ANAYASA MAHKEMESİ KARARI
Esas Sayısı:1976/51
Karar Sayısı:1977/16
Karar günü:10/3/1977
Resmi Gazete tarih/sayı:25.6.1977/15977
İTİRAZYOLUNA BAVURAN: Askerî Yüksek İdare Mahkemesi 1. Dairesi
İTİRAZINKONUSU: 11/7/1975 günlü, 15292 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan ve 926 sayılıTürk Silâhlı Kuvvetleri Personel Kanununun Bazı Maddelerinin Değiştirilmesine,Bazı Maddelerinin Yürürlükten Kaldırılmasına ve Bu Kanuna Ek ve Ek GeçiciMaddeler Eklenmesine ilişkin 3/7/1975 günlü, 1923 sayılı Kanunun yürürlüğühakkındaki 53. maddesinde yer alan "... diğer hükümleri yayımı tarihindeyürürlüğe girer." kuralının, Anayasaya aykırılığı nedeniyle iptaliistemidir.
I.OLAY:
30/8/1972nasıplı öğretmen yarbay olan davacı, bu rütbede kanunî bekleme süresi olan 3yılını doldurduğu 30/8/1975 de albaylığa yükseltilmeyince başvurduğu davalıidarece; 11/7/1975 günlü, 15292 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan 1923 sayılıKanunun 38/b, maddesindeki terfi koşullarını taşımadığını ve bu nedenlealbaylığa terfi ettirilmediğinin kendisine bildirilmesi üzerine, idarî işleminiptali için, Askerî Yüksek İdare Mahkemesinde dava açmış; bu davanın görülmesisırasında davacı vekili, terfie bir buçuk ay kadar bir süre kalmışken 926sayılı Kanunun 38/b. maddesindeki albaylığa terfi koşullarını ağırlaştıran 1923sayılı Yasadaki kuralı yayımı tarihinde yürürlüğe koyan hükmün Anayasa'yaaykırı olduğunu ileri sürmüş, davayı gören Askerî Yüksek İdare Mahkemesi 1.Dairesi, bu konuda davalı idarenin de savunmasını aldıktan sonra, Anayasa'yaaykırılık savının ciddî olduğu kanısına vararak 1923 sayılı Yasanın 53.maddesindeki "...diğer hükümleri yayımı tarihinde yürürlüğe girer."kuralının iptali için dosyanın Anayasa Mahkemesine gönderilmesine 13/10/1976gününde oybirliğiyle karar vermiştir.
III-İLGİLİ YASA KURALLARI:
a)İptali istenen yasa kuralı:
3/7/1975günlü, 1923 sayılı Yasanın 53. maddesinin tam metni şöyledir :
Yürürlük:
Madde53- Bu kanunun 20, 37 nci maddesine bağlı gösterge tabloları, 38, Ek geçici 26,Ek geçici 27, Ek geçici 31, Ek geçici 32 ve Ek geçici 33 üncü maddeleri 1 Mart1975 tarihinden geçerli olarak, diğer hükümleri yayımı tarihinde yürürlüğegirer.
b)926 sayılı Türk Silâhlı Kuvvetleri Personel Kanununun 38. maddesinin 3/7/1975günlü, 1923 sayılı Yasa ile değişik metni:
a)Yükselme sırasına girmiş bulunan teğmen - binbaşıların o rütbedeki sicil notuortalamaları tesbit edilip sınıfları içerisinde yeterlik derecelerinesıralanırlar. Bunlardan, sicil notu ortalaması, sicil tam notunun % 60 ve dahayukarısı olanlar, en üstün yeterlik derecesinden başlamak üzere kadro açığıkadarı bir üst rütbeye terfi ettirilirler .
b)Yükselme sırasına girmiş bulunan yarbay ve albaylar :
1.Yarbaylar
Yükselmesırasına girmiş bulunan yarbayların o rütbedeki sicil notu ortalamaları tesbitedilir. Bunlardan sicil notu ortalaması sicil tam notunun % 60 ve daha yukarısıolanları, binbaşılık ve yarbaylık rütbelerinde aldıkları sicil notlarıtoplamının sicil notu adedine bölünmesi sonucu ortaya çıkan nota göre kendisınıfları içerisinde sıralanırlar. Bunlardan sicil notu ortalaması sicil tamnotunun % 70 ve daha yukarısı olanlar 41 inci maddede belirtilen kadro oranınagöre verilecek kontenjan miktarında bir üst rütbeye terfi ettirilirler.
2.Albaylar:
Yükselmesırasına girmiş bulunan albayların bu rütbedeki sicil notu ortalaması kuvvetkomutanlıkları ve jandarma genel komutanlığınca tespit olunur. Buna görealbaylık sicil notu ortalaması sicil tam notunun % 60 ve daha yukarısı olanlar,binbaşılık rütbesinden itibaren albaylık rütbesinin son yılına kadar almışoldukları sicil notları toplamının sicil notu addedine bölünmesi sonucundaortaya çıkan nota göre kendi sınıfları içerisinde, kurmaylar sınıflarınabakılmaksızın kendi aralarında, (hava kuvvetlerinde pilot ve havayer kurmaylarayrı ayrı) sıralanırlar. Bu şekilde sıralanan albaylardan sicil notları siciltam notunun. % 70 ve daha yukarısı olanlar sicil dosyaları Yüksek Askerî Şûrayagönderilir. Yüksek Askerî Şûra bunları 54. madde esaslarına göredeğerlendirmeye tabi tutar.
c)Anayasa kuralları :
Madde2- Türkiye Cumhuriyeti, insan haklarına ve Başlangıçta belirtilen temelilkelere dayanan, millî, demokratik, lâik ve sosyal bir hukuk devletidir.
Madde12- Herkes, dil, ırk, cinsiyet, siyasî düşünce, felsefî inanç, din ve mezhepayırımı gözetilmeksizin, kanun önünde eşittir.
Hiçbir kişiye, aileye, zümreye veya sınıfa imtiyaz tanınamaz.
IV-İLK İNCELEME :
AnayasaMahkemesi İçtüzüğünün 15. maddesi uyarınca 14/12/1976 gününde Kani Vrana,Şevket Müftügil, Halit Zarbun, Ziya Önel, Abdullah Üner, Ahmet Koçak, FahrettinUluç, Muhittin Gürün, Lûtfi Ömerbaş, Ahmet Erdoğdu, Hasan Gürsel, Ahmet SalihÇebi, Adil Esmer, Nihat O. Akçakayalıoğlu ve Ahmet H. Boyacıoğlu'nunkatılmalarıyla yapılan ilk inceleme toplantısında aşağıdaki sorunlar üzerindedurulmuştur.
l-Dosyanın eksiği bulunup bulunmadığı sorunu:
İtirazyoluna başvuran mahkeme, 44 sayılı Yasanın 27. maddesi uyarınca, iptal isteğiile ilgili belgeleri göndermiş olup, bu konuda bir eksiklik yoktur. Mahkeme,Anayasa Mahkemesine başvurma kararının gerekçesinde, itiraz konusu 1923 sayılıKanunun yürürlüğü ile ilgili 53. maddesindeki "diğer hükümleri yayımıtarihinde yürürlüğe girer" kuralının olaydaki etkinliğinden ve 926 sayılıTürk Silâhlı Kuvvetleri Personel Kanununun 38. maddesinin, davacının terfiineengelleyen değişikliği ile olan ilişkisinden genel çizgilerle söz etmiştir.Gerçekten, iptali istenen bu kural; albaylığa yükselmeyi yeterlik notu ortalamasıbakımından iki aşamalı bir baraj sistemine bağlayan yasa değişikliğini,30/8/1975 de yapılacak terfilerden kısa bir süre önce yürürlüğe koymuş olmakla,olayda etkenliğini ve ilişkisini yeter ölçüde göstermektedir. Bu konu kararın(İtiraz konusu kuralın davada uygulanacak hüküm olup olmadığı )bölümünde dahaayrıntılı biçimde belirtilecektir.
HalitZarbun, Abdullah Üner, Ahmet Koçak, Ahmet Erdoğdu ve Nihat O. Akçakayalıoğluitiraza konu olan 53. maddenin davacı hakkında uygulanmasını gerektiren kurallarınmahkemeye açıklattırılması gerektiği) düşüncesi ile bu görüşe katılmamışlardır.
2-İtiraz konusu yasa kuralının davada uygulanacak hüküm olup olmadığı sorunu;
Busorunun çözülebilmesi için, önce 926 sayılı Türk Silâhlı Küvetleri PersonelKanununun, binbaşı ve yarbayların bir üst rütbeye terfilerine ilişkinkuralların ve 1923 sayılı Kanunun bu konuda getirdiği değişikliğin ve ayrıcadavacının bu kurallar karşısında yeterlik durumunun kısaca belirlenmesindeyarar vardır.
926sayılı Kanunun 7/7/1971 günlü, 1424 sayılı Kanunla değişik 38. maddesinin (b)fıkrasının l numaralı bendine göre, teğmenden yarbaya kadar (yarbay dahil)subaylardan, terfin içi gerekli bekleme sürelerinin son yıllarında bulunduklarırütbelerde haklarında düzenlenen sicil belgelerindeki notların, 200 tam notunagöre ortalaması % 60 ve daha yukarı olanlar kendi aralarında sıralanırlardı vebunlar en üstün yeterlik derecesinden başlamak üzere, kadro açığı oranındaterfi ettirilirlerdi. Söz konusu 38. maddeye 3/7/1975 günlü 1923 sayılı Kanunlagetirilen yeni kurala göre ise, terfii sırasına giren yarbayın bir üst rütbeyeyükselebilmesi için bu rütbede aldığı sicil notlan ortalamasının % 60 ve dahayüksek olması yetmemekte, ayrıca binbaşılıktaki ve yarbaylıktaki bütün sicilnotları toplamının her iki rütbedeki sicil belgeleri adedine bölünmesisuretiyle çıkacak ortalama notun % 70 ve daha yukarı olması gerekmektedir.
