ANAYASA MAHKEMESİKARARI
Esas Sayısı : 1977/118
Karar Sayısı : 1977/119
Karar Tarihi:4/10/1977
İTİRAZ YOLUNA BAŞVURAN: Siverek TapulamaHakimliği (Dosya Esas No:1976/148)
İTİRAZIN KONUSU : 25.6.1973 günlü, 1757 sayılıToprak ve Tarım Reformu Kanununun 36. maddesinin üçüncü fıkrasında yer alan,“Kamulaştırma karşılığı, taşınmaz malın bulunduğu yerin Toprak ve Tarım Reformubölgesi ilân edilmesinden önce sahibinin bildirdiği emlak vergisi değerinigeçemez. Karşılık Takdir Komisyonunca saptanan karşılık bu değerden yüksek ise,kamulaştırma karşılığı bu değere indirilir.” kuralının Anayasaya aykırı olduğuileri sürülerek iptali istenmiştir.
I-OLAY :
Bölgede Toprak ve Tarım Reformu Kanununun uygulanması dolayisiyletaşınmazları kamulaştırılan davacı, vergi beyannamesinde bildirilen değerinkamulaştırma bedeli olarak kendisine ödenmek istendiğini, oysa kamulaştırmagünündeki gerçek değerin daha yüksek olduğunu ileri sürmüş ve aradaki farkınödenmesini dava etmiştir. Davalı idare 1757 sayılı Toprak ve Tarım ReformuKanununun 36. maddesindeki hükme göre işlem yapıldığını açıklaması üzerine,davacı duruşma bu hükmün Anayasaya aykırı olduğunu öne sürmüş, Mahkeme 36. maddeninüçüncü fıkrasında yeralan kuralın Anayasanın 11.,12.,36. ve 2. maddelerineaykırı olduğu kanısıyla iptali için Anayasa Mahkemesine başvurmuştur.
II-İTİRAZIN GEREKÇESİNİN ÖZETİ :
Anayasa Mahkemesi, Anayasanın 38. maddesinin ikinci ve üçüncüfıkralarını iptal etmiş ve bu karar yayımlanmıştır. Bu durumda kamulaştırmaiçin aynı ilkeleri öngören 1757 sayılı Toprak ve Tarım Reformu Kanununun 36. maddesininüçüncü fıkrası hükmü anayasal dayanaktan yoksun bulunmaktadır. Bu hükümmülkiyet hakkının özünü zedelemekte ve emlâk beyannamesi verenlerle vermeyenlerarasında eşitsizlik yaratmakta olduğundan Anayasanın 11.,12.,36. ve 2. maddelerineaykırılığı nedeniyle iptal edilmelidir.
III-METİNLER :
1- 25.6.1973 günlü, 1757 sayılı Toprak ve Tarım Reformu Kanununun36. maddesinin itiraz konusu üçüncü fıkrası şöyledir:
“Kamulaştırma karşılığı, taşınmaz malın bulunduğu yerine toprak vetarım reformu bölgesi ilan edilmesinden önce sahibinin bildirdiği Emlak Vergisideğerini geçemez. Karşılık Takdir Komisyonunca saptanan karşılık bu değerdenyüksek ise kamulaştırma karşılığı bu değere indirilir.”
2-Dayanılan Anayasa kuralları :
Madde 2- Türkiye Cumhuriyeti, insan haklarına ve Başlangıçtabelirtilen temel ilkelere dayanan, milli demokratik, laik ve sosyal bir hukukdevletidir.
Madde 11- Temel hak ve hürriyetler, Devletin ülkesi ve milletiylebütünlüğünün, Cumhuriyetin, milli güvenliğin, kamu düzeninin, kamu yararının,genel ahlakın ve genel sağlığın korunması amacı ile veya Anayasanın diğermaddelerinde gösterilen özel sebeplerle, Anayasanın sözüne ve ruhuna uygunolarak, ancak kanunla sınırlanabilir.
Kanun, temel hak ve hürriyetlerin özüne dokunamaz.
