ANAYASA MAHKEMESİ KARARI
Esas Sayısı : 1975/37
Karar Sayısı : 1975/44
Karar Tarihi:11/3/1975
İTİRAZ YOLUNA BAŞVURAN MAHKEME : İstanbulBirinci Ağır Ceza Mahkemesi.
İTİRAZIN KONUSU : 15.5.1974 günlü ve 1803 sayılıAf Kanununun 2. maddesinin (B) bendinin; Türk Ceza Kanununun, 202,203 ve 227/2nci maddeleri ile sınırlı olarak biçim yönünden Anayasanın 92. maddesininbeşinci fıkrasına, esas yönünden de Anayasanın 12. maddesine aykırı olduğu nedeniyleiptali istenmiştir.
I- OLAY :
Sanık hakkında Türk Ceza Kanununun 202. maddesi yolu ile 203 ncümaddesine ve 227 nci maddesinin ikinci fıkrasına göre açılan kamu davasınınduruşması sırasında Mahkemece, bu davada uygulanacak olan 1803 sayılı AfKanunun 2. maddesinin (B) bendinin, Türk Ceza Kanununun anılan maddeleriaçısından ve biçim yönünden Anayasanın 92. maddesinin beşinci fıkrasına, esasyönünden de yine Anayasanın 12. maddesindeki eşitlik ilkesine aykırı olduğu önesürülerek Anayasanın değişik 151. ve 22.4.1962 günlü ve 44 sayılı Kanunun 27. maddeleriuyarınca Anayasa Mahkemesine başvurulmasına karar verilmiştir.
II-İTİRAZIN GEREKÇESİ:
1803 sayılı Af Kanunu Millet Meclisinde müzakere edilirkenanlaşmazlık konusu olan maddelerin ayrı ayrı oylanması ve öteki metinlerin deoylanmasına devam olunması gerekirken yalnız Karma Komisyon metninin oylanmasıile yetinilmesi Anayasanın 92. maddesinin beşinci fıkrasına aykırı olduğu venitekim Anayasa Mahkemesinin 28.11.1974 gün ve Esas: 1974/39, Karar: 1974/51sayılı kararıyla sözü geçen Af Kanununun 2. maddesinin (B) bendindeki kuralın(Türk Ceza Kanununun 414. maddesinin birinci fıkrası yönünden) Anayasanın 92. maddesineaykırı biçimde oylanıp kabul edilmiş olması nedeniyle iptaline karar verildiğive bundan başka, sözü edilen Af Kanununun 2. maddesinin (B) bendinde ihtilâsenzimmete para geçirme suçlarının tayin edilecek cezadan Devlet zararı ödendiğitakdirde yalnız 5 senenin indirilmesinin kabul edildiği, bunun ise Anayasanın12. maddesindeki eşitlik ilkesine aykırı düştüğü nedenleri ile AnayasaMahkemesine başvurulmasına karar verilmiştir.
III-YASA KURALLARI :
1-Anayasaya aykırılığı ileri sürülen Yasa kuralı:
15.5.1974 günlü, 1803 sayılı Af Kanununun 2. maddesinin (B) bendişöyledir:
“Türk Ceza Kanununun 202, 203, 205, 206, 207, 208, 209, 210, 212, 213,214, 215, 216, 217, 218, 219, 403 ncü maddeleriyle 404 ncü maddesinin 1 ncibendinde ve 406,407,414/1,415,416/2-3,491,492,493,495,496,497,498,499,500,503ve 510 ncu maddeleriyle Askeri Ceza Kanununun 131 ve 132 nci maddelerindegösterilen suçları işleyenler hakkında ilgili maddede öngörülen Devlet zararı öncedenödenmek ve tazminat hükümleri ise saklı kalmak şartiyle bu maddenin (A) bendihükmü uygulanır.”
2- Konu ile ilgili Yasa kuralları :
Türk Ceza Kanununun değişik 202., 203. maddeleri ile 227. maddesininikinci fıkrası aşağıdadır:
“Madde 202- Kendisine tevdi olunan veya vazife dolayısiylemuhafaza, murakabe veya mesuliyeti altında bulunan para veya para hükmündekievrak ve senetleri veya sair malları zimmetine geçiren veya mal edinen memurabeş seneden on seneye kadar ağır hapis cezası verilir ve hasıl olan zararkendisine ödettirilir.
