ANAYASA MAHKEMESİ KARARI
Esas Sayısı:1977/112
Karar Sayısı:1977/128
Karar Günü:20/10/1977
Resmi Gazete tarih/sayı:2.2.1978/16188
İtirazyoluna başvuran : Şenkaya Sulh Ceza Mahkemesi.
İtirazınkonusu : 4/4/1929 günlü, 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanununun16/6/1936 günlü, 3006 sayılı Kanunla değişik 326. maddesinin birinci fıkrasıhükmünün, Anayasa'ya aykırı olduğu ileri sürülerek iptali istenmiştir.
I-OLAY:
Mahkemece;sanığın, 6831 sayılı Orman Kanununun 108/1, maddesine göre cezalandırılmasınakarar verilmiştir. Bu karar Yargıtay özel Dairesince bozulmuş, mahkeme öncekikararında direnmiştir. "Direnme" kararının, Yargıtay Ceza GenelKurulunca bozulması üzerine, mahkeme, Ceza Muhakemeleri Usulü Kanununun,Yargıtay Ceza Genel Kurulu kararma uyma zorunluluğunu koyan değişik 326.maddesinin birinci fıkrasının, Anayasa'nın 132. maddesine aykırı bulunduğukanısına vararak, bu konuda bir karar verilmesi için Anayasa Mahkemesinebaşvurmuştur.
III-METİNLER:
1-İtirazın konuşu yasa kuralı:
4/4/1929günlü, 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanununun 16/6/1936 günlü, 3006sayılı Kanunla değişik 326. maddesinin birinci fıkrası şöyledir:
"TemyizMahkemesinden verilen bozma kararına Mahkemelerin ısrar haklan vardır. Israrüzerine Temyiz Ceza Umumi Heyetinden verilen kararlara uymak mecburidir."
2-Anayasa Kuralları:
Anayasa'nınkonu ile ilgili 7., 31/2, 132/1, 2. ve 139/1. maddeleri aşağıya alınmıştır.
"Madde7- Yargı yetkisi, Türk Milleti adına bağımsız mahkemelerce kullanılır.
"Madde31/2- Hiçbir mahkeme, görev ve yetkisi içindeki davaya bakmaktankaçınamaz."
"Madde-32/1,2- Hâkimler, görevlerinde bağımsızdırlar; Anayasa'ya, kanuna, hukuka vevicdani kanaatlarına göre hüküm verirler.
Hiçbirorgan, makam, merci veya kişi, yargı yetkisinin kullanılmasında mahkemelere vehâkimlere emir ve talimat veremez; genelge gönderemez; tavsiye ve telkindebulunamaz."
"Madde139/1- Yargıtay, adliye mahkemelerince verilen karar ve hükümlerin son incelememerciidir. Kanunla gösterilen belli davalara da ilk ve son derece mahkemesiolarak bakar."
IV-İLK İNCELEME:
AnayasaMahkemesi İçtüzüğünün 15. maddesi uyarınca 22/9/1977 gününde; Kani Vrana,Şevket Müftügil, Ziya Önel, Abdullah Üner, Ahmet Koçak, Sekip Çopuroğlu,Fahrettin Uluç, Muhittin Gürün, Lûtfi Ömerbaş, Ahmet Erdoğdu, Hasan Gürsel,Ahmet Salih Cebi, Âdil Esmer, Nihat O. Akçakayalıoğlu ve Ahmet H.Boyacıoğlu'nım katılmalarıyla yapılan ilk inceleme toplantısında şu konuüzererinde durulmuştur:
CezaMuhakemeleri Usulü Kanununun değişik 326. maddesinin itiraz konusu birincifıkrası, birbirinden farklı hükümleri içeren iki tümceden oluşmaktadır. Butümcelerin ilkinde; "Temyiz Mahkemesinden verilen bozma kararınamahkemelerin ısrar hakları vardır." denilmektedir. İtirazcı mahkemeninelindeki işin bu tümce hükmü ile ilgisi yoktur. Çünkü mahkeme direnme yolunabaşvurmuş, ancak karar Yargıtay Ceza Genel Kurulunca bozulmuştur. Böylece davadaha önce direnme evresinden geçmiş bulunduğuna göre, direnme hakkınınvarlığına ilişkin hükmün davanın bundan sonraki evresinde artık uygulanma yerikalmamıştır.
"Israrüzerine Temyiz Umumi Heyetinden verilen kararlara uymak mecburidir."biçimindeki ikinci tümce hükmüne gelince; davada bu kuralın uygulanmasızorunludur. Çünkü mahkeme, sözü geçen kuralı uygulayarak Ceza Genel Kurulununverdiği bozma kararına uymak ve yargılamayı bu karar doğrultusundasonuçlandırmak durumundadır. Böyle olunca Anayasa'ya uygunluk denetiminin,itiraz konusu fıkranın ikinci tümcesinde yer alan hükümle sınırlı olarakyapılması gerekmektedir.
