ANAYASA MAHKEMESİ KARARI
Esas Sayısı : 1976/33
Karar Sayısı : 1976/32
Karar Günü : 10.6.1976
İTİRAZ YOLUNA BAŞVURAN MAHKEME: İstanbul9. Asliye Ceza Mahkemesi.
İTİRAZIN KONUSU: 15.5.1974 günlü, 1803sayılı “Cumhuriyetin 50 nci Yılı Nedeniyle Bazı Suç ve Cezaların Affı HakkındaKanun”un 2. maddesinin (B) bendinin Türk Ceza Kanununun 415. maddesiyle sınırlıolarak iptali istemidir.
I- OLAY:
Türk Ceza Kanununun sanık hakkında uygulanacak 415. maddesinin yeraldığı 1803 sayılı Yasanın 2. maddesinin (B) bendinin, Anayasanın 92.maddesinin beşinci fıkrası ile saptanan yöntemlere uyulmadan yasalaştığıkanısına varan Mahkemece, iptali için, Anayasanın değişik 151. ve 22.4.1962günlü, 44 sayılı Kanunun 27. maddesi uyarınca, re’sen Anayasa Mahkemesinebaşvurulmasına karar verilmiştir.
II- İTİRAZIN GEREKÇESİ:
İtirazın gerekçesi özeti:
1803 sayılı Af Yasasının 2. maddesinin (B) bendinin, Anayasanın92. maddesinin beşinci fıkrasındaki biçim kuralına aykırı olarak yasalaştığıileri sürülmüştür.
III- YASA METİNLERİ:
1- İtiraz konusu Yasa kuralı:
15.5.1974 günlü, 1803 sayılı Yasanın 2. maddesinin (B) bendi şöyledir:
“Madde 2- 7.2.1974 tarihine kadar işlenmiş:
A) ………
B) Türk Ceza Kanununun 202, 203, 205, 206, 207, 208, 209, 210,212, 213, 214, 215, 216, 217, 218, 219, 403 ncü maddeleriyle 404 ncü maddesinin1 nci bendinde ve 406, 407, 414/1, 415, 416/2-3, 491, 492, 493, 495, 496, 497,498, 499, 500, 503, 510 ncu maddeleriyle Askerî Ceza Kanununun 131. ve 132 ncimaddelerinde gösterilen suçları işleyenler hakkında ilgili maddede öngörülenDevlet zararı önceden ödenmek; tazminat hükümleri ise saklı kalmak şartiyle bumaddenin (A) bendi hükmü uygulanır.”
2- Dayanılan Anayasa kuralı:
Anayasanın 92. maddesinin beşinci fıkrası şöyledir:
“Millet Meclisi, Cumhuriyet Senatosundan gelen metni benimsemezse,her iki Meclisin ilgili komisyonlarından seçilecek eşit sayıdaki üyelerden birkarma komisyon kurulur. Bu komisyonun hazırladığı metin Millet Meclisinesunulur. Millet Meclisi, karma komisyonca veya Cumhuriyet Senatosunca veya dahaönce kendisince hazırlanmış olan metinlerden birini olduğu gibi kabul etmekzorundadır. Cumhuriyet Senatosunda üye tamsayısının salt çoğunluğu ile kabuledilmiş olan madde değişikliklerinde, Millet Meclisinin kendi ilk metninibenimsemesi için, üye tamsayısının salt çoğunluğunun oyu gereklidir. Bu haldeaçık oya başvurulur.”
IV- İLK İNCELEME:
Anayasa Mahkemesinin, İçtüzüğün 15. maddesi uyarınca yaptığıtoplantıda; itiraz yoluna başvuran Mahkemenin, Anayasa Mahkemesine başvurmağayetkili olup olmadığı sorunu üzerinde durulmuştur.
