ANAYASA MAHKEMESİ KARARI
Esas Sayısı : 1975/58
Karar Sayısı : 1975/67
Karar Günü : 3.4.1975
İTİRAZ YOLUNA BAŞVURAN MAHKEME:İstanbul İkinci AğırCeza Mahkemesi.
İTİRAZIN KONUSU:15.5.1974 günlü, 1803 sayılı“Cumhuriyetin 50 nci Yılı Nedeniyle Bazı Suç ve Cezaların Affı HakkındaKanun”un 2. maddesinin (A) ve (B) bentlerinin iptali istenmiştir.
I. OLAY:
İstanbul İkinci Ağır Ceza Mahkemesinin bakmakta olduğu davadasanıklar hakkında uygulanacak Türk Ceza Kanununun 213. maddesinin yer aldığı1803 sayılı Yasanın 2. maddesinin (B) bendi ile birlikte (A) bendinin deAnayasanın 92, maddesinin beşinci fıkrasiyle saptanan yöntemlere uyulmadanyasalaştırıldığı Cumhuriyet Savcısınca ileri sürülmüş, bu iddia Mahkemece ciddîgörülerek, sözü geçen hükmün iptali için Anayasanın değişik 151. ve 22.4.1962günlü, 44 sayılı Yasanın 27. maddeleri uyarınca Anayasa Mahkemesinebaşvurulmasına karar verilmiştir.
İtiraz yoluna başvuran Mahkemenin gerekçesi özeti şöyledir:
1803 sayılı Af Kanununun 2. maddesinin (A) ve (B) bentlerininAnayasanın 92. maddesinin beşinci fıkrasındaki yöntemlere uyulmadan ayrı ayrıonaylandığı ve bu nedenle biçim yönünden Anayasaya aykırı olduğu kanısınavarılarak, konunun Anayasa Mahkemesine intikal ettirilmesine karar verilmiştir.
III- YASA METİNLERİ:
1- İtiraz konusu Yasa kuralları:
15.5.1974 günlü, 1803 sayılı Af Kanununun 2. maddesinin Anayasayaaykırılığı öne sürülen (A) ve (B) bentleri şöyledir:
“Madde 2- 7.2.1974 tarihine kadar işlenmiş:
A) Türk Ceza Kanununun 127, 128, 129, 131, 132, 133 ncimaddelerinde, 135 nci maddesinin ikinci bendinde, 136, 137, 138, 139 ncumaddelerinde, 146 ncı maddesinin üçüncü fıkrasında, 148 nci maddesinde, 149 ncumaddesinin üçüncü fıkrasında, 150, 152, 157, 168, 171, 172 ve 384 ncümaddeleriyle Askerî Ceza Kanununun 55, 56 ve 59 ncu maddelerinde yazılısuçlardan dolayı 5 yıl veya daha az bir süre ile mahkûm olanların cezaları,fer’i ve mütemmim cezaları ile ceza mahkûmiyetlerinin sonuçlarını da kapsamaküzere affedilmiştir.
Yukarıda yazılı suçlardan dolayı beş yıldan fazla süre ile mahkûmedilenlerin hürriyeti bağlayıcı cezalarının beş yılı ve para cezalarının tamamıaffedilmiştir.
B) Türk Ceza Kanununun 202, 203, 205, 206, 207, 208, 209, 210,212, 213, 214, 215, 216, 217, 218, 219, 403 ncü maddeleriyle 404 ncü maddesinin1 nci bendinde ve 406, 407, 414/1, 415, 416/2-3, 491, 492, 493, 495, 496, 497,498, 499, 500, 503 ve 510 ncu maddeleriyle Askerî Ceza Kanununun 131 ve 132 ncimaddelerinde gösterilen suçları işleyenler hakkında ilgili maddede öngörülenDevlet zararı önceden ödenmek; tazminat hükümleri ise saklı kalmak şartiyle bumaddenin (A) bendi hükmü uygulanır.”
