ANAYASA MAHKEMESİ KARARI
Esas Sayısı : 1975/9
Karar Sayısı : 1975/37
Karar Tarihi:11/3/1975
İTİRAZ YOLUNA BAŞVURAN MAHKEME : İstanbul9. Asliye Ceza Mahkemesi.
İTİRAZIN KONUSU : 18.5.1974 günlü, 14890mükerrer sayılı Resmi Gazetede yayımlanan 15.5.1974 günlü, 1803 sayılı “Cumhuriyetin50 nci Yılı Nedeniyle Bazı Suç ve Cezaların Affı Hakkındaki 1803 sayılı Kanun”un2. maddesinin (B) bendinin, Anayasaya aykırılığı nedeniyle iptali istemidir.
I- OLAY :
İstanbul C.Savcılığının 3.4.1974 günlü 74/5824 esas sayılıiddianamesine göre, sanıkların 28.4.1973 gününde işledikleri ileri sürülensuçtan ötürü haklarında Türk Ceza Kanununun 503. ve 522. maddeleri gereğinceyargılanmak üzere gönderildikleri İstanbul 9.Asliye Ceza Mahkemesince,Cumhuriyet Savcısının 15.5.1974 günlü, 1803 sayılı Yasanın 2. maddesinin (B) Bendinin,Anayasaya aykırılığına ilişen savı ciddi olduğu kanısına varılarak, Anayasanındeğişik 151. ve 22.4.1962 günlü, 44 sayılı Kanunun 27. maddeleri uyarınca iptaliiçin Anayasa Mahkemesine başvurulmasına karar verilmiş bulunmaktadır.
II-İTİRAZIN GEREKÇESİ ÖZETİ :
İtiraz yoluna başvuran Mahkemenin bakmakta olduğu bu davadauygulanması gereken 1803 sayılı Kanunun 2. maddesinin (B) bendinin Anayasanın92. maddesinin beşinci fıkrasında öngörülen biçim kurallarına aykırı olarakyasalaştığı yolundaki Cumhuriyet Savcılığının iddiası Mahkemece de ciddi kabuledilerek (B) bendinin Anayasa’nın 8. ve 92. maddeleri gereğince iptaliistenmiştir.
III-YASA METİNLERİ :
1- İtiraz konusu yasa metni :
15.5.1974 günlü, 1803 sayılı Af Yasasının 2. maddesinin Anayasayaaykırılığı ileri sürülen (A) bendi şöyledir:
“Madde 2- 7.2.1974 tarihine kadar işlenmiş:
A) ………….
B) Türk Ceza Kanununun 202, 203, 205, 206, 207, 208, 209, 210, 212,213, 214, 215, 216, 217, 218, 219,403 ncü maddeleriyle 404 ncü maddesinin 1 ncibendinde, 406,407,414/1, 415,416/2-3,491,492,493,495,496,497,498,500,503 ve 510ncu maddeleri ile, Askeri Ceza Kanununun 131 ve 132 nci maddelerinde gösterilensuçları işleyenler hakkında ilgili maddede öngörülen Devlet zararı önceden ödenmek,tazminat hükümleri ise saklık kalmak şartı ile bu maddeni (A) bendi hükmüuygulanır.”
2- İlgili yasa metni:
Türk Ceza Kanununun 503 ncü maddesi :
“Madde 503- Her kim, bir kimseyi hulus ve saffetinden bilistifadekandıracak mahiyette sanialar veya hileler yaparak hataya düşürüp o kimseninveya aharın zararına kendisine veya başkasına haksız bir menfaat temin ederseüç aydan üç seneye kadar hapis ve elli liradan aşağı olmamak üzere ağır cezayınakdi ile cezalandırılır.
Eğer bu cürüm:
1- Meslek ve vazifeleri icabını icra sırasında avukatlar ve davavekilleri ve alelumum vekiller ile müessesat müdürleri tarafından,
2- Resmi bir dairenin yahut menafii âmmeye hadim bir müesseseihayriyenin zararına olarak,
3- Bir kimseyi askerlikten kurtarmak bahanesi ile,
İşlenmiş olursa ceza bir senden beş seneye kadar hapistir.”
