ANAYASA MAHKEMESİ KARARI
Esas Sayısı:1973/46
Karar Sayısı:1974/21
Karar Günü:21/5/1974
Resmi Gazete tarih/sayı:2.9.1974/14994
İtirazyoluna başvuran : İzmir Devlet Güvenlik Mahkemesi.
İtirazınkonusu : 26/6/1973 günlü, 1773 sayılı Devlet Güvenlik Mahkemelerinin Kuruluş veYargılama Usulleri Hakkında Kanunun 9. maddesinin birinci fıkrasının C işaretlibendini Anayasa'nın değişik 32. ve değişik 136. maddelerine aykırı görenmahkeme Anayasa'nın değişik 151. maddesine dayanarak Anayasa Mahkemesinebaşvurmuştur.
I-OLAY :
İzmirDevlet Güvenlik Mahkemesi Cumhuriyet Savcılığınca 22/10/1973 günlü iddianame veTürk Ceza Kanununun 141/1., 173. ve 6136 sayılı Kanunun 13. maddelerine görecezalandırılmaları istemi ile dokuz sanık hakkında açılan ve İzmir DevletGüvenlik Mahkemesinin 973/5 esas sayısını alan kamu davasının 24/11/1973 günlüduruşmasında 6136 sayılı Kanuna aykırı davranmak eyleminden dolayı da davaaçılmış bulunmasının eylemin doğrudan doğruya Devlet Güvenlik Mahkemesiningörevine giren bir suç vesilesiyle işlendiği görüşüne ve 1773 sayılı Kanunun 9.maddesinin birinci fıkrasının C işaretli bendinde açıklanan bağlılık nedeninedayandığım göz önünde bulunduran mahkeme bu kuralı Anayasa'nın değişik 32. vedeğişik 136. maddelerine aykırı görmüş ve Anayasa Mahkemesine başvurulmasına,6136 sayılı Kanunun 13. maddesinin uygulanması istemiyle açılan davanın AnayasaMahkemesinden gelecek karara değin geri bırakılmasına, Türk Ceza Kanununun 141.maddesinin uygulanması istemiyle açılan davadan dolayı da duruşmanınsürdürülmesine karar vermiştir.
III-YASA METİNLERİ :
l-Anayasa'ya aykırılığı ileri sürülen Kanun kuralı :
26/6/1973günlü, 1773 sayılı Devlet Güvenlik Mahkemelerinin Kuruluş ve Yargılama UsulleriHakkında Kanunun 9. maddesinin birinci fıkrasının Anayasa'ya aykırılığı ilerisürülen C işaretli bendi 5. Tertip Düstur, Cilt 12, İkinci Kitap, 2539. ve2540. sayfalardaki metne göre şöyledir :
"Madde9- Devlet Güvenlik Mahkemelerinin görevine giren suçlar şunlardır:
A)...................
B)..................
C) Ave B bentlerinde yazılı bir suçu işlemek veya gizlemek maksadiyle veya bu suçvesilesiyle, yahut bu suçla umumî veya müşterek bir gaye içerisinde işlenmişsuçlar;
2-Dayanılan Anayasa kuralları :
Anayasa'yaaykırılık görüşünü desteklemek üzere ileri sürülen Anayasa kuralları aşağıdayazılı olduğu gibidir.
"Değişikmadde 32- Hiç kimse, kanunen tabi olduğu mahkemeden başka bir merci önüneçıkarılamaz.
Birkimseyi kanunen tabi olduğu mahkemeden başka bir merci önüne çıkarma sonucunudoğuran yargı yetkisine sahip olağanüstü merciler kurulamaz."
"DeğişikMadde 136/1, 2, 7- Mahkemelerin kuruluşu, görev ve yetkileri, işleyişi veyargılama usulleri kanunla düzenlenir.
Devletinülkesi ve milletiyle bütünlüğü, hür demokratik düzen ve nitelikleri Anayasa'dabelirtilen Cumhuriyet aleyhine işlenen ve doğrudan doğruya Devlet güvenliğiniilgilendiren suçlara bakmakla görevli Devlet Güvenlik Mahkemeleri kurulur.Ancak, sıkıyönetim ve savaş haline ilişkin hükümler saklıdır.
...........................
DevletGüvenlik Mahkemelerinin kuruluş ve işleyişi, görev ve yetkileri ve yargılamausulleri ile ilgili diğer hükümler kanunda gösterilir.
IV-İLK İNCELEME:
AnayasaMahkemesi içtüzüğünün 15. maddesi uyarınca 13/12/1973 gününde Muhittin Taylan,Avni Givda, Sait Koçak, Kemal Berkem, Şahap Arıç, İhsan Ecemiş, Halit Zarbını,Ziya Önel, Abdullah Üner, Kani Vrana, Muhittin Gürün, Lûtfi Ömerbaş, ŞevketMüftügil, Nihat O. Akçakayalıoğlu ve Ahmet H. Boyacıoğlu'nun katılmalariyleyapılan ilk inceleme toplantısında; gelen gerekçeli kararın asıl değil onanlıörnek olduğu, duruşmada bulunan Cumhuriyet Savcısının adının açıklanmadığı veduruşma tutanağının ancak 24/11/1973 günlü üçüncü olurumda verilen ara kararmailişkin bölümünün gönderilmesiyle yetinildiği anlaşılmışsa da yollananbelgelerle olay ve mahkemenin itiraz yetkisi yönünden durum aydınlığa kavuştuğuiçin eksiklik 22/4/1962 günlü, 44 sayılı Kanunun 27. maddesi uyarıncagiderilmek üzere dosyanın geri gönderilmesini gerektirir niteliktegörülmemiştir .
Böylecedosyanın eksiği bulunmadığı sonucuna varıldığından Anayasa'nın değişik 151.maddesine uygunluğu saptanan işin esasının incelenmesine 13/12/1973 günündeoybirliğiyle karar verilmiştir.
V-ESASIN İNCELENMESİ :
İtirazınesasına ilişkin rapor, İzmir Devlet Güvenlik Mahkemesi Başkanlığının 26/11/1973günlü, 973/5 sayılı yazısına bağlı olarak gelen 24/11/1973 günlü gerekçeli arakaran ve ekleri, iptali istenen yasa kuralı, dayanılan Anayasa kuralları,bunlara ilişkin gerekçeler ve başka yasama belgeleri ve konu ile ilişkisibulunan öteki metinler okunduktan sonra gereği görüşülüp düşünüldü :
A-İtiraz konusu kuralı kapsayan Kanunun biçim yönünden Anayasaya aykırı olupolmadığı sorunu :
İtirazyoluna başvuran mahkeme, 1773 sayılı Kanunun 9. maddesinin birinci fıkrasının Cişaretli bendinin Anayasa'ya aykırılığım ileri sürmüş; ancak aykırılığın esasyönünden olduğunu belirleyen gerekçelere dayanarak iptal edilmesini istemiştir.
44sayılı Kanunun 28. maddesinin birinci fıkrasına göre Anayasa Mahkemesikanunların ve Yasama Meclisleri içtüzüklerinin Anayasa'ya aykırılığı konusundailgililerce ileri sürülen gerekçelere dayanmak zorunda değildir. Mahkemeistemle bağlı kalmak koşulu altında, başka gerekçe ile de Anayasa'ya aykırılıkkararı verebilir. Bu kural, Anayasa'ya aykırılık iddiasının yalnız esasyönünden ileri sürülmüş bulunması halinde Anayasa Mahkemesinin biçim yönündende Anayasa'ya aykırılık bulunup bulunmadığını araştırma ve böyle bir aykırılıksaptanırsa bu gerekçe ile iptaline gitme yetkisini de içerir.
AnayasaMahkemesi bu işte, 44 sayılı Kanunun 28. maddesinin birinci fıkrasındakiyetkiye dayanarak önce itiraz konusu kuralı kapsayan 1773 sayılı Kanunun biçimyönünden Anayasa'ya aykırı olup olmadığı sorunu üzerinde durmuştur, ilk olarak,bu konu aşağıda tartışılacaktır.
1773sayılı Kanuna ilişkin tasarı ve bu arada 9. madde üzerindeki yasamaçalışmalarında ilk bakışta aksak gibi görülen iki yön göze çarpmaktadır.Bunlar; tasarının Millet Meclisinde ve Cumhuriyet Senatosundaki öncelik veivedilikle görüşülmesi işlemleri ile ilgilidir.
l-Millet Meclisindeki öncelik ve ivedilik işlemleri:
İtirazkonusu kuralı kapsayan 1773 sayılı Kanuna ilişkin tasan Millet Meclisindeöncelik ve ivedilikle görüşülüp kabul edilmiştir.
Anayasa'nın85. maddesine göre Türkiye Büyük Millet Meclisi ve Meclisler çalışmalarınıkendi yaptıkları içtüzüklerin hükümleri uyarınca yürütürler. Yine Anayasa'nıngeçici 3. maddesi gereğince Millet Meclisinin toplantı ve çalışmalarında kendiiçtüzüğü yapılıncaya değin uygulanması gerekli olan ve Millet Meclisiiçtüzüğünün yürürlüğe girdiği 1/9/1973 gününe dek ve bu arada 1773 sayılıKanuna ilişkin tasarı ile ilgili toplantı ve çalışmalar sırasında da uygulanmaalanında kalan Türkiye Büyük Millet Meclisinin 27 Ekim 1957 tarihinden önceyürürlükteki içtüzüğünün (l Kasım 1956 günlü Dahilî Nizamname) 99., 78.maddelerinde kanun tasarı ve tekliflerinin iki kez görüşülmesi kural olarakkabul edilmiş gündemlerin düzenlenmesinde izlenecek sıra saptanmış; hangitasarıların tek görüşmeye bağlı tutulacağı, iki görüşmeye bağlı tasarı vetekliflerin bir kez görüşülmesi ile nasıl yetinilebileceği ve gündemdekisıraların bozulması usulü istisna hükümleri halinde ayrıca gösterilmiştir.
