ANAYASA MAHKEMESİ KARARI
Esas Sayısı:1977/5
Karar Sayısı:1977/45
Karar Günü:7/4/1977
Resmi Gazete tarih/sayı:11.6.1977/15963
İtirazyoluna başvuran : İstanbul 2. Ağır Ceza Mahkemesi
İtirazınkonusu : 4/4/1929 günlü, 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanununa 5/3/1973günlü, 1696 sayılı Kanunla eklenen Ek 3. maddenin ve 8/4/1340 günlü, 469 sayılıMehakimi Şer'iyenin İlgasına ve Mehakimin teşkilâtına ait Ahkâmi MuaddilKanunun 2. maddesinin Anayasa'ya aykırı oldukları ileri sürülerek iptalleriistenmiştir.
I.OLAY:
İstanbulDevlet Güvenlik Mahkemesinde Türk Ceza Kanununun 141/1., 141/5. ve 173/3.maddeleri uyarınca açılan kamu davasına bakıldığı sırada; Devlet GüvenlikMahkemelerinin Kuruluş ve Yargılama Usulleri Hakkındaki 26/6/1973 günlü, 1773sayılı Yasanın iptaline dair Anayasa Mahkemesinin 6/5/1975 günlü, Esas No :1974/35, Karar No : 1975 /126 sayılı iptal kararının 11/10/1976gününde yürürlüğe girmesiyle Devlet Güvenlik Mahkemelerinin hukuki varlığınınsona erdiği nedeniyle, sanıklar hakkındaki dava dosyasının görevli ve yetkiliİstanbul Ağır Ceza Mahkemesine gönderilmek üzere Cumhuriyet Savcılığınatevdiine karar verilmiştir.
Davadosyasının nöbetçi Hâkimlikçe İstanbul 4. Ağır Ceza Mahkemesine verilmesiüzerine bu Mahkemece, Devlet Güvenlik Mahkemesinin ortadan kalkmış olmasıkarşısında, Ceza Muhakemeleri Usulü Kanununa 1696 sayılı Yasa ile eklenen Ek 3.maddenin ikinci fıkrası uyarınca Adalet Bakanlığınca yayımlanan 26/3/1973günlü, 6/34 sayılı genelgeye göre bu gibi davalara o yerdeki 2 numaralımahkemelerce bakılması gerektiğinden, dosyanın görevli ve yetkili İstanbul 2.Ağır Ceza Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir.
İstanbul2. Ağır Ceza Mahkemesindeki duruşma sırasında Cumhuriyet Savcısı; davanın bumahkemede görülmesinin Adalet Bakanlığının genelgesine dayandığını, Bakanlığabu yetkiyi veren Ceza Yargılamaları Usulü Yasasına 1696 sayılı Yasa ile eklenenek 3. maddenin ve bu maddede sözü edilen 469 sayılı Yasanın 2. maddesininAnayasa'ya aykırı olduğunu ileri sürerek Anayasa Mahkemesine başvurulmasınıistemiş; Sanıklar da bu isteme katıldıklarını bildirmişlerdir.
Mahkemece;Cumhuriyet Savcısının Anayasa'ya aykırılık savı ciddi görüldüğünden, 5/3/1973günlü 1696 sayılı Yasa ile Ceza Yargılamaları Usulü Yasasına eklenen ek 3. ve8/4/1940 günlü, 469 sayılı Yasanın ikinci maddesinin iptali için Anayasa Mahkemesinebaşvurulmasına Anayasa'nın değişik 151. maddesi uyarınca karar verilmiştir.
III.METİNLER:
1-İtiraz konusu yasa kuralları:
a-5/3/1973 günlü, 1696 sayılı (1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanununun BazıMaddelerinin Değiştirilmesine ve Bu Kanuna Bazı Maddeler Eklenmesine DairKanun) un Ek 3. maddesi şöyledir:
"EkMadde 3- Ek l inci maddede gösterilen suçların hazırlık soruşturması bizzatCumhuriyet savcıları veya yardımcıları veya bunların bulunmadıkları hallerdesulh veya sorgu hâkimi tarafından yapılır.
