ANAYASA MAHKEMESİ KARARI
Esas Sayısı:1975/145
Karar Sayısı:1975/198
Karar Günü:14/10/1975
Resmi Gazete tarih/sayı:11.3.1976/15525
İptaldavasını açan: Millet Meclisinin üye tamsayısının altıda birini aşan sayıdaüyeleri.
Davanınkonusu: 22 Mayıs 1975 günlü, 15423 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan 15/5/1975günlü, 1896 sayılı (13/2/1974 tarihli, 11 sayılı Kanun Hükmünde Kararname ile,30/5/1974 tarihli, 12 sayılı Kanun hükmünde Kararnamenin "Ek geçici 10.madde" (g) bendinin, 11 sayılı Kanun Hükmünde Kararname ile ilgilihükmünün yürürlükten kaldırılmasına dair Kanun) un Anayasa ve Yasama Meclisleriİçtüzükleri hükümlerine aykırılığı nedeniyle biçim ve esas yönünden iptaliistemidir.
II -YASA METİNLERİ:
l -İptali istenen Kanun:
22/5/1975günlü, 15243 sayılı Resmî Gazetede yayımlanan 15/5/1975 günlü. 1896 sayılıKanunun iptali istenmiştir. Bu kanun şöyledir:
"13/2/1974tarihli 11 sayılı Kanun Hükmünde Kararname ile 30/5/1974 tarihli 12 sayılı KanunHükmünde Kararnamenin "ek geçici 10. madde" (g) bendinin, 11 sayılıKanun Hükmünde Kararname ile ilgili hükmünün yürürlükten kaldırılmasına dairkanun
Maddel - 15 Şubat 1974 tarihli 14800 sayılı Resmî Gazete'de yayınlanan, 11 sayılıKanun Hükmünde Kararname yetki dışı çıkarılmış olmakla, bütün sonuçlariylebirlikte ret ve İptal edilmiştir.
31Mayıs 1974 tarihlî 14991 sayılı Resmî Gazetede yayınlanmış olan 12 sayılı KanunHükmünde Kararnamenin ek geçici 10. maddesinin (g) bendinin işbu kanuna aykırıolan hükmü de kaldırılmıştır.
Madde2 - Bu kanun yayımı tarihinde yürürlüğe girer.
Madde3 - Bu kanun hükümlerini Bakanlar Kurulu yürütür.
(22/5/1975günlü, 15243 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan 1896 sayılı Kanunun 1.maddesinde, 12 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin Resmî Gazete sayısı 14991olarak gösterilmiş ise de doğrusu 14901 olmak gerekir. Çünkü 12 sayılı KanunHükmünde Kararnamenin yayımlandığı 31 Mayıs 1974 günlü Resmî Gazete sayısı14901 dir.)
2 -İlgili öteki Yasa hükümleri:
DiğerKanunların konumuzla ilgili görülen hükümleri aşağıya alınmıştır:
A -31/5/1972 günlü, 14201 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan 23/5/1972 günlü, 1589sayılı "Devlet Memurları Kanunu ile ilgili yetki kanunu şöyledir:
"Amaç
Maddel - 1327 sayılı Kanunla bazı maddeleri değiştirilen ve bazı maddeler eklenen657 sayılı "Devlet Memurları Kanunu" kapsamına giren konularda veaşağıda belirtilen çerçevede Bakanlar Kuruluna Kanun Hükmünde Kararname çıkarmayetkisi verilmiştir.
Kapsam
Madde2 - Bu Yetki Kanununa göre çıkarılacak kararnameler;
a)Devlet memurlarının istihdam esas ve usullerine, disipline, aylıklarına, sosyalhaklarına ilişkin esasları.
b)İntibak hükümlerinin yarattığı farklılıkları, haksızlıkları, mevcut maddelerinyetersizliği sebebiyle ortaya çıkan farklı uygulamaları giderecek hükümleri,
Kapsar.
İlkeler
Madde3 - Bakanlar Kurulu l inci madde ile verilen yetkiyi kullanırken kamuhizmetlerinin gerektirdiği asli ve sürekli görevin yerine getirilmesi şartınauymak suretiyle aşağıdaki ilkeleri gözönünde bulundurur:
a)Kanunun kapsamını, istihdam şekillerini, sözleşmeli ve muvakkat istihdamşekillerini, sınıflandırma esaslarını yeniden düzenleyerek kamu hizmetlerininaksamadan yürütülmesini sağlamak,
b)Disiplin hükümlerini düzenlemek,
c)Eski ve yeni personel rejimlerinden doğan farklılıkları gidermek, kıdem veyetki dengesini tesis etmek,
d)Kanundaki boşluk ve tutarsızlıkları gidermek,
o)Eşit hizmete eşit ücret gereğini, ücretin aleniliğini, hizmette fırsateşitliğini tahakkuk ettirmek,
f)Kamu personelinin değerlendirilmesi öngörülen hizmetlerine ait esaslara açıklıkgetirmek,
g)Devlet hizmetinde kadro piramidini sağlayacak esasları getirmek,
Yetkisüresi
Madde4- Bakanlar Kuruluna l inci madde ile verilen yetki bu Kanunun yürürlüğegirdiği tarihten itibaren 2 yıl geçerlidir.
Yetkikapsamına giren maddeler.
Madde5 - a) 14/7/1965 tarihli ve 657 sayılı Devlet Memurları Kanununun 2, 5, 22, 39,45, 46, 47, 49, 51, 52, 59, 60, 62, 63, 64, 66, 67, 69, 75, 76, 78, 79, 80, 82,87, 90, 97, 99, 110, 116, 120, 121, 126, 127, 128, 129, 130, 132, 133, 134,135, 136, 139, 141, 152, 153, 157, 164, 165, 167, 168, 169, 170, 171, 172, 173,179, 180, 181, 197, 205, 209, 210, 224, 225, 226, 227, 228, 229, 230, 231, 233,234 üncü maddeleriyle geçici 3,16 ve 24 üncü maddeleri,
b)657 sayılı Devlet Memurları Kanununda değişiklik yapan 31/7/1970 tarihli 1327sayılı Kanunun 1, 2, 3, 4, 5, 6, 7, 8, 9, 10, 12, 14, 17, 18, 25, 26, 27, 28,30, 32, 33, 34, 36, 39, 40, 41, 42, 43, 44, 47, 48, 49, 50, 55, 58, 59, 60, 63,64, 66, 70, 71, 74, 77, 78, 79, 80, 81, 83, 84, 86, 88, 89, 90, 91, 52, 93, 94üncü maddeleri,
c)1567 sayılı 1972 Yılı Bütçe Kanununun 15. maddesi, hükümlerinden bu KanunlaBakanlar Kuruluna verilen yetkiye dayanılarak çıkarılacak kararnamelere aykırıbulunan hususlar meskûr kararnamelerin yürürlüğe girdiği tarihten itibarenyürürlükten kalkar. Bu hususları muhtevi hükümler çıkarılacak kararnamelerdeayrıca gösterilir.
Madde6 - Bu Kanun yayımı tarihinde yürürlüğe girer.
Madde7 - Bu Kanun hükümlerini Bakanlar Kurulu yürütür."
B -14/7/1965 günlü, 657 sayılı " Devlet Memurları Kanunu" na 31/7/1970günlü, 1327 sayılı Kanunun 90. maddesiyle eklenen ek geçici 10. madde şöyleidi:
"Ekgeçici madde 10 - Türkiye Radyo ve Televizyon Kurumu devamlı kadrolarındaçalışanlar hakkında 359 sayılı Kanun ve o Kanunun atıfta bulunduğu diğer kanunhükümlerinin uygulanmasına devam olunur.
Ancak;
a)Kurumun haber ve program hizmetlerini doğrudan doğruya yapan ve yürütenlerdenyüksek öğrenim yapmış olanlar 9 uncu derecenin ilk kademesinden işe başlarlar,l inci derecenin son kademesine kadar yükselebilirler. Yüksek Öğrenim yapmamışolanlar 10 uncu derecenin ilk kademesinden işe başlarlar, 3 ncü derecenin sonkedemesine kadar yükselebilirler.
b)(a) fıkrası dışında kalan personel hakkında 36 ıncı maddede öngörülen esaslaruygulanır.
c)Türkiye Radyo ve Televizyon Kurumunda çalışan personele ödenecek (iş güçlüğü,iş riski ve teminindeki güçlük zamları) ile (mahrumiyet zammı) ve (fazlaçalışma ücretleri) Kurumun yönetim kurulu tarafından, diğer devlet memurlarıiçin tesbit edilecek miktar ve şartlara uygun şekilde bir yönetmelikle tesbitedilir.
d)Kurumun l, 2, 3, 4 üncü derecelerden ihtiyacı olan kadroların Kurum yönetimkurulu, genel idarede bu derecedeki kadroların diğer kadrolara oranı ile bukadrolara ilişkin görevlerin önemine uygun şekilde tesbit eder.
e)Türkiye Radyo ve Televizyon Kurumunun haber ve program hizmetlerininyürütülmesinde her ne sebeple olursa olsun başka iş ve hizmet yasağına ilişkinhükümler uygulanamaz."
C -31/2/1974 günlü, 11 sayılı Kanun Hükmünde Kararname şöyle idi:
Kararsayısı: K. H. K. 11
657sayılı Devlet Memurları Kanununa 1327 sayılı Kanunla eklenen ek geçici 10 uncumaddeye bir fıkra eklenmesi hakkında kanun hükmünde kararname:
657sayılı Devlet Memurları Kanununa 1327 sayılı Kanunun 90 ıncı maddesiylegetirilen ek geçici 10 uncu maddeye bir fıkra eklenmesi; 23/5/1972 tarihli ve1589 sayılı Kanunun verdiği yetkiye dayanılarak, Bakanlar Kurulunca 13/2/1974tarihinde kararlaştırılmıştır.
Maddel - 657 sayılı Devlet Memurları Kanununun ek geçici 10 uncu maddesine aşağıdakifıkra eklenmiştir.
TürkiyeRadyo Televizyon Kurumu Genel Müdürü Hakkında Devlet Memurları Kanunununistisnaî memurluklarla ilgili hükümleri uygulanır.
Madde2 - Bu Kararname yayımı tarihinde yürürlüğe girer.
Madde3 - Bu Kararname hükümlerini, Bakanlar Kurulu yürütür."
D -30/5/1974 günlü, 12 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin 2. maddesiyle değişik ekgeçici 10 ncu madde şöyle idi,
"Ekgeçici madde 10 - Türkiye Radyo ve Televizyon Kurumu devamlı kadrolarındaçalışanlar hakkında 359 sayılı Kanunun ve o Kanunun atıfta bulunduğu diğerKanun hükümlerinin uygulanmasına devam olunur.
Ancak;
a)Kurumun haber ve program hizmetlerini doğrudan doğruya yapan ve yürütenlerdenYüksek Öğrenim yapmış olanlar 9 uncu derecenin ilk kademesinden işe başlarlar,1. derecenin son kademesine kadar yükselebilirler. Yüksek öğrenim yapmamışolanlar 10 uncu derecenin ilk kademesinden işe başlarlar, 3 üncü derecenin sonkademesine kadar yükselebilirler.
b)(a) Fıkra dışında kalan personel hakkında 36 ıncı maddede öngörülen esaslaruygulanır.
c)Türkiye Radyo ve Televizyon Kurumunda çalışan personele ödenecek mahrumiyetzammı, bu Kanuna tabî memurlar için tesbit edilecek miktar ve şartlara uygunolmak şartiyle yönetim kurulu tarafından bir yönetmelikle tesbit edilir.
d)Kurumun genel idare sınıfının l, 2, 3, 4 ncü derecelerine dahil bazı görevleriçin ilgili memuriyetlerin yönetim sorumluluğu ve taşıdıkları önem gözönündebulundurulmak suretiyle derecelerde işgal edilen kademelerin göstergerakamlarına 50, 100, 150 veya 200 rakamlarının eklenmesinde yapılacak tesbiteKurumun yönetim kurulu yetkilidir.
e)Türkiye Radyo ve Televizyon Kurumunun haber ve program hizmetlerininyürütülmesinde her ne sebeple olursa olsun, başka iş ve hizmet yasağına ilişkinhükümleri uygulanmaz.
f)2/1/1964 tarihli 359 sayılı Kanunun değişik 47 nci maddesi hükümleri saklıdır.
g)Türkiye Radyo ve Televizyon Kurumu Genel Müdürü ile Genel Müdür Yardımcılarıhakkında bu Kanunun istisnaî memurluklarla ilgili hükümleri uygulanır.
h)(a) Fıkrasına giren görevlerde bulunduktan sonra, öğrenim durumu itibariylehizmete giriş derece ve kademesi bu fıkrada belirtilen giriş derece vekademesinden daha aşağı olan sınıflardan birine geçenlerin, ilk ilerleme veyükselmeleri için kanunî bekleme sürelerine, yukarıdaki dereceler arasındakisüre kadar ilâve edilir.
O(a) Fıkrasına girenlerin intibakı bir defada, sözü edilen fıkradaki girişdereceleri başlangıç alınmak ve 87 nci madde kapsamına giren kurumlarda 18yaşın bitirilmesinden sora aynı fıkrada belirtilen yedek subaylıkta(muvazzaflık dışında geçen süre dahil) yedek subay öğretmenlikte, muvazzaf veihtiyat erlikte geçen süreleri toplamı değerlendirilmek suretiyle yapılır. Ekgeçici 2 veya 3 üncü maddeler uyarınca yapılan intibak ile bu maddeye göreyapılan intibaktan hangisi lehine ise o esas alınır."
E -15/5/1975 günlü, 1897 sayılı Kanunun 2. maddesiyle değiştirilen ek geçici 10.madde şöyledir:
Ekgeçici madde 10,- Türkiye Radyo ve Televizyon Kurumu devamlı kadrolarındaçalışanlar hakkında 359 sayılı Kanunun ve o Kanunun atıfta bulunduğu diğerkanun hükümlerinin uygulanmasına devam olunur.
Ancak;
a)Kurumun haber ve program hizmetlerini doğrudan doğruya yapan ve yürütenlerdenyüksek öğrenim yapmış olanlar 8 inci derecenin ilk kademesinden işe başlarlar,l inci derecenin son kademesine kadar yükselebilirler. Yüksek öğrenim yapmamışolanlar 10 uncu derecenin ilk kademesinden işe başlarlar, öğrenim durumlarınagöre tesbit olunan hizmette yükselebilme derecesinden aşağı olmamak üzere 3üncü derecenin son kademesine kadar yükselebilirler.
b)(a) fıkrası dışında kalan personel hakkında 36 ncı maddede öngörülen esaslaruygulanır.
c)Türkiye Radyo ve Televizyon Kurumunda çalışan personele ödenecek mahrumiyetzammı, bu kanuna tabi memurlar için tesbit edilecek miktar ve şartlara uygunolmak şartiyle yönetim kurulu tarafından bir yönetmelikle tesbit edilir.
d)Kurumun genel idare sınıfının l, 2, 3, 4 üncü derecelerine dahil bazı görevleriçin ilgili memuriyetlerin yönetim sorumluluğu ve taşıdıkları önem gözönündebulundurulmak suretiyle derecelerde işgal edilen kademelerin göstergerakamlarına 50, 100, 150 veya 200 rakamlarının eklenmesinde yapılacak tespitekurumun yönetim kurulunun teklifi üzerine Bakanlar Kurulu yetkilidir.
e)Türkiye Radyo ve Televizyon Kurumunun haber ve program hizmetlerininyürütülmesinde her ne sebeple olursa olsun, başka iş ve hizmet yasağına ilişkinhükümleri uygulanmaz.
f)2/1/1964 tarihli 359 sayılı Kanunun değişik 47 nci maddesi hükümleri saklıdır.
g)(a) fıkrasına giren görevlerde bulunduktan sonra, öğrenim durumu itibariylehizmete giriş derece ve kademesi bu fıkrada belirtilen giriş derece vekademesinden daha aşağı olan sınıflardan birine geçenlerin, ilk ilerleme veyükselmeleri için kanunî bekleme sürelerine, yukarıdaki dereceler arasındakisüre kadar ilâve edilir.
h)30/11/1970 tarihi itibariyle (â) fıkrasına göre intibakı yapılanlarla butarihten 1/3/1975 tarihine kadar bu fıkra kapsamına alınanların intibakı birdefa da aşağıdaki esaslara göre yapılır.
Öğrenimdurumlarına göre (a) fıkrasındaki giriş dereceleri başlangıç alınmak ve 87 incimadde kapsamına giren kurumlarda 18 yaşın bitirilmesinden sonra geçenhizmetleri, hazırlık kıtası ile okul dönemi dahil yedek subaylıkta (muvazzaflıkdışında geçen süre dahil), yedek subay öğretmenlikte, muvazzaf Ve ihtiyaterlikte, Basın Kanununa göre basın kartına sahip olmak suretiyle fiilengazetecilik yaptıktan sonra memurluğa girip meslekleri ile ilgili görevlerdeistihdam edilenlerin bu hizmetlerinin 3/4'ü (oniki yılı geçmemek üzere)değerlendirilir.
Değerlendirmeyeesas alınan hizmetlerden ilkinde göreve başladıktan sonra öğrenim durumları (a)fıkrasına göre daha ileri kademe veya yüksek dereceden hizmete alınma hakkınıverecek şekilde değişenlerin, sonradan yaptıkları öğrenimlerin (görev dışındaiken geçen süresi hariç) normal sürelerin her yılına bir kademe, her üç yılınabir derece uygulanmak suretiyle ilâve edilir. Ancak; bu şekilde bulunacakderece ve kademe, intibakı yapılan memurun değerlendirilecek olan hizmetsüresinden sonradan yaptığı öğrenimin (görev dışında iken geçen süresi hariç)normal süresi kadar noksan hizmeti bulunan emsali memurun intibak edeceğiderece ve kademeden ileri olamaz.
Ekgeçici 2 veya 3 üncü maddeler uyarınca yapılan intibak ile bu maddeye göreyapılan intibaktan hangisi lehine ise o esas alınır.
Yapılacakbu intibaklarda, yüksek öğrenim görmemiş olanlar hiç bir surette 3 ncü dereceyigeçemez."
F -14/7/1965 günlü, 657 sayılı (Devlet Memurları Kanununun 15/5/1975 günlü, 1897sayılı Kanunun 1. maddesiyle değişik 59. maddesi şöyledir:
"İstisnaîmemurluklar:
Madde59 - Cumhurbaşkanlığı Dairesi ile Cumhuriyet Senatosu ve Millet Meclisininmemurluklarına, Başbakanlık ve Bakanlık Müşavirliklerine, Başbakanlık veBakanlıklar Özel Kalem Müdürlüklerine, Bakanlıklar Basın ve Halkla İlişkilerMüşavirliklerine, Valiliklere, Büyük Elçiliklere, Elçiliklere, Daimî Temsilciliklere,Dış Kuruluşlarda çalışma müşavirlikleri nezdinde görevlendirilecek sendikauzmanlıklarına, Din İşleri Yüksek Kurulu Üyeliklerine, Millî İstihbaratTeşkilâtı memurluklarına, Milli Güvenlik Kurulu Genel SekreterliğiMüşavirliklerine, Hukuk Müşavirliğine ve Genel Sekreter Sekreterliğine buKanunun atanma, sınavlar, kademe ilerlemesi ve derece yükselmesine ilişkinhükümleriyle bağlı olmaksızın tahsis edilmiş derece aylığı ile memuratanabilir. Dışişleri Bakanlığı Hukuk Müşavirlikleri ile Devlet Konservatuarındagörevlendirilecek uluslararası ün yapmış üstün yeteneklere sahip Devletsanatçılarının, atanma ve ilerlemelerinde de bu hükümler uygulanır.
Birincifıkrada sayılan memurların bulundukları bu kadrolar emeklilik aylığınınhesabında ve diğer memurluklara naklen atanmalarında herhangi bir sınıf içinkazanılmış hak sayılmaz. Bu görevlerde bulunan memurların emeklilik kıdemleriyürümekte devam eder."
G -24/12/1963 günlü, 359 sayılı "Türkiye Radyo - Televizyon KurumuKanunu"nun, 29/12/1972 günlü, 1568 sayılı Kanunla değişik 9. ve 47.maddeleri şöyledir;
"GenelMüdür ve Yardımcıları:
Madde9 - Genel Müdür, Bakanlar Kurulu Kararnamesiyle atanır.
Kurum,Genel Müdür tarafından temsil olunur ve yönetilir.
MÜHGüvenliğin, kamu düzeninin veya Devletin dış güvenliğinin gerekli kıldığı veyaDevlet memuru olma niteliğini yitirdiği hallerde, Genel Müdür, gerekçesi açıkçagösterilerek, Bakanlar Kurulu Kararnamesiyle görevinden alınır.
TRT'nin,Anayasa'nın ve bu Kanunun öngördüğü esaslara aykırı yayın yaptığı ve tarafsızlıkilkesinden uzaklaştığı veya Genel Müdürün görevi ile ilgili olarak ağır birhizmet kusuru işlediği hallerde de Başbakanın veya T. B. M. M. de grubu bulunansiyasî partilerden birinin yazılı olarak TRT Seçim Kuruluna başvurması ve bukurulun olumlu görüşünü bildirmesi üzerine, Genel Müdür, Bakanlar Kurulukararnamesi ile görevinden alınır.
Genelmüdür ve yardımcısı olabilmek için gerekli şartlar şunlardır:
1 -Yüksek öğrenim yapmış olmak,
2 -Bu görevleri yerine getirebilecek ehliyet, bilgi ve tecrübe sahibi olmak,
3-Devlet memuru olmağa kanunî engeli bulunmamak.
GenelMüdür yardımcılarından birinin yüksek elektrik veya yüksek elektronik mühendisiolması şarttır."
Madde47 - TRT Kurumu personeli hakkında aşağıdaki esaslara uyulmak şartı ile buKanun hükümleri ve 1327 sayılı Kanunun ek geçici 10 uncu maddesi hükmüuygulanır.
Kurumpersoneli bu kanunla, özel hükümlerle düzenlenen hususlar dışında, iktisadîdevlet teşekkülleri personeline uygulanan genel hükümlere tabidir.
Kurumpersoneline, hizmetin bütünlüğü ve ifa edilen görevin önemi dikkate alınarakfiilen aldığı brüt aylığın % 60 ını geçmemek üzere Genel Müdürün teklifi veYönetim Kurulunca kesinleşecek bir yönetmelikle tazminat ödenir. Kurumpersoneline, bu tazminatın dışında 1327 sayılı Kanunun ek geçici 10 uncumaddesinin (c) fıkrasında öngörülen iş güçlüğü, iş riski ve teminindeki güçlükzamları ödenmez.
Kurum,daimi kadro ile yaptırılmayan veya daimi kadro ile yaptırılmasında sakıncabulunan işler için sözleşme ile personel çalıştırabilir. Sözleşmeli personelinistihdam şekilleri, personelin istihdam şekilleri, sözleşme esasları veödenecek en az ve en çok ücretler Genel Müdürlükçe hazırlanıp, YönetimKurulunca kabul edilecek bir yönetmelik ile tesbit edilir.
Kurumunl, 2, 3 ve 4 üncü derecelerden ihtiyâcı olan kadrolar Genel Müdürün teklifiüzerine, genel idarede bu derecelerdeki kadroların diğer kadrolara oranı vekadrolara ilişkin görevlerin önemine uygun şekilde, kurumun hizmet özellikleride dikkate alınarak, Yönetim Kurulunca tesbit edilir.
Kurumpersoneline ücretli fazla çalışma yaptırılabilir. Fazla çalışma esasları,süresi Devletin diğer personeli için tanınan sürenin iki katını geçmemek, saatücreti ise Devletin diğer personeli için tanınan miktarlara bağlı kalınmakkaydiyle Genel Müdürlükçe hazırlanıp, Yönetim Kurulu karan ile kesinleşecek biryönetmelikle tesbit edilir."
H -16/10/1962 günlü, 77 sayılı "Uzun Vadeli Planın Yürürlüğe Konması veBütünlüğünün Korunması Hakkında Kanun" un 2. maddesinin 1. bendi ve 3.maddesi şöyledir:
"Madde2 - 1. Uzun vadeli plan, Türkiye Büyük Millet Meclisi Plan Karma Komisyonundagörüşülür. Bu Karma Komisyon, Anayasa'nın 94 üncü maddesine güre seçilenTürkiye Büyük Millet Meclisi Bütçe Karma Komisyonu üyelerinden kuruludur."
"Madde3 - 1. Yasama Meclisleri komisyonları ve karma komisyonları kendilerine havaleedilen kanun tasarısı ve tekliflerini, bunlarla ilgili metinleri ve bu tasarı,teklif ve metinler üzerinde verilen önerge ve değiştirgeleri, uzun vadeli planauyguluk bakımından da inceler ve uygun bulmadıkları takdirde reddederler.
2.Millet Meclisi ve Cumhuriyet Senatosu Başkanlıkları, uzun vadeli planla ilgiligördükleri tasarı ve teklifleri "en son olarak Plan Komisyonuna havaleederler. Kanun tasarı ve teklifleri, Hükümetin veya Genel Kurulun lüzumgöstermesi halinde de, Plan Komisyonuna havale olunur.
MeclisiPlan Komisyonu, Türkiye Büyük Millet Meclisi Plan Karma Komisyonunun üyesi olanMilletvekillerinden; Cumhuriyet Senatosu Plan Komisyonu da, aynı karmakomisyonun üyesi olan Cumhuriyet Senatosu üyelerinden kuruludur.
MilletMeclisi ve Cumhuriyet Senatosundaki Plan Komisyonları, bu bendin l incifıkrasında zikredilen kanun tasarı ve tekliflerinden başka, kamu harcama veyagelirlerinde artış veya azalışı gerektiren kanun tasarısı ve teklifleriniveyahut sadece belli maddeleri bu niteliği taşıyan tasarı veya tekliflerinbahis konusu maddelerini incelerler ve her bir yasama meclisinin içtüzüğü ileverilen diğer görevleri yerine getirirler.
3.Millet Meclisi ve Cumhuriyet Senatosu Plan Komisyonları diğer komisyonlarınrapor ve metinlerinde yürürlükteki uzun vadeli plana aykırı bulduklarıhususları belirtir ve metni uzun vadeli plana uygun şekle sokarlar. Butakdirde, Genel Kuruldaki görüşmelerde esas, Plan Komisyonunun raporudur.Ancak, Anayasa'nın 92. maddesi gereğince Karma Komisyon kurulması gerekenhallerde, Genel Kurul görüşmelerinde esas, Karma Komisyonun raporudur.
Genelve Katma bütçe kanunları tasarıları ile bu kanunlara ilişkin ek tasarılar vedeğişiklik tasarıları, genel veya katma bütçeli daireler için ek ödenek veyaolağanüstü ödenek verilmesi hakkındaki kanun tasarıları ile bu kanunlarailişkin değişiklik tasarıları ve bahis konusu tasarılarda bölümler arasındaaktarma veya olağanüstü aktarma yapılmasına dair kanun tasarıları ile kanunauygun olarak Yasama Meclisleri idareci üyeleri tarafından Türkiye Büyük MilletMeclisine ait bütçenin değiştirilmesi hakkında verilecek kanun teklifleri için2 inci bendin l nci fıkrası ile bu bendin l inci fıkrası hükümleri uygulanmaz.
4.Yasama Meclisleri Komisyonları ve karma komisyonlarında, Hükümetçe yürürlüktekiuzun vadeli plana aykırılığı gerekçesiyle reddi istenen kanun tasarı, teklif vemetinlerinin veya bu tasarı, teklif ve metinlerin belli hükümlerinin ve kanuntasarı, teklif ve metinleri üzerinde verilen önerge ve değiştirgelerdenHükümetçe aynı gerekçeyle reddi islenenlerin kabulü, üye tamsayısının salt çoğunluğuylaolur.
Yukarıdakifıkranın Millet Meclisi Genel Kurulunda kanun tasarı, teklif ve metinlerininveya bunların belli Hükümlerinin kabulünde ve önerge ve değiştirgelerinkabulünde uygulanması, Hükümetin red istemini güven istemine bağlamasıyla mümkündür."
3 -Dayanılan Anayasa kuralları:
Anayasa'nınkonumuzla ilgili hükümleri aşağıya alınmıştır:
"II.Cumhuriyetin nitelikleri.
Madde2 - Türkiye Cumhuriyeti, insan haklarına ve Başlangıçta belirtilen temelilkelere dayanan, millî, demokratik, lâik ve sosyal bir hukuk'devletidir."
"IV- Egemenlik.
Madde4 - Egemenlik kayıtsız şartsız Türk Milletinindir.
Milletegemenliğini, Anayasa'nın koyduğu esaslara göre, yetkin organlar eliylekullanır.
Egemenliğinkullanılması, hiç bir surette belli bir kişiye, zümreye veya sınıfabırakılamaz. Hiç bir kimse veya organ, kaynağını Anayasa'dan almayan bir devletyetkisi kullanamaz."
