ANAYASA MAHKEMESİ KARARI
Esas Sayısı:1975/105
Karar Sayısı:1975/122
Karar Günü:6/5/1975
Resmi Gazete tarih/sayı:7.8.1975/15319
İtirazyoluna başvuran Mahkeme: Gaziantep Birinci Ağır Ceza Mahkemesi.
İtirazınkonusu: 15/5/1974 günlü, 1803 sayılı "Cumhuriyetin 50 nci Yılı NedeniyleBazı Suç ve Cezaların Affı Hakkında Kanun"un 2. maddesinin (B) bendininTürk Ceza Kanununun 213. maddesi yönünden iptali istemidir.
I -OLAY:
"Görevikötüye kullanmak, rüşvet almak, resmî evrakta sahtekârlık, hizmet sebebiylegüveni kötüye kullanmak ve zimmet suçlarından sanık 3 kişi hakkında açılmışolan kamu davası üzerine Nizip Sorgu Hâkimliğince yapılan ilk soruşturmasonunda: Sanıklardan yalnızca biri için resmî evrakta sahtekârlık ve zimmetsuçundan ötürü son soruşturma açılmasına; dava konusu öteki suçlar - görevikötüye kullanmak, rüşvet almak, hizmet sebebiyle görevi kötüye kullanmakyönünden ise üç sanığın da yargılanmasına yer olmadığına 16/3/1973 gününde 8/5sayı altında karar verilmiş, ancak; sözü geçen kararın, dava konusu kimisuçlardan ötürü sanıkların yargılanmasına yer olmadığına ilişkin bölümü AsliyeCeza Hâkimi tarafından onanmamıştır. Bu nedenle, Nizip Sorgu Hâkimliğinceyukarıda anılan suçlar yönünden de son soruşturma açılmasına 17/3/1975 günündekarar verilmiştir. Davaya bakmakla görevli Gaziantep Birinci Ağır CezaMahkemesi, yargılamasına, bu ek kararnameyi temel tutmuş ve 11/4/1975 günlüduruşmada, C. Savcısının düşüncesine uygun olarak 1803 sayılı Af Yasasının 2.maddesinin (B) bendinin, Türk Ceza Kanununun 213. maddesi açısından iptaledilmesi istemiyle Anayasa Mahkemesine başvurulmasına karar vermiştir.
II -İLK İNCELEME:
AnayasaMahkemesi, İçtüzüğün 15. maddesi uyarınca yapılan ilk inceleme toplantısında;
GaziantepBirinci Ağır Ceza Mahkemesinin 11/4/1975 günlü gerekçeli kararı ve ekleri, konuile ilgili öteki metinler okunduktan sonra, gereği görüşülüp düşünüldü:
Sanıklarayükletilen yukarıda yazılı suçlar açısından Nizip Sorgu Hâkimliğince yürütülenilk soruşturmada elde edilen sonuçlar, 16/3/1973 gününde 8/5 sayı altındakarara bağlanmış bulunmaktadır. Sorgu Hâkimliğinin sözü edilen kararnamesi birbölüm suç yönünden son soruşma açılmasını, öteki bölüm suçlar ve bu aradaitiraz konusu yapılan Türk Ceza Kanununun 213. maddesi kapsamına giren"rüşvet almak" suçu yönünden ise yargılamaya yer olmadığınıiçermektedir. Karar tarihine göre, yargılamaya yer olmadığı yolundaki kararıngeçerli sayılması için Asliye Ceza Hâkiminin onamasına gerek yoktur. Gerçekten,Ceza Muhakemeleri Usulü Kanununun 124. maddesinin "CumhuriyetMüddeiumumisinin tevkif talebine karşı maznunun mevkuf olmayarak tahkikatınınicrasına ve tevkif ve tevkifin istirdadına ve kefaletle salıvermeye vemuhakemenin men'ine dair Sorgu hâkimi tarafından verilecek kararlar mensupolduğu Asliye Mahkemesi reisi veya hâkiminin tasdikiyle tekemmül eder."hükmünü taşıyan ikinci fıkrası, 15/3/1973 günü yürürlüğe giren 1696 sayılı Yasaile kaldırılmış bulunmaktadır.
