ANAYASA MAHKEMESİ KARARI
Esas Sayısı:1977/35
Karar Sayısı:1977/43
Karar Günü:7/4/1977
Resmi Gazete tarih/sayı:31.5.1977/15952
İtirazyoluna başvuran: Iğdır Tapulama Hâkimliği
İtirazınkonusu : 9 Haziran 1934 günlü, 2502 sayılı (Kars Vilâyetiyle Bayazıt, Erzurumve Çoruh Vilâyetlerinin Bazı Parçalarında Muhacir ve SığıntılarınYerleştirilmesi ve Yerli Çiftçilerin Topraklandırılması Hakkında Kanun) un 1.maddesinin Anayasa'ya aykırı olduğu ileri sürülerek iptali istenmiştir.
I-OLAY :
Mahkemeninelindeki davaya konu yapılan taşınmaz mal, 20 yılı aşan bir süredenberidavacının zilyetliğinde iken, tapulama tespiti sırasında Birinci DünyaSavaşından sonra başka devlet uyruğunu seçenlerden metruken Hazineye intikalettiği anlaşıldığından Hazine adına tespit edilmiştir. Davacının itirazınıyerel Tapulama Komisyonu reddetmiştir. Bunun üzerine Iğdır TapulamaHâkimliğinde açılan davada mahkeme, uygulama durumunda olduğunu kabul ettiği 9 Haziran1934 günlü, 2502 sayılı Kanunun 1. maddesini Anayasa'ya aykırı görerek iptaliiçin Anayasa Mahkemesine başvurmuştur.
III-METİNLER:
l-İptali istenen yasa kuralı:
9Haziran 1934 günlü, 2502 sayılı (Kars Vilâyetiyle Bayazıt, Erzurum ve ÇoruhVilâyetlerinin Bazı Parçalarında Muhacir ve Sığıntıların Yerleştirilmesi veYerli Çiftçilerin Topraklandırılması Hakkında Kanun) un birinci maddesişöyledir:
"Maddel- Kars Vilâyetiyle Bayazıt Vilâyetinin Iğdır ve Tuzluca (Kulp), ErzurumVilâyetinin Oltu ye Çoruh Vilâyetinin Artvin, Şavşat ve Borçka kazalarında veKemalpaşa Nahiyesinde hıyar haklarını başka bir Devlet hesabına kullanıpburalarını bırakmış bulunan Rus tebasına ait toprakların ve yapıların mülkiyetiDevlete intikal etmiş bulunmakta olduğundan gerek bunlardan ve gerek Devleteait başka topraklardan ve yapılardan muhacirlere, mültecilere yerleşmek üzereHükümetçe bayağı yerleştirme haddi içinde verilmiş bulunan evler, ahırlar,samanlıklar, dükkânlar ve topraklar bunlara parasız temlik olunup tapuyabağlanır. Muhacirlerden ve mültecilerden henüz yerleştirilmemiş olanlar daYerleştirme Kanunu hükümlerine göre bu yerlerde parasız yerleştirilirler."
2-Dayanılan Anayasa kuralları:
Başlangıç
Tarihiboyunca bağımsız yaşamış, hak ve hürriyetleri için savaşmış olan;
Anayasave Hukuk dışı tutum ve davranışlarıyla meşruluğunu kaybetmiş bir iktidara karşıdirenme hakkını kullanarak 27 Mayıs 1960 Devrimini yapan Türk Milleti;
Bütünfertlerini, kaderde, kıvançta ve tasada ortak, bölünmez bir bütün halinde,millî şuur ve ülküler etrafında toplayan ve milletimizi, dünya milletleriailesinin eşit haklara sahip şerefli bir üyesi olarak millî birlik ruhu içindedaima yüceltmeyi amaç bilen Türk Milliyetçiliğinden hız ve ilham alarak ve;
"YurttaSulh, Cihanda Sulh" ilkesinin, Millî Mücadele ruhunun, milletegemenliğinin, Atatürk Devrimlerine bağlılığın tam şuuruna sahip olarak;
İnsanhak ve hürriyetlerini, milli dayanışmayı, sosyal adaleti, ferdin ve toplumunhuzur ve refahım gerçekleştirmeyi ve teminat altına almayı mümkün kılacakdemokratik hukuk devletini bütün hukukî ve sosyal temelleriyle kurmak için;
TürkiyeCumhuriyeti Kurucu Meclisi tarafından hazırlanan bu Anayasa'yı kabul ve ilân veonu, asıl teminatın vatandaşların gönüllerinde ve iradelerinde yer aldığıinancı ile, hürriyete, adalete ve fazilete âşık evlâtlarının uyanık bekçiliğineemanet eder.