Dosyadakibelgelere göre 30/8/1967 binbaşı nasıplı olan davacının, subay sicillerinde notesasının henüz başlamadığı tarihlerde bu rütbede aldığı bütün sicilleri (yapar)hükümlüdür ve subay sicil yönetmenliğinin geçici üçüncü maddesine göre bununnot karşılığı 200 tam notuna göre 120, ortalaması ise % 60 tır. Yarbaylıktaki1972, 1973, 1974 ve İ975 yılları sicil notları ortalaması da % 63 dür.30/8/1975 de terfi sırasına girecek olan ve binbaşılık ve yarbaylık sicilnotları ortalaması % 70'e ulaşmayan davacının 11/7/1975'de yürürlüğe giren buyeni kural karşısında artık albaylığa yükselebilmesi ileriki yıllarda sicilnotlarında % 70 ortalama tutdurmadıkça olanak dışı kalmıştır.
Mahkemenin,davayı görürken, 926 sayılı Türk Silâhlı Kuvvetleri Personel Kanununundavacının terfii ile ilgili 38. maddesini değiştiren 1923 sayılı Kanun kuralınıuygulama zorunluğunda olduğu kadar, bu kuralı, davacının terfi gününden az birsüre önce yürürlüğe koymuş olan 53. maddedeki itiraz konusu hüküm üzerinde dedurması, bu kuraldan da yararlanması olayın yukarıda belirtilen özelliğibakımından gereklidir. Çünkü bu yürürlük kuralı 926 sayılı Kanunun 38.maddesinde yapılan ve yarbayların terfi ile ilgili değişikliği 30/8/1975 densonra yürürlüğe koysaydı davacının albaylığa terfii geri kalmayacaktı.
Bunedenlerle 1923 sayılı Yasanın 53. maddesindeki "... diğer hükümleriyayımı tarihinde yürürlüğe girer" kuralı davada uygulanacak hükümniteliğindedir.
HalitZarbun, Abdullah Üner, Ahmet Koçak, Ahmet Erdoğdu, Ahmet Salih Çebi ve Nihat O.Akçakayalıoğlu bu görüşe katılmamışlardır.
Böyleceyapılan ilk inceleme sonunda :
1-Dosyanın eksiği bulunmadığına, Halit Zarbun, Abdullah Üner, Ahmet Koçak, AhmetErdoğdu ve Nihat O. Akçakayalıoğlu'nun (itiraza konu olan 53. maddenin, davacıhakkında uygulanmasını gerektiren kuralların mahkemeye açıklattırılmasıgerektiği) yolundaki karşıoylariyle ve oyçokluğuyle :
2-İşin esasının, 3/7/1975 günlü, 1923 sayılı Yasanın, yarbay rütbesindekisubayların albaylığa yükselmelerine ilişkin hükümleri açısından incelenmesineHalit Zarbun, Abdullah Üner, Ahmet Koçak, Ahmet Erdoğdu, Ahmet Salih Çebi veNihat O. Akçakayalıoğlu'nun karşıoylariyle ve oyçokluğuyle, karar verilmiştir.
V.ESASIN İNCELENMESİ :
İşinesasına ilişkin rapor, Askeri Yüksek İdare Mahkemesi Başkanlığının 15 Kasım1976 günlü, 1975/4632 sayılı yazısına bağlı olarak gönderilen dosya içindeki bumahkemenin 1. Dairesinin 13/10/1976 günlü gerekçeli kararı ve bu kararındayanaklarını oluşturan belgeler, iptali istenen yasa ve dayanılan Anayasakuralları, konu ile ilgili öteki metinler okunup incelendikten sonra, gereğigörüşülüp düşünüldü :
İtirazyoluna başvuran mahkeme, iptalini istediği kuralın Meclislerde yasalaşmasıbiçimine deyinmemiştir. Anayasa Mahkemesinin, 44 sayılı Kanunun 28. maddesi iletanınan, istekle bağlı kalmak kaydiyle, başka gerekçelerle de Anayasa'yaaykırılık kararı verebilme yetkisine dayanılarak, yasa kuralı biçim yönünden deincelenmiştir.
A)Biçim yönünden inceleme :
l-Millet Meclisi ve Cumhuriyet Senatosundaki işlemler :
926sayılı Türk Silâhlı Kuvvetleri Personel Kanununun Bazı MaddelerininDeğiştirilmesi, Bazı Maddelerinin Yürürlükten Kaldırılması ve Bu Kanuna Ek veEk Geçici Maddeler Eklenmesi Hakkındaki Kanun Tasarısı ile bu konuya ilişkiniki ayrı teklif, Millet Meclisi Milli Savunma ve Bütçe Plân Komisyonlarındaincelenerek düzenlenen 23/6/1975 ve 27/6/ 1975 günlü raporlarla Genel Kurulaverilmiş ve 29/6/1975 gününde Milletvekillerine dağıtılmıştır.
Tasarı,Millet Meclîsi Genel Kurulunun 30/6/1975 gününde yaptığı 96. Birleşimde 3.sırada ele alınmış, tümü üzerinde görüşme açılmadan önce Başkan, Millî SavunmaBakanının verdiği (bugünkü gelen kâğıtlar arasında bulunan 926 sayılı TürkSilâhlı Kuvvetleri Personel Kanununun bazı maddelerinin değiştirilmesi, bazımaddelerinin yürürlükten kaldırılması ve bu kanuna ek ve ek geçici maddelereklenmesi hakkında kanun tasarısının, parlamentonun tatilinden önce çıkarılmasıöngörülen tasarılar arasında bulunması nedeniyle, gelen kâğıtlardan gündemealınarak, diğer işlere takdimen görüşülmesini arz ve teklif ederim) biçimindekiönergeyi okutarak oya sunmuş, önergenin kabulü ile tasarının tümü üzerinde ikiüye konuşmuş, maddelere geçilmesi oylanmış, kabul edilmiş, maddelerin görüşülmesievresinde dava ile ilgili olan ve 926 sayılı Kanunun rütbe terfilerindedeğişiklik yapan kural üzerinde söz alan olmamış, itiraz konusu yürürlüğeilişkin 53. maddenin göstergelerle ilgili deyiminin değiştirilmesi için verilenbir önerge oylanarak reddedilmiş, bu suretle maddelerin görüşülmesi debitirilerek tasarı açık oya sunulmuş, bu oylamada çoğunluğun bulunmadığıanlaşıldığından açık oylama 1/7/1975 gününde 97. Birleşimde yapılarak tasarı248 kabul, 17 red, 7 çekimser oyla kabul edilmiştir. (Millet Meclisi TutanakDergisi 4. Dönem, 2. Toplantı yılı, 23. Cilt, 96. ve 97. Birleşimler),
MilletMeclisi Başkanlığınca 1/7/1975 gününde Cumhuriyet Senatosu Başkanlığınagönderilen tasarı, o gün Cumhuriyet Senatosu Millî Savunma ve Bütçe ve PlânKomisyonlarında ayrı ayrı görüşülerek Millî Savunma Komisyonunun 1/7/1975günlü, 16 karar sayılı, Bütçe ve Plân Komisyonunun 1/7/1975 günlü, 37 kararsayılı raporları ile 3/7/1975 gününde Cumhuriyet Senatosu üyelerinedağıtılmıştır.
TasanCumhuriyet Senatosu Genel Kurulunun 3/7/1975 gününde yaptığı 72. Birleşimdeikinci sırada ele alınmış; tümü üzerinde görüşme açılmadan önce Başkan, Bütçeve Plân Komisyonu Başkanının verdiği (926 sayılı Türk Silâhlı KuvvetleriPersonel Kanununun Bazı Maddelerinin Değiştirilmesi, Bazı MaddelerininYürürlükten Kaldırılması ve Bu Kanuna Ek ve Ek Geçici Maddeler EklenmesiHakkındaki Kanun tasarısına ait Komisyonumuz raporu ve metin basılıp üyeleredağıtılmıştır.
l-Tasarının gelen kâğıtlardan gündeme alınarak gündemdeki bütün işlere takdimen,öncelikle ve ivedilikle görüşülmesini,
2-Tasarı üzerindeki görüşmelerin ancak, üzerinde değişiklik önergesi verilenmaddelere inhisar ettirilmesini arz ve teklif ederiz.) biçimindeki önergeyiokutarak, oya sunmuş, önergenin kabulünden sonra tümü üzerinde görüşme açılmış,iki üye konuşmuş, komisyon ve hükümet adına cevaplar verilmiş, maddeleregeçilmesi oylanarak kabul edilmiş, üzerinde değişiklik önergesi verilmeyenmaddeler ve bu arada dava konusu yürürlük maddesi okunarak oylanmış ve kabulolunmuş, 37. madde ile gösterge tablolarında yapılmakta olan değişikliğintasarıdan çıkarılması için verilen bir önerge de reddedilmiş, bu suretlemaddelerinin görüşülmesi de bitirilen ve yukarıda açıklandığı üzere hakkındaivedilik kararı bulunan tasarı bu birleşimde açık oya sunulmuş, 123 kabul, 6red ve l çekimser oyla kabul edilmiş ve kesinleşmiştir (Cumhuriyet Senatosu,Tutanak Dergisi: 14. Toplantı, 23. Cilt, 72. Birleşim).