3-Dayanılan Anayasa kuralları :
Anayasanın 92. maddesinin beşinci fıkrası:
Millet Meclisi Cumhuriyet Senatosundan gelen metni benimsemezse,her iki Meclisin ilgili komisyonlarından seçilecek eşit sayıdaki üyelerden birKarma komisyon kurulur. Bu komisyonun hazırladığı metin Millet Meclisinesunulur. Millet Meclisi, Karma Komisyonca veya Cumhuriyet Senatosunca veya dahaönce kendisine hazırlanmış olan metinlerden birini olduğu gibi kabul etmekzorundadır. Cumhuriyet Senatosunda üye tamsayısının salt çoğunluğu ile kabuledilmiş olan madde değişikliklerinde, Millet Meclisinin kendi ilk metninibenimsemesi için, üye tamsayısının salt çoğunluğunun oyu gereklidir. Bu haldeaçık oya başvurulur.”
IV. İLK İNCELEME :
Anayasa Mahkemesi; Muhittin Taylan, Kâni Vrana, Kemal Berkem,Halit Zarbun, Ziya Önel, Abdullah Üner, Ahmet Koçak, Muhittin Gürün, LütfiÖmerbaş, Hasan Gürsel, Ahmet Salih Çebi, Şevket Müftügil, Nihat O.Akçakayalıoğluve Ahmet H.Boyacıoğlu’nun katılmalarıyle 25.2.1975 gününde toplanmış veiçtüzüğünün 15. maddesi uyarınca gerekli ilk incelemeyi yaparak, aşağıdakisorunlar üzerinde durmuştur.
1- Anayasa Mahkemesinin itirazı incelemeye görevli ve yetkili olupolmadığı sorunu:
Suç ve cezaların affı hakkındaki yasama belgelerinin Anayasayauygunluk denetimine tâbi olup olamayacağı sorunu üzerinde de tartışma yapılmış;bu denetimin Anayasa Mahkemesince yapılmasına Anayasa açısından olanakbulunduğu sonucuna varılmıştır. Konu hakkındaki ayrıntılı gerekçeler 21.1.1975günlü, 15125 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan. Anayasa Mahkemesinin 28.11.1974günlü, Esas:1974/34, Karar: 1974/50 sayılı kararında açıklanmış bulunduğundanburada yinelenmesine gerek kalmamıştır. O kararımızda da ayrıntılı gerekçelerlebelirtildiği üzere bir kuralı itiraz konusu yapılan 15.5.1974 günlü, 1803sayılı Af Yasası Anayasanın değişik 147. maddesinde yazılı (Kanun) deyimikapsamına girmektedir ve bu durama göre de itiraz yolu ile gelen ve Af Kanunuile ilgili olan bu işe bakmak Anayasa Mahkemesinin görevine girmektedir.
Halit Zarbun bu görüşe katılmamıştır.
2- Esasın incelenmesindeki sınır sorunu :
Sanıklar hakkındaki kamu davasında 15.5.1974 günlü, 1803 sayılı AfYasasının 2. maddesinin (B) bendinin Anayasaya aykırılığı ileri sürülmüş isede, bu davada sözü edilen (B) bendinin tümünün uygulanma durumu olmadığından,incelemenin olayda uygulanması gereken Türk Ceza Kanununun 503. maddesiylesınırlı olarak yapılması zorunludur.
Nihat O.Akçakayalıoğlu uygulanacak kanun hükmü olması nedeniyleesasın (B) bendinin tümü yönünden incelenmesi gerektiği karşıoyundabulunmuştur.
İlk inceleme evresinde yukarıda açıklanan sorunların tartışılmasısonunda: İşin incelenmesinin Anayasa Mahkemesinin görevi içinde bulunduğunaHalit Zarbun’un karşıoyu ile ve oyçokluğu ile; dosyanın eksiği bulunmadığıanlaşıldığından işin esasının 15.5.1974 günlü, 1803 sayılı Af Kanununun 2. maddesinin(B) bendinin Türk Ceza Kanunun 503. maddesi ile sınırlı olarak incelenmesine,Nihat O.Akçakayalıoğlu’nun incelemenin (B) bendinin tümü yönünden yapılmasıgerektiği yolundaki karşıoyu ile ve oyçokluğu ile karar verilmiştir.