Bu Anayasayada yer alan hak ve hürriyetlerden hiçbirisi insan hakve hürriyetlerini veya Türk Devletinin ülkesi ve milletiyle bölünmezbütünlüğünü veya dil, ırk, sınıf, din ve mezhep ayırımına dayanarak,nitelikleri Anayasada belirtilen Cumhuriyeti ortadan kaldırmak kasdı ilekullanılamaz.
Bu hükümlere aykırı eylem ve davranışların cezası kanundagösterilir.
Madde 12- Herkes, dil, ırk, cinsiyet, siyasi düşünce, felsefiinanç, din ve mezhep ayırımı gözetilmeksizin, kanun önünde eşittir.
Hiçbir kişiye, aileye, zümreye veya sınıfa imtiyaz tanınamaz.
Madde 36-Herkes, mülkiyet ve miras haklarına sahiptir.
Bu haklar, ancak kamu yararı amacıyla, kanunla sınırlanabilir.
Mülkiyet hakkının kullanılması toplum yararına aykırı olamaz.
IV- İLK İNCELEME :
Anayasa Mahkemesinin İçtüzüğün 15. maddesi uyarınca yaptığı ilkinceleme toplantısında aşağıdaki konular üzerinde durmuştur.
1- 25.6.1973 günlü, 1757 sayılı Toprak ve Tarım Reformu Kanunudaha önce başka bir dava dolayisiyle Anayasa Mahkemesince incelenmiş ve19.10.1976 günlü, E.1973/42, K.1976/48 sayılı kararla bu kanunun tümünün biçimyönünden iptaline karar verilmiştir. İtiraz yoluna başvuran mahkemenin iptaliniistediği hüküm, bu kanunun 36. maddesinin üçüncü fıkrasında yeralmaktadır. Buduruma göre, aynı kanunun belirli bir maddesindeki hükmün yeniden ele alınıp incelenmesineve bir karar verilmesine yer yoktur.
2- Anayasanın 152. maddesinin dördüncü fıkrasının uygulanabilmesikoşullarının olayda gerçekleşip gerçekleşmediği yolunda bir inceleme yapılmasıkonusu üzerinde de durulmuştur. İtiraz konusu yapılan işde böyle bir incelemeyeolanak yoktur. Gerçi 1757 sayılı yasanın tümü iptal edilmiştir. Ancak karargereğince iptal hükmü, yayımlandığı günden başlayarak bir yıl sonra yürürlüğegirecektir. Yani, bu süre içinde, 1757 sayılı yasa, yürürlükte olan bir kanununhukuksal etki ve sonuçlarını taşımaktadır. Öteyandan Anayasanın 152. maddesininson fıkrası uyarınca, Anayasa Mahkemesi kararları, gerçek ve tüzel kişileri,yürütme ve yargı organlarını, bu arada Anayasa Mahkemesini de bağlamaktadır.Böyle olunca sözü geçen iptal kararının bağlayıcı niteliğini, belirli bir olayiçin bile olsa, öngörülen süreden önce ortadan kaldırma olasılığını içeren birincelemeye girişilmesine olanak yoktur. Bu nedenlerle Anayasanın 152. maddesinindördüncü fıkrasında yeralan hükmün böyle bir incelemeye elverişli olmadığısonucuna varılmıştır.
Ahmet H.Boyacıoğlu bu görüşe katılmamıştır.
V-SONUÇ :
Anayasa Mahkemesinin 19.10.1976 günlü, Esas:1973/42 Karar :1976/48 sayılı kararı ile 25.6.1973 günlü, 1757 sayılı Toprak ve Tarım ReformuKanununun tümü biçim yönünden iptal edilmiş ve bu karar 10.5.1977 günlü, 15933sayılı Resmi Gazete’de yayımlanmış bulunduğundan itiraz konusu iş hakkındayeniden karar verilmesine yerolmadığına Ahmet H.Boyacıoğlu’nun (Anayasanın 152.maddesinin dördüncü fıkrasında yazılı hükmün, olayda uygulanması koşullarınınbulunup bulunmadığının incelenmesi gerektiği) yolundaki karşıoyuyla veoyçokluğuyla,
4.10.1977 gününde karar verildi.