Böyleceyapılan ilk inceleme sonunda verilen karar şöyledir :
"Dosyanıneksiği bulunmadığından esasın 4/4/1929 günlü, 1412 sayılı Ceza MuhakemeleriUsulü Kanununun 16/6/1936 günlü, 3006 sayılı Kanunla değişik 326. maddesininbirinci fıkrasında yer alan "Israr üzerine Temyiz Ceza Umumi Heyetindenverilen kararlara uymak mecburidir." hükmü ile sınırlı olarakincelenmesine,
22/9/1977gününde oybirliğiyle karar verildi."
V-ESASIN İNCELENMESİ :
İtirazınesasına ilişkin rapor, Şenkaya Sulh Ceza Mahkemesinin 15/7/1977 günlü gerekçelikaran ve ekleri, iptali istenen yasa kuralı, ilgili Anayasa kuralları, bunlarailişkin gerekçeler ve konu ile ilgili öteki metinler okunduktan sonra gereğigörüşülüp düşünüldü:
Anayasa'nın132. maddesinin birinci ve ikinci fıkraları, hâkimlerin görevlerindebağımsızlığım; Anayasa'ya, kanuna, hukuka ve vicdanî kanaatlerine göre hükümvermelerini ve herhangi bir organ, makam, merci veya kişinin yargı yetkisininkullanılmasında hâkimlerin işlerine karışmamasını ve onlar üzerinde herhangibir biçimde etkili olmamasını öngörür.
Mahkeme,itiraz konusu hükmün, Anayasa'nın bu maddesindeki ilkelere aykırı olarakmahkemelerin bağımsızlığım zedelediğini ve hâkimi vicdanî kanısına aykırı kararvermeğe zorladığını ileri sürmektedir. Bu görüşün yerinde olup olmadığınısaptamak için Yargıtay'ın niteliği, görevi ve bundan başka Anayasa'nın 132.maddesinin sözü edilen hükümlerinin kanun yollarını yasaklayıp yasaklamadığıyönü üzerinde durulması gerekir.
Anayasa'nın139. maddesinin birinci fıkrası hükmü şöyledir:
"Yargıtay,adliye mahkemelerince verilen karar ve hükümlerin son inceleme merciidir."
Hâkimlerde her insan gibi yanılabileceklerinden kimi kararları, usul ve kanuna aykırıdüşebilir, karar taraflar için doyurucu olmayabilir. Bu durum, mahkemekararlarına karşı mahkemenin kendisine veya başka bir mahkemeye başvurarak bukararların yeniden incelettirilmesi, bunlardan yanlış olanların bozulması,doğru olanların da doğru olduklarının belirtilmesi ve bunun sonucu olarak doğrukararlar üzerindeki yanlışlık kuşkusunun ortadan kaldırılması zorunluğunudoğurmaktadır. Yargıtay, her şeyden önce, bu zorunluğu karşılamak ereği ile veözel kanunla kurulmuştur. Anayasa da bu niteliğini belirleyerek Yargıtay'ıAnayasa Kurumları arasına almıştır. Bundan başka Yargıtay, ülkede içtihatbirliğini de gerçekleştirmektedir; hâkimlerin belli olaylarda uyguladıklarıyasaları ve öbür hukuk kurallarının kendi kanılarına göre başka biçimdeyorumlamaları mümkün olduğundan, mahkemelerden benzeri olaylarda verilecekkararlar arasında çelişkiler doğabilmekte ve bu çelişkiler Anayasa'nın 12. maddesiile tanınan kanun önünde eşitlik ilkesini zedelemekte ve bundan ötürüiçtihatlar arasında birlik sağlanması da zorunlu bulunmaktadır.
Yargıtay'ıngerek alt mahkemelerin verdikleri kararları denetleme, gerek hukuk kurallarınınyorumlanmasında birliği gerçekleştirme görevlerini yapabilmesi için verdiğikararların mahkemeleri bağlayıcı nitelikte olması gerekir. Gerçekten, Yargıtaykararlarına bağlayıcı nitelik tanınmayacak olursa, Yargıtay görüşününbenimsenmesi mahkemelerin iradesine bağlı kalacaktır ve Yargıtay'ın durumudanışma yoluyla karar veren bir yer olmaktan ileri gitmeyecektir .OysaAnayasa'nın az yukarıda sözü edilen 139. maddesinin birinci fıkrası uyarıncaYargıtay, adliye mahkemelerinden verilmiş kararların ve hükümlerin son incelemeyeridir. Başka deyimle, bu kararları ve hükümleri inceleyerek denetleyecek veuygulamalarda görüş birliğini gerçekleştirecek bir yüksek mahkemedir; birdanışma yeri değildir.