2-1923 sayılı Kanun tasarısının Millet Meclisi ve Cumhuriyet Senatosu GenelKurullarında gördüğü işlemlerden aşağıdaki konular üzerinde durulmuştur :
a)Anayasa'nın 85. maddesi gereğince, Türkiye Büyük Millet Meclisi ve Meclislerçalışmalarını kendi yaptıkları içtüzüklerinin kurallarına göre yürütürler. MilletMeclisi İçtüzüğünün 53. maddesine göre genel kurula gönderilen bir komisyonraporu veya herhangi bir metin, tersine karar alınmadıkça dağıtımı tarihindenbaşlanarak 48 saat geçmeden görüşülemez. Bu süre geçmeden gündeme alınması vegündemdeki tasarı ve tekliflerden ve diğer işlerden birine öncelik verilerek bukısmın ilk sırasına geçirilmesi, hükümet veya esas komisyon tarafındangerekçeli olarak genel kuruldan istenmesine ye o yolda karar verilmesinebağlıdır. Bu kurallar Cumhuriyet Senatosu içtüzüğünün 70. maddesinde de yeralmış bulunmaktadır.
Yukarıdada belirtildiği gibi, dava ile ilgili kanun tasarısının her iki mecliste,dağıtımından başlanarak 48 saat veya 2 tam gün geçmeden gündeme alınması,Millet Meclisinde öncelik, Cumhuriyet Senatosunda ise öncelik ve ivedilikkararları verilmesi, Millet Meclisinde Millî Savunma Bakanının, CumhuriyetSenatosunda Bütçe ve Plân Komisyonu Başkanının verdikleri önergeler üzerinegerçekleşmiştir. Millî Savunma Bakanı önergesini tasarının tatilden önceçıkarılması Öngörülen tasarılardan olması nedenine, gerekçesine dayandırmıştır.Cumhuriyet Senatosu Bütçe ve Plân Komisyonu Başkanının önergesinde gerekçeyoksa da, Komisyon raporunda bu konudaki nedenler açıklanmıştır.
Kanuntasarı ve tekliflerinin, belli süreler geçmeden gündeme alınmasına ve öncelikleve ivedilikle görüşülmesine ilişkin önergelerin gerekçeye ve önemli nedenkoşuluna bağlı olması kuralları, birer içtüzük düzenlemesidir ve bu kurallarkaynağını doğrudan doğruya Anayasa'dan almış da değildir. Böyle olunca,Parlamentoda bu çeşit biçim kurallarına her uyulmayışta bir iptal nedenioluşacağı kabul edilemez. Nitekim bu konu Anayasa Mahkemesinin çeşitlikararlarında (örneğin 8/5/1973 günlü E. 1972/24, K. 1973/21; 21/5/1974 günlü E.1974/8, K. 1974/19 sayılı kararlar, Anayasa Mahkemesi Kararlar Dergisi Cilt,11, sayfa 238-239 ve cilt 12, sayfa 187-190) açıklanmıştır.
Öncelikve ivedilik hakkındaki içtüzük kurallarının böylece değerlendirilmesi AnayasaMahkemesinin bu işin özünü de incelemesini engelleyen bir hal bulunmaması vetasarının genel gerekçesi ile komisyon raporlarındaki açıklamalar (MilletMeclisi Tutanak Dergisi, cilt 13, Birleşim 96, Sayfa 379; Cumhuriyet SenatosuTutanak Dergisi, cilt 23, Birleşim 72, sayfa 53) karşısında, 1923 sayılı Yasatasarısının Millet Meclisi ve Cumhuriyet Senatosu genel kurullarında,gerekçesiz önergelerle, belli süre geçmeden gündeme alınıp öncelikle veivedilikle görüşülmesinin sağlanmış olması, Meclislerin içtüzüklerine biraykırılık oluştursa da, bu husus bir iptal nedeni sayılmamak gerekir.
MuhittinGürün bu görüşe katılmamıştır.
b)Cumhuriyet Senatosu Genel Kurulundaki görüşmelerin, tasarının, üzerindedeğişiklik önergesi verilen maddelerine inhisar ettirilmesi konusu:
Yukarıdatasarının yasama meclisleri genel kurullarında geçirdiği evreler bölümündeayrıntılı olarak açıklandığı üzere, Cumhuriyet Senatosu Genel Kurulunun3/7/1975 günlü 72. Birleşiminde ele alınan tasarının tümü üzerinde görüşmeaçılmadan önce, Bütçe ve Plân Komisyonu Başkanı tarafından verilen "...Kanuntasarısına ait Komisyonumuz raporu ve metin basılıp üyelere dağıtılmıştır, l-Tasarının gelen kâğıtlardan gündeme alınarak gündemdeki bütün islere takdimen,öncelik ve ivedilikle görüşülmesini, 2- Tasarı üzerindeki görüşmelerin ancak,üzerinde değişiklik önergesi verilen maddelere inhisar ettirilmesini arz veteklif ederiz" yollu önergesi oya sunularak kabul edilmiş ve maddeleringörüşülmesi bu önerge üzerine Genel Kurulun verdiği karar doğrultusundasürdürülmüştür, itiraz konusu edilen madde üzerinde de bir değişiklik önergesiverilmemiş bulunduğundan, Başkanlıkça okutturularak oya sunulmuş ve kabuledilmiştir.
İçtüzükkurallarına uyulmamanın sonuçları ve bunların Anayasal denetimindeki yeri veetkisi, Anayasa Mahkemesinin çeşitli kararlarında belirtilmiş Anayasa Mahkemesideğerlendirmeyi yaparken gözönüne alınması gereken ilkeleri bu kararlardaaçıklamıştır. Örneğin 8/5/1973 günlü, E. 1972/24, K. 1973/21 sayılı kararında(Resmî Gazete: Gün. 31/12/1973 Sayı: 759) "...Anayasa Mahkemesinin budeğerlendirmeyi yaparak işi bir çözüme bağlarken yalnız İçtüzük hükümlerininönem ve niteliğini değil, aynı zamanda kendi görev ve yetki sınırlarını dabirlikte gözönüne almasında zorunluluk vardır." yolunda bir ilkeöngörmüştür. Gerçekten Anayasa Mahkemesinin İçtüzük kurallarına uyulmamanınAnayasa'ya aykırılığı ortaya koyup koymadığını saptarken yalnız içtüzükkurallarının önemi ve niteliğini ele alması ve değerlendirmeyi buna göreyapması savunulamaz. Anayasa Mahkemesinin böyle bir değerlendirmeyi yaparken,bir çok kararlarında açıklananların yanında, incelediği Yasa kuralını dagözönüne alması, onun niteliği ve Yasaya etkisi üzerinde durması da gerekir.
İtirazakonu edilen 53. madde, "Bu Kanunun ...... diğer hükümleri yayım tarihindeyürürlüğe girer." hükmünü taşımakta, yani yürürlüğü belirleyen bir kuralıöngörmektedir. Her şeyden önce, bu hükmün yasada yer almaması dahi o yasayısakatlayıcı ya da işlemez duruma sokucu bir etki gösteremez. Çünkü bu takdirde,1322 sayılı "Kanunların ve Nizamnamelerin Sureti Neşir ve İlânı veMer'iyet Tarihi Hakkında Kanun " un 3. maddesinde belirtilen kurallariçinde yasa hükmü yürürlüğe girecektir. Öte yandan Subay Sicil Yönetmeliğinin25. maddesinde "...bu tarihlere göre düzenlenen siciller o yılın 30Ağustos tarihinde düzenlenmiş kabul edilir ve sicil düzenleme tarih ile o yılın39 Ağustos tarihi arasındaki sürede o yıl için sicil defterine başka bir kanaatyazılmaz" hükmü yer aldığına ve itiraz konusu hükmü içeren yasa da ResmîGazete ile 11/7/1975 gününde yayımlandığına göre, İçtüzüğe aykırılığın,Anayasa'ya aykırı bir durum oluşturmadığı kabul edilmelidir.
ŞevketMüftügil, Şekip Çopuroğlu ve Muhittin Gürün bu görüşe katılmamışlardır.
B)İtiraz konusu hükmün özü yönünden inceleme ;
Budava ile ilgili yasa kuralları ve davacının durumu, kararın IV. bölümündeincelenmişti. Bu konular burada yinelenmiyecektir. Anayasa'ya aykırılıkkonusunda davacı vekili davacının albaylığa yükselmesine az bir süre kalmışiken yürürlüğe giren yeni bir yasa kuralının davacı hakkında uygulanmasının veonun terfi ettirilmeyişinin sakat bir işlem olduğunu, işlemin dayandırıldığı buyasa kuralının, yürürlük tarihinin iyi saptanmaması sonucu, kazanılmış haklaradokunduğunu ileri sürmüş, mahkeme ise; 1923 sayılı Yasanın, 53. maddesindeki"...diğer hükümleri yayımı tarihinde yürürlüğe girer." hükmünün, eskikurallara göre sicil almış olan davacının terfii yönünden kazanılmış hakkınadokunması, eşitlik ve idarî istikrar ilkelerini bozması ile hukuk dışıişlemlere neden olduğunu ve bu hali ile de Anayasa'nın özüne ve sözüne aykırıdüştüğünü belirtmiştir, itiraz konusu kural bu yönlerden, yani kazanılmış hak,eşitlik ve idarî istikrar bakımlarından ele alınacaktır.
a)Kazanılmış hak yönünden :
Kazanılmışhak konusuna geçmeden önce, Devlet kuruluşunda kamu idaresinin ana karakteri,kamu hizmeti görenlerin ve bu arada ordu mensuplarının, hizmeti gördüren"İdare" ile olan bağlantıları üzerinde kısaca durulmak zorunluğuvardır.
