ANAYASA MAHKEMESİ KARARI
Esas Sayısı : 1975/163
Karar Sayısı : 1975/186
Karar Günü : 25.9.1975
İTİRAZ YOLUNA BAŞVURAN MAHKEME:İstanbul 5. Ağır Ceza Mahkemesi.
İTİRAZIN KONUSU:15.5.1974 günlü, 1803 sayılı“Cumhuriyetin 50 nci Yılı Nedeniyle Bazı Suç ve Cezaların Affı HakkındaKanun”un 13. maddesinin ikinci fıkrasının iptali istemidir.
I. OLAY:
Yurda kakao ve kakao yağını kaçak olarak soktukları savı ilesanıklar hakkında 1918 sayılı Kaçakçılığın Men ve Takibine Dair Kanunun 27/2.ve 53. maddeleri gereğince cezalandırılmaları istemi ile açılan kamu davasında,Cumhuriyet Savcısı, 15.5.1974 günlü, 1803 sayılı Yasanın 13. maddesinin ikincifıkrasının Anayasanı 92. maddesinin beşinci fıkrası ile saptanan yöntemlereuyulmadan yasalaştığını belirterek bu kuralın iptalini istemiş, bu savı Mahkemede ciddî görerek iptali için, Anayasanın değişik 151. ve 22.4.1962 günlü, 44sayılı Yasanın 27. maddesi uyarınca Anayasa Mahkemesine başvurmağa kararvermiştir.
II- İTİRAZIN GEREKÇESİ:
İtirazın gerekçesi özeti:
1803 sayılı Af Yasasının 13. maddesinin ikinci fıkrasının,Anayasanın 92. maddesinin beşinci fıkrasındaki biçim kuralına aykırı olarakyasalaştığı ileri sürülmüştür.
III- YASA METİNLERİ:
1- İtiraz konusu Yasa kuralı:
15.5.1974 günlü, 1803 sayılı Yasanın 13. maddesinin ikinci fıkrasışöyledir:
“Madde 13- ……..
Ancak, yukarıki fıkra hükmü dışında kalan eşya, ithalde alınangümrük ve diğer vergi ve resimler ile ardiye ücreti ve sair masraflarınödenmesi halinde sahiplerine verilir.”
2- Dayanılan Anayasa kuralı;
Anayasanın 92. maddesinin beşinci fıkrası şöyledir:
“Madde 92- Beşinci fıkra:
Millet Meclisi, Cumhuriyet Senatosundan gelen metni benimsemezse,her iki Meclisin ilgili komisyonlarından seçilecek eşit sayıdaki üyelerden birkarma komisyon kurulur. Bu komisyonun hazırladığı metin Millet Meclisinesunulur. Millet Meclisi, Karma Komisyonca veya Cumhuriyet Senatosunca veya dahaönce kendisince hazırlanmış olan metinlerden birini olduğu gibi kabul etmekzorundadır. Cumhuriyet Senatosunda üye tamsayısının salt çoğunluğu ile kabuledilmiş madde değişikliklerinde, Millet Meclisinin kendi ilk metninibenimsemesi için, üye tamsayısının salt çoğunluğunun oyu gereklidir. Bu haldeaçık oya başvurulur.”
IV- İLK İNCELEME:
Anayasa Mahkemesi İçtüzüğünün 15. maddesi uyarınca yapılantoplantıda:
1- Suç ve ezaların affı hakkında yasama belgelerinin Anayasayauygunluk denetimine bağlı olup olmayacağı sorunu üzerinde durulmuş ve budenetimin Anayasa Mahkemesince yapılması gerektiği sonucuna varılmıştır. Konuhakkında ayrıntılı gerekçeler Anayasa Mahkemesinin 28.11.1974 günlü, Esas:1974/34, Karar: 1974/50 sayılı kararında tümüyle açıklanmış bulunduğundan“Resmî Gazete; gün: 21.1.1975, Sayı: 15125), bunların burada yinelenmesinegerek kalmamıştır.
2- Mahkemenin itiraz yoluna başvurmaya yetkili olup olmadığısorunu:
Anayasanın değişik 151. maddesine göre bir davaya bakmakta olanmahkeme sadece o davanın çözümünde uygulayacağı hüküm hakkında Anayasayaaykırılık itirazında bulunabilir. Bunun dışında kalan hükümleri itiraza konuyapmaya yetkili değildir. Anayasa Mahkemesi de kendisine yapılan itirazları151. maddede yer alan konuları sınırları içinde inceleyebilir. 44 sayılıKanunun 28. maddesi hükümleri saklı kalmak kaydıyle, incelemesini bu koşullarınbelirlediği sınırlar dışına taşıramaz.
