ANAYASA MAHKEMESİ KARARI
Esas Sayısı:1974/1
Karar Sayısı:1974/14
Karar Günü:30/4/1974
Resmi Gazete tarih/sayı:26.6.1974/14927
İtirazyoluna başvuran : Bingöl Tapulama Mahkemesi
İtirazkonusu : 45 sayılı Yüksek Hâkimler ve Yüksek Savcılar Kurulu Kanununun23/6/1972 günlü, 1597 sayılı Kanunla değişik 29. maddesinin 6 sayılı bendininAnayasanın 2., l., 32., 132. maddelerine aykırı olduğu yolundaki davacılarvekilinin iddiasının ciddî olduğu kanısına varan ve kuralda ayrıca Anayasanın42. ve 134. maddeleri yönünden de aykırılık gören mahkeme Anayasanın değişik151. maddesine dayanarak Anayasa Mahkemesine başvurmuştur.
I-OLAY :
TapulamaKomisyonunun 20/4/1970 günlü, 6 sayılı Kararı uyarınca Hazine adına yapılantescilin iptali, taşınmazın davacılar adına tescil edilmesi istemi ve 1/6/1970günlü dilekçe ile açılarak Bingöl Tapulama Mahkemesinin 1971/59 esas sayısınıalan ve kendisine Yüksek Hâkimler Kurulunun 10/6/1971 günlü, 780 sayılı elyazısı ile geçici yetki verilmiş sulh hâkimince bakılmakta olan davanın17/1/1974 günlü duruşmasında davacılar vekili 45 sayılı Kanunun BirinciBölünV'ün görevlerini bc-lirle-yen ve 1597 sayılı Kanunla değişik 29.maddesinin geçici yetki vermeğe ilişkin 6 sayılı bendinin Anayasanın 2., l.,32., 132. maddelerine aykırı olduğunu ileri sürmüş; iddianın ciddi olduğukanısına varan ve kuralda ayrıca Anayasanın 42. ve 134. maddeleri yönündenaykırılık gören mahkeme Anayasanın değişik 151. maddesi uyarınca AnayasaMahkemesine başvurulmasına karar vermiştir.
III-YASA METİNLERİ:
I-Anayasaya aykırılığı ileri sürülen kanun kuralı :
45sayılı Kanunun 1597 sayılı Kanunla değişik 29. maddesinin Anayasaya aykırılığıileri sürülen 6 sayılı bendi-Beşinci Tertip Düstur, Cilt:11, üçüncü Kitap,Sayfa 2673 teki metne göre- şöyledir :
"Değişikmadde 29-Birinci bölümün görevleri şunlardır:
..................
6Geçici yetki vermek,
.................."
2-Dayanılan Ananasa Kuralları :
Anayasayaaykırılık iddiasını desteklemek üzere ileri sürülen Anayasa kuralları aşağıdayazılı olduğu gibidir.
"Madde2- Türkiye Cumhuriyeti, insan haklarına ve Başlangıçta belirtilen temelilkelere dayanan, millî demokratik, lâik ve sosyal bir hukuk devletidir."
"Madde7- Yargı yetkisi, Türk Milleti adına bağımsız mahkemelerce kullanılır."
"Değişikmadde 32- Hiç kimse, kanunen tabi olduğu mahkemeden başka bir merci önüneçıkarılamaz.
Birkimseyi Kanunen tabi olduğu mahkemeden başka bir merci önüne çıkartma sonucunudoğuran yargı yetkisine sahip olağanüstü merciler kurulamaz."
"Madde42/3 - Angarya yasaktır."
"Madde132- Hâkimler, görevlerinde bağımsızdır; Anayasaya kanuna, hukuka ve vicdanîkanaatlerine göre hüküm verirler.
Hiçbirorgan, makam, merci veya kişi, yargı yetkisinin kullanılmasında mahkemelere vehâkimlere emir ve talimat veremez; genelge gönderemez; tavsiye ve telkindebulunamaz.
Görülmekteolan bir dava hakkında Yasama Meclislerinde Yargı yetkisinin kullanılması ileilgili soru sorulamaz, görüşme yapılamaz veya herhangi bir beyanda bulunulamaz.Yasama ve yürütme organları ile idare mahkeme kararlarını hiçbir suretledeğiştiremez ve bunların yerine getirilmesini geciktiremez."
