ANAYASA MAHKEMESİ KARARI
Esas Sayısı:1977/11
Karar Sayısı:1977/133
Karar Günü:13/12/1977
Resmi Gazete tarih/sayı:10.5.1978/16283
İtirazyoluna başvuran : Askerî Yüksek İdare Mahkemesi Daireler Kurulu.
İtirazınkonusu : 27/7/1967 günlü, 926 sayılı Türk Silâhlı Kuvvetleri Personel Kanununun41. maddesinin ikinci fıkrasının Anayasa'nın 105. maddesinin ikinci fıkrasına;aynı kanunun 7/7/1971 günlü, 1424 sayılı Yasa ile değişik 49. maddesinin (a) ve(b) bentlerinin Anayasa'nın 12. maddesi ile 105. maddesinin ikinci fıkrasına;değişik 54. maddesinin Anayasa'nın 12. maddesi ile 58. maddesinin ikincifıkrasına; ve 1424 sayılı Yasa ile eklenen ek geçici 14. maddesinin (a)bendinin de Anayasa'nın 12. maddesi ile 105. maddesinin ikinci fıkrasına;aykırı oldukları mahkemece ileri sürülerek iptalleri istenilmiştir.
I-OLAY :
30/8/1970nasıplı Tuğgeneral olan davacı, 30/8/1974 gününde rütbesine mahsus beklemesüresini tamamlamış ve yükselme koşullarını taşıdığı için de bu tarihte bir üstrütbeye yükselme sırasına girmiştir. Ancak, 926 sayılı Türk Silâhlı KuvvetleriPersonel Kanununun 47., 49. ve 54. maddeleri ile subay sicil yönetmeliğinin 41- 47. maddelerine göre Yüksek Askerî Şûraca yapılan yeterlik sıralamasında,kendi sınıfında değil Kara Kuvvetlerinde terfi sırasına gelen Tuğgenerallerlebirlikte ve onlar gibi değerlendirmeye tabi tutulduğundan, Kara Kuvvetlerinin(J. dahil) 1974 yılı Tümgeneral kontenjanı olan 14 general arasınagirememiştir. Böylece, bekleme süresi sonunda terfi ettirilmeyip 926 sayılıYasanın 49/f maddesi uyarınca emekliye sevk edilmiştir.
Davacı,bu idarî işlemin iptali için Askerî Yüksek İdare Mahkemesine dava açmıştır.Davaya bakmakta olan mahkeme de, uygulayacağı kanunun yukarıda belirtilenhükümlerini Anayasa'ya aykırı görerek itiraz yolu ile Anayasa Mahkemesinebaşvurmuştur.
III-YASA METİNLERİ :
l-İtiraz konusu yasa kuralları :
27/7/1967günlü, 926 sayılı Türk Silâhlı Kuvvetleri Personel Kanununun MahkemeceAnayasa'ya aykırılığı ileri sürülen maddelerinin itirazla ilgili hükümleriaşağıdadır :
Madde41- (Değişik : 1923 - 3/7/1975) Subay kadroları aşağıdaki esaslara göre tespitolunur :
Kara,Deniz, Hava Kuvvetlerine ve Jandarma Genel Komutanlığına ait kadrolar, her yılın30 Ağustos tarihine kadar rütbe, sınıf (varsa branşı) belirtilerek GenelkurmayBaşkanlığınca hizmet ihtiyacına göre tesbit edilir ve ilgili Kuvvete veJandarma Genel Komutanlığına bildirilir. ......
.....................................................................................................................
Madde49- General ve amiral miktarları aşağıdaki esaslara göre tesbit olunur :
a)(Değişik: 1424 - 7/7/1971) Silâhlı Kuvvetlerde (J. Gen. K. lığı dahil) generalve amiral kadroları, Silâhlı Kuvvetlerin hizmet ihtiyacına göre GenelkurmayBaşkanlığınca tespit olunur. Ancak kadro ile tespit edilecek general ve amiraltoplamı sınıf mevcudu esas alınmaksızın barışta muvazzaf subay mevcudunun %l'ini geçemez.
Yüzdebir oranına göre tespit edilecek general - amiral miktarı tespit tarihindenitibaren her kuvvetin muvazzaf subay mevcudunda % 6'dan fazla bir artma veyaeksilme olmadıkça değiştirilemez. % 6'dan faz la bir artma ve eksilme olduğutakdirde bu miktar % 6 kabul edilerek gerekli değişiklik yapılır.
Kadrolardagösterilen sınıf, rütbe ve miktarlar aşılamaz. Herhangi bir sebeple boşalangeneral - amiral kadroları müteakip 30 Ağustostan önce doldurulamaz.
Kuvvetkomutanlıklarınca ve Jandarma Genel Komutanlığınca ancak teşkilât değişikliğive hizmet zaruretleri dolayısiyle bu kadrolarda değişiklik teklif olunabilir.
Buteklifler, Yüksek Askerî Şûranın mütalâası alınmak suretiyle GenelkurmayBaşkanlığınca sonuçlandırılır.
(Ek:1923 - 3/7/1975) Ancak; 41 inci madde esaslarına göre o yıl için hizmetihtiyacı esas alınmak üzere saptanmış general ve amiral kadrolarında hizmetyılı içinde ölüm ve emeklilik nedenleriyle boşalacak veya yeni teşkil sebebiyleaçılacak olan kadro görev yerlerinde görevlendirilmek amaciyle tuğgeneral -tuğamiral ile tümgeneral - tümamiral korgeneral-koramiral rütbelerinde olmak ve% l oran dışında tutulmak üzere, ihtiyaç halinde Genelkurmay Başkanı tarafındangösterilecek lüzum üzerine, 54 üncü madde esaslarına göre 5 general - amiralfazladan terfi ettirilebilir. Bunlar boşalacak zorunlu görevlere devredilmeküzere Genelkurmay Teftiş Kurulundaki genel müfettişliklere atanırlar. Şu kadarki, barışta genel müfettişlik kadrolarına verilen tuğgeneral - tuğamiral ileTümgeneral - Tümgeneral ve Korgeneral - Koramiral toplam miktarı hiçbir zaman5'i geçemez.
b)(Değişik : 1923 - 3/7/1975) (a) bendine göre saptanan general ve amiralmevcutlarının muhtelif rütbelere dağılış oranlan üç kuvvet (Jandarma dahil)için aşağıdaki cetvelde gösterilmiştir. Kadrolar bu oranlan aşmayacak şekildesaptanır.
Rütbeler
K.K.K.(J. dahil) %
Dz. K.K. %
Hv. K.K. %
Orgeneral
5,2
7
4
Oramiral
Korgeneral
13,3
13
16
Koramiral
Tümgeneral
28,2
27
24
Tümamiral
Tuğgeneral
53,3
53
56
Tuğamiral
Madde54- (Değişik : 1424 - 7/7/1971) Yüksek Askeri Şûra, kuvvetlerden ve J. Gn. K.lığından 38 inci madde (h) bendi gereğince gönderilen albaylar ile terfisırasındaki genaral ve amirallerin şahsi dosyalarını ve rütbedeki sicilbelgelerinin (Albayların teğmenlikten itibaren, general ve amiralleringenerallik ve amirallik rütbelerindeki sicil belgelerini) inceleyerek SubaySicil Yönetmeliğinde gösterilen esaslara göre değerlendirme notu verir. Sicilnotu ortalaması ile değerlendirme nolu toplamı yeterlik notu olarak tespitedilir ve en üstün yeterlik notu alanlardan başlamak üzere bir yeterliksıralaması yapılır. Yeterlik notu en yüksek olanlardan itibaren kadro ihtiyacıkadar albay, general ve amiral bir üst rütbeye terfi ettirilir.
(Değişik:1923 - 3/7/1975) Ancak, bir üst rütbeye yükselecek Tümgeneral - Tümamiral ileKorgeneral Koramiral sayısı, yükselecekleri rütbenin l inci yıl kontenjanınaeşit veya az ise, bunların üst rütbeye yükseltilme durumları Yüksek Askerî Şûraüyelerinin üçte ikisinin kabulüne bağlıdır.
(Ek: 1923 - 3/7/1975) Savaş hali ilânından itibaren bu Kanunda öngörülen YüksekAskerî Şûraya ait görev ve yetkiler Genelkurmay Başkanına intikâl eder.
EKGEÇİCİ MADDE 14- (Ek : 1424 - 7/7/1971) Bu kanunun yürürlüğe girdiği tarihteTürk Silâhlı Kuvvetlerinde mevcut general ve amiral miktarı, 30/8/1971tarihinden 30/8/1974 tarihine kadar % 1,2 oranına, sonraki 4 yılda 49 uncumaddede belirtilen % 1 oranına aşağıda gösterilen esaslar içerisinde indirilir.
a)30/8/1971 tarihinden 30/8/1974 tarihine kadar uygulanacak % 1,2 oranına göretespit edilen general ve amiral mevcutlarının muhtelif rütbelere dağılışoranlan 3 kuvvet (Jandarma dahil) için, aşağıdaki cetvelde gösterilmiştir :
Rütbeler
K.K.K.(J. dahil) %
Dz. K.K. %
Hv. K.K. %
Orgeneral- Oramiral
6
7
7
Korgeneral-Koramiral
12,5
13
13
Tümgeneral-Tümamiral
25
26
27
Tuğgeneral-Tuğamiral
56,5
54
53
2-Dayanılan Anayasa kuralları:
Madde12- Herkes, dil ırk, cinsiyet, siyasî düşünce, felsefi inanç, din ve mezhepayırımı gözetilmeksizin, kanun önünde eşittir.
Hiçbir kişiye, aileye, zümreye veya sınıfa imtiyaz tanınamaz. Madde
58-Her Türk, kamu hizmetlerine girme hakkına sahiptir.
Hizmetealınmada, ödevin gerektirdiği niteliklerden başka hiçbir ayırım gözetilemez.
Madde105- Başbakan, Bakanlar Kurulunun başkanı olarak, Bakanlıklar arasındaişbirliğini sağlar ve Hükümetin genel siyasetinin yürütülmesini gözetir.Bakanlar Kurulu, bu siyasetin yürütülmesinden birlikte sorumludur.
HerBakan, kendi yetkisi içindeki işlerden ve emri altındakilerin eylem veişlemlerinden ayrıca sorumludur .
Bakanlardokunulmazlık ve yasaklamalar bakımından Türkiye Büyük Millet Meclisiüyeleriyle aynı durumdadır .
IV-İLK İNCELEME:
AnayasaMahkemesi İçtüzüğünün 15. maddesi uyarınca Kani Vrana, Şevket Müftügil, AhmetAkar, Ziya Önel, Abdullah Üner, Ahmet Koçak, Sekip Çopuroğlu, Fahrettin Uluç,Muhittin Gürün, Lûtfi Ömerbaş, Ahmet Erdoğdu, Hasan Gürsel, Adil Esmer, NihatO. Akçakayalıoğlu ve Ahmet H. Boyacıoğlu'nun katılmalarıyle 24/3/1977 günündeyapılan ilk inceleme toplantısında aşağıda açıklanan konular üzerindedurulmuştur.
Birdavaya bakmakta olan mahkeme, ancak o davada uygulayacağı kanun hükümlerininAnayasa'ya aykırılığını ileri sürerek Anayasa Mahkemesinden iptalleriniisteyebilir. İtiraz konusu yasa kuralları önce bu açıdan incelenmelidir.
l-926 sayılı yasa, Türk Silâhlı Kuvvetleri mensuplarının yetiştirilmelerinisınıflandırılmalarını, görev ve yükümlülüklerini, yükselme veödüllendirilmeleriyle her türlü özlük haklarını düzenlemek amacıylaçıkarılmıştır. (Madde 2). Bu nedenle, Yasanın itiraz konusu yapılan hükümleriTürk Silâhlı Kuvvetlerine mensup generallerin ve amirallerin tümünüİçermektedir. Başka bir deyişle bu hükümler, her kuvvetten general veamirallerin terfilerine ve terfi edemiyenlerin kadrosuzluk nedeniyle emekliyesevkedilmelerine ilişkin bulunmaktadır.
