ANAYASA MAHKEMESİ KARARI
Esas Sayısı:1977/4
Karar Sayısı:1977/74
Karar Günü:12/5/1977
Resmi Gazete tarih/sayı:18.6.1977/15970
İtirazyoluna başvuran : Askerî Yüksek îdare Mahkemesi I. Dairesi.
İtirazınkonusu : 27/7/1967 günlü, 926 sayılı Türk Silâhlı Kuvvetleri Personel Kanununa31/7/1970 günlü, 1323 sayılı Kanunla Eklenen Ek.l. maddenin, Albaylığayükselmeye ilişkin hükmü yönünden iptali istemidir.
I.OLAY:
Davacı,lise mezunu olarak yedeksubaylık görevini tamamladıktan sonra 16/6/1927 günlü,1076 sayılı Yedeksubaylar ve Yedek Askerî Memurlar Kanununun 29. maddesiuyarınca muvazzaf sınıfa geçmeyi istemiş, ilgili kursları tamamlayıp"muamele memuru" olarak orduya katılmıştır. Daha sonra askerîmemurların subaylığa nakilleri hakkındaki 13/7/1956 günlü, 6801 sayılı Kanunkapsamına alınan davacı, meslek içi eğitim ve tekâmül kurslarını bitirmiş vepersonel sınıfı subayı olmuştur. 6601 sayılı Kanunun 5. maddesi, lise mezunlarıiçin ancak yarbaylığa yükselme olanağı tanıyordu. 6801 sayılı Kanun, 926 sayılıTürk Silâhlı Kuvvetleri Personel Kanununun 208. maddesinin (n) bendi ileyürürlükten kaldırılmıştır. Davacı durumunda olanlar böylece yarbaylıktanyukarı rütbelere yükselme olanağına kavuşmuşlardır. Ancak 926 sayılı Kanuna31/7/1970 günlü, 1323 sayılı Kanunla eklenen Ek 1. madde bu olanağı tekrarortadan kaldırılmış ve rütbe yükselmeleri yarbaylıkla sınırlandırılmıştır.Çünkü, anılan Ek 1. maddede de "General - Amiral ve Albay rütbelerineyükselebilme için Harbokulu, Fakülte veya Yüksek Okul mezunu olmakşarttır." kuralı yer almaktadır. Davacı ise lise mezunu olduğundan, 30Ağustos 1975 gününde albaylığa yükselmesi gerekirken davalı İdarece sözü geçenhükme dayanılarak isteği reddedilmiştir. Bu işleme karşı Askerî Yüksek İdareMahkemesinde açtığı davada davacı, Ek 1. maddenin albaylığa yükselmeye engelolan hükmünün Anayasa'ya aykırılığını öne sürmüş, Mahkeme bu itirazı ciddîgörerek Anayasa'nın 151. maddesi uyarınca sözü gecen hükmün iptali için AnayasaMahkemesine başvurmuştur.
III.METİNLER:
1-İtiraz konusu yasa kuralı:
27/7/1967günlü, 926 sayılı Türk Silâhlı Kuvvetleri Personel Kanununa 31/7/1970 günlü,1323 sayılı Kanunla eklenen Ek 1. madde şöyledir:
EkMadde l- General - Amiral ve Albay rütbelerine yükselebilmek için; Harp Okulu,Fakülte veya Yüksek Okul mezunu olmak şarttır.
(Bumaddenin yalnız albay rütbesine yükselmeye ilişkin hükmünün iptaliistenmiştir.)
2-Dayanılan Anayasa kuralları :
Madde10- Herkes, kişiliğine bağlı, dokunulmaz, devredilmez, vazgeçilmez temel hak vehürriyetlere sahiptir.
Devlet,kişinin temel hak ve hürriyetlerini, fert huzuru, sosyal adalet ve hukukdevleti ilkeleriyle bağdaşamıyacak surette sınırlayan siyasî iktisadî ve sosyalbütün engelleri kaldırır; insanın maddî ve manevî varlığının gelişmesi içingerekli şartları hazırlar.
Madde11- Temel hak ve hürriyetler, Devletin ülkesi ve milletiyle bütünlüğünün,Cumhuriyetin, millî güvenliğin, kamu düzeninin, kamu yararının, genel ahlâkınve genel sağlığın korunması amacı ile veya Anayasa'nın diğer maddelerindegösterilen özel sebeplerle, Anayasa'nın sözüne ve ruhuna uygun olarak, ancakkanunla sınırlanabilir.
Kanun,temel hak ve hürriyetlerin özüne dokunamaz ,
BuAnayasa'da yer alan hak ve hürriyetlerden hiç birisi, insan hak vehürriyetlerini veya Türk Devletinin ülkesi ve milletiyle bölünmez bütünlüğünüveya dil, irk, sınıf, din ve mezhep ayırımına dayanarak, nitelikleri Anayasa'dabelirtilen Cumhuriyeti ortadan kaldırmak kasdı ile kullanılamaz.
Buhükümlere aykırı eylem ve davranışların cezası kanunda gösterilir.
Madde12- Herkes, dil, ırk, cinsiyet, siyasî düşünce, felsefî inanç, din ve mezhepayırımı gözetilmeksizin, kanun önünde eşittir.
Hiçbir kişiye, aileye, zümreye veya sınıfa imtiyaz tanınamaz.
3-İlgili Yasa hükümleri :
a)16/6/1927 günlü, 1076 sayılı Yedeksubaylar ve Yedek Askeri Memurlar Kanununun29. maddesi şöyledir :
Madde29- Muvazzaflığı iktisab etmemiş olan ihtiyat subaylardan teğmen ve yüzbaşırütbesinde bulunanlar talip olurlarsa lâzım gelen evsafı haiz bulundukları vemuvazzaf subayların tabi oldukları bilumum kavanin esasata tabi olacaklarıhakkında kâtibi âdilden musaddak taahhüt senedi verdikleri takdirde usulümevzuası dahilinde yetiştirilmek şartiyle muvazzaf sınıfa nakilleri caizdir.Bunlardan bilahare ikmali tahsilde muvaffak olamıyanlar bulunursa tekrarihtiyat sınıfa iade ve terhis kılınırlar.
Alelumumihtiyat subay ve memurları muvazzafa nakletmeksizin dahi hazarda müdafaaimilliye vekâletince lüzum görülecek müddetçe ve kendileri de arzu ederlersekadro ihtiyacına göre kumanda mevkilerinden hariç vazifelerdekullanılabilirler.
b)27/7/1967 günlü, 926 sayılı Türk Silâhlı Kuvvetleri Personel Kanununa,31/7/1970 günlü, 1323 sayılı Yasa ile eklenen Ek Geçici 4. madde şöyledir:
EkGeçici Madde 4- 926 sayılı Türk Silâhlı Kuvvetleri Personel Kanununun rütbeterfii hakkındaki hükümleri yürürlüğe girinceye kadar, Albaylığa yükselebilmekiçin bu Kanunun Ek l. maddesindeki şartlar aranmaz.
Ek1. maddedeki şartlan haiz olmayanlardan Albay olanlarla birinci fıkradabelirtilen süre içinde Albay olacakların rütbeleri ve rütbelerine ait özlükhakları saklıdır.
IV.İLK İNCELEME:
AnayasaMahkemesi 1/2/1977 gününde Kani Vrana, Şevket Müftügil, Ahmet Akar, HalitZarbun, Ziya Önel, Ahmet Koçak, Sekip Çopuroğlu, Fahrettin Uluç, MuhittinGürün, Lûtfi Ömerbaş, Ahmet Erdoğdu, Hasan Gürsel, Ahmet Salih Çebi, Nihat O.Akçakayalıoğlu ve Ahmet H. Boyacıoğlu'nun katılmaları ile İçtüzüğün 15. maddesiuyarınca yaptığı ilk inceleme toplantısında : "Dosyanın eksiğibulunmadığından işin esasının incelenmesine" karar verilmiştir.
