ANAYASA MAHKEMESİ KARARI
Esas Sayısı:1974/18
Karar Sayısı:1974/42
Karar Günü:8/10/1974
Resmi Gazete tarih/sayı:29.1.1975/15133
İtirazyoluna başvuran : Danıştay 5. Dairesi.
İtirazınkonusu : 23/12/1972 günlü ve 2 sayılı "657 sayılı Devlet Memurları Kanunuile bu Kanunun 1327 sayılı Kanunla değişik bazı maddelerinin değiştirilmesineve bazı maddelerinin kaldırılmasına dair Kanun Hükmünde Kararname" ningeçici 2. maddesinin ikinci fıkrası hükmünün, aynı Kararnamenin ek geçici 2.maddesinin A fıkrası hükmü ile ilgili kısmının Anayasanın 2. ve 12. maddelerineaykırılığı öne sürülerek iptaline karar verilmesi isteminden ibarettir.
1-Olay:
2Sayılı Kanun Hükmünde Kararnameye göre yapılmış olan intibakı sonunda meydanagelen aylık farklarının ödenmesi istemiyle bir memur tarafından Danıştay'dadava açılmıştır.
Dosyadakibilgi ve belgelere göre, Devlet Memurları Kanununun ilgili hükümleri bu memurhakkında aşağıdaki gibi uygulanmıştır;
1-657 sayılı Devlet Memurları Kanununun bazı maddelerinin değiştirilmesi ve bukanuna bazı maddeler eklenmesine ve bu Kanumun kapsamı dışında kalan kamupersonelinin aylık ve ücretlerine dair olan 31/7/1970 günlü, 1327 sayılıKanunun yürürlüğe girdiği tarihte, 1500 liralık kadroda iki üst dereceden, 2000lira aylığı, 28/4/1963 tarihinden beri almakta olan davacı hakkında, söz konusukanunun ek geçici 2. maddesinin (b) fıkrası hükmü uygulanmak suretiylekadrosunun tekabül ettiği üçüncü dereceye intibak ettirilerek almakta olduğu 1.derecenin ilk kademesi üzerinden aylık ödemeğe başlanmıştır.
2-Adı geçen memur, isteği üzerine, 2/8/1972 gününde emekli olmuştur.
3-1327 sayılı Kanunun ek geçici 2. maddesinin söz konusu (b) fıkrası hükmünün,13/7/1972 günlü, 14244 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanarak, yayımından altı aysonra yürürlüğe giren 9/5/1972 günlü, (971/58-972/22) sayılı Anayasa Mahkemesikarariyle iptal edilmesi üzerine, kadroları üstünde aylık alan memurlarındurumu, 23/12/1972 günlü, 2 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin 4. maddesiyledeğiştirilen ek geçici 2. maddenin (A) bendi ile yeniden düzenlenmiştir.
Yenidüzenleme ile, kadro üstünde aylık alanların da, aldıkları üst derece aylıklaratekabül eden derecelere intibak ettirilecekleri ve bu de derecede geçirdiklerisüre kadar kademe ilerlemesi verileceği esası kabul edilmiş olduğundan,davacının intibakı da, ilk intibak işleminin geçerli olduğu 1/3/1970 günündenbaşlatılmak üzere düzeltilmiş, fakat bu tarih ile emekli olduğu tariharasındaki süreye ait aylık farkları, sözü geçen Kanun Hükmünde Kararnameningeçici 2. maddesinin ikinci fıkrasındaki (1/3/1970 tarihinden 1/6/1973 tarihinekadar geçen süre için bir fark ödemesi yapılamaz.) hükmüne dayanılaraködenmemiştir.
Davacımemur, sözü geçen aylık farklarının ödenmesi istemi ile Danıştayda açtığıdavada, 2 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin geçici 2. maddesinin ikincifıkrası hükmünün Anayasa'ya aykırı olduğunu öne sürmüş davaya bakan Danıştay 5.Dairesi de yaptığı incelemede aynı sonuca vararak Anayasâ'nın 151. maddesigereğince davanın geri bırakılmasına ve bu konuda bir karar verilmek üzeredosyanın Anayasa Mahkemesine gönderilmesine karar vermiştir.