Anayasanın değişik 151. ve 44 sayılı Yasanın 27. maddelerine göre,bir mahkemenin, yasa kurallarını, Anayasaya uygunluk denetiminden geçirilmeküzere Anayasa Mahkemesine getirebilmesi için elinde bakmakta olduğu bir davanınvar olması ve ayrıca itiraz konusu yapılan hükümlerin de o davada uygulanmayeri bulunması koşullarının gerçekleşmesi gerekmektedir. Öğretide genel olarakve uygulamalarda da çoğu kez benimsendiği üzere, genel anlamda her dava,yasalarda gösterilen ve mahkemece çözülmesi gereken bir uyuşmazlıktanoluşmaktadır ve Mahkemenin elindeki davanın Anayasanın 151. maddesi yönündenvar sayılabilmesi için de yolunca açılmış, mahkemenin görevine giren geçerlibir dava olması gerekmektedir.
İtiraz yoluna başvuran İstanbul 9. Asliye Ceza Mahkemesininelinde; 15 yaşını doldurmamış öz kızının ırzına tasaddide bulunmaktan sanıkolan kişinin, T. Ceza Kanununun 415/1, 417. ve 80. maddeleri gereğincecezalandırılması için Cumhuriyet Savcısının 13.7.1970 günlü, 1970/15680 sayılıiddianamesiyle yolunca açılmış ve görevine giren bir kamu davası vardır.Bilinen adreslerinde bulunamayan sanığın sorguya çekilememiş ve iddianameninkendisine tebliğ edilememiş olması; ayrıca Mahkemenin, kimi tarihlerde muvakkattatil kararı vermiş bulunması, kamu davasının yok sayılmasını gerektirmez vebakılmakta olma niteliğini kaybettirmez.
Öte yandan 1803 sayılı Kanunun 18/A maddesinde, “firar halindeolup da yurt içinde bulunanlar bu kanunun yürürlüğe girdiği tarihten itibarenüç ay, yurt dışında bulunanlar bir yıl içinde resmi mercilere müracaatla teslimolmadıkları takdirde bu kanun hükmünden faydalanamazlar.” hükmü yer almıştır.T. Ceza Kanununun 298. ve 299. maddelerinde firar hali, bir kimsenin bir suçtandolayı kanun dairesinde tutuklandıktan veya hapse mahkûm edildikten sonrakaçması olarak tanımlanmıştır. Buna göre hakkında tutuklama veya mahkûmiyetkararı verilmemiş olan sanığın, bilinen adreslerinde bulunup sorguyaçekilmemesi nedeniyle firar etmiş sayılması mümkün değildir. Sanığın, anılan18/A. madde kapsamı dışında kalması ise, 1803 sayılı Af Yasasındanyararlanmasını gerektirir ve dolayısıyle bu kanunun 2. maddesinin (B) bendine,eldeki davada uygulanabilir bir nitelik kazandırır.
Bu nedenlerle dosyanın eksiği bulunmadığından işin esasınınincelenmesine geçilmesine karar verilmelidir.
Ahmet Akar, Abdullah Üner, Ahmet Koçak, Muhittin Gürün, AdilEsmer, Nihat O Akçakayalıoğlu, itirazın reddi gerektiğini ileri sürerek bugörüşe katılmamışlardır.
İlk inceleme sonunda:
1- Dosyanın eksiği olmadığından işin esasının incelenmesine, AhmetAkar, Abdullah Üner, Ahmet Koçak, Muhittin Gürün, Adil Esmer, Nihat O Akçakayalıoğlu’nun,itirazın reddi yolundaki karşıoylarıyla ve oyçokluğuyla;
2- İşin niteliğine göre, esasa ilişkin incelemenin başka günebırakılmaksızın sürdürülmesine oybirliğiyle,
Karar verilmiştir.
V- ESASIN İNCELENMESİ:
İtirazın esasına ilişkin rapor, Mahkeme kararının gerekçesi,iptali istenen yasa ve dayanılan Anayasa kuralları, bunlarla ilgili gerekçelerve diğer yasama belgeleri okunduktan sonra, gereği görüşülüp düşünüldü:
1- İtiraz eden Mahkemenin kararında, uygulanacak yasa kuralınınbiçim yönünden Anayasaya aykırı olarak yasalaştırıldığı ve bu nedenle iptali gerektiğibelirtilmiştir.