V- ESASIN İNCELENMESİ :
İtirazın esasına ilişkin rapor, İstanbul 9.Asliye Ceza Hâkimliğinin31.1.1975 günlü, 1974/322 sayılı yazısına bağlı olarak gelen 29.1.1975 günlü gerekçeliara kararı ile ekleri, iptali istenen ve ilgili bulunan yasa kuralları, dayanılanAnayasa kuralı, öteki belgeler ve metinler okunup incelendikten sonra, gereğigörüşülüp düşünüldü:
A- İlk inceleme evresinde tartışma konusu yapılmış olan (AnayasaMahkemesinin itirazı incelemeye görevli ve yetkili olup olmadığı) sorunuüzerinde durularak, yukarıda IV. bölümde açıklandığı üzere Mahkememizin Afkanunlarını Anayasaya uygunluk denetimine bağlı tutmakla görevli ve yetkiliolduğu sonucuna varılmıştır. Ancak, esasın incelenmesi sırasında, bu işin25.2.1975 günlü toplantıda yapılan ilk incelenmesinde bulunmamış olan kimiüyelerce görev ve yetki sorunu bu evrede dahi ortaya atılıp görüşülebileceğininöne sürülmesi üzerine yapılan tartışmalar sonunda; ilk inceleme evresinde görevve yetki sorunu incelenerek çözülmüş olduğundan, konunun yeniden ele alınarakgörüşülmesine gerek görülmemiştir.
Şahap Arıç ve Ziya Önel bu görüşe katılmamışlardır.
B- İtiraz konusu kuralın biçim yönünden Anayasaya aykırılığısorunu:
15.5.1974 günlü, 1803 sayılı Yasanın 5. maddesinin AnayasaMahkemesinin 12.7.1974 günlü, 14943 sayılı Resmi Gazetede yayımlanmış olan2.7.1974 günlü, 19/31 sayılı kararı ile iptal edilmiş bulunan (A) bendininkanunlaşması ile ilgili olarak Millet meclisinde Cumhuriyet Senatosundan gelenmetnin benimsenmemesi ve bu yüzden karma komisyonca da bir metnin hazırlanmasıüzerine yürütülen yasama işlemleri arasında bir yasa kuralını biçim yönündenAnayasaya aykırı kılabilecek başlıca iki aksaklık göze çarpmaktadır. Bunlardanbiri uyuşmazlık konusu maddelerin ayrı ayrı oylanmış olması, diğeri de ötekimetinlerin oylanmasına devam edilmeyerek yalnız karma komisyon metninioylanması ile yetinilmiş bulunmasıdır. 1803 sayılı Af Yasasının 5. maddesinin(A) bendini biçim yönünden Anayasanın 92. maddesine aykırı hale getirennedenlerle iptal nedenleri yukarıda günü ve sayısı yazılı kararımızda etraflıcaaçıklanmış olup, bu kez yapılan görüşme ve tartışmalar sonunda çoğunluk aynıgörüşte birleşmiş, 1803 sayılı Yasanın Cumhuriyet Senatosunda ve MilletMeclisince uyuşmazlık konusu olan ve karma komisyonca hazırlanan ve aralarındaikinci maddenin de bulunduğu tüm maddeler bir “metin” olarak topluca MilletMeclisi oyuna sunulmak gerekirken, her maddenin ayrı ayrı oylanması yoluylaAnayasa’nın 92. maddesinin beşinci fıkrasındaki kurala aykırı işlemdebulunulduğu sonucuna varılmıştır.
Esasen 1803 sayılı Af Yasasının 2. maddesinin (B) bendi maddeninyasama işlemlerindeki biçim aksaklığı nedeni ile Türk Ceza ve Askeri CezaKanunlarının başka maddeleri ile sınırlı olarak Mahkememizce bir çok kerreleriptaline karar verilmiştir.
Bu nedenlerle 1803 sayılı Af Kanunun 2. maddesinin (B) bendininTürk Ceza Kanununun 503. maddesiyle sınırlı olarak iptaline karar verilmelidir.
Nihat O.Akçakayalıoğlu bu gerekçeye ve Şahap Arıç, İhsan Ecemiş,Ahmet Koçak ve Ahmet Salih Çebi bu görüşe katılmamışlardır.
3- İptal hükmünün yürürlüğe giriş günü:
Anayasanın değişik 152. maddesinin ikinci fıkrasına göre, AnayasaMahkemesince Anayasaya aykırı olduğundan iptaline karar verilen Karun veyaİçtüzük veyahut bunların iptal edilen kuralları, gerekçeli kararın ResmiGazetede yayımlandığı günde yürürlükten kalkar. Gereken hallerde, AnayasaMahkemesi iptal hükmünün yürürlüğe gireceği günü ayrıca kararlaştırabilir.