Kaldıki Anayasa'nın 132. maddesi, kanun yollarına başvurmayı ve bir mahkemekararının başka bir hâkim veya mahkemece incelenmesini engelleyici bir hüküm dekoymuş değildir. Bu maddenin öngördüğü bağımsızlığın ereği, herhangi bir işiveya davayı tek bir hâkime veya tek bir mahkemeye gördürüp, yalnızca o hâkimveya o mahkemenin kanısına göre hükme bağlatmak olmayıp, yargı işlerinindışarıdan gelecek etkilerden uzak ve yalnız hukukî ölçülere göredeğerlendirilip hükme bağlanmasını sağlamaktır. Bu bakımdan, verilen kararlarınveya hükümlerin, Anayasa'ya, kanuna ve hukuka uygunluğunu güvenlik altına almaküzere bir işin veya davanın, başka bir hâkim veya mahkemeye incelettirilmesinive o hâkim veya mahkemenin kararının ilk hâkim veya mahkeme için bağlayıcıolmasını öngören bir kanun hükmü, Anayasa'nın sözü edilen maddesindekibağımsızlık ilkesine aykırı sayılmaz; tersine bu madde hükmü, hâkimleriAnayasa'ya, kanuna ve hukuka uygun karar ve hüküm vermekle ödevli kılan kuralıngerçekten uygulanmasına yönelen bir tedbir niteliğini gösterir. Böyle bir kanunhükmü, ayrıca mahkemelerin kuruluş ve işleyişleriyle, yargılama usullerininkanunla belli edileceğini öngören Anayasa'nın 136. maddesine de uygundur.
Yukarıdakiaçıklamalar, itiraz konusu hükmün, Anayasa'nın, Yargıtay'ın görevlerinibelirten 139. maddesine, mahkemelerin bağımsızlığını belirten 132. maddesineaykırı bir yönü bulunmadığını yeterince göstermektedir.
İtirazyoluna başvuran mahkeme gerekçeli kararında Anayasa'nın yalnız 132. maddesiüzerinde durmuş ise de, Anayasa Mahkemesi, 44 sayılı Yasanın 28. maddesininbirinci fıkrası uyarınca Anayasa'ya uygunluk denetiminde ilgililerin dayandığıAnayasa kuralı ve ileri sürülen gerekçeler ile sınırlı bir inceleme yapmakdurumunda olmadığından, itiraz konusu kuralın Anayasa'nın konu ile ilgiligörülen 7. ve 31, maddelerine uygun olup olmadığı sorunu üzerinde dedurulmuştur.
Anayasa'nın7. maddesinde "Yargı yetkisi Türk Milleti adına bağımsız mahkemelercekullanılır." denilmektedir, itiraz konusu hüküm, direnme kararınınbozulmasına ilişkin Yargıtay Ceza Genel Kurulu kararına, mahkemenin uymazorunluğunu koymaktadır. Gerek bozma kararından önceki ve gerek sonraki evredeyargı yetkisini davaya bakan bağımsız mahkeme kullanacaktır. Bu nedenle ortadayargı yetkisinin Türk Milleti adına bağımsız mahkemelerce kullanılacağınıbelirten Anayasa'nın 7. maddesine aykırı bir yön de yoktur.
Anayasa'nın31. maddesinin ikinci fıkrasında (Hiç bir mahkeme, görev ve yetkisi içindekidavaya bakmaktan kaçınamaz.) kuralı yer almıştır. Bu kuralın ereği;mahkemelerin yetkileri içindeki davaları çözmekten kaçınamayacaklarını kuralabağlayarak hak arama özgürlüğünü güvence altına almaktır. Direnme üzerineYargıtay Ceza Genel Kurulunca verilen karara uyma zorunluğu, bu güvenceningüçlenmesini sağlayan bir kuraldır. Bu duruma göre itiraz konusu hüküm,Anayasa'nın 31. maddesinin ikinci fıkrası kuralına da aykırı değildir.
Yukarıdaaçıklanan nedenlerle itirazın reddi gerekir.
VI-SONUÇ :
4/4/1929günlü, 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanununun 16/6/1936 günlü, 3006sayılı Yasa ile değişik 326 maddesinin birinci fıkrasında yer alan :"Israr üzerine Temyiz Ceza Umumi Heyetinden verilen kararlara uymakmecburidir." yolundaki hükmün Anayasa'ya aykırı olmadığına, bu hükmeyönelen itirazın reddine,
20/10/1977gününde oybirliğiyle karar verildi.
Başkan
Kâni Vrana
Başkanvekili
Şevket Müftügil
Üye
Halit Zarbun
Üye
Ziya Önel
Üye
Abdullah Üner
Üye
Şekip Çopuroğlu
Üye
Fahrettin Uluç
Üye
Muhittin Gürün
Üye
Lütfi Ömerbaş
Üye
Ahmet Erdoğdu
Üye
Hasan Gürsel
Üye
Ahmet Salih Çebi
Üye
Adil Esmer
Üye
Nihat O. Akçakayalıoğlu
Üye
Ahmet H. Boyacıoğlu