IV-Metinler :
A-İptali istenen Kanun hükmü :
23/12/1972günlü, 2 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin geçici 2. maddesinin, bu dosyadaüzerinde durulan ilk üç fıkrasının hükümleri şöyledir :
(Geçicimadde 2- 657 sayılı Kanuna 1327 sayılı Kanunla eklenen ok geçici 2 nci maddenin(b) fıkrası ve diğer intibak hükümlerine göre tespit edilen derece ve kademeaylıklarının ödenmesine 31/5/1973 tarihine kadar devam olunur.
BuKararname ile getirilen intibak hükümlerinin uygulanması sonunda Devlet memuru(her ne suretle olursa olsun görevlerinden ayrılmış bulunanlar dahil) lehinedoğan durumlar dolayısiyle 1/3/1970 tarihinden l /6/1973 tarihine kadar geçensüre için bir fark ödemesi yapılmaz. Aynı süre içinde haklarında emeklilikhükümleri uygulanmış olanlara da aylık veya ikramiye farkı ödenmez.
Ancak,1/3/1970-30/11/1970 tarihleri arasına ait aylık farkları 1327 sayılı Kanunhükümlerine göre hesaplanarak ödenir.
...................................)
Bu dosyada,sadece ikinci fıkranın Anayasaya aykırılığı öne sürülmüştür.
B-Dayanılan Anayasa kuralları:
(Madde2- Türkiye Cumhuriyeti, insan haklarına ve başlangıçta belirtilen temelilkelere dayanan, millî, demokratik, lâik ve sosyal bir hukuk devletidir.)
(Madde12- Herkes, dil, ırk, cinsiyet, siyasî düşünce, felsefî inanç, din ve mezhepayırımı gözetilmeksizin, kanun önünde eşittir.
Hiçbirkişiye, aileye, zümreye veya sınıfa imtiyaz tanınamaz.)
V-İlk inceleme :
AnayasaMahkemesi İçtüzüğünün 15. maddesi uyarınca 22/5/1974 gününde Muhittin Taylan,Avni Givda, Kemal Berkem, Şahap Arıç, Ahmet Akar, Halit Zarbun, Ziya önel,Abdullah Üner, Kani Vrana, Ahmet Koçak, Muhittin Gürün, Lûtfi Ömerbaş, ŞevketMüftügil, Nihat O. Akçakayalıoğlu ve Ahmet H. Boyacıoğlu'nun katılmalariyleyapılan ilk inceleme toplantısında dosyanın eksiği bulunmadığından işinesasının incelenmesine oybirliğiyle karar verilmiştir.
VI-Esasın incelenmesi:
İtirazınesasına ilişkin rapor, Danıştay'daki davanın taraflarının konuya ilişkiniddialı ve savunmalariyle Danıştay 5. Dairesinin gerekçeli kararı, Anayasayaaykırılığı üne sürülen Kanun Hükmünde Kararname ile ilgili Anayasa hükümleri vebunlara ilişkin gerekçelerle yasama meclislerinin görüşme tutanaklarıokunduktan sonra, gereği görüşülüp düşünüldü :
A-İtirazın kapsamı sorunu :
İtirazyoluna başvuran Danıştay 5. Dairesinin bu konudaki katarında, 2 sayılı KanunHükmünde Kararnamenin geçici 2. maddecinin ikinci fıkrası hükmünün tümününAnayasa'ya aykırılığı öne sürülerek iptali istenmiştir.
Sözkonusu fıkra iki cümleden ibaret olup son cümlesinde (aynı süre içindehaklarında emeklilik hükümleri uygulanmış olanlara da aylık veya ikramiye farkıödenmez" hükmünün yer aldığı görülmekledir.
Dosyadakibilgilere göre, Danıştay'daki davayı açan kişi, emekli durumunda ise de açılandavanın, emekli aylığı veya emekli ikramiyesinden doğan bir farka yönelikolmadığı, sadece emekliye ayrılmadan önceki memurluk aylığından doğan farklarlabundan doğan memur yardımlaşma kurumu keseneği ve tasarruf bonosu farklarınınödenmesi isteminden ibaret bulunduğu anlaşılmaktadır.
Şuduruma göre Danıştay 5. Daresinin, bu davayı çözerken, iptali istenen fıkranınson cümlesinin hükmünü uygulaması söz konusu değildir.