Anayasalhukuk düzenimizin diğer alanlarında olduğu gibi, Kamu İdaresi ve bu İdare ilekamu hizmeti görenler arasındaki ilişkiler, özellikle hizmete alınma, hizmetgörme, yükselme ve hizmetten ayrılma gibi konular ve öteki özlük haklarıobjektif hukukî tasarruflarla, başka bir deyimle "kuraltasarruflarla" düzenlenir. Bu tasarrufların ana çizgileri Anayasa'da veözellikle Anayasa'nın 112-119, maddelerinde gösterilmiştir. Bu ana çizgileriçinde yasalarla, tüzük ve yönetmeliklerle konulan bu kuralların ana karakterigenel, nesnel ve sürekli oluşudur. Bu kurallar, yürürlükleri süresince,durumları bunlara uygun düşen bütün kişilere uygulanır. İdare ile memur, orduile subay ve astsubay arasındaki bağlantı, özel hukukta olduğu gibi karşılıklıanlaşmalardan doğan sözleşmelerle değil, kamu hizmetinin gereklerine göreönceden düzenlenmiş bu statüer kural tasarruflarla sağlanır. Diğer hukukalanlarında olduğu gibi kamu hukuku alanında da Anayasa, yasa, tüzük,yönetmelik gibi düzenleyici tasarruflarla konmuş kurallar, kamu hizmetiningerekleri gereksinmeleri gibi nedenlerle ve kondukları yöntemlere uyulmak,Anayasa'ya ve yasalara uygun düşmek kaydıyle herzaman değiştirilebilirler veyakaldırılabilirler. Tersine bir kural getirilmedikçe, bu değiştirme vekaldırışlarla doğan yeni duruma uyulmak, o statü içindeki herkes, her kamuhizmetlisi için zorunludur.
Kuraltasarrufların genel olarak ve kısaca bu özelliklerine dokunduktan sonra,davacının ve mahkemenin üzerinde önemle durdukları (Kazanılmış hak) kavramınageçebiliriz.
Gereköğretide ve gerek uygulamalarda tanımı çeşitli görüşe ve kabule elverişli birkavram olan (kazanılmış hak), özel hukuk ve kamu hukuku alanlarında bireyleraçısından önemli bir konudur ve genel olarak, bir hak sağlamaya elverişlinesnel yasa kuralarının bireylere uygulanması ile onlar için doğan öznel hakkınkorunması anlamında kabul edilebilir.
Yasakoyucunun, bir kamu hizmetinde söz gelimi askerlik alanında görevingerektirdiği nitelikleri ve koşullar) saptamasını ya da saptanmış olanlarıdeğiştirmesini, Anayasa çerçevesi içinde kalmak kaydıyle, görevin ve ülkeningereklerine ve zorunluklarına göre serbestçe takdir edebileceğini kabul etmekyerinde olur. Çünkü bu gerek ve zorunlukları en iyi bilecek durumda olan yasakoyucudur, itiraz konusu kural ile de yapılmış olan budur. Burada değişikliktarihinden önce bir kazanılmış hak bulunup bulunmadığı önem kazanmaktadır.
Davacınınalbaylığa yükselme durumu kazanılmış hak kavramı tanımı iledeğerlendirildiğinde; sicil durumu bakımından 1923 sayılı Yasanın yürürlüğündenönceki kurallara göre terfi edebilir olan davacı, albaylığa yükselmek içinbelli süreyi ancak 30/8/1975 de doldurup terfie bu tarifte hak kazanacaktır.Yani davacı için kazanılmış hak 30/8/1975 de doğmaktadır. Hakkında daha öncedüzenlenmiş sicil belgesi de, sicil yönetmeliği hükmü gereği olarak bu tarihtegeçerlidir. Yönetmelikte böyle bir hüküm olmasa bile, albaylığa yükselmedekazanılmış hakkın, sicil belgesi ile doğmuş olacağı savunulamaz.
Buaçıklamalar karşısında, 1923 sayılı Kanunun yayımlandığı ve albaylığa terfikoşullarını ağırlaştıran kuralların yürürlüğe girdiği 11/7/1975 tarihindedavacının albaylığa terfii konusunda onun lehine doğmuş bir hak yoktur.
b)Eşitlik ve idarî istikrar yönlerinden;
Anayasa'nın12. maddesinde "Herkes, dil, ırk, cinsiyet, siyasî düşünce, felsefî inanç,din ve mezhep ayırımı gözetilmeksizin, kanun önünde eşittir." ilkesi yeralmaktadır.Bunun amacı her Türk vatandaşının ve bu arada Türk kamu görevlisinin maddedesayılan çeşitli durumlara bakılmaksızın yasalar önünde hukukî yönden eşitsayılmalarını sağlamaktır. Maddedeki eşitliğin bir anlamı da yasaların koyduğukurallara uyarlık bakımından kişisel nitelikleri ve durumları özdeş olanlararasında değişik uygulama yapılmamasıdır. Durumlardaki değişikliğin doğurduğuzorunluluklarla ve haklı nedenlerle ilgililer hakkında yapılan ayırımlauygulamalar Anayasa'nın eşitlik ilkesine ters düşmez, yasanın eşitlik ilkesineters düşmez.
Bunedenlerle, 30/8/1975 ten önceki yıllarda albaylığa yükselme sırasına girmişolanlara o yıllarda yürürlükte bulunan kuralların, 30/8/1975 de albaylığa terfidurumuna giren davacıya da bu tarihte yürürlükte olan kuralların uygulanmışolmasında Anayasa'nın eşitlik ilkesine bir aykırılık oluştuğundan söz edilemez.
İdarîistikrar konusuna gelince : İdarî istikrar; kamu idaresinin yürürlükte bulunankuralları yürürlükte kaldıkları sürece, onların uyduğu her olaya gereğince veaynı biçimde uygulamasıdır. Belli bir kuralın benzer olaylarda ve değişikzamanlarda değişik biçimde uygulanması idarî işlemlerde istikran, idareninciddiyetini bozar, ilgililerin idareye karşı güvenlerini sarsar. Ancak,kuralların değişmesi ile uygulamanın da değişmesi doğaldır. Kamu idaresiyürürlükten kalkmış bir kuralı değil, onun yerine konmuş yeni kuralı uygulamakzorundadır .
Buradaşunun da belirtilmesinde yarar vardır : idarenin Kararlılık ilkesine uygundavranmış olup olmadığını denetlemek görev ve yetkisi Anayasa Mahkemesinindeğil, idarî yargı yerlerinindir. Buna karşılık Anayasa'ya aykırı olmamakkoşuluyla, yürürlükteki yasaların günün gereksinmelerine göre değiştirilmesiveya kaldırılması ve koyduğu yasa kurallarının, kamu hizmetinin gerektirdiğibiçimde belli tarihlerde yürürlüğe konulması yasa koyucunun Anayasal görevlerive yetkileri içindedir. Bu bakımdan itiraz konusu yasa kuralının idarîistikrarı bozduğu savı da yersizdir.
Bunedenlerle itiraz konusu kural öz yönünden Anayasa'ya aykırı değildir, İtirazreddedilmelidir.
ZiyaÖnel, Muhittin Gürün ve Lûtfi Ömerbaş bu sonuca katılmamışlardır.
VI-SONUÇ :
I-Biçim yönünden yapılan inceleme sonunda:
1-27/7/1967 günlü, 926 sayılı "Türk Silâhlı Kuvvetleri Personel Kanunu"nun kimi maddelerinin değiştirilmesi, kimi maddelerinin yürürlüktenkaldırılması ve bu Kanuna Ek ve Ek Geçici Maddeler Eklenmesi Hakkında 3/7/1975günlü, 1923 sayılı Yasaya ilişkin tasarının Millet Meclisinde görüşülmesiişlemlerinde Anayasa'ya aykırılık bulunmadığına, bu nedenle aynı kanunun 53.maddesinde yer alan itiraz konusu (...diğer hükümleri yayımı tarihindeyürürlüğe girer.) kuralının iptali gerekmediğine, Muhittin Gürün'ün (tasarının,gerekçe gösterilmeden dağıtımından kırksekiz saat geçmesi beklenmeyerek gündemealınması ve Öncelikle görüşülmesi, kanunun itiraz konusu kuralını biçimyönünden Anayasa'ya aykırı düşürdüğü ve bu nedenle iptali gerektiği) yolundakikarşıoyuyla ve oyçokluğuyla;
2-Cumhuriyet Senatosundaki işlemlerden :
a)Tasarının gündeme alınmasında ve öncelik ve ivedilikle görüşülmesindeAnayasa'ya aykırılık bulunmadığına Muhittin Gürün'ün (tasarının, dağıtımındaniki tam gün geçmeden ve gerekçe gösterilmeden gündeme alınmasının aynı zamandagerekçesi olmayan bir önerge üzerine öncelik ve ivedilik kararı verilmişbulunmasının Anayasa'ya aykırılık oluşturduğu, itiraz konusu hükmün bu nedenleiptali gerektiği) yolundaki karşıoyuyla ve oyçokluğuyla,
b)1923 sayılı Yasa tasarısının görüşülmesine başlarken verilen bir önerge ile(tasarı üzerindeki görüşmelerin ancak üzerinde değişiklik önergesi verilenmaddelere inhisar ettirilmesi) nin kabul edilmesi sonucu olarak itiraz konusukuralın bu madde hakkında değiştirge önergesi bulunmadığından sadece okunmaksuretiyle oya sunulmasında Anayasa'ya aykırı bir yön bulunmadığına ŞevketMüftügil, Sekip Çopuroğlu ve Muhittin Gürün'ün karşıoylariyle ve oyçokluğuyla,
II-Esas yönünden yapılan inceleme sonunda :
İtirazkonusu kuralın Anayasa'ya aykırı olmadığına, itirazın bu nedenle reddine ZiyaÖnel, Muhittin Gürün ve Lütfi Ömerbaş'ın karşıoylariyle ve oyçokluğuyla,10/3/1977 gününde karar verildi.