Madde11- Temel hak ve hürriyetler, Devletin ülkesi ve milletiyle bütünlüğünün,Cumhuriyetin, millî güvenliğin, kamu düzeninin, kamu yararının, genel ahlâkınve genel sağlığın korunması amacı ile veya Anayasa'nın diğer maddelerindegösterilen özel sebeplerle, Anayasa'nın sözüne ve ruhuna uygun olarak, ancakkanunla sınırlanabilir.
Kanun,temel hak ve hürriyetlerin özüne dokunamaz.
BuAnayasa'da yer alan hak ve hürriyetlerden hiç birisi insan hak vehürriyetlerini veya Türk Devletinin ülkesi ve milletiyle bölünmez bütünlüğünüveya dil, ırk, sınıf, din ve mezhep ayırımına dayanarak, nitelikleri Anayasa'dabelirtilen Cumhuriyeti ortadan kaldırmak kasdı ile kullanılamaz.
Buhükümlere aykırı eylem ve davranışların cezası kanunda gösterilir.
Madde12- Herkes, dil, ırk, cinsiyet, siyasî düşünce, felsefî inanç, din ve mezhepayırımı gözetilmeksizin, kanun önünde eşittir.
Hiçbir kişiye, aileye, zümreye veya sınıfa imtiyaz tanınamaz.
Madde36- Herkes, mülkiyet ve miras haklarına sahiptir. Bu haklar, ancak kamu yararıamacıyla, kanunla sınırlanabilir. Mülkiyet hakkının kullanılması toplumyararına aykırı olamaz.
Madde37- Devlet, toprağın verimli olarak işletilmesini gerçekleştirmek ve topraksızolan veya yeter toprağı bulunmayan çiftçiye toprak sağlamak amaçlarıyla gerekentedbirleri alır. Kanun, bu amaçlarla değişik tarım bölgelerine ve çeşitlerinegöre toprağın genişliğini gösterebilir. Devlet, çiftçinin işletme araçlarınasahip olmasını kolaylaştırır.
Toprakdağıtımı, ormanların küçülmesi veya diğer toprak servetlerinin azalmasısonucunu doğuramaz.
3-İlgili yasa kuralı:
12/5/1966gününde, yürürlüğe giren 766 sayılı Tapulama Kanununun 19/7/1972 günlü, 1617sayılı Yasa ile değiştirilen 33. maddesi şöyledir ;
"Madde33- (19/7/1972 - 1617) Tapuda kayıtlı olmayan ve beher parçasının yüzölçümü 20dönüme kadar olan (20 dönüm dahil) gayrimenkul, çekişmesiz ve aralıksız en az20 yıldan beri malik sıfatiyle zilyetliğini, belgelerle veya bilirkişi veyahuttanık beyanlariyle tevsik eden zilyedi adına kaydedilir.
Aynışahsın yekdiğerine bitişik olup da, yüzölçümü toplamı 20 dönümden fazla bulunanmüstakil parçalar üzerindeki zilyedliği ayrı ayrı sebeplere dayandığı takdirde,her parçanın yüzölçümü 20 dönümü geçmemek ve zilyedliğe ilişkin diğer unsurlarmevcut olmak kaydiyle, bu parçalar zilyedi adına kaydedilir.