İlksoruşturmadaki yargılama, genel yargılamanın özelliklerini de taşır. Buözelliklerden en belirgini, hâkimin yasal nedenler dışında kararınıdeğiştirememesidir. Ceza Muhakemeleri Usulü Kanununda 1696 sayılı Yasa ileyapılan değişikliklerden sonra, yargılamaya yer olmadığı yolunda SorguHâkimliğince verilecek karara karşı, adı geçen Usul Kanununun 203. maddesiçevresinde olağan "acele itiraz"ı 343. maddesi çevresinde deolağanüstü "yazılı emir" kanun yolları açık tutulmuştur. AynıKanunun, yargılamaya yer olmadığı yolundaki kararın kesinleşmesinden sonra yeniolgu ve kanıtların ortaya çıkması halinde tekrar kamu davası açılabileceğiniöngören 204. maddesi hükmü de saklıdır.
İtirazyoluna başvuran Mahkemede yürütülmekte olan son soruşturmaya temel tutulanNizip Sorgu Hâkimliğinin 17/3/1973 günlü, 8/5 sayılı "Ek kararı"yukarıda belirtilen kanun yollan prosedürü işletilerek almış değildir.Gerçekten, ilk kararın yargılamaya yer olmadığına ilişkin bölümünün Asliye CezaHâkimi tarafından onanmaması nedeniyle ek kararname düzenlendiği karar yerindeaçıkça belirtilmiştir.
Açıklananbu maddî ve hukukî olgular önünde, itiraz konusu Türk Ceza Kanununun 213.maddesi kapsamına giren rüşvet almak suçundan ötürü sanıkların yargılanmasına yerolmadığına ilişkin Nizip Sorgu Hâkimliğinin 16/3/1973 günlü kararı kesinleşmişbulunmaktadır. Yasanın yürürlükten kaldırılmış olan bir hükmüne dayanılarakverilen ek karar, ilk kararın kesinleşen yönlerini ortadan kaldıracak niteliktedeğildir. Bu bakımdan, itiraz yoluna başvuran Mahkemenin elinde yöntemine uygunbiçimde açılmış bir dava yok demektir.
Ohalde, istemin, 22/4/1962 günlü, 44 sayılı Yasanın 27. maddesinin acık hükmünegöre, Mahkemenin yetkisizliği nedeniyle reddi gerekir.
NihatO. Akçakayalıoğlu bu görüşe katılmamıştır.
III-SONUÇ:
15/5/1974günlü, 1803 sayılı Kanunun 2. maddesinin (B) bendine, Türk Ceza Kanununun 213.maddesi açısından yöneltilen itirazın., Mahkemenin yetkisizliği nedeniylereddine, Nihat O. Akçakayalıoğlu'nun karşıoyuyla ve oyçokluğuyla;
6/5/1975gününde karar verildi.
Başkan
Muhittin Taylan
Başkanvekili
Kâni Vrana
Üye
İhsan Ecemiş
Üye
Ahmet Akar
Üye
Halit Zarbun
Üye
Ziya Önel
Üye
Abdullah Üner
Üye
Ahmet Koçak
Üye
Şekip Çopuroğlu
Üye
Lütfi Ömerbaş
Üye
Hasan Gürsel
Üye
Ahmet Salih Çebi
Üye
Adil Esmer
Üye
Nihat O. Akçakayalıoğlu
Üye
Ahmet H. Boyacıoğlu
KARŞIOYYAZISI
İtirazcıMahkemenin başvurması, elinde usulüne göre açılmış bir dava olmadığı gerekçesiile reddedilmiştir. Oysa, ki:
17/3/1973günlü yeni kararnamesi ile sorgu hâkimi, T. Ceza Kanununun 213. maddesi veçhileyargılanmak üzere, sanığı Ağır Ceza Mahkemesine sevk etmiş bulunmaktadır. Doğruveya yanlış, sanığın yargılanmasına neden olarak bir kararname ve bununla birdava ortaya konmuştur. Var olan bu davanın Ceza Muhakemeleri Usulü Kanununun253. maddesi uyarınca (kendi özel sebebine göre verilebilecek yargılamanındurdurulması kararı dışında) bir hükme bağlanması anılan madde ile getirilmişkural gereğidir.
Olayda,davanın varlığı değil, daha önce yargılamanın önlenmesini hedeflemiş sorguhâkimi kararnamesi karşısında (sanığın cezalandırılmasına olanak bulunmadığıiçin) iptalini istediği ceza hükmünü Mahkemenin uygulama durumunda olupolmadığı tartışılabilirdi.
İtirazın,Mahkeme elinde dava bulunmadığı görüşüyle reddine açıklanan nedenlerlekarşıyım.
Üye
Nihat O. Akçakayalıoğlu