YüksekAskeri Şûra tarafından saptanan değerlendirmeye göre yapılan yeterliksıralamasında ilk 14 general arasında yer alamadığı için terfi ettirilmeyen vekadrosuzluktan emekliye ayrılan davacı tuğgeneral ise Jandarma GenelKomutanlığına mensup ve jandarma sınıfından olduğundan, 926 sayılı Yasanındavada uygulanma durumunda olan hükümlerinin jandarma sınıfındaki generallerlesınırlı olarak incelenmeleri gerekir.
2-Sözü edilen yasanın itiraz konusu 41. maddesinin ikinci fıkrası hükmü; Kara,Deniz, Hava Kuvvetlerine ve Jandarama Genel Komutanlığına ait subaykadrolarının her yılın 30 Ağustos (Dava konusu uyuşmazlığın doğduğu 30/8/1974tarihinde yürürlükte olan maddede bu tarih 31Ağustos olarak yeralmıştır.)tarihine kadar rütbe, sınıf (varsa branşı) belirtilerek, Genel kurmayBaşkanlığınca hizmet ihtiyacına göre saptanacağına ilişkindir. Yani, TürkSilâhlı Kuvvetlerine mensup tüm subay kadrolarının saptanmasında GenelkurmayBaşkanlığına yetki veren genel bir hükümdür. Oysa Genelkurmay Başkanlığının,general ve amiral kadrolarını belli koşullar içinde saptama yetkisi özel birhüküm olarak 49. maddenin birinci fıkrasının (a) bendinde yer almıştır. Dava dageneral kadrolarının saptanmasına ilişkin bulunduğuna göre, değişik 41.maddenin ikinci fıkrasının bu davada uygulanması olanağının bulunmadığı açıkçaortadadır. Bu hükme ilişkin itiraz, mahkemenin yetkisizliği nedeniylereddedilmelidir.
3 -926 sayılı yasanın 1424 sayılı yasa ile değişik 49. maddesinin birincifıkrasının (b) bendine gelince :
Davacıjandarma Tuğgenerali, 30/8/1974 tarihinde bir üst rütbeye yükselme sırasınagelerek değerlendirmeye tabi tutulmuş ve bu tarihte de kadro yokluğu nedeniyleemekliye sevk edilmiştir. Hakkında uygulanan idarî işlemlerin iptali için 20Eylül 1974 tarihi; dilekçe ile Askerî Yüksek İdare Mahkemesinde dava açmıştır.
Heridarî uyuşmazlığın, doğduğu tarihte yürürlükte bulunan yasa hükümlerininuygulanması suretiyle çözümlenmesi, hukukun temel kurallarındandır. Bakılmaktaolan davanın konusunu oluşturan uyuşmazlık 30/8/1974 tarihinde doğmuştur. Butarihte ise 926 sayılı Kanunun 49. maddesinin (b) bendi değil, ek geçici 14.maddenin (a) bendi hükmü yürürlükte bulunmaktadır. Çünkü. 49. maddenin (b)bendi ile, general ve amiral mevcutlarına ve bunların çeşitli rütbeleredağılışlarına ilişkin oranları saptayan iki kural getirilmiştir: General veamiral mevcutlarının çeşitli rütbelere dağılış oranlarına, bendin cetvelbölümünde yer verilmiş; general ve amiral mevcutlarının saptanmasının da aynımaddenin (a) bendine göre yapılacağı belirtilmiştir, (a) bendinde de, kadro ilesaptanacak general ve amiral toplamının ...muvazzaf subay mevcudunun % l'inigeçemiyeceği hükmü yeralmıştır.
Ekgeçici 14. maddenin birinci fıkrasında ve (a) bendinde ise, 30/8/1971tarihinden 30/8/1974 tarihine kadar % 1,2 oranının ve sonraki 4 yılda, yani30/8/1975 - 30/8/1978 tarihleri arasında 49. maddede belirtilen % l oranınınuygulanacağı öngörülmüştür. Aynı maddenin (c) bendi ile de buna ilişkinaçıklayıcı hüküm getirilmiştir.
Görülüyorki49. maddenin (b) bendi, ancak 30/8/1975 - 30/8/1978 tarihleri arasındauygulanacak kuralları içerir biçimde düzenlenmiştir. Bu nedenle de, 30/8/1971 -30/8/1974 tarihleri arasında uygulanma olanağı yoktur.
Bakılmaktaolan davada bu hükmün uygulanma olanağı bulunmadığından, sözü geçen hükümleilgili itiraz mahkemenin yetkisizliği nedeniyle reddedilmelidir.
Böylece,yapılan ilk inceleme sonunda davanın, Anayasa'nın ve 22/4/1962 günlü, 44 sayılıKanunun ilgili maddelerinde öngörülen kurallara uyulmak suretiyle açıldığı vedosyanın eksiği bulunmadığı saptandığından işin esasının; 27/7/1967 günlü, 926sayılı Türk Silâhlı Kuvvetleri Personel Kanununun davada uygulanma durumundaolan 49. maddesinin 1424 sayılı yasa ile değişik (a) bendi ile aynı yasayladeğişik 54. maddesinin ve 926 sayılı kanuna sözü geçen yasa ile eklenen ekgeçici 14. maddesinin (a) bendinin, jandarma sınıfından olan generallerlesınırlı olarak incelenmelerine; Kani Vrana, Şevket Müftügil, Ahmet Akar,Abdullah Üner, Lûtfi Ömerbaş, Ahmet Erdoğdu ve Adil Esmer'in "54. maddeninuygulanacak hüküm olmadığı" yolundaki görüşleriyle, Nihat O.Akçakayalıoğlu'nun, bir sınırlamaya gerek olmadığı ve ayrıca Esasın incelenmesininaynı yasanın 41. maddesinin ikinci fıkrası ve 49. maddesinin b bendi açısındanda yapılması gerektiği yolundaki görüşü ile ve oy çokluğuyla 24/3/1977 günündekarar verilmiştir.
V.ESASIN İNCELENMESİ:
l-Sözlü açıklama:
Davanınesasını incelemek üzere, Şevket Müftügil, Halit Zarbun, Ziya Önel, AbdullahÜner. Ahmet Koçak, Sekip Çopuroğlu, Fahrettin Uluç, Muhittin Gürün, LûtfiÖmerbaş, Ahmet Erdoğdu, Hasan Gürsel, Ahmet Salih Çebi, Adil Esmer, Nihat O.Akçakayalıoğlu ve Ahmet H. Boyacıoğlu'nun katılmalarıyla toplanan AnayasaMahkemesi, önce sözlü, açıklama konusu üzerinde durmuştur. Yapılan görüşmelersonunda:
Herne kadar Askerî Yüksek İdare Mahkemesi daireler kurulunun gerekçeli kararındave davalıların savunmalarında itiraz konulariyle ilgili görüşler açıklanmış isede, konunun dahada açıklık kazanması bakımından sözlü açıklama yapılmasınınyararlı olacağı kanısına varılmıştır.
Bunedenle, 22/4/1962 günlü, 44 sayılı Kanunun 29. maddesi uyarınca ilgililerinsözlü açıklamalarının dinlenmesine ve dava ile ilgili görülen İçişleriBakanlığına, Millî Savunma Bakanlığına ve Genelkurmay Başkanlığına adı geçenkanunun 30. maddesi gereğince de çağrı kağıdı çıkarılmasına, Lûtfi Ömerbaş veAhmet H. Boyacıoğlu'nun (Dosyada yeterli açıklama vardır. Bu nedenle sözlüaçıklamaya gerek bulunmadığı) yolundaki karşıoylarıyle ve oyçokluğuyle11/10/1977 gününde karar verilmiştir.
Bukarar gereğince ilgililere usulünce çağrı kâğıdı gönderilmiş ve 15/11/1977gününde İçişleri ve Milli Savunma Bakanlıkları ile Genelkurmay Başkanlığınıntemsilcileri tarafından yapılan sözlü açıklamalar dinlenmiştir.
2-İnceleme :
İtirazınesasına ilişkin rapor, Askeri Yüksek İdare Mahkemesi Daireler Kurulunun 12Kasım 1976 günlü, 1974/154 esas sayılı gerekçeli kararı sözlü açıklamatutanakları ile öteki kâğıtlar, iptali istenen kanunun hükümleri, ilgili yasave Anayasa kuralları ve bunlara ilişkin gerekçeler ve yasama belgeleriokunduktan sonra gereği görüşülüp düşünüldü :
A-926 Sayılı Türk Silâhlı Kuvvetleri Personel Kanununun 1424 sayılı yasa iledeğişik 49. maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi hükmünün Anayasa'yaaykırılığı sorunu:
Anayasa'yaaykırılığı ileri sürülen bu hüküm ile Genelkurmay Başkanlığına SilâhlıKuvvetlerde (J. Gn. K. lığı dahil) general ve amiral kadrolarını silâhlıkuvvetlerin hizmet ihtiyacına göre ve belirli bir oranda saptama yetkisiverilmektedir. (a) Bendinin öteki fıkralarında da; her kuvvetin muvazzaf subaymevcudunda artma, eksilme, değişiklik ve boşalma olması hallerinde, saptanan bukadrolar hakkında yapılacak işlemler açıklanmakta ve yine GenelkurmayBaşkanlığının bu konudaki yetkileri belirtilmektedir.
İtirazkonusu hükmün Anayasa'nın 12. maddesine ve 105. maddesinin ikinci fıkrasınaaykırı olup olmadığı sorununun çözümünde doğru bir sonuca varabilmek için, ÖnceGenelkurmay Başkanının Anayasa ve yasalar açısından durumuna, görev vesorumluluklarına ve jandarmanın silâhlı kuvvetlerdeki yerine kısaca değinmekgerekir :
1-Anayasa'nın 110. maddesinin üçüncü ve dördüncü fıkralarında; GenelkurmayBaşkanının Silâhlı Kuvvetlerin komutanı olduğu... görev ve yetkilerinin kanunladüzenleneceği,... bu görev ve yetkilerinden dolayı Başbakana karşı sorumluolduğu kuralları yeralmıştır. Anayasa'nın bu maddesi gereğince çıkarılan7/7/1970 günlü, 1324 sayılı Genelkurmay Başkanının Görev ve Yetkilerine aitKanunun 1. maddesinde, Genelkurmay Başkanının barışta ve savaşta SilâhlıKuvvetlerin komutanı olduğu; 2. maddesinde; Genelkurmay Başkanının SilâhlıKuvvetlerin savaşa hazırlanmasında, personel, istihbarat, harekât, teşkilât,eğitim, öğretim ve lojistik hizmetlerine ait ilke ve öncelikler ile anaprogramlarını saptayacağı 7. maddesinde de, Genelkurmay Başkanının görev veyetkilerinden dolayı Başbakana karşı sorumlu olduğu, hükümleri bulunmaktadır.
2-Jandarmanın Türk Silâhlı Kuvvetlerindeki yerine gelince :
10/6/1930günlü, 1706 sayılı Jandarma Kanununun 1., 2., 4., 5. ve 7. maddelerindesırasiyle : T.C. Jandarmasının müsellâh ve askerî bir inzibat kuvveti olduğu,askerî Öğretim ve eğitim hususunda Genelkurmay Başkanlığına, silâh vemühimmatla seferberlik ve seferde ordu emrine geçeceklerin aylık, yedirme,giydirme, donatma ve tüm harcamaları hususlarında Millî Savunma Bakanlığınabağlı bulunduğu Jandarmanın zapturaptında ve hususî kanunlarda gösterilmiyenözlük işlerinde askeri kanun ve tüzüklere tabi olduğu; Jandarma GenelKomutanının Kolordu veya ordu komutanı sıfat ve selâhiyetinde olduğu;Kurmaybaşkanının ordu ile ilişiği kesilmeksizin ordudan alınacağı yazılıdır.
27/7/1967günlü, 926 sayılı Kanunun, subay sınıflarını saptayan 21. maddesinde,jandarmanın Türk Silâhlı Kuvvetlerine mensup ve muharip sınıflardan olduğubelirtilmiş, değişik 49. maddesinin (a) bendinde de Jandarma GenelKomutanlığına Silâhlı Kuvvetler içinde yer verilmiştir.
