ANAYASA MAHKEMESİ KARARI
Esas Sayısı:1977/60
Karar Sayısı:1977/81
Karar Günü:24/5/1977
Resmi Gazete tarih/sayı:6.9.1977/16049
İptaldavası açan : Millî Selâmet Partisi Millet Meclisi Grubu.
Davanınkonusu : 4/4/1977 günlü, 2. Mükerrer 15899 sayılı Resmî Gazete'de yayınlanan"Millet Meclisi İçtüzüğünün 93. maddesinin değiştirilmesine dair"Millet Meclisinin 4/4/1977 günlü, 643 sayılı kararının Anayasa'ya ve içtüzükkurallarına aykırı olduğu öne sürülerek iptali ve ayrıca dava sonuna kadaryürütmenin durdurulmasına karar verilmesi istenmiştir.
II-METİNLER:
l-İptali istenen 4/4/1977 günlü, 643 sayılı Millet Meclisi Kararı şöyledir:
MİLLETMECLİSİ KARARI
MilletMeclisi İçtüzüğünün 93 üncü Maddesinin Değiştirilmesine Dair Karar No : 643
Maddel- 5/3/1973 gün ve 584 karar No. lu Millet Meclisi içtüzüğünün 93 üncü maddesiaşağıdaki şekilde değiştirilmiştir:
"Madde93- Seçimlerin yenilenmesine dair önergeler, Anayasa Komisyonunda görüşülür veAnayasa Komisyonu raporu Genel Kurulda Gündemdeki bütün konulardan öncegörüşüldükten sonra açık oya sunulur.
Madde2- Bu İçtüzük değişikliği yayımlanmakla yürürlüğe girer.
Madde3- Bu İçtüzük değişikliği Millet Meclisi tarafından yürütülür."
2-Millet Meclisi İçtüzüğünün 93 üncü maddesinin değişiklikten önceki metnişöyledir;
Seçimlerinyenilenmesi kararı,
"Madde93.- Seçimlerin yenilenmesine dair önergeler, Danışma Kurulunun görüşüalındıktan sonra, Anaysa Komisyonunda görüşülür ve Anayasa Komisyonu raporuGenel Kurulda görüşüldükten sonra açık oya sunulur."
3-Dayanılan Anayasa kuralları:
Madde12- Herkes, dil, ırk, cinsiyet, siyasî düşünce; felsefî inanç, din ve mezhepayrımı gözetilmeksizin, kanun önünde eşittir.
Hiçbir kişiye, aileye, zümreye veya sınıfa imtiyaz tanınamaz.
Madde91.- Kanun teklif etmeye, Bakanlar Kurulu ve Türkiye Büyük Millet Meclisiüyeleri yetkilidirler.
Üyeler,kendi tekliflerini her iki Meclisin ilgili komisyonlarında savunabilirler.
4-Millet Meclisi içtüzüğünün dava ile ilgili hükümleri:
Madde19.- Danışma Kurulu, Millet Meclisi Başkanının başkanlığında siyasî parti grupbaşkanları veya vekillerinden birisi veya onların yazdı olarak görevlendirdiğibirer milletvekilinden kurulur.
Bukurul, içtüzükte kendisine verilen görevleri yerine getirir ve Başkanın istemiüzerine danışma niteliğinde görüş bildirir.
Gerektiğindebir Hükümet temsilcisi veya Meclis Başkanvekilleri de Danışma Kurulunaçağrılabilir.
DanışmaKurulu, Başkanın gerekli görmesi veya bir siyasî parti grubu başkanlığınınistemi üzerine en geç yirmidört saat içinde Başkan tarafından toplantıyaçağrılır.
Madde27.- Komisyonlar, kendi başkanlarınca toplantıya çağrılır.
Zorunlulukolmadıkça komisyon toplantısı için çağrı, en az iki gün önceden yapılır. Buçağrıda Komisyon Başkanınca hazırlanan gündem de belirtilir. Ancak, Komisyongündemine hâkimdir.
Buçağrı ve gündem komisyon üyelerine, Başbakanlığa, ilgili Bakanlıklara ve partigruplarına ve diğer ilgili komisyonların başkanlıklarına ve teklifleri gündemdeyer alan kanun teklifi sahibi Türkiye Büyük Millet Meclisi üyelerinden ilk imzasahibine gönderilir; ayrıca ilân tahtasına asılır.