"V- Yasama yetkisi.
Madde5 - Yasama Yetkisi Türkiye Büyük Millet Meclisinindir. Bu yetkidevredilemez."
"VI- Yürütme görevi.
Madde6 - Yürütme Görevi, kanunlar çerçevesinde, Cumhurbaşkanı ve Bakanlar Kurulutarafından yerine getirilir."
"VII- Yargı yetkisi.
Madde7 - Yargı yetkisi, Türk Milleti adına bağımsız mahkemelerce kullanılır."
"VIII- Anayasa'nın üstünlüğü ve bağlayıcılığı.
Madde6 - Kanunlar Anayasa'ya aykırı olamaz. Anayasa hükümleri, yasama, yürütme veyargı organlarını, idare makamlarını ve kişileri bağlayan temel hukukkurallarıdır."
T.B, M. M. nin görev ve yetkileri.
a)Genel Olarak;
Madde64 - (20/9/1971 günlü 1488 sayılı Kanunla değişiklik şekli)
Kanunkoymak, değiştirmek ve kaldırmak, Devletin bütçe ve kesin hesap kanuntasarılarını görüşmek ve kabul etmek, para basılmasına, genel ve özel afilânına, mahkemelerce verilip kesinleşen ölüm cezalarının yerine getirilmesinekarar vermek, Türkiye Büyük Millet Meclisinin yetkilerindendir.
TürkiyeBüyük Millet Meclisi kanunla, belli konularda, Bakanlar Kuruluna kanun hükmündekararnameler çıkarmak yetkisi verebilir. Yetki veren kanunda, çıkarılacakkararnamelerin amacı, kapsamı ve ilkeleriyle bu yetkiyi kullanma süresinin veyürürlükten kaldıracak kanun hükümlerinin açıkça gösterilmesi ve kanun hükmündekararnamede de yetkinin hangi kanunla verilmiş olduğunun belirtilmesi lâzımdır.
Bukararnameler, Resmî Gazete de yayımlandıkları gün yürürlüğe girerler. Ancak,kararnamede yürürlük tarihi olarak daha sonraki bir tarih de gösterilebilir.Kararnameler, Resmî Gazete de yayımlandıkları gün Türkiye Büyük MilletMeclisine sunulur.
Yetkikanunları ve Türkiye Büyük Millet Meclisine sunulan kararnameler, Anayasa'nınve Yasama Meclisleri İçtüzüklerinin kanunların görüşülmesi İçin koyduğukurallara göre, ancak komisyonlarda ve genel kurullarda diğer kanun tasan vetekliflerinden önce ve ivedilikle görüşülüp karara bağlanır.
Yayımlandıklarıgün Türkiye Büyük Millet Meclisine sunulmayan kararnameler, bu tarihte, TürkiyeBüyük Millet Meclisince reddedilen kararnameler bu kararın Resmî Gazete deyayımlandığı tarihte yürürlükten kalkar. Değiştirilerek kabul edilenkararnamelerin değiştirilmiş hükümleri, bu değişikliklerin Resmî Gazete'deyayımlandığı gün yürürlüğe girer.
Anayasa'nınikinci kısmının birinci ve ikinci bölümlerinde yer alan temel hak vehürriyetler ile dördüncü bölümünde yer alan siyasî haklar ve ödevler kanunhükmünde kararnamelerle düzenlenemez.
AnayasaMahkemesi, bu kararnamelerin Anayasa'ya uygunluğunu da denetler."
"b)Başkanlık Divanı.
Madde84 - Meclislerin Başkanlık Divanları o Meclisteki siyasi parti gruplarınınkuvvetleri ölçüsünde Divana katılmalarını sağlayacak şekilde kurulur.
MilletMeclisi ve Cumhuriyet Senatosu Başkanları, kendi Meclislerince üye tamsayısınınüçte iki çoğunluğu ve gizli oy ile ikişer yıl için seçilirler; ilk iki oylamadabu çoğunluk sağlanamazsa, salt çoğunlukla yetinilir. Meclis Başkanlıkları içinMeclisteki siyasî parti grupları aday gösteremezler.
Başkanlarve Başkanvekilleri, üyesi bulundukları siyasî partilerin veya siyasî partigruplarının Türkiye Büyük Millet Meclisinin içinde veya dışındakifaaliyetlerine ve görevlerinin yerine getirilmesini gerektiren haller dışında,Meclis tartışmalarına katılamazlar; Başkan oy kullanamaz.
TürkiyeBüyük Millet Meclisinin birleşik toplantılarında Başkanlık Divanı, MilletMeclisi Başkanlık Divanıdır."
"c)İçtüzük, siyasî parti grupları ve kolluk işleri.
Madde85 - Türkiye Büyük Millet Meclisi ve Meclisler, çalışmalarını kendi yaptıklarıİçtüzüklerin hükümlerine göre yürütürler.
İçtüzükhükümleri, siyasî parti gruplarının, Meclislerin bütün faaliyetlerinekuvvetleri oranında katılmalarını sağlayacak yolda düzenlenir. Siyasî partigrupları, en az on üyeden meydana gelir.
Meclisler,kendi kolluk işlerini Başkanları eliyle düzenler ve yürütürler."
"II.Bütçenin görüşülmesi ve kabulü; gider artırıcı ve gelir azaltıcı teklifler.
Madde94 - Genel ve katma bütçe tasarıları ile millî bütçe tahminlerini gösterenrapor, malî yılbaşından en az üçay önce, Bakanlar Kurulu tarafından, Türkiye BüyükMillet Meclisine sunulur.
Butasanlar ve rapor, otuzbes milletvekiliyle onbeş Cumhuriyet Senatosu üyesindenkurulu bir karma komisyona verilir. .Bu komisyonun kuruluşunda iktidar grubunaveya gruplarına en az otuz üye verilmek şartiyle, siyasî parti gruplarının vebağımsızların oranlarına göre temsilî gözönünde tutulur.
KarmaKomisyonun en çok sekiz hafta içinde kabul edeceği metin önce CumhuriyetSenatosunda görüşülür ve en geç on gün içinde karara bağlanır.
CumhuriyetSenatosunca kabul edilen metin, en geç bir hafta içinde yeniden görüşülmeküzere, karma komisyona verilir. Karma komisyonun kabul ettiği son metin MilletMeclisinde görüşülür ve malî yılbaşına kadar karara bağlanır.
TürkiyeBüyük Millet Meclisi üyeleri, Meclislerin Genel Kurullarında, Bakanlık ve dairebütçeleriyle katma bütçeler hakkındaki düşüncelerini, her bütçenin tümüüzerindeki görüşmeler sırasında açıklarlar; bölümler ve değişiklik önergeleri,üzerlerinde ayrıca görüşme yapılmaksızın okunur ve oya konur.
TürkiyeBüyük Millet Meclisi üyeleri, bütçe kanunu tasarılarının genel kurullardagörüşülmesi sırasında gider artırıcı veya belli gelirleri azaltıcı teklifleryapamazlar."
III- İLK İNCELEME:
AnayasaMahkemesi İçtüzüğünün 15. maddesi uyarınca 10/6/1975 gününde Muhittin Taylan,Kani Vrana, Şahap Arıç, Halit Zarbun, Ziya Önel, Abdullah Üner, Ahmet Koçak,Sekip Çopuroğlu, Muhittin Gürün, Lütfi Ömerbaş, Hasan Gürsel, Ahmet Salih Çebi,Şevket Müftigil, Nihat O. Akçakayalıoğlu ve Ahmet H. Boyacıoğlu'nunkatılmalarıyle yapılan ilk incelme toplantısında aşağıdaki sorunlar üzerindedurulmuştur:
l -Anayasa Mahkemesinin davaya bakmaya görevli ve yetkili olup olmadığı sorunu:
Anayasanın20/9/1971 günlü, 1488 sayılı Yasa ile değiştirilen 147. maddesi ve 22/4/1962günlü, 44 sayılı Yasanın 20. maddesinin l sayılı bendi uyarınca AnayasaMahkemesi, kanunların ve Türkiye Büyük Millet Meclisi İçtüzüklerininAnayasa'ya, Anayasa değişikliklerinin de Anayasada gösterilen şekil şartlarınauygunluğunu denetler.
İptaliistenilen yasama belgesi Resmî Gazete'de "kanun" adı altındayayımlanmıştır. Konusu, l1 sayılı Kanun Hükmünde Kararname ile, 12 sayılı KanunHükmünde Kararnamenin ek geçici 10. maddesinin (g) bendinin yürürlüktenkaldırılmasıdır.
Anayasa'nın1488 sayılı Yasa ile değişik 64. maddesinin ikinci fıkrasında; "TürkiyeBüyük Millet Meclisi kanunla belli konularda Bakanlar Kuruluna kanun hükmündekararnameler çıkarmak yetkisi verebilir.
Yetkiveren kanunda, çıkarılacak kararnamelerin amacı, kapsamı ve ilkeleriyle buyetkiyi kullanma süresinin ve yürürlükten kaldırılacak kanun hükümlerininaçıkça gösterilmesi ve kanun hükmünde kararnamede de yetkinin hangi kanunlaverilmiş olduğunun belirtilmesi lâzımdır." Vuralı, aynı maddenin dördüncüfıkrasında da "yetki kanunları ve Türkiye Büyük Millet Meclisine sunulankararnameler, Anayasanın ve Yasama Meclisleri İçtüzüklerinin kanunlarıngörüşülmesi için koyduğu kurallara göre, ancak, komisyonlarda ve genelkurullarda diğer kanun tasarı ve tekliflerinden önce ve ivedilikle görüşülüpkarara bağlanır." buyruğu yer almıştır. Bu hükümlerin incelenmesinden deanlaşılacağı üzere, kanun hükmünde kararname çıkarma yetkisini BakanlarKuruluna veren ve bu kararnamelerin Türkiye Büyük Millet Meclisince Anayasanınve Yasama Meclisleri İçtüzüklerinin kanunların görüşülmesi için koyduğukurallara göre görüşerek red veya değiştirilerek kabul biçiminde oluşturduğumetinlerin birer kanun olduğu ve Anayasa'nın değişik 147. maddesi uyarıncaAnayasa Mahkemesinin denetimine tabi bulunduğu kuşkusuzdur.
Anayasa'nındeğişik 64. maddesinin son fıkrası ile kanun hükmünde kararnameleri de tıpkıkanunlar gibi Anayasa Mahkemesinin denetimine bağlı tutması karşısında,Anayasa'nın, yetki kanunlarını ve kanun hükmünde kararnameleri Türkiye BüyükMillet Meclisince kanunların görüşülmesi için öngörülen red veya değiştirerekkabul biçiminde oluşturduğu metinleri kanun saymadığını ve bunların denetiminiAnayasa Mahkemesinin görev alanı dışında tuttuğunu düşünmek olanaksızdır.
Bunedenlerle davaya bakmak Anayasa Mahkemesinin görev ve yetkisi içinegirmektedir.
2 -Süre sorunu:
İptaliistenen kanun, 22/5/1975 günlü Resmî Gazete'de yayımlanmış ve dava dilekçesiise 2/6/1975 gününde Anayasa Mahkemesine kayıt edilmiş bulunduğundan, iptaldavası, Anayasanın 150. ve 22/4/1962 günlü, 44 sayılı Kanunun 20. maddelerindebelirlenen 90 günlük süre içinde açılmış bulunmaktadır.
3 -Davacının dava açmaya yetkili olup olmadığı sorunu:
İptaldavası Millet Meclisi üye tamsayısının altıda birini aşan sayıdaki üyelertarafından açılmıştır. Dava dilekçesinin altı ve bunu izleyen sayfalar,kimlikleri ve seçim bölgeleri belirlenmiş 111 milletvekilince ayrık ve seçikolarak imzalanmıştır, imzalı sayfaların her biri sıra numarasını takip etmiş veMillet Meclisi Zatişleri Evrak ve Eğitim l inci Müdürlüğü Mühürü ve imzası ileonanmıştır. Ayrıca son sayfada, "Yukarıda seçim belgeleri ve imzalarıbulunan milletvekilleri halen Millet Meclisi üyeleridirler." sözleriyle,dilekçede adları bulunan milletvekillerinin sıfatları ve imzalarınınkendilerine ait olduğu usulünce onanmak sureliyle kanıtlanmıştır.
Öteyandan dava dilekçesinde iptali istenen kanunla Anayasa'ya aykırılık gerekmesive iptale dayanak olan Anayasa kuralları gösterilmiş: kendiline tebligatyapılacak üyenin kimliği belirtilmiştir.
Budurumda iptal davasının, Anayasa'nın, 1488 sayılı Kanunla değişik 149. maddesive 22/4/1962 günlü, 44 sayılı Kanunun 21. maddesinin 5 sayılı bendi uyarıncayetkili kişiler tarafından açıldığı ve yine aynı Kanunun 25., 26. maddelerindeöngörülen koşulların yerine getirildiği anlaşılmak ladır.
Varılanbu sonuca göre aşağıdaki karar alınmıştır:
"Dosyanıneksiği bulunmadığı anlaşıldığından, işin esasının incelenmesine 10/6/1975 günündeoybirliğiyle karar verildi."
IV -ESASIN İNCELENMESİ:
Davanınesasına ilişkin rapor, dava dilekçesi ve ekleri, iptali istenilen kanun,Anayasa'ya aykırılık savına dayanak olarak gösterilen Anayasa kuralları veAnayasa'nın öteki hükümleri, konu ile ilgili yasalar ve içtüzükler hükümleri,yasama belgeleri, Cumhuriyet Senatosu ve Millet Meclisi Başkanlıklarındankonuya ilişkin olarak alınan yazılar ve ekleriyle tutanak örnekleri ve davakonusu ile ilişkisi bulunan Öteki metinler okunduktan sonra gereği görüşülüpdüşünüldü:
A)Biçim yönünden Anayasa'ya aykırılık sorunu;
1-Cumhuriyet Senatosu ve Millet Meclisi Plân Komisyonlarının kuruluşuna ilişkinAnayasa'ya aykırılık sorunu:
CumhuriyetSenatosu ve Millet Meclisi Başkanlıklarından getirilen bu Meclisler PlânKomisyonlarının konuya ilişkin tutanak örneklerinin incelenmesinden: iptaliistenilen 15/5/1975 günlü, 1896 sayılı Kanunla ilgili görüşmelerin, MilletMeclisi Plân Komisyonunda ilk kez 30/1/1975 gününde. Cumhuriyet Senatosu PlânKomisyonunda ise 9/2/1975 gününde yapıldığı, Millet Meclisince kabul edilenmetin Cumhuriyet Senatosu Genel Kurulunca değiştirilerek kabulü ile MilletMeclisine geri yollanması üzerine de, Millet Meclisi Plân Komisyonunda ikincikez, 26/3,71975 gününde görüşüldüğü anlaşılmaktadır. Bu metin daha sonra başkakomisyonlardan geçirilmemiş, Yasama Meclisleri Genel Kurullarındakigörüşmelerde, Plân Komisyonlarının sözü geçen görüşmelerine dayanan raporlarıesas alınmıştır. (Millet Meclisi ve Cumhuriyet Senatosu Plân Komisyonlarınınkonuya ilişkin tutanak örnekleri)
CumhuriyetSenatosu ve Millet Meclisi Başkanlıklarından alınan yazılardan da; 17/11/1974gününden 31/5/1975 gününe kadar görevde bulunan hükümetin, Cumhuriyetçi GüvenPartili 4 milletvekili ile Cumhuriyet Senatosu Kontenjan Grubundan 4 vebağımsızlardan 3 üye olmak üzere toplam 7 Cumhuriyet Senatosu üyesinden veYasama Meclisleri üyesi olmayan 16 bakandan kurulmuş olduğu, Bakanlar Kurulunaüye veren Cumhuriyetçi Güven Partisinin o tarihlerde 12 kişilik veCumhurbaşkanınca seçilen Cumhuriyet Senatosu üyelerinin de CumhuriyetSenatosunda 12 kişilik birer grubu bulunduğu anlaşılmaktadır. (CumhuriyetSenatosu Başkanlığının 12/6/1975 günlü ve Kanunlar Müdürlüğü ifadeli 2956-3.64sayılı yazısı ve eki ile Millet Meclisi Başkanlığının Kanunlar Müdürlüğübaşlıklı 9/6/1975 gün ve 2549 - 20791 sayılı yazısı).
Öteyandan 12 şer üyeden kurulu Cumhuriyetçi Güven Partisi Millet Meclisi Grubu ileCumhuriyet Senatosu Kontenjan Grubunun iktidar" grupları sayılmalarıhalinde bile, her iki grubun .üye sayılan toplamının 30'a uluşamayacağı durumukarşısında, Anayasa'nın 94. maddesinin, Türkiye Büyük Millet Meclisi BütçeKarma Komisyonuna, iktidar grubunca veya gruplarınca en az 30 üye verilmesibuyruğunun gerçekleştirilmesi olanağı bulunmadığı gözönünde tutulmuş ve budurum, Millet Meclisi Genel Kurulunun 18/12/1974 günlü 19. Birleşiminde veCumhuriyet Senatosu Genel Kurulunun da 17/1/1975 günlü, 17. Birleşiminde buaçıdan görüşülerek Bütçe Karma Komisyonunun Anayasa'nın 85. maddesi uyarıncaMeclislerdeki grupların kuvvetleri oranında kurulmasına karar verilmiştir.
16/10/1962günlü, 77 sayılı "Uzun Vadeli Plânın Yürürlüğe Konması ve BütünlüğününKorunması Hakkında Kanun" un 2. maddesinin 1 sayılı bendine göre, TürkiyeBüyük Millet Meclisi Plân Karma Komisyonu, Anayasa'nın 94. maddesi uyarıncaseçilen Büyük Millet Meclisi Bütçe Karma Komisyonu üyelerinden kurulmakta, aynıkanunun 3. maddesinin 2 sayılı bendinin ikinci fıkrası hükmünce de, MilletMeclisi Plân Komisyonu, Türkiye Büyük Millet Meclisi Bütçe Karma Komisyonuüyesi olan milletvekillerinden; Cumhuriyet Senatosu Plân Komisyonu ise, aynıkarma komisyon üyesi olan Cumhuriyet Senatosu üyelerinden oluşmaktadır.
Davadilekçesinde: dava konusu kanuna ilişkin yasama belgelerini görüşüp kararabağlayan Millet Meclisi ve Cumhuriyet Senatosu Plân Komisyonlarının 77 sayılıKanunun yollamada bulunduğu Anayasa'nın 94. maddesi uyarınca kurulmayıp,Anayasa'nın 85. maddesinin öngördüğü koşullarda oluşturulmuş bulunması,Anayasa'ya biçim yönünden aykırı düşen ve iptali gerektiren bir neden olarakileri sürülmüştür.
Konununtartışılıp değerlendirilmesine geçilmeden önce şu hususunda belirlenmesindeyarar vardır:
BakanlarKurulunun oluşumunda Türkiye Büyük Millet Meclisi üyesi olmayan Bakanlara dayer verilmiş bulunması Anayasa'nın 102. maddesindeki, milletvekili seçilmeyeterliğine sahip olanlardan Bakan atanmasına olanak tanıyan kurala uygunbulunduğundan Bakanlar Kurulu bu biçimde kurulmuş; ancak böylece oluşanHükümet, Mecliste çoğunluğu teşkil eden siyasî parti grubuna ya da siyasîpartiler gruplarına dayanmadığından, Büyük Millet Meclisi Bütçe Karma KomisyonuAnayasanın 94. maddesinin öngördüğü şekilde kurulamamıştır.
CumhuriyetSenatosu ve Millet Meclisi Plân Komisyonlarının bu yolda kuruluşlarının,Anayasa'ya biçim yönünden aykırılığı oluşturup oluşturmadığı ve böylece bukomisyonların görüşüp karara bağladığı dava konusu kanunun iptalini gerektiripgerektirmediği konusuna gelince:
Anayasa'daolayla ilişkisi bulunmayan 92. madde bir yana bırakılırsa, 94. madde de öngörülenTürkiye Büyük Millet Meclisi Karma Komisyonu dışında herhangi bir komisyonunkuruluşuna yer verilmemiştir. Bu maddede gösterilen orandaki iktidar grubu veyagrupları Yasama Meclisin üyelerinin yer alacağı Bütçe Karma Komisyonu ise,anılan madde hükmünce, yalnızca genci ve katma bütçe tasarıları ile millî bütçetahminlerim gösteren raporu görüşüp karara bağlamakla görevlendirilmiştir.Yasama Meclislerinde bulunan komisyonlar, bu meclislerin çalışmalarını kendiyapacakları içtüzüklerle yürütüleceğini öngören Anayasa'nın 85. maddesiuyarınca hazırlanan İçtüzüklerle göre oluşturulmuş bulunmaktadır. Ancak, davakonusu işlemi görüşüp karara bağlayan Cumhuriyet Senatosu ve Millet MeclisiPlân Komisyonları, Cumhuriyet Senatosu ve Millet Meclisi İçtüzüklerinde yeralmamış; 18 Ekim 1962 günlü, 77 sayılı "Uzun Vadeli Plânın YürürlüğeKonması ve Bütünlüğünün Korunması Hakkında Kanun" ile kurulmuşlardır. Bukanun ise. "Kalkınma Plânı ve Devlet Plânlama Teşkilâtı" konularınıkapsayan Anayasa'nın 129. maddesinde öngörülen" "....... ve plânınbütünlüğünü bozacak değişikliklerin önlenmesini sağlayacak tedbirler özelkanunla düzenlenir." biçimindeki kurala dayanılarak çıkarılmıştır. Anılankanunun 2. maddesinin l sayılı bendi ile uzun vadeli plânı görüşmek üzere"Türkiye Büyük Millet Meclisi Plân Karma Komisyonu" adında birkomisyon kurulması öngörülmüş, bu komisyonun üyeleri de, "Anayasa'nın 94.maddesine göre seçilen Türkiye Büyük Millet Meclisi Bütçe Karma Komisyonuüyelerinden ......... " oluşturulmuştur. Ayrıca 3. maddenin l sayılıbendinde, Yasama Meclisleri Komisyonlarına havale edilen kanun tasarı veteklifleri ile bunlara ilişkin her türlü önerge ve değişikliklerin bukomisyonlarca uzun vadeli plâna uygunluğu bakımından denetleneceği kuralıgetirilmiş; 2 sayılı bendinin ikinci fıkrasiyle de, Millet Meclisi ileCumhuriyet Senatosunda birer plân komisyonu kurulması öngörülmüştür. Bu sonkurala göre Millet Meclisi Plân Komisyonu, Türkiye Büyük Millet Meclisi PlânKarma Komisyonunun üyesi olan milletvekillerinden, Cumhuriyet Senatosu PlânKomisyonu da, aynı karma komisyonun üyesi olan Cumhuriyet Senatosu üyelerindenoluşmaktadır.
Şuhalde gerek Türkiye Büyük Millet Meclisi Plân Karma Komisyonu, gerek YasamaMeclisleri Plân Komisyonları Anayasa'da yer almış komisyonlardan bulunmamakta,77 sayılı Kanunla kurulması öngörülen, birer komisyon niteliğini taşımaktadır.Bu komisyonların kuruluş biçimi yönünden, kuruluşa olanak sağlayan 77 sayılıKanunla, Anayasa'nın 94. maddesinde kuruluş biçimi ve görevi belirlenen TürkiyeBüyük Millet Meclisi Bütçe Karma Komisyonuna yollama yapılmış olması, PlânKomisyonlarına Anayasal bir nitelik vermez. Çünkü bu komisyonlar, Anayasa'cakurulmamış, 77 sayılı Kanunla kurulmuşlardır. Ayrıca Anayasa, 94. maddesiylekurulmasını öngördüğü Türkiye Büyük Millet Meclisi Bütçe Karma Komisyonunu,yalnızca genel ve katma bütçe tasarıları ile millî bütçe tahminlerini gösterenraporu görüşüp karara bağlamakla görevlendirmiştir. Bunun dışında kalan kanuntasarı ve tekliflerinin de bu komisyonda ya da bu komisyon üyelerinden kurulubaşka komisyonlarda görüşülmesini düşünmemiştir. Anayasa'nın 129 maddesinin,uzun vadeli plânın bütünlüğünü bozacak değişikliklerin önlenmesini sağlayacakönlemlerin alınmasının özel bir kanunla düzenleneceği kuralına dayanılarak yürürlüğekonulan 77 sayılı Kanunda, bütün Kanun tasarı ve tekliflerinin uzun vadeliplâna uygunluğu denetimini yapmak üzere Cumhuriyet Senatosunda ve MilletMeclisinde birer Plân Komisyonu kurulmasını öngörmesi ve bunların kuruluşlarıbiçimi yönünden Anayasa'nın 94. maddesine yollamada bulunması, PlânKomisyonları Bütçe Karma Komisyonu niteliğinde bir anayasal kuruluş halinedönüştüremez. Bu olsa olsa Anayasa'da ve Yasama Meclisleri içtüzüklerindeöngörülmemiş, başka bir komisyon teşkiline olanak sağlayan bir kural niteliğinitaşır.
Öteyandan, kanun tasarı ve tekliflerinin uzun vadeli plâna uygunluğunun sağlanmasıgörevi, yalnızca plân komisyonlarına değil, aynı zamanda 77 sayılı Kanununyukarıda değinilen 3. maddesinin l sayılı bendi gereğince Yasama Meclislerininbütün komisyonlariyle karma Komisyonlarına da yükletilmiştir. Bu nedenle plânkomisyonlarının Yasama Meclisleri İçtüzükleriyle kurulması öngörülenkomisyonlar niteliğinde olması, sözü edilen komisyonların kuruluşundaki bu türkimi aksaklıkların Anayasa'ya aykırılık sorununu oluşturmadığını açıkça ortayakoyar.
Buyönüyle içtüzük niteliğinde olan bir kanunla kurulması öngörülen plânkomisyonlarının o kanunun saptadığı biçime uyulmayarak kurulmuş olduğuyolundaki iddiaya gelince: Böyle bir iddianın geçerliliğinden söz edilebilmesiiçin Önce bu komisyonların 77 sayılı Kanunda Öngörülen biçimde kurulmasıolanağının bulunup bulunmadığını saptamak gerekir. Yukarıda da değinildiğiüzere, o zamanki hükümetin kuruluşunun Millet Meclisindeki siyasî iktidar grupya da gruplarına dayalı olmaması nedeniyle, Türkiye Büyük Millet Meclisi BütçeKarma Komisyonunun, Anayasa'nın 94. maddesinde gösterilen biçimde oluşturulmasıolanağı bulunamamıştır. Böyle olunca da Devlet hayatının kesintisiz olaraksürdürülmesi zorunluluğu karşısında, plân komisyonlarının, Anayasa'nın 85.maddesindeki koşullara uyularak kurulmuş olmasını Anayasa'ya aykırı niteliktesaymaya olanak yoktur.
Kaldıki Anayasa Mahkemesi daha önce verdiği kararlarda, Anayada'da öngörülmeyipsadece İçtüzüklerle ya da kanunlarla kurulan komisyonların, kuruluş veişleyişlerindeki aykırılıkların ilgili kanunu biçim yönünden sakatlayamayacağımaçıkça belirtmiş bulunmaktadır. Örneğin, 3/12/1968 günlü. Esas 1967/32, Karar1968/57 sayılı ve 23, 24, "25/10/1969 günlü, Esas 1967/41, Karar 1969/57sayılı kararlarda bu konuya ilişkin olarak şöyle denilmiştir:
"Anayasa'da,kimi hallerde kurulması öngörülen Karma Komisyonlar (madde 92 ve 94) dışındakanun tasarı ve tekliflerinin önce komisyonlarda, sonra Meclislerin GenelKurullarında inceleneceği hakkında zorunluk koyan bir hüküm yoktur. GerçiAnayasa'nın kimi maddelerinde Meclislerin ilgili komisyonlarından söz edilmekteise de bunlar, kanun tasarı ve tekliflerinin mutlak surette komisyonlardangeçirilmesi zorunluğu koyan bir Anayasa kuralı sayılamaz ve genellikle YasamaMeclislerince varlıkları bilinen komisyonlardan, o maddelerde öngörüden halleremünhasır olmak üzere, ne biçimde yararlanılacağım belirtmekten öteye bir anlamtaşımazlar.
Buaçıklamadan anlaşılacağı üzere, Anayasa'nın kurulmasını emrettiği komisyonlardışında kalan komisyonlar birer içtüzük düzenlemesidir.
Öteyandan bu komisyonların çalışmalarının, kanun tasarı ve teklifleriniMeclislerin Genel Kurulları adına inceleyerek düşüncelerini belirtmekten başkabir anlamı ve etkisi olmadığı, sonunda konuya Meclislerin tamamen hakimoldukları ve kendi iradelerine göre tam bir serbestlik içinde işi kararabağladıkları bilinen bir gerçektir. Bir kanun tasarı veya teklifinin birkomisyonda incelenmesini veya hiç incelenmemesini Meclis iradesinin gereği gibibelirmesine engellik edeceğinin düşünülmesi de mümkün değildir.
