ANAYASA MAHKEMESİ KARARI
Esas Sayısı : 1975/201
Karar Sayısı : 1975/215
Karar Günü : 18.12.1975
İTİRAZ YOLUNA BAŞVURAN MAHKEME: ÇankırıAğır Ceza Mahkemesi.
İTİRAZIN KONUSU: 1803 Sayılı Af Yasasının13. maddesinin ikinci fıkrasının iptali istemidir.
I- OLAY:
Yabancı menşeli bazı ilaç, ev, giyim ve süs eşyasını GümrükYasalarına aykırı olarak yurda sokmak suretiyle toplu kaçakçılık suçundan sanıkkişiler hakkında 1918 sayılı Yasanın 27/2. ve 58/1. maddeleri uyarınca açılankamu davasının görülmesi sırasında ele geçirilen eşyalar bakımından 1803 sayılıAf Yasasının 13. maddesinin ikinci fıkrasının uygulanması, gerektiğini, oysa bumaddenin Anayasa’nın 92. maddesinin beşinci fıkrası ile saptanan yöntemlereuyulmadan yasalaştığını öne süren Mahkeme, bu kuralın iptali için Anayasanındeğişik 151. ve 22.4.1962 günlü, 44 sayılı Kanunun 27. maddeleri gereğinceAnayasa Mahkemesi’ne başvurmuştur.
II- İTİRAZIN GEREKÇESİ:
İtirazın gerekçesi özeti:
1803 sayılı Af Yasasının 13. maddesinin ikinci fıkrasının,Anayasanın 92. maddesinin beşinci fıkrasındaki biçim kuralına aykırı olarakyasalaştığı ileri sürülmüştür.
III- YASA METİNLERİ:
1- İtiraz konusu Yasa kuralı:
15.5.1974 günlü, 1803 sayılı Yasanın 13. maddesinin ikinci fıkrasışöyledir:
“Madde 13- ……..
Ancak, yukarıki fıkra dışında kalan eşya, ithalde alınan gümrük vediğer vergi ve resimler ile ardiye ücreti ve sair masrafların ödenmesi halindesahiplerine verilir.”
2- Dayanılan Anayasa kuralı:
Anayasanın 92. maddesinin beşinci fıkrası şöyledir:
“Millet Meclisi, Cumhuriyet Senatosundan gelen metni benimsemezseher iki Meclisin ilgili komisyonlarından seçilecek eşit sayıdaki üyelerden birkarma komisyon kurulur. Bu komisyonun hazırladığı metin Millet Meclisinesunulur. Millet Meclisi, Karma Komisyonca veya Cumhuriyet Senatosunca veya dahaönce kendisince hazırlanmış olan metinlerden birini olduğu gibi kabul etmekzorundadır. Cumhuriyet Senatosunda üye tamsayısının salt çoğunluğu ile kabuledilmiş madde değişikliklerinde, Millet Meclisinin kendi ilk metninibenimsemesi için, üye tamsayısının salt çoğunluğunun oyu gereklidir. Bu haldeaçık oya başvurulur.”
IV- İLK İNCELEME:
Anayasa Mahkemesi İçtüzüğünün 15. maddesi uyarınca yapılan ilkinceleme toplantısında aşağıdaki sorunlar üzerinde durmuştur:
1- Anayasa Mahkemesinin itirazı incelemeye görevli ve yetkili olupolmadığı sorunu:
Suç ve cezaların affı hakkındaki yasama belgelerinin Anayasayauygunluk denetimine bağlı olduğu, Anayasa Mahkemesince verilen ve 21.1.1975günlü, 15125 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan 28.11.1974 günlü ve 1974/34-50sayılı kararda gerekçeleriyle belirtilmiştir.
Şu duruma göre bu işe bakmanın Anayasa Mahkemesinin görevi içindebulunduğu açıktır.
Halit Zarbun bu görüşe katılmamıştır.
