ANAYASA MAHKEMESİ KARARI
Esas Sayısı:1976/45
Karar Sayısı:1977/1
Karar Günü:13/1/1977
Resmi Gazete tarih/sayı:28.3.1978/16242
İptaldavasını açan : Cumhuriyet Senatosu üye tamsayısının altıda birini aşanüyeleri.
İptaldavasının konusu :5 Haziran 1976 günlü, 15607 sayılı Resmî Gazete'deyayımlanarak yürürlüğe giren 1/6/1976 günlü 2013 sayılı "5434 sayılıTürkiye Cumhuriyeti Emekli Sandığı Kanununun 6. maddesi ile Bu Kanuna 1425sayılı Kanunla Eklenen Ek 6. maddenin değiştirilmesine ve Ayrıca iki Ek ve BirGeçici Madde Eklenmesine Dair Kanun"un 3. çerçeve maddesi ile 5434 sayılıTürkiye Cumhuriyeti Emekli Sandığı Kanununa eklenen ek 1. maddenin birincifıkrasının son tümcesinde yer alan, (Öğrenim durumları itibariyle 36 ncımaddede belirtilen yükselebilecekleri derece ve kademeleri geçmemek üzerebulunacak derece ve kademelerin emekli aylığı bağlanmasına esas aylıklarıüzerinden ve) hükmü ile aynı Ek maddenin ikinci fıkrasının (a) işaretli bendiiçinde yer alan (ve tavan deyiminin; Anayasa'nın (2.) (12.) ve (48.)maddelerine aykırı olduğu öne sürülerek iptalleri istenmiştir.
II-DAYANILAN YASA METİNLERİ :
l-İptali istenen yasa kuralları :
1/6/1976günlü, 2013 sayılı Yasanın 3. maddesini oluşturan iki ek maddeden ek 1.maddenin birinci fıkrasında yeralan "... Öğrenim durumları itibariyle 36.maddede belirtilen yükselebilecekleri derece ve kademeleri geçmemek üzerebulunacak derece ve kademelerin emekli aylığı bağlanmasına esas aylıklarıüzerinden ve" tümcesi ile aynı ek maddenin (a) işaretli bendindeki (vetavan) deyimidir.
Bukuralı da kapsayan ve l Haziran 1976 günlü, 2013 sayılı Yasanın 3. maddesi ile5434 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Emekli Sandığı Kanununa eklenen Ek 1. maddenintamamı ise şöyledir:
EKMADDE l- 27/7/1967 tarih ve 926 sayılı Türk Silâhlı Kuvvetleri PersonelKanununa tabi olmayan görevlerden 1/3/1970 tarihinden önce emekli, adi malûlveya vazife malûlü olanlara, Ölenlerin dul ve yetimlerine bağlanan aylıklar;
A)Görevlerinden ayrıldıkları tarihteki öğrenim durumlarına göre 657 sayılıKanunun 1897 sayılı Kanunla değişik 36 ncı maddesinin ortak hükümleri kısmının(A) bölümündeki tabloda gösterilen hizmete giriş derece ve kademesi başlangıçalınmak,
B)Emekli aylığı bağlanmasına esas alınan fiili hizmetin (Fiili hizmet zammı,itibarî hizmet süresi ve tamamlayıcı emeklilik keseneği tahakkuk ettirilensüreler hariç) her yılı için bir kademe ve her üç yılı için bir dereceverilmek, suretiyle öğrenim durumları itibariyle 36 ncı maddede belirtilenyükselebilecekleri derece ve kademeleri geçmemek üzere bulunacak derece vekademelerin emekli aylığı bağlanmasına esas aylıkları üzerinden ve 1/3/1975tarihinden geçerli olarak yükseltilir.
Şukadarki, bu yükseltmeler sırasında;
a)657 sayılı Kanunun 1897 sayılı Kanunla değişik ek geçici 4 üncü maddesininbaşlangıç ve tavan dereceleri ile ilgili hükümleri gözönünde tutulmak,
b)Hizmete girdikleri tarihteki kazanılmış hak aylık dereceleri yukarıdakihükümlere göre alınacak başlangıç derecesinden daha yukarı olan hallerde budereceler esas alınmak,
c)Barem veya emeklilikte kazanılmış hak aylığının yükseltilmesinde sayımışkıdemler, derece ve kademenin tespitinde değerlendirilmek,
d)Hazırlık kıtası ile okul dönemi dahil yedek subaylıkta (Muvazzaflık dışındageçen süreler de dahil) yedek subay öğretmenlikte, muvazzaf ve ihtiyat erliktegeçen süreler değerlendirilmede gözönünde bulundurulmak.
Suretiyleişlem yapılır.
Aynısüre ve aynı neden hiç bir şekilde mükerrer değerlendirilemez.
Yukarıdakihükümlere göre bulunacak derece ve kademe, halen kazanılmış bulunan derece vekademelerden aşağı olanların, aylıkları yüksek olan eski derece ve kademeleriüzerinden ödemeye devam edilir.
Yükseltmesonunda l inci derecenin 4 üncü kademesine gelinmesi ve son görev için ekgösterge verilmiş olması halinde ek göstergeler de gözönünde bulundurulmaksuretiyle işlem yapılır.
Bumadde gereğince yapılacak yükseltmeler nedeniyle ikramiye farkı ve 1/3/1975tarihine kadar geçen süre için aylık farkı ödenmez.
2-Konuya ilişkin öteki yasa metinleri :
a)7/2/1969 günlü, 1101 sayılı Yasanın ek 2. maddesi şöyledir : EK MADDE 2- Bukanunun yürürlüğe girdiği tarihten sonra barem, teşkilât, kadro ve sairkanunlarda yapılacak değişiklikler sonunda aylık tutarlarında husule gelecekyükselmeler; aynı rütbe, kadro unvanı ve dereceden bağlanmış bulunan emekli,adi malûllük ve vazife malûllüğü aylıkları ile dul ve yetim aylıkları hakkındada uygulanır.
Yükseltmeyeesas olacak rütbe, kadro unvanı, derece ve sair yönlerden eşitlikleri; DevletPersonel Dairesi, Maliye Bakanlığı, T. C. Emekli Sandığı Genel Müdürlüğü veilgili kurumların birlikte hazırlayacakları teklif üzerine Bakanlar Kuruluncatesbit olunur.
b)8/7/1971 günlü, 1425 sayılı Yasanın geçici 2. maddesi şöyledir.
GEÇİCİMADDE 2- Türkiye Büyük Millet Meclisi üyesi, Temsilciler Meclisi üyesi,dışarıdan atanmış bakan iken veya bu görevlerden ayrılıp da başka bir görevegirmeden, bu kanunun yayımlandığı tarihten önce emekliye ayrılmış bulunanlarınemekli aylıkları ile ölenlerin dul ve yetimlerinin aylıklarının intibak veyükseltme işlemleri, birinci dereceden emekli olanlar da bu derecenin dördüncükademesi üzerinden, diğer derecelerden emekli olanlarda ise bu derecelerinbeşinci kademesi başlangıç alınarak yapılır.
Emekliiken Türkiye Büyük Millet Meclisi üyeliğine seçilmiş olup da bu kanununyayımlandığı tarihte bu sıfatları devam edenler veya etmiyenler ile bunlardanölenlerin dul ve yetimlerinin aylıkları hakkında da yukarıdaki fıkra hükmüuygulanır.
c)15/5/1975 günlü, 1897 sayılı Yasanın 36., Ek Geçici 2., Ek Geçici 3. ve EkGeçici 4. maddeleri şöyledir :
Madde36- Bu Kanununa tabi kurumlarda çatıştırılan memurların sınıfları aşağıdagösterilmiştir.
I-GENEL İDARE HİZMETLERİ SINIFI :
Bukanunun kapsamına dahil kurumlarda yönetim, icra, büro ve benzeri hizmetlerigören ve bu kanunla tesbit edilen diğer sınıflara girmeyen memurlar genel idarehizmetleri sınıfını teşkil eder.
II-TEKNİK HİZMETLER SINIFI:
Bukanunun kapsamına giren kurumlarda meslekleri ile ilgili görevleri fiilen ifaeden ve meri hükümlere göre yüksek mühendis, mühendis, yüksek mimar, mimar,jeolog, hidrojeolog, hidrolog, jeo fizikçi, fizikçi, kimyager, matematikçi,istatistikçi, yöneylemci (hareket araştırmacısı), matematiksel iktisatçı,ekonomici ve benzeri ile teknik öğretmen okullarından mezun olupta, öğretmenlikmesleği dışında teknik hizmetlerde çalışanlar, 3437 ve 9/5/1969 tarih 1177sayılı Kanunlara göre tütün eksperi yetiştirilenler ile müskirat ve çayeksperleri, fen memuru, yüksek tekniker, tekniker teknisyen ve emsali teknikunvanlara sahip olup, en az orta derecede mesleki tahsil görmüş bulunanlar,teknik hizmetler sınıfını teşkil eder.
III-SAĞLIK HİZMETLERİ VE YARDIMCI SAĞLIK HİZMETLERİ SINIFI :
Busınıf, sağlık hizmetlerinde (hayvan sağlığı dahil) mesleki eğitim görerekyetişmiş olan tabip, diştabibi, eczacı, veteriner hekim gibi memurlar ile buhizmet sahasında çalışan yüksek öğrenim görmüş fizikoterapist, tıp teknoloğu,ebe, hemşire, sağlık memuru, sosyal hizmetler mütehassısı, diyoloğ, psikolog,diyetçi, sağlık mühendisi, sağlık fizikçisi, sağlık idarecisi ile ebe vehemşire, hemşire yardımcısı (fizik tedavi, laboratuar, eczacı, diş anesteziröntgen teknisyenleri ve yardımcıları, çevre sağlığı ve toplum sağlığıteknisyeni dahil) sağlık savaş memuru, hayvan sağlık memuru ve benzeri sağlıkpersonelini kapsar.
IV-EĞİTİM VE ÖĞRETİM HİZMETLERİ SINIFI :
Busınıf, bu kanun kapsamına giren kurumlarda eğitim ve öğretim vazifesi ilegörevlendirilen öğretmenleri kapsar.
V-AVUKATLIK HİZMETLERİ SINIFI :
Avukatlıkhizmetleri sınıfı, özel kanunlarına göre avukatlık ruhsatına sahip baroyakayıtlı ve kurumlarını yargı mercilerinde temsil yetkisini haiz olan memurlarıkapsar.
VI-DİN HİZMETLERİ SINIFI :
Dinhizmetleri sınıfı, özel kanunlarına göre çeşitli derecelerde dini eğitim görmüşolan ve dini görev yapan memurları kapsar.
VII-EMNİYET HİZMETLERİ SINIFI:
Busınıf, özel kanunlarına göre polis, komser muavini, komser, başkomser, emniyetmüfettişi, polis müfettişi, emniyet amiri ve emniyet müdürü ve emniyet müdürüsıfatını kazanmış emniyet mensubu memurları kapsar.
VIII-YARDIMCI HİZMETLER SINIFI :
Yardımcıhizmetler sınıfı, kurumlarda her türlü yazı ve dosya dağıtmak ve toplamak,müracaat sahiplerini karşılamak ve yol göstermek; hizmet yerlerini temizleme,aydınlatma ve ısıtma işlerinde çalışmak veya basit iklim rasatlarını yapmak,ilaçlama yapmak veya yaptırmak veya tedavi kurumlarında hastaların vehastanelerin temizliği ve basit bakımı ile ilgili hizmetleri yapmak veyakurumlarda, çarşı ve mahallelerde koruma ve muhafaza hizmetleri gibi anahizmetlere yardımcı mahiyetteki görevlerde her kurumun özel bünyesine göre veyine bu mahiyette olmak üzere ihdasına lüzum gördüğü yardımcı hizmetleri ifaile görevli bulunanlardan 4. maddenin D bendinde tanımlananların dışındakalanları kapsar.
IX-MÜLKÎ İDARE AMİRLİĞİ HİZMETLERİ SINIFI :
Busınıf, valiler ve kaymakamlar ile bu sıfatlan kazanmış olup İçişleri Bakanlığımerkez ve iller kuruluşunda çalışanları ve maiyet memurlarını kapsar.
X-MİLLÎ İSTİHBARAT HİZMETLERİ SINIFI :
Busınıf, Millî İstihbarat Teşkilâtı kadrolarında veya bu teşkilât emrindeçalıştırılanlardan özel kanunlarında gösterilen veya Bakanlıkça tespit edilengörevleri ifa edenleri kapsar.
ORTAKHÜKÜMLER:
A-Sınıfların öğrenim durumlarına göre giriş ve yükselebilecekleri derece vekademeleri aşağıda gösterilmiştir.
Giriş
Yükselinebilecek
Öğrenim durumu
Derece
Kademe
Derece
Kademe
İlkokulu bitirenler
15
1
7
Son
Ortaokulu bitirenler
14
2
5
Son
Ortaokul dengi Mesleki Mesleki veya teknik öğrenimi bitirenler
14
3
5
Son
Teknik öğrenimi bitirenler
13
1
4
Son
Ortaokul üssü bir yıl mesleki veya teknik öğrenimi bitirenler
13
2
4
Son
Ortaokul üssü 2 yıl mesleki veya teknik öğrenimi bitirenler
13
3
3
Son
Liseyi bitirenler
12
2
3
Son
Lise dengi mesleki veya teknik öğrenimi bitirenler
11
1
2
Son
Lise veya dengi okullar üssü 1 yıllık mesleki veya teknik öğrenimi bitirenler
10
1
2
Son
Lise veya dengi okullar üssü 2 yıl veya ortaokul üssü en az 5 yıllık mesleki veya teknik öğrenimi bitirenler
10
2
2
Son
Lise veya dengi okullar üssü 3 yıl teknik veya mesleki öğrenimi bitirenler
10
2
1
Son
2 yıl süreli yüksek yüksek öğrenimi bitirenler
10
3
1
Son
3 yıl süreli yüksek öğrenimi bitirenler
10
1
1
Son
4 yıl süreli yüksek öğrenimi bitirenler
9
1
1
Son
5 yıl süreli yüksek öğrenimi bitirenler
9
2
1
Son
6 yıl süreli yüksek öğrenimi bitirenler
9
3
1
Son
1-Avukatlık stajını açıkta iken yapanlara 2, memuriyette iken yapanlara l kademeilerlemesi uygulanır.
2- 4yıl süreli yüksek Öğrenimi bitirenlerden yüksek mühendis, mühendis, yüksekmimar, mimar sıfatını almış olanlar ile bunlardan Öğretmenlik hizmetindeçalışanlar, Erkek Teknik Yüksek Öğretmen Okulu, Erkek Teknik Öğretmen Okulu, veDevlet Tatbiki Güzel Sanatlar Yüksek Okulu mezunları, öğrenimlerine göre tespitedilen giriş derece kademelerine l derece,
3- 5yıl ve daha fazla süreli yüksek öğrenimi bitirenlerden yüksek mühendis,mühendis, yüksek mimar, mimar sıfatını almış olanlar ile bunlardan eğitim veöğretim hizmetinde çalışanlar öğrenimlerine göre tespit edilen giriş derece vekademelerine l derece,
4-Teknik hizmetler sınıfında görev almak şartı ile jeolog, jeo fizikçi,hidrojelog, hidrolog, jeomorfolog, kimyager, fizikçi, matematikçi,istatistikçi, yöneylemci (hareket araştırmacısı), matematiksel iktisatçı(ekonometreci), erkek teknik öğretmen okulu mezunları, fen memurları,teknikerler ve yüksek teknikerler, tütün ve müskirat eksperleri, tarım alet vemakineleri Uzmanlık Yüksek Okulu mezunları ile benzeri fen bilimleri ve teknikbilimler lisansiyerleri, öğrenimlerine göre tespit edilen giriş derece vekademelerine l derece,
5- 4yıl ve daha fazla süreli yüksek öğrenim görenlerden tabib, diş tabibi,veteriner hekim, eczacı ile benzeri sağlık bilimleri lisansiyerleri (Hayvansağlığı dahil) giriş derece ve kademelerine bir derece eklenmek suretiyle bulunacakderece ve kademelerden hizmete alınırlar.
6-a) Lise ve dengi okul mezunu olup, özel kanunları gereğince sınava tabitutularak orta dereceli okul öğretmenliği ehliyetini alanlar ve ilköğretimmüfettişliği unvanını kazananlar, mesleki ve teknik Öğretim okulları, meslekatölye veya kurs öğretmenliğinde görevlendirilenler ile özel kanunlarına ya daÖzel kanunların verdiği izne dayanılarak orta dereceli okul öğretmenliğineatananlar. 11. derecenin birinci kademesinden hizmete alınırlar.
b)Ortaokul ve dengi, lise ve dengi okulların, normal öğrenim süresinden fazlaolması halinde, başarılı her öğrenim yılı için bir kademe ilerlemesi uygulanır.Bunlardan teknik öğretim okulları mezunlarına, meslekleri ile ilgili görevlerdeçalışmaları halinde ayrıca bir kademe ilerlemesi daha verilir.
7-a) Kurumlarınca açılan ve bir kısım görevlere atanmada kanuni nitelik olarakşart koşulan kursları, memurluğa girmeden önce başarı ile bitirenler hakkındabu meslekleri ile ilgili görevlerde çalışmış olmak ve 3 kademeyi geçmemekşartıyle, bu kurslarda geçirdikleri başarılı sürelerin her yılı için bir kademeilerlemesi uygulanır.
b)Diyanet işleri Başkanlığı kuruluşunda halen görevli bulunanlarla yeniden göreveatanacaklardan hafız oldukları Diyanet İşleri Başkanlığınca tesbit edilecek biryönetmelik uyarınca belirlenenlere l derece yükselmesi verilir. (Lisans üstüeğitim sebebiyle verilen derece ve kademe ilerlemesi bu fıkra gereğince verilenderece ilerlemesi ile birlikte uygulanamaz.)
8-a) Emniyet Hizmetleri sınıfına girenlerden :
İlkokul,ortaokul, ve dengi okulları bitirenler, ilkokul ve ortaokulu bitirenlerin girişderecelerine 2 derece,
Liseve dengi okulları bitirenler, liseyi bitirenler için tesbit edilen giriş dereceve kademesine l derece, l kademe.
Yükseköğrenimi bitirenler aynı yüksek öğrenimi bitirenler için tesbit edilen girişderece ve kademesine l derece,
b)Genel İdare Hizmetleri sınıfına girenlerden Orman Muhafaza Memuru ve Başmemuruile Gümrük Muhafaza Memur ve Amirlerine ilkokul ve ortaokul ve lise öğrenimleriiçin bu kanunda tesbit edilen giriş derece ve kademelerine l derece,
c)Mesleki öğrenim veya kurs görmek ve özel yarışma sınavını başarmak suretiyleatanacak Cumhuriyet Senatosu ve Millet Meclisi Tutanak Müdürlüğüstenograflarına öğrenim giriş derece ve kademelerine l derece,
İlâveedilmek suretiyle bulunacak derece ve kademelerden hizmete alınırlar.
9-Memurluğa girmeden önce veya memuriyetleri sırasında yüksek öğrenim üstü masterderecesi almış olanlarla yüksek öğrenim kurumlarında en az l yıl ilave öğrenimyaparak lisans üstü ihtisas sertifikası alanlara l kademe ilerlemesi, tıptauzmanlık belgesi alanlara meslekleri ile ilgili öğrenim dallarında doktorayapanlara l derece yükselmesi uygulanır.