Zarar hafif ise ceza bir sene ağır hapisten başlar.
Eğer vaki olan zarar muhakeme edilmezden evvel fail tarafındantamamiyle ödenmiş olursa ceza yarısına kadar indirilir ve eğer hükümverilmezden evvel tamamiyle ödenirse üçte bir miktarı indirilir.”
“Madde 203- Yukarıki maddede gösterilen fiili, varidat ve masrafınterkinine veya murakabesine mahsus olan kayıtları, defterleri ve hesaplarıbililtizam intizamsız olarak tutmak veya tağyir veya tahrif etmek veya ortadankaldırmak veya bu hesaplara ait sahih olmayan blânço ve başka evrak, defterlerveya vesikalar göstermek yahut para bulunan grup, torba veya paketleriniçindekileri hakikat hilâfına irae etmek, hasılı ait olduğu daireleri aldatacakve fiilin zahire çıkmamasını temin edecek her türlü hile ve huda yapmaksuretiyle vaki olmuş ise faili on seneden aşağı olmamak üzere ağır hapis cezasıile cezalandırılır. Bu fiilden dolayı hasıl olan zarar kendisine ödettirilmekleberaber ayrıca bir misli kadar da ağır para cezası alınır. Zarar, muhakemeedilmeden evvel tamamı ile ödenirse ceza yarısına kadar indiri.”
“Madde 227/2- Bu Kanunun 202, 203, 205, 206, 207, 208, 209, 210, 212,213, 214, 215, 216, 217 ve 227 nci maddeleri ile mahkum olanlara aynı zamandamemuriyetten müebbetten mahrumiyet cezası da hükmolunur.
3-Dayanılan Anayasa kuralları :
A) Anayasanın 12. maddesi şöyledir:
“Madde 12- Herkes dil, ırk, cinsiyet, siyasi düşünce, felsefiinanç, din ve mezhep ayırımı gözetilmeksizin, kanun önünde eşittir.
Hiçbir kişiye, aileye, zümreye veya sınıfa imtiyaz tanınamaz.”
B) Anayasanın 92. maddesinin beşinci fıkrası şöyledir:
“Madde 92/5- Millet Meclisi Cumhuriyet Senatosundan gelen metnibenimsemezse, her iki Meclisin ilgili komisyonlarından seçilecek eşit sayıdakiüyelerden bir karma komisyon kurulur. Bu komisyonun hazırladığı metin MilletMeclisine sunulur. Millet Meclisi, Karma Komisyonca veya Cumhuriyet Senatosuncaveya daha önce kendisine hazırlanmış olan metinlerden birini olduğu gibi kabuletmek zorundadır. Cumhuriyet Senatosunda üye tamsayısının salt çoğunluğu ilekabul edilmiş olan madde değişikliklerinde, Millet Meclisinin kendi ilk metninibenimsemesi için, üye tamsayısının salt çoğunluğunun oyu gereklidir. Bu haldeaçık oya başvurulur.”
IV. İLK İNCELEME :
Anayasa Mahkemesi, 11.3.1975 gününde toplanmış ve İçtüzüğün 15.maddesi uyarınca gerekli ilk incelemeyi yaparak aşağıdaki sorunlar üzerindedurmuştur:
1- Anayasa Mahkemesinin itirazı inceleme görev ve yetkisi içindeolup olmadığı sorunu:
Suç ve cezaların affı hakkındaki yasama belgelerinin Anayasayauygunluk denetimine tabi olup olmadığı sorunu üzerinde yeniden tartışmalaryapılmış ve bu denetimin Anayasa Mahkemesince yapılması gerektiği sonucunavarılmıştır. Bu konu hakkında ayrıntılı gerekçeler, daha önce Mahkememizin verdiği28.11.1974 günlü, Esas:1974/34, Karar: 1974/50 sayılı kararla açıklanmışbulunduğundan (Resmi Gazete, gün:21.1.1975, sayı:15125) burada tekrarına gerekgörülmemiştir.