Bu gün, kararın Resmi Gazetede yayımlandığı günden başlayarak biryılı geçemez.
22.4.1962 günlü, 44 sayılı kanunun 50. maddesinin dördüncüfıkrasında da, Anayasa Mahkemesinin, iptal dolayısiyle oluşacak boşluğu, kamudüzenin tehdit edici nitelikte görürse, iptal hükmünün yürürlüğe gireceği günüayrıca kararlaştıracağı ve boşluğun doldurulması için Yasama MeclisleriBaşkanlıklarına ve Başbakanlığa durumu duyuracağı yazılıdır.
Yukarıda belirtildiği üzere, 15.5.1974 günlü, 1803 sayılı Kanunun2. maddesinin (B) bendinin Anayasaya biçim yönünden aykırılığı nedeniyle TürkCeza Kanununun 503. maddesi ile sınırlı olarak iptali öngörülmüştür. İptal Yasakuralının Anayasaya uygun biçimde oluşmamış bulunduğu yolunda AnayasaMahkemesince saptanan duruma ve varılan sonuca dayanmaktadır. 1803 sayılıKanunun affettiği suç ve cezaların niteliği ve niceliği ile beliren kapsamıkarşısında, iptal hükmünün kamu düzenini tehdit edici yasal bir boşluğuoluşturacağından söz edilemez.
Açıklanan nedenlerle Anayasa’nın değişik 152. maddesinin ikincifıkrasında yer alan ve uygulanması Anayasaca Anayasa Mahkemesinin işideğerlendirilip gerekli görmesine bırakılmış bulunan yetkinin kullanılmasına veiptal hükmünün yürürlüğe gireceği günün ayrıca kararlaştırılmasına gerekgörülmemiştir.
Şahap Arıç, İhsan Ecemiş, Ziya Önel, Abdullah Üner ve NihatO.Akçakayalıoğlu bu görüşe karşıoyda bulunmuşlardır.
VI-SONUÇ :
1- İlk inceleme evresinde görev sorunu incelenerek çözülmüş bulunduğundan,konunun yeniden ele alınarak görüşülmesine yer olmadığına Şahap Arıç ve ZiyaÖnel’in karşıoylarıyla ve oyçokluğu ile;
2- 15.5.1974 günlü, 1803 sayılı Kanunun 2. maddesinin (B)bendindeki kuralın Millet Meclisinde Anayasa’nın 92. maddesinin beşinci fıkrasıhükmüne aykırı olarak oylanmış bulunması nedeniyle biçim yönünden ve Türk CezaKanununun 503. maddesi yönünden iptaline Nihat O.Akçakayalıoğlu’nun başkagerekçesi, Şahap Arıç, İhsan Ecemiş, Ahmet Koçak, ve Ahmet Salih Çebi’ninitirazın karşıoylarıyle ve oyçokluğu ile;
3- İşin niteliğine göre Anayasanın değişik 152. maddesinin ikincifıkrası uyarınca iptal hükmünün yürürlüğe gireceği günün ayrıcakararlaştırılmasına yer olmadığına, Şahap Arıç, İhsan Ecemiş, Ziya Önel, AbdullahÜner ve Nihat O.Akçakayalıoğlu’nun karşıoylarıyla ve oyçokluğu ile;
11.3.1975 gününde karar verildi.
Başkan
Muhittin TAYLAN
Başkanvekili
Kâni VRANA
Üye
Şahap ARIÇ
Karşıoy yazısı ektedir.
Üye
İhsan ECEMİŞ
Üye
Ahmet AKAR
Üye
Ziya ÖNEL
Karşıoy yazısı ektedir.
Üye
Abdullah ÜNER
Karşıoy yazısı ektedir.
Üye
Ahmet KOÇAK
Karşıoy yazısı ektedir.
Üye
Lütfi ÖMERBAŞ
Üye
Hasan GÜRSEL
Üye
Ahmet Salih ÇEBİ
Üye
Şevket MÜFTÜGİL
Karşıoy yazısı eklidir
Üye
Adil ESMER
Üye
Nihat O.AKÇAKAYALIOĞLU
Üye
Ahmet H.BOYACIOĞLU
Karşıoyyazısı ektedir.
