ANAYASA MAHKEMESİ KARARI
Esas Sayısı : 1974/49
Karar Sayısı : 1975/2
Karar Tarihi:7/1/1975
İTİRAZ YOLUNA BAŞVURAN MAHKEME : İstanbul-ÜsküdarDevlet Güvenlik Mahkemesi.
İTİRAZIN KONUSU : Resmi Gazetenin 18.5.1974günlü, 14890 mükerrer sayısında yayımlanan “Cumhuriyetin 50 nci Yılı Nedeniyle BazıSuç ve Cezaların Affı” hakkındaki 1803 sayılı kanun’un 2. maddesinin (A) ve 1. maddesininde (A) bendlerinin biçim yönünden Anayasaya aykırı olduğuna ilişkin iddiayıciddi bulan Mahkeme, Anayasanın değişik 151. ve 22.4.1962 günlü, 44 sayılıkanunun 27. maddelerine dayanarak bu hükümlerin iptalleri istemiyle AnayasaMahkemesine başvurmuştur.
I- OLAY :
Genel Kurmay Başkanlığı Askeri Mahkemesi Askeri Savcılığının30.3.1973 günlü, 1973/63 sayılı iddianamesine göre; 1967 yılında işçi olarakçalışmak üzere gittiği İsviçre’den yurda dönerken Sofya’da tanıştığı bir Bulgarkadını ile evlenip orada ticarete başlayan ve bir kaçakçılık nedeniyle Bulgarpolisinin eline düşen sanığın Türk Askeri Birlik ve tesisleri hakkındabildiklerini kendilerine nakletmesi ve bu konularda Türkiye’den bilgi ve belgetoplayıp getirmesi tekliflerini kabul etmek ve bu amaçla 1972 yılındaTürkiye’ye gelip Askeri casusluk maksadıyla bir takım faaliyetlerde bulunmaksuretiyle milli müdafaaya hiyanet suçunu işlediği belirtilerek, Askeri CezaKanununun 56/A, D maddesi delâlettiyle Türk Ceza Kanununun 133/1, 136/3, 73,173, 31 ve 33 ncü maddelerine göre cezalandırılması istenmiş; Genel KurmayAskeri Mahkemesinde yargılanması sonunda 27.12.1973 de bu maddelerden AskeriCeza Kanununun 56. maddesi delâletiyle Türk Ceza Kanununun 133/1 nci maddesinegöre hakkında hükümlülük kararı verilmiş; sanık vekilince temyiz edilen buhüküm Askeri Yargıtay 1. Dairesinin 15.7.1974 günlü, 1974/50-648 sayılıilâmiyle görev yönünden bozulmuş ve hüküm Mahkemesince bozmaya uyularak verilen6.8.1974 günlü görevsiz kararı ile İstanbul-Üsküdar Devlet Güvenlik Mahkemesinegönderilen dosya üzerine bu Mahkemede başlıyan yargılamanın 4.Kasım.1974 günlüoturumunda C.Savcısı 1803 sayılı Af yasasının Mahkemenin sanık hakkındauygulanması gereken 2. ve 1. maddelerinin (A) bendlerinin biçim yönündenAnayasanın 92. maddesine aykırı düştüğünü kendi başına öne sürmüş; sanık vekilide bu düşünceye karşı bir itirazı olmadığını bildirmiştir. C. Savcısınıniddiasını ciddi gören Mahkeme, söz konusu af kanunun 2. ve 1. maddelerinin (A)bendlerinin biçim yönünden iptalleri için Anayasa Mahkemesine başvurulmasına 4Kasım 1974 gününde karar verilmiştir.
II-İTİRAZIN GEREKÇESİ ÖZETİ :
Sanık hakkında Türk Ceza Kanununun 133. maddesinin birinci fıkrasıgereğince açılmış bulunan davada, sübutu halinde suçun niteliğine ve işlenmegününe göre, sonradan yayınlanan 1803 sayılı af yasasının 2. maddesinin (A)bendinin uygulanması gerektiği Anayasa Mahkemesinin, söz konusu bu konunun 5. maddesinin(A) bendinin biçim yönünden iptaline ilişkin 2.7.1974 günlü, 19/31 sayılıkararında belirtildiği üzere, kanunun Türkiye Büyük Millet Meclisindemüzakeresi sırasında, Millet Meclisinde kabul edilen maddelerin CumhuriyetSenatosunda değişikliğe uğratılması sebebiyle, Anayasanın 92. maddesininbeşinci fıkrasına göre her iki meclisin ve karma komisyonunun metinlerininMillet Meclisinde bütün olarak oylanması gerekirken dördüncü bir metnin meydanagetirilmesi ve Millet Meclisinin üç metinden birini kabul etmek durumundaolmasına rağmen sadece Karma Komisyonu metninin oylanması ile yetinilmesi veöteki iki metnin oylanmasına devam edilmemesi suretleri ile Af Kanunun 5. maddesinin(A) bendini biçim yönünden Anayasaya aykırı hale getirmiş olduğu anlaşıldığıgibi, Anayasaya bu aykırılık durumunun kanunun 2. maddesinin itiraz olunan (A)bendi için de söz konusu bulunduğu, öte yandan af kanununun bir temel maddesiniteliğindeki 1. maddesinin (A) bendinin de davada uygulanması gereğidoğabileceği cihetle, bunun da biçim yönünden Anayasaya aykırı olduğunda kuşkubulunmadığı beyan olunmuş; durumun Anayasa Mahkemesinde incelenmesi ve 1803sayılı Af yasasının 2. maddesinin (A) ve 1. maddesinin yine (A) bendlerininbiçim yönünden iptal edilmeleri istenmiştir.