Anayasanın151. ve Anayasa Mahkemesinin Kuruluşu ve Yargılama Usulleri Hakkındaki22/4/1962, günü, 44 sayılı Kanunun 27. maddesi hükümlerine göre, mahkemeler,bakmakta oldukları bir davada uygulanacak bir kanun hükmünün Anayasayaaykırılığını öne sürerek Anayasa Mahkemesine başvurabileceklerinden,uygulanması söz konusu olmayan, bir kanun hükmü hakkında bu yoldan itirazedilmesi mümkün değildir.
Yukarıdakiaçıklamaya göre, 2 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin. geçici 2. maddesininikinci fıkrasının son cümlesi hükmünün
Danıştay5. Dairesince, bu davada uygulanması söz konusu olmadığından, itirazın bu cümlehükmüne yönelen bölümünün, Danıştay 5. Dairesinin yetkisi bulunmadığındanreddine karar verilmelidir.
B-Sonradan yürürlüğe giren 30/5/1974 günlü ve 12 sayılı Kanun HükmündeKararnamenin geçici 3. maddesinin, 2 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin iptaliistenen hükmüne, davacı açısından etki yapıp yapmadığı sorunu :
İlkinceleme kararından sonra, 31/5/1974 günlü, 14901 sayılı Resmî Gazete ile,30/5/1974 günlü, 12 sayılı Kanun Hükmünde Kararname yayımlanmıştır.
Sözügeçen kararnamede, 2 sayılı Kararnamenin İptali İstenen hükmünü değiştiriciveya kaldın nitelikte açık bir hüküm bulunmamakta ise de, geçici 3. maddesiyleaynı konunun daha geniş bir kapsam içinde yeniden düzenlediği görülmektedir. Bubakımdan 12 sayılı Kararnamenin yürürlüğe girdiği tarihte görevde olmalarısebebiyle haklarında bu kararnamenin yeni intibak hükümleri uygulanmış olanlar'için, araya başkaca bir kazanılmış hak konusu girmemiş olmak kaydiyle, 2 sayılıKararnamedeki hükmün artık uygulanma olanağının kalmayacağı düşünülebilir.
Ancak,12 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin ek geçici 41. maddesinde, (personelinintibakı bu kanun hükümlerine göre yapılan kurumlarda 31/5/1974 tarihindegörevde bulunmayanların intibakı yapılmaz.) denilmekte olduğundan, bu tarihtegörevde bulunmayan davacının 12 sayılı Kararnameye göre intibakının yapılmasımümkün olmadığından aynı Kararnamenin geçici 3. maddesi hükmünün uygulanması dasöz konusu değildir. Çünkü Kararnamenin geçici 3. maddesi hükmü, ikincifıkrasında açıkça yazılı olduğu üzere, (bu Kararname ile getirilen intibakhükümlerinin uygulanması sonucunda) doğan durumlara uygulanabilmektedir.
Buaçıklamadan, davacı hakkında 2 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin geçici 2.maddesinin ikinci fıkrası hükmünün geçerli olduğu ve davada uygulama yeribulunduğu anlaşılmıştır.
Bubakımdan söz konusu hüküm üzerindeki incelemenin sürdürülmesi gereklidir.
C-Hükmün Anayasaya aykırılığı sorunu :
2sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin geçici 1. maddesinin birinci fıkrası, buKararname ile getirilen yeni intibak hükümlerinin, 30/11/1970 tarihindekihukuki durumlar esas alınmak yoluyla uygulanarak önceki hükümlere göre yapılmışintibakların 1/6/1973 gününden geçerli olmak üzere yeniden düzenlenmesikuralını koymaktadır. Aynı kararnamenin geçici 2. maddesinin birinci fıkrasıda, aynı doğrultuda olmak üzere, 1/6/1973 gününe kadarki ödemelerin eskiintibaklara göre saplanan aylıklar üzerinden yapılmasını kurala bağlamaktadır.
Geçici2. maddenin iptali istenen ikinci fıkrası ise, bu kuralları pekiştirerek,1/3/1970 günü ile 1/6/1973 günü arasındaki süre için yeni intibaklarvesilesiyle herhangi bir fark ödemesi yapılmayacağını açıklamaktadır.
