ANAYASA MAHKEMESİ KARARI
Esas Sayısı : 1974/55
Karar Sayısı : 1975/11
Karar Tarihi:28/1/1975
İTİRAZ YOLUNA BAŞVURAN MAHKEME : İstanbul3. Ağır Ceza Mahkemesi.
İTİRAZIN KONUSU : Resmi Gazetenin 18.5.1974günlü 14890 mükerrer sayısında yayımlanan (Cumhuriyetin 50 nci Yılı Nedeniyle BazıSuç ve Cezaların Affı hakkındaki 15.5.1974 günlü, 1803 sayılı Kanun)un 2. maddesininAnayasaya aykırı olduğu yolundaki iddianın ciddi olduğu kanısına varan mahkeme,Anayasanın değişik 151. ve 22.4.1962 günlü, 44 sayılı kanunun 27. maddelerinedayanarak iptalleri istemiyle Anayasa Mahkemesine başvurmuştur.
I- OLAY :
İstanbul C.Savcılığının 5.7.1971 günlü ve 1971/20797 esas sayılıiddianamesiyle sanıklar hakkında, ……. 3. Ağır Ceza Mahkemesine kamu davasıaçılmış ve Türk Ceza Kanununun 403. maddesinin 3.4. ve 5. fıkraları uyarıncacezalandırılmaları istenmiştir. Duruşma sırasında C.Savcısı davada uygulanmasıgerekli 1803 sayılı Af Kanununun 2. maddesinin biçim yönünden Anayasaya aykırıolarak yasalaştığını, bu bakımdan işin Anayasa Mahkemesine götürülmesigerektiğini ileri sürmüştür. Düşüncesi sorulan sanık avukatları aynı istemekatılmışlardır. İleri sürülen Anayasaya aykırılık isteminin ciddi hukuksalnedenlere dayandığını kabul eden yersel mahkeme, Anayasa Mahkemesine başvurmayakarar vermiştir.
II-İTİRAZIN GEREKÇESİ :
İtirazın gerekçesinin özeti :
1803 sayılı Kanunun 5. maddesinin (A) bendi daha önce AnayasaMahkemesince biçim yönünden Anayasaya aykırı görülmüş ve iptal edilmiştir. 2. maddedahi, sözü edilen Anayasa Mahkemesi kararının dayandığı biçim kurallarınauyulmadan yasalaşmıştır. Bu bakımdan C.Savcısı ve sanık avukatlarınca ilerisürülen Anayasaya aykırılık iddiası ciddi niteliktedir.
III-YASA METİNLERİ :
1- İtiraz konusu yasa kuralları:
15.5.1974 günlü, 1803 sayılı Kanunun 2. maddesi şöyledir:
“Madde 2-7.2.1974 tarihine kadar işlenmiş:
A)Türk Ceza Kanununun 127,128,129,31,132,133 ncü maddelerinde, 135nci maddenin ikinci bendinde, 136,137,139 ncu maddelerinde, 146. maddesininüçüncü fıkrasında, 149. maddesinin üçüncü fıkrasında,150,152,156,157,158,171,172 ve 384. maddeleriyle Askeri Ceza Kanununun 55,56 ve59. maddelerinde yazılı suçlardan dolayı 5 yıl veya daha az süre ile mahkumolanların cezaları, fer’i ve mütemmim cezaları ile ceza mahkumiyetlerininsonuçlarını da kapsama üzere affedilmiştir.
Yukarıda yazılı suçlardan dolayı beş yıldan fazla süre ile mahkumedilenlerin hürriyeti bağlayıcı cezalarının beş yılı ve para cezalarının tamamıaffedilmiştir.
B) Türk Ceza Kanununun 202, 203, 205, 206, 207, 208, 209, 210, 212,213, 214, 215, 216, 217, 218, 219, 403. maddeleriyle 404. maddesinin birincibendinde ve406,407,414/1,415,416/2-3,491,492,493,494,495,496,497,498,499,500,503 ve 510.maddeleriyle Askeri Ceza Kanununun 131. ve 132. maddelerinde gösterilen suçlarıişleyenler hakkında Devlet zararının ödenmesi ve tazminat hükümleri saklıkalmak şartiyle bu maddenin (A) bendi hükmü uygulanır.”
2-İlgili Yasa kuralları :
“Madde 403- 1- Uyuşturucu maddeleri ruhsatsız veya ruhsata aykırıolarak imâl, ithal veya ihraç veyahut bu fiillere teşebbüs edenler on senedenaşağı olmamak üzere ağır hapis cezası ile birlikte istihsal mıntıkaları dışındave polis teşkilâtı bulunan kaza merkezlerinden birinde infaz edilmek ve bumüddet içinde emniyeti umumiye nezareti altında bulundurulmak üzere üç senedenbeş sene kadar sürgün ve uyuşturucu maddelerin her gram veya kusuru için 10lira ağır para cezası ile cezalandırılırlar. Şu kadar ki hükmedilecek paracezası 1000 liradan aşağı olamaz.