III-YASA METİNLERİ :
1- İtiraz konusu yasa metinleri:
a) 15.5.1974 günlü, 1803 sayılı Af Kanununun 2. maddesinin (A)bendi şöyledir: “A) Türk Ceza Kanununun 127.,128.,129.,131.,132.,133. ncümaddelerinde 135. nci maddesinin ikinci bendine, 136., 137.,138.,139 ncumaddelerinde, 146.ncı maddesinin üçüncü fıkrasında, 148. nci maddesinde, 149. ncumaddesinin üçüncü fıkrasında, 150,152,156,157,168,171,172 ve 384.ncü maddeleriile Askeri Ceza Kanununun 55,56 ve 59.ncu maddelerinde yazılı suçlardan dolayı5 yıl ve daha az bir süre ile mahkum olanların cezaları, fer’i ve mütemmimcezaları ile ceza mahkumiyetlerinin sonuçlarını da kapsamak üzereaffedilmiştir.
Yukarıda yazılı suçlardan dolayı beş yıldan fazla süre ile mahkumedilenlerin hürriyeti bağlayıcı cezalarının beş yılı ve para cezalarının tamamıaffedilmiştir.”
b) 15.5.1974 günlü 1803 sayılı Af Kanununun 1. maddesinin (A)bendi şöyledir:
“A) Kanunların suçu tespit eden asıl maddesinde, üst sınırı (12)yılı geçmiyen hürriyeti bağlayıcı bir ceza ile yahut yalnız veya birlikteolarak para cezası ile cezalandırdığı veya müsadereyi yahut bir meslek veyasanat’ın yapılmamasını veyahut bu cezalardan birini veya bir kaçını gerektirenfiiller hakkında takibat yapılmaz.”
2-İlgili yasa metinleri :
a) 22.5.1930 günlü, 1632 sayılı Askeri Ceza Kanununun 7331 sayılıkanunla değişik 56. maddesinin (1) sayılı fıkrasının (A) ve (D) bendlerişöyledir.”
“A) Türk Ceza Kanununun 133. maddesinde ve 136. maddesinin siyasive askeri casusluğa dair 3. fıkrasında yazılı cürümleri işleyenlere Türk CezaKanununa göre ceza verilir. Bu cürümleri seferberlikte veyahut TürkiyeCumhuriyetini tehdit eden yakın bir harp tehlikesi mevcut olduğunu gösterenfevkalade zamanlarda işleyenler veya işlemeye teşebbüs edenler, 136. maddeninson fıkrasında suçlunun taksirine müstenit olarak yazılı olan haller hariçolmak üzere ölüm cezası ile cezalandırılır.
“D) A ve B bendlerinde yazılı hiyanet cürümlerini işlemeyi birkimseden talep veya bu cürümleri işlemek için hizmetin arz veyahut böyle birtalebi veya arzı kabul edenler hakkında da, bu bendlerde yazılı cezalar aynenverilir. Eğer böyle bir talep veya arz veya kabul yazılı şekilde vukubulmuşsa,bu yazının fail tarafından mücerret gönderilmiş olmasiyle cürüm tamam olur.”
b) 1 Mart 1926 günlü, 765 sayılı Türk Ceza Kanununun 133. maddesininbirinci fıkrası da şöyledir:
“Devletin emniyeti veya dahili veya beynelmilel siyasi menfaatleriicabından olarak gizli kalması lazım gelen malumatı siyasi veya askeri casuslukmaksadiyla istihsal eden kimse 15 seneden aşağı olmamak üzere ağır hapis cezasıile cezalandırılır.”
