ANAYASA MAHKEMESİ KARARI
Esas sayısı:1976/9
Karar sayısı:1976/10
Karar günü:2/3/1976
Resmi Gazete tarih/sayı:15.7.1976/15647
İtirazeden : İstanbul 10. Asliye Hukuk Mahkemesi.
İtirazınkonusu : 9 Temmuz 1953 günlü, 6126 sayılı "Memur Meskenleri İnşasıHakkında 4626 sayılı Kanuna Ek Kanun" un 1. maddesinin birinci fıkrasınınson tümcesinde yer alan "Bu kararlara karşı idari ve kazai mercilernezdinde itiraz, bu kararların icra ve infazını durduramaz." hükmününAnayasa'ya aykırılığı öne sürülerek iptali istenmiştir.
I-OLAY:
Davacı,İstanbul 10. Asliye Hukuk Mahkemesinde açtığı davada, İstanbul Vakıflarİdaresinde görev yaparken re'sen emekliye sevkedildiğini, kendisine 6760 sayılıTeşkilât Kanunu uyarınca oturması için tahsis edilen dairenin boşaltılmasıgerektiği tebliğ edildiğini, oysa emeklilik işleminin iptali ve yürütmenindurdurulması dileğiyle Danıştaya başvurduğunu açıklayarak davalı Vakıflarİdaresinin haksız muaraza ve müdahalesinin önlenmesinin ve ihtiyati tedbirolarak icranın ertelenmesine karar verilmesini istemiştir. Mahkemece önce altıay süre için icranın ertelenmesine karar verilmiş, davalı İdare 6126 sayılıYasanın 1. maddesinde yer alan "Bu kararlara karşı idari ve kazai mercilernezdinde itiraz, bu kararların icra ve infazını durduramaz." hükmünedayanarak itirazda bulunmuş, Mahkemece itirazın reddine, tedbirinkaldırılmasına yer olmadığına, daha sonra da, davacının başvurması üzerine,tedbirin dava sonuna kadar sürdürülmesine karar verilmiştir.
Davacıbu arada 6126 sayılı Yasanın 1. maddesinde yazılı "Bu kararlara karşıidari ve kazai merciler nezdinde itiraz, bu kararların icra ve infazınıdurduramaz" hükmünün Anayasaya aykırı olduğunu öne sürerek iptali içinAnayasa Mahkemesine başvurulmasını istemiştir. Mahkeme, Anayasaya aykırılıksavının ciddi olduğu kanısına varmış ve itiraz konusu Yasa hükmünün iptalidileğiyle Anayasa Mahkemesine başvurmuştur.
III-METİNLER:
A-İtiraz konusu Yasa hükmü :
9/7/1953günlü, 6126 sayılı "Memur Meskenleri inşası Hakkında 4626 saydı Kanuna EkKanun" un 1. maddesi şöyledir:
"Maddel- Genel bütçeye dahil dairelerde çalışan ve münhasıran bu sıfatlarından dolayıkendilerine bedelli veya bedelsiz mesken olarak tahsis edilmiş binalarda oturanmemur ve müstahdemlerden emekliye ayrılanlar, istifaen çekilenler, başka biryere nakil ve tayin olunanlar, vekâlet emrine alınanlar, işten menedilenler,kadro dolayısiyle açıkta kalanlar ve her ne suretle olursa olsun bu sıfatlarızail olanlar, tahsis yapıldıktan sonra aynı mahalde kendisine, karısına veyaevli bulunmayan çocuğuna ait evi bulunduğu anlaşılanlar ve bunların ölümühalinde bu binalarda birlikte oturmakta bulunan aileleri, yönetmelikte tayinedilen süreler içinde bu evleri boşaltmaya mecburdurlar. Bu süre içindeboşaltılmadığı takdirde, başkaca tebligata lüzum kalmadan bu evler vilâyetlerdevalilerin, kazalarda kaymakamların, nahiyelerde nahiye müdürlerinin kararı ilebir hafta içinde zorla boşalttırılır. Bu kararlara karşı idari ve kazaimerciler nezdinde itiraz, bu kararların icra ve infazını durduramaz.
Yetkilimerciler tarafından kendisine tahsis yapılmadan bu evleri işgal edenlerhakkında da yukarıki hükümler uygulanır."