"Değişikmadde 134- Hâkimlerin nitelikleri, utanmaları, hakları ve ödevleri, aylık veödenekleri, meslekte ilerlemeleri, görevlerinin veya görev yerlerinin geçiciveya sürekli olarak değiştirilmesi, haklarında disiplin kovuşturması açılmasıve disiplin cezası verilmesi, görevleriyle ilgili suçlarından dolayı soruşturmayapılmasına ve yargılanmalarına karar verilmesi, meslekten çıkarılmayıgerektiren suçluluk veya yetersizlik halleri ve diğer özlük işleri,mahkemelerin bağımsızlığı esasına göre, kanunla düzenlenir.
Hâkimleraltmışbeş yaşını bitirinceye kadar hizmet görürler. Askerî hâkimlerin yaşhaddi, yükselme ve emeklilikleri kanunla belli edilir.
Hâkimler,kanunda belirtilenlerden başka, genel ve özel hiçbir görev alamazlar."
IV-İLK İNCELEME:
AnayasaMahkemesi içtüzüğünün 15. maddesi uyarınca 14/2/1974 gününde Muhittin Tay'an,Avni Givda, Kemal Berkem, Şahap Arıç, İhsan Ecemiş, Ahmet Akar, Halit Zarbun,Ziya Önel, Abdullah Üner, Kânı Vrana, Ahmet Koçak, Muhittin Gürün, ŞevketMüftügil, Nihat O. Akçakayalıoğlu ve Ahmet H. Boyacıoğlu'nun katılmalarıylayapılan ilk inceleme toplantısında dosyanın eksiği bulunmadığı anlaşılmış vemahkemenin itiraz yetkisi, başka deyimle itiraz konusu kuralı uygulamadurumunda bulunup bulunmadığı üzerinde durulmuştur.
İtirazyoluna başvuran Tapulama Mahkemesinin hâkimi yukarıda değinildiği üzere,aslında sulh hâkimi olup Yüksek Hâkimler Kurulunun 10/6/1971 günlü, 780 sayılıtel yazısı ile geçici olarak yetkili kılındığı için tapulama mahkemesi işlerinebakmaktadır. 1971/59 esas sayılı davada davacılar vekili özellikle tapulamamahkemesinin ayrı uzmanlık ve tecrübeyi gerektirdiğini ve bu niteliktebulunmayan bir kişiye yetki verilmesinin ve dolayisile Yüksek Hakimler Kurulunageçici yetki verme görevini tanıyan kuralın Anayasaya aykırı olduğunu ilerisürmüştür.
Böylebir iddia karşısında bakim kendi hukukî durumunu saptamak ve Anayasayaaykırılık iddiasının ciddî olup olmadığını araştırmak, bu nedenlerle de sözügeçen Yasa kuralını ele alarak bu kurala olumlu veya olumsuz biçimde dayanmak,başka deyimle kuralı baktığı davada uygulamak zorundadır. Dosyanın eksiğiolmadığı da anlaşıldığından Anayasanın değişik 151. ve 22/4/1962 günlü, 44sayılı Kanunun 27. maddelerine uygun düştüğü görülen istemin esasınınincelenmesine karar verilmelidir. Avni Givda, Kemal Berkem, Ahmet Akar ve KaniVrana itiraz konusu kural mahkemenin elindeki davada uygulayacağı bir kuralolmadığından itirazın yetki yönünden reddi gerektiğini ileri sürerek bu görüşekatılmamışlardır.
Böyleceistemin esasının incelenmesine 14/2/1974 gününde Avni Givda, Kemal Berkem,Ahmet Akar ve Kani Vrana'nın karşı oylariyle ve oy çokluğu ile verilmiştir.
V-ESASIN İNCELENMESİ :
İtirazınesasına ilişkin rapor, Bingöl Cumhuriyet Savcılığının 18/1/1974 günlü, 32sayılı yazışma bağlı olarak gelen Bingöl Tapulama Mahkemesinin 17/1/1974 günlü,1971/59 sayılı gerekçeli kararı ve ekleri, iptali istenen yasa kuralı,dayanılan Anayasa kuralları bunlara ilişkin gerekçeler ve başka yasamabelgeleri ve konu ile ilişkisi bulunan öteki metinler okunduktan sonra gereğigörüşülüp düşünüldü :
Önceşurasını belirtmekte gerek vardır: İtiraz konusu kural hâkimlere geçici olarakek görev, başka deyimle geçici yetki verme konusunu düzenlemekte değildir;yalnızca geçici yetkiyi vermekle görevli yeri belirlemektedir. Hâkimleri geçiciolarak görevlendirme yetkisi Adalet Bakanında iken 22/4/1962 günlü, 45 sayılıKanunun 22/12/1962 de yürürlüğe giren 29. maddesinin 6 sayılı bendi uyarınca"geçici yetki vermek" Yüksek Hâkimler Kurulunun Birinci Bölümününgörevleri arasına girmiş ve sözü geçen Kanunun 103. maddesi uyarınca AdaletBakanının bu alandaki yetkisi kaldırılmıştır. Hâkimlere asıl görevlerine ekolarak başka mahkeme işlerine de bakmak üzere geçici yetki verilebilmesininkaynağı ve dayanağı (Rüyeti bir mahal mahkeme veya dairei adliyesine ait olandevai ve mesalihi diğer mahal mahkeme veya dairei adliyesinde rüyet ve hükkâmve müstantiklere ve hâkim muavinleriyle müddeiumumilere vazifei asliyelerineilâveten vazaifi sairei adliyeyi dahi kezalik muvakkaten ifa ettirmeğe AdliyeVekâletinin mezuniyetine) dair l Kasım 1339 günlü, 367 sayılı Kanunun 1.maddesidir.