Birkanun tasarı veya teklifinin bir kez görüşülmesiyle yetinilmesi için o tasarıveya teklif Yasama Meclisine sunulurken veya birinci görüşmesinden önceHükümetin, teklif sahibinin yahut ilgili komisyonun ivedilik kararı verilmesiniistemesi, ortada Yasama Meclisinin kabul edeceği esaslı bir nedenin bulunması,istemin yazılı ve gerekçeli olması gereklidir (Dahilî Nizamname : madde 70, 71,72).
Gündemsırasının bozulabilmesi, başka deyimle bir kanun tasarı veya teklifiningündemdeki öteki işlerden önce görüşülebilmesi için de Hükümetin veyaKomisyonun öncelikle görüşme kararı istemesi, istemin yazılı ve gerekçeliolması. Meclisin de o yolda karar vermesi koşulları vardır (Dahili Nizamname :madde 74).
1773sayılı Kanuna ilişkin tasarı için Millet Meclisi 114 sayılı Geçici Komisyonun29/5/1973 günlü, 1/831-2 sayılı raporunda "öncelik ve ivedilik vegündemdeki tüm işlere takdimen görüşülme" kararı istendiğianlaşılmaktadır. Burada gerekçe "Devlet Güvenlik Mahkemelerininkuruluşundaki maksat ve Anayasa'da öngörülen mucip sebepler muvacehesindetasarının bir an önce kanunlaşmasını teminen" sözleriyle açıklanmıştır.(Millet Meclisi Tutanak Dergisi; Dönem 3 - Cilt 38 - Toplantı 4-897 S. Sayılıbasmayazı, sayfa 10, 11).
MilletMeclisinde 13/6/1973 günlü 126. Birleşimin başında tasarının tümü üzerindegörüşmelere geçilmeden önce de Adalet Bakanı ve 114 sayılı Geçici KomisyonBaşkanı ayrı ayrı önergelerle "öncelik ve ivedilikle ve gündemdeki ötekiişlere takdimen görüşülme" kararı istemişlerdir. Gerekçeler; AdaletBakanının önergesinde "kanunlaşmanın bir Anayasa gereği bulunması veözellikle bu mahkemelerin kuruluşuna ilişkin Anayasa değişikliğiningerekçesinde öngörülen mucip sebepler muvacehesinde", Komisyon Başkanınınönergesinde İse "raporda belirtilen gerekçelerle ve önemine binaen"diye belirlenmektedir (aynı Dergi : sayfa 701, 702).
Anayasa'nın136. maddesine, Devlet Güvenlik Mahkemeleri kurulabilmesi için, altı fıkraeklenmesi öngörülürken gerekçede "son yıllarda bütün dünyada olduğu gibiülkemizde de yeni suç ve suçluluk kavramlarının ortaya çıktığından; bunlarınkovuşturulması ve yargılanması için yeni yöntemler bulunması gerektiğinden;Devletin ülkesi ve milletiyle bütünlüğü, hür demokratik düzen ve nitelikleri Anayasanınbelirtilmiş Cumhuriyet aleyhine işlenen ve doğrudan doğruya Devlet güvenliğiniilgilendiren suçların kovuşturulmasında ve yargılanmasında gerek cezaetkinliğini artırmak ve yargılamayı hızlandırmak, gerekçe özelliği olan busuçların uzmanlaşmış mahkemelerde görülmesini sağlamak için Devlet GüvenlikMahkemelerinin kurulmasında yarar görüldüğünden" söz edilmektedir (MilletMeclisi Tutanak Dergisi; Dönem 3 -Cilt 33 - Toplantı 4 - 794 S. sayılıbasmayazı, sayfa 8). Adalet Bakanının öncelik ve ivedilikle görüşme önerisindeve Geçici Komisyon raporunda gönderme yapılan gerekçe budur. KomisyonBaşkanının önergesinde sözü geçen "önem" i de yine bu gerekçeninbelirlediği ortadadır. Öncelik ve ivedilik istem ve kararları için "DahilîNizamname" ce öngörülen gerekçe koşulunun Geçici Komisyon raporunda veAdalet Bakanı ve
KomisyonBaşkanı önerilerinde yerine getirilmiş olduğunu kabule raporda ve önergelerde"yer alan açıklamalar elverişli niteliktedir. Öte yandan Anayasa buyruğunadayanılarak Devlet bütünlüğünü, hür demokratik düzeni, Cumhuriyeti ve Devletgüvenliğini korumak üzere hazırlanan ve Devlet Güvenlik Mahkemelerininkuruluşunu ve yargılama yöntemini düzenleyecek olan bir kanun tasarısınınöncelik ve ivedilikle görüşülmesi önerilerinde içtüzüğün aradığı gerekçe veönemli neden koşullarının bir anlamda kendiliğinden var olduğunu kabul etmekyanlış bir tutum da sayılmaz.
Eldekiişte öncelik, ivedilik önerilerinin esaslı nedene dayandırılmış sayılamıyacağıyolunda da bir görüş bulunduğu için daha ayrıntılı bir açıklama vedeğerlendirmeye gidilmesi yerinde olacaktır.
Yukarıdada değinildiği gibi Anayasa'nın 85. maddesinin birinci fıkrası kuralı uyarıncaTürkiye Büyük Millet Meclisi ve Meclisler çalışmalarını kendi yaptıklarıiçtüzükler hükümlerine göre yürütmek durumundadırlar. Anayasa'nın bu kuralındanİçtüzük hükümlerine Yasama Meclislerince uyulmamış veya bu hükümlerin yanlış,eksik uygulanmış olmasının olayla ilgili Kanunu kendiliğinden ve kesin olarakAnayasa'ya aykırı duruma getireceği anlamı çıkarılamaz. Çünkü içtüzüklerinbiçime ilişkin tüm hükümleri aynı önem derecesinde değildir. Bunlar arasındaYasama Meclislerince verilen kararların geçerliği üzerinde etkili olabileceknitelik taşıyanlar bulunduğu gibi ayrıntı sayılabilecek nitelikte olanlar davardır. İlk kümeye gireceklere aykırı tutumun iptal nedenini oluşturacağını,buna karşılık öteki biçim kurallarına uymamanın iptali gerektirmeyeceğini kabuletmek yerinde olur. Anayasa'da gösterilmeyen ve yalnız İçtüzükte bulunan biçimkuralları arasında böyle bir ayrım yapılması zorunludur. Çünkü İçtüzüklerdekibiçim kurallarına aşırı bağlılık Yasama Meclislerinin çalışmalarını gereksizceaksatır. İçtüzük hükümlerine aykırı düşen işlemlerden hangilerinin iptal nedenisayılacağı sorunu, uygulanacak İçtüzük hükümlerinin önemine ve işin nitelisinegöre çözülecek ve incelemeleri sırasında Anayasa Mahkemesince değerlendirilipsaptanacak bir konudur. Şimdiye değin mahkemenin bu sorun üzerindeki görüşü hepböyle olagelmiştir.
AnayasaMahkemesinin değerlendirmeyi yaparak işi bir çözüme bağlarken yalnız İçtüzükhükümlerinin önem ve niteliğini değil bir de kendi görev ve yetki sınırlarınıve bu sınırların olanaklarını göz önüne almasında zorunluluk vardır. Anayasa'yauygunluk denetimi Anayasa'ca Anayasa'nın biçim kurallarına inhisar ettirilenveya kanunun yapısı yönünden öz üzerinde denetim olanağı bulunmayan işlerdeAnayasa Mahkemesinin İçtüzük kurallarını katı bir biçimde ele alarakdeğerlendirmeyi buna göre yapması doğal sayılmak gerekir. Öz yönünden dedenetim yetkisinin veya olanağının bulunduğu konularda Mahkemenin işi aynıkatılıkta ele alarak bir değerlendirmeye gitmesi savunulamaz ve böyle bir görüşhaklı da gösterilemez. Şu duruma göre 1773 sayılı Kanuna ilişkin tasarınınMillet Meclisinde öncelik ve ivedilikle görüşülmesi üzerinde bir kararayarılırken işin esas yönünden de Anayasa'ya uygunluk denetiminden geçirilmesiolanağı bulunduğu için, ortada itiraz konusu kuralın biçim yönünden iptalinigerektirecek ölçü ve nitelikte bir aksaklık bulunup bulunmadığı geniş ve esnekolarak ele alınıp araştırılmalı ve bu arada, yukarıda yapıldığı gibi, sözgelimiöncelik ve ivedilik önerileri gerekçe ve esaslı neden yönlerinden Komisyonraporu, tasarının gerekçesi, tasarıya kaynaklık eden Anayasa değişikliği vebunun gerekçesi gibi belgelerin ışığı altında bir bütün olarakdeğerlendirilebilmelidir.
Böyleyapıldıkta öncelik ve ivedilik kararlarının alınması konusundaki yukarıdan beritartışılan aksaklığın incelenen Yasa kuralının biçim yönünden iptalinigerektirir bir nitelik ve ağırlık taşımadığı kendiliğinden ortaya çıkar. Öteyandan Millet Meclisinin 1/9/1973 günü yürürlüğe giren İçtüzüğünde kanun tasarıve tekliflerinin iki kez görüşülmesi ilkesinin bırakılmış ve tek görüşmeyolunun tutulmuş, bunun sonucu olarak da bir "ivedilik kararı verme"konusunun artık kalmamış bulunduğuna burada işaret edilmesi yerinde olacaktır.
MuhittinTaylan, Avni Givda, Ahmet Akar, Ahmet Koçak, Muhittin Gürün, Nihat O.Akçakayalıoğlu yukarıda belirtilen gerekçeye katılmamakla birlikte itirazkonusu kuralın biçim yönünden iptali gerekmediği sonucunda birleşmişlerdir.
2-Cumhuriyet Senatosundaki öncelik ve ivedilik işlemleri :
İtirazkonusu kuralı kapsayan 1773 sayılı Kanuna ilişkin tasarı Cumhuriyet Senatosundada öncelik ve ivedilikle, başka deyimle gündemdeki sırasında önce bir kezgörüşülüp kabul edilmiştir. Tasarıyı inceleyen Cumhuriyet Senatosu MillîSavunma, Anayasa ve Adalet Komisyonlarının öncelik ve ivedilikle görüşmeÖnerileri bulunduğu gibi Genel Kurulda görüşmelerin başlayacağı 25/6/1973 günlü77. Birleşimin üçüncü oturumunda Adalet Bakanıda bu konuda bir önergevermiştir.