Yüzölçümü20 dönümü geçen müstakil parçaların, veya aynı şahsın ayrı ayrı sebepleredayanarak zilyedi bulunduğu yekdiğerine bitişik ve yüzölçümü 20 dönümü aşanbirden fazla parçalardan her birinin 20 dönümlük kısmı, zilyedliğe ait l incifıkradaki unsurların mevcudiyeti halinde zilyedi adına kaydedilir.
Birtapulama bölgesinde, bu maddenin I, II ve III üncü fıkraları gereğince birkişinin iktisap edebileceği gayrimenkullerin toplam büyüklüğü 50 dönümügeçemez.
Arazininyukarıdaki fıkraların kapsamı dışında kalan kısmının zilyedi adınakaydedilebilmesi için, birinci fıkra gereğince delillendirilen zilyedliğinayrıca aşağıdaki belgelerden birine dayandırılması lâzımdır.
a)1950 yılına veya daha önceki yıllara ait vergi kaydı,
b)Zilyed lehine kesinleşmiş mahkeme ilâmları,
c)Tasdikli irade suretleri ve fermanlar,
d)Muteber mütevelli sipahi, mültezim, temessük veya senetleri,
e)Kayıtları bulunmayan tapu veya mülga Hazinei Hassa Senedi veya muvakkattasarruf ilmühaberi,
f)Tasdiksiz tapu yoklama kayıtları,
g)Mülkname, muhasebatı atika kalemi kayıtları,
h)Mubayaa, istihkâm ve ihbar hüccetleri,
İ)Evkaf idarelerinden tapuya devredilmemiş tasarruf kayıtları,
Devletinhüküm ve tasarrufu altında bulunan yerler ile kanunlar uyarınca Devlete kalangayrimenkuller - tapuda kayıtlı olsun veya olmasın - kazandırıcı zamanaşımıyoluyla iktisabedilemez ve bu madde hükmü uygulanamaz.
IV-İLK İNCELEME:
AnayasaMahkemesinin 7/4/1977 gününde Kani Vrana, Şevket Müftügil, Ahmet Akar, HalitZarbun, Ziya Önel, Abdullah Üner, Ahmet Koçak, Fahrettin Uluç, Muhittin Gürün,Lûtfi Ömerbaş, Ahmet Erdoğdu, Ahmet Salih Çebi, Adil Esmer, Nihat O.Akçakayalıoğlu ve Ahmet H. Boyacıoğlu'nun katılmalarıyla İçtüzüğün 15. maddesiuyarınca yaptığı ilk inceleme toplantısında aşağıdaki konu üzerinde durulmuştur:
Anayasa'nın151. maddesi uyarınca bir mahkeme, bakmakta olduğu davada, uygulanacak kanunhükmünün iptali için Anayasa Mahkemesine başvurabilir. Davada uygulanma olanağıbulunmayan "bir yasa kuralının iptalini isteme yetkisi mahkemeleretanınmamıştır. Bu nedenle itiraz konusu 2502 sayılı Kanunun birinci maddesininbakılmakta olan davada uygulanma yeri bulunup bulunmadığı sorununun çözülmesigerekir.
Çekişmeliyerin Birinci Dünya Savaşı sonunda yapılan andlaşma ile Devletin mülkiyetinegeçtiğinde uyuşmazlık yoktur. Davacının 20 yıldan çok bir süreden berizilyetliğinde iken, bu yer Hazine adına kütüğe geçirilmiştir. Davacınınisteminin yerine getirilmesine 766 sayılı Tapulama Kanununun 33. maddesinde yeralan hüküm engel olmaktadır. Mahkeme bu hükmü uygulayacaktır. Çünkü 33.maddenin son fıkrasında "...kanunlar uyarınca Devlete kalan gayrimenkuller- tapuda kayıtlı olsun veya olmasın, kazandırıcı zaman aşımı yoluyla iktisapedilemez" denilmektedir. "Kanunlar uyarınca Devlete kalangayrimenkuller" deyiminin Anayasa'ya aykırılığı mahkemece ilerisürülmemiştir. Mahkemece öne sürülen itirazın dayanağını şu düşünce oluşturmaktadır: 33. maddenin son fıkrasında söz konusu edilen kanunlar arasında açıkça adı vesayısı belirtilmemekle birlikte, 2502 sayılı Kanun da vardır. Bu kanunun 1.maddesi, çekişmeli taşınmazı Devlet malı saymıştır. Bu hüküm iptal edilirse,33. maddenin uygulanmasında davacının hakkını engelleyen bir nedenkalmayacaktır.