Orada da gerekçeleri ile açıklandığı üzere, bir kuralı itirazkonusu yapılan 1803 sayılı Yasa, Anayasanın değişik 147 nci maddesindeki “kanun”deyiminin kapsamı içinde olduğu kuşkusuzdur. Öte yandan Anayasanın Anayasayauygunluk denetimi dışında bıraktığı yasalardan değildir. Şu duruma göre, itirazyolu ile gelen bu işe bakmanın Anayasa Mahkemesinin görevi ve yetkisi içindebulunduğu ortadadır.
Bu görüşe Şahap Arıç katılmamıştır.
2- 15.5.1974 günlü, 1803 sayılı Af Kanunun 2. maddesinin (B)bendinin Türk Ceza Kanununun 202. maddesi yönünden iptaline, 29.1.1975 günlü,15133 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan 28.11.1974 günlü, Esas: 1974/39, Karar:1975/5 sayı ile karar verilmiş olduğundan bu konuda yeniden karar verilmesineyer kalmamıştır.
3- Türk Ceza Kanununun 227. maddesi, 15.5.1974günlü, 1803 sayılı Af Kanunun 2. maddesinin (B) bendinde yer almadığındanitirazın bu yöne ilişen bölümünün Mahkemenin yetkisizliği yönünden reddinekarar verilmesi gerekmiştir.
4- Dosyanın eksiği bulunmadığından esasın incelenmesinin de bugünyapılması uygun görülmüştür.
V- ESASIN İNCELENMESİ :
Mahkemece, 1803 sayılı Af Kanunun 2. maddesinin itiraz konusukuralının hem biçim, hem de esas yönünden Anayasaya aykırı olduğu nedeniyleAnayasa Mahkemesine başvurulmasına karar verilmiştir.
1- İtiraz konusu kuralın biçim yönünden Anayasaya aykırılıksorunu:
12.7.1974 günlü, 14943 sayılı Resmi Gazetede yayımlanmış olanAnayasa Mahkemesinin 2.7.1974 günlü ve 19/31 sayılı kararında; 1803 sayılı AfKanununun 5. maddesinin (A) bendi üzerinde yapılan incelemede, MilletMeclisinin Cumhuriyet Senatosundan gelen metni benimsememesi ve bu yüzden KarmaKomisyonca da bir metin hazırlanması üzerine yürütülen yasama işlemleriarasında yasa kuralını biçim yönünden Anayasaya aykırı kılan başlıca ikiaksaklık görülmüştür.
Bunlardan birisi (uyuşmazlık konusu maddelerin ayrı ayrıoylanması) diğeri de (öteki metinlerin oylanmasına devam edilmeyerek yalnızKarma Komisyon metninin oylanması ile yetinilmiş olması) dır. Bu aksaklıklarAnayasanın 92. maddesinin beşinci fıkrasında öngörülen biçim kurallarına aykırıdüştüğü saptanarak sözü edilen Af Kanununun beşinci maddesinin (A) bendininiptaline karar verilmiştir.
Yine aynı kanunun 2. maddesinin (A) bendinde yer alan kural da,Türk Ceza Kanunun 127. ve Askeri Ceza Kanununun 56. maddelerinin olayla ilgilihükümleri yönünden Anayasa Mahkemesinin 28.11.1974 günlü, 30/50 sayılıkararıyla (Resmi Gazete, gün: 21.1.1975, sayı: 15125) yine Anayasanın 92. maddesininbeşinci fıkrasındaki biçim kurallarına aykırı düştüğünden iptal edilmiştir.
Bunlardan başka, 1803 sayılı Af Kanununun 2. maddesinin (B)bendindeki kuralın (Türk Ceza Kanununun 414 ncü maddesinin birinci fıkrası ilesınırlı olarak) Anayasa Mahkemesinin 28.11.1974 günlü, Esas: 1974/39, Karar:1974/51 sayılı kararıyla yine Anayasanın 92. maddesinin beşinci fıkrasındakibiçim kurallarına aykırı oluştuğu nedeniyle iptal edilmiş bulunmaktadır. (ResmiGazete, gün : 29.1.1975, sayı: 15133).
