ANAYASA MAHKEMESİ KARARI
Esas Sayısı:1976/31
Karar Sayısı:1976/30
Karar Günü:3/6/1976
Resmi Gazete tarih/sayı:13.1.1977/15818
İtirazyoluna başvuran Mahkeme : Çubuk Sulh Ceza Mahkemesi.
İtirazınkonusu : 6 Haziran 1317 tarihli Taş Ocakları Nizamnamesinin tümünün Anayasa'nın33., 107. maddeleri ile Türk Ceza Kanununun l. maddesine aykırılığı gerekçesiyleiptali istemidir.
I.OLAY :
Sanığıntapulu arazide kaçak tuğla ocağı açıp çalıştırdığı yapılan kontrol sırasındagörevlilerce saptanmış, Taş Ocakları Nizamnamesine aykırı bu eylemi nedeniylehakkında kanuni kovuşturma yapılması için, düzenlenen 13/8/1975 günlü tutanakgerekli işlem yapılmak üzere Çubuk Cumhuriyet Savcılığına iletilmiştir.
ÇubukCumhuriyet Savcılığınca yapılan soruşturma sonunda, eylemi Taş OcaklarıNizamnamesine aykırı bulunduğu kanısına varılan sanığın, Nizamnamenin 30.maddesi uyarınca cezalandırılması için Çubuk Sulh Ceza Mahkemesinde 24/12/1975günlü, 1975/474 sayılı iddianame ile kamu davası açılmıştır.
Mahkeme,sanığa uygulanması istenen 30. maddeyi içeren Taş Ocakları Nizamnamesinintümünün Anayasa'nın 33., 107. maddeleri ile Türk Ceza Kanununun 1. maddesineaykırı bulunduğu kanısına varmış ve itiraz konusu Nizamnamenin iptali içinAnayasa Mahkemesi'ne kendiliğinden başvurmuştur.
III.İLGİLİ YASA KURALLARI :
A.İptali istenilen yasa kuralları :
TaşOcakları Nizamnamesinin tümünün iptali istenmiş ise de olayla ilgili kurallar29. ve 30. maddelerinde yer almıştır.
"Madde29- Bir kimse mutasarrıf olduğu veya sahibini İrza eylediği arazide mevaddısabıkada muharrer şeraite tevfikan ilmühaber ahzetmeksizin lieclitticare ocakkuşat ve imâl eylediği halde ilmühaber harcının dört misli cezayi nakdi olarakkendisinden ahzolunduktan sonra çıkarılan mal mevcut ise zaptedilir."
"Madde30.- Her kim arazii haliyede ve kura ve kasabatta ve sair umuma ait arazidemevaddı sabıkada muharrer şeraite tevfikan ruhsatname istihsal etmeksizin ocakkuşat ve imal eder ise kendisinden beş Osmanlı Lirasından yirmibeş OsmanlıLirasına kadar cezayi nakdi alındıktan başka küşat eylediği ocak zapt ve yirmisekizinci maddede gösterilen şeraite tevfikan bilmüzayede ihale kılınır."
B.Dayanılan Anayasa Kuralları :
"Madde33- Kimse, işlendiği zaman yürürlükte bulunan Kanunun suç saymadığı birfiilinden dolayı cezalandırılamaz.
Cezalarve ceza tedbirleri ancak kanunla konulur.
Kimseye,suçu işlediği zaman kanunda o suç için konulmuş olan cezadan daha ağır bir cezaverilemez.
Kimse,kendisini veya kanunun gösterdiği yakınlarını suçlandırma sonucu doğuracakbeyanda bulunmaya veya bu yolda delil göstermeye zorlanamaz.
Cezasorumluluğu şahsidir.
GenelMüsadere cezası konulamaz."
"Madde107- Bakanlar Kurulu, kanunun uygulanmasını göstermek veya kanunun emrettiğiişleri belirtmek üzere, kanunlara aykırı olmamak şartiyle ve Danıştayınincelemesinden geçirilerek, tüzükler çıkarabilir.
