ANAYASA MAHKEMESİ KARARI
Esas Sayısı : 1974/11
Karar Sayısı : 1974/23
Karar Günü : 22/5/1974
İTİRAZ YOLUNA BAŞVURAN: Danıştay OnbirinciDairesi.
İTİRAZIN KONUSU : (Köy Kanunun muaddil2491 sayılı Kanunun birinci maddesinin değiştirilmesine ve mezkür Kanuna bazıhükümler ilâvesine dair) 5.7.1939 günlü, 3664 sayılı Kanunun 4. maddesininsonundaki (Bunların verecekleri kararlar kat’i olup aleyhine Devlet Şurasınamüracaat edilemez.) kuralını Anayasanın değişik 114. maddesine aykırı görenmahkeme Anayasanın değişik 151. maddesine dayanarak Anayasa Mahkemesinebaşvurmuştur.
I-Olay :
Ceyhan’ın Dokuztekne Köyü sınırları içinde toprağı bulunmasındandolayı bu köyce salınan salmaya karşı 3364 sayılı Kanunun 4. maddesinin sonfıkrası uyarınca başvurduğu Ceyhan Kaymakamlığının 17.7.1972 gününde 335/3 sayıile olumsuz karar vermesi üzerine ilgilisince açılıp Danıştay OnbirinciDairesinin 1973/10 esas sayısını alan davada mahkeme kaymakamlıkça verilenkarara karşı Danıştaya başvurma yolunu kapayarak davaya bakmasını engelleyensöz konusu 4. maddenin sonunda yer alan (Bunların verecekleri kararlar kat’iolup aleyhine Devlet şurasına müracaat edilemez.) kuralını Anayasanın değişik114. maddesine aykırı görmüş ve yine Anayasanın değişik 151. ve 22.4.1962günlü, 44 sayılı Kanunun 27. maddelerine dayanarak Anayasa Mahkemesinebaşvurulmasına ve sonuç alınıncaya değin davanın bekletilmesine 19.2.1974gününde karar vermiştir.
II-Mahkemenin gerekçesi özeti :
Anayasanın 114. maddesi, idarenin her türlü eylem ve işlemleriniyargı denetimine bağlı tutmuş; 31. maddesinde de herkesin meşru bütün vasıta veyollardan yararlanarak yargı mercileri önünde davacı olabileceği kuralınıgetirmiştir. Öte yandan Anayasanın benimsediği “hukuk devleti” ilkesinin temelögelerinden birisi de idarenin tüm eylem ve işlemlerinin hukuka uygunluğunusağlamaktır. Bu da ancak yargı denetimi ile başarılabilir.
3664 sayılı Kanunun 4. maddesinin ikinci fıkrasında yer alan“Bunların vereceği kararlar kat’i olup aleyhine Devlet Şurasına müracaatedilemez.” deyimi Anayasanın 114. maddesine aykırıdır.
III. Yasa Metinleri :
1-Anayasaya aykırılığı ileri sürülen Kanun kuralı :
5.7.1939 günlü, 3664 sayılı Kanunun ikinci fıkrasının sonkuralının Anayasaya aykırılığı ileri sürülen 4. maddesi –Üçüncü Tertip Düstur,Cilt 20, sayfa 779 daki metne göre- şöyledir:
“Madde 4- Köy ihtiyar meclisi salınacak salmanın nisbet, cins vemiktarını ikincikânun ayı içinde tayin ve tevzi cetvellerini tanzim ederekonbeş gün müddetle umumun girebileceği yerlere asmak suretiyle ilân ve hariçtebulunanlara tebliğ eder. Salınan salmalarda kanun hükümlerine uygunsuzluk veyanisbetsizlik olduğunu iddia edenler ilân ve tebliğ müddetinin hitamındanitibaren on gün içinde itirazlarını köy muhtarına söylerler veya yazı ilebildirirler ve müracaatlarını tutulacak deftere yazdırarak bir ilmühaberalırlar.