V.ESASIN İNCELENMESİ:
İşinesasına ilişkin rapor, Askerî Yüksek idare Mahkemesi I. Dairesinin başvurmakararı, iptali istenen yasa kuralı, ilgili Anayasa ve Yasa hükümleri, bunlarailişkin yasama belgeleri ve konu ile ilgili öteki metinler okunduktan sonragereği görüşülüp düşünüldü :
Konuönce biçim yönünden ele alınmıştır. Her ne kadar itiraz yoluna başvuranMahkemece biçime ilişkin bir iptal nedeni öne sürülmemiş ise de, AnayasaMahkemesi 22/4/1962 günlü, 44 sayılı Kanunun 28. maddesi uyarınca ileri sürülengerekçelere dayanma zorunluğunda olmayıp, istemle bağlı olmak koşulu ile, başkagerekçelerle de Anayasa'ya aykırılık karan verebilir. Bu nedenle 1323 sayılıKanuna ilişkin tasarının Yasama meclislerinde geçirdiği görüşme evreleriüzerinde durulmuştur.
A)Millet Meclisindeki içtüzük hükümlerine uygun olarak tamamlandıktan sonratasarı Cumhuriyet Senotusuna gönderilmiştir. Cumhuriyet Senatosundakigörüşmelerde iki önemli konu göze çarpmaktadır :
l-Milli Savunma Bakanı, tasarının görüşülmesine başlanmadan önce şu öneridebulunmuştur: "Cumhuriyet Senatosu gündeminde bulunan ve birincigörüşülmesi yapılacak işler arasında dördüncü sırayı işgal eden 27/7/1967 tarihve 926 sayılı Türk Silahlı Kuvvetleri Personel Kanununun bazı maddelerinindeğiştirilmesi ve bu kanuna bazı maddeler eklenmesi hakkında Kanun tasarısının,(S.Sayısı 1469) gündemdeki bütün işlere takdimen ve öncelik ve ivediliklegörüşülmesi hususunu yüksek tasviplerinize arzederim." Bu önergeninöncelik bölümü oylanmış ve kabul edilmiştir. Tasarının tümü hakkında görüşmelerbittikten sonra ivedilikle görüşme hususu da oya sunulmuş, kabul edildiğiaçıklanarak maddelerin görüşülmesine geçilmiştir.
CumhuriyetSenatosu içtüzüğünün 45. maddesinde öncelikle görüşme kararının Hükümet veyaKomisyon tarafından gerekçeli bir istek üzerine verilebileceğibelirtilmektedir. Hükümet adına Millî Savunma Bakanının verdiği önergedeöncelik gerekçesi açıklanmamış. Bütçe ve Plân Komisyonu Raporunda da,"Tasarının önemine ve mahiyetine binaen" öncelikle görüşülmesi düşüncesiyer almıştır. Görülüyor ki 45. maddenin aradığı "gerekçeli istek"koşulu olayda gerçekleşmemiş ve bu yönden içtüzüğe aykırı bir işlem oluşmuştur.
Öteyandan içtüzüğün 46. maddesinde, ivediliğin, tasarının birinci görüşmesindenönce Hükümet veya teklif sahibi veya ilgili komisyon tarafından önerilebileceğive Cumhuriyet Senatosunun kabul edeceği esaslı bir neden olmadıkça ivedilikkararı verilemiyeceği yazılıdır. Oysa öncelik konusunda olduğu gibi, ivedilikkonusunda da öneri, içtüzükte açıklanan koşullardan yoksundur. Bütçe ve PlânKomisyonu raporundaki öneri de yetersizdir. (Cumhuriyet Senatosu TutanakDergisi Cilt : 61, Dönem 9, Birleşim 104, Sayfa : 436,460 - Sıra Sayısı 1469Bütçe ve Plân Komisyonu Raporu)
Bütünbu işlemlerde içtüzüğün 45. ve 46. maddelerine aykırı davranılmış olduğu birgerçektir. Ancak, Anayasa Mahkemesinin çeşitli kararlarında belirtildiği üzere,"içtüzüklerin biçime ilişkin tüm hükümlerinin aynı önem derecesindebulunduğu düşünülemez. Bunların arasında yasama meclisince verilen kararın geçerliliğiüzerinde etkili olabilecek nitelik taşıyanlar bulunduğu gibi ayrıntısayılabilecek nitelikte olanlar da vardır. Birinci kümeye girenlere aykırıtutumun iptal nedenini oluşturacağını, buna karşılık öteki biçim kurallarınauymamanın iptali gerektirmiyeceğini kabul etmek yerinde olur. Anayasa'dagösterilmeyen ve yalnız içtüzükte bulunan biçim kuralları arasında böyle birayırım yapılması zorunludur. Çünkü İçtüzüklerdeki biçim kurallarına aşırıbaşlılık Yasama Meclislerinin çalışmalarını gereksizce aksatır, içtüzükhükümlerine aykırı düşen işlemlerden hangilerinin iptal nedeni sayılacağısorunu uygulanacak içtüzük hükmünün önemine ve niteliğine göre çözülecek veincelemeleri sırasında Anayasa Mahkemesince değerlendirilip saptanacak birkonudur." (Anayasa Mahkemesi'nin 6/4/1972 günlü 13/18 sayılı kararı, ResmîGazete 24/7/1972, Sayı:14255).
İçtüzüğünöncelik ve ivedilik kurallarının bir bölümüne uyulmamış olması, olayda KanunKoyucunun iradesini etkiliyecek nitelikte görülmemiştir. Anayasa Mahkemesininçeşitli kararlarında da, öncelik ve ivedilik önerilerinin yeterli gerekçeyiiçermesi zorunlu olduğu üzerinde durulmamış ve böyle bir durumun Kanun hükmününiptalini gerektirecek önem ve ağırlık taşımadığı kabul edilmiştir, (örneğin8/5/1973 günlü. 24/21 sayılı 26/3/1974 günlü, 32/11 sayılı; 6/5/1975 günlü,35/126 sayılı kararlar - Anayasa Mahkemesi Kararlar Dergisi : Cilt: 11, Sayfa229; Cilt : 12, Sayfa 111; Cilt: 13, Sayfa : 483).
Bunedenle içtüzüğün 45. ve 46. maddelerinde yazılı kimi koşullara uyulmadanverilen öncelik ve ivedilik kararlarında itiraz konusu kuralın iptalinigerektirecek ölçüde ve ağırlıkta bir aykırılık oluşmadığı sonucuna varılmıştır.
AhmetAkar, Ahmet Koçak ve Muhittin Gürün bu görüşe katılmamışlardır.
2-Tasarının tümü üzerindeki görüşmeler bittikten sonra şu önerge verilmiştir :"Türk Silâhlı Kuvvetleri Personel Kanunu dolayısiyle değiştirge önergesiverilen maddeler üzerinde müzakere açılmasını, değiştirge önergesi verilmeyenmaddelerin okunarak oylanmasını arz ve teklif ederim." Bu önerge oylanmışve kabul edilmiştir. Tasarının görüşülmesine, bu önergenin kabulüyle İçtüzükteyer almayan bir yöntem uygulanarak başlanmış ve görüşme böylece sürdürülmüştür.Görüşme sırası itiraz konusu maddeye gelince; aynı yönteme dayanılarak ve bir değiştirgeönergesi de bulunmadığından sözedilerek madde sadece okunmuş ve oylanarak kabuledilmiştir. (Cumhuriyet Senatosu Tutanak Dergisi, Cilt : 61, Birleşim 104 ve105, Sayfa : 460 ve 475). Oysa Anayasa'nın 92. maddesi tasarı ve tekliflerinYasama Meclislerinde görüşülmesini buyurmaktadır. Görüşülmeden kabul edilen birmetnin Yasama Meclislerinin serbestçe oluşan iradelerinin bir ürünü olarakbenimsenmesine olanak yoktur. Bu ilke Anayasa Mahkemesinin çeşitli kararlarındaaçıklanmış ve aykırı tutumun iptal nedenini oluşturduğu kabul edilmiştir.(Örneğin, 6/5/1975 günlü 35/126 sayılı karar Resmî Gazete 11/10/1975 sayı :15380; 19/10/1976 günlü 42/48 sayılı karar, Resmî Gazete 10/5/1977 - sayı :15933; 15/2/1977 günlü, 50/13 sayılı karar).
Tasarınıngörüşülmesinde izlenen tutum; Cumhuriyet Senatosunun iradesini serbestçebelirlemesini engellediğinden Ek Madde l- de yer alan ve davada uygulanacakolan (...... ve Albay ..'.....) hükmünün iptali gerekmektedir.
HalitZarbun, Abdullah Üner ve Nihat O. Akçakayalıoğlu bu görüşe katılmamışlardır.