Busuçların son soruşturmasının yapılacağı yerde bu davalara bakacak derecedekiMahkemenin birden fazla olması halinde görevli mahkemeyi, 469 sayılı"Mehâkimin Teşkilâtına ait Ahkâmı Muaddil Kanunun 2. maddesi gereğinceAdalet Bakanlığı tayin eder."
b-8/4/1340 günlü, 469 sayılı (Mehâkimi Şer'iyenin ilgasına ve MehâkiminTeşkilâtına ait Kanun) un 2. maddesi şöyledir:
"Madde2- İcabeden yerlerde mehâkimi asliye müteaddit devaire taksim olunur. Butakdirde devair rüesasının biri reisievvel, diğerleri reisisani unvanını haizolur. Müteaddit devaire münkasem olan mahkemelerde envai mesalihe göre vezaıfindevair beyninde tevzii adliye vekâletine aittir."
2-ilgili yasa kuralı:
5/3/1973günlü, 1696 sayılı Yasanın Ek 1. maddesi şöyledir:
"EkMadde l- 1) Anayasa'da yer alan temel hak ve hürriyetleri ideolojik amaçlarla,Devletin ülkesi ve milletiyle bölünmez bütünlüğünü veya dil, ırk, sınıf, din vemezhep ayrılığına dayanılarak nitelikleri Anayasa'da belirtilen Cumhuriyetiortadan kaldırmak maksadıyla işlenen suçlarla, bunlara murtabit suçları;
2)Türk Ceza Kanununun 179, 180, birinci, ikinci, üçüncü ve dördüncü fıkralarıayrı olmak üzere 188, 201, 254, 255, 257 ve 264 üncü maddelerinde veya 6136sayılı Ateşli Silâhlar ve Bıçaklar Hakkındaki Kanunun değişik 12 nci yahut aynıKanunun Ek maddesinin birinci bendinde yazılı suçları;
İşleyenlerhakkında yapılacak soruşturma ve kovuşturmalar, 3005 sayılı Kanunun l incimaddesinin (A) bendindeki mahal ve aynı Kanunun 4 üncü maddesinde yazılı zamankayıtlarına bakılmaksızın, bahis konusu kanun hükümlerine göre yapılır.
Busuçlardan dolayı ilk soruşturma yapılmaz. Askerî Mahkemelerin yetkisisaklıdır."
3-İtirazın dayandığı Anayasa kuralları:
"Madde32- (20/9/1971 günlü, 1488 sayılı Yasa ile değişik) Hiç kimse, Kanunen tabiolduğu mahkemeden başka bir merci önüne çıkarılamaz.
Birkimseyi kanunen tabi olduğu mahkemeden başka bir merci Önüne çıkarma sonucunudoğuran yargı yetkisine sahip olağanüstü merciler kurulamaz."
"Madde132- Hâkimler, görevlerinde bağımsızdırlar. Anayasa'ya, Kanuna, Hukuka vevicdanî kanaatlarına göre hüküm verirler.
Hiçbir organ, makam, merci veya kişi, yargı yetkisinin kullanılmasında Mahkemelereve hâkimlere emir ve talimat veremez; genelge gönderemez; tavsiye ve telkindebulunamaz.
Görülmekteolan bir dava hakkında yasama meclislerinde yargı yetkisinin kullanılması ileilgili soru sorulamaz, görüşme yapılamaz veya herhangi bir beyanda bulunulamaz.Yasama ve yürütme organları ile idare, Mahkeme kararlarına uymak zorundadır; buorganlar ve idare Mahkeme kararlarını hiç bir suretle değiştiremez ve bunlarınyerine getirilmesini geciktiremez."
"Madde134- (20/9/1971 günlü, 1488 sayılı Yasa ile değişik) Hâkimlerin nitelikleri,atanmaları, hakları ve ödevleri, aylık ve ödenekleri, meslekte ilerlemeleri,görevlerinin veya görev yerlerinin geçici veya sürekli olarak değiştirilmesi,haklarında disiplin kovuşturması açılması ve disiplin cezası verilmesi,görevleriyle ilgili suçlarından dolayı soruşturma yapılmasına veyargılanmalarına karar verilmesi, meslekten çıkarılmayı gerektiren suçlulukveya yetersizlik halleri ve diğer özlük işleri, mahkemelerin bağımsızlığıesasına göre, kanunla düzenlenir.
Hâkimler65 yaşını bitirinceye kadar hizmet görürler. Askerî Hâkimlerin yaş haddi,yükselme ve emeklilikleri kanunla belli edilir.
