ANAYASA MAHKEMESİ KARARI
Esas Sayısı : 1974/59
Karar Sayısı : 1975/9
Karar Tarihi:28/1/1975
İTİRAZ YOLUNA BAŞVURAN MAHKEME : İstanbulDördüncü Ağır Ceza Mahkemesi.
İTİRAZIN KONUSU : Resmi Gazetenin 18.5.1974günlü, 14890 mükerrer sayılı nüshasında yayımlanan 15.5.1974 günlü, 1803 sayılı“Cumhuriyetin 50 nci Yılı Nedeniyle Bazı Suç ve Cezaların Affı HakkındaKanun’un” 2. maddesinin (B) bendinin biçim yönünden Anayasanın 92. maddesininbeşinci fıkrasına ve esas yönünden de 8. ve 12. maddelerine aykırılığınedenleriyle Anayasanın değişik 151. ve 22.4.1962 günlü, 44 sayılı kanunun 27. maddelerinedayanarak iptali istenmiştir.
I- OLAY :
Silâhlı yağma eyleminden ötürü iki sanık hakkında Türk CezaKanununun 495, 497/1 ve 495, 497. Maddelerine göre cezalandırılmaları istemiyleyöntemine uygun biçimde ayrı ayrı açılıp sonuçta birleştirilerek nakiledildiği, İstanbul 4. Ağır Ceza Mahkemesinde Esas: 1974/3 sayıle görülmekteolan birleşik kamu davalarının bozmadan sonraki duruşmasında, sanıklardanbirisinin vekilince, bu davalarda sanıkların eylemleriyle suç günlerine göreuygulanması gereken yasa kuralları arasında, 15.5.1974 günlü, 1803 sayılıKanunun 2. maddesinin (B) bendindeki kuralın biçim yönünden Anayasanın 92. maddesininbeşinci fıkrasına ve esas yönünden de 8. ve 12. maddelerine aykırılığının ilerisürülmesi ve Cumhuriyet Savcısının buna katılması üzerine, Mahkemece de, ilerisürmenin ciddi olduğu kanısına varılarak iptali için Anayasanın 151. ve22.4.1962 günlü, 44 sayılı Kanunun 27. maddeleri uyarınca itiraz yoluylaAnayasa Mahkemesine başvurulmasına karar verilmiş bulunmaktadır.
II-İTİRAZIN GEREKÇESİ :
İtiraz yoluna başvuran Mahkemenin gerekçesi özeti şöyledir :
(Sanık vekilinin 10.11.1974 günlü dilekçesinde 1803 sayılı afyasasının 2. maddesinin (B) bendinin Anayasaya aykırılığı yolundaki itiraz veiptal isteği, sunduğu belgeler karşısında ciddi görüldüğünden dosyanın AnayasaMahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir.)
III-YASA METİNLERİ :
1- Anayasaya aykırılığı ileri sürülen yasa kuralı :
15.5.1974 günlü, 1803 sayılı Kanunun 2. maddesinin Anayasayaaykırılığı ileri sürülen (B) bendi şöyledir:
(Madde 2- 7.2.1974 tarihine kadar işlenmiş:
A) ………………………..
B) Türk Ceza Kanununun 202, 203, 205, 206, 207, 208, 209, 210, 212,213, 214, 215, 216, 217, 218, 219, 403 ncü maddeleriyle 404 ncü maddesinin 1nci bendinde, 406,407,414/1, 415,416/2-3,491,492,493,495,496,497,498,500,503 ve510 ncu maddeleri ile, Askeri Ceza Kanunun 131 ve 132.nci maddelerindegösterilen suçları işleyenler hakkında ilgili maddede öngörülen Devlet zararıönceden ödenmek; tazminat hükümleri ise saklı kalmak şartiyle bu maddenin (A)bendi hükmü uygulanır.”
3-Dayanılan Anayasa kuralları :
Anayasanın 8. ve 12. maddeleri ile 92. maddesinin beşinci fıkrasımetinleri aşağıdadır:
“Madde 8- Kanunlar Anayasaya aykırı olamaz.
Anayasa hükümleri, yasama, yürütme ve yargı organlarını, idaremakamlarını ve kişileri bağlayan temel hukuk kurallarıdır.
“Madde 12- Herkes dil, ırk, cinsiyet, siyasi düşünce, felsefiinanç, din ve mezhep ayırımı gözetilmeksizin, kanun önünde eşittir.
Hiçbir kişiye, aileye, zümreye veya sınıfa imtiyaz tanınamaz.”
