ANAYASA MAHKEMESİ KARARI
Esas Sayısı : 1975/52
Karar Sayısı : 1975/74
Karar Tarihi:3/4/1975
İTİRAZ YOLUNA BAŞVURAN MAHKEME : HatayAğır Ceza Mahkemesi.
İTİRAZIN KONUSU : 1803 Sayılı “Cumhuriyetin 50nci Yılı nedeniyle Bazı Suç ve Cezaların Affı Hakkında Kanun”un 2. maddesinin(B) bendindeki kuralın iptali istemidir.
I- OLAY :
Hükümlü ile Cumhuriyet Savcılığı arasına cezanın yerinegetirilmesi sırasında, Ceza Yargılamaları Usulü Kanununun 402. maddesi hükmüuyarınca doğan uyuşmazlık çözülmek için aynı Kanunun 405. maddesi gereğinceMahkemeye getirilmiş ve Mahkemece de, sanığa uygulanan T.C.K.’nun 403/5.maddesinin 1803 sayılı Yasanın 2. maddesinin (B) bendinde sayılan hükümlerdenbulunduğu ve biçim yönünden iptali gerektiği gerekçesiyle, Anayasa Mahkemesinebaşvurulmuştur.
II. İLK İNCELEME :
Anayasa Mahkemesi, İçtüzüğün 15. maddesi uyarınca toplanarak ilkincelemeyi yapmış ve aşağıdaki sorunlar üzerinde durmuştur:
1- Mahkemenin elinde bakılmakta olan bir davanın var olup olmadığısorunu:
Hükümlü ile Cumhuriyet Savcılığı arasında cezanın yerinegetirilmesi sırasında Ceza Yargılamaları Usulü Kanununun 402. maddesi uyarıncayeni bir uyuşmazlık doğarsa, bunun çözülmesi için aynı Kanununun 405. maddesigereğince bir karar verilmesi konusunun Mahkemeye getirilmesi halinde oMahkemenin elinde bakılmakta olan bir davanın varlığı kabul edilmek gerekir.
Abdullah Üner bu görüşe katılmamıştır.
2-Anayasa Mahkemesinin itirazı incelemeye görevli ve yetkili olup olmadığısorunu:
Suç ve Cezaların Affı hakkında Yasama belgelerinin Anayasa’yauygunluk denetimine bağlı olup olmayacağı sorunu üzerinde durulmuş ve budenetimin Anayasa Mahkemesince yapılmasına Anayasal açıdan olanak bulunduğusonucuna varılmıştır.
Konu hakkında ayrıntılı gerekçeler, Anayasa Mahkemesinin28.11.1974 günlü Esas:1974/34, Karar: 1974/50 (Resmi Gazete; Gün:2.1.1975, Sayı:15125)ve 28.11.1974 günlü, Esas:1974/39, Karar: 1974/51 (Resmi Gazete; gün:29.1.1975,Sayı:15133) sayılı kararlarında tümü ile açıklanmış bulunduğundan buradayinelenmesine gerek kalmamıştır.
Şu duruma göre, bu işe bakmanın Anayasa Mahkemesinin görevi içindebulunduğu açıktır.
Şahap Arıç ve Halit Zarbun bu görüşe katılmamışlardır.
3-İtiraz konusu kuralın daha önce iptaline karar verilmiş olması:
İtirazın yöneldiği, 1803 sayılı Kanunun 2. maddesinin (B)bendinin Türk Ceza Kanununun 403/5. maddesi yönünden iptaline 28.1.1975 gününde,Esas:1974/55, Karar: 1975/11 sayı ile karar verildiğinden bu konuda yenidenkarar verilmesine yer kalmamıştır.
III-SONUÇ :
1- Mahkemenin elinde bakılmakta olduğu bir davanın var olduğundanAbdullah Üner’in karşıoyu ile ve oyçokluğuyle;
2- İşin incelenmesinin Anayasa Mahkemesinin görev ve yetkisiiçinde bulunduğuna Şahap Arıç ve Halit Zarbun’un karşıoylarıyle ve oyçokluğuile;
3-15.5.1974 günlü, 1803 sayılı Yasanın 2. maddesinin bu işteitiraz konusu yapılan (B) bendindeki kuralın, itiraz yolu ile gelen başka birişte Anayasa Mahkemesince Anayasa’ya uygunluk denetiminden geçirilerek TürkCeza Kanununun 403. Maddesinin (5). Bendi ile sınırlı olarak iptaline 28.1.1975gününde, Esas:1974/55, Karar:1975/11 sayı ile karar verilmiş bulunduğundan bukonuda yeniden karar verilmesine yer olmadığına oybirliğiyle;
3.4.1975 gününde karar verildi.