3-Dayanılan Anayasa kuralları :
İstanbul-Üsküdar Devlet Güvenlik Mahkemesinin 1803 sayılı AfYasasının 2. ve 1. maddelerinin (A) bendlerinin itiraz yolu ile biçim yönündeniptali isteğine dayanak yaptığı Anayasanın 92. maddesinin beşinci fıkrası iseşöyledir:
“Millet Meclisi Cumhuriyet Senatosundan gelen metni benimsemezse,her iki meclisin ilgili komisyonlarından seçilecek eşit sayıdaki üyelerden birkarma komisyon kurulur. Bu komisyonun hazırladığı metin Millet Meclisinesunulur. Millet Meclisi, Karma Komisyonca veya Cumhuriyet Senatosunca veya dahaönce kendisince hazırlanmış olan metinlerden birini olduğu gibi kabul etmekzorundadır. Cumhuriyet Senatosunda üye tam sayısının salt çoğunluğu ile kabuledilmiş olan madde değişikliklerinde, Millet Meclisinin kendi ilk metninibenimsemesi için, üye tamsayısının salt çoğunluğunun oyu gereklidir. Bu haldeaçık oya başvurulur.”
IV. İLK İNCELEME :
Anayasa Mahkemesi, İçtüzüğün 15. maddesi uyarınca 28.11.1974gününde Kâni Vrana, Şahap Arıç, Ahmet Akar, Halit Zarbun, Ziya Önel, AbdullahÜner, Ahmet Koçak, Muhittin Gürün, Lütfi Ömerbaş, Hasan Gürsel, Ahmet SalihÇebi, Şevket Müftügil, Adil Esmer, Nihat O.Akçakayalıoğlu ve AhmetH.Boyacıoğlu’nun katılmaları ile yaptığı ilk inceleme toplantısında, aşağıdakikonular üzerinde durulmasını uygun görmüştür.
1- Anayasaya aykırılık itirazında bulunan Mahkemenin bu konudaki yetkisive esasa ilişkin incelemenin sınırlandırılması sorunları:
Anayasanın değişik 151. ve Anayasa Mahkemesinin Kuruluş veYargılama Usulleri Hakkındaki 22.4.1962 günlü, 44 sayılı Yasanın 27. maddeleriuyarınca bir mahkemenin Anayasaya uygunluk denetimi amacıyla AnayasaMahkemesine başvurabilmesi için özellikle iki koşulun oluşması gereklidir.Bunlardan birincisi, mahkemenin elinde usulünce açılmış, kendi görevine girenve bakmakta olduğu bir davanın var olması ikincisi de, Anayasaya aykırılığıileri sürülen yasa kuralının o davada uygulanması zorunluluğun bulunmasıdır.
Üsküdar Devlet Güvenlik Mahkemesinin elindeki dava, yukarıda olaybölümünde belirtildiği gibi, Genel Kurmay Başkanlığı Askeri Savcılığının30.31973 günlü iddianamesi ile bu Başkanlık Mahkemesinde açılmış ve 6.8.1974günlü görevsizlik kararı ile Üsküdar Devlet Güvenlik Mahkemesine gönderilmişolup, 26.6.1973 günlü, 1773 sayılı Devlet Güvenlik Mahkemeleri Kuruluş veYargılama Usulleri Hakkındaki Kanun gereğince bu Mahkemenin görevinegirmektedir. Bu itibarla Üsküdar Devlet Güvenlik Mahkemesinin elindeki davanınusulünce açılmış, kendi görevine giren ve bakmakta bulunduğu bir dava olduğundakuşku yoktur.
Bu davada, 1803 sayılı Af Yasasının itiraz edilen kurallarınınuygulanması zorunluğu konusuna gelince; sanığın yargılanması sonunda üzerineatılan suçun sübuta varması halinde Mahkemece uygulanacak kanun kurallarındanbirisi de suçun niteliği ve işlenme günü bakımlarından 15.5.1974 günlü, 1803sayılı Af Yasasının 2. maddesinin (A) bendidir. Çünkü, sanığın suçuna uyan cezayasaları maddeleri bu Af Kanununun 2. maddesinin (A) bendinde yazılıdır.Mahkemenin itiraz yoluyla Af Yasasının 2. maddesinin (A) bendinin iptaliniistemesi Anayasanın değişik 151. ve 44 sayılı yasanın 27. maddelerine uygundüşmekte ise de; Mahkemenin “1803 sayılı af yasasının 1. maddesinin (A) bendibir temel madde niteliğindedir. 2. maddesinin (A) bendinin biçim yönündeniptali halinde sanığın durumunun 1. maddesinin (A) bendine göre düşünülmesigerekecektir. Af tasarısının kanunlaşmasında bir kısım maddeler için geçerliolan biçim eksikliği 1. maddesinin (A) bendi için de geçerlidir.” gerekçesinive Af Kanununun 1. maddesinin (A) bendi hakkındaki istemini incelemeye olanakbulunmamaktadır. Çünkü; yukarıda işaret edilen yasa hükümlerine göre birmahkeme ancak, görmekte olduğu davada uygulama durumunda bulunduğu bir kuralıniptali için itiraz yoluna başvurabilir. Bunun dışında, baktığı bir davadaitiraz ettiği bir kuralın Anayasa Mahkemesince iptal edilmesi sonucundauygulama olasılığı doğabilecek bir başka yasa kuralı için de iptal isteğindebulunamaz. Bu nedenle, itirazın 1803 sayılı yasanın 1. maddesinin (A) bendineyönelen bölümünün, Mahkemenin bu konudaki yetkisizliği sebebiyle reddine kararverilmelidir.
