ANAYASA MAHKEMESİ KARARI
Esas Sayısı : 1975/29
Karar Sayısı : 1975/32
Karar Tarihi:4/3/1975
İTİRAZ YOLUNA BAŞVURAN MAHKEME : AğrıAğır Ceza Mahkemesi.
İTİRAZIN KONUSU : 18.5.1974 günlü, 14890mükerrer sayılı Resmi Gazetede yayımlanan 15.5.1974 günlü, 1803 sayılı “Cumhuriyetin50 nci Yılı Nedeniyle Bazı Suç ve Cezaların Affı” hakkındaki Kanun” un 2. maddesinin(B) bendinin Anayasaya aykırı olduğundan iptali istemidir.
I- OLAY :
Sanıkların Türk Ceza Kanununun 495. ve 497. maddeleri uyarıncacezalandırılmaları isteği ile Ağrı Ağır Ceza Mahkemesinde açılan davanın yapılmaktaolan duruşmasında sanıklar vekili, 1803 sayılı Kanunun 2. maddesinin (B)bendinin Anayasaya aykırı olduğunu ileri sürmüş, Mahkeme, ileri sürmenin ciddiolduğu kanısına vararak iptali için Anayasanın değişik 151. ve 22.4.1962 günlü,44 sayılı Kanunun 27. maddeleri uyarınca itiraz yolu ile Anayasa Mahkemesinebaşvurulmasına karar vermiştir.
II.İTİRAZIN GEREKÇESİ :
İtirazın gerekçesi özeti şöyledir :
1803 sayılı Af Yasasının 5. maddesinin (A) bendini biçim yönündeniptal etmiş olan Anayasa Mahkemesinin 2.7.1974 günlü, 19/31 sayılı iptalkararında açıklanan Anayasaya aykırılık nedenleri, Af Kanununun 2. maddesinin(B) bendi için de geçerli olduğundan, Mahkemenin bakmakta olduğu davadauygulanacak Türk Ceza Kanunun 495. ve 497 nci maddeleri bakımından Af Kanunun2/B maddesinin iptali istenmiştir.
III-YASA METİNLERİ :
1- Dava konusu Yasa kuralları :
a) 15.5.1974 günlü, 1803 sayılı Kanunun 2. maddesinin (B) bendişöyledir:
“B) Türk Ceza Kanununun 202, 203, 205, 206, 207, 208, 209, 210, 212,213, 214, 215, 216, 217, 218, 219, 403 ncü maddeleriyle 404 ncü maddesinin 1nci bendinde ve 406,407,414/1, 415,416/2-3,491,492,493,495,496,497,498,499,500,503ve 510 ncu maddeleriyle, Askeri Ceza Kanununun 131 ve 132 nci maddelerindegösterilen suçları işleyenler hakkında ilgili maddede öngörülen Devlet zararıönceden ödenmek, tazminat hükümleri ise saklı kalmak şartiyle bu maddenin (A)bendi hükmü uygulanır.”
b) Türk Ceza Kanununun 495. ve 497. maddeleri şöyledir:
“Madde 495.- Her kim, menkul bir malın zilyedini veya cürümmahallinde bulunan bir başkasını cebir ve şiddet kullanarak veya şahsen veyamalen büyük bir tehlikeye düşüreceği beyanı ile tehdit ederek o malı teslimeyahut o malın kendi tarafından zaptına karşı sükut etmeye mecbur kılarsa onsenden yirmi seneye kadar ağır hapis cezasına mahkum olur.
Bir malın yağması esnasında veya akabinde fiili icra veya ithametmek veya malı kaçırmak yahut kendisini veya şarikini cezadan kurtarmak içinmal sahibine veya vaka mahalline gelen başkasına karşı cebir veya şiddet veyatehdit icra eden kimse hakkında da aynı ceza hükmolunur.”
“Madde 497.- Yukarıdaki maddelerde beyan olunan cürümler,geceleyin veya silâh ile tehdit ederek işlenirse onbeş seneden yirmi seneyekadar ağır hapis cezası verilir.
Bu fiiller, yok kesmek suretiyle veya içlerinden velev birisigörünür şekilde silâhlı bulunan ikiden ziyade kimseler yahut kıyafetini tebdiletmiş olan şahıslar tarafından işlenirse ağır hapis cezası yirmi seneden aşağıolamaz.”