B)İtirazın konusu kuralın, yukarıda açıklanan nedenlerle, biçim yönünden iptalinekarar verildiğine göre, aynı kural üzerinde ayrıca esas yönünden de incelemeyapılmasına ve bu konuda bir karar verilmesine artık olanak kalmamıştır. Bugörüşe ilişkin gerekçeler Anayasa Mahkemesini 15/2/1977 günlü, E/1976/50, K.1976/50, K. 1977/13 sayılı kararında açıklanmış olduğundan, buradayinelenmesine gerek görülmemiştir.
ZiyaÖnel, Abdullah Üner, Ahmet Koçak ve Ahmet Erdoğdu bu görüşe katılmamışlardır.
C)Ek madde l de yer alan (....... ve Albay ......), hükmünün iptali
ileortaya kamu düzenini tehdit edici bir boşluk çıkmadığından, Anaya'nın değişik152. ve 22/4/1962 günlü 44 sayılı Yasanın 50. maddeleri uyarınca kararınyürürlüğe gireceği günün ayrıca belirtilmesine gerek görülmemiştir.
AhmetAkar, Ziya Önel, Abdullah Üner ve Nihat O. Akçakayalıoğlu bu görüşekatılmamışlardır.
VI.SONUÇ:
A)Biçim yönünden inceleme :
CumhuriyetSenatosunda yapılan işlemler yönünden :
1-27/7/1967 günlü ve 926 sayılı Kanunun 31/7/1970 günlü ve 1323 sayılı Kanunladeğiştirilmesine ilişkin tasarının öncelik ve ivedilikle görüşülmesi bakımındanyapılan işlemlerde İçtüzük hükümlerine aykırılık bulunmakta ise de, buaykırılığın, itiraz konusu kuralın iptalini gerektirecek ölçüde ve ağırlıktaolmadığına Ahmet Akar, Ahmet Koçak ve Muhittin Gürün'ün karşıoylarıyle veoyçokluğu ile,
2-Önceden kabul edilen bir önergeye dayanılarak, itiraz konusu maddenin, görüşmeaçılmadan, yalnız okunarak oya sunulması suretiyle kabul edilmiş olmasıiçtüzüğe ve Anayasa'ya aykırı bulunduğuna ve bu nedenle itiraz konusu Ek 1.maddede yer alan (...... ve Albay ......) hükmünün iptaline Halit Zarbun,Abdullah Üner ve Nihat O. Akçakayalıoğlu'nun karşıoylarıyle ve oyçokluğu ile,
B)İtiraz konusu kural biçim yönünden iptal edilmiş bulunduğuna göre esas yönündeninceleme yapılmasına olanak bulunmadığına Ziya Önel, Abdullah Üner" AhmetKoçak ve Ahmet Erdoğdu'nun karşıoylariyle ve oyçokluğu ile,
C)Anayasa'nın değişik 152 ve 22/4/1962 günlü, 44 sayılı Yasanın 50. maddeleriuyarınca, kararın yürürlüğe gireceği günün ayrıca belirtilmesine yer olmadığınaAhmet Akar, Ziya Önel, Abdullah Üner ve Nihat O. Akçakayalıoğlu'nunkarşıoylarıyle ve oyçokluğu ile,
12/5/1977gününde karar verildi.
Başkan
Kâni Vrana
Başkanvekili
Şevket Müftügil
Üye
Ahmet Akar
Üye
Halit Zarbun
Üye
Ziya Önel
Üye
Abdullah Üner
Üye
Ahmet Koçak
Üye
Şekip Çopuroğlu
Üye
Fahrettin Uluç
Üye
Muhittin Gürün
Üye
Lütfi Ömerbaş
Üye
Ahmet Erdoğdu
Üye
Ahmet Salih Çebi
Üye
Nihat O. Akçakayalıoğlu
Üye
Ahmet H. Boyacıoğlu
KARŞIOYYAZISI
1323sayılı Kanun tasarısının Senatoda görüşülmesine başlanmadan önce Millî SavunmaBakam tarafından verilen bir önerge ile tasarının diğer işlere takdimenöncelikle ivedilikle görüşülmesi istenmiştir. Bu önergenin öncelik bölümüoylanmış ve kabul edilmiştir. Tasarının tümü hakkında görüşmeler bittiktensonra ivedilikle görüşme hususu da oya sunulmuş, kabul edildiği açıklanarakmaddelerin görüşülmesine geçilmiştir. Bu görüşmeler ve işlemler nedeniyle konuhakkında çoğunluk kararında ayrıntılariyle belirtilen ve aşağıya alınanhususlardan; (İçtüzük madde 45) Savunma Bakanının verdiği önergede öncelikgerekçesi açıklanmamış bütçe ve plân komisyonu raporunda da "TasarınınÖnemine ve mahiyetine binaen" öncelikle görüşülmesi denildiğindengerekçeli istek koşulu olayda gerçekleşmemiş ve bu yönden İçtüzüğe aykırı birişlem oluşmuştur.
Öteyandan "İçtüzüğün 46. maddesine göre" önerilen teklifin CumhuriyetSenatosunun kabul edeceği esaslı bir neden olmadıkça Senatoca ivedilik kararıverilemiyeceğinden, bu suretle öncelik konusunda olduğu gibi, ivedilikkonusunda da öneri; İçtüzükte açıklanan koşullardan yoksun bulunduğu, Bütçe vePlân Komisyonu raporundaki Öneri de yetersiz olduğu açıklanmıştır. Çoğunlukkararında ayrıca bütün işlemlerde İçtüzüğün 45. ve 46. maddelerinde yazılıkoşullarına aykırı davranılmış olduğu bir gerçektir. Şeklinde ifade edilmiş,ancak gerekçe olarak Anayasa Mahkemesinin çeşitli kararlarından örnekleralınmıştır, "örneğin Anayasa Mahkemesinin 4/6/1972 günlü ve 13, 18 sayılıkararı."
Çoğunlukkararında ayrıca : İçtüzüğün öncelikle ivedilik kurallarının bir bölümüneuyulmamış olması, olayda kanun koyucunun iradesini etkileyecek niteliktegörülmemiştir. Anayasa Mahkemesinin çeşitli kararlarında da, öncelik veivedilik önerilerinin yeterli gerekçeyi içermesi zorunlu olduğu üzerindedurulmamış ve bu nedenle de İçtüzüğün 45. ve 46. maddelerinde yazılı kimikoşullara uyulmadan verilen öncelik ve ivedilik kararlarında, itiraz konusukuralın iptalini gerektirecek bir önem ve ağırlıkta taşımadığı kabul edilerek,bir aykırılık oluşmadığı sonucuna varılmıştır. Denilerek (Örneğin, 8/5/1973günlü, 24/21 sayılı ve 26/3/1974 günlü ve 32/11 sayılı ve 6/5/1975 günlü 35/126sayılı Anayasa Mahkemesi kararları gösterilmiştir.)
Busuretle; çoğunluk kararında, Cumhuriyet Senatosundaki öncelikle ve ivediliklegörüşülen 1323 sayılı Kanuna ilişkin tasarının, Senato içtüzüğüne aykırı düşenşu davranışların, kanun hükmünün biçim yönünden iptalini gerektirecek ölçüde veağırlıkta bulunmadığı sonucuna varılmaktadır. Aşağıda ayrıntılarıyleaçıklanacağı üzere bu aykırılıklar ortada iken çoğunluğun vardığı sonucakatılmaya olanak yoktur.
Anayasa'nın85. maddesinin ikinci fıkrası uyarınca Türkiye Büyük Millet Meclisi veMeclisler çalışmalarını kendi yaptıkları içtüzüklerin hükümlerine göreyürütürler. Anayasa Mahkemesinin Yasama Meclisleri içtüzüklerinin biçimineilişkin kuralları üzerindeki oturmuş görüşü, kararda da belirlendiği gibi,şöyle özetlenebilir; "İçtüzüklerin biçime ilişkin tüm hükümlerinin aynıönem derecesinde bulunduğu düşünülemez. Bunların arasında Yasama Meclislerinceverilen kararın geçerliliği üzerinde etkili olabilecek nitelik taşıyanlarbulunduğu gibi ayrıntı sayılabilecek nitelikte olanlar da vardır. Birincikümeye girenlere aykırılık tutumun iptal nedenini oluşturacağını, buna karşılıköteki biçim kurallarına uymamanın iptali gerektirmeyeceğini kabul etmek yerindeolur, Anayasa'da gösterilmeyen ve yalnız İçtüzükte bulunan biçim kurallarıarasında böyle bir ayırım yapılması zorunludur. Çünkü İçtüzüklerdeki biçimkurallarına aşın bağlılık Yasama Meclislerinin çalışmalarını gereksizceaksatır. İçtüzük hükümlerine aykırı düşen işlemlerden hangilerinin iptal nedenisayılacağı sorunu, uygulanacak İçtüzük hükmünün önemine ve niteliğine göreçözülecek ve incelemeleri sırasında Anayasa Mahkemesince değerlendirilipsaptanacak bir konudur."