Tüzükler,Cumhurbaşkanınca imzalanır ve kanunlar gibi yayınlanır. "
C.İlgili Yasa Kuralı :
TürkCeza Kanununun olayla ilgili 1. maddesi şöyledir:
"Maddel- Kanunun sarih olarak suç saymadığı bir ful için kimseye ceza verilemez.Kanunda yazılı cezalardan başka bir ceza ile de kimse cezalandırılamaz.
Suçlar,cürüm veya kabahattir."
IV.İLK İNCELEME :
AnayasaMahkemesi içtüzüğünün 15. maddesi uyarınca yapılan ilk inceleme toplantısında;itiraz yoluna başvuran mahkemece tümünün Anayasa'ya aykırı olduğu ileri sürülenTaş Ocakları Nizamnamesi ile, ilgili öteki metinler, itirazın gerekçesinikapsayan duruşma tutanağı ve ekleri okunup incelendikten sonra, aşağıdakisorunlar üzerinde durulmuştur.
a)Görev ve yetki sorunu :
Anayasa'nındeğişik 151. maddesiyle 22/4/1962 günlü, 44 sayılı "Anayasa MahkemesininKuruluşu ve Yargılama Usulleri Hakkında Kanun'un 20. maddesinin ikincifıkrasının ilk tümcesi kuralları, Anayasa Mahkemesini, mahkemelerin gördükleridavalarda uygulamakla yükümlü oldukları herhangi bir kanun hükmünün Anayasa'yaaykırılığı savı ile kendisine intikâl ettirdikleri işleri karara bağlamaklagörevli ve yetkili kılınmıştır.
Ancak,olayda, Anayasa'ya aykırılığı gerekçesiyle yerel mahkemece iptali istenilen"Taş Ocakları Nizamnamesi" Yasa adını taşımadığından, ilk önce buNizamnamenin yasa niteliğinde olup olmadığının çözümlenmesi gerekmektedir.
TaşOcakları Nizamnamesi, 6 Haziran 1317 tarihinde zamanın padişahı tarafındançıkartılmıştır . O dönemdeki kurallara göre, padişah yasama ve yürütmegörevlerini elinde tuttuğundan, bu Nizamnamenin yetkili makamca yasamayetkisine dayanılarak çıkartılmış sayılması gerekir. İçerik yönünden dekapsamına giren Yurttaki tüm ocaklar için geçerli ve uygulanması zorunlu,genel, soyut, sürekli kurallar getirmektedir. Öte yandan konuyu doğrudandoğruya düzenleyici nitelikte kurallar koyması nedeniyle, Anayasa'nın 107.maddesinde Öngörülen "....... Kanunun uygulanmasını göstermek veya Kanununemrettiği işleri belirtmek üzere..." çıkartılan "tüzüklerden"(Nizamnamelerden) de ayrı bir nitelik göstermektedir. Böylece bu Nizamname öğretininve yürürlükteki yasaların, bir metnin yasa sayılması için aradığı tüm koşullarıiçermekte ve bu haliyle Yasa değer ve gücünde bulunmaktadır.
Kaldıki Taş Ocakları Nizamnamesi yürürlüğe girdiği tarihten başlayarak her zamanYasa niteliği ile uygulana gelmiş, yeni kurallar eklenmesi ya da kimikurallarının değiştirilmesi hep Yasa çıkartılması yolu ile yapılmıştır. Örneğin21 Şaban 1332-2 Temmuz 1330 günlü, "Taş Ocakları Nizamnamesine müzeyyelKanun" adı ile bir Kanun zamanın yasama organınca kabul edilerekNizamnameye yeni kurallar getirildiği gibi, Nizamnamenin 13. maddesi de 6Haziran 1934 günlü, 2492 sayılı Yasa ile T. B. M. M. ce değiştirilmiştir. YineT. B. M. M. ce yasalar için uygulanan yöntemle Nizamnamenin 30. maddesi hükmüyoruma tabi tutulmuş ve "Taş Ocakları Nizamnamesinin 30. maddesinintefsirine mahal olmadığı hakkında heyeti umumiye kararı" ile zamanınyasama meclisince karar verilmiştir. (8 Mayıs 1929 günlü, 1187 sayılı ResmiGazete)
Ayrıca44 sayılı Yasanın "Eski kanunlar hakkında dava açılması" başlığınıtaşıyan Geçici 5. maddesinin üçüncü fıkrasındaki "yukarıdaki fıkralar,Kanun adını taşımamakla beraber Kanun mahiyetindeki sair metinler için degeçerlidir." kuralı da bu düşünceyi doğrulamakta olduğu gibi, Anayasa Mahkemesi'ninbenzeri nizamnamelerle ilgili olarak verdiği kararlar da bu doğrultuda oluşmuşbulunmaktadır. (Anayasa Mahkemesi Kararlar Dergisi, Sayı: 3, Sayfa; 173 - 174Aynı dergi Sayı : 4, Sayfa : 168 - 171).