"Masterderecesini alıp l kademe ilerlemesinden yararlanan memura mesleği ile ilgiliöğrenim dalında doktora yaptığı takdirde 2 kademe ilerlemesi uygulanır."
10-Doktora üstü üniversite doçentliği unvanını üniversitede görevli ikenkazananlara bir derece, diğer memuriyetlerde iken bu unvanı kazananlara 2kademe ilerlemesi uygulanır.
11-Mesleğe özel yarışma sınavına tâbi tutulmak suretiyle alınan, Bakanlık veBağımsız Genel Müdürlükler müfettiş yardımcıları ile bağlı müfettişyardımcıları ve Diyanet İşleri Başkanlığı müfettiş yardımcıları, MaliyeBakanlığı merkez kuruluşu stajer kontrolörleri; Başbakanlık Yüksek DenetlemeKurulu uzman yardımcıları; Devlet Planlama Teşkilatı Uzman Yardımcıları; MaiyetMemurları; Dışişleri Meslek Memurları; Maliye Bakanlığı Hesap UzmanYardımcıları ve Bankalar yemnili murakıplarının özel yeterlik sınavı yönetmeliklerinegöre yapılacak yeterlik sınavlarında başarı göstererek müfettiş, kaymakam,hesap uzmanı yeminli murakıp kontrolör ve uzmanlığa, Dışişleri meslekmemurluğunda ise Dışişleri Bakanlığınca sınavla geçirilmesi şart koşulan birdereceye atanmaları sırasında ve bir defaya mahsus olmak üzere haklarındaayrıca l derece yükselmesi uygulanır.
12-a) Memuriyete girmeden önce veya memurlukları sırasında ortaokul ve dengi veyalise ve dengi öğrenim üzerine hizmet içi eğitim sayılmayan ve öğrenim sürelerien az aralıksız l veya 2 öğrenim yılı olan ve kurumlarınca açılan meslekikursları bitirenler hakkında; l yıllık öğrenim için l kademe, 2 yıldan azolmayan Öğrenim için l derece yükselmesi uygulanır.
b)Lise ve dengi okulları bitirdikten sonra memurlukları sırasında Millî EğitimBakanlığınca belli edilen ve kurumlarınca düzenlenen bir yıl süreli meslekihizmet içi eğitim kurslarını tamamlayanların bulundukları derece ve kademelerebir kademe ilave edilir.
c)Memuriyetleri sırasında Türkiye ve Ortadoğu Amme îdaresi Enstitüsünübitirenlere her başarılı öğrenim yılı için öğrenim süreleri kadar (2 yılıgeçmemek şartiyle) her yıl için bir kademe ilerlemesi uygulanır.
d)Memuriyette iken veya memuriyetten ayrılarak (87 nci maddeye tabi kurumlardaçalışanlar dahil) üst öğrenimi bitirenler, aynı üst öğrenimi tahsile aravermeden başlayan ve normal süresi içinde bitiren emsallerinin ulaştıklarıderece ve kademeyi aşmamak kaydiyle bitirdikleri üst öğrenimin giriş derece vekademesine memuriyette geçirdikleri başarılı hizmet sürelerinin tamamı her yılbir kademe, her üç yıl bir derece hesabiyle ilave edilmek suretiyle bulunacakderece ve kademeye yükseltilirler.
B)Öğrenim durumları itibariyle (A) bendinde gösterilen yükselinebilecek derece vekademelerden farklı olanlar aşağıda gösterilmiştir.
1-Lise ve lise dengi mesleki veya teknik öğretim görenlerden, öğrenim eksikliğinigiderecek hizmet içi eğitimden geçerek, Devlet Personel Dairesi tarafındanhazırlanacak yönetmelikte belirlenecek esaslara göre yapılacak özel yükselmesınavlarında basan gösterenler 1. derecenin son kademesine kadaryükselebilirler.
2-(A) bendinin 12. fıkrasının (a) şıkkında gösterilenler 3. derecenin sonkademesine kadar yükselebilirler.
3-Emniyet hizmetleri sınıfı mensuplarından :
a)Polis memuru, mali polis eksperi, sivil memur (dedektif), mali polismütehassısları 5. derecenin son kademesine,
b)Komiser muavini, Komiser emniyet müfettişi muavini, Emniyet Müfettişi, 4.derecenin son kademesine,
c)Baş komiser, sivil baş memur (Başdedektif) 3. derecenin son kademesine,
d)Emniyet amiri 2. derecenin son kademesine,
e)Emniyet müdürleri ve bu sıfatı taşımakta olan emniyet teşkilâtı mensupları, 1.derecenin son kademesine,
kadaryükselebilirler.
C)l- Teknik hizmetler sınıfına girenlerden memurluğa girmeden önce yurt içindeveya yurt dışında mesleklerini serbest olarak veya resmî veya özelmüesseselerde ifa edenlerle memuriyetten ayrıldıktan sonra bu işlerde çalışarakyeniden memuriyete girmek isteyenlerin teknik hizmetlerde geçen süresinden bukanun ve bu kanunun 87. maddesinde sözü edilen kurumlarda geçen sürenin tamamıve geri kalan sürenin 3/4'ü toplamı memuriyette geçmiş sayılarak bu süreler heryılı bir kademe ilerlemesi ve her üç yıl için bir derece yükselmesi verilmeksuretiyle değerlendirilir.
2-Sağlık hizmetleri ve yardımcı sağlık hizmetleri sınıfına girenlerden memurluğagirmeden önce yurt içinde veya yurt dışında mesleklerini serbest olarak veyaresmi veya Özel kurumlarda yapanlara, memurluktan ayrıldıktan sonra bu işlerdeçalışarak yeniden memurluğa girmek isteyenlerin sağlık hizmetlerinde geçensüresinden, bu kanun ve bu kanunun 87. maddesinde sözü edilen kurumlarda geçensüreleri ile 196. maddede belirtilen şekilde tesbit edilecek mahrumiyetbölgelerinde en az 3 yıl çalışanların veya çalışacak olanların sürelerinintamamı ve geri kalan sürelerinin 3/4 ü toplamı memurlukta geçmiş sayılarak busürelerin her yılı için bir kademe ilerlemesi ve her üç yılı için bir dereceyükselmesi verilmek suretiyle değerlendirilir.
3-Avukatlık hizmetleri sınıfına girenlerin memuriyete girmeden önce veyamemurluktan ayrılarak serbest avukatlıkla geçirdikleri sürelerin 3/4 ümemuriyette geçmiş sayılarak, bu sürelerin her yılı bir kademe ilerlemesine veher üç yılı bir derece yükselmesine, esas olacak şekilde değerlendirilir.
4-Basın Kartları Yönetmeliğine göre, basın kartına sahip olmak suretiylegazetecilik yaparak memurluğa girenlerin; meslekleri ile ilgili görevlerdeistihdam edilmeleri şartıyle, fiilen gazetecilik yaparak geçirdikleri sürenin3/4 ü fiilen memuriyette geçmiş sayılarak; bu sürenin her yılı bir kademeilerlemesi ve her üçyıl bir derece yükselmesi verilmek suretiyledeğerlendirilir.
5-Özel okullarda öğretmenlik veya yöneticilik yaptıktan sonra Millî EğitimBakanlığı emrinde memuriyet kabul edenlerin özel okullarda geçen hizmetsürelerinin 2/3 ünün her yılı bir kademe ilerlemesine ve her 3 yılı bir dereceyükselmesine esas olacak şekilde değerlendirilir.
Yukarıdakifıkralara göre, değerlendirilecek hizmet süresinden sadece özel sektörde geçensüre 12 yılı geçemez.
Ancak,T.C. Emekli Sandığı ve Sosyal Sigortalar Kanunlarına tabi görevlerde bulunmuşolanların kazanılmış hakları saklıdır.
Yapılacakintibak neticesinde ilgililerin girecekleri dereceler öğrenim durumlarına göreyükselebilecekleri derecenin son kademe aylığını geçemez.
6-Bu kanunun 4. ve 237. maddesinin (e) fıkrasına göre sözleşme ile istihdamedilenlerin, memuriyete geçirilmeleri halinde, sözleşmeli olarak geçirdiklerihizmet süreleri, her yıl için bir kademe ilerlemesi ve her 3 yıl için birderece yükselmesi verilmek suretiyle değerlendirilir.
7-2834 ve 2836 sayılı Kanunlara göre kurulmuş olan Tarım Kredi ve Tarım SatışKooperatiflerinde çalışanlardan sonradan memuriyete girenlerin, bukooperatiflerde geçen hizmetlerinin 12 yılı geçmemek üzere her yılı için birkademe ilerlemesi ve her 3 yılı için bir derece yükselmesi verilmek suretiyledeğerlendirilir.
D)Memur iken, girişteki öğrenim derecelerinden bir üst derecedeki öğrenimi tamamlayanlarbu üst öğrenim derecesi için 36. maddede yazılı memuriyete giriş derecelerindeboş kadro bulunduğu takdirde bu kanunun 68. maddesinde yazılı dereceyükselmesinde süre kaydı aranmaksızın bu derecedeki görevlere atanabilirler.68. maddenin (A) bendinin (b) ve (c) fıkralarındaki hükümler saklıdır.
E)Sınıfların giriş derecelerinin ileri kademelerinden işe başlayanlarlayukarıdaki fıkralar uyarınca kendilerine kademe ilerlemesi uygulananların,kademe ilerlemesine tekabül eden süreleri 68. maddede derece yükselmesi içingerekli olduğu öngörülen sürelerin hesabında ayrıca değerlendirilir. Artansüreler üst derece ve kademedeki kanuni bekleme süresinde geçmiş sayılır.
F)Bu kanunla tesbit edilen çeşitli hizmet sınıfları mensuplarındanCumhurbaşkanlığı Dairesinde ve Yasama Meclislerinde asli ve sürekli görevlerdebulunanların kadro, unvan, derece, intibak ve diğer bilumum özlük haklarınınkullanılması ile ilgili yetkiler Cumhurbaşkanlığı Genel Sekreterliği,Cumhuriyet Senatosu ve Millet Meclisi Başkanlık divanlarına aittir.
Bukanunla tesbit edilen çeşitli hizmet sınıflarına dahil olup da MİT Müsteşarlığıemrinde çalışan MİT mensuplarının atama, derece yükselmesi ve kademe ilerlemesive disiplin hükümleriyle ilgili yetkilerin Kullanılmasının düzenlenmesi Başbakanaaittir .
Millîistihbarat hizmetleri sınıfına yapılan atamalarda bu maddenin (A) bendinin(8/a-b) fıkralarındaki derece ve kademe ilerlemesi ile ilgili hükümleriuygulanır.
G)Bu maddede sayılan sınıfların ve fıkraların kapsamının tayininde benzeri veyaeş değer öğrenim veya hizmetler; ilgili Bakanlık veya kuruluşun teklifi üzerinealakalı öğretim kurumu ile Millî Eğitim Bakanlığının muadelet tevsiki ve MaliyeBakanlığı ile Devlet Personel Dairesinin mütalâası alınarak Bakanlar Kuruluncatesbit olunur.
EkGeçici Madde 2- 1/3/1970 tarihi ile 30/11/1970 tarihi arasında görevdebulunmaları nedeniyle intibakı yapılmış olanlar ile 30/11/1970 den 1/3/1975tarihine kadar olan sürede göreve alınanlardan bu madde gereğincedeğerlendirmeye esas alınan, hizmetlerde Öğrenim durumları değişmemiş olanlarınderece ve kademelere intibakı aşağıdaki esaslara göre yapılır.
A)Başlangıç derece ve kademesi olarak 1/3/1975 tarihindeki Öğrenim durumuna göre36 ncı maddede tesbit olunan hizmete giriş derece ve kademesi esas alınır.
B)18 yaşın bitirilmesinden sonra, 87 nci maddede belirtilen kurumlarda geçenbaşarılı hizmet süreleri değerlendirilir.
C)Aşağıda gösterilen görevlerde başarılı olarak geçen süreler (B) fıkrasındakisürelere eklenir.
a)Türkiye Büyük Millet Meclisi üyeliğinde, Belediye Başkanlığında, illerin daimikomisyon üyeliğinde,
b)Subay, Askerî Memur, Gedikli Subay, Astsubay, Uzman Jandarma Çavuş (JandarmaUzatmalı Er, Onbaşı, Çavuş), Ordu Uzman Çavuş olarak orduda,
c)Hazırlık kıtası ile okul dönemi dahil yedek subaylıkta (Muvazzaflık dışındageçen süre dahil), yedek subay öğretmenlikte, muvazzaf ve ihtiyat erlikte, (84üncü madde hükümleri saklıdır.)
d)Özel kanunlarındaki ve 657 sayılı Kanundaki hükme dayanılarak kazai rüşt kararıalınmak suretiyle veya mecburi hizmetin ifası nedeniyle öğrenimleri ile ilgiligörevlere atananların, 18 yaşın bitirilmesinden önce bu görevlerde,
e)Teknik hizmetler sınıfı, sağlık hizmetleri ve yardımcı sağlık hizmetlerisınıfında bulunanlar ile bu sınıflara girecek nitelikte olanların yurt içindeveya yurt dışında 87 nci madde kapsamına girmeyen yerlerde, (12 yılı geçmemeküzere, meslekleri ile ilgili hizmetlerin 3/4 ü),
f)Özel okullarda yöneticilik ve öğretmenlik yapanlardan Millî Eğitim Bakanlığıemrinde görev kabul etmiş olanların, özel öğrenim kurumlarında (12 yılıgeçmemek üzere bu hizmetlerinin 2/3 ü),
g)Serbest avukatlıkta, (12 yılı geçmemek üzere bu sürenin 3/4 ü),
h)Basın kartları yönetmeliğine göre, basın kartına sahip olmak suretiylegazetecilik yaparak memurluğa girenlerin; meslekleriyle ilgili görevlerdeistihdam edilmeleri şartiyle; fiilen gazetecilik yaparak geçirdikleri sürenin2/3 ü,
i)Vekil imam olup da sonradan din hizmetleri sınıfında aslî kadrolara geçmişolanların vekillikte geçen hizmetlerinin tamamı,
k)Yabancı memleketlerde öğretmen olarak Türk kültürüne hizmet edenlerden Türkvatandaşlığına geçmiş ve Devlet memuru olmuş olanların, yurt dışında öğretmenliktegeçen hizmetlerinin, (12 yılı geçmemek üzere 2/3 ü),
D)1/3/1970 tarihinden önce çeşitli kanunlara dayanılarak kazanılmış bulunankıdemler ile aşağıda gösterilen kıdemler (B) fıkrasındaki sürelere ayrıcaeklenir.
a)Devlet lisan imtihanını vermek,
b)Fevkalâde başarıdan dolayı verilen takdirnamelere dayanılarak baremkanunlarıyle tespit edilen normal süreden erken terfi etmek,
c)7163, 1323, 1134, 4273, 4454, 4489, 5442, 2556 ve 5931 sayılı Kanunlardan veyabenzer nitelikteki hükümleri taşıyan kanunlardan yararlanmak suretiylekazanılan kıdemler,
d)1/3/1970 tarihinden önce harem veya emeklilikte kazanılmış hak aylığınıntespitinde sayıldığı halde bu maddede gösterilmeyen süreler,
E)36 ncı maddenin (A) bendinin çeşitli fıkralarında kademe veya derece verilmesiöngörülen durumları bu fıkralardaki esaslar dairesinde 1/3/1975 tarihinden önceihraz etmiş bulunanlara sözü edilen hükümler uyarınca durumlarına göreverilmesi gereken derece ve kademeler, bu maddenin (B) fıkrasındaki sürelerayrıca eklenir.
F)Aşağıdaki süreler bu maddeye göre yapılacak değerlendirmede nazara alınmaz.
a)Saat ücreti karşılığında veya sözleşmeli olarak, normal çalışma saatleri ilekayıtlı olmaksızın ve normal çalışma saatlerinden daha az süre çalışılmaksuretiyle yapılan işlerde geçen,
b)Emekli aylığı almak suretiyle geçen,
Hizmetsüreleri,
G)Emekliliğe tabi olmaksızın doktora öğrenimi yapanların yurt içinde veya yurtdışında geçirdikleri normal doktora öğrenim sürelerinin 3 yılı,
H)Aynı süre ve aynı neden hiç bir şekilde mükerreren değerlendirilemez.
İ)(A) bendi uyarınca başlangıç olarak alınacak derece ve kademe üzerineyukarıdaki bentler esas alınmak suretiyle değerlendirilmesi gerektiği tespitolunacak sürelerin her yılı için bir kademe ve her üç yılı için bir dereceverilmek suretiyle bulunacak derecenin ilgili kademesine intibak ettirilir. Bukanunun 92 nci maddesinin 6 ncı fıkrası hükmü mahfuzdur.
1327sayılı Kanun ve ondan sonra çıkarılmış bulunan Kanun Hükmündeki Kararnamelerleyapılmış ve bu kanun hükümlerine göre yapılacak intibaklar ve bu intibaklarsonucu varılacak yükselme dereceleri ilgili memurlar için kazanılmış haktır.
l-30/11/1970 tarihinden (bu tarih dahil) önce;
a)Çeşitli barem ve teadül kanunlarına göre kazanılmış hak aylıkları,
b)T. C. Emekli Sandığı Kanunu hükümlerine göre emeklilik keseneğine esasaylıkları, (87 nci maddeye tabi kurumlar dışında sigorta pirimi ödenmeksuretiyle geçen süreler nedeniyle emeklilik keseneğine esas aylıkta yapılanyükselmeler hariç) ,
Öğrenimdurumlarına göre 36 ncı maddenin (A) bendindeki tabloda gösterilen hizmetteyükselebilme derecesinden daha yukarı derecelerde olanların intibakı dahayukarıda olan bu aylık derecelerine yapılır.
Ayrıca,intibak ettikleri derecenin aylığını kazanılmış hak olarak aldıkları veyaemeklilik keseneği ödedikleri sürenin her yılı için bir kademe ilerlemesiuygulanır.
Bunların30//11/1970 tarihinden sonra geçirdikleri ve geçirecekleri her başarılı hizmetyılları için, intibak ettirildikleri derecenin son kademesi aylığını geçmemeküzere, bir kademe ilerlemesi uygulanır.
2)-Durumları 2 nci fıkra kapsamına girenlerden l inci fıkraya göre yapılacakintibakları lehlerine olanların intibakı l nci fıkra hükümlerine göre yapılır.
EkGeçici Madde 3- 1/3/1970 - 30/11/1970 tarihleri arasında görevde bulunmalarınedeniyle intibakı yapılmış olanlarla, 30/11/1970 tarihinden 1/3/1975 tarihinekadar olan sürede göreve alınanlardan, değerlendirmeye esas alınan hizmetlerdenilkinde (Askerlik dahil) göreve başladıktan sonra öğrenim durumları 36 ncımaddeye göre daha ileri kademe veya yüksek derecede hizmete alınma hakkıverecek şekilde değişenlerin derece ve kademelere intibakı 36 ncı maddenin (A)bendinin 12/d fıkrası uyarınca ve ek geçici 2 nci madde esaslarına göreyapılır. Öğrenim durumları bir defadan fazla değişenlerin intibakı aynıesaslara göre yeniden tesbit olunur.