KARŞIOY YAZISI
Anayasa Mahkemesince;
a) İlk inceleme ve esasın incelenmesi evrelerinde görev sorunutartışılarak itirazın incelenmesinin Anayasa Mahkemesinin görevine girdiğine;
b) 1803 sayılı Af Kanununun itiraz konusu maddesinin biçimyönünden iptaline;
c) İşin niteliğine göre Anayasa’nın değişik 152 nci maddesinin 2.fıkrası uyarınca iptal hükmünün yürürlüğe gireceği günün ayrıcakararlaştırılmasına yer olmadığına oyçokluğuyla karar verilmiştir. Anayasa’yauygun görmediğimden kararın bu kısımlarına katılmıyorum.
Bu konulardaki karşıoylarım, (21 Ocak 1975 gün ve 15125 sayılıResmi Gazete’de yayımlanan, Anayasa Mahkemesi’nin 1974/34,1974/50 sayı ve20.11.1974 günlü) kararındaki karşıoy yazımın I,II,III nolu kısımlarındatafsilâtlı olarak yazdığım karşıoyların prensipleri itibariyle aynı nitelikteolduğundan bunların burada tekrarına lüzum görülmemiştir.
Açıklanan nedenlerle Mahkememizin bu kararının Anayasa’ya uygunolmadığını bildirdiğim kısımlarına, sözügeçen karşıoy yazımın I,II,III. nolubendlerinde gösterilen nedenlerle karşıyım.
Üye
Şahap ARIÇ
KARŞIOY YAZISI
12.7.1974 günlü ve 14943 sayılı Resmi Gazetede yayımlananMahkememizin 2.7.1974 gün ve 1974/19-31 sayılı kararına ilişkin karşıoy yazımdaaçıkladığım gerekçelerle, çoğunluğun bu kararındaki görüşlerine de karşıyım.
Üye
İhsan ECEMİŞ
KARŞIOY YAZISI
21.1.1975 günlü 15125 sayılı Resmi Gazete’de yayımlananMahkememizin 28.11.1974 günlü, 1974/34-50 sayılı kararında açıkladığımnedenlerle görev ve süreye ilişkin görüşlerine katılmıyorum.
Üye
Ziya ÖNEL
KARŞIOY YAZISI
Cumhuriyetin 50 nci Yılı Dolayısiyle çıkarılan 1803 sayılı AfKanununun 2. maddesinin (B) bendinin, Millet Meclisinde Anayasanın 92.Maddesinde yazılı biçimde oylanmamış olması ve esasa girişilmeksizin biçimyönünden (Türk Ceza Kanunun 503. maddesi açısından) iptaline karar verilmiştir.Böyle olunca sözü edilen hükmün yasama organınca yeniden ele alınıpdüzenlenmesi mümkün olduğundan yasama organına bu yetkisini kullanabilmeolanağının sağlanması zorunluğu ortaya çıkmaktadır. Yasama Organının buyetkisini kullanabilmesi de Anayasa Mahkemesi kararının yürürlüğe girmesikonusunda Anayasanın 152. maddesi ile 44 sayılı Kanunun 50. maddesinin üçüncüfıkrası gereğince uygun bir sürenin tanınmasına bağlı bulunmaktadır. Böyle birsüre verilmediği takdirde Anayasa Mahkemesinin iptal kararı, Resmi Gazetedeyayımlandığı tarihde sözü edilen Af kanunun 2. Maddesinin (B) bendindeki kuralyürürlükten kalkacak ve bunun sonucu olarak da bu gibi dolandırıcılık suçundansanık olanlar kanun koyucunun istek ve iradesi hilâgına genel af kapsamı içinegirmiş olacaklardır.
Anayasa Mahkemesi kararının yürürlüğe girmesinde bir süre kabuledilmek için herhalde (iptal hükmünün kamu düzenini tehdit edici yasal birboşluğun meydana gelmesi) ne gerek yoktur. Anayasanın 152. maddesinde; AnayasaMahkemesi iptal hükmünün yürürlüğe gireceği tarihi kararlaştırabilmesi içinböyle bir şart aranmamış ve Anayasa Mahkemesinin Kuruluş ve Yargılama Usulleri Hakkındaki44 sayılı Kanunun 50. maddesinde ise; Anayasa Mahkemesinin, gerekli gördüğühallerde iptal hükmünün yürürlüğe gireceği tarihi ayrıca kararlaştırabileceğihükme bağlanmıştır.
Görülüyor ki: İptal hükmünün yürürlüğe girmesinde bir süreverilmesi için her halde (Kanunda kamu düzenini tehdit edici bir boşluğun)meydana gelmesi gerekmemekte ve (gereken hallerde) de böyle bir süneninverileceği öngörülmektedir.