Olay bölümünde de açıklandığı gibi sanıklar, kakao ve kakao yağınıkaçak olarak yurda sokmak suçundan 1918 sayılı Yasanın 27. maddesinin ikincifıkrası uyarınca yargılanmaktadır.
15.5.1974 günlü, 1803 sayılı Af Yasasının 13. maddesinin birincifıkrası “Bu kanun hükümleri, bir ceza mahkûmiyeti olmasa ve faile ait bulunmasadahi kanunen dış ticaret rejimi hakkındaki kararlara göre kullanılması,yapılması, taşınması, bulundurulması, satılması ve yurda sokulması suç teşkileden veya inhisara tabi olan eşyanın müsaderesine engel değildir.” kuralınıkoymaktadır.
Bu madde içinde yer alan “Yurda sokulması suç teşkil eden …eşyanın müsaderesine engel değildir.” biçimindeki kural, Anayasa Mahkemesinin3.4.1975 günlü, Esas: 1975/6, Karar: 1975/64 sayılı kararı ile iptaledilmiştir. (Resmî Gazete, gün: 4.6.1975, sayı: 15255)
Kaçakçılığın Men ve Takibine Dair 1918 sayılı Kanunun 1. maddesi:
“A) Herhangi bir maddeyi veya eşyayı gümrük muamelesine tabiolmaksızın Türkiye’ye ithal veya Türkiye’ye ithale teşebbüs etmek;
B) Türkiye’ye ithali veya Türkiye’den ihracı memnu olan herhangibir madde veya eşyayı ithal veya ihraç veya bunlara teşebbüs etmek;”
Eylemlerini kaçakçılık olarak nitelendirmiştir.
Bu hükümlere göre, ithal kotalarında yer alsa bile bir malıngümrük işlemlerini yaptırmaksızın, Türkiye’ye sokulması kaçakçılık suçunuoluşturur. Bu durum, suç konusu eşyaya, “kanunen yurda sokulması suç teşkileden eşya) niteliğini verdiğinden, Af Yasasının 13. maddesinin birinci fıkrasıhükümlerinin uygulanmasını zorunlu kılar.
Oysa, Ağır Ceza Mahkemesi olayda uygulanması gerekli olan sözkonusu birinci fıkranın değil, maddenin ikinci fıkrasının Anayasayaaykırılığını öne sürerek iptaline karar verilmesini istemiştir.
Bir malın gümrük işlemlerini yaptırmaksızın kaçak olarak yurdasokulmasını 1918 sayılı Kanun suç baydığına göre, 3. maddenin birincifıkrasının kapsamı içinde olan bu maddeler, ikinci fıkranın kapsamı içinegiremez.
Yukarıdaki açıklamalara göre, 1803 sayılı Yasanın 13. maddesininitiraz konusu ikinci fıkrasının eldeki davada uygulama olanağı bulunmadığından,Mahkemenin bu fıkra hakkında Anayasa Mahkemesine itiraz yoluyla başvurmayetkisi yoktur. Bu nedenle anılan fıkraya yönelen itirazın, Mahkemeninyetkisizliği yönünden reddine karar verilmelidir.
Abdullah Üner, Lûtfi Ömerbaş, Ahmet Salih Çebi ve Nihat O.Akçakayalıoğlu bu görüşe katılmamışlardır.
V- SONUÇ:
15.5.1974 günlü, 1803 sayılı Kanunun 13. maddesinin itiraz konusuikinci fıkrası davada uygulanacak hüküm olmadığından itirazın Mahkemeninyetkisizliği nedeniyle reddine Abdullah, Üner, Lûtfi Ömerbaş, Ahmet Salih Çebive Nihat O. Akçakayalıoğlu’nun karşıoylarıyle ve oyçokluğuyla,
25.9.1975 gününde karar verildi.