2- Dayanılan Anayasa kuralı:
Anayasaya aykırılık iddiasını desteklemek üzere dayanılanAnayasanın 92. maddesinin beşinci fıkrazı şöyledir:
“Madde 92/5- Millet Meclisi Cumhuriyet Senatosundan gelen metnibenimsemezse, her iki Meclisin ilgili komisyonlarından seçilecek eşit sayıdakiüyelerden bir karma komisyon kurulur. Bu komisyonun hazırladığı metin MilletMeclisine sunulur. Millet Meclisi, karma komisyonca veya Cumhuriyet Senatosuncaveya daha önce kendisince hazırlanmış olan metinlerden birini olduğu gibi kabuletmek zorundadır. Cumhuriyet Senatosunda üye tamsayısının salt çoğunluğu ilekabul edilmiş olan madde değişikliklerinde, Millet Meclisinin kendi ilk metninibenimsemesi için, üye tamsayısının salt çoğunluğunun oyu gereklidir. Bu haldeaçık oya başvurulur.”
IV- İLK İNCELEME:
Anayasa Mahkemesi İçtüzüğünün 15. maddesi uyarınca yapılan ilkincelemede aşağıdaki sorunlar üzerinde durulmuştur:
1- Anayasa Mahkemesinin itirazı incelemeye görevli ve yetkili olupolmadığı sorunu:
Suç ve cezaların affı hakkındaki yasama belgelerinin Anayasayauygunluk denetimine bağlı olup olmayacağı sorunu üzerinde durulmuş ve budenetimin Anayasa Mahkemesince yapılmasına anayasal açıdan olanak bulunduğusonucuna varılmıştır. Konu hakkında ayrıntılı gerekçeler Anayasa Mahkemesinin28.11.1974 günlü, Esas: 1974/34, Karar: 1974/50 sayılı kararında tümüyleaçıklanmış bulunduğundan (Resmî Gazetede; gün: 21.1.1975, sayı: 15125),bunların burada yinelenmesine gerek kalmamıştır.
Şahap Arıç ve Halit Zarbun bu görüşe katılmamıştır.
2- Anayasaya aykırılık itirazında bulunan Mahkemenin bu konudakiyetkisi:
Sanığın yargılanması sonunda, Mahkemece uygulanacak kanunkurallarından birisi de, suçun niteliği ve işlenme günü bakımlarından 15.5.1974günlü, 1803 sayılı Yasanın 2. maddesinin (B) bendidir.
Çünkü, sanığın suçuna uyan Türk Ceza Kanununun 213. maddesi bu AfKanununun 2. maddesinin (B) bendinde yazılıdır. Mahkemenin itiraz yoluyla buyasa hükmünün iptalini istemesi Anayasanın değişik 151. ve 44 sayılı Yasanın27. maddelerine uygun düşmekte ise de; aynı Yasanın 2. maddesinin (A) bendihakkındaki istemini incelemeye, davada Mahkemenin bu kuralı uygulaması sözkonusu olmadığından, olanak bulunmamaktadır. Bu nedenle, itirazın 1803 sayılıYasanın 2. maddesinin (A) bendine yönelen bölümünün, Mahkemenin yetkisizliğisebebiyle reddine karar verilmelidir.
3- Esasın incelenmesindeki sınır sorunu:
Sanık hakkındaki dava Türk Ceza Kanununun 213. maddesine göreaçılmıştır. Mahkeme sanıklar hakkında ceza verirken asıl olarak bu yasa hükmünüuygulayacaktır. Halbuki Mahkemenin iptalini istediği 1803 sayılı Af Yasasının2. maddesinin (B) bendinde, yukarıda yazılı yasa maddesinden başka maddeler deyer almaktadır. Mahkemenin görmekte olduğu davanın öteki maddelerle bir ilgisibulunmamaktadır. O halde, Anayasanın değişik 151. ve 44 sayılı Yasanın 27.maddeleri gereğince, itiraz yoluyla gelen bu işte esasın incelenmesi,Mahkemenin uygulama durumunda olduğu yasa hükmü ile sınırlandırılmalıdır.
Nihat O. Akçakayalıoğlu, bu görüşe katılmamıştır.