2- Yukarki bentte gösterilen uyuşturucu madde eroin, kokain,morfin veya esrar ise faile müebbet ağır hapis cezası verilir.
3- Uyuşturucu maddeleri memleket içinde ruhsatsız veya ruhsataaykırı olarak satanlar veya satışa arzedenler veya satın alanlar veya yanında yahutbaşka bir yerde bulunduranlar veya bu maddeleri parasız devredenler veya busuretle devralanlar veya sevk veya nakledenler veya bunların alınıp satılmasınaveya devrine veya her ne suretle olursa olsun tedarikine vasıta olanlar, beşseneden az olmamak üzere ağır hapis cezasiyle birlikte istihsal mıntıkalarıdışında ve polis teşkilâtı bulunan kaza merkezlerinden birinde infaz edilmek vebu müddet içinde emniyeti umumiye nezareti altında bulundurulmak üzere ikiseneden beş seneye kadar sürgün ve uyuşturucu maddenin her gram veya küsuruiçin 10 lira ağır para cezasıyla cezalandırılır. Şu kadar ki hükmedilecek paracezası 500 liradan aşağı olamaz.
4. Eğer geçen bentteki fiili eroin, kokain, morfin veya esrarataallük ederse ağır hapis cezası on seneden ve ağır para cezası 1000 liradan vesürgün cezası üç seneden eksik olamaz.
5- Yukarki bentlerde yazılı cürümleri işlemek maksadiyle teşekkülvücuda getirenlerle bu teşekkülleri idare edenlere veya bunlara dahil olanlarabeş seneden az olmamak üzere ağır hapis cezası verilir.
İki ve daha ziyade kimselerin bu cürümleri işlemek içinanlaşmaları teşekkül sayılır.
Cürmün, teşekkül vücuda getirenlerle idare edenler veya buteşekküle dahil bulunanlar tarafından işlenmesi halinde birinci, üçüncü vedördüncü bentlerde yazılı cezalar bir misli artırılarak hükmolunur. İkincibentteki halde fiillere idam cezası verilir.
6- Birinci, üçüncü ve dördüncü bentlerde yazılı cürümler, bucürümleri meslek, sanat veya maişet vasıtası haline getirenlerle aralarındaanlaşma ve irtibat olmaksızın iki veya daha ziyade kimseler tarafından topluolarak işlenirse hükmolunacak cezaları yarı nispetinde artırılır. İkinci benttegösterilen halde idam cezası verilir.
7- 18 yaşını bitirmeyen küçükleri veya ceza ehliyetini haizbulunmıyanların birinci, üçüncü ve dördüncü bentlerde yazılı cürümleriişlemekte kullanan kimseler hakkında asıl fail için tertip olunacak ceza altıdabir nispette arttırılır ve ikinci bentteki halde idam cezası verilir.
Birinci, ikinci bentlerle, beşinci, altıncı ve yedinci bentlerinidam cezası tertip veya bu cezalar yerine başka bir ceza tayin olunduğuhallerde failin bilcümle menkul veya gayrimenkul mallarının müsaderesine dahihükmolunur.” (Ağır Ceza)
3- Dayanılan Anayasa kuralı:
Anayasanın 92. maddesinin beşinci fıkrası şöyledir:
“Madde 92/5- Millet Meclisi Cumhuriyet Senatosundan gelen metnibenimsemezse, her iki Meclisin ilgili komisyonlarından seçilecek eşit sayıdakiüyelerden bir karma komisyon kurulur. Bu komisyonun hazırladığı metin MilletMeclisine sunulur. Millet Meclisi, Karma Komisyonca veya Cumhuriyet Senatosuncaveya daha önce kendisine hazırlanmış olan metinlerden birini olduğu gibi kabuletmek zorundadır. Cumhuriyet Senatosunda üye tamsayısının salt çoğunluğu ilekabul edilmiş olan madde değişikliklerinde, Millet Meclisinin kendi ilk metninibenimsemesi için, üye tamsayısının salt çoğunluğunun oyu gereklidir. Bu haldeaçık oya başvurulur.”