4/1/1961günlü, 211 sayılı Türk Silâhlı Kuvvetleri İçhizmet Kanununun Türk SilâhlıKuvvetlerini tanımlayan 1. maddesi de jandarmayı Türk Silâhlı Kuvvetleribünyesinde öngörmüştür.
Yukarıdaaçıklanan yasa hükümleri ve yine yasalarda yeralan kimi benzeri hükümler,jandarma kuruluşunun Türk Silâhlı Kuvvetleri bünyesi içinde ve onun ayrılmazbir parçası olduğu hakkında hiçbir kuşku ve duraksamaya yer bırakmamaktadır.
Mahkeme;genel emniyet ve asayiş işlerinin Emniyet Genel Müdürlüğü ve Jandarma GenelKomutanlığı aracılığıyle yürütülmesi görevinin kanunla İçişleri Bakanlığınaverilmiş ve Anayasa da, kendi çalışma alanlarından öncelikle Bakanları sorumlututmuş olduğundan, bu kadroların hiçbir hizmet ve sorumluluk bağlantısıbulunmayan Genelkurmay Başkanlığınca saptanmasının, Anayasa'nın 105. maddesininikinci fıkrasiyle çelişen bir yetki olduğunu ve itiraz konusu kuralın ayrıcaAnayasa'nın 12. maddesine de aykırı bulunduğunu ileri sürmektedir.
12Haziran 1937 günlü, 3201 sayılı Emniyet Teşkilâtı Kanununun 1. maddesinde:Memleketin Genel güvenlik ve asayişi işlerinden içişleri Bakanının sorumluolduğu, içişleri Bakanının bu işleri, kendi kanunları dairesinde hareket edenEmniyet Genel Müdürlüğü ile Jandarma Genel Komutanlığı ve icabında diğer bütünzabıta kuruluşları aracılığıyle yapacağı ve lüzum halinde Bakanlar Kurulukarariyle ordu kuvvetlerinden yararlanacağı hükmü yeralmıştır.
Burada,Önce Anayasa'nın 105. maddesinin ikinci fıkrası ile 110. maddesinin dördüncüfıkrasında öngörülen sorumlulukların nitelik ve kapsamı üzerinde durmakgerekmektedir :
a-Yukarıda açıklanan Anayasa ve yasa kurallarına ve Anayasa Mahkemesinin, buhusustaki çeşitli kararlarına göre (E: 1963/67, K: 1966/19, 4 sayılı A.M.K.D.Sayfa : 118; E : 1967/39, K : 1968/41, 6 sayılı A.M.K.D. Sayfa : 268; E :1970/52, K: 1971/46, A.M.K.D. Sayı: 9, Sayfa: 497) Genelkurmay Başkanı; barıştave savaşta bütün Silâhlı Kuvvetlerin komutanı olup, bu sıfatiyle ordununyönetimini, eğitim ve Öğretimini sağlayacak, O'nu savaşa hazırlayacak ve bugörevlerinden dolayı da, Başbakana karşı sorumlu olacaktır.
Anayasa;Genelkurmay Başkanına Silâhlı Kuvvetlerin Komutanı sıfat ve yetkisini tanırkenkuşkusuz ona Silâhlı Kuvvetlerin barışta ve savaşta hazırlanması ve yönetimigörevini vermekte ve bunun karşılığında onu Başbakana karşı sorumlu tutmaklada, yürütme organı ile Genelkurmay Başkanı arasındaki bağlantıyı kurmuş veböylece Başbakana da, hükümet kademesinde olmak üzere, bu işlerin yönetim vedenetiminde görev ve sorumluluk vermiş bulunmaktadır.
Başbakan,Anayasa'nın 110. maddesinin ikinci fıkrasında yeralan Millî Güvenliğinsağlanması ve Silâhlı Kuvvetlerin savaşa hazırlanması konularında BakanlarKuruluna ve Bakanlar Kurulu da Türkiye Büyük Millet Meclisine karşı sorumludur.
İçişleriBakanının görev ve sorumluluğuna gelince; yukarıda belirtilen yasa ile bu Bakanayurtta iç güvenliğin ve asayişin sağlanması hususunda görev ve sorumluluköngörülmüştür.
Şuhale göre burada, içişleri Bakanının, yasalarla verilen görev ve sorumluluğuile Başbakanının ve ona karşı sorumlu olan Genelkurmay Başkanının Anayasa ilegetirilen sorumlulukları söz konusu olmaktadır.
Böyleolunca da, bu konuda sorumluluk üzerinde durulurken; Anayasa'nın 105.maddesinin ikinci fıkrasiyle getirilen sorumluluğun, ancak Bakanların kendiyetki alanları içinde bulunan ve yasalarla öngörülen iş ve işlemleriyle sınırlıbulunduğunu ve Anayasa'nın 110. maddesiyle de, idare kademesinde GenelkurmayBaşkanının, hükümet kademesinde de Başbakanın görevli ve sorumlu olduklarını veböylece Genelkurmay Başkanı için de ağır sorumluluklar getirildiğini dikkate almakgerekmektedir. O takdirde de, kimi görevleri yönünden içişleri Bakanlığınabağlı bulunan jandarmanın general kadrolarının saptanması yetkisinin buBakanlığa verilmesinde, görev - sorumluluk ilişkisi açısından zorunlulukbulunduğu ileri sürülemez. Tersine, görev - sorumluluk ve yetki dengesininbirbirine bağlı ve uyumlu bir halde sağlanması amacıyle bu yetkinin GenelkurmayBaşkanlığına verilmiş olduğunu kabul etmek gerekir.
SilâhlıKuvvetlerden olan Jandarma kuruluşunda general kadrolarının saptanması yetkisiniiçişleri Bakanlığına veren bir düzen; askerliğin temeli olan disiplin ve tekkomuta kavramları ile ve Silâhlı Kuvvetlerin gelenekleriyle bağdaşamayacağıgibi, Anayasa'nın 110. maddesinin üçüncü ve dördüncü fıkralariyle getirilenkurallara da uygun düşmez.
Burada,jandarma general kadrolarının Genelkurmay Başkanlığınca saptanmasiyle bugenerallerin, her çeşit siyasal etki ve düşüncelerin dışında ve üstündekalabilmelerinin sağlanmış olacağı da gözönünde tutulmalıdır.
Yukarıdanberi yapılan açıklamalardan, itiraz konusu hükmün, Anayasa'nın 105. maddesininikinci fıkrası kuralına aykırı bulunmadığı sonucu ortaya çıkmaktadır,
b-itiraz konusu hükmün, Anayasa'nın 12. maddesindeki "eşitlik" ilkesineaykırı olduğu savına gelince;
Anayasa'nın,12. maddesiyle kesin olarak yasakladığı; yurtdaşların kanun karşısındadillerine, ırklarına, cinsiyetlerine, siyasî düşüncelerine, felsefîinançlarına, din ve mezheplerine göre farklı işlem görmeleridir.
Oysa,yukarıdaki açıklamalardan ve bent metninden de açıkça anlaşıldığı gibi (a)bendi ile; silâhlı kuvvetlerdeki ve onun ayrılmaz bir parçası olan JandarmaGenel Komutanlığındaki generallerin tümünün kadrolarının saptanmasında,herhangi] bir ayrım gözetmiyen ve ayrıcalık tanımıyan nitelikte genel ve nesnelbir kural getirilmiştir. Genelkurmay Başkanlığı bu kadroları saptarken, üçKuvvetin ve J. Gn. K. lığının hizmet gereksinmelerini (ve tümünde % l oranını)gözönünde tutacaktır.
Şudurum karşısında, Kuvvet generallerine Anayasa'nın 12. maddesinin yasakladığıçeşitten bir ayrıcalık tanındığını ve jandarma generalleri aleyhine olarakçeşitli ilkesinin bozulduğunu ileri sürmek olanaksızdır.
Özetlemekgerekirse:
ÜçKuvvette olduğu gibi, silâhlı kuvvetlerin ayrılmaz bir bölümümü oluşturanjandarmada da, general kadrolarının hizmet gereksinimine göre GenelkurmayBaşkanlığınca, saptanmasını, Anayasa Koyucunun amacı doğrultusunda kullanılmışbir yetki olarak kabul etmek gerekir.
Bunedenle, Silâhlı Kuvvetlerin ve bu arada Jandarma Genel Komutanlığının generalkadrolarının belirli koşullar altında saptanması yetkisini Genel kurmayBaşkanlığına veren itiraz konusu kuralın, Anayasa'nın 12. ve 105. maddelerineaykırı düşen bir yanı bulunmadığından, mahkemece bu kurala yöneltilen itirazınreddedilmesi gerekir.
B-926 sayılı Kanunun 1424 sayılı Yasa ile değişik 54. maddesinin Anayasayaaykırılığı sorunu :
Bumaddenin kapsadığı kurallar şunlardır:
YüksekAskerî Şûra, Kuvvetlerden ve J. Gn. Komutanlığından gönderilen yükselmesırasındaki general ve amirallerin şahsî dosyalarını ve rütbelerine ilişkinsicil belgelerini inceleyecek;
Subaysicil yönetmeliğinde gösterilen esaslara göre değerlendirme notu verecek,bundan sonra da; sicil notu ortalaması ile değerlendirme notu yeterlik notuolarak saptanacak;
Enüstün yeterlik notu alanlardan başlanmak üzere bir yeterlik sıralamasıyapılacak;
Yeterliknotu en yüksek olanlardan itibaren kadro ihtiyacı kadar... general ve amiralbir üst rütbeye terfi ettirilecektir.
Görülüyorki itiraz konusu madde ile, yükselme sırasındaki general ve amirallerin terfiişlemlerinin nasıl yapılacağı konusunda genel ilkeler getirilmiş ve YüksekAskerî Şuraya da genel bir yetki tanınmıştır.
Generalve amirallerin rütbe terlilerine ilişkin koşullara 926 sayılı Yasanın değişik47. maddesinde yer verilmiş olup bu maddede, yükselebilmek için öngörülenanakoşullar arasında, Yüksek Askerî Şûraca 54. madde esaslarına göre seçilmişolmak koşulu da aranmıştır.
YüksekAskerî Şûranın yasal yapısına gelince; bu da 26/7/1972 gün-İü, 1612 sayılıYüksek Askerî Şûranın Kuruluş ve Görevleri Hakkındaki Kanunun 2. maddesindebelirtilmiştir. Maddede, Jandarma Genel Komutanlığı ile ilgili konulardaJandarma Genel Komutanının da üye olarak Şûra toplantılarına katılacağıöngörülmüştür.
Öteyandan değerlendirme işlemi, değerlendirme notu ve saptanmasındaki esaslar,yeterlik notunun saptanması, yeterlik sıralamasının yapılması ve üst rütbeyeyükseleceklerin saptanması gibi Yüksek Askeri Şûranın yükselmeye ilişkinçalışma usulleri ise subay sicil yönetmeliğinin 41 - 47 nci maddelerindeyeralmış bulunmaktadır.
Buaçıklama da gösteriyor ki; Askerî Şûranın yasal yapısı, değerlendirme notuverilmesindeki esaslar, yeterlik notunun saptanması ve yeterlik sıralamasınınyapılması gibi konulara ve işlemlere 54. madde metninde değil, başka yasalardayer verilmiştir. Daha açık bir deyişle, Jandarma Generallerinin,değerlendirilmesinde Askerî Şûraya Jandarma Genel Komutanının katılmasına veböylece jandarma generallerinin bir fazla üye ile toplanan Şûracadeğerlendirilecekleri için değerlendirme notu ortalamasının düşük olmasınailişkin kuralların itiraz konusu maddede yer almadığı açıkça görülmektedir.
Demekki, jandarma generallerinin terfileri konusunda mahkemece ileri sürüleneşitsizlik 54. madde hükmünden değil, başka yasalarda yer alan kimi kurallardanve özellikle 926 sayılı Kanunun yine itiraz konusu yapılan ve ilerideincelenecek olan ek geçici 14. maddesinin (a) bendinin cetvel bölümündeki"K.K.K. (J. dahil)" deyiminden ileri gelmektedir.