1773sayılı Kanuna ilişkin tasarının Cumhuriyet Senatosunda öncelik ve ivediliklegörüşülmesi ile ilgili olarak üzerinde durulması gerekli üç sorun gözeçarpmaktadır. Bunlar aşağıda ayrı ayrı ele alınarak tartışılacaktır.
a)Öncelik ye ivedilik önergesinin yeniden okutulmaksızın oylanması işlemi:
CumhuriyetSenatosu Tutanak Dergisine göre (Toplantı 12, Cilt 12, sayfa 630-632) 25/6/1973günlü 77, Birleşimin üçüncü oturumu saat 20.30 da açılmış; önce başka bir kanuntasarısı oylanarak kabul edilmiş; daha sonra 1773 sayılı Kanuna ilişkin tasarıiçin Adalet Bakanının verdiği öncelik ve ivedilik önergesi okunmuştur. Bununüzerine kimi üyeler ayağa kalkarak çoğunluğun bulunmadığını ileri sürmüş veyoklama yapılmasını istemişlerdir. Yoklama sonunda Başkan çoğunluk,bulunmadığını bildirerek 21.30 da toplanılmak üzere oturumu saat 20.55 tekapatmıştır.
Dördüncüoturum açılınca yoklama yapılmış; Başkan çoğunluğun bulunduğunu açıklamış; öncelikve ivedilik önergesinin daha önceki olurumda okunduğundan söz ederek, yenidenokutmaksızın öncelik ve ivedilik önerilerini ayrı ayrı oya koymuş ve kabuledildiklerini belirlemiştir. Bundan sonra tasarının tümü üzerinde görüşmeaçılmıştır.
Anayasa'nın86. maddesinin birinci fıkrasına göre her Meclis üye tamsayısının saltçoğunluğu ile toplanır ve Anayasa'da başkaca hüküm yoksa, toplantıyakatılanların salt çoğunluğu ile karar verilir. Cumhuriyet Senatosu İçtüzüğünün52. maddesinde de üye tamsayısının salt çoğunluğu hazır bulunmadıkça görüşmeyebaşlanılamıyacağı yazılıdır. Söz konusu öncelik ve ivedilik önergesi toplantıyetersayısının bulunmadığı bir oturumda okunmuşsa bu okumanın geçerli sayılmasıdüşünülemez ve daha sonraki oturumda oylamaya konulmadan önce okutulmasıgerekir.
CumhuriyetSenatosu Genel Kurulunun 25/6/1973 günlü, 77. Birleşiminin üçüncü oturumununbaşında yoklama yapılmamış ve yetersayı olmadığı da ileri sürülmemiştir. Bu,Başkanlık Divanınca yetersayı olup olmadığında kuşkuya düşülmediğini ve saat20.30 da Genel Kurulda çoğunluk bulunduğunu gösterir. Saat 20.55 te iseçoğunluğun bulunmadığı sonucuna varılmıştır.
Kimiüyelerin çoğunluk bulunmadığını ileri sürerek istemde bulunmaları dolayısıyleyapılan yoklama ancak yapıldığı andaki durumu saptar. Daha önce ve özelliklesöz konusu öncelik ve ivedilik önergesinin okunması sırasında çoğunlukbulunmadığına kanıtlık edemez. Kimi üyelerin yetersayı üzerinde titizlikledurarak çoğunluk kalmadığı kanısına varır varmaz yoklama istemelerine bakılırsabaştan böyle bir durum olsaydı daha önergenin okunmasına girişilirken yoklamaisteneceğini düşünmek yerinde olur. Üyelerin bu türlü bir girişimdebulunmamaları önerge okunurken yetersayının bulunmakta olduğunu anlatacak birdavranış sayılmalıdır. Tersi saptanmadığına göre önergenin okunduğu sıradaGenel Kurulda çoğunluğun bulunduğunu kabul gerekir onun için de öncelik veivedilik önergesinin dördüncü oturumda yeniden okunmaksızın oya sunulmasındabir usulsüzlük bulunduğu ve itiraz konusu kuralın biçim yönünden iptalinigerektirir bir nedenin oluştuğu düşünülemez.
AvniGivda, Ahmet Akar, Muhittin Gürün, Nihat O. Akçakayalıoğlu bu görüşekatılmamışlardır.
b)Önerge üzerinde söz verilmeden oylamaya gidilmesi sorunu :
CumhuriyetSenatosu içtüzüğünün 47. maddesine göre ivedilik önerisi, lehinde ve aleyhindebirer üyeye söz verilerek, işarî oyla kabul veya reddedilir. 1773 sayılı Kanunailişkin tasarının ivedilikle görüşülmesi önerisi oylanmadan önce Başkan lehte,aleyhte konuşacak kimse bulunup bulunmadığını sormaksızın oylamaya geçmiştir(Aynı Tutanak Dergisi: sayfa 632).
CumhuriyetSenatosu üyelerinin haklarını ve yetkilerini, kendi İçtüzüklerini ve bu aradaiçtüzüğün 47. maddesi kuralını bilmeleri doğal ve olağandır. Tutanak Dergisinegöre bu kurala dayanarak söz isteyen, çıkmamış ve oylamaya girişilmesine de buyönden bir itirazda bulunulmamıştır. Şu durumda ve işin niteliğine göreBaşkanın üyelere konuşma haklarını hatırlatmamasını ve lehte, aleyhte sözisteyen bulunup bulunmadığını araştırmamasını itiraz konusu kuralın biçimyönünden iptalini gerektirir önem ve ağırlıkta bir aksaklık saymaya olanakbulunmadığı ortadadır.
c)Öncelik ve ivedilik önergesinin kapsam ve içeriğinden doğan durum :
CumhuriyetSenatosu içtüzüğünde de (madde 69, 44) kanun tasarı ve tekliflerinin iki kezgörüşülmesi kural olarak kabul edilmiştir; hangi tasarıların tek görüşmeyebağlı tutulacağı, iki görüşmeye bağlı tasarı ve tekliflerin bir kez görüşülmesiile nasıl yetinilebileceği ve gündemdeki sıraları bozma yöntemi istisna hükümlerihalinde ayrıca gösterilmiştir (madde 46, 47, 48, 45). Bir kanun tasarısı veyateklifinin bir kez görüşülmesi ile yetinilmesi için Hükümetin, teklif sahibininveya ilgili komisyonun ivedilik kararı verilmesini istemesi, ortada YasamaMeclisinin kabul edeceği esaslı bir nedenin bulunması, istemin yazılı vegerekçeli olması; gündem sırasının bozulabilmesi için de Hükümetin veyaKomisyonunun yazılı ve gerekçeli bir öneri ile öncelikle görüşme kararıistemesi Cumhuriyet Senatosu içtüzüğünün yukarıda değinilen maddelerinde kuralabağlanmış bulunmaktadır.
1773sayılı Kanuna ilişkin tasarı için Cumhuriyet Senatosunda öncelik ve ivediliklegörüşme isteyen Millî Savunma Komisyonunun 18/6/1973 günlü, 1/205-12 sayılıraporunda "Kanunun ehemmiyetine binaen", Anayasa ve AdaletKomisyonunun 19/6/1973 günlü, 1/205-51 sayılı raporunda "Tasarının birAnayasa gereği olması"; Adalet Bakanının önerisinde ise "Kanuntasarısının kanunlaşmasının bir Anayasa gereği bulunması ve özellikle bumahkemelerin kuruluşuna ilişkin Anayasa değişikliğinin gerekçesinde öngörülenmucip sebepler muvacehesinde" sözleri gerekçe ve esaslı neden olarak yeralmıştır (Aynı Tutanak Dergisi : Sayfa 631 ve 284 S. sayılı basmayazı).Yukarıda (kararın V/A-1 bölümü) Millet Meclisi Genel Kurulunun verdiği öncelikve ivedilik kararları dolayısiyle söylenenlerin tümü burada da geçerli vesorunu aydınlatıp çözmeye yeterli olduğu için bunların tekrarlanmasınagidilmeyecektir. Cumhuriyet Senatosu Genel Kurulunda oylanan öncelik veİvedilik önergesinin kapsamı ve içeriği itiraz konusu kuralın biçim yönündeniptalini gerektirir nitelikte değildir.
MuhittinTaylan, Avni Givda, Ahmet Akar, Ahmet Koçak, Muhittin Gürün, Nihat O.Akçakayalıoğlu bu görüşe katılmamışlardır.
3-Özetleme :
Yukarıdanberi ayrıntıları ile belirtildiği üzere 1773 sayılı Kanunun biçim yönündenAnayasa'ya aykırılığı saptanmadığına göre bu Kanunun 9. maddesinin birincifıkrasının itiraz konusu C işaretli bendinin, yine yukarıda açıklanankarşıoylar saklı tutularak, biçim yönünden Anayasa'ya aykırı olmadığına kararverilmelidir.
B)İtiraz konusu Yasa kuralının esas yönünden Anayasa'ya aykırılığı sorunu:
Anayasa'nındeğişik 136. maddesi (Birinci fıkra) mahkemelerin görev ve yetkilerinindüzenlenmesini kanuna bıraktığı halde Devlet Güvenlik Mahkemelerinin görevalanının kesin ve keskin sınırlarla kendisi belirlemiştir (İkinci fıkra). Bunagöre Devlet Güvenlik Mahkemesinin bir suça bakabilmesi için o suçun Devletinülkesi ve milletiyle bütünlüğü, hür demokratik düzen ve nitelikleri Anayasa'dabelirtilen Cumhuriyet aleyhine işlenmiş olması ve doğrudan doğruya Devletgüvenliğini ilgilendirmesi zorunludur.