Bunedenlerle itiraz konusu Nizamnamenin Yasa niteliğinde bulunduğu ve bu sonuçdolayısiyle de konuyu incelemenin Anayasa Mahkemesinin görev ve yetkisi içindekaldığı kabul edilmelidir.
b)İtiraz yoluna başvuran Mahkemenin görev ve yetki sorunu :
Anayasa'nındeğişik 151. ve 44 sayılı Yasanın 27. maddeleri kuralları gereğince birMahkemenin, herhangi bir yasa kuralının Anayasa'ya aykırılığı savı ile AnayasaMahkemesine başvurabilmesi; ya o mahkemenin kendiliğinden bu kanıya varması, yada dava taraflarından birinin bu yolda ileri sürdüğü savı ciddi görmesi ve buhususu gerekçeli bir kararla belirtmesi, ayrıca elinde usulünce açılmış vebakılmakta olan bir dava bulunması ve Anayasa'ya aykırılığı söz konusu edilenYasa kuralının o davada uygulama yeri bulunması koşullarının varlığına bağlıtutulmuştur.
Olayda,Taş Ocakları Nizamnamesinin iptali için Anayasa Mahkemesine kendiliğindenbaşvuran Çubuk Sulh Ceza Mahkemesinde, bu yer Cumhuriyet Savcılığınca anılannizamnameye aykırı eylemi dolayısiyle, sanığın. Nizamnamenin 30. maddesiuyarınca cezalandırılması için kamu davası açıldığı ve 825 sayılı Türk CezaKanununun Mevkii Meriyete Vaz'ına dair Kanunun 29. maddesine 5/3/1973 günlü,1696 sayılı Yasa ile eklenen fıkra hükmü uyarınca davaya bakmakla görevli veyetkili kılınan bu mahkemenin davayı yürüttüğü görülmektedir. O halde itirazyoluna başvuran mahkemenin elinde bakılmakta olan bir dava var demektir.
Herne kadar Mahkeme, sözü geçen 27. madde hükmü gereği Anayasaya aykırı gördüğüYasa kuralı hakkındaki gerekçeli başvurma kararını ayrıca düzenleyip ötekibelgelerle birlikte yollamamışsa da, başvurmaya dayanak yapılan gerekçelerduruşma tutanağında ayrıntılı biçimde belirlenmiş ve bu tutanağın onanlı birörneği Anayasa Mahkemesine yollanmış bulunduğundan bu husus, başvurma isteğininincelenmesine engel bir eksiklik sayılmamıştır.