Böyleolunca, itiraz konusu 54. madde ile getirilen hükmün, Jandarma generallerininyükselmeleriyle ilgili bir yönü bulunduğundan ve Anayasa'nın 12. maddesine tersdüşen bir eşitsizlik doğurduğundan söz edilemez.
54.madde hükmünün Anayasa'nın 58. maddesinin ikinci fıkrasındaki kurala da aykırıolduğu savına gelince :
Anayasa'nın58. maddesinin ikinci fıkrasında "hizmete alınmada, ödevin gerektirdiğiniteliklerden başka hiçbir ayınım gözetilemez" hükmü yer almıştır.Böylece, bu fıkra hükmü, kamu hizmetlerine girme temel hakkı ile ilgili kuralıkoymaktadır. Fıkradaki "hizmete alınma" deyimi ile de her Türkün kamuhizmetlerinin herhangi bir dalında kendi istekleri ile görev almaları halininöngörüldüğü açıktır. Oysa itiraz konusu yasa hükmü, generallerin yükselmeişlemlerinin nasıl yapılacağını ve Yüksek Askerî Şûranın bu konudakiyetkilerini düzenlemektedir. Bu nedenle, itiraz konusu madde üzerinde,Anayasa'nın 58. maddesine uygunluk açısından başkaca inceleme ve tartışmayapılmasına gerek görülmemiştir.
Yukarıdaaçıklanan nedenlerle, itiraz konusu 54. madde ile getirilen hükmün, Anayasanın12. ve 5'8. maddelerine aykırı yönü bulunmadığından bu maddeye yöneltilenitirazın reddedilmesi gerekmektedir.
C-926 sayılı Yasanın 1424 sayılı Yasa ile değişik Ek Geçici 14. maddesinin (a)bendinin metin bölümünün Anayasaya aykırılığı sorunu :
Mahkeme,926 sayılı Yasanın ek geçici 14. maddesinin (a) bendinin Anayasa'yaaykırılığını ileri sürerek iptalini istemektedir. Sözü edilen bent hükmüincelendikte görülür ki, bendin metin bölümünde "3 Kuvvet (Jandarmadahil)" deyimi, cetvel bölümünde ise "K.K.K. (J. dahil)" deyimiyer almaktadır. Bu durumda istemin, her iki bölümdeki deyimi de kapsayıcınitelikte olduğu açıktır.
Burada(a) bendinin metin bölümündeki deyim üzerinde durulacaktır:
926sayılı yasanın 49. maddesinin ilk metninde; silâhlı kuvvetlerde general, amiralmiktarının muvazzaf subay mevcudunun % 1,5 unu geçmiyecek biçimde saptanmasıöngörülmüş iken sonradan maddenin 1424 sayılı yasa ile değiştirilen (a) bendimetninde bu oran % l'e indirilmiştir.
Ancak,% 1,5 oranının % l'e düşürülmesinin birden bire değil, giderek yapılması içinde, 7/7/1971 günlü, 1424 sayılı yasa ile ek geçici 14. madde getirilmiştir. Maddeninilk fıkrası hükmü ile de, bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarihte Türk SilâhlıKuvvetlerinde mevcut general ve amiral sayısı 30/8/197-1 - 30/8/1974 tarihleriarasında % 1,2 oranına, sonraki 4 yılda ise 49. maddede belirtilen- % 1 oranınaindirilmiştir.
İtirazkonusu (a) bendi metninde de yukarda belirtilen tarihler arasındaki ilk 4 yıliçin uygulanacak % 1,2 oranına göre saptanan general ve amiral mevcutlarınınrütbelere dağılış oranlarının-3 Kuvvet (Jandarma dahil) için- bendin sonundakicetvelde gösterilmiş olduğu belirtilmiştir. Aynı maddenin (c) bendi hükmünegöre de, general ve amiral miktarları, 30/8/1975 tarihinden başlamak ve benttegösterilen esaslar gözönünde tutulmak üzere, 4 yıl içinde % 1,2 den % l'eindirilmiş olacaktır.
Görülüyorki (a) bendinde; Kara. Deniz ve Hava Kuvvetleri ayrı ayrı belirtilmeyip sadece"3 Kuvvet" deyimi kullanılmakla yetinilmiş ve Jandarma GenelKomutanlığının, K. K. K. lığına bağlı veya Onun Kuruluş ve Kadroları içindebulunduğu anlamına gelen bir deyime yer verilmemiştir. Tersine jandarmanın, 3kuvvetin yanında, ayrı ve bağımsız olarak belirtilmesine özen gösterilmiştir.
Şuhale göre metin; jandarma generallerinin, kendi aralarında değerlendirilipyeterlik sıralamasına tabi tutulmalarını önleyen ve yükselmelerinde - diğerkuvvet generalleri gibi - aynı fırsat eşitliğinden yararlanmalarını engelleyenbir hükmü taşımamakta ve sadece general ve amiral miktarlarının, SilâhlıKuvvetlerdeki muvazzaf subay mevcuduna göre belli tarihler arasında ve hangioranlarda saptanıp uygulanacağına ilişkin genel ve nesnel bir hüküm getirmişbulunmaktadır.
Bunedenle ek geçici 14. maddenin (a) bendinin metin bölümünün Anayasa'nın 12. ve105. maddelerindeki kurallara aykırı düşen bir yönü bulunmadığından, bu bölümeyöneltilen itirazın reddine karar verilmelidir.
D-Ek Geçici 14. maddenin (a) bendinin cetvel bölümünde yer alan "J.dahil" biçimindeki hükmün Anayasa'ya aykırılığı sorunu :
Burada,itiraz konusu hükmün Anayasa'ya uygunluğu incelenmeden önce, jandarmakuruluşunun K. K. K. lığı ile olan ilişki ve bağlantısını saptamakta, sorununsağlıklı biçimde çözümü bakımından yarar görülmüştür.
Jandarmanın,askerî yönü kadar önemli bir yönü daha vardır ki, o da özellikle 22/6/1930günlü 1706 sayılı Jandarma Kanununda yer alan hükümlerle belirtilmiştir.Şöyleki, sözü geçen kanunun 1., 2., 6., 9. ve geçici 14. maddelerine göre :
"TürkiyeCumhuriyeti Jandarması Genel Güvenlik ve asayişi korumak, kanun ve nizamlarhükümlerinin icrasını sağlamak ve bunlara dayanan Hükümet emirlerini yerinegetirmekle görevli (...) bir inzibat kuvvetidir". "Jandarmanın görevve hizmet yönünden mercii İçişleri Bakanlığıdır (...) güvenlik ve asayişişleriyle diğer bütün işlemlerde bu bakanlığa bağlıdır." "JandarmaGenel Komutanı (...) İçişleri Bakanının intihap ve inhası ve Cumhurbaşkanınınonaması ile atanır." "Jandarma kuruluşları mülki teşkilâta tabidir.Kadroların tertip ve tevzii İçişleri Bakanlığınca yapılır". "Jandarmasubayları güvenlik ve asayişin korunmasına, devletin kanun ve nizamları hükümlerininyerine getirilmesine ilişkin görevlerinden dolayı o yerin en büyük mülkiyememurunun buyruğu altındadırlar".
Öteyandan, 24 Temmuz 1956 günlü, 6815 sayılı Kanunun 1. maddesi ile de jandarmaya;sınır, kıyı ve kara sularının korunması ve güvenliği île gümrük bölgelerindekaçakçılığın önlenmesi, izlenmesi ve soruşturulması görevleri verilmiştir.
Görülüyorki, Jandarmaya, ülkede genel güvenlik ve asayişi korumak, Devletin kanun vetüzükleri hükümlerinin yerine getirilmesini sağlamak gibi önemli ve ağır kamuhizmetleri verilmiş bulunmaktadır. Gördüğü bu esas kamu hizmetleri dolayısiylede Türk Silâhlı Kuvvetlerinin öteki kesimlerinde yer almış olanlardan değişik,kendine özgü bir kuruluşa, örgütlenmeye sahip olması gerekmiştir.
İşte,1706 sayılı Jandarma Kanunu da, jandarma teşkilâtının kuruluş, görev, yetki vesorumluluklarını belirtmek amacı ile çıkarılmış bir yasadır. Bu yasanınhazırlanmasında, Jandarma Genel Komutanlığının, yukarıda açıklanan değişikgörev, yetki ve sorumlulukları bulunduğu, ve hiç bir yönden K.K.K. lığına bağlıolmayan ve O'nun yapısı içinde yer almayan bir kuruluş olduğu gerçeği gözönündetutulmuştur.
Öteyandan Jandarma kuruluşunun yine bu özellikleri nedeniyledir ki, jandarma subayve astsubaylarının nasıp, atama, yükselme, izin, ödüllendirme gibi özlük işleriyönünden Jandarma Genel Komutanlığı, diğer Kuvvet Komutanlıklarına ve İçişleriBakanlığı da Millî Savunma Bakanlığına denk ve eşit yetkilerle donatılmıştır.Örneğin; 1706 sayılı Yasanın 8. ve 926 sayılı Yasanın 34., 38, 82, 89, 121/d,127, 133., 139, 194. ve 195. maddelerindeki hükümlerle Jandarma GenelKomutanlığına ve İçişleri Bakanlığına tanınan yetkiler böyledir.
Jandarmanınbağlantısı saptanırken öncelikle teşkilât yasalarına bakmak gerekir. 3/7/1970günlü, 1324 sayılı Genelkurmay Başkanının görev ve yetkilerine ilişkin yasanın1. maddesinde "Silâhlı Kuvvetlerin teşkilâtı, kendi kuruluş vekadrolarında gösterilir" hükmü yer almıştır. Ancak, Kara, Deniz ve HavaKuvvetleri Komutanlıklarının teşkilât kanunları yoktur. Oysa Jandarma GenelKomutanlığının kuruluşunu, görev ve sorumluluklarını düzenleyen 22/6/1930günlü, 1706 sayılı Jandarma Kanunu ile Jandarma Teşkilât ve Vazife Tüzüğüçıkarılmıştır. Bunlarda Jandarmanın - yukarıda kararın ilgili bölümündeaçıklandığı biçimde - İçişleri ve Millî Savunma Bakanlıkları ile GenelkurmayBaşkanlığına bağlı olduğu belirtilmiş ve fakat hiç bir biçimde K.K.K. lığınabağlılığına ya da onun bünyesi, örgütü, kadrosu içinde olduğuna ilişkin birhükme yer vermemiştir.
Burada,211 sayılı Türk Silâhlı Kuvvetleri iç Hizmet Kanununun 1. maddesindeki"Türk Silâhlı Kuvvetleri : Kara (Jandarma dahil)" deyimi ile, 926sayılı Kanunun 21. maddesinde yer alan "Türk Silâhlı Kuvvetlerine mensupKara (Jandarma dahil)..." deyimi üzerinde de kısaca durarak bu deyimlerinkonuluş amaçlarını, anlam ve kapsamlarını araştırmakta yarar vardır.
Hemenbelirtmek gerekir ki, 211 ve 926 sayılı kanunlar, Silâhlı Kuvvetlerin teşkilâtkanunları olmayıp biri, iç hizmetleri tertip ve düzenlemek öteki ise TürkSilâhlı Kuvvetleri mensuplarının yetiştirilmelerini, sınıflandırılmalarını,görev ve yükümlülüklerini, yükselme ve Ödüllendirilmelerini ve diğer özlükhaklarım düzenlemek amacıyla çıkarılmışlar. Yoksa bunlar, Kuvvetlerin vebirliklerin kuruluş ve organik bağlantılarım düzenleyen yasalar değildir.
211sayılı Kanun, 4/1/1961 tarihinde çıkarılmış olup, Kanunun gerekçesi vegörüşülmesi hakkında herhangi bir bilgi yoktur. (Millî Birlik Komitesi KanunlarDergisi : Cilt : 43. Sayfa : 577-593). Sözü edilen kanunun l. maddesindeki budeyimin; jandarmanın Türk Silâhlı Kuvvetleri tanımının kapsamında olduğunu, bunedenle de bu yasanın getirdiği kimi kuralların jandarmaya da uygulanacağımbelirtmek amaciyle kullanıldığını kabul etmek gerekir. Nitekim yasanın kimimaddelerinde sadece "Silâhlı Kuvvetler", "Türk SilâhlıKuvvetleri" veya "Jandarma" deyimleri kullanılmış, kimimaddelerinde de "...Millî Savunma Bakanlığı veya Jandarma GenelKomutanlığı..." denilmiş olup K.K.K. lığından, söz edilmemiştir. (Madde :34/a, 35, 36, 37, 38, 39, 43, 46/c, 68/a/b, 105/b, 116/c).