Şu halde, 1803 sayılı Kanunun gerek 5. maddesinin (A) bendi vegerek 2. maddesinin (A) ile (B) bentleri için saptanmış olan iptal nedenleriburada da geçerlidir. Bu nedenler, günleri ve sayıları açıklanan kararlardaayrıntıları ile belirtilmiş olduğundan, burada tekrar yinelenmesine gerek bulunmamıştır.
O halde bu kuralın da iptaline karar verilmelidir.
Nihat O.Akçakayalıoğlu bu sonuca değişik gerekçe ile katılmıştır.
Bu görüşe, Şahap, Arıç, İhsan Ecemiş, Ahmet Akar ve Ahmet SalihÇebi katılmamışlardır.
İtiraz yoluna başvuran Mahkeme, öteki metinlerin oylanmasına devamedilmeyerek yalnız Karma Komisyon metninin oylanması ile yetinildiğini, itirazkonusu metnin bu nedenle de iptali gerektiğini iler sürmüşse de bu nedeninburada oluşmadığı Millet Meclisi Tutanak Dergisinin incelenmesi ileanlaşılmaktadır. (Anayasa Mahkemesi kararı, gün: 28.11.1974, sayı: 34/50, ResmiGazete, gün: 21.1.1975, sayı:15125) itirazın bu nedene ilişen bölümü yerindebulunmamıştır.
2- İtiraz konusu kuralların esas yönünden Anayasaya aykırılığısorunu:
İtiraz konusu kuralın biçim yönünden Anayasaya aykırılığısaptanmış olduğundan esas yönünden aykırılık sorunu üzerinde durulmasına yerkalmamıştır.
VI-İPTAL HÜKMÜNÜN YÜRÜRLÜĞE GİRİŞ GÜNÜ:
Anayasanın değişik 152. maddesinin ikinci fıkrasına göre, AnayasaMahkemesince Anayasaya aykırı olduğundan iptaline karar verilen kanun veyaiçtüzük veyahut bunların iptal edilen kuralları, gerekçeli kararın ResmiGazetede yayımlandığı günde yürürlükten kalkar. Gereken hallerde, AnayasaMahkemesi, iptal hükmünün yürürlüğe gireceği günü ayrıca kararlaştırabilir.
Bu tarih, kararın Resmi Gazetede yayımlandığı günden başlayarakbir yılı geçemez.
22.4.1962 günlü, 44 sayılı Kanunun 50 nci maddesinin dördüncüfıkrasında da, Anayasa Mahkemesinin iptal dolayısiyle oluşacak boşluğu, kamudüzenini tehdit edici nitelikte görürse, iptal hükmünün yürürlüğe gireceği günüayrıca kararlaştıracağı ve boşluğun doldurulması için Yasama MeclisleriBaşkanlıklarına ve Başbakanlığa durumu duyuracağı yazılıdır.
Yukarıda belirlendiği üzere, 1803 sayılı Af Kanununun 2. maddesinin(B) bendinin Anayasaya biçim yönünden aykırılığı nedeniyle ve Türk CezaKanununun 203. maddesi ile sınırlı olarak iptalleri öngörülmüştür. İptal, yasakuralının Anayasaya uygun biçimde oluşmamış bulunduğu yolunda AnayasaMahkemesince saptanan duruma ve varılan sonuca dayanmaktadır. 1803 sayılıKanunun affettiği suç ve cezaların niteliği ve niceliği ile beliren kapsamıkarşısında, iptal hükmünün kamu düzenini tehdit edici yasal bir boşluğuoluşturacağından da söz edilemez.
Açıklanan nedenlerle Anayasanın değişik 152. maddesinin ikincifıkrasında yer alan ve uygulanması, Anayasaca, Anayasa Mahkemesinin işideğerlendirilip gerekli görmesine bırakılmış bulunan yetkinin kullanılmasına veiptal hükmünün yürürlüğe gireceği günün ayrıca kararlaştırılmasına gerekgörülmemiştir.
Şahap Arıç, İhsan Ecemiş, Ziya Önel, Abdullah Üner ve Nihat O.Akçakayalıoğlu bu görüşe katılmamışlardır.