Madde36- Komisyonlar, kendilerine havale edilen kanun tasarı veya tekliflerini aynenveya değiştirerek kabul veya reddedebilirler; birbirleriyle ilgili gördüklerinibirleştirerek görüşebilirler ve Türkiye Büyük Millet Meclisi binasında, MilletMeclisi Başkanlığınca kendilerine ayrılan salonlarda toplanırlar.
Ancak;komisyonlar, 90. maddedeki özel durum dışında kanun teklif edemezler,kendilerine havale edilenler dışında kalan işlerle uğraşamazlar, BaşkanlıkDivanının karan olmaksızın Genel Kurulun toplantı saatlerinde görüşmeyapamazlar ve kanun tasan ve tekliflerim bölerek ayrı ayrı metinler halindeGenel Kurula sunamazlar.
Madde37- Komisyonlarca havale edilen işlerin görüşülmesine havale tarihindenitibaren kırksekiz saat sonra başlanabilir. Komisyona havale edilen evrak,komisyon başkanlığınca re'sen veya komisyon üyelerinden beşi tarafındanyazıyla, istenirse, bastırılarak komisyon üyelerine dağıtılır. Bu takdirde, sözkonusu süre, dağıtım tarihinden itibaren başlar.
DanışmaKurulunun tavsiyesi veya bir kanun tasarı veya teklifinin tümünün veya bellihükümlerinin komisyona geri alınması veya geri verilmesi hallerinde, yukarıdakifıkrada yazılı süre kaydına uyulmayabilir.
Madde50.- Millet Meclisi Genel Kurulunun gündemi şu kısımlardan ibarettir:
1.Başkanlığın Genel Kurula sunuşları,
2.Özel gündemde yer alacak işler,
3.Seçim,
4.Oylaması yapılacak işler,
5.Genel Görüşme ve Meclis Araştırması yapılmasına dair öngörüşmeler,
6.Sözlü sorular,
7.Kanun tasarı ve teklifleri ile komisyonlardan gelen diğer işler,
DanışmaKurulunun teklifi ve Genel Kurulun onayı ile 5. ve 6. kısımların her biri içinhaftanın belli bir gününde belli süre ayrılabilir.
3.ve 4. kısımlardaki seçimler ve oylamalar için de haftanın belli bir günüayrılabilir.
Gündemdekiişlerin görüşme sırası Başkanlıkça alınış tarihlerine göre tespit edilir.
Başkanlıkçalüzum görülen hallerde, 7. bentteki işlerin görüşme sırası Danışma KuruluncaGenel Kurula teklif olunabilir. Hükümet esas komisyonlar ve kanun teklifisahiplerinin bu konu ile ilgili istemleri de Danışma Kurulunda görüşülür.
DanışmaKurulunun bu konudaki görüşü Genel Kurulun onayına sunulur.
Başkanbirleşimi kapatırken, gündemde bulunan hususlardan hangilerinin gelecekbirleşimde veya birleşimlerde görüşüleceğini Genel Kurula bildirir.
Buhusus ayrıca ilân tahtasında ilân edilir.
DanışmaKurulunun görüşü alınıp, Genel Kurulca kararlaştırılmadıkça, Başkan tarafındangörüşüleceği önceden bildirilmeyen hiç bir husus, Genel Kurulda konuşulamaz.
Madde53- Genel Kurula sevk edilen bir komisyon raporu veya herhangi bir metin,aksine karar alınmadıkça dağıtımı tarihinden itibaren kırksekiz saat geçmedengörüşülemez.
Busüre geçmeden gündeme alınması, gündemdeki kanun tasarı ve teklifleri ilekomisyonlardan gelen diğer işlerden birine öncelik verilerek bu kısmın ilksırasına geçirilmesi, Hükümet veya esas komisyon tarafından gerekçeli olarakGenel Kuruldan istenebilir. Bu takdirde, Genel Kurul, işaret oyuyla kararverir.
Madde58- Başkan birleşimi açtıktan sonra tereddüte düşerse yoklama yapar.
Görüşmelersırasında işaretle oylamaya geçilirken, on milletvekili ayağa kalkmak veyaönerge vermek suretiyle yoklama yapılmasını isteyebilir.
