ANAYASA MAHKEMESİ KARARI
Esas No:1974/31
Karar No:1974/43
Karar günü:24/10/1974
Resmi Gazete tarih/sayı:25.2.1975/15160
İtirazyoluna başvuran mahkeme: Antalya l inci Asliye Hukuk Mahkemesi.
İtirazınkonusu: 2/7/1964 günlü, 492 sayılı Harçlar Kanununa bağlı (1) sayılı"Yargı Harçları"na ilişkin tarifenin "Mahkeme Harçları"kesiminde "Karar ve îlâm Harçları başlıklı III. Bölümünün, 29/7/1970 günlü1318 sayılı Finansman Kanununun 105. maddesi ile değişik "MaktuHarçlar" başlığını taşıyan (2) sayılı fıkrasının (a) bendinde yer alap(davanın reddi kararlarından 15,- TL. maktu harç alınır) yolundaki kuralıniptali istenmiştir.
I-OLAY :
Antalyal nci Asliye Hukuk Mahkemesinde bir bölük süs eşyasının geri verilmesi, olmazsadeğerleri 6.900,- liranın tahsili istemi ile açılmış bulunan esas 1973/1723sayıda kayıtlı davanın 25/2/1974 günlü duruşmasında davacı vekilinin davadanferagat ettiklerini bildirmesi ve davacının da bu nedenle davanınreddedilmesini istemesi üzerine, Mahkeme feragat nedeni ile davanın reddine vedavacıdan 15,- TL. harç alınmasına karar verilmesi gerektiğini belirterek, buharcın belli edilmesinde uygulanan Kanun Kuralı olması bakımından 2/7/1964günlü Harçlar Kanununa bağlı (1) sayılı "Yargı Harçları" na ilişkinTarifenin "Mahkeme Harçları" kesiminde "Karar ve ilâmHarçları" başlıklı III. bölümünün 29/7/1970 günlü 1328 sayılı FinansmanKanununun 105 inci maddesi ile değişik "Maktu Harçlar" başlığınıtaşıyan (2) sayılı fıkrasının (a) bendinde yer alan (davanın reddikararlarından 15,- TL. maktu harç alınır) yolundaki kuralın, Anayasa'nınBaşlangıç bölümü ile ruhuna ve 12 nci maddesine aykırı olduğu kanısıylaAnayasa'nın değişik 151 ve 22/4/1962 günlü, 44 sayılı Kanunun 27. maddeleriuyarınca iptaline karar verilmesi için itiraz yoluyla Anayasa Mahkemesinebaşvurmuş bulunmaktadır.
III-YASA KURALLARI:
A)-iptali istenen yasa kuralı:
2/7/1964günlü, 492 sayılı Harçlar Kanununa bağlı (1) sayılı "YargıHarçları"na ilişkin Tarifenin "Mahkeme Harçları" kesiminde"Karar ve ilâm Harçları" başlıklı III. bölümünün, 29/7/1970 günlü,1318 sayılı Finansman Kanununun 105 nci maddesi ile değişik "MaktuHarçlar" başlığını taşıyan (2) sayılı fıkrasının itiraz konusu yapılankuralı içeren (a) bendi şöyledir:
"(a)l nci fıkra dışında kalan davalarla, taraf teşkiline imkân bulunmayan davalardave davanın reddi kararı ile icra tetkik mercilerinin l nci fıkra dışında kalankararlarından (15,- TL)"
B)İtirazın dayandığı Anayasa Kuralları:
l-Anayasanın BAŞLANGIÇ Bölümü:
"Tarihiboyunca bağımsız yaşamış, hak ve hürriyetleri için savaşmış olan;
Anayasave hukuk dışı tutum ve davranışları ile meşruluğunu kaybetmiş bir iktidarakarşı direnme hakkını kullanarak 27 Mayıs 1960 Devrimini yapan Türk Milleti;
Bütünfertlerini, kaderde, kıvançta ve tasada ortak, bölünmez bir bütün halinde, millîşuur ve ülküler etrafında toplayan ve milletimizi, dünya milletleri ailesinineşit haklara sahip şerefli bir üyesi olarak millî birlik ruhu içinde daimayüceltmeyi amaç bilen Türk Milliyetçiliğinden hız ve ilham alarak ve;
"YurttaSulh, Cihanda Sulh" ilkesinin, Millî Mücadele ruhunun, milletegemenliğinin, Atatürk Devrimlerine bağlılığın tam şuuruna sahip olarak;
İnsanhak ve hürriyetlerini, millî dayanışmayı, sosyal adaleti, ferdin ve toplumunhuzur ve refahını gerçekleştirmeyi ve teminat altına almayı mümkün kılacakdemokratik hukuk devletini bütün hukukî ve sosyal temelleri ile kurmak için;
TürkiyeCumhuriyeti Kurucu Meclisi tarafından hazırlanan bu Anayasayı kabul ve ilân veonu, asıl teminatın vatandaşların gönüllerinde ve iradelerinde yer aldığıinancı ile, hürriyete, adalete ve fazilete âşık evlâtlarının uyanık bekçiliğineemanet eder."