Görüldüğügibi aynı doğrultuda ve birbirini tamamlayıcı ve doğrulayıcı olan bu hükümlergenel nitelikte olup, 2 sayılı Kanun Hükmünde Kararnameye göre yapılan hertürlü intibak düzeltmelerim kapsamına almaktadır. Oysaki bu fıkralarda sözüedilen intibakı düzeltilenler arasında, 2 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin 4.maddesiyle değiştirilen ek geçici 2. maddesinin A fıkrasındaki esaslara göreintibakları yeniden düzenlenmiş olan kadro üstü aylıklı memurlar dabulunmaktadır.
Bugibilerin intibaklarının söz konusu A fıkrasıyla yeni bir esasa bağlanarakdüzeltilmiş olması ise, yasa koyucunun yeniden tanıdığı bir haktan doğmaolmayıp bir Anayasa buyruğunun zorunlu sonucu bulunmaktadır.
Şöyleki:
657sayılı Devlet Memurları Kanununun yürürlüğe girmesinden önceki hükümler,kazanılmış hak olarak yükseldikleri dereceye uygun kadro bulunmayan memurlara,kendi kadrolarında üç üst dereceye kadar yükselerek yeni derecelerine aitaylıklarım almalarına olanak vermekte idi. 657 sayılı Devlet MemurlarıKanununun bazı maddelerinin değiştirilmesi ve bu kanuna bazı maddeler eklenmesineve bu kanunun kapsamı dışında kalan kamu personelinin aylık ve ücretlerine,dair 31/7/1970 günlü, 1327 sayılı Kanunun 90. maddesiyle 657 sayılı Kanunaeklenen ek geçici l. madde ile, bütün memurların yeni sınıflarına intbaklarındauygulanacak esaslar gösterilmiş, ek geçici 2. madde ile de memurların yenisınıfları içindeki derecelere ne suretle intibak ettirilecekleribelirtilmiştir.
Sözkonusu ek geçici 2. maddenin birinci fıkrasıyla bütün memurların kadroaylıklarının tekabül ettiği derecelere intibak ettirilecekleri, genel kuralolarak, kabul olunduktan sonra, maddenin (b) fıkrasında kadro üstünde aylıkalmakta olan memurların durumu ele alınarak bunların da kadrolarına tekabüleden derecelere intibak ettirilmekle beraber aldıkları üst derece aylıklaratekabül eden yeni derecelerinin ilk kademe aylıklarının ödenmesi esasıbenimsenmiş ve fıkranın öteki hükümleriyle de aldıkları aylıklara denkkadrolara geçinceye kadar başkaca kademe ve derece ilerlemesi göremiyecekleriesası konulmuştur.
Sözkonusu (b) fıkrası hakkındaki bir itiraz üzerine Anayasa Mahkemesince verilen9/5/1972 günlü, 1971/58-1972/22 sayılı kararla, fıkra hükmünün Anayasaya aykırıbulunduğu saptanarak iptal edilmesine karar verilmiştir. (Resmî Gazete13/7/1972, sayı: 14244)
Kararın,gerekçesinde, eski barem kanunlarındaki kadro üstü yükselme sistemininnitelikleri ve özellikleri açıklandıktan sonra hükmün Anayasaya aykırılığı,aynen, şu yolda belirtilmektedir.
(Böylecekendi kadrosunda yükseltilen memur hakkındaki bu işlem yukarıda sayılan yerindeyükselme durumlarında (1) sayılısı dışındaki koşullara dayanmakta ise buişlemde memura kondurulabilecek en ulak bir hata, kusur veya memurun kendisinebağlanabilecek nitelik eksikliği de söz konusu değildir.
Bu,tamamen idarenin yol açtığı düzenleme ve kuruluş bozukluğunun bir sonucudur.Böyle olunca da memurun işlemin sorumlusu durumuna getirtilmesinde kazandığıhaklarından yoksun edilmesinin, kendisine aynı durumdaki öteki memurlardandeğişik ve daha geride haklar tanınmasının hukuk devleti ve eşitlik ilkeleriylebağdâştırılmasına olanak yoktur.
