ANAYASA MAHKEMESİ KARARI
Esas Sayısı:1973/43
Karar Sayısı:1973/39
Karar Günü:25/12/1973
Resmi Gazete tarih/sayı:18.2.1974/14803
İptaldavasını açan : Cumhuriyet Halk Partisi Cumhuriyet Senatosu Grubu.
İptaldavasının konusu: Cumhuriyet Senatosu Başkanlık Divanının kuruluşuna ilişkinolarak Cumhuriyet Senatosu Ganel Kurulunca alınan l ve 13 Kasım 1973 günlükararların İçtüzük değiştirmesi ve düzenlemesi niteliğinde bulunduğu veAnayasanın kimi maddelerine aykırı olduğu ileri sürülmüş; yine Anayasa'nındeğişik 147.. derişik 149. ve 150. maddelerine dayanılarak iptalleriistenilmiştir.
II -METİNLER:
l -Cumhuriyet Senatosu Genel Kurulunun dava konusu kararları.
a)l/11/1973 günlü Karar:
"SayınBaşkanlığa: Anayasa'nın 84. maddesi muvacehesinde Başkanlık Divanının tesbitiniarz ve teklif ederim - Eskişehir, Ömer Ucuzal."
Buönerge Cumhuriyet Senatosu Genel Kurulunun 1/11/1973 günlü Birinci Birleşimindeoylanarak Başkanca kabul edildiği bildirilmiş ve böylece karar niteliğinialmıştır. (Cumhuriyet Senatosu Tutanak Dergisi, Toplantı 13, Cilt 13 - Sayfa:21 ve 22)
b)13/11/1973 günlü Karar:
c)"Cumhuriyet Senatosu Başkanlığına:
lKasım 1973 günü yapılan müzakere sonunda, Genel Kurulca kabul edilen önergeistikametinde tespit edilmesi gereken ve Başkanlık Makamınca ilgili siyasipartilere tevdi edilmiş bulunan oran cetveli ekli olarak sunulmuştur.
BaşkanlıkDivanının kuruluşuna esas olacak bu oran cetvelinin kabulü ile Divanın buesaslara göre kurulmasını arz ve teklif ederiz.
CumhuriyetSenatosu Adalet Partisi Grup Başkanvekili Eskişehir Senatörü Ömer Ucuzal.
CumhuriyetSenatosu Adalet Partisi Grup Başkanvekili Manisa Senatörü Oral Karaosmanoğlu.
CumhuriyetSenatosu C. G. P. Grup Başkanvekili Kayseri Senatörü Sami Turan.
BaşkanlıkDivanının seçimlerine ait oran ve yüzde cetveli:
Siyasi Parti grupları
Adet
Oran
Yüzdesi
Adalet Partisi
80
100x80
132
60,60
Cumhuriyet Halk Partisi
42
100x42
132
31,81
Cumhuriyetçi Güven Partisi
10
100x10
132
7,57
TOPLAM
132
132
99,98
Divanüyeliklerinin yüzde puanları:
Başkan: 19x1=19
Başkanvekilleri: 10x3=30
İdareAmirleri : 7x3=21
DivanKâtipleri : 5x6= 30
100
Siyasi Parti
Başkan
Başkanvekili
İdare Amiri
Kâtip
A.P.
1
2
1
3
C.H.P.
-
1
1
3
C.G.P.
-
-
1
-
1
3
3
6
BuÖnerge Cumhuriyet Senatosu Genel Kurulunun 13/11/1973 günlü DördüncüBirleşiminde oylanarak Başkanca kabul edildiği bildirilmiş ve böylece kararniteliğini almıştır. (Cumhuriyet Senatosu Tutanak Dergisi, Toplantı 13, Cilt 13- Sayfa 121- 133.)
2 -Konuyu ilgilendiren Anayasa kuralları:
Konuyuilgilendiren Anayasa kuralları aşağıda gösterilmiştir.
"Madde84/1, 2 - Meclislerin Başkanlık Divanları, o meclisteki siyasi partigruplarının kuvvetleri ölçüsünde Divana katılmalarını sağlayacak şekildekurulur.
MilletMeclisi ve Cumhuriyet Senatosu Başkanları, kendi Meclislerince üye tamsayısınınüçte iki çoğunluğu ve gizli oy ile ikişer yıl için seçilirler; ilk iki oylamadabu çoğunluk sağlanamazsa, salt çoğunlukla yetinilir. Meclis Başkanlıkları içinMeclisteki Siyasi parti gurupları aday gösteremezler."
"Madde85/1, 2 - Türkiye Büyük Millet Meclisi ve Meclisler, çalışmalarını, kendiyaptıkları içtüzüklerin hükümlerine göre yürütürler.
İçtüzükhükümleri, siyasi parti gruplarının, meclislerin bütün faaliyetlerine kuvvetlerioranında katılmalarını sağlayacak yolda düzenlenir. Siyasi parti grupları, enaz on üyeden meydana gelir."
"Madde70 - Cumhuriyet Senatosu, genel oyla seçilen yüzelli üye ile Cumhurbaşkanıncaseçilen onbeş üyeden kurulur.
13Aralık 1960 tarihli ve 157 sayılı Kanunun altında adları bulunan Milli BirlikKomitesi Başkanı ve üyeleri ile eski Cumhurbaşkanları, yaş kaydıgözetilmeksizin Cumhuriyet Senatosunun Tabii üyesidirler. Tabiî üyelerCumhuriyet Senatosunun diğer üyelerinin tâbi oldukları hükümlere tabidirler.Ancak haklarında bu Anayasanın 73 üncü maddesinin l inci ve 2 nci fıkraları ve10 uncu geçici maddesinin l inci fıkrası hükümleri uygulanmaz. Tabiî üye olarakCumhuriyet Senatosuna katıldıktan sonra bir siyasi partiye girenlerin tabiîüyelik sıfatı, partiye girişlerinden sonraki ilk Cumhuriyet Senatosu üyeliğiseçimi tarihinde sona erer."
"Madde72 - Kırk yaşını doldurmuş ve yüksek öğrenim yapmış bulunan ve milletvekiliseçilmeye engel bir durumu olmayan her türk, Cumhuriyet Senatosuna üye seçilebilir.
Cumhurbaşkanıncaseçilecek üyeler, çeşitli alanlarda seçkin hizmetleriyle tanınmış ve kırkyaşını bitirmiş kimselerden olur. Bunlardan en az onu bağımsızlar arasındanseçilir."
"Değişikmadde 89/1, 2 - Gensoru yetkisi yalnız Millet Meclisinindir. Gensoru önergesibir siyasi parti gurubu adına veya en az 10 milletvekilinin imzasiyle verilir.
Gensoruönergesinin gündeme alınıp alınmayacağı, verilişinden sonraki üç birleşimiçinde görüşülür. Bu görüşmede, ancak önerge sahiplerinden biri siyasi parti gruplarıadına birer milletvekili, Bakanlar kurulu adına Başbakan veya bir bakankonuşabilir."
"Madde94/2 - Bu tasarılar ve rapor (Bütçe tasarıları) otuzbeş milletvekiliyle onbeşCumhuriyet Senatosu üyesinden kurulu bir karma komisyona verilir. Bu komisyonunkuruluşunda, iktidar grubu veya gruplarına en az otuz üye verilmek şartiyle,siyasi parti gruplarının ve bağımsızların oranlarına göre temsili gözönündetutulur."
"Madde109/1, 2, 3, 4 - Millet meclisi genel seçimlerinden önce, Adalet, İçişleri veUlaştırma Bakanları çekilir. Seçimin başlangıç tarihinden üç gün önce; seçimdönemi bitmeden seçimin yenilenmesine karar verilmesi halinde ise, bu karardanbaşlayarak beş gün içinde, Başbakanca Türkiye Büyük Millet Meclisinin bağımsızüyeleri arasından yeni Adalet, İçişleri ve Ulaştırma Bakanları atanır.
108inci madde gereğince seçimlerin yenilenmesine karar verildiğinde Bakanlarçekilir ve Başbakan geçici bir Bakanlar Kurulu kurar.
GeçiciBakanlar Kuruluna, Adalet, İçişleri ve Ulaştırma Bakanları Türkiye Büyük MilletMeclisindeki bağımsızlardan olmak üzere, Millet Meclisindeki siyasi partiguruplarından, bu meclisteki oranlarına göre üye alınır.
Siyasiparti gruplarından alınacak üye sayısını, Millet meclisi Başkanı tesbit ederekBaşbakana bildirir Teklif edilen Bakanlığı kabul etmeyen veya sonradan çekilenpartililer yerine, Türkiye Büyük Millet meclisi içinden veya dışardanbağımsızlar atanır."
"Değişikmadde 149 - Cumhurbaşkanı; Yasama meclisindeki siyasi parti grupları veyaTürkiye Büyük Millet Meclisinde grubu bulunan siyasi partiler ile sonmilletvekili genel seçimlerinde muteber oy sayısının en az yüzde onunu alansiyasi partiler; Yasama meclislerinden birinin üye tamsayısının en az altıdabiri tutarındaki üyeleri; kendi varlık ve görevlerini ilgilendiren anlardaYüksek Hâkimler Kurula Yargıtay, Danıştay, Askeri Yargıtay ve üniversiteler,kanunların veya Tükiye Büyük Millet Meclisi İçtüzüklerinin veya bunlarınbelirli madde ve hükümlerinin Anayasa'ya aykırılığı iddiasiyle, AnayasaMahkemesinde doğrudan doğruya iptal davası açabilirler."