2-Anayasanın dayanılan 12 nci maddesi:
"Madde12. - Herkes, dil, ırk, cinsiyet, siyasî düşünce, felsefî inanç, din ve mezhepayırımı gözetilmeksizin, Kanun önünde eşittir."
Hiçbirkişiye, aileye, zümreye veya sınıfa imtiyaz tanınamaz."
3-Konu ile ilgili Anayasa Kuralı:
"Madde61- Herkes, kamu giderlerini karşılamak üzere, malî gücüne göre, vergi ödemekleyükümlüdür.
Vergi,resim ve harçlar ve benzeri malî yükümler ancak kanunla konulur.
Kanununbelli ettiği yukarı ve aşağı hadler içinde kalmak, ölçü ve esaslara uygun olmakşartiyle, vergi, resim ve harçların muafiyet ve istisnalariyle nisbet vehadlerine ilişkin hükümlerde değişiklik yapmaya, Bakanlar Kurulu yetkilikılınâbilir."
IV-İLK İNCELEME :
AnayasaMahkemesi; Muhittin Taylan, Kani Vrana, Kemal Berkem, İhsan Ecemiş, Ahmet Akar,Ziya Önel, Abdullah Üner, Ahmet Koçak, Muhittin Gürün, Lütfü Ömerbaş, HasanGürsel, Ahmet Salih Çebi, Şevket Müftügil, Nihat O. Akçakayalıoğlu ve Ahmet H.Boyacıoğlu'ndan kurulu olarak 24/9/1974 günlü toplantısında, İçtüzüğün 15 incimaddesi uyarınca yaptığı ilk incelemede: dosyanın eksiği bulunmadığı ve itirazkonusu yasa kuralının Mahkemenin, yöntemine uygun biçimde açılıp görmekteolduğu davada uygulama durumunda bulunduğu anlaşıldığından, işin esasınınincelenmesine oybirliğiyle karar verilmiştir.
V-ESASIN İNCELENMESİ :
itirazınesasına ilişkin rapor, Antalya l nci Asliye Hukuk -Mahkemesinin 18/7/1974günlü, 1974/1723 esas sayılı yazısı ile tamamlanarak gönderilen itiraz dosyasıiçindeki belgeler, itirazın gerekçesi, itiraz konusu yasa kuralı ile Anayasanındayanılan kuralı ve başlangıç Bölümü; bunlarla ilgili gerekçeler ve YasamaMeclislerindeki görüşmelere ilişkin tutanaklar ve ilgili öteki metinlerincelenerek, gereği görüşülüp düşünüldü:
Mahkemeitirazının gerekçesinde, her ne kadar Anayasa'nın Başlangıç Bölümü ile ruhundanda dolaylı bir biçimde söz etmiş ise de, gerekçenin incelenmesinden deanlaşılacağı üzere, kamu hizmetlerinin başta gelenlerinden bulunan yargıçalışmalarından Devletin harç adı altında bir çeşit vergi almasını ilke olarak yerindegörmekle birlikte itirazın esasını, davanın kabulü halinde davalıyayükletilecek nispî harç ile davanın vazgeçme nedeni ile reddi üzerine davacıdanalınacak maktu harç miktarları arasında bir ayrım bulunması yüzünden oluşanayrıcalıklı durum nedeniyle Anayasanın (Eşitlik) kenar başlığını taşıyan 12 ncimaddesindeki ilkelere dayandırmış bulunduğundan konunun sadece bu maddeyönünden incelenmesi ile yetinilmesi uygun olacaktır.
Gerçekten,Anayasanın 61 inci maddesinde, Devletin, kanunlarla (harç) niteliğinde gelirsağlıyabileceği açıkça gösterilmiş olduğuna idare hukukunun ve maliye biliminingenel kurallarına göre de, bazı kamu hizmetlerinden doğrudan doğruya yararlanankişilerden kanunla belirtilen miktarlarda alınan ve özel nitelikte bir çeşitvergiden ibaret olan paralar (harç) olarak adlandırılmakta bulunduğuna göre,2/7/1964 günlü ve 492 sayılı Harçlar Kanunuyla, yargı çalışmalarından, davalıveya davacı olarak doğrudan doğruya yararlanmakta olan kişilerden (harç) adıaltında bir para alınmasının kural olarak Anayasa'nın herhangi bir ilkesineaykırılığından söz edilmesi mümkün değildir.