Öte yandan; sanık hakkındaki kamu davası Askeri Ceza Kanunun 56. maddesinin(1) sayılı fıkrasının (A) ve (D) bendlerine ve bu bendlerin göndermedebulunduğu Türk Ceza Kanunun 133. maddesinin birinci fıkrasına göre açılmıştırve Mahkeme sanık hakkında ceza verirken, asıl olarak bu yasa hükümleriniuygulayacaktır. Halbuki Mahkemenin iptalini istediği 1803 sayılı Af Yasasının2. maddesinin (A) bendinde yukarıda yazılan yasa maddelerinden başka daha birçok maddeler yer almaktadır. Mahkemenin görmekte olduğu davanın ötekimaddelerle bir ilgilisi bulunmamaktadır. O halde, Anayasanın değişik 151. ve 44sayılı kanunun 27. maddeleri gereği olarak, itiraz yoluyla gelen bu işte esasınincelenmesi, Mahkememizin uygulama durumunda olduğu yasa hükümleriylesınırlandırılmalıdır.
Nihat O.Akçakayalıoğlu Mahkemenin itirazının af yasasının 2. maddesinin(A) bendinin tümünü kapsadığı, bu fıkra içinde bir ayırım ve sınırlandırmayapılamayacağı gerekçesiyle incelemenin sınırlandırılması kararınakatılmamıştır.
2- Anayasa Mahkemesinin itirazı inceleme görevi ve yetkisi olupolmadığı sorunu:
Suç ve cezaların affı hakkındaki yasanın Anayasaya uygunlukdenetimine tabi olup olamıyacağı sorunu üzerinde de tartışma yapılmış, AnayasaMahkemesince bu denetimin yapılmasına Anayasa açısından olanak bulunduğusonucuna varılmıştır. Ancak, bu konuya ilişkin gerekçe daha önce ResmiGazetenin 21 Ocak 1975 günlü, 15125 sayılı nüshasında yayımlanmış olan, AnayasaMahkemesinin 28.11.1974 günlü, Esas:1974/34, Karar: 1974/50 sayılı kararındagerektiği ölçüde açıklanmış olduğundan burada tekrarlanmamıştır.
Bu görüşe Şahap Arıç ve Halit Zarbun katılmamışlardır.
Yukarıda (1) ve (2) sayılı fıkralarda belirtilen konularınincelenmesi sonucunda:
a) Dosyanın eksiği bulunmadığına,
b) 15.5.1974 günlü, 1803 sayılı kanunun 1. maddesinin (A) bendineilişkin itirazın, elindeki davada uygulayacağı hüküm olmaması nedeniyle itirazyoluna başvuran Mahkemenin yetkisizliği yönünden reddine,
c) 15.5.1974 günlü, 1803 sayılı kanunun 2. maddesinin (A) bendineilişkin esas incelemenin 1 Mart 1926 günlü, 765 sayılı Türk Ceza Kanunundeğişik 133. maddesinin birinci fıkrası ve 22.5.1930 günlü, 1632 sayılı AskeriCeza Kanununun değişik 56. maddesinin (1) sayılı fıkrasının (D) bendi ilesınırlı olarak yapılmasına,
Nihat O.Akçakayalıoğlu’nun 1803 sayılı kanunun 2. maddesinin (A)bendinin bütünü ile esas incelemenin yapılması gerektiği yolundaki görüşü ileŞahap Arıç ve Halit Zarbun’un 1803 sayılı kanunun Mahkememizce Anayasayauygunluk denetimine tâbi tutulamayacağı yolundaki karşıoylarıyila ve oyçokluğuile,
28.11.1974 gününde karar verilmiştir.