4- İlk inceleme evresinde yukarıda açıklanan sorunlarınincelenmesi sonunda:
Dosyanın eksiği bulunmadığı anlaşıldığından işin esasının15.5.1974 günlü, 1803 sayılı Yasanın 2. maddesinin (A) bendine yönelen itirazınMahkemenin yetkisizliği nedeniyle reddine oybirliğiyle, aynı Yasa maddesinin(B) bendinin, Türk Ceza Kanununun 213. maddesiyle sınırlı olarak incelenmesine,Şahap Arıç ve Halit Zarbun’un, 1803 sayılı Kanunun esasta yasama meclislerikararı niteliğinde olduğundan incelemenin Anayasa Mahkemesinin görevi dışındabulunduğu ve Nihat O.Akçakayalıoğlu’nun da (B) bendini tümünün incelenmesigerektiği yolundaki karşıoylariyle ve oyçokluğu ile karar verilmiştir.
V- ESASIN İNCELENMESİ:
İtiraza ilişkin rapor, sınırlama kararı uyarınca Anayasayaaykırılığı ileri sürülen kural, Mahkemenin itirazının gerekçesi, Anayasayaaykırılık görüşüne dayanak gösterilen Anayasa maddesi, bunlarla ilişkiligerekçeler, başka yasama belgeleri ve konu ile ilgili bulunan öteki metinlerokunarak, gereği görüşülüp düşünüldü:
1- Anayasa Mahkemesinin 2.7.1974 günlü, 19/31 sayılı kararıylasaptanmış olan ilkelerin ışığı altında, ilk aşamada, itiraz konusu kuralınoluşum biçimi tartışılmıştır.
1803 sayılı Kanun teklifi Millet Meclisinden 24 madde olarakçıktığı halde Cumhuriyet Senatosu kapsamlarını da değiştirerek 23 maddelik birtasarı halinde getirmiş ve böylece Anayasanın 92. maddesinin beşinci fıkrasınıharekete geçirtmiştir. Bu kuralın işleyiş koşulları ve gerekçeleri 12.7.1974günlü, 14943 sayılı Resmî Gazetede yayımlanan Anayasa Mahkemesinin 2.7.1974günlü, 19/31 sayılı kararında açıklanmış olup, bu kez yapılan tartışma sonundaçoğunluk aynı görüşte birleşmiş ve itirazcı Mahkemenin uygulayacağı, 1803sayılı Kanununun 2. maddesinin (B) bendini aynı ilkelerle Türk Ceza Kanununun213. maddesi açısından incelemiştir. Buna göre, iki Yasama Meclisinin üzerindeuyuştukları kurallar dışında kalan tüm maddeler topluca bir “metin” olarakMillet Meclisinin oyuna sunulmak gerekirken, her iki maddenin ayrı ayrıoylanması yoluyla Anayasanın 92. maddesinin beşinci fıkrasında belirlenenkurala aykırı davranıldığı anlaşılmıştır.
Bu görüşe, Muhittin Gürün ve Nihat O. Akçakayalıoğlu değişikgerekçe ile katılmış;
Şahap Arıç, Halit Zarbun, Ahmet Koçak ve Ahmet Salih Çebi isekatılmamışlardır.
2- İptal hükmünün yürürlüğe giriş günü sorunu:
Anayasanın 152. maddesinin ikinci fıkrası ile saptanmış ilkeyegöre, özel bir durum zorunlu kılmıyorsa, iptal hükmünün yürürlüğegecikilmeksizin konulması asıldır. İnceleme konusu olayda da Anayasayaaykırılığı anlaşılmış bir kuralın yürürlüğünü sürdürmesi için bir zorunluluksaptanmamış ve bu nedenle de iptal hükmü için ayrı bir yürürlük günükararlaştırılmasına gerek görülmemiştir.
Şahap Arıç, Halit Zarbun, Ziya Önel, Abdullah Üner ve Nihat O.Akçakayalıoğlu ise bu görüşe katılmamışlardır.