IV. İLK İNCELEME :
Anayasa Mahkemesi Muhittin Taylan, Kâni Vrana, Kemal Berkem, İhsanEcemiş, Ahmet Akar, Halit Zarbun, Abdullah Üner, Ahmet Koçak, Muhittin Gürün,Lütfi Ömerbaş, Hasan Gürsel, Ahmet Salih Çebi, Şevket Müftügil, NihatO.Akçakayalıoğlu ve Ahmet H.Boyacıoğlu’dan kurulu olarak 3.12.1974 gününde İçtüzüğün15. maddesi uyarınca ilk incelemeyi yapmak üzere toplanmıştır. Bu toplantıyaaşağıdaki sorunlar üzerinde durulmuştur:
1- Dosyada eksiklik olup olmadığı sorunu :
Anayasa Mahkemesinin Kuruluşu ve Yargılama Usulleri Hakkındaki 44sayılı Kanunun 27. maddesinde, itiraz yoluyla mahkemelerce gönderilen işlerde aranacakhususlar belirtilmiştir. Bir davaya bakmakta olan mahkeme, o dava nedeniyleuygulanacak kanun hükümlerini Anayasaya aykırı görürse, bu yoldaki gerekçelikararını gönderecektir. Şayet mahkeme taraflardan birinin ileri sürdüğüaykırılık iddiasının ciddi olduğu kanısına varırsa tarafların bu konudaki iddiave savunmalarını ve kendini bu kanıya götüren görüşünü açıklayan kararınıAnayasa Mahkemesine gönderecektir. Dava dosyasının bu konu ile ilgili görülenbölümlerinin onanlı örneğinin de birlikte yollanması gereklidir.
Eldeki işde Anayasaya aykırılık iddiası Cumhuriyet Savcısıtarafından ileri sürülmüş, sanık avukatları buna katılmışlardır. Bu konudakiduruşma tutanağının örneği, Cumhuriyet Savcısının iddianamesi örneği ilebirlikte gönderilmiştir. Bu belgeler belirli bir şekilde okunan (İstanbulÜçüncü Ağır Ceza Mahkemesi Başkanlığı) mühürü ile (İşbu suret dosyadaki aslınauygundur) açıklaması yapılarak onanmıştır. Her iki belgeye ilişkin mühürlerüzerinde imza bulunmaktadır. Bu belgeler İstanbul 3. Ağır Ceza Mahkemesibaşlığını taşıyan ve mahkeme başkanlığının imzalı resim başvurma yazısına bağlıolarak, İstanbul Cumhuriyet Savcılığı aracılığıyle yollanmıştır. Bu durumdadosya içindeki belgelerin doğruluğundan kuşku duymaya ve bunların 44 sayılıYasanın öngördüğü koşullardan yoksun bulunduğunu ileri sürmeye olanakgörülmemiştir. İşin esasının incelenmesine geçilmelidir.
İhsan Ecemiş, Ahmet Salih Çebi ve Nihat O.Akçakayalıoğlu bu görüşekatılmamışlardır.
2- Esas hakkındaki incelemenin sınırlandırılması sorunu :
Sanıklar üzerine atılan suç, birlikte esrar satıcılığı yapmaktır.Suçun ispatlanması halinde,Türk Ceza Kanununun 403. maddesiylecezalandırılacaklardır. Cumhuriyet Savcısının iddiasına göre sanıklarıneylemlerine, bu maddenin üçüncü, dördüncü ve beşinci fıkraları uymaktadır.Eylemin iddianamede belirtilen niteliği de bu kanıyı desteklemektedir. O haldeesas hakkında inceleme yapılırken Türk Ceza Kanununun 403. maddesinin olaylailgili hükümlerinin gözönünde tutulması, gerekmektedir.
1803 sayılı Af Kanununun 2. maddesinin (B) bendinde bir çok suçtürleri arasında Türk Ceza Kanununun 403. maddesi kapsamına giren suçlara ilişkincezaların da kısmen affı öngörülmüştür. Mahkemece olayda uygulanacak hükmün,“yukarıda açıklandığı üzere” sözü edilen maddenin ancak üçüncü, dördüncü vebeşinci fıkraları ile sınırlandırılması gerekecektir. Böyle olunca (B) bendindeyazılı başka suçlara ilişkin hükümler açısından esas incelemenin yapılmasınayer kalmayacaktır. Esas inceleme kapsamının açıklanan biçimde sınırlandırılmasıAnayasanın 151. ve 44 sayılı Yasanın 27. maddeleri gereğinden bulunmaktadır.
Nihat O. Akçakayalıoğlu, itirazın 2. maddenin (B) bendinin tümünükapsadığı, bu bent içerisinde bir ayırım yapılmasına olanak bulunmadığıgerekçesiyle yukarıda anılan sınırlama kararına katılmamıştır.
3- Anayasa Mahkemesinin itirazı inceleme gerekli ve yetkili olupolmadığı sorunu:
Suç ve cezaların affı hakkındaki yasama belgelerinin Anayasayauygunluk denetimine tabi olup olamayacağı sorunu üzerinde de tartışmalaryapılmış ve bu denetimin yapılmasına anayasal açıdan olanak bulunduğu sonucunavarılmıştır. Konu hakkındaki gerekçe daha önce 28.11.1974 günlü, Esas:1974/34,Karar: 1974/50 sayılı karardı (Resmi Gazete 21.1.1975 gün, Sayı: 15125) açıklanmışolduğundan burada yenilenmesine gerek görülmemiştir.
