ANAYASA MAHKEMESİ KARARI
Esas Sayısı : 1975/36
Karar Sayısı : 1975/42
Karar Tarihi:11/3/1975
İTİRAZ YOLUNA BAŞVURAN MAHKEME : SiirtAğır Ceza Mahkemesi.
İTİRAZIN KONUSU : Resmi Gazete’nin 18.5.1974günlü, 14890 mükerrer sayılı nüshasında yayımlanan 15.5.1974 günlü,1803sayılı “Cumhuriyetin 50 nci Yılı Nedeniyle Bazı Suç ve Cezaların Affı HakkındaKanun”un 2. maddesinin (B) bendinin Türk Ceza Kanununun 497. maddesinin ikincifıkrası yönünden iptali istemidir.
I- OLAY :
Mahkemenin bakmakta olduğu davada sanık hakkında uygulanacak olanTürk Ceza Kanununun 497. maddesinin yer aldığı 1803 sayılı Yasanın 2. maddesi(B) bendinin, Anayasanın 92.maddesinin beşinci fıkrası ile saptanan yöntemlereuyulmayan yasalaştırıldığı Cumhuriyet Savcılığında ileri sürülmüş, bu iddiayersel Mahkemece ciddi bulunarak iptali için Anayasa’nın değişik 151. ve 22.4.1962günlü, 44 sayılı Kanunun 27. maddeleri uyarınca itiraz yoluyla AnayasaMahkemesine başvurulmasına karar verilmiştir.
II. İLK İNCELEME :
Anayasa Mahkemesi, İçtüzüğün 15. maddesi gereğince 11.3.1975gününde yapılan ilk inceleme toplantısında, Mahkememizin itirazı incelemeyegörevli ve yetkili olup olmadığı sorunu üzerinde durulmuştur:
Suç ve Cezaların Affı Hakkındaki yasama belgelerinin Anayasa’yauygunluk denetimine bağlı olduğu, daha önce Anayasa Mahkemesince verilen veResmi Gazete’nin 21.1.1975 günlü, 15125 sayılı nüshasında yayımlanan 28.11.1974günlü, Esas: 1974/34, Karar: 1974/50 sayılı kararda gerekçeleriyle birlikteaçıklanmıştır.
Orada da benimsendiği üzere, bir kuralı itiraz konusu yapılan15.5.1974 günlü, 1803 sayılı Yasa, Anayasanın değişik 147. maddesindeki “Kanun”deyiminin kapsamına girmektedir. Öbür yönden, Anayasa’nın, Anayasa’ya uygunlukdenetimi dışında bıraktığı yasalardan değildir. Şu duruma göre, itiraz yoluylagelen bu işe bakmanın Anayasa Mahkemesi’nin görevi içinde bulunduğu ortadadır.
Bu görüşe Şahap Arıç katılmamıştır.
2- İtirazın yöneltildiği 1803 sayılı Kanunun 2. maddesi (B) bendininTürk Ceza Kanununun 495 ve 497. maddeleri yönünden iptaline 28.1.1975 gününde Esas:1974/56, Karar:1975/8 sayı ile karar verildiğinden, bu konuda yeniden kararverilmesine yer kalmamıştır.
III-SONUÇ :
1- İşin incelemesinin Anayasa Mahkemesinin görev ve yetkisi içindebulunduğuna, Şahap Arıç’ın karşıoyu ile ve oyçokluğuyla;
2-15.5.1974 günlü, 1803 sayılı Kanunun 2. maddesinin (B) bendininTürk Ceza Kanununun 495. ve 497. maddeleri yönünden iptaline 28.1.1975 günündeEsas:1974/56, Karar:1975/8 sayı ile karar verilmiş bulunduğundan, bu konudayeniden karar verilmesine yer olmadığına oybirliğiyle;
11.3.1975 gününde karar verildi.
Başkan
Muhittin TAYLAN
Başkanvekili
Kâni VRANA
Üye
Şahap ARIÇ
Karşıoy ekli
Üye
İhsan ECEMİŞ
Üye
Ahmet AKAR
Üye
Ziya ÖNEL
Üye
Abdullah ÜNER
Üye
Ahmet KOÇAK
Üye
Lütfi ÖMERBAŞ
Üye
Hasan GÜRSEL
Üye
Ahmet Salih ÇEBİ
Üye
Şevket MÜFTÜGİL
Üye
Adil ESMER
Üye
Nihat O.AKÇAKAYALIOĞLU
Üye
Ahmet H.BOYACIOĞLU
KARŞIOY YAZISI
Görev sorununa ilişkin karşıoy:
İlk inceleme evresinde 1803 sayılı Af Kanuna ait Anayasayaaykırılık itirazının incelenmesinin Anayasa Mahkemesinin görevi içinde olmadığıileri sürülmüş ise de bu itiraz Anayasa Mahkemesince çoğunlukla reddedilmiştir.
İtirazın konusu 1803 sayılı Af Kanunun bir maddesine ilişkindir.Anayasamızda yasama meclislerinin af yetkisinin Kanun niteliğinde olmayıp kararniteliğinde olduğu açıklanmıştır. (Anayasa M.64). Bu iki mefhumun hukukisonuçları çok farklıdır. Zira, Anayasa, kanunları Anayasaya uygunluk denetiminetabi tuttuğu halde kararları bu denetime tabi tutmamış; ancak bu denetime tabitutmak istemediği kanun maddelerini ve bu denetime tabi tutmak istediğikararları Anayasa’nın çeşitli maddelerinde göstermiştir. (Anayasa m.65,81 deolduğu gibi). Bu nedenledir ki Anayasa’nın 64. maddesinde karar şeklindekullanacağı açıklanan af yetkisi, Anayasada istisnai bir hüküm bulunmadığındanKanun şeklinde tasarruf edilemez. Aksi görüşün kabulü, yasama meclisinintakdirine bırakılmış olan af yetkisi Anayasa Mahkemesinin takdirine verilmişolur. Kanun yapma prosedürüne uymak mecburiyeti varsa o prosedüre riayetedilir, fakat bu af tasarrufu, sırf bu sebeple kanun niteliği almaz. Zira, afyetkisinin karar niteliği bir anayasal niteliktir. Anayasada bu husustaistisnai bir hüküm olmadıkça bu nitelik değişmiş kabul edilemez. Anayasadakarar şeklinde kullanılacağı gösterilen bir yetkinin evvelden beri kanunşeklinde kullanılmış olması da neticeyi değiştirmez.
Açıklanan nedenlerle itirazın incelenmesi Anayasa Mahkemesi’ningörevi dışında kaldığından bu itirazın tetkikini Anayasa Mahkemesi’nin göreviiçinde kabul eden karara karşıyım.
Üye
Şahap ARIÇ