VI- SONUÇ:
1- 15.5.1974 günlü, 1803 sayılı Kanunun 2. maddesinin (B)bendindeki kuralın Millet Meclisinde Anayasanın 92. maddesinin beşinci fıkrasıhükmüne aykırı olarak oylanmış bulunması nedeni ile biçim yönünden ve Türk CezaKanununun 213. maddesi açısından iptaline Muhittin Gürün ile Nihat O.Akçakayalıoğlu’nun değişik gerekçeleriyle ve Şahap Arıç, Halit Zarbun, AhmetKoçak ve Ahmet Salih Çebi’nin karşıoylariyle ve oyçokluğu ile,
2- İşin niteliğine göre Anayasanın değişik 152. maddesinin ikincifıkrası uyarınca iptal hükmünün yürürlüğe gireceği günün ayrıcakararlaştırılmasına yer olmadığına Şahap Arıç, Halit Zarbun, Ziya Önel,Abdullah Üner ve Nihat O. Akçakayalıoğlu’nun karşıoylariyle ve oyçokluğu ile,
3.4.1975 gününde karar verildi.
Başkan
Muhittin TAYLAN
Başkanvekili
Kâni VRANA
Üye
Şahap ARIÇ
Üye
Ahmet AKAR
Üye
Halit ZARBUN
Üye
Ziya ÖNEL
Üye
Abdullah ÜNER
Üye
Ahmet KOÇAK
Üye
Muhittin GÜRÜN
Üye
Lûtfi ÖMERBAŞ
Üye
Hasan GÜRSEL
Üye
Ahmet Salih ÇEBİ
Üye
Adil ESMER
Üye
Nihat O.AKÇAKAYALIOĞLU
Üye
Ahmet H.BOYACIOĞLU
KARŞIOY YAZISI
Anayasa Mahkemesince;
a) İlk inceleme evresinde görev sorunu tartışılarak, itirazınincelenmesinin Anayasa Mahkemesinin görevine girdiğine;
b) 1803 sayılı Af Kanununun itiraz konusu maddelerinin biçimyönünden iptaline;
c) İşin niteliğine göre Anayasanın değişik 152 nci maddesininikinci fıkrası uyarınca iptal hükmünün yürürlüğe gireceği günün ayrıcakararlaştırılmasına yer olmadığına oyçokluğuyla karar verilmiştir. Anayasayauygun görmediğimden kararın bu kısımlarına katılmıyorum.
Bu konulardaki karşıoylarım; (21 Ocak 1975 gün ve 15125 sayılıResmî Güzetede yayımlanan, Anayasa Mahkemesinin 1974/34, 1974/50 sayı ve20.11.1974 günlü) kararındaki karşıoy yazımın I, II, III nolu bentlerinde tafsilatlıolarak yazdığım karşıoyların prensipleri itibariyle aynı nitelikte olduğundan,bunların burada tekrarına lüzum görülmemiştir.
Açıklanan nedenlerle Anayasa Mahkemesinin bu kararının Anayasayauygun olmadığını bildirdiğim kısımlarına, sözü geçen karşıoy yazımın I, II, IIInolu bentlerinde gösterilen nedenlerle karşıyım.
Üye
Şahap ARIÇ
KARŞIOY YAZISI
21.1.1975 günlü ve 15125 sayılı Resmî Gazetede yayımlananMahkememizin 28.11.1974 günlü, 1974/34-50 sayılı kararına ilişkin karşıoyyazımda açıkladığım gerekçelerle, çoğunluğun bu kararına da katılmıyorum.
Üye
Halit ZARBUN
KARŞIOY YAZISI
21.1.1975 günlü ve 15125 sayılı Resmî Gazetede yayımlanan AnayasaMahkemesinin 28.11.1974 gün ve 1974/34 Esas ve 1974/50 sayılı kararındaaçıkladığım nedenlerle çoğunluğun görev ve süreye ilişkin görüşlerinekatılmıyorum.