Mahkemeninbakmakta olduğu bu davada, Nizamnamenin iddianamede belirtilen 30. maddesininuygulama yeri bulunup bulunmadığı konusuna gelince:
BirMahkemenin Anayasaya aykırılık savı ile Anayasa Mahkemesine başvurabilmesi içinyukarıda değinilen ve olayda var olduğu saptanan koşullardan başka, Anayasayaaykırılığı ileri sürülen Yasa kurallarının elindeki davada, uygulama yerininbulunması koşulunun da varolması gerekir,
Buaçıdan bakılınca olayın aşağıda belirtilen biçimde oluştuğu görülmektedir :
İlgililerinyerinde yaptığı kontrolde, sanığın tapulu arazide kaçak tuğla ocağı açıpçalıştırdığı bir tutanakla saptandığından Taş Ocakları Nizamnamesine aykırı bueyleminden dolayı ceza kovuşturması yapılması için, durum ilgili CumhuriyetSavcılığına bildirilmiştir. Cumhuriyet Savcılığı da yaptığı soruşturma sonundasanığın eylemini Taş Ocakları Nizamnamesine aykırı nitelikte bulduğundaneylemine uyduğu kanısiyle bu Nizamnamenin 30. maddesi gereğincecezalandırılması istemiyle itiraz yoluna başvuran Mahkemede kamu davasıaçmıştır. 30. madde "arazii haliyede ve kura ve kasabattâ vesair umuma aitarazide...", bugünkü deyimi ile Devletin hüküm ve tasarrufu altındabulunan yerlerde ruhsatsız ocak açıp işletenlere uygulanacak cezayaptırımlarını kapsamaktadır. Yani bu madde, Taş Ocakları Nizamnamesinin 12 -16. ncı maddelerinde belirtilen kurallara uymayanlar hakkında verilecekcezaları öngörmektedir. Oysa ilgililerce düzenlenen tutanakta ve Mahkemeceyapılan duruşmada belirtildiği üzere, sanığın 30 madde kapsamına giren yerlerdedeğil, nizamnamenin 29. maddesi içeriğinde bulunan tapulu arazide veNizamnamenin 9. maddesindeki kurallar gereği ilmühaber almaksızın kaçak ocakaçıp çalıştırması söz konusudur. Şu halde bu eylem dolayısıyla sanık hakkındauygulanacak olan yaptırım 29. madde içeriğini oluşturmaktadır. Gerçekten 29. ve30. maddeler ayrı ayrı eylemleri öngörmekte ve dolayısiyle birbirinden ayrıyaptırımlar getirmektedir. Örneğin 30. maddedeki cezalar, 29. maddedekindendaha ağır nitelik taşımaktadır.
Öteyandan, "Tahkikat ve hüküm yalnız iddianamede olan beyan olunan suçlar vezan altında bulunan şahıslara hasredilir." hükmünü öngören CezaMuhakemeleri Usulü Kanununun 150. maddesinin birinci fıkrası ve bunu pekiştirenaynı Kanunun 257. maddesinin birinci fıkrasını oluşturan "hükmün mevzuu,duruşmanın neticesine göre iddianamede gösterilen fiilden ibarettir."kuralları gereğince Ceza Mahkemesi vereceği hükümde, kişi ve maddi olayyönlerinden iddianame veya son tahkikatın açılması kararında belirlenen kişi veolayla bağlı tutulmuştur.
Hemeneklemek gerekir ki bu durum Mahkemenin vereceği hükümde bu kurallara uymakkaydiyle eylemin niteliğini, sübut derecesini ve uygulayacağı ceza yaptırımınısaptamada yasalarca kendisine verilmiş plan takdir yetkisini serbestçe kullanmasınaengel olmayacaktır. Gerçekten yukarıda sözü geçen 150. ve 257. maddelerinikinci fıkraları hükümleriyle, duruşma sonucuna göre eylemi nitelendirmede veuygulayacağı Kanun maddesini belirlemede hâkime, iddia ve savunmalarla bağlıkalmaksızın serbestçe hareket etme yetkisi verilmiş, ancak bu yetki, suçunhukuksal niteliğinin değişmesinin, ya da cezanın ağırlaştırılmasının söz konusuolması hallerinde Ceza Muhakemeleri Usulü Kanununun 258. maddesinde öngörülensanığa önceden haber verilmesi ve savunmasını yapabilecek bir durumagetirilmesi, başka bir deyimle ek savunma yapabilmesine olanak sağlanmasıkoşullariyle sınırlandırılmıştır.
İtirazyoluna başvuran mahkemenin Taş Ocakları Nizamnamesinin tümünün Anayasayaaykırılığı gerekçesine dayanması nedeniyle bu konular üzerinde durmadığıgörülmektedir.