Yoklama,elektronik oy düğmelerine basmak veya Başkan lüzum gördüğü zaman ad okunmaksuretiyle yapılır.
Yoklamasonucunda, üye tamsayısının salt çoğunluğunun mevcut olmadığı anlaşılırsa,oturum en geç bir saat sonrasına ertelenebilir. Bu oturumda da toplantı yetersayısı yoksa birleşim kapatılır.
Madde60- Meclis Genel Kuruluna duyurulmasında zaruret görülen olağanüstü acelehallerde beşer dakikayı geçmemek üzere, Başkanın takdiriyle en çok üç kişiyigündem dışı söz verilebilir. Hükümet bu konuşmalara cevap verebilir.
Hükümet,olağanüstü acele hallerde gündem dışı söz isterse, Başkan bu istemi yerinegetirir. Hükümetin açıklamasından sonra, siyasî parti grupları birer defa veonar dakikayı aşmamak üzere konuşma hakkına sahiptirler.
Madde64- Görüşmeye yer olup olmaması, Başkanı gündeme veya Millet Meclisinin çalışmausullerine uymaya davet, bir konuyu öne alma veya geriye bırakma gibi usule aitkonular, diğer işlerden önce konuşulur.
Buyolda bir istemde bulunulursa, onar dakikadan fazla sürmemek şartiyle, lehte vealeyhte en çok ikişer kişiye söz verilir.
Bugörüşme sonucunda oya başvurmak gerekirse, oylama işaretle yapılır.
Madde71- Millet Meclisi Genel Kurulu, Başbakanın veya bir bakanın veya bir siyasîparti grubunun yahut onbeş milletvekilinin yazılı istemi üzerine kapalı oturumyapabilir.
Kapalıoturum önergesi verilince, kapalı oturumda bulunabilecek şahıslar dışındaherkes toplantı salonundan çıkarılır. Salon boşaldıktan sonra kapalı oturumönergesinin gerekçesi dinlenir. Bu gerekçe Hükümet adına Başbakan veya birbakan veya siyasî parti grubu sözcüsü veya önergedeki birinci imza sahibimilletvekili yahut onun göstereceği bir diğer imza sahibi milletvekilitarafından açıklanır. Genel Kurul işaret oyuyla karar verir.
Yukarıdakifıkrada söz konusu görüşmelerin tutanakları Divan üyelerince tutulur. Ancak,Genel Kurul uygun görürse, yeminli stenolar bu görevi yerine getirebilirler.
Bakanlarve dinleyici olarak Cumhurbaşkanı kapalı oturumlarda bulunabilirler.
Kapalıoturum sırasındaki görüşmeler hakkında, kapalı oturumda bulunanlar ve bulunmahakkına sahip olanlar tarafından hiç bir açıklama yapılamaz. Bunlar Devletsırrı olarak saklanır.
Kapalıoturumu gerektirmiş olan sebep ortadan kalkınca, Başkan, açık oturumageçilmesini teklif eder. Genel Kurul işaret oyuyla karar verir.
Madde88- Kanunlarda veya içtüzükte aksine hüküm yoksa, kanun tasan veya teklifindebir maddenin reddi, komisyona iadesi, değiştirilmesi veya metne madde eklenmesihakkında, milletvekilleri, esas komisyon veya Hükümet değişiklik önergeleriverebilirler. Bu esaslar dairesinde milletvekilleri tarafından tasan veyateklif maddelerinin her fıkrası için dörtten fazla önerge verilemez.
Birkanun tasarı veya teklifinin, basılıp dağıtılmasından sonra en çok beş güngeçmiş ve Genel Kurulda görüşüleceği gün, Başkan tarafından Genel Kurula en azkırksekiz saat önce bildirilmişse, bu kanunun maddelerine ait değişiklikönergelerinin konulmasından en geç yirmidört saat önce Millet MeclisiBaşkanlığına verilmiş olması gereklidir. Kanunun görüşülmesine başlandıktansonra verilecek önergelerde en az beş üyenin imzası bulunmadıkça önerge işlemekonulmaz.
Değişiklikönergeleri önce veriliş, sonra aykırılık sırasına göre okunur ve işleme konur.Başkan her önerge için Komisyona, katılıp katılmadığını sorar. Komisyonununkatılmaması halinde, önerge sahibi, isterse beş dakikayı geçmemek üzereaçıklama için söz alabilir.