Bu görüşe Halit Zarbun katılmamıştır.
Dosyada başkaca eksiklik görülmediğinden işin esasının incelenmesinekarar verilmiştir.
V-ESASIN İNCELENMESİ :
İtirazın esasına ilişkin rapor, İstanbul Cumhuriyet Savcılığının 19.111974 gün ve 974/139611 sayılı yazısına bağlı olarak gelen İstanbul 3. Ağır CezaMahkemesinin gerekçeli yazısı ve onanlı duruşma tutanağı ve ara kararı,Cumhuriyet Savcılığı iddianamesi, iptali istenen yasa kuralı dayanılan Anayasakuralları, bunlara ilişkin gerekçeler, başka yasama belgeleri, konu ile ilgiliöteki metinler okunduktan sonra gereği görüşülüp düşünüldü:
1- Suç ve cezaların affı hakkındaki yasama belgelerinin anayasaldenetime tabi olup olmayacağı, kurulda değişiklik olması nedeniyle, yenidentartışmalara yol açmış, sonuçta bu konunun ilk inceleme evresinde incelenerekçözülmüş olduğu ve Anayasa Mahkemesinin denetim görevi alanına girdiğisaptanmış bulunmasına göre, artık yeniden bu konunun ele alınarak görüşülmesineyer olmadığına karar verilmiştir.
Şahap Arıç, Halit Zarbun ve Ziya Önel bu görüşe katılmamışlardır.
2- Anayasal denetim isteğinde bulunan İstanbul 3. Ağır CezaMahkemesi, iptal davası konusu yapılan yasa kuralının biçim yönünden Anayasayauygun olarak yasalaşmadığı ve bu nedenle iptali gerektiği kanısını sürmektedir.
15.5.1974 günlü, 1803 sayılı Af Kanununun 5. maddesinin (A) bendi,daha önce Anayasa Mahkemesine doğrudan doğruya iptal davası konusu olarakgetirilmiş ve Anayasanın 92. maddesinin beşinci fıkrasında öngörülen biçimkuralına aykırılığı saptanarak iptal edilmiştir. Bu konudaki 2.7.1974 günlü ve19/31 sayılı karar Resmi Gazetenin 12.7.1974 günlü, 14943 sayılı nüshasındayayımlanmıştır. 1803 sayılı Kanunun 2. maddesinin (B) bendinde Türk CezaKanununun çeşitli maddelerine ilişkin başka hükümler de Anayasanın 92. maddesininbeşinci fıkrasında öngörülen biçim kurallarına aykırılığı nedeniyle iptaledilmiştir. (Resmi Gazetenin 27.1.1975 günlü, 15131 sayılı, 29.1.1975 günlü,15131 sayılı, 23.2.1975 günlü, 15158 sayılı, 25.2.1975 günlü, 15160 sayılınüshaları,)
Eldeki işde uygulanan yasa kuralı da 1803 sayılı Kanunun 2. maddesinin(B) bendine ilişkindir ve biraz önce sözü edilen kararlarda belirtilen biçimeksikliğiyle oluşmuştur. Şu halde bu kararlarda yer alan iptal nedenleri eldekiiş için de geçerli olduğundan burada yinelenmesine gerek yoktur.
Ancak 3.12.1974 günlü ilk inceleme evresinde kararlaştırıldığıüzere 1803 sayılı Kanunun 2. maddesinin (B) bendi hakkında sadece, mahkemeninelindeki davada uygulama yeri bulunan Türk Ceza Kanununun 403. maddesininüçüncü, dördüncü ve beşinci fıkraları yönünden iptal kararı verilmesigerekmektedir. Oysa 1803 sayılı Kanunun 2. maddesinin (B) bendi itiraz yoluylagelen başka bir işde Mahkememizce Anayasaya uygunluk denetiminden geçirilmiş veTürk Ceza Kanununun 403. maddesinin üçüncü, dördüncü ve altıncı fıkralarıyönünden olayla sınırlı olarak iptaline 7.1.1975 gün, Esas: 1974/51, Karar1975/3 sayı ile karar verilmiştir. (Bu karar Resmi Gazetenin 23.2.1975 günlü,15158 sayılı nüshasında yayımlanmıştır.) Böyle olunca eldeki işde 1803 sayılıYasanın 2/B. maddesinin Türk Ceza Kanununun 403. maddesinin üçüncü ve dördüncüfıkralarına ilişen bölümü hakkında yeniden karar verilmesine yer yoktur. Sadecebeşinci fıkrasına ilişen bölümü yönünden iptal kararı verilmesi gerekmektedir.
