ANAYASA MAHKEMESİ KARARI
Esas Sayısı : 1977/104
Karar Sayısı : 1977/98
Karar Günü : 22.9.1977
İTİRAZ YOLUNA BAŞVURAN MAHKEME: SiverekTapulama Hâkimliği (Dosya Esas No: 1976/250).
İTİRAZIN KONUSU: 25.6.1973 günlü, 1757sayılı Toprak ve Tarım Reformu Kanunu’nun 36. maddesinin üçüncü fıkrasında yer alan“Kamulaştırma karşılığı, taşınmaz malın bulunduğu yerin Toprak ve Tarım Reformubölgesi ilân edilmesinden önce sahibinin bildirdiği emlâk vergisi değerinigeçemez. Karşılık Takdir Komisyonunca saptanan karşılık bu değerden yüksek ise,kamulaştırma karşılığı bu değere indirilir.” kuralının Anayasaya aykırı olduğuileri sürülerek iptali istenmiştir.
I. OLAY:
Bölgede Toprak ve Tarım Reformu Kanununun uygulanması dolayısıyletaşınmazları kamulaştırılan davacı, vergi beyannamesinde bildirilen değerinkamulaştırma bedeli olarak kendisine ödenmek istendiğini, oysa kamulaştırmagünündeki gerçek değerin daha yüksek olduğunu ileri sürmüş ve aradaki farkınödenmesini dava etmiştir. Davalı idare 1757 sayılı Toprak ve Tarım ReformuKanununun 36. maddesindeki hükme göre işlem yapıldığını açıklaması üzerine,davacı duruşmada bu hükmün Anayasaya aykırı olduğunu öne sürmüş, Mahkeme 36.maddenin üçüncü fıkrasında yeralan kuralın anayasanın 11., 12., 36. ve 2.maddelerine aykırı olduğu kanısıyla iptali için Anayasa Mahkemesinebaşvurmuştur.
II. İTİRAZIN GEREKÇESİ ÖZETİ:
Anayasa Mahkemesi, Anayasanın 38. maddesinin ikinci ve üçüncüfıkralarını iptal etmiş ve bu karar yayımlanmıştır. Bu durumda kamulaştırmaiçin aynı ilkeleri öngören 1757 sayılı toprak ve Tarım Reformu Kanununun 36.maddesinin üçüncü fıkrası hükmü anayasal dayanaktan yoksun bulunmaktadır. Buhüküm mülkiyet hakkının özünü zedelemekte ve emlâk beyannamesi verenlerlevermeyenler arasında eşitsizlik yaratmakta olduğundan Anayasanın 11., 12., 36.ve 2. maddelerine aykırılığı nedeniyle iptal edilmelidir.
III. METİNLER:
1- 25.6.1973 günlü, 1757 sayılı Toprak ve Tarım Reformu Kanununun36. maddesinin itiraz konusu üçüncü fıkrası şöyledir:
“Kamulaştırma karşılığı, taşınmaz malın bulunduğu yerin toprak vetarım reformu bölgesi ilân edilmesinden önce sahibinin bildirdiği Emlâk Vergisideğerini geçemez. Karşılık Takdir Komisyonunca saptanan karşılık bu değerdenyüksek ise kamulaştırma karşılığı bu değere indirilir.”
2- Dayanılan Anayasa kuralları:
Madde 2.- Türkiye Cumhuriyeti, insan haklarına ve Başlangıçtabelirtilen temel ilkelere dayanan, millî, demokratik, lâik ve sosyal bir hukukdevletidir.
Madde 11.- Temel hak ve hürriyetler, Devletin ülkesi ve milletiylebütünlüğünün, Cumhuriyetin, millî güvenliğin, kamu düzeninin, kamu yararının,genel ahlâkın ve genel sağlığın korunması amacı ile veya Anayasanın diğermaddelerinde gösterilen özel sebeplerle, Anayasanın sözü ve ruhuna uygunolarak, ancak kanunla sınırlanabilir.
Kanun, temel hak ve hürriyetlerin özüne dokunamaz.