926sayılı Kanunun 21. maddesinin gerekçesinde ve Yasama Meclisleri tutanaklarında,21. madde metnindeki "Kara (Jandarma dahil)" deyiminin, JandarmaGenel Komutanlığının Kara Kuvvetlerine bağlanması veya onun bünyesi içinde yeralması amaciyle getirildiğine ilişkin herhangi bir bilgiye rastlanmamıştır.(Millet Meclisi T. D. Cilt 16, Dönem 2, Toplantı 2, Birleşim 96, Sayfa 505 vedevamı), (C. Senatosu T.D. Cilt 43. Dönem l, Toplantı 6, Birleşim 88, Sayfa88), (Gerekçe : M.M.T.D. Cilt 43, Dönem l, Toplantı 4, S.S. 1031).
Kanunun,"Subayların sınıflandırılması" kısmında ve "Subaysınıfları" başlığı altında yer alan 21. maddesindeki bu deyimin;jandarmanın da bir muharip sınıf olduğunu belirtmek ve seferde K.K.K. lığınakatılacak jandarma birliklerinin yardımcı sınıf olarak değil, muharip sınıfgibi kullanılmasını sağlamak amaciyle getirildiğini kabul etmek gerekir.Nitekim maddenin, Türk Silâhlı Kuvvetlerinin muharip ve yardımcı olarak ikisınıf halinde sınıflandırılması amacı ile getirildiği, gerekçe metninde deaçıkça belirtilmiştir.
Öteyandan, ancak seferde jandarmanın bir kısım birliklerinin ordu emrinegireceğinin öngörülmüş olması da, aslında jandarma kuruluşunun K.K.K. lığınabağlı veya O'nun kuruluş ve kadroları içinde olmadığını göstermektedir. (1706S.K. Madde 2,3)
211sayılı Yasada olduğu gibi, 926 sayılı Yasada da Jandarma Genel Komutanlığıiçinde belirli ve istikrarlı bir deyim kullanılmamıştır. Yasanın çeşitlimaddelerinde :
"K.K.K.(j. dahil)", "Silâhlı Kuvvetler (Jandarma dahil)", "...Kara(Jandarma dahil)", "Silâhlı Kuvvetlerde (J. Gn. K. lığı dahil)","Üç Kuvvet (Jandarma dahil)", "Kara, Deniz, Hava Kuvvetlerine veJ. Genel Komutanlığına", "İlgili kuvvete ve J. GenelKomutanlığına", "ilgili kuvvet komutanının, (J. subayları için J. Gn.K. nın)", ya da "Millî Savunma Bakanı (J. subayları için İçişleriBakanı)" gibi farklı deyimler kullanılmıştır. (Madde : 21, 49/a, 124, 202,49/b, 34, 41, ek geçici madde : 14/a).
Bufarklı deyimlerden de yasa koyucunun; 211 sayılı Yasanın 1. ve 926 sayılı Yasanın21. maddelerindeki "...Kara, (Jandarma dahil)" deyimini Jandarmakuruluşunun K.K.K. lığına bağlı olduğunu göstermek amacıyle kullanılmadığıanlaşılmaktadır.
926sayılı Kanunun ek geçici 14. maddesine bağlı cetvelde yer alan "K.K.K. (J.dahil)" deyimine gelince :
Sözüedilen kanunda değişiklik yapan ve kanuna ek maddeler getiren 7/7/1971 günlü,1424 sayılı Yasanın, Millet Meclisinde ve Cumhuriyet Senatosundaki görüşülmesisırasında bu madde üzerinde söz isteyen üye bulunmadığından, metin olduğu gibiyasalaşmıştır. Maddenin gerekçesinde de konuya değinilmiştir. Böylece, (J.dahil) deyiminin cetvele, Jandarma Genel Komutanlığının Kara Kuvvetlerinebağlanması veya onun bünyesinde yer alması amaciyle konulmuş olduğu hakkındayasama belgelerinde de bir bilgiye rastlanmamıştır. (Millet Meclisi T.D.. Cilt14, Dönem 3, Toplantı 2, Birleşim 120, Sayfa 648) ve (Cumhuriyet Senatosu T.D.Cilt 65, Toplantı 10, Birleşim 84, Oturum l, Sayfa 776 ve devamı), (Gerekçe :Millet Meclisi T.D. Cilt 14, Dönem 3, Toplantı 2, S.S. 364, Sayfa 17).
Özetlemekgerekirse Jandarma; 1706 sayılı Yasada belirtilen mülkî görevlerinden dolayıiçişleri Bakanlığına, silâh ve mühimmatının sağlanması yönünden Millî SavunmaBakanlığına, Askerî eğitim ve öğretim yönünden de Genelkurmay Başkanlığınabağlı; yerel örgütü bakımından o yerin en büyük mülkiye memurunun buyruğualtında giderleri kendi bütçesiyle sağlanan, askerî ve silâhlı bir inzibatkuvvetidir. Fakat herhangi bir biçimde K.K.K. lığına bağlı veya onun kuruluş vekadroları içinde yer alan, emir ve komuta kademesi altında bulunan bir kuruluşdeğildir.
Şimdi,Kara Kuvvetleri generallerinin yükselmelerinde ayrıcalıklı bir durumun veJandarma generalleri bakımından da bir eşitsizliğin oluşup oluşmadığınıanlayabilmek için, generallerin terfi işlemleri üzerinde durmak, bu nedenle deYüksek Askerî Şûranın yasal yapısını ve terfi'e ilişkin çalışma yöntemleriniincelemek gerekmektedir.
Yukarıdakararın (B) ve (C) bölümlerinde de belirtildiği gibi, 926 sayılı Kanunundeğişik 49. maddesinin (a) bendine göre Silâhlı Kuvvetlerde (J. Gn. K. lığıdahil) general ve amiral kadroları, Silâhlı Kuvvetlerin hizmet ihtiyacına görebelli bir oranda Genelkurmay Başkanlığınca saptanmaktadır. Ek Geçici 14.maddenin (a) bendi uyarınca bu oran. 30/8/1971 - 30/8/1974 tarihleri arasında %1,2; 30/8/1975 - 30/8/1978 tarihleri arasında ise % 1 dir. İlk 4 yıl için eldeedilen general, amiral miktarı 30/8/1974 tarihine kadar geçerli olan ek geçici14. maddenin (a) bendinin cetvel bölümündeki oranlara ve yıl kontenjanımiktarlarına göre Kara (J. dahil), Deniz ve Hava Kuvvetleri için ayrı ayrıolmak üzere rütbeler arasında paylaştırılmaktadır.
Generalve amirallerin değerlendirme işlemleri, 1612 sayılı Yüksek Askerî ŞûranınKuruluş ve Görevleri Hakkındaki Kanunun 2. maddesine göre kurulmuş olan AskerîŞûra tarafından yapılmaktadır. (926 S.K. Mad. 54. Subay Sicil Yönetmeliği :Madde 41-47). Şûraca, terfi sırasındaki general ve amirallerin şahsi dosyalanve rütbelerindeki sicil belgeleri incelenerek subay sicil yönetmeliğindegösterilen esaslara göre değerlendirme notu verilmektedir. Bu değerlendirmenotu toplamı ile sicil notu ortalaması da yeterlik notu olarak saptanmaktadır.Saptanan bu yeterlik notlarının en yüksek olanından başlanarak generaller,kendi aralarında yeterlik sıralamasında yerlerini almakta ve böylece bir üstrütbeye yükselecekler belirlenmiş olmaktadır.
Buradaönemle üzerinde durulacak husus, jandarma generallerinin terfi işlemlerindeJandarma Genel Komutanı Askeri Şûra toplantılarına üye olarak katıldığındanjandarma generalleri için değerlendirme notu takdirinin bir fazla üye ileoluşan Şûraca yapılmakta olmasıdır. Başka bir deyişle, terfi sırasına girenJandarma generallerinin değerlendirme notu bir üye fazlasıyla teşkil edilenŞûra tarafından verildiğinden, sonuçta jandarma generallerinin değerlendirmenotu ortalaması K.K. generallerininkinden eksik olmakta ve bu nedenle yeterliksıralamasının yapılmasında jandarma generalleri aleyhine bir eşitsizlikdoğmaktadır.
Ortayaçıkan bu eşitsizliğe, aslında Ek Geçici 14. maddenin fa) bendinin cetvelbölümünde yer alan (J. dahil) biçimindeki deyim neden olmaktadır. Yani,Jandarma Genel Komutanlığına verilmesi gereken general kadrolarının, KaraKuvvetleri kadroları içinde eritilmesinin ve dolayısiyle jandarmagenerallerinin diğer kuvvet generalleriyle eşit olmayan koşullar içindedeğerendirilip sıralamada hak ettikleri yeri alamamalarının ye yıllık kadrokontenjanına girememelerinin kökenini söz konusu hüküm oluşturmaktadır. Çünkü,anılan cetvelde, jandarma genci komutanlığı için ayrı bir başlık ve sütunaçılmamış ve "K.K.K. (J. dahil)" deyimi kullanılmış olduğu içindirki, Yüksek Askerî Şûra tarafından yapılan değerlendirmede jandarma generalleriayrı olarak değil, Kara Kuvvetlerine mensup generaller arasında ele alınmaktave bunlarla birlikte yeterlik sıralamasına tabi tutulmaktadırlar. Böyle oluncada jandarma generalleri, hak ettikleri sırada yerlerini alamamakta ve JandarmaGenel Komutanlığına verilmesi gereken general kadrolarına atanamamakta ve terfiyönünden - diğer kuvvet generalleri gibi - aynı fırsat eşitliğindenyararlanamamaktadırlar.
JandarmaGenel Komutanlığının; Kara Kuvvetleri Komutanlığına bağlı olmadığı, O'nun kuruluşve Kadroları içinde yer almadığı ve emir ve komuta kademesi altındabulunmadığı, kendine özgü görev ve yetkisi, sorumluluğu ve bağlantıları olduğuyukarıda bu bölümün başında ayrıntılarıyla belirtilmiştir.
Önesürülen Anayasa'ya aykırılık sorununun bu açıklamaların ışığı altında elealınması gerekmektedir.
a)Mahkemece, itiraz konusu hükmün, Anayasa'nın 12. maddesindeki"eşitlik" ilkesine aykırılığı ileri sürülmektedir. AnayasaMahkemesinin bu kavrama ilişkin bir çok kararlarında da belirtildiği gibi Anayasa'nın"Kanun önünde eşitlik" ilkesi; benzer durumlarda bulunan kişilerinbenzer hukuk kurallarına bağlı tutulmalarını gerektirmektedir. Yani, kanunlarınuygulanmasında, dil, ırk. cinsiyet, siyasî düşünce, felsefî inanç; din vemezhep ayırımı gözetilmesini kesin olarak yasaklamaktadır. Benzer durumlardabulunan kişilerin başka başka kurallara bağlı tutulmaları içinde kesinliklehaklı bir nedenin var olmasını zorunlu kılmaktadır.
Oysa,(a) bendine ilişkin cetveldeki "K.K.K. (J. dahil)" deyimi, kuvvetgeneralleriyle Jandarma generalleri arasında, yükselme konusunda haklı birnedene dayanmayan ayrıcalık oluşturmakta ve kuvvet generallerine daha fazlaolanak sağlanmaktadır. Çünkü bu deyim nedeniyle, Genelkurmay Başkanlığıncahizmet ihtiyacına göre saptanıp doğrudan doğruya Jandarma Genel Komutanlığınaverilmesi gereken general kadroları verilmemekte ve dolay isiyle jandarmageneralleri aralarında değerlendirilip yeterlik sıralamasına tabitutulmadıklarından, rütbelerindeki yıllık general kontenjanına girememekte vesonuçta da yükselmelerinde - aynı nitelikte oldukları halde - kuvvetgeneralleri ile aralarında Anayasa'nın 12. maddesinin ikinci fıkrasınınyasakladığı bir eşitsizlik, ayrıcalıklı bir durum ortaya çıkmaktadır.
