ANAYASA MAHKEMESİ KARARI
Esas Sayısı:1977/3
Karar Sayısı:1977/19
Karar Günü:24/3/1977
Resmi Gazete tarih/sayı:13.6.1977/15965
İtirazyoluna başvuran : Güney Sulh Ceza Mahkemesi.
İtirazınkonusu : 13/12/1968 günlü, 1072 sayılı. Rulet, Tilt, Langırt ve Benzeri OyunAlet ve Makineleri Hakkındaki Kanunun 2. maddesinin "Bu suçlardan mahkûmolanların cezalan tecil edilmez" hükmünü içeren son fıkrasının Anayasa'nın8, 10, 11, 12, 14, 33 ve 132. maddelerine aykırı görülerek iptali istenmiştir.
I.OLAY:
Sanıkhakkında, kasabadaki boş bir arsada çalıştırdığı 5 masada langırt oynatmaksuretiyle 1072 sayılı Kanuna muhalefet ettiğinden, söz konusu Kanunun 2.maddesi gereğince cezalandırılması ve suç aletlerinin müsaderesine kararverilmesi isteğiyle kamu davası açılmıştır.
Davayabakan mahkeme; verilecek cezanın ertelenmesini yasaklayan aynı maddenin sonfıkrasını Anayasa'ya aykırı bularak, iptali için Anayasa Mahkemesinebaşvurmuştur.
III.METİNLER:
l-13/12/1968 günlü 1072 sayılı Kanunun 2. maddesi şöyledir:
"Madde2- Bu maddeye aykırı hareket edenler l yıldan aşağı olmamak üzere hapis ve1.000 liradan 5.000 liraya kadar ağır para cezasına mahkûm edilirler. Tekerrürühalinde cezalar bir misli artırılır.
Elegeçirilen alet, makine ve bunların çalıştırılmasına yarayan tesisat ve paralarzapt ve müsadere edilir. Bu gibi oyun oynanan yerler bir daha açılmamak üzerekapatılır.
Busuçtan mahkûm olanların cezalan tecil edilmez.
Bumaddenin yalnız son fıkrası hükmünün iptali istenmiştir.
2-Aynı Kanunun 1. maddesinin yasakları içeren birinci fıkrası şöyledir:
"TürkCeza Kanununun 567. maddesinin kapsamı dışında kalsa bile umuma mahsus veyaumuma açık yerlerde herne ad altında olursa olsun kazanç kasdı ile oynanmasadahi, rulet, tüt, langırt ve benzeri baht veya maharet isteyen otomatik, yanotomatik, el veya ayakla kullanılan oyun alet ve makineleri ile benzerlerinibulundurmak veya yurda sokmak yahut imal etmek yasaktır."
3-13/7/1965 günlü, 647 sayılı Cezaların İnfazı Hakkında Kanunun 6. maddesişöyledir:
Cezalarınertelenmesi:
Madde6- Adliye mahkemelerinde para cezasından başka bir ceza ile mahkûm olmayankimse, işlediği bir suçtan dolayı ağır veya hafif para veya 6 aya kadar ağırhapis veya bir yıla kadar hapis veya hafif hapis cezalarından biriyle mahkûmolur ve geçmişteki hali ile, ahlâki temayüllerine göre cezasının ertelenmesiileride cürüm işlemekten çekinmesine sebep olacağı hakkında mahkemece kanaatedinilirse, bu cezanın ertelenmesine hükmolunabilir. Bu halde ertelemeninsebebi hükümde yazılır.
Fiilinişlendiği zamanda 15 yaşını bitirmemiş küçüklerin mahkûm oldukları ağır hapiscezası 2 seneden, hapis ve hafif hapis cezası 3 seneden, 15 yaşını doldurmuşolupta 18 yaşını ikmal etmemiş olanlar ile 70 yaşına varmış ihtiyarların mahkûmoldukları ağır hapis cezası bir seneden, hapis ve hafif hapis cezası 2 senedenfazla olmadığı hallerde de yukarıdaki fıkra hükümleri uygulanabilir.
Bazısuçlara ilişkin cezalar ile, askerî suçlar ve disiplin suçlarına ilişkincezaların ertelenemeyeceğine dair özel kanun hükümleri saklıdır.