CumhuriyetSenatosu İçtüzüğünün 36. maddesinde belirtildiği gibi kimi hallerde komisyonçalışmalarından vazgeçilmesi ve kanunun doğrudan doğruya Meclislerin GenelKurullarında görüşülerek sonuçlandırılabilmesi de bunu göstermektedir. Çünkükomisyon çalışmaları bir Anayasa gereğinin kuralı bulunsaydı, herhangi birzorunluk yüzünden dahi bu yoldan vazgeçilmesi mümkün olamazdı.
Busonuca göre birer içtüzük düzenlenmesi olan ve Meclislerce kabul edilenkanunların sıhhati bakımından da şart bulunmayan komisyonların kuruluşlarınailişkin hatalar veya usulsüzlükler, kanunların Anayasa'ya aykırı sayılması içinyeterli bir sebep değildir." (Anayasa Mahkemesi Kararlar Dergisi, sayı: 7,sayfa: 95, aynı Dergi, sayı: 8, sayfa: 34).
AnayasaMahkemesinin bu görüşü daha sonraki kararlarında daha da ayrıntılı bir biçimdebelirlenerek sürdürülmüştür. Buna örnek olmak üzere konuyla ilgili başka birkarardan aşağıdaki bölüm alınmıştır.
".......Anayasa'nın85. maddesinin birinci fıkrası kuralı uyarınca Türkiye Büyük Millet Meclisi veMeclisler çalışmalarını kendi yaptıkları İçtüzükler hükümlerine göre yürütmekdurumundadırlar. Anayasa'nın bu kuralından İçtüzük hükümlerine YasamaMeclislerince uyulmamış veya bu hükümlerin yanlış, eksik uygulanmış olmasınınolayla ilgili kanunu kesin olarak Anayasa'ya aykırı duruma getireceği anlamıçıkarılamaz. Çünkü İçtüzüklerin biçime ilişkin tüm hükümleri aynı önemderecesinde değildir. Bunlar arasında Yasama Meclislerince verilen kararlarıngeçerliği üzerinde etkili olabilecek nitelik taşıyanlar bulunduğu gibi, ayrıntısayılabilecek nitelikte olanlar da vardır. İlk kümeye gireceklere aykırıtutumun iptal nedenini oluşturacağını, buna karşılık öteki biçim kurallarınauymamanın iptali gerektirmeyeceğini kabul etmek yerinde olur. Anayasa'da gösterilmeyenve yalnız içtüzükte bulunan biçim kuralları arasında böyle bir ayırım yapılmasızorunludur. Çünkü İçtüzüklerdeki biçim kurallarına aşırı bağlılık YasamaMeclislerinin çalışmalarını gereksizce aksatır. İçtüzük hükümlerine aykırıdüşen işlemlerden hangilerinin iptal nedeni sayılacağı, sorunu, uygulanacakiçtüzük hükümlerinin önemine ve işin niteliğine göre çözülecek ve incelemelerisırasında Anayasa Mahkemesince değerlendirilip saptanacak bir konudur. Şimdiyedeğin Mahkemenin bu sorun üzerindeki görüşü hep böyle olagelmiştir.
AnayasaMahkemesinin değerlendirmeyi yaparak işi bir çözüme bağlarken yalnız içtüzükhükümlerinin önem ve niteliğini değil, bir de kendi görev ve yetki sınırlarınıve bu sınırların olanaklarını gözönüne almasında zorunluluk vardır. Anayasayauygunluk denetimi Anayasaca Anayasanın biçim kurallarına inhisar ettirilen veyakanunun yapısı yönünden ö üzerinde denetim olanağı bulunmayan işlerde AnayasaMahkemesinin içtüzük kurallarını katı bir biçimde ele alarak değerlendirmeyibuna göre yapması doğal sayılmak gerekir. Öz yönünden de denetim yetkisininveya olanağının bulunduğu konularda mahkemenin işi aynı katılıkta ele alarakbir değerlendirmeye gitmesi savunulamaz ve böyle bir görüş haklı dagösterilemez." (4 Ağustos 1974 günlü, 14966 sayılı Resmî Gazete'deyayımlanan 21/5/1974 günlü Esas 1974/8, Karar 1974/19 sayılı karar.)
Gerekyukarıda belirtilen nedenler, gerek Anayasa Mahkemesinin açıklanan kararlarıayer alan gerekçeler karşısında davacının Cumhuriyet Senatosu ve Millet MeclisiPlân Komisyonlarının kuruluş biçimi yönüne ilişkin Anayasaya aykırılık savınadayalı iptali istemi red edilmelidir.
2 -Millet Meclisi Plân Komisyonundaki görüşmelere ilişkin Anayasaya aykırılıksorunu:
Busorun üç ayrı bölümde incelenecektir:
a)Millet Meclisi Plân Komisyonundaki işlemlerden 11 sayılı Kanun HükmündeKararnamenin daha önce sunulan öteki kanun hükmünde kararnamelerden öncegörüşülmesi sorunu:
MilletMeclisi Başkanlığından getirtilen ve Tutanak Müdürlüğünce onanmış bulunantutanak örneklerine göre, Millet Meclisi Plan Komisyonunun 30/1/1975 günlütoplantısının birinci oturumunda Başkan, kimi üyelerce verilmiş bir önergebulunduğunu ve bunu okutacağını bildirmiştir. Önerge şöyledir:
"Anayasamızın64. maddesinin dördüncü fıkrası kanun hükmünde kararnamelerin komisyonlarda vegenel kurallarda diğer kanun tasarı ve tekliflerinden önce ve ivediliklegörüşülüp karara bağlanması hükmünü ihtiva etmektedir.
Busebeple gündemin 4. maddesinde bulunan kanun hükmünde kararnamelerin önceliklegörüşülmesi gerekmektedir. 4 ncü gündem maddesinin 1. madde olarak önealınmasını ve görüşmelere 13/2/1974 tarih ve 11 sayılı Kararnamedenbaşlanmasını arz ve teklif ederiz."
Önergeokutulduktan sonra oya sunulmuş, kabul edildiği saptandığından görüşmelereönerge uyarınca 11 sayılı Kararnameden başlanmıştır.
Davacının,Anayasa'nın 64. maddesi dördüncü fıkrası île içtüzük hükümlerine aykırıolduğunu ileri sürdüğü işlem budur.
Anayasa'nın20/9/1971 günlü, 1488 sayılı Kanunla değişik 64. maddesi dördüncü fıkrası;"Yetki Kanunları ve Türkiye Büyük Millet Meclisine sunulan Kararnameler,Anayasa'nın ve Yasama Meclisleri İçtüzüklerinin kanunların görüşülmesi içinkoyduğu kurallara göre, ancak, komisyonlarda ve genel kurullarda diğer kanuntasarı ve tekliflerinden önce ve ivedilikle görüşülüp karara bağlanır."kuralını koymuştur.
Komisyoncakabul edilen önerge ile gündemin 4. sırasında bulunan Kanun hükmündeKararnamelerin tümünün, gündemin 1. sırasında alınması öngörüldüğüne göre,yapılan işlem anılan fıkradaki öncelik kuralına uygun olarak yerine getirilmişbulunmakta ve bu işlemde Anayasa'ya ya da içtüzüğe herhangi bir aykırılık sözkonusu olmamaktadır.
Gündemin1. sırasına alınan kanun hükmünde kararnamelerden birinin diğerlerinden öncegörüşülmesinin Anayasa'nın 64. maddesinin dördüncü fıkrası kuralına aykırılıkteşkil edip etmediği konusuna gelince:
Buradaönemli olan bu tür kararnamelerin, gündemdeki öteki kanun tasarı vetekliflerinden öncelik ve ivedilikle görüşülüp karara bağlanmasıdır. Çünkü,Anayasa buyruğu budur. Bu husus sağlandığına göre, Anayasa buyruğu yerinegetirilmiş bulunmaktadır. Aynı sırada bulunan kararnamelerden birininötekilerden daha önce görüşülmesi sorunu bundan sonra bir Anayasa sorunuolmaktan çıkmış ve Yasama Meclisleri Komisyonlarının genel görüşme usulleriiçinde yürütülmesi gereken bir duruma dönüşmüştür. Anayasa'nın 64. maddesinindördüncü fıkrasında öncelik ve ivedilik koşulu dışında "yetki kanunları veTürkiye Büyük Millet Meclisine sunulan kararnameler, Anayasa'nın ve YasamaMeclisleri İçtüzüklerinin kanunların görüşülmesi için koyduğu kurallaragöre..... görüşülüp karara bağlanır." diye ifadesini bulan ana kural da buyolda işlem yapılmasını buyurmaktadır.
Öteyandan, öncelikle görüşülmesi kararlaştırılan kanun hükmünde kararnamelerin,komisyonca öncelik koşuluna bağlı kalmak kaydı ile, sıralarınındeğiştirillemiyeceği hakkında ne Anayasa'da, ne de İçtüzüklerde bir hüküm yeralmadığı gibi tersine Millet Meclisi içtüzüğünün 27. maddesinin ikincifıkrasının son tümcesindeki "....... komisyon gündemine hakimdir."kuralı ile komisyona gündem üzerinde geniş bir serbestlik tanınmıştır.
Bunedenlerle, Millet Meclisi Plân Komisyonunun, Anayasa'nın bu konudaki öncelikkuralına uygun biçimde kanun hükmünde kararnamelerin tümünü gündemin birincisırasına aldıktan sonra bunlar arasından il sayılı Kanun Hükmünde Kararnameyiötekilerden önce görüşüp karara bağlamasında Anayasa ve İçtüzük hükümlerineaykırılık bulunmadığından davacının bu konuya ilişkin iptal istemi de rededilmelidir.
b)11 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin Komisyonca reddi kararlaştırıldıktansonra verilen bir önerge kabul edilip, önergeye bağlı metin üzerinde görüşmeaçılmış olduğu halde, bir sonuca bağlanmadan bu metnin Komisyon BaşkanlığıncaMillet Meclisi Genel Kuruluna sunulması sorunu:
Yukarıda(a) bölümünde sözü edilen tutanak örneklerine göre, Millet Meclisi PlanKomisyonunun 30/1/1975 günlü toplantısının birinci oturumunda, 11 sayılıKararname üzerindeki görüşmeler tamamlandıktan sonra Başkan, görüşmelerinbittiğini maddelere geçilmesi hususunu oya sunacağını, maddelere geçilmesikabul edildiği tekdirde, kararnamenin kabul edilmiş sayılacağını, reddedildiğihalde ise kararnamenin reddedilmiş olacağını belirtmiş ve oylamayı yapmıştır.Sonuçta maddelere geçilmesinin reddedildiğini, ancak bir önerge bulunduğunuaçıklayarak bu önergeyi okutmuştur. Kimi üyeler tarafından verilen ve 3maddeden oluşan bu önergenin; 1. maddesiyle, 11 sayılı Kanun HükmündeKararnamenin tümünün reddi; 2. maddesiyle, 657 sayılı Devlet Memurları Kanununek 10. maddesine 12 sayılı Kanun Hükmünde Kararname ile getirilen (g) bendininyürürlükten kaldırıldığı; 3. maddesiyle de, Anayasa'nın 64. maddesinedayanılarak önergenin birinci ve ikinci maddelerindeki hükümlerin komisyoncaönergeye ekli metin uyarınca karara bağlanması öngörülüyor ve önergenin oyasunulması öneriliyordu.
Başkanönergenin tümünün okutulmasından sonra, önergenin 1. maddesi için daha öncekarar alındığından bir işlem yapılamayacağını belirterek diğer maddeleri oyasunmuştur. Oylama kabul ile sonuçlandığından Başkan, bu kez önergeye bağlımetni okutmuştur. Bu metin şöyledir:
"657sayılı Devlet Memurları Kanununun, 31/7/1970 tarih ve 1327 sayılı Kanunun 90.maddesiyle getirilen ek geçici 10. maddeye bir fıkra eklenmesi hakkında13/2/1974 tarih ve 11 sayılı Kanun Hükmündeki Kararnamenin reddine ve aynıgeçici 10. maddeye 30/5/1974 tarih ve 12 Sayılı Kanun Hükmündeki Kararname ileeklenen (g) bendinin kaldırılmasına dair Kanun teklifi.
Maddel - 657 sayılı Devlet Memurları Kanununa 31/7/1970 tarih ve 1327 sayılı Kanunun90. maddesiyle getirilen ek geçici 10. maddesine bir fıkra eklenmesine dair13/2/1974 tarih ve 11 sayılı Kanun Hükmündeki Kararname reddedilmiştir.
Madde2 - 657 sayılı Devlet Memurları Kanununun ek 10. maddesine 30/5/1974 tarih ve12 sayılı Kanun Hükmünde Kararname ile getirilen (g) bendi yürürlüktenkaldırılmıştır.
Madde3 - Bu Kanun yayımı tarihinde yürürlüğe girer.
Madde4 - Bu Kanun hükümlerini Bakanlar Kurulu yürütür."
Bumetin okutulduktan sonra Başkan görüşme açmış, lehte ve aleyhte konuşmakisteyenlere söz vermiştir. Önergenin lehinde konuşanlar özetle; kanun hükmündekararnamenin yürürlükte bulunan bir kanun sayılacağını, bunu reddetmece, birkanunun diğer bir kanunla yürürlükten kaldırıldığını, buna aykırı hükümlerin deaynı kanun metni içinde yürürlükten kaldırılabileceğini, nitekim İçtüzüğün 90.maddesi gereğince ölüm cezalarının yerine getirilmesinin onaylanması veyaonaylanmaması hakkında bir kanun metni hazırlandığını, burada da bir kanunmetni hazırlanmasının zorunlu bulunduğunu belirtmişlerdir.
Teklifinaleyhinde bulunanlar ise; Anayasa'nın 64. ve İçtüzüğün 36. maddeleri uyarıncakanun tasarı ve teklifinin reddi halinde bunun bir rapora bağlanarak GenelKurula sunulması gerektiğini, red halinde ayrıca maddelerin görüşülemeyeceğinive ayrı bir kanun metni hazırlanamayacağını, komisyonun kanun teklif edemeyeceğini,İçtüzüğün 90. maddesinin ayrık bir durumu düzenlediğini, o kuralın olayauygulanamayacağını savunmuşlardır.
Bukonuşmalardan sonra komisyon başkanı, konuyu tetkik etmek ihtiyacını duyduğunubelirterek, saat 14.30 da tekrar toplanmak üzere oturumu kapatmıştır. Aynı günsaat 14.30 da ikinci oturum açıldığında, Başkan, 12 sayılı Kanun HükmündeKararnamenin görüşülmesine başlanacağını açıklayınca kimi üyeler bir önergebulunduğunu, bunun ne olduğunu sormuşlardır. Bunun üzerine Başkan, "efendimmetin hazırlama talebi vardı; öyle bir metin hazırlama hususunda bir gerekgörmedik, çünkü bir red kararı var, bu red kararının artık ayrıca bir metnedercedilip bir metin tanzimi hususuna gerek görmedik. Yeni uygulama, böyle dahauygun olacağı düşüncesindeyiz." diyerek 12 sayılı Kanun HükmündeKararnamenin görüşülmesini başlatmıştır. (Tutanak Örnekleri sayfa 50 -79).
MilletMeclisi Plan Komisyonunun 3/2/1975 günlü, Esas 52/1, Karar 38 sayılı raporunda(Millet Meclisi Tutanak Dergisi, Dönem 4, Cilt S. Tonlantı 2, sıra Sayısı 113)özetle şöyle denilmiştir.
"11sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin müzakeresi yapılmış; tümü üzerindekimüzakere tamamlandıktan sonda maddelere geçilmesi oylanarak reddolunmuştur.......................Şu karar alınmıştır:
1 -Anayasa'nın 64., İçtüzüğün 81. ve 82. maddeleri ile eski İçtüzüğün 105. maddesigereğince ve müesses teamüle göre;
Maddeleregeçilmesi reddolunmakla 23/5/1972 tarihli ve 1589 sayılı Kanunun verdiğiyetkiye dayanılarak çıkartılan ve 15 Şubat 1974 tarihinde yürürlüğe giren 11sayılı Kanun Hükmündeki Kararnamenin reddine, yani iptaline,
2 -15 Şubat 1974 tarihinde yürürlüğe giren 11 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamedeyer alan bu hüküm daha önce veya daha sonra yine 1589 sayılı Kanunun verdiğiyetkiye dayanılarak çıkartılan kanun hükmünde kararnamelerde teyiden veyatekraren aynı hükmün yer almış bulunacağı düşünülerek, 11 sayılı Kanun HükmündeKararname esas alınarak birlikte mütalâa edilip fer'in asla tabi olacağı görüşüile karara bağlandığı kabul edildiğinden komisyonun aldığı red (iptal) kararınaaykırı düşen bir kanun hükmünde kararnamelerde yer almış hükümlerin dahibirlikte ilga olunduğuna, asla ait bu kararın diğer kanun hükmündekararnamelerde yer almış ve bu asıl kararı tekrar ve teyiden her şeklinikapsadığına,
3 -Bu kararın Resmî Gazete'de ilânı tarihinde yürürlüğe girmiş olacağına,
4 -Anayasa'nın 64/4 ncü maddesi gereğince öncelikle ve ivedilikle görüşülmesigerektiğine,
Çoğunluklakarar verildi.
GenelKurulun tasviplerine sunulmak üzere Yüksek Başkanlığa arzolunur."
Burapora ayrıca 11 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin metni ile komisyoncayapılan değişiklik metni eklenmiştir.
"23/5/1972tarihli ve 1589 sayılı Kanunun verdiği yetkiye dayanılarak çıkarılan 13/2/1974tarihli ve ll sayılı Kanun Hükmünde Kararname ile 30/5/1574 Tarihli 12 sayılıKanun Hükmünde Kararnamenin (g) bendinin, yürürlükten kaldırılmasına dair Kanunteklifi" başlığını taşıyan değişiklik teklifinin maddeleri ise aşağıdakihükümleri kapsamaktadır:
"Maddel - 15 Şubat 1974 tarihli 14800 sayılı Resmî Gazetede yayımlanan 13/2/1974tarihli ve 11 sayılı Kanun Hükmünde Kararname reddedilerek yürürlüktenkaldırılmıştır.
Madde2 - 657 sayılı Devlet Memurları Kanununun ek geçici 10. maddesine, 31/5/1974tarihli 149o1 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan 30/5/1974 tarihli 12 sayılıKanun Hükmünde Kararname ile eklenen aynı konudaki (g) bendi reddedilerekyürürlükten kaldırılmıştır.
Madde3 - Bu Kanun yayımı tarihinde yürürlüğe girer.
Madde4 - Bu Kanun hükümlerini Bakanlar Kurulu yürütür."
Yukarıdabelirtilen yasama belgelerinin incelenmesinden; Millet Meclisi PlânKomisyonunun 30/1/1975 günlü oturumunda yalnızca l1 sayılı Kanun HükmündeKararnamenin görüşülerek reddi oylandıktan sonra verilen bir önergenin oyasunularak kabul edildiği açıklanmasına karşın, önergeye bağlı kanun metni oyasunulmadığı, Başkanın red kararı bulunduğu için ayrıca bir kanun metnihazırlamaya gerek görülmediğini açıkladığı ve 11 sayılı Kanun HükmündeKararnameye ilişkin işlemlerin burada son bularak 12 sayılı Kanun HükmündeKararnamenin görüşülmesine geçildiği anlaşılmaktadır. Ancak, bu durumu saptayan3/2/1975 günlü komisyon raporunda, 11 sayılı kanun Hükmünde Kararnameninreddine ve aynı hükmü tekrar eden aynı tür diğer kararnamelerdeki hükümlerin debirlikte yürürlükten kaldırıldığına çoğunlukla karar verildiği açıklandıktansonra, bir de değişiklik teklifi adı altında 4 maddelik bir kanun metnieklenmiştir. Oysa komisyon, 11 sayılı Kanun Hükmünce Kararnamenin reddindenbaşka bir karar almamış, başka bir deyimle raporda belirtildiği gibi herhangibir metin kabul etmemiştir.
Öteyandan, Mîllet Meclisi Genel Kurulu bu rapor ile ona bağlı metni esas alarakgörüşmelere başlamış ve sonunda rapor ve eki metin kabul edilmiş, CumhuriyetSenatosunda da görüşülen aynı rapor ve eki metin olmuş, ancak Senotaca bu metindeğiştirilerek kabul edildiğinden Millet Meclisine geri yollanmış, MilletMeclisince ise, Cumhuriyet Senatosunun değiştirisi benimsendiğinden metinkanunlaşmıştır. Böylece bir bakıma aslında yetkili komisyonca görüşülüp kabuledilmemiş olan bir metnin Yasama Meclislerinde görüşmeye konu yapıldığı ve kimideğişikliklerle kabul edilerek yasalaştığı görülmektedir. Bu halin ise kanunhükmünde kararnamelerin, Anayasa'nın değişik 64. maddesinin dördüncüfıkrasındaki "....... yetki kanunları, Türkiye Büyük Millet Meclisinesunulan kararnameler, Anayasa'nın ve Yasama Meclisleri İçtüzüklerininkanunların görüşülmesi için koyduğu kurallara göre ...... görüşülüp kararabağlanır." Ve Anayasa'nın 85. maddesinin birinci fıkrasının "TürkiyeBüyük Millet Meclisi ve Meclisler çalışmalarını kendi yaptıkları İçtüzükleregöre yürütürler." yolundaki kurallarına dayanılarak çıkartılan ve olaydauygulanması gereken içtüzük hükümlerine aykırı olacağı düşünülebilir.
Gerçekten3 Eylül 1973 gününden başlayarak yürürlükte bulunan Millet Meclisi İçtüzüğünün23., 36., 74., 75. ve 80. maddeleri birlikte incelendiğinde; Millet MeclisiBaşkanlığına sunulan kanun tasarı veya tekliflerinin, Başkanlıkça ilgilikomisyonlara havale edilmesi, komisyonların usulünce toplanarak kendilerinehavale edilen tasarı ya da teklifleri görüşmeleri, bunların aynen veyadeğiştirilerek kabulüne veya reddine karar vermeleri, karara bağladıklarıişlemlere ilişkin birer rapor düzenleyerek Millet Meclisi Genel Kuruluna sunmaları,Millet Meclisi Genel Kurulunun da bu raporları görüşüp karara bağlamalarıgerektiği görülmektedir. Kanun hükmünde kararnameler için de yukarıda açıklananAnayasa, kuralları gereğince geçerli olan bu yönteme dava konusu işlemde -Millet Meclisi Plân Komisyonunca görüşülüp karara bağlanmayan bir kanun metni,komisyonun konuya ilişkin raporuna bağlanarak Meclis Genel Kuruluna sunulmasınedeniyle - uyulmamış olmasının, Anayasa'ya aykırılığı ve giderek dava konusukanunun bu yönden iptalini gerektirip gerektirmeyeceği sorununa gelince:
Busorunların bir çözüme bağlanabilmesi için içtüzük hükümlerine aykırılığısözkonusu olan Millet Meclisi Plân Komisyonundaki işlemin geçirdiği evreyigözden geçirmek gerekir. Yukarıda da değinildiği gibi, 11 sayılı Kanun HükmündeKararnamenin Millet Meclisi Plân Komisyonunda görüşülmesi tamamlanıp, yapılanoylama sonunda reddedildiği saptandıktan sonra bir önerge verilmiş ve bu önergeoylanarak kabul edilmiştir. Önergeye göre anılan kararnamenin reddi, 12 sayılıKanun Hükmünde Kararnamenin (g) bendinin yürürlükten kaldırılması ve önergeyeekli kanun metninin görüşülerek komisyon raporuna konulması teklif edilmiştir.Önerge komisyonca kabul edilmekle birlikte, eki bulunan metin üzerinde açılangörüşme tamamlanıp bir karara bağlanmamıştır. Böyle olmasına karşın, komisyonbaşkanı, önergeye bağlı kanun metnini rapora eklemiş ve raporuna da bunailişkin bilgiler koymuştur. Yapılan bu işlemin İçtüzük hükümlerine aykırılığıaçıktır. Ancak, İçtüzük hükümlerine aykırı olan bu durumun Anayasa aykırılığıda oluşturup oluşturmadığı, başka bir deyimle İçtüzük hükümlerine aykırılığısaptanan bu durumun, dava konusu kanunu biçim yönünden iptale yeterli olupolmadığı sorunu üzerinde durulmak gerekir.
Şöyleki, Anayasada kanun tasarı ve tekliflerinin önce komisyonlarda görüşülüp kararabağlanacağı, daha sonra Yasama Meclisleri Genel Kurullarında komisyonların bukararlarının görüşüleceği, yukarıki bölümlerde de değinildiği gibi, Anayasa'nındeğişik 64., 92. ve 94. maddelerinde belirlenen durumlar dışında öngörülmemiş,tersine Anayasanın 85. maddesindeki genel kural gereğince bu konuların yaniMeclislerin çalışmalarının yine kendilerince yapılacak içtüzüklerledüzenlenmesi hüküm altına alınmıştır.
Şuhalde, genelkural olarak kanun tasarı ve tekliflerinin önce komisyonlardagörüşülerek karara bağlanması ve Yasama Meclisleri Genel Kurallarındakigörüşmelerin komisyon kararlarını kapsayan raporlar üzerinde yapılması, Anayasabuyruğu olmayıp, bir içtüzük düzenlemesidir. Böyle olunca, bir biçim düzenlemesiolan içtüzük hükümlerine her aykırılığın, kesinlikle Anayasa hükümlerine deaykırılık oluşturacağını kabullenmek olanaksızdır. Böyle bir durumun Anayasa'yada aykırı sayılabilmesi, ancak Yasama Meclislerinin konuya ilişkin olarakyaptıkları yasal işlemleri sakatlayacak ve onları iradesini zedeleyeceknitelikte olması halinde mümkündür. Bu konuyu Anayasa Mahkemesi verdiği çeşitlikararlarda incelemiştir. Örnek olarak aldığımız 16/11/1965 günlü esas 1964/38,karar 1965/59 sayılı kararda şöyle denilmektedir:
"85.maddenin birinci fıkrasına göre, Meclislerin çalışmalarının içtüzük hükümlerineuygun olarak yürütülmesi, bir Anayasa emri gereğidir. Böyle olunca, kanunlarınMahkememizce denetlenmesinde, içtüzük hükümleri de gözönünde tutulmalıdır.
İçtüzükhükümleri genellikle şekle ait kurallardır. Burada hatıra gelen soru, bir kanunyapılırken içtüzüklerin herhangi bir hükmüne aykırılığın, iptal nedeni sayılıpsayılmayacağıdır. Bu hükümler içerisinde, Yasama Meclislerince verilen birkararın sıhhati üzerinde etkili olabilecek nitelik taşıyanlar bulunduğu gibi,bu derece önemli olmayanlar da vardır. Birinci kategoriye girenlere aykırılığıniptal nedeni teşkil edeceği, buna karşılık öteki şekil kurallarınariayetsizliğin iptali gerektirmeyeceği kabul edilmelidir. Anayasa'dagösterilmeyen ve yalnız İçtüzüklerde bulunan şekil kuralları arasında buayırımı yapmak Anayasanın maksadına uygun düşer. Zira İçtüzüklerdeki şekilkurallarına aşırı bağlılık Yasama Meclislerinin çalışmalarını lüzumsuz yereaksatır. Doktrinde de bu yolda bir ayırımı destekleyen görüşler vardır. MilletMeclisi Anayasa Komisyonu 44 sayılı Kanuna ait raporunda, Yasama Meclislerininkanunun görüşülmesinde ve kabulünde İçtüzük hükümlerine uyup uymadıklarınıkontrol bakımından mahkemelerin ihtiyatli ve ölçülü davranmaları lüzumlu olduğuve Anayasa'nın koyduğu şekil şartlarından farklı olarak içtüzüklerdeki şekilşartlarının hepsinin mutlak butlanı gerektirmediği belirtilmiştir. Komisyonunbu kanısı Anayasa'nın maksadı ve bilimsel görüşler ile bağdaşmaktadır.
İçtüzükhükümlerine aykırı düşen işlemlerden hangilerinin iptal nedeni sayılacağı,uygulanacak içtüzük hükmünün önemine ve niteliğine göre çözümlenecek ve davaveya itiraz vukuunda Mahkememizce takdir edilecek bir konudur." (AnayasaMahkemesi Kararlar Dergisi, 1966, sayı 3, sayfa 232).