Başkanvekili
Kâni VRANA
Üye
İhsan ECEMİŞ
Üye
Ahmet AKAR
Üye
Ziya ÖNEL
Üye
Abdullah ÜNER
Üye
Ahmet KOÇAK
Üye
Şekip ÇOPUROĞLU
Üye
Muhittin GÜRÜN
Üye
Lûtfi ÖMERBAŞ
Üye
Hasan GÜRSEL
Üye
Ahmet Salih ÇEBİ
Üye
Şevket MÜFTÜGİL
Üye
Adil ESMER
Üye
Nihat O. AKÇAKAYALIOĞLU
Üye
Ahmet H. BOYACIOĞLU
KARŞIOY YAZISI
1- Yurda kaçak Kakao sokmaktan sanık hakkında 1918 sayılı Kanunun27/2 ve 58 inci maddelerine göre açılan kamu davasının duruşması sırasındaCumhuriyet Savcısı, 1803 sayılı Af Kanununun 13 ncü maddesinin ikincifıkrasının biçim yönünden Anayasaya aykırı olduğunu iddia etmiş, Mahkemece debu iddia ciddî görülerek sözü edilen Kanun hükmünün bu nedenle iptali içinAnayasa Mahkemesine başvurulmasına karar verilmiştir.
2- 1803 sayılı Af Kanununun 13. maddesinin birinci fıkrası “Birceza mahkûmiyeti olmasa ve faile ait bulunmasa dahi Kanunen veya dış ticaretrejimi hakkındaki kararlara göre kullanılması, yapılması taşınması,bulundurulması, satılması ve yurda sokulması suç teşkil eden veya inhisara tabiolan eşyanın müsadere edileceği” ve ikinci fıkrası da, “bunlar dışında kalaneşyanın, ithalde alınan gümrük ve diğer vergi ve resimler ile ardiye ücreti vesair masrafların ödenmesi halinde sahiplerine verileceği” hükmünükapsamaktadır.
Bu Kanunun sözü edilen 13 ncü maddesinin birinci fıkrasında yazılıkullanılması, yapılması, taşınması, bulundurulması, satılması, ve yurdasokulması yasaklanmış ve suç teşkil eden madde ve eşyanın nelerden ibaretolduğu çeşitli kanunlarda ve Dış Ticaret rejimi ile ilgili kararlarda açıkçabelirtilmiştir. Örneğin:
A- Metre sistemine göre yapılmış ölçü âletleri (1872 sayılı K. Md.3)
B- Ham Afyon ve müstahzaratı (2313 sayılı K. Md. 3)
C- Dinamit, Bomba ve benzeri tahrip edici ve öldürücü maddeler vesilâhlar (TCK. Md. 265)
Ç- Zehirli Gazlar (2399 sayılı Ka. Md. I)
D- Ateşli Silâhlar (6136 Sayılı Ka. Md. 2, 12)
E- Taklit veya tagyir edilmiş paralar (TCK. Md. 316)
F- Uyuşturucu Maddeler (TCK. Md. 403-404)
G- Müstehcen ve Hayasızca yazılmış kitaplar, Gazeteler, bu kabilFotoğraflar ve Sinema şeritleri (TCK. Md. 426)
gibi eşya ve maddelerdir. Gümrük Yönetmeliğinin 481 nci maddesindebu tür eşyanın listesi ayrıca yayımlanmıştır. Bu tür eşya ve maddelerin, her nesuretle olursa olsun Memlekete sokulması, kullanılması, bulundurulması,taşınması kesin suretle yasaklanmış ve ceza müeyyidesi altına alınmıştır. Bugibi eşya ve maddelerin Gümrük ve sair vergi ve resimleri ödenerek de olsayurda sokulamıyacağını söylemeye bile gerek yoktur. Af Kanununun 13 ncümaddesinin birinci fıkrasında söz konusu olan ve her halde müsadere edileceğihükme bağlanmış bulunan eşya bunlardır. Bunların dışında kalan eşyanınbulundurulması, kullanılması, taşınması, yasaklanmamıştır. Sözü edilen 13 ncümaddenin ikinci fıkrası da bu tür eşyaya ilişkin hükmü düzenlemektedir. Gümrükişlemine tabi tutulmak suretiyle yurda sokulabilecek olan bu ikinci kategoriyegiren eşyanın açıklanan birinci kategoride gösterilen bizatihi ve kesin suretteyasaklanmış eşya niteliğine dönüşeceği söylenemez. Bunun aksine bir görüşmevzuata uygun düşmediği gibi sözü edilen 13 ncü maddenin ikinci fıkrasını dafiilen uygulanamaz bir duruma düşürmektedir. Nitekim böyle bir görüşün kabulühalinde sözü edilen ikinci fıkranın hangi hallerde uygulanacağına dair biraçıklık getirilememekte ve bir örnek de verilememekte olduğu anlaşılmaktadır.