4-3/3/1926 günlü, 765 sayılı Türk Ceza Kanununun 89. maddesi şöyledir:
Madde89- Adliye mahkemelerince para cezasından başka bir ceza ile mahkûm olmayankimse işlediği bir suçtan dolayı ağır veya hafif para cezaları veya muvakkatsürgün yahut 6 ay ve daha az hapis ve hafif hapis cezalarından biri ile mahkûmolur ve geçmişteki hali ile, ahlâkî temayüllerine göre cezanın tecili ileridede cürüm işlemekten çekinmesine sebep olacağı hakkında mahkemece kanaatedilirse, bu cezanın teciline hükmolunabilir. Bu halde tecilin sebebi hükümdeyazılır.
5-Mahkemenin iptal istemine dayanak gösterdiği Anayasa maddeleri şunlardır:
Madde8- Kanunlar Anayasa'ya aykırı olamaz.
Anayasahükümleri, yasama, yürütme ve yargı organlarını, idare makamlarını ve kişileribağlayan temel hukuk kurallarıdır.
Madde10- Herkes, kişiliğine bağlı, dokunulmaz, devredilmez, vazgeçilmez temel hak vehürriyetlere sahiptir.
Devletkişinin temel hak ve hürriyetlerini, fert huzuru, sosyal adalet ve hukukdevleti ilkeleriyle bağdaşmayacak surette sınırlayan siyasî, iktisadî ve sosyalbütün engelleri kaldırır; insanın maddî ve manevî varlığının gelişmesi içingerekli şartları hazırlar.
Madde11- Temel hak ve hürriyetler, devletin ülkesi ve milliyetiyle bütünlüğünün,Cumhuriyetin, millî güvenliğin, kamu düzeninin, kamu yararının, genel ahlâkınve genel sağlığın korunması amacıyla veya Anayasa'nın diğer maddelerindegösterilen özel sebeplerle Anayasa'nın sözüne ve ruhuna uygun olarak, ancakkanunla sınırlanabilir.
Kanuntemel hak ve hürriyetlerin özüne dokunamaz.
BuAnayasa'da yer alan hak ve hürriyetlerden hiçbirisi, insan hak vehürriyetlerini veya Türk Devletinin ülkesi ve milletiyle bölünmez bütünlüğünüveya dil, ırk, sınıf, din ve mezhep ayırımına dayanarak, nitelikleri Anayasa'dabelirtilen Cumhuriyeti ortadan kaldırmak kasdı ile kullanılamaz.
Buhükümlere aykırı eylem ve davranışların cezası kanunda gösterilir.
Madde12- Herkes, dil, ırk, cinsiyet, siyasî düşünce, felsefî inanç, din ve mezhepayırımı gözetilmeksizin kanun önünde eşittir.
Hiçbir kişiye, aileye, zümreye veya sınıfa imtiyaz tanınamaz.
Madde14- Herkes yaşama, maddî ve manevî varlığını geliştirme haklarına ve kişihürriyetine sahiptir.
Kişidokunulmazlığı ve hürriyeti, kanunun açıkça gösterdiği hallerde usulüne göreverilmiş hâkim kararı olmadıkça kayıtlanamaz.
Kimseyeeziyet ve işkence yapılamaz.
İnsanhaysiyeti ile bağdaşmayan ceza hükmolunamaz.
Madde33- Kimse, işlendiği zaman yürürlükte bulunan Kanunun suç saymadığı birfiilinden dolayı cezalandırılamaz. Cezalar ve ceza tedbirleri ancak kanunlakonulur.
Kimseye,suçu işlediği zaman kanunda o suç için konulmuş olan cezadan daha ağır bir cezaverilemez.
Kimse,kendisini veya kanunun gösterdiği yakınlarını suçlandırma sonucu doğuracakbeyanda bulunmaya veya bu yolda delil göstermeye zorlanamaz.
Cezasorumluluğu şahsidir.
Genelmüsadere cezası konulamaz.
Madde132- Hâkimler görevlerinde bağımsızdırlar; Anayasa'ya, kanuna, hukuka vevicdani kanaatlarına göre hüküm verirler.
Hiçbir organ, makam merci veya kişi, yargı yetkisinin kullanılmasında mahkemelereve hâkimlere emir ve talimat veremez; genelge gönderemez; tavsiye ve telkindebulunamaz:
Görülmekteolan bir dava hakkında yasama meclislerinde yargı yetkisinin kullanılması ileilgili soru sorulamaz, görüşme yapılamaz veya herhangi bir beyanda bulunulamaz.Yasama ve yürütme organlarıyla idare, mahkeme kararlarına uymak zorundadır; buorganlar ve idare, mahkeme kararlarını hiç bir suretle değiştiremez ve bunlarınyerine getirilmesini geciktiremez.