VII-SONUÇ :
1- İşin incelenmesinin Anayasa Mahkemesinin görevi ve yetkisiiçinde bulunduğuna Şahap Arıç’ın karşı oyu ile ve oyçokluğu ile;
2- 15.5.1974 günlü, 1803 sayılı kanunun 2. maddesinin (B) bendininTürk Ceza Kanununun 202.maddesi yönünden iptaline, Resmi Gazetenin 29.1.1975günlü, 15133 sayılı nüshasında yayımlanın 28.11.1974 günlü, Esas: 1974/9,Karar: 1975/5 sayı ile karar verilmiş olduğundan itirazın bu bölümünün konusukalmaması nedeniyle reddine oybirliğiyle;
3-15.5.1974 günlü, 1803 sayılı Af Kanununun 2. maddesinin (B)bendine Türk Ceza Kanununun 227 nci maddesi açısından yönelen itirazınMahkemenin yetkisizliği nedeniyle reddine oybirliğiyle;
4- Dosyanın eksiği bulunmadığından esas incelemenin de bu günyapılmasına oybirliğiyle;
5- 15.5.1974 günlü, 1803 sayılı kanunun 2. maddesinin (B)bendindeki kuralın, Millet Meclisinde Anayasanın 92. maddesinin beşinci fıkrasıhükmüne aykırı oylanmış bulunması nedeniyle biçim yönünden ve Türk CezaKanununun 203. maddesi açısından iptaline, Nihat O.Akçakayalıoğlu’nun başkagerekçesi ile ve Şahap Arıç, İhsan Ecemiş, Ahmet Koçak ve Ahmet Salih Çebi’ninkarşıoyları ile ve oyçokluğu ile,
6- İtiraz konusu yasa kuralı biçim yönünden iptal edilmiş olduğunagöre ayrıca esas yönünden aykırılık konusu üzerinde durulmasına yer olmadığınaoybirliğiyle;
7- İşin niteliğine göre, Anayasanın değişik 152. maddesinin ikincifıkrası uyarınca iptal hükmünün yürürlüğe gireceği günün ayrıcakararlaştırılmasına yer olmadığına, Şahap Arıç, İhsan Ecemiş, Ziya Önel,Abdullah Üner ve Nihat O.Akçakayalıoğlu’nun karşıoylarıyle ve oyçokluğu ile;
11.3.1975 gününde karar verildi.
Başkan
Muhittin TAYLAN
Başkanvekili
Kâni VRANA
Üye
Şahap ARIÇ
Karşıoy ekli
Üye
İhsan ECEMİŞ
Üye
Ahmet AKAR
Üye
Ziya ÖNEL
Karşıoy yazısı ektedir.
Üye
Abdullah ÜNER
Karşıoy yazısı ektedir.
Üye
Ahmet KOÇAK
Karşıoy ekli
Üye
Lütfi ÖMERBAŞ
Üye
Hasan GÜRSEL
Üye
Ahmet Salih ÇEBİ
Karşıoy yazısı ektedir.
Üye
Şevket MÜFTÜGİL
Üye
Adil ESMER
Üye
Nihat O.AKÇAKAYALIOĞLU
Üye
Ahmet H.BOYACIOĞLU
KARŞIOY YAZISI
Anayasa Mahkemesince:
a) İlk inceleme evresinde görev sorunu tartışılarak, itirazınincelenmesinin Anayasa Mahkemesi’nin görevine girdiğine;
b) 1803 sayılı Af Kanununun itiraz konusu maddesinin biçimyönünden iptaline;
c) İşin niteliğine göre Anayasa’nın değişik 152 nci maddesinin 2.fıkrası uyarınca iptal hükmünün yürürlüğe gireceği günün ayrıcakararlaştırılmasına yer olmadığına oyçokluğuyla karar verilmiştir. Anayasayauygun görmediğimden kararın bu kısımlarına katılmıyorum.
Bu konudaki karşıoylarım, (21 Ocak 1975 gün ve 15125 sayılı ResmiGazetede yayınlanan, Anayasa Mahkemesi’nin 1974/34,1974/50 sayı ve 20.11.1974günlü) kararındaki karşıoy yazımın I,II,III nolu kısımlarında tafsilatlı olarakyazdığım karşıoyların prensipleri itibariyle aynı nitelikte olduğundan bunlarınburada tekrarına lüzum görülmemiştir.