Olaydauygulanması gerekli hükme göre, davanın kabulü veya davadan vazgeçilmesi nedeniile reddi halinde alınacak harçların birbirinden farklı olarak saptanmış bulunmasınınAnayasa'nın 12 nci maddesindeki eşitlik ilkesine aykırı olup olmadığı sorununagelince :
Yukarıkiaçıklamada da görüldüğü gibi itirazın esasını, bir hukuk davasının vazgeçmenedeni ile reddi halinde davacıdan alınan maktu harç ile, davanın kabulühalinde davalıdan alınan nisbî harç arasında, hem uygulanan kural hem de haremmiktarı bakımından büyük ölçüde ayrım bulunmasının Anayasa'nın eşitlik ilkesineaykırı bulunduğu düşüncesi teşkil etmektedir,
HarçlarKanununun sözkonusu hükümlerindeki ayırımlığını, Anayasa'nın eşitlik ilkesinidüzenleyen 12 nci maddesinin l inci fıkrasında sayılan nedenlerden hiçbirisinedayanmadığı, sadece (davadan vazgeçilmesi nedeni ile reddi) veya (davanınkabulü) gibi birbirinden farklı iki hukukî işlemin nitelikleri gözönüne alınmışolmasından ileri gelmekte bulunduğu ortadadır. Bu itibarla sözügeçen hükmün, builkelerden herhangi birisine aykırılığından söz edilemez.
Öteyandan bu farklı hükümlerle, Anayasa'nın 12 nci maddesinin 2 nci fıkrasındayasaklanan cinsten bir imtiyaz yaratıldığı da öne sürülemez.
ÇünküHarçlar Kanununa ekli bulunan tarifede, harca bağlı tutulan yargı işleri vebunlardan ne ölçü ve miktarda harç alınacağı belirtilmekte ise de, gerek nisbîve gerekse maktu harçların kimden alınacağı, yani harcın yükümlüsügösterilmediğinden, iptali istenen hükümde davanın tarafları yönünden birayrıcalık öngörülmüş değildir. Buna karşılık, bu tarifede yazılı harçlarınkimden alınacağı konusu 492 sayılı Harçlar Kanununun 11 inci maddesi ilesaptanmıştır. Bu maddeye göre genel olarak yargı harçlarının davayı açan veyaharca konu olan işlemin yapılmasını isteyen kişilerce ödenmesi yükümlülüğükonulmuş olup, bu Yasa da, ölçü ve miktarları davanın taraflarına göredeğişebilen bir harç alınması öngörülmemiştir. Bu bakımdan, olayımızda olduğugibi, konusu belli bir değerle ilgili bulunan davalarda, davanın kabulü ile vazgeçmenedeniyle reddi halleri, nitelikleri esas alınarak îlke olarak birbirleri ileaynı tutulmadığı gözönünde bulundurulduğunda, Harçlar Kanununun da davanıntarafları arasında ayrıcalıklı bir durum yarattığından söz edilemez.
Aslında,(İlâm Harçları), Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun 423 üncü maddesi ile(Yargılama Giderleri) arasında sayılmış ve 417 nci maddesi ile de bu giderlerindavada haksiz çıkacak taraftan alınması öngörülmüş bulunduğundan, olayımızdakigibi konusu belli bir değerle ilgili bulunan davalarda, kabul halinde hükümaltına alınan anlaşmazlık konusu değer üzerinden miktarı Harçlar Kanununa eklitarife uyarınca belirlenecek harcın haksız çıkması yüzünden davalıya veyadavanın vazgeçme nedeniyle reddi halinde ise haksız sayılması bakımındanHarçlar Yasasına bağlı tarifede gösterilmiş bulunan 15, TL. sından ibaret maktuharcın davacıya yükletilmesi Harçlar Kanununun değil, Hukuk Usulü MuhakemeleriKanununun bir gereği bulunmaktadır.