Köy ihtiyar meclisi bir hafta içinde itirazlara bakarak kararınıvermeğe ve itiraz edenlere bildirmeğe mecburdur. Bu kararlar aleyhine tebliğtarihinden itibaren on beş gün içinde merkez kazasında valiye, diğer kazalardakaymakamlara müracaat edilebilir. Bunların verecekleri kararlar kat’i olupaleyhine Devlet Şurasına müracaat edilemez.
2- Dayanılan Anayasa Kuralları :
Anayasaya aykırılık iddiasın desteklemek üzere ileri sürülenAnayasa kuralları aşağıda yazılı olduğu gibidir:
“Madde 2- Türkiye Cumhuriyeti, insan haklarına ve Başlangıçtabelirtilen temel ilkelere dayanan, milli, demokratik, lâik ve sosyal bir hukukdevletidir.”
“Madde 31/1- Herkes, meşru bütün vasıta ve yollardan faydalanmaksuretiyle yargı mercileri önünde davacı veya davalı olarak, iddia ve savunmahakkına sahiptir.”
“Değişik madde114/1-İdarenin her türlü eylem ve işlemine karşıyargı yolu açıktır.”
IV.İlk inceleme :
Anayasa Mahkemesi İçtüzüğünün 15. maddesi uyarınca 25.4.1974gününde Muhittin Taylan, Avni Givda, Kemal Berkem, Şahap Arıç, İhsan Ecemiş,Ahmet Akar, Halit Zarbun, Abdullah Üner, Kâni Vrana, Ahmet Koçak, MuhittinGürün, Lütfi Ömerbaş, Şevket Müftügil, Nihat O.Akçakayalıoğlu, AhmetH.Boyacıoğlu’nun katılmalariyle yapılan ilk inceleme toplantısında aşağıdayazılı durum saptanmıştır.
a) Dosya 22.4.1962 günlü, 44 sayılı Kanunun 27. maddesinin birincifıkrasına uygun olarak düzenlenmiştir; eksiği yoktur.
b) Davacının, Dokuztekne Köyünde salınan söz konusu salmadolayısiyle Ceyhan Kaymakamlığına başvurduğu; Kaymakamlığın 17.7.1972 günlü,335/3 sayılı kararla isteği reddettiği; daha sonra Adana İl İdare Kurulundaaçtığı davanın da bu kurulca salmaya itiraz konusunda 3364 sayılı Kanunun 4. maddesiyleözel bir düzenleme getirildiği için işin 5442 sayılı Kanunun 62. maddesi uyarıncaincelenemeyeceği ve Anayasanın 114. maddesine dayanılarak Danıştayabaşvurulması gerektiği yolundaki gerekçe ve 25.10.1972 günlü, 4494 sayılıkararla görev ve yetki yönünden reddolunduğu; bunun üzerine ilgilinin DanıştayaDokuztekne Köyü tüzel kişiliği aleyhine kaymakamlık kararının iptali istemiyleAnayasaya aykırılık iddia ve itirazına kaynaklık eden davayı açtığıanlaşılmaktadır.
Her ne kadar 10.6.1949 günlü, 5442 sayılı İl İdaresi Kanununun 62.maddesinde kimi mercilerin ve bu arada kaymakamların yürütülmesi gereklikararları aleyhine açılan iptal davalarına il idare kurullarının birinciderecede bakacakları yazılı ise de 3664 sayılı Kanunun 4. maddesinde köysalmalarına karşı, işin niteliğindeki ivedilik dolayısiyle, özel bir itirazyolunun öngörüldüğü ve böylece konunun 5442 sayılı Kanunun 62. maddesi kapsamı dışındakaldığı ortadadır. 4. maddeye göre köy salmalarına karşı ancak şu iki yolaçıktır:
aa) On gün içinde köy muhtarına itirazda bulunulması, (Köy ihtiyar meclisiitirazı bir hafta içinde karara bağlar.)
bb) Köy ihtiyar meclisi kararlarına karşı on beş gün içinde merkezilçesinde valiye, öteki ilçelerde kaymakamlara başvurulması, (Bunlarınverecekleri kararlar kesindir; aleyhine Danıştaya gidilemez. Başka bir deyimlebaşvurma yolu vali ve kaymakamda sona erip kapanır.)