“Madde 92/5- Millet Meclisi, Cumhuriyet Senatosundan gelen metnibenimsemezse, her iki meclisin ilgili komisyonlarının seçilecek eşit sayıdakiüyelerden bir karma komisyon kurulur. Bu komisyonun hazırladığı metin MilletMeclisine sunulur. Millet Meclisi, Karma Komisyonca veya Cumhuriyet Senatosuncaveya daha önce kendisince hazırlanmış olan metinlerden birini olduğu gibi kabuletmek zorundadır. Cumhuriyet Senatosunda üye tamsayısının salt çoğunluğu ilekabul edilmiş olan madde değişikliklerinde, Millet Meclisinin kendi ilk metninibenimsemesi için, üye tamsayısının salt çoğunluğunun oyu gereklidir. Bu haldeaçık oya başvurulur.”
3- İlgili Yasa kuralları:
Türk Ceza Kanununun itirazla dolaylı olarak ilgili 495. ve 497. maddelerimetinleri aşağıya çıkartılmıştır:
“Madde 495- Her kim, menkul bir malın zilyedini veya cürümmahallinde bulunan bir başkasını cebir ve şiddet kullanarak veya şahsen veyamalen büyük bir tehlikeye düşüreceği beyanı ile tehdit ederek o malı teslimeyahut o malın kendi tarafından zaptına karşı sükut etmeye mecbur kalırsa onseneden yirmi seneye kadar ağır hapis cezasına mahkum olur.
Bir malın yağması esnasında veya akabinde fiili icra veya itmametmek veya malı kaçırmak yahut kendisini veya şerikini cezadan kurtarmak içinmal sahibine veya vaka mahalline gelen başkasına karşı cebir ve şiddet veya tehditicra eden kimse hakkında da aynı ceza hükmolunur.”
“Madde 497- Yukarıdaki maddelerde beyan olunan cürümler, geceleyinveya silâh ile tehdit ederek işlenirse onbeş seneden yirmi seneye kadar ağırhapis cezası verilir.
Bu fiiller, yol kesmek suretiyle veya içlerinden velev birisigörünür şekilde silâhlı bulunan ikiden ziyade kimseler yahut kıyafetini tebdiletmiş olan şahıslar tarafından işlenirse ağır hapis cezası 20 seneden aşağıolamaz.”
IV. İLK İNCELEME :
Anayasa Mahkemesi Muhittin Taylan, Kâni Vrana, İhsan Ecemiş, AhmetAkar, Halit Zarbun, Ziya Önel, Abdullah Üner, Ahmet Koçak, Lütfi Ömerbaş, HasanGürsel, Ahmet Salih Çebi, Şevket Müftügil, Adil Esmer, Nihat O.Akçakayalıoğluve Ahmet H.Boyacıoğlu’ndan kurulu olarak 7.1.1975 gününde toplanmış ve İçtüzüğün15. maddesi uyarınca gerekli ilk incelemeyi yaparak, aşağıdaki sorunlarüzerinde durmuştur:
1- Anayasa Mahkemesinin itirazı incelemeye görevli ve yetkili olupolmadığı sorunu:
Suç ve cezaların affı hakkındaki yasama belgelerinin Anayasayauygunluk denetimine bağlı olup olmayacağı sorunu üzerinde tekrar tartışmalaryapılmış ve bu denetimin Anayasa Mahkemesince yapılmasına anayasal açıdanolanak bulunduğu sonucuna varılmıştır. Konu hakkında ayrıntılı gerekçeler, dahaönce Mahkememizin verdiği 28.11.1974 günlü ve Esas:1974/34, Karar: 1974/50sayılı kararında tümüyle açıklanmış bulunduğundan (Resmi Gazete; Gün:21.1.1975,sayı:15125) burada tekrarına gerek kalmamıştır.
Orada da gerekçeleriyle gösterildiği ve benimsendiği üzere, birkuralı itiraz konusu yapılan 15.5.1974 günlü, 1803 sayılı yasa, Anayasanındeğişik 147. maddesindeki “kanun” deyiminin kapsamına girmektedir. Öbür yönden,Anayasanın Anayasaya uygunluk denetimi dışında bıraktığı yasalardan değildir.Şu duruma göre, itiraz yoluyla gelen bu işe bakmanın Anayasa Mahkemesiningörevi içinde bulunduğu ortadadır.
Bu görüşe Halit Zarbun katılmamıştır.
2- Esasın incelenmesindeki sınır sorunu :
Sanıklar hakkındaki kamu davasında uygulanması istenen ve uygungörülen Türk Ceza Kanununun 495. ve 497. maddeleri 15.5.1974 günlü, 1803 sayılıKanunun 2. maddesinin itiraz konusu yapılmış bulunan (B) bendinde sayılan yasakuralları arasında yer aldığına ve Mahkemece de (B) bendindeki kuralın sözügeçen maddeler yönünden Anayasaya aykırılığını ileri sürüldüğüne göre,Mahkemenin görmekte olduğu davada uygulanacak kanun kuralı olması nedeniyle,Anayasa Mahkemesi işin esasını, ancak (B) bendinin Türk Ceza Kanunun 495. ve497. maddeleri ile sınırlı olarak inceleyebilir.