Dahasonra önergeler işaret oyu ile ayrı ayrı oylanır. Komisyonun katılmadığı vefakat Genel Kurulun kabul ettiği önerge ve ilgili maddeyi komisyon geriisteyebilir.
Değişiklikönergeleri ve gerekçeleri beşyüz kelimeden fazla ise, önerge sahibi önergesinebeşyüz kelimeyi geçmeyen bir özel eklemek zorundadır. Başkan, değişiklikönergesinden derhal komisyonu haberdar eder.
III-İLK İNCELEME :
AnayasaMahkemesinin 21/4/1977 gününde Kani Vrana, Şevket Müftügil, Halit Zarbun, ZiyaÖnel, Abdullah Üner, Ahmet Koçak, Sekip Çopuroğlu, Fahrettin Uluç, MuhittinGürün, Lûtfi Ömerbaş, Ahmet Erdoğdu, Hasan Gürsel, Ahmet Salih Çebi, Nihat O.Akçakayalıoğlu, Ahmet H. Boyacıoğlu'nun katılmalarıyle İçtüzüğün l5. maddesiuyarınca yaptığı ilk inceleme toplantısında aşağıdaki sorunlar üzerindedurulmuştur:
1-Davacı, Millet Meclisi İçtüzüğünün bir maddesinde yapılan değişiklik nedeniyleAnayasa Mahkemesine başvurmuş ve bu değişikliğin Anayasa'ya aykırı olduğunuileri sürerek iptalini istemiştir. Anayasa'nın değişik 147. maddesinin birincifıkrasında : (Anayasa Mahkemesi, Kanunların ye Türkiye Büyük Millet Meclisiiçtüzüklerinin Anayasa'ya, Anayasa değişikliklerinin de Anayasa'da gösterilenşekil şartlarına uygunluğunu denetler.) hükmü yer almaktadır. Bu duruma göreiptal isteminin incelenmesi Anayasa Mahkemesinin görevi içindedir.
Öteyandan davacının Millet Meclisinde bir Siyasî Parti grubu olduğu ve davadilekçesinde imzası bulunan kişinin de grup adına dava açtığı ve grupbaşkanvekili olduğu dosyada bulunan Millet Meclisi Başkanlığının yazısındananlaşılmaktadır. Bu durumda 22/4/1962 günlü, 44 sayılı Kanunun 21. maddesininbirinci fıkrasının 4 sayılı ve 25. maddesinin birinci fıkrasının 2 sayılıbentlerinde Öngörülen koşullar gerçekleşmiştir. Davacının dava açma yetkisini belirtenbelgelerde bir eksiklik yoktur.
2-Davacı siyasî parti grubunun hangi milletvekillerinden oluştuğu, bunlardankaçının grup toplantısına katıldıkları ve kimlerin dava açılması yolunda oykullandıkları konularında dosyada açıklayıcı bilgi yoktur. Ancak davacı siyasîparti grup başkanvekilince aslına uygunluğu onanan 6/4/1977 günlü grupkararının 2 sayılı bendinde : (Millet Meclisi içtüzüğünün 93. maddesinindeğiştirilmesine dair 4/4/1977 tarihli ve 643 numaralı karar ile seçimlerinyenilenmesine dair 5/4/1977 tarih ve 644 sayılı Millet Meclisi kararının iptaliiçin Anayasa Mahkemesine grup adına dava açılmasına oybirliğiyle kararverildi.) denilmektedir. Karar defterinin 86 sayılı karara ilişkin bölümününonanlı fotokopisinde : (Toplantı tarihi : 6/4/1977; Başkanın Adı ve Soyadı :Necmettin Erbakan; Azaların adı ve soyadı : Yoklama neticesinde çoğunluğunolduğu tespit edilmiştir. Gündeme geçilmiş ve aşağıdaki karar alınmıştır.)denilmekte ve kararın altında da Başkan ve Başkanvekilleriyle birlikte 10 kişininimzası bulunmaktadır.