Bu Anayasada yer alan hak ve hürriyetlerden hiçbirisi, insan hakve hürriyetlerini veya Türk Devletinin ülkesi ve milletiyle bölünmezbütünlüğünü veya dil, ırk, sınıf, din ve mezhep ayırımına dayanarak,nitelikleri Anayasada belirtilen Cumhuriyeti ortadan kaldırmak kastı ilekullanılamaz.
Bu hükümlere aykırı eylem ve davranışların cezası kanundagösterilir.
Madde 12.- Herkes, dil, ırk, cinsiyet, siyasî düşünce, felsefîinanç, din ve mezhep ayırımı gözetilmeksizin, kanun önünde eşittir.
Hiçbir kişiye, aileye, zümreye veya sınıfa imtiyaz tanınamaz.
Madde 36.- Herkes, mülkiyet ve miras haklarına sahiptir.
Bu haklar, ancak kamu yararı amacıyla, kanunla sınırlanabilir.
Mülkiyet hakkının kullanılması toplum yararına aykırı olamaz.
IV. İLK İNCELEME:
Anayasa Mahkemesinin, İçtüzüğün 15. maddesi uyarınca yaptığı ilkinceleme toplantısında aşağıda açıklanan konular üzerinde durulmuştur.
1-25.6.1973 günlü, 1757 sayılı Toprak ve Tarım Reformu Kanunu dahaönce başka bir dava dolayısıyle Anayasa Mahkemesince incelenmiş ve 19.10.1976günlü, esas 1973/42, Karar 1976/48 sayılı kararla bu kanunun tümünün biçimyönünden iptaline karar verilmiştir. İtiraz yoluna başvuran mahkemenin iptaliniistediği hüküm, bu kanunun 36. maddesinin üçüncü fıkrasında yeralmaktadır. Buduruma göre, aynı kanunun belirli bir maddesindeki hükmün yeniden ele alınıpincelenmesine ve bir karar verilmesine yer yoktur.
2- Anayasanın 152. maddesinin dördüncü fıkrasının uygulanabilmesikoşullarının olayda gerçekleşip gerçekleşmediği yolunda bir inceleme yapılmasıkonusu üzerinde de durulmuştur. İtiraz konusu işde böyle bir incelemeye olanakyoktur. Gerçi, 1757 sayılı Yasanın tümü iptal edilmiştir. Ancak karargereğince, iptal hükmü, yayınlandığı günden başlayarak bir yıl sonra yürürlüğegirecektir. Yani, bu süre içinde, 1757 sayılı Yasa, yürürlükte olan bir kanununhukuksal etki ve sonuçlarını taşımaktadır. Öteyandan Anayasanın 152. maddesininson fıkrası uyarınca, Anayasa Mahkemesi kararları, gerçek ve tüzel kişileri,yürütme ve yargı organlarını, bu arada Anayasa Mahkemesini de bağlamaktadır.Böyle olunca sözü geçen iptal kararının bağlayıcı niteliğini, belirli bir olayiçin bile olsa, öngörülen süreden önce ortadan kaldırma olasılığını içerin birincelemeye girişilmesine olanak yoktur. Bu nedenlerle Anayasanın 152.maddesinin dördüncü fıkrasında yeralan hükmün böyle bir incelemeye elverişliolmadığı sonucuna varılmıştır.
Ahmet H.Boyacıoğlu bu görüşe katılmamıştır.
V. SONUÇ:
Anayasa Mahkemesinin 19.10.1976 günlü, Esas: 1973/42, Karar:1976/48 sayılı karariyle, 25.6.1973 günlü, 1757 sayılı Toprak ve Tarım ReformuKanununun tümü biçim yönünden iptal edilmiş ve bu karar 10.5.1977 günlü, 15933sayılı Resmi Gazete’de yayımlanmış bulunduğundan itiraz konusu iş hakkındayeniden karar verilmesine yer olmadığına Ahmet H. Boyacıoğlu’nun (Anayasanın152. maddesinin dördüncü fıkrasında yazılı hükmün, olayda uygulanmasıkoşullarının bulunup bulunmadığının incelenmesi gerektiği) yolundaki karşıoyuylave oyçokluğuyla,
22.9.1977 gününde oybirliğiyle verildi.