136.maddenin son fıkrasında Devlet Güvenlik Mahkemeleri için de bir kanunöngörülmüştür. Kanunda bu mahkemelerin kuruluş ve işleyişi, görev ve yetkilerive yargılama yöntemleri ile ilgili öteki kurallar yer alacaktır. 136. maddeninikinci ve sonuncu fıkraları bir arada ele alınınca görev konusunda YasaKoyucuya düşen iş ortaya çıkmaktadır.
YasaKoyucu Devlet Güvenlik Mahkemeleri için bir görev alanı çizecek değildir; zatenbelli olan görev alanına anayasal sınırları içinde girecek suçlarıbelirleyecektir. Bu sınırı değiştirmek, hele genişletmek yoluna gittiğindeoluşan yasa kuralının Anayasa buyruğu ve yönergesi ile çatışır, çelişir durumadüşeceği ortadadır.
Anayasa'nındeğişik 136. maddesinin son fıkrası uyarınca çıkarılan Devlet GüvenlikMahkemelerinin Kuruluş ve Yargılama Usulleri hakkındaki 1773 sayılı Kanunun"görev" başlıklı II. bölümünde yer alan 9. maddesinde bu mahkemeleringörevine giren suçlar; 10. maddede ise askerî yargı ile ilgili suçlara hangidurumlarda Devlet Güvenlik Mahkemelerince bakılacağı konusu düzenlenmiştir.
9.maddenin birinci fıkrası üç benttir: (A) işaretli bentte doğrudan doğruya bumahkemelerin görevine giren suçlar gösterilmektedir. Bunlar Türk Ceza Kanununun125. maddesinden 172. maddesine değin uzanan kesim içindeki birtakım yasakeylemlerdir.
(B)işaretli bentte yine Türk Ceza Kanununda yeri olan birtakım yasak eylemler,Devletin haberleşme araç, gereç, tesis ve tellerine karşı işlenen hırsızlıksuçları, Toplantı ve Gösteri Yürüyüşü Hürriyeti Hakkındaki 10/2/1963 günlü, 171sayılı Kanunda 15/7/1963 günlü, 275 sayılı Toplu iş Sözleşmesi, Grev ve LokavtKanununda, 22/11/1972 günlü, 1630 sayılı Dernekler Kanununda ve 10/7/1953günlü, 6136 sayılı Ateşli Silâhlar ve Bıçaklar Hakkındaki Kanunun değişik 12.maddesinde yazılı suçlar, Devletin ülkesi ve milleti ile bütünlüğü hürdemokratik düzen, nitelikleri Anayasa'da belirtilen Cumhuriyet aleyhineişlenmeleri ye doğrudan doğruya Devlet güvenliğini ilgilendirmeleri koşulualtında, Devlet Güvenlik Mahkemelerinin görev alanı içine alınmaktadır.
İtirazve inceleme konusu C işaretli bende gelince; bu kent kuralına göre :
aa)A ve B bentlerinde yazılı bir suçu işlemek ereğiyle;
bb)A ve B bentlerinde yazılı bir suçu gizlemek ereğiyle;
cc)A ve B bentlerinde yazılı bir suç vesilesiyle ;
çç)A ve B bentlerinde yazılı bir suçla genel veya ortaklaşa bir erek içinde.
İşlenmişsuçlara da Devlet Güvenlik Mahkemeleri bakacaktır.
Burada"doğrudan doğruya Devlet güvenliğini ilgilendirme" anayasal koşulununtüm ihmal edildiği ve Devlet Güvenlik Mahkemelerinin Anayasa'nın değişik 136.maddesinin ikinci fıkrası ile çizilmiş görev alanı sınırının aşıldığı hemengöze çarpar. Anayasa Koyucu, Devlet Güvenlik Mahkemelerinin kurulabilmesi ereğiile, 136. maddeyi değiştirirken bu mahkemeleri belirli ve sınırlı niteliktesuçlara bakmakla görevli kılmayı öngörmüştür. Bambaşka suçları, çeşitlibağlantılar nedeniyle, mahkemenin görev alanına sokmayı asla düşünmüş değildir.Bunun da böyle olması olağan ve zorunludur. Çünkü 136. maddede değişikliğegidilmesinde, gerekçesinde de belirlendiği gibi, Devletin ülkesi ve milletiylebütünlüğü, hür demokratik düzen, nitelikleri Anayasa'da belirtilen Cumhuriyetaleyhine işlenen ve doğrudan doğruya Devlet güvenliğini ilgilendiren suçlarınkovuşturulması ve yargılanmasında Devlet Güvenlik Mahkemeleri yöntemi ile cezaetkinliğini artırmak için hızlı yargılamayı sağlamak ve özelliği olan busuçların uzmanlaşmış mahkemelerde görülmesi yolunu açmak ereği güdülmüştür. Birmahkemenin bakacağı suçların çeşidi ve dolayısiyle sayısı ne denli artırılırsasürat ve uzmanlaşma konularının bundan o oranda olumsuzca etkileneceği ve 136.maddenin değiştirilmesi ile güdülen ereğin de bu yüzden gerçekleşemiyeceğiortadadır. Anayasa Koyucunun benimsediği yeni metinde değiştirme gerekçesineters düşüldüğünü düşündürebilecek en küçük bir belirtinin bile bulunmadığınaburada işaret edilmesi yerinde olacaktır.
Öteyandan bir mahkemenin görevinin kanunla düzenlenmesi; görevin açık ve seçikolarak, duraksamaya yer vermeyecek biçimde kanunda belirlenmiş olması demektir.1773 sayılı Kanunun 9. maddesinin birinci fıkrasının C işaretli bendindeyapılmış olan bu değildir. Burada görev konusu kesin bir çözüme bağlanmamakta;yalnızca görevin saptanması yönünde yoruma bağlı, kişisel öznel, onun için dedeğişik değerlendirmelere göre işleyerek sonuç verebilecek birtakım bellibelirsiz ölçü ve işaretlerin ortaya konulması ile yetinilmektedir. Şu niteliğiile C bendi kuralının bir görev düzenlemesi sayılmasına ve Anayasa'nın değişik136. maddesinin son fıkrası gereğinin yerine getirildiğini kabule olanakyoktur. Kural, yine bu niteliği dolayısiyle, kanunî yargı yolunu belirlemektençok uzaktır ve Anayasa'nın değişik 32. maddesiyle de çelişir durumdadır.
Özetlenecekolursa; 1773 sayılı Kanunun 9. maddesinin birinci fıkrasının itiraz ve incelemekonusu C bendi Anayasa'nın değişik 136. ve değişik 32. maddelerine aykırıdır;iptal edilmesi gerekir.
KemalBerkem, Şahap Arıç, Halit Zarbun, Abdullah Üner, Nihat O. Akçakayalıoğlu bugörüşe katılmamışlardır.
VI-SONUÇ :
I-1) 11/7/1973 günlü, 14591 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan 26/6/1973 günlü,1773 sayılı Devlet Güvenlik Mahkemelerinin kuruluş ve Yargılama Usullerihakkındaki Kanuna ilişkin tasarının Millet Meclisindeki öncelik ve ivediliklegörüşülmesi işlemlerinin itiraz konusu kuralın biçim yönünden iptalinigerektirmediğine, sonuçta oybirliği ve gerekçede Muhittin Taylan, Avni Givda,Ahmet Akar, Ahmet Koçak, Muhittin Gürün ve Nihat O. Akçakayalıoğlu'nunkarşıoyları ve oyçokluğu ile;
2)1773 sayılı Kanuna ilişkin tasarının Cumhuriyet Senatosunda öncelik veivedilikle görüşülmesi ile ilgili olarak;
a)25/6/1973 günlü, 77. Birleşiminin 4. oturumunda öncelik ve ivedilik önergesininyeniden okunmadan oylanmasının itiraz konusu kuralın biçim yönünden iptalinigerektirmediğine Avni Givda, Ahmet Akar, Muhittin Gürün ve Nihat O.Akçakayalıoğlu'nun karşıoyları ve oyçokluğu ile;
b)Söz konusu önergenin, lehte, aleyhte konuşacak kimse bulunup bulunmadığısorulmadan Başkanlıkça oya konulmasının itiraz konusu kuralın biçim yönündeniptalini gerektirir nitelikte bir aksaklık olmadığına oybirliğiyle;
c)Oylamaya konu olan öncelik ve ivedilik önergesinin kapsam ve içeriğinin itirazkonusu kuralın biçim yönünden iptalini gerektirir nitelikte olmadığına MuhittinTaylan, Avni Givda, Ahmet Akar, Ahmet Koçak, Muhittin Gürün ve Nihat O.Akçakayalıoğlu'nun karşı oyları ve oyçokluğu ile;
3)Böylece yukarıda açıklanan karşı oylar saklı kalmak üzere itiraz konusu kuralınbiçim yönünden Anayasa'ya aykırı olmadığına;
II-1773 sayılı Kanunun 9. maddesinin birinci fıkrasının itiraz konusu C işaretlibendinin esas yönünden Anayasa'ya aykırı olduğuna ve iptaline Kemal Berkem,Şahap Arıç, Halit Zarbun, Abdullah Üner ve Nihat O. Akçakayalıoğlu'nunkarşıoyları ve oyçokluğu ile;
21/5/1974gününde karar verildi.
Başkan
Muhittin Taylan
Başkanvekili
Avni Givda
Üye
Kemal Berkem
Üye
Şahap Arıç
Üye
Ahmet Akar
Üye
Halit Zarbun
Üye
Ziya Önel
Üye
Abdullah Üner
Üye
Kâni Vrana
Üye
Ahmet Koçak
Üye
Muhittin Gürün
Üye
Lütfi Ömerbaş
Üye
Şevket Müftügil
Üye
Nihat O. Akçakayalıoğlu
Üye
Ahmet H. Boyacıoğlu
KARŞIOYYAZISI
21/5/1974günlü ve 1974/8-19 sayılı karara ekli karşıoy yazımda belirlenen gerekçelerle,bu kararda da çoğunluğun görüşüne karşıyım.