2- Mahkemenin itiraz yoluna başvurmaya yetkili olup olmadığısorunu:
Anayasanın değişik 151. maddesine göre bir davaya bakmakta olanmahkeme o davanın çözümünde uygulayacağı kanun hükmü hakkında Anayasayaaykırılık itirazında bulunabilir. Bunun dışında kalan hükümleri itiraza konuyapmaya yetkili değildir. Anayasa Mahkemesi de itirazları 151. maddede yer alankonuları bu sınırlama içinde inceleyebilir. 44 sayılı Kanunun 28. maddesihükümleri saklı kalmak kaydiyle, incelemesini bu koşulların belirlediğisınırlar dışına taşıramaz.
Olay bölümünde açıklandığı ve mahkeme kararında belirlendiği gibi,yakalanan eşyanın gümrük işlemleri yapılmadan kaçak olarak yurda sokulmuşolması nedeniyle sanıklar 1918 sayılı Yasanın 27. maddesinin 2. fıkrasıuyarınca yargılanmaktadırlar.
15.5.1974 günlü, 1803 sayılı Af Yasasının 13. maddesinin birincifıkrası “Bu kanun hükümleri, bir ceza mahkûmiyeti olmasa ve faile ait bulunmasadahi kanunen dış ticaret rejimi hakkındaki kararlara göre kullanılması,yapılması, taşınması, bulundurulması, satılması ve yurda sokulması suç teşkileden veya inhisara tabi olan eşyanın müsaderesine engel değildir.” kuralınıkoymaktadır.
Bu madde içinde yer alan “Yurda sokulması suç teşkil eden …eşyanın müsaderesine engel değildir.” biçimindeki kural, Anayasa Mahkemesinin3.4.1975 günlü, Esas: 1975/6, Karar: 1975/64 ve 10.6.1975 günlü, Esas 1975/131,Karar: 1975/152 sayılı kararları ile iptal edilmiştir. (Resmî Gazete, gün:4.6.1975, Sayı: 15255 ve 4.10.1975, Sayı: 15376).
Kaçakçılığın Men ve Takibine Dair 1918 sayılı Kanunun 1. maddesi:
“A) Herhangi bir maddeyi veya eşyayı gümrük muamelesine tabiolmaksızın Türkiyeye ithal veya Türkiyeye ithale teşebbüs etmek;
B) Türkiyeye ithali veya Türkiyeden ihracı memnu olan herhangi birmadde veya eşyayı ithal veya ihraç veya bunlara teşebbüs eylemek;”
Eylemlerini kaçakçılık olarak nitelendirmiştir.
Bu hükümlere göre, ithal kotalarında yer alsa bile bir malıngümrük işlemlerini yaptırmaksızın, Türkiye’ye sokulması kaçakçılık suçunuoluşturur. Bu durum suç konusu eşyaya, “Kanunen yurda sokulması suç teşkil edeneşya) niteliğini verir. Böyle olunca, mahkemenin davada Af Yasasının 13.maddesinin birinci fıkrasında yer alan “yurda sokulması suç teşkil eden eşya”yailişkin hükmü uygulaması zorunlu olur. Bu hüküm ise, yukarıda açıklandığı üzereAnayasa Mahkemesince iptal edilmiştir.
Gümrük işlemleri yaptırılmaksızın kaçak olarak yurda sokulan ve1918 sayılı Yasanın yukarıda açıklanan hükmü uyarınca suç konusu olan eşyahakkında, itiraz yoluna başvudran mahkemenin, 1803 sayılı Af Yasasının 13.maddesinin ikinci fıkrası hükmünü uygulayabileceği kabul edilemez. Çünki ikincifıkra hükmü birinci fıkrada yazılı suç konusu eşya dışında kalan mallarıkapsamına almaktadır.
Yukarıdaki açıklamalara göre, 1803 sayılı Yasanın 13. maddesininitiraz konusu ikinci fıkrasının eldeki davada uygulama olanağı bulunmadığından,Mahkemenin bu fıkra hakkında Anayasa Mahkemesine başvurma yetkisi yoktur. Bunedenle anılan fıkraya yönelen itirazın, Mahkemenin yetkisizliği yönündenreddine karar verilmelidir.
