gelen görüş ve uygulamaları da bu yoldadır. Bunabir örnek vermek gerekirse: Anayasa Mahkemesinin 16/11/1965 gün. Esas: 1964/56,Karar: 1965/59 sayılı kararında şöyle denilmiştir:
"İçtüzükhükümleri genellikle şekle ait kurallardır. Bu hükümler içinde yasamameclislerince verilen bir kararın sıhhati üzerinde etkili olabilecek niteliktaşıyanlar bulunduğu gibi bu derece önemli olmayanlar da vardır. BirinciKatagoriye girenlere aykırılığın iptal nedeni teşkil edeceği, buna karşılıköteki kurallarına riayetsizliğin iptali gerektirmiyeceği kabul edilmelidir.Anayasa'da gösterilmeyen ve yalnız içtüzüklerde bulunan şekil kurallarıarasında bu ayırımı yapmak Anayasa'nın maksadına uygun düşer. Ziraiçtüzüklerdeki şekil kurallarına aşırı bağlılık yasama meclislerininçalışmalarını lüzumsuz yere aksatır. Doktirinde de bu yolda ayırımı destekleyengörüşler vardır. Millet Meclisi Anayasa Komisyonu 44 sayılı Kanuna aitraporunda yasama meclislerinin kanunun görüşülmesinde ve kabulünde içtüzükhükümlerine uyup uymadıklarını kontrol bakımından mahkemelerin ihtiyatlı veölçülü davranmaları lüzumlu olduğu ve Anayasa'nın koyduğu şekil şartlarındanfarklı olarak içtüzükteki şekil şartlarının hepsinin mutlak butlanıgerektirmiyeceği belirtilmiştir. Komisyonun bu kanısı Anayasa'nın maksadı vebilimsel görüşlerle bağdaşmaktadır." (Anayasa Mahkemesi Kararlar Dergisi,sayı 3 sayfa : 284).
Demekoluyor ki; Millet Meclisinin Esas İçtüzüğü yapılıncaya kadar uygulanmış vesonradan yürürlükten kaldırılmış olan eski içtüzüğün bazı kararlarına uyulmamışolması herhalde kanunun iptalini gerektirmiyecek ve ancak kanunun geçerliliğinietkileyecek ve meclislerin iradelerini zedeleyecek derecede Önemli ve ağırolanları iptal nedeni sayılabilecektir. Olayda ise geçici Komisyon Başkanınınsöz konusu önergesi Millet Meclisi Genel Kurulunda okunmuş, üzerinde konuşmaaçılmış ve hiçbir üye tarafından itiraza uğramadığı anlaşılmış ve MilletMeclisi Genel Kurulunun serbest irade ve oyu ile benimsenerek kabul edilmişolması itibariyle artık burada Millet Meclisinin iradesini zedeleyen ve bunedenle kanunun geçerliliğini etkileyen bir durum mevcut değildir. Böyle oluncada bu nedenin kanunun iptalini gerektirmediği açıktır.
Diğeryandan; bu kanun tasarısının Millet Meclisinde görüşülmesi sırasında haklarındadeğiştirge önergesi verilmemiş olan maddeler üzerinde esasen hiçbirMilletvekilinin söz isteyip konuşma gereği duymadığı da anlaşılmaktadır.
II-Yukarıda da açıklandığı gibi Toprak ve Tarım Reformu Kanunu tasarısının MilletMeclisinde görüşülmesi sırasında geçici olarak uygulanmış olan eski içtüzük(dahili nizamname) l Eylül 1973 tarihinde yürürlükten kalkmış ve yerine MilletMeclisinin yeni içtüzüğü yürürlüğe konmuştur. Millet Meclisi yeni içtüzüğü,eski dahili nizamnamenin birçok kurallarını değiştirmiş ve bu arada kanunteklif ve tasarılarının iki defa değil yalnız bir kez görüşülmesi usulü kabuledilmiş, verilecek değiştirge önergeleri hakkında da esaslı kayıtlamalar vesınırlamalar getirilmiştir. Bu husus dahi, eski içtüzüğün söz konusu şekilkurallarının, Toprak ve Tarım Reformu Kanunu gibi çıkarılması Anayasa emri olanönemli bir kanunun iptaline yol açabilecek bir nitelik taşımadığını ayrıcagöstermektedir.