"Madde8/2 - Anayasa hükümleri yasama yürütme ve yargı organlarını, idare makamlarınıve kişileri bağlıyan temel hukuk kurallarıdır."
"Madde12 - Herkes, dil ırk, cinsiyet siyasi düşünce, felsefi inanç, din ve mezhepayırımı gözetilmeksizin, kanun önünde eşittir.
Hiçbir kişiye, aileye, zümreye veya sınıfa imtiyaz tanınamaz."
"Madde80 - Türkiye Büyük Millet Meclisi üyeliği, bir üyenin üye seçilmeye engel birsuçtan dolayı kesin olarak hüküm giymesi çekilmesi, kısıtlanması, üyeliklebağdaşmıyan bir hizmet kabul etmesi veya Meclis çalışmalarına izinsiz veyaözürsüz ve aralıksız olarak bir ay katılmaması yüzünden üyeliğinin düştüğününkendi Meclisince karara bağlanması hallerinde sona erer."
"Madde86 - Her Meclis, üye tamsayısının salt çoğunluğuyla toplanır ve Anayasa'dabaşkaca hüküm yoksa, toplantıya katılanların salt çoğunluğuyla karar verir.
TürkiyeBüyük Millet Meclisinde toplantı yetersayısı, her iki meclis üye tamsayısıtoplamının salt çoğunluğudur."
III-İLK İNCELEME:
AnayasaMahkemesi İçtüzüğünün 15. madesi uyarınca 13/12/1973 gününde Muhittin Taylan,Avni Givda, Sait Koçak, Kemal Berkem, Şahap Arıç, İhsan Ecemiş, Halit Zarbun,Ziya Önel, Abdullah Üner, Kâni Vrana, Muhittin Gürün, Lütfi ömerbaş, ŞevketMüftügil, Nihat Akçakayalıoğlu ve Ahmet H. Boyacıoğlu'nun katılmalariyleyapılan ilk inceleme toplantısında aşağıda açıklanan konular üzerinde durulmuşve yine aşağıda açıklanan sonuçlara varılmıştır.
l -Davanın Yasa kurallarına uygun olarak açılıp açılmadığı konusu :
a)Dava konusu kararlar l ve 13 Kasım 1973 günlüdür. Dava dilekçesi AnayasaMahkemesi Genel Sekreterliğince 27 Kasım 1973 gününde kaleme havale edilerek2588 sıra ve 1973/43 esas sayısını almıştır, 22/4/1962 günlü, 44 sayılı Kanunun26. maddesinin birinci fıkrasına göre dava o günde açılmış sayılacağı içinyasal süresi içindedir.
b)Cumhuriyet Senatosu Genel Sekreterliğince 26/11/1973 gününde onanmış belgeleregöre Cumhuriyet Senatosu Cumhuriyet Halk Partisi Grubu otuzsekiz üyesininkatıldığı 15/11/1973 günlü olağanüstü toplantıda, söz konusu kararlar hakkındaAnayasa Mahkemesinde iptal davası açılmasına oybirliğiyle karar vermiş ve davaGrup Başkanvekilleri Fikret Gündoğan (istanbul) ve Salih Tanyeri (Gaziantep)tarafından açılmıştır. Dosyanın eksiği yoktur. Durum 44 sayılı Kanunun 21.,25., 26., maddelerine uymaktadır.
2 -Dava konusu kararların niteliği:
Anayasa'nındeğişik 147. maddesinin birinci fıkrası uyarınca Anayasa Mahkemesi ancakkanunların ve Türkiye Büyük Millet Meclisi içtüzüklerinin Anayasa'ya Anayasadeğişikliklerinin de Anayasa'da gösterilen şekil şartlarına uygunluğunudenetler. Bu nedenle Cumhuriyet Senatosu Genel Kurulunun dava konusukararlarının değerlendirilip nitelendirilmesinin önemi açıktır.
TürkiyeCumhuriyeti Anayasası'nın hükümleri arasında Türkiye Büyük Millet meclisinin veMeclislerin çalışmalarını kendi yaptıkları içtüzükler uyarınca yürütmesi ilkeside yer almaktadır (Madde 85). Bir Meclis Başkanlık Divanının kuruluşunu ve işgörüşürü o Meclisin çalışma alanı dışında, Meclis faaliyetlerinden ayrınitelikte bir düzen olarak düşünmeğe olanak yoktur. Başkanlık Divanının kuruluşuve işleyişi, Divanın meclisin çalışmalarını yönetmesi dolayısiyle, Meclisfaaliyetlerinin en başında gelir. Böyle olduğu için de Başkanlık Divanınailişkin sorunların çözüm yeri İçtüzük ve Divanın bağlı olacağı düzeninsaptanması bir içtüzük konusudur. Nitekim Cumhuriyet Senatosu içtüzüğünde deBaşkanlık Divanına, grupların divana katılmaları biçiminin saptanmasına,Divanen bünyesine, oluşmasına, seçilişine vr. görevlerine ilişkin ayrıntılırnaddeler vardır (ikinci ve Üçüncü Bölümler; madde 3 - 13).
Birbirinibütünleyen dava konusu iki karar Cumhuriyet Senatosu Başkanlık Divanınınbünyesi ve oluşması konusunda yeni bir düzenleme getirmektedir. Bu düzenlemedeCumhuriyet Senatosu İçtüzüğündeki tüm grupların Divana güçleri oranındakatılmaları ve oranın saptanmasında Cumhuriyet Senatosu üye tamsayısının esasalınması ilkelerinden uzaklaşılarak Divana yalnız siyasi parti gruplarınınkatılması öngörülmüş ve güç oranının saptanmasında hesabın siyasi partigruplarına mensup üyelerin toplam sayısına göre yapılması yoluna gidilmiştir.Dava konusu kararların şu durumu ile, yalnızca İçtüzükte yeri olabilecek birkonuyu düzenlediğinde ve özellikle Cumhuriyet Senatosu İçtüzüğünün siyasigrupların oranlarına ilişkin 8. maddesini değiştiren bir nitelik taşıdığındakuşku yoktur.
Davakonusu kararların bir İçtüzük sorununu ele alıp sonuca bağladığını ve bunedenlerle de bir içtüzük düzenlemesi niteliğini kazandığına böylecebelirttikten sonra kararların alınmasında İçtüzüğün değiştirilmesine ilişkinusule uyulmamasının bu niteliğe etkisi olup olamayacağının üzerinde durulmasıgerekir.
Anayasa,Yasama Meclisleri içtüzüklerinin yapılması ve değiştirilmesi için belirli biryol koymuş değildir. Buna Karşılık Cumhuriyet Senatosu İçtüzüğünün konuyudüzenleyen 180. ve 181. maddelerinde İçtüzükte değişiklik yapılmasına ilişkinönerilerin, gerekli raporu hazırlayıp Cumhuriyet Senatosuna sunmak üzere,Anayasa ve Adalet Komisyonuna havale edileceği ve yapılacak değişiklik veilavelerin bir kez görüşmeye tabi olduğu yazılıdır.
Davakonusu kararların, daha önce Anayasa ve Adalet Komisyonunda incelenip raporabağlanmaksızın ve ilgili içtüzük kurullarının değiştirilmesi açıkçaistenmeyerek yalnızca iki önerinin Genel Kurulda oylanıp kabul edilmesiyoliyle, oluşmuş bulunduğu bilinmektedir (Cumhuriyet Senatosu Tutanak Dergisi;Cilt 13; sayfa 21, 22 ve 121 -133) Ancak bunların çözüme bağladığı konunun,alınmalarındaki ereğin ve gördükleri işin açık ve kesin delâleti karşısındayukarıda değinlen biçim eksikliğinin bu yasama belgelerini nitelendirmede etkisiolabileceği düşünülemez. Kaldı ki tersine bir görüşün çeşitli içtüzükkonularının tek tek kararlarla hükme bağlanması ve böylece Anayasa'ya uygunlukdenetiminden kaçınılması yolunda bir eğilimi teşvik etmesi her zaman içinolasılık içindedir. Anayasa'da böyle bir durum ve tutuma elverişli bir açığınbulunabileceği sonucuna yönelen her yorum Anayasa Koyucunun ereğine tüm aykırıdüşer.
Özetlemekgerekirse: Dava konusu kararlar içtüzük düzenlemesi niteliğindedir ve bunitelikleriyle de Anayasa'ya uygunluk denetimine bağlıdırlar.
3 -Dava dilekçesi örneğinin gönderilmesi istemi:
CumhuriyetSenatosu Başkanlığının, aynı konudaki 1973/43 ve 1973/44 esas sayılı iptaldavalarına ilişkin başvurmaların birer örneğinin bilgi edinilmek üzeregönderilmesini 5/12/1973 günlü. 1728 - 2030 sayılı yazı ile istediğianlaşılmaktadır. Bu yoldaki istemin. 44 sayılı Yasada yeri olmamasıdolayısiyle, reddine karar verilmesi gerekir.