Yukarıdakiaçıklamalarda görüldüğü üzere, her iki halde de bir harç alınması, esas olarakvardır. Bu nedenle iki hal arasında ayırımlı bir durum yaratılmış değildir.Ancak iki hal arasında nitelik yönünden bir ayırım bulunmaktadır. Birincisindedavalının haksızlığı ölçüsünde ve diğerinde ise davacının, soyut olarak haksızsayılarak maktu bir harç ile yükümlü tutulması gibi birbirinden başka esasadayanılmaktadır. O halde birisinde nisbî ve diğerinde maktu harç alınması, bunitelik ayırımı dayanak alınarak kanunca öngörülmüş demektir. Çünkü, nisbî harebelli bir değere ilişkin davanın hüküm altına alınan bölümü ile orantılı olarakhesap edilmekte, davanın kabul olunmayan bölümü ise, bir hare;gerektirmemektedir. Bu yüzden, davanın tüm reddi halinde belirlenecek harca,maktu harç denmesi ve tarifede böylece gösterilmesi de doğrudur. Şu yönündeayrıca belirtilmesinde yarar vardır: harç bir ceza yaptırımı olmayıp yukarıdada işaret edildiği üzere kamu hizmetlerinden olan yargı çalışmalarında eldeedilen yarar ölçüsünde kanunla konulan bir çeşit malî yükümlülüktür. Bu nedenlede Yasanın harcı sağlanan yarar ölçüsünde taraflara ayırımlı miktarlardayüklemesi de doğaldır.
Anayasa'nınitiraz yoluna başvuran Mahkemece dayanılan 12 nci maddesinin birincifıkrasındaki eşitlik deyimi ile salt ve doğal değil, sadece hukuksal, yanikanun önünde eşitlik ilkesi kastedilmiştir. Maddenin .ikinci fıkrasında yeralan "Hiç bir kişiye, aileye, zümreye veya sınıfa imtiyaz tanınamaz."hükmü ile de aynı durumda bulunan kişilerden veya topluluklardan bir bölümünediğerlerinden daha çok veya daha geniş hak ve yetkiler tanınarak kanun önündeeşitlik ilkesinin bu yolla zedelenmesi önlenmekle, birinci fıkra hükmü başkabir yönden açıklanmaktadır.
Kanunönünde eşitlik ise, bütün yurttaşların hepsinin, her yönden aynı hükümlerebağlı tutulmaları demek değildir. Bir bölük yurttaşların başka hükümlere bağlıtutulmaları, haklı bir nedene ve ayrıma dayanmakta ise, böyle durumlarda kanunönünde eşitlik ilkesinin zedelenmiş olmasından söz edilemez. Aslında, insanlararasında yaradılış, çalışma gücü veya sağlık gibi bakımlardan veya nitelikçebunlara eşit nedenlerden ötürü bir çok ayrım bulunduğu ortadadır. Çünkü, bütünbu ayrı tutmalar açıklanan haklı nedenlerin bir sonucudur.
Özetlenecekolursa, kanun koyucu tarafından harçların niteliği ve kamu hizmetlerinin baştagelenlerinden bulunan yargı çalışmalarında tarafların yararlanmaları esastutularak konusu değerle ilişkili davalarda davanın kabulü ile vazgeçmenedeniyle reddi halleri arasındaki nitelik ayrımı gibi haklı bir nedenedayanmak yolu ile tarifede, birisinde nisbî diğerinde maktu harçyükletilmesinin öngörülmesi, Anayasa'nın gerek 12 nci maddesine ve gerek diğerbir buyurucu ve yasaklayıcı hükmüne aykırı düşmez.
VI-SONUÇ:
2/7/1964günlü, 492 sayılı Harçlar Kanununa bağlı (1) sayılı "Yargı Harçlarına ilişkintarifenin "Mahkeme Harçları" kesiminde "Karar ve îlâmHarçları" başlıklı III. bölümünün, 29/7/1970 günlü, 1318 sayılı FinansmanKanununun 105 İnci maddesi ile değişik "Maktu Harçlar" başlıklı (2)sayılı fıkrasının (a) işaretli bendinde yer alan (davanın reddi kararlarından15,- TL. maktu harç alınır) yolundaki kuralın Anayasa'ya aykırı olmadığına veitirazın reddine 24/10/1974 gününde oybirliği ile karar verildi.
Başkan
Muhittin Taylan
Başkanvekili
Kani Vrana
Üye
Kemal Berkem
Üye
Ahmet Akar
Üye
Halit Zarbun
Üye
Ziya Önel
Üye
Abdullah Üner
Üye
Ahmet Koçak
Üye
Muhittin Gürün
Üye
Lütfi Ömerbaş
Üye
Hasan Gürsel
Üye
Ahmet Salih Çebi
Üye
Şevket Müftügil
Üye
Nihat O. Akçakayalıoğlu
Üye
Ahmet H. Boyacıoğlu