III-Davacı parti Meclis Grubu tarafından önesürülen iptal nedenlerinin hepsininayrı ayrı incelenip karara bağlanması gerekirken böyle yapılmıyarak bu iddialardanyalnız bir bölümü incelenip karara bağlanmış ve bu arada bir biçim kuralınauyulmadığı nedeniyle kanunun tümünün iptaline karar verilmesi üzerine incelemebu noktada kesilmiş böylece öteki iddialar incelemesiz ve yanıtsız kalmıştır.
IV-Yukarıda yazılı nedenlerden dolayı çoğunlukla verilmiş olan iptal kararınakarşı bulunmaktayız.
Üye
Abdullah Üner
Üye
Fahrettin Uluç
KARŞIOYYAZISI
l-Bu dosyanın konusu olan iptal davası, yukarıki kararın l sayılı bölümündekidilekçe metninde de görüldüğü gibi, 1757 sayılı Toprak ve Tarım Reformu Kanuntasarısının yasalaşması sırasında, yasama meclislerinin görüşme yöntemlerine,toplanma ve karar yeter sayılarına ilişkin Anayasa ve içtüzük hükümlerineriayet edilmemek suretiyle Anayasa'ya aykırılık yaratıldığı ve bu aykırılıknedenlerinin esasa müessir bulunduğu gerekçesine dayandırılmıştır. Bu bakımdanraportörce hazırlanarak 14/1/1975 gününde dağıtılmış bulunan raporda, işinesası, Anayasa ve İçtüzüğün sadece biçim kuralları açısından incelenmiştir. Herne kadar 22/4/1962 günlü, 44 sayılı Anayasa Mahkemesinin Kuruluşu ve YargılamaUsulleri Hakkındaki Kanunun 28. maddesi gereğince Anayasa Mahkemesi, sadeceistem ile bağlı olup davacının öne sürdüğü gerekçeye dayanmaya mecbur olmadığıgibi başka gerekçe ile de Anayasa'ya aykırılık kararı verebileceğinden, biçimyönüne ilişkin gerekçe ile açılan bir iptal davasının, esas yönüne ilişkingerekçelerle de karara bağlanması, Anayasa Mahkemesince ötedenberisürdürülmekte olan bir uygulamadır ve bu nedenle de ilke olarak, esasa ilişkinraporlar, hem biçim, hem de esas yönünden yapılan incelemelerin tümünü kapsarşekilde hazırlanmaktadır.
Ancakraporların hazırlanması yöntemine ilişkin bu uygulamanın geçerli neden bulunanhallerde duruma uygun işlem yapılmasını önliyecek ölçüde bağlayıcı bir niteliğiolmadığını da düşünmek gerekir.
Sorununbu bakımdan ele alınması aşağıdaki sonuçlara varılmasını gerekli kılmaktadır.
Bugünkügündeme alınmış bulunan raporun sadece biçim yönünden yapılan incelemeleriyansıtması bu toplantıda görüşülmesini engelleyici bir neden olarak kabuledilemez. Çünkü bu raporun incelenmesine hemen başlanması, gerekli görülüyorsa,esas yönünden ayrıca ek rapor hazırlattırılarak incelemenin sürdürülmesineengel değildir.
Kaldıki olayın özelliği açısından bu yolun tutulmasında da yarar vardır. Çünkü buişe ilişkin iptal davası 13/10/1973 gününde açılmıştır. Görülen bazıeksiklikler davacıya tamamlattırıldıktan sonra 4/12/973 gününde işin ilkincelenmesi yapılarak esasın incelenmesine karar verilmiştir. İşin esasınınbiçim yönünden incelenmesine ilişkin rapor, yukarıda da denildiği gibi, gibi,14/1/1975 gününde dağıtılmıştır. Çeşitli günlerde gündeme giren bu raporunincelenmesi ancak, bu gün, yani 18/11/1975 de ele alınabilmiştir.