Gerçikadrosunda yükselenler arasında, yukarıda l sayısı ile gösterilen durumdabulunanlar, yeni kanunların koydukları çeşitli nitelikler bakımından esasen buderecelerdeki kadrolu görevlere yükselmeleri sakıncalı sayılmış olanlar davardır. Bu bakımdan bu gibilerin durumlarının yeni kanuna intibakta saklıtutulmasının hizmet bakımından zorunlu olduğu öne sürülebilir. Ancak söz konusuek geçici 2. maddenin (b) fıkrası, sadece bunlar için değil, bütün yerindeyükselen memurları kapsamına alan ve birinci kümenin dışında kalanlarbakımından haklı olmayan bir düzenleme getirmiştir.
Öteyandan 657 sayılı Kanun, (kadrosunda yükselme) usulünü sakıncalı görerek veyeni memurluk düzeninin bünyesiyle bağdaşır bulmayarak kaldırmışken öncekikanun hükümleri uyarınca, memurların eylem veya kusurları nedeniyle değiltamamen idarenin kendi tutumu yüzünden kadrosunda yükselttiği bir bölümmemurlara, sonuç itibariyle, eski sistemin bir devamı demek olan söz konusu (b)fıkrasındaki düzenlemenin reva görülmüş bulunması, kanun önünde eşitlikilkesini de zedelemektedir. Kanunun ek geçici 8. maddesi gözden geçirilirsegörülür ki, kamu görevlilerinden bir bölümün yeni derecelere intibakettirilmelerinde, kadrolarında aylık alanlarla, kadro üstünde aylık almaktabulunanlar arasında böyle bir ayrım yaratılmamış, her iki kümedekilerinaldıkları aylık derecelerine göre yeni derecelere intibak ettirilmeleri, eskiaylıklarında geçirilen sürelerinde yeni derecelerdeki kademe yükselmelerindesayılması ilkesi kabul edilmiştir.
Ayrıca657 sayılı Devlet Memurları Kanununa değişiklik getiren
sözkonusu 31/7/1970 günlü, 1327 sayılı Kanununun başka maddelerinde do bu vebenzer durumlardaki kazanılmış hakların değerlendirildiği, üstelik bir bölümgörevlilere eski hükümlere göre kazandıklarından da daha üstün haklar tanınmışolduğu görülmektedir.
Sözgelimi:
1-Ek geçici 2. maddenin (d) ve (e) fıkralarında, önceki kanun döneminde ihtisasve istisna mevkiinde bulunup da işgal ettikleri kadroları henüz kazanılmış hakolarak almamış olanların ve terfian tayin edildikleri kadro aylığı ilekazanılmış hak olan derece aylıkları arasındaki farkı tazminat olarak alanlarınintibaklarının kadro derecelerine göre yapılması esası kabul edilmek suretiyleeski kanundaki ayrıcalı durumları, daha da pekiştirilerek sürdürülmüştür.
2-Ek geçici 2. maddenin (f) bendi ile ek geçici 3. ve 4. maddelerde, eskihükümlere göre bareme tabi hizmet sayılmayan ve barem dereceleri bakımındanetkili olmayan D ve E cetvellerinde geçen hizmetlerin, üstelik Devlet dışındageçen hizmetlerin bir bölümünün, değerlendirilmek suretiyle yeni intibaklardasayılması kabul edilmiştir.
3-Ek geçici 5. madde ile, kadroya intibak ettirilen memurların öncekiderecelerinde geçirdikleri sürelerin tamamı yeni derecelerde değerlendirilerekkademe ilerlemesi verilmiştir.
4-Yukarıda da değinildiği gibi ek geçici 8. maddede yer alan bir bölüm kamugörevlilerinden eski hükümlere göre kadrolarında yükselmiş olanların durumları,aldıkları üst derece aylıklar üzerinden yeni kadro derecelerine intibakettirilmek suretiyle düzeltilmiş ve eski üst derece aylıklarda geçirdiklerisürelerin tamamının da yeni derecelerin kademe yükselmeleri bakımındansayılmasına gidilmiştir.
Görüldüğügibi kanun, kamu görevlilerinden bazılarının evvelce kazandıkları haklar vegeçirdikleri süreleri tam olarak değerlendirirken, hatta bir bölüm memurlariçin eskiden kazandıklarının da üstünde yeni haklar tanırken ,eski statününzorunlu sonucu olarak kadrolarında yükseltilmiş memurların büyük bir bölümününömürlerinden verdikleri yıllarla kazanmış oldukları süreleri değersiz halegetirmekte ve kendilerinin asla sebep olmadıkları, tamamen eski kanundan ilerigelme ve yeni kanun ile terk edilmiş bulunan yanlış bir düzeni sadece bunlarınşahıslarına özgü olarak devam ettirmektedir.