Çoğunluğunvarlığı Başkanlıkça saptandıktan sonra ayrıca toplantıya katılanların kimlerolduğu yolunda bir işleme girişilmesinde zorunluk bulunmaktadır. Grubunçoğunlukla toplandığı ve oybirliğiyle karar verildiği belirlendikten sonragrubun bütününün kaç kişiden oluştuğu ve karara katılanların kimler olduğukonusunda ayrıca belge aranmasına gerek yoktur. Kaldı ki 22/4/1962 günlü ve 44sayılı Kanunun 25. maddesinin (2) sayılı bendinde de grup kararının üyetamsayısının salt çoğunluğuyla alınmasına işaret edilmiştir.
ŞekipÇopuroğlu, Ahmet Erdoğdu, Hasan Gürsel ve Ahmet H. Boyacıoğlu belge eksikliğinedeniyle 22/4/1962 günlü, 44 sayılı Yasanın 26. maddesi uyarınca işlemyapılması gerektiği) düşüncesiyle bu görüşe katılmamışlardır.
3-Dava dilekçesinde ileri sürülen isteklerden biri de, dava konusu içtüzükhükmünün iptali işlemlerinin sonuna kadar, yürütmenin durdurulmasına kararverilmesi hakkındadır.
Anayasa,Anayasa Mahkemesinin görev ve yetkilerini yasalara bırakmaksızın doğrudan doğruyakendisi düzenlemiştir.
Anayasa'nın152. maddesinin öngördüğü temel ilke ile; Anayasa Mahkemesince Anayasa'yaaykırılıkları nedeniyle iptal edilen yasa ya da İçtüzük hükümlerinin, gerekçelikararın Resmî Gazete'de yayımlandığı günde yürürlükten kalkması ve kimihallerde Anayasa Mahkemesinin iptal hükmünün yürürlüğe gireceği günü ayrıcakararlaştırabilmesi yetkisiyle donatılmış bulunması, İptal hükmüne, etkisibakımından eşdeğerde sonuç doğuracağı açık olan yürütmenin durdurulmasıyetkisinin ilke olarak Anayasa Mahkemesine tanınmadığını ortaya koyar. Bunedenle; dava konusu içtüzük hükmü hakkında yürütmenin durdurulmasına kararverilmesi yolundaki istemin, Mahkememizin yetkisizliği nedeniyle reddi ,gerekmektedir,
KaniVrana, Şevket Müftügil, Fahrettin Uluç, Ziya Önel ve Muhittin Gürün bu görüşekatılmamışlardır.
Yürütmenindurdurulması isteminin reddine karar verilmiş bulunmasına göre durumun davacısiyasî partiye bildirilmesi gerekir.
Dosyadabaşkaca bir eksiklik yoktur. O halde işin esası icelenmelidir.
Böyleceyapılan ilk inceleme toplantısı sonunda :
"l-Dosyanın eksiği olmadığına, Sekip Çopuroğlu, Ahmet Erdoğdu, Hasan Gürsel veAhmet H. Boyacıoğlu'nun (belge eksikliği nedeniyle 22/4/1962 günlü, 44 sayılıYasanın 26. maddesi uyarınca işlem yapılması gerektiği) yolundakikarşıoylariyle ve oyçokluğuyle;
2-Yürütmenin durdurulması isteminin, Mahkememizin yetkisizliği nedeniyle reddineKani Vrana, Şevket Müftügil, Fahrettin Uluç, Ziya Önel ve Muhittin Gürün'ünkarşıoylariyle ve oyçokluğuyla;
3-Yürütmenin durdurulması isteminin reddedildiğinin davacıya tebliğineoybirliğiyle;
4-İşin esasının incelenmesine oybirliğiyle;"
kararverilmiştir.
IV-ESASIN İNCELENMESİ :
İşinesasına ilişkin rapor, dava dilekçesi ve dosyadaki belgeler iptali istenenİçtüzük hükmü, bu konudaki Millet Meclisi Tutanakları, ilgili içtüzükkuralları, Anayasa'ya aykırılık iddiasına dayanak tutulan Anayasa hükümleri vegerekçeleri ve konu ile ilişkisi bulunan öteki metinler okunduktan sonra gereğigörüşülüp düşünüldü :
Davacısiyasî parti grubu, iptali istenen İçtüzük hükmünün hem biçim hem esas yönündenAnayasa'ya aykırılığını öne sürmektedir. Anayasa'ya uygunluk denetimindesürekli olarak izlenen yöntem, işin önce biçim, sonra öz yönündenincelenmesidir. Bu işte de önce biçime ilişkin aykırılık savı incelenecektir.