Başkan
Muhittin Taylan
KARŞIOYYAZISI
l-Millet Meclisinin 1773 sayılı Kanuna ilişkin tasan üzerindeki öncelik veİvedilik işlemleri:
9.maddesinin birinci fıkrasının C işaretli bendinin Anayasa'ya uygunluk denetimiyapılan 26/6/1973 günlü, 1773 sayılı Devlet Güvenlik Mahkemelerinin Kuruluş veYargılama Usulleri Hakkında Kanuna ilişkin tasarı Millet Meclisinde öncelik veivedilikle görüşülüp kabul edilmiştir.
Anayasa'nın85. maddesine göre Türkiye Büyük Millet Meclisi ve Meclisler çalışmalarınıkendi yaptıkları içtüzüklerin kuralları uyarınca yürütürler. Yine Anayasa'nıngeçici 3. maddesi gereğince Millet Meclisinin toplantı ve çalışmalarında kendiiçtüzüğü yapılıncaya değin uygulanması gerekli olan ve Millet Meclisiiçtüzüğünün yürürlüğe girdiği 1/9/1973 gününe dek ve bu arada 1773 sayılıKanuna ilişkin tasarı ile ilgili toplantı ve çalışmalar sırasında da uygulanmaalanında kalan Türkiye Büyük Millet Meclisinin 27 Ekim 1957 tarihinden önceyürürlükteki İçtüzüğünün (l Kasım 1956 günlü Dahilî Nizamname) 99., 78.maddelerinde kanun tasarı ve tekliflerinin iki kez görüşülmesi kural olarakkabul edilmiş; gündemlerin düzenlenmesinde izlenecek sıra saptanmış; hangitasarıların tek görüşmeye bağlı tutulacağı, iki görüşmeye bağlı tasan vetekliflerin bir kez görüşülmesi ile nasıl yetinilebileceği ve gündemdekisıraların bozulması yöntemi istisna hükümleri halinde ayrıca gösterilmiştir.
Birkanun tasarı veya teklifinin bir kez görüşülmesiyle yetinilmesi için o tasarıveya teklif Yasama Meclisine sunulurken veya birinci görüşmesinden önceHükümetin, teklif sahibinin yahut ilgili komisyonun ivedilik kararı verilmesiniistemesi, ortada Yasama Meclisinin kabul edeceği esaslı bir nedenin bulunması,istemin yazılı ve gerekçeli olması gereklidir. (Dahili Nizamname ; madde 70,71, 72).
Gündemsırasının bozulabilmesi, başka deyimle bir kanun tasarı veya teklifiningündemdeki öteki işlerden önce görüşülebilmesi için de Hükümetin veyakomisyonun öncelikle görüşme kararı istemesi, istemin yazılı ve gerekçeliolması, Meclisin de o yolda karar vermesi koşulları vardır (Dahilî Nizamname:madde 74).
Öncelikve ivedilik istemi ve kararları için İçtüzüklerce öngörülen gerekçe koşulu birkanunun geçerliği üzerinde etkili olabilecek nitelikte önemli ve esaslı biçimkurallarındandır. Kurala aykırı tutum o kanunun biçim yönünden iptali nedenimoluşturur. Anayasa Mahkemesinin bu karşıoy yazısının ilişkin bulunduğu21/5/1974 günlü, 1973/46 -1974/21 sayılı karârında da söz konusu koşulun önemibenimsenmekte olduğu; ancak Anayasa'ya uygunluk denetiminin esas yönünden deyapılabilmesi yetkisi veya olanağının bulunduğu işlerde ölçünün katı değilgeniş ve esnek olarak ele alınması görüşü savunulduğu için burada öncelik veivedilik istem ve kararlan bakımından içtüzüklerde öngörülen gerekçe koşulununneden bir kanunun geçerliğini etkileyecek nitelikte önemli ve esaslı biçimkurallarından sayılması gerektiği üzerinde ayrıntılara girilip tartışma veçözümlemelere gidilmesine yer ve gerek yoktur.
Sırasıgelmişken, tıpkı 1773 sayılı Yasada olduğu gibi öncelik ve ivedilik konularındaİçtüzük kurallarına aykırı davranıldığı için 17/3/1972 günlü, 1576 sayılıKanunun biçim yönünden Anayasa'ya aykırı görülerek iptaline gidilmiş olduğunadeğinilmesinde yarar vardır (6/4/1972 günlü, 1972/13-18 sayılı AnayasaMahkemesi kararı - 7/4/1972 günlü, 14152 mükerrer sayılı ve 24/7/1972 günlü,14255 sayılı Resmî Gazete'ler). Bir tüzük kuralının Yasama Meclislerinceverilen kararların geçerliği üzerinde etkili olabilecek nitelik taşıdığı vekurala aykırı düşen işlemin biçim yönünden iptal nedeni sayılacağı AnayasaMahkemesince saptanmışsa bu ölçünün bütün benzeri durumlarda geçerli olmasıgerekir. Kanunların kümelendirilip bir bölümü için biçim yönünden iptal nedenisayılan durumların öteki bölüm kanunlar için iptali gerektirmez niteliktegörülmesi hukukça itibar edilebilir ve savunulur bir tutum olamaz.
1773sayılı Kanuna ilişkin tasarı için Millet Meclisi 114 sayılı Geçici Komisyonunun29/5/1973 günlü, 1/831-2 sayılı raporunda "öncelik ve ivedilik vegündemdeki tüm işlere takdimen görüşülme" kararı istendiğianlaşılmaktadır. Burada gerekçe "Devlet Güvenlik Mahkemelerininkuruluşundaki maksat ve Anayasa'da öngörülen mucip sebepler muvacehesindetasarının bir an önce kanunlaşmasını teminen" sözleriyle açıklanmıştır.(Millet Meclisi Tutanak Dergisi: Dönem 3; Cilt 38; Toplantı 4; 897 S. Sayılı basmayazı;sayfa 10, 11).
MilletMeclisinde 13/6/1973 günlü 126. Birleşimin başında tasarının tümü üzerindegörüşmelere geçilmeden önce de Adalet Bakanı ve 114 sayılı Geçici KomisyonBaşkanı ayrı ayrı önergelerle "öncelik ve ivedilikle ve gündemdeki ötekiişlere takdimen görüşülme" kararı istemişlerdir. Gerekçeler; AdaletBakanının önergesinde "kanunlaşmanın bir Anayasa gereği bulunması veözellikle bu mahkemelerin kuruluşuna ilişkin Anayasa değişikliğiningerekçesinde öngörülen mucip sebepler muvacehesinde" Komisyon Başkanınınönergesinde ise "raporda belirtilen gerekçelerle ve önemine binaen"diye belirlenmektedir (aynı dergi : sayfa 701-702).
Görülüyorki114 sayılı Geçici Komisyon raporunda Devlet Güvenlik Mahkemelerinin kurulmasıile güdülen ereğe ve Anayasa değişikliğinin gerekçesine dayanılmıştır. AdaletBakanının önergesinde yine Anayasa değişikliği gerekçesine gönderme yapılmaklabirlikte kanunun çıkmasının Anayasa gereği olduğuna değinilmektedir. KomisyonBaşkanının önergesinde ise rapordaki gerekçelere gönderme yapılması ileyetinilmekte ve "önemine binaen" gibi yuvarlak bir deyimkullanılmaktadır.
Herkanun tasarı ve teklifinin kendine göre bir önemi vardır ve bu önemin gerekgerekçede gerekse komisyon raporlarında belirtilmesi olağan ve zorunlu olduğugibi tasan veya teklifin getirdiği düzenlemenin belirli süreler içindekanunlaşması için Türkiye Büyük Millet Meclisine sunulmuş bulunduğu daortadadır. İçtüzüklerin aradığı ve üstünde titizlikle durduğu ise, ivedilik veöncelik karan verilebilmesi için esaslı bir nedenin ve gerekçenin varlığı,bunların da önerilerde açıklanmış olmasıdır. Kaldı ki bir kanun tasarı veyateklifinin konusunun önemli oluşu onun olağan yöntemlerle ve konunun öneminingereklerine uygun olarak ağır ağır dikkat ve teenni ile incelenip görüşülmesinizorunlu kılar.
Özetlenecekolursa durum şudur : 1773 sayılı Kanuna ilişkin tasarı Millet Meclisindegörüşülürken gerekçesiz istemler üzerine öncelik ve ivedilik kararlarıverilerek Dahili Nizamnamenin 70., 71., 74. maddelerine aykırı davranılmıştır.Bu davranış kararları değersiz ve hükümsüz bıraktığı için ana kurallardanayrılma ve tasarının gündemdeki sırası gelmeden ve bir kez görüşülmesi işlemide böylece hukukî dayanaktan yoksun kalmış ve Dahili Nizamnamenin 99.maddesinde yer alan kurala da ayrıca aykırı düşünülmüştür. Anayasanın 85.maddesinin birinci fıkrası ile çelişen şu durum 1773 sayılı Kanunu biçimyönünden Anayasa'ya aykırı kılar ve dolayısiyle bu Kanunun 9. maddesininbirinci fıkrasının itiraz konusu C bendinin biçim yönünden iptalim gerektirir.Ancak Millet Meclisinin 1/9/1973 günü yürürlüğe giren içtüzüğünde kanun tasarıve tekliflerinin iki kez görüşülmesi ilkesinin bırakılmış ve tek görüşmeyolunun tutulmuş, bunun sonucu olarak da "ivedilik kararı verme"konusunun artık kalmamış bulunması dolayısiyle ve daha aşağıda görüleceği üzereCumhuriyet Senatosundaki öncelik ve ivedilik işlemlerindeki aksaklık ayrıcaitiraz konusu kuralı biçim yönünden Anayasa'ya aykırı düşürür ve iptalinigerektirir nitelikte bulunduğu için yukarıda açıklanan nedenle iptalegidilmesinde hukukî bir yarar bulunmadığından biçim yönünden iptal gerekmediğisonucunda çoğunlukla birleşilmiştir.