EkGeçici Madde 4- (Öğrenim ve hizmet durumlarına göre bu kanunun 36. maddesinegöre daha yüksek derece ve kademeden hizmete alınma hakkı olanlar hariç) intibaktabaşlangıç derece ve kademesi olarak:
a)Mülga Maden Teknisyen Okulu mezunları için 11. derecenin 2. kademesi, YıldızTeknik Okulunun mülga Fen Memurluğu kısmından mezun olanlar ile mülga OrtaOrman Okulu ve Orman Tatbikat Okulu mezunları için 10 uncu derecenin 2.kademesi,
b)Bunlardan ve Nafıa Fen Mektebini bitiren fen memurlarından özel statüsüne göremühendis unvanını almış bulunanlar için 9. derecenin birinci kademesi,
c)30/11/1970 tarihinden önce göreve başlamış olanlardan 36. maddedeki hizmetegiriş dereceleri, 3656 sayılı Kanunun 3 .maddesi ile tesbit olunan girişderecesinin altında olanlar için 3656 sayılı Kanunun 3. maddesindeki girişderecesinin birinci kademesi,
d)644 sayılı Kanunun yürürlüğe girdiği tarihten önce Emniyet Genel Müdürlüğükadrolarında istihdam edilmekle beraber Millî Emniyet Teşkilâtında fiilenemniyet hizmeti gören personelden lise veya dengi okul mezunları için 12.derecenin 2. kademesi,
e)Ordudan ayrılmış subay, astsubay ve askerî memurlar için 1323 sayılı Kanununöngördüğü giriş derecesinin birinci kademesi,
f)633 sayılı Kanunla müktesep hakları saklı Müftü, Müftü Yardımcısı ve vaizleriçin 12. derecenin birinci kademesi, İmam Hatip ve müezzinler için 14.derecenin 3. kademesi,
g)Mülga 3437 sayılı Kanuna göre yetiştirilen ve 1177 sayılı Kanun hükümlerinegöre yüksek öğrenime intibak hakları saklı tutulan Tütün Eksperleri 10.derecenin 2 .kademesi.
Alınır.
h)Bunlardan, 36. maddenin (A) bendinin 6/a fıkrasında gösterilenlerin intibakındave ilerlemesinde aynı maddenin (B) bendinin l inci fıkrasındaki şartlar,1/3/1975 tarihinde görevde bulunmâları kaydiyle, yerine getirilmiş sayılır.
30/11/1970tarihinden önce göreve başlamış olanlardan, ilkokul mezunu olmayanlarınintibakında, ilkokul mezunu olanlar gibi işlem yapılır.
i)(a) ve (g) fıkrası şümulüne girenler 2 nci derecenin son kademesine, (f)fıkrası şümulüne girenler 3 üncü derecenin son kademesine kadaryükselebilirler.
3-Dayanılan Anayasa kuralları:
Başlangıçbölümü :
Başlangıç
Tarihiboyunca bağımsız yaşamış, hak ve hürriyetleri için savaşmış olan;
Anayasave Hukuk dışı tutum ve davranışlarıyla meşruluğunu kaybetmiş bir iktidara karşıdirenme hakkını kullanarak 27 Mayıs 1960 Devrimini yapan Türk Milleti;
Bütünfertlerini, kaderde, kıvançta ve tasada ortak, bölünmez bir bütün halinde,millî şuur ve ülküler etrafında toplıyan ve milletimizi, dünya milletleriailesinin eşit haklara sahip şerefli bir üyesi olarak millî birlik ruhu içindedaima yüceltmeyi amaç bilen Türk Milliyetçiliğinden hız ve ilham alarak ve;
"YurttaSulh, Cihanda Sulh" ilkesinin, Millî Mücadele, ruhunun, milletegemenliğinin, Atatürk Devrimlerine bağlılığın tam şuuruna sahip olarak;
İnsanhak ve hürriyetlerini, millî dayanışmayı, sosyal adaleti, ferdin ve toplumunhuzur ve refahını gerçekleştirmeyi ve teminat altına almayı mümkün kılacakdemokratik hukuk devletini bütün hukukî ve sosyal temelleriyle kurmak için;
TürkiyeCumhuriyeti Kurucu Meclisi tarafından hazırlanan bu Anayasa'yı kabul ve ilân veonu, asıl teminatın vatandaşların gönüllerinde ve iradelerinde yer aldığıinancı ile, hürriyete, adalete ve fazilete âşık evlâtlarının uyanık bekçiliğineemanet eder.
Madde2- Türkiye Cumhuriyeti, insan haklarına ve Başlangıçta belirtilen temelilkelere dayanan, millî demokratik, lâik ve sosyal bir hukuk devletidir.
Madde12- Herkes, dil, ırk, cinsiyet, siyasî düşünce, felsefî inanç, din ve mezhepayırımı gözetilmeksizin, kanun önünde eşittir.
Hiçbir kişiye, aileye, zümreye veya sınıfa imtiyaz tanınamaz.
Madde48- Herkes, sosyal güvenlik hakkına sahiptir. Bu hakkı sağlamak için sosyalsigortalar ve sosyal yardım teşkilâtı kurmak ve kurdurmak Devletinödevlerindendir.
III-İLK İNCELEME:
AnayasaMahkemesi içtüzüğünün 15. maddesi uyarınca, Kani Vrana, Şevket Müftügil, HalitZarbun, Ziya Önel, Abdullah Üner, Ahmet Koçak, Şekip Çopuroğu, Fahrettin Uluç,Muhittin Gürün, Lûtfi Ömerbaş, Hasan Gürsel, Ahmet Salih Çebi, Adil Esmer,Nihat O. Akçakayalıoğlu ve Ahmet H. Boyacıoğlu'nun katılmalariyle 12/10/1976gününde yapılan ilk inceleme toplantısında "dosyanın eksiğibulunmadığından esasın incelenmesine" oybirliğiyle karar verilmiştir.
IV-ESASIN İNCELENMESİ :
İşinesasına ilişkin rapor, dâva dilekçesi, iptali istenilen yasa kuralları ileAnayasa'ya aykırılık sav'ına dayanak tutulan Anayasa kuralları, bunlara ilişkingerekçeler ve yasama belgeleri, konu ile ilgili öteki yasalar ve gerekçeleriokunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü :
A-Sözlü Savunma yapma istemi:
Davacı,dâva dilekçesinin Başlangıç bölümünde "sözlü savunma yapmakistiyoruz" diye istemde bulunduğundan bu konu üzerinde durulmuştur.
Davacınınsözlü savunma ile, Anayasa'nın değişik 148. maddesinin son fıkrasında ve22/4/1962 günlü 44 sayılı Yasanın 29. maddesinde sözü geçen "sözlüaçıklama"yı amaçladığı anlaşılmakta ise de, dâva dilekçesinde konuyailişkin düşüncelerin yeterince açıklandığı, ayrıca işin esasına ilişkin rapordakonu hakkında gerekli bilgi ve belgelerin toplandığı, bunlarla tam ve sağlıklıbir kanıya varmanın olanak içinde bulunduğu saptandığından sözlü açıklamayapılmasında bir yarar görülmemiştir. .
Bunedenlerle anılan maddeler uyarınca sözlü açıklaması dinlenmek üzere davacınınçağrılması isteminin reddine karar verilmelidir.
MuhittinGürün, "bu istemin konusunun görüşülüp oylanamayacağı düşüncesi ile bugörüşe katılmamıştır.
B-İptal isteminin kapsamı;
Anayasa'yaaykırılığı savı ile iptali istenen kural; dâva dilekçesinin "iptaliistenen hükümler" başlığı altında : "2013 sayılı ve 1/6/1976 tarihliKanunun 3. çerçeve maddesiyle 5434 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Emekli SandığıKanununa eklenen Ek madde l'in ilk fıkrasının son cümlesinde yer alan (öğrenimdurumları itibariyle 36. maddede belirtilen yükselebilecekleri derece vekademeleri geçmemek üzere bulunacak derece ve kademelerin emekli aylığınabağlanmasa esas aylıkları üzerinden ve) deyimi ile, aynı ek maddenin (a)işaretli bendi içinde yer alan (ve tavan) deyimi..." biçiminde ifadeedilmiştir. Ancak bu anlatım biçimi özet olduğundan konunun açıklığakavuşturulması gerekir. Bunun için de kuşkusuz iptali istenilen kuralı içerenmadde hükmünün tümü gözönünde tutulmalıdır. Sözü edilen kural, 2013 sayılıYasanın 3. maddesiyle getirilen Ek I. maddede yer almaktadır.
Bumadde; 1/3/1970 den önce emekli, adi malûl veya vazife malûlü olanlarlabunların dul ve yetimlerine bağlanan aylıkların, sözü geçen 5434 sayılı Yasahükümlerinde, daha sonra çıkarılan yasalar ve bu arada 1425 sayılı Yasa ileyapılan değişiklikler karşısında intibaklarının nasıl yapılacağınıdüzenlemektedir. Bu düzenlemenin dâva konusunu ilgilendiren kuralları şöyledir:
"27/7/1967tarih ve 926 sayılı Türk Silâhlı Kuvvetleri Personel Kanununa tabi olmayangörevlerden 1/3/1970 tarihinden önce emekli, adi malûl ve vazife malûlüolanlara, ölenlerin dul ve yetimlerine bağlanan aylıklar"ın:
a)"Görevlerinden ayrıldıkları tarihdeki öğrenim durumlarına göre 657 sayılıKanunun 1897 sayılı Kanunla değişik 36. maddesinin ortak hükümleri kısmının (A)bölümündeki tabloda gösterilen hizmete giriş derece ve kadrosu başlangıçalınmak",
b)"Emekli aylığı bağlanmasına esas alınan fiili hizmetin her yılı için bir kademeve her üç yılı için bir derece verilmek"
"Suretiyleöğrenim durumları itibariyle 36. maddede belirtilen yükselebilecekleri dereceve kademeleri geçmemek üzere bulunacak derece ve kademelerin emekli aylığıbağlanmasına esas aylıkları üzerinden ye 1/3/1975 tarihinden geçerli olarakyükseltilir...",
"Şukadar ki bu yükseltmeler sırasında; 657 sayılı Kanunun 1897 sayılı Kanunladeğişik ek geçici 4. maddesinin başlangıç ve tavan dereceleri ile ilgilihükümleri de gözönünde tutulur."
Bunagöne:
1/3/1970den önce emekli, adi malûl veya vazife malûlü olan sivil memurlarla bulardanölenlerin dul ve yetimlerinin aylıklarının yeni duruma intibakında uygulanacakesaslar şunlardır:
1-Her emeklinin görevden ayrıldığı, başka deyimle emekli olduğu tarihdeki öğrenimdurumuna göre ve 657 sayılı Devlet Memurları Kanununun 15/5/1975 günlü 1897sayılı Yasa ile değişik 36. maddesinde saptanan kural gereğince hizmete girişderece ve kademesi başlangıç alınmak,
2-Fiilî hizmetlerin her yılı için bir kademe, her üç yılı için bir dereceverilmek,
Suretiyleyükselebilecekleri derece ve kademeye intibakları yapıcaktır.
3-Ancak bu yükseltilmede, öğrenim durumları gözönünde tutulacak, anılan 36. maddeile 1897 sayılı Yasanın Ek Geçici 4. maddesinde öngörülen öğrenim tavanıaşılmayacak ve böylece emekli aylığı bağlanmasına esas tutulacak aylığın dereceve kademesi saptanacaktır.
Örneğinkimi kurallarının iptali istenilen 2013 sayılı Yasa gereğince yapılanintibaklarda, 1/3/1970 öncesi emeklilerinin emekliye ayrıldıkları sırada yararlanamadıklarıfiilî hizmetlerin bir bölümünün veya tamamının, anılan kanunun tanıdığıolanaklardan yararlanarak değerlendirilmesi suretiyle yükseltilebilecek dereceve kademe ; ilkokulu bitirenler için 7. derecenin, son kademesi, ortaokulubitirenler için 5. derecenin son kademesi, liseyi bitirenler için 3. dereceninson kademesi, 1897 sayılı Yasanın Ek Geçici 4. maddesine tabi olanlar için debu maddenin, ya da değişik 36 maddenin müşterek bölümünün (B) bendinde saptananderece ve kademeler olabilecektir. Arta kalan fiilî hizmetler varsa bunlarintibakta sayılmayacaktır.
Davacı,657 sayılı Kanuna ilişkin 12 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin değiştirilerekkabulü hakkındaki 15/5/1975 günlü, 1897 sayılı Yasa gereğince memurlarınöğrenim durumlarına bakılmaksızın yükselebilecekleri derece ve kademelereintibaklarının yapıldığı, başka bir deyimle bu yükselmede öğrenim barajıkaldırıldığı halde, 2013 sayılı Yasaya göre yapılan intibaklarda bu kural birtarafa bırakılarak yeniden öğrenim barajı getirilmesi nedeniyle 1/3/1970 Öncesive sonrası emeklileri arasında öğrenim durumlarına dayalı bir eşitsizlikyaratıldığını, oysa emeklilik sosyal bir güvenlik hakkı olduğundan bu alandayapılacak düzenlemelerde öğrenim durumlarının yükselmelerde bir engel olmamasıgerektiğini, aslında 1101 sayılı Kanunun Ek 2. maddesi ile 1/3/1970 öncesiemeklilerinin de bu tarihten sonraki emekliler durumuna getirilmesi mümkün iken2013 sayılı Yasa ile bunun önlendiğini ileri sürerek bu kuralın, Anayasa'nınBaşlangıç bölümündeki Hukuk Devleti ilkesiyle 2., 12. ve 48. maddelerineaykırılığı nedeniyle iptalini istemektedir.
C)Öğrenim derece ve tavanlarına ilişkin hükümlerin tarihsel gelişimi ve buhükümlerin emekli statüsüne etkisi:
Anayasa'yaaykırılığı ileri sürülerek iptali istenilen kural, 1/3/1970 den önce emekliolanların intibaklarının nasıl yapılacağını düzenleyen 2013 sayılı Yasanın 3.maddesinde yer alan Ek 1. maddedeki öğrenim derecesi barajı hükmü ile bununsonucu olarak saptanan ve yükselmeyi önleyen tavan hükmüdür. Daha geniş biranlatımla, anılan medde hükmüne göre 1/3/1970 den önce emekli olanlarınintibakları yapılırken ilgili yasalar gereği değerlendirilecek fiilîhizmetlerin hesabında, 657 sayılı Devlet Memurları Yasasının değişik 36.maddesinde belirtilen öğrenim durumlarının gözönünde tutulacağına ve yine aynıyasanın 1897 sayılı Yasa ile değiştirilen Ek geçici 4. maddesinde yer alan veöğrenim durumlarına göre saptanacak tavan aşamamaya ilişkin kurallardır.Gerçekten bu kurallar nedeniyle 1/3/1970 den önce emekli olanlarındeğerlendirilmesi gereken bir bölüm fiilî hizmetleri değerlendirme dışındakalmaktadır.
Aslındabu kurallar 2013 sayılı Yasa ile getirilmiş yeni kurallar değildir. DevletMemurlarının, Öğrenim durumlarına göre belli bir dereceye kadaryükselebilmeleri ve o derecenin bir tavan sayılması hatta öğrenimle birlikteyeterliğe ve yeteneğe (liyakat ve ehliyete) dayalı sınıflandırma sistemi birbakıma daha Cumhuriyetin ilk yıllarında yürürlüğe konan 18/5/1929 günlü, 1452sayılı Devlet Memurları Maaşatının Tevhit ve Taadülüne Dair Kanun ilebenimsenmiştir. Gerçekten bu kanun hükümlerine göre Devlet Memurları 20dereceye ayrılmış, l - 5 derecelere (A) serisi, 6-13 derecelere (B) serisi,14-20 derecelere (C) serisi denilmiş; göreve ilk girişte alınacak derecenin saptanmasındave yükselme sürelerinde öğrenim durumu esas alındığı gibi, (A) serisinin üstderecelerine yükselebilmek için de yüksek öğrenim yapmış olmak koşulukonulmuştur (30 Haziran 1929 günlü, 1229 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan 18Mayıs 1929 günlü, 1452 sayılı Yasanın 1., 3., 7. ve 8. maddeleri) Aynı ilkelerbu konuda çıkartılan daha sonraki yasalarda da (Örneğin 3656 ve 3659 sayılıYasalar) yer almış ve böylece öğrenim durumu ve tavanı memurluk statüsününesaslı bir öğesini oluşturmuştur, öte yandan emeklilik statüsü memurlukstatüsüne bağlı ve ona dayalı bulunması nedeniyle emekli aylıklarıderecelerinin saptanmasında esas, memuriyette iken kazanılan emeklilik aylığınaesas dereceler ve kademeler olduğundan, o statüdeki öğrenim derecelerine dayalıve onunla orantılı ve sınırlı yükselmeler, kuşkusuz emeklilik intibakına dayansımıştır.
Buaçıklamalardan anlaşılacağı üzere, emeklilik statüsü ile memurluk statüsüarasında organik bir bağ bulunmaktadır ve bunun sonucu olarak memurlukstatüsünde yapılan değişiklikler emeklilik statüsünde de etkisinigöstermektedir. Örneğin, emekli aylığının hesabında, ya da emekliler hakkındayapılan intibaklarda değerlendirilen hizmetler, memuriyette geçen fiilî hizmetsüreleridir. Emekli aylıkları ve ikramiyeleri; memuriyet aylıklarına, yadamemuriyet derecelerine göre oluşturulmuş gösterge tutarlarına göre saptanır.Yine emekliye intibakta esas alınan başlangıç ve tavan dereceleri, görevli ikentabi olunan başlangıç ve tavan dereceleridir.
Konuyabu açıdan bakılınca memuriyet statüsünü oluşturan kuralların şöyle bir evregeçirdiği görülür.
Yukarıdada değinildiği gibi, memuriyete girişde ve terfide öğrenim durumunun esasalınması ve ona göre saptanan derece ve kademelerden başlanılarak belliderecelere kadar yükselme ilkesi, ilk kez 18.5.1929 günlü, 1452 sayılı Kanunlamevzuatımıza girmiş, daha sonra 30.6.1939 günlü, 3656 sayılı "DevletMemurları Aylıklarının Tevhid ve Teadülüne Dair Kanun" ile öğrenimdurumuna, liyakata ve kariyere dayalı sınıflandırma ilkeleri daha geniş birbiçimde sürdürülmüştür .Örneğin, bu kanuna, göre 15 derece üzerinden düzenlenenve her derecenin maaş asıllarıyla tutarları ayrı ayrı saptanan DevletMemurluğuna girişte öğrenim durumu esasa alınmış, üst dereceye terfîdeki süreyüksek öğrenimli olanlar için, 3, olmayanlar için 4 yıl olarak belirlenmiş,yabancı dillerden birini bilenlerin, ya da doktora yapmış olanların daha üstderecelerden memuriyete alınmaları öngörülmüş, 5. ve daha yukarı derecedekimemuriyetlere atanmak için yüksek okul mezunu olmak koşulu getirilmiştirBununla birlikte geçici 5. madde ile yüksek öğrenim yapmamış olduğu halde 3656sayılı Kanunun yürürlüğe girdiği 8/7/1939 tarihinde Devlet memurluğugörevlerini sürdürenlere, 3. dereceye kadar yükselebilme hakkı tanınmıştır. Şuhalde kanunun yürürlük tarihinde Devlet hizmetinde bulunan ve yüksek okulmezunu olmayan memurlar için öğrenim tavanı 3. derece, daha sonra hizmetegirecekler için ise 5. derece olacaktır (S Temmuz 1939 günlü, 42531 sayılıResmî Gazete'de yayımlanan 3656 sayılı Kanununun 3., 7., 8., 9. ve geçici 5.maddeleri).