CumhuriyetSenatosu içtüzüğünde (Madde 69, 44) Kanun tasarı ve tekliflerinin iki kezgörüşülmesi kural olarak kabul edinmiş; gündemlerin düzenlenmesinde izleneceksıra saptanmış; hangi tasarıların tek görüşmeye bağlı tutulacağı, iki görüşmeyebağlı tasarı ve tekliflerin bir kez görüşülmesiyle nasıl yetinilebileceği vegündemdeki sıraların bozulması usulü istisna hükümleri halinde ayrıcagösterilmiştir.
Birkanun tasarı veya teklifinin bir kez görüşülmesiyle yetinilmesi konusuna YasamaMeclisleri İçtüzükleri büyük önem vermişler ve konuyu sıkı hükümlerebağlamışlardır. Bu hükümler şöyle özetlenebilir. Bir tasarı veya teklif YasamaMeclisine sunulurken veya birinci görüşmesinden önce Hükümet, teklif sahibiyahut ilgili komisyon ivedilik kararı verilmesini istemelidir. Ortada YasamaMeclîsinin kabul edileceği esaslı bir neden bulunmalıdır. İvedilik kararıyazılı ve gerekçeli olarak verilmelidir. (Cumhuriyet Senatosu İçtüzüğü, Mad.46, 47, 48).
Gündemsırasının bozulabilmesi başka bir deyimle bir kanun tasarı veya teklifiningündemdeki öteki işlerden önce görüşülebilmesi için de sıkı koşullar vardır.Hükümet veya komisyon öncelikle kararı istemeli, istem yazılı ve gerekçeliolmalıdır. (Cumhuriyet Senatosu İçtüzüğü, 45)
İçtüzükhükümleriyle konu üzerinde gösterilen titizlik yerinde ve olağan görülmelidir.Yasaların devlet hayatındaki yerlerinin Önemi ve ağırlığı herhangi biraçıklamayı gerektirmeyecek biçimde ortadadır. Böylesine önemli bir yasamabelgesinin üzerinde özenle durularak ereğe en uygun biçimde eksiksiz olarakçıkabilmesini ve ayrıca manevî değer ve nüfuzunun yüksek tutulmasını sağlamaküzere uyulması en azından zorunlu bulunan kural ve koşulların yeri YasamaMeclisleri içtüzükleridir. Bu kural ve koşullara göre iki kez görüşülmesigerekli bir kanun tasarısı veya teklifi üzerinde tek görüşme ile yetinilmesi,başka deyimle ana kuraldan uzaklaşılması elbette güçlü, kabule değer birgerekçeyi zorunlu kılar. Bilhassa ivedilikle görüşülme istemlerinde gerekçeninaçıklanmasının kanunların Anayasa'ya uygunluğunun denetlendiği bir ülkede birbaşka önemi vardır. Böylece Anayasa Mahkemesi bir kanun tasarı veya teklifiningörüşülmesinde ana kuraldan uzaklaşılması nedenini değerlendirme olanağınıbulmuş olacaktır.
İvedilikkararının istenmesi zamanına ilişkin İçtüzük hükümleri de önemli, ağır basanbiçim kurallarıdır. Kuralın sonuç olarak ve konuya ilişkin içtüzük maddelerinintümü birlikte ele alındıkta, ivedilik kararının verilmesi zamanını da saptadığıgörülür. Bu zaman tasarı veya teklifin birinci görüşmesinin başlaması ile sonaerer. Bundan sonraki evrelerde böyle bir istemde bulunulması veya isteminkarara bağlanması artık söz konusu olamaz. Bu da işin niteliğinin birgereğidir. Çünkü hakkında ivedilik kararı verilmiş bir tasarı veya teklif ancakbir kez görüşülebilecek tasarı veya teklifte ikinci kez düzeltme ve değişiklikyapılması olanağı kalmayacaktır. Bu durumu görüşmeler başlamadan önce tümYasama Meclisleri Üyeleri bilmeli ve tutumlarına ona göre yön vermelidirler.Birinci görüşme başladıktan sonra ivedilik kararı verilmesi ikinci görüşmeansızın kapatır ve bir bölüm Yasama Meclisleri üyelerini bir oldu bitti ilekarşılaştırır.
YasamaMeclisleri gündemlerindeki sıraların bozulması değiştirilmesi de önemli birolgudur. Bunu sağlayacak olan öncelik istemlerinin gerekçeli olmasını zorunlukılan içtüzük hükümleri üzerinde de yukarıda ivedilik işlemlerindeki gerekçeleriçin söylenenler geçerli olduğundan onları burada tekrarlamanın yeri yoktur.
Yukarıdanberi açıklananlarla varılan sonuç şudur : Yasama Meclisleri İçtüzüklerininöncelik ve ivedilik istemlerinin gerekçeli olmasına, ivedilik kararlarınınkanun tasarı veya teklifinin birinci görüşmesi başlamadan önce verilmesine vebu buyruğun doğal sonucu olarak da birinci görüşme başlamadan önce kararabağlanmasına ilişkin kuralları bir kanunun geçerliği üzerinde etkili olabileceknitelikte önemli ve esaslı biçim hükümleridir. Bunlara aykırı tutumlar okanunun biçim yönünden iptal nedenini oluşturur.
Dahaönce de değinildiği üzere de bir kuralın itiraz konusu olan 1323 sayılı kanunailişkin tasarının Senatodaki görüşmelerinde gerekçesiz istemler üzerineİçtüzüğe uygun olmayan bu önerilerin oylanmasına bile olanak yok iken öncelikve ivedilik kararları verilmiş ve ivedilik istemi tasarının tümü üzerindekigörüşmeler bittikten sonra söz konusu olmuş ve karara bağlanmıştır. Demekkitasarının öncelik ve ivedilikle görüşülmesine karar verilirken CumhuriyetSenatosu İçtüzüğünün 45. ve 46. maddelerine aykırı davranılmıştır. Bu davranışivedilik kararlarının öncelik kararlarında olduğu gibi değersiz ve hükümsüzbıraktığı için ana kuraldan ayrılma ve kanun tasarısının bir kez görüşmeişlemleri de böylece hukukî dayanaktan yoksun kalmış ve Cumhuriyet Senatosuİçtüzüğünün 69. maddesinde yer alan ana kurala da ayrıca aykırı düşülmüştür. Şudurum 1323 sayılı Kanunda yer alan itiraz konusu hükmün de biçim yönündeniptalini gerekli kılar.
Şurasınıda belirtmek yerinde olur ki, çoğunluk kararında "Öncelik ve ivedilikkurallarının bir bölümüne uyulmamış olması olayda kanun koyucunun iradesinietkileyecek nitelikte görülmemiştir. Anayasa Mahkemesinin son zamanlarda çıkanbir kaç kararından bahisle öncelik ve ivedilik önerilerinin yeterli gerekçeyiiçermesi zorunlu olduğu üzerinde durulmamış ve böyle bir durumun kanun hükmününiptalini gerektirecek Önem ve ağırlık taşımadığı kabul edilmiştir."denilerek olayımızda olduğu gibi Bakanın verdiği önergede öncelik ve ivedilikiçin gerekçenin hiç bulunmayışı bütçe ve plân komisyonunun raporunda da"tasarının önemine ve mahiyetine binaen" denilmek suretiyle hukukengeçersiz ve yetersiz bir beyanın kâfi gerekçe olarak kabul edilmesi bu yolunaçılması halinin; söz konusu içtüzük kurallarının ayrıntı hükümlerindenimişcesine ihmal edilebileceğini savunmaya, bu kuralların yukarıda tartışılannitelikleri el vermez. Kanunların geçerliği için zorunlu belli başlı usulkoşullarından bir kaçını oluşturan söz konusu kurallara uyulmaksızın çıkarılmışbir kanunun akibetine bu aykırılığın etkisi olmadığı yolunda bir görüş giderektüm içtüzük kurallarının uygulanıp uygulanmaması Yasama Meclislerinin takdirinebırakmaya varır ve Anayasa'nın 85. maddesinin birinci fıkrasının buyurucuhükmünü işlemez duruma getirerek uygulama dışı bırakır. Böyle bir tutumu haklıgöstermeye ve hukuk açısından savunmaya olanak yoktur.