İtirazyoluna başvuran Mahkeme, bu maddenin birinci fıkrasının son tümcesi olan"Bu kararlara karşı idari ve kazai merciler nezdindc itiraz, bu kararlarınicra ve infazını durduramaz." hükmünün iptalini istemektedir.
B-İlgili Yasa hükümleri :
l-27/6/1956 günlü, 6760 sayılı "Vakıflar Umum Müdürlüğü Vazife ve TeşkilâtıHakkında Kanun" un 16. maddesi şöyledir :
"Madde16- Merkez ve vilâyetlerde bulunan vakfa ait mesken vasfını haizgayrımenkullerden bir kısmı Başvekâletin tensibiyle idare memurlarınınikametlerine tahsis edilebilir.
4626sayılı Kanunun 5 nci maddesinin 2 ve 3 ncü fıkraları ile 6126 sayılı Kanunhükümleri ve bu gayrımenkuller hakkında da tatbik olunur.
Butahsislerin kimlere ve ne suretle yapılacağı bir talimatname ile tayinedilir."
2-18/7/1944 günlü, 4626 sayılı "Memur Meskenleri inşası Hakkında Kanun"un 5. maddesi şöyledir :
"Madde5- Bu Kanun mucibince inşa ettirilecek evlere ait tahsi satın sarf şekli veinşası biten evlerin idare, kira ve tamir tarzları icra Vekilleri Heyetincetesbit edilir.
Buinşaatın yapıldığı şehir ve kasabalarda mesken veya akarı olan memurlar inşaedilen evlerden istifade edemezler.
Devleteait meskenlerde oturacak memurlardan alınacak kira, aylıklarından kesilmeksuretiyle istifa olunur.
Hazineuhdesindeki binalardan Maliye Vekilliğince bu maksada tahsisine lüzumgörülenler hakkında dahi yukarıdaki fıkralar hükmü tatbik edilir."
C-Dayanılan Anayasa hükümleri ;
"Madde8- Kanunlar Anayasa'ya aykırı olamaz.
Anayasahükümleri, yasama, yürütme ve yargı organlarını, idare makamlarını ve kişileribağlayan temel hukuk kurallarıdır."
"Madde114- (20/9/1971 günlü, 1488 sayılı Kanunla değişik) İdarenin her türlü eylem veişlemine karşı yargı yolu açıktır.
Yargıyetkisi, yürütme görevinin kanunlarda gösterilen şekil ve esaslara uygun olarakyerine getirilmesini sınırlayacak tarzda kullanılamaz. İdari eylem ve işlemniteliğinde yargı kararı verilemez.
İdareninişlemlerinden dolayı açılacak davalarda süre aşımı, yazılı bildirim tarihindenbaşlar.
İdare,kendi eylem ve işlemlerinden doğan zararı ödemekle yükümlüdür."
"Madde132- Hâkimler görevlerinde bağımsızdırlar; Anayasa'ya, kanuna, hukuka vevicdani kanaatlarına göre hüküm verirler.
Hiçbirorgan, makam, merci veya kişi, yargı yetkisinin kullanılmasında mahkemelere vehâkimlere emir ve talimat veremez; genelge gönderemez; tavsiye ve telkindebulunamaz.
Görülmekteolan bir dava hakkında Yasama Meclislerinde yargı yetkisinin kullanılması ileilgili soru sorulamaz, görüşme yapılamaz veya herhangi bir beyanda bulunulamaz.Yasama ve yürütme organları ile idare, mahkeme kararlarına uymak zorundadır; buorganlar ve idare, mahkeme kararlarını hiçbir suretle değiştiremez ve bunlarınyerine getirilmesini geciktiremez."