Bumaddeler üzerindeki meclis görüşmeleri, bu kuralların yüksek öğrenimi teşvikamacım güttüğünü ve böylece Devlet memuriyetinde öğrenim, liyakat ve kariyerilkelerine önem verildiğini göstermektedir. (Türkiye Büyük Millet Meclisi ZabıtCeridesi, Cilt: 3, Devre: 6, Birleşim: 22, 23, Sayfa : 205 - 207).
3656sayılı Kanunun bu kuralları 3/7/1939 günlü, 3659 sayılı "Bankalar veDevlet Müesseseleri Memurlarının Aylıklarının Tevhit ve Teadülü HakkındaKanun" da da yeralmıştır (11 Temmuz 1939 günlü, 42551 sayılı Resmî Gazete,3659 sayılı Kanun, Madde: 1., 2, ve 5.).
Anaçizgileriyle belirtilen bu inceleme göstermektedir ki, 657 sayılı DevletMemurları Kanunu ile bunu değiştiren ve yeni kurallar getiren öteki yasaların yürürlüğegirmesinden önce de memurluk statüsünde Öğrenim durumu, memurların görevealınmasında, terfilerinde ve yükselebilecekleri tavan derecesinin saptanmasındatemel ilke olmuştur.
Builke, Devlet Memurluğu statüsüne yeni hükümler getiren ve malî hükümleri31/7/1970 günlü, -1327 sayılı Kanun gereğince 1/3/1970 de yürürlüğe giren14/7/1965 günlü 657 sayılı kanun ve bunun ek ve değişiklikleri ile daha genişve sistemli bir biçimde geliştirilmiştir. Buna örnek olarak memuriyete giriş veyükselmelerde Öğrenime ağırlık tanınması ve Öğrenime dayalı yeterlik (liyakat),kariyer ve sınıflandırma kurallarının öngörülmesi, tek ücret ve ücretlerlefiyat artışları ve milli gelir hareketleri arasında bir ilişki kurularak artanfiyatlardan memurların gerçek gelirlerinin korunması amacı ile değişen katsayıyöntemi gösterilebilir.
YeniDevlet Memurları Yasası ile getirilen sistem, Devlet Personel rejiminde büyükdeğişiklikler yaptığından bu yasanın malî hükümlerinin yürürlüğe girdiği1/3/1970 tarihinde devlet hizmetinde bulunanların, yeni sisteme intikal veintibaklarının yapılması zorunluğu doğmuştur. Bu amaçla 657 sayılı Kanunda kimideğişiklikler yapan ve bu kanuna kimi hükümler ekleyen 1327 sayılı yasa,çıkarılmıştır. Bu yasa aynı zamanda yeni düzenin, eski statüye göre alınmışmemur ve hizmetlilere nasıl uygulanacağı hakkında kurallar da getirmiştir.Ancak bu kuralların intibak için yeterli olmadığı görüldüğünden, aynı amacısağlamak için 23/5/1972 günlü, 1589 sayılı (Devlet Memurları Kanunu île ilgiliYetki Kanunu) na dayanılarak çıkartılan 2 ve 12 sayılı Kanun hükmündekararnameler ve son olarak 1897 sayılı Kanun yürürlüğe konmuştur. Buradaüzerinde durulması gerekli nokta, anılan yasaların ve kanun hükmündekararnamelerin ilke olarak memuriyete giriş ve yükselmelerde öngördüğü öğrenimderecesinin yapılacak intibaklarda da dayanak alınmış olmasıdır. Örneğin 1327sayılı Kanunun intibaklarla ilgili Ek geçici 2. maddesi ile 2 sayılı KanunHükmünde Kararnamenin Ek geçici 2. ve 3.. maddelerinde "yapılacakintibakların esasları" başlığını taşıyan bölümdeki Geçici 1. ve 2.maddelerde öğrenim durumu itibariyle yükselebilecek derecenin geçilemiyeceğihükme bağlanmıştır.
AynıKararnamenin sözü geçen Geçici 2. maddesinde, ayrıca intibaklar sonucundabulunacak derece ve kademe; personelin daha önce bulunduğu derece ve kademedenaşağı ise, yükselerek aradaki farkı kapayıncaya kadar kendisine eski aylığınınödeneceği ancak bu yükselmelerde emeklilik keseneğine esas aylık derecesininilgilinin öğrenim durumuna göre yükselebileceği dereceyi aşamıyacağı Öngörülmüşve fakat bu hükümlerin yürürlük tarihi olan 1/6/1973 ten itibaren l yıliçerisinde emekliye ayrılma isteğinde bulunanlara emeklilik işlemlerinin,intibaktan önceki emeklilik keseneğine esas aylıkları üzerinden yapılmaolanağının tanınacağı esası getirilmiştir.
31Mayıs 1974 günlü, 14901 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan 30.4.1975 günlü ve 12sayılı Kanun Hükmünde Kararnamede de Öğrenim derecesi, yapılacak intibaklardakiyükselmelerde esas alınmış, ancak bu ilke, bundan önceki yasalarda olduğu gibi,hizmete girişteki öğrenim derecesi yerine hizmetliler yararına olmak üzere bukararnamenin yürürlük tarihi olan 31/5/1974 deki öğrenim durumu olarakdeğiştirilmiştir. Bu yeni yöntem, intibaklarda başlangıç ve kademe derecesiolarak 31/5/1974 tarihindeki öğrenim durumuna göre 36. maddedeki hizmete girişve kademeleri esas almış, intibakta değerlendirilecek hizmetleri bunun üzerinesıralanmıştır. (12 sayılı Kanun Hükmünde Kararname, Ek geçici 2., 3. ve 4.maddeler.) Bununla birlikte hem geçici Ek 2. maddenin (H) işaretli bendinde,hem de intibak esasları başlığını taşıyan bölümdeki Geçici 2. maddede; dahaönceki yasalarda kabul edilmiş olan sınıf ve öğrenim durumları itibariyleyükselinebilecek derece ve kademelerin aşılamıyacağı ilkesi korunmuştur. AyrıcaGeçici 3. maddede intibak sonucunda bulunacak derece ve kademenin intibaktanönce bulunulan derece ve kademeden düşük olması halinde önceki derece vekademelerin esas alınacağı, ilgilinin o derece ve kademeye yükselmesine kadararadaki aylık farkının kendisine ödeneceği ve bu yükselmede emekliye esas aylıkderecesinin öğrenim durumuna göre yükselinebilecek derece ve kademeyi aşamıyacağıbelirtilmiş, ancak 1/6/1974 ten itibaren l yıl içinde emekliye ayrılmaisteğinde bulunanların emeklilik işlemlerinin, intibaktan önceki emeklilikkeseneğine esas aylık derece ve kademeleri üzerinden yapılacağı hükmebağlanmıştır. Böylece 2 sayılı Kanun Hükmünde Kararname ile öngörülmüş olanemekliliğe özendirme amacı, 12 sayılı Kanun Hükmünde Kararname ilesürdürülmüştür.
15/5/1975günlü, 1897 sayılı Kanuna gelince; bu Kanunda da 2 ve 12 sayılı Kanun HükmündeKararnamelerde olduğu gibi, ilke olarak memuriyet derece ve kademesineintibakların (bu kanunun yürürlük tarihi olarak belirtilen 1/3/1975tarihindeki) öğrenim durumuna göre 36. maddede saptanan hizmete giriş derece vekademesi esas alınmak ve madde metninde sayılan hizmetler değerlendirilmek suretiyleyapılacağı öngörülmüşse de (Ek geçici 2, 3. ve 4. maddeler) konuya ilişkin dahaönceki yasalar ve kanun hükmündeki kararnamelerde intibaklar için benimsenmişbulunan öğrenim tavanının aşılamıyacağı yolunda bir hüküm getirilmemiştir.Bunun sonucu olarak, 18/5/1929 günlü, 1452 sayılı Kanunla Devlet memurustatüsüne girmiş 11/7/1939 günlü, 3656 sayılı Kanunla da benimsenmiş, dahasonra personel mevzuatı reformu için çıkartılan 657 ve 1327 sayılı Yasalarladaha ayrıntılı ve sistemli biçimde düzenlenip 2 ve 12 sayılı Kanun HükmündeKararnamelerin hem esas, hem de intibaklara ilişkin geçici maddelerinde yeralmış olan ve en son intibak esaslarını içeren 1897 sayılı Yasanın 36.maddesince de kabul edilmiş bulunan öğrenim derecesine göre yükselme tavanıkonulması ilkesi; bu kanunun getirdiği intibak hükümlerinin yararlanacakolanlar hakkında saptanan 1/3/1970 -1/3/1975 tarihleri arasında görevdebulunanlar, ya da emekli olanlar için uygulama alanından çıkarılmıştır.
İştedavacı, 1897 sayılı Kanuna göre yapılan intibaklarda öğrenim tavanınınkaldırılarak intibakı yapılanların erişebilecekleri derece ve kademeyeyükseltildiğini, fiili hizmetlerin tümünün değerlendirildiğini açıklamakta,ancak bu düzenlemenin 1/3/1970 den önce emekli olanları da kapsaması gerekli iken,2013 sayılı yasanın dava konusu kurallarının bunu önlediğini öne sürmekte ve budurumun, Anayasanın 12. maddesiyle getirilmiş bulunan eşitlik kuralına aykırıolduğunu savunmaktadır.
Ç-Konunun, Anayasanın 12. maddesi açısından incelenmesi :
l-1897 ve 2013 sayılı Yasaların ayrı oluşu sorunu : 1897 sayılı Kanun ile 2 ve 12sayılı Kanun Hükmünde Kararnamelerin intibaka ilişkin hükümlerindekieksiklikleri tamamlamayı ve yeniden düzenlemeyi amaçlamaktadır. Kimiemeklilerin bu Kanunun getirdiği öğrenim barajından ayrı tutularak öğrenimtavanını aşmalarının nedeni, bu gibilerin, intibakların yapılmasına esas alınantarihlerde memur olmalarından ileri gelmektedir. Gerçekten memurlarınintibaklarını düzenliyen 1327 sayılı Kanun ile 2 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamehükümleri uyarınca yapılması öngörülen intibaklarda, intibaka başlangıç tarihiolarak 657 sayılı Kanunun mali hükümlerinin yürürlüğe girdiği 1/3/1970 tarihiesas alınmış, hukuki durum olarak da, 31/7/1970 günlü, 1322 sayılı"Genel Kadro Kanununun" yürürlüğe girdiği 1/11/1970 deki durum esastutulmuştur. (1327 sayılı Kanun, Madde 93, 2 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamegeçici madde; 1). Bu esasları 1897 sayılı Kanun aynen benimsemiş, ayrıcaintibaktan yararlanma süresini, yürürlüğe girdiği 1/3/1975 tarihine kadar,uzatmıştır. Böylece sözü geçen Kanunun Ek Geçici 2. maddesi gereğince 1897sayılı Yasanın intibak hükümleri, 1/3/1970 - 30/11/1970 tarihleri arasındagörevde bulunmaları nedeniyle intibakları yapılmış olanlarla 30/11/1970-1/3/1975 tarihleri arasında görevde bulunanlara uygulanmıştır. Çünkü anılankanun; daha önceki kanun ve kanun hükmünde kararnameler gibi, 30/11/1970 dekihukuki durum esas alınarak yukarıda belirtilen tarihlerde görevde bulunanmemurların intibakını yapma amacıyla çıkartılmıştır. 1970 - 1975 Yıllarıarasında emekliye ayrılanların intibaklarının yapılmasının nedeni de bugibilerin 30/11/1970 tarihinde memur statüsünde bulunmuş olmalarıdır. Kuşkusuz1897 sayılı Yasaya göre intibaklar yapılırken durumları bu kanunun koyduğukurallara uygun olanlar, bundan yararlandırılarak öğrenim tavanını aşmışlardır.Belli bir dönemde görevde bulunmaları nedeniyle 1897 sayılı Yasanınuygulanmasından böylece kimi emeklilerin yararlanması bu kanunun niteliğinideğiştirmez. Bu kanun belli sürelerde görevde bulunan memurların intibaklarınıdüzenleyen bir kanun olduğuna göre, 1/3/1970 den Önceki ve sonraki emeklilerinintibakı ile ilgili değildir. Oysa dava konusu kuralı kapsayan ve 1897 sayılıKanunla kıyaslanarak eşitlik ilkesine aykırı kural getirdiği ileri sürülen 2013sayılı Yasa, yalnızca 1/3/1970 öncesi emeklilerin intibaklarını düzenlemekamacıyla yürürlüğe konulmuştur. Bu husus anılan kanunların adlarından veiçeriklerinden de anlaşıldığından üzerinde ayrıca durulmamıştır. Öyleyseeşitlik ilkesine aykırı olduğu ileri sürülerek karşılaştırılan Yasalardan biriolan 1897 sayılı Yasa, Devlet memurları statüsüne, dava konusu olan öteki yasaise (2013 sayılı Yasa), emekli statüsüne ilişkindir. Bu durumda başka başkastatülere ilişkin kanuni düzenlemeleri birbiriyle karşılaştırmak suretiyleeşitlik açısından bir değerlendirmeye girişmek olanaksızdır. Nitekim AnayasaMahkemesinin 9/3/1971 günlü, Esas : 1970/37, Karar: 1971/29 sayılı kararında dabelirtildiği üzere "Anayasanın 12. maddesinde yazılı eşitlik ilkesi, aynıkoşullar içinde olan ve aynı nitelikte bulunan durumların yasalar bakımındanaynı işleme tabi tutulmasını gerektirir. Başka bir deyişle kendilerine özgükoşulları ve nitelikleri bulunan işlerde, özelliklerine ve ereklerine uygundeğişik hükümlerin uygulanması, eşitlik ilkesinin gereğidir..." (A. M. K.D. Sayı 9, Sayfa 352). Bu yorum Anayasa Mahkemesinin eşitlik kavramıyla ilgilibütün kararlarında aynı biçimde ifade edilmektedir. Söz gelimi 4.12.1973 günlüve 1973/21-36 sayılı kararda da "... kanun önünde eşitlik kavramı tümyurttaşların behemehal her yönden ve herzaman aynı kurallara bağlı tutulmalarızorunluğunu içermez. Birtakım yurttaşların başka kurallara bağlı tutulmalarıhaklı bir nedene dayanmakta ise böyle bir durumda kanun karşısında eşitlikilkesine ters düşüldüğünden söz edilemez." denilmiştir. (A.M.K.D. Sayı 11,Sayfa 295). Karşılaştırılmak istenen yasaların düzenledikleri statüler, yanimemurluk ve emeklilik statüleri benzerlik göstermez. Gerçekten bunlardan birisiyürüyen ve her an yapılması gereken devlet memurluğu alanını, ötekisi bu alandaçalıştıktan sonra yasalara göre faal hizmetten ayrılması öngörülen memurlarailişkin alanı kapsamaktadır. Memurların ve emeklilerin ayrı kurallara bağlıtutulmaları doğaldır. Öyleyse memurluk ve emeklilik statülerinin farklı olmasısonucu, 1897 ve 2013 sayılı yasalarca öğrenim tavanı için öngörülen farklıdüzenlemelerin eşitlik ilkesini bozduğundan sözedilemez.
2-Eşitlik yönünden incelemeye esas tutulacak ana kuralın saptanması sorunu :
Davanınamacı, 2013 sayılı yasada yeralan Öğrenim derece ve tavanına ilişkin hükümleriniptalidir. Böylece öğrenim koşulu aranmaksızın, bir memurun hizmet süresinegöre ulaşabileceği en son derece ve kademeden emekliliği olanak içine girecekve 1897 sayılı yasanın, 1/3/1970 - 1/3/1975 arası görevde bulunanlar içinöngördüğü sistem çok daha gerilere doğru yaygınlaşacaktır. Oysa haklarındaöğrenim tavanı uygulanmayan emekliler, 1/3/1970 den sonra emekli olan tümemekliler grubu değil, yalnızca 15/5/1975 günlü, 1897 sayılı ....... 12 SayılıKanun Hükmünde Kararnamenin Değiştirilerek Kabulü Hakkında Kanun"unintibak hükümlerinden o sırada memuriyette bulunmaları nedeniyle yararlanarakemekli olan bir bölük memurlardır. 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu; Ek ve değişikliklerinin1897 sayılı Yasa da dahil olmak üzere çeşitli yasalarla değiştirilmesinerağmen, öğrenim derecesi ve tavanını memuriyete girişte ve yükselmede ilkeolarak korumuştur. 657 Sayılı Kanunun 36. maddesi hükmüne göre, ilkokulmezunları 15. derecenin 1. kademesinden göreve başlayıp 7. dereceye, ortaokulubitirenler 14. derecenin 2. kademesinden başlayıp 5. dereceye, lise ve dengiokulları bitirenler 13. derecenin 3. kademesinden başlayıp 3. dereceyeçıkabildikleri halde, 1897 sayılı Yasanın intibak hükümlerinin Öğrenimtavanının kaldırılmasına ilişkin kuralından yararlanan memurlardan ilkokulubitirenlerin ancak 24 yıldan, ortaokulu bitirenlerin 29 yıldan ve liseyibitirenlerin de 31 yıldan ziyade hizmetleri; öğrenim tavanına bağlı tutulmadanüst derecelere yükselmelerine sayılmıştır. Buna karşı intibakları sırasında bumiktar hizmet süresi olmayanlar, söz gelimi 23 yıl 11 ay 29 gün hizmeti bulunanilkokul mezunları, 28 yıl 11 ay 29 gün hizmeti bulunan ortaokul mezunları ve 30yıl 11 ay 29 gün hizmet yapmış olan lise mezunları Öğrenim tavanını aşarak üstderecelere intibak ettirilememişlerdir. Bunlar daha sonra yıllarca hizmettebulunsalar dahi öğrenim tavanına tabi tutulduklarından bu fazla hizmetlerindenyararlanarak öğrenim derecelerine göre saptanan tavanı aşamamışlar ve emekliolduklarında da öğrenim tavanına bağlı kalmışlardır. Bunun gibi yine 1/3/1975den sonra emekli olanların önemli bir bölümü de öğrenim tavanına bağlıkalmışlardır.