4 -İlk İnceleme sonunda verilen karar:
Böyleceve yukarıda ayrıntıları ile açıklandığı üzere:
a)Cumhuriyet Senatosu Başkanlığının dava dilekçeleri örneklerinin bilgi edinilmeküzere gönderilmesi yolundaki isteminin, 44 sayılı Yasada yeri olmamasıdolayısiyle, reddine;
b)Dosyanın eksiği bulunmadığı sonucuna varıldığından konusu içtüzük düzenlemesiniteliğinde olan ve Anayasa'nın değişik 147., değişik 149. ve 150. ve 44 sayılıKanunun 21., 22., 25., 26. maddelerine uygun görülen işin esasınınincelenmesine,
13/12/1973gününde oybirliğiyle karar verilmiştir.
5 -Esasın incelenmesi için gün belirlenmesi:
20/12/1973gününde Muhittin Taylan, Avni Givda, Kemal Berkem. Şahap Arıç, İhsan Ecemiş,Ahmet Akar, Halit Zarbun, Ziya Önel, Abdullah Üner, Kâni Vrana, Muhuttin Gürün,Lûtfi Ömerbaş, Şevket Müftügil, Nihat Akçakayalıoğlu ve Ahmet H. Boyacıoğlu'nunkatılmalariyle yapılan toplantıda ise davanın, niteliği dolayısiyle; AnayasaMahkemesi İçtüzüğünün 33. maddesinin birinci fıkrasında yazılı yetkiyedayanılararak ve aynı maddenin ikinci fıkrası uyarınca süreler kısaltılarak,25/12/1973 saat 10.00 gündemine alınmasa kararlaştırılmıştır.
IV -Esasın incelenmesi :
Davanınesasına ilişkin rapor, dava dilekçesi ve ekleri, Anayasa'ya aykırılığı ilerisürülen içtüzük düzenlemesi niteliğindeki Cumhuriyet Senatosu Genel kurulukararları, 1/11/1973 ve 6/11/1973 ve 13/1l/1973 günlü Birleşimlere ilişkinCumhuriyet Senatosu Tutanak Dergileri; Konuyu ilgilendiren Anayasa kuralları vebunlara ilişkin gerekçeler ve başka yasama belgeleri; dava ile ilişkisi bulunanöteki metinler okunduktan sonra gereği görüşülüp düşünüldü:
A) l- Dava dilekçesi örneğinin verilmesi yolundaki Cumhuriyet Senatosu A. P.Grubunun istemi:
CumhuriyetSenatosu Adalet Partisi Grup Başkanlığının altında Başkanvekili Ömer Ucuzal'ınadına taşıyan 13/12/1973 günlü, 397 sayılı bir yazısı bulunduğu anlaşıldığındanönce bu konu ele alınmıştır. Bu yazıda grubun 44 sayılı Yasanın 30. maddesininson fıkrası uyarınca eldeki iptal davası üzerinde düşünce vermeğitasarladığından söz edilerek dava dilekçeleri örneklerinin kendilerine tebliğiveya bunların kapsamından bilgi edinilmesi için gerekli kararın verilmesiistenmektedir.
44sayılı Yasanın 30 uncu maddesinin son fıkrası uyarınca dava konusu bir kuralınAnayasa'ya aykırı olmadığı kanısında bulunan bir siyasi parti grubunun Anayasamahkemesine yazılı düşünce bildirmesi için önce grup genel kurulunun en az üyetamsayısının salt çoğunluğu ile karar alması gerekir. Başvurmada böyle birkarar bulunmadığı ve yalnızca bir tasarlamadan söz edildiği anlaşıldığındandilekçenin incelenme değeri yoktur.
AbdullahÜner bu görüşe katılmamıştır.
Böylece44 sayılı Yasanın 30. maddesinin son fıkrası uyarınca yazılı düşünce verilmesikonusunda siyasi parti grubu genel kurulunca alınmış bir karar bulunmadığıanlaşıldığından Adalet Partisi Cumhuriyet Senatosu Grubu Başkanvekili Ömer Ucuzaladı altında verilen dilekçenin incelenme değeri bulunmadığı Abdullah Üner'inkarşı oyu ve oyçokluğu ile 25/12/1973 gününde karara bağlanmıştır.
2 -Sözlü açıklama sorunu:
İkinciolarak 44 sayılı Yasanın 29. maddesi uyarınca ilgililerin sözlü açıklamalarınındinlenmesine gerek olup olmadığı üzerinde durulmuştur. Dava konusu açık, sadeve belirgin olduğu, konuyu ilgilendiren tüm bilgiler ve açıklamalar davadilekçesinde, eklerinde ve Cumhuriyet Senatosu Tutanak Dergilerinde bulunduğuiçin bu yola gidilmesinde gerekliliğin varlığı düşünülemez. Üstelik sözlüaçıklamaları dinlenmek üzere ilgililerin çağrılmasının zaman alacağı kuşkusuz;işin niteliği dolayısiyle bir an önce incelenip karara bağlanmasındaki yarar daortadadır.
ŞahapArıç ve Abdullah Üner bu görüşe katılmamışlardır.
Böyleceişin niteliğine göre ilgililerin sözlü açıklamalarınım dinlenmesine yerolmadığına Şahap Arıç ve Abdullah Üner'in karşıoylariyle ve oyçokluğu ile kararverilmiştir.
3 -Dava konusu kararların esas yönünden birlikte incelenmesi sorunu :
Yukarıdada belirlendiği üzere Cumhuriyet Senatosu Genel Kurulunun iptal davasına konuedilen kararları ikidir. Bunlardan Birincisi yani l Kasım 1973 gününde alınanı"Başkanlık Divanının Anayasa'nın 84. maddesi muvacehesindesaptanması" na; ikincisi, yani 13 Kasım 1973 günü alınanı ise "ilkkarar yönünde saptanan ve siyasi parti gruplarının güçleri oranı yüzdelerini,Divan üyeliklerinin yüzde puanlarını ve üç siyasi parti grubundan her birine buüyeliklerden hangilerinin ne sayıda düşeceğini belirliyen ayrıntılı orançizelgesi" ne ilişkindir.
İlkkarar, Cumhuriyet Senatosu Genel Kurulundaki görüşmelerin ışığı altındabakılınca daha açık görüleceği üzere, Anayasa'nın bir maddesine veya CumhuriyetSenatosu İçtüzüğünün 4. maddesinin birinci fıkrasındaki "CumhuriyetSenatosunun Başkanlık Divanı Türkiye Cumhuriyeti Anayasa'sının 84. maddesihükümlerine göre kurulur." kuralına bir gönderme yapar veya bunlarıtekrarlar bir nitelikte değildir.
KararCumhuriyet Senatosunda yıllarca yaşayan bir görüşün ve yine yıllarca süren biruygulamanın tam tersi yönünde; Anayasa'nın 84. maddesi kuralına yeni biranlayış ve yorum getiren, başka deyimle bu kuralı Başkanlık Divanına yalnızsiyasi parti gruplarının girebileceği ve bunların güç oranlan saptanırkenCumhuriyet Senatosu üye tamsayısına değil, siyasi parti gruplarına mensupüyeler sayısı tutarına dayanılması gerektiği yolunda anlamlandıran bir yasamabelgesidir. Şu niteliği ve kapsamiyle bu kararın ikinci kararla çok yakınilgisi ve sıkı bağlantısı vardır, ikinci karara temel olmuş, kaynaklıketmiştir. ikinci kararı birincinin yalnızca bir ayrıntılı açıklaması, onunuygulama alanına geçirilişi gibi görmek de yanlış olmaz. Esasen ikinci kararınmetni de bu durumu ortaya koymaktadır. Onun içindir ki iki kararın bir aradaincelenmesinde büyük yarar, üstelik de zorunluluk vardır.
CumhuriyetSenatosu İçtüzüğünün 1. maddesine göre Cumhuriyet Senatosu her yıl Kasım ayınınilk günü davetsiz olarak toplanır. Bu birleşime Cumhuriyet Senatosu Başkanı,onun bulunmaması halinde Başkanvekillerinden birisi, bunlardan hiç biri yoksaen yaşlı üye başkanlık eder. Mevcut Divan kâtiplerinden ikisi, bunlarınbulunmamaları, halinde en genç iki üye kâtiplik vazifesini görür.
Birincikarar Cumhuriyet Senatosu Genel kurulunun yeni yasama yılı ilk birleşiminde,Başkanlık Divanı İçtüzüğünün 1. Maddesi uyarınca oluşmuş bulunarak, alınmıştır.Bu karar yönünden herhangi bir biçimsel aykırılık iddiası veya olasılığı sözkonusu değildir. Şu duruma göre kararın dağrudan doğruya esas yönünden Anayasa'yaaykırılık çerçevesi içinde ele alınması gerekir. Her ne kadar ortada ikincikarara ilişkin olarak bir biçim yönünden aykırılık konusu varsa da ve bukonunun o karar bakımından önce çözülmesi olağan ise de ikinci karar, yukarıdaaçıklandığı üzere, tek başına, bağımsız olarak ele alınamıyacağına ve ancak anakarar dolayısiyle onunla birlikte incelenip sonuca bağlanabileceğine göreikinci kararın da birinci kararın bağımlısı olarak ve o kararla birlikte önceesas yönünden Anayasa'ya uygunluk denetiminden geçirilmesi zorunludur.