15.5.1974 günlü, 1803 sayılı Yasanın 2. maddesinin (B) bendindekikural Türk Ceza Kanununun 414. maddesinin birinci fıkrasıiyle sınırlı olarakAnayasa Mahkemesinin 28.11.1974 günlü, Esas: 1974/39, Karar: 1974/51 sayılıkararı ile Anayasanın 92. maddesinin beşinci fıkrasındaki biçim kurallarınaaykırı oluştuğu gerekçesiyle iptâl edilmiş ve bu karar 29.1.1975 günlü, 15136sayılı Resmî Gazetede yayımlanmıştır.
Şu halde, 1803 sayılı Yasanın 2. maddesinin (B) bendi için dahaönce saptanmış bulunan iptal nedeni, burada da geçerlidir. Yukarıda gün vesayısı açıklanan ve yayımlandığı Resmî Gazetenin gün ve sayısı gösterilenAnayasa Mahkemesi kararında bütün açıklık ve ayrıntıları ile belirtilmiş olanbu nedenin, burada yinelenmesine gerek görülmemiştir. Bu durumda dava konusuedilen 2. maddesinin, B bendinin Türk Ceza Yasasının 415. maddesi yönünden deiptaline karar verilmelidir.
Muhittin Gürün ve Nihat O. Akçakayalıoğlu bu görüşe değişikgerekçeler ile katılmışlardır.
Ahmet Koçak ve Ahmet Salih Çebi bu görüşe katılmamışlardır.
2- İptal hükmünün yürürlüğe giriş günü:
Anayasanın değişik 152. maddesinin ikinci fıkrası ile saptananilkeye göre özel bir durum zorunlu kılmıyorsa, iptal hükmünün geciktirilmeksizinyürürlüğe konulması asıldır. İnceleme konusu olayda da Anayasaya aykırılığıanlaşılmış bir kuralın yürürlüğünü sürdürmesi için bir zorunluk saptanmamış vebu nedenle de iptal hükmü için ayrı bir yürürlük günü kararlaştırılmasınagerek görülmemiştir.
Ziya Önel, Abdullah Üner, Fahrettin Uluç ve Nihat O.Akçakayalıoğlu bu görüşe katılmamışlardır.
VI- SONUÇ:
1- 15.5.1974 günlü, 1803 sayılı Af Yasasının 2. maddesinin itirazkonusu yapılan (B) bendindeki kuralın, Millet Meclisinde Anayasanın 92/5.maddesinde açıklanan yönteme aykırı olarak oylanmış bulunması nedeniyle biçimyönünden ve Türk Ceza Kanununun 415. maddesi açısından iptaline Muhittin Gürünve Nihat O.Akçakayalıoğlu’nun değişik gerekçeleriyle, Ahmet Koçak ve AhmetSalih Çebi’nin karşıoylarıyle ve oyçokluğu ile;
2- İşin niteliğine göre, Anayasanın değişik 152. maddesinin ikincifıkrası uyarınca iptal hükmünün yürürlüğe gireceği günün ayrıca kararlaştırılmasınayer olmadığına Ziya Önel, Abdullah Üner, Fahrettin Uluç ve Nihat O.Akçakayalıoğlu’nun karşıoylarıyla ve oyçokluğu ile;
10.6.1976 gününde karar verildi.
Başkan
Kâni VRANA
Başkanvekili
Şevket MÜFTÜGİL
Üye
Ahmet AKAR
Karşıoy yazısı eklidir.
Üye
Ziya ÖNEL
Karşıoy eklidir.
Üye
Abdullah ÜNER
Karşı oy yazısı eklidir.
Üye
Ahmet KOÇAK
Üye
Şekip ÇOPUROĞLU
Üye
Fahrettin ULUÇ
Karşı oy yazısı eklidir.
Üye
Muhittin GÜRÜN
Karşıoy eklidir.