Böylece1/3/1970 den 1/3/1975'e kadar emekli Planların yalnız bir bölümünün emeklitavanını aşabilerek emekliye ayrıldıkları, geri kalanının öğrenim tavanınabağlı kalarak emekli statüsüne geçtikleri, öte yandan halen görevde bulunan 800bini aşkın memur kitlesinin öğrenim tavanına göre hizmet gördükleri ve bunlarınileride emekli olmamaları halinde de aynı kurala bağlı olacakları (657 sayılıDevlet Memurları Kanununun 1897 sayılı Yasa ile değişik 36. ve Ek geçici 4.maddesinin hükmü gereği) ortaya çıkmaktadır. Öyleyse bir bölüm memurlara bellisüre içinde ve intibak sırasında uygulanan ve emekliliğe özendirici niteliktebulunan bir hükmün esas kural biçiminde ele alınarak bunun 1/3/1970 öncesiemeklilere de uygulanmasını hedef alan iptal isteminin, eşitlik ilkesinedayandırılması olanaksız olduğu gibi bu ilkeye ters düşeceği de ortadadır.Çünkü böylece gerek 1/3/1970 den önce, gerek bu tarihten sonra (1/3/1970 -1/3/1975 tarihleri arasında görevde bulunan memurlardan yeterli miktarda hizmetyapmış olan bir bölümü için Öğrenim tavanını kaldıran 1897 sayılı intibakhükmünden yararlananlar hariç) emekli olan ve olacaklar için geçerli olanöğrenim derece ve tavanı kuralı, hukukî bir nedene dayanmadan ve hattaAnayasa'nın eşitlik ilkesine aykırı olarak yalnızca 1/3/1970 öncesiemeklilerine uygulanır duruma dönüşecektir. Bu durum ise halen yürürlüğünükoruyan ve devlet memurları statüsünün, eskiden olduğu gibi bugün de anailkelerinden birini oluşturan öğrenim seviyesi ve tavanı kuralını geçersiz birduruma düşürecektir. Böylece dava dilekçesinde iptal istemine dayanak olarakgösterilen 1897 sayılı Yasanın intibaklarla ve intibak sırasında yeterlihizmeti olan bir bölük devlet memurları için öngördüğü kural, bu konudakikurala ters düşen yeni bir ana kurala dönüştürülmüş olur.
İptaliistenen yasa hükmünün esas kuralla karşılaştırılmasında ise, eşitsizliği bozanve bu ilkeye aykırı düşen bir durumdan söz edilmesine olanak yoktur. Çünkü bukural emekliliğe hak kazanmayı sağlıyan memuriyet statüsündeki hizmetlerde deyükselmeye esas alınan ilkelerden biri olduğuna göre aynı kuralın emeklilikstatüsünde de yer almış bulunması bir aykırılık değil, olsa olsa o ilkeyidoğrulayıcı bir nitelik sayılmak gerekir. Gerçekten 1/3/1970 den öncekiemeklilerin emeklilik hakları 787, 1452, 3656, 3659, 4598 ve 242 sayılı DevletMemurları Kanunlarının koyduğu hükümlere göre kazanılmıştır. Bu kanunlarda ise,yukarıda da belirtildiği üzere, gerek devlet memuriyetine girişde, gerek üstderecelere terfide öğrenim seviyesi esas alınmış ve yüksek Öğrenimi olmayanlar(belli istisnalar dışında, söz gelimi 4598 sayılı Kanunun 4. maddesi, 242sayılı Kanunun 2. maddesi) öğrenim seviyelerini aşan derece ve kademelereçıkamamışlar, başka bir deyimle öğrenim tavanına bağlı tutulmuşlardır. O haldebunların bu durumlarıyla emeklilik statüsüne intikal ettikten sonra bu statüdeyeniden intibakları yapılırken yine aynı kurala, yani öğrenim seviyesi vetavanına göre haklarında işlem yapılmasında eşitlik ilkesine aykırılıktan sözedilmesi düşünülemez.
Buaçıklamalar göstermektedir ki, personel politikasında, kazanılmış haklara halelgelmemek üzere, gereksinilenden çok birikmiş personel sayısını azaltmak vedevlet memurluğu kadrosunu eğitim görmüş personelle donatarak daha iyi hizmetolanakları sağlamak için, kimi zamanlarda, emekliliğe özendirici hükümlergetirilebilir. 1897 sayılı Yasa ile amaçlanan da budur. Ancak bu ayrık durumuana kurala dönüştürmek, Anayasa'nın eşitlik ilkesiyle bağdaştırılacak bir yololmaktan uzaktır. Çünkü nesnel ve sürekli kurallar, kamu düzenini sağlam vesağlıklı temellere oturtmak ve kamu yararını kollamak ve korumak amacıylakonulur. Oysa ana kurala ayrık hükümlerin öngörülebilmesi için, kamu yararıaçısından ayrıklığı haklı gösterecek ve olayla sınırlı görülebilecek Özelnedenlerin doğmuş olması gereklidir. Böyle olunca, eşitlik ilkesi yönünden anakuralla ayrık kuralı karşılaştırmaya olanak yoktur ve bu yolda yapılacakAnayasa'ya uygunluk denetimi de sağlıklı bir sonuca ulaşamaz.
Açıklananbütün bu nedenlerle 2013 sayılı Yasanın 3. maddesi ile 5434 sayılı Yasayaeklenen Ek 1. maddede yeralmış bulunan dâva konusu kuralın Anayasa'nın 12.maddesine aykırı bulunmadığı sonucuna varılmıştır.
D-Konunun Anayasa'nın 2. maddesi yönünden incelenmesi:
Dâvadilekçesinde bu konuya ilişkin iptal gerekçesi olarak; 1897 sayılı Yasanınintibak hükümlerinin uygulanması sonucu, görevde bulunan memurlar ile 1/3/1970den sonra emekliye ayrılanların, öğrenim derecesine göre tavan derecelerinebağlı kalmaksızın yükselmelerinin sağlandığı ve 1101 sayılı Yasanın Ek 2.maddesine dayanılarak çıkartılacak kararnamelerle bu durumdan 1/3/1970 den Önceemekli olanların da asker kişiler gibi yararlanmaları olanağı varken, bugibilerin intibaklarında, öğrenim tavanının aşılamıyacağı hükmünü koyan dâvakonusu 2013 sayılı Yasa kuralı ile bu olanağın ortadan kaldırıldığı, başka birdeyimle 2013 sayılı Yasanın bu kuralıyla, 1897 ve 1101 sayılı Yasaların ilgilihükümlerince kazanılmış haklarının ihlâl edildiği ileri sürülmektedir.
Öyleysesorunun çözümü, 1897 sayılı Yasanın, dâva dilekçesinde ileri sürüldüğü gibi1/3/1970 den sonra emekli olanların tümü için kural olarak öğrenim tavanınıkaldırıp kaldırmadığı, ayrıca 2013 sayılı Yasanın öngördüğü öğrenim derece vetavanı ilkesinin yalnız 1/3/1970 den önceki emekliler hakkında uygulanmak üzeregetirilmiş bir kural niteliğinde bulunup bulunmadığı ve özellikle bu kuralsonucu bu gibilerin, 1101 sayılı Yasanın Ek 2. maddesinden asker emeklilerininyararlanmalarının tersine, bu yasadan yararlanmalarının önlenip önlenmediği,böylece Anayasa'nın 2. maddesinde belirlenen hukuk devleti ilkesine aykırı olarak1897 ve 1101 sayılı Yasalarla kazanılmış haklarının ihlâl edilip edilmediğikonularının incelenmesine bağlı bulunmaktadır.
Yukarıdadavacının eşitlik ilkesine aykırılık savları incelenirken belirlendiği gibi,1897 sayılı Yasa, emekliler hakkında bir düzenleme olmayıp, 12 sayılı KanunHükmünde Kararnamenin değiştirilerek kabulü hakkında bir kanundur. Bu kanunözellikle devlet memurları hakkındaki 657 sayılı Kanun ile ek vedeğişikliklerine ilişkin yasalar ve kanun hükmündeki kararnamelerle getirilen reformniteliğindeki kuralların, görevde bulunanlara uygulanması esaslarını getirenintibak hükümlerini kapsadığından, ilke olarak ne 1/3/1970 den öncesi ve ne desonrası emeklileri ile ilgilidir. Bu nedenle Yasadaki Öğrenim tavanınınkaldırılması kuralından sadece intibaka tabi tutulan memurlar yararlanmıştır.1/3/1970 den sonraki kimi emeklilerin (1/3/1970 - 1/3/1975 yılları arasındaemekliye ayrılanlar) öğrenim tavanına bağlı olmama kuralından yararlanmışolmaları, kanunun intibak hükümlerinin uygulanması sırasında memuriyetstatüsünde bulunmalarındandır. Kaldıki yukarıda da belirtildiği gibi, 1897sayılı Yasa, tüm memurlar için öğrenim tavanını kaldırmamış, yalnızca intibaksırasında belli hizmet süresini doldurmuş olanların, örneğin ilkokulubitirenlerden 24 hizmet yılını, ortaokulu bitirenlerden 29 hizmet yılını,liseyi bitirenlerden de 31 hizmet yılını doldurmuş olanların bu süreleri aşanhizmet yıllarını öğrenim tavanına bağlı tutmadan yükselmelerinde geçerlisaymıştır. Bu sürelerden az hizmeti olanlarla intibaktan sonra göreve alınanlaröğrenim tavanını aşma kuralından yararlanamamışlardır. Çünkü bu düzenleme,memurluk statüsünde reform niteliğinde her değişiklik yapıldığı zaman görüldüğügibi, istenilen nitelikte memurlara olan ihtiyacı karşılamak üzere başvurulanbir yoldur. Nitekim gerek bu yasanın 36. maddesinin "Ortak Bölümler"başlığını taşıyan (A) bendinde ve Ek geçici 4. maddesinde, gerek bu yasadanönceki 2 ve 12 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamelerde memuriyete ilk giriştealınacak memuriyet derecesi yönünden öğrenim seviyesi esas alınmış veyükselmelerdeki tavan da bunlara göre düzenlenmiştir.
Şuhalde yalnız görevdeki memurların intibakında yeterli hizmet suresi bulunankimi memurların yararlanmalarını sağlayan bir hükmün, 1/3/1970 den sonra emekliolanların tümü için uygulanmış olduğu düşünülemez. Bu nedenle bu gerekçeyedayanan sav yersizdir.
Ayrıca2013 sayılı Yasanın, 1/3/1970 öncesi emeklilerinin intibakından öğrenimtavanını öngören kuralı yalnızca bu dönem emeklileri için getirilmiş yeni birkural da değildir. Bu kural yukarıda da değinildiği gibi küçük bir azınlıkdışında kalanlarla halen memuriyet statüsünde bulunan tüm memurlar hakkındageçerliliğini korumaktadır. Görev aylıkları ile emekli aylıkları arasındakiilişki nedeniyle bu durumun bu gibilerin emekliye geçişlerinde de geçerliliğinikoruması doğaldır. Kaldı ki öğrenime göre memuriyete alınma ve yükselmelerdeÖğrenim durumu esas alınarak öğrenim tavanına tabi tutulma kuralı, memurlukstatüsünü düzenleyen daha önceki yasalarda da, söz gelimi 1452 ve 3656 sayılıyasalarda, yer almış bulunmaktadır. Memuriyet ve emeklilik aylıkları arasındakiilişki dolayısıyle bu durum aynen emekliliğe de yansımış olduğuna göre, 2013sayılı Yasanın öğrenim tavanına ilişkin kuralı, yalnız 1/3/1970 öncesiemeklileri için değil, tüm emekliler için geçerli olan bir kuraldır. Böyleolunca davacının bu gerekçeye dayanak olarak ileri sürdüğü savlar da hukukîdayanaktan yoksun kalmaktadır.
1897sayılı Yasanın intibak hükümleri uygulanmak suretiyle gerek görevdebulunanların, gerekse 1/3/1970 den sonra emekli olanların öğrenime göre tavanderecesine bağlı kalmadan yapılan intibakları sonunda aylıklardakiyükselmelerin, asker emeklilerinde olduğu gibi, 1101 sayılı Yasanın Ek 2.maddesi uyarınca çıkartılacak bir kararname ile 1/3/1970 öncesi emeklilerine deyansıtılması gerekmekte iken bu dönem emeklilerinin intibakı için getirilendâva konusu 2013 sayılı Yasanın öngördüğü "öğrenim tavanı" kuralı ileengellendiği, başka bir deyimle 1/3/1970 öncesi emeklilerinin bu alandakikazanılmış haklarının bozulduğu savına gelince :
657sayılı Devlet Memurları Kanununun mali hükümlerim" yürürlüğe koyan ve kimimaddelerini değiştirerek yeni maddeler ekleyen 31/7/1970 günlü, 1327 sayılıYasa ile, Devlet Memurlarının aylıkları, gösterge ve katsayı esaslarınabağlandığı gibi, 926 sayılı Türk Silâhlı Kuvvetleri Personel Kanununudeğiştiren 1323 sayılı Yasa ile de bu personel hakkında gösterge ve katsayısistemi kabul edilmiştir. Böylece her iki kesimdeki personele ilişkin sabitaylık sistemi yerine, gösterge ve her bütçe yılında değiştirilebilen katsayısistemi uygulanmaya başlanmıştır. Ancak bu durum, eski sisteme göre düzenlenmişolan emekli aylıklarının da yeni sisteme göre düzenlenmesini zorunlukıldığından, 5434 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Emekli Sandığı Kanununun kimimaddelerini değiştiren ve yeni maddeler ekleyen 1425 sayılı Yasa ile emekliaylıkları da gösterge ve katsayı esasına bağlanmıştır. Bu yasanın Ek I.maddesinde aylıklarını personel Kanunlarına göre olan iştirakçilerin kazanılmışhak olarak aldıkları derece ve kademe göstergelerinin katsayı ile çarpımının,emekli aylıklarına esas alınacağı hükme bağlanmış ve Kanuna bağlı göstergetablosunda her derece ve kademe üzerinden emekli olan iştirakçilerin emekliaylıklarının gösterge miktarları belirtilmiştir. Ayrıca 1323 ve 1327 sayılıYasalarla yapılan değişiklikler ve getirilen katsayı ve gösterge sistemigözönüne alınarak hesaplanan aylık tutarlarının 1/3/1970 tarihinden geçerliolarak ödenmesi uygun görülmüş, buna paralel olarak 1425 sayılı Yasanıngetirdiği gösterge ve katsayı sistemi de Geçici 1. madde ile 1/3/1970 den sonrabağlanan emekli, adi malûllük, vazife malûllüğü, dul ve yetim aylıklarınateşmil edilmiştir. Ancak bu durum 1/3/1970 den önce emekli olanlarla bu tarihtensonra emekli olanlar arasında bir ayrıcalık doğurduğundan, bu ayrıcalığın7/2/1969 günlü, 1101 sayılı Yasanın Ek 2. maddesinde öngörülen biçimdeçıkartılacak kararnamelerle 1/3/1970 tarihinden geçerli olmak üzeregiderileceği Geçici 3. madde ile saptanmıştır.
Öteyandan 1101 sayılı Yasanın Ek 2. maddesinde : "Bu kanunun yürürlüğegirdiği tarihten sonra barem, teşkilât, kadro vesair kanunlarda yapılacakdeğişiklikler sonunda aylık tutarlarında husule gelecek yükselmeler; aynırütbe, kadro unvanı ve dereceden bağlanmış bulunan emekli, adi malullük vevazife malûllüğü aylıkları ile dul ve yetim aylıkları hakkında da uygulanır.
Yükselmeyeesas olacak rütbe, kadro unvanı, derece vesair yönlerden eşitlikleri; DevletPersonel Dairesi, Maliye Bakanlığı, Türkiye Cumhuriyeti Emekli Sandığı GenelMüdürlüğü ve ilgili kurumların birlikte hazırlıyacakları teklif üzerineBakanlar Kurulunca tespit olunur." hükmü getirilmiştir. Böylece 1101sayılı Yasanın Ek 2. ve 1425 sayılı Yasanın Geçici 3. maddelerine dayanılarakçıkartılan Bakanlar Kurulu kararları ile çeşitli zamanlarda Devlet Memurları veSilâhlı Kuvvetler Personel Kanunları ile teşkilât ve kadro kanunlarında yapılandeğişikliklerin, ya da Anayasa Mahkemesince verilen kararlar gereği buyasalarda yapılan değişikliklerin emekli, adi malûl ve vazife malûlleri ile dulve yetim maaşlarına da intikali suretiyle eşitliklerinin sağlanmasınaçalışılmıştır.
Örneğin1323 ve 1327 sayılı yasalarla görev aylıkları için getirilmiş olan ve 1425sayılı Yasa uyarınca emekli, dul ve yetim aylıkları için de kabul edilmişbulunan gösterge ve katsayı sistemi, 1101 sayılı Yasanın Ek 2. maddesinedayanılarak çıkartılan 30/12/1971 günlü, 7/3624 sayılı Kararname ile (12/1/1972günlü, 14070 sayılı Resmî Gazete ile yayınlanmıştır) 1/3/1970 öncesi emekli,dul ve yetim aylıklarına da yansıtılarak 1/3/1970 öncesi ve sonrası emekli, dulve yetim aylıkları arasındaki fark bu yönden giderilmiştir.
Yine,1425 sayılı Yasanın Ek 1. maddesinin son fıkrasını oluşturan "Derece vekademe göstergelerine eklenen rakamlar emekli keseneğine esas aylığıntesbitinde nazara alınmaz. Ancak, 14/8/1970 tarihli ve 1323 sayılı Kanunun ekgöstergelerle ilgili hükümleri saklıdır." biçimindeki kural, AnayasaMahkemesinin 14/2/1972 günlü, 1972/4-11 sayılı kararı ile iptal edilmiş vegerekçeli karar 13/5/1972 günlü, 14186 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanmıştır.Bu kararın, yayımı tarihinden başlayarak yürürlüğe girmiş bulunması ve butarihi kovalayan 1/6/1972 den sonra emekliye ayrılan ek göstergeli DevletMemurlarına uygulanması üzerine 1/6/1972 den önce emekliye ayrılan DevletMemurlarının da bu haktan yararlanmaları, 1101 sayılı Yasanın Ek 2. maddesinedayanılarak yürürlüğe konan ve 6/12/1973 günlü, 14734 sayılı Resmî Gazete'deyayımlanan 27/11/1973 günlü, 7/7510 sayılı Kararname ile sağlanmıştır.
Bunungibi 1327 sayılı Yasanın ek geçici 2. maddesinin (b) fıkrası ile, bulunduklarıkadrolarda l, 2 veya 3 üst derece aylık veya ücret alanların, kadrolarınatekabül eden derecelerine intibak ettirilmekle beraber, aldıkları l, 2 veya 3üst derece aylık veya ücretlere tekabül eden derecelerin ilk kademe aylıklarınıalabilecekleri, artan hizmet sürelerinin değerlendirilmeyeceği kuralının,Anayasa Mahkemesinin 9/5/1972 günlü, E. 1971/58, K. 1972 /22 sayılı kararı ileiptal edilmesi üzerine (Resmî Gazete 13/7/1972, Sayı : 14244) 23/12/1972 günlü,2 sayılı Kanun Hükmünde Kararname ile Ek geçici 2. maddenin (A) bendi hükmügetirilmiştir. Bu bentte "Halen bulundukları kadrolarda l, 2 ve 3 üstderece aylık alanlar, bu üst derece aylık ve ücretlere tekabül eden derecelereintibak ettirilirler ve kendilerine intibak ettirildikleri derecedegeçirdikleri süre kadar kademe ilerlemesi verilir." denilmiştir. BöyleceAnayasa Mahkemesi'nin iptal kararına uygun olarak getirilen bu kuraldan bulunduklarıkadroda 3 üst derece kadar üst dereceden aylık alan devlet memurlarınınyararlanması üzerine bu kural, 1101 sayılı Yasanın Ek 2. maddesine dayanılarakçıkartılan ve 19/1/1974 günlü, 14773 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanarakyürürlüğe giren 10/1/1974 günlü, 7/7771 sayılı Kararname ile daha önce emekliolanlara da yansıtılmıştır.
