ANAYASA MAHKEMESİ KARARI
Esas Sayısı : 1974/51
Karar Sayısı : 1975/3
Karar Tarihi:7/1/1975
İTİRAZ YOLUNA BAŞVURAN MAHKEME : İstanbul2. Ağır Ceza Mahkemesi.
İTİRAZIN KONUSU : 15.5.1974 günlü ve 1803sayılı “Cumhuriyetin 50 nci Yılı Nedeniyle Bazı Suç ve Cezaların Affı” hakkındaki1803 sayılı Kanun’un 2. maddesini Anayasanın 92. maddesine aykırı gören MahkemeAnayasanın değişik 151. ve 22.4.1962 günlü, 44 sayılı Kanunun 27. maddelerinedayanarak iptal istemile Anayasa Mahkemesine başvurmuştur.
I- OLAY :
26.3.1973 günlü ve 1973/5678 sayılı iddianame ile sanıklarhakkında topluca uyuşturucu madde suçundan İstanbul 2. Ağır Ceza MahkemesineCumhuriyet Savcılığınca dava açılmış ve sanıkların Türk Ceza Kanununun 403. maddesinin3.4. ve 6. fıkraları uyarınca cezalandırılmaları istenmiştir. Duruşma sırasındasanıklar vekili 2.10.1974 günlü gerekçeli dilekçe ile, mahkemece 1803 sayılıKanunun 2. maddesinin davada uygulanması gerekeceği, oysa bu maddenin biçimyönünden Anayasaya aykırı olarak yasalaştığı öne sürülmüş ve Cumhuriyet Savcısıda bu düşünceye katılmıştır. Mahkeme bu iddiaları ciddi görmüş ve 23.10.1974günlü oturumda, davada uygulama durumunda olduğu 1803 sayılı Kanunun 2. maddesininiptali için Anayasa Mahkemesine başvurulmasına karar vermiştir.
II-İTİRAZIN GEREKÇESİ :
İtiraz yoluna başvuran Mahkemenin gerekçesi 23.10.1974 günlükararında “Anayasa Mahkemesinin resmi gazetenin 12.Temmuz.1974 tarihlinüshasında reşrolunan 974/19 esas 974/31 karar sayılı kararında, CumhuriyetSenatosu ile Millet Meclisi arasında uyuşmazlık konusu olan maddelerin MilletMeclisinde ayrı ayrı oylanması Anayasanın 92.nci maddesinin 5. fıkrasınaaykırılık teşkil ettiği cihetle 1803 sayılı af kanununun 5/A maddesinin iptalicihetine gidildiği görülmüş ve görülmekte olan bu davada tatbiki gereken 1803sayılı af kanununun 2/B-2/A maddesinin dahi Cumhuriyet Senatosu ve MilletMeclisi arasında anlaşmazlık konusu olduğu ve bu madde, 92.nci maddenin 5 ncifıkrasına aykırı olarak ayrı ayrı oylanmadığı cihetle Anayasa Mahkemesinin yukarıdasözü edilen kararındaki mucip sebepler 2 nci madde hakkında da aynen bahiskonusu olup böylece 1803 sayılı af kanununun bu davada tatbiki gereken 2 ncimaddesinin biçim yönünden Anayasaya aykırı olduğu ciddi kanısına varıldığındandosya örneği çıkartılarak konunun Anayasa Mahkemesine intikal ettirilmesine”biçiminde açıklanmış bulunmaktadır.
III-YASA METİNLERİ :
1- Anayasaya aykırılığı ileri sürülen kanun kuralı:
18.Mayıs.1974 günlü, 14890 mükerrer sayılı Resmi Gazete’deyayımlanan 15.5.1974 günlü, 1803 sayılı Cumhuriyetin 50 nci Yılı Nedenile BazıSuç ve Cezaların Affı Hakkındaki Kanunun 2. maddesi şöyledir:
“Madde 2-7.2.1974 tarihine kadar işlenmiş:
A)Türk Ceza Kanununun 127,128,129,31,132,133 ncü maddelerinde, 135nci maddesinin ikinci bendinde, 136,137,138,139 ncu maddelerinde, 146 ncımaddesinin üçüncü fıkrasında, 149 ncu maddesinin üçüncü fıkrasında,150,152,156,157,158,171,172 ve 384 ncü maddeleriyle Askeri Ceza Kanununun 55,56ve 59 ncu maddelerinde yazılı suçlardan dolayı 5 yıl veya daha az süre ilemahkum olanların cezaları, fer’i ve mütemmim cezaları ile cezamahkumiyetlerinin sonuçlarını da kapsamak üzere affedilmiştir.