Görüldüğügibi davanın açılışından bu yana iki seneyi aşkın bir süre geçmiş ve bu süreiçinde Anayasa'ya aykırılığı tartışma konusu olan bir kanun uygulana^elmişbunun için Devlet Bütçesinden büyük paralar harcanmakta bulunmuştur. Bu açıdanhiç değilse işin biçim yönünden inceleme evresinin bir an evvelsonuçlandırılması yararlı olur. Çünkü eldeki rapor üzerinde yapılacak incelemesonunda esas yönünden incelemeye gereksinme duyabileceği gibi buna gerekkalmadan işin biçim yönünden sonuçlandırılması olasılığı da vardır. Bu takdirdedava, gereksiz yere uzatılmış ve sayılan sakıncalar devam ettirilmiş olacaktır.
Bunedenlerle işin esasının sadece biçim yönünden incelenmesi sonucunda hazırlananeldeki rapor üzerinde incelemeye başlanması gerektiğinden bu incelemeyi esasyönünden hazırlanacak rapora erteliyen karara karşıyım.
2-Toprak ve Tarım Reformu kanun tasarısı, Millet Meclisinde öncelik ve ivedilikyöntemleri uygulanarak görüşülmüş ve kabul edilmiştir.
Kanunungörüşüldüğü tarihte yürürlükte bulunan Türkiye Büyük Millet Meclisi DahiliNizamnamesinin 70.-73. ve 74.-75. maddeleri (İvedilik) ve (Öncelik)yöntemlerini düzenlemektedir: Bu maddelerde, her iki yönteme başvurulabilmesiiçin, istemin yazılı olması ve bu istemi haklı gösterecek bir nedenin vegerekçenin gösterilmiş bulunması koşulları yer almaktadır. Bunlara uymayanistemlerin işleme konulmaması, işlem görenlerin de geçersiz sayılması, sözkonusu kuralların doğal sonucu sayılmalıdır.
Butasarıya ilişkin komisyon raporlarında (Öncelik) ve (ivedilik) yöntemlerinebaşvurulması için öne sürülen nedenler, tasarının acelelik yöntemlerle değil,aksine olağan usullerle görüşülmesini zorunlu kılıcı niteliktedir.
Bukonuya ilişkin ayrıntılı düşüncelerim, Anayasa Mahkemesinin 17/10/1972 günlü,1972/1649 sayılı, 26/3/1974 günlü, 1973/32-1974/11 sayılı; 21/5/1974 günlü,1974/8-19 sayılı; 15/7/1974 günlü, 1974/12-32 sayılı karârlarına ilişkinkarşıoy yazılarımda yeterince açıklanmış olduğundan burada yinelenmelerinegerek duyulmamıştır. (Resmi Gazete'ler: 1/3/1973, Sayı: 14463 - S: 252 - 253;21/6/1974, Sayı: 14922 - S: 8 - 9; 4/8/1974, sayı 14966 - S : 7 - 8,12/12/1974, sayı: 15090- S : 7)
Bunedenlerle söz konusu kanun tasarısı, Millet Meclisinde uygulanan görüşmeyöntemi açısından İçtüzüğün, yasaların sağlığına ilişkin hükümlerine vedolayısiyle Anayasa'nın 85. maddesi kuralına aykırı biçimde yasalaşmışolduğundan Anayasa'ya aykırı duruma girmiştir.
Ancakyukarıda işaret edilen 1974/8-19 ve 1974/12-32 sayılı kararlara ilişkin karşıoyyazılarımda da belirtildiği gibi Millet Meclisinin l Eylül 1973 günündeyürürlüğe giren yeni içtüzüğü ile kanunların iki defa görüşülmesi usulü terkolunduğundan o tarihtenberi (ivedilik) yöntemi de kaldırılmış bulunmaktadır. Buyüzden eski içtüzüğün (İvedilik) konusundaki hükümlerine aykırılık nedeninedayandırılacak bir iptal kararı sonucunda kanunun Millet Meclisinde yeniden elealınması halinde tek görüşme yöntemi ile yasalaşacağından bugün için bu yöndeniptal karan verilmesinde hukuki yarar kalmamıştır. Çoğunluk görüşünün sonucunabu nedenle katılmaktayım.