Kazanılmışhakların değersiz kalması ve haklı neden olmaksızın kanun önünde eşitsizlikyaratılması sonucunu doğuran bu hükmün Anayasanın 2. ve 12. maddelerineaykırılığı açık olduğundan iptaline karar verilmelidir.)
Aynıkararda; iptal üzerine bu gibi memurların durumunu düzenleyen bir hükümkalmayacağı için bir kanun boşluğu meydana geleceğinden, Anayasaya uygun yenibir düzenlemeye imkân verilmesi maksadiyle kararın, yayımı gününden başlayarakaltı ay sonra yürürlüğe girmesi kabul olunmuştur.
Kararıngerekçesindeki açıklamadan anlaşıldığı gibi, kadro üstünde aylık alanlarailişkin olarak 1/3/1970 tarihinden geçerli olmak üzere 1327 sayılı Kanunlakabul edilen intibak hükümleri Anayasaya aykırı bulunarak iptal edildiğinegöre, bu gibilerin durumlarının yine 1/3/1970 tarihinden geçerli olmak üzereyeni bir düzenlemeye bağlı tutulması, bu yapılırken de, öteki memurlara1/3/1970 tarihinden geçerli olmak üzere tanınmış hakların bunlara da aynentanınması ve kazanılmış haklarının saklı tutulması suretiyle Anayasanın eşitlikve hukuk Devleti ilkelerine uygun esaslar konulması gerekirdi.
Herne Kadar, 23/12/1972 günlü ve 2 sayılı Kararnamenin 4. maddesiyle değiştirilensöz konusu ek geçici 2. maddenin A fıkrasiyle, bu gibilerin intibak hükümleriAnayasaya uygun biçimde düzenlenmiş ise de, kararnamenin geçici 1. ve 2,maddelerinde, yasa koyucunun, bu kararname ile kabul ettiği öteki yeni intibakhükümlerinden yararlanan tüm memurlar arasına, bunların da sokulmuş olmasınedeniyle kadro üstü aylık alanlara ilişkin intibak düzeltmesinin eylemliolarak 1/3/1970 tarihinden itibaren geçerlilik kazanması ve ilgililerin bu süreiçinde yoksun kaldığı kazanılmış haklarından fiilen yararlanmaları önlenmiş veböylece önceki Anayasa Mahkemesi kararıyle Anayasaya aykırı olduğu saptanarakiptal edilmek yoliyle yürürlükten kaldırılması öngörülmüş bulunan bir hükmün, 2sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin geçici 1. ve 2. maddeleriyle, özelliklegeçici 2. maddenin iptali istenen ikinci fıkrası hükmü ile yürürlüktekalmasının sürdürülmesi sağlanmıştır.
Açıklanannedenlerle 2 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin geçici 2. maddesinin ikincifıkrasının birinci cümlesi hükmünün, 1327 sayılı Kanunun ek geçici 2. maddesinin(b) işaretli fıkrasında yer alanlar, yani kadro üstünde aylık alanlar, (bunlar,Danıştay 5. Daire kararında belirtildiği gibi, aynı zamanda 2 sayılı KanunHükmünde Kararnamenin ek geçici 2. maddesinin (A) fıkrasında yeralmaktadırlar.) açısından Anayasanın 2. ve 12. maddelerine aykırılığı meydandaolduğundan sözü geçen hükmün bu ölçü ve sınır içinde iptal edilmesine kararverilmelidir.
Ç-İplal hükmünün olayla sınırlı ve tarafları bağlayıcı nitelikte olması sorunu:
Anayasanın152. maddesinde (Anayasa Mahkemesi, diğer mahkemelerden gelen Anayasayaaykırılık iddiaları üzerine verdiği hükümlerin olayla sınırlı ve yalnıztarafları bağlayıcı olacağına da karar verebilir) ilkesi yer almaktadır.