Mahkemeninelindeki dava, Nizamnamenin 30. maddesine aykırılık savı ile açılmış ve yerelmahkeme bu evrede Anayasaya aykırılık nedeniyle Anayasa Mahkemesinebaşvurmuştur. Başka bir deyimle dava, Ceza Muhakemeleri Usulü Kanununun 150. ve257. maddelerinin birinci fıkraları kapsamı içinde bulunduğu bir dönemdeAnayasa Mahkemesine getirilmiştir.
Oysasanığın, yasa niteliğinde bulunduğu yukarıda saptanan Nizamname hükümlerineaykırılık eylemini belirten suç tutanağına, bu eylemin oluş niteliğine veduruşmada sanığın ve tanıkların açıklamalarına göre, eylem, Nizamnamenin 29.maddesi kapsamına girmekte bu nedenle de bakılmakta olan davada 30. maddeninuygulama yeri bulunmamaktadır. Böylece yürütülen davada uygulama olanağıbulunmayan bir hükmün Anayasaya aykırılığı savıyla iptali için yerel mahkemeceAnayasa Mahkemesine başvurulmuş olmaktadır. Bu hal ise; Anayasanın değişik 151.ve 22/4/1962 günlü 44 sayılı Yasanın 27. maddelerinde mahkemelerin AnayasaMahkemesine itiraz yoluyla başvurmaları için öngörülen koşullardan, bakılandavada uygulanacak yasa hükmünün de var olması kuralına aykırı düşmektedir.
Bunedenle başvurmanın Mahkemenin yetkisizliği yönünden reddi gerekmektedir.
AhmetSalih Cebi ve Nihat O. Akçakayalıoğlu eksiklik nedeniyle başvurmanın geriçevrilmesi gerektiği oyu ile bu görüşe katılmamışlardır.
SONUÇ:
Taşocakları Nizamnamesinin tümünün Anayasaya aykırılığı öne sürülmüştür. OysaMahkemeler, görülmekte olan bir davada uygulanacak Kanun hükümleri hakkındaitiraz yoluna başvurabilirler. İddianamede sanığın Taşocakları Nizamnamesinin30. maddesi uyarınca cezalandırılması istenilmiş ve Kamu davası bu maddegereğince açılmıştır. Olayın oluşuna göre sözü edilen madde hükmünün ise budavada uygulanma olanağı bulunmadığından başvurmanın Mahkemenin yetkisizliğinedeniyle reddine, Ahmet Salih Çebi ve Nihat O. Akçakayalıoğlu'nun eksikliknedeniyle başvurmanın geri çevrilmesi yolundaki karşıoylariyle ve oyçokluğuile, 3/6/1976 gününde karar verildi.
Başkanvekili
Şevket Müftügil
Üye
İhsan Ecemiş
Üye
Ahmet Akar
Üye
Ziya Önel
Üye
Abdullah Üner
Üye
Ahmet Koçak
Üye
Şekip Çopuroğlu
Üye
Fahrettin Uluç
Üye
Muhittin Gürün
Üye
Lütfi Ömerbaş
Üye
Hasan Gürsel
Üye
Ahmet Salih Çebi
Üye
Adil Esmer
Üye
Nihat O. Akçakayalıoğlu
Üye
Ahmet H. Boyacıoğlu
KARŞIOYYAZISI
Herne kadar yerel mahkeme "Taşocakları Nizamnamesi" nin tümünün iptaliniistemişsede, Cumhuriyet Savcılığınca sanık hakkında "TaşocaklarıNizamnamesi" nin 30. maddesine göre dava açılmıştır. 30. madde,"arazi haliyede ve kura ve kasabatta ve sair umuma ait arazi" de taşocağı açıp işletenler hakkında olup sahipli yerler hakkında uygulanacak hükümaynı nizamnamenin 29.maddesidir dosyada ki belgelerden, dava konusu yerinsahipli olup olmadığı kesinlikle anlaşılamamaktadır. Bu noksanlığın ikmâledilmesi gerekir bu nedenle esasın incelenmesi hakkındaki çoğunluk kararına,karşıyız.
Üye
Ahmet Salih Çebi
Üye
Nihat O. Akçakayalıoğlu