Böylece1/3/1970 den sonra ayrı ayrı tarihlerde emekliye ayrılan Devlet Memurlarıarasında emekli aylıkları ile dul ve yetim aylıkları bakımından olan farklılıkve yine 1/3/1970 den önce emekli olanlarla bu tarihten sonra emekliyeayrılanlar arasındaki emekli gösterge ve katsayı yönünden varolan eşitsizlik,1101 sayılı Yasanın Ek 2. maddesine dayanılarak alınan Bakanlar Kurulukararları ile giderilmiştir. Ancak bu tarihten sonra yürürlüğe konulan ve kimimemurlara elverişli yararlar sağlayan intibak kurallarının, 1/3/1970 den öncekiemeklilere uygulanması mümkün olmamıştır. Bunun nedenleri ve 1101 sayılıYasanın Ek 2. maddesi yoluyla sözü geçen intibak hükümlerinin bu gibilere deuygulanmasına olanak bulunup bulunmadığı konuları üzerinde ileridedurulacağından, şimdi dava dilekçesinde iptal istemine dayanak olarak ilerisürülen Ek 2. maddenin Türk Silahlı Kuvvetleri Personeli hakkında uygulanmasıve bunun sonuçları incelenecektir.
Yukarıdada belirtildiği gibi, 1323 ve 1327 sayılı Yasalarla her iki kesimdeki görevliaylıkları için gösterge ve katsayı Sistemi kabul edilmiş ve 1425 sayılı Yasaile aynı sistem her iki statü personelinin emekli aylıklarına dayansıtılmıştır. Bu yasaya göre emekli olanlarla 1/3/1970 den önce emekliyeayrılanlar arasındaki eşitsizliği kaldırmak için 1101 sayılı Yasanın Ek 2.maddesine dayanılarak 30/12/1971 günlü, 7/3624 sayılı Bakanlar Kurulu kararıçıkartılmıştır. Bu kararname ile 1/3/1970 tarihinden önce belli rütbelerdenemekliye ayrılanlarla aynı tarihten sonra aynı rütbelerden emekliye ayrılanaskerî personelin emekli aylıkları arasındaki fark bu yönden giderilmiştir.
Dahasonra 3/7/1975 günlü, 1923 sayılı Yasa ile 926 sayılı Türk Silâhlı KuvvetleriPersonel Kanununun 1323 sayılı Yasa ile değiştirilen 137. maddesi uyarınca bupersonel için kabul edilen gösterge tablosundaki ek gösterge rakamları vemaddeye ekli kimi cetveller, 1/3/1975 ve 1/8/1975 tarihlerinden itibarengeçerli olmak üzere değiştirildiğinden bu tarihlerden sonra emekliyeayrılanlarla bu tarihten önce emekli olan askerî personel arasında emekliaylıkları yönünden yeniden meydana gelen eşitsizlik de 1101 sayılı Yasanın Ek2. maddesine dayanılarak alınan 17/2/1976 günlü, 7/11407 sayılı Bakanlar Kurulukararı ile giderilmiştir (2/3/1976 günlü, 15516 sayılı Resmî Gazete).
Bukararnamelerin incelenmesinden de anlaşılacağı üzere, 1101 sayılı Yasanın Ek 2.maddesinin uygulanması sonucu, ayrı statülere göre emekliye ayrılmış olanaskerî personelin emekli, dul ve yetim aylıkları arasındaki farklılık tamamengiderildiği halde, böyle bir düzenleme, sivil personel emekli ,dul ve yetimaylıkları arasında sadece 1/3/1970 den sonra emekliye ayrılanlar arasındagerçekleştirilebilmiş ve fakat bu tarihten Önceki emekli aylıkları ile sonrakiemekli aylıkları arasında sağlanamamıştır. Öyleyse bunun nedenleri ve 2013sayılı Yasanın dava konusu öğrenim tavanı kuralının bu durumun oluşmasınaetkili olup olmadığı sorunu üzerinde durmak ve bunların Anayasanın 2. maddesineaykırılık teşkil edip etmediği incelenmek gerekir.
2013sayılı Yasa tasarısının gerekçesinde; "926 sayılı Türk Silâhlı KuvvetleriPersonel Kanununa tabi görevlerden emekliye ayrılanlar arasındaki farklılığıngiderilmesi, 1101 sayılı Kanunun ek 2. maddesinde rütbe eşitsizliklerindenbahsedilmiş olması ve her rütbenin belli bir dereceye tekabül etmesi, birrütbeyi ihraz eden kişinin o rütbenin aylığını alması ve bu aylığın emeklilikyönünden de kişi için kazanılmış hak olması nedenleriyle sadece Bakanlar Kurulukararı alınmak suretiyle mümkün olabilmiş ve bundan böyle de olacaktır.
Ancaksivil personel emeklileri için 1101 sayılı Kanunun Ek 2. maddesinde kadrounvanı ve dereceden bahsedilmiş bulunması, bu görevlerden kadro unvanı vealınan aylığın emeklilik yönünden ilgililer için kazanılmış hak olmaması, bugünekadar bir unvan standardizasyonunun yapılamaması ve kişisel durumları birindendiğerine büyük farklılıklar göstermesi ve ayrıca 7/2/1969 tarihinde kabuledilen 1101 sayılı Kanunda ilerde yapılabilecek intibakların eski emekliaylıklarına inikas ettirileceğine dair bir hüküm yer almamış bulunmasınedenleriyle, 1897 sayılı Kanunla 1/3/1975 tarihinden geçerli olarak sonşeklini almış olan intibak hükümlerinden doğan farklılığın giderilmesini 1101sayılı Kanunun ek 2. maddesinin verdiği imkânlar içerisinde, bu maddeyedayanılarak çıkarılacak bir Bakanlar Kurulu kararı ile giderilmesinin mümkünolamayacağı ve eski emeklilerin mağduriyetlerinin giderilmesi ve yeni personelrejimine intikal ve intibaklarının yapılması suretiyle aylıklarının gününşartlarına uygun seviyeye yükseltilmesini teminen bir kanun çıkartılmasınınzorunlu olduğu sonucuna varılmıştır." denilmektedir.
1101sayılı Yasanın Ek 2. maddesinde; kanunun yürürlüğe girmesinden sonraçıkarılacak "barem, teşkilât, kadro vs. kanunlarda..." yani askerî vesivil personelin aylıklarına ilişkin kanunlarda, "yapılacakdeğişikliklerle meydana gelecek yükselmelerin, aynı rütbe, kadro unvanı vedereceden bağlanmış bulunan..." emekli, dul ve yetim aylıklarınayansıtılacağından söz edilmektedir. Böylece çeşitli statülere göre belirlenmişemekli, dul ve yetim aylıkları arasındaki farklılığın giderilmesinde aynırütbe, kadro unvanı ve derecenin esas alınacağı saptanmış bulunmaktadır. AskeriPersonelde her rütbenin belli bir derecenin karşılığı olması ve o rütbeye gelmişkişinin o rütbenin aylığını alması, aynı zamanda bu aylığın o kişinin emeklilikyönünden de kazanılmış hakkı bulunması nedeniyle, bu maddeye dayanılarakçıkartılacak kararnamelerle çeşitli statülere göre emekliye ayrılmış askerîpersonele ilişkin emekli, dul ve yetim aylıkları arasındaki eşitsizlikleringiderilmesi olanağına erişildiği halde, bu durum anılan maddenin öngördüğükoşullar içerisinde sivil personel emekli, dul ve yetim aylıkları içinsağlanamamıştır. Çünkü, bu maddeye göre sivil personel emekli aylıklarıarasındaki farklılığın giderilmesi için alınacak esas, kadro unvanı vederecedir. Oysa bir yandan bulunan görevlerdeki kadro unvanlarının ve alınanaylıkların, o görevlerdeki kişiler için her zaman emeklilik aylığı yönündenkazanılmış hak olmaması, ayrıca halen devlet personel statüsüne unvanstandardizasyonu düzeninin getirilmemiş bulunması ve özellikle kişiseldurumların birinden ötekine çok ayrılıklar göstermesi; öte yandan sözü geçen Ek2. maddede ileride yapılabilecek olan intibakların da eski emekli aylıklarınayansıtılacağı yolunda bir kurala yer verilmemiş olması karşısında, 1897 sayılıYasa ile son şeklini almış bulunan intibak hükümlerinin, Ek 2. maddeyedayanılarak çıkartılacak kararnamelerle 1/3/1970 öncesi emekli aylıklarına da yansıtılmasıolanaksızdır. Bu olanak ancak yeni bir yasal düzenleme ilegerçekleştirilebilir. İşte bu amaçladır ki, 2013 sayılı yasa yürürlüğekonulmuştur. Gerçekten bu yasa incelendiğinde son intibak kurallarını kapsayan1897 sayılı Yasa ile getirilmiş olan bir çok hükümlerin 1/3/1970 öncesiemeklileri hakkında uygulanma olanağı bulunduğu görülür. Söz gelimi, 2013sayılı Yasanın Ek 1. maddesinin (A) bendine göre 1/3/1970 den önce bağlanançeşitli emekli aylıkları ile dul ve yetim aylıklarının intibakında ve dolayısıylegörevde geçen hizmet sürelerinin değerlendirilmesinde devlet memurlarınınhizmetlerinin değerlendirilmesi için 1897 sayılı Yasa uyarınca yapılanintibaklarda olduğu gibi (Ek geçici 2., 3. ve 4. maddeler), görevlerindenayrılış tarihindeki öğrenim durumuna göre, 1897 sayılı Yasanın değişik 36.maddesinin ortak hükümleri kısmının (A) bölümündeki tabloda gösterilen hizmetegiriş derece ve kademesi başlangıç alınacak ve aynı maddenin (B) bendi uyarıncada emekli aylığı bağlanmasına esas alınan fiili hizmetlerden her yılı için birkademe ve her üç yılı için bir derece verilmek suretiyle, 1897 sayılı Yasanın36. maddesinde belirtilen derece ve kademelere kadar yükselme olanağısağlanacaktır. Yine intibak suretiyle yapılan yükselmelerde, aynı maddenin (d)bendi uyarınca hazırlık kıtası ile okul dönemi dahil yedek subaylıkta, yedeksubay öğretmenlikte, muvazzaf ve ihtiyat erlikte geçen süreler, hizmetsürelerinin değerlendirilmesinde gözönünde tutulacaktır. Ayrıca, 1897 sayılıYasada öngörülmemiş kimi kurallar da, 2013 sayılı Yasada 1/3/1970 öncesiemeklilerinin yararına yer almıştır. Örneğin 1897 sayılı Yasaya göre yapılanintibaklarda görevde geçen sürelerin yükselmeye esas alınması, başarı koşulunabağlanmış olduğu halde, 1/3/1970 den önce emekli olanların emekli aylıklarınınyeni duruma göre değerlendirilmesinde başarı koşuluna gerek görülmemiştir. Yinebu gibilerin intibakları sırasında hizmete girdikleri tarihteki kazanılmış hakaylık dereceleri, yukarıda sözü edilen Ek 1. maddenin (A) ve (B) bentlerinegöre saptanacak başlangıç derecesinden daha yukarı olanların bu durumları esasalınacağı gibi (Ek madde l, "b" bendi hükmü), Ek 1. madde uyarıncayapılacak intibaklar sonunda saptanacak derece ve kademeleri, halen alınmaktaolan derece ve kademelerden aşağı olanların, daha yüksek olan eski derece vekademeleri, aynı madde gereğince kendilerinin kazanılmış hakkı sayılacaktır.Bundan başka aynı yasanın Ek 2. maddesi ile 1897 sayılı Yasanın 36. maddesinin"Ortak Bölümler" kısmının (A) bendindeki tabloda ve Ek Geçici 4.maddesinde yapılacak değişikliklerin, 2013 sayılı Yasanın kapsamına girenlerhakkında da, değişiklik tarihinden itibaren uygulanacağı öngörülmüştür.
Buaçıklamalarda göstermektedir ki, 2013 sayılı Yasa, dava dilekçesinde yazılıolanların tersine 1/3/1970 den önceki emekliler yararına 1897 sayılı intibakkanununda öngörülen ya da görülmeyen bir çok kurallar getirmiştir. Ancak bütünbu kuralların uygulanmasının öğrenim tavanı ile sınırlandığı da bir gerçektir.Davacı, bu sınırlamayı hukuk devleti ilkesinin zedelenmesi niteliğinde kabuletmektedir.
AnayasaMahkemesi, hukuk devleti kavramının çoğu kararlarında yorumlamış ve bu kararlaraynı doğrultuda biri ötekini tamamlayıcı nitelikte oluşa gelmiş, öğreti de budoğrultuda gelişmiştir. Bunlardan konu ile ilgili bulunanları şöylece özetlemekmümkündür.
"Hukukdevleti, kişiye tüm hak ve özgürlükleri tanıyıp bunlara saygı gösteren ve buhakları koruyucu adil bir hukuk düzeni kuran ve bunları devam ettirmeye kendinizorunlu sayan ve bütün faaliyetlerinde hukuka ve Anayasa'ya uyan, başka birdeyimle devlet organlarının tüm işlemlerinin bağımsız yargı denetimindengeçirilmesini ve böylece hukuka ve Anayasa'ya uygun olmalarını sağlayan devletdemektir." (Anayasa Mahkemesinin 11/10/1963 günlü, 1963/124-243 sayılı,24/2/1972 günlü, 1972/4-11 sayılı kararları, A.M.K.D. Sayı: l, Shf : 429, Sayı:10, Sayfa : 246-252)
Butanımlama da göstermektedir ki, kişi tarafından kazanılmış hakların korunması,bu hakların kamu düzeni ve kamu yararı gerektirmeden, geri alınamaması, hukukdevleti ilkesini oluşturan önemli Öğelerden biridir. 2013 sayılı yasa ilegetirilen ve iptali istenen düzenlemenin kazanılmış hakları ve dolayısıylehukuk devleti ilkesini zedeleyip zedelemediği sorunu incelenirken şu konununele alınıp üzerinde durulması gerekecektir. Öğrenim tavanı kuralını bir bölükmemurlar için kaldıran 1897 sayılı yasa düzenlemesi, 1101 sayılı yasanın Ek 2.maddesi yoluyla 1970 öncesi emeklilerine de yansıtılması gereklimi idi'Gerekiyorsa yansıtılmamış olması kazanılmış hakları bozmuş mudur'
Bukonuda şunlar söylenebilir :
1-1897 sayılı Yasa, göreve alınmada ve yükselmede öğrenim derece ve tavanını ilkeolarak kabul ettiği halde (yasanın 36. ve ek geçici 4. maddeleri) intibaklardabu kuralı benimsememiştir. Ancak bu kuraldan yararlananlar intibak sırasındagörevde olanlardan belli hizmet süresini doldurmuş bulunanlardır. Örneğinilkokulu bitirenlerden 24 hizmet yılını, Ortaokulu bitirenlerden 29 hizmetyılını, lise mezunlarından da 31 hizmet yılını doldurmuş olanların intibakınyapıldığı sırada saptanan fazla hizmet yılları öğrenim tavanına bağlıtutulmadan yükselebilecekleri derece ve kademeye kadar nazara alınarakdeğerlendirilmiştir. Hemen eklemek gerekir ki, bu gibilerin, intibakla saptananderece ve kademeleri daha sonra hizmette kaldıkları takdirde sabit kalacak veondan sonraki hizmet süreleri devlet personel yasalarının kurallarına bağlıolacak ve bu hizmet yıllarının değerlendirilmesi öğrenim derece ve tavanı ilesınırlandırılacaktır, intibak sırasında belirlenen hizmet yıllarını doldurmamışolanlarla sonradan hizmete girmiş olanların ise 36. ve Geçici 4. maddeleruyarınca öğrenim seviyesi ve tavanına tabi olacakları ve bu gibilerin emekliyeayrılmaları halinde de öğrenim tavanına bağlı kalarak emekli statülerine geçeceklerikuşkusuzdur. 1/3/1970 den sonra emekliye ayrılanlardan bir bölümünün Öğrenimtavanına bağlı olmamalarının nedeni ise, bunların 1897 sayılı Yasanın intibakhükümlerinin uygulanması sırasında görevde bulunmuş olmalarındandır. Öyleyse1897 sayılı Yasanın 1/3/1970 den sonra emekli olanların tümü için Öğrenimtavanını kaldırdığı yolundaki sav doğru değildir.
2-1/3/1970 den önceki emeklilerin 1101 sayılı Yasanın Ek 2. maddesine dayanılarakçıkartılacak bir kararname ile 1897 sayılı yasanın öğrenim tavanına bağlıtutulmama kuralı uyarınca bir bölük görevliler hakkında yapılan yükselmelerdenaynen yararlanmaları gerekeceği konusuna gelince; bu sav da hukuki dayanaktanyoksundur. Çünkü 1101 sayılı Yasanın ne gerekçesinde, ne de Meclisgörüşmelerinde devlet memurları ile ilgili intibak yükselmelerinin, daha öncebaşka statülerden emekliye ayrılanlara da uygulanacağı öngörülmemiştir.Özellikle uygulanması söz konusu edilen bu yasanın Ek 2. maddesi metni bunaolanak vermemektedir Bundan başka, görevde bulunanlar hakkında uygulanmakamacıyla yürürlüğe konmuş olan intibak hükümlerini kapsayan yasalar, nitelikbakımından tamamen kişiye bağlı, kişinin özel hizmet sürelerine dayalı hükümlergetirmişlerdir. Bunlardan herbiri ötekine göre değişik durumları düzenlemektedir.Bu durum gözönünde tutularak 1/3/1970 öncesi emeklilerinin intibakı için özelbir yasa çıkarılması zorunlu bulunmuştur.
Açıklanannedenlerle 1101 sayılı Yasanın Ek 2. maddesine dayanılarak çıkarılacak birkararname ile 1897 sayılı Yasanın intibak sırasında ve yalnızca belli koşullarıkendinde toplamış bulunan kimi memurlara hasren uygulanan öğrenim tavanınabağlı kalmadan yükselme kuralının, 1/3/1970 Öncesi emeklilerine deyansıtılmasına olanak bulunmamaktadır.
3-1101 sayılı yasanın Ek 2. maddesinin bir an için bu yansıtmaya olanak verdiğivarsayılsa bile, bu maddeye dayanılarak çıkartılacak bir kararname ile 1/3/1970öncesi emeklilerinin intibaklarında emekli tavanına bağlı olma kuralındankurtulabilecekleri yine olanaksız görülmektedir.