Abdullah Üner, Lûtfi Ömerbaş, Ahmet Salih Çebi ve Nihat O.Akçakayalıoğlu bu görüşe katılmamışlardır.
V- SONUÇ:
15.5.1974 günlü, 1803 sayılı Kanunun 13. maddesinin itiraz konusuikinci fıkrası davada uygulanacak hüküm olmadığından itirazın, Mahkemeninyetkisizliği nedeniyle reddine Abdullah, Üner, Lûtfi Ömerbaş, Ahmet Salih Çebive Nihat O. Akçakayalıoğlu’nun karşıoylarıyle ve oyçokluğuyla,
18.12.1975 gününde karar verildi.
Başkan
Kâni VRANA
Başkanvekili
Şevket MÜFTÜGİL
Üye
İhsan ECEMİŞ
Üye
Ahmet AKAR
Üye
Halit ZARBUN
Üye
Ziya ÖNEL
Üye
Abdullah ÜNER
Karşı oy yazısı eklidir.
Üye
Ahmet KOÇAK
Üye
Şekip ÇOPUROĞLU
Üye
Muhittin GÜRÜN
Üye
Lûtfi ÖMERBAŞ
Üye
Hasan GÜRSEL
Üye
Ahmet Salih ÇEBİ
Karşı oy yazısı eklidir.
Üye
Nihat O. AKÇAKAYALIOĞLU
Karşı oy yazısı ekli
Üye
Ahmet H. BOYACIOĞLU
KARŞIOY YAZISI
21.1.1975 günlü ve 15125 sayılı Resmî Gazete’de yayımlananMahkememizin 28.11.1974 günlü, 1974/34-50 sayılı kararına ilişkin karşıoyyazımda açıkladığım görev ve yetkiye ilişkin gerekçelerle, çoğunluğun bukararına da katılmıyorum.
Üye
Halit ZARBUN
KARŞIOY YAZISI
Sanıklarda yakalanan tepsi, kadın çizmesi, çaydanlık, tabak,tencere ve boncuk gibi eşya gümrük resmine tâbi olup 1903 sayılı Af Kanununun13. maddesinin birinci fıkrasındaki kanunen veya dış ticaret rejimi hakkındakikararlara göre kullanılması, yapılması, taşınması, bulundurulması, satılması veyurda sokulması yasak ve suç teşkil eden eşyanın bulunmadığından sözü edilen13. maddenin ikinci fıkrasına göre ithalde alınan gümrük ve diğer vergi veresimlerle ardiye ücreti vesair masrafların ödenmesi halinde sahiplerineverilmesi ve davada bu ikinci fıkra hükmünün uygulanması gerekmektedir. Böyleolunca mahkemenin bu fıkra hakkında Anayasa Mahkemesine başvurma yetkisi vardırve esasın incelenmesi gerekir.
Üye
Abdullah ÜNER
KARŞIOY YAZISI
Sanıklar hakkında Ağır Ceza Mahkemesine açılan kamu dâvası, 1918sayılı Yasanın 27/2, 58. maddelerine dayandırılmıştır. Sanıkların suç konusueşyayı, gümrük işlemlerini yaptırmadan yurda soktukları ileri sürülmüştür. Bueşyanın, Kaçakçılığın ve Men ve Takibine Dair 1918 sayılı Yasanın 1. maddesininB bendinde belirtilen ve yurda sokulması kesinlikle (gümrük işlemleriyaptırılsa bile) yasaklanmış olan eşya niteliğinde bulundukları iddia edilmişdeğildir. Bu nedenlerle ve Anayasa Mahkemesinin aynı konuya ilişkin 25.9.1975günlü ve 1975/163-186 sayılı kararına bağlı karşıoy yazısında belirttiğimgerekçelerle Ağır Ceza Mahkemesi, 1803 sayılı Af Yasasının 13. maddesininbirinci fıkrasını değil, ikinci fıkrasını uygulamak durumundadır ve AnayasaMahkemesine başvurmaya yetkilidir.