Bunedenle, itiraz konusu (a) bendine ilişkin cetveldeki "K.K.K. (J.dahil)" deyimi, Anayasa'nın 12. maddesindeki eşitlik ilkesine aykırıolduğundan iptal edilmesine karar verilmelidir.
KaniVrana, Şevket Müftügil, Abdullah Üner, Hasan Gürsel, Ahmet Salih Cebi, Nihat O.Akçakayalıoğlu ve Necdet Darıcıoğlu bu görüşe katılmamışlardır.
b)Dava konusu hükmün, Anayasa'nın 105. maddesinin ikinci fıkrasına da aykırıolduğu savına gelince :
Bukonu daha önce kararın (A) bölümünde ayrıntılarıyle incelenip sonuca bağlanmışolduğundan, burada yinelenmesine gerek görülmemiştir.
VI-İPTAL HÜKMÜNÜN YÜRÜRLÜCE GİRECEĞİ GÜNÜN SAPTANMASI :
Anâyasa'nındeğişik 152. maddesinin ikinci fıkrasında; gereken hallerde AnayasaMahkemesinin, iptal hükmünün yürürlüğe gireceği günü ayrıcakararlaştırabileceği, bu sürenin kararın Resmî Gazete'de yayımlandığı gündenbaşlayarak bir yılı geçemiyeceği kuralı yer almıştır. 22/4/1962 günlü, 44sayılı Kanunun 50. maddesinin üçüncü fıkrasında bu kural yinelendikten sonradördüncü fıkrasında da "bir kanun veya içtüzüğün veya bunların belirlihükümlerinin iptali halinde meydana gelecek olan boşluğu, kamu düzenini tehditedici nitelikte görürse, 3 üncü fıkra hükmünü uygular ve boşluğun doldurulmasıiçin Yasama Meclisleri başkanlıkları ile Başbakanlığı durumdan haberdarkılar" hükmüne yer verilmiştir.
926sayılı Kanunun dava konusu ek geçici 14. maddesinin (a) bendinin cetvelbölümünde yer alan (J. dahil) biçimindeki hükmün iptal edilmesi hali, kamudüzenini tehdit edici bir yasal boşluk meydana getirmemektedir. İşin buniteliğine göre, Anayasa'nın değişik 152. maddesinin ikinci fıkrasındaöngörülen yetkinin kullanılarak iptal hükmünün yürürlüğe gireceği günün ayrıcakararlaştırılmasına gerek görülmemiştir.
KaniVrana, Şevket Müftügil, Abdullah Üner, Hasan Gürsel, Nihat O. Akçakayalıoğlu veNecdet Darıcıoğlu bu görüşe katılmamışlardır.
VII-SONUÇ:
1-27/7/1967 günlü, 926 sayılı Türk Silâhlı Kuvvetleri Personel Kanununun 7/7/1971günlü, 1424 sayılı Yasa ile değişik 49, maddesinin birinci fıkrasının (a) bendiile aynı yasa ile değişik 54. maddesinin Anayasa'ya aykırı olmadığına, buhükümlere yönelen itirazın reddine oybirliği ile,
2-Aynı Kanuna yine 1424 sayılı Yasa ile eklenen Ek Geçici 14, maddenin (a)bendinin metin bölümünün Anayasa'ya aykırı olmadığına, bu bölüme yönelenitirazın reddine oybirliğiyle,
3-Ek Geçici 14. maddenin (a) bendinin cetvel bölümünde yer alan "J.dahil" biçimindeki hükmün Anayasa'ya aykırı olduğuna ve iptaline, KaniVrana, Şevket Müftügil, Abdullah Üner, Hasan Gürsel, Ahmet Salih Cebi, Nihat O.Akçakayalıoğlu ve Necdet Darıcıoğlu'nun karşıoylariyle ve oyçokluğuyla,
4-Yukarıda 3. bentde yazılı iptal kararının yürürlüğe gireceği günün ayrıcabelirtilmesine yer olmadığına Kani Vrana, Şevket Müftügil, Abdullah Üner, HasanGürsel, Nihat O. Akçakayalıoğlu ve Necdet Darıcıoğlu'nun karşıoylarıyle veoyçokluğuyla,
13/12/1977gününde karar verildi.
Başkan
Kâni Vrana
Başkanvekili
Şevket Müftügil
Üye
Abdullah Üner
Üye
Ahmet Koçak
Üye
Şekip Çopuroğlu
Üye
Fahrettin Uluç
Üye
Muhittin Gürün
Üye
Lütfi Ömerbaş
Üye
Ahmet Erdoğdu
Üye
Hasan Gürsel
Üye
Ahmet Salih Çebi
Üye
Adil Esmer
Üye
Nihat O. Akçakayalıoğlu
Üye
Ahmet H. Boyacıoğlu
Üye
Necdet Darıcıoğlu
KARŞIOYYAZISI
I-İşin ilk inceleme evresinde alınmış bulunan 24/3/1977 günlü esasınincelenmesine ilişkin kararın 926 sayılı Kanunun değişik 54. maddesi ile ilgilibölümü hakkında :
BirMahkemenin Anayasa Mahkemesine itiraz yoluyla başvurabilmesi, Anayasa'nındeğişik 151. ve 22/4/1962 günlü, 44 sayılı Kanunun 27. maddeleri uyarınca,elinde görülmekte olan bir davanın bulunması ve iptalini istediği Yasakuralının bu davada uygulama durumunda olması koşullarının gerçekleşmesinebağlıdır.
Buişte itirazcı Mahkemenin elinde görülmekte olan bir dava vardır. Ancak, buMahkemenin itiraz konusu yaptığı yasa kuralını, söz konusu davada uygulamadurumunda olup olmadığının incelenmesi gerekmiştir.
27/7/1967günlü, 926 sayılı Türk Silâhlı Kuvvetleri Personel Kanununun 7/7/1971 günlü,1424 sayılı Kanunla değişik 54. maddesinin metninde, Askerî Şûranın yapısı,değerlendirme notu verilmesindeki esaslar, yeterlik notunun saptanması veyeterlik sıralaması gibi, itirazcı Mahkemenin görmekte olduğu davayı bu maddeyiuygulamak yoluyla sonuçlandırmasında dayanacağı konu ve işlemlere ilişkinkurallar yer almamış bulunmaktadır.
Ohalde, itirazcı Mahkeme bu maddeyi uygulama durumunda bulunmadığından, itirazınbu maddeye ilişkin bölümünün Mahkemenin yetkisizliği nedeniyle reddine kararverilmesi düşüncesindeyim.
II-İşin esası hakkındaki 13/12/1977 günlü kararın 2. ve 3. bölümleri hakkında:
A)Anayasa'nın (Başkomutanlık ve Genelkurmay Başkanlığı) kenar başlığını taşıyan110. maddesinin ikinci fıkrasında "Millî Güvenliğin sağlanmasından veSilâhlı Kuvvetlerin savaşa hazırlanmasından, Türkiye Büyük Millet Meclisinekarşı Bakanlar Kurulu sorumludur." ve üçüncü fıkrasında da"Genelkurmay Başkanı, Silâhlı Kuvvetlerin Komutanıdır." diye (SilâhlıKuvvetler) den söz edilmiş ve maddenin son fıkrasında "Millî SavunmaBakanlığının görev ve yetkileri, Genelkurmay Başkanlığı ve KuvvetKomutanlıkları ile ilişkileri kanunla düzenlenir." kuralına yer verilmişise de, Silâhlı Kuvvetlerin hangileri olduğu madde metninde sayılmak yoluylagösterilmemiştir.
Anayasa'nınyukarıdaki kurallarına göre Türk Silâhlı Kuvvetleri, temel dayanağınıAnayasa'dan alarak ancak yasada gösterilen silâhlı kuvvetlerden kurulabilir.Başka bir deyimle, Türk Silâhlı Kuvvetlerinin nasıl oluşturulacağını saptamayayasama erki yetkilidir.
Anayasa'nın,sözü geçen buyruğuna uygun olarak, 211 sayılı Türk Silâhlı Kuvvetleri İç HizmetKanunuyla Türk Silâhlı Kuvvetleri Kara, Deniz ve Hava olmak üzere başlıca üçSilâhlı Kuvvetden oluşturulmuştur.
1961Anayasa'sından önce yürürlüğe konulmuş bulunan 1706 sayılı Jandarma Kanunu ileise, umumî emniyet ve asayişi korumaya, kanunlar ve nizamlar hükümlerininicrasını temine ve bunlara müstenit hükümet emirlerini ifaya memur müsellâh birinzibat kuvveti olarak görev verilmiş bulunan Türkiye Cumhuriyeti Jandarması,yukarıda sözü geçen 211 sayılı Kanunla ayrı bir Silâhlı Kuvvet sayılmayarak,Kara Kuvvetleri arasına konulmuştur. İşte yukarıdaki esaslar uyarınca jandarma926 sayılı Türk Silâhlı Kuvvetleri Personel Kanunu ile Kara Kuvvetleri içindebir muharip sınıf olarak sınıflandırılmış bulunmaktadır. Jandarmaya çeşitliYasalarla kimi askeri, idarî ve adlî görevler verilmiş, görevleri nedeniylebağlı olduğu yerler de başka başka ise de bunlar yukarıda sözü geçen yasalarlabelirlenen esas kuruluş ve görevi ile buna dayanan niteliğinideğiştiremiyeceğinden, onun Kara Kuvvetleri arasında bir sınıf olarak yer almasınınAnayasa'nın herhangi bir ilke veya kuralına veyahut özüne aykırılığından sözedilemez.
Kararınbaşvurmanın esastan reddine ilişkin bölümlerini oluşturan 1. ve 2. maddelerindedayanılan yasal ve Anayasal durum kısaca açıkladığımız biçimde bulunmaktadır.
Kararın3. maddesinde 926 sayılı Türk Silâhlı Kuvvetleri Personel Kanununa 7/7/1971günlü, 1424 sayılı Kanunla eklenen Ek Geçici 14. maddenin Anayasa'ya aykırıbulunmadığına ve itirazın bu hükme yöneten bölümünün reddine karar verilen (a)bendinin cetvel kesiminde yer alıp iptal konusu yapılan "J. dahil"deyiminin yukarıda sözü geçen Anayasal ve yasal durum karşısında, Anayasa'yaaykırılığının kabulüne olanak bulunmadığı kanısındayım.
Öteyandan, böyle bir düzenlemenin yönetimsel düzenlemede yer alan kimi kurallarnedeniyle yönetimsel uygulamada eşit sayılamayacak sonuçların doğmasına nedenolma olasılığının bulunması, Anayasa'ya uygunluk denetimi yapılırken Anayasa'yaaykırılığın saptanmasında bir ölçü olarak alınması yerinde sayılamaz. Çünkü,kurallar dizisinde yasal kurallar yönetimsel olanlardan önde gelir. Yani,yasaların bir tüzük ve yönetmelik kuralına aykırılığı söz konusu olamaz. Bununancak tersi öne sürülebilir.
Bundanbaşka, Anayasa'ya uygunluk denetimi, Anayasa ile Anayasa Mahkemesinin Kuruluşuve Yargılama Usulleri Hakkındaki 22/4/1962 günlü ve 44 sayılı Kanuna göre konuile sınırlı bulunmaktadır. Bu bakımdan, eşitsizliği doğurduğu ileri sürülebilenbaşka bir yasa kuralına da tartışmada yer verilemez. Çünkü bu yasa kuralıdenetim dışında kalan bir konudur.
Ohalde Jandarma Genel Komutanınca, 926 sayılı Askerî Personel Kanununa göreçıkarılan Subay Sicil Yönetmeliği uyarınca yükselme sırasında olanGenerallerden sadece jandarma generallerine ve kuvvet komutanlarından daha azdeğerlendirme notu verilmesi, itiraz ve iptal konusu yapılan yasa kuralınınAnayasa'ya uygunluğunun denetimi yapılırken Anayasa'ya aykırılığınsaptanmasında ölçü olarak alınamaz.