AvniGivda ve Ahmet Akar 13 Kasım 1973 günlü kararın biçim yönünden de Anayasa'yaaykırılık durumu söz konusu olduğundan önce ve ayrıca bu sorunun çözülmesi;Nihat Akçakayalıoğlu ise iki kararın ayrı ayrı görüşülmesi gerektiğini ilerisürerek ve İhsan Ecemiş kendi gerekçesine dayanarak bu görüşe katılmamışlardır.
B)Dava konusu kararların esas yönünden Anayasaya aykırılığı sorunu:
TürkiyeCumhuriyeti Anayasası, siyasi parti gruplarına veya bağımsızlara Türkiye BüyükMilet Meclisi üyelerinin genel, ortaklaşa hak ve yetkilerinden ayrımlı olarakbirtakım özel hak ve yetkiler verdiğinde bunu açık ve kesin kurallarlabelirleme yoluna gitmiştir. Sözgelimi değişik 89. maddenin birinci fıkrasınagöre gensoru önergeleri ancak siyasi parti grubu adına, bir de en az 10milletvekilinin imzasiyle verilebilir.
Gensoruönergesinin gündeme alınıp alınmayacağı konusundaki görüşmelerde ancak siyasiparti grupları, önerge sahipleri ve Bakanlar Kurulu adına konuşabilmesi yine bumaddenin ikinci fıkrası kuralı gereğidir.
109.madde de Millet Meclisi genel seçimlerinde, seçim dönemi bitmeden seçiminyenilenmesine Millet Meclisince veya Cumhurbaşkanınca karar verilmesihallerinde dahi, Adalet , İçişleri ve Ulaştırma Bakanlarının Türkiye BüyükMillet Meclisinin bağımsız üyeleri arasından atanması kurala bağlanmıştır.Değişik 149. Madde , Yasama Meclisleri içindekilerden yalnız siyasi partigruplarına, bir de Yasama Meclislerinden birinin üye tamsayısının en az altıdabiri tutarındaki ülelerine Anayasa Mahkemesinde doğrudan doğruya iptal davasıaçabilme hakkını tanımaktadır. 94. Maddenin ikinci fıkrasında elli kişilikBütçe Karma Komisyonunda en az otuz üleliğin iktidar grubuna veya gruplarınaverileceği yazılıdır.
Burakarşılık Anayasanın 84. maddesinin birinci fıkrasındaki kural yalnızca(Meclislerin Başkanlık Divanları, o Meclisteki siyasi parti gruplarınınkuvvetleri ölçüsünde Divana katılmalarını sağlayacak şekilde kurulur."biçiminde bu maddede yer almış; siyasi parti grupları üyeleri dışındakalanların Başkanlık Divanına katılmalarını önleyecek ve bu görev yerlerinisiyasi parti gruplarına hasredecek veya bu yolda bir anlayış ve yorumaelverişli düşecek herhangi bir kural getirilmemiştir. Geçmişteki acı ve üzücüolay ve örneklerden esinlenilerek iktidar partisi Meclis Grubunun baskıyöntemlerini engellemek ve öteki siyasi parti gruplarına bu bakımdan birgüvence sağlamak ereğiyle Anayasa'da yer verildiğinde kuşku olmayan bu kuralıntıpkısı 85. maddenin ikinci fıkrasında da görülmektedir. Burada içtüzük hükümlerinin,siyasi parti gruplarının Meclislerin bütün faaliyetlerine kuvvetleri oranındakatılmalarını sağlayacak yolda düzenleneceği yazılıdır. Dava ve inceleme konusukararlara hâkim olan görüşe göre bu kuraldan siyasi parti grupları üyelerindenbaşkalarının Meclis faaliyetlerine katılamayacakları anlamının çıkarılmasıgerekir ki böyle bir sonucun, hele 80. maddede Meclis çalışmalarına izinsizveya özürsüz ve aralıksız olarak bir ay katılmamanın üyeliğin düşmesi nedeniolacağının belirlenmesi karşısında, hukukça ve mantıkça savunulabilir bir yanıolamaz.
Öteyandan 84. maddenin ikinci fıkrasında Meclisteki siyasi parti gruplarınınBaşkanlık için aday göstermeleri yasaklanmıştır. Bu siyasi parti guruplarındanolmayan bir üyenin de Başkan adayı olabileceği ve Başkanlığa seçilebileceğidemektir. Dava konusu kararların dile getirdiği görüş ise Anayasa'nın açıkçaverdiği böyle bir haktan yararlanılması olanağını ortadan kaldırmakta veAnayasaya aykırılığını kendi kendine daha da belirgin kılmaktadır. MeclisBaşkanının siyasi parti grupları dışında kalanlardan seçilebileceği ancakBaşkanlık Divanının bir oranda daha etkisiz bir üyesinin, söz gelimi bir Divankâtibinin veya idare amirinin mutlaka siyasi parti grupları üyeleri arasındangetirilmesi gerektiğini kabul etmekle düşülecek çelişki ise ortadadır.
AnayasaKoyucu Meclis Başkanları için siyasi parti gruplarının aday göstermelerini(Madde 84/2), başkanların ve başkanvekillerinin üyesi bulundukları siyasipartilerin veya siyasi parti gruplarının Türkiye Büyük Millet Meclisi içindeveya dışındaki faaliyetlerine ve görevlerinin yerine getirilmesini gerektirenhaller dışında Meclis çalışmalarına katılmalarını ve Başkanların oykullanmalarını (madde 84/3) kesin olarak yasaklamakla Başkanlık Divanınınyansızlığı konusundaki titizliğini açıkça ortaya koymuştur. Başkanlık Divanınınyansız bir kimlik kazanabilmesini ise Divan üyeliklerinin siyasi parti gruplarıve gruplar dışında kalanlar arasında olabildiğince dengeli bir biçimdedağılması sağlayabilir.
Davakonusu iki kararın gerek Anayasa'nın 72. maddesi uyarınca seçilmiş olsun,gerekse Cumhuriyet Senatosunun öteki üyeleri gibi aynı koşullara bağlıbulundukları 70. maddede belirlenmiş tabii üyelerden bulunsun CumhuriyetSenatosu üyeleri arasında bir anayasal nitelik ayırımı yok iken, siyasi partigruplarına mensup üyelere değişik hak ve yetkiler tanıyarak bunları imtiyazlıbir zümre durumuna getirdiği de ortadadır.
Anayasa'nın84. maddesindeki siyasi parti gruplarının güçleri ölçüsünde Divanakatılmalarını öngören kural aynı zamanda bu grupların güçlerinin üstünde birsayı ile Divana katı imalarını da önler. Oysa dava konusu kararlar siyasi partigrupları dışında kalanlara Divanda yer vermemekle bu grupların CumhuriyetSenatosundaki gerçek güçlerinin, üstüne çıkan sayılarla Divana katılmalarınayol açmakta ve böylece bir yönden daha Anayasa'ya aykırılığı oluşturmaktadır.
Siyasiparti gruplarının güçleri ölçüsü saptanırken yüzde hesabının hangi sayıyaoranla belirleneceği konusuna gelince; dava ve inceleme konusu kararlar busaptamada yalnızca Cumhuriyet Senatosundaki siyasi parti grupları üyelerinintoplamını hesaba katmışlardır. Bu, bir bakıma, Cumhuriyet Senatosunun yalnızcasiyasi parti grupları üyelerinden oluştuğunu kabul demek olur ki böyle birtutum gerçek ve eylemsel durumu, yansıtamayacağı gibi, Anayasa'nın CumhuriyetSenatosunun kuruluşunu düzenleyen 70. maddesine de düpedüz aykırı düşer. 70.maddeye göre Cumhuriyet Senatosu genel oyla seçilen yüzelli, Cumhurbaşkanıncaseçilen onbeş üyeden, ayrıca tabii üyelerden (13/12/1960 günlü, 157 sayılıKanunun altında adları bulunan Milli Birlik Komitesi Başkanı ve üyeleri ve eskiCumhurbaşkanları) oluşur. Tabiî üyelerin siyasi partilere girmeleriyasaklanmıştır. Girenlerin bu girişten sonraki ilk Cumhuriyet Senatosu üyeliğiseçimi tarihinde tabiî üyelik sıfatları sona erer. 72. maddenin son fıkrasıkuralına göre ise Cumhurbaşkanınca seçilen üyelerden en az onunun bağımsızlararasından seçilmesi zorunludur. Demek ki Cumhuriyet Senatosunun anayasalbünyesi içinde en az tabii üyeler sayısı ile Cumhurbaşkanınca seçilmiş on üyetoplamı kadar siyasi parti grupları dışında kalmış üye bulunması her zaman içinolağan görülmelidir. Dava konusu 13 kasım 1973 günlü kararda CumhuriyetSenatosundaki siyasi parti grupları üyeleri toplamı 132 olarak gösterilmiş vegüç oranları bu toplama göre hesaplanmıştır. Yine o tarihte Cumhuriyet Senatosuüye tamsayısının ise 185 olduğu anlaşılmaktadır. Siyasi parti gruplarıgüçlerinin böylece gerçek güçlerine göre aradaki şu fark oranınca yükseltilmişolduğu ortadadır.