IV.İLK İNCELEME::
AnayasaMahkemesi içtüzüğünün 15. maddesi uyarınca yapılan ilk inceleme toplantısında;itiraz yoluna başvuran Mahkemenin Anayasaya aykırılığını ileri sürdüğü Yasametni ile ilgili öteki metinler, itiraza ilişkin Mahkemenin gerekçeli kararı veekleri okunup incelendikten sonra işin esasına geçilmeden aşağıdaki sorunlarüzerinde durulmuştur ;
A- Davanın,itiraz yoluna başvuran Mahkemenin görevine girip girmediği sorunu :
Anayasanındeğişik 151. ve 22/4/1962 günlü, 44 sayılı Yasanın 27. maddelerine göre,mahkemeler herhangi bir kanun hükmünü Anayasa'ya aykırı görürler veya böyle biriddianın ciddi olduğu kanısına varırlarsa, söz konusu yasa hükmünün Anayasa'yauygunluk denetiminden geçirilmesi için Anayasa Mahkemesine başvurabilirler. Buyetkinin kullanılabilmesi için herşeyden önce mahkemenin elinde bakmakta olduğubir davanın varlığı gerekmektedir. Ayrıca Anayasa'ya uygunluk denetimindengeçirilmesi istenen Yasa hükmünün de bu davada uygulama alanı bulunmalıdır.Anayasa'nın "bir davaya bakmakta olan mahkeme" diye nitelediğimahkeme, her halde o davaya bakmaya, yani uyuşmazlık konusu işi çözmeye veyasuç sayılan eylemi işleyeni kanun hükümleri çerçevesinde, yargılamaya görevlimahkeme olmak gerekir. Çünkü mahkemelerin görevleri, Anayasa'nın 136. maddesiuyarınca ancak kanunla düzenlenir. Bu açıdan bakıldığında görev sorununun kamudüzeni ile ilgili olduğunu, bireylerin iradeleriyle bu sorunun çözülemeyeceğinikabul etmek gerekir. Böyle olunca; Anayasa Mahkemesi de kendisine Anayasadenetimi için itiraz yolu ile getirilen bir davada, itiraz eden mahkemenin,kanun hükümlerine uygun olarak, o davaya bakmaya görevli olup olmadığınısaptamak zorunluğundadır. Şu halde mahkemenin elindeki davanın, Anayasa'nın151. maddesi yönünden var sayılabilmesi için yöntemince açılmış, mahkemeningörevine giren, geçerli bir dava olması Anayasa denetimi için öngörülen koşullardanbiridir.
Bukoşulun gerçekleşip gerçekleşmediği konusunda doğrudan doğruya inceleme yaparakkarar vermek, Anayasa Mahkemesinin salt yetkisi içindedir. Bu yetkininkullanılmasını; Anayasa Mahkemesinin, sanki o davada, mahkemenin görev sorununuçözen bir üst merci olması gibi, Anayasa dışı bir sıfat ve nedene bağlamaolanağı yoktur. Mahkemeler kendi zincirleme bütünlükleri içinde yargısaldenetime bağlıdırlar. Anayasa Mahkemesi ise, sadece kendisine özgü anayasaldenetim yetkisini kullanabilme açısından ve ancak bu amaçla itirazcı mahkemeningörevini saptamak ve ondan sonra kendi görevini yerine getirmek zorundadır. Bunedenle kendi görevini yerine getirirken yaptığı bir inceleme dolayısiyle,Anayasa Mahkemesinin öteki mahkemeler karşısında bir üst inceleme göreviyaptığı anlamım çıkarmaya Anayasa'nın 151. maddesi elverişli değildir.
İtirazyoluna başvuran İstanbul 10. Asliye Hukuk Mahkemesinin elindeki davanın konusuözetle şöyledir: Vakıflar Genel Müdürlüğü İstanbul Başmüdürlüğünde görevli ikenemekliye sevkedilen davacıya, 6760 sayılı Yasanın 16. maddesi ve bu husustakiyönetmelik uyarınca tahsis edilen idareye ait dairenin boşaltılması tebliğedilmiştir. Davacı boşaltma isteğine karşı çıkmakta ve kimi nedenler ilerisürerek çekişmenin önlenmesini mahkemeden istemektedir, İddia ve savunmanındayanağını 6760, 4626 ve 6126 sayılı Kanun hükümleri oluşturmaktadır. 27/6/1956günlü, 6760 sayılı "Vakıflar Umum Müdürlüğü Vazife ve Teşkilâtı HakkındaKanun"un 16. maddesinde; merkez ve vilâyetlerde bulunan vakfa ait meskenvasfını haiz taşınmazlardan bir kısmının Başbakanlığın onayiyle idarememurlarının oturmasına tahsis edilebileceği, bu gibi taşınmazlar için 4626sayılı Yasanın 5. maddesinin ikinci ve üçüncü fıkralarıyle 6126 sayılı Yasahükümlerinin uygulanacağı, tahsislerin kimlere ve nasıl yapılacağının biryönetmelikle saptanacağı açıklanmaktadır. 18/7/1944 günlü, 4626 sayılı MemurMeskenleri İnşaası Hakkında Kanunun 5. maddesinin ikinci ve üçüncüfıkralarında, kendilerine konut tahsis edilenlerde aranacak koşullar ve kirabedelinin tahsili yöntemi belirtilmektedir. Aynı Kanuna ek 9/7/1953 günlü, 6126sayılı Yasanın birinci maddesinde ise, hangi hallerde konutların boşaltılmasıgerektiği, yönetmelikte belirlenen sürede boşaltılmayan konutlardanilgililerin, ayrıca tebligata hacet kalmadan, illerde valinin, ilçelerdekaymakamın, bucaklarda bucak müdürünün karariyle bir hafta içinde zorlaçıkartılmaları hükme bağlanmakta ve bu kararlara karşı idari ve kazai mercilernezdinde yapılacak itirazların, kararın icra ve infazını durduramıyacağıaçıklanmaktadır.