Yukarıdabelirlenen görüşlerin olaya uygulanmasında, içtüzük hükümlerine uyulmamışolmanın, iptal nedenini oluşturacak ağırlık ve nitelikte bulunmadığı sonucunavarılmaktadır. Çünkü komisyon kararı alınmadan düzenlenen rapor ve metnin,Meclisin iradesi üzerinde etkili olarak, onu kesinlikle o doğrultuda kararalmaya zorladığı kabul edilemez. Gerçekten Meclis bu rapor ve metinle bağlıdeğildir. İradesini istediği biçimde kullanmakta serbesttir. Kaldı ki Meclisin,olayda rapor ve eki metinle ikili görüşme yetkisi, Anayasa'nın 92. ve 94.maddelerindeki durumlarda olduğu gibi sınırlı da değildir. O halde Meclis GenelKurulunun metin üzerinde dilediği biçimde değişiklik yapmasına ya da yeni birmetin oluşturmasına bu evredeki görüşme süresince olanak vardır.
Bunedenlerle, Millet Meclisi Plan Komisyonunca 11 sayılı Kanun HükmündeKararnamenin reddi kararlaştırıldıktan sonra düzenlenen raporda komisyoncagörüşülmemiş hususların da yer alması ve ayrıca rapora, görüşülüp oylanmamışbir metnin de eklenerek raporla birlikte Meclis Genel Kuruluna sunulması,İçtüzük hükümlerine aykırı olmakla birlikte bu usulsüzlüğün dava konusu kanununiptalini gerektirecek önem ve nitelikte bulunmadığına ve davacının bu yöneilişkin isteminin reddine karar verilmelidir.
Bugörüşe Ahmet Akar, Şekip Çopuroğlu ve Nihat O. Akçakayalıoğlu katılmamışlardır.
c)11 sayılı Kanun hükmünde Kararnamenin tümünün reddine, karar verildikten sonradüzenlenen komisyon raporunda bu kararname ile birlikte 12 sayılı KanunHükmünde Kararnamenin ek geçici 10. maddesinin (g) bendinin reddine de kararverildiği belirtilerek bu konuda komisyon başkanlığınca bir metin hazırlanıpMeclis Genel Kuruluna sunulması sorunu:
Bukonuya ilişkin komisyon görüşmeleri ve komisyonca alınan kararlar ilehazırlanan komisyon raporu ve bunların dayanağı olan yasaca belgeleri, bukararın 2 sayılı bölümünün (b) bendinde açıklandığından bunların yinelenmesinegerek bulunmamıştır.
Buradaincelenip değerlendirilecek husus, bu kısmın (b) bendinde belirlenen biçimdegörüşülüp karara bağlanan 11 sayılı Kanun Hükmünde Kararnameye ilişkin komisyonraporunda; 11 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin reddi dolayısiyle ve bu redkeyfiyetine aykırı düşen diğer kanun hükmünde kararnamelerin aynı niteliktekihükümlerinin de reddedilmiş sayılacağı gerekçesiyle reddedildiği kuralına yerverilmiş bulunmasının ve özellikle rapora eklenen metnin 2. maddesindeki"... 12 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin ek geçici 10. maddesinin (g)bendinin red edilerek yürürlükten kaldırıldığı..." hükmü getirilmesininİçtüzük hükümlerine aykırı olup olmadığı, aykırı bulunduğu takdirde de buaykırılığın iptal nedeni sayılıp sayılmayacağıdır.
Anayasa'nın1488 sayılı Yasa ile değişik 64. maddesinin ikinci fıkrası hükmünce, ilk kezhukuk sistemimizde yer alan kanun hükmünde kararnamelerin, Yasama Meclislerindegörüşülmesi yöntemi, aynı maddenin dördüncü fıkrasında belirlenmiş ve yineAnayasa'nın 85. maddesiyle de, Türkiye Büyük Millet Meclisi ve Meclislerinçalışmalarını kendi yapacakları İçtüzüklerle düzenleyecekleri kuralıgetirilmiştir. Bu maddelerin birlikte incelenmesinden; kanun hükmündekararnamelerin Yasama Meclislerinde görüşülürken uygulanacak yöntemin buMeclislerin İçtüzüklerindeki kanunların görüşülmesi için öngörülen yöntemolacağı, ancak bu yönteme varsa, Anayasa'daki kuralların ekleneceği (örneğinolayda olduğu gibi öncelik ve ivedilik koşulları) anlaşılmaktadır.
Yukarıdaki(b) bendinde ilgili yasama belgelerine dayanılarak yapılan açıklamalardabelirtildiği üzere, 11 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin Millet Meclisi PlanKomisyonunda görüşülüp karara bağlanmasından sonra Komisyon BaşkanlığıncaMeclis Genel Kuruluna sunulmak amaciyle düzenlenen raporda, bu kararnamenin (11sayılı Kararname) reddine aykırı düşen diğer kanun hükmünde kararnamelerin aynınitelikteki hükümlerinin de kaldırıldığına ilişkin kuralın yer aldığı, ayrıcarapora eklenen metnin 2. maddesiyle de 12 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin ekgeçici 10. maddesinin (g) bendinin yürürlükten kaldırıldığı hükmünün konduğu veYasama Meclislerinde ki görüşmelere bu rapor ve eki metnin esas alınarakkanunlaşmanın bu belgelere göre oluştuğu saptanmaktadır.
Buişlemlerden, komisyonlarda görüşülmemiş konuların da raporda yer alması veayrıca bununla ilgili olarak bir metnin eklenmesi konusu, yukardaki (b)bendinde tartışılıp sonuca bağlandığından burada yalnızca 11 sayılı KanunHükmünde Kararnamenin dışında kaldığı halde komisyon raporu ile ekli metinde 12sayılı Kanun Hükmünde Kararname kapsamındaki (g) bendinin kaldırıldığı yolundabir hükme yer verilmesi üzerinde durulacaktır.
MilletMeclisi Plan Komisyonunun yukarıda sözü edilen işleme ilişkin 3/2/1975 günlü,Esas 1/52, Karar 38 sayılı raporunda, bu işlemlere gerekçe olarak;"Anayasa'nın 64., içtüzüğün 81. ve 82. maddeleri ile eski İçtüzüğün 105.maddesi ve müesses teamül .........." gösterilmiştir. Olayda Anayasa'nın64. maddesinin işlemle ilgili dördüncü fıkrası kuralına ilişkin bir uyuşmazlıkbulunmaması, İçtüzüğün anılan maddelerinin ise yapılan işlemle doğrudan doğruyabir ilgisi olmaması nedeniyle bu maddeler yönünden bir inceleme gerekligörülmemiştir.
Öteyandan, yapılan işlemlere uygulanması gerekli kurallar, Millet Meclisiİçtüzüğünün 36. maddesinde yer aldığından sorunun çözümü için bu maddedekikuralların incelenmesi gerekmektedir. Sözü geçen maddenin işlemle ilgilikuralları şöyledir:
"Komisyonlar,kendilerine havale edilen kanun tasarı veya tekliflerini aynen veyadeğiştirerek kabul veya red edebilirler; birbirleriyle ilgili gördüklerinibirleştirerek görüşebilirler...... Ancak, komisyonlar, 90. maddedeki özel durumdışında kanun teklif edemezler... Kanun tasarı ve tekliflerini bölerek ayrıayrı metinler halinde genel kurula sunamazlar."
MilletMeclisi Plân Komisyonunun karara bağladığı 11 sayılı Kanun Hükmünde Kararnameile ilgili görüşmesi, Anayasanın 64. maddesinin dördüncü fıkrasının öngördüğügibi kanun tasarı ve teklifleri için içtüzüklerle saptanan yönteme göreyapılacağından, komisyonun bu görüşme ve karara bağlama işleminde de, İçtüzüğün36. maddesiyle konulan kuralların uygulanması zorunludur. Oysa komisyon, 11sayılı Kanun Hükmünde Kararnameye ilişkin görüşmeyi tamamlayıp reddinikararlaştırdıktan sonra bu durumu saptamak amacıyle hazırladığı raporda, 11sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin reddine ilişkin kuralın diğer emsalikararnameler için de geçerli olduğuna yer vermesi ve özellikle bu kararnameiçin düzenlenen kanun metnine, 12 sayılı Kanun Hükmünde Kararname kapsamınagiren bir kuralın da 11 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin bir kuralı gibisayılarak bu kararnamenin içeriğine 2. madde olarak alınması. İçtüzüğün 36.maddesindeki kurallarla bağdaştırılamaz. Çünkü komisyonun yapacağı iş,görüştüğü metni aynen veya değiştirerek kabul veya reddetmekten ibaretbulunmaktadır. Kanun hükmünde kararname görüşülüp reddedildikten sonra artıkyapılacak işlem bu hususu belirten bir metni oluşturmak ve bunu kabul etmeklesınırlıdır. Komisyon Başkanı bununla ilgili 30/1/1975 günü saat 14.30 dayapılan ikinci oturumdaki görüşmelerde; kimi üyeler tarafından verilip kabuledilen önergeye bağlı metin üzerinde görüşme açmamasına sebep olarak, daha öncesözkonusu kararname hakkındaki görüşmelerin tamamlanıp reddininkararlaştırılmış olmasını göstermiş ise de, bu durumu, 36. maddedekideğiştirerek kabul kuralı biçiminde nitelemeye olanak yoktur. Çünkü bunun için,inceleme konusu işlemin red ile değil, maddelere geçilmesinin kabulü ilesonuçlanması gerekmektedir. Ancak bu haldedir ki mevcut maddelerden birisideğiştirilebilir ya da yeni bir madde eklenebilirdi.
KomisyonBaşkanlığınca yapılan işlemi sözü edilen maddenin, birbirleriyle ilgili görülentasarı veya tekliflerin birleştirilerek görüşülmesi kuralına uygun bir işlemolarak saymaya da olanak bulunmamaktadır. Gerçekten böyle bir durumunolabilmesi; komisyonun birbirleriyle ilgili gördüğü tasarı ya da teklifleribirleştirme yolunda bir karar almasına bağlıdır. Oysa komisyon görüşmelerisırasında böyle bir durum da olmamıştır.
Öteyandan, komisyonca görüşme konusu yapılmadan rapora eklenen metinde 2. maddeyioluşturan ve 12 sayılı Kararnamedeki ek geçici 10. maddenin (g) bendiniyürürlükten kaldırmayı hedef alan işlemi, yeni bir kanun teklifi olarak kabuletmek de olanaksızdır. Çünkü, 35. maddenin "Ancak, komisyonlar 90.maddedeki özel durum dışında kanun teklif edemezler" kuralı,komisyonların, 90. maddedeki durum dışındaki kendiliklerinden kanun teklifetmelerini yasaklamıştır. Kendisine yollama yapılan tüzüğün 90. maddesinin ise,ölüm cezalarının yerine getirilmesine ilişkin tasarılardan söz etmesi nedeniyleolayda uygulama yeri bulunmamaktadır. Yine komisyonların, ".... kanuntasarı ve tekliflerini bölerek ayrı ayrı metinler halinde Genel Kuralasunamazlar." hükmü gereği yapılan işlemi bu açıdan da geçerli saymakolanaksız görülmektedir.
Bunedenlerle. Plân Komisyonunca düzenlenen rapora ekli metnin 2. maddesinde yeralan 12 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin ek geçici 10. maddesinin (g)bendinin yürürlükten kaldırılması yolundaki hükme ilişkin işlem İçtüzüğün 36.maddesindeki kurallara çeşitli yönlerden aykırı biçimde oluşturulmuşbulunmaktadır. .
İçtüzüğeaykırılığı böylece saptanan bu işlemin dava konusu Yasanın biçim yönündeniptalini de gerektirip gerektirmediği sorununa gelince;
AnayasaMahkemesinin çeşitli kararlarında belirtildiği ve yukarıda da değinildiğiüzere, içtüzük kurallarına uyulmamasının iptal nedeni olabilmesi; uyulmayaniçtüzük kurallarının, Yasama Meclislerinin aldıkları kararların varlıklarınıkuşkuya düşürecek onların sıhhatleri üzerinde etkili olabilecek, daha genel birdeyimle, Yasama Meclislerinin iradelerini o yolda oluşturabilecek ağırlık veönemde bulunmasına bağlıdır.
Yukarıdaİçtüzüğün 36. maddesinin getirdiği kurallara aykırılıkların oluşumununtartışılmasında belirlendiği üzere, komisyonun karaca bağladığı 11 sayılı KanunHükmünde Kararnamenin hükümleri içinde yer almayıp başka bir kararnamekapsamına giren bir konunun 11 sayılı Kararnameye ilişkin metne alınması, sözüedilen 36. maddenin amacına ve giderek İçtüzüklerin koydukları düzene tersdüşen önemli bir aykırılık oluşturur. Çünkü gerek 11 ve gerek 12 sayılı KanunHükmünde Kararnameler kendi bütünlükleri içinde bir değer ve anlam taşırlar.Nitekim İçtüzüğün 36. maddesinde komisyonların, kanun teklif ve tasarılarınıbölerek ayrı ayrı metinler halinde Genel Kurula sunamazlar biçiminde yer alanhüküm de bir kanun tasarı ve teklifini kendi çerçevesi içindeki bütünlüğüne vebu bütünlüğün titizlikle korunmasına önem verdiğini açıkça göstermektedir. İlkbakışta önemsiz gibi görülen bu kurala uyulmamış olmasının yasama organınıniradesini önemli bir şekilde etkileyeceği ortadadır. Bu nedenle dava konusukuralın iptaline karar verilmelidir.
AhmetAkar, Şekip Çopuroğlu ve Ahmet Salih Çebi ek gerekçelerini saklı tutmuşlar;Kani Vrana, Halit Zarbun ve Lütfi Ömerbaş bu usulsüzlüğün dava konusu kanununiptalini gerektirecek ölçüde bir nitelik taşımadığını öne sürerek, bu görüşekatılmamışlardır.
3 -Millet Meclisi Genel Kurulundaki görüşmelere ilişkin Anayasaya aykırılıksorunları:
Davadilekçesinde bu konuya ilişkin savlar üç bölümde toplandığından sorununincelenmesi de bu sıraya göre yapılacaktır.
a)Oturumun uzatılması sorunu:
Yasamabelgelerine göre Millet Meclisi Genel Kurulunda konuya ilişkin işlemler özetleşöyle cereyan etmiştir; (Millet Meclisi Tutanak Dergisi, Dönem 4, Cilt 8,Toplantı 2, Birleşim 36, tarihi 6/2/1975, sayfa 409-441).
MilletMeclisinin 6/2/1975 günlü, 36. Birleşiminin birinci oturumu Başkan tarafındansaat 15.00 de açılmış; yoklama yapılıp çoğunluğun bulunduğu saptandıktan sonra,sırasiyle gündem dışı konuşmalara geçilmiş ve gündemdeki öteki işlergörüşülmüştür. Bundan sonra oturumu yöneten Başkan, "657 sayılı DevletMemurları Kanunun 1327 sayılı Kanunla eklenen ek geçici 10. maddeye bir fıkraeklenmesi hakkında 11 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin Genel Kurulda görüşülmesineilişkin Danışma Kurulunda tesbit edilen öneriler" i Genel Kurulunbilgisine sunarak bunlar üzerinde görüşme açmıştır. Görüşme sonunda önerilerdesözkonusu olan Plân Komisyonu raporlarının gündeme alınması oylanarak kabuledilmiştir. Daha sonra konunun 48 saatlik süre geçmeden görüşülmesi hakkındaverilen önerge de kabul edildiğinden, gündemin İkinci ve üçüncü sıralarında yeralan yetki kanunu tasarılarının görüşülmesine geçilmiş, ancak Hükümet hazırbulunmadığından bu tasarıların görüşülmesi ertelenmiştir. Bundan sonra davakonusu olan 113 sıra sayılı Plân Komisyonu raporunun görüşülmesine sıragelmiştir. Bu kez Hükümet ve komisyonun hazır oldukları saptandığından Başkan,"mesainin uzatılması hakkında verilmiş bir önerge" bulunduğunubelirterek dört siyasî parti grubunca ortaklaşa verilen bu önergeyi okutmuştur.Önerge:
"Görüşülmektebulunan 113 sıra sayılı veli sayılı Kanun Hükmünde Kararname ve Plân Komisyonuraporunun müzakere ve intacına kadar çalışmanın devamına kararverilmesini..." öngörmektedir. Ancak önergenin okutulmasından hemen soraBaşkan, yoklama yapılmasını isteyen başka bir önerge bulunduğunu açıklayarakbunu da okutmuş ve arkasından "mesai dolmuştur. Saat 19.00'a geldi"diyerek açıklamada bulunmuş; uzatma teklifi aleyhinde iki üyeye söz vermiştir.Yoklama yapılıncaya kadar mesainin uzatılmasını oya koyarak kabul edildiğini,ayrıca yapılan yoklama sonunda çoğunluğun bulunduğunun da saptandığınıbelirtmiştir. Daha sonra kanun tasarısının görüşülmesinin bitimine kadarçalışma süresinin uzatılması oya sunulmuş kabul edildiği açıklanmış vegörüşmeler de sürdürülmüştür.
Oluşbiçimi böylece saptanan bu işlemlerde, hükümlerine uyulmadığı ileri sürülenMillet Meclisi İçtüzüğünün 55. ve 56. maddeleri toplantı günleri ile birleşiminaçılması ve kapanması konularını düzenlemektedir. Toplantı günleri başlığınıtaşıyan 55 nci madde şöyledir: "
Madde55 - Resmî tatile rastlamadığı takdirde Millet Meclisi Genel Kurulu. Salı,Çarşamba, Perşembe günleri saat 15.00 den 19.00'a kadar toplamı.
Danışmakurulunun teklifi üzerine Genel Kurul toplantı gün ve saatlerinideğiştirebileceği gibi, diğer günlerde de toplantı yapılmasına kararverebilir."
Birleşiminaçılması ve kapanmasını düzenleyen 56 nci madde ise aşağıdaki gibidir:
"Madde56 - Başkan oturumu açar ve gerekirse kapatır. Oturumun devamınca Başkanlıkmakamı ve divan üyelikleri boş kalamaz.
Zorunluhallerde, o birleşim için geçerli olmak kaydiyle ve sona ermek üzere olanişlerin tamamlanması amaciyle oturumun uzatılmasına Genel Kurulca kararverilebilir."
Davacınınbu maddelere aykırı işlem yapıldığı savı şu noktalarda, toplanmaktadır:
Davakonusu tasarıya ilişkin görüşmelerin devamına ve görüşmelerin tamamlanmasınakadar çalışma süresinin uzatılmasına, 55. maddede saptanan ve çalışma süresininsonu olan saat 19.00 dan sonra karar verilmekle bu maddenin birinci fıkrasıhükmüne uyulmamış, uzatma kararı alınırken de 56. maddenin ikinci fıkrasıhükmüne aykırı hareket edilmiştir.
Bumaddeler birbirlerini tamamlayıcı nitelikte olduğundan ve sav her iki maddeyibir arada ilgilendirdiğinden inceleme her iki madde yönünden ve birlikteyapılacaktır.
Yukarıdasözü edilen yasama belgelerine göre; Başkanın, "113 sıra sayılı tasarıyaait komisyon raporunun tümü üzerindeki görüşmelere başlıyoruz" sözlerindenve söz istiyenlerin adlarının saptanarak Hükümet ile Komisyonun oturumda hazırbulunduklarının belirlenmesinden sonra oturumun uzatılmasına ilişkin önergeokunmuştur. O sırada saatin henüz 19.00 olmadığı Başkanın bu açıklamalarındananlaşılmaktadır Şu halde bu önerge 113 sıra sayılı rapor görüşülmeyebaşlandıktan sonra ve fakat saat 19.00'a gelmeden verilmiştir. Ancak uzatmaönergesi, sözkonusu raporun görüşülmesine ilişkin işlemlerin başlamasındanhemen sonra verildiğinden ortada içtüzüğün 56. maddesinde oturumun uzatılmasıiçin öngörülen ". . . . sona ermek üzere olan işlerin tamamlanması. ..."koşulu bulunmamakta ve bu durum, İçtüzüğün 56. maddesi son fıkrası kuralınaaykırılığı oluşturmaktadır.
Ancak,bu aykırılık, kanunun iptalini gerektirecek nitelikte bulunmamıştır. Çünküaykırılık nedeni olan kural bir İçtüzük düzenlemesi olup ona uyulmamış olmasıMeclisin görüştüğü tasarı üzerindeki iradesinin başka türlü oluşmasınıetkiliyecek ağırlıkta ve önemde değildir. Gerçekten görüşülen işin, henüz sonaermek üzere olan iş durumuna gelmeden o işin başlarında, ya da sonlarındauzatma karan alınması, kanunu biçim yönünden sakatlayacak önem ve ağırlıktasayılamaz. Çünkü bu hal çıkacak kanunun belli bir yönde oluşmasını zorunlukılacak başka bir deyimle Meclisin iradesini etkiliyecek ağırlık ve önemtaşımaz.
Öteyandan Anayasa'da, Yasama Meclislerinin, günün belli saatleri dışında Yasamaişlemlerini yapamayacaklarını ve yasama yetkilerini kullanamayacaklarınıgösteren bir hüküm yer almamıştır.
Kaldıkiİçtüzük kuralının bu biçimde uygulanmış olmasının Anayasa'nın değişik 64.maddesiyle öngörülen amacına ters düştüğü de ileri sürülemez.
Bunedenlerle oturumun uzatılması işlemine ilişkin iptal isteminin reddine kararverilmelidir.
Bugörüşe Ahmet Salih Çebi ve Nihat O. Akçakayalıoğlu katılmamışlardır.
b)Oturumu yöneten Başkanvekilinin durumu sorunu:
Bukonunun açıklığa kavuşturulması için Anayasa Mahkemesi Başkanlığının 11/6/1975günlü ve 1025 sayılı yazısı ile Millet Meclisi Başkanlığından bilgi istenilmiş,bu yazıya karşılık olarak alınan Millet Meclisi Başkanlığının KanunlarMüdürlüğü ifadeli ve 17/6/1975 gün ve 2622-21074 sayılı yazısı ile gereklibilgiler verilmiş ve yazıya durumu aydınlatan iki de belge eklenmiştir. Bubelgelerden birisi, Meclis Başkanlığınca sözkonusu oturumu yöneten MeclisBaşkanvekiline yazılan 6/2/1975 günlü ve 1904 sayılı yazının onanlı bir örneğiolup şu hususları içermektedir:
"MilletMeclisi Başkanvekili bulunduğunuz halde, Partinizin Genel İdare Kuruluüyeliğine de seçilmiş olduğunuz tesbit olunmuştur. Daha evvel şifahi olarakAnayasa'nın 84. maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca Başkanvekilliği sıfatıylapartinizde seçilmiş olduğunuz görevin bağdaşmadığı ve bu iki görevden birinitercih etmeniz rica olunmuşsa da bugüne kadar olumlu veya olumsuz bir cevabınızalınamamıştır.
Durumunuzutekrar gözden geçirerek Başkanvekilliği veya Partinizin Genel İdare Kuruluüyeliğinden birini seçtiğinizi en kısa zamanda bildirmenizi rica ederim."
İkincibelge ise, adıgeçen Başkanvekilinin, Meclis Başkanlığının yazısına cevabınıteşkil etmektedir. 10/2/1975 günlü ve Meclis Başkanvekili sıfatı ile imzalanmışve Meclis Başkanlığınca örneği onanmış olan bu yazı şöyledir:
"Dahaevvelce Anayasa'nın 84. maddesi üzerinde yaptığımız konuşmada belirtildiği gibiAnayasa Mahkemesi tarafından Esas 1970/32, 1971/22 karar sayılı ve 23/2/1971günlü hükme ait fikrimi muhafaza etmekle beraber herhangi bir yanlış anlaşmayameydan vermemek üzere ...... Genel İdare Kurulu üyeliğinden istifa etmişbulunduğumu bildiririm. Saygılarımla."
Hükümlerineuyulmadığı ileri sürülen Anayasa'nın 84. maddesi üçüncü fıkrası aşağıdakigibidir;
"Başkanlarve Başkanvekilleri, üyesi bulundukları siyasî partilerin veya siyasî partigruplarının Türkiye Büyük Millet Meclisi içinde veya dışındaki faaliyetlerineve görevlerinin yerine getirilmesini gerektiren haller dışında Meclistartışmalarına katılamazlar; Başkan oy kullanamaz."
Sözügeçen yasama belgeleri ile, Millet Meclisi Başkanlığı yazısına ekli olarakyollanan ve içeriği yukarıda açıklanan yazılara göre, Millet Meclisi GenelKurulunun 6/2/1975 günlü, 36. Birleşimine ilişkin oturumun sonuna kadar, ikisıfatı da üzerinde toplayan Baskanvekilince yönetildiği ve kendisinin 6/2/1975günlü, 36. Birleşimi yönettikten sonra, Partisinin Genel İdare Kurulundanistifa ettiği anlaşılmaktadır. Birleşimin yönetiminden sonra, Parti Genel İdareKurulu üyeliğinden istifa edilmiş olması, daha önce her iki sıfatı birliktetaşıyarak yapılmış olan yasal tasarrufların hukukî niteliğinideğiştirmeyeceğinden, çözümü gereken sorun, bir başkanvekilinin bağlı olduğusiyasî partinin genel idare kurulu üyeliği sıfatını da üzerindetaşıyabilmesinin, Anayasa'nın 84. maddesinin üçüncü fıkrasiyle konulan"Başkanvekillerinin üyesi oldukları siyasî partilerin... Türkiye BüyükMillet Meclisi içinde veya dışındaki faaliyetlerine katılamazlar." kuralıile bağdaşıp bağdaşmayacağıdır.
Yukarıdadeğinilen Anayasa kuralı ile, Meclis Başkanvekilliğine seçilen birmilletvekilinin bağlı olduğu partinin, Büyük Millet Meclisi içindeki veyadışındaki faaliyetlerine katılmaması öngörülmektedir. Başka bir deyimleAnayasa, bu kuralıyla başkanvekili seçilen bir milletvekilinin tarafsızkalmasını istemiş ve bu yolla partisinin siyasî faaliyetine katılmasınıyasaklamıştır. Nitekim Anayasa Mahkemesi 23/2/1971 günlü ve Esas 1970/32, Karar1971/22 sayılı kararında bu konuya değinmiş ve işlemle ilgili 84. maddeyi; bumadde ile güdülen amacın, birleşimi yöneten Başkanvekilinin taraf tutmasını vedolayısiyle görüşmeleri etkilemesini önlemek ve görüşmelerin tarafsızyürütülmesi kuralına gölge düşürmemek olduğu biçiminde yorumlamıştır. (KararlarDergisi, Cilt 9, sayfa 331).
Birsiyasî partinin genel idare kurulu üyeliği, o partinin kendi tüzüğü ilesaptanan genel yürütme işlemlerini yöneten bir kurulun çalışmasında katkılıolmak demek olduğuna göre, bu sıfatın az önce sözü geçen kural ile yasaklananfaaliyetler kapsamına girdiğinde kuşku yoktur. Çünkü genel idare kurulu üyeliğisıfatı, yalnızca bir partiye bağlı olmayı değil, onunla birlikte ve aynızamanda partisinin genel yönetimini sevk ve idarede faal görev yapacak kimiyetenek ve koşulları üstünde toplamayı gerektiren bir nitelik taşımaktadır. Ohalde bu sıfatı kazanmanın milletvekili ya da Cumhuriyet Senatosu üyesi olmanındoğal sonucu olarak kabulüne de olanak yoktur.
Bunedenlerle, bağlı olduğu partinin genel idare kurulu üyeliği sıfatı üstündeiken Millet Meclisi Başkanvekili sıfatı ile Meclis Genel Kurulu birleşimininyönetilmesi Anayasa'nın 84. maddesinin üçüncü fıkrası kuralına aykırıbulunduğundan dava konusu kanunun bu yönden iptaline karar verilmelidir.
Bugörüşe Halit Zarbun, Ziya Önel, Abdullah Üner, Lûtfi Ömerbaş ve Ahmet SalihÇebi katılmamışlardır.
c)Tasarı maddelerinin görüşülmesi sırasındaki aykırılıklar sorunu:
Konuüzerindeki inceleme, dava dilekçesinde öne sürülen savlara uyularak iki bölümdeyapılmıştır.
aa)11 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin reddi açısından tüzük hükümlerine yapılanaykırılıklar sorunu:
Konuyailişkin Millet Meclisi tutanaklarına göre Millet Meclisinin 6/2/1975 günlü 36.Birleşim, ikinci toplantısında tasarının tümünün görüşülmesi tamamlandığındanmaddelere geçilmesi oylanarak kabul edilmiş ve böylece maddelerin görüşülmesineolanak sağlanmıştır. (Millet Meclisi Tutanak Dergisi Dönem 4, Cilt 8, Toplantı2, Birleşim 36, tarihi 6/2/1975, sayfa 467).
Yukarıdada değinildiği gibi kanun hükmünde kararnamelerin Yasama Meclislerindegörüşülüp karara bağlanması için uygulanacak yöntem Anayasa'nın değişik 64.maddesinin dördüncü fıkrasında belirlenmiştir. Bu yöntem ise Yasama Meclisleriİçtüzüklerinde kanun tasarı ve tekliflerinin görüşülmesi için öngörülenkuralların öncelik ve ivedilik koşulu ile birlikte kanun hükmünde kararnamelerede aynen uygulanacağı biçimindedir.