Başkan
Muhittin TAYLAN
Başkanvekili
Kâni VRANA
Üye
Şahap ARIÇ
Karşı oy eklidir.
Üye
Ahmet AKAR
Üye
Halit ZARBUN
Üye
Ziya ÖNEL
Üye
Abdullah ÜNER
Karşı oy eklidir.
Üye
Ahmet KOÇAK
Üye
Muhittin GÜRÜN
Üye
Lütfi ÖMERBAŞ
Üye
Hasan GÜRSEL
Üye
Ahmet Salih ÇEBİ
Üye
Adil ESMER
Üye
Nihat O.AKÇAKAYALIOĞLU
Üye
Ahmet H.BOYACIOĞLU
KARŞIOY YAZISI
GörevSorunu :
1803sayılı Af Kanunu ile ilgili itirazın incelenmesinin Anayasa Mahkemesinin göreviiçinde bulunduğu hakkında oyçokluğu ile verilen karara, Anayasaya uygungörmediğimden, katılmıyorum.
Bukonudaki karşıoy gerekçelerim, 21.1.1975 günlü ve 15125 sayılı Resmi Gazetedeyayımlanan, Anayasa Mahkemesinin 28.11.1974 günlü ve 1974/34-50 sayılı kararınailişkin karşıoy yazımın I nolu kısmında tafsilâtlı olarak yazdığımgerekçelerin, prensipleri itibariyle, aynı olduğundan, burada tekrarına gerekgörülmemiştir.
Sözügeçen karşıoy yazımda açıklanan gerekçelerle, Anayasa Mahkemesinin, çoğunluklaverdiği görev konusu ile ilgili karara karşıyım.
Üye
Şahap ARIÇ
KARŞIOY YAZISI
21.1.1975 günlü ve 15125 sayılı Resmi Gazetede yayımlananMahkememizin 28.11.1974 günlü, 1974/34-50 sayılı kararına ilişkin karşıoyyazımda açıkladığım gerekçelerle, çoğunluğun görev ve yetkiye ilişkin bukararındaki görüşlerine katılmıyorum.
Üye
Halit ZARBUN
KARŞIOY YAZISI
Buolayda, sanık teşekkül vücuda getirerek esrar satmak suçundan Türk CezaKanununun 403. maddesinin 3,4,5 inci fıkralarına göre II sene 8 ay ağır hapiscezasına mâhkum olup cezası kesinleşmiştir. Cezasını Hatay Cezaevinde çekmekteiken Cumhuriyet Savcılığına müracaat ederek 12 yıllık afdan yararlanmasıgerektiğini ileri sürmesi ve Cumhuriyet Savcılığınca da Ceza Muhakemeleri UsulüKanununun 402. maddesi uyarınca Mahkemeden karar istenmesi üzerine Hatay AğırCeza Mahkemesince, 1803 sayılı Af Kanununun 2. Maddesinin (B) bendinin (TürkCeza Kanununun 403. maddesi yönünden) Anayasa’ya aykırı olduğu öne sürülerekAnayasa Mahkemesine başvurulmasına karar verilmiştir.
Anayasanındeğişik 151. maddesinin birinci fıkrasında, “Bir davaya bakmakta olan mahkemeuygulanacak bir kanunun hükümlerini Anayasa’ya aykırı görürse veya taraflardanbirinin ileri sürdüğü aykırılık iddiasının ciddi olduğu kanısına varırsaAnayasa Mahkemesinin bu konuda vereceği karara kadar davayı geri bırakır. “veikinci fıkrasında da “Mahkeme Anayasa’ya aykırılık iddiasını ciddi görmezse buiddia, temyiz merciince esas hükümle birlikte karar bağlanır.” diye yazılıdır.
44sayılı Kanunun 27. maddesinde de, bir Mahkemenin bir işi Anayasa Mahkemesinegönderebilmesi için elinde bakmakta olduğu bir (Dâva) bulunmasını gerekliolduğu açıkça belirtilmiştir.