Üye
Lûtfi ÖMERBAŞ
KARŞIOY YAZISI
1- Yerel Mahkeme sanıklar hakkında 1803 sayılı Kanunun 13.maddesinin 2. fıkrasının uygulanacak hüküm olduğunu kabul ederek, bu fıkranınAnayasaya aykırılığı nedeniyle iptali için Anayasa Mahkemesine başvurmuştur.
Uygulanacak kanun hükmünü saptamak mahkemeye aittir. Uygulamanınkanuna uygun olup olmadığını denetlemekte Yargıtaya ait olup AnayasaMahkemesinin yetkisi dışındadır.
2- Diğer taraftan, çoğunluğun olayda uygulanması gerektiğinden sözettiği 1803 sayılı Af Yasasının 13. maddesinin birinci fıkrasında aynen “bukanun hükümleri, bir ceza mahkumiyeti olmasa ve faile ait bulunmasa dahikanunen veya dış ticaret rejimi hakkındaki kararlara göre kullanılması,yapılması, taşınması, bulundurulması, satılması ve yurda sokulması suç teşkileden veya inhisara tabi olan eşyanın müsaderesine engel değildir.” yazılıdır.Bu fıkra hükmünün uygulanabilmesi için o eşyaların kanun veya dış ticaretrejimi hakkındaki kararlara göre kullanılması, yapılması, taşınması,bulundurulması, satılması ve yurda sokulması suç teşkil eden veya inhisara tabieşyadan bulunması gerekir. Burada “yurda sokulması suç teşkil eden”sözcüklerinden maksat gümrük kaçakçılığı suçu değildir. Gümrüğü ödenmeksuretiyle dahi yurda sokulamayacak eşyadır. 2. fıkradaki “ancak yukarıdakifıkra hükmü dışında kalan eşya, ithalde alınan gümrük ve diğer resimler ileardiye ücreti ve sair masrafların ödenmesi halinde sahiplerine verilir.” hükmüde bu görüşümüzü desteklemektedir. Zira, gümrüğe tabi olan eşyayı gümrüksüz yurdasokmakta suçtur. Bu suçu birinci fıkradaki “yurda sokulması suç teşkil eden”eşyanın yurda sokulması suretinde kabul edilmesi halinde 2. fıkra hükmününuygulama olanağı kalmaz. Nitekim 1918 sayılı Kanunun 1. maddesinin 1. bendindegümrük kaçakçılığından, 2. bendinde memnu eşya kaçakçılığından bahsedilmiştir.Dava konusu eşyanın memnu eşyadan olmadığı kabul edilmesine göre olayda 1803sayılı Kanunun 13. maddesinin 1. fıkrası hükmü değil 2. fıkrası hükmününuygulanması gerekir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan gerekçelerle itiraz konusunu teşkil eden 13.maddenin 2. fıkrası olayda uygulanacak hükümdür. Bu itibarla işin incelenereksonucuna göre bir karar verilmesi lâzım gelirken itiraz konusu hükmün olaydauygulanacak hüküm olmadığından bahisle itirazın reddedilmesi hakkındakiçoğunluk görüşüne karşıyım.
Üye
Ahmet Salih ÇEBİ
KARŞIOY YAZISI
Uygulamayı izleyecek ve denetleyecek mercilerle, Ceza Mahkemesiarasında bir uyuşmazlık çıkmış değildir.
Bu durumda, olayın değerlendirilmesinde yanılgıya düşüldüğü, ortada(tartışma götürmez biçimde) duran bir “gerçek” olmadıkça uygulama görüş vedüşünüşüne Anayasa Mahkemesi, karışmamalıdır.
Üye
Nihat O. AKÇAKAYALIOĞLU