İncelemelersırasında, itiraza konu olan hükmün niteliğinin gösterdiği özellik açısındansöz konusu Anayasa kuralının bu olayda uygulanması gerekip gerekmediğininüzerinde de durulmuştur.
Yukarıda(C) bendinde yapılan açıklamalardan da anlaşıldığı gibi itiraza konu olanhüküm, sadece davacıya etki yapan nitelikte olmayıp eski hükümlere göre kadroüstünde aylık almış olan tüm memurlar açısından geçerlidir. Bu bakımdan,kararın olayla sınırlı ve tarafları bağlayıcı nitelikte olarak verilmesihalinde, Anayasaya aykırılığı saptanmış bulunan böyle bir hükmün, davacı dışındakitüm ilgililer üzerindeki etkisinin sürdürülmesine, kanunların Anayasayauygunluğunu denetlemekle Anayasaca görevli kılınmış bulunan Anayasa Mahkemesi,kendi karariyle, olanak sağlamış olma durumuna geçecektir.
Kaldıkiortada, kararın olayla sınırlı ve tarafları bağlayıcı nitelikte verilmesinizorunlu kılan bir neden de bulunmamaktadır.
Bunedenlerle Anayasa'nın 152. maddesinde öngörülmüş bulunan söz konusu yetki buolayda kullanılmamalıdır.
NihatO. Akçakayalıoğlu bu görüşe katılmamıştır.
D-İptal karan sonunda, 2 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin kimi kurallarınınuygulanamaz duruma geçmesi sorunu;
2sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin geçici 2. maddesinin birinci fıkrasında (657sayılı Kanuna 1327 sayılı Kanunla eklenen ek geçici 2. maddenin (b) fıkrası vediğer intibak hükümlerine göre tesbit edilen derece ve kademe aylıklarınınödenmesine 31/5/1973 tarihine kadar devam olunur.) ve aynı maddenin üçüncüfıkrasında da (Ancak 1/3/1970 - 30/11/1970 tarihleri arasına ait aylık farkları1327 sayılı Kanun hükümlerine göre hesaplanarak ödenir.) hükümleri yeralmaktadır.
YukarıdaC bendinde verilmesi 'öngörülen iptal kararı sonunda, (1327 sayılı Kanunlaeklenen ek geçici 2. maddenin (b) fıkrası hükümlerine göre) intibaklarıyapılarak dereceleri tesbit olunanlara, yani kadroları Üstünde aylık alanlara,2 sayılı kanun hükmünde kararnamenin ek geçici 2 nci maddesinin (A) fıkrası iledüzenlenen yeni intibak hükümlerinin uygulanması sonucunda saptanan yeni aylıkderecelerinden dolayı, 1/3/1970 gününden başlayarak fark ödemesi yapılmasızorunluluğu doğmuş olacağından, bu durumdakilere artık, iptal edilmiş hükümleregöre yapılmış olan intibak dereceleri üzerinden aylık ödenmesine devam olunmasıolanağı kalmayacaktır.
Yineaynı sebeple, bu gibilerin 1/3/1970 gününden 1/11/1970 gününe kadar olan süreyeait aylık farklarının da, 2 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin ek geçici 2.maddesinin (A) fıkrasına göre düzeltilmiş bulunan yeni dereceleri üzerindenödenmesi zorunlu hale gelecektir.
Buaçıklamadan, 2 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin geçici 2. maddesinin birincifıkrasındaki (1327 sayılı Kanunla eklenen ek geçici 2.-maddesinin b fıkrası)hükmünün artık uygulanamaz duruma düşeceği ve aynı maddenin üçüncü fıkrasınında söz konusu (b) fıkrasına girenler (2 sayılı Kanun hükmünde Kararnamenin ekgeçici 2. maddesinin A fıkrasına girenler) açısından uygulanma olanağıkalmayacağı anlaşılmaktadır.
AnayasaMahkemesinin Kurulusu ve Yargılama Usulleri Hakkındaki 22/4/1962 günlü, 44sayılı Kanunun 28. maddesinin ikinci fıkrasında, (Ancak, eğer müracaat kanunveya içtüzüğün sadece belirli madde veya hükümleri aleyhine yapılmış olup da bubelirli madde veya hükümlerin iptali, kanun veya içtüzüğün diğer bazıhükümlerinin veya tamamının uygulanamaması sonucunu doğuruyorsa, AnayasaMahkemesi, keyfiyeti gerekçesinde belirtmek şartiyle, kanun veya içtüzüğünbahis konusu diğer hükümlerinin veya tümünün iptaline karar verebilir) hükmüyer almaktadır.