A-Biçim yönünden inceleme:
l-Millet Meclisi Anayasa Komisyonu çalışmaları bakımından:
a)İçtüzükçe saptanan çalışma saatine uyulmamış olması sorunu :
Davacı,Millet Meclisi Anayasa Komisyonu toplantısının içtüzüğe ve dolayısiyleAnayasa'nın 85. maddesine aykırı olarak yapıldığını öne sürmektedir. MilletMeclisi İçtüzüğünün 36. maddesine göre, Genel Kurulun toplantı saatlerindebaşkanlık divanının karan alınmadıkça, komisyonlar toplantıya çağrılamaz.Millet Meclisi Anayasa Komisyonunun böyle bir karar olmadan toplanmış bulunmasınedeniyle, yapılan işlerin hükümsüz olduğu ileri sürülmüştür.
Davacınınbu iddiası olaylara uymamaktadır. Komisyon 29/3/1977 Salı günü saat 16.00 datoplanmıştır. Her ne kadar içtüzüğün 55. maddesi, haftanın Salı, Çarşamba vePerşembe günleri saat 15 - 19 arasını Millet Meclisi Genel Kurulunun toplantızamanı olarak saptamış ise de, 29/3/1977 gününde 71. Birleşim açılmış ancaktoplantı yeter sayısı sağlanamadığından, Pazartesi toplanmak üzere Birleşim saat15.25 de kapatılmıştır. Genel Kurul Birleşim kapandıktan sonda saat 16.00 datoplanan Komisyonun çalışması sırasında Genel Kurul toplantısı yoktur.(29/3/1977 günlü, 71. Birleşim Millet Meclisi Tutanak örneği). Kaldı ki, MilletMeclisi Başkanlığının 8/3/1974 günlü, 540 sayılı yazısı ile AnayasaKomisyonunun, Genel Kurulun toplantı saatlerinde de çalışabilmesine BaşkanlıkDivanınca onanlı dosyadır.)
Gösterilennedenlerle bu yöne ilişkin iptali istemi reddedilmelidir.
b)Görüşmelerin başlayabilmesi için gerekli süreye uyulmamış olması sorunu:
Davadilekçesinde, Millet Meclisi Anayasa Komisyonundaki görüşmelerin, İçtüzüğün 27.ve 37. maddelerinde öngörülen sürelere uyulmadan başlatıldığı ve böylece teklifüzerinde hazırlanmak ve görüşmelere katılmak olanağı verilmediği, bu nedenleAnayasa'nın 91. maddesine aykırı davranıldığı ileri sürülmüştür.
Gerçektenİçtüzüğün 27. maddesinde; komisyon toplantısına ilişkin çağrının, zorunlukolmadıkça, en az iki gün öncesinden yapılacağı ve çağrıda gündeminbelirtileceği açıklanmakta, ancak komisyonun göndemine hakim olduğu hükmüne yerverilmektedir. 37. maddede de komisyonlara havale edilen işlerin görüşülmesine,havale tarihinden itibaren 48 saat sonra başlanabileceğinden, ancak DanışmaKurulunun tavsiyesi ile bu koşula uyulmıyabileceğinden söz edilmektedir.
Bukonuya ilişkin işlemler şöyledir;
İçtüzüğün93. maddesinin değiştirilmesine ilişkin teklif 28/3/1977 günü saat 15.30 daKomisyona gönderilmiştir. Aynı gün komisyon başkanı, Millet Meclisindeki siyasiparti gruplarının başkanlıklarına yazdığı yazıda, önergenin önemini belirtmişve bu önemin gerektirdiği zorunluk karşısında komisyon toplantısının 29/3/1977günü saat 16.00 yapılmasının uygun olacağını bildirmiştir. Toplantıda gündemkabul edilmiş ve görüşmelere geçilmesi kararlaştırılmıştır. (Millet MeclisiAnayasa Komisyonu tutanak örneği.)