Hâkimler,kanunda belirtilenlerden başka, genel ve özel hiç bir görev alamazlar."
Anayasa'nın15/3/1973 günlü, 1699 sayılı Yasa ile değişik 136. maddesinin konu ile ilgilibirinci, ikinci ve yedinci fıkraları şöyledir :
"Madde136- Mahkemelerin kuruluşu, görev ve yetkileri, işleyişi ve yargılama usullerikanunla düzenlenir.
Devletinülkesi ve milletiyle bütünlüğü, hür demokratik düzen ve nitelikleri Anayasa'dabelirtilen Cumhuriyet aleyhine işlenen ve doğrudan doğruya Devlet Güvenliğiniilgilendiren suçlara bakmakla görevli Devlet Güvenlik Mahkemeleri kurulur. Ancak,Sıkıyönetim ve savaş haline ilişkin hükümler saklıdır.
DevletGüvenlik Mahkemelerinin kuruluş ve işleyişi, görev ve yetkileri ve yargılamausulleri ile ilgili diğer hükümler kanunda gösterilir."
IV-İLK İNCELEME:
AnayasaMahkemesi İçtüzüğünün 15. maddesi uyarınca 1/2/1977 gününde; Kani Vrana, ŞevketMüftügil, Ahmet Akar, Halit Zarbun, Ziya Önel, Ahmet Koçak, Şekip Çopuroğlu,Fahrettin Uluç, Muhittin Gürün, Lûtfi Ömerbaş, Ahmet Erdoğdu, Hasan Gürsel,Ahmet Salih Çebi, Nihat O. Akçakayalıoğlu ve Ahmet H. Boyacıoğlu'nunkatılmalariyle yapılan ilk inceleme toplantısında:
Dosyanıneksiği olmadığından, işin esasının 4/4/1929 günlü, 1412 sayılı CezaMuhakemeleri Usulü Kanununa 5/3/1973 günlü, 1696 sayılı Yasa ile eklenen Ek. 3.maddesinin ikinci fıkrasıyla 8 Nisan 1340 günlü, 469 sayılı Mehâkimi Şer'iyeninilgasına ve Mehâkimin Teşkilâtına ait Ahkâmı Muaddil Kanununun 2. maddesindeyer alan "Müteaddit devaire münkasim olan mahkemelerde envai mesalihe görevezaifin devair beyninde tevzii Adliye Vekiline aittir." tümcesi hükmüaçısından sınırlı olarak incelenmesine, Nihat O. Akçakayalıoğlu'nun (itirazkonusu hükümlerin tümünün incelenmesi gerektiği) yolundaki karşıoyuyla veoyçokluğuyla,
Kararverilmiştir.
V.ESASIN İNCELENMESİ:
İtirazınesasına ilişkin rapor, İstanbul 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 10/1/1977 günlügerekçeli kararı ve ekleri, iptali istenilen yasa kuralları, dayanılan Anayasakuralları, bunlara ilişkin gerekçeler ve konu ile ilgili öteki metinlerokunduktan sonra gereği görüşülüp düşünüldü:
l-İtiraz konusu kuralların Anayasa'ya aykırı olup olmadıklarının incelenmesinegeçmeden önce, yurdumuzda mahkemelerin kuruluşu, görev ve yetkileri üzerindekısaca durmak yerinde olacaktır.
Türkiye'deAdliye Mahkemelerinin kuruluşu, 8 Nisan 1340 günlü, 469 sayılı (MehâkimiŞer'iyenin ilgasına ve Mehâkimin Teşkilâtına Ait Ahkâmı Muaddil Kanun) iledüzenlenmiştir. Bu kanunun 26/4/1926 günlü, 825 sayılı Ceza Kanununun MevkiiMer'iyete Vaz'ına Müteallik Kanunun 25. maddesiyle değişik 1. maddesine göreTürkiye Cumhuriyetinde yetkileri kanunla belirli Sulh Mahkemeleri vebulunduktan ilçenin adı ile anılan Asliye Mahkemeleri vardır. Bunların üstündede Yargıtay bulunur. 469 sayılı Kanunun, 825 sayılı Kanunun 26. maddesiyledeğişik 3. maddesine göre Asliye Mahkemeleri Sulh Mahkemelerinin"Selâhiyetleri" dışında kalan bütün hukuk, ceza ve ticaret davalarınabakarlar.