2-Cumhuriyet Senatosundaki öncelik ve ivedilik İşlemleri :
a)öncelik ve ivedilik önergesinin yeniden okutulmaksızın oylanması :
Bukarşıoy yazısının ilişkin bulunduğu 21/5/1974 günlü, 1973/46-1974/21 sayılıAnayasa Mahkemesi kararında da belirtildiği gibi Cumhuriyet Senatosu TutanakDergisine göre (Toplantı 12, Cilt 12, sayfa 630 632) 25/6/1973 günlü 77.Birleşimin üçüncü oturumu saat 20.30 da açılmış; önce başka bir kanun tasarısıoylanarak kabul edilmiş; daha sonra 1773 sayılı Kanuna ilişkin tasarı içinAdalet Bakanının verdiği öncelik ve ivedilik önergesi okunmuştur. Bunun üzerinekimi üyeler ayağa kalkarak çoğunluğun bulunmadığını ileri sürmüş ve yoklamayapılmasını istemişlerdir. Yoklama sonunda Başkan çoğunluğun bulunmadığınıbildirerek 21.30 da toplanılmak üzere oturumu saat 20.55 de kapatmıştır.
Dördüncüoturum açılınca yoklama yapılmış; Başkan çoğunluğun bulunduğunu açıklamış;öncelik ve ivedilik önergesinin daha önceki oturumda okunduğundan söz ederek,yeniden okutmaksızın öncelik ve ivedilik önerilerini ayrı ayrı oya koymuş vekabul edildiklerini belirlemiştir.
Bundansonra tasarının tümü üzerinde görüşme açılmıştır.
Anayasa'nın86. maddesinin birinci fıkrasına göre her Meclis üye tamsayısının saltçoğunluğu ile toplanır ve Anayasa'da başkaca hüküm yoksa, toplantıya katılanlarınsalt çoğunluğu ile karar verilir. Cumhuriyet Senatosu içtüzüğünün 52.maddesinde de üye tamsayısının salt çoğunluğu hazır bulunmadıkça görüşmeyebaşlanılamayacağı yazılıdır. Söz konusu öncelik ve ivedilik önergesi toplantıyetersayısının bulunmadığı bir oturumda okunmuşsa bu okunmanın geçerlisayılması düşünülemez ve daha sonraki oturumda oylamaya konulmadan önceokutulması gerekir.
CumhuriyetSenatosu Genel Kurulunun 25/6/1973 günlü 77. Birleşiminin üçüncü oturumununbaşında yoklama yapılmadığı gibi Başkan çoğunluğun bulunduğunu da sözleaçıklamış değildir. Bu durum, Anayasa Mahkemesi kararında belirtildiği gibi,Başkanlık Divanının yetersayı olup olmadığında kuşkuya düşmediğini ve saat20.30 da Genel Kurulda çoğunluk bulunduğunu değil ancak o sıralarda her nedenseyetersayı üzerinde durulmamış olduğunu gösterir. Bu oturumda Adalet Bakanınınöncelik ve ivedilik önergesinin okutulmasından önce bir kanun tasarısınınoylanıp kabul edilmiş olması da, oylama işarî oy biçiminde olduğu için,yetersayı bulunduğuna kanıtlık edemez. Öte yandan Adalet Bakanının önergesiokunur okunmaz derhal çoğunluk bulunmadığı ileri sürülüp yoklama istendiği veyine hemen yoklamaya geçildiği için yoklama sonucunun önergenin okunmasısırasındaki durumu yansıttığında kuşku yoktur. Böylece önergenin toplantıyetersayısının bulunmadığı bir oturumda okunduğu ortaya çıkmaktadır. Bu durumdaönergenin usulünce okunmuş sayılması düşünülemez. Demek ki dördüncü oturumdaiçeriği ve bu arada ne gibi nedenlere ve gerekçelere dayandığı bilinmeyenöncelik ve ivedilik önerileri oylanıp kabul edilmiş; bu yüzden de anakurallardan ayrılma tutumu ve kanun tasarısının gündemdeki sırası gelmeden vebir kez görüşülmesi işlemi hukukî dayanaktan yoksun kalmıştır.
Yukarıdanberi açıklananlar öncelik ve ivedilik kararlarının alınmasında CumhuriyetSenatosu İçtüzüğünün 52., 44., 69. ve Anayasa'nın 85. ve 86. maddeleri ile açıkbir çelişkinin ve 1773 sayılı Kanunun ve dolayısiyle bu Kanunun 9. maddesininbirinci fıkrasının C işaretli bendinin geçerliğini etkileyerek itiraz konusukuralın biçim yönünden iptalini gerektirir önem ve ağırlıkta bir aykırılığınoluştuğunun kesinlikle ortaya koymaktadır.
b)Öncelik ve ivedilik önergesinin kapsam ve içeriğinden doğalı durum :
CumhuriyetSenatosu İçtüzüğünde de (madde 69, 44) kanun tasarı ve tekliflerinin iki kezgörüşülmesi kural olarak kabul edilmiş; hangi tasarıların ket görüşmeye bağlıtutulacağı, iki görüşmeye bağlı tasarı ve tekliflerin bir kez görüşülmesi ilenasıl yetinilebileceği ve gündemdeki sıraları bozma yöntemi istisna hükümlerihalinde ayrıca gösterilmiştir (madde 46, 47, 48, 45). Bir kanun tasarı veyateklifinin bir kez görüşülmesi ile yetinilmesi için Hükümetin, teklif sahibininveya ilgili komisyonun ivedilik kararı verilmesini istemesi, ortada YasamaMeclisinin kabul edeceği esaslı bir nedenin bulunması, istemin yazılı vegerekçeli olması; gündem sırasının bozulabilmesi için de Hükümetin veyakomisyonun yazılı ve gerekçeli bir öneri ile öncelikle görüşme kararı istemesiCumhuriyet Senatosu içtüzüğünün yukarıda değinilen maddelerinde kuralabağlanmış bulunmaktadır.
1773sayılı Kanuna ilişkin tasan için Cumhuriyet Senatosunda öncelik ve ivediliklegörüşme isteyen Millî Savunma Komisyonunun 18/6/1973 günlü, 1/205-12 sayılıraporunda "Kanunun ehemmiyetine binaen"; Anayasa ve AdaletKomisyonunun 19/6/1973 günlü, 1/205-51 sayılı raporunda "Tasarının birAnayasa gereği olması"; Adalet Bakanının önergesinde ise "kanuntasarısının kanunlaşmasının bir Anayasa gereği bulunması ve özellikle bumahkemelerin kuruluşuna ilişkin Anayasa değişikliğinin gerekçesinde öngörülenmucip sebepler muvacehesinde" sözleri gerekçe ve esaslı neden olarak yeralmıştır (Aynı Tutanak Dergisi : sayfa 631 ve 284 s. sayılı basmayazı).
Yukarıda(Karşıoy yazısının l sayılı bölümü) Millet Meclisi Genel Kurulunun verdiğiöncelik ve ivedilik kararları dolayısiyle söylenenlerin tümü burada da geçerlive sorunu aydınlatıp çözmeye yeterli olduğu için bunların tekrarlanmasınagidilmiyecektir. 1773 sayılı Kanuna ilişkin tasarı Cumhuriyet Senatosu GenelKurulunda görüşülürken gerekçesiz istemler üzerine öncelik ve ivedilikkararları verilerek Cumhuriyet Senatosu İçtüzüğünün 45., 46. maddelerine aykırıdavranılmıştır. Bu davranış kararları değersiz ve hükümsüz bıraktığı için anakurallardan ayrılma tutumu ve tasarının gündemdeki sırası gelmeden ve bir kezgörüşülmesi işlemi de böylece hukukî dayanaktan yoksun kalmış ve İçtüzüğün 69.maddesinde yer alan kurala da ayrıca aykırı düşülmüştür. Anayasa'nın 85.maddesinin birinci fıkrası ile çelişen şu durum 1773 sayılı Kanunu biçimyönünden Anayasa'ya aykırı kılar ve dolayısiyle bu kanunun 9. maddesininbirinci fıkrasının itiraz konusu C bendinin biçim yönünden iptalini gerektirir.
Sonuç:
AnayasaMahkemesinin 21/5/1974 günlü, 1973/46 - 1974/21 sayılı kararına yukarıdaaçıklanan yönlerden ve yine yukarıda belirtilen nedenlerle karşıyız.
Başkanvekili
Avni Givda
Üye
Ahmet Akar
KARŞIOYYAZISI
l-İzmir Devlet Güvenlik Mahkemesinin itiraz yoluyle iptalini önerdiği 1773 sayılıDevlet Güvenlik Mahkemelerinin kuruluş ve yargılama usulleri hakkındaki Kanunun9. maddesinin birinci fıkrasının C bendinde; "Devlet GüvenlikMahkemelerinin görevine giren A ve B bentlerinde yazılı bir suçu işlemek veyagizlemek maksadiyle veya bu suç vesilesiyle yahut bu suçla umumî veya müşterekbir gaye içerisinde işlenmiş olan suçlar"ın da Devlet GüvenlikMahkemelerinde görüleceği kabul edilmiştir.
DevletGüvenlik Mahkemelerinin görevine giren 1773 sayılı Kanunun 9. maddesininbirinci fıkrasının A ve B işaretli bentlerinde yazılı suçlarla irtibatı bulunansuçların da bu mahkemelerin görevi içine alınması nedenlerini açıklığakavuşturabilmek için Ceza Usulü Hukukunun önemli bir bölümünü teşkil eden(murtabit suçlar) ve (davaların birleştirilmesi) konularına kısaca değinmekteyarar görülmüştür.
2-Önce şu noktayı belirtmek gerekirki: Türk Ceza Hukuku sisteminde mahkemeleringörevlerini tespit eden Kanun maddelerinde yalnız o mahkemelerin bakacağıdavalara ait suçların "Kanun maddeleri" yazılması ile yetinilmektebunlarla irtibatı olan suçlara ilişkin davalar hakkında usul hukuku yönünden neyolda işlem yapılacağı ise, mahkemelerin asıl görevlerini tespit eden Kanunmaddelerinde değil, Ceza Muhakemeleri Usulü Kanununda düzenlenmişbulunmaktadır. Örneğin; Ağır Ceza, Asliye Ceza ve Sulh Ceza Mahkemeleriningörevleri diğer bir deyimle bakacakları suçlara ait davalar, Türk CezaKanununun mevkii meriyete vazına müteallik 825 sayılı Kanunda belirlenmiş veancak bu suçlarla irtibatı bulunan suçlara ilişkin davaların ise nasıl, nerede,ne suretle ve hangi mahkemede birleştirilip birlikte görüleceği sorunu ise oKanunda değil ilgisi dolayısiyle Ceza Muhakemeleri Usulü Kanununda hükme bağlanmıştır.