VI.İLK İNCELEME :
AnayasaMahkemesi İçtüzüğünün 15. maddesi uyarınca l/2/1977 gününde Kani Vrana, ŞevketMüftügil, Ahmet Akar, Halit Zarbun, Ziya Önel, Ahmet Koçak, Şekip Çopuroğlu,Fahrettin Uluç, Muhittin Gürün, Lûtfi Ömerbaş, Ahmet Erdoğdu, Hasan Gürsel,Ahmet Salih Çebi, Nihat O. Akçakayalıoğlu ve Ahmet H. Boyacıoğlu'nunkatıldıkları toplantıda gerekli inceleme yapılarak dosyada eksiklik bulunmadığıanlaşılmakla, esasın incelenmesine oybirliğiyle karar verilmiştir.
V.ESASIN İNCELENMESİ:
İşinesasına ilişkin rapor, mahkemenin gösterdiği gerekçelerle, dayandığı Anayasamaddeleri, ilgili kanun hükümleri Yasama Meclisleri tutanaktan okunupincelendikten sonra gereği görüşülüp düşünüldü:
Birhükmün Anayasa'ya aykırı olması için, Anayasa'nın ya açık hükümlerine ya daortaya koyduğu temel ilkelerin ruhuna ve amacına doğrudan veya dolaylı birşekilde ters düşmüş bulunması gerekir.
Olaydacezanın ertelenmemesini öngören hükmün Anayasa'ya aykırılığı Öne sürülmektedir.Suç ile ceza arasındaki dengesizlik, suçlular arasında yarattığı ayrıcalık,hâkimin takdir haklarını ortadan kaldırma gibi nedenler gerekçe olarakgösterilerek Anayasa'ya aykırılığı oluşturduğu düşüncesiyle 1072 sayılı Rulet,Tilt, Langırt ve Benzeri Oyun Alet ve Makineleri Hakkında Kanunun 2. maddesininson fıkrasındaki "bu suçlardan mahkûm olanların cezaları teciledilemez." tümcesinin iptali istenmektedir. O halde Öncelikle cezalarınertelenmesi kurumunun hukuksal niteliğinin saptanması, suç ve cezalararasındaki ilişki, hâkimin bağımsızlığı konuları incelenmek, öğreti ve bilimalanlarında da yararlanarak ilgili kanun maddeleri ile Anayasa hükümlerikarşılaştırılıp yorumlanarak bir sonuca varmak uygun olur.
647sayılı Cezaların İnfazı Hakkında Kanunun 6. ve Türk Ceza Kanununun 89.maddeleri, para cezasından başka bir cezaya çarptırılmamış olan kişilerin,belli sınırlar içinde kalan, belli suçlar dışında işledikleri suçlardangiydikleri cezaların ertelenebileceğini hükme bağlamakta ve ertelemeyi, ilerdesuç işlemekten çekinmesine sebep olacağı hakkında hâkime kanaat vermesikoşuluna bağlı olarak, hâkimin takdirine bırakmaktadır. Hükmün yazılışındanaçıkça anlaşılacağı gibi erteleme, mahkûm için bir hak değil, ancak pişmanlıkduyguları ile bir daha suç işlemiyeceği kanaatini uyandıracak tutum vedavranışı ile hâkimden, cezasını erteleme yetkisini kullanmasını dileyebilmekolanağını vermiş bulunmaktadır. Genellikle ertelemenin hükümlü için bir hakolmayıp, cezası ertelenen kişiler için bir lütuf ve atıfet ve toplum bakımındanda yararlı bir uygulama olduğu kabul edilmektedir. Ancak, cezanın ertelenmesibir hak olmadığına ve suçun ağırlığı toplumdaki olumsuz sonuçları ile yarattığıendişe ve huzursuzlukla orantılı bulunduğuna göre, suçu, cezayı ve ertelemeyitakdir ve tayin etmek yasama meclislerinin yetkilerinden olmak gerekir. Bukonulardaki hükümlerin, toplumların yapılarındaki değişikliğe göre farklınitelik taşımaları doğal olduğu gibi, değişen koşulların gereksindirdiği yenihükümlerin getirilmesi, suç sınırlarının genişletilmesi ve cezalarınınartırılıp erteleme dışı bırakılması da doğaldır. Bu ilkeler ülkemiz için degeçerlidir. Yeter ki Anayasal hak ve özgürlüklerin özü zedelenmiş bulunmasın.