Yukarıdakinedenlerle kararın bu bölümüne karşıyım.
B)926 sayılı Türk Silâhlı Kuvvetleri Personel Kanununun 7/7/1971 günlü, 1424sayılı Kanunla eklenen Ek Geçici 14. maddenin (a) bendinin ekli cetvelbölümünde yer alan "J. dahil" deyiminin iptali üzerine Yasada birboşluk olacağı ve bunun general yükselmelerinde düzensizlik doğuracağı açıktır.Sözü geçen düzensizlik yükselme sırasındaki generallerin tümünüetkileyeceğinden, kamu düzenini tehdit edici bu boşluğun doldurulabilmesi içinAnayasa'nın 152. ve 22/4/1962 günlü, 44 sayılı Yasanın 50. maddelerinde yeralan yetkiye dayanılarak iptal hükmünün yürürlüğe gireceği günün AnayasaMahkemesince ayrıca kararlaştırılması gerektiği düşüncesiyle kararın dördüncübölümüne de karşıyım.
Başkan
Kani Vrana
KARŞIOYYAZISI
BirJandarma Generalinin üst rütbeye terfii için Yüksek Askeri Şûracadeğerlendirilmesinde 30/8/1974 de terfi edecekler araşma girememesi nedeniyleAskerî Yüksek İdare Mahkemesinde açmış olduğu iptal davası üzerine bu mahkeme,jandarma sınıfından generaller bakımından 926 sayılı Türk Silâhlı KuvvetleriPersonel Kanununun 7/7/1971 günlü, 1424 sayılı Kanunla değişik 49. maddesinin(a) ve (b) bentlerinin, 54. maddesinin ve bu kanuna 1424 sayılı Kanunla eklenenek geçici 14. maddenin (a) bendinin Anayasa'nın 12., 105., 58. maddelerineaykırılığını ileri sürmüş ve iptalini istemiş; Anayasa Mahkemesi 13/12/1977günlü, Esas .1977/11, Karar 1977/133 sayılı kararıyla söz konusu iptalisteklerinin çoğunu oybirliğiyle reddetmiş, ancak jandarma generallerin terfiişlemlerinde Jandarma Genel Komutanının katılmasıyla değerlendirme notutakdirinin bir fazla üye ile oluşan Yüksek Askerî Şûraca yapılmasının sonuçtajandarma generallerinin not ortalamasının Kara Kuvvetleri generallerininkindeneksik oluşmakta olduğu, bu nedenle yeterlik sıralamasının yapılmasında jandarmageneralleri aleyhine bir eşitsizlik doğduğu ve bu eşitsizliğe ise ek geçici 14.maddenin (a) bendinin cetvel bölümünde yer alan (J. dahil) biçimindeki hükmünsebebiyet verdiği gerekçesiyle bu hükmü oyçokluğu ile iptal etmiştir.
A.Devlet Kuruluşları içinde jandarma, 1930 tarihli, 1706 sayılı JandarmaKanununun 1. maddesine göre genel güvenliği ve asayişi korumaya, kanun ve nizamhükümlerinin yürütülmesini sağlamaya ve bunlara dayanan hükümet emirleriniyapmaya memur silâhlı ve askerî bir inzibat kuvvetidir.
Sözügeçen yasaya göre jandarma, mülki görevlerinden dolayı İçişleri Bakanlığına,silâhlarının sağlanması bakımından Millî Savunma Bakanlığına ve askerî eğitimve öğretim yününden de Genelkurmay Başkanlığına bağlıdır. Devletin dış ve içgenel güvenliğinin bahis konusu olduğu olağanüstü hallerde ve seferberlikte isejandarmanın gerek görülen birlik ve personeli ordu emrine verilmekte ve birkara kuvveti olarak ordu ile birlikte görev yapmaktadır. 1706 sayılı Yasanın 4.maddesine göre Jandarmanın Özel kanunla düzenlenmemiş özlük işlerinde askerîkanun ve nizamlar uygulanır. İşte bu kural nedeniyle jandarma sınıfısubaylarından albayların generalliğe ve generallikte bir üst rütbeyeyükselmeleri 926 sayılı Türk Silâhlı Kuvvetleri Personel Kanununun 38/b-2,41-49 ve bu kanunun öteki ilgili maddelerine göre yapılır. Yine bu kanunun 21.maddesinde jandarma mesleği ordunun muharip sınıfları arasında sayılmıştır.
Mülkîidarî teşkilâtta Bucaktan İle kadar olan kademelerde içgüvenlik hizmeti görensabit jandarma teşkilâtı yanında, hazar ve seferde içgüvenlik, gerektiğindeordu ile birlikte ve bir kara kuvveti olarak kara kuvvetleri komutanlığıemrinde dış güvenlik hizmetlerini görmek üzere teşkil, teçhiz ve teslih edilmişjandarma tugaylarının komuta kademelerinde ve eşidi hizmetlerdegörevlendirilecek jandarma generallerinin kadrolarının tesbiti 926 sayılı Yasaile Genelkurmay Başkanlığına ve sicil durumlarına göre terfi içindeğerlendirilmeleri de Yüksek Askerî Şûraya verilmiştir. 926 sayılı Kanunungerek 49/b. ve gerek ek geçici 14/a. maddelerinin cetvel bölümlerinde kadrolaragöre saptanan general ve amiral mevcutlarının rütbelere dağılış oranlarıbelirtilirken jandarma generalleri (J. dahil) denmek suretiyle (K.K.K.) sütunundagösterilmiştir. Kanun Koyucunun jandarma generalleri hakkında bu suretlebelirmiş olan teşriî tercihi, gerek kadro ve kontenjan, gerek terfideğerlendirilmesi bakımlarından, onların kara kuvvetleri generallerine göreeşit olmayan bir duruma düşmeleri sonucunu doğuramaz. Çünkü:
l-926 sayılı Kanunun 49/b. ve ek geçici 14/a. maddelerinin general ve amiralmevcutlarının muhtelif rütbelere dağılış oranlarını gösteren cetvelbölümlerinde Kara, Deniz ve Hava Kuvvetleri Komutanlıkları için birer sütunaçılmıştır. Jandarma Genel Komutanlığı Kanun Koyucu tarafından, öteki kuvvetkomutanlıkları gibi bir kuvvet olarak kabul edilmemiştir. Bu nedenlejandarmanın bir kara Kuvveti olduğu dikkate alınarak general kontenjanıbakımından (K.K.K.) sütununa eklenti yapmakla yetinilmiştir. Bunda Anayasa'yaaykırı düşen bir durum yoktur.
2-Jandarma Generalleri kontenjanının bu suretle Kara Kuvvetleri içindegösterilmiş olması jandarmanın Kara Kuvvetleri Komutanlığına bağlı bir teşkilâtolduğuna ve general kadro ve kontenjanının Kara Kuvvetleri GeneralKontenjanları içinde eritilmiş bulunduğuna delâlet etmez. Zira; Kanunun 41. ve49. maddeleri jandarma general kadrolarının ne şekilde hazırlanacağını ve nesuretle kesinlik kazanacağını açıkça göstermiştir. Jandarma Genel Komutanlığıkadrolarının Kara Kuvvetleri Generallerine ait kadrolarla bir ilgisi vebağlantısı bulunmamaktadır. Ancak, jandarmanın Genelkurmay Başkanlığıncasaptanmış olan general kadroları Kara Kuvvetleri Generalleri kontenjanınaeklenmek suretiyle cetvellere geçirilmektedir. Aslında (J. dahil) sözcüğü ileyapılan budur.
3-Her kuvvete ve Jandarma Genel Komutanlığına mensup albay ve generallerin birüst rütbeye yükselmek için Yüksek Askeri Şûraca değerlendirilmeleri vesıralandırılmaları 926 sayılı Kanunun 54. maddesine göre yapılmakta olup, iptalolunan ek geçici 14/a. maddesinin cetvel bölümünde yer alan "J.dahil" biçimindeki hüküm, doğrudan doğruya jandarma mensuplarının birhaksızlığa ve eşitsizliğe uğramalarına sebebiyet verecek bir içeriktaşımamaktadır. Ek Geçici 14. maddenin (a) bendi Kara, Deniz ve Hava KuvvetleriGenerallerinin 30/8/1971 ile 30/8/1974 döneminde % 1,2 oranındaki mevcutlarınınrütbelere göre bölümünü gösteren cetveli ihtiva etmekte olup, bu cetveldehernekadar (K.K.K.) sütununda (J. dahil) sözcükleri yazılı ise de, bununkaynağı kanunun 49. maddesinde bulunmaktadır. 49. maddeye ilişkin iptal isteğiise Anayasa Mahkemesince reddedilmiş bulunmaktadır.
4-926 sayılı Kanunun 54. maddesine göre Yüksek Askerî Şûrada jandarma albay vegenerallerinin değerlendirilmesi yapılırken, 17/7/1972 günlü, 1612 sayılıYüksek Askerî Şûranın kuruluş ve görevleri hakkındaki kanunun 2. maddesininikinci fıkrası gereğince Jandarma Genel Komutanının üye sıfatıyla şûrayakatılması ve değerlendirme notu vermesi ile kimi durumlarda jandarma mensuplarıaleyhine bir eşitsizlik doğması olasılığı vardır. Ancak, bu eşitsizliğin doğmaolasılığı iptal edilen hükümden değil, 21/1/1972 günlü, 14079 sayılı ResmîGazete'de yayınlanmış olan Subay Sicil Yönetmeliğinin 44. maddesinin (e)bendine göre Yüksek Askeri Şûra üyelerinden kuvvet komutanlarının değerlendirmenotunun 1-125 ve buna mukabil Jandarma Genel Komutanının değerlendirme notununise l -100 olarak saptanmış olmasından ileri gelmektedir. Sözü geçenyönetmelikte yapılacak bir değişiklikle Jandarma Genel Komutanınındeğerlendirme notu tavanı yükseltildiği takdirde bu konuda Kara KuvvetleriGenerallerine nazaran bir eşitsizlik doğmayacağı matematiksel bir gerçektir.
İtirazcıAskerî Yüksek idare Mahkemesinde görülmekte olan davada davacının Yüksek AskerîŞûrada hatalı bir değerlendirmeye uğradığı ve değerlendirme işleminin iptaligerektiği davacının iddiasını yenileyen bu mahkemenin kanun sözcüsü tarafındanda ileri sürülmüştür. Askerî Yüksek idare Mahkemesinin bu sav ve savunmalarıinceleyerek davanın esası hakkında bir karara varması gerekirdi, İptal kararıile, subay sicil yönetmeliğinin yol açabileceği bir eşitsizlik olasılığı veyayasaları uygulayanların hatalı davranışları sonucu doğabilecek haksızlıklarYasadan doğmuş gibi değerlendirilmiş bulunmaktadır.
B.Türkiye Cumhuriyeti Anayasa'sının 20/9/1971 günlü, 1488 sayılı yasa ile değişik152. maddesinin ikinci fıkrasında; Anayasa Mahkemesince, Anayasaya aykırıolduğundan iptaline karar verilen yasa veya içtüzüğün veya bunların iptaledilen hükümlerinin, gerekçeli kararın Resmî Gazete'de yayımlandığı tarihteyürürlükten kalkacağı, gereken hallerde, Anayasa Mahkemesinin, iptal hükmününyürürlüğe gireceği tarihi ayrıca kararlaştırılabileceği ve bu tarihin, kararınResmî Gazete'de yayımlandığı günden başlayarak bir yılı geçemeyeceği hükmebağlanmıştır.
22/4/1962günlü, 44 sayılı Yasanın 50. maddesi de, aynı kuralı yineledikten sonra, biryasa veya içtüzüğün veya bunların belirli hükümlerinin iptali halinde meydanagelecek olan boşluğu kamu düzenini tehdit edici mahiyette görürse, AnayasaMahkemesinin, iptal hükmünün yürürlüğe gireceği tarihi kararlaştırma yetkisinikullanacağını ayrıca belirtmiş bulunmaktadır.