"Öncelik"yöntemi açısından ise böyle bir durum söz konusu değildir. Bu bakımdan veyukarıda belirtilen Anayasa'ya aykırılık nedeniyle kanunun biçim yönündeniptaline karar verilmesi gerektiğinden kararın bu konuya ilişkin bölümünekatılmıyorum.
3-Yukarıki karar içinde de belirtildiği gibi Millet Meclisinin 124. Birleşimindetasarının 39. maddesinin görüşülmesine geçildiğinde beş Milletvekili ayağakalkarak yoklama yapılmasını istemiştir. O zaman yürürlükte olan DahiliNizamnamenin 81. maddesine göre bu istek üzerine Başkanlığın derhal yoklamaya geçmesizorunludur, içtüzük bu konuda Başkanlığa takdir hakkı tanımadığı gibiMilletvekillerine de bu isteği tartışma hakkı tanımamıştır. Bir saat önceyapılmış olan yoklamada 240 Milletvekilinin bulunduğu öne sürülerek bir saatsonra da aynı sayının varlığı savunulamaz. Esasen Millet Meclisinin 226 olantoplanma yeter sayısına karsı, 14 sayılık bir farkı gösteren, 240 sayısı, birsaat içinde kaybolamayacak çoklukta bir sayı da değildir, çoğunluğun yitirilmişolması her an olanak içindedir.
Budurumdan şu sonucun çıkartılması gereklidir:
Karardada kabul edildiği gibi ortada açık bir içtüzük ihlâli vardır. Bu eylemsonucunda Millet Meclisinde yeter sayının var olup olmadığının saptanmasıönlenmiş ve bu arada görüşülüp oylanan 39. ve 40. maddelerin kabulü için MilletMeclisi irâdesinin oluşup oluşmadığı belirsiz ve kuşkulu bir durumasokulmuştur. Yasalaşmalarında bu denli bir sakatlık bulunan söz konusu 39. ve40. maddelerin, Anayasa'nın 85. maddesi karşısında geçerliliklerisavunulamıyacağından ve bu açıdan Anayasa'ya aykırılıkları açık bulunduğundaniptallerine karar verilmelidir.
Bunedenlerle kararın bu bölümüne de karşıyım.
Üye
Muhittin Gürün
KARŞIOYYAZISI
Mahkememizin19/10/1976 günlü, Esas; 1973/42, Karar: 1976/48 sayılı kararında SayınBaşkanvekili Şevket Müftügil'in karşıoy yazısının (1) sayılı bölümünekatılıyoruz.
Üye
Lütfi Ömerbaş
üye
Ahmet H. Boyacıoğlu
KARŞIOYYAZISI
19/7/1973günlü, 14599 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan 1757 sayılı Toprak ve TarımReformu Kanununun biçim yönünden iptaline ilişkin Anayasa Mahkemesinin19/10/1976 günlü, Esas: 1973/42, Karar: 1976/ 48 sayılı kararına katılmamanedenlerim aşağıdadır:
I-Türkiye'de uzun yıllardan beri sürüpgelen toprak dağılımı ve mülkiyetidüzensizliklerinin fertler, aileler ve hatta topluluklar arasında yarattığıhuzursuzluklar, geçimsizlikler ve üzücü kıtal ve kangütme olayları ve ayrıcamemleketin belli bölgelerinde topraksız ve yoksul insanların arazi sahip vemaliklerine toprakla bağlı olarak yaşadıkları ve en düşük düzeydeki bir geçimve boğaz tokluğu ile hayatlarını sürdürdükleri bir vakıadır ve bu kötü durumsosyal yaşantıyı huzursuz kılmaktadır. Gerek Cumhuriyet idaresinde ve gerekondan önceki devrelerde hükümetler buna adaletli, modern devlet anlayışına veinsan haklarına uygun tedbirler getirememiş, hükümetlerin her olumlu davranışıçıkar çevrelerinin etkili baskıları ile ya hiç sonuçlanamamış veya yarım kalmıştır.