Yukarıdanberi açıklananlardan siyasi parti gruplarının Başkanlık Divanına katılmaölçüleri saptanırken yalnızca siyasi parti grupları üye toplamının değil birbütün olarak tüm Cumhuriyet Senatosunu ilgilendiren bu işte Cumhuriyet Senatosuüye tamsıyısının esas alınması ge rektiği kolayca anlaşılacaktır. Bununlabirlikte Anayasa'da sırası geldikçe ve gerekli görüldükçe Meclis üyetamsayılarına yapılan değinmelere burada kısaca işaret edilmesinde yararvardır. Millet Meclisi ve Cumhuriyet Senatosu Başkanlarının Meclislerin üyetamsayısının üçte iki çoğunluğu ile seçileceklerine (Madde 84/2); her Meclisinüye tamsayısının salt çoğunluğu ile toplanacağına (86/1); CumhurbaşkanınınTürkiye Büyük Millet Meclisi üye tamsayısının üçte iki çoğunluğu ileseçileceğine. (95/2) ve vatan hainliğinden dolayı Türkiye Büyük Millet Meclisiüye tamsayısının en az üçte birinin önerisi üzerine üye tamsayısının en az üçteikisinin vereceği kararla suçlandırılabilmesine (99); Bakanlar Kurulunca görevsırasında ileri sürülen güven isteminin ancak üye tamsayısının salt çoğunluğuile reddedilebileceğine (104/3); Yasama Meclislerinden birinin üye tamsayısınınen az altıda biri tutarındaki üyelerinin Anayasa Mahkemesinde iptal davasıaçabileceklerine (değişik madde 149) ilişkin kurallar ve kanunların görüşülmesinive kabulünü düzenleyen 92. maddedeki Meclislerin üye tamsayılarına yönelmişdüzenlemeler bunlar arasındadır.
Özetlemekgerekirse; Cumhuriyet Senatosundaki siyasi parti grupları Cumhuriyet SenatosuBaşkanlık Divanına ancak kendi güçleri ölçüsünde, bu ölçünün ne altında neüstünde olmaksızın, katılırlar. Başkanlık Divanına katılma siyasi partigruplarının tekeli altında, yalnız bunlara tanınmış bir imtiyaz değildir.Divanın bu paylaşma sonunda boş kalan üyeliklerine siyasi parti gruplarıdışındakiler girerler. Siyasi parti gruplarının güçleri oranı saptanırkensiyasi pati gruplarının üyeleri toplamı değil Cumhuriyet Senatosu üye tamsayısıesas alınır. Başkanlık Divanına ilişkin olarak bu ilkelere dayanılmaksızınyapılan her düzenleme Anayasaya aykırı düşer.
CumhuriyetSenatosu Genel Kurulunun İçtüzük düzenlemesi niteliğinde olan dava ve incelemekonusu l ve 13 Kasım 1973 günlü iki kararı yukarıda yer alan ayrıntılıaçıklamalarla belirlendiği üzere, Anayasanın özellikle 84., 85., 70., 12. ve 8.maddelerine aykırıdır.
C) l- 13 Kasım 1973 günlü kararın biçim yönünden Anayasaya uygunluk denetimindengeçirilmesi:
lKasım 1973 günlü kararla birlikte ve bu kararın bağımlısı olarak esas yönündenAnayasaya aykırılık çerçevesi içinde incelenmesine gidilen 13 Kasım 1973 günlükararın Anayasaya aykırı olduğu yukarıda saptanmıştır Ancak davacı bu kararınbiçim yönünden de Anayasaya aykırı olduğunu ileri sürdüğü için kararın şudurumu ile, biçim yönünden de Anayasaya uygunluk denetiminden geçirilipgeçirilemiyeceği sorunu ortaya çıkmaktadır.
Birkuralın Anayasaya uygunluk denetimi yapılırken önce biçim yönünün ele alınmasıdoğal ve olağandır. Ancak yukarıda görüldüğü üzere 13 kasım 1973 günlü karara lKasım 1973 günlü kararın kaynaklık ettiği, ikinci kararın birincisininayrıntılı bir açıklaması, onun uygulama alanına geçirilişi niteliğini taşıdığıgörüşü benimsenerek 13 kasım 1973 günlü karar l Kasım 1973 günlü karardolayısiyle ve bunun bağımlısı olarak ele alındığından; ilk kararın biçimyönünden Anayasaya aykırılığı da söz konusu olmadığından inceleme sırasınındeğiştirilmesi ve bu kararın da önce esas yönünden Anayasaya uygunlukdenetiminden geçirilmesi gerekmiştir. Onun içindir ki bu özel durumun, biçimyönünden de Anayasa'ya aykırılık ileri sürüldüğüne göre, incelemenin ve kararıneksik bırakılmasına yol açması düşünülemez. Öte yandan böyle bir incelemesırasında tüm iddia ve aksaklıkları gözönünde bulundurmanın ve tartışmanınkararın ışık tutma gücünü o oranda artıracağı ortadadır. Kaldı ki eldeki davadainceleme yöntemi olarak önce Anayasa'ya aykırı yönlerin tek tek ayıklanıpsaptanması yolu tutulmuş ve bu evrede henüz iptal kararı verilmemiştir. Şuduruma ve işin özelliğine göre ikinci kararın biçim yönünden Anayasaya aykırıyönleri bulunuyorsa bunların aranması ve ortaya çıkarılması olanağı halâ vardırve burada sıra söz konusu değildir, incelemenin bu yönde geliştirilmesi ve 13Kasım 1973 günlü kararın biçim bakımından da Anayasa'ya uygunluk denetimininyapılması yerindedir ve gereklidir.
AvniGivda, Sait Koçak, Kemal Berkem, İhsan Ecemiş, Ahmet Akar, Ziya Önel ve LûtfiÖmerbaş iş esas yönünden incelenip Anayasa'ya aykırılık oybirliğiylesaptandığna göre artık biçim yönünden incelemeye yer ve olanak bulunmadığınıileri sürerek bu görüşe katılmamışlardır.
2 -13 Kasım 1973 günlü Kararın biçim yönünden Anayasa'ya aykırılığı sorunu:
a)Cumhuriyet Senatosu Genel Kurulunun dava konusu ikinci kararının alındığı13/11/1973 günlü 4. Birleşimi yöneten Başkanlık Divanının görev süreleridolmuş, eski Başkanvekillerinden Mehmet Ünaldı'dan ve eski Divan KâtipleriMehmet Çamlıca ve O. Nuri Canpolat'tan oluştuğu anlaşılmaktadır (CumhuriyetSenatosu Tutanak Dergisi, Cilt 13 - Sayfa 108).
Anayasa'nın85. maddesinin ilk fıkrasında yer alan "Türkiye Büyük Millet Meclisi veMeclisler, çalışmalarını, kendi yaptıkları içtüzüklerin hükümlerine göreyürütürler." kuralı uyarınca düzenlenmiş olan Cumhuriyet Senatosuİçtüzüğünün 3., 7., 10. maddelerine göre birleşimlerde birleşimi açmak,görüşmeleri yönetmek ve oylama sonuçlarını ilân etmek üzere Cumhuriyet SenatosuBaşkanı, Başkan mazeretli olduğu ve yahut bulunmadığı hallerdeBaşkanvekillerinden biri ve en az iki Divan Kâtibi hazır bulunur. Aynıİçtüzüğün 4. maddesi uyarınca Başkanvekilleri ve Divan kâtipleri yalnızca biryıllık süre için seçilirler. Bu süre seçimin ilişkin bulunduğu toplantının,başka deyimle yasama yılının bitmesiyle yani Ekim ayının sonunda dolmuş olur.
CumhuriyetSenatosu İçtüzüğünün 1. maddesi ancak her yıl kasım ayının ilk gününde yer alanBirinci Birleşimde süreleri dolmuş Başkanvekilleri ve Divan Kâtiplerinin görevyapmalarına elverişlidir. Bundan sonraki Birleşimlerde eski Başkanvekillerininve Divan Kâtiplerinin işgörmeleri söz konusu olamaz. Çünkü artık bunlarınyetkileri ve Cumhuriyet Senatosunun öteki üyelerinden ayrımları kalmamıştır. Bugibi durumlarda içtüzüğün 1. maddesinin öteki kurallarından yararlanılarakBaşkanlık Divanının oluşturulması olanağı vardır.
İçtüzüğünBaşkanlık Divanen oluşmasına ilişkin kuralları, Yasama Meclisince verilenkararların geçerliği üzerinde etkili olabilecek nitelikte, önemli ağır basanbiçim kurallarıdır. Çünkü içtüzüğe aykırı düşen bir Başkanlık Divanınınyönettiği birleşim alelade bir toplantı olmaktan ileri gidemez ve böyle birtoplantıda alınan kararlar hukuki değer ve geçerlikten yoksun kalır.