Kanunhükümlerinin incelenmesinden, açıkça görülmektedir ki, gerek konut tahsisişlemi, gerek konutun boşaltılması işlemi yönetim tasarrufları niteliğindedir.Her ne kadar oturma karşılığında idarece tahsil olunan paraya kanunda kiraparası adı verilmişse de, idare ile ilgililer arasındaki ilişki bir özel hukukilişkisi olmayıp, kamu hukukuna dayanan bir ilişkidir ve uyuşmazlık builişkiden doğmaktadır. Böyle olunca, niteliği bakımından bu davaya bakmakadalet yargı yerlerinin değil, idare yargı yerlerinin görev alanına girer.
Anayasaldenetim açısından görev sorunu böylece çözüldükten sonra, İstanbul Asliye 10.Hukuk Mahkemesinin dava konusu Yasa kuralının iptali için Anayasa Mahkemesinebaşvurmaya yetkili olmadığı kendiliğinden ortaya çıkmaktadır, itirazın,başvuran Mahkemenin yetkisizliği nedeniyle reddi gerekmektedir.
NihatO. Akçakayalıoğlu ek gerekçe yazma hakkını saklı tutmuş, Halit Zarbun, Ziyaönel, Sekip Çopuroğlu, Ahmet Salih Çebi, Âdil Esmer, Ahmet H. Boyacıoğluyukarıda açıklanan görüşe katılmamışlardır.
B-Bu sonuca göre; başvuran Mahkemenin, dava dosyasının İlgili bölümlerinigöndermeyip aslım göndermesinin 22/4/1962 günlü, 44 sayılı Yasanın 27.maddesine aykırılığı ve davada uygulanacak kanun hükmünün niteliği üzerindedurmaya gerek kalmamıştır.
V-SONUÇ :
İtirazın,Mahkemenin yetkisizliği nedeniyle reddine Nihat O. Akçakayalıoğlu'nun ekgerekçesi ve Halit Zarbun, Ziya Önel, Sekip Çopuroğlu, Ahmet Salih Çebi, AdilEsmer, Ahmet H. Boyacıoğlu'nun karşıoylariyle ve oyçokluğu ile;
2/3/1976 gününde karar verildi.
Başkan
Kâni Vrana
Başkanvekili
Şevket Müftügil
Üye
Ahmet Akar
Üye
Halit Zarbun
Üye
Ziya Önel
Üye
Abdullah Önel
Üye
Ahmet Koçak
Üye
Şekip Çopuroğlu
Üye
Fahrettin Uluç
Üye
Muhittin Gürün
Üye
Hasan Gürsel
Üye
Ahmet Salih Çebi
Üye
Adil Esmer
Üye
Nihat O. Akçakayalıoğlu
Üye
Ahmet H. Boyacıoğlu
KARŞIOYYAZISI
Çoğunluk,itirazın başvuran mahkemenin yetkisizliği yönünden reddine karar vermiştir. Busonucun yerinde olup olmadığını ortaya koyabilmek için olayın, dava safahatınınve uygulanan usuli hükümlerin gözden geçirilmesi gerekmektedir.
İtirazyoluna başvuran mahkeme, elindeki dava dosyasını olduğu gibi AnayasaMahkemesine göndermiş bulunduğundan bu konuların geniş bir biçimde incelenmesiolanak içine girmiştir.