Muhittin Gürün ve Nihat O.Akçakayalıoğlu, kendine özgü gerekçesisaklı kalmak üzere, iptal sonucuna katılmışlardır.
Kemal Berkem, Şahap Arıç, Halit Zarbun, Ahmet Koçak ve Ahmet SalihÇebi bu görüşe katılmamışlardır.
3- İtiraz konusu yasa kuralının biçim yönünden iptaline kararverilmiş olmakla, artık esas yönünden Anayasaya aykırılık sorunu üzerindedurulmasına yer kalmamıştır.
4- İptal hükmünün yürürlüğe giriş günü:
Anayasanın değişik 152. maddesinin ikinci fıkrasına göre, AnayasaMahkemesince Anayasaya aykırı olduğundan iptaline karar verilen kanun veyaiçtüzük veyahut bunların iptal edilen kuralları, gerekçeli kararın ResmiGazetede yayımlandığı günde yürürlükten kalkar. Gereken hallerde, AnayasaMahkemesi, iptal hükmünün yürürlüğe gireceği günü ayrıca kararlaştırabilir. Bugün, kararın Resmi Gazetede yayımlandığı günden başlayarak bir yılı geçemez.
22.4.1962 günlü, 44 sayılı Kanunun 50. maddesinin dördüncüfıkrasında da, Anayasa Mahkemesinin, iptal dolayısiyle oluşacak boşluğu, kamudüzenini tehdit edici nitelikte görürse, iptal hükmünün yürürlüğe gireceği günüayrıca kararlaştıracağı ve boşluğun doldurulması için Yasama MeclisleriBaşkanlıklarına ve Başbakanlığa durumu duyuracağı yazılıdır.
Yukarıda belirlendiği üzere, 15.5.1974 günlü, 1803 sayılı Kanunun2. maddesinin (B) bendinin, Anayasaya biçim yönünden aykırılığı nedeniyle veTürk Ceza Kanununun 403. maddesinin olayla ilgili hükümleri yönünden iptaliöngörülmüştür. İptal, yasa kuralının Anayasaya uygun biçimde oluşmamışbulunduğu yolunda Anayasa Mahkemesince saptanan duruma ve varılan sonucadayanmaktadır. 1803 sayılı Kanunun affettiği suç ve cezaların niteliği veniceliği ile beliren kapsamı karşısında iptal hükmünün kamu düzenini tehditedici yasal bir boşluğu oluşturacağından da söz edilemez.
Açıklanan nedenlerle Anayasanın değişik 152. maddesinin ikinci fıkrasındayer alan ve uygulanması Anayasaca, Anayasa Mahkemesinin işi değerlendirilipgerekli görmesine bırakılmış bulunan salt yetkinin kullanılmasına ve iptalhükmünün yürürlüğe gireceği günün ayrıca kararlaştırılmasına ve iptal hükmününyürürlüğe gireceği günün ayrıca kararlaştırılmasına gerek görülmemiştir.
Kemal Berkem, Şahap Arıç, Halit Zarbun, Ziya Önel, Abdullah Ünerve Nihat O. Akçakayalıoğlu bu görüşe katılmamışlardır.
IV-SONUÇ :
1- İlk inceleme evresinde görev sorunu incelenerek çözülmüşbulunduğundan konunun yeniden ele alınarak görüşülmesine yer olmadığına ŞahapArıç, Halit Zarbun ve Ziya Önel’in karşı oylariyle ve oyçokluğu ile;
2- 15.5.1974 günlü, 1803 sayılı kanunun 2. maddesinin itirazkonusu yapılan (B) bendinin, itiraz yolu ile gelen başka bir işte Mahkememizce Anayasayauygunluk denetiminden geçirilerek Türk Ceza Kanununun 403. maddesinin üçüncü,dördüncü ve altıncı fıkralarına uyan olayla sınırlı olarak iptaline, 7.1.1975günlü, Esas: 1974/51, Karar: 1975/3 sayı ile karar verildiğinden bu işteitirazın (B) bendinin Türk Ceza Kanununun 403. maddesinin üçüncü, dördüncü vealtıncı fıkralarına ilişen bölümü hakkında karar verilmesine yer olmadığınaoybirliğiyle,
3- 15.5.1974 günlü, 1803 sayılı kanunun 2. maddesinin (B)bendindeki kuralın, Millet Meclisinde Anayasanın 92. maddesinin beşinci fıkrasıhükmüne aykırı olarak oylanmış bulunması nedeni ile biçim yönünden ve Türk CezaKanununun 403. maddesinin beşinci fıkrasıyle sınırlı olarak iptaline, KemalBerkem, Şahap Arıç, Halit Zarbun, Ahmet Koçak Ahmet Salih Çebi’nin karşı oylarıile ve oyçokluğu ile;
4- İtiraz konusu kurallar biçim yönünden iptal edilmiş olduğunagöre ayrıca esas yönünden aykırılık sorunu üzerinde durulmasına yer olmadığınaoybirliği ile;
5- İşin niteliğine göre Anayasanın değişik 152. maddesinin ikincifıkrası uyarınca iptal hükümlerinin yürürlüğe gireceği günün ayrıcakararlaştırılmasına yer olmadığına, Kemal Berkem, Şahap Arıç, Halit Zarbun, ZiyaÖnel, Abdullah Üner ve Nihat O.Akçakayalıoğlu’nun karşıoylarıyle ve oyçokluğuile;
28.1.1975 gününde karar verildi.