V-ESASIN İNCELENMESİ :
İtirazın esasına ilişkin rapor, Üsküdar Devlet Güvenlik MahkemesiC.Savcılığının 13 Kasım 1974 günlü ve 1974/226 B.M. sayılı yazısıyla gönderilenÜsküdar Devlet Güvenlik Mahkemesi Başkanlığının 12 Kasım 1974 günlü,Esas.1974/17 sayılı yazısı ve ekleri; özellikle iddianame, duruşma tutanağı vegerekçeli karar; iptali istenen yasa kuralı, dayanılan Anayasa kuralları, ötekibelgeler ve metinler okunup incelendikten sonra, gereği görüşülüp düşünüldü:
1- İtiraz konusu kuralın biçim yönünden Anayasaya aykırılığısorunu:
İtiraz yoliyle iptal isteğinde bulunan Üsküdar Güvenlik Mahkemesi15.5.1974 günlü, 1803 sayılı Af Yasasının 5. maddesinin (A) bendinin iptalineilişkin olup 12.7.1974 günlü, 14943 sayılı Resmi Gazetede yayınlanmış bulunanAnayasa Mahkemesinin 2.7.1974 günlü, Esas: 1974/19, Karar: 1974/31 sayılıkararını da gözönüne alarak, bu yasanın Türkiye Büyük Millet Meclisindegörüşülmesi sırasında 2. maddesinin oylanmasının Anayasanın 92. maddesininbeşinci fıkrası hükümlerine uygun biçimde yapılmadığı ve böylece maddeninAnayasaya aykırı olarak kanunlaştığı sonucuna varmış ve maddenin (A) bendininiptali isteminde bulunmuştur.
Ancak; 2. maddeye ilişkin Millet Meclisi metninin CumhuriyetSenatosunca değiştirilmesi ve bu değişikliğin Millet Meclisincebenimsenmemesiyle Anayasanın 92. maddesinin beşinci fıkrasına göre kurulanKarma Komisyonda ve sonra Millet Meclisinde oylanma ve yeter sayı bakımlarındanaf kanununun 5. maddesiyle 2. maddesinin kanunlaşmaları kısmen değişik biçimdeoluşmuş bulunduğundan Mahkemenin, yukarıda II. bölümde açıklanan gerekçesigerçekle tam bir uygunluk göstermemektedir.
Gerçekten; Anayasaya uygunluğu önce biçim yönünden incelenmesigereken 15.5.1974 gün ve 1803 sayılı af yasası teklifinin Türkiye Büyük MilletMeclisinde görüşülmesi ve kanunlaşması biçimi, Millet Meclisi tutanak dergisinegöre dönen 4., cilt 3, toplantı 1, 14 Mayıs1974 günlü, 74. birleşim, sayfa560-562) özetle şöyle geçmiştir:
Millet Meclisince kabul edilen 2. madde metni CumhuriyetSenatosunda değiştirilince Anayasanın 92. maddesinin beşinci fıkrası hükmügereği olarak bu değişik metin tekrar Millet Meclisine gelmiş ve Meclisçebenimsenmemiş, bunun üzerine, kurulan karma komisyonda 2. madde için üçüncü birmetin hazırlanmış, her üç metin Millet Meclisinde sıra ile oya sunulmuş, KarmaKomisyon ve Cumhuriyet Senatosu metinleri gerekli oyu alamamış, Millet Meclisimetni ise 199 ret oyuna karşı 233 kabul oyu ile kanunlaşmıştır. Oylamada oysayısı itibariyle Anayasanın 92. maddesinin beşinci fıkrasına bir aykırılıkyoksa da, Anayasanın söz konusu bu hükmüne göre Millet Meclisi, CumhuriyetSenatosu ve karma komisyon metinlerinin olduğu gibi oya sunulması ve olduğugibi kabul veya ret olunması gerekir.
Anayasanın 92. maddesinin beşinci fıkrasında geçen “metin” ve“olduğu gibi” deyimlerinden ne anlaşılmak gerektiği, değişiklik metinlerininolduğu gibi değil de, madde madde oylamasındaki anayasal sakıncalar, bu biçimdeoylamanın neden maddenin iptalini gerektirdiği konuları, 1803 sayılı AfKanununun doğrudan iptal davasına konu yapılan 5. maddesinin (A) bendinin AnayasaMahkemesince iptaline ilişkin olup 12.7.1974 günlü, 14943 sayılı Resmi Gazetedeyayımlanan 2.7.1974 günlü, Esas: 1974/19, Karar: 1974/31 sayılı ve yine itirazüzerine verilip Resmi Gazetenin 21 Ocak 1975 günlü, 15125 sayılı nüshasındayayımlanan 28.11.1974 günlü, Esas: 1974/34, Karar:1974/50 sayılı kararlarındaayrıntılı biçimde açıklanmış olduğu için burada tekrarına gerek görülmemiştir.