Yukarıda yazılı suçlardan dolayı beş yıldan fazla süre ile mahkumedilenlerin hürriyeti bağlayıcı cezalarının beş yılı ve para cezalarının tamamıaffedilmiştir.
B) Türk Ceza Kanununun 202, 203, 205, 206, 207, 208, 209, 210, 212,213, 214, 215, 216,217,218,219,403 ncü maddeleriyle 404 ncü maddesinin birincibendinde ve 406,407,414/1,415,416/2-3,491,492,493,494,495,496,497,498,499,500,503ve 510 ncu maddeleriyle Askeri Ceza Kanununun 131 ve 132 nci maddelerindegösterilen suçları işleyenler hakkında Devlet zararının ödenmesi ve tazminathükümleri saklı kalmak şartiyle bu maddenin (A) bendi hükmü uygulanır.”
2- Dayanılan Anayasa Kuralı:
Mahkemenin Anayasaya aykırılık gerekçesinde dayanak tutulanAnayasa hükmü, 92. maddenin beşinci fıkrasıdır. Bu fıkra hükmü şöyledir:
Madde 92/5-Millet Meclisi, Cumhuriyet Senatosundan gelen metnibenimsemezse, her iki Meclisin ilgili komisyonlarından seçilecek eşit sayıdakiüyelerden bir karma komisyon kurulur. Bu komisyonun hazırladığı metin MilletMeclisine sunulur. Millet Meclisi, Karma Komisyonca veya Cumhuriyet Senatosuncaveya daha önce kendisince hazırlanmış olan metinlerden birini olduğu gibi kabuletmek zorundadır. Cumhuriyet Senatosunda üye tamsayısının salt çoğunluğu ilekabul edilmiş olan madde değişikliklerinde, Millet Meclisinin kendi ilk metninibenimsemesi için, üye tamsayısının salt çoğunluğunun oyu gereklidir. Bu haldeaçık oya başvurulur.”
IV. İLK İNCELEME :
Anayasa Mahkemesi İçtüzüğünün 15. maddesi uyarınca 3.12.1974gününde Muhittin Taylan, Kâni Vrana, Kemal Berkem, İhsan Ecemiş, Ahmet Akar,Halit Zarbun, Abdullah Üner, Ahmet Koçak, Muhittin Gürün, Lütfi Ömerbaş, HasanGürsel, Ahmet Salih Çebi, Şevket Müftügil, Nihat O.Akçakayalıoğlu ve AhmetH.Boyacıoğlu’nun katılmalariyle yapılan ilk inceleme toplantısında, esas hakkındainceleme raporu hazırlanmasından önce aşağıdaki sorunlar üzerinde tartışmazorunluğu duyulmuştur:
1- Anayasaya aykırılık itirazında bulunan Mahkemenin yetkisi veesas hakkındaki incelemenin sınırlandırılması sorunu:
Anayasanın değişik 151. ve 22.4.1962 günlü, 44 sayılı Kanunun 27. maddesiuyarınca bir mahkemenin Anayasaya uygunluk denetimi amacıile AnayasaMahkemesine başvurması için özellikle iki koşulun varlığı öngörülmektedir.Bunlardan biri, o mahkemenin elinde bakmakta olduğu bir davanın bulunması,ikincisi de, Anayasaya aykırılığı ileri sürülen yasa kuralının o davadauygulanması zorunluluğunun bulunmasıdır. Bu işte, Mahkemenin elinde görülmekteolan bir davanın varlığından kuşku yoktur. Suçun ispatlanması halinde sanıkhakkında, eylemin niteliğine ve işleniş gününe göre 15.5.1974 günlü, 1803sayılı Af Kanununun 2. maddesinin uygulanması gereklidir. Ancak bu maddeninkapsamı çok geniştir. (A) ve (C) bentlerinin Mahkemece davada uygulama olanağıbulunmamaktadır. Sadece (B) bendinin Türk Ceza Kanununun 403. maddesinin olaylailgili üç ve dördüncü fıkralarının davada uygulama zorunluğu vardır. Çünküsanıklar üzerine atılan suç, birlikte uyuşturucu madde satmaktan ibarettir. Ohalde Mahkemenin, 2. maddenin tamamını kapsayan itirazında yetki sınırıaşılmıştır. Bu bakımdan esas incelemenin, (B) bendinin Türk Ceza Kanunun 403. maddesininolayla ilgili bulunan üç, dört ve altıncı fıkralarıyla sınırlı olarak,yapılması, Anayasanın yukarıda anılan değişik 151. ve 44 sayılı yasanın 27maddeleri gereğinden bulunmaktadır.