Özetlemekgerekirse Cumhuriyet Senatosunun 13/11/1973 günlü 4. Birleşiminde BaşkanlıkDivanının yukarıda değinilen oluşma şekli dolayısiyle dava ve inceleme konusukarar biçim bakımından Anayasanın 85. maddesine aykırıdır.
AvniGivda, Sait Koçak, İhsan Ecemiş ve Ahmet Akar bu görüşe katılmamışlardır.
b)Cumhuriyet Senatosu Genel Kurulunun 6/11/1973 günlü 2. Birleşiminde CumhuriyetHalk Partisi Cumhuriyet Senatosu Grubu Başkanvekillerinin içtüzüğün usulüzerinde konuşmaya ilişkin 85. maddesine dayanarak "görevi bitmişBaşkanvekillerinin Başkanlık etmesine olanak bulunmadığı ve içtüzük hükümlerineuyulması gerektiği" yolun da bir önerge verdikleri ve Başkanvekilininönergeyi oya sunmadığı anlaşılmaktadır. (Cumhuriyet Senatosu Tutanak DergisiCilt 13 sayfa 33 ve 38).
Buolay 6/11/1973 günlü 2. Birleşimde geçmiştir, ve önerge o günkü yönetme ileilgilidir. Dava konusu karar ise 13/11/1973 günlü 4. Birleşimde o gün görüşülenbir önerge üzerine alınmıştır. Sözü edilen tutumun 13/11/1973 günlü kararıetkileyerek bunu Anayasa'ya aykırı duruma düşüremiyeceği ortadadır. Gerçi13/11/1973 günlü Birleşimi de 6/11/1973 günlü Birleşimdeki Başkanlık Divanıyönetmişse de bu Kurulun oluşma biçiminin kararı Anayasa'ya aykırı durumagetirdiği esasen yukarıda saptanmıştır.
c)13/11/1973 günlü Birleşimde dava konusu karara dayanaklık eden önergeoylanacağı sırada beş Cumhuriyet Senatosu üyesi ayağa kalkarak yetersayıolmadığını ileri sürmüş ve yoklama istemişlerdir. Başkan oylamaya geçildiğindensöz ederek yoklama yapmamış, önergeyi oya sunmuş ve kabul edildiğiniaçıklamıştır. (Cumhuriyet Senatosu Tutanak Dergisi - Cilt 13 - Sayfa 132 ve133.)
CumhuriyetSenatosu İçtüzüğünün 52. maddesinin son fıkrasında "oturum esnasındayetersayı olup olmadığında Başkanlık Divanı tereddüt eder veya üyelerden beşisözlü veya yazılı olarak yetersayı olmadığını ileri sürerse yoklamayapılacağı" yazılıdır. Bu kural açık ve kesindir; oturum sırasında, istergörüşme ister oylama yapılsın, yetersayı olup olmadığında başkan veya üyelerceduraksamaya düşüldükçe işler; isletilmesi gerekir. Oylamaya geçildiğindeyetersayı olmadığından söz edilemiyeceğini veya yoklama yapılamıyacağınıbelirleyen henhangi bir kural içtüzükte yer almış değildir, yer alması dadüşünülemez, çünkü yetersayının bulunmaması görüşmeler sonunda varılan kararıngeçerliğini etkileyeceğinden, yoklamanın en çok gerekli bulunduğu sıra belki debu andır.
Davakonusu 13 Kasım 1973 günlü karara kaynaklık eden önergenin oylanması sırasındaiçtüzüğün 52. maddesinin son fıkrası kuralına açıkça aykırı davranılmıştır.Anayasa'nın 86. maddesinin birinci fıkrasına göre her Meclis, üye tamsayısınınsalt Çoğunluğuyla toplanır ve Anayasa'da başkaca bir hüküm yoksa toplantıyakatılanların salt çoğunluğu ile karar verir. Bir Meclisin Genel Kurulundatoplanma ve karar yetersayıları bulunup bulunmadığının saptanması vebelgelendirilmesi ise ancak yoklama ile olur. Onun içindir ki İçtüzüklerinyoklamalara ilişkin kuralları da Yasama Meclislerince verilen kararlarıngeçerliği üzerinde etkili olabilecek nitelikte önemli ağır basan biçimkurallarıdır. Bunlara aykırı tutumlar, tutumun ilişkin bulunduğu mecliskararını biçim yönünden Anayasa'ya aykırı kılar. Şu duruma göre dava konusukarar da Anayasa'nın 85. maddesine aykırı düşmüş bulunmaktadır.
Öteyandan, yukarıda değinildiği üzere, karar oylanacağı sırada 5 üye İçtüzüğün 52.maddesine uygun biçimde Genel Kurulda yetersayı bulunmadığını ilerisürmüşlerdir. Başkanlık Divanı yoklama yapmadığı için iddianın aksi saptanmışve belgelenmiş değildir. Esasen Tutanak Dergisine göre bu iddianın aksi deileri sürülmemiş ve Başkan yalnızca oylamaya geçildiği gerekçesiyle yoklamayapmamıştır. Bu durumda dava konusu kararın Genel Kurulda yetersayı bulunmadığıbir sırada alındığını kabul etmek yerinde olur. Karar, şu yönü ile Anayasa'nın86. maddesine de aykırıdır.
Ç)İncelemenin sonu :
Yukarıdaaçıklananlara göre Cumhuriyet Senatosu Genel Kurulunun Anayasa'ya aykırılıklarısaptanan l ve 13 Kasım 1973 günlü kararlarının iptaline yine yukarıdabelirtilen karşı görüşler saklı kalmak üzere karar verilmesi gerekir.
V -SONUÇ:
1 -a) 1/11/1973 ve 13/11/1973 günlü Cumhuriyet Senatosu Genel Kurulu kararlarınınbirlikte esas yönünden Anayasa'ya uygunluk denetiminin yapılmasına Avni Givdave Ahmet Akar'ın 13 Kasım 1973 günlü kararın biçim yönünden de Anayasa'yaaykırılık durumu söz konusu olduğundan önce ye ayrıca bu sorunun çözülmesi veNihat Âkçakayalıoğlu'nun iki kararın ayrı ayrı görüşülmesi gerektiği yolundakive İhsan Ecemiş'in kendi gerekçesi uyarınca karşı oylarıyla ve oyçokluğu ile,
b) lve 13 Kasım 1973 günlü Cumhuriyet Senatosu Genel Kurulu kararlarının Anayasa'yaaykırı olduğuna oybirliğiyle;
2 -a) 13 Kasım 1973 günlü kararın biçim yönünden de Anayasa'ya uygunlukdenetiminin yapılmasına Avni Givda, Sait Koçak, Kemal Berkem, İhsan Ecemiş,Ahmet Akar, Ziya Önel ve Lûtfi Ömerbaş'ın iş esas yönünden incelenipoybirliğiyle Anayasaya aykırı olduğu saptandığına göre artık biçim yönündenincelenmeye yer ve olanak bulunmadığı yolundaki karşı oylariyle ve oyçokluğuile;
b)aa - 13/11/1973 günlü Birleşimdeki Başkanlık Divanının kuruluş şekljdolayısiyle kararın biçim yönünden Anayasa'ya aykırı olduğuna Avni Gîvda, SaitKoçak, İhsan Ecemiş ve Ahmet Akar'ın karşı oylariyle ve oyçokluğu ile;
bb-6/11/1973 günlü Birleşimde Başkanlık Divanının Kuruluşuna yönelen önergenin oyakonulmamasınm 13/11/1973 günlü kararı biçim yönünden Aayasa'ya aykırı durumadüşürmediğine oybirliğiyle;
cc- 13/11/1973gününde çoğunluk olmadığı ileri sürüldüğü halde yoklama yapılmamış olmasınıninceleme konusu kararı Anayasaya aykırı duruma düşürdüğüne oybirliğiyle;
3 -Yukarıda Açıklananlara göre Cumhuriyet Senatosu Genel Kurulunun l ve 13 Kasım1973 günlü kararlarının iptaline yine yukarıda belirtilen karşı oylar saklıkalmak üzere;
25/12/1973gününde karar verildi.
Başkan
Muhittin Taylan
Başkanvekili
Avni Givda
Üye
Sait Koçak
Üye
Kemal Berkem
Üye
Şahap Arıç
Üye
İhsan Ecemiş
Üye
Ahmet Akar
Üye
Ziya Önel
Üye
Abdullah üner
Üye
Kâni Vrana
Üye
Muhittin Gürün
Üye
Lütfi ömerbaş
Üye
Şevket Müftügil
Üye
Nihat Akçakayalıoğlu
Üye
Ahmet H. Boyacıoğlu
KARŞIOYYAZISI
l -Dava konusu kararların esas yönünden birlikte incelenmesi:
1973/43esas sayılı davada Cumhuriyet Senatosu Genel Kurulunun dava konusu, l ve 13Kasım 1973 günlü kararlarının esas yönünden birlikte incelenmesine gidilmiştir.