Şuhalde, kanun hükmünde kararnameler genel kural olarak kanunlar için öngörülenbiçimde görüşülüp karara bağlanacaktır. Böylece 11 sayılı Kanun HükmündeKararnamenin Millet Meclisi Genel Kurulundaki görüşmelerinde Millet Meclisiİçtüzüğünün hükümleri uygulanmak gerekir, içtüzüğün konuya ilişkin kurallarıise, 81. ve 82. maddelerde yer almış bulunmaktadır. 81. madde, bir kanun tasarıveya teklifinin esas komisyonunca reddi kararlaştırılmış ve raporun MeclisGenel Kurulunca benimsenmiş olması halinde, tasarı veya teklifin reddedilmişolacağını, benimsenmemesi halinde ise komisyona geri çevrileceğiniöngörmektedir. 82. maddeye gelince, tasarı ya da tekliflerin görüşülmesindeönce tüm üzerinde görüşülme yapılacağını, bunun tamamlanıp kabulünden sonramaddelerin görüşülmesine geçileceğini, maddelere geçilmesi yapılan oylamasonunda kabul edilmezse o tasarı ya da teklifin reddedilmiş sayılacağınıbelirtmektedir.
Şuduruma göre 81. madde komisyonca reddi kararlaştırılan bir kanun tasarısı ya dateklifinin Meclis Genel Kuruluna intikalinde Genel Kurulca yapılacak işlemleri,82. madde ise komisyonca kabul ile sonuçlanan tasarı ya da tekliflerin Meclisegeldiğinde Meclisin yapacağı işlemleri düzenlemektedir. Birinci halde kanuntasarı ya da teklifi daha önce esas komisyonca reddedilmiş olduğuna göre,komisyonca ayrıca bir de red tasarısı hazırlanmasına gerek bulunmamaktadır. Butakdirde Meclis Genel Kurulunun yapacağı işlem 81. madde uyarınca, ya bu konudahazırlanan raporu benimsemek olacaktır; ki bu halde, tasarı veya teklifreddedilmiş sayılacaktır; ya da raporu benimsemeyecektir. Başka bir deyimlekomisyon raporu kabul edilmeyecektir. Bu durumda ise o tasarı veya teklifyeniden incelemeye tabi tutulmak üzere komisyona geri yollanacaktır. Olaydaböyle bir durum yoktur. Çünkü komisyonca incelenen bir kanun tasarısı ya dateklifi olmayıp kanun hükmünde bir kararnamedir. Gerçekten ortada 11 sayılıKanun Hükmünde Kararnamenin Anayasa'nın 64. maddesinin dördüncü fıkrasıuyarınca Millet Meclisince görüşülüp karara bağlanması sözkonusu olduğundan, butür kararnameleri bir kanun tasarısı ya da teklifi olarak nitelemeye olanakbulunmamaktadır. Ancak Millet Meclisi Plan Komisyonunca görüşülen 11 sayılıKanun Hükmünde Kararname redle sonuçlandığından, Yasama Meclislerinde yapılacakgörüşmelere ve bu görüşmeler sonunda bu konuda bir kanunun oluşturulmasınaolanak sağlamak üzere bu durumu saptayan bir metnin düzenlenmesi zorunludur.Kanun hükmünde kararnamelerin bu özel durumu nedeniyledir ki Plan Komisyonuncadüzenlenen ve reddi içeren metnin, Millet Meclisinde görüşülmesi sırasında,içtüzüğün 81. maddesinin değil, bu özel duruma daha uygun olması nedeniyle İçtüzüğün82. maddesinin uygulanması gerekir.
Ohalde, 11 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin Millet Meclisi Genel Kurulundakigörüşülmesi sırasında İçtüzüğün 82. maddesi kuralına göre önce tasarınıntümünün görüşülmesinde ve maddelere geçilmesinin oylanmasında bir aykırılıkbulunmamaktadır. Bu nedenlerle davacının bu konuya ilişkin iptal istemininreddine karar verilmelidir.
Bugörüşe Ahmet Akar, Şekip Çopuroğlu ve Nihat O. Akçakayalıoğlu katılmamışlardır.
bb)12 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin ek geçici 10. maddesinin(g) bendininreddi açısından İçtüzük hükümlerine yapılan aykırılık sorunu:
Yukarikibölümlerde de açıklandığı üzere, 11 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin tümününreddi hakkında Millet Meclisi Plân Komisyonunca düzenlenen 3/2/1975 günlü raporile eki metin, Millet Meclisi Genel Kurulunun 6/2/1975 günlü, 36 ncı Birleşim,l ve 2 nci oturumlarında görüşülmüş ve tümü üzerindeki görüşmelertamamlandıktan sonra maddelere geçilmesine karar verilmiştir. Maddeleringörüşülmesi de bitirilip tümü kabul edilen metin 2 nci maddesi içeriğişöyledir.
"Madde2 - 657 sayılı Devlet Memurları Kanununun ek geçici 10. maddesine 31/5/1974tarihli, 14901 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan 30/5/1974 tarihli 12 sayılıKanun Hükmünde Kararname ile eklenen aynı konudaki (g) bendi reddedilerekyürürlükten kaldırılmıştır. (Millet Meclisi Tutanak Dergisi, Dönem 4, Cilt 8,Toplantı 2, sıra sayısı 113).
Busorun daha önce bu kararın 2 numaralı kısmının (c) bendinin de konusunu teşkilettiğinden bütün ayrıntılariyle o bölümde incelenmiştir. Ancak, orada yapılaninceleme, sorunun, yani 11 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin reddi hakkındadüzenlenen komisyon raporuyla eki bulunan metne, komisyonda görüşülüp kararabağlanmamasına rağmen 12 sayılı Kanun Hükmünde Kararname kapsamına giren birkuralın da reddedilerek yürürlükten kaldırıldığı yolunda bir fıkra eklenmesiyönünden yapılmış ve dava konusu kanunun bu yönden iptali öngörülmüştür. Buradaincelenecek olan sorun, o bentte belirtilen biçimde oluşan işleme ilişkinkomisyon raporu ile ekli metnin Millet Meclisi Genel Kurulundaki görüşülmesisırasında yapıldığı ileri sürülen aykırılıkların var olup olmadığını saptamakve böyle bir aykırılığın varlığı saptandığı takdirde de bunun dava konusukanunun iptalini gerektirip gerektirmediğini belirtmektir.
Sorununçözümü bakımından işlemin Plan Komisyonundaki oluşumu ile Millet Meclisi GenelKurulundaki seyrini kısaca gözden geçirmede yarar vardır:
Bukararın birçok bölümlerinde çeşitli vesilelerle belirlendiği üzere, 11 sayılıKanun Hükmünde Kararnamenin, Anayasa'nın 64. maddesinin dördüncü fıkrası hükmüuyarınca Millet Meclisi Plân Komisyonunda görüşülerek tümünün reddine kararverilmiş olması nedeniyle, içtüzük hükümlerine göre Komisyon Başkanlığıncadurumu saptayan bir rapor düzenlenmiş; ayrıca reddi içeren bir de metinhazırlanarak bu rapora eklenmiş ve ikisi birlikte Meclis Genel Kurulunasunulmuştur. Ancak, eklenen metinde; 11 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenintümünün reddiyle birlikte, komisyonda görüşülmesi ve oylanması yapılmamış bulunan12 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin ek geçici 10. maddesinin (g) bendinin dereddedilerek yürürlükten kaldırıldığı yolunda bir hüküm ikinci madde olarak yeralmıştır. Meclis Genel Kurulu bu raporu ve eki metni aynen oylayarak kabulettiğinden 11 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin tümüyle birlikte 12 sayılıKanun Hükmünde Kararnamenin ek geçici 10. maddesinin (g) bendi de reddedilerekyürürlükten kalkmıştır. Böylece 11 sayılı Kanun Hükmünde Kararname kapsamıdışında kalan ve fakat 12 sayılı Kanun Hükmünde Kararname içeriğinde bulunanbir hüküm, 11 sayılı Kararnamenin reddi dolayısiyle onun bir kuralı imiş gibiyürürlükten kaldırılmıştır. Oysa olayın komisyon evresi işlemi, İçtüzüğün 36.maddesinin koyduğu kurallara aykırılık nedeniyle Anayasa'nın 85. maddesine deaykırılığı oluşturduğundan Meclis Genel Kurulu bu Yasama işlemini bu açıdanincelemeden kanunlaştırmış duruma girmiştir. Çünkü, komisyonlar, Meclis GenelKurulu adına ve onun görevini kolaylaştırmak amacıyla çalışmalar yapıpMeclislerin ayrılmaz birer parçası olduğuna göre, o evrede yapılan İçtüzüğe veAnayasa'ya ilişkin aykırılıklar; Genel Kurullardaki görüşmelerdedüzeltilmedikçe olduğu gibi sürüp gidiyor demektir. Böylece Plân Komisyonugörüşmeleri sırasında Meclis İçtüzüğünün 36. maddesi kurallarına uyulmamasınınbelgesi niteliğini taşıyan komisyon raporu ve eki metnin olduğu gibi kabulüsuretiyle Millet Meclisince alınan karar da aynı nedenle içtüzüğün 36.maddesine aykırı bir davranıştır. Millet Meclisi Genel Kurulu, hiç kuşkusuztasarının görüşülmesi sırasında bu aykırılığı farkedip, İçtüzüğün 81. maddesison fıkrası uyarınca alacağı kararlarla raporu ve eki metni komisyona geriyolluyabilirdi. Böyle davranılmamakla sonuçta, dava konusu kanununyasalaşmasında İçtüzüğün 36. ve 81. maddeleri kurallarına olan aykırılığınsürdürülmesine olanak sağlanmış ve bu durum giderek Anayasa'nın 85. maddesininbirinci fıkrası hükmüne de aykırılığı oluşturmuştur.
Ayrıca,Anayasa'nın 64. maddesinin dördüncü fıkrası hükmü gereğince, Kanun HükmündeKararnameler, Türkiye Büyük Millet Meclisinde, Kanunların görüşülmesi içiniçtüzük Hükümlerince getirilen kurallara uygun olarak görüşüleceğine göre, 11sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin Millet Meclisinde görüşülmesinde İçtüzüğün36. maddesi kuralına uyulmamakla, Anayasa'nın sözü geçen kuralına da aykırı birdurumun oluşmasına yol açılmıştır.
Ohalde dava konusu kanunun bu nedenlerle de iptaline karar verilmelidir.
Bugörüşe Kani Vrana, Halit Zarbun ve Lütfi Ömerbaş katılmamışlardır.
4 -Cumhuriyet Senatosundaki görüşmelerde İçtüzüğe ve Anayasaya aykırılık sorunu:
Davadilekçesinde, Cumhuriyet Senatosu Genel Kurulunda dava konusu tasarınıngörüşülmesi sırasında yapıldığı öne sürülen aykırılıklar; 1. maddenindeğiştirilmesi ve 2. maddenin metinden çıkartılmasına ilişkin önergenin kabulüüzerine değişik 1. madde metininin oya sunulmaması ve 2. madde için görüşmeaçılmadan bu maddenin metinden çıkartılması hakkındaki değişiklik önergesininkabulü üzerinde toplanmaktadır.
Buradaçözümü gereken sorun, bu işlemlerin Cumhuriyet Senatosu İçtüzüğüne ve giderekAnayasa kurallarına aykırılığı oluşturup oluşturmayacağının saptanmasıdır.Bunun için de söz konusu işlemlerin Senato Genel Kurulundaki oluşum biçiminigözden geçirmek, daha sonra uygulanan Anayasa ve İçtüzük kurallarını incelemekve ona göre bir değerlendirme yapmak gerekmektedir.
a)Cumhuriyet Senatosunda konuya ilişkin görüşmeler:
Yasamabelgelerine göre Cumhuriyet Senatosunda konuyla ilgili yasama işlemleri şöylecereyan etmiştir: (Cumhuriyet Senatosu Tutanak Dergisi, Cilt 21. Toplantı 14,Birleşim 42, tarih 18/3/1975, sayfa 251-252).
CumhuriyetSenatosu Bütçe Plan Komisyonu, Millet Meclisi metnini olduğu gibi benimsemiş(C. S. T. D. Toplantı 14, Cilt 21, sıra sayısı 441) ve Cumhuriyet SenatosuGenel Kurulu da tasarının tümü üzerindeki görüşmeleri tamamladıktan sonramaddelere geçilmesini kabul etmiştir. Görüşmeler sırasında kanunun başlığınındeğiştirilmesi için bir önerge verildiğinden bu önerge oya sunularak kabuledilmiş, böylece kanunun başlığı değiştirilerek şimdiki şeklini almıştır. (C.S. T. D. Cilt 21, Toplantı 14, Birleşim 40, tarih 11/3/1975, sayfa 162- 170.)
Dahasonra maddelerin görüşülmesine geçilmiş ve 1. madde üzerinde görüşme açılmış vetamamlanmışsa da madde hakkında değişiklik öneren bir önerge verilmişolduğundan Başkan bu önergeyi okutmuştur. Önerge şöyledir:
"CumhuriyetSenatosu Başkanlığına
441S. Sayılı tasarının 1. maddesinin ekli metindeki şekilde değiştirilmesini ve 2.maddesinin metinden çıkarılmasını arz ve rica ederiz.
Maddel - 15 Şubat 1974 tarihli, 14800 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan 11 sayılıKanun Hükmünde Kararname yetki dışı çıkarılmış olmakla, bütün sonuçları ilebirlikte red ve iptal edilmiştir.
31Mayıs 1974 tarihli 14991 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanmış olan 12 sayılıKanun Hükmünde Kararnamenin ek geçici 10. maddesinin (g) bendinin işbu Kanunaaykırı olan hükmü de kaldırılmıştır.
Hükümetbu önergeye "Anayasa'ya aykırıdır" diyerek katılmamıştır. Bütçe vePlan Komisyonu Başkanı Önergeye katıldıklarını bildirmiş ve önerge oyasunulmuştur. Başkan oylama sonucunu; "önerge kabul edilmiştir, madde metniönergede kabul edilen şekilde düzeltilecektir." sözleriyle açıklamıştır.(C. S. T. D. Cilt 21, Toplantı 14, Birleşim 42, tarih 18/3/1975, sayfa 251-252).
(12sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin yayımlandığı Resmî Gazete sayısı 14901olduğu halde, Cumhuriyet Senatosu Tutanak Dergisinden yukarıya aktarılandeğiştirge önergesi metninde bu sayı 14991 diye gösterildiğinden, o önergemetnine bağlı kalınması düşüncesiyle, Resmî Gazete sayısı önergedeki gibi 14991olarak yazılmıştır.)
Bundansonra Başkan, 2. maddenin metinden çıkartılması hakkında bir başka önergeverilmiş olduğunu, ancak daha önce verilip kabul edilen önerge ile maksat hasılolduğu için, 2. maddenin de metinden çıkartılmış bulunması nedeniyle, buönergeyi işleme koymayacağını bildirmiş ve "2. madde de kalkmış olduğunagöre, 3. madde tabiatiyle 2. madde oluyor, yürürlük maddesidir" diyerek(Madde 2 - Bu Kanun yayımı tarihinde yürürlüğe girer.) Biçimindeki 2. maddeyiokutmuş ve devamla, "Eski üçüncü, yeni ikinci maddeyi oylarınızasunuyorum... madde kabul edilmiştir. 4. maddeyi, yani şimdiki 3. maddeyiokutuyorum, (Madde 3 - Bu Kanun Hükümlerini Bakanlar Kurulu yürütür.) eski 4.,şimdiki 3. maddeyi oylarınıza sunuyorum... kabul edilmiştir" diyereksonucu açıklamıştır. (Aynı tutanak dergisi, sayfa 252 -254).
BöyleceMaddeler üzerindeki görüşmeler de tamamlanmış sayıldığından, Başkan, kanununtümü üzerinde lehte ve aleyhde olmak üzere 2 üyeye söz vermiş; bu konuşmalar datamamlandıktan sonra, Başkan; "Sayın üyeler, 441 sıra sayılı Kanuntasarısının tümü üzerindeki müzakereler bitmiştir. Kanun tasarısı CumhuriyetSenatosunda değiştirilerek kabul edilmiştir. Şimdi tümü oylanacaktır. Yalnıztümünün oylanması için açık oy önerisi vardır. Ad okuyarak açık oylama işleminebaşlıyorum... 101 sayın üye oylamaya katılmış, 88 sayın üye kanun tasarısınıkabul etmişler, 12 sayın üye kanun tasarısını reddetmişlerdir, l sayın üyeçekimser oy kullanmışlardır. Bu şekilde 441 sıra sayılı kanun tasarısıCumhuriyet Senatosunda değiştirilerek kabul edilmiş olduğu için Millet MeclisiBaşkanlığına gönderilecektir.... Birleşimi kapatıyorum." diyerek sonucuaçıklamıştır.
b)Olayda uygulanması gerekli Cumhuriyet Senatosu içtüzük hükümleri:
MilletMeclisinden gelen dava konusu işleme ilişkin tasan, Cumhuriyet Senatosu GenelKurulunda görüşülmesi sırasında değişikliğe uğramış, davacı da bu değiştirmeişlemlerinin Cumhuriyet Senatosu içtüzük kurallarına aykırı olduğunu ilerisürerek iptal isteminde bulunmuş olduğuna göre İçtüzüğün konuyla ilgilikurallarını incelemek gerekmektedir.
CumhuriyetSenatosu İçtüzüğünün konuya ilişkin kuralları 94 - 99 ncu maddelerinde yeralmıştır. Bunlardan işlemle ilgili kuralları, 95., 96. ve 97. maddeler içermişbulunduğundan bu maddeler gözden geçirilmelidir.
"Madde95 - Bir tasarı veya teklifin birinci veya ikinci görüşmesi sırasında sözcü;tadil teklifinin komisyona havalesini isterse bunun kabulü mecburidir."
"Madde96 - Bir tasarı veya teklifin birinci görüşmesi bittikten sonra yapılan tadiltekliflerinin, ilgili komisyona verilmesi mecburidir."
"Madde97 - Birinci ve ikinci görüşme sırasında yapılan tadil tekliflerinin komisyonahavalesi, komisyon tarafından istenmediği takdirde; bu tedillerin gerekçesi,sahipleri tarafından kısaca Genel Kurulda açıklanır. İkinci görüşme sırasındabuna yalnız Komisyon cevap verebilir.
Bununüzerine tadil teklifinin dikkate alınıp alınmamasına, Genel Kurulca kararverilir.
Tadilteklifi dikkate alınırsa Komisyona havale edilir. Komisyon dikkate alınan tedilteklifine uymak zorunda değildir. Son karar Genel Kurula aittir."
c)İşlemin değerlendirilmesi:
Yukarıyaaktarılan içtüzük Hükümlerinin birlikte incelenmesinden:
aa)Bir tasarı veya teklifin Cumhuriyet Senatosunda birinci veya ikinci görüşülmesisırasında verilen değiştirme önergesinin ilgili komisyon sözcüsü tarafındankomisyona havalesinin istenmesi:
bb)Tasarı veya teklifin birinci görüşülmesi bittikten sonra bir değiştirgeönergesi verilmesi;
cc)Birinci veya ikinci görüşme sırasında bir değiştirge önergesi verilip bununkomisyona havalesi, komisyonca istenmemiş olmasına karşın Cumhuriyet SenatosuGenel Kurulunca önergenin dikkate alınmasının oylanıp kabul edilmesi,
Hallerinde,önergenin komisyonca incelenip bir karara bağlanmasının zorunlu olduğuanlaşılmaktadır. Başka bir deyimle değiştirge önergesinin komisyoncaincelenmesinden sonra Genel Kurula getirilmesinin genel bir kural olarakkabullendiği görülmektedir. Sözkonusu olan tasarı Anayasa'nın 64. maddesinindördüncü fıkrası uyarınca öncelik ve ivedilikle görüşülmesi gereken kanunhükmünde kararnameye ilişkin olması nedeniyle, Cumhuriyet Senatosundaki işleme,İçtüzüğün 96. maddesinin, olmadığı takdirde, 97. madde hükümlerininuygulanacağı kuşkusuzdur, ister 96. madde, ister 97. madde kurallarıuygulansın, sonuçta değiştirge önergesinin her halde yetkili komisyonca bir önincelemeye bağlı tutulması zorunluğu kendini göstermektedir.
Ohalde, Cumhuriyet Senatosunda tümü üzerinde yapılan görüşmeleri tamamlayıpmaddelerine geçilmesi kabul edilen dava konusu tasarının 1. maddesi üzerindedeğişiklik öneren teklifin Genel Kurulca oylanıp kabulünden sonra Komisyonayollanması gerekir. Komisyon yine toplanıp, konuyu görüşecek ve hazırlayacağıyeni metni Genel Kurula sunacak, Genci Kurul da bu yeni metni oylayarak kabulederse, tasarı bu doğrultuda oluşacak, kabul etmezse değişiklikten önceki maddemetni oylanacak ve sonuca göre işlem yapılacaktır.
Ayrıcadeğiştirge önergesinin kabulü ile 1. maddenin kapsamında değişiklik yapılmasıöngörülmüş ve bunun sonucu olarak da tasarının öteki maddeleri sayılarınındeğiştirilmesi zorunlu duruma gelmiş bulunduğundan, metnin buna göredüzenlenmesi için tasarının bu yönden de komisyona geri yollanması vekomisyonca kabul edilen değişikliğe göre düzenlenecek yeni metnin Genel Kurulasunulması, Genel Kurulun da yeni metnin her maddesini ayrı ayrı oya sunmasıgerekirdi.
Olaydaise bu yöntem uygulanmamış, 1. madde hakkında verilen bir önergenin kabulü ilebir yandan o maddenin değişiklik önergesinde yazılı biçimde aynen Genel Kurulcada kabul edildiği varsayılmış, öte yandan öteki maddeler, Başkan tarafından budeğişikliğe göre sıralanarak oya sunulmuş ve kanun tasarısının görüşülmesiböylece tamamlanmıştır. Oysa bir madde hakkında verilen değiştirge önergesininkabulü mutlaka o maddenin değiştirge önergesi içeriği biçiminde kabulü anlamınagelmez. Çünkü ilk önce bu değiştirge önergesinin yukarıda değinilen tüzükhükümleri uyarınca komisyonca incelenmesi ve varılacak sonucun düzenlenecekyeni bir metinle Genel Kurula sunulması ve özellikle önergedeki bu maddeniniçeriği ile birlikte Genel Kurulca tasarının maddesi olarak oylanmasızorunludur. Bu işlemler yapılmadıkça, yöntemince kabul edilmiş bir kanunmaddesinden söz etme olanağı yoktur. Kaldıki Genel Kurulca kabul edilen önergeüzerine durumu yeniden incelemesi gereken komisyon İçtüzüğün 97. maddesinin sonfıkrası hükmünce ve son karar Genel Kurula ait olmak koşuluyla değiştirgeönergesine uymak zorunda da değildir.
Şuhalde ortada, komisyonca henüz ne yolda sonuca bağlanacağı bilinmeyen veCumhuriyet Senatosu Genel Kurulunda içeriği, tasan metni olarak görüşülüpoylanmayan bir değiştirge önergesi ile önerilmiş bir madde metni karşısındabulunulmaktadır. Cumhuriyet Senatosu Genel Kurulunda işlem bu evredekesildiğine göre, ortada henüz kabul edilmiş bir kanun maddesi yok demektir.Çünkü bir maddenin kabulü için gerekli işlemler tamamlanmamıştır. Söz gelimi,komisyonca değiştirge önergesi üzerinde toplantı yapılarak yeni bir metindüzenlenip Genel Kurula sunulmamış ve dolayısiyle Genel Kurulca da bu konudabir oylama yapılamamıştır. Bunun gibi, eski metin oylanması olanağı dabulunamamıştır. Böylece bu evrede Senato Genel Kurulunun o madde hakkındairadesi henüz belirlenmemiştir. Nitekim bu işlemlerin yapıldığı sırada Başkanın1. madde hakkındaki değiştirge önergesini oyladıktan sonra; ". . . .önerge kabul edilmiştir. Madde metni önergede kabul edilen şekildedüzeltilecektir." diye açıklama yaparak maddenin değiştirilerek kabuledildiğini saptayan bir beyanda bulunmaması da, madde üzerindeki işlemlerinhenüz tamamlanmadığının kanıtıdır. Başkanın açıklanan bu beyanı İçtüzükkuralları gereğince Genel Kurulca benimsenen değiştirge önergesi ile birliktetasarının komisyona geri verilmesi doğrultusunda işlem yapılmasını zorunlukıldığı ve değişik metin de oylanmadığı halde, Başkan işlemi burada kesmiş vediğer maddelerin görüşülmesine geçmiştir.
Ayrıcayapılan değişiklik sonucu, maddelerin sayıları da değiştiğinden onların yenidennumaralandırılması için tasarıyı komisyona geri de yollamamıştır ve böylecekanunun bütün maddeleri üzerindeki yasama işlemleri tamamlanmadan kanuntasarısının tümünün görüşülmesi sona erdirilmiştir.
Tasarının2. maddesinin metinden çıkartılması hakkında verilen önergenin işleme konulmamasısorununa gelince; bu bölümün (a) bendinde Cumhuriyet Senatosundaki dava konusuyasama işlemlerinin görüşülmesine ilişkin açıklamalar yapılırken belirtildiğiüzere, Başkan, tasarının 2. maddesinin metinden çıkartılması hakkında verilenönergeyi, daha önce 1. maddenin değiştirilmesi maksadiyle verilen önergeninoylanıp kabul edildiği gerekçesiyle işleme koymayacağını açıklamıştır. Oysadaha önce kabul edilen önerge, 2. maddenin metinden çıkarılmasına ilişkinolmayıp, 7. madde kapsamına giren bir hükmün, 1. madde içerisine alınmasınıöngörmekte idi. işleme konulmayan önerge ise, 2. maddede yer alan hükmüntümünün metinden çıkarılmasını önermektedir. En aykırı olan bu son önergeolduğuna göre, Başkanın bu önergeyi işleme koyarak ilk önce oylaması gerekir. Başkan,bu önergeyi işleme koymamakla İçtüzüğün bu konudaki buyurucu kuralına aykırıhareket etmiş ve bu davranışı ile Cumhuriyet Senatosunun iradesinin oluşmasınıönlemiş ve sonuçta az önce ayrıntılariyle belirtilen gerekçeler nedeniyleiçtüzüğe ve Anayasa'ya aykırılıklar oluşmuştur.
Yerigelmişken; Cumhuriyet Senatosundaki görüşmelerde, maddeleri üzerindeki işlemlertamamlanmadan, ya da yanlış uygulamalar sonucu Cumhuriyet Senatosu iradesininoluşması önlenerek tümü oylanıp kabul edilen tasarının bu halinin, yanitasarının tümünün sonradan Cumhuriyet Senatosu tarafından usulünce kabuledilmiş olmasının, daha önceki sakatlık ve aykırılıkları gidermeye yeterlisayılıp sayılmayacağı ve ayrıca Cumhuriyet Senatosunca yapılan değişikliksonucu olarak Anayasal kural gereğince Millet Meclisine intikal eden tasarınınMillet Meclisi Genel Kurulunca Cumhuriyet Senatosundan geldiği biçimdebenimsenmiş bulunmasının, daha önce Cumhuriyet Senatosundaki görüşmelersırasında İçtüzüğe aykırı olarak yapılan işlemlere sıhhat kazandırıpkazandırmayacağı konusu üzerinde durulmasında yarar görülmüştür.
Konu,bir yandan Cumhuriyet Senatosundaki, öte yandan Millet Meclisindeki işlemleringeçerliliklerini ilgilendirdiğinden her iki hal ayrı ayrı incelenecektir.
CumhuriyetSenatosundaki durum:
Aykırılığıyukarıda saptanan işlemlerden sonra kendi içtüzüğüne uygun olarak CumhuriyetSenatosunca yapılan işlemlerin, yani tasarının kabulünün, daha öncekiaykırılıkların giderilmesine yeterli saymaya olanak bulunmamaktadır. Çünkümaddelerin görüşülmesi sırasında meydana gelen aykırılıkları oluşturan evreartık kapanmıştır. O evreyi yeniden canlandırmak olanaksızdır. Maddeleriböylece usulüne uygun olarak kabul edilmemiş olan bir kanunun tümünün sonradanusulünce kabul edilmiş olması, o kanun usulünce kabul edilmemiş, maddelerdenoluşması nedeniyle bir anlam taşımaz. O halde, Cumhuriyet Senatosundaki aykırıişlemin yapılmasından sonra tasarının tümünün İçtüzük hükümlerine uygun olarakoylanıp kabul edilmesi, bu aykırı işlemleri İçtüzüğe ve Anayasa'ya uygun birbiçime dönüştürmeye olanak vermez.