Budüşünce Anayasa'ya aykırılık itirazına dayanak yapılamaz. Çünkü taşınmazınkütüğe geçirilmesi koşullarını Tapulama Kanununun 33. maddesi düzenlemekte vedavada uygulanacak hüküm niteliğini de bu madde taşımaktadır. Ortada 2502sayılı Kanuna gönderme yapan bir hüküm de yoktur. Bu kanunun 1. maddesiuyrukluk seçme hakkını başka bir Devlet yararına kullanan kişilerden kalmataşınmazların kimlere verileceğini düzenlemektedir. Bu maddenin eldeki davadauygulama olanağı bulunmamaktadır.
İtirazkonusu madde içinde yer alan "...mülkiyeti Devlete intikal etmişbulunmakta olduğundan..." deyimi de söz konusu taşınmazların, bu kanunladevlet mülkiyetine geçtiğini kabule elverişli değildir. 2502 sayılı Kanunteklifinin gerekçesinde de belirtildiği üzere, bu gibi taşınmazlar daha önce"ahden" yani Sovyetlerle Türkiye arasında yapılan andlaşmalarla vebunları onaylayan kanunlarla Türk egemenliğine geçmiştir. (Türkiye Büyük MilletMeclisi Zabıt Ceridesi : Devre 4, Cilt : 12, Sıra No : 145), 21 Temmuz 1337(1921) günlü, 141 sayılı Kanunla onaylanmış bulunan 16 Mart 1337 (1921) günlüMoskova Andlaşmasiyle 16 Mart 1338 (1922) günlü, 207 sayılı Kanunla onaylanmışolan 13 Ekim 1337 (1921) günlü Kars Andlaşması bu konuda açık ve kesinkuralları içermektedir (Üçüncü Tertip Düstur : Cilt : 2 Sayfa : 72 ve Cilt : 3,Sayfa : 14), 2502 sayılı Kanun ise, daha önce Devlete geçmiş olan butaşınmazların göçmen ve mültecilere hangi koşullarla verilip tapu kütüğüne geçirileceğineilişkindir.
Yukarıdakiaçıklamalar mahkemenin elindeki davada 2502 sayılı Kanunun l. maddesininuygulanma olanağı bulunmadığını yeterince gösterdiğinden itiraz, mahkemeninyetkisizliği nedeniyle reddedilmelidir.
NihatO. Akçakayalıoğlu bu görüşe katılmamıştır .
V-SONUÇ:
9/6/1934günlü, 2502 sayılı Kanunun 1. maddesi, Mahkemenin bakmakta olduğu davadauygulanacak hüküm bulunmadığından, itirazın mahkemenin yetkisizliği nedeniylereddine Nihat O. Akçakayalıoğlu'nun karşıoyuyla ve oyçokluğuyla,
7/4/1977gününde karar verildi.
Başkan
Kâni Vrana
Başkanvekili
Şevket Müftügil
Üye
Ahmet Akar
Üye
Halit Zarbun
Üye
Ziya Önel
Üye
Abdullah Üner
Üye
Ahmet Koçak
Üye
Fahrettin Uluç
Üye
Muhittin Gürün
Üye
Lütfi Ömerbaş
Üye
Ahmet Erdoğdu
Üye
Ahmet Salih Çebi
Üye
Adil Esmer
Üye
Nihat O. Akçakayalıoğlu
Üye
Ahmet H. Boyacıoğlu
KARŞIOYYAZISI
Hertürlü malı elde tutma yahut sahibi olma koşullarının "Kanunlarlasaptanması" ilkesi, karşı çıkılamayacak bir hukuksal kural, bu koşullarıbelirleyen yasanın ele alınması ise, doğaldır.
Üye
Nihat O. Akçakayalıoğlu