Nihat O.Akçakayalıoğlu itirazın, 2. maddesinin (B) bendinin tümünükapsadığı, bu madde içinde bir ayırım yapılmasına olanak bulunmadığıgerekçesile yukarıda anılan sınırlama kararına katılmamıştır.
2- Anayasa Mahkemesinin itirazı inceleme görevi ve yetkisi olupolmadığı sorunu:
Suç ve cezaların affı hakkındaki Yasama belgelerinin Anayasayauygunluk denetimine tâbi olup olmayacağı sorunu üzerinde de tartışmalaryapılmış, bu denetimin yapılmasına Anayasal açıdan olanak bulunduğu sonucunavarılmıştır. Konu hakkındaki gerekçe daha önce 28.11.1974 günlü, Esas:1974/34,Karar: 1974/50 sayılı kararda (Resmi Gazete; gün: 21.1.1975 sayı: 15125) açıklanmışolduğundan burada tekrarında görülmemiştir.
Bu görüşe Halit Zarbun katılmamıştır.
Dosyada başka eksiklik görülmediğinden işin esasının incelenmesinekarar verilmiştir.
V-ESASIN İNCELENMESİ :
İtirazın esasına ilişkin rapor, İstanbul 2. Ağır Ceza MahkemesiBaşkanlığının 15.11.1974 günlü ve 1973/128 sayılı yazısına bağlı olarak gelen23.10.1974 günlü gerekçeli ara kararı ve ekleri, iptali istenen yasa kuralı,dayanılan Anayasa kuralları, bunlara ilişkin gerekçeler ve başka yasamabelgeleri ve konu ile ilişkisi bulunan öteki metinler okunduktan sonra gereğigörüşülüp düşünüldü:
1-Anayasal denetim isteğinde bulunan İstanbul 2. Ağır CezaMahkemesi kararında, iptal davası konusu yapılan yasa kuralının biçim yönündenAnayasaya uygun olarak yasalaşmadığı ve bu nedenle iptali gerektiğibelirtilmektedir.
15.5.1974 günlü, 1803 sayılı kanunun 5. maddesinin (A) bendi, dahaönce Anayasa Mahkemesine doğrudan doğruya iptal davası konusu olarak getirilmişve Anayasanın 92. maddesinin beşinci bendinde öngörülen biçim kuralınaaykırılığı saptanarak iptal edilmiştir. Bu konudaki 2.7.1974 günlü ve 19/31sayılı karar Resmi Gazete’nin 12.7.1974 günlü, 14943 sayılı nüshasındayayımlanmıştır. Yine 1803 sayılı kanunun 2. maddesinin (A) işaretli bendindeTürk Ceza Kanununun 127. ve Askeri Ceza Kanununun 56. maddesi ile ilgili olarakyer alan kural da, 28.11.1974 günlü, 34/50 sayılı kararla Anayasanın 92. maddesininbeşinci fıkrasında açıklanan biçim kuralına aykırı görülerek iptal edilmiştir.Bu karar da Resmi Gazetenin 22.1.1975 günlü, 15125 sayılı nüshasındayayımlanmıştır.
İtiraz konusu yasa kuralı da 1803 sayılı kanunun 2. maddesinin (B)bendine ilişkindir ve biraz önce sözü geçen 28.11.1974 günlü, 34/50 sayılıkararda belirtilen biçim eksikliği ile oluşmuştur. Şu halde (A) bendi içingösterilen iptal nedenleri aynen (B) bendi için de geçerlidir. Bu nedenler28.11.1974 günlü, 34/50 sayılı kararda bütün açıklığı ile belirtilmişolduğundan burada tekrarına gerek görülmemiştir.
Ancak, 3.12.1974 günlü ilk inceleme evresinde kararlaştırıldığıüzere 1803 sayılı Kanunun 2. maddesinin (B) bendinin, sadece, Mahkememinelindeki davada uygulama yeri bulunan Türk Ceza Kanununun 403. maddesinin üç,dört ve altıncı fıkralarıyla sınırlı olarak iptal edilmesi gerekmektedir.