Üye
Lûtfi ÖMERBAŞ
Üye
Hasan GÜRSEL
Üye
Ahmet Salih ÇEBİ
Üye
Adil ESMER
Üye
Nihat O. AKÇAKAYALIOĞLU
Karşı oy ekli
Üye
Ahmet H. BOYACIOĞLU
KARŞIOY YAZISI
1- Bir Mahkemenin, bir yasa hükmünün iptali konusunda AnayasaMahkemesine başvurabilmesi için Anayasanın 151. maddesinde:
a- Mahkemenin elinde bakmakta olduğu bir davanın varlığı,
b- İtiraz olunan Yasa kuralının da bu davada uygulanacak durumdaolması,
koşulları aranmaktadır.
Olayda ise, bu koşullardan her ikisi de bulunmadığından MahkemeninAnayasa Mahkemesine başvurma olanağı ve yetkisi yoktur.
Şöyleki:
aa- Öz kızının bir çok defa ırzına tasaddi etmekten sanık hakkındakamu dâvası açılmış ise de sanık bütün aramalara rağmen Mahkeme önünegetirilmemiş, sorgusu yapılamamıştır. Ceza Mahkemeleri Usulü Kanunu hükümlerigereğince, Mahkemeye getirilemeyen ve sorgusu yapılamıyan sanık gaip sayılır vehakkındaki dâvanın yürütülmesi olanağı kalmaz. Bu Kanunun 198. maddesindeaçıkça, sanığın kaybolmasının, son tahkikatın yapılmasını diğer deyimle dâvanınbakılıp görülmesini imkânsız kılacağı belirtilmiş, 223. maddesinde de“Mahkemeye gelmemiş olan sanık hakkında duruşma yapılmaz” kesin ve buyurucuhükmü konulmuştur.
Dâvanın görülmesi bu nedenle olanaksız hale gelince, yine Yasahükümleri gereğince son soruşturmanın geçici olarak durmasına karar verilmesigerekir. Nitekim, Mahkemece de 21.1.1971 günlü oturumda, sanığın uzun zamandıraramalara rağmen bulunamadığı, kimliğinin tespit edilemediği ve sorgusunun dayapılamadığı nedenlerine dayanılarak duruşmanın muvakkaten tatiline vearanmasına devam edilmesi için müzakere yazılmasına ve ayrıca 12.5.1975 günündede, aranıp bulunamayan sanık hakkında dâvanın muvakkatan tatiline kararverilmiş olmasına ve böylece sanık bulunup mahkeme önüne getirilinceye kadarartık bu dâvanın ele alınıp görülmesine olanak kalmamasına rağmen sonradanmahkemece her nedense, 1803 sayılı Af Kanununun 2. maddesinin (B) bendininAnayasaya aykırı olduğundan söz ederek TCK.nun 415. maddesiyle sınırlı olarakiptali için Anayasa Mahkemesine başvurulmasına karar verildiği görülmüştür.
Özetlemek gerekirse: Sanığın kaybolması, Mahkeme önüne getirilipsorgusunun yapılamaması nedenleriyle ve Yasanın buyurucu kuralları gereğinceartık duruşmaya devam olunması, diğer deyimle dâvanın görülüp yürütülmesiolanaksız hale gelmiş olan bu olayda Mahkemenin Anayasanın 151. maddesine göreAnayasa Mahkemesine başvurma yetkisi yoktur.
bb- Sanık suçu işledikten sonra firar etmiştir ve halen de firardaolup 1803 sayılı Af Kanununun yürürlüğe girdiği 18 Mayıs 1974 tarihinden bugüne kadar Resmî mercilere müracaatla teslim olmamıştır. Anılan Af Kanununun18. maddesini (A) bendinde ise, “Firar halinde olupta yurt içinde bulunanlar buKanunun yürürlüğe girdiği tarihten itibaren üç ay, yurt dışında bulunanlar biryıl içinde Resmî mercilere müracaatla teslim olmadıkları takdirde bu kanunhükümlerinden faydalanamazlar.” hükmü bulunmaktadır. Şu halde sanık artık bu Afkanunundan yararlanamaz ve hakkında bu Kanunun 2. maddesinin (B) bendininuygulama olanağı bulunmamaktadır. Anayasanın 151. maddesine göre ise,Mahkemenin uygulayamayacağı bir yasa hükmü hakkında Anayasa Mahkemesinebaşvurma yetkisi yoktur. Bu nedenle de Mahkemenin itirazının reddedilmesiAnayasa gereğidir.