İtirazyoluna başvuran mahkeme iddialarını gerçekte işin esasına, başka deyimlehâkimlere geçici yetki verilmesi sorununa yöneltmekle birlikte hâkimleri geçicive ek olarak görevlendirmeyi düzenleyen kuralın değil yalnızca görevlendirmeyetkisini nerenin kullanacağını saptayan kuralın Anayasaya uygunlukdenetiminden geçirilmesini istemiştir. Onun için incelemede mahkemeningerekçesinde ileri sürdükleri üzerinde durulmayacak ve itiraz konusu kural tekbaşına ve kendi kapsamı ve ereği içinde ele alınacaktır. Bu arada l Kasım 1339günlü, 367 sayılı Kanunun 1. maddesinin de kısa bir süre önce Anayasayauygunluk denetiminden geçirildiğine ve Anayasa Mahkemesinin hâkimlere ekgörevler verilebilmesini düzenleyen kuralı Anayasaya aykırı bulmayarak itirazınreddine oybirliği ile karar verdiğine işaret edilmesi yerinde olacaktır.(Anayasa Mahkemesinin 15/1/1974 günlü, 1973/23-1974/2 sayılı kararı - 27/2/1974günlü, 14812 sayılı Resmî Gazete.)
Anayasanındeğişik 144. maddesinin birinci fıkrası, Yüksek Hâkimler Kuruluna adliyemahkemeleri hâkimlerinin özlük işleri üzerinde kesin karar verme görev veyetkisini tanımaktadır. Özlük işlerinin en başında sürekli ve geçici atamalaryer alır. Onun içindir ki hâkimlere geçici yetki verilmesini Yüksek HâkimlerKuruluna bırakan kural, Anayasaya aykırı olmak bir yana, şimdi sözü edilenAnayasa ilkesinin doğal ve zorunlu bir sonucudur. Yetkinin Yüksek HâkimlerKurulunun Birinci Bölümüne tanınmış olması bu durumu değiştirmez. Çünkü yineAnayasanın değişik 143. maddesinin beşinci fıkrası Yüksek Hâkimler Kurulununkuruluşunun, çalışma usullerinin, bölümlerinin ve bu bölümlerin görevlerininkanunla düzenlenmesi ilkesini koymuştur.
Özetlenecekolursa; itiraz konusu kural Anayasaya aykırı değildir; itirazın reddedilmesigerekir.
VI-SONUÇ :
45sayılı Kanunun 1597 sayılı Kanunla değişik 29. maddesinin 6 sayılı bendininAnayasaya aykırı olmadığına ve itirazın reddine 30/4/1974 gününde oybirliğiylekarar verildi.
Başkan
Muhittin Taylan
Başkanvekili
Avni Givda
Üye
Kemal Berkem
Üye
Şahap Arıç
Üye
İhsan Ecemiş
Üye
Ahmet Akar
Üye
Halit Zarbun
Üye
Abdullah Üner
Üye
Kâni Vrana
Üye
Ahmet Koçak
Üye
Muhittin Gürün
Üye
Lütfi Ömerbaş
Üye
Şevket Müftügil
Üye
Nihat O. Akçakayalıoğlu
Üye
Ahmet H. Boyacıoğlu
KARŞIOY YAZISI
Anayasa'nındeğişik 151. ve 22/4/1962 günlü, 44 sayılı Kanunun 27. maddelerine göre birmahkemenin Anayasaya uygunluk denetimi için Anayasa Mahkemesine getirebileceğiyasa kuralları ancak bakmakta olduğu davada uygulanacak olanların sınırlıdır.Başka deyimle itiraz yoluna başvuran mahkemenin elinde bakmakta olduğu bir davabulunmalı ve Anayasa Mahkemesine getirdiği kuralları mahkeme o davada doğrudandoğruya uygulama durumunda olmalıdır.