20.asır Türkiye'sinde, bir tarafta geniş toprak ağaları ve sahipleri doğrudantoprakla ilgilenmiyerek topraklarında çalıştırdıkları insanların emeği ile eldeettikleri üstün seviyede varlıkları ile lüks ve debdebe içinde yaşarken diğertarafta sayılan sınırlı da olsa bir kısım vatandaşların yurtsuz ve mekansızolarak ve üzerinde hayat sürdürdükleri toprak sahibinin mutlak irâdesine râmolmaları ve bir kısmının da çok dar ve verimsiz topraklarda çabalamaları sosyaldüzeni bozucu bir manzara arz edegelmiştir.
İşte,dava konusu 1757 sayılı Toprak Reformu Kanunu, kimi çevrelerin engellemelerinerağmen 1961 Anayasa'sının 37. maddesinin Devlete önemli bir görev olarakverdiği bir konu olmasına karşılık, bu Anayasa'nın kabulünden ancak 12 yılsonra çıkarılabilmiş 237 maddelik, memleketin sosyal yaşamında çok önemi olanbir kanundur. Kanunun, bu konuda erişilmesi gerekli bir kısım ilkelerden vekurallardan yoksun olarak çıkmış bulunduğu da açıktır. Ancak, hiççıkarılmamasıyla öteden beri birikegelmiş huzursuzlukların, hatta Anayasanizamını tehlikeye sokacak önemde bir takım girişimlere neden olmuş bulunmasıda gözönüne alındığında kanunun gerek biçim ve gerek özüne ilişkineksikliklerini bir iptal nedeni yapmaktansa bunları fırsat düştükçe düzeltmekve bu suretle geliştirmek ve olgunlaştırmak daha uygun olurdu kanısındayım.
II-Yukarıda memleket çapındaki önemini belirtmeye çalıştığım bu kanunun MilletMeclisinde görüşülmesi sırasında, geçici komisyon başkanının, tasarının sırfbir an evvel kanunlaşması düşüncesiyle vermiş olduğu (l - Tümü üzerindegörüşmeler bitinceye kadar, maddeler hakkında sayın üyelerce verilecekdeğiştirge önergelerinin başkanlığa tevdiine, 2- Değiştirge önergeleri verilenmaddeler hakkında görüşmeler açılması, diğer maddelerin okunup oylanması)biçimindeki Önergenin genel kurulda görüşülüp kabulü ve tasarının o suretlegörüşülmüş olması. Anayasa Mahkemesi çoğunluk oylarınca Millet Meclisiningörüşme iradesinin sınırlanması biçiminde değerlendirilmiş ve bu husus iptalnedeni sayılmış ve kanun toptan iptal edilmiştir.
Kanaatimce,memleket realiteleri ve Anayasa'nın sosyal adalet ilkeleri tam bir şekildedikkate alınmadan verilmiş bulunan bu iptal kararının Anayasal kurallarbakımından da isabetli olduğu savunulamaz. Çünkü :
Kanuntasarı ve tekliflerinin Millet Meclisi Genel Kurulunda, içtüzüğün koyduğukurallara göre görüşüleceğinde kuşku olmamakla beraber, görüşmelerde heriçtüzük uyuşmazlığının bir iptal nedeni oluşturacağı kabul edilemez. AnayasaMahkemesinin bu konudaki görüş ve kabulünü belirten çeşitli kararları vardır,bu karârlarda da açıklandığı üzere, içtüzüklerin biçime ilişkin tüm hükümleriaynı önemde değildir. Bunlar arasında yasama meclisleri kararlarınıngeçerliğine etkili olabilecek nitelik taşıyanlar bulunduğu gibi, bu nitelik derecesindeolmayanlar da vardır. Meclisler kararlarının geçerliğine etkilileri bakımındankaynağını Anayasa'dan almamış içtüzük kuralları arasında böyle bir ayırımyapılması meclislerin çalışmalarını da aksatmaz. Ancak, bu içtüzükkurallarından hangilerine uyulmamanın iptal nedeni sayılacağı hususu bukuralların önemine ve işin niteliğine göre çözülecek ve incelemeleri sırasındaAnayasa Mahkemesince değerlendirilip saptanacak bir konudur. AnayasaMahkemesinin bu değerlendirmeyi yaparken yalnız içtüzük hükümlerinin önem veniteliğini değil, ayrıca kendi görev ve yetki sınırlarını da gözönündebulundurması zorunludur. Çünkü, Anayasa'ya uygunluk denetiminin Anayasa'nınyalnız biçim kurallarına inhisar ettirilebilen, işin özüne ilişme olanağıbulunmayan hallerde Anayasa Mahkemesinin içtüzük kurallarım titizlikledeğerlendirip koruması, öz yönünden de denetim olanağı bulunan hallerde isedaha geniş ve esnek davranması olağandır. 1757 sayılı Kanunun öz bakımından daincelenmesi olanak içinde İdi.