Anayasanın 152. maddesiyle 44 sayılı Kanunun 50. maddesinin üçüncüfıkrasında yer almış olan (gereken haller) in olayda da gerçekleşmiş olupolmadığı sorununa gelince:
Anayasanın 64. maddesi hükmüne göre genel ve özel ilân etmekyetkisi Türkiye Büyük Millet Meclisine aittir. Affın ölçüsünün saptanması da buyetki cümlesinden bulunmaktadır. Kanun koyucu da bu yetkisinde dayanarak 1803sayılı Af Kanunda bir bölüm suçları ve cezaları tamamen affederken bir bölümsuçların cezalarından 12 yılını, diğer bir bölüm suçların cezalarından da 5yılını affetmeyi uygun bulmuş ve bu arada Türk Ceza Kanununun 503. maddesindeyazılı dolandırıcılık suçlarını genel affa değil özel affa tabi tutmayıöngörmüştür.
Kanun koyucu, yukarıda da açıklandığı gibi 1803 sayılı AfKanununun 2. maddesinin (B) bendinde bu gibi suçların genel değil özel affatabi tuttuğunu ve Af Kanunun bu hükmü Anayasa Mahkemesince esasıincelenmeksizin biçim yönünden iptal edilmiş olduğuna göre yasama organına buhükmü yeniden düzenlemek imkânını sağlayacak bir süre verilmediği takdirdeiptal hükmünün Resmi Gazetede yayımlandığı tarihde yürürlüğe girmesi ile busuçlar dahi, kanun koyucunun istek ve iradesi dışında genel affın içinegirecektir.
Gerek Anayasada ve gerek 44 sayılı kanunda, biçim yönünden yapılaniptallerde süre verilemeyeceğine dair kısıtlayıcı bir kayıt yoktur. AksineAnayasanın 152. ve 44 sayılı Kanunun 50.maddelerindeki süre ile ilgilikurallar, gerek biçim ve gerek esas yönünden olsun bütün iptal kararlarınıkapsayacak nitelik ve genişliktedir.
Yukarıda yazılı nedenlerle meydana gelen zorunluk dolayısiyleAnayasanın 152. maddesi gereğince iptal hükmünün yürürlük tarihinin ayrıcasaptanması gerekir. süre verilmemesi kararına karşıyım.
Üye
Abdullah ÜNER
KARŞIOY YAZISI
21.1.1975 günlü 15125 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Esas:1974/34, Karar: 1974/50 sayılı Anayasa Mahkemesi kararına ilişkin karşıoyyazımın 3 numaralı bendinde açıkladığım gerekçe ile, çoğunluğun bu kararınınaynı konu ile ilgili kısmına katılmıyorum.
Üye
Ahmet KOÇAK
KARŞIOY YAZISI
21.1.1975 günlü 15125 sayılı Resmi Gazete’de yayımlananMahkememizin 1974/34-50 sayılı kararına ilişkin karşıoy yazımın 2 numaralıbendinde açıkladığım gerekçelerle, çoğunluğun iptal hakkındaki görüşlerinekarşıyım.
Üye
Ahmet Salih ÇEBİ
KARŞIOY YAZISI
T.C.Anayasası’nın92. madde beşinci fıkra hükmünün işleyiş koşul ve biçimi hakkında, 14943 sayılıResmi Gazete’de yayımlanan Mahkememizin 2.7.1974 gün ve 19/31 sayılı kararınabağlı karşıoy yazımda açıkladığım,
1803sayılı Kanunun 2. maddesi (B) bendinde yer alan ayrıcalık kuralının niteliğihakkında, aynı madde (A) bendi için dahi geçerli olarak ve Resmi Gazete’nin15125 sayısında yayımlanmış Mahkememiz 28.11.1974 günlü kararına ek karşıoyyazımda belirttiğim,
Yinehemen yukarda sözünü ettiğim 15125 sayılı Resmi Gazete’de yer almış karşıoyyazımda iptâl hükmünün yürürlüğünün bir ileri tarihe bırakılması zorunluğunaneden olarak gösterdiğim,
Görüşve düşüncelerimle 11.3.1975 günlü, 9/37 sayılı kararın, iptâl hükmü gerekçesineve bu hükmün yürürlüğü için bir ayrı gün kararlaştırılmayışına karşıyım.
Üye
Nihat O. AKÇAKAYALIOĞLU