825sayılı Kanunun değişik 27. maddesine göre Ceza Muhakemeleri Usulü Kanununun421. maddesinde yazılı cürümlere ait davaları gören Asliye Mahkemelerinin CezaDaireleri, yani Ağır Ceza Mahkemeleri 2 üye ile bir başkandan kurulur.
469sayılı Kanunun 2. maddesinde gereken yerlerde Asliye Mahkemelerinin birden çokdairelere ayrılacağı bildirilmiştir, işi çok olan yerlerde Asiye Mahkemesi,Hukuk, Ceza ve Ticaret Dairelerine ayrılacağı gibi bu daireler de birden çokolabilir. Bu takdirde, hukuk, ceza ve ticaret daireleri sıra numarasıylaanılırlar. Bir yerdeki Ağır Ceza Mahkemesi de birden fazla olabilir. Bunlar dasıra numarasıyla anılırlar .
Biryerdeki Asliye Mahkemesinin birden çok hukuk, ceza ve ağır ceza dairelerineayrılması halinde bunlardan her birinin bakacağı işleri belirtmek yetkisi, 469sayılı Kanunun 2. maddesi uyarınca Adalet Bakanına aittir. 1412 sayılı CezaYargılamaları Usulü Yasasına 1696 sayılı Yasa ile eklenen Ek 3. maddenin ikincifıkrasiyle de Ek 1. maddede gösterilen suçların son soruşturmasının yapılacağıyerde bu davalara bakacak derecedeki mahkemelerin birden fazla olması halinde,görevli mahkemeyi, 469 sayılı Kanunun 2. maddesi uyarınca Adalet Bakanınıngöstermesi öngörülmüştür.
2-İtiraz konusu kuralların Anayasa'ya aykırı olup olmadığı sorunu :
Anayasa'nın136. maddesinin birinci fıkrasında "Mahkemelerin kuruluşu, görev veyetkileri, işleyişi ve yargılama usulleri kanunla düzenlenir." denilmiştir.
Yukarıdaaçıklandığı üzere itiraz konusu kurallar; birden çok dairelere ayrılanMahkemelerde, Adalet Bakanına, işlerin nev'ine göre davaya bakacak görevlimahkemeyi gösterme yetkisini tanımaktadır.
Birmahkemenin birden çok ceza veya hukuk dairelerine ayrıldığı yerlerde, omahkemenin görevine giren işlerin bu daireler arasında bölüştürülmesi vedağıtımı zorunludur. Bir yerde birden çok Asliye Ceza veya Ağır Ceza Dairesibulunduğu takdirde, bunlardan her birisi Asliye Ceza ve Ağır Ceza Mahkemesigörevine giren bütün işlere bakabilir. Çünkü bunların görev ve yetkilerinikanun göstermiştir. Bunlar arasında iş bölümü, işlerin nev'ine göre değil,ancak işlerin miktarına göre yapılabilir. Anayasa'nın 136. maddesinin birincifıkrası uyarınca mahkemelerin görev ve yetkilerinin kanunla gösterilmesizorunlu bulunduğundan, kanun dışında idarî bir tasarrufla bir mahkemeye veyamahkemenin bir dairesine özel olarak görev ve yetki verilemez, veya görev veyetkisine giren işlerden bir bölümü idarî bir tasarrufla o mahkemenin birdairesinden alınamaz. Anayasa'nın 136/1. maddesi uyarınca, işlerin nev'ine görebölüştürme ancak bir yasa ile yapılabilir. Nitekim Yargıtay ve Danıştay'ıngörevine giren işlerin bu Yüksek Mahkemelerin Daireleri arasında bölüştürülmesiyasa ile düzenlenmiştir. Ancak bu düzenlemeden sonra, uygulamada, budairelerden birisine, ötekilerine göre olağanın üstünde iş gelmesi halindedairelerin başkanlarından oluşan Başkanlar Kurulunca, takvim yılı başındatoplanıp bir kısım işlerin başka daireye verilebileceği gene yasa ile hükmebağlanmıştır. (1730 sayılı Yargıtay Kanunu, madde 22; 521 sayılı DanıştayKanunu, madde: 43) 1221 sayılı Temyiz Mahkemesi Teşkilâtına dair Kanunun 5.maddesinin dördüncü fıkrasında yer alan ve Başkanlar Kurulu kararının AdaletBakanının onayı ile yürürlüğe girmesini öngören kural, 1730 sayılı YargıtayKanununda yer almamıştır. Aynı maddenin ikinci fıkrasında yer alan veBaşkanların görev yapacakları dairelerin saptanması ve değiştirilmesi hususundaBirinci Başkanın görüşü alındıktan sonra Adalet Bakanlığına yetki veren kural,Anayasa Mahkemesince Anayasa'ya aykırı görülerek iptal edilmiştir. (AnayasaMahkemesinin 29/3/1966 günlü ve E. 1963/109, K. 1966/17 sayılı kararı; AnayasaMahkemesi Kararlar Dergisi, Sayı : 4, Sayfa : 113-117).