Nihat O.Akçakayalıoğlu, kendisine özgü gerekçesi saklı kalmaküzere, iptal sonucuna katılmıştır.
İhsan Ecemiş, Halit Zarbun, Ahmet Koçak ve Ahmet Salih Çebi bugörüşe katılmamışlardır.
2- İtiraz konusu yasa kuralının biçim yönünden iptalini kararverilmiş olmakla, artık esas yönünden Anayasaya aykırılığı sorunu üzerindedurulmasına yer kalmamıştır.
3- İptal hükmünün yürürlüğe giriş günü:
Anayasanın değişik 152. maddesinin ikinci fıkrasına göre AnayasaMahkemesince Anayasaya aykırı olduğundan iptaline karar verilen kanun veyaiçtüzük veya bunların iptal edilen kuralları, gerekçeli kararın Resmi Gazetedeyayımlandığı günde yürürlükten kalkar. Gereken hallerde Anayasa Mahkemesi,iptal hükmünün yürürlüğe gireceği günü ayrıca kararlaştırılabilir. Bu günkararın Resmi Gazetede yayımlandığı günden başlıyarak bir yılı geçemez.
22.4.1962 günlü, 44 sayılı kanunun 50. maddesinin dördüncüfıkrasında da Anayasa Mahkemesinin, iptal dolayısile oluşacak boşluğu kamudüzenini tehdit edici nitelikte görürse, iptal hükmünün yürürlüğe gireceği günüayrıca kararlaştıracağı ve bu boşluğun doldurulması için Yasama Meclisleribaşkanlıklarına ve Başbakanlığa durumu duyuracağı yazılıdır.
Yukarıda belirlendiği üzere, 15.5.1974 günlü, 1803 sayılı kanunun2. maddesinin (B) bendinin, Anayasaya biçim yönünden aykırılığı nedenile veTürk Ceza Yasanın 403. maddesinin olayla ilgili hükümleri yönünden iptaliöngörülmüştür. İptal, yasa kuralının Anayasaya uygun biçimde oluşmamışbulunduğu yolunda Anayasa Mahkemesince saptanın duruma ve varılan sonucadayanmaktadır. 1803 sayılı kanunun affettiği suç ve cezaların niteliği veniceliği ile beliren kapsamı karşısında iptal hükmünün kamu düzenini tehditedici yasal bir boşluğu oluşturacağından söz edilemez.
Açıklanan nedenlerle, Anayasanın değişik 152. maddesinin ikincifıkrasına yer alan ve uygulanması, Anayasaca, Anayasa Mahkemesinin işideğerlendirilip gerekli görmesine bırakılmış bulunan salt yetkininkullanılmasına ve iptal hükmünün yürürlüğe gireceği günün ayrıcakararlaştırılmasına gerek görülmemiştir.
Halit Zarbun, Ziya Önel, Abdullah Üner ve Nihat O.Akçakayalıoğlubu görüşe katılmamışlardır.
VI- SONUÇ :
1- 18.5.1974 günlü, 14890 mükerrer sayılı Resmi Gazetedeyayımlanan 15.5.1974 günlü, 1803 sayılı kanunun 2. maddesinin (B) bendindekikuralın, Millet Meclisinde Anayasanın 92. maddesinin beşinci fıkrası hükmüneaykırı olarak oylanmış bulunması nedeniyle biçim yönünden ve Türk CezaKanununun 403. maddesinin olayla ilgili hükümleri ile sınırlı olarak iptaline NihatO.Akçakayalıoğlu’nun kendisine özgü gerekçesi ile ve İhsan Ecemiş, HalitZarbun, Ahmet Koçak ve Ahmet Salih Çebi’nin karşıoylarıyle ve oyçokluğu ile,
2- İtiraz konusu Yasa kuralı biçim yönünden iptal edilmiş olduğunagöre ayrıca esas yönünden aykırılık konusu üzerinde durulmasına yer olmadığınaoybirliği ile;
3- İşin niteliğine göre Anayasanın değişik 152. maddesinin ikincifıkrası uyarınca iptal hükmünün yürürlüğe gireceği günün ayrıcakararlaştırılmasına yer olmadığına, Halit Zarbun, Ziya Önel, Abdullah Üner veNihat O.Akçakayalıoğlu’nun karşıoylarıyle ve oyçokluğu ile;
7.1.1975 gününde karar verildi.