Yukarıparagrafta belirtildiği üzere bütçe ve plân komisyonu raporunda "Tasarınınönemine ve mahiyetine binaen" öncelikle ivedilikle görüşülmesi zorunluğununortaya konması bu durumun öncelik ve ivedilik önerilerinde gerekçeninvarsayılmasını gerektireceği yolunda Anayasa Mahkemesi kararında yer verilengörüşe katılmanın dayanaksız kalacağı ortadadır. Çünkü gerekçesiz kanuntasarısı olmaz ve her kanun tasarısının kendine göre bir önemi vardır.Getirdiği düzenlemenin belirli süreler içinde kanunlaşması istendiği içinTürkiye Büyük Millet Meclisine sunulmuştur. İçtüzüklerin aradığı ve üstündetitizlikle durduğu ise yukarıda da değinildiği üzere öncelik ve ivedilikkararları verilebilmesi için esaslı bir nedenin varlığı ve bu nedeninönerilerde açıklanmış olmasıdır. Kaldı ki, bir kanun tasarısının konusununönemli oluşu o tasarının olağan usullere ve konunun öneminin gereklerine uygunolarak ağır ağır dikkat ve teenni ile incelenip görüşülmesini zorunlu kılar.
Buradatıpkı 1323 sayılı Yasada olduğu gibi öncelik ve ivedilik konularında içtüzükhükümlerine aykırı davranıldığı için 17/3/1972 günlü, 1576 sayılı Kanunun biçimyönünden Anayasa'ya aykırı görülerek iptaline gidilmiş ve yukarıdan berisöylenenlerin o kararın gerekçesinden alınmış bulunduğuna işaret edilmesiyerinde olacaktır. Çoğunluğun da aynı kararı örnek olarak gösterdiğigörülmüştür. (1972/13 - 18 sayılı 6/4/1972 günlü Anayasa Mahkemesi kararı, 7/4/1972günlü, 14152 mükerrer sayılı ve 24/7/1972 günlü 14255 sayılı Resmî Gazeteler)Bir içtüzük kuralının Yasama Meclislerince verilen kararların geçerliğiüzerinde etkili olabilecek nitelik taşıdığı ve kurala aykırı düşen işleminbiçim yönünden iptal nedeni sayılacağı Anayasa Mahkemesince saptanmışsa buölçünün bütün benzeri durumlarda geçerli olması gerekir. Kanunlarınkümelendirilip bir bölümü için biçim yönünden iptal nedeni sayılan durumlarınöteki bölüm kanunlar için iptali gerektirmez nitelikte görülmesi hukukça itibaredilebilir ve savunulur bir tutum olamaz. 1977/4 - 74 sayılı 12/5/1977 günlükararın öncelik ve ivedilik kararlarında içtüzük hükümlerine aykırı davranılmışolmasının itiraz ve inceleme konusu yasa kuralının biçim yönünden iptalinigerektirmediğine ilişkin bölümüne yukarıda açıklanan nedenlerle karşıyım.
2-Anayasa'nın 152/2. maddesinde "gereken hallerde Anayasa Mahkemesi iptalhükmünün yürürlüğe gireceği tarihî ayrıca kararlaştırabilir" denilmekte ve44 sayılı Kanunun 50. maddesinin üçüncü fıkrasında da gerekli gördüğü hallerdeAnayasa Mahkemesinin iptal hükmünün yürürlüğe gireceği tarihi ayrıcakararlaştırabileceği belirtilmiştir. Bu iki halde de böyle bir karar verilmesiAnayasa Mahkemesinin takdirine bırakılmıştır.
HadisedeAnayasa Mahkemesince yalnız biçim yönünden iptal kararı vermiş olduğuna göreYasama Meclislerine takdir yetkisini kullanabilecek ve biçimine göre bir yasamafaaliyetine imkân verecek bir müddet kabul edilerek iptal hükmünün yürürlüğegireceği günün ayrıca kararlaştırılması Anayasa'ya uygun olurdu.
Açıklanandurum ve hadisenin niteliği itibariyle böyle bir karar vermeye gerek vardır.Çünkü, biçim yönünden bir kanun hükmünün iptalinin amacı onun biçimine uygunbir şekilde çıkarılmasını temindir. Ve biçim yönünden yapılan bir iptalinhusule getireceği sonuç da Yasama Meclisinin iradesi dışında bir durum meydanagetirmektedir. Mahkemece işin esasının da incelenmesine geçilmediğine göre,biçim yönünden yapılan bu iptal karşısında 1323 sayılı Kanunun Ek l maddede yeralan "... ve albay ..." sözüne ait hükmün kaldırılmasıyla, sonucunniteliği bakımından, ordu personel sisteminde bir değişiklik yapacaktır. Kanunkoyucuya Mahkemece, süre tanınmazsa bu sonuç Yasama Meclisince takdir yetkisikullanılmadan ve iradesi dışında meydana gelmiş olur. Bu durumda iptal hükmününyürürlüğe gireceği günün ayrıca kararlaştırılmasına gerek vardır. Bu nedenlerleiptal hükmünün yürürlüğe gireceği tarihin, belirlenmesine lüzum olmadığına dairverilen çoğunluk kararına karşıyım.
Üye
Ahmet Akar
KARŞIOYYAZISI
MahkememizinEsas : 1977/4, Karar : 1977/74 sayılı kararında, sayın Abdullah Üner'in yazdığıkarşıoy yazısının 1., 2. ve 3. sayılı bentlerinde açıkladığı görüş vedüşüncelere iştirak etmek suretiyle sözü geçen karara katılmadım.
Üye
Halit Zarbun
KARŞIOYYAZISI
MahkememizinEsas : 1977/4, Karar : 1977/74 sayılı kararında, sayınAbdullah Üner'in yazdığı karşıoy yazısının 3. ve 4. maddelerinde belirtilennedenlerle çoğunluk görüşüne katılmıyorum.
Üye
Ziya Önel
KARŞIOYGEREKÇESİ
926sayılı Türk Silâhlı Kuvvetleri Personel Kanununa 1323 sayılı Kanunla eklenen Ek1. maddedeki "General, amiral ve albay rütbelerine yükselebilmek için HarpOkulu, Fakülte veya Yüksek okul mezunu olmak şarttır." hükmünden (... vealbay...) sözünün iptali hakkında verilen çoğunluk kararına katılmadığımınnedenleri aşağıdadır:
1-Davacı, Harp Okulu, Fakülte veya yüksek okul mezunu olmadığından albaylığaterfi ettirilmemesi üzerine Askerî Yüksek İdare Mahkemesine başvurmuş vemahkemede terfiine engel teşkil eden 926 sayılı Türk Silâhlı KuvvetleriPersonel Kanununa 1323 sayılı Kanunla eklenen Ek 1. maddede ki "general,amiral ve albay rütbelerine yükselebilmek için Harp Okulu, Fakülte veya yüksekokul mezunu olmak şarttır." hükmünün Anayasa'ya aykırı olduğunu önesürmüş. Yüksek İdare Mahkemesi Birinci Dairesince de bu iddia ciddî görülereksöz konusu Ek 1. maddenin, "lise dengi okul mezunu subayların albaylığayükseltilmesi" yönünden iptali için Anayasa Mahkemesine başvurulmasına kararverilmiş, Anayasa Mahkemesince de "Kanunun Cumhuriyet Senatosundagörüşülmesi sırasında (değiştirge önergesi verilen maddeler üzerinde müzakereaçılması, değiştirge önergesi verilmeyen maddelerin okunarak oylanması) yolundaverilmiş olan önergenin Cumhuriyet Senatosu Genel Kurulunda kabul edilmesininve itiraz konusu madde hakkında değiştirge önergesi verilmemiş olduğundanokunup görüşmesiz oylanmasının içtüzüğe ve dolayısiyle de Anayasa'ya aykırıolduğu" gerekçesiyle maddenin albaylarla ilgili hükmünün iptaline çoğunluklakarar verilmiştir.