2- Üye Abdullah Üner, yukarda yazılı karşı oya ilâve olarak, iptalhükmünün yürürlüğe girmesinde süre verilmemesi hususunda da karşı oydabulunmuştur. Şöyleki:
Sözü edilen Af yasasının 2. maddesinin (B) bendinin TCK.nun 415.maddesi açısından biçim yönünden iptaline çoğunlukla karar verilmiştir. Böyleolunca Büyük Millet Meclisinin bu hükmü yeniden düzenleme yetkisi vardır.Yasama organına bu yetkisini kullanabilme olanağının sağlanması bu suretlezorunlu hale gelmiştir. Yasama organının bu yetkisini kullanabilmesi de iptalkararının Resmî Gazetede yayımlanmasından başlayarak, Anayasanın 152. maddesigereğince yürürlüğe girmesi bakımından yeterli bir sürenin verilmesinebağlıdır. Bir süre verilmediği takdirde iptal kararı Resmî Gazetedeyayımlandığı gün Af Kanununun bu hükmü yürürlükten kalkacak ve yasama organınınyeni bir düzenleme yapmasına olanak kalmıyacaktır.
Anayasanın 64. maddesi gereğince genel ve özel Af ilân etmeyetkisi Büyük Millet Meclisine aittir. Büyük Millet Meclisi Affın kapsamını vesınırını belli etmeğe yetkili olduğu da kuşkusuzdur. Kanun koyucu, bu yetkisinedayanarak TCK.nun 415. maddesinde yazılı onbeş yaşından küçüklerin ırzınatasaddi suçlarının tamamen değil cezalarından yalınız beş yılının affedilmesiniöngörmüştür. İptal kararının yürürlüğü için süre verilmemesi halinde AnayasaMahkemesi kararı Resmî Gazetede yayımlandığı tarihte Af Kanununun sözü edilenhükmü yürürlükten kalkacak. Küçüklerin ırzına tasaddi suçları da kanunkoyucunun istek ve iradesi dışında kanun 1. maddesiyle tamamen affın kapsamıiçine girmiş olacaktır.
Üye Abdullah Üner, bu nedenlerle süre verilmemesi kararına dakarşı oyda bulunmuştur.
3- Yukarıda yazılı nedenlerle itirazın reddine karar verilmesigerekirken böyle yapılmıyarak itirazın kabulüne ve Af yasasının sözü edilenkuralının biçim yönünden iptaline ilişkin çoğunluk kararına katılmıyoruz.
Üye
Ahmet AKAR
Üye
Abdullah ÜNER
Üye
Ahmet KOÇAK
Üye
Adil ESMER
KARŞIOY YAZISI
21.1.1975 günlü ve 15125 sayılı Resmî Gazetede yayımlanan AnayasaMahkemesinin 28.11.1974 gün ve 1974/34 Esas ve 1974/50 sayılı kararındaaçıkladığım nedenlerle çoğunluğun süreye ilişkin görüşlerine katılmıyorum.
Üye
Ziya ÖNEL
KARŞIOY YAZISI
Anayasanın 64. maddesi gereğince genel ve özel af ilân etmeyetkisi Büyük Millet Meclisine aittir; affın ölçüsünün saptanmasının da buyetki cümlesinden olduğu kuşkusuzdur. Bu görüş Anayasa Mahkemesinin 9.6.1964günlü ve 1964/12-27 sayılı kararında açıklanmıştır.
Kanun koyucu bu yetkisine dayanarak 1803 sayılı af kanununun iptalkonusu 2. maddesinin B bendi ile T.C.K.nun 415 inci maddesinde yazılı 15yaşından küçüklerin ırz ve namusuna tasaddi suçlarının tümünü değilcezalarından yalnız beş yılının af edilmesini ön görmüştür.