Başkan
Kâni VRANA
Başkanvekili
Şevket MÜFTÜGİL
Üye
Ziya ÖNEL
Üye
Abdullah ÜNER
Üye
Ahmet KOÇAK
Üye
Şekip ÇOPUROĞLU
Üye
Fahrettin ULUÇ
Üye
Muhittin GÜRÜN
Üye
Lûtfi ÖMERBAŞ
Üye
Ahmet ERDOĞDU
Üye
Hasan GÜRSEL
Üye
Ahmet Salih ÇEBİ
Üye
Adil ESMER
Üye
Nihat O. AKÇAKAYALIOĞLU
Üye
Ahmet H. BOYACIOĞLU
Karşıoy yazısı eklidir.
KARŞIOY YAZISI
I- 1757 sayılı Toprak ve Tarım Reformu Kanununun tümünün biçimaçısından iptaline bir siyasi parti tarafından açılan dava sonucunda kararverilmiştir. Anayasa Mahkemesinin 19.10.1976 günlü, E.1973/42, K.1976/48 sayılıKararı 10.5.1977 günlü, 15933 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanmış ve AnayasaMahkemesince de iptal hükmünün kararın yayımlandığı günden bir yıl sonrayürürlüğe girmesi saptanmıştır. İtiraz yoluna başvuran mahkeme, bakmakta olduğubu davada uygulama durumunda bulunduğu sözü geçen yasanın 36. maddesininesastan Anayasaya aykırı olduğu savını öne sürmüştür.
II- Anayasa Mahkemesince biçim yönünden iptaline karar verilen biryasanın, esası bakımından ve tekrar Anayasaya uygunluk denetimindengeçirilmesine olanak yoktur. Bununla birlikte iptal kararı doğrudan doğruyaaçılan bir iptal davası üzerine tesis olunmuş ve iptal hükmünün yürürlüğegireceği gün Anayasa Mahkemesince ayrıca saptanmıştır. Böylece yürürlükte kalanbu yasanın bir hükmünün o davada uygulanma durumunda bulunduğu ve Anayasa’yaaykırı olduğu mahkemece öne sürülmüştür.
III- Anayasa’nın 152. maddesinde iptal kararları için öngörülenana ilke, bu kararlardan herkesin yararlanması, yani Anayasaya aykırı hükmünbütünü ile herkes bakımından yürürlükten kalkmasıdır. Bununla beraber Anayasa,Anayasa Mahkemesine yalnız mahkemelerden gelen Anayasaya aykırılık iddialarıüzerine verdiği hükümlerin olayla sınırlı ve yalnız tarafları bağlayıcıolacağına da karar verme yetkisini tanımakla yetinmiş ve bu yetkininkullanılması yönünden izlenmesi gereken yön ve yöntemi açıklamamış ve keza 44sayılı Anayasa Mahkemesinin Kuruluşu ve Yargılama Usulleri Hakkındaki Kanunda daböyle bir kuralın yer almamış olması, Anayasa Mahkemesinin itiraz yolu ileyapılan başvurmada olayla sınırlı ve yalnız tarafları bağlayıcı olarak kararverme yetkisinin kullanılmasını gerektiren koşulların bulunup bulunmadığınınincelenmesini sorumlu hale getirir. Bu koşulların gerçekleşip gerçekleşmediğiincelenmeksizin, iptal kararı karşısında yeniden karar ittihazına yer olmadığıbiçiminde alınan kararın, Anayasanın 31. maddesinin son fıkrasında yer alan“Hiçbir mahkeme, görev ve yetkisi içindeki davaya bakmaktan kaçınamaz”yolundaki kurala ters düşeceği tabiidir.
SONUÇ:
Anayasa Mahkemesinin önüne getirilen bu işde, Anayasanın 152.maddesinde açıklanan “olayla sınırlı ve yalnız tarafları bağlayıcı karar verme”,yetkisinin uygulanıp uygulanamıyacağı, yetkiyi kullanma koşullarının oluşupoluşmadığı inceleme konusu yapılmaksızın, iptal kararı karşısında karar vermeyeyerolmadığı yolundaki çokluk görüşüne karşıyım.
Üye
Ahmet H. BOYACIOĞLU