Başkan
Muhittin TAYLAN
Başkanvekili
Kâni VRANA
Üye
İhsan ECEMİŞ
Üye
Ahmet AKAR
Üye
Halit ZARBUN
Üye
Ziya ÖNEL
Üye
Abdullah ÜNER
Karşıoy yazısı ektedir.
Üye
Ahmet KOÇAK
Üye
Lütfi ÖMERBAŞ
Üye
Hasan GÜRSEL
Üye
Ahmet Salih ÇEBİ
Üye
Şevket MÜFTÜGİL
Karşıoy yazısı eklidir
Üye
Adil ESMER
Üye
Nihat O.AKÇAKAYALIOĞLU
Üye
Ahmet H.BOYACIOĞLU
Karşıoyyazısı eklidir
KARŞIOY YAZISI
12.7.1974 günlü ve 14943 sayılı Resmi Gazetede yayımlananMahkememizin 2.7.1974 gün ve 1974/19-31 sayılı kararına ilişkin karşıoy yazımdaaçıkladığım gerekçelerle, çoğunluğun bu kararındaki görüşlerine de karşıyım.
Üye
İhsan ECEMİŞ
KARŞIOY YAZISI
21.1.1975 günlü 15125 sayılı Resmi Gazetede yayımlananMahkememizin 28.11.1974 günlü, 1974/34-50 sayılı kararına ilişkin karşıoyyazımda açıkladığım gerekçelerle, çoğunluğun bu kararına da katılmıyorum.
Üye
Halit ZARBUN
KARŞIOY YAZISI
21.1.1975 günlü 15125 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan AnayasaMahkemesinin 28.11.1974 günlü, 974/34 Esas ve 1974/50 sayılı kararındaaçıkladığım nedenlerle çoğunluğun süreye ilişkin görüşlerine katılmıyorum.
Üye
Ziya ÖNEL
KARŞIOY YAZISI
Cumhuriyetin 50. Yılı dolayısiyle çıkarılan 1803 sayılı AfKanununun 2. maddesinin (B) bendinin, Millet Meclisinde Anayasa’nın 92.maddesinde yazılı biçimde oylanmamış olması nedeniyle esasa geçilmeksizin biçimyönünden (TCK.nun 403 ncü maddesinin olayla ilgili hükümleriyle sınırlı olmaküzere) iptaline karar verilmiştir. Böyle olunca, sözü edilen hükmün Anayasanın92. maddesinin 5. fıkrasındaki oylama usulüne uygun bir surette yasama organındayeniden oylanıp düzenlenmesi mümkün olduğundan yasama organına bu yetkisinikullanabilme olanağının sağlanması zorunluğu ortaya çıkmaktadır. Yasama organınbu yetkisini kullanabilmesi de Anayasa Mahkemesi kararının yürürlüğe girmesikonusunda Anayasanın 152. maddesi ile 44 sayılı Kanunun 50. maddesinin üçüncüfıkrası gereğince uygun bir sürenin tanınmasına bağlı bulunmaktadır. Böyle birsüre verilmediği takdirde Anayasa Mahkemesi’nin iptal kararı, Resmi Gazetedeyayımlandığı tarihte sözü edilen Af Kanununun 2. maddesinin (B) bendindekikural yürürlükten kalkacak ve bu suretle Yasama organının maddeyi yenidendüzenlenmesine imkân kalmayacak ve bunun sonucu olarak da bu gibi suçlardansanık olanlar Kanun koyucunun istek ve iradesi hilafına Af Kanunun 1. maddesiile on iki yıllık aftan yararlanmış olacaktır.
Anayasa Mahkemesi kararının yürürlüğe girmesinde bir süre kabuledebilmek için herhalde (iptal hükmünün kamu düzenini tehdit edici yasal birboşluğun meydana gelmesi) ne gerek yoktur. Anayasanın 152. maddesinde AnayasaMahkemesinin iptal hükmünün yürürlüğe gireceği tarihi kararlaştırabilmesi içinböyle bir şart aranmış ve Anayasa Mahkemesinin Kuruluşu ve Yargılama UsulleriHakkındaki 44 sayılı Kanunun 50. maddesinde ise; Anayasa Mahkemesinin; gerekligördüğü hallerde iptal hükmünün yürürlüğe gireceği tarihi ayrıcakararlaştırabileceği gibi bir Kanun veya İçtüzüğün veya bunların belirlihükümlerinin iptali halinde meydana gelecek olan boşluğu kamu düzenini tehditedici mahiyette gördüğü takdirde de iptal hükmünün yürürlüğe gireceği tarihikararlaştıracağı hükme başlanmıştır.