Kaçakçılığın men ve takibine dair 1918 sayılı Kanunun 1.maddesinde Kaçakçılık suçları tanımlanırken:
A- Herhangi bir maddeyi ve eşyayı gümrük muamelesine tabiolmaksızın Türkiyeye ithal veya ithale teşebbüs etmek fiilleri ile,
B- Türkiyeye ithale veya Türkiyeden ihracı memnu olan her hangibir maddeyi veya eşyayı ithal veya ihraç etmek veya bunlara teşebbüs etmek,
fiilleri tamamen bir birinden farklı ve ayrı olarak ele alınmış,yukarıda (A) bendinde yazılı eşyanın, gümrük muamelesine tabi olmaksızınTürkiyeye ithale veya ithaline teşebbüs edilmesi halinde (B) bendinde yazılımemnu eşya niteliğini haiz olacağı yolundaki görüşe bu suretle yerverilmemiştir.
İstanbul 5 nci Ağır Ceza Mahkemesindeki Davaya konu olan eşya iseGümrük resmi ödenmeksizin yurda sokulduğu öre sürülen (Kakao) dır. (Kakao)nunkullanılması, taşınması, bulundurulması ve satılması kanunen ve Dış ticaretrejimine ilişkin kararla yasaklanmış değildir. Aksine, ikinci beş yıllıkkalkınma plânı esasları gözönünde tutulmak suretiyle Bakanlar Kuruluncasaptanmış olan ithalât rejimine dayanılarak çıkarılmış olan İthalâtyönetmeliğinde (Resmi Gazete, 4.1.1971 gün, S: 13713) Kakao ve Kakao yağıithaline yer verilmiştir. Nitekim, bugün yurdun her tarafında Kakao serbestçealınıp satılmakta ve kullanılmaktadır. O halde bu davada Af Kanununun uygulanacakhükmü 13 ncü maddesinin birinci değil ikinci fıkrası olduğu kuşkusuzdur.Mahkemenin, bu yolda görüşü yerindedir. Yargıtayın görüşü ve uygulaması da buyoldadır.
Özetlemek gerekirse: Davâda suç konusu olan(Kakao) kanunlara ve Dış ticaret rejimi hakkındaki karara göre, Af Kanununun 13ncü maddesinin birinci fıkrasında ifadesini bulan kullanılması, taşınması,bulundurulması, satılması, yurda sokulması yasak ve suç teşkil eden danolmadığından olayda Af Kanununun 13 ncü maddesinin birinci değil ikincifıkrasının uygulanması gerekir ve bu itibarla Mahkemenin itiraz yetkisi mevcutolduğundan itirazın esasının incelenmesi icabeder.
Yukarıda yazılı nedenlerle çoğunluk kararına ve gerekçesinekatılmıyorum.
Üye
Abdullah ÜNER
KARŞIOY YAZISI
Sanıklar, Ağır Ceza Mahkemesinde, yurda kaçak olarak kakao vekakao yağı soktukları savı ile ve 1918 sayılı Kaçakçılığın Ken ve Takibine DairKanunun 27/2. ve 58. maddeleri uyarınca cezalandırılmaları isteği ileyargılanmaktadırlar.
1803 sayılı Af Yasasının 13. maddesinin birinci fıkrasındayasalara veya dı ş ticaret rejimi hakkındaki kurallara göre kullanılması,yapılması, taşınması, bulundurulması, satılması ve yurda sokulması suç teşkileden veya inhisara tâbi olan eşyanın müsaderesinden ve aynı maddenin ikincifıkrasında, birinci fıkra hükmü dışında kalan eşyanın sahiplerine verilmesikoşullarından söz edilmektedir.
Kakao, yurda sokulması veya yurtda kullanılması, satılmasıyasaklanmış eşyadan değildir … Gümrük işlemleri yerine getirilmek suretiyleyurda sokulabilen ve serbestçe alınıp satılabilen bir maldır.
Ağır Ceza Mahkemesi de Kakao’nun, yurda sokulması veya yurtdaalınıp satılması mutlak surette yasaklanmış eşya arasında bulunmadığınısaptamış ve sanıklar hakkında 1803 sayılı Af Yasasının 13. maddesinin ikincifıkrasının uygulanması gerektiği sonucuna varmıştır.
Eğer gümrük işlemleri yerine getirilmeksizin yurda sokulan eşyakaçakçılığı ile her ne suretle olursa olsun yurda sokulması yasaklanmış olaneşya kaçakçılığı sırasında bir ayırım yapılmıyacaksa, 1918 sayılı Kanunun 1.maddesinde yer alan kaçakçılık suçunun tanımlanması anlamsız ve sonuç olarak daAf Yasasının 13. maddesinin ikinci fıkrasının uygulanması olanaksız kalır.