MilletMeclisindeki durum:
Azönce belirtildiği üzere, tasarı Cumhuriyet Senatosunca değiştirilerek kabuledildiğinden, Anayasa'nın 92. maddesinin dördüncü fıkrası kuralına göre işlemetabi tutularak, yani Millet Meclisi Cumhuriyet Senatosu değişikliğinibenimsediğinden kanunlaşmıştır. Ancak bu maddenin gerek dördüncü fıkrasında vegerek birinci, ikinci ve üçüncü fıkralarında yer alan kanunların görüşülmesineve kabulüne ilişkin buyurucu kurallar, İçtüzüğün bu kurallarla ilgilihükümlerine uyulduğu takdirde yerine getirilmiş sayılır. CumhuriyetSenatosunun, Millet Meclisinden gelen tasarıyı değiştirerek kabul etmesiningeçerliliği, bu konudaki iradesini kendi İçtüzüğüne uygun biçimde belirtmesikoşuluna bağlıdır. Bu irade belirtmesi daha önce açıklandığı gibi CumhuriyetSenatosundaki görüşmeler sırasında yapılan aykırılıklar nedeniyle zedelenmiş vegiderek Cumhuriyet Senatosu iradesinin oluşması önlenmiş olduğuna göre ortadadeğiştirilerek kabul edilmiş bir tasarıdan söz etme olanağı bulunmamaktadır.Bundan dolayı da Cumhuriyet Senatosunca Yöntemine uyulmadan değiştirilmiş olanbu tasan Millet Meclisince geçerli sayılarak yapılan oylama ve kabul işlemleri,daha önceki eksiklikleri ve ayrılıkları ortadan kaldırmaya yetmez ve bunedenlerle Millet Meclisince, Cumhuriyet Senatosunca yapılan değişikliğin kabuledilmiş olması, Anayasaya uygun bir kanunlaşma sayılmaz.
Bütünbu açıklama, tartışma ve değerlendirmeden çıkan anlam, tasarının CumhuriyetSenatosu Genel Kurulundaki görüşme evresinde, gerek değiştirge önergesi üzerineyapılan işlemlerde, gerek tasarının 2. maddesinin metinden çıkarılmasınailişkin önergenin işleme konulmamasında, Cumhuriyet Senatosu İçtüzüğününyukarda açıklanan kurallarına önemli derecede aykırılık yapıldığıdır. Buaykırılıklar sonucu olarak de Cumhuriyet Senatosunun görüştüğü tasarının kimimaddeleri hakkında kesin iradesinin belirlenmesine olanak verilmemiş,dolayısıyla iradesi ağır bir biçimde zedelenmiştir.
Öteyandan tasarıyı görüşüp kabul eden Yasama Meclisinin iradesinin bu biçimdezedelenmesi ise, içtüzük kurallarına ve giderek Anayasaya da aykırılığıoluşturmuştur. Gerçekten kanun yapılırken Yasama Meclislerinin iradelerininnasıl belirleneceği kendi içtüzüklerinde gösterilmiştir. Anayasa'nın 85.maddesinin birinci fıkrasında; "Türkiye Büyük Millet Meclisi ve Meclislerçalışmalarını kendi yaptıkları içtüzüklerinin hükümlerine göre yürütürler."denilmek suretiyle bu kural açıklanmıştır. O halde Yasama Meclislerininiçtüzüklerinde belirtilen kimi kurallar, önemli ve uyulması zorunlu temelkurallardır. Bunlara uyulmaması, Yasama Meclislerinin iradeleriningerçekleşmesinde olumsuz sonuçlar doğuracak işlemlerin yapılmasına yol açar.Nitekim olayda, kanun tasarısını oluşturan maddelerin içtüzükte belirtilenbiçimde oylanmadan kanunlaşması, bu tasarıyı kabul eden Cumhuriyet Senatosununiradesinin gerçekleşmemesine ya da tam oluşmamasına neden olmuştur.
KaldıkiMillet, Meclisinde Anayasa'ya aykırı biçimde oluşan bir metnin, CumhuriyetSenatosunca içtüzük ve Anayasa kurallarına uygun olarak görüşülüp kabuledilmesinin dahi o metne geçerlilik kazandıramayacağı açıktır.
Özetlenecekolursa, Cumhuriyet Senatosunda yapılan görüşmelerde, tasarının 1. maddesinindeğiştirilmesi ve 2. maddesinin metinden çıkartılmasına ilişkin önergelerinkabulü üzerine değişik 1. madde metninin oya sunulmaması ve 2. madde üzerindegörüşme açılmadan bu maddenin metinden çıkarılmasına ilişkin değişiklikönergesinin kabulü, içtüzüğün 96. ve 97. maddelerine ve dolayısiyle Anayasa'nın85. ve 92. maddelerine aykırı bulunduğundan iptal isteminin kabulü ile, davakonusu Kanunun bu yönden de iptaline karar verilmelidir.
İhsanEcemiş ve Halit Zarbun bu görüşe katılmamışlardır.
5 -Millet Meclisindeki ikinci görüşmeye ilişkin Anayasa ve içtüzük kurallarınaaykırılık sorunu:
DavacınınMillet Meclisindeki ikinci görüşmeye ilişkin aykırılık savları Millet Meclisiiçtüzüğünün 45. maddesi kurallarına uyulmadığı noktasında toplanmaktadır.Sorunun çözümü için, önce, tasarının ikinci kez Millet Meclisinde yapılangörüşmelerde olaya ilişkin olan işlemlerin oluşum biçimlerini gözden geçirmek,daha sonra bu işlemlere uygulanması gerektiği halde uygulanmadığı ileri sürüleniçtüzük hükümlerini incelemek ve ona göre bir değerlendirme yapmakgerekmektedir.
a)Yasama belgelerine göre Millet Meclisindeki ikinci kez görüşmelerde konu ileilgili İşlemler özetle şöyle cereyan etmiştir:
Tasarı,ikinci kez Millet Meclisi Plân Komisyonunda 26/3/1975 gününde görüşülmüştür.Görüşme açılınca, kimi milletvekilleri Cumhuriyet Senatosunca tasarı üzerindeyapılan değişikliğin, yargı ve yürütme erklerine tecavüz olduğundan ve aynızamanda Anayasa"nın 64. maddesinin dördüncü fıkrası kuralına da aykırıbulunduğundan bahisle Cumhuriyet Senatosu değiştirisinin benimsenmemesinisavunmuşlardır. Ancak komisyon bu öneriyi kabul etmeyerek Cumhuriyet Senatosudeğiştirisinin tümünü oylamış ve bunu benimsemiştir. Bu durum, komisyoncadüzenlenen 7/3/1975 günlü ve Esas 1/52 C. S. 1/342 karar 48 sayılı raporlasaptanmış ve tasarı böylece Millet Meclisi Genel Kuruluna sunulmuştur. (MilletMeclisi Tutanak Dergisi Dönem 4, Toplantı 2, Sıra Sayısı 113/1 inci ek ve bunailişkin tutanak örnekleri).
Buarada, 31/3/1975 gününde yeni Hükümet kurulduğundan, yeniden Büyük MilletMeclisi Bütçe Karma Komisyonu ve buna bağlı olarak da Cumhuriyet Senatosu veMillet Meclisi Plân Komisyonları oluşturulmuş, daha sonra Millet Meclisi PlânKomisyonu 29/4/1975 gününde Başkanlık Divanım kurmuştur.
CumhuriyetSenatosunca değiştirilerek kabul edilen ve Millet Meclisi Plân Komisyonunca dabenimsenen tasarı, Millet Meclisi Genel Kurulunda 13 ve 15/5/1975 günlerindegörüşülmüştür. Görüşme açılınca kimi üyeler, Millet Meclisi İçtüzüğünün 45.maddesindeki bir aylık sürenin henüz dolmamış olması nedeniyle, eski komisyonunhazırladığı raporun görüşülemeyeceğini öne sürerek görüşmelerin geribırakılmasını istemişlerdir. Buna karşı oturumda hazır bulunan Plân Komisyonu Başkanı,Komisyonca aksine karar alınmadığına göre eski komisyon raporunun benimsenmişsayılacağını, bu nedenle görüşmelere engel bir durum bulunmadığını, tasarınıngörüşülebileceğini savunmuştur. Bunun üzerine Başkan, "bir aylık sürehenüz dolmamış ise de, komisyon benimsememe kararı almamış ve raporu da geriistememiş olduğundan görüşmelere devam edilebilir" diyerek Başkanlığınsorun hakkındaki görüşünü açıklamış ve konuyu oya sunmuştur. Yapılan oylamasonunda Başkanlığın görüşünün kabul edildiği ve görüşmeye devam edileceğiBaşkan tarafından açıklanmış ve görüşmeler sürdürülerek Millet Meclisi PlânKomisyonu raporuna bağlı Cumhuriyet Senatosu değiştirisi benimsenmiş, tasarı dabu doğrultuda yasalaşmıştır. (Millet Meclisi 13 ve 15/5/1975 günlü, 75. 77 nciBirleşim, tutanak örnekleri)
b)Millet Meclisi Genel Kurulundaki ikinci görüşmede uygulanması söz konusu olanMillet Meclisi İçtüzüğünün 45. maddesi aşağıdaki gibidir:
"Madde45 - Seçimi yenilenen komisyon, aynı komisyonca daha evvel verilmiş raporhakkında yeni bir karar alacağını, görev bölümü yaptıktan sonra en geç bir ayiçinde Meclis Başkanlığına bildirmemiş olursa, eski rapor benimsenmişsayılır."
c)Durumun değerlendirilmesi:
Tasarınınikinci kez Millet Meclisi Plân Komisyonunda görüşülmesine ilişkin işlemlerdeTüzüğün 45. maddesi açısından bir aykırılık söz konusu olamaz.! Çünkü o tarihtehenüz yeni Hükümet kurulmamış ve dolayısiyle yeni bir komisyon seçilmesiolanağı doğmamıştır. Görüşme sırasında, yukarıda (a) bendinde değinildiği gibi,Cumhuriyet Senatosu değiştirisinin benimsenmemesi kimi üyelerce önerilmiş ve buönerilerin kabul edilmiyerek Cumhuriyet Senatosu değiştirisinin benimsenipraporun bu doğrultuda düzenlenmesi üzerine de önerilerin gerekçeleri,düzenlenen raporda belirtilmiştir. Ancak, bu gerekçelerin bir kısmı bu kararındiğer bölümlerindeki biçime ilişkin iptal konulan arasında yer almış ve obölümlerde değerlendirilmiş olduğundan, (bu kararın l ve 2 numaralı bölümlerindekiişlemlere ilişkin iptal nedenleri ve değerlendirme sonuçları) öteki kısmı daesasa ilişkin iptal nedenlerini oluşturduğundan bu kararın esasa ilişkin iptalkonulan bölümünde incelenecektir. Bu itibarla bunların üzerinde ayrıcadurulmasına gerek görülmemiştir.
Ohalde, üzerinde durulması ve çözümü gereken husus, tasarının ikinci kez MilletMeclisi Genel Kurulundaki görüşülmesine ilişkin işlemlerin değerlendirilmesiolmaktadır. Davacının bu konudaki savı tüzüğün 45. maddesindeki kurallarauyulmamış bulunulmasıdır, işlemin oluşum biçimine göre işleme uygulanmasızorunlu kural 45. madde kuralıdır. Çünkü Millet Meclisi Plan Komisyonu tasarıyıikinci kez 26/3/1975 gününde görüşerek Senatonun değiştirisi hakkında benimsemekararı almış ve konuya ilişkin raporunu 27/3/1975 gününde düzenleyerek MilletMeclisi Genel Kuruluna sunmuş, yeni Hükümet ise bu tarihlerden sonra 31/3/1975de kurulmuş olduğundan 45. maddenin uygulama olanağı doğmuştur, öte yandanHükümet değişikliği nedeniyle yeniden kurulan Millet Meclisi Plan Komisyonu,Divanını 29/4/1975 gününde oluşturmuş olduğundan 45. maddedeki bir aylık sürebu günden işlemeye başlayacaktır. Oysa tasarının Millet Meclisi GenelKurulundaki ikinci kez görüşülmeye başlanma günü 13/5/1975 dir. İşte davacı 45.maddedeki bir aylık süre dolmadan Meclis Genel Kurulunun tasarıyı ikinci kezgörüşmeye başlamasının, anılan maddeye aykırılığı oluşturduğunu ileri sürerekdava konusu kanunun bu yönden iptal edilmesini istemektedir.
MilletMeclisi İçtüzüğünün 45. maddesine göre, yeni seçilen komisyon, şayet eskikomisyon kararı ve raporuyla bağlı kalmak istemeyip, o konuda yeni bir kararalmak isterse, bunu görev bölümü yaptığı tarihten itibaren ve bir aylık sürenindolmasını beklemeden her zaman yapabilir. Olayda komisyonun bu doğrultuda birirade beyanına gerek görmemesi ve bir aylık süre dolmadan Millet Meclisi GenelKurulunda görüşülen eski komisyon raporu hakkında görüşü sorulması üzerinekomisyon adına konuşan yeni komisyon başkanının aksi doğrultuda, yani eskikomisyon raporunun benimsenmemesi yolunda düşünceleri bulunmadığını belirtmişbulunması ve özellikle oturumu, yöneten Meclis Başkanının komisyonunbenimsememe karan almaması ve raporu da geri istememesi nedeniyle raporun yenisecileri komisyonca benimsenmiş sayılacağı biçimindeki beyanını, Genel Kurulunbu doğrultuda oy vermek suretiyle kabul etmiş bulunması karşısında, yalnızca45. maddedeki bir aylık sürenin geçmemiş olması kuralına dayalı bir gerekçeylebu evrede yapılmış olan işlemlerin geçersizliğinden söz etmek olanaksızdır.
Kaldıki Yasama Meclislerinin kendi adlarına inceleme yapan komisyonların kararlarıile bağlı olmadıkları, iradelerini istedikleri biçimde belirtmeleri yetkisinesahip oldukları ilkesi nedeniyle ve olayda Millet Meclisi Genel Kurulununiradesini davacının savının tersine olarak komisyon raporunu benimsemedoğrultusunda belirtmiş bulunması, bu konuya ilişkin iptal isteminin reddi içinyeterli bir neden sayılmak gerekir.
Öteyandan, davacı tarafından ileri sürülen tasarının komisyonca geri alınması, yada Meclis Genel Kurulundaki görüşmelerin geri bırakılması gerektiği savı dadayanaksızdır. Çünkü olayda komisyon, Meclis görüşmelerinde hazır bulunmuş,raporunu geri istememiş, benimsememe kararı almadığını da belirtmiştir.
Açıklananbu nedenlerden dolayı davacının, tasarının ikinci kez Mîllet Meclisindegörüşülmesine ilişkin işlemlerin Anayasa ve içtüzüğe aykırılığı gerekçelerinedayalı iptal isteminin reddine karar verilmelidir.
B)Esas yönünden Anayasa'ya aykırılık sorunu: Dava konusu kanunun tümünün yukarıdaaçıklanan nedenlerle biçim yönünden iptali öngörülmüş olduğundan esas yönündenileri sürülen iptal sebeplerinin ayrıca incelenip karara bağlanmasına gerekkalmamıştır.
C)İptal kararının yürürlüğe gireceği gün sorunu:
Anayasa'nındeğişik 152. maddesinde; "Anayasa Mahkemesince, Anayasa'ya aykırıolduğundan iptaline karar verilen kanun veya içtüzük veya bunların iptal edilenhükümleri gerekçeli kararın Resmî Gazete'de yayımlandığı günde yürürlüktenkalkar. Gereken hallerde, Anayasa Mahkemesi, iptal hükmünün yürürlüğe gireceğitarihi ayrıca kararlaştırabilir. Bu tarih kararın Resmî Gazete'de yayımlandığıgünden başlayarak bir yılı geçemez." ve 22/4/1962 günlü, 44 sayılı Yasanın50. maddesinin dördüncü fıkrasında da: "Anayasa Mahkemesi, bir kanun veyaiçtüzüğün veya bunların belirli hükümlerinin iptali halinde meydana gelecekolan boşluğu, kamu düzenini tehdit edici mahiyette görürse üçüncü fıkra hükmünüuygular ve boşluğun doldurulması için Yasama Meclisleri BaşkanlıklariyleBaşbakanlığı durumdan haberdar kılar." yolundaki kurallar yer almıştır.
Olaydatümünün biçim yönünden iptali öngörülen 1896 sayılı Kanun, 11 sayılı KanunHükmünde Kararnamenin tümünün red ve iptali ile birlikte 12 sayılı KanunHükmünde Kararnamenin ek geçici 10. maddesi (g) bendinin de yürürlüktenkaldırılmasına ilişkin olduğuna göre, bu Kanunun iptali sonunda yukarda sözügeçen 44 sayılı Yasanın 50. maddesinin dördüncü fıkrasında belirlenen biçimdeortaya kamu düzenini tehdit edici nitelikte bir boşluğun çıkması söz konusu olamaz.
Yukarıdaaçıklanan nedenle iptal hükmünün yürürlüğe gireceği günün ayrıcakararlaştırılmasına yer yoktur.
Bugörüşe Halit Zarbun ve Nihat O. Akçakayalıoğlu katılmamışlardır.
SONUÇ:
1 -Dava konusu kanunu görüşen Millet Meclisi Plan Komisyonu ile CumhuriyetSenatosu Plan Komisyonunun kuruluş biçimlerinin 16/10/1962 günlü ve 77 sayılıKanuna ve dolayısiyle Anayasa'ya aykırı bulunmadığına oybirliğiyle;
2 -Millet Meclisi Plan Komisyonundaki işlemlerden:
a)11 sayılı Kanun Hükmündeki Kararnamenin Komisyona daha evvel sunulan diğerkanun hükmündeki kararnamelerden önce görüşülmesinin Anayasa'nın değişik 64.maddesine ve öteki hükümlerine aykırı olmadığına oybirliğiyle;
b)11 sayılı Kanun Hükmündeki Kararnamenin Komisyonca reddi kararlaştırıldıktansonra, verilen önerge kabul edilmiş ve bu önergeye bağlı metin üzerinde görüşmeaçılmış olduğu halde, bir sonuca bağlanmadan söz konusu metnin KomisyonBaşkanlığınca Millet Meclisine sunulması her ne kadar içtüzük hükümlerineaykırı ise de, bu usulsüzlüğün dava konusu kanunun iptalini gerektirecek önemve nitelikte bulunmadığına Ahmet Akar, Sekip Çopuroğlu ve Nihat O.Akçakayalıoğlu'nun karşı oyları ile ve oyçokluğu ile;
c)Komisyonda, 11 sayılı Kanun Hükmündeki Kararnamenin tümünün reddine kararverildiği halde komisyon raporunda 11 sayılı Kanun Hükmünde Kararname ile 12sayılı Kanun Hükmündeki Kararnamenin ek geçici 10. maddesinin (g) bendininreddine de karar verilmiş olduğu belirtilerek bu konuda bir metin hazırlanıpGenel Kurula sunulmuş olması, içtüzüğün 36. maddesine ve dolayısiyle Anayasahükümlerine aykırı olduğuna Ahmet Akar, Şekip Çopuroğlu, Ahmet Salih Çebi'ninek gerekçeleri saklı olmak üzere; Kani Vrana, Halit Zarbun ve Lûtfi Ömerbaş'ınbu usulsüzlüğün dava konusu kanunun iptalini gerektirecek ölçüde bir nitelikgöstermediği yolundaki karşı oylariyle ve oyçokluğu ile;
3 -Millet Meclisi Genel Kurulundaki işlemlerden:
a)Oturumun uzatılmasına ilişkin karar her ne kadar İçtüzük hükümlerine aykırıdüşmekte ise de, bu usulsüzlüğün dava konusu kanunun iptalini gerektirecekölçüde önem ve nitelikte bulunmadığına Ahmet Salih Çebi ve Nihat O.Akçakayalıoğlu'nun karşı oyları ile ve oyçokluğu ile;
b)Oturumu yöneten Başkanvekili, mensup olduğu parti genel idare kurulu üyeliğineseçilmiş olduğu halde Başkanlık görevini sürdürmesinin Anayasa'nın 84.maddesine aykırı olduğuna Halit Zarbun, Ziya Önel, Abdullah Üner, Lûtfi Ömerbaşve Ahmet Salih Çebi'nin karşı oyları ile ve oyçokluğu ile;
c)Dava konusu kanunun Millet Meclisinde yapılan görüşmesinde;
aa)11 sayılı Kanun Hükmündeki Kararnamenin reddi açısından içtüzük hükümlerineaykırılık bulunmadığına Ahmet Akar, Sekip Çopuroğlu ve Nihat O.Akçakayalıoğlu'nun karşı oyları ile ve oyçokluğu ile;
bb)12 sayılı Kanun Hükmündeki Kararnamenin ek geçici 10. maddesinin (g) bendininreddi açısından içtüzük hükümlerine aykırılık bulunduğuna ve bu aykırılığındava konusu kuralın biçim yönünden iptalini gerektirecek ölçüde önem ve niteliktaşıdığına Kani Vrana, Halit Zarbun ve Lûtfi Ömerbaş'ın karşı oyları ile veoyçokluğu ile;
4 -Cumhuriyet Senatosunda ki işlemlerden:
1.Maddenin değiştirilmesi ve 2. maddenin metinden çıkartılmasına ilişkinönergenin kabulü üzerine, değişik 1. madde metninin oya sunulmamasının ve 2.madde üzerinde görüşme açılmadan, bu maddenin metinden çıkartılmasına ilişkindeğişiklik önergesinin kabulünün İçtüzük hükümlerine ve dolayısiyle, Anayasa'yaaykırı bulunduğuna İhsan Ecemiş ve Halit Zarbun'un karşı oyları ile veoyçokluğu ile;
5 -Millet Meclisindeki ikinci görüşmede, seçimi yenilenen komisyonun öncekikomisyon raporunu benimsemiş sayılması konusundaki işlemlerde İçtüzüğe vedolayısiyle Anayasa'ya aykırılık olmadığına oybirliği ile;
6 -Yukarıda 2/c, 3/b, 3/c-bb, 4. maddelerde belirtilen nedenlerle 22/5/1975 günlü,15243 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan 15/5/1975 günlü, 1896 sayılı Kanununtümünün biçim yönünden iptaline, sözü geçen bentlerde gösterilen karşıoylarsaklı tutulmak koşuluyla ve oyçokluğu ile;
7 -15/5/1975 günlü, 1896 sayılı Kanunun tümü biçim yönünden iptal edilmiş olduğunagöre işin esasının incelenmesine yer olmadığına oybirliği ile;
8 -Anayasa'nın değişik 152, ve 22/4/1962 günlü, 44 sayılı Kanunun 50. maddeleriuyarınca süre verilmesine yer olmadığına Halit Zarbun ve Nihat O. Akçakayalıoğlu'nunkarşıoyları ile ve oyçokluğu ile;
14/10/1975gününde karar verildi.
Başkan
Kâni Vrana
Üye
İhsan Ecemiş
Üye
Ahmet Akar
Üye
Halit Zarbun
Üye
Ziya Önel
Üye
Abdullah Üner
Üye
Ahmet Koçak
Üye
Şekip Çopuroğlu
Üye
Lütfi Ömerbaş
Üye
Hasan Gürsel
Üye
Ahmet Salih Çebi
Üye
Şevket Müftügil
Üye
Adil Esmer
Üye
Nihat O. Akçakayalıoğlu
Üye
Ahmet H. Boyacıoğlu
KARŞIOYYAZISI
I -Komisyonda 11 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin tümünün reddine kararverildiği halde Komisyon raporunda 11 sayılı Kanun Hükmünde Kararname ilebirlikte 12 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin Ek Geçici 10. maddesinin (g)bendinin de reddine karar verilmiş olduğu belirtilerek bu konuda ayrıca birmetin düzenlenip Genel Kurula sunulmuş olması, kararda (IV/A-2 b, c) tümgerekçeleriyle açıklandığı üzere, İçtüzük hükümlerine aykırı düşen bir durumuoluşturmuş bulunmaktadır.
Ancak,Millet Meclisi, olayımızda ilk uygulama sonucu böylece düzenlenmiş bulunanraporla eki metin üzerinde dilediği doğrultuda değişiklik yapmak ve üstelikyeni bir metin de kabul etmek yetkisine sahip bulunduğundan, aslında Komisyonkararı dışına çıkılmak yoluyla düzenlendiği saptanan raporla eki metnin, onuniradesinin sıhhati üzerinde etkili olabileceği düşünülemez. Çünkü, MilletMeclisi bu biçimde oluşturulan bir rapor ve eki metinle bağlı değildir.
Olayımızdayukarıda sözü geçen konuda aykırı düşülen yöntem kuralları, Anayasa'nın 92.-94.maddeleri kapsamları dışında kalan birer İçtüzük düzenlemesidirler. Bubakımdan, tanımlanan aykırılık, Anayasa Mahkemesinin bugüne değin konu ileilgili olarak verdiği kararlarında sürekli biçimde öngörüldüğü üzere(16/11/1965 günlü, E. 1964/38, K. 1965/59 sayılı karar; Resmî Gazete; gün;12/1/1966, sayı: 12200 -3/12/1968 günlü, E. 1967/32, K. 1968/57 sayılı karar;Resmî Gazete; gün: 8/11/1969, sayı: 13346-25/10/1969 günlü, E. î967/41, K.1969/57 sayılı karar; Resmî Gazete; gün: 17/12/1970, Sayı: 13637), MilletMeclisinin aldığı kararın sıhhatini etkiliyecek nitelik ve önemde bulunmadığınagöre, olayımızda dava konusu kanunun iptalini gerektirecek bir nedensayılmamalıdır.
II -11 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin tümünün reddiyle birlikte, 12 sayılı KanunHükmündeki Kararnamenin Komisyonda görüşülmesi ve oylanması yapılmamış bulunanEk Geçici 10. maddesinin (g) bendinin de reddedilerek yürürlükten kaldırıldığıyolunda bir hükmün konulduğu raporla eki metni Millet Meclisi Genel Kurulununolduğu gibi oylayarak öylece kabul etmesi nedeniyle, 11 sayılı Kanun HükmündeKararnamenin tümü ile birlikte 12 sayılı Kanun Hükmündeki Kararnamenin EkGeçici 10. maddesinin (g) bendi de reddedilerek yürürlükten kalkmışbulunmaktadır.
Bukarşıoy yazısının'(I.), bölümünde, orada biçimi açıklanan işlemlerde İçtüzükhükmüne aykırılığı gösterilen durumun, dava konusu kanunun iptalinigerektirecek bir neden sayılmamak düşüncesi benimsenmiş bulunmaktadır.
Gerçekten,kararda yine ayrıntılariyle açıklandığı gibi (IV/A-3-c-bb), olayda Komisyonkararı dışında ilk uygulama olarak oluşturulan raporla eki metinde, 12 sayılıKanun Hükmündeki Kararnamenin Ek geçici 10. maddesinin (g) bendininkaldırıldığı hükmünün de Millet Meclisince oylanarak kabul edilmesi biçimindeoluşan aykırılığın, ayın benimsemenin olağan bir sonucu, burada MilletMeclisinin iradesinin sıhhatini etkileyecek nitelik ve önemde görülmemesidoğaldır. Çünkü, Millet Meclisinde görüşme konusu yapılan bu metne, olayımızdaolduğu gibi, öteki kanun hükmünde bir kararnamenin belli bir hükmünün reddiniiçeren bir hükmün, içtüzükte gösterilen kurallara uyulmak yoluyle konulmasıolanağı vardır.
III- Yukarıda gösterilen nedenlerle, kararın sonuç bölümünün 2. maddesinin (c)bendiyle 3. maddesinin (c) bendinin (bb) fıkrasına katılmıyorum.
Başkan
Kani Vrana
KARŞIOYYAZISI
İncelemekonusu tasarı üzerinde Cumhuriyet Senatosunca geçen yasama işlemlerinden 1.maddenin değiştirilmesine ve 2. maddenin metinden çıkarılmasına ilişkinönergenin kabulü üzerine değişik 1. madde metninin oya sunulmaması ve 2.maddenin metinden çıkarılmasına ilişkin başka bir önergenin de bu maddeüzerinde görüşme açılmaksızın oya sunulmamış olması, çoğunlukça İçtüzüğe ve buyoldan da Anayasa'ya aykırı ve kanun iptalini gerektirir ağırlıkta bulunmuş isede:
1.ve 2. maddelerle ilgili sözü geçen önerge 1. madde de kısmi bir değişiklikönermiş değil, maddenin tamamını ele alarak yeni bir şekil vermiş olduğundanönergenin kabulü ile maddenin yeni aldığı şekil kabul edilmiş demektir. Bubakımdan tekrar oylanmaması önemli bir ihmal sayılamaz. Komisyon önergeyekatıldığını bildirdiğine göre bu yönden de bir aksaklık yoktur. Maddenumaralarının değiştirilmesi için komisyona geri verilmemiş olması da anayasalbir eksiklik sayılamaz. 2. maddenin çıkarılmasına ilişkin başka bir önergeninoylanmaması ise, 1. maddenin aldığı şekli karşısında, yanlış sayılmamalıdır.Çünkü, 1. madde 2. maddeyi metinden çıkarmış ve kapsamını kendi içine almıştır.