926sayılı Türk Silâhlı Kuvvetleri Personel Kanununun Ek Geçici 14. maddesinin (a)bendinin cetvel bölümünde yer alan "J. dahil" biçimindeki hükmünoyçokluğu ile iptal edildiğine göre, 30/8/1971 ve 30/8/1974 tarihleri arasındakalan dönemde jandarma sınıfına ait general kadroları K.K.K. lığı kadrolarıiçinde sayılamayacak, bu generalliklerin muhtelif rütbelere dağıtılışında sözüedilen cetveldeki sütunlardan yararlanılamayacak, bu sütunlarda yazılıoranların hiç birisi kullanılamayacak ve öngörülen dağıtım kesinlikleyapılamayacaktır.
Böylecebeliren yasal boşluğun, Ek Geçici 14. maddenin (a) bendindeki cetvel bölümündeJ. Genel K. lığı için 30/8/1971 tarihinden 30/8/ 1974 tarihine kadaruygulanacak % 1,2 oranına göre saptanan general mevcudunun muhtelif rütbeleredağılış oranları gösterilmek suretiyle, yine yasal bir düzenleme iledoldurulması gerekecektir.
Bilindiğigibi, genel emniyet ve asayişin sağlanması ve kamu düzeninin korunması TürkiyeCumhuriyeti Jandarmasının en önemli görevleri arasında yer almaktadır.
J.Genel K. lığının üst yönetim kademelerinde ve lider yönetici statüsü içindegörev ve sorumluluk üstlenen J. generallerinin yasal boşluklar nedeniyle üstrütbelere yükselme olanağından yoksun bırakılmalarının J. nın görevlerineetkisi ve kamu düzeni ile ilgisi açıktır.
Bubakımdan 27/7/1967 günlü, 926 sayılı Türk Silâhlı Kuvvetleri Personel Kanununa7/7/1971 günlü, 1424 sayılı yasa ile eklenen Ek Geçici 14. maddenin (a)bendinin cetvel bölümünde yer alan "J. dahil" hükmünün iptalihakkındaki kararın yürürlük tarihinin ayrıca saptanmasında zorunluk vardır.
Oyçokluğuile verilen iptal kararına ve bu kararın yürürlüğe gireceği günün ayrıca belirtilmesineyer olmadığına ilişkin çoğunluk görüşüne bu nedenlerle katılmamaktayız.
Başkanvekil
Şevket Müftügil
Üye
Hasan Gürsel
Üye
Nihat O. Akçakayalıoğlu
Üye
Necdet Darıcıoğlu
KARŞIOYYAZISI
30/8/1970nasıplı Jandarma Tuğgenerali olan davacının, 30/8/1974 tarihinde beklemesüresini doldurup üst rütbeye yükselme sırasına girdiği, ancak Yüksek AskerîŞûrada verilen değerlendirme notu ile sicil notu ortalamasının toplamına göreterfi edecek 14 kişi arasına girmediğinden emekliye sevk edildiği, bu emekliişleminin iptali için açtığı dava üzerine Askerî Yüksek İdare MahkemesiDaireler Kurulunda; "Jandarma Subaylarının terfilerinde sicil notuortalamalarının tespitinden sonra kendi sınıflan içinde yeterlik sıralamasınatâbi tutulmaları icabederken Kara Kuvvetleri subaylarının içinde yeterliksıralamasına tâbi tutulmalarının Anayasanın eşitlik ilkesine aykırı düştüğü ve926 sayılı Türk Silâhlı Kuvvetleri Personel Kanununun 49. maddesinin (a)bendinde (Jandarma Genel Komutanlığı dahil denilmek suretiyle Jandarma Generalve Amiral kadrolarının Kara Kuvvetleri içinde eritilmiş olduğu) gerekçesiyle49. maddesinin (a) bendi ile ek geçici 14. maddesinin (a) bendinin ve 54.maddesinin Anayasaya aykırı olduğu öne sürülerek iptalleri için AnayasaMahkemesine başvurulmasına karar verilmiş, Anayasa Mahkemesince de sözü edilen49. maddenin (a) bendi ile 54. maddenin ve ek geçici 14. maddenin (a) işaretlibendinin (Jandarma sınıfından olan Generallerle sınırlı olarak) itirazınincelenmesine karar verilmiş, esas inceleme sonunda da : 49/a ve 54. maddelerleek geçici 14. maddenin (a) işaretli bendinin metin kısmında yeralan (Jandarmadahil) ibarelerinin Anayasaya aykırı olmadığına, ancak cetvelde yeralan (J.dahil) sözcüğünün Anayasa'ya aykırı olduğu nedeniyle iptaline çoğunlukla kararverilmiştir.
Bukarara ilişkin karşı oyumun gerekçeleri aşağıdadır:
1-Mahkemenin 54. madde hakkında Anayasa Mahkemesine başvurma yetkisi olmadığındanbu noktaya ilişen itirazın ilk inceleme sırasında reddedilmesi gerekmektedir.Şöyleki; Anayasa'nın 151. ve Anayasa Mahkemesinin Kuruluş ve Yargılama UsulleriHakkındaki 22/4/1962 günlü, 44 sayılı Yasanın 27. maddelerine göre, birmahkemenin Anayasa Mahkemesine başvurabilmesi için :
a -Elinde bakmakta olduğu bir dava bulunması,
b -Anayasaya aykırılığı öne sürülen Yasa hükmünün de, mahkemece bu davadauygulanması, şartlarına bağlı bulunmaktadır.
Mahkemeninelinde usulünce açılmış ve bakılmakta olan bir dava varsa da itiraz konusu 54.madde bu davada uygulanacak bir hüküm değildir. Çünkü bu madde Yüksek AskerîŞûranın çalışma usulü ve şûra üyelerinin yükselme sırasında bulunan subaylaraverecekleri değerlendirme notu ile ilgili hükümleri düzenlemektedir. Oysadavanın, Yüksek Askerî Şûranın ne çalışma usulü ne de şûra üyelerininverdikleri değerlendirme notlarıyla bir ilgisi vardır. Dava bu konularınıtamamen dışında ve "Jandarma Generallerinin yükselmelerinde kendi jandarmasınıf subayları içinde yeterlik sıralamasına tâbi tutulmaları gerekirken KaraKuvvetlerine bağlı Subaylar arasında yeterlik sıralamasına tâbitutulmaları" nı öngören Yasa hükümlerinin iptaline ilişkin bulunmaktadır.O halde 54. madde davada mahkemenin uygulayacağı bir hüküm olmadığından bunailişen itirazın Anayasa'nın, 151. ve 44 sayılı Yasanın 27. maddeleri gereğinceesas incelemesine geçilmeden ilk inceleme sırasında reddedilmesi gerekmektedir.
2-Ek geçici 14. maddede yeralan cetveldeki (J. dahil) ibaresinin iptaline ilişkinçoğunluk kararına gelince :
926sayılı Türk Silâhlı Kuvvetleri Personel Kanununun 1424 sayılı Yasa iledeğiştirilmesinden Önceki hükümlere göre; barış ve sefer kadrolarında tespitedilecek General ve Amiral sayısı, muvazzaf subay mevcudunun azami yüzde birbuçuğu olarak saptanmış bulunmakta idi. Bu oranın, general ve amiralkadrolarında gereksinmenin üstünde fazlalık ve şişkinlik yarattığı gerekçesiylegeneral ve amiral kadrolarının daraltılması yoluna gidilmiş ve bu maksatla dasözü edilen yasanın 49. maddesi 7/7/1971 günlü, 1424 sayılı Yasa ile değiştirilerekyüzde bir buçuk oranı yüzde bire indirilmiştir. Ancak; Türk SilâhlıKuvvetlerinde mevcut General ve Amiral sayısının birden bire yüzdebir oranınadüşürülmesindeki sakıncalar dikkate alınarak bu .indirmenin tedricen vekademeli olarak yapılması yoluna gidilmiş ve bunun için de ek geçici 14 .maddedüzenlenmiştir. Bu maddeye göre; Türk Silâhlı Kuvvetlerinde mevcutGeneral ve Amiral sayısının 30/8/1971 tarihinden 30/8/1974 tarihine kadar % 1,2ye ve bundan sonraki 4 yıl içinde de % l oranına indirilmesi gerekmektedir.Böylece Türk Silâhlı Kuvvetlerindeki general ve amiral sayısı en son 30/8/1978tarihinde % l oranına indirilmiş olacaktır.
Ekgeçici 14. madde bu tarihte yani 30/8/1978 gününde devresini tamamlıyaraktümüyle kendiliğinden yürürlükten kalkacaktır. Bu durum karşısında ek geçici14. maddenin (a) işaretli bendinin cetvel bölümünde yer almış olan (J. dahil)sözcüğünün iptal edilmesinin davaya bir çözüm getirebileceği kesin değildir.
3-Jandarma örgütünün, yurt içinde güvenlik ve asayişi korumak yasa hükümlerininyerine getirilmesini sağlamak gibi idarî ve adlî görevleri olmakla birliktegerek 926 sayılı personel ve gerek 211 sayılı Türk Silâhlı Kuvvetleri İçhizmetYasalarına göre Türk Silâhlı Kuvvetleri içinde muharip bir sınıf olduğu dakuşkusuzdur. Ancak, Jandarma Genel Komutanlığı, Türk Silâhlı Kuvvetleri içindeayrı bir kuvvet komutanlığı olarak yer almamış ve Kara Kuvvetleri Komutanlığıiçinde mütalaa edilmiştir. Bu nedenle de jandarma generallerinin yükselmeleri,Kara Kuvvetlerine mensup generallere uygulanan usule bağlı tutulmuş, şu kadarki, bunların Yüksek Askerî Şûrada değerlendirilmeleri sırasında jandarma GenelKomutanının da Yüksek Askerî Şûraya katılması Öngörülmüştür.
JandarmaGenel Komutanının, Jandarma Generallerinin değerlendirilmeleri sırasında YüksekAskerî Şûraya katılması üzerine şûra üyelerinin verdikleri değerlendirmenotlarının, Kara Kuvvetlerine bağlı generallere nazaran bîr fazla üye sayışmabölünmesi dolayısiyle yeterlik notu sıralamalarının aynı durumdaki KaraKuvvetleri generallerinden daha aşağı düştüğü ve bu yüzden JandarmaGenerallerinin yükselmelerinin zorlaştığı ve bu durumun da Anayasa'nın 12.maddesindeki eşitlik ilkesiyle bağdaşmadığı öne sürülmektedir. Ancak; buşekildeki uygulama dolayısıyla gerçekten jandarma generalleri aleyhinde böylebir sonuç meydana gelmekte ise bu durumun, çoğunlukla iptaline karar verilmişolan ek geçici 14. maddenin cetvel bölümündeki (J. dahil) ibaresininvarlığından değil, Yüksek Askerî Şûrada uygulanmakta olan değerlendirme notuile ilgili yöntemden ileri gelmekte olduğu açıktır ve bu konu ile ilgisiolmayan söz konusu cetveldeki (J. dahil) ibaresinin iptali için ortada hukukîbir neden olamaz.
4-Süre sorunu:
JandarmaGenerallerinin yükselmelerinin Kara Kuvvetleri Komutanlığına bağlı generallerlebirlikte yapılmasını öngören Türk Silâhlı Kuvvetleri Personel Kanunundaki esashükümler yürürlükte dururken yalnız, mahiyetini yukarıda açıkladığımız vesüresinin bir kaç ay sonra 30/8/1978 tarihinde doldurup esasen tümüyleyürürlükten kalkacak olan geçici 14. maddenin (a) işaretli bendindeki cetveldeyer alan (J. dahil) sözcüğünün iptal edilmiş olması, kanımızca davaya bir çözümgetiremiyeceğinden konunun yasama organında ele alınıp yeniden düzenlenmesineolanak sağlamak için uygun bir sürenin tanınması gerekli olduğu haldeçoğunlukça tanınmamıştır.
5-Yukarıda açıkladığım nedenlerden ötürü çoğunluk kararına katılmamaktayım.
Üye
Abdullah Üner
SayınAbdullah Üner'in karşıoy yazısının 3. maddesinde belirtilen nedenlerle çoğunlukgörüşüne katılmıyorum.
Üye
Ahmet Salih Çebi