Açıklanan nedenlerle Mahkememizin bu kararının Anayasa’ya uygunolmadığını bildirdiğim kısımlarına, sözü geçen karşıoy yazımın I,II,III nolubentlerinde gösterilen nedenlerle karşıyım.
Üye
Şahap ARIÇ
KARŞIOY YAZISI
12.7.1974 günlü 14943 sayılı Resmi Gazetede yayımlananMahkememizin 2.7.1974 günlü, 1974/19-31 sayılı kararına ilişkin karşıoy yazımdaaçıkladığım gerekçelerle, çoğunluğun bu kararındaki görüşlerine de karşıyım.
Üye
İhsan ECEMİŞ
KARŞIOY YAZISI
21.1.1975 günlü 15125 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan Mahkememizin28.11.1974 gün ve 1974/34-50 sayılı kararında açıkladığım nedenlerle süreyeilişkin çoğunluk kararına katılmıyorum.
Üye
Ziya ÖNEL
KARŞIOY YAZISI
Cumhuriyetin 50 nci Yılı Dolayısiyle çıkarılan 1803 sayılı AfKanununun 2. maddesinin (B) bendinin, Millet Meclisinde Anayasanın 92.maddesinin beşinci fıkrasına aykırı biçimde oylanmamış olması nedeniyle veesasa girişilmeksizin biçim yönünden (T. C. K.nun 203. maddesi açısından)iptaline karar verilmiştir. Böyle olunca sözü edilen hükmün yasama organındayeniden ele alınıp düzenlenmesi mümkün olduğundan yasama organına bu yetkisinikullanabilme olanağının sağlanması zorunluluğu ortaya çıkmaktadır. Yasamaorganının bu yetkisini kullanabilmesi de Anayasa Mahkemesi kararının yürürlüğegirmesi konusunda Anayasanın 152. maddesi ile 44 sayılı Kanunun 50. maddesininüçüncü fıkrası gereğince uygun bir sürenin tanınmasına bağlı bulunmaktadır.Böyle bir süre verilmediği takdirde Anayasa Mahkemesinin iptal kararı, ResmiGazetede yayımlandığı tarihte sözü edilen Af Kanununun 2. maddesinin (B)bendindeki kural yürürlükten kalkacak ve bu suretle Yasama organının maddeyiyeniden düzenlenmesine imkân kalmayacak ve bunun sonucu olarak da bu gibiihtilas suretile zimmetine para geçirme suçundan sanık olanlar Kanun Koyucununistek ve iradesi hilâfına Af Kanunun 1. maddesi ile on iki yıllık aftanyararlanmış olacaklardır.
Anayasa Mahkemesi kararının yürürlüğe girmesinde bir süre kabuledilmek için her halde (iptal hükmünün kamu düzenini tehdit edici yasal birboşluğun meydana gelmesine)ne gerek yoktur. Anayasanın 152. Maddesinde; AnayasaMahkemesinin iptal hükmünün yürürlüğe gireceği tarihi ayrıcakararlaştırabilmesi için böyle bir şart aranmamış ve Anayasa MahkemesininKuruluşu ve Yargılama Usulleri Hakkındaki 44 sayılı Kanunun 50. maddesinde ise;Anayasa Mahkemesinin; gerekli gördüğü hallerde iptal hükmünün yürürlüğegireceği tarihi ayrıca kararlaştırabileceği hükme bağlanmıştır.
Görülüyorki: İptal hükmünün yürürlüğe girmesinde bir süreverilmesi için her halde (Kanunda kamu düzenini tehdit edici bir boşluğun)meydana gelmesi gerekmemekte ve (gereken haller) de böyle bir süreninverilebileceği öngörülmektedir.