Konununşu yukarıdaki nedenler açısından da ele alındığında memleketin çok uzun yıllarsüregelen bir derdini halletmek için çıkarılmış uzun ve önemli bir kanunun birkalemde iptal edilmiş olması, parlamentonun bugüne kadarki çalışma temposu dagözönüne alındığında sosyal adalet ve memleket huzuru bakımlarından ilerdegiderilmesi güç sakıncalar ve boşluklar doğuracaktır.
III-Millet Meclisi Geçici Komisyon Başkanının vermiş olduğu ve Genel Kurulca tasvipgören önerge ile aslında milletvekillerinin tasan hakkındaki konuşma ve oyverme iradelerinin kısıtlanmış olduğunun kabul edilmiş olması da nazaridir,gerçek durumlarla bağdaşmamaktadır. Çünkü, tasarının görüşülme tutanaklarınınincelenmesinden de anlaşılacağı üzere, tasarı daha önce komisyonlarda en genişbiçimde ele alınıp eleştirildiği gibi, Genel Kurulda tümü üzerindekikonuşmalara hiçbir sınır konmamıştır. Kimsenin sözü kesilmemiş, kanunun kabulübir oldu bittiye getirilmemiştir. Bir milletvekili bu sıralarda maddeler içineleştiri ve önerilerini istediği şekilde açıklayabileceği gibi, öncedendağıtılmış ve incelemelerine sunulmuş tasarının uygun görmedikleri kuralları vemaddeleri için önerge vermek hakkına da sahiptiler. Böyle bir lüzumu derpişetmeyen milletvekilinin, kendi serbest iradesi ile genel kurulda kabul ettiğiönerge icabı hakkında önerge verilmemiş maddeler için konuşmadan oy kullanmışolması, tasarının kanunlaşmasına ilişkin meclis kararının geçerliğine etkiliolabilecek nitelikte bir eksiklik değildir. Yukarıda bahis konusu edilen vehakkında önerge verilmemiş maddeler için konuşma açılmadan oylanmaya ilişkinolan önerge yüzünden genel kurulda söz hakkının kısıtlanmış, konuşamamışolduğunu ileri süren bir milletvekili de çıkmamıştır. İlgili komisyonlarda heryeriyle incelenerek genel kurula gelen ve komisyon raporlarıyla birlikteüyelere dağıtılan kanunlardan geniş kapsamlı ve çok maddeli olanlarının genelkurullarda görüşülmesi uzun zaman alacağı düşüncesiyle böyle önergelerle bir anönce çıkarılması amacı ile vaki bu yolda davranış, memleketimizde parlamenterçalışma hayatının bir zorunluğu olarak ortaya çıkmıştır. Memleket hayatında çokönemli konulan kapsayan Medeni Kanun, Ticaret Kanunu gibi kimi kanunlarparlamentodan bu biçimde görüşmelerle çıkarılmış bulunmaktadır. O halde AnayasaMahkemesinin de memleketin gerçeklerini ve parlamentonun durum ve tutumunugözönünde bulundurarak içtüzük hükümlerini bu açıdan ve geniş müsamaha içindedeğerlendirilmesi gerekir kanatindeyim. Tersine hareket, sonucu itibariylememlekete çok pahalıya malolmaktadır. Sert ve katı tutum ile bugüne kadar çokdeğerli kanunlar bu içtüzük ihlalleri yüzünden iptal edilmiş ve bugüne kadaryerleri doldurulamamıştır.