Olayda Anayasa Mahkemesince bu madde hakkında yalnız biçimyönünden iptal kararı verilmiştir. Biçim yönünden iptal edilen bir hükmün BüyükMillet Meclisinin yeniden düzenleme yetkisi vardır. Öyle ise yasama organına butakdir yetkisini kullanabilecek bir süre kabul etmek gerekir.
Yasama organının bu yetkisini kullanabilmesi de iptal kararınınResmî Gazetede yayımlanmasından başlayarak Anayasanın 152. maddesi uyarıncayürürlüğe girmesi bakımından yeterli bir sürenin verilmesine bağlıdır. Süre verilmezise iptal kararı Resmî Gazetede yayımlandığı gün af yasasının bu hükmüyürürlükten kalkacak ve yasama organının yeni bir düzenleme yapmasına olanak kalmayacaktır.
Böyle olunca af yasasının sözü edilen hükmü yürürlükten kalkacak,küçüklerin ırz ve namusuna tasaddi suçları da kanun koyucunun istek ve iradesidışında yasanın birinci maddesi ile tamamen affın kapsamı içine girmişolacaktır.
Bu nedenle süre verilmemesi kararına karşıyım.
Üye
Fahrettin ULUÇ
KARŞIOY YAZISI
Yukarıdaki kararda (1976/33-32), kanun teklif ve tasarılarınınCumhuriyet Senatosundaki görüşülmeleri sonucunda, Millet Meclisince kabuledilmiş bulunan madde metinlerinin değiştirilmesi ve Millet Meclisince de budeğişikliklerin benimsenmemesi nedeniyle sorunun, Anayasanın 92. maddesininbeşinci fıkrası gereğince Karma Komisyona gitmesi halinde, benimsenmeyenmaddelere ilişkin olarak Cumhuriyet Senatosunca, Karma Komisyonca ve MilletMeclisince düzenlenen metinlerin tümünün üç ayrı liste halinde ve her listenintoptan Millet Meclisinde oylanmaları gerektiği öne sürülerek, 1803 sayılı AfKanunu hakkında bu yolda işlem yapılmıyarak maddelerin ayrı ayrı oya sunulmuşolmaları, Anayasaya aykırılık nedeni sayılmış ve iptal kararı bu gerekçeyedayandırılmıştır.
Bu görüş, Anayasanın, hem 92. maddesine, hem de temel ilkelerineaykırı bulunmaktadır.
İptal kararının dayandırılması gereken düşünceler ise 2.7.1974 ve28.11.1974 günlü ve (1974/19-1974/31), (1974/39-1974/51) sayılı AnayasaMahkemesi kararlarına ilişkin karşıoy yazılarımda genişliğine belirtilmişolduğundan tekrarı gereksiz bulunmuştur. (Resmî Gazete- günler: 12.7.1974,29.1.1975; sayılar: 14943: S.9-12; 15133: S.19-20)
Söz konusu karşıoy yazılarımda açıklanan nedenlerle bu kararıngerekçesine katılmıyorum.
Üye
Muhittin GÜRÜN
KARŞIOY YAZISI
21.1.1975 günlü ve 15125 sayılı Resmî Gazete’de yayımlananMahkememizin 1974/34-50 sayılı kararına ilişkin karşıoy yazımın 2 numaralıbendinde açıkladığım gerekçelerle, çoğunluğun iptale ilişkin görüşlerinekarşıyım.
Üye
Ahmet Salih ÇEBİ
KARŞIOY YAZISI
Sanık yakalanıp sorguya çekilmediği için, suç niteliğini saptamakve bir ceza uygulamasına girişmek, kesinlikle, olanaksızdır.
Açıklanan durumda, anayasal denetime geçebilmenin ön koşullarındanAnayasa’nın 151. maddesiyle belirlenen “uygulanacak kanun” unsurunungerçekleşmesinden söz edilemiyeceği gibi itiraza konu edilen 1803 sayılıYasanın 2/B maddesi hükmünün uygulanmasını aynı kanun 18. maddesi de önler.
Üye
Nihat O. AKÇAKAYALIOĞLU