İtirazyoluna başvuran Bingöl Tapulama Mahkemesinin elinde bakmakta olduğu bir davabulunduğunda kuşku yoktur. Bu, Tapulama Komisyonunca Hazine adına yapılantescilin iptali ve taşınmazın davacılar adına tescil edilmesi istemiyle1/6/1973 gününde açılmış ve mahkemenin 971/59 esas sayısını almış bir davadır.Demek ki olayda, Anayasa Mahkemesine itiraz yoliyle başvurulabilmesi içinAnayasa'nın değişik 151. maddesinde öngörülen koşullardan birincisi vardır.
İkincikoşulun var olup olmadığına gelince: Bu konu aşağıda tartışılacaktır.
BingölTapulama Mahkemesinin Anayasa'ya uygunluk denetimi için Anayasa Mahkemesinegetirdiği Yasa kuralı 22/4/1962 günlü, 45 sayılı Kanunun Yüksek Hâkimler KuruluBirinci Bölümünün görevlerini belirleyen ve 1597 sayılı Kanunla değiştirilmişolan 29. maddesinin "geçici yetki vermek" görevine ilişkin 6 sayılıbendidir.
45sayılı Kanunun 1597 sayılı Kanunla değişik 29. maddesinin 6 sayılı bendi BingölTapulama Mahkemesinin bakmakta olduğu davada uygulayacağı kural değildir. Gerçidavaya bakan hâkim aslında sulh hâkimidir; kendisine tapulama mahkemesi işlerinebakmak üzere Yüksek Hâkimler Kurulunun 10/6/1971 günlü, 780 sayılı tel yazısıile geçici yetki verilmiştir. Geçici yetki verebilme görevinin kaynağı vedayanağı 45 sayılı Kanunun 29. maddesinin 6 sayılı bendi ise de kuralıuygulayan Bingöl Tapulama Mahkemesi değil geçici yetkiyi vermek yoliyle işlemyapan Yüksek Hâkimler Kurulu Birinci Bölümüdür. Zaten itiraz konusu kural oniteliktedir ki ancak bu kurala dayanılarak bir işlem yapılmak yoliyle; yageçici yetki verilerek, yahut geçici yetki kaldırılarak uygulanabilir. Onuniçin de kuralın bir mahkemece uygulanması hiçbir zaman söz konusu olamaz.
Kendihâkimlik niteliği üzerinde kendiliğinden yahut olayda olduğu gibi davacılarvekilin iddiası dolayısiyle içine kuşku düşen bir hakim durumunun yasaya uygunolup olmadığını araştırabilir; kendisine Yüksek Hâkimler Kurulunca geçici yetkiverilmesine ilişkin yazıyı ve buna kaynaklık eden yasa kurallarını gözdengeçirebilir. Ancak su tutum hiçbir zaman o kuralların bakılmakta olan davadahâkimce uygulandığı veya uygulanacak olduğu anlamını taşımaz. Kaldı ki,Anayasa'ya göre bakılmakta olan davada uygulanmış değil, uygulanacak yasakurallarının Anayasaya aykırılığı ileri sürülebilir. Öte yandan bu davadataraflardan birinin ileri sürdüğü aykırılık iddiasının ciddî olup olmadığınıaraştırmanın, aykırılığı ileri sürülen kurala, kural o davada uygulanacak kuraldeğilse, böyle bir nitelik kazandıramayacağı da ortadadır.
Tersinebir görüş "uygulanacak" deyimini değil delâlet ettiği hukuki,kavramdan, sözlük anlamından bile uzak düşürecek biçimde bir yorum zorlamasıolur; iptal davası (Anayasa - değişik madde 149) ve itiraz (değişik madde 151)yollan arasında hiçbir ayırım bırakmaz. Oysa bu iki yol arasında anayasal ayrımgöze batacak keskinliktedir. Benzeri karşıoy yazılarında konuya birçok kezdeğinilmiş ve ayrıca yine benzeri bir işte itirazı, itiraz yoluna başvuranmahkemenin yetkisizliği yönünden reddeden Anayasa Mahkemesi'nin il/2/1971günlü, 1971/3-17 sayılı kararının gerekçesinde (6/8/1971 günlü, 13918 .sayılıResmî Gazete; Anayasa Mahkemesi Kararlar Dergisi, sayı 9, sayfa 303 -307) yerverilmiş olduğundan bu kez ayrıntılara girmekten kaçınılacaktır.