GerekAnayasada ve gerek 44 sayılı Kanunda sözü edilen (Dâva) deyimiyle, MuhakemeUsulü Hukuku esaslarının tanımladığı anlamda ve Mahkeme önünde açılmış olan(Dâva)nın kasdedildiğinin kabulü gerekir. Bu mahiyet ve nitelikte olmayan(ihtilaf)ların (dâva) olarak kabulü mümkün değildir.
BirHukuk terimi olan (Dâva) kavramını usul hukukundaki Mahiyet ve niteliğindenayırarak Anayasada değişik ve başka anlamda kullanılmış olduğu yolundakigörüşün beni senebilmesi için her şeyden önce bu görüşün inandırıcıkanıtlarının ortaya konulması zorunluğu vardır. Halbuki bu nitelikte bir kanıtarastlanmamaktadır.
Bundanbaşka, Anayasanın 151. maddesinin birinci fıkrasında: “bir Dâvaya bakmakta olanMahkeme, Uygulanacak bir kanunun hükümlerini Anayasa’ya aykırı görürse veyataraflardan birinin ileri sürdüğü aykırılık iddiasının ciddi olduğu kanısınavarırsa Anayasa Mahkemesinin bu konuda vereceği karara kadar Davayı gedibırakır.” diye yazıldıktan sonra bunu takip eden ikinci fıkrasında ise: “mahkeme Anayasaya aykırılık iddiasını ciddi görmezse bu iddia temyiz merciinceesas hükümle birlikte karara bağlanır.” denilmektedir. Birbirine bağlı vebirbirini tamamlar nitelikte olan bu iki fıkra hükümlerine göre: Mahkeme bakmaktaolduğu bir davada uygulanacak kanun hükmünü Anayasaya aykırı görür veyataraflardan birinin ileri sürdüğü iddianın ciddi olduğu kanısına varırsa işiAnayasa Mahkemesine gönderecek ve Anayasa Mahkemesinin vereceği karara göregereğini yerine getirecek, taraflardan birinin ileri sürdüğü iddiayı ciddigörmezse duruşmaya devamla esas hakkındaki kararını verecektir. Ancak bu takdirdeiddiayı öne süren taraf, Temyiz yoluna başvurarak Anayasaya aykırılık iddiasınıYargıtayda inceletmek yetkisine sahip bulunmaktadır. Şuhalde Anayasanın bumaddesinde:
1-Mahkemeninelinde bakmakta olduğu davanın (Karar) la değil, (hüküm) le sonuçlanacaknitelikte olması,
2-Mahkemece verilecek hükmün temyizi kabil hükümlerinin bulunması,
3-Mahkemece Anayasaya aykırılık iddiasının ciddi olmadığı kararı verilmesihalinde bu kararın esas hükümle birlikte temyiz edilerek bu iddianın dahiyüksek yargı organınca incelenmesinin sağlanması, öngörülmüştür.
Anayasanınbu maddesinde, (Karar) değil de (Hüküm) terimi kullanılmış olduğunu dikkattenuzak tutmamak lazımdır. Bilindiği gibi (Hüküm) dâvayı sona erdiren Karar olupbu niteliği ile öteki kararlardan ayrılır. Bu itibarla (Dâva) niteliğindeolmıyan (ihtilaf) lara ilişkin (Karar) lar Anayasanın 151. Maddesini kavramıdışında kalmaktadır.
Halbuki:Ceza Muhakemeleri usulü Kanununun 402. Maddesine göre yapılan müracaatlar,Hukuki ve Kanuni anlam ve nitelikte (Dâva) olmadıktan başka Mahkemece buhususta verilen karar da (Hüküm) niteliğini haiz bulunmamaktadır ve bu kararhakkında Temyiz yoluna başvurmak da mümkün değildir. Bu bakımlardan da CezaMuhakemeleri Usulü Kanunun 402. maddesine göre yapılan müracaatlar ve bumüracaatlar üzerine mahkemelerce verilen kararlar Anayasanın 151. maddesininkapsamı dışında kalmaktadır.
Yukarıdayazılı nedenlerle, bu olayda Mahkemenin Anayasa Mahkemesine başvurma yetkisiolmadığından, itirazın, Mahkemenin yetkisizliği yönünden reddedilmesi gerektiğigörüşündeyim.
Üye
Abdullah ÜNER