Şu duruma göre ilgilisince Adana İl İdare kurulunun görevsizlikkararı aleyhine değil de Ceyhan Kaymakamlığı kararının iptali istemi ile açılanve Danıştay Onbirinci Dairesince de benimsendiği görülen davanın yoluncaaçılmış bir dava niteliğinde sayılması ve sözü geçen Dairenin elinde Anayasanındeğişik 151. maddesi uyarınca mahkemeye itiraz yoluna başvurma yetkisinikazandıran “bakılmakta olan bir dava” bulunduğunun kabul edilmesi yerinde olur.
Ahmet Koçak bu görüşe katılmamıştır.
İtiraz konusu kuralın mahkemenin bakmakta olduğu davadauygulayacağı bir kural olduğunda da kuşku yoktur.
c) Böylece dosyanın eksiği bulunmadığı anlaşıldığından Anayasanındeğişik 151. ve 44 sayılı Kanunun 27. maddelerine uygunluğu görülen işinesasının incelenmesine Ahmet Koçak’ın karşıoyu ve oyçokluğu ile 25.4.1974gününde karar verilmiştir.
V- Esasın incelenmesi :
İtirazın esasına ilişkin rapor, Danıştay Başkanlığının 13.4.1974günlü, 91-150679 sayılı yazısına bağlı olarak gelen Danıştay OnbirinciDairesinin 19.2.1974 günlü, 1973/10-1974/246 sayılı gerekçeli kararı ve ekleri,iptali istenen Yasa kuralı, dayanılan Anayasa ilkeleri, bunlara ilişkingerekçeler ve başka yasama belgeleri ve konu ile ilişkisi bulunan ötekimetinler okunduktan sonra gereği görüşülüp düşünüldü.
3664 sayılı Kanunun 4. maddesinin sonunda yer alan itiraz konusukural iki bölümden oluşmaktadır. Birincisi vali ve kaymakamların salmakonusunda verecekleri kararların kesinliğine, ikincisi bu kararlar aleyhineDanıştaya başvurulamayacağına ilişkindir. Kuralın iki bölümü aşağıda ayrı ayrıele alınacaktır.
1-İtiraz konusu kuralın kararların kesinliğine ilişkin bölümü:
3664 sayılı Kanunun 4. maddesinin itiraz konusu kuralı salmaitirazlarında vali ve kaymakamların verecekleri kararların kesinliği ilkesinigetirmektedir. Bilindiği gibi idare hukukunda “kesin karar” aleyhine başkaidare yerlerine başvurulamıyacak, yürütülmesi, yerine getirilmesi gerekli karardemektir. Bir idari karar kesin değilse o karar dolayısıyle idari yargı yolunabaşvurulması da söz konusu olamaz. Öte yandan bir idari karara yürütülmesinigerekli kılan bir nitelik kazandırılması ve böylece yerine getirilmesininsağlanması için bir aşamada idare yerlerine başvurma olanağının kesilmesindekizorunluluk da ortadadır ve bunu önleyecek bir Anayasa ilkesi yoktur.
3664 sayılı Kanunun 4. maddesinin sonundaki “Bunların vereceklerikararlar kat’i olup aleyhine Devlet Şurasına müracaat edilemez.” kuralının valive kaymakam kararlarının kesinliğine ilişkin bölümü, yukarıdaki açıklamalarlabelirlendiği üzere, Anayasaya aykırı değildir. Bu bölüme yönelmiş itirazreddedilmelidir.
2- İtiraz konusu kuralın Danıştaya başvurma yolunu kapayanbölümü :
3664 sayılı Kanunun 4. maddesinin sonundaki itiraz konusu kuralınikinci bölümü vali ve kaymakamların salmaya ilişkin kesin kararlarına karşıDanıştaya başvurma yolunu kapamamaktadır.