Nihat O.Akçakayalıoğlu uygulanacak kanun hükmü olması nedeniyleesasın (B) bendinin tümü yönünden incelenmesi gerektiği karşı oyundabulunmuştur.
3- İlk inceleme sonunda verilen karar :
İlk inceleme evresinde yukarıda açıklanan sorunların incelenmesisonunda:
Dosyanın eksiği bulunmadığı anlaşıldığından işin esasının15.5.1974 günlü, 1803 sayılı kanunun 2. maddesinin (B) bendinin Türk CezaKanununun 495. ve 497. maddeleri ile sınırlı olarak incelenmesine NihatO.Akçakayalıoğlu’nun uygulanacak kanun hükmü olması nedeniyle esasın (B)bendinin tümü üzerinden incelenmesi gerektiği ve Halit Zarbun’un bu işi incelemeninAnayasa Mahkemesinin görevi dışında bulunduğu yolundaki karşıoylarıyla veoyçokluğuyla karar verilmiştir.
V- ESASIN İNCELENMESİ :
İtirazın esasına ilişkin rapor, İstanbul 4. Ağır Ceza Mahkemesinin11.12.1974 günlü, 974/3 sayılı yazısına bağlı olarak gelen 11.10.1974 günlügerekçeli ara kararı ile ekleri, iptali istenen ve ilgili bulunan yasakuralları, dayanılan Anayasa kuralları, bunlarla ilgili gerekçeler ve başkayasama belgeleri ile konuyu ilgilendiren öteki metinler okunduktan sonra,gereği görüşülüp konuşuldu:
A- Bu işte ilk inceleme evresinde (Anayasa Mahkemesinin itirazıincelemeye görevli ve yetkili olup olmadığı sorunu) tekrar tartışma konusuyapılmış, 28.11.1974 günlü, Esas: 1974/34, Karar: 1974/50 sayılı kararımızda(Resmi Gazete; gün: 21.1.1975, sayı: 15125) açıklanan ayrıntılı gerekçelerleMahkememizin Af Kanunlarını Anayasaya uygunluk denetimine bağlı tutmaklagörevli ve yetkili olduğu sonucuna varılmış bulunmaktadır.
Ancak esasın incelenmesine geçilmezden önce, bu işin 7.1.1975günlü toplantıda yapılan ilk incelemesinde bulunmamış olan kimi üyelerceMahkememizin görevli ve yetkili olup olmadığı sorunu bu evrede dahi ortayaatılıp görüşülebileceğinin öne sürülmesi üzerine yapılan tartışmalar sonunda,ilk inceleme evresinde görev sorunu incelenerek çözülmüş olduğundan konununyeniden ele alınarak görüşülmesine yer olmadığına Şahap Arıç, Halit Zarbun veZiya Önel’in Karşıoylarıyla ve oyçokluğu ile karar verilmiştir.
B- Resmi Gazetenin 18.5.1974 günlü, 14890 mükerrer sayılınüshasında yayımlanan 15.5.1974 günlü, 1803 sayılı Kanunun 2. maddesinin buişte itiraz konusu yapılan (B) bendindeki kuralın esasının incelenmesi, ilkinceleme evresinde verilen 7.1.1975 günlü kararımızla Türk Ceza Kanununun aynıbentte yazılı olup itiraz yoluna başvuran Mahkemenin bu davada uygulamadurumunda bulunduğu 495. ve 497. maddeleriyle sınırlandırılmış bulunmaktadır.Öte yandan, 1803 sayılı Kanunun 2. maddesinin, itiraz yoluyla gelen başka birişte itiraz konusu yapılan (B) bendindeki kuralın Türk Ceza Kanunun 495. ve497. maddeleriyle sınırlı olarak yapılan esas incelenmesi sonunda, sözü geçenmaddeler yönünden iptaline 28.1.1975 günlü, Esas: 1974/59, Karar: 1975/8 sayılıkarar verilmiştir.
O halde, Mahkememizce Anayasaya aykırılığı saptanarak iptâledilmiş ve böylece ortadan kalkmış olan bir kurala yönelik itiraz hakkında,artık konusunun bulunmaması nedeniyle yeniden bir karar verilmesine yerkalmamıştır.