Bu açıklamalara göre 15.5.1974 günlü, 1803 sayılı kanunun AfYasasına ilişkin olarak Millet Meclisi ile Cumhuriyet Senatosu arasındauyuşmazlık konusu olan maddeler meyanında bulunan 2. maddenin Millet Meclisindeayrı ayrı oylanmış olması onu Anayasanın 92. maddesinin beşinci fıkrasıhükümlerine aykırı kılar ve itiraz olunan (A) bendinin iptalini gerektirir.
Ancak; 28.11.1974 günlü sınırlama kararı uyarınca (A) bendininyalnız Mahkemenin bakmakta olduğu davada uygulama durumunda olduğu Türk CezaKanununun 133. maddesinin birinci fıkrası ile Askeri Ceza Kanunun 56. maddesinin(1) sayılı fıkrasının (D) bendi hükümleri yönünden iptaline karar verilmelidir.
Nihat O.Akçakayalıoğlu bu gerekçeye ve İhsan Ecemiş, Halit Zarbun,Ahmet Koçak ve Ahmet Salih Çebi bu görüşe katılmamışlardır.
2- İtiraz konusu kanun kuralının esas yönünden Anayasayaaykırılığı sorunu:
İtiraz konusu kuralın biçim yönünden Anayasaya aykırılığısaptanmış ve bu nedenle iptali öngörülmüş olduğundan, esas yönünden Anayasayaaykırılık sorunu üzerinde durulmaya yer kalmamıştır.
3- İptal hükmünün yürürlüğe giriş günü:
Anayasanın değişik 152. maddesinin ikinci fıkrasına göre AnayasaMahkemesince Anayasaya aykırı olduğundan iptaline karar verilen kanun veyaiçtüzük veya bunların iptal edilen kuralları, gerekçeli kararın Resmi Gazetedeyayımlandığı günde yürürlükten kalkar. Gereken hallerde Anayasa Mahkemesi,iptal hükmünün yürürlüğe gireceği gün ayrıca kararlaştırılabilir. Bu günkararın Resmi Gazetede yayımlandığı günden başlıyarak bir yılı geçemez.
22.4.1962 günlü, 44 sayılı kanunun 50. maddesinin Dördüncüfıkrasında da Anayasa Mahkemesinin, iptal dolayısiyle oluşacak boşluğu kamudüzenini tehdit edici nitelikte görürse, iptal hükmünün yürürlüğe gireceği günüayrıca kararlaştıracağı ve bu boşluğun doldurulması için Yasama Meclisleribaşkanlıklarına ve Başbakanlığa durumu duyuracağı yazılıdır.
Yukarıda belirlendiği üzere, 15.5.1974 günlü, 1803 sayılı kanunun2. maddesinin (A) bendinin Anayasaya biçim yönünden aykırılığı nedeniyle veTürk Ceza Kanunun 133. maddesinin birinci fıkrası ve Askeri Ceza Kanununun 56. maddesinin(1) sayılı fıkrasının (D) bendi hükümleri yönünden iptali öngörülmüştür. İptal,Yasa kuralının Anayasaya uygun biçimde oluşmamış bulunduğu yolunda AnayasaMahkemesince saptanan duruma ve varılan sonuca dayanmaktadır.
1803 sayılı Af Kanununun affettiği suç ve cezaların niteliği veniceliği ile beliren kapsamı karşısında iptal hükmünün kamu düzenini tehditedici yasal bir boşluğu oluşturacağından da söz edilemez.
Açıklanan nedenlerle, Anayasanın değişik 152. maddesinin ikincifıkrasında yer alan ve uygulanması, Anayasaca, Anayasa Mahkemesinin işideğerlendirilip gerekli görmesine bırakılmış bulunan salt yetkininkullanılmasına ve iptal hükmünün yürürlüğe gireceği günün ayrıcakararlaştırılmasına gerek görülmemiştir.
Halit Zarbun, Ziya Önel, Abdullah Üner ve Nihat O.Akçakayalıoğlubu görüşe katılmamışlardır.
SONUÇ : 1- 18.5.1974 günlü, 14890 mükerrer sayılı Resmi Gazetedeyayımlanan 15.5.1974 günlü, 1803 sayılı kanunun 2. maddesinin (A) bendindekikuralın Millet Meclisinde Anayasanın 92. maddesinin beşinci fıkrası hükmüneaykırı olarak oylanmış bulunması nedeniyle biçim yönünden ve Türk CezaKanununun 133. maddesinin birinci fıkrası ve Askeri Ceza Kanununun 56. maddesinin(1) sayılı fıkrasının (D) bendi ile sınırlı olarak iptaline, Nihat O.Akçakayalıoğlu’nunkendisine özgü gerekçesi ile ve İhsan Ecemiş, Halit Zarbun, Ahmet Koçak veAhmet Salih Çebi’nin karşıoylarıyle ve oyçokluğu ile,
2- İtiraz konusu yasa kuralı biçim yönünden iptal edilmiş olduğunagöre ayrıca esasa yönünden aykırılık konusu üzerinde durulmasına yer olmadığınaoybirliğiyle;
3- İşin niteliğine göre Anayasanın değişik 152. maddesinin ikincifıkrası uyarınca iptal hükmünün yürürlüğe gireceği günün ayrıcakararlaştırılmasına yer olmadığına, Halit Zarbun, Ziya Önel, Abdullah Üner veNihat O.Akçakayalıoğlu’nun karşıoylarıyle ve oyçokluğu ile;
7.1.1975 gününde karar verildi.