Anayasanın 152. maddesiyle 44 sayılı Kanunun 50. maddesinin üçüncüfıkrasında yer almış olan (gereken haller)in olayda gerçekleşmiş olup olmadığısorununa gelince:
Anayasanın 64. Maddesi hükmüne göre genel ve özel af ilân etmeyetkisi Türkiye Büyük Millet Meclisine aittir. Affın ölçüsünün saptanması da buyetki cümlesinden bulunmaktadır. Kanun koyucu da bu yetkisine dayanarak AfKanununda bir bölüm suçları ve cezaları tamamen affederken bir bölüm suçlarıncezalarından 12 yılını, diğer bir bölüm suçların cezalarında ise yalnız 5yılını affetmeği uygun bulmuş ve bu arada Türk Ceza Kanunun 203. maddesindeyazılı ihtilasen zimmete para geçirme suçunun tamamen değil ancak bu suçtanverilen cezaların 5 yılının affedilmesini öngörmüştür.
Kanun koyucu, yukarıda da açıklandığı gibi 1803 sayılı AfKanununun 2. maddesinin B bendinde bu gibi ihtilas suretiyle zimmete parageçirme suçunu genel değil özel affa tabi tuttuğuna ve Af Kanununun bu hükmüAnayasa Mahkemesince esası incelenmeksizin biçim yönünden iptal edilmişolduğuna göre yasama organına bu hükmü yeniden düzenlemek imkânını sağlayacakbir süre verilmediği takdirde iptal hükmünün Resmi Gazetede yayımlandığıtarihte yürürlüğe girmesi ile bu suçlar, Kanun koyucunun istek ve iradesidışında geniş kapsamlı affın içine girecektir.
Gerek Anayasada ve gerek 44 sayılı Kanunda, biçim yönünden yapılaniptallerde süre verilmiyeceğine dair kısıtlayıcı bir kayıt yoktur. AksineAnayasanın 152. ve 44 sayılı Kanunun 50. maddelerindeki süre ile ilgilikurallar, gerek biçim ve gerek esas yönünden olsun bütün iptal kararlarınıkapsayacak nitelik ve genişliktedir.
Öte yandan: Süre verilmemesi; yukarıda da açıklandığı gibi kanunkoyucunun istek ve iradesinden çok daha geniş affın uygulanması sonucunudoğurduğu dikkate alınırsa “….. 1803 sayılı Kanunun affettiği suç ve cezalarınniteliği ve niceliği ile beliren kapsamı karşısında iptal hükmünün kamudüzenini tehdit edici yasal bir boşluğun oluşturacağından söz edilemez”biçimindeki bir gerekçeye katılmakda mümkün görülememektedir.
Yukarıda yazılı nedenlerle, Anayasanın 152. maddesi gereğinceiptal hükmünün yürürlük tarihinin ayrıca saptanması gerekeceği görüşündeyim.
Üye
Abdullah ÜNER
KARŞIOY YAZISI
21.1.1975 günlü 15125 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Esas:1974/34, Karar: 1974/50 sayılı Anayasa Mahkemesi kararına ilişkin karşıoyyazımın 3 numaralı bendinde açıkladığım gerekçe ile, çoğunluğun bu kararınınaynı konuyla ilgili kısmına katılmıyorum.
Üye
Ahmet KOÇAK
KARŞIOY YAZISI
21.1.1975 günlü 15125 sayılı Resmi Gazete’de yayımlananMahkememizin 1974/34-50 sayılı Kararına ilişkin karşıoy yazımın 2 numaralıbendinde açıkladığım gerekçelerle, çoğunluğun iptaline ilişkin görüşünekarşıyım.
Üye
Ahmet Salih ÇEBİ
KARŞIOY YAZISI
T.C.Anayasası’nın92. madde 5. fıkra hükmünün işletiliş esasları hakkında 14943 sayılı ResmiGazete’de yayımlanan Mahkememizin 2.7.1974 gün ve 19/31 sayılı Kararına bağlıKarşıoy yazımda belirlediğim;
İptâlhükmünün yürürlüğünün bir ileri tarihe bırakılması zorunluğu olarakişaretlediğim,
nedenlerle;11.3.1975 gün ve 37/44 sayılı kararın iptal hükmü gerekçesine ve bu hükmünyürürlüğü için ayrı bir gün kararlaştırılmayışına karşıyım.
Üye
Nihat O. AKÇAKAYALIOĞLU