Aynısuçu işlemiş olanlardan birinin cezasının hemen çektirilmesi yanında ötekinincezasının ertelenmesi; ayrıcalık yaratacak ve Anayasa'nın 10. maddesinde yazılıhukuk devleti, sosyal adalet ilkeleriyle çelişecek bir görünümde ise de,aslında bu düzenleme sosyal adaleti gerçekleştirmek, toplumun ekonomik vesosyal yapısını pekiştirmek amacına yöneliktir. Bugün soyut adalet görüşüyerine, sosyal adalet görüşü ağırlık kazanmıştır. Aynı suçu işlemiş olanlardanbirinin cezasını çekerken diğerinin cezasının ertelenmesinin temelinde toplumyararı ve sosyal adalet düşüncesi yatmaktadır. Bu nedenledir ki, erteleme, kişiiçin hak değildir ve toplum yararına kullanılmak üzere hâkimin takdirinebırakılmıştır.
Durumböyle olunca Mahkemenin, ortada bir hak sınırlanması bulunduğu yolunda,Anayasa'nın 11. maddesine dayanarak ileri sürdüğü sav da yersiz görülmüştür.
Öteyandan eşitlik ilkesi, kanunların uygulanmasında, dil, ırk, cinsiyet, siyasîdüşünce, felsefî inanç, din ve mezhep ayırımını yasaklamakta, aynı durumdaolanlara aynı kuralların uygulanmasını gerektirmekte ve böylece ortayaimtiyazlı bir kişi, sınıf ya da zümre çıkarılmamasını emretmektedir. Bir kısımsuç ve cezaların erteleme bakımından ayrı hükümlere bağlı tutulması, yukarıdaaçıklandığı üzere, haklı nedenlere dayanmaktadır. Bu yüzden Anayasa'nın 12.maddesine bir aykırılık da yoktur.
Hâkiminyetkisinin sınırlanmasına ilişkin gerekçeye gelince; Anayasa'nın 8. maddesiAnayasa hükümlerinin yargı organlarını da bağlıyacağı ve 132. maddesi ise,hâkimlerin Anayasa'ya, kanuna ve vicdani kanılarına göre hüküm verecekleriilkesini koymuştur. Yukarıda açıklanan nedenlerle Anayasa'ya uygunluğuanlaşılan hükmün hâkimlerin Anayasa buyruğu olarak üstlendikleri yargısal görevve yetkilerini sınırladığı veya kısıtladığı öne sürülemez.
İtirazdadayanılan öteki Anayasa maddeleriyle genel ilkelerinin sorunun çözülmesine ışıktutan bir yönü görülmemiş ve tartışılmalarına gerek bulunmamıştır.
Özetlemekgerekirse, itiraz konusu kuralın Anayasa'ya aykırı bir yönü yoktur, itirazgösterilen nedenlerle reddedilmelidir.
VI.SONUÇ:
27/12/1968günlü, 13086 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan 13/12/1968 günlü, 1072 sayılı"Rulet, Tüt, Langırt ve Benzeri Oyun Alet ve Makineleri HakkındaKanun"un 2. maddesinin son fıkrasında yer alan "Bu suçlardan mahkûmolanların cezaları tecil edilmez." biçimindeki hükmün Anayasa'ya aykırıolmadığına, itirazın reddine,
24/3/1977gününde oybirliğiyle karar verildi.
Başkan
Kâni Vrana
Başkanvekili
Şevket Müftügil
Üye
Ahmet Akar
Üye
Ziya Önel
Üye
Abdullah Üner
Üye
Ahmet Koçak
Üye
Şekip Çopuroğlu
Üye
Fahrettin Uluç
Üye
Muhittin Gürün
Üye
Lütfi Ömerbaş
Üye
Ahmet Erdoğdu
Üye
Hasan Gürsel
Üye
Adil Esmer
Üye
Nihat O. Akçakayalıoğlu
Üye
Ahmet H. Boyacıoğlu