2-Anayasa'da, kanun teklif ve tasarılarının meclislerde görüşülmesi sırasındauygulanacak usulle ilgili bir kural yoktur. Bu konu meclislerin kendiyaptıkları İçtüzüklerinde yer almıştır. Yasama Meclislerinde içtüzüklerdeki şekleait bir kurala uygun hareket edilmemiş olması o kanunun herhalde iptalinigerektirmez. Ancak, kanunun geçerliliğini etkileyecek, meclislerin iradelerinizedeleyecek derecede önemli ve ağır olanları iptal nedenini oluşturabilecektir.Anayasa Mahkemesinin öteden-beri görüş ve uygulamalarıda bu yoldadır. Buna birörnek vermek gerekirse: Anayasa Mahkemesinin 16/11/1965 günlü, Esas : 1964/56,Karar : 1965/59 sayılı kararında şöyle denilmektedir:
"İçtüzükhükümleri genellikle şekle ait kurallardır. Bu hükümler içinde YasamaMeclislerince verilen bir kararın sıhhati üzerine etkili olabilecek niteliktaşıyanlar bulunduğu gibi bu derece önemli olmayanlar da vardır. Birincikategoriye girenlere aykırılığın iptal nedeni teşkil edeceği, buna karşılıköteki kurallara aykırılığın iptali gerektirmeyeceği kabul edilmelidir.Anayasa'da gösterilmeyen ve yalnız içtüzüklerde bulunan şekil kurallarıarasında bu ayırımı yapmak Anayasa'nın maksadına uygun düşer. Zira İçtüzüktekişekil kurallarına aşırı bağlılık Yasama Meclislerinin çalışmalarını lüzumsuzyere aksatır. Doktrinde de bu yolda ayırımı destekleyen görüşler vardır. MilletMeclisi Anayasa Komisyonu, 44 sayılı Kanuna ait raporunda Yasama Meclislerininkanunun görüşülmesinde ve kabulünde içtüzük hükümlerine uyup uymadıklarınıkontrol bakımından mahkemelerin ihtiyatlı ve ölçülü davranmaları lüzumlu olduğuve Anayasa'nın koyduğu şekil şartlarından farklı olarak içtüzüklerdeki şekilşartlarının hepsinin mutlak butlanı gerektirmiyeceği belirtilmiştir. Komisyonunbu kanısı Anayasa'nın maksadı ve bilimsel görüşlerle bağdaşmaktadır. (AnayasaMahkemesi Kararlar Dergisi, Sayı : 3, S: 284)
Demekoluyorki, içtüzüğün riayet edilmeyen her kuralı iptal nedenini oluşturmayacak ancak,kanunun geçerliliğini ve meclislerin iradelerini zedeleyecek kadar ağırolanları iptal nedeni sayılabilecektir. Olayda ise, söz konusu önergeCumhuriyet Senatosu Genel Kurulunda okunmuş, üzerinde görüşme açılmış, hiç birüye tarafından karşı çıkılmamış, Cumhuriyet Senatosu Genel Kurulunun serbestoyu ve iradesi ile kabul edilmiştir. Bu halde ortada Cumhuriyet Senatosununiradesini zedeleyen ve kanunun geçerliliğini tehdit eden bir durum mevcutolmadığından söz konusu nedenin kanunun iptalini gerektirmediği kuşkusuzdur.Nitekim, Anayasa Mahkemesinin 10/3/1977 günlü, Esas: 1976/51, Karar: 1977/16sayılı kararında; 926 sayılı Türk Silâhlı Kuvvetleri Personel Kanununun 1323sayılı Kanunla değiştirilen 53. maddesine ilişkin itirazın incelenmesinde, aynısebebin yani tasarının Cumhuriyet Senatosu Genel Kurulunda görüşülmesisırasında verilen bir Önerge kabul edilerek görüşmelerin değiştirge Önergesiverilen maddelere inhisar ettirilmesine diğer maddelerin okunup oylanmasınakarar verilmesinin ve görüşmelerin bu karar dairesinde yürütülmesinin yasanıniptalini gerektirmediğine karar verilmiştir.
Bunlardanbaşka; itiraz konusu Ek 1. madde hakkında Cumhuriyet Senatosu Genel Kurulundahiç bir üyenin konuşmak için söz istemediği de anlaşılmaktadır. Bir tasarınınMeclislerde görüşülmesi sırasında hiç bir üyenin söz almak, konuşmak gereğiniduymamış olması nedeniyle de okunup oylanarak kabul edilmesinin o tasarınınmecliste müzakeresiz kabul edildiği ve bu itibarla içtüzüğe ve dolayısiyleAnayasa'nın 92. maddesine aykırı düştüğü gibi bir iddiaya yol açamıyacağınısöylemeye bile gerek yoktur.
AnayasaMahkemesinin görevinin, yasama organlarının çalışmaları sırasında kendiiçtüzüklerinin sekil kurallarına uyup uymadıklarını araştırmayı ön plândatutmaktan ziyade kanunların Anayasa'nın özüne ve Anayasa'da yer alan temelilkelere uygunluğunu denetlemek olduğu söz götürmez bir gerçektir. Meclisleriniçtüzükleri hakkında Anayasa'nın 85. maddesinin birinci fıkrasında sadece"Türkiye Büyük Millet Meclisi ve Meclisler çalışmalarını kendi yaptıklarıiçtüzük hükümlerine göre yürütürler." denilmiş, bunun dışında Anayasa'daMeclislerin içtüzükleri ile ilgili bir hüküm mevcut bulunmamıştır. Bunakarşılık Anayasa'da devletin ve ülkenin varlığını ilgilendiren, ekonomik vesosyal yönlerden gelişip ilerlemesini amaçlayan çok önemli temel kurallara yerverilmiştir. Yasaların Anayasa denetiminden geçirilmesi sırasında içtüzüklerinşekil kurallarından ziyade Anayasa'daki temel kuralların ele alınması,incelemeye tabi tutulan yasada bu temel kurallara ne ölçüde yer verildiği veyabu temel kurallardan herhangi birine aykırı düşen bir durum bulunup bulunmadığıhususlarının incelenmesi herşeyden önce Anayasa'nın amacına uygun düşer. Böylebir incelemenin Anayasa kurallarının yurtta ve devlet örgütleri içinde gereğigibi benimsenip uygulanmasını sağlaması bakımından da sayısız faydaları vardır.Kaldı ki bir yasa hükmünün Anayasa Mahkemesinde Anayasa'ya uygunlukdenetiminden geçirilmesi sırasında içtüzüğün bir şekil kuralına uyulmamasınedeniyle iptaline karar verilmiş olması, o hükmün aynı zamanda Anayasa'dakitemel ilkelere uygun düşüp düşmediğinin araştırılmasına, incelemenin bubakımdan da derinleştirilmesine engel teşkil edemiyeceği de kuşkusuzdur.
4-İtiraz konusu hüküm, Cumhuriyet Senatosu Genel Kurulunda görüşülürken içtüzüğünşekle ilişkin bir maddesine uyulmadığı gerekçesiyle iptal edilmiş, esasAnayasa'nın özüne uygunluk denetiminden geçirilmemiştir. Şekil noksanınıdüzeltmek ise yasama organının yetkisi içinde bulunmaktadır. Yasama organınınbu yetkisini kullanabilmesi için de Anayasa'nın 152. maddesi gereğince birsüreye ihtiyaç olduğu ortadadır. Süre verilmesi için iptal karan dolayısiyleyasada bir boşluğun meydana gelmesine de gerek yoktur. Anayasa'nın 152.maddesinde gereken hallerde süre verileceği açıklanmıştır. Olayın niteliği,iptal kararı sadece içtüzüğe ait bir şekil meselesiyle ilgili olup esasAnayasa'ya uygunluk yönünden bir inceleme yapılmamış olması gibi haller süreverilmesini gerektiren nedenlerdendir.
5-Yukarıda yazılı nedenlerle çoğunlukla verilmiş olan karara katılmıyorum.
Üye
Abdullah Üner
KARŞIOYYAZISI
l-Tasarının, Cumhuriyet Senatosunda öncelik ve ivedilikle görüşülmesi işlemlerihakkında :
Kimikuralları dava konusu yapılan 31/7/1970 günlü, 1323 sayılı Kanun Tasarısınınöncelik ve ivedilikle görüşülmesi hakkında Millî Savunma Bakanınca verilenönergenin her iki bölümü de Cumhuriyet Senatosunda ayrı ayrı oylanıp kabuledilmiştir.