IV-Her yasa, kapsadığı konularda memleketin, sosyal yaşantının veya bir kısım,kişilerin gereksinmelerine çare bulması, onları düzenlemesi bakımından kendiçapında önem taşır. Yukarıda da değindiğim gibi 1757 sayılı Toprak ve TarımReformu Kanunu ise, Türkiye nüfusunun kırsal bölgelerde yaşayan % 70'şe yakınbir çoğunluğunun ezeli dertlerine derman getirmek bakımından ve bu itibarlamemleket huzuru yönünden çok önemli bir kanun idi. Anayasa Mahkemesinin bukanunu Anayasa'ya uygunluk bakımından denetlerken yalnız Millet Meclisindeverilmiş bir önerge bakımından iptal yoluna gitmeden, Cumhuriyet Senetosunda dagördüğü işlemleri ve ayrıca özünü de incelemeli ve varacağı sonuçları yukarıdaişaret olunan açılardan toptan bir değerlendirmeye tabi tutmalı idi. Böylegenişliğine bir inceleme yapılmadan kanunun toptan iptaline karar verilmiştir.
Yukarıdaaçıkladığım nedenlerle çoğunluğun bu iptal kararına katılmadım.
Üye
Hasan Gürsel
KARŞIOYYAZISI
Mahkememizin19/10/1976 günlü, Esas: 1973/42, Karar: 1976/48 sayılı kararında SayınBaskanvekili Şevket Müftügül'ün karşıoy yazısının (1) sayılı bölümünekatılıyorum.
Üye
Ahmet Salih Çebi
KARŞIOYYAZISI
Kanunteklif ve tasarılarının meclislerde görüşülmesi sırasında içtüzüklerin herhangibir maddesine uyulmamış olması, Kanunun geçerliliğini ve meclisleriniradelerini etkilemedikçe iptal edilmemesi gerekir.
Toprakve Tarım Reformu Kanunu tasarısı Millet Meclisi Genel Kurulunda görüşülürkengeçici Komisyon Başkanı tarafından verilen ve "değiştirge önergelerinintümü üzerindeki görüşmeler bitinceye kadar verilmesi ve değiştirge önergesiverilmeyen maddelerin okunup oylanması" ile ilgili bulunan önergeninMillet Meclisi Genel Kurulunda oylanarak kabul edilmiş olması bu konuda yenibir içtüzük değişikliği niteliğinde olduğundan bu kararın artık içtüzüğe vedolayısıyla Anayasa'ya aykırılığı sözkonusu olamayacağı gibi eski içtüzüğün birbiçim kuralına uyulmamış olması da bu kanunun iptalini gerektirecek niteliktedeğildir.
MilletMeclisi Genel Kurulunda söz konusu önerge okunup görüşülmüş, bu önergeye karşıçıkan bulunmamış ve Meclis Üyelerinin serbest irade ve oylarıyla kabul edilmişolduğundan ortada Millet Meclisinin iradesini zedeleyecek ve Kanunungeçerliliğini etkileyecek bir durumdan söz edilemiyeceği ve böylece de bukanunun iptali cihetine gidilemiyeceği düşüncesiyle çoğunluk kararına karşıyım.
Üye
Adil Esmer
KARŞIOYYAZISI
Sayınçoğunluğun, dava konusu kanunu sakat buluşunun belirgin nedeni, değiştirilmesiönerilmeyen maddelerin, görüşmesiz oylanışıdır. Bu durumun, "yasakoyucu'nun gerçek iradesini açıklamasını önlediğini" düşünmüşlerdir. Oysa,
MilletMeclisinin "değiştirge önergeleri verilen maddeler üzerinde görüşmeaçılmasına, diğer maddelerin okunup oylanmasına" karar verişi ve kararınıdeğiştirmeyişi, görüş bildirme ve başkasının görüşünü öğrenme isteklisibulunmadığı gerçeğini yüze çıkarır. Buna karşın yasa koyucu'nun iradesiniaçıklayamadığı iddiası ise, dayanaksız kalır.
Sayınçoğunluk kararına, bazı bölümlerde, katılamayışım bundandır.
Üye
Nihat O. Akçakayalıoğlu