Konuyubir misalle açıklamak gerekirse: Bir kimsenin gizlice hasmının evine girip onuruhsatsız taşıdığı silâhla ateş ederek öldürmesi halinde ortada, birisiöldürmek, ikincisi ruhsatsız silâh taşımak üçüncüsü de konut dokunulmazlığınıbozmak olmak üzere işlenmiş üç suç mevcut bulunmaktadır. Bunlardan öldürme suçuAğır Ceza Mahkemesinin ruhsatsız silâh taşıma suçu Asliye Ceza Mahkemesinin venihayet gündüzün konut dokunulmazlığını bozma suçu da Sulh Ceza Mahkemesiningörevine girer. Bu olayda ruhsatsız silâh taşımak ve konut dokunulmazlığınıbozmak suçları öldürme fiilini gerçekleştirmek için işlenmiş ve onunlairtibatlı suçlardır. Bu suçların davalarının birleştirilerek bir Mahkemedegörülmesi konusu mahkemelerin görevlerini gösteren maddî kanunları değil CezaMuhakemeleri Usulü Hukukunu ilgilendirdiği için bu Kanunda düzenlenmiştir.
3-Devlet Güvenlik Mahkemelerinin görevleri ile ilgili Anayasa'nın 136. maddesine,1699 sayılı Kanunla eklenen fıkralarda da aynı usul ve sisteme uyularakirtibatlı suçlar hakkında ne yolda işlem yapılacağına dair bir hükümkonulmasına gerek görülmemiş ve bu hususun düzenlenmesi yapılacak Kanunabırakılmıştır. Böyle olunca (Anayasa'nın 136. maddesine 1699 sayılı Kanunlaeklenen fıkralarda Devlet Güvenlik Mahkemelerinin görevine giren suçlarınsınırlı bir surette tespit edildiğinden, bu fiillerle irtibatı olan suçlarailişkin davalara da bu Mahkemelerin bakacağı hakkında orada bir kayıtbulunmadığından ve bu itibarla Devlet Güvenlik Mahkemelerinin kuruluş veyargılama usulleri hakkındaki 1773 sayılı Kanunun 9. maddesinin itiraz konusubirinci fıkrasının C bendinin Anayasa'daki sınırlamayı aştığından ve bubakımdan Anayasa'ya aykırı düştüğünden) söz edilmesi hukuken mümküngörülmemektedir.
Buradada durumu bir misalle açıklamak gerekirse : Anayasa ile kurulu lâik demokratikcumhuriyetçi düzeni yıkıp yerine marksist ve leninist bir Devlet kurmak veyahilâfet ve şeriat esaslarına dayalı bir rejim getirmek amaçlarını güden ve TürkCeza Kanununun 141/1 ve 163/1. maddeleri kapsamlarına giren cemiyet teşkilisuçları ele alınırsa; bu gibi örgütlerin hücre veya halkalar halindeçalıştıkları ve anayasal düzeni zorla ve gerektiğinde silâhlı bir eylemleyıkmak suretiyle amaçlarına ulaşmak istedikleri bilinen bir keyfiyettir. Bugibi örgütlere bağlı militanların hedeflerine ulaşmada kullanacakları silâhlarıyurt içinden temin edip gizli yerlerde depo etmeleri halinde ortada iki çeşitsuç işlenmiş bulunmaktadır. Bunlardan anayasal düzeni yıkıp aşırı sol veyaaşırı sağ ideolojiye bağlı düzen getirmek için cemiyet kurmak Türk CezaKanununun 141/1 ve 163/1. maddelerine giren ve doğrudan doğruya Devlet GüvenlikMahkemelerinin bakacağı suçlardır. Ruhsatsız silâh tedarik etmek, bulundurmakise 6136 sayılı Kanunun 13. maddesine göre suç teşkil edip bu davaya bakmak daAsliye Ceza Mahkemesine ait bulunmaktadır. Bu iki suç arasında sıkı bir irtibatbulunduğu ve silâh tedarik edip bulundurmak fiilinin anayasal düzeni yıkmasuçunun adeta bir unsurun ve ondan ayrılmaz bir kısmı olduğunu izaha gerek yoktur.Birbirlerine bu kadar bağlı, biri diğerinin işlenmesinde vasıta olan bu ikisuça ait davaları birbirinden ayırıp birincisini Devlet Güvenlik Mahkemesineikincisini Asliye Ceza Mahkemesine vermenin ve duruşmalarının böylece ayrı ayrımahkemelerde yapılmasının meydana getireceği sakıncalar aşikârdır. Böyle biryola gidilmesi asıl önemli olan birinci davanın layıkı ile aydınlanıp doğru veselâmetli bir sonuca varılmasını engelliyecektir. Bu gibi irtibatlı suçlarailişkin davaların birleştirilip duruşmalarının bir mahkemede yapılmasındasayısız faydalar görülmüştür. Bu cümleden olmak üzere:
a)Hakimin vicdani kanaatinin tam ve eksiksiz teşekkül etmesini sağladığı,
b)Aynı konu hakkında başka başka mahkemelerden çelişik kararlar verilmesiniönlediği,
c)Hakikate daha iyi varılmasını ve hükmün selametini temin ettiği,
ç)Delillerin ayrı ayrı mahkemelerde müteaddit defalar ikamesi suretiyle vakitkaybını önlediği ve duruşmanın daha çabuk bitirilmesine yaradığı,
Gözönündetutularak Kanunda bu kabil davaların birleştirilmesi öngörülmüş ve gereklihükümler düzenlenmiştir.
İzmirDevlet Güvenlik Mahkemesinde görülmekte olan davaya ait Cumhuriyet Savcılığınıniddianamesinde; haklarında dava açılan dokuz sanığın "halk savaşı adıaltında birleşerek ihtilâl ve silâh zoru ile anayasal düzeni yıkıp kominizmigerçekleştirme çabası içine girdikleri, bunların silâhlı eylem yapmayıtasarladıkları, eylemlerden sonra barınacak bir yer temini için BalçovaDağlarına tetkik gezisine çıktıkları, bunlardan birinin satın aldığı Astramarka, diğerinin babasının evinden kaçırdığı Webley karadağ marka tabancalarlaeğitim atışları yaptıkları sanıklardan birinin ayrıca Dinara gidip satın aldığıbaşka bir tabancayı örgüte getirdiği gibi yine birinin dinamit temin edipkararlaştırdıkları bazı tesislere ve emniyet arabalarına atılmasını teklifettiği, bu teklif örgüt tarafından kabul edilmişse de dinamit teminedilemediğinden vazgeçildiği, örgüt için gerekli paranın sağlanması için deHatay'da kararlaştırdıkları bir banka şubesi ile bir eczanenin silâhlasoyulmasını tasarlamışlarsa da bunun da bazı nedenlerle gerçekleştirilemediği :............." yazılıdır. Bu davada sanıklardan bir kısmının anayasaldüzeni yıkmada kullanacakları silâhlan temin etmeleri bu silâhlarla ateştalimleri yapmaları fiillerinin esas davadan ayırıp 6136 sayılı Kanunun 13. maddesinegöre Asliye Ceza Mahkemesine vermenin hukuken mümkün olamayacağı ve böyle biryola gitmenin asıl davanın mahiyetini zaafa uğratacağı meydandadır.
4-Şurasını da ilâve edelim ki: Ceza Muhakemeleri Usulü Kanununda bu gibiirtibatlı davaların birleştirilmesi mahkemelerin takdirine bırakılmışbulunmaktadır. Bu hususu gözönünde bulunduran Kanun Koyucusu, Devlet GüvenlikMahkemelerinin bakacağı davaların önemini ve anayasal düzene ve rejime yapacağıetkiyi dikkate alarak - bir kısım, cezalı özel kanunlarda konulan usulhükümleri gibi - bu davalarla irtibatı bulunan suçlara ilişkin davalara bakmakgörevini de bu mahkemeye vermiştir. Bunda da Anayasa'ya ve hukuka uymayan bircihet yoktur.
5-Umumî mahkemelerin görevine giren davaların irtibat dolayısiyle özel mahkemelerdekidavalarla birleştirilebilip birleştirilemiyeceği tarafından bu husus ele alınıpincelenerek birleştirilebileceğine l Mart de evvelce tartışma konusu yapılmışve 1948 yılında kurulan Yüce Divan 1948 tarihinde karar verilmiştir.
6-Şu noktayı da özellikle belirtmek gerekir ki: Anayasa'nın 136. maddesine 1699sayılı Kanunla eklenen fıkraların ilkinde; Devlet Güvenlik Mahkemelerininbakacağı suçlar ve bu suçlara ait Kanun maddeleri belirtilmemiş ve sadece(Devletin ülkesi ve milleti ile bütünlüğü, hür ve demokratik düzen venitelikleri Anayasa'da belirtilen Cumhuriyet aleyhine işlenen ve doğrudandoğruya Devlet Güvenliğini ilgilendiren suçlara bakmakla görevli" denereksadece suçların mahiyetlerine genel bir ifade ile işaretle bulunulmakla yetinilmişve bu mahkemelerin (görevlerinin) yapılacak Kanunda tayin edileceği Anayasa'nınsözü edilen maddesinin son fıkrasında tereddüde yer vermiyecek surette açıkçabelirtilmiştir. Şu halde Devlet Güvenlik Mahkemelerinin görevinin sözü edilenilk fıkrada tayin edilmiş olduğu görüşü de Anayasa'nın bu maddesinin özüne vesözüne de uygun düşmemektedir.