MillîSavunma Bakanının birarada verdiği öncelik ve ivedilik önergesi aynen şöyledir: "C- Senatosu gündeminde bulunan ve birinci görüşülmesi yapılacak işlerarasında dördüncü sırayı işgal eden 27/7/1967 tarih ve 926 sayılı Türk SilâhlıKuvvetleri Personel Kanununun bazı maddelerinin değiştirilmesi ve bu Kanunabazı maddeler eklenmesi hakkında Kanun Tasarısının (S. Sayısı 1469) gündemdekibütün işlere takdimen ve öncelik ve ivedilikle görüşülmesi hususunun yüksektasviplerinize arz ederim." Bu Önerge içeriğinden de anlaşıldığı üzere,öncelik ve ivedilik istekleri herhangi bir gerekçeye ve nedene dayandıolmamıştır.
Tasarınınivedilikle görüşülmesine karar veren C. Senatosunun bu kararını hangi esaslınedene dayandırmış olduğu da anlaşılamamaktadır. Çünkü, ivedilik önergesininlehinde ve aleyhinde birer üyeye söz verme yöntemine başvurulmadığından,ivedilik kararının verilmesine etki yapan önemli neden bu yoldan da açıklığakavuşamamıştır.
Oysa;C. Senatosu içtüzüğünün 45., 46., 47. ve 48. maddeleri hükümlerine göre, birtasarı veya teklifin diğer işlerden Önce ve ivedilikle görüşülmesine C.Senatosunca karar verilebilmesi için ilgililerin, öncelikle görüşülmeisteklerinin gerekçeli olması, ivedilik kararı verilmesi hakkındakiisteklerinin ise esaslı bir nedene dayandırılması iktiza eder. Ve esaslı birneden olmadıkça da C. Senatosunca ivedilik kararı verilemez.
Demekki, öncelik ve ivedilik kararı verilebilmesi için İçtüzük; gerekçenin ve esaslıbir nedenin bulunmasını ve bunların önergelerde belirtilmiş olmasını, Senatocada ivedilik önergesinin lehinde ve aleyhinde birer üyeye söz verilerek görüşmeaçılmasını temel koşul olarak öngörmüş bulunmaktadır, içtüzükteki bu koşullarise, bir tasarı veya teklifin sağlıklı olarak kanunlaşması bakımından Önemlibiçim kurallarından dır.
Gerekçedenve herhangi bir sebepten yoksun isteklere dayanarak tasarının, gündemdekisırasından çıkarılıp kendisinden evvelki işlerin önüne geçirilmiş olması ve enaz beş gün aralıkla iki kez müzakere edilmesi zorunluluğuna uyulmadan bir kezmüzakeresi ile yetinilmesi, içtüzüğün yukarıda açıklanan bu yönlere ilişkinhükümlerine ve dolayısiyle Anayasa'nın 85. ve 92. maddelerine uygundüşmemiştir.
Buuyumsuzluk, itiraz konusu kuralın iptalini gerektirecek ağırlıktadır. Bunedenle kural, biçim yönünden Anayasa'ya aykırı görüldüğünden iptaledilmelidir.
2-Biçim yönünden iptal edilen kuralın esas yönünden de incelenip incelenemeyeceğikonusuna gelince :
Anayasa'nın8. maddesinde, kanunların Anayasa'ya aykırı olamayacağı kuralı yer almış ve147. maddesi ile de Anayasa Mahkemesine; kanunların ve Türkiye Büyük MilletMeclisi içtüzüklerinin Anayasa'ya, Anayasa değişikliklerinin de Anayasa'daöngörülen şekil şartlarına uygunluğunu denetleme görev ve yetkisi verilmiştir.
AnayasaMahkemesi bu denetlemesini, ya Anayasa'nın 149. maddesine göre yetkililerceaçılan iptal davaları, ya da 151. maddesine dayanarak mahkemelerce itirazyoluyla intikal ettirilen işler nedeniyle yapmaktadır.
Her ikihalde de Anayasa'ya aykırılık savı şayet Anayasa'da yer alan çeşitli temelilkeler veya Anayasa'da öngörülen sekil şartları açısından ileri sürülmüş iseAnayasa Mahkemesi, denetlediği kanunun Anayasa'nın temel ilkelerine ve biçimkurallarına aykırı olarak yasalaştırılıp yasalaştırılmadığını denetlemek vesaptayacağı aykırılığını Yasama Meclislerince giderilmesine ışık tutmakzorundadır.
İtirazkonusu kuralı, sadece Anayasa'nın 85. maddesindeki "Türkiye Büyük MilletMeclîsi ve Meclisler çalışmalarını, kendi yaptıkları içtüzüklerin hükümlerinegöre yürütürler" deyimini dikkate alarak, İçtüzükdeki biçim koşullarıbakımından denetlemeye tabi tutmak eksik bir denetleme olur ve Anayasaaçısından yeterli bir denetleme sayılmaz.
Üye
Ahmet Koçak
KARŞIOYYAZISI
Karariçindeki açıklamalarda da görüldüğü gibi, 31/7/1970 günlü, 1323 sayılı Kanunailişkin tasarı, Cumhuriyet Senatosunda öncelik ve ivedilik yöntemi uygulanarakgörüşülmüş, fakat öncelik ve ivedilik kararları alınırken içtüzüğün bu konudakikoşullarına uyulmamıştır.
İçtüzüktekikoşullara uyulmadan alınan kararların geçerli sayılmasına olanakbulunmadığından karar alınmadan yapılan bir "Öncelik" ve"ivedilik" uygulamasiyle, koşullarına uyulmadan alınan bir kararadayandırılan "öncelik" ve "İvedilik" yöntemi arasında hiçbir fark yoktur. Bu derece önemli bir içtüzük ihlâlinin, kanunun sağlığına etkiyapmadığını düşünebilmek ise olanaksızdır.
Bukonulara ilişkin ayrıntılı düşüncelerim, Anayasa Mahkemesinin 17/10/1972 günlü,1972/16-49 sayılı; 26/3/1974 günlü, 1973/32 - 1974/11 sayılı; 21/5/1974 günlü,1974/8-19 sayılı; 15/7/1974 günlü, 1974/12 - 32 sayılı kararlarına ilişkinkarşıoy yazılarımda yeterince açıklanmış olduğundan burada yinelenmelerinegerek duyulmamıştır. (Resmî Gazeteler 1/3/1973, Sayı : 14463-S : 252-253 :21/6/1974, Sayı : 14922 - S : 8-9; 4/8/ '1974, Sayı: 14966-S : 7-8; 12/12/1974,Sayı 15090 - S : 7).
Bunedenlerle söz konusu kanun tasarısı, Cumhuriyet Senatosunda uygulanan görüşmeyöntemi açısından içtüzüğün, kanunların sağlığına etkisi bulunan hükümlerine vedolayısiyle Anayasa'nın 85. maddesi kuralına aykırı biçimde yasalaşmışolduğundan, Kanunun Ek 1. maddesinde yer alan ve Anayasa'ya aykırılığı Önesürülen hükmün bu yönden de iptaline karar verilmelidir.
Budüşüncelerle kararın konuya ilişkin bölümüne katılmıyorum.
Üye
Muhittin Gürün
KARŞIOYYAZISI
Kararınsonuç bölümünün (B) kesiminde "itiraz konusu kural biçim yönünden iptaledilmiş bulunduğuna göre esas yönünden inceleme yapılmasına olanakbulunmadığına" denilmiştir.