Dosyadakibelgelere göre, davacıya davalı idare lojman tahsis etmiş ve davacı bu meskendeotururken idaresi kendisini re'sen emekliye sevkederek bu meskeni başlatmasınıistemiştir. Davacı emeklilik işleminin iptali ve yürütmenin durdurulmasıistemiyle Danıştaya başvurmuş, davalı idarenin haksız muaraza ve müdahalesininönlenmesini ve ihtiyati tedbir yoluyla da icranın ertelenmesini ayrıcamahkemeden istemiştir.
Davalıidare vekili tarafından mahkemeye verilen 12/5/1975 günlü cevap lâyihasındagörev itirazında bulunulmuş ve görevin idari yargıya taallûk ettiği ve adliyargı ile bir ilgisi olmadığı öne sürülmüştür. Mahkeme bu konuyu kararabağlamamış, davacının öne sürdüğü Anayasa'ya aykırılık savını ciddi bularakdosyayı Anayasa Mahkemesine göndermiştir.
Mahkemeleringörevi kamu düzenini ilgilendirdiğinden davanın her evresinde hukukmahkemelerinin görevine itiraz edilebilir ve böyle bir itiraz üzerine de derhalbir karar verilerek o davanın mahkemenin görevi içinde olup olmadığınınbelirtilmesi gerekmektedir. 4788 sayılı Uyuşmazlık Mahkemesinin Kuruluşuhakkındaki yasa hükümlerinde öngörülen yönteme uyduğu takdirde görev itirazınınreddi üzerine, davalı idarenin, Başkan veya Vali aracılığı ile Danıştay Başkanunsözcüsüne başvurmak ve uyuşmazlık çıkarmak yetkisinin bulunduğu açıktır. Oysaitiraz yoluna başvuran mahkemece bu defa görevli olup olmadığı tartışılmış vekarara bağlanmış değildir ve böylece bu mahkemenin, Anayasanın 151. ve 44sayılı Yasanın 27. maddeleri uyarınca davaya bakmakta olan mahkeme niteliğinikazanıp kazanmadığı belli olmamıştır. Öte yandan görev itirazının mahkemecekabulü halinde işin mahkemenin elinden çıkacağı ve böylece başvurma yolununkapanacağı açıktır. Bundan başka mahkemenin görevine yönelen böyle bir itirazısusmakla geçiştirmeye ve bu susuşu itirazın reddi anlamında saymaya da olanakyoktur. Mahkemenin görevine giren ve çözülmemiş olan bir sorun hakkında AnayasaMahkemesinin onun yerine geçerek işi incelemesi ve karara bağlamasıolanaksızdır.
Buitibarla itirazın noksan olarak geldiği açıkça belli olduğu için görevkonusunda karar verilmek üzere dosyanın geri çevrilmesi gerekirken, üst mahkemehatta itiraz yoluna başvuran mahkeme yerine geçerek yetkisizlik yönündenitirazı reddeden çokluk görüşüne karşıyız.
Üye
Ahmet Salih Cebi
Üye
Adil Esmer
Üye
Ahmet H. Boyacıoğlu
Yukarıdakigerekçeye aynen katılıyoruz.
Üye
Halit Zarbun
Üye
Ziya Önel
Üye
Şekip Çopuroğlu
EKGEREKÇE
5/5/1975ve 12/5/1975 günlü, dilekçeleri ile, yani 16/6/1975 günlü ilk oturumdan önce,davalı vekili, davayı görmenin idari yargı işi olduğunu açıklıkla ileri sürmüşfakat mahkeme, bunu yanıtlayıcı "görev kararı" vermemiştir.
İşeel koyusuna karşı çıkılan yerel mahkemenin, bu konuyu bir karara bağlayıp 4788sayılı Uyuşmazlık Mahkemesi Kurulması Hakkında Kanun'un 8. maddesini işleterek,davayı esastan çözümleyebilme yetkisini kazanmadan anayasal denetim isteğindebulunması, Anayasa'nın bu yolu düzenleyen 151. maddesi ile ortaya konmuş"bir davaya bakmakta olan mahkeme" olabilme koşulu ile bağdaşamaz.
Mahkemeninanayasal itirazının öncelikle bu nedenle reddi gerekir.
Üye
Nihat O. Akçakayalıoğlu