Başkan
Muhittin TAYLAN
Başkanvekili
Kâni VRANA
Üye
İhsan ECEMİŞ
Üye
Ahmet AKAR
Üye
Halit ZARBUN
Üye
Ziya ÖNEL
Üye
Abdullah ÜNER
Karşıoy yazısı ektedir.
Üye
Ahmet KOÇAK
Üye
Lütfi ÖMERBAŞ
Üye
Hasan GÜRSEL
Üye
Ahmet Salih ÇEBİ
Üye
Şevket MÜFTÜGİL
Karşıoy yazısı eklidir
Üye
Adil ESMER
Üye
Nihat O.AKÇAKAYALIOĞLU
Üye
Ahmet H.BOYACIOĞLU
Karşıoyyazısı ile
KARŞIOY YAZISI
12.7.1974 günlü ve 14943 sayılı Resmi Gazetede yayımlananMahkememizin 2.7.1974 gün ve 1974/19-31 sayılı kararına ilişkin karşıoy yazımdaaçıkladığım gerekçelerle, çoğunluğun bu kararındaki görüşlerine de karşıyım.
Üye
İhsan ECEMİŞ
KARŞIOY YAZISI
21.1.1975 günlü 15125 sayılı Resmi Gazetede yayımlananMahkememizin 28.11.1974 günlü, 1974/34-50 sayılı kararına ilişkin karşıoyyazımda açıkladığım gerekçelerle, çoğunluğun bu kararına da katılmıyorum.
Üye
Halit ZARBUN
KARŞIOY YAZISI
21.1.1975 günlü 15125 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan AnayasaMahkemesinin 28.11.1975 günlü, 1974/34 Esas ve 1974/50 sayılı kararında açıkladığımnedenlerle çoğunluğun süreye ilişkin görüşlerine katılmıyorum.
Üye
Ziya ÖNEL
KARŞIOY YAZISI
Cumhuriyetin 50 nci Yılı dolayısiyle yayımlanan 1803 sayılı AfKanununun 2 nci maddesinin (A) bendinin, Millet Meclisinde Anayasanın 92 ncimaddesinin beşinci fıkrasına aykırı biçimde oylanmış olması nedeniyle AnayasaMahkemesince, esası incelenmeksizin ve TCK.nun 133 ncü maddesinin birincifıkrası ve Askeri Ceza Ka.nun 56. maddesinin birinci fıkrasının D bendilesınırlı olmak üzere iptaline karar verilmiştir. Bu itibarla Yasama Organınınsözü edilen hükmü yeniden düzenlenmek yetkisi mevcuttur. Böylece olunca, YasamaOrganına bu yetkisini kullanabilme olanağının sağlanması zorunluğu ortayaçıkmaktadır.
Yasama organının bu yetkisini kullanabilmesi için de AnayasaMahkemesi kararının Resmi Gazetede yayımlanmasından itibaren – Anayasanın 152nci maddesiyle 44 sayılı Kanunun 50 nci maddesinin üçüncü fıkrası gereğince –iptal hükmünün yürürlüğe girmesi hususunda yeterli bir sürenin tanınmasıgerekmektedir. Böyle bir süre tanınmadığı takdirde Anayasa Mahkemesinin iptalkararı Resmi Gazetede yayınlandığı tarihte iptal edilen kanun hükmü yürürlüktenkalkacak ve bu suretle Yasama Organının bu bend hükmünü yeniden düzenlenmesinezaman ve fırsat kalmayacaktır.
İptal hükmünün yürürlüğe girmesinde bir süre verilmek için herhalde kamu düzenini tehdit edici yasal bir boşluk meydana gelmesine gerekyoktur.Anayasanın 152 nci maddesinde böyle bir şart aranmamış ve 44 sayılıKanunun 50 nci maddesinde üçüncü fıkrasında da Anayasanın bu hükmüne paralelolarak yine böyle bir şart konulmamış, Anayasa Mahkemesinin gerekli gördüğühallerde iptal hükmünün yürürlüğe gireceği tarihi ayrıca kararlaştırabileceğide yazılmış ve bundan ayrı olarak aynı maddenin dördüncü fıkrasında da (birkanun veya içtüzüğün veya bunların belirli hükümlerinin iptali halinde meydanagelecek olan boşluğun kamu düzenini tehdit edici mahiyette) görülmesi halindeise iptal hükmünün yürürlüğe girdiği tarihte kararlaştırılacağı hükmebağlanmıştır.