Üye
Ziya ÖNEL
KARŞIOY YAZISI
Cumhuriyetin 50 nci Yılı Dolayısıyle çıkarılan 1803 sayılı AfKanununun 2. maddesinin (B) bendinin; Millet Meclisinde Anayasanın 92.maddesinde yazılı biçimde oylanmamış olması nedeniyle ve esasa girişilmeksizinbiçim yönünden (Türk Ceza Kanununun 213. maddesi açısından) iptaline kararverilmiştir. Böyle olunca sözü edilen hükmün yasama organınca yeniden elealınıp düzenlenmesi mümkün olduğundan yasama organına bu yetkisini kullanabilmeolanağının sağlanması zorunluğu ortaya çıkmaktadır. Yasama organının buyetkisini kullanabilmesi de Anayasa Mahkemesi kararının yürürlüğe girmesihususunda Anayasanın 152. maddesi ile 44 sayılı Kanunun 50. maddesinin üçüncüfıkrası gereğince uygun bir sürenin tanınmasına bağlı bulunmaktadır. Böyle birsüre verilmediği takdirde Anayasa Mahkemesinin iptal kararı, Resmî Gazetedeyayımlandığı tarihde sözü edilen Af Kanununun 2. maddesinin (B) bendindekikural yürürlükten kalkacak ve bu suretle yasama organının maddeyi yenidendüzenlenmesine imkân kalmayacak ve bunun sonucu olarak da bu gibi Rüşvet almasuçundan sanık olanlar kanun koyucunun istek ve iradesi hilâğına genel afkapsamı içine girmiş olacaklardır.
Anayasa Mahkemesi kararının yürürlüğe girmesinde bir süre kabuledilmek için herhalde (iptal hükmünün kamu düzenini tehdit edici yasal birboşluğun meydana gelmesi)ne gerek yoktur. Anayasanın 152. maddesinde; AnayasaMahkemesinin iptal hükmünün yürürlüğe gireceği tarihi kararlaştırabilmesi içinböyle bir şart aranmamış ve Anayasa Mahkemesinin Kuruluşu ve Yargılama UsulleriHakkındaki 44 sayılı Kanunun 50. maddesinde ise; Anayasa Mahkemesinin, gerekligördüğü hallerde iptal hükmünün yürürlüğe gireceği tarihi ayrıcakararlaştırabileceği hükme bağlanmıştır.
Görülüyor ki: İptal hükmünün yürürlüğe girmesinde bir süreverilmesi için her halde (Kanunda kamu düzenini tehdit edici bir boşluğun)meydana gelmesi gerekmemekte ve (gereken hallerde) de böyle bir süreninverileceği öngörülmektedir.
Anayasanın 152. maddesiyle 44 sayılı Kanunun 50. maddesinin üçüncüfıkrasında yer almış olan (gereken haller) in olayda gerçekleşmiş olup olmadığısorununa gelince:
Anayasanın 64. maddesi hükmüne göre genel ve özel af ilân etmekyetkisi Türkiye Büyük Millet Meclisine aittir. Affın ölçüsünün saptanması da buyetki cümlesinden bulunmaktadır. Kanun koyucu da bu yetkisine dayanarak 1803sayılı Af Kanununda bir bölüm suçları ve cezaları tamamen affederken bir bölümsuçların cezalarından 12 yılını, diğer bir bölüm suçların cezalarından da 5yılını affetmeyi uygun bulmuş ve bu arada Türk Ceza Kanununun 213. maddesindeyazılı Rüşvet alma suçlarını genel affa değil özel affa tabi tutmayıöngörmüştür.
Kanun koyucu, yukarıda da açıklandığı gibi 1803 sayılı AfKanununun 2. maddesinin (B) bendinde bu gibi suçların genel değil özel affatabi tuttuğuna ve Af Kanununun bu hükmü Anayasa Mahkemesince esasıincelenmeksizin biçim yönünden iptal edilmiş olduğuna göre yasama organının buhükmü yeniden düzenlemek imkânını sağlayacak bir süre verilmediği takdirdeiptal hükmünün Resmî Gazete’de yayımlandığı tarihte yürürlüğe girmesi ile busuçlular dahi, kanun koyucunun istek ve iradesi dışında 12 yıllık aftanyararlanmış olacaklardır.
Gerek Anayasada ve gerek 44 sayılı kanunda, biçim yönünden yapılaniptallerde süre verilmeyeceğine dair kısıtlayıcı bir kayıt yoktur. AksineAnayasanın 152. ve 44 sayılı Kanunun 50. maddelerindeki süre ile ilgilikurallar, gerek biçim ve gerek esas yönünden olsun bütün iptal kararlarını veaf kanunları da dahil bütün kanunları kapsayacak nitelikte ve genişliktedir.