Öteyandan söz konusu şekil hataları, yürürlük ve uygulama maddeleri dışında, esasbir maddeden ibaret kalmış tasarının tümünün Cumhuriyet Senatosu GenelKurulunda oylanıp kabul edilmesi ile düzeltilmiş sayılabilecek niteliktedir vekanunun iptalini gerektirecek ağırlıkta değildir.
CumhuriyetSenatosundaki bu yasama işleminden önce Millet Meclisinde geçen işlemlerdekişekil sakatlıkları bu işlemler için dahi sakatlık sebebi olarak ilerisürülemez. Her işlem ayrı ayrı ve kendi kurallarına göre değerlendirilmelidir.Aksi takdirde şekil yönünden iptali gerektirecek bir sakatlık tesbit edilincedaha sonraki işlemlerin ele alınmaması ve üzerinde durulmaması gerekir.
Busebeplerle kararın bu yöne ilişkin bölümüne karsıyım.
Üye
İhsan Ecemiş
KARŞIOYYAZISI
l -Millet Meclisi Plân Komisyonunda 1896 yılı Yasaya Kaynaklık eden işlemler:
15/5/1975günlü, 1896 sayılı Yasa iki bölümden oluşmaktadır. Bunlardan biri 15 Şubat 1974günlü, 14800 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan 11 sayılı Kanun HükmündeKararnamenin bütün sonuçlariyle birlikte ret ve iptaline; ötekisi 31 Mayıs 1974günlü, 14901 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan 12 sayılı Kanun HükmündeKararnamenin ek geçici 10 ncu maddesinin (g) bendinin kaldırılmasınailişkindir. Anayasa Mahkemesinin 14/10/1975 günlü, 1975/145-198 sayılıKararında bu iki bölüm ayrı ayrı ele alınarak tartışılmış ve karara bağlanmışolduğundan karşıoy yazısında da bu sıraya uyulacaktır.
a)1896 sayılı Kanunun 11 sayılı Kanun Hükmündeki Kararnamenin ret ve iptalineilişkin bölümü:
AnayasaMahkemesinin kararında ayrıntılariyle belirtildiği üzere 11 sayılı Kanun HükmündeKararname Millet Meclisi Plân Komisyonunda görüşülüp yapılan oylama sonunda rededildiği saptandıktan sonra bir önerge verilmiştir. Üç maddeden oluşan önergede(Plân Komisyonunun 30/1/1975 günlü toplantısı) II sayılı Kanun HükmündeKararnamenin tümünün reddi, 657 sayılı Kanunun ek geçici 10 ncu maddesine 12sayılı Kanun Hükmünde Kararname ile getirilen (g) bendinin yürürlüktenkaldırılması, bu durumun önergeye ekli metin uyarınca karara bağlanmasıöngörülmekte idi.
Önergeyebağlı metin bir kanun teklifidir.
Önenüzerinde görüşme açılmış; lehte, aleyhte konuşmalardan sonra Komisyon Başkanıkonuyu incelemek ihtiyacını duyduğunu belirleyerek saat 14.30'da yenidentoplanmak üzere oturumu kapatmıştır. 2 nci oturumda başkan 12 sayılı KanunHükmünde kararnamenin görüşülmesine başlanacağını açıklayınca kendisinden l ncioturumda görüşme konusu yapılan önergenin ne olduğu sorulmuş ve "metinhazırlanması isteniliyordu. Ortada bir ret kararı var bu kararın ayrıca birmetne derç edilmesini gerekli görmedik" karşılığı alınmış ve 12 sayılıKanun Hükmünde kararnamenin görüşülmesine geçilmiştir.
Buduruma rağmen Millet Meclisi Plân Komisyonunun 3/2/1975 günlü, Esas: 52/1,Karar: 38 sayılı raporunda ise 11 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin reddindenbaşka öteki kanun hükmünde kararnamelerde yer alıp ret kararına aykırı düşenhükümlerinde ilgasının öngörüldüğü belirtilmiş ve rapora, komisyona verilmişönergede sözü geçea ve karara bağlanmamış bulunan kanun teklifi, plânkomisyonunca benimsenmişçesine eklenmiş ve daha sonra bu rapor ve eki KanunTeklifi Türkiye Büyük Millet Meclisindeki görüşmelere esas olmuştur.
AnayasaMahkemesi kararında "Millet Meclisi Plan Komisyonunca 11 sayılı KanunHükmünde Kararnamenin reddi kararlaştırıldıktan sonra düzenlenen rapordakomisyonca görüşülmemiş hususların da yer alması, ve ayrıca rapora, görüşülüpoylanmamış bir metnin de eklenerek raporla birlikte Meclis Genel Kurulunasunulması, içtüzük hükümlerine aykırı olmakla birlikte bu usulsüzlüğün davakonusu Kanunun iptalini gerektirecek önem ve nitelikte bulunmadığına vedavacının bu yöne ilişkin isteminin reddine karar verilmesinin gerektiği"belirlenmiş ve o yolda da karar verilmiştir.
MilletMeclisi Plan Komisyonunda dava ve iptal konusu 1896 sayılı Yasaya kaynaklıkeden işlemlerin Millet Meclisi İçtüzüğüne aykırı olduğu Anayasa Mahkemesi'ninçoğunluğunca da kabul edildikten sonra hiç bir gerekçe gösterilmeksizin,"usulsüzlüğün Yasanın iptalini gerektirecek önem ve niteliktebulunmadığı" yolunda varılan kanıya, aşağıda bir bir açıklanacağı üzeregerek dolaylı olarak gerekse doğrudan doğruya çatışma ve çelişmeye düşülenAnayasa kuralları ve maddî vakıaların nitelikleri karşısında katılmaya olanakyoktur. Üstelik yine aşağıda belirleneceği üzere yasama işlemlerinde başkacaaksaklık ve aykırılıklarda göze çarpmaktadır. Şöyle ki:
aa)Çoğunluk yasama meclislerindeki komisyonların bir içtüzük düzenlemesi olduğu,Meclislerce kabul edilen yasaların sıhhati bakımından şart bulunmadığı vebunlarla ilgili usulsüzlüklerin kanunların Anayasa'ya aykırı sayılmalarınıgerektirecek bir önem ve ağırlık taşımadığı görüşündedir. Bu görüş savunulurkenAnayasa Mahkemesi'nin eski kararlarının sözü edilmiş ve 3/12/1968 günlü,1967/32-1968/57 sayılı kararın konuya ilişkin gerekçesinden de bir bölümaktarılmıştır. Şu duruma göre Yasama Meclisleri Komisyonlarının Yasamaişlemlerindeki yerleri ve etkileri üzerinde durulmasında zorunluk vardır.
Anayasa'nınher kanun, tasarı veya teklifinin mutlaka bir komisyon incelemesindengeçirilmesinin gerektiği yolunda bir kuralı doğrudan doğruya koyan hükmüyoktur. Ancak iki durumda: Millet Meclisinin Cumhuriyet Senatosundan gelenmetni benimsememesi halinde; bir de bütçe tasarılarının incelenmesinde karmakomisyon kurulacağı açıkça belirtilmektedir (Anayasa madde 92 ve 94). Bununla birlikteYasama Meclislerinde Komisyonlar bulunacağına ve kanun tasarı ve tekliflerininbu komisyonlarda görüşüleceğine işaret eden dolaylı hükümler Anayasa'da yeralmıştır. Söz gelimi 91 inci maddenin ikinci ve 92 nci maddenin beşincifıkralarında "her iki Meclisin ilgili komisyonlarından ve yine 92 ncimaddenin onuncu fıkrasında Cumhuriyet Senatosunun kendisine gönderilen birmetni "Millet Meclisi Komisyonlarında ve genel kurulundaki görüşmesüresini aşmayan bir süre içinde" karara bağlayacağından söz edilmektedir.
Dikkatedilirse görülür ki Anayasa, ancak kanun tasarı ve tekliflerinin her ikiMeclisin bir karma komisyonunda incelenmesini gerekli kıldığı hallerde bunlarınkurulması biçimini içtüzüklere bırakmayarak kendisi düzenlemiş; bir de kanunteklifi getiren Türkiye Büyük Millet Meclisi üyelerinin mensubu olmadıklarıMeclisin Komisyonları karşısındaki durumlarının düzenlenmesini yine İçtüzüklerebırakmayarak kendisi kurala bağlamıştır. Her iki Meclisin ayrı ayrı kuracaklarıkomisyonlar Cumhuriyet Senatosu ve Millet Meclisi arasında anlaşmazlık konusuolamayacağından Anayasa'nın bunlar üzerinde durmamasını olağan ve doğal görmekgerekir. Ötedenberi komisyonların Yasama Meclislerinin bölünmez parçaları oluşuve bunların çalışmalarının yasama işlerinin doğal ve zorunlu bir evresinioluşturagelmesi karşısında Anayasa Koyucudan bu konuda açık ve kesin birbuyruğun beklenmesi yerinde olmaz. Yukarıda da değinildiği üzere konuya dolaylıolarak dokunulmuştur ve bu dolaylı hükümler Yasama Meclisleri Komisyonlarına vekanun tasarı ve tekliflerinin bu komisyonlarda görüşülmesi yöntemine birAnayasa kurumu niteliği vermeğe yetmektedir.
Öteyandan Anayasa, Türkiye Büyük Millet Meclisinin ve meclislerin çalışmalarınıkendi yaptıkları içtüzüklerin hükümlerine göre yürütmeleri kuralım da koymuştur(Madde 85/1). Yasama Meclislerinin içtüzüklerinde komisyonlara, komisyonçalışmalarına kanun tasarı ve tekliflerinin komisyonlara havalesine veburalarda görüşülmelerine ilişkin düzenlemelere önemle yer verilmektedir.
Yukarıdanberi kısaca değinilen hususlar gözönünde tutulursa yetkili komisyonlardangeçmeksizin veya usulünce kurulmamış yahut yapısı Anayasa'ya aykırı birkomisyondan geçerek kabul edilmiş kanun tasarısı veya teklifinin iptal nedeniolacak bir şekil eksikliği ile malul sayılması gerektiği sonucuna varılır.
1896sayılı Kanuna kaynaklık eden metnin, Millet Meclisinin yetkili komisyondagörüşülüp kabul edilmemiş olması, yukarıdaki açıklamalara göre, Kanunu biçimyönünden Anayasa'ya aykırı kılar; iptalini gerektirir.
bb)Bir an için kanun tasarı veya teklifinin ilgili Yasama meclisi komisyonlarındagörüşülmemiş olması durumunu önemli ve ağır bir biçim eksikliği saymayançoğunluk görüşüne uyulması düşünülünse dahi sonuç yine değişmez. Çünkü 1896sayılı Kanuna ilişkin yasama işlemlerindeki aksaklık ve aykırılık bundan ibaretdeğildir. Her şeyden önce ortada yasama meclisleri komisyonlarında ve gencikurullarında inceleme ve görüşmelere esas olabilecek bir kanun tasarısı veyateklifi yoktur. Anayasa'nın 91 inci maddesine göre kanun teklif etmeye ancakBakanlar Kurulu ve Türkiye Büyük Millet Meclisi üyeleri yetkilidirler. MilletMeclisi İçtüzüğünün 74. maddesinde Hükümetçe hazırlanan kanun tasarılarınınbulun Bakanlarca imzalanmış olarak ve gerekçesiyle birlikte Meclis Başkanlığınasunulacağı; - 75. maddesinde de Milletvekillerince düzenlenen kanuntekliflerinin gerekçesiyle birlikte yine Başkanlığa verileceği kuralabağlanmaktadır. Kanun tasarı ve tekliflerinin ilgili komisyonlara doğrudandoğruya Millet Meclisi Başkanlığınca havale edilmesi yine sözü geçen 74. ve 75.maddeler gereğidir. Öte yandan Millet Meclisi İçtüzüğünün 36. maddesinin ikincifıkrası, komisyonların ölüm cezalarının yerine getirilmesinin onaylanması veyaonaylanmaması konusu dışında kanun teklif etmelerini yasaklamıştır.
Davave iptal konusu 1896 sayılı Kanuna kaynaklık edecek yukarıda yazılı kurallarauygun bir kanun tasarı veya teklifinin hiç bir zaman varolmadığı ortadadır.Millet Meclisi Plân Komisyonu yetkisini aşarak bir kanun teklifini - hem dekomisyonda görüşülüp kabul edilmemiş olduğu halde - raporuna bağlayıp genelkurula sunmuş ve yasama belgesi niteliği ve hukukî değer ve geçerliği olmayanbu metin görüşmelere esas alınarak kanunlaştırılmıştır. Anayasa Mahkemesikararında komisyonlarda görüşülmeme durumunun biçim yönünden bir kanununiptalini gerektirecek önem ve ağırlıkta bir eksiklik sayılamıyacağı yolundakiçoğunluk görüşünü desteklemek üzere sözü edilen Anayasa Mahkemesinin geçmiştekikararlarına çözüme bağladığı işlerin hiç birinde böyle bir durum yoktur. Başkadeyimle o işlerin hepsinde de Anayasa'nın ve yasama meclisleri içtüzüklerininöngördükleri biçimde bir kanun tasarısı veya teklifi bulunmakta idi.
Demekki karşıoy yazısının ilişkin bulunduğu Anayasa Mahkemesi kararında ortaya konanörneğin bu davadaki özel durumla bir ilişkisi söz konusu olamaz.
cc)Millet Meclisi Plân Komisyonu raporu, ortada usulünce verilmiş ve komisyoncagörüşülüp benimsenmiş bir kanun teklifi varmış izlemini bırakacak biçimdekaleme alınmış olduğu için Türkiye Büyük Millet Meclisi üyelerinin oylarınıkullanır ve iradelerini belirlerken yanılmış bulunmaları olasılığı dadüşünülebilir. 1896 sayılı Kanunla ilgili bulunan Yasama işlemlerinin birözelliği ve aksaklığı ve çoğunluğun örnek almak istediği geçmişteki işlere benzemezliğide buradadır.
çç)Anayasa'nın 1488 sayılı Yasa ile değişik 64 ncü maddesinin beşinci fıkrasında"....... Türkiye Büyük Millet Meclisince red edilen kararnameler bukararın Resmî Gazete'de yayımlandığı tarihte yürürlükten kalkar." kuralıvardır. Bu belirleme Kanun Hükmündeki Kararnamelerin bir yasa düzenlenerekdeğil, ancak bir kararla red edilebileceğini açıkça göstermektedir .... OysaMillet Meclisi Plân Komisyonu Başkanlığı İl sayılı Kanun HükmündekiKararnamenin, ayrıca 12 sayılı Kanun Hükmündeki kararnamenin bir hükmünün rededilmesini öngören bir Kanun teklifini Millet Meclisi Genel Kuruluna sunmuş vebu metin çeşitli yasama evrelerinden geçerek en sonunda 1896 sayılı Kanunadönüşmüştür.
Görülüyorki sözü edilen kanun bu yönden de Anayasa'ya aykırıdır.
dd)Özetlenecek olursa 15/5/1975 günlü, 1896 sayılı (13/2/1974 tarihli 11 sayılıKanun Hükmünde Kararname ile 31/5/1974 tarihli 12 sayılı Kanun HükmündeKararnamenin "ek geçici 10 ncu madde" (g) bendinin, 11 sayılı KanunHükmünde Kararname ile ilgili hükmünün yürürlükten kaldırılmasına dair Kanun),ister bir bütün olarak, ister yalnızca 11 sayılı Kanun Hükmündeki Kararnameninreddine ilişkin bölümü yönünden ele alınsın; yukarıda bir bir açıklanannedenler dolayısiyle biçim açısından Anayasa'nın 91. 85. ve değişik 64.maddelerine aykırıdır. İptal edilmesi gerekli iken "Millet Meclisi PlânKomisyonundaki işlemlerle ilgili usulsüzlüğün kanunun iptalini gerektirecekönem ve nitelikte bulunmadığı yolunda karar verilmiş olmasına (14/10/1975günlü, 1975/145-198 sayılı karar; 2/b) karşıyım.
B)1896 sayılı Kanunun 12 sayılı Kanun Hükmündeki Kararnamenin ek geçici 10 ncumaddesinin (g) bendinin kaldırılmasına ilişkin bölümü:
1896sayılı Kanunun 12 sayılı Kanun Hükmündeki Kararnamenin ek geçici 10 ncumaddesinin (g) bendinin kaldırılmasını öngören bölümü bu kanuna kaynaklık edenve tartışması ve çözümlenmesi yukarıda yapılarak geçersizliği belirlenen aynımetin içinde yer almış bulunmakta idi. Şu duruma göre 1896 sayılı Kanunun bubölümünün iptaline gidilirken (sözü geçen Anayasa Mahkemesi kararı; 2/C) Bukarşıoy yazısının l/a kesiminde belirlenen gerekçeye de dayanılmasının zorunluolduğu kanısındayım.
2.-1896 sayılı Kanunun 11 sayılı Kanun Hükmündeki Kararnamenin red ve iptalineilişkin bölümüne kaynaklık eden Millet Meclisi Genel Kurulu görüşmeleri:
MilletMeclisi Genel Kurulundaki görüşmelere esas alınan ve en sonunda çeşitlievrelerden geçerek 1896 sayılı Kanuna dönüşen metnin hukukî değer ve geçerliğibulunmadığı ve ortaya konulmasına Millet Meclisi İçtüzüğü ve Anayasa kurallarıile çelişkiye ve çatışmaya düşüldüğü yumanda ayrıntıları ile tartışılmış vebelirlenmiştir. 1896 sayılı Kanun, Millet Meclisi Genel Kurulunda böyle birmetnin görüşülüp benimsenmesi sonucunda oluşmuş bulunduğu için bu yönden deyukarıda açıklanan İçtüzük ve Anayasa kurallarına aykırıdır. Ortada böylesineaçık ve kesin bir iptal nedeni bulunduğu halde "kanunun Millet Meclisindeyapılan görüşmesinde 11 sayılı Kanun Hükmündeki Kararnamenin reddi açısındanİçtüzük hükümlerine aykırılık bulunmadığı " yolunda (1975/145-198 sayılıAnayasa Mahkemesi kararı; 3/c/aa) karar verilmiş olmasına karşıyım.
Üye
Ahmet Akar
KARŞIOYYAZISI
15/5/1975günlü ve 1896 sayılı Kanunun iptaline aşağıdaki gerekçelerle karşıyım.
l -Çoğunluk Millet Meclisi Plan Komisyonunda 11 sayılı Kanun HükmündekiKararnamenin tümünün reddine karar verildiği halde, Komisyon raporunda 11sayılı Kanun Hükmünde Kararname ile, 12 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin EkGeçici 10. maddesinin (g) bendinin reddine karar verilmiş olduğu belirtilerekbu konuda bir metin hazırlanıp Genel Kurula sunulmuş olmasını Millet Meclisiİçtüzüğünün 35. maddesine ve dolayısiyle Anayasa'ya aykırı saymıştır.
Buiptal nedeni konusunda, çoğunluk, kararda yazılı gerekçelere dayanmışsa da,bunlar varit değildir. Şöyle ki;
A)Millet Meclisi Plân Komisyonu, Anayasa'nın öngördüğü bir komisyon değildir. 77sayılı Kanunla kurulmuştur. Anayasa'nın kurulmasının öngördüğü komisyonlar,İçtüzük düzenlenmesi sonucu kurulmuş sayılır. Nitekim, Anayasa Mahkemesinin pekçok kararlarında, örneğin 3/12/1968 gün ve 32-57, 23-25, 10-69 ve 41-57 sayılıkararlarında, bu yön açık ve seçik olarak belirtilmiştir. (Bakınız: AnayasaMahkemesi Kararlar Dergisi, Sayı: 7, Sahife: 94-96, Sayı: 8, Sahife: 33-34).
B)Millet Meclisi Plân Komisyonunun fonksiyonu, kanun tasarı ve teklifleriniMillet Meclisi adına inceleyip düşüncesini bildirmekten ibarettir. Yoksa, komisyonçalışmaları ve raporları, Millet Meclisi Genel Kurulunu bağlamaz. MilletMeclisi kanun, tasarı ve tekliflerine egemendir. Bunları, dilediği şekildedeğiştirir, dilediği biçimde kabul eder.
Biran için yukarıda (1) numarada açıklanan işlemin, Millet Meclisi içtüzüğünün 36.maddesine ters düştüğü kabul edilse bile bunun iptal sebebi sayılabilmesi içiniçtüzüğün 36. maddesindeki kuralın, Millet Meclisinin kararının sağlığınıetkileyebilecek güçte olması gerekir. Nitekim, içtüzük hükümlerine aykırı düşenişlemlerden hangilerinin iptal nedeni sayılacağının, uygulanacak İçtüzükhükmünün önem ve niteliğine göre saptanması gerektiği yönü Anayasa Mahkemesininpek çok kararlarında yer almış bulunmaktadır. (Bakınız, Anayasa MahkemesiKararlar Dergisi Sayı: 3, Sahife: 284-285, Sayı: 7, Sahife: 94)
İçtüzüğün36. maddesine aykırılık Millet Meclisinin iradesini etkileyecek önem venitelikte olamaz. Özellikle burada ileri sürüldüğü gibi komisyon raporu 36.maddeye aykırı biçimde düzenlenmiş olsa bile bu durum Millet Meclisi kararınınsağlığını etkilemez. Zira, Millet Meclisi Genel Kurulu bu raporla bağlıdeğildir. Rapordaki metni dilediği gibi değiştirmek veya başka bir metni kabuletmek yetkisi Millet Meclisi Genel Kurulunundur. Diyelim ki, Millet MeclisiGenel Kurulunun Plân Komisyonu raporu üzerindeki yetkisi Anayasa'nın 92.maddesi ile de sınırlı değildir. Anayasa'nın 92/5. fıkrasında söz edilenkomisyon raporu ve metnin olayımızdaki Plân Komisyonu raporu ile uzaktan,yakından hiç bir ilişkisi olmayıp, çoğunluk kararında, Plân Komisyonu raporuile, Anayasa'nın 92/5. maddesindeki rapor arasında bir benzerlik ve ilişkidensöz edilmesi Anayasa Hukuku ve Anayasa Mahkemesinin daha önceki tatbikatı,açısından da yanlıştır. Kaldı ki, Anayasa Mahkemesi 8/5/1973 tarih ve 1973/21sayılı kararında, teklifin reddine dair Plân Komisyonu raporunun Genel Kurulgörüşmelerine esas tutulmasını, görüşmelerin başka bir komisyon raporu esasalınarak yürütülmesini bile, Anayasa'ya aykırı saymaktadır. (Bakınız, AnayasaMahkemesi Kararlar Dergisi, Sayı: 11, Sahife: 234, 235)
C)Bir Kanun Hükmünde Kararnamenin reddi ile, kararnamenin koyduğu hükümlerinortadan kaldırılması gayesi takip edilir. 11 sayılı Kanun Hükmünde Kararnameninreddi ile bu kararnamenin koyduğu hükümlerin yürürlükten kaldırılmasıistenilmiş demektir. Amaç böyle olunca, Türkiye Radyo Televizyon GenelMüdürlüğünü istisnaî memuriyet sayan başka bir yasa kuralı varsa bunun daortadan kaldırıldığını kararnamenin reddine ilişkin metinde belirtmek gayetnormal ve mantıkî bir işlemdir. Böyle bir girişimi önleyen hiç bir İçtüzük veAnayasa Hükmü yoktur. Bu itibarla 11 sayılı Kanun Hükmünde Kararname ilebirlikte 12 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamedeki benzer hükümde yürürlüktenkaldırılması ve bu amaçla metnin kapsamına alınması gayet doğal ve yasakoyucunun amacına uygun, rasyonal bir girişimdir. Bunun aksini önermekAnayasa'nın 64. maddesi ile yasa koyucuya verilmiş takdir yetkisine ve yasakoyucunun amacına aykırı düşer.
D)Şu da var ki: 11 sayılı Kanun Hükmünde Kararname ile getirilen hükmütekrarlayan 12 sayılı Kanun Hükmünde Kararname de Plân Komisyonunun gündemindebulunmakta idi. Plân Komisyonu 12 sayılı Kanun Hükmünde Kararnameyi de aynenveya değiştirerek kabul veya reddedebilecekti. Böyle olunca reddi gereği ilebağlantılı hükümleri konuya açıklık kazandırmak amacı ile 11 sayılı KanunHükmündeki Kararnamede toplanması, gayet normal olup, aksini önermek şekilci vebürokratik bir yöntemi savunmak anlamına gelebilir ve icapsızdır.
E)Kaldı ki yapılan işlemde içtüzüğün 36. maddesine aykırı bir yön de yoktur.Gerek 11, gerekse 12 sayılı Kanun Hükmündeki Kararnameler Plân Komisyonunungündeminde idi. Millet Meclisi İçtüzüğünün 36. maddesinde komisyonlarkendilerine havale edilen kanun tasarı veya tekliflerini aynen veyadeğiştirerek kabul veya reddedebilirler. Birbirleri ile ilgili gördüklerinibirleştirerek görüşebilirler........ denilmektedir. Plân Komisyonu 11 ve 12sayılı Kanun Hükmündeki Kararnamelerin birbirleri ile ilgili olan hükümlerimbir metinde toplamış, birleştirmiştir ki, doğrusu da budur. Çünkü T.R.T. GenelMüdürlüğünü istisnaî memuriyet saymamak söz konusudur, bu husus hem 11, hem de12 sayılı Kanun Hükmündeki Kararnamenin Ek Geçici 10. maddesinin (g) bendindeyer almaktaydı. 11 sayılı Kanun Hükmündeki Kararname reddedilince 12 sayılıKanun Hükmündeki Kararnamenin Ek geçici 10. maddesinin (g) bendininkaldırılması da zorunlu idi. Çoğunluk her iki kararnamenin komisyon gündemindebulunduğunu dikkatten kaçırmaktadır. Diyelim ki, burada komisyon kendisinehavale edilenin dışında bir işle uğraştığı da düşünülemez. Çünkü her ikikararnamede komisyona havale edilmiş durumdadır. Bundan başka, burada kanuntasan veya tekliflerini bölerek ayrı ayrı metin halinde Genel Kurula sunmaktasöz konusu değildir. Bölmek bir yana, ilgili hükümler birleştirilmiştir.Birleştirilmek için mutlaka bir karar gerekmez, içtüzükte birleştirmenin açıkbir birleştirme kararı ile yapılacağı yolunda bir kural yoktur. Birleştirmekararla yapılabileceği gibi, karar olmaksızın fiilen ilgili konuların birmetinde toplanması ile yapılabilir. Komisyon gündemine ve konularına egemendir.İlgili konuların bir metinde toplanması da birleştirmenin bir şeklidir. Bunedenlerle Plân Komisyonu işlemlerinin Millet Meclisi İçtüzüğünün 36. maddesineve dolayısiyle Anayasa'ya aykırı olduğu yolundaki çoğunluk görüşü yersizdir.
2 -Çoğunluk, Millet Meclisinde oturumu yöneten Başkanvekilinin mensup olduğusiyasî partinin genel idare kurulu üyeliğine seçilmiş olduğu halde, Başkanlıkgörevini sürdürmesini de kararda yazılı gerekçelerle, Anayasa"nın 84.maddesine aykırı görerek iptal sebebi saymışsa da bu görüş aşağıdaki nedenlerlevarit değildir.
A)Millet Meclisinin 6/2/1975 günlü, 36. Birleşimini yöneten Başkanvekili RasimHancıoğlu'nun bu tarihte Millî Selâmet Partisi Genel İdare Kurulu üyesi olduğuMillet Meclisi Başkanlığının 6/2/1975 tarihli yazısı ile bu iki sıfattan birinitercih etmesinin istenmesi üzerine 10/2/1975 tarihinde, Milli Selâmet PartisiGenel İdare Kurulu üyeliğinden istifa ettiğini Millet Meclisi Başkanlığınabildirdiği, Millet Meclisinde konunun görüşüldüğü 75. ve 77. birleşimleri başkabir Başkanvekilinin yönettiği yasama belgelerinden anlaşılmaktadır.
Anayasa'nın84/3. maddesinde Başkanlar ve Başkanvekilleri, üyesi bulundukları siyasipartilerin veya siyasî parti gruplarının Türkiye Büyük Millet Meclisinin içindeve dışındaki faaliyetlerine ve görevlerinin yerine getirilmesini gerektirenhaller dışında Meclis tartışmalarına katılamazlar. Başkan oy kullanmaz kuralınıtaşımaktadır. Anayasa'nın bu hükmünün amacının birleşimi yöneten Başkanvekilinintaraf tutmasını ve dolayısiyle görüşmeleri etkilemesini önlemek ve görüşmelerintarafsız yürütülmesini sağlamak, olduğu Anayasa Mahkemesinin 23/2/1971 tarih ve32/22 sayılı kararında belirtilmiştir. (Bakınız, Anayasa Mahkemesi KararlarDergisi Sayı: 9, sahife:331) Bu kararda birleşime Başkanlık etmeyenBaşkanvekilinin meclisteki tartışmalara katılabilecekleri de kabul edilmiştir.