Öteyandan yürütme organı içinde yeralan Adalet Bakanına bir mahkemenin daireleriarasında iş bölümü yapmak yetkisi verilmesi Anayasa'nın 7. ve 132. maddelerindeyer alan Mahkemelerin bağımsızlığı ilkesine ve yargı yetkisinin kullanılmasındamahkemelere ve hâkimlere emir ve talimat verilemeyeceği, genelgegönderilemeyeceği kuralına da aykırı düşmektedir. Şayet yasa koyucu birmahkemenin daireleri arasında iş bölümünün nasıl yapılacağını yasa ile düzenlemekistiyorsa bunu, mahkemelerin bağımsızlığı ve yargı yetkisinin kullanılmasındamahkemelere ve hâkimlere emir ve talimat verilemeyeceği ilkelerine uygun olarakdüzenlemek zorundadır.
Birmahkemenin dairelerinden her birisinin bakacağı davaların belli edilmesi işininyargı yetkisinin kullanılması ile ilgili bulunduğu kuşkusuzdur. Çünkü, itirazkonusu kurallara göre mahkemeler yürütme organınca belirtilen davalarabakabileceklerdir. Hatta yürütme organı, alacağı yeni bir kararla, bakılmaktaolan davaları o mahkemeden alıp başka bir mahkemeye verebilecektir.
Anayasa'nın132. maddesinin gerekçesinde mahkemelerin idarî işlerinin düzenlenmesindeAdalet Bakanlığının genelge gönderme ve önlem alma yetkisinin bulunduğuaçıklanmış ise de, buradaki "idarî işler" den maksat, yargıyetkisinin kullanılması ile ilgili bulunmayan işler olduğu gerekçede açıkçabelirtilmiş bulunmaktadır. Anayasa Mahkemesinin 15/3/1964 günlü, E. 1963/99, K.1964/38 sayılı iptal kararında da "İdari işler" den ne anlaşılmasıgerektiği açıklanmıştır.
AdaletBakanlığının, iş bölümü hususunda Mahkemelere göndereceği genelge, hâkimlere,yargı yetkisinin kullanılmasında emir ve talimat vermek niteliğindedir. Birmahkemenin görevine giren suçlardan bir kısmının o mahkemenin hangi dairesindebakılacağını belli etme işi, bağımsız mahkemenin yargı yetkisinin kullanılmasıile ilgili kendi iç işidir; Adalet Bakanı buna karışamaz. Aksi takdirde mahkemegörev ve yetkilerini kullanırken bağımsız değil Adalet Bakanına, yani yürütmeorganına bağımlı hale sokulmuş olur. Bu durum aynı zamanda yasalarla görevisaptanmış olan kimi yargı yerleri arasından bir tanesini, Adalet Bakanınınidarî bir işlemi ya da buyruğu sonucu sırf o işlere bakan ve böylece ötekimahkemelerin yasa ile belirlenmiş görevlerini ortadan kaldıran ve buyandan daesasen yasa ile kurulması gereken konularda o mahkemeyi idarî bir buyruklakurulmuş duruma sokan bir nitelik oluşturur ki bunun, Anayasa'nın 32.maddesinde yer alan "Hiç kimse, kanunen tabi olduğu mahkemeden başka birmerci önüne çıkarılamaz" yolundaki ilkeye açıkça ters düştüğü ortadadır.