Yukarıda yazılı nedenlerle meydana gelen zorunluk dolayısıyleAnayasanın 152. maddesi gereğince iptal hükmünün yürürlük tarihinin ayrıcasaptanması gerekir. Süre verilmemesi kararına karşıyım.
Üye
Abdullah ÜNER
KARŞIOY YAZISI
21.1.1975 günlü ve 15125 sayılı Resmî Gazetede yayımlanan Esas:1974/34, Karar: 1974/50 sayılı Anayasa Mahkemesi kararına ilişkin karşıoyyazımın 3 numaralı bendinde açıkladığım gerekçe ile, çoğunluğun bu kararınınaynı konu ile ilgili kısmına katılmıyorum.
Üye
Ahmet KOÇAK
KARŞIOY YAZISI
Yukarıki kararda (1975/58-67), kanun teklif ve tasarılarınınCumhuriyet Senatosundaki görüşmeleri sonucunda, Millet Meclisince kabul edilmişbulunan madde metinlerinin değiştirilmesi ve Millet Meclisince de budeğişikliklerin benimsenmemesi nedeniyle sorunun, Anayasanın 92. maddesininbeşinci fıkrası gereğince Karma Komisyona gitmesi halinde, benimsenmeyenmaddelere ilişkin olarak Cumhuriyet Senatosunca, Karma Komisyonca ve MilletMeclisince düzenlenen metinlerin tümünün üç ayrı liste halinde ve her listenintoptan Millet Meclisinde oylanmaları gerektiğini öne sürülerek, 1803 sayılı AfKanunu hakkında bu yolda işlem yapılmıyarak maddelerin ayrı ayrı oya sunulmuşolmaları, Anayasaya aykırılık nedeni sayılmış ve iptal kararı bu gerekçeyedayandırılmıştır.
Bu görüş, Anayasanın, hem 92. maddesine, hem de temel ilkelerineaykırı bulunmaktadır.
İptal kararının dayandırılması gereken düşünceler ise 2.7.1974 ve28.11.1974 günlü ve (1974/19-1974/31), (1974/39-1974/51) sayılı AnayasaMahkemesi kararlarına ilişkin karşıoy yazılarımda genişliğine belirtilmişolduğundan tekrarı gereksiz bulunmuştur. (Resmî Gazete-günler: 12.7.1974,29.1.1975; sayılar: 14943: S: 9-12; 15133: S. 19-20)
Söz konusu karşıoy yazılarımda açıklanan nedenlerle bu kararıngerekçesine katılmıyorum.
Üye
Muhittin GÜRÜN
KARŞIOY YAZISI
29.1.1975 günlü ve 15133 sayılı Resmî Gazetede yayımlananMahkememizin 28.11.1974 gün ve 1974/39-51 sayılı kararına ilişkin karşıoyyazımın 2 numaralı bendinde açıkladığım gerekçelerle, çoğunluğun iptalhakkındaki görüşlerine karşıyım.
Üye
Ahmet Salih ÇEBİ
KARŞIOY YAZISI
T.C. Anayasası 92. madde 5. fıkrası hükmünün işletiliş koşulbiçimi yönünden “oylanacak metin” ile “oylama usulü” için, 14943 sayılı ResmîGazetede yayımlanan Mahkememiz 2.7.1974 gün ve 19/31 sayılı kararına bağlıkarşı oy yazımda açıkladığım,
1803 sayılı kanunun 2. maddesi (B) bendinin taşıdığı ayrıcalıkkuralı niteliği üzerine, aynı madde (A) bendi yönünden de geçerli olarak veResmî Gazete’nin 15125 sayısında yayımlanmış Mahkememiz 28.11.1974 günlü karareki karşıoy yazımda belirttiğim,
yine hemen yukarda sözünü ettiğim 15125 sayılı Resmî Gazetede yeralmış karara bağlı karşıoy yazımda, iptâl hükmünün yürürlüğünün bir ileritarihe bırakılması zorunluğu olarak değindiğim,
Nedenlerle, itiraz konusu hükmün iptâli gerekçesinde ve iptâlhükmü yürürlüğünün bir ileri tarihe bırakılmayışında sayın çoğunluktanayrılmaktayım.
Üye
Nihat O. AKÇAKAYALIOĞLU