Özetlenecekolursa; 45 sayılı Kanunun değişik 29. maddesinin 6 sayılı bendi Bingöl TapulamaMahkemesinin bakmakta olduğu davada uygulayacağı bir kural değildir. Mahkeme bukuralı, Anayasaya uygunluk denetimi için, Anayasa Mahkemesine getiremez.Anayasanın değişik 151. ve 44 sayılı Yasanın 27. maddelerine uymayan itirazın,itirazda bulunan mahkemenin yetkisizliği yönünden reddi gerekir.
1974/1esas sayılı işte 14/2/1974 günlü ilk inceleme toplantısında itiraz konusu yasakuralının mahkemenin elindeki davada uygulanma yeri olduğu ve esasınincelenmesi gerektiği yolunda verilen karara bu nedenlerle karşıyız.
Başkanvekili
Avni Givda
Üye
Ahmet Akar
KARŞIOY YAZISI
ResmîGazete'nin 6/8/1971 günlü, 13918 sayılı nüshasında yayımlanmış bulunan11/2/1971 günlü, 17/3 sayılı karara ilişkin ortaklaşa karşıoy yazımızda açık vegeniş bir biçimde gerekçeleri ile birlikte belirtildiği üzere Anayasa'mızın 32.maddesinde benimsenen kanunî veya tabiî yargı yolu kavram ve ilkesi kapsamıiçinde sadece olağan ve olağanüstü yargı yerleri ve yargı yerlerinin görev veyetkileri konuları değil, aynı zamanda görevli ve yetkili bulunan yargıyerlerindeki hâkimlerin statü ve kişilikleri dahi yer almaktadır.
Olayımızda,yetkili yer bulunan Yüksek Hâkimler Kurulu Birinci Bölümü tarafından 22/4/1962günlü, 45 sayılı Yüksek Hâkimler Kurulu Kanununun değişik 29. maddesinin 6sayılı bendine dayanarak, Bingöl Sulh Hâkimine, l Kasım 1339 günlü, 367 sayılıKanunun 1. maddesi uyarınca, aynı yerdeki Tapulama Mahkemesinin işlerine debakma yetkisinin verildiği ve buna dayanılarak 45 sayılı Kanunun değişik 29.maddesinin 6 sayılı bendindeki kuralın iptali istendiği görülmüştür.
İşte,asıl görevinden başka aynı yerdeki Tapulama Mahkemesi dava ve işlerine de bakmayetkisi verilen o yer sulh hâkiminin, bu Mahkemenin görevine giren bir davayıçözümlemekle çeşitli yönlerden yetkili ve görevli olup olmadığını inceleyereksaptaması gerekli ve zorunlu bulunduğuna göre, kendisinin yetkisi ve görevihakkında bir karara varırken, bu konudaki Kanun hükümlerine dayanması, yani, buyoldaki Kanun Hükümlerini görmekte olduğu davada, olumlu veya olumsuz yönlerdenuygulama durumunda olduğunun kabulü doğal ve kaçınılmaz bir sonuçtur.
Burada,45 sayılı Kanunun değişik 29. maddesinin 6 sayılı bendi, genel olarak,mahkemelere veya hâkimlere geçici yetki verme yetkisinin Yüksek HâkimlerKurulunun görevi içinde bulunduğu hükmünü içermekte olmasına karşılık,görülmesi bir yer mahkeme veya adliye dairesine ait olan davalara veya işleridiğer bir yer mahkeme veya adliye dairesine gördürme konusunda geçici yetkiverilmesine olanak tanıyan kural 1/11/1339 günlü, 367 sayılı Kanunun 1.maddesindeki kuralla düzenlenmiş bulunmaktadır. Aslında, itirazın esası dayöneldiği temel konu ve istem bakımından sözü geçen hâkime bulunduğu yerdekiTapulama Mahkemesi davalarını görme yetkisinin verilmesine ilişkin bulunduğu daortadadır. O halde, bu hâkimin Tapulama Mahkemesinde baktığı davada uygulama durumundabulunduğu kurallar arasında, 45 sayılı Kanunun değişik 29. maddesinin 6 sayılıbendindeki kural değil, 367 sayılı Kanunun 1. maddesinde bulunan kural yeralabilir.
Bunedenlerle, 14/2/1974 günlü ilk inceleme toplantısında, itiraz konusu yasakuralının mahkemenin elindeki davada uygulama yeri olduğu ve esasın incelenmesigerektiği yolundaki karara karşıyız.
Üye
Kemal Berkem
Üye
Kani Vrana