Gerçekten,biçim yönünden iptal edilmiş bir yargı, artık hukuk düzeninden çıkmış, yasaletkisini yitirmiş bulunduğuna ve açıkçası ortada o yasa yargısı kalmadığınagöre, var olmayan bir kuralın Anayasa'ya uygunluk denetiminden sözedilemiyeceği düşünülebilir. Ne varki, bir yasal kuralın biçim yönündenAnayasa'ya aykırılığı yanında esas yönünden de aykırılığının söz konusu olduğuve ileri sürüldüğü durumlarda, aşağıda açıklanan konuların gözönünde tutulmasıve kararın bu ilke ve kavramlara dayalı bulunması zorunludur.
l-İptal nedenlerinin ayrı ayrı incelenmesi ve karara bağlanması :
Biryasa kuralının Anayasa'ya uygunluğu denetimi için birden çok neden ilerisürülmüş olabilir. Bu nedenler, Anayasa Mahkemesine iptal davası açmaya yetkilikılınanlarca birer birer gösterilir. Yüksek Mahkemece yapılacak denetim, ilerisürülen istemle bağlı olmanın zorunluğu dolayısiyle her türlü nedeninincelenmesini ve karara bağlanmasını kapsar. 22/4/1962 gün ve 44 sayılı Yasanın28 inci maddesi denetimde, istemle bağlılık ilkesini, 27. maddesinde de"uygulanacak yasa kuralları" koşulunu temel kurallar olaraköngörmüştür. Dava ya da itiraz yolu ile gelen iptal istemlerinde ileri sürülennedenlerin denetim bakımından incelenmesi ve aykırılık savlarının her birisiiçin ayrı karar verilmesi temel kuraldır, İstemle bağlı olduğuna göre YüceMahkeme, istemlere göre bir bölüm denetimi yapıp geri kalanları karar dışıbırakması düşünülemez Bunun gibi biçim koşullarına dayalı denetimi yapıp esaslailgili denetimi yüzüstü bırakması da söz konusu olmaması gerekir.
2-Denetiminkapsamı:
TemsilcilerMeclisi Anayasa Yarkurulu raporunda, Anayasa Mahkemesinin görevi üzerindeönemle durulmuştur. Anayasa'mızın temel ilkelerinden birisi de, özgürlüklereyönelen saldırıları, doğrudan ya da dolaylı olarak yapılagelen kısıtlamalarıtümüyle önlemektir. Yasama organının da Anayasa'nın koyduğu bu ilkeyi çıkardığıyasalarla çiğnemesi yasaklanmıştır. Bu durum da Anayasa Mahkemesinin denetimgörevi başlar. Özgürlüklerin ve hakların düzenleyicisi olan yasama gücününgörevini yaparken özgürlüklerin, hakların özünü tehlikeye düşürmemesi gerekir.Yasama gücü, özgürlüklerin ve hakların özüne dokunmama sınırından öteye artıkişlemez. Yasama organının bu sınırı aşıp aşmadığı denetimi Anayasa Mahkemesinceyapılır. Temsilciler Meclisi Anayasa yarkurulunca hazırlanıp adı geçen Meclisçebenimsenen bu görüş, öğreti de ve Anayasa Mahkemesinin 8/4/1963 gün ve Esas :1963/16, Karar : 1963/83 sayılı kararında açık olarak yer almış ve Türk AnayasaHukukunda hiç bir duraksamaya yer vermeyecek biçimde belirlenmiştir. Anayasa Mahkemesinindenetim görevinin kaynağı buradan başlar.
YüksekMahkemenin görevi Anayasa'nın 147. maddesinde yasaların, Türkiye Büyük MilletMeclisi içtüzüklerinin Anayasa'ya, Anayasa değişikliklerinin de Anayasa'dagösterilen biçim koşullarına uygunluğunu denetlemektir. Yasaların, T. B. M.Meclisi içtüzüklerinin Anayasa'ya uygunluk denetimi, bir bütün olarak, biçim veesas yönlerinden hepsinin bir arada yapılacağı kapsam ve kavramındadır. Biryasa yargısı biçim yönünden iptal edildiği gerekçesiyle esasla ilgilidenetimden vaz geçilemez. Gerek Anayasa'mızın 1468 sayılı Yasa ile değişik 147.gerek 22/4/1962 gün ve 44 sayılı yasanın 20. maddelerinde belirlenen denetimgörevinin kapsamı budur.
3-Biçim yönünden yapılan denetim, iptal kararı ile sonuçlanmışsa, artık ayrıcaesas yönünden denetim yapılamıyacağı görüşü, iptal kararı Resmî Gazete'deyayımlandığı gün ilgili yasa yargısı yürürlükten kalktığına göre yürürlükteolmayan bir yargının ayrıca esastan denetilemiyeceği gerekçesine dayandırılmakistenmektedir. Biçim yönünden denetim yapılırken, esas yönünden deyapılacaktır. Resmî Gazete'de yayımlanmayan ve görüşme durumunda olan biçimseldenetim, daha bitmemiş ve verilmiş iptal kararı da kesinleşmemiştir. İptalinekarar verilen yasa yargısı daha yürürlüktedir. Esas yönünden incelemeye vekarar vermeye hiç bir engel yoktur. Biçim yönünden iptal karan, esas yönündenAnayasa'ya aykırılık olmadığı yolunda bir karar verilmesine engel olmadığı gibiortada, bir çelişki de söz konusu değildir.
Bunedenlerle : "itiraz konusu kural biçim yönünden iptal edilmiş bulunduğunagöre esas yönünden inceleme yapılmasına olanak bulunmadığı" yolundaverilen karara karşıyım.
Üye
Ahmet Erdoğdu
KARŞIOYYAZISI
1)Cumhuriyet Senatosunun, ele alınan tasarı maddelerinden değiştirilmesiönerilenler üzerinde görüşme açmak ve diğer maddeleri okuyup oylamakbiçimindeki karar ve uygulaması, değişiklik önerisi bulunmayan maddeleraçısından, Millet Meclisi metninin olduğu gibi benimsendiği gerçeğini yansıtır.
MilletMeclisinden gelen bir kanun tasarısının bütünü dahi C. Senatosunda görüşülmeden(Anayasa'nın 92. maddesi onuncu fıkrası uyarınca) yasalaşabilmekte iken,görüşmeye alınmış bir kanunun itiraz konusu yapılan bir kuralı için, MahkememizSayın çoğunluğun, "serbestçe oluşan bir irade ürünü olarak benimsenmesineolanak yoktur" deyişleri hem olaylar ve hemde anayasal gerçek ilebağdaşmamıştır.
2)Mahkememiz sayın çoğunluğu, oluşturdukları iptal kararının yürürlüğünün birileri tarihe bırakılması önerisini, "ortaya kamu düzenini tehdit edici birboşluk çıkmadığı" gerekçesiyle reddedmiş ve bunu yaparken Anayasanın 152.maddesi ile 44 sayılı Kanunun 50. maddesi hükmüne uyduklarını bildirmişlerdir.Oysa,
Anayasa'nın152. maddesi "gereken hallerde" iptal hükmü yürürlüğünün geribırakılabilmesine olanak vermiş, fakat "gereken hal" in tanımı vesayımından ve Anayasa Mahkemesinin taktirine dokunmaktan kaçınmıştır. 44 sayılıKanunun 50. maddesinin üçüncü fıkrası da böyle yapmıştır.
44sayılı Kanunun 50. maddesinin. Sayın çoğunlukça dayanılan dördüncü fıkrası ise,bir önceki fıkranın ve Anayasa'nın 152. maddesinin sözünü ettiği "gerekenhaller"den yalnız bir "özel hal" belirleyip, bu Özel durumortaya çıktığında iptal hükmü yürürlüğünün bir ileri tarihe atılmasını istemiş,bu "özel hal" dışında Anayasa Mahkemesini, yine serbest bırakmıştır.
MahkememizSayın Çoğunluğunun kabullerinin aksine, açıkça bellidir ki 44 sayılı Kanunun50. maddesi dördüncü fıkrası, Anayasa Mahkemesince oluşturulan iptal hükmününyürürlüğünün, ancak kendi gösterdiği durumda geri bırakılabileceğinden, sözetmiş değildir.
3)Bir an için, 44 sayılı Kanunun 50. maddesi dördüncü fıkrası hükmü, SayınÇoğunluğun kabulü gibi değerlendirilse dahi, o değerlendirilme doğrultusundabir uygulamaya gidilmesi olanaksızdır. Çünkü;
AnayasaMahkemesinin görev yetkileri, 147. madde hükmü karşısında Anayasa'nınyollamadığı bir Kanun ile sınırlandırılamaz. Anayasa ise, 148. maddesi ileyalnızca, Mahkemenin "Kuruluşu ve yargılama usulleri" için, bir Kanunçıkarılabilmesine izin vermiştir. Sayın Çoğunluğun dayandığı 50. madde 4 üncüfıkra hükmü kuralı ise, bu izin almana giren nitelikte değildir.
Sonuç: Sayın çoğunluk kararına, açıklanan nedenlere karşıyım.
Üye
Nihat O. Akçakayalıoğlu