1Kasım 1973 günlü karara ilişkin olarak biçim yönünden Anayasaya aykırılık sözkonusu değildir. Buna karşılık 13 Kasım 1973 günlü kararın yalnız esastan değilbiçim yönünden de Anayasa'ya aykırı olduğu ileri sürülmüştür, l Kasım 1973günlü Genel Kurul Kararı Anayasa Mahkemesinin bu karşı oy yazısının ilişkinbulunduğu 25/12/1973 günlü, 1973/43 - 39 sayılı kararında da belirtildiği gibiAnayasa'nın 84. maddesi kuralına yeni bir anlayış ve yorum getiren, bu kuralıCumhuriyet Senatosu Başkanlık Divanına yalnız siyasi parti gruplarının girebileceğive bunların güç oranları saptanırken Cumhuriyet Senatosu üye tamsayısına değilsiyasi parti gruplarına mensup üyeler sayısı tutarına dayanılması gerektiğiyolunda anlamlandıran, ikinci karara temel olmuş, kaynaklık etmiş, bunukendisinin yalnızca bir ayrıntılı açıklaması uygulama alanına geçirilişidurumuna dönüştürmüş bir yasama belgesidir. Bu kapsam ve niteliği ile de lKasım 1973 günlü kararın tek başına, öteki kararla bağımlı olmayarakincelenmesi olanağı vardır; ve ikinci kararın ayrıca biçim yönünden Anayasa'yaaykırılığı söz konusu olduğu için de bu yola gidilmesi zorunludur. ÇünküAnayasa'ya uygunluk denetimine bağlı bir kuralın hem biçim hemde esasbakımından Anayasa'ya aykırılığı söz konusu ise önce biçim yönünün ele alınmasıbilinen bir hukuk yöntemidir ve Anayasa Mahkemesi de, kurulduğu günden beri buyöntemi uygulayagelmektedir.
Şuduruma göre 13 Kasım 1973 günlü kararın ayrı olarak ele alınması ve önce biçimyönünden Anayasa'ya aykırılık sorununun çözülmesi gerekmekte idi. Oysa AnayasaMahkemesi iki kararın bir arada incelenmesine giderek biçimden aykırılıksorununu esastan aykırılık sorunundan sonraya, ikinci sıraya bırakmak gibihukukça savunulamayacak bir tutumu izlemiştir.
2 -13 Kasım 1973 günlü Kararın biçim yönünden Anayasa'ya uygunluk denetimi:
13Kasım 1973 günlü Kararın esas yönünden Anayasaya aykırı olduğu saptandıktansonra bu kez biçim yönünden aykırılık iddialarına dönülmüş ve bu sorununçözülmesine girişilmiştir. Bir Kuralın esas bakımından Anayasaya uygunlukdenetimi yapıldıktan ve Anayasa'ya aykırı bulunduğu sonucuna varıldıktan sonrabir de biçim yönünden incelenmesine artık yer ve olanak yoktur. Böyle birdurumda incelemenin ve kararın eksik kaldığı da söylenemez. Bütün iddiia veolanakların karşılanması ancak dava konusu kararın Anayasaya aykırı bulunmadığıve davanın reddedilmesi öngörülüyorsa söz konusu olabilir. Eldeki davada önceAnayasa'ya aykırılığın saptanması ve iptal kararının en sona bırakılması gibi biryol tutulmuş olması da durumu değiştirmez. Çünkü mahkeme bir yasal ve hukukigerek bulunamadığı halde böyle bir yönteme başvurmuştur. Anayasa'ya aykırılığınsaptanması ise iptalin öngörülmesi demektir.
Öteyandan Anayasa Mahkemesinin kurulduğu günden beri incelemelerde izlediği tutumbir kuralın Anayasa'ya aykırılığı bir kez saptandıktan sonra o kurala ilişkinbaşka aykırılık yönlerinin araştırılmasına gidilmemesi yolundadır. Bu işe özgüolarak yeni bir yönteme başvurulması gerekçesiz kalmaktadır.
3 -13 Kasım 1973 gününde Başkanlık Divanının oluşma biçiminin o gün alınan kararıetkilemesi sorunu:
AnayasaMahkemesi kararında da açıklandğı üzere Cumhuriyet Senatosu Genel Kurulunundava konusu ikinci kararının alındığı 13/11/1973 günlü 4. Birleşimi yönetenBaşkanlık Divanı görev süreleri dolmuş, eski Başkanvekillerinden MehmetÜnaldı'dan ve eski Divan Kâtipleri Mehmet Çamlıca ve O. Nuri Çanpolat'tanoluşmaktadır. O güne değin yeni toplantı yılına ilişkin Başkanlık Divanınınseçilip kurulamadığı da bir vakıadır.
CumhuriyetSenatosu İçtüzüğünün 1. maddesinde; Cumhuriyet Senatosunun her yıl kasım ayınınilk günü çağrısız toplanacağı bu birleşime Cumhuriyet Senatosu Başkanının onunbulumaması halinde Başkanvekillerinden birinin, bunlardan hiç biri yoksa enyaşlı üyenin başkanlık edeceği, mevcut Divan Kâtiplerinden ikisinin, bunlarınbulunmamalara halinde en genç iki üyenin kâtiplik görevini yapacaklarıyazılıdır. Başkanlık Divanının kurulmamış olması ve bu halin sürüp gitmesidurumu İçtüzükte özel bir kurala bağlanmamıştır. Buna karşılık Millet Meclisiiçtüzüğünde (Madde 8 ve 12) yasama döneminin birinci birleşiminin ilkoturumundan başlıyarak Başkan seçilinceye değin bir geçici başkanlık divanınınkurulması öngörülmekte Başkanlık Divanı üyeliklerinde boşalma olması konusu daayrıca düzenlenmektedir.
AnayasaMahkemesi çoğunluğu Cumhuriyet Senatosu Genel Kurulunun 13/11/1973 günlübirleşimini yöneten Başkanlık Divanının oluşum biçiminin içtüzüğe aykırıolduğu, bu durumun o gün alınan dava konusu kararı biçim bakımından Anayasanın85. maddesine aykırı düşürdüğü, böyle hallerde içtüzüğün 1. maddesinin ötekikurallarından yararlanılarak Başkanlık Divanının oluşturulmasına olanakbulunduğu görüşündedir. Bu, 13/11/1973 günlü Birleşimde Başkanlık Divanı, enyaşlı üye Başkanlık, en genç iki üye kâtiplik etmek üzere kurulmuş olsaydıdurum içtüzüğe uygun düşerdi demektedir.
CumhuriyetSenatosu İçtüzüğünün 1. maddesine göre kasım ayının ilk gününde, süreleribitmiş Başkanvekilleri ve Divan Kâtipileri görev yapabilirler; ancak bunlarınbulunmaması halinde görev yine o gün için, en yaşlı üye ile en genç iki üyeyeyönelir.
Sözügeçen 1. madde bir bütündür ve l kasım günlü birleşimi yönetecek BaşkanlıkDivanı konusunu düzenlemektedir. Başka deyimle bu madde kuralı ancak l Kasımbirleşimi yönünden işleyecekse daha sonraki birleşimlerde, yeni BaşkanlıkDivanı kurulmamışsa dahi, en yaşlı üye ile en genç iki üyenin Başkanlık Divanımoluşturmaları söz konusu olamaz. Yeni Başkanlık Divanı seçilip kuruluncayadeğin 1. madde işleyecekse bu durumda da tüm olarak işlemesi yani BaşkanlıkDivanının yine süresi bitmiş Başkanvekilerinden ve Divan Kâtiplerinden oluşmasıve ancak bunlar yoksa görevin en yaşlı üye ile en genç iki üyeye yönelmesigerekir.
İçtüzüğün1. maddesini yalnız l Kasım birleşimi için geçerli saymak ve bu madde kuralınıno günden sonra yeni Başkanlık Divanı seçilip kuruluncaya değin - artık bir dahaişlemeyeceği görüsünü benimsemek Cumhuriyet Senatosu Genel Kurulunun Divanseçimlerini yapmak için dahi toplanmasına olanak bırakmamak ve bunun sonucuolarak da Cumhuriyet Senatosunun tüm çalışmaktan kalmasına yol açmak olur.İçtüzüğün düzenliyenlerin böyle bir erek güttükleri hiçbir zaman düşünülemez.Öyle ise sözü edilen 1. maddenin yeni Başkanlık Divanı seçilip kuruluncayadeğin işletilmesi zorunluluğu vardır ve bu durumda da görev önce süreleribitmiş Başkanvekileri ve Divan Kâtiplerine düşer; ancak onlar da yoksa en yaşlıüye ile en genç iki üyeye yönelir.
Yukarıdanberi açıklananlarla ortaya konulduğu üzere Cumhuriyet Senatosunun 13 Kasım 1973günlü birleşimini yöneten Divanın içtüzüğe uygun bulunduğunu kabul etmekzorunluluğu vardır. Bu duruma göre de o gün alınan kararın biçim yönündenAnayasa'ya aykırı olduğu düşünülemez.
4 -SONUÇ:
AnayasaMahkemesinin 25/12/1973 günlü, 1973/43 - 39 sayılı kararına yukarıda belirtilennedenlerle ve o kapsam içinde karşıyız
Başkanvekili
Avni Givda
Üye
Ahmet Akar
KARŞIOYYAZISI
13/11/1973günlü Başkanlık Divanı Kuruluşunun biçim yönünden Anayasa'ya aykırılığıyönünden çoğunluk kararına Sayın Avni Givda'nın karşıoy yazısında belirtilengerekçe ile karşıyım.