Başkanvekili
Şevket Müftügil
Üye
Halit Zarbun
Üye
Ziya Önel
Üye
Abdullah Üner
Üye
Ahmet Koçak
Üye
Şekip Çopuroğlu
Üye
Fahrettin Uluç
Üye
Muhittin Gürün
Üye
Lütfi Ömerbaş
Üye
Ahmet Erdoğdu
Üye
Hasan Gürsel
Üye
Ahmet Salih Çebi
Üye
Adil Esmer
Üye
Nihat O. Akçakayalıoğlu
Üye
Ahmet H. Boyacıoğlu
KARŞIOYYAZISI
3/7/1975günlü, 1923 sayılı Kanunun "Yürürlük" başlığını taşıyan 53.maddesinde : (Bu kanunun 20, 37. maddesine bağlı gösterge tabloları, 38, Ekgeçici 26, Ek geçici 27, Ek geçici 31, Ek geçici 32 ve Ek geçici 33 üncümaddeleri l Mart 1975 tarihinden geçerli olarak, diğer hükümleri yayımıtarihinde yürürlüğe girer.) denilmektedir. İtiraz konusu kural, bu maddeniniçinde yer alan (...diğer hükümleri yayımı tarihinde yürürlüğe girer.)hükmüdür. Dikkat edilecek olursa, maddenin tümü basit bir yürürlük hükmünü içermemektedir.Bir çok maddelerin yürürlük tarihleri kanunun yayımı tarihinden önceye alınmışve öteki hükümleri yayımla birlikte yürürlüğe konulmuştur. Bu ayırım maddeninmuhtevasına önemle bakmayı zorunlu kılmakta, belirli hak ve yükümleri içerenkimi maddelerin yayımdan önceki bir tarihte yürürlüğe konulmasında kanunkoyucunun amaçladığı yararlar bulunduğu sonucuna varılmaktadır. Öngörülen budüzenlemenin, Türk Silâhlı Kuvvetleri Personeli bakımından esas hükümler gibietkili olduğunda kuşku yoktur. Hal böyle olunca, Cumhuriyet Senatosunda Öncedenkabul edilen bir karara dayanılarak 53. maddenin üzerinde görüşme açılmaksızınkabul edilmiş olması, Anayasa'nın 92. maddesine açık bir aykırılık oluşturmaktave itiraz konusu kuralın bu nedenle iptali gerekmektedir. Anayasa Mahkemesininçeşitli kararlarında bu yönden iptal gerekçeleri açıklanmış olduğundan buradayinelenmesine ver yoktur. (Örneğin 6/5/1975 günlü, E. 1974/35, K. 1975/ 126sayılı karar, Anayasa Mahkemesi Kararlar Dergisi Cilt : 13, Sayfa : 496-497;19/10/1976 günlü, E. 1973/42, K. 1976/48; 15/2/1977 günlü, E. 1976/50, K.1977/13 sayılı kararlar).
Yukarıdaaçıklanan nedenlerle çoğunluğun bu konudaki görüşüne katılmıyorum
Başkanvekili
Şevket Müftügil
KARŞIOYYAZISI
MahkememizinEsas:1976/51, Karar: 1977/16 sayılı kararında, Sayın Abdullah Üner'in yazdığıkarşıoy yazısına katılıyorum.
Üye
Halit Zarbun
KARŞIOYYAZISI
MahkememizinEsas: 1976/51, Karar: 1977/16 sayılı kararında, Sayın Lütfi Ömerbaş'ın yazdığıkarşıoy yazısında belirtilen nedenlerle çoğunluk görüşüne katılmıyorum.
Üye
Ziya Önel
KARŞIOYGEREKÇESİ
AskerîYüksek İdare Mahkemesi l inci dairesince, Anayasaya aykırı olduğundan sözedilerek iptali istenen 1923 sayılı Kanunun 53. maddesinde yer alan"...diğer hükümleri yayımı tarihinde yürürlüğe girer." kuralının,davacı hakkında uygulanmasını gerektiren nedenlerin Mahkemeye açıklattırılmasıve bu kuralın davada "uygulanacak hüküm niteliğinde bulunmadığı yolundakikarşı oyumuzun gerekçeleri aşağıdadır :
926sayılı Türk Silâhlı Kuvvetleri Personel Kanununun 1424 sayılı Kanunla değişik38. maddesinin (a) işaretli bendine göre; yarbayların albaylık rütbesine terfiedebilmeleri için Öteki koşullarla birlikte yarbaylıkta aldığı sicil notuortalamalarının % 60 ve daha yukarı olması yeterli iken bu hüküm 11 Temmuz 1975günlü Resmî Gazete'de yayımlanan 1923 sayılı Kanunun 16. maddesi iledeğiştirilerek yükselme sırasına girmiş olan yarbayların yarbaylıkta almışoldukları sicil notu ortalamalarının en az % 60 olması gerekmekle birlikteayrıca binbaşılık ve yarbaylıkta almış oldukları sicil notu ortalamalarının da% 70 ve daha yukarı olması şartı konulmuş ve bu Kanunun itiraz konusu 53.maddesinde de bu hükmün Kanunun yayımı tarihi olan 11 Temmuz 1975 günündeyürürlüğe gireceği öngörülmüştür.
Davacıyarbay'ın ise; albaylığa terfi sırası 30 Ağustos 1975 tarihinde gelmiş, ancakyarbaylıkla aldığı sicil notu ortalaması % 60 ve binbaşılıkta aldığı sicil notuortalaması da yine % 60 olması ve bu iki not ortalamasının % 70'e ulaşmamasınedeniyle sıralamaya tabi tutulmamış ve bu suretle albaylığa terfiettirilmemiştir. Davacı bu husustaki hükmün yürürlük tarihinin, Kanunun ResmîGazete'de yayımlandığı 11 Temmuz 1975 değil de kendisinin terfi sırasınıngeldiği 30 Ağustos 1975 tarihinden daha sonraki bir tarihe itilmiş olsa idieski Kanun hükmünce albaylığa terfi edebileceğini öne sürmüş ve bu nedenle 1923sayılı Kanunun yürürlük tarihini belirleyen 53. maddesinin "Bu Kanunun 20,37. maddesine bağlı gösterge tabloları, 38, Ek geçici 26, Ek geçici 27, Ekgeçici 31, Ek geçici 32 ve Ek geçici 33. maddeleri l Mart 1975 tarihinden geçerliolarak ve diğer hükümleri yayımı tarihinde yürürlüğe girer." biçimindekimetninden yalnız (...diğer hükümleri yayımı tarihinde yürürlüğe girer.)ibaresinin Anayasa'ya aykırı olduğu iddiasında bulunmuş, Yüksek İdare MahkemesiBirinci Dairesince de bu iddia ciddi görülerek söz konusu hükmün iptali içinAnayasa Mahkemesine başvurulmasına karar verilmiştir.
Anayasa'nın151. ve 44 sayılı Kanunun 27. maddeleri gereğince; Bir Mahkemenin bir kanunhükmünün Anayasa'ya aykırı olduğu iddiasiyle Anayasa Mahkemesinebaşvurulabilmesi için o kanun hükmünün o davada uygulanacak durumda olması,diğer deyimle davanın esasına etkisi olacak, uyuşmazlığın çözümlenmesinisağlayacak nitelikte bulunması gerekmektedir. Halbuki 1923 sayılı Kanununyürürlüğe gireceği tarihi belirleyen 53. maddesinin dava ile ilgili olduğukabul edilse bile Mahkemece davada uygulanması söz konusu olamaz. Bir kanununyürürlüğe gireceği tarihi belirlemek yargı organlarının değil o kanunu yapanyasama organının görevi ve yetkisi içinde olduğu kuşkusuzdur. Mahkemece budavada uygulanacak durumda olan hüküm ise, yarbaylıktan albaylığa terfişartlarında değişiklik yapan ve 1923 sayılı Kanunun 16. maddesi iledeğiştirilen 926 sayılı Türk Silâhlı Kuvvetleri Personel Kanununun 38.maddesinin (b) bendinin l sayılı fıkrası olduğu halde bu hüküm hakkında nedavacı tarafından bir iddia ileri sürülmüş ne de Mahkemece hüküm Anayasa'yaaykırılık kararı mevcut bulunmuştur.