Başkan
Muhittin TAYLAN
Başkanvekili
Kâni VRANA
Üye
Kemal BERKEM
Üye
Şahap ARIÇ
Karşıoy ektedir.
Üye
Halit ZARBUN
Üye
Ziya ÖNEL
Karşıoy yazısı ektedir.
Üye
Abdullah ÜNER
Karşıoy yazısı ektedir.
Üye
Ahmet KOÇAK
Karşıoy yazısı ektedir.
Üye
Muhittin GÜRÜN
Karşıoy ektedir.
Üye
Hasan GÜRSEL
Üye
Ahmet Salih ÇEBİ
Üye
Şevket MÜFTÜGİL
Karşıoy yazısı eklidir
Üye
Adil ESMER
Üye
Nihat O.AKÇAKAYALIOĞLU
Üye
Ahmet H.BOYACIOĞLU
Karşıoyyazısı ektedir.
KARŞIOY YAZISI
Mahkememizce;
a) İtirazın incelenmesinin Anayasa Mahkemesi’nin görevi içinegirdiğine;
b) 1803 sayılı Af Kanununun itiraz konusu maddesinin biçimyönünden iptaline;
c) İşin niteliğine göre Anayasa’nın değişik 152 nci maddesinin 2.fıkrası uyarınca iptal hükmünün yürürlüğe gireceği günün ayrıcakararlaştırılmasına yer olmadığına oyçokluğuyla karar verilmiştir. Anayasa’yauygun görmediğimden kararın bu kısımlarına katılmıyorum.
Bu konulardaki karşıoylarım, (21 Ocak 1975 gün ve 15125 sayılıResmi Gazetede yayınlanan, Anayasa Mahkemesi’nin 1974/34,1974/50 sayı ve20.11.1974 günlü) kararındaki karşıoy yazımın I,II,III nolu kısımlarındatafsilâtlı olarak yazdığım karşıoyların prensipleri itibariyle aynı nitelikteolduğundan bunların burada tekrarına lüzum görülmemiştir.
Açıklanan nedenlerle Mahkememizin bu kararının Anayasaya uygunolmadığını bildirdiğim kısımlarına, sözügeçen karşıoy yazımın I,II,III. nolubendlerinde gösterilen nedenlerle karşıyım.
Üye
Şahap ARIÇ
KARŞIOY YAZISI
I.1803sayılı Yasaya ilişkin teklifle ilgili madde metinlerinin, Millet Meclisi GenelKurulunda, ayrı ayrı oylanmış bulunması, Anayasa’nın 92 nci maddesine aykırıdüşmediğinden itiraz konusu kuralın biçim yönünden iptali gerekmiyeceği;
II.Anayasa Mahkemesi’nce biçim yönünden iptal edilip esasın incelenmesinegirilmeyen hallerde oluşacak ve kamu düzenini bozacak nitelikte bulunan yasalboşluğun, yasama organınca, yeni bir düzenleme ile doldurulmasına olanaksağlanmak üzere, Anayasa’nın 152 ve 44 sayılı Yasanın 50 nci maddeleriuyarınca, iptal hükmünün yürürlüğe gireceği tarih için bir süre verilmesi uygunolacağı
görüşüile çoğunluk kararına karşıyım.
Üye
Kemal BERKEM
KARŞIOY YAZISI
21.1.1975 günlü 15125 sayılı Resmi Gazetede yayımlananMahkememizin 28.11.1974 günlü, 1974/34-50 sayılı kararına ilişkin karşıoyyazımda açıkladığım gerekçelerle, çoğunluğun bu kararına da katılmıyorum.
Üye
Halit ZARBUN
KARŞIOY YAZISI
21.1.1975 günlü 15125 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan AnayasaMahkemesi’nin 28.11.1974 günlü, 1974/34 Esas ve 1974/50 sayılı kararındaaçıkladığım nedenlerle çoğunluğun görev ve süreye ilişkin görüşlerinekatılmıyorum.