Anayasa'nın134. maddesinde hâkimlerin görevlerinin geçici veya sürekli olarakdeğiştirilmesinin mahkemelerin bağımsızlığı esasına göre, kanunla düzenleneceğikuralı konulmuştur. Bir mahkemenin dairelerinin bakacağı işlerin AdaletBakanınca gösterilmesi ve değiştirilmesi Anayasa'nın bu kuralına da aykırıdır.
Özetlemekgerekirse 1/2/1977 günlü sınırlama kararı uyarınca incelenen itiraz konusukurallar Anayasa'nın 7., 32., 132., 134. ve 136. maddelerine aykırıdır. Bunedenlerle İptallerine karar verilmelidir.
HalitZarbun ve Nihat O. Akçakayalıoğlu bu görüşe katılmamışlardır.
VI.SONUÇ :
4/4/1929günlü, 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanununa 5/3/1973 günlü, 1696 sayılıYasa ile eklenen Ek 3. maddenin ikinci fıkrası ile, 8 Nisan 1340 günlü, 469sayılı Mehâkimi Şer'iyenin İlgasına ve Mehâkimin Teşkilâtına Ait Ahkâm-ıMuaddil Kanunun 2. maddesinde yer alan "Müteaddit devaire münkasem olanmahkemelerde emvai mesâlihe göre vezaifin devair beyninde tevzii AdliyeVekâletine aittir." tümcesinin Anayasa'ya aykırı olduğuna ve iptalineHalit Zarbun ve Nihat O. Akçakayalıoğlu'nun karşıoylarıyla ve oyçokluğuyla,
7/4/1977gününde karar verildi.
Başkan
Kâni Vrana
Başkanvekili
Şevket Müftügil
Üye
Ahmet Akar
Üye
Halit Zarbun
Üye
Ziya Önel
Üye
Abdullah Üner
Üye
Ahmet Koçak
Üye
Fahrettin Uluç
Üye
Muhittin Gürün
Üye
Lütfi Ömerbaş
Üye
Ahmet Erdoğdu
Üye
Ahmet Salih Çebi
Üye
Adil Esmer
Üye
Nihat O. Akçakayalıoğlu
Üye
Ahmet H. Boyacıoğlu
KARŞIOYYAZISI
MahkememizinEsas : 1977/5, Karar : 1977/45 sayılı kararında, Sayın Nihat O.Akçakayalıoğlu'nun yazdığı karşıoy yazısında belirtilen nedenlerle çoğunlukgörüşüne katılmıyorum.
Üye
Halit Zarbun
KARŞIOYYAZISI
1)Sayın çoğunluğun aldıkları karara dayanak yaptıkları, Anayasa'nın 136.maddesinde yer alan "Mahkemelerin kuruluşu görev ve yetkileri, işleyişlerive yargılama usulleri kanunla düzenlenir" biçimindeki hüküm, her mahkemeyibir başına ele alan değil, tüm mahkemelerin aralarında derecelendirilipyetkilendirilmeleri ile ilgili bir kuraldır.
İptaliistenmiş Kanun hükmünün konusu ise, yer aldıkları dereceye göre, yetki vegörevleri daha önceki kanunlarla saptanmış mahkemeler arasında iş dağıtımıolmakla, anılan Anayasal kuralın kapsamı dışında kalır.
Açıklanannedenler karşısında, itiraz, Anayasa'nın 136. maddesi çevresinde incelenemezdi.
2)Yargılayıp hüküm kuracak hâkimin belirlenmesi ile, yargı yeri olarak birmahkemenin gösterilmesi birbirini tamamlayan "Yargısal" işlemlerdir.Bu nedenle de yargı yerlerinin saptanması işinin Adalet Bakanlığı'nabırakılmasının Anayasal ilkelere aykırılığı açıktır. Fakat,
Sayınçoğunluk 27/1/1977 günü oluşturdukları 43/4 sayılı karar ile, hüküm verecekhâkimi belirleme işlemini de kapsayan tasarrufları "İdarî"saymışlardır. Bu kabulleri karşısında, itiraz konusu hükmü Anayasa'nın 7., 32.,132. ve 134. maddelerine de aykırı bulmamaları gerekirdi.
SONUÇ:
SayınÇoğunluğumuz kararına açıkladığım nedenlerle karşıyım.
Üye
Nihat O. Akçakayalıoğlu