Gerçekten,1327 sayılı Yasanın hem esas hükümlerinde (36. madde) hem de intibaklarailişkin kurallarında (Ek geçici 1. ve 2. maddelerde), olduğu gibi 2 ve 12sayılı kanun hükmünde kararnamelerin esas (36. madde) ve intibaklarla ilgilihükümlerinde de (Ek Geçici 2., 3., 4. ve Geçici 2. ve 3. maddeler) öğrenimdurumu itibariyle yükselinebilecek derece ve kademelerin aşılamıyacağı ilkesineyer verilmiştir. Aynı ilke 1897 sayılı Yasanın esas kuralları arasında dayerini almış bulunmaktadır (36. ve geçici 4. maddeler). Her ne kadar yukarda dadeğinildiği gibi bu yasanın intibak hükümlerinde, öğrenim tavanı ilkesine yerverilmemiş olması nedeniyle, intibak sırasında görevde bulunan ve kanundabelirlenen hizmet sürelerinden fazla hizmet yapmış olan kimi memurlar, builkeden yararlanarak öğrenim tavanını aşıp üst derecelere yükselebilmişlersede, çok azınlıkta kalan bu gibilerin dışındakilere esas kural uygulandığındanve halen uygulanagelmekte olduğundan, bu istisnai durum esas ilkeyietkilememiştir. Öyleyse 2013 sayılı Yasanın koyduğu öğrenim tavanı kuralıyürürlüğe girmeden önce de 1101 sayılı Yasanın Ek 2. maddesi uyarınca ve1/3/1970 öncesiyle sonraki emeklileri arasında eşitliği sağlamak amacıylaçıkartılacak kararnameye, Öğrenim tavanını kaldıracak bir hüküm konulmasınaolanak bulunmayacaktır. Çünkü kural olarak, yukarda da çeşitli yerlerdebelirlendiği üzere, 1/3/1970 tarihinden sonra emekliye ayrılanlar, emekliaylıkları yönünden görev aylıkları üzerinden emekli statülerine geçtiklerinden,başka bir deyimle görev aylığı ile emekli aylığı arasındaki organik ilişkiyüzünden, görevli iken haklarında uygulanan öğrenim tavanı kuralını aynenemekli aylıklarına da intikal ettireceklerdir. Böylece 1/3/1970 sonrasıemeklileri hakkında da genel kural olarak uygulanan ve yeni bir değişiklikolmadıkça ileride de uygulanacak olan öğrenim tavanı sürekli bir nitelikgöstermektedir. Bu durumda 1970 öncesi emeklileri için kazanılmış bir hakkınvarlığından söz edilemez.
4-2013 sayılı Yasanın öğrenim tavanı kuralının ( 1101 sayılı Yasanın Ek 2.maddesine dayanılarak çıkartılacak kararname ile 1/3/1970 öncesi emeklilerininöğrenim tavanına bağlı olmadan yükselmelerim engellediği ve dolayısıyle buyasadan önce bu yönden doğmuş kazanılmış haklarını bozduğu konusuna gelince :
Öğretideve içtihatta kazanılmış hakkın tam bir tanımı yapılamamış, niteliği ve kapsamıhakkında görüş birliğine varılamamıştır. Kazanılmış haklara özel hukuk dalındave genellikle Medeni Hukuk alanında rastlandığı halde, statü hukuku esasınadayalı nesnel ve düzenleyici kuralların egemen olduğu İdare Hukuku alanında butür haktan genellikle söz edilmemektedir. Burada ancak statü hukukunun olanakverdiği oranlarda ve koşullarda, genel durumun kişisel duruma dönüşmesindensonra kazanılmış haklar ortaya çıkabilmektedir. Anayasa Mahkemesi de konuylailgili kararlarında bu kavramı yukarıda belirlenen doğrultuda yorumlamaktadır.Özellikle aşağıya alınan kararında bu düşünceler açıkça belirtilmiştir.
"...Kazanılmışhak konusuna geçmeden önce, Devlet kuruluşunda kamu idaresinin ana karakteri,kamu hizmeti görenlerin ve bu arada mensuplarının, hizmeti gördüren (îdare) ileolan bağlantıları üzerinde kısaca durulmak zorunluğu vardır.
Anayasalhukuk düzenimizin diğer alanlarında olduğu gibi, kamu idaresi ve bu idare ilekamu hizmeti görenler arasındaki ilişkiler, özellikle hizmete alınma, hizmetgörme, yükselme ve hizmetten ayrılma gibi konular ve öteki özlük haklarıobjektif hukuki tasarruflarla başka bir deyimle "kural tasarruflarla"düzenlenir. Bu tasarrufların ana çizgileri Anayasa'da ve özellikle Anayasa'nın112-119, maddelerinde gösterilmiştir. Bu ana çizgiler içinde yasalarla, tüzükve yönetmeliklerle konulan bu kuralların ana karakteri genel, nesnel ve süreklioluşudur. Bu kurallar, yürürlükleri süresince, durumları bunlara uygun düşenbütün kişilere uygulanırlar. İdare ile memur, ordu ile subay ve astsubayarasındaki bağlantı, Özel hukukta olduğu gibi karşılıklı anlaşmalardan doğansözleşmelerle değil, kamu hizmetinin gereklerine göre önceden düzenlenmiş bustatüer kural-tasarruflarla sağlanır. Diğer hukuk alanlarında olduğu gibi kamuhukuku alanında da Anayasa, yasa, tüzük, yönetmelik gibi düzenleyicitasarruflarla konmuş kurallar, kamu hizmetinin gerekleri, gereksinmeleri gibinedenlerle ve konduktan yöntemlere uyulmak, Anayasa'ya ve yasalara uygun düşmekkaydıyle her zaman değiştirilebilirler veya kaldırılabilirler. Tersine birkural getirilmedikçe bu değiştirme ve kaldırışlarla doğan yeni duruma uyulmak,o statü içindeki herkes, her kamu hizmetlisi için zorunludur.
Gereköğretide ve gerek uygulamalarda tanımı çeşitli görüşe ve kabule elverişli birkavram olan (kazanılmış hak), özel hukuk ve kamu hukuku alanlarında bireyleraçısından önemli bir konudur ve genel olarak, bir hak sağlamaya elverişlinesnel yasa kurallarının bireylere uygulanması ile onLar için doğan öznelhakkın korunması anlamında kabul edilebilir.
Yasakoyucunun, bir kamu hizmetinde söz gelimi askerlik alanında görevingerektirdiği nitelikleri ve koşulları saptamasını ya da saptanmış olanlarıdeğiştirmesini, Anayasa çerçevesi içinde kalmak kaydiyle, görevin ve ülkeningereklerine ve zorunluklarına göre serbestçe takdir edebileceğini kabul etmekyerinde olur. Çünkü bu gerek ve zorunlukları en iyi bilecek durumda olan yasakoyucudur." (10/3/1977 günlü, E : 1976/51, K: 1977/16 sayılı karar. ResmîGazete 25 Haziran 1977, Sayı, 15597).
Buaçıklamaların olaya uygulanmasında görülmektedir ki, 1897 sayılı Yasanınintibak sırasında öğrenim tavanına bağlı kalmama kuralı gereğince görevlilerdenbelli hizmet sürelerini aşan bir azınlığın bu hizmet süresinden fazla olanmiktarını değerlendirmek suretiyle görev aylıklarında yapılan yükseltilmelerin;gerek 1101 sayılı Yasanın Ek 2. maddesinin ikinci fıkrasındaki koşulun yerinegetirilmemiş bulunması, gerek bu aylık yükseltmelerinin 1/3/1970 den önceemekli aylığı bağlananlar yönünden henüz sübjektif bir hak durumuna dönüşmemişbulunması nedeniyle bu gibiler için, anılan Ek maddenin birinci fıkrasınadayanılarak kazanılmış haktan söz edilmesi olanaksızdır. Gerçekten ortada 1/3/1970öncesi emeklileri için öğrenime göre saptanan tavan derecelerine bağlı olmadantahakkuk ettirilmiş herhangi bir aylık bulunmadığına göre, 2013 sayılı Yasanınöğrenim durumu esas alınarak saptanan tavan derecelerinin geçilemeyeceğineilişkin kuraliyle kazanılmış hakların ihlâl edileceğinin de düşünülmemesigerekir.
Kaldıki ihlâl edildiği ileri sürülen kazanılmış hak savının gerekçesi, 1897 sayılıYasanın intibaklar sırasında belli koşulları gerçekleştirmiş bulunan kimigörevlilere tanınmış bulunan öğrenim tavanına bağlı olmadan yükselme kuralınadayanmaktadır. Oysa bu kural, çeşitli vesilerle değinildiği üzere, kişiseldurumları itibariyle 1897 sayılı Yasanın Öngördüğü koşulları gerçekleştirmedurumunda bulunan görevlilere ve yalnızca bir kez tanındığından yukarıdaözellikleri ve doğuş koşulları belirtilen kazanılmış hak kavramı içine giremez.Burada 1/3/1970 öncesi emeklileri için kazanılmış hak, olsa olsa personelsisteminin özünde varolan ve 1897 sayılı yasaca da genel ilke olarak kabuledilen Öğrenim itibariyle tavan derecesini aşmadan emekli olmuş ve olacakkişilerin aylıkları olmak gerekir. 2013 sayılı Yasanın öğrenim tavanı kuralıdışında getirdiği de budur.
Sırasıgelmişken şu hususu belitmekte yarar görülmüştür: 2013 sayılı yasa içerisindekazanılmış haklar 1/3/1970 öncesi emeklilerine tanınmıştır. Söz gelimi, YasanınEk 1. maddesindeki; 1/3/1970 den önce emekli olanların intibakları sonundabulunacak derece ve kademelerin, halen kazanılmış bulunan derece vekademelerden, aşağıda bulunması halinde bu gibilerin aylıklarının yüksek olanderece ve kademeleri üzerinden ödenmeye devam edileceği yolundaki hüküm bununkanıtıdır.
Açıklananbu nedenlerle 2013 sayılı Yasanın Ek 1. maddesinde yer alan ve 1/3/1970 öncesiemeklilerinin, öğrenim durumları itibariyle 1897 sayılı Yasanın 36. maddesindebelirtilen yükselebilecekleri derece ve kademeleri geçmemek üzere bulunacakderece ve kademeye intibak ettirilecekleri, ayrıca bu işlemler sırasında aynıkanunun Ek Geçici 4. maddesinin tavan dereceleri ile ilgili hükümlerinin degözönünde tutulacağı kuralının, yukarıda nitelikleri ve kapsamı belirtilenAnayasa'nın Başlangıç bölümünde ve 2. maddesindeki hukuk devleti ilkesineaykırı düşen bir yönü bulunmamaktadır.
E-Konunun Anayasa'nın 48. maddesi yönünden incelenmesi:
Bukonuda ileri sürülen savlar, 1/3/1970 öncesi emeklilerinin intibakı içingetirilen öğrenim tavanı kuralının, bu dönem emeklileriyle daha sonrakiemekliler arasında eşitsizlik yarattığı ve bu kuralın iptali halinde her ikidönem emeklileri arasında, emekli olanakları ve sosyal güvence bakımındanemekli olma tarihine bakılmaksızın aynı ölçü ve oranda bir dengenin ortayaçıkacağı ve böylece 48. maddede öngörülen amacın gerçekleşeceği biçimindedir.
Busavları şöylece yanıtlama olanağı vardır:
2013sayılı Yasanın iptal konusu öğretim derece ve tavanı kuralı, emekli olmatarihine bakılmaksızın tüm emeklilerin sosyal güvenliğini sağlamak, amacıylaçıkartılmış yasalardan aynı ölçü ve oranda yararlanmalarına engel değildir.Yeterki yararlanacak emekliler aynı nitelliği taşısınlar, başka bir deyimleemekli statüsüne geçerken bağlı oldukları personel rejimleri esaslarına göreaynı nitelikte bulunsunlar. Nitekim dava dilekçesinde de eşitlik ilkesineaykırılık dışında bunun aksi savunulmamıştır.
Öteyandan emekli sistemi, personel rejimine bağlı olanların o rejimde kazandıklarıhaklara göre düzenlendiğine ve bu statüde kabul edilmiş bulunan kariyer,yeterlik (liyakat), sınıflandırma, öğrenim derecesi ve tavanı gibi ilkeler,göreve başlama ve yükselişlerde esas alındığına göre, görevlilerin budurumlarıyla emekliliğe intikalleri de doğaldır. Ayrıca 1897 sayılı yasanınöğrenim tavanına bağlı olmayan memurlar için öngördüğü kural küçük bir azınlığıkapsamaktadır. Bunun dışındaki tüm memurların, aynı Yasanın 36. ve geçici 4.maddeleri hükümleri uyarınca öğrenim derece ve tavanına tabi olduklarıgözönünde tutulursa, 1/3/1970 öncesi emeklilerini bu genel çerçeve dışındatutmak için haklı bir neden de bulunmamaktadır.
Öteyandan sosyal sigorta esaslarına göre düzenlenmiş bulunan Türkiye CumhuriyetiEmekli Sandığı sisteminde, genel olarak tüm emeklilere tanınan sosyal güvenlikolanaklarının mali yönü, işveren olarak çeşitli kamu kurumlarından alınankarşılıklar ile mamurlardan kesilen keseneklerle sağlanmaktadır. Bu nedenle memuriyetstatüsünde iken en son hangi kademe ve dereceden karşılık ve kesenek ödenmişseemekli aylığı, emeklilik gösterge tablosunda o derece ve kademe için kabuledilen rakamın katsayı ile çarpımından elde edilen tutarlar üzerindenbağlanmaktadır. 1/3/1970 öncesi emeklileri, memuriyet statüsünde iken belirlibir aylıkla görev yapmışlardır. Emekli Sandığına o derece aylık esas alınarakkesenek ve karşılık ödenmiştir. Bunların öğrenime göre tavan derecelerigözetilmeden tüm hizmetlileri geçerli sayılarak inbakları yapıldığı takdirde,emekli aylıkları, kesenek ve karşılık ödenmemiş olan derece ve kademelereyükselecektir ki, böyle bir durum, sosyal güvenlik sisteminin dayanması gerekenbilimsel esaslarla bağdaşmaz.
Davakonusu kura iptal edildiği takdirde, tüm emeklilerin emekliye ayrılma tarihinebakılmaksızın aynı ölçüde ve kapsamda emekli olanaklarından ve sosyal güvenlikhaklarından yararlanacakları savı da gerçeğe uymamaktadır. Çünkü daha önceçeşitli vesilelerle belirtildiği üzere, 1/3/1970 den sonra emekliyeayrılanların büyük çoğunluğu - 1897 sayılı Yasanın intibak hükümlerininuygulanması sırasında belli hizmet sürelerini doldurup sonradan emekli olanküçük bir azınlık hariç öğrenim tavanına bağlı olarak emekli statüsünegeçtikleri gibi, intibakları sırasında belli hizmet süresini doldurmamış olmasınedeniyle öğrenim tavanını aşamamış büyük bir memur kitlesi ve halen görevdebulunan ve sayılan 800 bini aşan memurlar da öğrenim tavanına tabi olarakemekli olmuş veya olacaklardır. Böylece 2013 sayılı Yasanın 1/3/1970 öncesiemeklilerinin intibakı için öngörülen dava konusu öğrenim tavanı kuralınıniptali halinde dahi tüm emeklilerin, emekli olanaklarından ve sosyal güvenlikhaklarından aynı ölçü ve oranda yararlanmaları sağlanamayacaktır. Çünkü budurumda 1/3/1970 tarihinden önce emekliye ayrılmış olanların, öğrenim tavanınabağlı olmaksızın tüm hizmet sürelerinin değerlendirilmesine karşılık, butarihten sonra emekli olanların büyük bir kesimi ile halen görevde bulunup dahasonra emekli olacak tüm memurlar öğrenim tavanına bağlı kalarak emekliolacaklar ve böylece bir yandan bu iki dönem emeklileri arasında büyük bireşitsizlik yaratılacak, öte yandan da sosyal güvenliğin adaletli bir biçimdeoluşmasına yön veren kariyer, yeterlik, yetenek ve sınıflandırma gibi öğeleretkinliklerini yitireceklerdir.
Yukarıdakiaçıklamalar karşısında, Anayasa'nın 48. maddesi açısından öne sürülen savlaryersiz bulunmaktadır.
Açıklananbütün bu nedenlerden ötürü, 1/3/1970 den önce emekli olanların öğrenimdurumları itibariyle 1897 sayılı Yasanın 36. maddesinde belirtilen,yükselebilecekleri derece ve kademeleri geçmemek üzere bulunacak derece vekademeye intibak ettirilecekleri ayrıca bu işlemler sırasında aynı yasanın EkGeçici 4. maddesinin tavan dereceleri ile ilgili hükümlerinin de gözönündetutulacağı yolundaki dava konusu kurallar, Anayasa'nın 12., 2. ve 48.maddelerine aykırı değildir, İptal isteminin reddine karar verilmesi gerekir.
Davakonusu kuralların Anayasa'ya uygun olduğu ve iptal isteminin reddi gerektiğiyolundaki görüşlere Ahmet Akar, Abdullah Üner, Muhittin Gürün, Lütfi Ömerbaş veAhmet Salih Çebi katılmamışlardır.
V-SONUÇ:
1-Dava konusu hakkında sözlü açıklamaya gerek görülmediğinden bu konudaki davacıisteğinin reddine Muhittin Gürün'un (bu istemin konusunun görüşülüpoylanamıyacağı) yolundaki karşıoyuyla ve oyçokluğuyla;
2-5434 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Emekli Sandığı Kanununa 1/6/1976 günlü, 2013sayılı Kanunla eklenen Ek 1. Maddenin birinci fıkrasının son tümcesinde yeralan (öğrenim durumları itibariyle 36. maddede belirtilen yükselebilecekleriderece ve kademeleri geçmemek üzere bulunacak derece ve kademelerin emekliaylığı bağlanmasına esas aylıkları üzerinden ve) deyimi ile aynı Ek maddeninikinci fıkrasının (a) işaretli bendi içinde yeralan (ve tavan) sözcüğününbelirledikleri hükümlerin Anayasa'ya aykırı olmadığına ve iptal istemininreddine Ahmet Akar, Abdullah Üner, Muhitttin Gürün, Lûtfi Ömerbaş ve AhmetSalih Çebi'nin karşıoylarıyle ve oyçokluğuyla;
13/1/1977gününde karar verildi.
Başkan
Kâni Vrana
Başkanvekili
Şevket Müftügil
Üye
Ahmet Akar
Üye
Ziya Önel
Üye
Abdullah Üner
Üye
Ahmet Koçak
Üye
Şekip Çopuroğlu
Üye
Fahrettin Uluç
Üye
Muhittin Gürün
Üye
Lütfi Ömerbaş
Üye
Hasan Gürsel
Üye
Ahmet Salih Çebi
Üye
Adil Esmer
Üye
Nihat O. Akçakayalıoğlu
Üye
Ahmet H. Boyacıoğlu
KARŞIOYYAZISI
MahkememizinEsas : 1976/45, Karar : 1977/1 sayılı kararında, Sayın Muhittin Gürün'ünkarşıoy yazısının ikinci bölümünde belirtilen nedenlerle çoğunluk görüşünekatılmıyorum.