Sözkonusu 53. maddedeki itiraz olunan hüküm; söz gelimi iptal edilmiş olsa bileiptal kararının yayımlanması ile birlikte 1923 sayılı Kanunun bu husustakihükümleri uygulanamaz duruma düşecek ve eski 38. madde hükmü ise kendiliğindenyürürlüğe giremiyecektir. Böyle bir durum ise ne davanın çözümüne yarayacak nede davacının albaylığa terfiine olanak sağlayabilecektir. Halbuki Anayasa'nın151. maddesinde ki "davada uygulanacak Kanun" deyimi; davada etkisiolacak, dava konusu uyuşmazlığı çözümleyecek kanun anlamını ifade etmektedir.Böylece Yüksek İdare Mahkemesi Birinci Dairesinin anılan hüküm hakkında AnayasaMahkemesine başvurma yetkisi bulunmadığı, açıktır.
Şuhususu da ilâve edelim ki: İtiraz konusu hükmün iptali halinde, Kanunların venizamnamelerin sureti neşir ve ilâm hakkındaki 1322 sayılı Kanunun 3.maddesinin kendiliğinden işleyeceği, diğer deyimle 1923 sayılı Kanunun itirazkonusu hükmünün kanunun Resmî Gazete'de yayımlandığı 11 Temmuz 1975 tarihininertesi gününden başlayarak 45 gün sonra yürürlüğe gireceği kabul edilmiş olsabile yine kanunun davacının terfi süresinin dolduğu 30 Ağustos 1975 tarihindenönce yürürlüğe girmiş olacak ve albaylığa terfi sıralamasında yine eskisi değil1923 sayılı Kanunla değişik son hükmün uygulanması gerekecek, verilecek iptalkararının bu bakımdan da davada etkisi bulunmayacaktır.
Budurum karşısında itiraz konusu hükmün davacı hakkında uyguma olanağı bulunupbulunmadığının, verilecek iptal kararından davacının ne suretleyararlanabileceğinin Mahkemeye açıklattırılması yerinde olacak ikenyapılmamıştır.
Özetlemekgerekirse : İtiraz konusu hükmün davada Mahkemece uygulanacak bir kuralolmaması ve dava konusu uyuşmazlığın çözümlenmesinde etkisi dahi bulunmamasınedeniyle Mahkemenin Anayasa Mahkemesine başvurma yetkisi yoktur. İtirazın,işin esasının incelenmesine geçilmeksizin Mahkemenin yetkisizliği yönünden reddedilmesigerekir.
Üye
Abdullah Üner
Üye
Ahmet Salih Cebi
KARŞIOYYAZISI
Mahkememizin10/3/1977 günlü, Esas: 1976/51, Karar 1977/16 sayılı kararında sayınBaşkanvekili Şevket Müftügil'in yazdığı karşıoy yazısındaki gerekçeler, bukonudaki düşüncemi tamamıyle yansıttığından aynı gerekçelerle sözü geçenkararın bu bölümüne katılıyorum.
Üye
Şekip Çopuroğlu
KARŞIOYYAZISI
53.maddesinde yer alan hükümlerden bir bölümünün Anayasa'ya aykırı olduğu ilerisürülen 3/7/1975 günlü, 1923 sayılı Kanun, Yasama Meclislerinde uygulanangörüşme Yöntemleri açısından Anayasa'ya aykırı biçimde yasalaştığı gibi kanunun53. maddesinin itiraz konusu hükmü esas yönünden de Anayasa'ya aykırıdır.
A-Biçim yönünden Anayasa'ya aykırılık sorunu :
l-Millet Meclisindeki işlemler:
Sözügeçen kanuna ilişkin tasarının Millî Savunma ve Bütçe ve Plân Komisyonlarındaincelenmesi sonunda hazırlanan raporlar 29/6/1975 gününde Milletvekillerinedağıtılmıştır. Bu tasarı ve raporlar, henüz gündeme alınmamışken vedağıtımlarından da kırksekiz saat geçmemişken. Millet Meclisinin 30/6/1975günündeki 96. birleşiminde Millî Savunma Bakanının verdiği bir önergenin Başkanlıkçaokutulup oylanması üzerine hem gündeme alınmış, hem de gündemdeki öteki işlerinönüne geçirilerek, yani "Öncelikle" görüşülmesi yapılmıştır. Sözkonusu önerge metni yukarıki kararın (V-A-biçim yönünden inceleme : l)bölümünde yazılı olduğundan buraya alınmamıştır. Önergede, gündeme alınma veöncelikle görüşme için öne sürülen neden, (Parlamentonun tatilinden önceçıkarılması öngörülen tasanlar arasında bulunması) ndan ibarettir. Görüldüğügibi ileri sürülen bu neden Millet Meclisi İçtüzüğünün 53. maddesinin ikincifıkrasındaki (gerekçeli olarak isteme) koşuluna uygun değildir. Çünkü İçtüzüğünsözü - geçen hükmünde yer alan (gerekçe), gündemde olmadığı ve dağıtımındankırksekiz saat geçmediği halde gündeme alınmayı ve gündemdeki bütün işlerinönüne geçirilerek görüşülmeyi zorunlu kılacak nedenleri belirten açıklamalarolabilir. Yoksa (tatilden önce çıkarılması Öngörülen tasanlar arasındabulunması) yolundaki bir ifade, bu nitelikte bir gerekçe değildir. Çünkü heryasa bir kamu hizmeti ile ilgilidir ve gecikmesiyle orantılı olarak kamuhizmetinde aksamalar olabilir. Söz konusu tasarı da kamu hizmetinin birkesiminde (askerlik hizmetlerinde) çalışan personelin özlük haklarına ilişkinbulunmaktadır. Ortada başka bir neden yokken, sadece bu niteliği açısından,yasalaşmasında acele yöntemlere başvurulması, içtüzüğün 53. maddesindeöngörülen nitelikte bir gerekçe sayılamaz. Bu bakımdan yapılan işlem, İçtüzüğeve dolayısiyle Anayasa'nın 85. maddesine aykırıdır.
2-Cumhuriyet Senatosundaki işlemler:
MilletMeclisinden gelen metin Cumhuriyet Senatosunun Millî Savunma ve Bütçe ve PlânKomisyonlarında incelenerek hazırlanan raporlar 3/7/1975 gününde üyeleredağıtılmıştır. Cumhuriyet Senatosu Genel Kurulunun aynı günkü 72. birleşimindeBaşkan, Bütçe ve Plân Komisyonu Başkanı tarafından verilen ve söz konusutasarının (gelen kâğıtlardan gündeme alınmasını ve gündemdeki bütün işleretakdimen Öncelikle ve ivedilikle görüşülmesini ve tasarı üzerindekigörüşmelerin ancak üzerinde değişiklik Önergesi verilen maddelere inhisarettirilmesini) isteyen bir önergeyi okutarak oya sunmuş, kabulü üzerine deÖnergedeki istemler yerine getirilerek görüşmeler sürdürülmüştür. Önergenin tammetni, yukarıki kararın (V-A- Biçim yönünden inceleme : l,) bölümünde yazılıolduğumdan buraya alınmamıştır. Önergede, önerilmiş olan işlemler için hiç birneden ve gerekçe gösterilmemiştir.
Açıklananduruma göre yapılan işlemlerdeki Anayasa'ya aykırılıklar şöylece sıralanabilir.
a-Tasarının, gündemde olmadığı ve dağıtımından iki tam gün geçmediği haldegündeme alınmış olması,
CumhuriyetSenatosu İçtüzüğünün 70. maddesine göre kanun tasarı ve teklifleri, basılıpüyelere dağıtıldıktan itibaren iki tam gün geçmedikçe gündeme alınamaz. AncakKomisyon Başkanları veya, Hükümet veya ilgili Bakan daha önce gündeme alınmaisteminde bulunabilirler. Yazılı gerekçeli olan istem üzerine genel kurul bunakarar verir. Yukarıdaki açıklamalarda da görüldüğü gibi Komisyon BaşkanınınÖnergesinde gündeme alınma için hiç bir gerekçe gösterilmemiştir. Başkanlığınböyle bir önergeyi oya sunup kabulünü sağlaması İçtüzüğün sözü geçen 70.maddesine ve dolayısiyle Anayasa'nın 85. maddesine aykırıdır.
b-Tasarının Öncelik ve İvedilikle görüşülmesi:
İçtüzüğün45. maddesine göre, Cumhuriyet Senatosu, Hükümet veya Komisyon tarafındanyazılı ve gerekçeli bir istek üzerine bir tasarı veya teklifin diğer işlerdenönce görüşülmesine karar verebilir.
İçtüzüğün69. ve 75. maddelerine göre Cumhuriyet Senatosu Genel Kuruluna gelen kanuntasarı veya teklifleri iki defa görüşülmek suretiyle sonuçlandırılır, ikincigörüşme, birinci görüşmeden en az beş gün sonra yapılabilir. İkinci görüşmeninbeş günden önce yapılabilmesi, yalnız Hükümet veya ilgili Komisyonca gerekçegösterilmek suretiyle yazılı yapılacak istem üzerine Genel Kurulun vereceği kararile mümkün olabilir, ikinci görüşmede tasarı ve tekliflerin tümü üzerindekonuşulamaz.