Görülüyorki: İptal hükmünün yürürlüğe girmesi için süre verilmesiiçin her halde (Kamu düzenini tehdit edici bir boşluğun) un meydana gelmesigerekmemekte ve (gereken haller) de böyle bir sürenin verileceği öngörülmüştür.
Anayasanın 152. maddesiyle 44 sayılı Kanunun 50. maddesinin üçüncüfıkrasında yer almış olan (gereken haller) ın olayda gerçekleşmiş olmadığısorununa gelince:
Anayasanın 64. maddesi hükmüne göre genel ve özel af ilân etmeyetkisi Türkiye Büyük Millet Meclisine aittir. Affın ölçüsünün saptanması da buyetki cümlesinden bulunmaktadır. Kanun koyucu da bu yetkisine dayanarak 1803sayılı Af Kanununda bir bölüm suçları ve cezaları tamamen affederken bir bölümsuçların cezalarından 12 yılını, diğer bir bölüm suçların cezalarından dayalnız 5 yılını affetmeyi uygun bulmuş ve bu sırada Türk Ceza Kanununun 403maddesinde yazılı uyuşturucu madde ticareti yapanlarında tamamen değil yalnız suçlardanverilen cezaların yalnız 5 yılının affedilmesini öngörmüştür.
Kanun koyucu, yukarıda da açıklandığı gibi 1803 sayılı AfKanununun 2. maddesinin B bendinde bu gibi uyuşturucu madde ticareti yapanlarıntamamen değil sadece cezalardan 5 yılını affedilmesi öngörüldüğüne ve AfKanununun bu hükmü Anayasa Mahkemesince esası incelenmeksizin biçim yönündeniptal edilmiş olduğuna göre yasama organına bu hükmü yeniden düzenlemekimkânını sağlayacak bir süre verilmediği takdirde iptal hükmü Resmi Gazetedeyayımlandığı tarihde yürürlüğe girmesi ile bu suçlar, Kanun koyucunun istek veiradesi dışında Af Kanunun 1. maddesindeki 12 yıllık affın kapsamı içinegirmektedir.
Yukarıda yazılı nedenlerden, Anayasa’nın 152. Maddesi gereğinceiptal hükmünün yürürlük tarihinin ayrıca saptanması gerekeceği görüşündeyim.
Üye
Abdullah ÜNER
KARŞIOY YAZISI
21.1.1975 günlü 15125 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan 1974/34-1974/50sayılı Mahkememiz Kararına ilişkin karşıoy yazısının 3 nolu bendindeaçıkladığım gerekçelerle, çoğunluğun bu kararındaki aynı konularla ilgili kısımlarınada katılmıyorum.
Üye
Ahmet KOÇAK
KARŞIOY YAZISI
21.1.1975 günlü 15125 sayılı Resmi Gazetede yayımlananMahkememizin 1974/34-50 sayılı kararına ilişkin karşıoy yazımın 2 numaralıbendinde açıkladığım gerekçelerle, çoğunluğun iptale ilişkin görüşünekatılmıyorum.
Üye
Ahmet Salih ÇEBİ
KARŞIOY YAZISI
T.C.Anayasası’nın92. madde 5. fıkra hükmünün işletiliş koşul ve biçimi hakkında açıkladığı görüşümü14943 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan 2.7.1974 günlü 19/31 sayılı kararına bağlıkarşı oy yazımda açıklamıştır.
ResmiGazete’nin 15125 sayısı ile yayınlanan Mahkememizin 28.11.1974 gün ve 34/50sayılı kararının eki karşı o yazımda da, 1803 sayılı K.un 2. maddesinin (B)bendinin taşıdığı ayrıcalık kuralının niteliği hakkında düşüncemi, aynı madde(A) bendi için dahi geçerli olarak belirtmiştim.
İptâlhükmünün yürürlüğünün geri bırakılmasını gerektiren bir durumun varlığıyolundaki kanaatimi hemen yukarda sözünü ettiğim 15125 sayılı Resmi Gazete’deyayımlanmış karşı oy yazımda işaretlemiştim.
Bütünbu nedenlerle 7.1.1975 gün ve 51/3 sayılı kararın, iptâl hükmüne sonucuitibariyle katılmakta ve fakat bu hükmün yürürlüğü için ayrı bir güngösterilmeyişine karşı bulunmaktayım.
Üye
Nihat O. AKÇAKAYALIOĞLU