Yukarıdayazılı nedenlerle Anayasa'nın 136. maddesine 1699 sayılı Kanunla eklenen fıkrahükümlerine aykırı değil uygun bulunan ve ayrıca, Türk Ceza ve Usul Hukukununaçıklanan ilkelerine de uygun olarak düzenlenmiş bulunan 1773 sayılı Kanunun 9.maddesinin birinci fıkrasının C bendinin iptaline dair verilen çoğunlukkararına karşıyız.
Üye
Kemal Berkem
Üye
Halit Zarbun
Üye
Abdullah Üner
KARŞIOYYAZISI
1773sayılı Kanunun 9. maddesinin birinci fıkrasının itiraz ve inceleme konusu Cbendinin esas yönünden Anayasa'ya aykırılığı sorunu hakkında karşıoy:
AnayasaMahkemesi kararında özetle: Anayasanın değişik 136. maddesinin ikincifıkrasında Devlet Güvenlik mahkemelerinin görev alanı kesin ve keskinsınırlarla belirlenmiş olduğu, 136. maddenin son fıkrasında Devlet GüvenlikMahkemeleri için de öngörülen kanuna göre yasa koyucunun, Devlet Güvenlikmahkemeleri için bir görev alanı çizmek değil, zaten belli olan görevalanlarına Anayasa sınırları içinde girecek suçları belirteceği ve bu sınırlarıdeğiştiremiyeceği, genişletemiyeceği; iptal konusu C bendinde ise doğrudandoğruya Devlet güvenliğini ilgilendiren anayasal koşulun tüm ihmal edildiğigibi Devlet Güvenlik mahkemelerinin 136. maddenin ikinci fıkrası ile çizilmişolan görev alanı sınırının aşılmış olduğu bunun ise Anayasa'nındeğiştirilmesinde öngörülen ereğe aykırı olduğu esas görüşlerine dayanarakiptal konusu C bendinin Anayasa'nın değişik 136. ve 32. maddelerine aykırıgörülmüş ve iptaline oyçokluğu ile karar verilmiştir.
Aşağıdayazdığım nedenlerle bu görüşe katılmıyorum.
1.Anayasa'nın 136. maddesinin ikinci fıkrası Devlet Güvenlik mahkemeleriningörevini kesin ve keskin sınırlarla çizmiş değildir. İptal konusu hükmü ihtivaeden 1773 sayılı Kanunun yürürlüğe girdiği tarihten önce Anayasa'nın 136.maddenin birinci fıkrası, bütün mahkemelerin kuruluşu, görev ve yetkileri,işleyişi ve yargılama usullerinin Kanunla düzenleneceğini emretmekte idi. 1699sayılı Kanunla Anayasa'da yapılan değişiklik sırasında 136. maddenin birincifıkrası olduğu gibi bira-kırmıştır. Bu değişiklik sırasında, 136. maddeye 2-7.fıkralar eklenirken ikinci fıkradaki hükümler, Devlet Güvenlik mahkemelerininkuruluşu sebebiyle onun görev ve yetkilerinin niteliği hakkında bir fikirvermek maksadiyle; katî mahiyette olmayarak, konulmuştur. Bu hükümlerin DevletGüvenlik mahkemelerinin görevlerine keskin sınırlar koymak için getirilmişolmadığı 136. maddenin l, 2 ve 7. fıkraları hükümlerinin toplucaincelenmesinden anlaşılmaktadır. Genellikle AnayasaIarda bir mahkemeningörevine giren bütün hususların kesin ve keskin sınırlarla gösterilmesi mutâddeğildir. Esasen buna bir zorunluk ta yoktur.
Anayasa'nın136. maddesinin birinci fıkrasının açık hükmü karşısında, eğer Anayasakoyucunun asıl maksadı ikinci fıkra ile Devlet Güvenlik mahkemelerinin görev veyetkilerini kesin ve keskin sınırlarla saptamak olsaydı, ikinci fıkradan sonraayrıca yedinci fıkrayı kabul ederek, bu fıkrada, Devlet Güvenlik mahkemelerinin".......görev ve yetkileri ve yargılama usulleri ile ilgili diğer hükümlerKanunla gösterilir şeklinde, açık hükümler koymazdı. Yedinci fıkrada".......görev ve yetkileri ve yargılama usulleri ile ilgili diğerhükümler" ibaresinin anlamı, ikinci fıkrada gösterilen görev ve yetkiyeait hükümlerden başka, diğer görev ve yetkiye ait hükümlerin de konmasıhususunda Kanun koyucuya yetki verildiği açıkça anlatır. Bu sonuç karşısındaAnayasa'nın 136. maddesinin ikinci fıkrasında gösterilmiş olan suçların DevletGüvenlik mahkemelerinin görevi içinde olduğunda bir kuşku yoktur. Ancak ikincifıkra hükümleri ile Mahkemenin görevine girecek suçlar kesin olaraksınırlanmadığından dolayı irtibat sebebiyle diğer bazı suçların da buMahkemenin görevi içine alınabileceği hususunda Kanun koyucuya yetki verilmişolduğu ortadadır. Kanun koyucu da Anayasa'nın 136. maddesinin yedincifıkrasındaki açık hükme dayanarak, iptal konusu C bendi ile : A ve Bbentlerinde yazılı bir suçu işlemek veya gizlemek maksadıyle veya bu suçvesilesiyle ve bu suçla umumî veya müşterek bir gaye içersinde işlenmiş suçlarıda Mahkemenin görevi içine almış bulunmaktadır, irtibat sebebiyle bir kısımsuçların bir Mahkemede birleştirilmesi yargılama usulüne ilişkin bir hükümdür.C bendinde kurulan irtibat şeklinin. Ceza Kanunu ve Ceza Muhakemeleri UsulüKanununda yer alan içtima ve murtabıt suçlara dair hükümlerden daha geniştutulmuş olması bir iptal sebebi olamaz. Zira C bendi hükmü de, Anayasa'nıntanıdığı yetkiye dayanan bir Kanun hükmüdür.
İptalkonusu C bendinde kurulan irtibat dolayısiyle bu suçların Devlet GüvenlikMahkemelerinin görevi içine alınması, tahkikatın doğru bir şekilde yapılmasıolanağını sağlamak ve suçtaki asıl maksadın meydana çıkarılması gibi amaçlaradayanır. Bir kısım suçlar vardır ki bunlar teker teker ele alındığında basitbirer suç manzarası gösterdikleri halde bunların bir arada incelenmesi hepsininbir amaca yönelik daha mühim bir suçu işlemek maksadıyla bu suçları ayrı ayrıişlediklerini ortaya koyması mümkündür. Bu şekilde asıl suç kasdı meydanaçıkabilir.
Yukarıdanberi açıklanan nedenlerle iptal isteğinin reddine karar verilmesigerekeceğinden bu konuda verilen iptal kararına karşıyım.
Üye
Şahap Arıç
KARŞIOYYAZISI
21/5/1974günlü ve 1974/8-1974/19 sayılı Karara ilişkin Karşıoy yazıma göre, çoğunluğunbu kararına da karşıyım.
Üye
Ahmet Koçak
KARŞIOYYAZISI
Budosya ile (1973/46-1974/21), 9. maddesinin birinci fıkrasının C bendi hükmününAnayasa'ya aykırı olduğu öne sürülen, 1773 sayılı Devlet GüvenlikMahkemelerinin Kuruluşu ve Yargılama Usulleri Hakkında ki kanunun MilletMeclisi ve C. Senatosundaki görüşmelerinde uygulanmış olan (İvedilik usulü,Meclislerin içtüzüklerinin bu konudaki hükümlerine aykırı biçimde yürütülmüşolduğundan kanun, şekil yönünden Anayasa'ya aykırı duruma düşmüş bulunmaktadır.
Sözkonusu kanun hakkında "ivedilik" usulünün meclislerdeki uygulanışbiçimi ve bu uygulanışın içtüzüklere ve Anayasa'ya aykırılık nedenleri aynıkanuna ilişkin olarak verilmiş bulunan 21/5/1974 günlü ve 1974/8, 1974/19sayılı Anayasa Mahkemesi kararına ilişkin karşı oy yazımda açıklanmışolduğundan burada tekrarına gerek görülmemiştir.
Sözkonusu karşıoy yazımda açıklanan sebeplerle 1773 sayılı Kanunun 9. maddesininbirinci fıkrasının C bendi hükmünün şekil yönünden Anayasa'ya aykırılığısaptanmış olduğundan iptaline karar verilmelidir.
Mahkememizinyukardaki kararının (1973/46-1974/21) konuya ilişkin bölümlerine karşıyım.
Üye
Muhittin Gürün
KARŞIOYYAZISI
A)-Herhangi bir tasarı ve teklifin görüşülüp kabullenilmişinde yasamaorganlarının, sevk nedeni açıklanmamış olsa bile (sonuçlara sâlim biçimdeulaşmayı sağlamak üzere konulduğu muhakkak bulunan) yasalar ve içtüzükhükümlerine uymamaları haline bir dayanak (Mahkememizce) araştırılamaz.
B)-Ne zaman 2. fıkrası ile gözetilen amaca yönelik dikkatli ve titiz bir çabagerektiğini belirtmek, hiç kuşkusuz, özel bilgi işi olduğu içindir ki Anayasa136. maddesinin son fıkrası ile Devlet Güvenlik Mahkemesi'nin görev veyetkilerinin bu özel bilgiye sahip ve Devleti tümüyle korumada sorumlukuruluşların uyarılarından yararlanma olanağının Kanun yoluyla sağlanmasınıöngörmüş; iptal isteğine konu fıkra hükmünden aynı maddenin (b) bendine vakiyollamasıyle de, eğer kaygılanacak bir durum yok ise işin genel yargı yerinebırakılmasını önermiştir.
Busuretle ve hangi hallerde Devletin ülkesi ve Milleti ile bütünlüğüne veCumhuriyet'e karşı bir çıkış olasılığının araştırılmasını işaretleyen 1773sayılı Kanunun 9. maddesinin 1. fıkra C bendi hükmünün Anayasa'ya uymayan yanıyoktur.
Üye
Nihat O. Akçakayalıoğlu