Yukarıdakiaçıklamalardan anlaşıldığı gibi iptal karan sonunda; 2 sayılı Kanun HükmündeKararnamenin geçici 2. maddesinin birinci ve üçüncü fıkralarının, durumları1327 sayılı Kanunun ek geçici 2. maddesinin (b) fıkrasına girenler (yani 2sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin ek geçici 2. maddesinin (A) fıkrasına girenler)açısından artık uygulanma olanağı kalmamıştır. Bu nedenle ve uygulamadakarışıklığa yer verilmemesi amacıyla sözü geçen fıkraların, durumları sözkonusu (b) fıkrasına girenler açısından söz konusu 28. maddenin ikinci fıkrasıuyarınca iptal edilmelerine karar verilmelidir.
VII-SONUÇ :
1-30 Aralık 1972 günlü, 14407 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanmış bulunan23/12/1972 günlü 2 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin geçici 2. maddesininikinci fıkrasındaki "aynı süre içinde hakkında emeklilik hükümleri uygulanmışolanlara da aylık veya ikramiye farkı ödenmez" hükmüne karşı yöneltilenitirazın yetki yönünden reddine, oybirliğiyle,
2-Aynı maddenin ikinci fıkrasındaki "Bu kararname ile getirilen intibakhükümlerinin uygulanması sonunda Devlet memuru (her ne suretle olursa olsungörevlerinden ayrılmış bulunanlar dahil) lehine doğan durumlar dolayısiyle1/3/1970 tarihinden 1/6/1973 tarihine kadar geçen süre için bir fark ödemesiyapılmaz" hükmünün, 31/7/1970 günlü, 1327 sayılı Kanunun ek geçici 2.maddesinin (b) işaretli fıkrasında yer alanlar açısından Anayasaya aykırıolduğuna ve iptaline, oybirliğiyle,
3-İptal hükmünün olayla ve yalnız tarafları bağlayıcı nitelikte olmasıgerekmediğine, Nihat O. Akçakayalıoğlu'nun karşı oyu ile ve oyçokluğu ile;
4-İptal kararı sonucu olarak, aynı maddenin birinci fıkrasındaki "657 sayılıKanuna 1327 sayılı Kanunla eklenen ek geçici 2. maddenin (b) fıkrası ve diğerintibak hükümlerine göre tesbit edilen derece ve kademe aylıklarının ödenmesine31/5/1973 tarihine kadar devam olunur" ve üçüncü fıkrasındaki "Ancak,1/3/1970-30/11/1970 tarihleri arasına ait aylık farkları 1327 sayılı Kanunhükümlerine göre hesaplanarak ödenir." kurallarının, da, yukarıda sözügeçen (b) fıkrasında yazılı olanlar açısından artık uygulanmamaları gerektiğinden22/4/1962 günlü, 44 sayılı Kanunun 28. maddesinin ikinci fıkrası uyarıncayalnız sözü geçenler bakımından iptallerine, oybirliği ile, 8/10/1974 günündekarar verildi.
Başkan
Muhittin Taylan
Başkanvekili
Kani Vrana
Üye
Kemal Berkem
Üye
İhsan Ecemiş
Üye
Ahmet Akar
Üye
Halit Zarbun
Üye
Abdullah Üner
Üye
Ahmet Koçak
Üye
Muhittin Gürün
Üye
Lütfi Ömerbaş
Üye
Hasan Gürsel
Üye
Ahmet Salih Çebi
Üye
Şevket Müftügil
Üye
Nihat O. Akçakayalıoğlu
Üye
Ahmet H. Boyacıoğlu
KARŞIOYYAZISI
31/5/1974tarihinde görevde olmayanlara uygulatmamakla 12 sayılı kararname, 2 sayılısınınintibak ilkelerini belli kimselere yöneltmiş ve bu hal mahkememiz kararının,onu isteyenle sınırlı tutulmasını gerektirmiştir.
Üye
Nihat O. Akçakayalıoğlu