İçtüzüğün46, 47 ve 48. maddelerine göre bir tasarı ve teklifi bir defa görüşülereksonuçlandırılabilmesi yani ivedilik yönteminin uygulanabilmesi için, CumhuriyetSenatosuna sunulurken veya birinci görüşmesinden önce Hükümet veya teklifsahibi yahut ilgili komisyon tarafından yazılı olarak bunun istenmesi ve GenelKurulun da bu isteği uygun bulması gereklidir. Bundan başka CumhuriyetSenatosunun kabul edeceği esaslı bir sebep olmadıkça da ivedilik kararıverilemez.
Halbukiyukarıda açıklanan önergede, tasarının "Öncelikle" ve"İvedilikle" görüşülmesini zorunlu kılan hiç bir gerekçe ve nedengösterilmediği gibi önergenin kabulü sırasında da bu konu üzerinde durulmamıştır.Bu durumda Başkanlığın, İçtüzük hükümlerini öne sürerek önergeyi işlemekoymaması gerekirdi.
Görüldüğügibi yapılan işlem, İçtüzüğün 45, 46, 47, 48, 69 ve 75. maddelerine vedolayısiyle de Anayasa'nın 85. maddesine açıkça aykırıdır.
MilletMeclisinde ve Cumhuriyet Senatosundaki İçtüzük ve Anayasa'ya aykırı bu tutum vedavranışların kanunun sağlığını bozacak ölçüde önemi ve etkisi bulunupbulunmadığı konusuna gelince :
Yukarıdakikararın çoğunluk bölümünde, açıklanan işlemlerin, kanunu Anayasa'ya aykırı durumadüşürecek önem ve etkide bir iptal nedeni olamıyacağı kabul edilmektedir.
Halbukinitelikleri yukarıda açıklanan İçtüzük kuralları, kanunların görüşülmesinebaşlandığında, yasama meclisleri üyelerinin incelemelerini tamamlayarak konuhakkında yeterince bilgili ve kanaat sahibi obualarına olanak sağlamak,görüşmelerin bir olup, bitliye getirilmesini önlemek amacı ile konulmuştur. Busuretle hazırlıklı olan üyelerin katıldığı bir birleşimde görüşülen bir tasanüzerinde yasama meclislerinin iradesinin eksiksiz ortaya çıkmış sayılmasıdoğaldır. Aksi tutumun, bu iradenin yeterince belirmesini önliyeceği isekuşkusuzdur.
Bubakımdan, sözü geçen kanun tasarısının Millet Meclisindeki ve CumhuriyetSenatosundaki görüşülmesi sırasında İçtüzük ve dolayısiyle Anayasa kurallarınaaykırı olarak yapılan işlemler, kanunun sağlığını bozacak önem ve etkideolduklarından kanunu Anayasa'ya aykırı duruma düşürmüşlerdir. Konuya ilişkinayrıntılı düşüncelerim, Anayasa Mahkemesinin, 17/10/1972 günlü, 1972/16-49sayılı; 26/3/1974 günlü, 1973/ 32-1974/11 sayılı; 21/5/1974 günlü, 1974/8-19sayılı; 15/7/1974 günlü, 1974/12-32 sayılı kararlarına ilişkin karşıoyyazılarımda yeterince açıklanmış olduğundan burada yinelenmelerine gerekduyulmamıştır. (Resmî Gazetedeki : 1/3/1973, Sayı : 14463 - S. : 252-253;21/6/1974, Sayı : 14922 - S. : 8-9; 4/8/1974, Sayı : 14966 - S.: 7-8;12/12/1974, Sayı : 15090 - S. : 7).
Açıklanannedenlerle kanunun 53, maddesinin Anayasa'ya aykırılığı öne sürülen hükmününiptaline karar verilmelidir.
c-Değişiklik önergesi verilmeyen maddelerin görüşmesiz oylanması sorunu :
Yukarıdaaçıklandığı gibi tasarının Cumhuriyet Senatosunda görüşülmesine başlanmadanönce verilmiş bulunan önergenin oylanması sonucu olarak (görüşmelerin ancaküzerinde değişiklik önergesi verilen maddelere inhisar) ettirilmesi kabuledilmiş bulunduğundan Başkanlık, üzerinde değişiklik önergesi verilmiş bulunanmaddeler için görüşme açmış, önerge verilmeyen maddeleri ise sadece okutarakoya sunmuştur. Bir hükmünün Anayasa'ya aykırılığı öne sürülen 53. madde içinherhangi bir değiştirge önergesi verilmediğinden görüşme açılmamış, sadece oyasunularak kabul edilmiştir.
Anayasa'nınkanunların görüşülmesi ve kabulüne ilişkin kuralları düzenleyen 92. maddesindekanun yapımının temelinin, yasama meclislerindeki görüşmelere dayandırıldığıaçıkça görülmektedir. Bu kurallar karşısında her ne sebeple olursa olsun birmetnin yasama meclislerinde görüşülmeden yasa haline gelmesi olanaksızdır.
Öteyandan Cumhuriyet Senatosu İçtüzüğün 69 ve sonraki maddelerinde, özellikle 73.maddesinde tasarıların, görüşmeler sonucunda oylanarak yasalaşacaklarıhükümleri yer almakta, verilen bir önergenin kabulü yolu ile"görüşme" yönteminden vazgeçilebileceği hakkında örtülü veya açıkherhangi bir hüküm bulunmamaktadır; esasen Anayasa'nın 92. maddesindeki açıkkural karşısında böyle bir hükmün İçtüzüklerde yer almasına imkân da yoktur. Budurum karşısında Cumhuriyet Senatosunda bir Önergenin kabulü ile görüşmeaçılması yasaklanan ve buna uyularak görüşme açılmadan oylanmış bulunan sözkonusu 1923 sayılı Kanunun 53. maddesinin, Anayasa'nın 92. maddesiyle içtüzüğünyukarıda belirtilen kurallarına aykırı olarak yasalaştırıldığı meydandadır.
Yukarıkikararın çoğunluk bölümünde bu durum, sadece bir İçtüzük aykırılığı olarakdeğerlendirilerek bunun maddenin iptalini gerektirecek önemde olmadığı sonucunavarılmakta ise de uygulanan yöntem sadece içtüzük hükümlerine değil, yukarıdada belirtildiği gibi Anayasa'nın 92. maddesine de açıkça aykırıdır. Kaldı kisoruna sadece İçtüzük açısından bile bakılsa Yasama Meclislerinin bir metinüzerindeki iradesi, ancak görüşme olanağı tanınması sonucunda belli olabilir.Bu derece önemli bir koşulun yerine getirilmemesi halinde sağlıklı biryasalaşmadan söz edilemez.
Konuyailişkin ayrıntılı görüşlere, Anayasa Mahkemesinin 6/5/1975 günlü, 1974/35 -1975/126 sayılı, 19/10/1976 günlü, 1973/42 - 1976/48 sayılı ve 15/2/1977 günlü,1976/50 - 1977/13 sayılı kararlarında yer verilmiş ve bu nedene dayanılarak odosyalara konu olan kanunların iptaline karar verilmiştir. (Resmî Gazeteler :11/10/1975, sayı : 15380 - S. : 4-5; 10/5/1977, sayı : 15933-S. : U; 31/5/1977,Say! : 15952-S. : 3).
Sözügeçen kararlarda ve ayrıca da yukarıda açıklanan nedenlerle söz konusu 53.maddenin itiraza konu oları hükmünün iptaline karar verilmelidir.
B-Esas yönünden Anayasa'ya aykırılık sorunu :
Dosyadakibilgilere göre Askerî Yüksek İdare Mahkemesindeki davanın davacısı, bu kanununyayımından önce, o tarihte yürürlükte olan hükümlere uygun olarak düzenlenensicillerle albaylığa terfi yeterliğini kazanmış olup, sadece müddet açısındanbekleme durumundadır. Yani davacının, yürürlükteki kanunların aradığı terfieehliyeti saptanmış, bu suretle terfi için gerekli niteliği kazanmış olduğumeydandadır. Bu açıdan ortada kazanılmış bir hakkın bulunduğu açıktır. Yukarıkikararın çoğunluk bölümünde bu gerçek üzerinde durulmıyarak konunun, terfimüddetine ilişkin bölümü ile terfie ehliyetin kazanılması bölümü birbirinekarıştırılmış ve müddet dolmadan terfiin kazanılmış hak olamayacağı yolunda,konuya ilişkili olmayan bir alana sorun kaydırılmış, bunun sonucunda daAnayasa'ya uygunluk karan verilmiştir.
Oysasöz konusu kanun, davacı açısından, terfi süresine ve terfilerin her yılın 30Ağustos'ta yapılacağına ilişkin hükümlerinde bir değişiklik getirmemiş, bunakarşı yükselme yeterliğine . ilişkin hükümleri değiştirmiş, eski hükümlereuygun olarak kazanılan nitelikleri saklı tutan bir hüküm getirmedikten başkaitiraza konu olan yürürlük hükmü ile kazanılan terfie yeterlik haklarınıniptali sonucunu doğurmuştur.
Yukarıdada açıklandığı gibi yürürlükteki hükümlere uygun olarak düzenlenen sicillergereği kazanılan yükselmeye yeterlik niteliği, kararın çoğunluk bölümündeaçıklandığı için bir de burada yinelenmelerine gerek görülmeyen, genel hukukkurallarının kabul ettiği kıstaslara tamamiyle uygun kazanılmış bir hak olup,kanunla bu hakkın iptali, Anayasa'nın 2. maddesinde yer alan hukuk devletiilkesine açıkça aykırıdır. itiraz konusu hükmün bu nedenle de iptaline kararverilmelidir.