Buradaönemli olan Genel İdare Kurulu üyeliğinin Meclisteki görüşmeleri etkileyecekBaşkanvekilinin taraf tutmasına yol açacak, meclis içi ve meclis dışı birsiyasî parti faaliyeti sayılıp sayılmayacağı ve bu olayda, böyle bir sonuca yolaçıp açmadığını saptamaktan ibarettir. Yukarıda sözü edilen Anayasa Mahkemesikararındaki espri esas alınarak, toplantıyı yönetmeyen Başkan veya BaşkavekilininMeclisteki tartışmalara katılması onun taraf tutmasına yol açmaz ve Meclisgörüşmelerini etkilemezse, Meclisteki toplantıyı yönetmekle meşgul birBaşkanvekilinin, bu sırada Genel İdare Kurulu üyesi olarak siyasî partifaaliyeti yaptığı düşünülemiyeceğinden ve sırf Genel İdare Kurulu üyesisıfatını taşımak, Meclis toplantısını yönettiği esnada dahi siyasî partifaaliyeti yaptığını kanıtlamayacağından, Genel İdare Kurulu üyesi sıfatınıtaşıdı diye, oturumu yöneten Başkanvekilinin taraf tuttuğu ve bu durumun Meclisgörüşmelerini etkilediği söylenemez.
Öteyandan 36. birleşimde Başkanvekilinin taraf tuttuğu, partisinin Genel İdareKurulu Üyesi sıfatını taşımasından Meclis görüşmelerinin etkilendiği konusundahiç bir iddia ve işlem de yapılmamıştır. Ayrıca tekmil 36. birleşimtutanakları, oturumunda adı geçen Başkanvekili tarafından tarafsız bir biçimdeyönetildiğini ortaya çıkarmıştır. Fiilen Meclis görüşmeleri etkilenmemiş veBaşkanvekili tarafsız davranmış iken bu durum tutanaklarla ortadayken faraziyelerlehüküm vermek olanaksızdır.
B)Esasen 36. birleşimde etkili bir işlem de yapılmamıştır. Tasarı CumhuriyetSenatosunda değiştirilip Millet Meclisine geri gelince, Millet MeclisiCumhuriyet Senatosu değişikliğini benimsemiş ve tasarı bu hali ile kanunlaşmıştır.Bu birleşimleri ise, başka bir Başkanvekili yönetmiştir. Bu nedenle RasimHancıoğlu'nun Millet Meclisindeki ilk görüşmeleri Başkanvekili sıfatı ileyönetmesinden, tasarının özünü zedeleyen bir sonuç da doğmamıştır.
Bunedenle anılan konuyu iptal nedeni sayan çoğunluk görüşüne katılmamaktayım.
3 -Çoğunluk, Millet Meclisinde 12 sayılı Kanun Hükmündeki Kararnamenin Ek Geçici10. maddesinin (g) bendinin reddi açısından İçtüzük hükümlerine aykırılıkbulunduğuna ve bu aykırılığın dava konusu kuralın biçim yönünden iptalinigerektirecek ölçüde önem ve nitelik taşıdığına da karar vermiştir.
MilletMeclisinde 11 sayılı Kanun Hükmündeki Kararnamenin tümü ile birlikte 12 sayılıKanun Hükmündeki Kararnameye Ek Geçici madde 10/g de reddedilerek yürürlüktenkaldırılmıştır. Çoğunluk Millet Meclisinin bu işlemi içtüzüğün 36. ve 81. vedolayısiyle Anayasa'nın 85/1. ve 64. .maddelerine aykırı bulmuştur. Oysa bugörüş aşağıdaki nedenlerle doğru değildir.
A)Söz konusu olan işlemi, Millet Meclisi Genel Kurulu yapmıştır. İşlemin aykırıdüştüğü ileri sürülen Millet Meclisi içtüzüğünün 36. maddesi"komisyonların yetkisi, toplantı yeri ve zamanı" başlığını taşımaktave bunları düzenlemektedir. 36. maddede Genel Kurulun yetkilerine ilişkin hiçbir kural yoktur. Bu yön açık ve seçik olarak ortadadır. Öte yandan, MilletMeclisi Genel Kurulunun yetkilerini, komisyonun yetkileri ile sınırlı sanmak,fevkalâde yanlış bir görüştür. Millet Meclisi Genel Kurulu Anayasa çerçevesiiçinde kalmak şartiyle gündemdeki konulara hâkimdir. Herhangi bîr konudakikomisyon metnini aynen, değiştirerek kabul veya reddedebilir. Millet Meclisiİçtüzüğünün 88. ve 89. maddeleri de bu yönü açıkça kanıtlar. Bu nedenlerleMillet Meclisi Genel Kurulunun içtüzüğün, 36. maddesine ve dolayısiyle Anayasa'nın85/1. maddesine aykırı bir işlem yapıldığından söz edilemez .
B)Yapılan işlemde İçtüzüğün 81/son maddesine aykırı bir yön de yoktur. GenelKurul Komisyon raporunu benimsemiştir. Bu nedenle raporun komisyona geriverilmesi şeklinde bir problemden bahsedilemez. İçtüzüğün 81/son ve Anayasa'nın85/1. maddesine aykırı davranmak söz konusu değildir.
Öteyandan, İçtüzüğün 81/1. maddesinin, Anayasa'nın 64. maddesi uyarınca KanunHükmündeki Kararnamelerin görüşülmesinde uygulanması, bu kararnamelerinözelliği itibariyle mümkün değildir. Zira, komisyonların öteki kanunlarınreddini teklif etmeleri halinde, bir red tasarısı hazırlamaz iken KanunHükmündeki Kararnamelerin reddi halinde bir red tasarısı hazırlanması ve butasarının İçtüzüğün 82. maddesine göre görüşülmesi zorunludur. Kanun HükmündekiKararnameler konusunda, içtüzüğün 81/1. maddesi, ancak red tasarısının reddihalinde uygulanabilir. Bu olayda ise red tasarısı reddedilmemiştir.
C)Yukarıda l/C paragrafında açıkladığım görüşü, burada da aynen tekrarlamakgerekmektedir. Orada yazılı gerekçelerle aslında 1l sayılı Kanun HükmündekiKararname ile organik ve vaz geçilmez bağlantısı olan bir konu, tasarıda gayetyerinde ve mantıkî olarak, düzenlenmiş olmaktadır. 11 sayılı Kanun HükmündekiKararnamenin kapsamı dışında kalan bir konu ele alınmış sayılamaz.
Esasen,Anayasa'nın ne 64. ve ne de öteki maddelerinde de bu tür bir işlemi engelleyenherhangi bir kural yoktur.
4 --Çoğunluk, Cumhuriyet Senatosundaki işlemlerden birinci maddenin değiştirilmesive 2. maddenin metinden çıkartılmasına ilişkin önergenin kabulü üzerine değişik1. madde metninin oya sunulmamasının ve 2. madde üzerinde görüşmeaçılmadan bu maddenin metinden çıkartılmasına ilişkin değişiklik önergesininkabulünün İçtüzük hükümlerine ve dolayısiyle Anayasa'ya aykırı olduğunu kabuletmiştir. Anayasa'ya aykırılık görüşüne aşağıdaki nedenlerle katılmıyorum.
A)Cumhuriyet Senatosu Plân Komisyonu, Millet Meclisinin aynen benimsemiştasarının tümü üzerindeki görüşmeler tamamlanıp maddelere geçilmesi kabul edilmiş,1. madde üzerindeki görüşmelere başlanmış ve 1. maddenin "Madde - l: 15Şubat 1974 tarih ve 14800 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan 11 sayılı KanunHükmündeki Kararname yetki dışı çıkarılmış olmakla bütün sonuçları ile birliktered ve iptal edilmiştir.
31Mayıs 1975 tarihli ve 14991 (14901) sayılı Resmî Gazete'de yayımlanmış olan 12sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin ek geçici 10. maddesinin (g) bendinin işbukanuna aykırı olan hükmü de kaldırılmıştır." şeklinde değiştirilmesi ve 2.maddenin metinden çıkartılması için verilen değişiklik önergesi, oylanmış kabuledilmiştir.
GerçektenCumhuriyet Senatosu İçtüzüğünün 97. maddesi "tadil teklifinin dikkatealınıp alınmamasına Genel Kurulca karar verilir.
Tadilteklifi dikkate alınırsa komisyona havale edilir. Komisyon dikkate alman tadilteklifine uymak zorunda değildir. Son karar Genel Kurula aittir" kuralınıtaşımaktadır.
Tadilteklifinin dikkate alınmasına, Genel Kurul karar vermiştir. Bu işlem tüzüğeaykırı değil, aksine tamamen uygundur. Ne var ki, önergenin kabulünden sonrakomisyona havalesi, komisyonun önerge yöresinde bir metin hazırlanması veyaöneriyi benimsediğini bildirip eski metni veya daha değişik bir metni GenelKurula sunması, Genel Kurulun da komisyondan gelecek metne göre kesin kararınıaçıklaması gerekirdi. Oturum Başkanının böyle yapmayarak sadece değişiklikteklifinin kabulü ile yetinilmesi içtüzüğe aykırıdır. Fakat kanunun iptalinigerektirecek ağırlıkta değildir. Çünkü, kanun kabul edilen önergeye paralelolarak yazılan metni kanunun tümü üzerinde işlem yapılırken Genel Kurulun oyunasunulmuş ve kabul edilmiştir. Böylece Cumhuriyet Senatosunun iradesi belliolmuştur. Kanunun tümü oylanırken oya sunulan metin, kabul edilen değişiklikönergesindeki metin aynı olduğuna göre, Cumhuriyet Senatosunun kesin ve nihaîiradesinin, değişiklik önergesi doğrultusunda olduğu bu önergeye göre yazılmışkanun metninin tümünün kabul ettiği ortaya çıkmaktadır. O halde CumhuriyetSenatosunun iradesi sakatlanmış sayılmaz ve söz konusu tüzüğe aykırılık iptaligerektirmez.
B)Bundan başka kanun Cumhuriyet Senatosu içtüzüğünün 97. maddesine aykırı olanişlemi ile de kesinleşmiş değildir. Cumhuriyet Senatosu, Millet Meclisindengelen metinde değişiklik yaptığından ve bu değişiklik, Anayasa'nın 92. maddesiuyarınca, Millet Meclisi tarafından aynen benimsendiğinden dolayı, kanunkesinleşmiştir. Demek ki konu, Millet Meclisinin iradesi ile sonuçlanacak biraşamaya gelmiştir ve Millet Meclisi de Cumhuriyet Senatosundan gelen metniaynen benimsemiştir. O halde bu olayda kesinleştirici irade, MilletMeclisinindir. Bu irade Cumhuriyet Senatosunda kabul edilen değişiklikönergesine paralel istikamette tecelli etmiştir. Bu nedenle de CumhuriyetSenatosu İçtüzüğünün 97. maddesine aykırı işlem yasama meclislerinin nihaî iradelerinisakatlayıcı bir ağırlık taşımadığından, kanunun iptali yönüne gidilmesi doğrudeğildir.
C)Tasarının 2. maddesinin tasarı metninden çıkarılmasına ilişkin önergeCumhuriyet Senatosu Genel Kurulunda kabul edildiğine göre kanun metnindençıkarılmış bir madde üzerinde görüşme açılması düşünülemez. Böyle bir işleminve önerinin faydası yoktur. Bir maddenin kanun metninden çıkarılmasına rağmenüzerinde görüşme açılmasını önermek, mantıki olmadığı gibi böyle bir görüşmeyiöngören bir İçtüzük ve Anayasa kuralı da yoktur.
5 -Çoğunluk 1896 sayılı Kanunun tümünü biçim yönünden iptal etmesine rağmen 44 sayılıYasanın 50. maddesi uyarınca süre verilmesine yer olmadığına karar vermiştir.Bu karara da katılmıyorum.
Buolayda, kanunun tümünün iptali ile, 44 sayılı Kanunun, madde 50/4. uygunşekilde kamu düzenini tehdit edici bir boşluk meydana gelmiştir. Anayasa'nın152. maddesine göre iptal hükmünün yürürlüğe gireceği tarihin ayrıcakararlaştırılmasını gerektiren hal mevcuttur. T.R.T. Kurumu Genel Müdürlüğününistisnaî memuriyet sayılmasına ilişkin kural, çoğunluğun ileri sürdüğü gibisadece 1896 sayılı Kanunla değil. 12 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin ekgeçici 10. maddenin (g) bendi 1897 sayılı Yasa muahhar karar niteliğindedir.Öte yandan 1896 sayılı Kanuna ilişkin iptal kararının Resmî Gazete'deyayımlandığı tarihte yürürlüğe gireceği ve Kanunun o tarihte kalkmış sayılacağıAnayasa'nın 152. maddesi gereğidir. Kaldı ki bir Kanunun iptali ile o kanundanönceki kanunun otomatikman yürürlüğe giremiyeceği Anayasa Mahkemesinin müstekariçtihadı icabıdır. Ayrıca Anayasa'nın 64. maddesindeki prosedürün sıhhatli birbiçimde uygulanması ve duruma net bir açıklık kazandırılması da önerilebilir.Bütün bu düşünceler süre veriminin zorunlu olduğunu ispatlamaktadır.
Busebeplerden 1896 sayılı Kanunun tümünün iptaline karşıyım.
Üye
Halit Zarbun
KARŞIOYYAZISI
Anayasa'nın84. maddesi, Başkan ve Baskanvekillerinin tarafsız kalmalarını sağlamak amacıile, üyesi bulundukları siyasî partilerin veya parti gruplarının çalışmalarınakatılamıyacakları hükmünü koymuştur. Bu hükme göre Başkanvekillerinin GenelKurul seçimlerine katılmaması ve seçilmemesi gerekirdi. Seçilmiş olduğu haldeBaşkanlık görevini sürdürmesi, söz konusu madde hükmüne dolaylı bir aykırılıkteşkil ederse de, başkaca bir sakınca da ortaya çıkmadığına göre kanununiptalini gerektirir nitelikle önemli bir aykırılık düşünülmemek gerekir. Bunedenlerle çoğunluğun bu yöne ilişkin görüşlerine karılmıyorum.
Üye
Ziya Önel
KARŞIOYYAZISI
MilletMeclisi Başkan vekillerinden, bir zat mensup olduğu Partinin genel kongresitarafından genel idare kurulu üyeliğine seçilmiş olduğu halde bu görevdençekilmeden, 11 sayılı kanun hükmündeki kararnamenin reddiyle ilgili 1896 sayılıKanunun görüşülmesi sırasında Millet Meclisi Genel Kurulunun 6/2/1975 günlübirleşimini yönetmiş olması da çoğunlukça, sözü geçen Kanunun iptaline nedenolarak kabul edilmiştir.
Herne kadar, Millet Meclisinin 6/2/1975 günlü Birleşimini yöneten Başkanvekili butarihten kısa bir süre önce mensup olduğu Partinin genel idare kurulu üyeliğineseçildiği anlaşılmış ise de Başkanlığın yazısına verdiği yazılı cevapta Genelİdare Kurulu üyeliğinden istifa ettiğini bildirmiştir.
Anayasa'nın84. maddesinin üçüncü fıkrasında, "Başkan ve Başkanvekilleri, üyesibulundukları Siyasî Partilerin veya Siyasî Parti Gruplarının Türkiye BüyükMillet Meclisi içinde veya dışındaki faaliyetlerine ve görevlerinin yerinegetirilmesini gerektiren haller dışında, Meclis tartışmalarına katılamazlar."denilmektedir.
Görüldüğügibi bu fıkrada, Başkan ve Başkanvekillerinin bir Siyasî Partiye veya partigrubuna üye olmaları değil, üyesi bulundukları Siyasî parti veya partigruplarının "faaliyet"lerine katılmaları yasaklanmıştır. Fıkranınaçık metni bunu ifade etmektedir. Nitekim Anayasa'nın bu maddesinin TemsilcilerMeclisinde görüşülmesi sırasında, Meclislerin Başkan ve Başkanvekillerininmensup oldukları Siyasî Parti ile ilişkilerinin kesilmesi yolunda verilmiş olanönergelerin reddedilmiş olması da bu hususu ayrıca kanıtlar niteliktedir.
Anayasa'nınsözü geçen maddesinde yazılı "Faaliyet" sözcüğü bilindiği gibiçalışmak, aktif iş görmek, etkilemek anlamlarına gelir. Başkanvekili ise.Partisinin Genel idare Kurulu üyeliğine seçildikten sonra bu görevden çeklinciyekadar Genel İdare Kurulu toplantılarına katılmamış, partisinin, sevk ve idareişlerinde çalışmamış ve Anayasa'nın kastettiği her hangi bir faaliyettebulunmamış ve bu yolda bir iddia da öne sürülmemiştir. Bundan başka MilletMeclisi Genel Kurulunun 6/2/1975 günlü birleşimini yönettiği sırada partisiningenel idare kuruluna seçilmesi nedeniyle bu birleşimi yönetemiyeceği yolundahiç bir Millet vekili tarafından bir itiraz da öne sürülmemiştir.
Başkanve başkanvekillerinin, üyesi bulundukları partilerin ve parti gruplarınınfaaliyetlerine katılma yasağı, Meclislerin genel kurul toplantılarında taraftutmalarını ve görüşmelerini etkilemelerini önleme amacıyle konulmuştur.Başkanvekilinin ise böyle bir davranış içinde bulunduğundan da sözedilmemektedir.
Başkanvekilinin,Genel İdare Kurulu Toplantısına katılmamasına ve grupta hiç bir faaliyettebulunmamasına rağmen yine de Millet Meclisi genel kurul toplantısına aitbirleşimi yönetemiyeceği bir an için düşünülmüş olsa bile mücerret bu nedenintarafsızlığını bozduğu ve görüşmeleri etkilediği anlaşılmadıkça Kanununiptalini gerektirir nitelik de taşımamaktadır.
Yukarıdayazılı nedenlerle çoğunluğun bu konuyla ilgili görüşüne katılmıyorum.
Üye
Abdullah Üner
KARŞIOYYAZISI
A)Yukarıda gün ve sayısı yazılı kararın, Millet Meclisi Plân Komisyonundakiişlemlere ilişkin (2) sayılı bendinin (b) fıkrasında, istemin reddi hakkındaverilen çoğunluk kararının gerekçesi; İçtüzük kurallarına uyulmadığı saptananişlemdeki aykırılığın, iptali gerektirecek önem ve ağırlıkta bulunmamasıesasına dayalı bulunmaktadır.
Oysa,yapıldığı saptanan aykırılık, kararda ayrıntılariyle belirtildiği üzere, 11sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin reddi kararlaştırıldıktan sonra verilenönergenin kabul edilerek önergeye bağlı metin üzerinde görüşme açıldığı haldebir sonuca bağlanmadan, bu metnin görüşülüp karara bağlanmış gibi KomisyonBaşkanlığınca Millet Meclisi Genel Kuruluna sunulmuş olmasından oluşmaktadır.
Komisyondagörüşülüp karara bağlanmayan bu metin, Yasama Meclislerinde görüşmeye esasalınmış, daha sonra da kanunlaşmış olduğuna göre, bu aykırılığın, YasamaMeclisleri iradelerinin yanlış biçimde oluşmasında önemli bir etken olduğunu,başka bir deyimle onların iradelerini zedelediğini ve giderek iptalioluşturacak nitelik ve ağırlık kazandığını kabul etmek gerekir.
Bunedenle, anılan (b) fıkrasında istemin reddi hakkında verilen çoğunluk kararınakarşıyım.
E)Kararın, (2) sayılı bendinin (c) fıkrasında belirtilen iptal gerekçelerinekatılmakla birlikte, iptal gerekçeleri arasına, yukarıdaki (A) bendinde yazılıgerekçenin de eklenmesi gerektiği kanısındayım.
C)Kararın, Millet Meclisi Genel Kurulundaki işlemlere ilişkin (3) sayılıbölümünün (c) bendi (aa) fıkrasındaki istemin reddi hakkında verilen hükme;Genel Kurulda 11 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin reddi açısından yapılanişlemin İçtüzüğün 36. maddesi kurallarına aykırı bir biçimde oluşturulmuşbulunması ve bu aykırılığın giderek iptali gerektirecek nitelik ve ağırlıkkazanması nedeniyle katılmıyorum.
Üye
Şekip Çopuroğlu
KARŞIOYYAZISI
I.Millet Meclisi Plân Komisyonunda 11 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamereddedildiği halde 12 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin ek geçici 10.maddesinin (g) bendinin de reddine karar verilmiş gibi bir metnin düzenlenipMeclis Genel Kuruluna sunulmuş olmasının İçtüzük Hükümlerine aykırılığıaçıktır. Ancak Komisyon evresinde oluşan ve Anayasa'nın 92 -95. maddeleridışında kalan bu tutum, komisyonlardan gelen tüm metinler üzerinde dilediğigibi tasarruf etmek yetkisine sahip bulunan Millet Meclisi Genel Kurulununiradesini zedeleyecek ve bu nedenle Kanunun iptalini gerektirecek bir niteliktaşımamaktadır,
II.Anayasa'nın 84. maddesi, Yasama Meclisleri, Başkan ve Başkanvekillerinin, üyesibulundukları siyasî partilerin veya siyasî parti gruplarının Türkiye BüyükMillet Meclisi içinde veya dışındaki faaliyetlerine katılamayacakları kuralınıgetirmiştir.
Anayasa'nınbu hükmü, Yasama Meclislerini yönetenlerin, yönetimde yan tutmamalarınısağlamak ve bu nedenle de onların parti faaliyetlerine katılmalarını önlemekereğini gütmektedir. Maddede Başkanvekilliğine seçilen bir milletvekilininbağlı bulunduğu partinin faaliyetlerini yürüten kuruluşlardan kesin olarakçekilmesini gerektiren buyurucu bir hüküm yoktur. 84. maddenin çoğunluğungörüşü doğrultusunda anlamlandırılması, Başkanvekilliğine seçilen,milletvekilinin, bağlı bulunduğu partinin meclis grubu üyeliğinden de çekilmesive böylece Başkan veya Başkanvekilinin artık bir partili olamaması sonucunudoğurur ki bu hali, 84. maddenin amacı ile bağdaştırmak olanaksız kalır.
III.Millet Meclisi Plân Komisyonunun, içtüzük hükümlerine aykırı tutumuna ilişkinolarak (I) sayılı bentte belirttiğim görüş, Millet Meclisindeki görüşmelerdolayısiyle de geçerlidir. Komisyon raporu ve kararının içtüzük hükümlerineaykırı biçimde oluşturulmuş olması, Millet Meclisinin iradesini etkileyemez.
Kararınbu yönlere ilişkin bölümlerine karşıyım.
Üye
Lûtfi Ömerbaş
KARŞIOYYAZISI
l -Millet Meclisi Genel Kurulunda gündem dışı işlerle diğer işler görüşüldüktensonra 11 sayılı Kanun Hükmündeki Kararnamenin Genel Kurulda görüşülmesineilişkin öneriler Başkan tarafından Genel Kurulun bilgisine sunularak, bunlarüzerinde görüşme açılmıştır. Daha sonra konunun 48 saatlik süre geçmedengörüşülmesi hakkında verilen önergede kabul edilerek yetki kanun tasarılarınıngörüşülmesine geçilmişse de Hükümetin hazır bulunmadığından bu tasarılarıngörüşülmesi ertelenmiş ve 11 sayılı Kanun Hükmündeki Kararnameye ilişkinraporun görüşülmesine geçilmiştir. Az evvel hazır bulunmayan hükümetin hazırbulunduğunun anlaşılması üzerine Başkan, mesainin uzatılması hakkında verilenbir önerge olduğunu belirterek "görüşülmekte bulunan 113 sıra sayılı ve l1sayılı Kanun Hükmündeki Kararname ve Plân Komisyonu Raporunun müzakere veintacına kadar çalışmanın devamına karar verilmesini" isteyen önerge ileyoklama yapılması hakkındaki başka bir önergeyi okutmuş ve arkasından da saatin19'a geldiğini ve mesai saatinin dolduğunu bildirmiş, uzatma teklifi aleyhindeiki üyeye söz vermiş ve yoklama yapılıncaya kadar mesainin uzatılmasını oyakoymuştur. Yoklama sonunda çoğunluğun bulunduğunu bildirmiş, bundan sonra datasarının görüşülmesinin bitimine kadar çalışma süresinin uzatılmasını oyasunmuş, kabul edilmesi üzerine müzakereyi sürdürmüştür.
Görülüyorki, uzatma teklifi oylanmadan ve hatta yoklama yapılmadan evvel mesai saatidolmuştur. Bu durumda Başkanın oturumu kapatması gerekirken, verilmesindenitibaren henüz 48 saat geçmeden gündeme alman kanun teklifinin görüşülmesinebaşlanması Millet Meclisi İçtüzüğünün 56. maddesinin metnine ve amacınaaykırıdır. Millet Meclisi İçtüzüğünün 56. maddesinin ikinci fıkrası aynenşöyledir. "Zorunlu hallerde, o birleşim için geçerli olmak kaydıyla vesona ermek üzere olan işlerin tamamlanması amacıyla oturumun uzatılmasına genelkurulca karar verilebilir." Buna göre oturumun uzatılabilmesi için ikikoşulun gerçekleşmiş olması lâzımdır.
a)Zorunlu hal olması,
b)Sona ermek üzere olan işlerin tamamlanmasının söz konusu bulunması.
Olaydazorunlu hali açıklayan bir neden ileri sürülmemiştir.
Diğertaraftan 11 sayılı Kanun Hükmündeki Kararname görüşülmesine başlanmış bir işdeğildir. Hatta 11 sayılı Kanun Hükmündeki Kararname o günkü gündemdebulunmadığı halde genel kurul karariyle gündeme alınmıştır.
Milletvekilleriningündemde olan işleri kovalaması şüphesiz görevleridir. Ancak gündemde olmayanve oturum içerisinde gündeme alınarak görüşülmesine başlanmış olan bir teklifingörüşülmesine şu veya bu sebeplerle katılmamaları olağandır. Buna rağmengündemde bulunmayan teklifin mesai saatinin sona ermesinden sonra görüşülmesimilletvekillerinin görüşmeye katılmalarını, oylarını kullanmalarınıönleyebileceğinden terviç edilemez. Millet Meclisi içtüzüğünün 56. maddesininikinci fıkrası, fıkrada öngörülen koşulların gerçekleşmesi halinde uygulanabilecekistisnai bir hükümdür. Buna rağmen 11 sayılı Kanun Hükmündeki Kararnameninmesai saatinin sona ermesinden sonra görüşülmesi ve karara bağlanması kimimilletvekillerinin iradelerin tecellisine engel olacağından kanunun iptalinigerektirir.
2 -Oturumu yöneten Başkanvekilinin, mensup olduğu partinin genel idare kuruluüyesi olmasının Anayasa'nın 84. maddesine aykırı olduğu hakkındaki çoğunlukgörüşü kanaatimizce isabetli değildir. Gerçekten Anayasa'nın 84. maddesi Başkanve Başkan vekillerinin üyesi bulundukları partilerin veya siyasî partigruplarının Türkiye Büyük Millet Meclisi İçtüzüğündeki veya dışındakifaaliyetlere katılamıyacağını hüküm altına almıştır. Ancak bu yasak Başkan veBaşkanvekillerinin partileri ile olan münasebetleri ve ilişkileridir. Daha açıkbir ifadeyle parti faaliyetlerine katılmayı men eylemekte olup siyasî partigenel idare kuruluna mensup bir kimsenin başkanlık yapmasına engel değildir.Fiilen bu faaliyetlerde bulunduğuda saptanmamış olmasına göre bu hususAnayasaya aykırılığı oluşturamaz.
SONUÇ:
Yukarıdal nci bentte açıklanan sebeple 1896 sayılı Kanunun iptali gerektiği, 2 ncibentte açıklanan sebeple de iptali gerekmediği oyundayım.
Üye
Ahmet Salih Çebi
KARŞIOYYAZISI
1-Geçmiş olaylardan esinlenerek, sonuçlara aksaksız ulaşmayı sağlayabilmek içinkonulduğunun kabulü zorunlu yasalaştırma yöntemleriyle ilgili içtüzükhükümlerinin, nedenleri belirtilmeden savsanması haline bir dayanak AnayasaMahkemesince aranamaz.
2 -İçtüzük hükümlerine uyulmamasından ileri gelen aksaklık, giderilmesine fırsatverilmek gereken niteliktedir. Bu nedenle de iptal hükmünün yürürlüğünü,Anayasa'nın 152. maddesi uyarınca, bir ilerdeki güne bırakmak gerekli idî.
SONUÇ:Kararın belirtilmiş bölümlerine açıkladığım nedenlerle katılmıyorum.
Üye
Nihat O. Akçakayalıoğlu