2-Dayanılan Anayasa kuralları :
Anayasa’nın 92. maddesinin beşinci fıkrası şöyledir:
Millet Meclisi Cumhuriyet Senatosundan gelen metni benimsemezse,her iki Meclisin ilgili komisyonlarından seçilecek eşit sayıdaki üyelerden bir karmakomisyon kurulur. Bu komisyonun hazırladığı metin Millet Meclisine sunulur.Millet Meclisi, karma komisyonca veya Cumhuriyet Senatosunca veya daha öncekendisince hazırlanmış olan metinlerden birini olduğu gibi kabul etmekzorundadır. Cumhuriyet Senatosunda üye tamsayısının salt çoğunluğu ile kabuledilmiş olan madde değişikliklerinde, Millet Meclisinin kendi ilk metninibenimsemesi için, üye tamsayısının salt çoğunluğunun oyu gereklidir. Bu haldeaçık oya başvurulur.”
IV. İLK İNCELEME :
Anayasa Mahkemesi, 4.3.1975 gününde toplanmış ve İçtüzüğün 15.maddesi uyarınca yaptığı ilk incelemede aşağıdaki sorunlar üzerinde durmuştur:
1- Anayasa Mahkemesinin itirazı inceleme görevli ve yetkili olupolmadığı sorunu:
Suç ve cezaların affı hakkındaki kanunların Anayasaya uygunlukdenetiminin, daha önceki kararlarda ve bu meyanda 21.1.1975 sayı: 15125 sayılıResmi Gazetede yayımlanan 28.11.1974 günlü, Esas:1974/34, Karar: 1974/50 sayılıkararda açıklanmış bulunan nedenlerle Anayasa Mahkemesi’nin görev ve yetkisinegirdiği sonucuna varılmıştır. Şahap Arıç ve Halit Zarbun bu görüşe karşı oydabulunmuşlardır.
2- İncelemenin sınırlandırılması sorunu:
Anayasanın 151. ve Anayasa Mahkemesinin Kuruluşu ve YargılamaUsulleri Hakkındaki 44 sayılı Kanunun 27. maddeleri gereğince bir davayabakmakta olan mahkeme ancak o dava sebebiyle uygulayacağı yasa hükümlerininiptali için Anayasa Mahkemesine başvurabilir.
İtiraz yoluna başvuran Mahkemenin elindeki davada C.Savcılığıiddianamesi Türk Ceza Kanununun 495. ve 497. maddelerini kapsamakta, sonsoruşturma ise 497. maddeden açılmış bulunmaktadır. Mahkeme uygulayacağımaddeyi kararında açıkça göstermiş olmakla beraber, olayın niteliğine göreuygulanma durumunda olan madde Türk Ceza Kanunun 497. maddesidir.
1803 sayılı Af Yasasının 2. maddesinin (B) bendinde Türk CezaKanunun 497. maddesi gibi gerek bu kanunun ve gerek Askeri Ceza Kanununun dahabir çok maddeleri yer almıştır. Bu nedenlerle esas inceleme Mahkemenin olaydauygulama durumunda olduğu Türk Ceza Kanununun 497. maddesi ilesınırlandırılmalıdır. Nihat O.Akçakayalıoğlu incelemenin Af Yasasının 2. maddesinin(B) bendinin tümü yönünden yapılması gerektiği yolunda karşıoyda bulunmuştur.
Diğer yönden; itiraz yoluna başvuran Mahkemece bu davada iptalisteğine konu edilen 1803 sayılı Af Yasasının 2. maddesinin (B) bendi Türk CezaKanununun 495. ve 497. nci maddeleri yönünden 28.1.1975 gününde Esas: 1974/56,Karar: 1975/8 sayılı kararla iptal edilmiş bulunduğundan, bu madde bakımındanişin esasının incelenmesine gerek kalmadığından bu konuda yeniden bir kararverilmesine olanak yoktur.