VI- SONUÇ :
1- İlk inceleme evresinde görev sorunu incelenerek çözülmüşbulunduğundan konunun yeniden ele alınarak görüşülmesine yer olmadığına Şahap Arıç,Halit Zarbun ve Ziya Önel’in karşı oylariyle ve oyçokluğu ile;
2- 15.5.1974 günlü, 1803 sayılı kanunun ikinci maddesinin bu işte itirazkonusu yapılan (B) bendinin, itiraz yolu ile gelen başka bir işte AnayasaMahkemesince Anayasa’ya uygunluk denetiminden geçirilerek Türk Ceza Kanununun495,497. maddeleri ile sınırlı olarak iptaline 28.1.1975 gününde Esas: 1974/56,Karar: 1975/8 sayı ile karar verilmiş bulunduğundan, bu konuda kararverilmesine yer olmadığına oybirliğiyle;
28.1.1975 gününde karar verildi.
Başkan
Muhittin TAYLAN
Başkanvekili
Kâni VRANA
Üye
Kemal BERKEM
Üye
Şahap ARIÇ
Karşıoy ilişiktedir.
Üye
Halit ZARBUN
Üye
Ziya ÖNEL
Karşıoy yazısı ektedir.
Üye
Abdullah ÜNER
Üye
Ahmet KOÇAK
Üye
Muhittin GÜRÜN
Üye
Hasan GÜRSEL
Üye
Ahmet Salih ÇEBİ
Üye
Şevket MÜFTÜGİL
Üye
Adil ESMER
Üye
Nihat O.AKÇAKAYALIOĞLU
Üye
Ahmet H.BOYACIOĞLU
KARŞIOY YAZISI
Görev sorununa ilişkin karşııoy :
İtirazın konusu, 1803 sayılı Af Kanununun bir maddesineilişkindir. Anayasamızda yasama meclislerinin af yetkisi Kanun niteliğindeolmayıp karar niteliğinde olduğu açıklanmıştır. (Anayasa Md.64). Bu ikimefhumun hukuki sonuçları çok farklıdır. Zira, Anayasa, kanunları, Anayasayauygunluk denetimine tabi tuttuğu halde kararları bu denetime tabi tutmamış;ancak bu denetime tabi tutmak istemediği kanun maddelerini ve bu denetime tabitutmak istediği kararları Anayasa’nın çeşitli maddelerinde gösterilmiştir.(Anayasa M.65,81 de olduğu gibi). Bu nedenledir ki Anayasanın 64. maddesindekarar şeklinde kullanılacağı açıklanan af yetkisi, Anayasada istisnai bir hükümbulunmadığından Kanun şeklinde tasarruf edilemez, aksi görüşün kabulü, yasamameclisinin takdirine bırakılmış olan af yetkisi Anayasa Mahkemesinin takdirineverilmiş olur. Kanun yapma prosedürüne uymak mecburiyeti varsa o prosedüreriayet edilir, fakat bu af tasarrufu, sırf bu sebeple kanun niteliği almaz.Zira, af yetkisinin karar niteliği bir anayasal niteliktir. Anayasada buhususta istisnai bir hüküm olmadıkça bu nitelik değişmiş kabul edilemez.Anayasada karar şeklinde kullanılacağı gösterilen bir yetkinin evvelden berikanun şeklinde kullanılmış olması da neticeyi değiştirmez.
Mahkememize evvelce gelen itirazlar dolasıyısiyle verilmiş olankararlardaki bu konuya ait karşıoy yazılarım yayınlanmıştır. Örneğin (29 Ocak1975) gün ve 15133 sayılı Resmi Gazetede yayınlanan 1974/39, 1974/51 sayılı ve28.11.1974 günlü Anayasa Mahkemesi kararında görev konusundaki karşıoy yazımınI No.sunda tafsilâtıyla yayınlanmış olduğundan aynı nitelikteki prensiplerinburada tekrarına lüzum görülmemiştir.
Açıklanan ve karşıoy yazımın I No.sunda gösterilen nedenlerleitirazın incelenmesi Anayasa Mahkemesi’nin görevi dışında kaldığından bu itirazıntetkikini Anayasa Mahkemesi’nin görevi içinde kabul eden karara karşıyım.
Üye
Şahap ARIÇ
KARŞIOY YAZISI
21.1.1975 günlü 15125 sayılı Resmi Gazetede yayımlananMahkememizin 28.11.1974 günlü, 1974/34-50 sayılı kararına ilişkin karşıoyyazımda açıkladığım gerekçelerle, çoğunluğun görevle ilgili görüşlerine katılmıyorum.
Üye
Halit ZARBUN
KARŞIOY YAZISI
21.1.1975 günlü 15125 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan AnayasaMahkemesinin 28.11.1974 günlü, 1974/34 Esas ve 1974/50 sayılı kararındaaçıkladığım nedenlerle çoğunluğun göreve ilişkin görüşlerine katılmıyorum.
Üye
Ziya ÖNEL