SONUÇ:
3/7/1975günlü ve 1923 sayılı Kanunun 53. maddesinde yer alan "...diğer hükümleriyayımı tarihinde yürürlüğe girer." kuralı, yukarıda açıklanan nedenlerlehem biçim, hem esas yönünden Anayasa'ya aykırı olup, iptal edilmesigerektiğinden karara karşıyım.
Üye
Muhittin Gürün
KARŞIOYYAZISI
YarbaylıktanAlbaylığa yükselme koşullarında değişiklik yapan Yasa, 11/7/1975 günlü ResmîGazete'de yayımlanmış ve albaylığa yükselme koşullarını ağırlaştıran hüküm de53. madde uyarınca Yasanın Resmî Gazete'de yayımlandığı günde yürürlüğe girmişve böylece önce yasa hükümlerine göre aldığı sicil bakımından albaylığayükselme hakkını kazanmış olmasına karşın davacı yarbay albaylığayükseltilmemiştir. Olayda üzerinde önemle durulması gereken konu yeni yasanınyürürlüğe girmesinden önce yarbayın albaylığa yükselebilme hakkını kazanmışolup olmadığıdır. Yarbayın bu yükselme hakkını o zaman yürürlükte bulunan yasahükümleri uyarınca kazanmış olduğu açıktır. Sicil değerlendirilmelerinin 30Ağustos'ta yapılması ve yarbaylıktan albaylığa yükselme koşullarını ağırlaştıranYasa değişikliğinin bu tarihten yaklaşık olarak birbuçuk ay önce yürürlüğekonulması davacının albaylığa yükselebilmek için, eski hükümler uyarıncakazandığı hakkı ortadan kaldırmaman, yasaya bu hakkı saklı tutan hükümlerkonulmalı idi. Yasanın yürürlük hükmü, bu nedenlerle Anayasa'ya aykırıbulunmaktadır.
Üye
Lûtfi Ömerbaş
KARŞIOYYAZISI
A-İtiraz yoluna başvuran mahkeme, albaylığa yükselmesini isteyen davacının, 926sayılı Yasayı değiştiren 1923 sayılı Yasanın yeni getirdiği yükselme koşullarınedeniyle terfi ettirilmemesinden dolayı söz konusu Yasanın 53. maddesinde yeralan "...diğer hükümleri yayımı tarihinde yürürlüğe girer." diyenkuralın Anayasa'ya aykırılığı savını ciddi görerek, iptal davası açmıştır.Davacı Yasa değişikliği nedeniyle yeni kuralların uygulanmasının albaylığaatanmasını engellediğini ve bu yeni kuralların da 38. maddenin (b) bendinde yeraldığını belirtmesine göre itiraz davası nedeniyle;
a)Bakılmakta olan bir dava,
b)Uygulanacak bir Yasa yargısı,
c)Uygulanacak Yasa Yargısının Anayasa'ya aykırı olması,
ç)Yandaşlardan birisinin Anayasa'ya aykırılık savının, mahkemece ciddi görülmesive bu nedenle ilgili Mahkemenin, Anayasa Mahkemesine iptal davası açmasıgerekir, itiraz yoluna başvuran mahkemenin elinde yukarıda (a) bölümündebelirtilen (Bakılmakta olan bir daya) vardır. Bu davada Anayasa'mıza göregörevli mahkemenin uygulayacağı Yasa Yargısı önemlidir. Olayımızda savortadadır. İtiraz yoluna başvuran mahkeme ise, yeni kurallar getiren 1923sayılı Yasanın yürürlük maddesinin Anayasa'ya aykırı olduğunu ileri sürerek buyürürlük maddesinin iptalini istemektedir. Duraksama, itiraz yoluna başvuranmahkemenin uygulayacağı Yasa Yargısıdır. Anayasa Mahkemesi işte bu maddeninAnayasa'ya uygunluğunu denetliyecektir. Bu Yasa Yargısı, bu Yasa kuralı, belliolmadan denetim görevi yapılamaz: İşte bu durumun açıkça saptanması, belirtilmesigerekir. Olayımızda bence bu durum kesinliğe kavuşmamıştır. İtiraz yolunabaşvuran mahkemeden bunun sorulması, böylece davaya ışık tutması 22/4/1962 günve 44 sayılı Yasanın 40. maddesine göre istenmelidir. Bu nedenle, itiraz yolunabaşvuran mahkemenin iptal istemi ile ilgili olarak gönderdiği belgelerde bireksiklik bulunmadığı yolundaki karara katılmıyorum.
B-926 sayılı Yasayı değiştiren 1923 sayılı Yasanın 53. maddesindeki"...diğer hükümleri yayımı tarihinde yürürlüğe girer." yargısı davadauygulanacak hüküm niteliğinde değildir. 926 sayılı Yasanın 1424 sayılı Yasa ileyapılan değişikliğinde 38. maddenin (a) bendi Yarbaylıktan Albaylığayükselebilmek için Yarbaylıkta alınan sicil notu ortalaması oranı en az % 60olması öngörülmüş idi. Davacı yarbay 1923 sayılı Yasa yayınlanmasa idi 30Ağustos 1975 günü söz konusu koşullara göre yükselecek ve albay olacaktı. Nevarki, 11/7/1975 günü, yani davacı yarbayın terfiinden önce yine 11/7/1975günlü Resmî Gazete'de yayımlanan 1923 sayılı Yasa ile yükselme koşullarıdeğiştirilmiş binbaşılıkta ve yarbaylıkta almış oldukları sicil notuortalamalarının en az % 70 ve daha yukarı olması kuralı getirilmiş ve bu yargı,itiraza konu edilen 53. madde ile Yasanın yayımı günü olan 11 Temmuz 1975 günüyürürlüğe girmiştir. 1923 sayılı Yasa, davacı yarbayın eski kurallara göreyükselmesi gereken 30 Ağustos 1975 gününden sonra yürürlüğe girse idi terfiedecekti. 1923 sayılı Yasanın yeni kuralları koşuluna göre alınması gerekensicil notu ortalaması % 70'in altına düşmekte ve bu nedenle albayolamamaktadır. Bu duruma göre;
a-İtiraz yoluna başvuran mahkeme, davacı yarbayın albay olabilmesi için gerekenYasa maddesi yerine 1923 sayılı Yasanın yürürlük maddesinin iptaliniistemektedir. Kaldıki, yürürlük maddesi davacı hakkında uygulanacak maddedeğildir. Davada uygulanacak madde davacı yarbayın albay olabilmesi içingerekli kuralları kapsayan yasa maddeleri olması gerekir.
b-İptal istemine uygun olarak 1923 sayılı Yasanın 53. maddesi iptal edilmiş olsabile bu durum, itiraz yoluna başvuran mahkemenin ve onun davacısı olan yarbayınhiç işine yaramayacak ve davacı yine albay olamıyacaktır. Çünkü, 53. maddeiptal edilince 1923 sayılı Yasa, yürürlüğe giremiyecek ise de, bu durumyürürlükten kaldırılmış ve davacıyı albaylığa yükseltecek olan eski 38. maddeyiyeniden yürürlüğe koyamıyacak ve davacı yarbay, söz konusu 53. maddenin iptaliistenen bölümünün iptali durumunda yine de albay olamıyacaktır.
c-Yasaların, Tüzüklerin yayım ve duyurulması ve yürürlük gününe ilişkin 1322sayılı Yasanın 3. maddesi gereğince yasaların yürürlüğe girmesi şöyle olur.Başkaca bir açıklık yoksa Yasa ve Tüzükler, Resmî Gazete'de yayımlarını izleyengünden başlayarak 45 gün sonra Türkiye'nin her yerinde yürürlüğe girmiş olur.Yasa ve Tüzüklerin yürürlük günleri belli değilse bu kural uygulanacaktır. Budurumda, söz konusu 53. madde Anayasa Mahkemesince iptal edilse, idi, 1923sayılı Yasa yürürlüğü bu iptal kararının Resmî Gazete'de yayımlanışındanbaşlıyarak 45 gün sonra yeniden yürürlüğe girecekti. Davacı yarbay 30 Ağustos1975 günü koşulları uyarlı olsaydı albay olacaktı. Şimdi iptal kararı hangi günResmî Gazete'de yayımlanacak ve ondan sonraki 45 güne göre davacı yarbayınterfii nasıl yapılacaktır' Kaldıki iptal kararları geriye de yürümez.
Bundanbaşka, iptal karan üzerine 1923 sayılı Yasanın 11 Temmuz 1975 günü olanyürürlüğü, 12 Temmuz 1975 gününden sonraki 45 inci gün 27 Ağustos 1975 günüakşamdan sonra başlayacağı düşünülebilse bile bu tarih, terfi için gerekli olan30 Ağustos 1975 gününden öncedir. Nevarki 28 Ağustos 1975 günü 1923 sayılı Yasa1322 sayılı Yasa ile yeniden yürürlüğe girecek ve davacı yarbayın albayolabilmesine yaramıyacaktır.
Bunedenlerle, itiraz konusu yargı davada mahkemece uygulanacak bir kuraldeğildir. Bu nedenle işin özüne geçilmeden itirazın mahkemenin yetkisizliğiyönünden reddi gerekir. Bu gerekçelerle işin esasının incelenmesi yolundaverilen karara karşıyım.
Üye
Ahmet Erdoğdu