Üye
Sait Koçak
KARŞIOYYAZISI
13/11/1973günlü Başkanlık Divanı Kuruluşunun biçim yönünden Anayasa'ya aykırılığıyönünden çoğunluk kararına Sayın Avni Givda'nın karşıoy yazasında belirtilengerekçe ile karşıyım.
Üye
Ziya Önel
KARŞIOYYAZISI
CumhuriyetSenatosu Genel Kurulunun 13 Kasım 1973 günlü Kararının Mahkememizce esasyönünden incelenip Anayasa'ya aykırı olduğu saptandığına göre artık biçimyönünden icelemesine yer olmadığı düşüncesiyle çoğunluk kararının bu kesiminekarşıyım.
Üye
Kemal Berkem
KARŞIOYYAZISI
İlkincelemeye ilişkin karşıoy:
İlgililerinsözlü açıklamalarının dinlenmesi, şimdiye kadar Başkanlık Divanının teşkilineamil olan nedenlerin açıklanmasında faydalı olacağı kanısındayım. Bu nedenle buisteğin reddi hakkındaki karara karşıyım.
Üye
Şahap Arıç
KARŞIOYYAZISI
1 - İptaldavasının konusu Cumhuriyet Senatosunun iki ayrı kararıdır. Bunlardan birincisi"Sayın Başkanlığa: Anayasa'nın 84. maddesi muvacehesinde BaşkanlıkDivanının tespitini arz ve teklif ederim." şeklindeki bir önergeninkabulüne dair 1/11/1973 günlü karar, İkincisi ise, "Cumhuriyet SenatosuBşkanlığına: l Kasım 1973 günü yapılan müzakere sonunda, Genel Kurulca kabuledilen önerge istikametinde tespit edilmesi gereken ve Başkanlık makamıncailgili siyasi partilere tevdi edilmiş bulunan oran cetveli ekli olaraksunulmuştur.
BaşkanlıkDivanın kuruluşuna esas olacak bu oran cetvelinin kabulü ile Divanın buesaslara göre kurulmasını arz ve teklif ederiz", şeklindeki önergeninkabulüne ilişkin 13/11/1973 günlü toplantıda alınan karardır.
Kolaylıklagörüldüğü üzere bu iki karar aynı konuya, ilişkin olmakla beraber kapsamlarıfarklıdır. Bunlardan birincisinin kapsamı Anayasa'nın 84. ve İçtüzüğün 4.maddeleri gerecinin tekrarından ve gereken işlemin yapılması için bir işarettenibaret olduğu halde ikincisinin kapsamı aynı konuda uygulanacak usul veesasları göstermektedir. Bu bakımdan iki kararın ayrı ayrı inceleme konusuyanılmasında usulî zorunluk ve hukuki yarar vardır. Çünkü ayrıca ele alındığıtakdirde birinci kararın Anayasa'ya aykırılığı kabul edilemez, ikinci karardabirinci karara bir atıf yapılmış olması birinci kararında ikinci karardakiilkeleri kapsadığının ve bu kararların birbirinden ayrılamıyacağının kabulüiçin bir sebep teşkil etmez, iki kararın birlikte incelenmesi için hiç birzorunluluk da yoktur. Tersice sakıncası ortava çıkmış ve birinci kararın daAnayasa'ya aykırılığının kabulü ve özellikle yerleşmiş usule göre ikincikararın önce şekil yönünden incelenmesi gerektiği halde bu ilkeve aykırı olarakönce esas yönünden incelenmesi durumuna düşürmüştür.
2 -Bir hukuki işlemdeki sakatlık incelenirken o işlemin şekle uygun olarakyapılmış ve hukuki bir deşer ve geçerlilik kazanmış olup olmadığının ve buyönden etkili bir sakatlık bulunup bulunmadığının araştırılması usul gereğidirve başta gelen ve resen ele alınması gereken bir husustur. Ortada, AnayasaMahkemesi uygulamasında da yerleşmiş olan bu hukuki ve mantıki usulden ayrılmakiçin bir sebep de yoktur.
3 -Öte yandan bir hukuki işlemin hukuka aykırılığı hususundaki incelemede önceşekil yönünün ele alınması ve şayet bu yönden iptalini gerektiren bir sakatlıktespit edilirse esas yönünden ileri sürülen iddiaların incelenmesinegeçilmemesi yerleşmiş usul kurallarından olduğu gibi, hukuki işlem şekil yönüüzerinde durulmaksızın esas yönünden incelenmiş ve iptalini gerektiren birsakatlık tespit edilmiş ise o işlemde şekil yönünden dahi bir sakatlık bulunupbulunmadığının sonradan ele alınarak araştırılmasında da hukuki bir yarar vesebep yoktur ve usulden değildir.
4 -Dava konusu kararlardan ikincisinin alındığı 13/11/1973 günlü Birleşimde süresidolmuş bulunan Başkanvekili ile Divan Kâtibinin Başkanlık Divanında yeraldıkları gerçektir. Ancak bu durumda Anayasa'ya, bir aykırılık yoktur. ÇünküAnayasa'da bu yönü düzenleyen özel bir hüküm bulunmamakta ve 85. maddenin genelnitelikteki hükmü ile de bu yönün düzenlenmesinin içtüzüğe bırakıldığıanlaşılmaktadır. Cumhuriyet Senatosu İçtüzüğünün 1. maddesi ise her yıl Kasımayının ilk günündeki birinci Birleşimde süreleri dolan Başkanvekilleri ileDivan Kâtiplerinin görev yapabilmelerine cevaz vermektedir. Bu cevazın yalnızbir güne münhasır olduğuna ve daha sonra ne yapılacağına dair Tüzükte biraçıklık olmadığına göre yenileri seçilinceye kadar bu durumun devam edeceğininkabulünde hizmetin aksamaması bakımından zorunluk bulunduğu gibi böyle birtutum Tüzüğün 1. maddesinin ilk gün için kabul ettiği çözüm sekline uygundüşmektedir.
Busebeplerle kararın bu yönlerine ilişkin bölümlerine karşıyım.
Üye
İhsan Ecemiş
KARŞIOYYAZISI
CumhuriyetSenatosu Başkanlık Divanının teşkili biçimine dair Cumhuriyet Senatosu GenelKurulunca alınan 1/11/1973 ve 13/11/1973 günlü kararların usul ve esasyönlerinden Anayasa'ya aykırı olduğundan bahisle Cumhuriyet Senatosu C. H. P.grubu tarafından Anayasa Mahkemesinde iptal davası açılmış olmasına ve AnayasaMahkemesinin Kuruluş ve Yargılama Usulü hakkındaki 44 sayılı Kanunun 30.maddesinin son fıkrasında, (iptali istenen Kanun veya içtüzüğün bellihükümlerinin Anayasa'ya aykırı olmadığı kanaatinde bulunan siyasi partiler veyaparti gruplarının 25. maddenin 1. fıkrasının l ve 2. bendleri uyarınca AnayasaMahkemesi'ne yasalı mütalâa verebilecekleri) yazılı olmasına ve bu fıkranınatıfta bulunduğu 25. maddenin l fıkrasının 2. bendine göre ise bu mütaânınsiyasi parti grupları Genel Kurulunun salt çoğunlukla alacaktan kararadayanması gerektiğine ve dosyada mevcut Cumhuriyet Senatosu Adalet PartisiGrubu Başkanlığından Anayasa Mahkemesi Başkanlığına yazılan 13/12/1973 günlüyazıda; 44 sayılı Kanunun işaret olunan hükmünden yararlanılarak davadilekçesine karşı yazılı mütalâada bulunacakları bildirilmesine ve davacı daayrıca Anayasa Mahkemesinde sözlü açıklama isteğinde bulunmuş olmasına göre:
a)Cumhuriyet Senatosu Adalet Parti Grubu Başkanlığından, bu konuda grupça alınmışbir karar bulunup bulunmadığının sorulması karar varsa veya sonradan böyle birkarar alınmışsa yazılı mütalâalarını hazırlıyabilmeleri için imkân sağlanması,
b)Davacı tarafından sözlü açıklama isteğinde de bulunulmuş olması dolayısiyle 44sayılı Kanunun 29. maddesi uyarınca hem davacıya hem de yazılı mütalâavereceklerini bildiren Cumhuriyet Senatosu Adalet Parti Grupu Başkanlığınatebligat yapılarak gönderecekleri temsilcilerinin sözlü açıklamalarınındinlenmesi, bu işlemlerin yapılabilmesinin onbeş gün kadar bir zamanıgerektirmiş olmasının sözlü açıklama isteğinin reddi için hukuki bir nedenteşkil edemiyeceği.
Bueksikler tamamlattırıldıktan sonra davanın esasının verilen yazılı mütalâa veyapılan sözlü açıklamalarla birlikte incelenmesinin uygun ve yararlı olacağıgörüşünde olduğundan çoğunluğun bu konularda aksine verdiği kararlara karşıyım.
Üye
Abdullah Üner