Görülüyorki: Anayasanın ve 44 sayılı Kanununun bu hükümlerinenazaran iptal hükmünün yürürlüğe girmesi için süre saptanması hususunda herhalde (Kamu düzenini tehdit edici bir boşluk) un meydana gelmesine gerekbulunmamaktadır. Sadece (gereken haller) de böyle bir süre verilebilecektir.
Olayda ise Anayasanın 152 nci maddesinde yazılı (gereken hal)kaydının bulunup bulunmadığı hususuna gelince:
Anayasanın 64 üncü maddesine göre genel ve özel af ilân etmeyetkisi Türkiye Büyük Millet Meclisine ait bulunmaktadır. Bu merci Affınkapsamını belli etmeğe de yetkilidir. Anayasa Mahkemesinin görüşü de bumerkezdedir. (Anayasa Mahkemesi Kararı: 9.6.1964 gün, E:1964/12, K:1964/47.Anayasa Mahkemesi Kararlar Dergisi, Cilt 2, S:176).
Kanun koyucu, Anayasanın verdiği bu yetkiye dayanarak sosyalyararları da gözönünde tutmak suretile 1803 sayılı Af Kanunu ile bir kısımsuçları ve cezaların tamamen affederken bir kısım suçların cezalarının 12yılını ve diğer bir kısım suçların cezalarının ise yalnız beş yılını affetmeyiuygun bulmuş ve bu arada Türk Ceza Kanunun 133 ncü ve Askeri Ceza Kanunun 56ncı maddelerinin yazılı casusluk ve Milli Müdafaaya Hiyanet suçlarının tamamendeğil yalnız cezalarından beş yılının affedilmesini öngörmüştür.
İptal hükmünün yürürlüğe girmesi hususunda süre tanınmamasıhalinde Anayasa Mahkemesinin iptal kararı Resmi Gazetede yayımlandığı tarihteAf Kanununun söz konusu kuralı yürürlükten kalkacak ve böylece bu gibi casuslukve Milli Müdafaaya Hiyanet suçları dahi, kanun koyucunun takdiri ve idaresidışında bu kanunun birinci ci maddesindeki geniş kapsamlı affa tâbi tutulmuşolacaktır.
Yukarıda yazılı nedenlerle, Anayasa’nın 152 nci maddesi gereğinceiptal hükmünün yürürlüğe gireceği tarihin yeterli bir süre ile saptanmasıgerekeceği kanısındayım. Süre verilmemesi kararına karşıyım.
Üye
Abdullah ÜNER
KARŞIOY YAZISI
21.1.1975 günlü 15125 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan 1974/34-50sayılı Mahkememiz kararına ilişkin karşıoy yazısının 3 numaralı bendindeaçıkladığım gerekçelerle, çoğunluğun bu kararının aynı konuyla ilgili kısmınakatılmıyorum.
Üye
Ahmet KOÇAK
KARŞIOY YAZISI
21.1.1975 günlü 15125 sayılı Resmi Gazetede yayımlananMahkememizin 1974/34-50 sayılı kararına ilişkin karşıoy yazısının 2 numaralıbendinde açıkladığım gerekçelerle, çoğunluğun iptale ilişkin görüşünekatılmıyorum.
Üye
Ahmet Salih ÇEBİ
KARŞIOY YAZISI
ResmiGazete’nin 14943 sayısında yer alan Mahkememiz 2.7.1974 gün ve 19/31 sayılıKararına bağlı karşı oy yazımda T.C.Anayasası’nın 92. madde 5. fıkra hükmününişletiliş koşul ve biçimi hakkında açıkladığım kişisel görüşlerim ve yine ResmiGazete’nin 15125 sayılı nüshasında yayımlanmış 28.11.1974 günlü 34/50 sayılıMahkememiz kararına ekli karşı oy yazımda da 1803 sayılı K.un 2. maddesi (A)bendi için dahi geçerli olmak üzere (B) bendinin taşıdığı ayrıcalık kuralınınniteliği ve bu bent muhtevasından bir bölüm için verilmiş iptâl hükmününyürürlüğünün ileri bir tarihe bırakılmasını gerektiren hâl varlığı hususlarındabelirttiğim düşüncelerim ile,
7.1.1975gün ve 49/2 sayılı kararın iptâle varan sonucuna katılmakta, iptâl hükmününyürürlüğünün geri bırakılmayışına karşı bulunmaktayım.
Üye
Nihat O. AKÇAKAYALIOĞLU