Üye
Ziya ÖNEL
KARŞIOY YAZISI
Cumhuriyetin 50. Yılı dolayısiyle yayımlanan 1803 sayılı AfKanununun 2 nci maddesinin (B) bendinin, Millet Meclisinde Anayasanın 92 ncimaddesinin beşinci fıkrasına aykırı biçimde oylanmış olması nedeniyle AnayasaMahkemesince, esası incelenmeksizin ve TCK.nun 403. maddesinin beşincifıkrasiyle sınırlı olmak üzere iptaline karar verilmiştir. Bu itibarla YasamaOrganının sözü edilen hükmü yeniden düzenlenmek yetkisi mevcuttur. Böyleolunca, yasama organına bu yetkisini kullanabilme olanağının sağlanmasızorunluğu ortaya çıkmaktadır.
Yasama Organının bu yetkisini kullanabilmesi için de AnayasaMahkemesi kararının Resmi Gazetede yayımlanmasından itibaren -Anayasanın 152nci maddesiyle 44 sayılı Kanunun 50 nci maddesinin üçüncü fıkrası gereğince-iptal hükmünün yürürlüğe girmesi için yeterli bir sürenin saptanmasıgerekmektedir. Böyle bir süre verilmediği takdirde Anayasa Mahkemesinin iptalkararı Resmi Gazetede yayımlandığı tarihte iptal edilen kanun hüküm yürürlüktenkalkacak ve bu suretle Yasama Organının bu bend hükmünü yeniden düzenlenmesinezaman ve fırsat kalmıyacaktır.
İptal hükmünün yürürlüğe girmesinde bir süre kabul edilmek içinher halde kamu düzenini tehdit edici sayal bir boşluk meydana gelmesine gerekbulunmamaktadır. Anayasanın 152 nci maddesinin üçüncü fıkrasında da Anayasanınbu hükmüne paralel olarak yine böyle bir şart konulmamış ve AnayasaMahkemesinin gerekli gördüğü hallerde iptal hükmünün yürürlüğe gireceği tarihiayrıca kararlaştırabileceği de yazılmış ve bundan ayrı olarak aynı maddenindördüncü fıkrasında da (bir kanun veya içtüzüğün veya bunların belirlihükümlerinin iptali halinde meydana gelecek boşluğun kamu düzenini tehdit edicimahiyette) görülmesi halinde ise iptal hükmünün yürürlüğe gireceği tarihinkararlaştırılması gerektiği hükme bağlanmıştır.
Görülüyor ki: gerek Anayasanın ve gerek 44 sayılı Kanunun buhükümlerine göre iptal hükmünün yürürlüğe girmesi için süre saptanması herhalde (Kamu düzenini tehdit edici bir boşluk)un meydana gelmesine gerekbulunmamaktadır. Sadece (gereken haller) de böyle bir süre verilebilecektir.
Olayda Anayasanın 152 nci maddesinde yer alan (gereken hal) unsurubulunup bulunmadığı hususuna gelince:
Anayasanın 64 ncü maddesine göre genel ve özel af ilân etmeyetkisi Türkiye Büyük Millet Meclisine ait bulunmaktadır. Büyük Millet MeclisiAffın kapsamını belli etmeğe de yetkilidir. Anayasa Mahkemesinin görüşü de bumerkezdedir. (Anayasa Mahkemesi Kararı: 9.6.1964 gün, 1964/12, 1964/47 AnayasaMahkemesi Kararlar Dergisi:, cilt 2, S:176).
Kanun koyucu, Anayasanın verdiği bu yetkiye dayanarak sosyalyararları da gözönünde tutmak suretile 1803 sayılı Af Kanunu ile bir kısımsuçları ve cezalarını tamamen affederken bir kısım suçların cezalarının 12yılını ve diğer bir kısım suçların cezalarının ise yalnız beş yılını affetmeyiuygun bulmuş ve bu arada Türk Ceza Kanununun 403. maddesinin 5 sayılı bendindeyazılı uyuşturucu madde ticareti yapmak için teşekkül vücuda getirenlerin busuçlarının tamamen affını değil yalnız cezalarından beş yılının indirilmesiniöngörmüştür.
İptal hükmünün yürürlüğe girmesi hususunda süre tanınmamasıhalinde Anayasa Mahkemesinin iptal kararı Resmi Gazetede yayımlandığı tarihteAf Kanununun söz konusu kuralı yürürlükten kalkacak ve böylece bu uyuşturucumadde ticareti yapanların suçları dahi, kanun koyucunun takdiri ve iradesidışında bu kanunun birinci maddesindeki geniş kapsamlı affa tâbi tutulmuşolacaktır.