Başkan
Kâni VRANA
Başkanvekili
Şevket MÜFTÜGİL
Üye
Ziya ÖNEL
Üye
Abdullah ÜNER
Üye
Ahmet KOÇAK
Üye
Şekip ÇOPUROĞLU
Üye
Fahrettin ULUÇ
Üye
Muhittin GÜRÜN
Üye
Lütfi ÖMERBAŞ
Üye
Ahmet ERDOĞDU
Üye
Hasan GÜRSEL
Üye
Ahmet Salih ÇEBİ
Üye
Adil ESMER
Üye
Nihat O.AKÇAKAYALIOĞLU
Üye
Ahmet H.BOYACIOĞLU
Karşı oy yazısı eklidir.
KARŞIOYYAZISI
I-1757sayılı Toprak ve Tarım Reformu Kanununun tümünün biçim açısından iptaline birsiyasi parti tarafından açılan dava sonucunda karar verilmiştir. AnayasaMahkemesinin 19.10.1976 günlü, E.1973/42,K.1976/48 sayılı kararı 10.5.1977günlü, 15933 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanmış ve Anayasa Mahkemesince deiptal hükmünün kararın yayımlandığı günden bir yıl sonra yürürlüğe girmesisaptanmıştır. İtiraz yoluna başvuran mahkeme, bakmakta olduğu bu davadauygulama durumundan bulunduğu sözü geçen yasanın 36. maddesinin esastanAnayasaya aykırı olduğu savını öne sürmüştür.
II-AnayasaMahkemesince biçim yönünden iptaline karar verilen bir yasanın, esasıbakımından ve tekrar Anayasaya uygunluk denetiminden geçirilmesine olanakyoktur. Bununla birlikte iptal kararı doğrudan doğruya açılan bir iptal davasıüzerine tesis olunmuş ve iptal hükmünün yürürlüğe gireceği gün AnayasaMahkemesince ayrıca saptanmıştır. Böylece yürürlükte kalan bu yasanın birhükmünün o davada uygulanma durumunda bulunduğu ve Anayasaya aykırı olduğu mahkemeceöne sürülmüştür.
III-Anayasanın 152. maddesine iptal kararları için öngörülen ana ilke bukararlardan herkesin yararlanması yani Anayasaya aykırı hükmün bütünü ile veherkes bakımından yürürlükten kalkmasıdır. Bununla beraber Anayasa, AnayasaMahkemesine yalnız mahkemelerden gelen Anayasaya aykırılık iddiaları üzerineverdiği hükümlerin olayla sınırlı ve yalnız tarafları bağlayıcı olacağına dakarar verme yetkisini tanımakla yetinmiş ve bu yetkinin kullanılması yönündenizlenmesi gereken yön ve yöntemi açıklamamış ve keza 44 sayılı AnayasaMahkemesinin kuruluşu ve yargılama usulleri hakkındaki kanunda da böyle birkuralın yer almamış olması, Anayasa Mahkemesinin itiraz yolu ile yapılanbaşvurmada olayla sınırlı ve yalnız tarafları bağlayıcı olarak karar vermeyetkisinin kullanılmasını gerektiren koşulların bulunup bulunmadığınınincelenmesini zorunlu hale getirir. Bu koşulların gerçekleşip gerçekleşmediğiincelenmeksizin, iptal kararı karşısında yeniden karar ittihazına yer olmadığıbiçimde alınan kararın, Anayasanın 31. maddesinin son fıkrasında yer alan“Hiçbir mahkeme, görev ve yetkisi içindeki davaya bakmaktan kaçınamaz”yolundaki kurala ters düşeceği tabidir.
SONUÇ :
AnayasaMahkemesinin önüne getirilen bu işde, Anayasanın 152. maddesinde açıklanan“olayla sınırlı ve yalnız tarafları bağlayıcı karar verme”, yetkisininuygulanıp uygulanamıyacağı, yetkiyi kullanma koşularının oluşup oluşmadığıinceleme konusu yapılmaksızın, iptal kararı karşısında karar vermeyeyerolmadığı yolundaki çokluk görüşüne karşıyım.
Üye
Ahmet H.BOYACIOĞLU