Bu nedenlerle Af Yasasının 13. maddesinin birinci fıkrasını değil,ikinci fıkrasını uygulamak durumunda olan Ağır Ceza Mahkemesi; AnayasaMahkemesine başvurmak yetkisine sahiptir ve işin esasının incelenmesi gerekir.
Üye
Lûtfi ÖMERBAŞ
KARŞIOY YAZISI
Sanıkların üzerine atılan eylem yurda kaçak olarak kakao ve kakaoyağı sokmaktır. Yasalarımız bu maddenin yurda sokulmasını mutlak suretteyasaklamamış, yurda sokulmalarını gümrük işlemlerinin yerine getirilmesikoşuluna bağlamıştır. Bu nedenle sanıklar hakkında uygulanacak yasa hükümleri1918 sayılı Yasanın 1. maddesinin (A) bendi ve 1803 sayılı Af Yasasının 3 ncümaddesinin 1. ve 13. maddesinin 2. fıkrasıdır. Yerel mahkemenin bozulankararında da bu hükümler uygulanmıştır.
Yüksek Yargıtay 7 nci Ceza Dairesi Yerel Mahkemenin kararını, “DışTicaret rejimine uygun olarak kakao ithalinin mümkün olup olmadığıaraştırılarak sonucuna göre müsaderesine veya 1803 sayılı Af Yasasının 13/2.maddesindeki şartlar dairesinde iadesine karar verilmesi gerekirken, aynı yasanın13. maddesi gereğince gerekli işlemin yapılmasına karar verilmesi yasayaaykırıdır.” gerekçesiyle ve soruşturma eksikliği noktasından bozmuştur. Bunagöre yerel mahkemece yapılacak iş, dış ticaret rejimine uygun olarak kakaoithalinin mümkün olup olmadığını araştırmak, mümkün olduğunun anlaşılmasıhalinde 1803 sayılı Yasanın 13. maddesinin 2 nci fıkrası uyarınca sahiplerineiadesine karar vermektir.
Bozma kararına uyan yerel mahkeme 1803 sayılı Yasanın 13/2.maddesinin bu davada uygulanacak hüküm olduğu kanaatine vararak, işi, AnayasaMahkemesine intikal ettirmiştir. Bir davada uygulanması gerekli kanunun hükmünüsaptamak yerel mahkemeye, uygulamada isabet olup olmadığını kontrol etmek deYargıtay’a aittir. Yasa uygulamasının uygunluğunu denetlemek yetkisi AnayasaMahkemesinin görev ve yetkisi dışındadır. Kanunların Anayasaya uygun olupolmadığını denetlemek durumunda olan Anayasa Mahkemesinin uygulanacak kanunhükmünü saptaması ve belirtmesi, yasaları uygulama durumunda olan yerel mahkemeile üst mahkemenin yetkisine tecavüz teşkil eder.
Anayasanın değişik 151 nci ve 44 sayılı Kanunun 27. maddelerihükümlerini uygulamayı kontrol niteliğinde yorumlamak, bunun sonucu olarak dauygulanacak hükmü saptamak yetkisini Anayasa Mahkemesine ait saymak hukukilkeleriyle bağdaşmayacağı gibi mahkemenin uygulamada kararlı olduğu bir hükmün–Anayasaya uygunluğu bakımından- Anayasa Mahkemesinin denetimi dışındakalmasına sebep olur.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle 1803 sayılı Af Yasasının 13.maddesinin 2. fıkrasının, itiraz konusu edilen bir davada uygulanacak hükümolmadığından, itirazın mahkemenin yetkisizliği nedeniyle reddi hakkındakiçoğunluk görüşüne karşıyım.
Üye
Ahmet Salih ÇEBİ
KARŞIOY YAZISI
Yargıtay, mahkemece uyulmuş 5.11.1974 günlü bozma ilâmında, soruşturmasonucuna göre 1803 sayılı Kanunun 13. maddesinin ikinci fıkrasının dauygulanabileceğini işaretlemiştir.
Yargıtay’ın kabullendiği bu olasılık ancak, tartışma götürmeyecekkesinlik karşısında reddolunabilir. İnceleme konusu olayımızda ise, böyle birhâl yoktur.
Sayın çoğunluğun kararına açıklanan nedenle karşıyım.
Üye
Nihat O. AKÇAKAYALIOĞLU