Anayasanın 31. maddesinin birinci fıkrasına göre herkes meşrubütün vasıta ve yollardan yararlanarak yargı mercileri önünde davacı ve davalıolarak iddia ve savunma hakkına sahiptir. Yine Anayasanın değişik 114. maddesiidarenin her türlü eylem ve işlemine karşı yargı yolunun açık olduğu ilkesinigetirmiştir. Anayasanın 2. maddesinde tanımlanması yapılan TürkiyeCumhuriyetinin bir hukuk devleti oluşunun doğal ve zorunlu gerek ve sonucu dabudur. Vali ve kaymakamların köy salmaları konusundaki işlemlerine karşı yargıyolunu kapatan kuralın Anayasanın 2. maddesindeki hukuk devleti kavramına, 31maddesindeki hak arama hürriyetine ve değişik 114. maddesinin birinci fıkrasıilkesine açıkça aykırı olduğu ortadadır. Kuralın iptal edilmesi gerekir.
V-Sonuç :
5.7.1939 günlü, 3664 sayılı Kanunun 4. maddesinin ikincifıkrasının sonunda yer alan, itiraz konusu (Bunların verecekleri kararlar kat’iolup aleyhine Devlet Şurasına müracaat edilemez.) kuralının Danıştaya başvurmayolunu kapayan bölümünün Anayasaya aykırı olduğuna ve iptaline ve kararlarınınkesinliğine ilişkin bölümüne yönelmiş itirazın, burada bir aykırılıkbulunmadığı için, reddine 22.5.1974 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Başkan
Muhittin TAYLAN
Başkanvekili
Avni GİVDA
Üye
Kemal BERKEM
Üye
Şahap ARIÇ
Üye
Ahmet AKAR
Üye
Halit ZARBUN
Üye
Ziya ÖNEL
Üye
Abdullah ÜNER
Üye
Kâni VRANA
Üye
Ahmet KOÇAK
Karşıoy yazısı ektedir.
Üye
Muhittin GÜRÜN
Üye
Lütfi ÖMERBAŞ
Üye
Şevket MÜFTÜGİL
Üye
Nihat AKÇAKAYALIOĞLU
Üye
Ahmet H.BOYACIOĞLU
KARŞIOY YAZISI
Anayasanın151. ve 22.4.1962 günlü, 44 sayılı Kanununun 27. maddelerine göre mahkeme,ancak bakmakta olduğu bir dava dolayısiyle, Anayasa Mahkemesine başvurabilir.Bir davanın varlığını kabul edilebilmesi için de onun, kanunlara uygun biçimdeaçılmış olması ve esastan incelenip hükme bağlanabilmesi bakımından mahkemeninyetkisi içine girmiş bulunması gerekir.
Öteyandan, kanımızca 3664 sayılı Kanunun itiraz konusu hükmü ile, sadece Danıştayayapılacak müracaat yolu kapatılmış olup konunun il idare kurulundaincelenemeyeceğine dair açık ve kesin bir düzenleme getirilmemiştir. Başka birdeyimle hüküm, kaymakamların bu konudaki kesin kararlarının ilk derecedeDanıştayda inceleneceği tarzında genişletici bir yoruma gidilmesine müsaitgörülmemiştir.
Kesinbir idari karar niteliğinde olduğu kuşkusu bulunan kaymakamın bu kararın karşı5442 sayılı İl İdaresi Kanununun 62. ve 65.,521 sayılı Danıştay Kanununun 30. maddelerinegöre davacıların, İl İdare Kuruluna karşı açmış oldukları dava üzerine kurulcaverilen görevsizlik ve yetkisizlik kararını Danıştayda dava konusu yapmalarıgerekirken, böyle bir yolun izlenmeyip doğrudan kaymakam kararı aleyhine davaaçmış olmalarında, belirtilen kanun hükümlerine uyarlık yoktur.
Buduruma göre, yanlış karara karşı yöneltilmiş olması nedeniyle, usulüne uygunbiçimde açılmış bir davanın varlığı kabul edilemez. Davayı bu haliyle esastaninceleyip çözümleme olanağı da bulunmadığına göre, bu evrede mahkememin elindebakmakta olduğu bir davada yok demektir.
Yukarıdaaçıklanan nedenlerden ötürü, vaktinden önce Anayasa Mahkemesine başvurmuş olanDanıştay 11. Dairesi itirazının reddi gerekeceği kanısındayım.
Üye
Ahmet KOÇAK