V- SONUÇ :
1- İşin incelenmesinin Anayasa Mahkemesinin görev ve yetkisiiçinde bulunduğuna Şahap Arıç ve Halit Zarbun’un karşıoylariyle ve oyçokluğuile;
2- Dosyanın eksiği bulunmadığı anlaşıldığından işin esasının15.5.1974 günlü, 1803 sayılı Kanunun 2. maddesinin (B) bendinin Türk CezaKanununun 497. maddesiyle sınırlı olarak incelenmesine NihatO.Akçakayalıoğlu’nun incelemenin (B) bendinin tümü yönünden yapılması gerektiğiyolundaki karşıoyu ile ve oyçokluğu ile;
3- 15.5.1974 günlü, 1803 sayılı Kanunun 2. maddesinin (B) bendi Anayasayauygunluk denetiminden geçirilerek Türk Ceza Kanununun 495. ve 497. maddeleriyönünden iptaline 28.1.1975 gününde Esas: 1974/56, Karar: 1975/8 sayı ile kararverilmiş bulunduğundan bu konuda yeniden karar verilmesine yer olmadığınaoybirliği ile;
4.3.1975 gününde karar verildi.
Başkan
Muhittin TAYLAN
Başkanvekili
Kâni VRANA
Üye
Kemal BERKEM
Üye
Şahap ARIÇ
Karşıoy ilişik
Üye
İhsan ECEMİŞ
Üye
Ahmet AKAR
Üye
Halit ZARBUN
Üye
Abdullah ÜNER
Üye
Ahmet KOÇAK
Üye
Muhittin GÜRÜN
Üye
Lütfi ÖMERBAŞ
Üye
Hasan GÜRSEL
Üye
Ahmet Salih ÇEBİ
Üye
Nihat O.AKÇAKAYALIOĞLU
Üye
Ahmet H.BOYACIOĞLU
KARŞIOY YAZISI
Görev sorununa ilişkin karşıoy:
İlk inceleme evresinde 1803 sayılı Af Kanuna ait Anayasayaaykırılık itirazının incelenmesinin Anayasa Mahkemesinin görevi içinde olmadığıileri sürülmüş ise de bu itiraz Anayasa Mahkemesince çoğunlukla reddedilmiştir.
İtirazın konusu 1803 sayılı Af Kanunun bir maddesine ilişkindir.Anayasamızda yasama meclislerinin af yetkisinin Kanun niteliğinde olmayıp kararniteliğinde olduğu açıklanmıştır. (Anayasa M.64). Bu iki mefhumun hukukisonuçları çok farklıdır. Zira, Anayasa, kanunları Anayasaya uygunluk denetiminetabi tuttuğu halde kararları bu denetime tabi tutmamış; ancak bu denetime tabitutmak istemediği kanun maddelerini ve bu denetime tabi tutmak istediğikararları Anayasa’nın çeşitli maddelerinde göstermiştir. (Anayasa m.65,81 deolduğu gibi). Bu nedenledir ki Anayasa’nın 64. maddesinde karar şeklindekullanacağı açıklanan af yetkisi, Anayasada istisnai bir hüküm bulunmadığındanKanun şeklinde tasarruf edilemez. Aksi görüşün kabulü, yasama meclisinintakdirine bırakılmış olan af yetkisi Anayasa Mahkemesinin takdirine verilmişolur. Kanun yapma prosedürüne uymak mecburiyeti varsa o prosedüre riayetedilir, fakat bu af tasarrufu, sırf bu sebeple kanun niteliği almaz. Zira, afyetkisinin karar niteliği bir anayasal niteliktir. Anayasada bu husustaistisnai bir hüküm olmadıkça bu nitelik değişmiş kabul edilemez. Anayasadakarar şeklinde kullanılacağı gösterilen bir yetkinin evvelden beri kanunşeklinde kullanılmış olması da neticeyi değiştirmez.
Açıklanan nedenlerle itirazın incelenmesi Anayasa Mahkemesi’ningörevi dışında kaldığından bu itirazın tetkikini Anayasa Mahkemesi’nin göreviiçinde kabul eden karara karşıyım.
Üye
Şahap ARIÇ
KARŞIOY YAZISI
21.1.1975 günlü 15125 sayılı Resmi Gazetede yayımlananMahkememizin 28.11.1974 günlü, 1974/34-50 sayılı kararına ilişkin karşıoyyazımda açıkladığım gerekçelerle, çoğunluğun görevle ilgili görüşlerinekatılmıyorum.
Üye
Halit ZARBUN