Üye
Ahmet Akar
KARŞIOYYAZISI
5434sayılı T.C. Emekli Sandığı Kanununa 2013 sayılı Yasa ile eklenen ek 1. maddenindâva konusu hükmünün Anayasa kurallarına ne derece aykırı düştüğünübelirtebilmek için konunun somut bir örnek'e dayanarak açıklanması Zorunluğuhasıl olmuştur
657sayılı Devlet Memurları Kanununun bazı maddelerinin değiştirilmesi hakkındaki1897 sayılı Yasanın 36. maddesinin ortak hükümler kısmının A bölümündekitabloda memurların öğrenim durumları itibariyle giriş ve yükselebilecekleriderece ve kademeler gösterilmiştir. Buna göre; Örneğin lise dengi meslekiöğrenimi bitiren ilkokul öğretmeni veya bir memur 12. derecenin 2. kademesindegöreve başlayacak, söz gelimi 30 yıl hizmet ettikten sonra her yıl bir kademeve her üç yıl bir derece yükselmesi yapılmak suretiyle 1. derecenin 2.kademesine kadar yükselmesi ve bu derece ve kademe üzerinden emekli olmasıgerekmekte iken 36. maddenin sözü edilen hükmü ile konulmuş olan tavansınırlaması nedeniyle 3 üncü derecenin son kademesinden yukarı çıkamıyacaktır.Bu memurun 6 yıllık hizmeti ve bu süre içinde aylığından kesilmiş olan emekliaidatı ne yükselmesinde ne de emekliliğinde hesaba katılmıyacaktır.
1897sayılı Yasanın Ek geçici 2. maddesinde, 1/3/1970 tarihi ile 1/3/1975 tarihiarasında görevde bulunanlar için bu tavan sınırlaması kaldırılmış, yukarıdaörnek olarak alınan öğretmen veya memura, bu tarihler arasında görevdebulundukları takdirde 1. derecenin son kademesine kadar yükselme ve bu dereceve kademe üzerinden emekli olma olanağı sağlanmıştır.
Öteyandan; 5434 sayılı T.C. Emekli Sandığı Kanununa 2013 sayılı Yasa ile eklenenEk 1. maddeye göre, 1/3/1970 tarihinden önce emekli, adî malûl veya vazifemalûlü olanlara ve bunlardan ölenlerin dul ve yetimlerine bağlanacak aylıklarınhesabında - öğrenim durumlarına göre - yukarıda sözü edilen 36. maddedeki tavansınırlamasının herhalde uygulanması ve örnek olarak alman lise dengi meslekîöğrenimi bitiren ve Devlete 30 yıl hizmette bulunmuş olan memur veya öğretmeninsalt 1/3/1970 tarihinden bir, iki gün önce emekli olmuş ise kendisine, ölmüşise dul yetimlerine hakkı olduğu 1. derecenin 2. kademesinde değil 3. dereceninson kademesi üzerinden emekli veya dul ve yetim aylığı bağlanmasıgerekmektedir.
Demekoluyorki : Aynı öğrenimi yapmış, aynı tarihte Devlet hizmetinde girmiş, aynı süre- örneğin otuz yıl -, Devlete hizmet etmiş ve aynı niteliği haiz bulunan ikidevlet memurundan birisi 1/3/1970 tarihinde emekli olmuş ise kendisine veyaölmüş ise dul ve yetimlerine, yasadaki tavan sınırlaması dikkate alınmaksızın,hizmet süresinin tümü ve kesilmiş olan emekli ödeneklerinin hepsi hesabakatılmak suretiyle emekli aylığı bağlanacak, bu tarihten bir kaç gün önceemekli olanlar ise hem geçmiş hizmetlerinin bir bölümü hem de emekli keseneğiadıyla aylığından kesilmiş olan paralar dikkate alınmıyacaktır. Devlete buncayıl hizmet etmiş bir devlet memurunun kaderini birkaç günlük tesadüfe bırakanve bu kadar adaletsiz bir hakkaniyete aykırı bir sonuç yaratan bu yasa hükmününAnayasa'nın sosyal adalet ve eşitlik ve demokratik hukuk devleti ilkeleriylebağdaştırılmasına biz olanak göremiyoruz.
Herne kadar, yasalarda bazı kurallara bu gibi ayrık hükümler konulabileceği önesürülebilir ise de, bu gibi ayrık hükümlerin de yine Anayasa'nın temel ilkeleriile çatışmaması, iki zümreden biri lehine diğeri aleyhine Anayasa'dareddedilmiş olan ayrıcalıklar yaratmaması gerektiği de kuşkusuzdur.
Özetlemekgerekirse : Dâva konusu olan ve 5434 sayın T.C. Emekli Sandığı Kanununa 2013sayılı Yasa ile konulan ve 145.000 in üstünde Devlet memurunu ilgilendirdiği anlaşılanEk 1. maddenin; Anayasa'nın 2., 12. ve 41. maddelerindeki Sosyal Adalet,eşitlik ve demokratik hukuk devleti ilkelerine ters düşen bir durum yaratmışolması nedeniyle iptali gerekir.
Dâvanınreddine ilişkin çoğunluk kararına bu nedenlerle karşıyım.
Üye
Abdullah Üner
KARŞIOYYAZISI
l-Dâva dilekçesinde yer alan "Sözlü açıklama" istemine karşı mahkememizsanki ortada kanunlara dayalı ve geçerli bir istem varmışcasına konuyu tartışarakve (gerekli bilgi ve belgelerin toplandığı) nı, (bunlarla tam ve sağlıklı birkanıya varılmasının olanak içinde bulunduğu) nu saptayarak istemin reddinekarar vermiştir.
HalbukiAnayasa'nın konuya ilişkin 148. maddesinin son fıkrasında Ve AnayasaMahkemesinin Kuruluşu ve Yargılama Usulleri Hakkındaki 22/4/1962 günlü, 44sayılı Kanunun 29. maddesinde geçen "sözlü açıklama" ilgililer içintanınmış bir hak olmayıp gerekli görülmesi halinde Anayasa Mahkemesincebaşvurulacak bir inceleme yöntemi olduğundan iptal dâvası dilekçesinde yer alanbu istemin yerine getirilmesine gerek olup olmadığının tartışılmasına ve budoğrultuda bir oylama yapılmasına olanak yoktur, istemin, kanuna dayalı biryönü bulunmadığı gerekçesiyle reddine karar verilmelidir.
Bunedenle kararın sonuç bölümünün 1. fıkrasına karşıyım.
II-Yukarıdaki karara (1976/45 - 1977/1) konu olan dâva, emeklilik aylığıbakımından eşit haklara sahip olması gereken iki zümreye iki ayrı kanunladeğişik hakların tanınmış olmasından doğmaktadır. Söz konusu kanunlar şunlardır:
a-15/5/1975 günlü, 1897 sayılı (657 saydı Devlet Memurları Kanununun BazıMaddelerinin Değiştirilmesine, Bazı Maddelerinin Kaldırılmasına ve BazıMaddeler Eklenmesine Dair 12 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin DeğiştirilerekKabulü Hakkında Kanun.)
b-1/6/1976 günlü, 2013 sayılı (5434 sayılı T.C. Emeldi Sandığı Kanununun 6.maddesi ile bu kanuna 1425 sayılı Kanımla Eklenen Ek 6. MaddeninDeğiştirilmesine ve ayrıca 2 Ek ve l Geçici Madde Eklenmesine Dair Kanun.)
Bunlardan1897 sayılı Kanunun 2. maddesiyle değiştirilerek kabul edilmiş olan 657 sayılıKanunun, 1327 sayılı Kanun ve Kanun Hükmündeki Kararnamelerle eklenmiş bulunanEk Geçici 2. ve Ek geçici 3. maddeleri île, 1/3/1970 - 30/11/1970 tarihleriarasında görevde bulunanlarla 30/11/1970 - 1/3/1975 tarihleri arasında görevealınmış olanların kazanılmış hak olan aylık derecelerinin saptanması için, dahaönceki hükümlere göre intibakları yapılmış olsun veya olmasın, yeniden birintibak yapılmakta ve bu suretle bulunacak aylık dereceleri kendileri içinemeklilik konusunda da, emekli aylığı bağlanmasına esas olan aylık yönündenkazanılmış yeni bir hak meydana getirmektedir.
Sözkonusu kanun, bu intibak sırasında öğrenim dereceleri bakımından hiç bir tavanhükmü kabul etmemiş olduğundan bu zümreye dahil memurların, hizmet sürelerinegöre bulunacak en son aylık dereceleri, emekli aylığının bağlanmasında dageçerli olmaktadır.
Kanunda1/3/1970 gününden önce emeklilik yolu ile memurluktan ayrılmış olanlar içinayrı ve açık bir hüküm bulunmamakta ise de, 1897 Sayılı Kanunun yürürlüğegirdiği tarihte yürürlükte olan (halen de yürürlüktedir) 7/2/1969 günlü, 1101sayılı Kanunun Ek 2. maddesi, bunların durumuna, kendiliğinden işleyen birçözüm getirmektedir. Çünkü 1101 sayılı Kanunun yukarıdaki karar içinde tammetni yazılı bulunan Ek 2. maddesinin birinci fıkrasında (Bu kanunun yürürlüğegirdiği tarihten sonra barem, teşkilât, kadro ve sair kanunlarda yapılacakdeğişiklikler sonunda aylık tutarlarında husule gelecek yükselmeler, aynı rütbe,kadro unvanı ve dereceden bağlanmış bulunan emekli, adî malûllük veya vazifemalûllüğü aylıkları ile dul ve yetim aylıkları hakkında da uygulanır.)denilmektedir.
Yukarıdasözü geçen 1897 sayılı Kanun, 1/3/1970 de görev başında olan bir memurunkazanılmış hak olan aylık derecesi ile aylık tutarında dolayısiyle deemekliliğe esas aylık derece ve tutarında bir yükselme meydana getirmişolduğundan, 1/3/1970 den önce aynı dereceden emekliye ayrılmış olan bir memurunemekliliğe esas olan aylığının da 1/3/1970 günündeki eşitinin bu yeniderecesine yükseltilmesi söz konusu 1101 sayılı Kanunun bir gereğibulunmaktadır .
Kanungereği böyle olduğu halde bu yolda işlem yapılmayarak 1/3/1970 den önceemekliye ayrılanlar için yukarıda sözü edilen 1/6/1976 günlü 2013 sayılı kanunçıkartılmıştır,
Bukanunun 3. maddesiyle 5434 sayılı T.C. Emekli Sandığı Kanununa eklenen Ek - 1.madde ile, 1/3/1970 den önce emekliye ayrılmış memurlar da, 1/3/1970 de görevibaşında olanlar gibi, yeni bir intibaka tabi tutularak emekliliğe esas aylıkdereceleri yeniden saptanmış, ancak bu yapılırken, Önceki kanunun aksine,öğrenim dereceleri bakımından en çok yükselebilecekleri aylık derecesi birtavan ile sınırlandırılmak suretiyle ötekilerden daha az miktarda emekli aylığıbağlanması durumu yaratılmıştır.
Doğurduğubu sonuç bakımından söz konusu hükümler, Anayasa'nın aşağıda açıklananilkelerine aykırı bulunmaktadır :
l-1/3/1970 den önce emekliye ayrılmış olanların, yukarıda açıklanan 1101 sayılıKanun yolu ile kazanmış bulunduktan dereceler yerine daha aşağı derecelerüzerinden aylık bağlanmak suretiyle kazanılmış haklan ihlâl edilmiştir.
Bilindiğigibi kişilere tanınan haklan, Anayasalar ve kanunlar doğurur. Hakkın doğumuiçin Özel koşullar aranmıyan bir kanunun yürürlüğe girmesiyle birlikte okanundaki genel koşullara sahip olan kişiler için sübjektif hak da doğmuş olur.Böyle durumlarda sübjektif hakkın doğması, ilgili kişi hakkında ayrıca idarîbir işlem yapılmasına bağlı değildir. Bu konudaki idari işlem, esasen doğmuşbulunan hakkın tescili için gerekli bürokratik bir gereksinmeden ibarettir.
1101sayılı Kanunun sözü geçen 2. maddesi de, hakkın doğumunu özel bazı koşullarabağlamadığından, yürürlüğe girmesiyle birlikte ilgililere otomatik olarakmaddede belirlenen hakkı kazandırmıştır. Bu hakkın doğması, söz konusu kanununbelli bir kişi hakkında ilgili dairece yöntemine göre uygulanmış olmasına bağlıdeğildir. Maddenin ikinci fıkrasında yer alan hükümler, birinci fıkrası ileesasen doğmuş bulunan hakkın belirlenmesi için gerekli görülen bürokratikişlemleri göstermektedir.
Konuyabu açıklamaların ışığı altında bakıldığında, 2013 sayılı Kanunun bu dosyadakiiptal dâvasına konu olan hükümlerinin, 1/3/1970 den önce emekliye ayrılmışbulunanların, 1101 sayılı Kanunun söz konusu Ek 2. maddesi gereğince,aylıklarının yükseltilmesine ilişkin olarak doğmuş bulunan haklarının birbölümünün yükselmeye "tavan" konulmak suretiyle yapılan sınırlandırmaile, geri alınması sonucunu doğurduğu, yani kazanılmış hakkı ihlâl ettiğikolaylıkla görülmektedir .
Bunedenle söz konusu "tavan" a ilişkin hükümler ile Anayasa'nın 2.maddesindeki sosyal bir hukuk devleti ilkesine ters düşülmüş olduğundaniptallerine karar verilmelidir.
2-Dâva konusu hükümler ile, aynı durumdaki iki zümre memur kitlesine, ortadahaklı bir neden bulunmadığı halde .değişik haklar tanınmak suretiyleAnayasa'nın 12. maddesindeki eşitlik ilkesi de çiğnenmiştir.
Yukarıdakikararda, 1/3/1970 den önceki emeklilerle 1/3/1970 -30/11/1970 de görev başındaolan veya 30/11/1970 - 1/3/1975 arasında göreve alınmış bulunan memurlardanemekli olacaklara bağlanacak aylık bakımından birinciler aleyhine bir farkbulunduğu kabul edilmekle beraber, bunun eşitlik ilkesine ters düşmediği önesürülerek durum özetle şöyle değerlendirilmektedir :
(657sayılı Kanunun esas hükümleri, en çok yükselinebilecek aylık derecesini,Öğrenim durumuna göre (tavan) ile sınırlamış bulunmaktadır Aslında haklı birnedene dayanan bu sınırlamaya, eski - yeni farkı gözetilmeksizin bütünmemurların tabi tutulması gerekir. Ne var ki 1897 sayılı Kanunun Ek geçici 2.ve Ek geçici 3. maddeleriyle buna bir istisna getirilmiştir. Ama bu zümre,(küçük bir azınlık) tır. Memurların büyük bölümü "tavan"a bağlıolduğuna göre 1970 den önceki emeklilerin de "tavama bağlı tutulmalarındaeşitlik ilkesini bozan bir yön yoktur, "tavan"a bağlı tutulmayan"küçük bir azınlıksın durumuna bakarak eşitlik ilkesinin zedelendiğisöylenemez. Asıl olan, genel hükme tabi olan büyük kitledir.)
İlkbakışta doğru gibi görünen bu düşünce bu dosyanın konusu bakımından yerindedeğildir. Çünkü "eşitlik" ilkesinin zedelenip zedelenmediğinisaptamak için koşullan benzer olan durumların karşılaştırılması gerekir. Sorunabu açıdan yaklaşıldığında aşağıdaki durum ortaya çıkmaktadır:
Bazıhükümlerinin iptali istenen 2013 sayılı Kanun hükmünün, 1/3/1970 den önceemekliye ayrılmış kişilerin emekli aylıklarının, 1897 Sayılı Kanunun ek geçici2. ve ek geçici 3. maddelerinin getirdiği intibak hükümleri sonucu olarakortaya çıkan yeni emekli aylıklarıyle bir düzeye çıkartılması için gerekli olanbir intibak işleminin sağlanması ve 1101 sayılı Kanunun uygulanmasına açıklıkgetirilmesi amacına yönelik olduğunu kabul etmek zorunludur. Çünkü aslında 1101sayılı Kanun varken yeni bir düzenlemeye bile gerek olmadığı yukarıdabelirtilmiştir.
Bubakımdan burada karşılaştırılması gereken hükümler, iki zümreye uygulanan"intibak" işlemlerine ilişkin hükümlerdir. Yani 1897 sayılı KanununEk geçici 2. ve Ek geçici 3. maddeleriyle 2013 sayılı Kanunun iptal dâvasınakonu edilen hükümleridir. Konu ile ilgisi bulunmayan Devlet MemurlarıKanunundaki genel hükümlere dayanarak, özel bir işlem olan, esasen genelhükümlerden ayrılma zorunluğunun doğması hallerinde başvurulan, koşulları veilkeleri genel hükümlere benzemeyen intibaklara ilişkin hükümlerin değerlendirilmesidoğru bir yöntem sayılamaz.
Esasenmemur aylıkları ve Emeklilik konularında zaman zaman kabul edilmiş bulunan"intibak" hükümleri; eskiye ilişkin olarak, hizmetlerin veaylıkların, yürürlükteki kanunların genel hükümlerinin tümünden veya birbölümünden ayrılmak suretiyle yeniden değerlendirilmesine gerek ve zorunlukduyulması halinde başvurulan istisnai yöntemleri düzenlerler. Bu bakımdan buhükümlerin, ilgili kanunların genel hükümleri açısından ele alınarak doğrulukveya yanlışlıkları konusunda bir sonuç çıkartılması, "intibak"müessesesinin kendisine ters düşer. Bu da göstermektedir ki birbiriylebağlantılı konularda yapılan intibakların ancak kendi aralarında kıyaslanmalarımümkün olabilir.
Yukarıdakikararda bunun tamamen tersi yapılmakta, eski hizmetleri kapsayan geçici birintibak hükmü olan 2013 sayılı Kanunun Ek 1. maddesi ile, 657 sayılı Kanunungeleceğe yönelik esas hükmü kıyaslanarak değerlendirilmekte, buna karşı, bukıyaslama ve değerlendirmede asıl gözönünde bulundurulması gereken ve emekliaylığı açısından yukarıdakilere bağlantısı ve etkisi bulunan 1897 sayılıKanunun 2. maddesinde sözü edilen Ek geçici 2. ve 3. maddelerin intibakhükümleri, (küçük bir azınlık)ı ilgilendirdikleri gerekçesiyle mukayese vedeğerlendirme dışı bırakılmaktadır.
Yanlışlığımeydanda olan böyle bir düşüncenin doğru bir sonuca ulaşmaya olanak vermeyeceğikuşkusuzdur. Nitekim yukarıdaki kararda bu akibetten kendisini kurtaramamıştır.
Öteyandan 1/3/1970 - 1/3/1975 yıllan arasında yapılan intibak işlemindenyararlananların sayısına ve bunların 1/3/1970 den önceki emeklilerle olanorantısına ilişkin gerçek rakamlar bilinmediğinden bu zümreyi "küçük birazınlık" saymak da doğru değildir. Kaldı ki bu varsayım doğru bile olsahaklarında farklı hükümler uygulanan iki benzer zümreden birisinin sayısalazlığı öne sürülerek farklılığı haklı saymanın doğru olmadığına, yani sözügeçen ayrıcalığın herhangi bir haklı nedene dayanmadığına da ayrıca işaretedilmelidir.
Yukarıdakiaçıklamalar 2013 sayılı Kanunun dâva hükümlerinin Anayasa'nın 12. maddesinin"eşitlik" ilkesine aykırılığını yeterince belirttiğinden bu yönden deiptallerine karar verilmelidir.
Bunedenlerle kararın sonuç bölümünün 2. fıkrasına da karşıyım.
Üye
Muhittin Gürün
KARŞIOYYAZISI
SayınMuhittin Gürün'ün bu karşıoy yazısının II. bölümüne katılıyoruz.
Üye
Lütfi Ömerbaş
Üye
Ahmet Salih Çebi