Yukarıda yazılı nedenlerle,Anayasanın 152 nci maddesi gereğinceiptal hükmünün yürürlüğe girmesi için yeterli bir süre verilmesi gerekeceğikanısındayım. Bu bakımdan karara karşıyım.
Üye
Abdullah ÜNER
KARŞIOY YAZISI
29.1.1975 günlü 15133 sayılı Resmi Gazetede yayımlananMahkememizin 28.11.1974 gün ve 1974/39-51 sayılı kararına ilişkin karşıoyyazısının 2 numaralı bendinde açıkladığım gerekçelerle, çoğunluğun iptalhakkında görüşlerine karşıyım.
Üye
Ahmet Salih ÇEBİ
KARŞIOY YAZISI
21.1.1975 günlü 15125 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan 1974/34-50sayılı Anayasa Mahkemesi kararına ilişkin karşıoy yazısının 3 numaralı bendindeaçıkladığım gerekçe ile, çoğunluğun bu kararının aynı konu ile ilgili kısmınakatılmıyorum.
Üye
Ahmet KOÇAK
KARŞIOY YAZISI
Yukarıki kararda (1974/55-1975/11), kanun teklif ve tasarılarınınCumhuriyet Senatosundaki görüşülmeleri sonucunda, Millet Meclisince kabuledilmiş bulunan madde metinlerinin değiştirilmesi ve Millet Meclisince de budeğişikliklerin benimsenmemesi nedeniyle sorunun, Anayasa’nın 92. maddesininbeşinci fıkrası gereğince Karma Komisyona gitmesi halinde; benimsenmeyenmaddelere ilişkin olarak Cumhuriyet Senatosunca, karma komisyonca ve MilletMeclisince düzenlenen metinlerinin tümünün üç ayrı liste halinde ve herlistenin toptan Millet Meclisinde oylanmaları gerektiği öne sürülerek, 1803sayılı Af Kanunu hakkında bu yolda işlem yapılmıyarak maddelerin ayrı ayrı oyasunulmuş olmaları, Anayasaya aykırılık nedeni sayılmış ve iptal kararı bugerekçeye dayandırılmaktadır.
Bu görüş, Anayasa’nın, hem 92. maddesine, hem de temel ilkelerineaykırı bulunmaktadır.
İptal kararının dayandırılması gereken düşünceler ise 2.7.1974 ve28.11.1974 günlü ve (1974/19-1974/31), (1974/39-1974/51) sayılı AnayasaMahkemesi kararlarına ilişkin karşıoy yazılarımda genişliğine belirtilmişolduğundan tekrarı gereksiz bulunmuştur. (Resmi Gazete: Günler 12.7.1974,29.1.1975 sayı :14943,S.9-12,15133-S.19-20)
Söz konusu karşıoy yazılarımda açıklanan nedenlerle bu kararıngerekçesine katılmıyorum.
Üye
Muhittin GÜRÜN
KARŞIOY YAZISI
1-Bir resmi belgeyi düzenleyenin adı ve soyadının açıklanması, muhtevasınıngerçeğe uygun olmasında sorumluluk yükleyen birinin varlığını belirtmek veinancı sağlamak içindir.
Hâlböyle olunca düzenleyicisinin kimliğinin açıklanmasından kaçınılması belgemuhtevasının gerçeğe uygunluğunu temin edememe anlamına gelir.
Bunedenle Mahkemeden gönderilen ve davanın incelenmesinde esas alınacak belgeleridüzenleyen hâkim ile kâtibin ad ve soyadlarının açıklanmamış oluşunu,tamamlatılması zorunlu bir eksiklik saymaktayım.
2-T.C.Anayasası’nın 92. madde beşinci fıkra hükmünün işletilişi bakımından“oylanacak metin” ve “oylanacak usulü” için, 14943 sayılı Resmi Gazete’deyayımlanan 2.7.1974 ve 19/31 sayılı Mahkememiz kararına bağlı Karşıoy yazımdaaçıkladığım ve 1803 sayılı kanunun 2. maddesi (B) bendinin taşıdığı ayrıcalıkhükmünün niteliği hakkında (aynı madde-A- bendi için dahi geçerli olarak) ResmiGazetenin 15125 sayısında yayımlanan Mahkememiz 28.11.1974 günlü kararına ekkarşıoy yazımda belirttiğim
Yinebu 15125 sayılı Resmi Gazete’de yer alan karşıoy yazımda da iptâl hükmününyürürlüğünün bir ileri tarihe bırakılması zorunluk olarak gösterdiğim,
nedenlerleiptal hükmüne sonucu itibariyle katılmakta, bu hükmün yürürlüğünün ileridekibir güne bırakılmayışına karşı bulunmaktayım.
Üye
Nihat O. AKÇAKAYALIOĞLU