Yapılanişlemler, yukarıdaki açıklamalar karşısında, İçtüzüğün 27. maddesinin öngördüğüyönteme uygun düşmekte ise de, 37. maddede yazılı yönteme uygun bulunmaktadır.Çünkü İçtüzük değişikliği önergesi, havale tarihinden 48 saat geçmedenKomisyonda görüşmeye alınmıştır. Ancak Anayasa Mahkemesinin çeşitlikararlarında da belirtildiği üzere İçtüzüklerin biçime ilişkin tüm hükümlerininaynı önem derecesinde bulunduğu düşünülemez. Bunların arasında YasamaMeclisince verilen kararın geçerliliği üzerinde etkili olabilecek niteliktaşıyanlar bulunduğu gibi, ayrıntı sayılabilecek nitelikte olanlar da vardır.Birinci kümeye girenlere aykırı tutumun iptal nedenini oluşturacağı, bunakarşılık öteki biçim kurallarına uymamanın iptali gerektirmiyeceğini kabuletmek yerinde olur, Anayasa'da gösterilmeyen ve yalnız içtüzükte bulunan biçimkuralları arasında böyle bir ayırım yapılması zorunludur. Çünkü İçtüzüklerdekibiçim kurallarına aşırı bağlılık Yasama Meclislerinin çalışmalarını gereksizceaksatır, içtüzük hükümlerine aykırı düşen işlemlerden hangilerinin iptal nedenisayılacağı sorunu, uygulanacak içtüzük hükmünün önemine ve niteliğine göreçözülecek ve incelemeleri sırasında Anayasa Mahkemesince değerlendirilipsaptanacak bir konudur.
İçtüzüğün37. maddesinde yazılı yöntem, görüşmelere başlamadan önce üyelerin konuhakkında hazırlanmalarını ve bilgi toplamalarım sağlama ereğini gütmektedir.Olayda konu erken seçime ilişkindir. Seçimlerin yenilenmesi hakkında verilmişolan önergeler Millet Meclisi Anayasa Komisyonunda incelenecektir. Bu işlemiçtüzüğün 93. maddesi uyarınca ancak Danışma Kurulunun görüşü alındıktan sonraolanak içme girmektedir. Danışma Kurulu ise erken seçimi benimsemeyen üyelerinkatılmaması yüzünden toplanamamaktadır. Öte yandan konu başında, siyasalçevrelerde ve kamu oyunda uzun süredir tartışılmaktadır. Erken seçimtekliflerinin işleme konulmasına ve üzerinde görüşme açılmasına olanak sağlamakamacı ile içtüzüğün 93. maddesinin değiştirilmesini öngören önergelerhazırlanmıştır. Durum böyle olunca Millet Meclisi Anayasa Komisyonu üyelerininkonu hakkında önceden ayrıntılı bilgi sahibi olamadıkları savunulamaz. Kaldıki, komisyon çağrısız toplanmış değildir. İşin ele alınmasından bir tam güngeçtikten sonra konu görüşülmüş ve karara bağlanmıştır. Bu koşullar içerisindeiçtüzüğün 37. maddesine uyulmamış olmasını, alınan kararın Anayasa'ya da aykırıdüştüğü sonucunu ortaya koyacak ve Meclis iradesini sakatlayacak ölçüde veağırlıkta bir yöntem yanlışlığı saymaya yer yoktur. Davacının bu yöne ilişkiniptal istemi reddedilmelidir.
2-Genel kurul çalışmaları bakımından:
a)Toplantı yeter sayısının saptanması sorunu:
Davacı,konunun görüşüldüğü 4/4/1977 günlü Birleşimde yoklamanın elektronik aygıtlayapıldığını, aygıtın bozuk olması nedeniyle ad okunarak yoklama yapılmasıgerektiği yolundaki itirazların dinlenmediğini ileri sürmüş ve yapılangörüşmelerin geçersiz olduğunu savunmuştur. Bu arada aygıtın bozukluğunailişkin Başkanlık Divanının çeşitli açıklamalarına da işaret edilmiştir.
İncelenenMillet Meclisi tutanaklarından ve davacının dayandığı Başkanlık Divanıaçıklamalarından, aygıtın tümüyle işlemez durumda olmayıp, kimimilletvekillerinin önlerindeki anahtar ve düğmelerin çalışmadığı anlaşılmaktadır.Gerçekten elektronik aygıtla 265 üyenin varlığı belirlenip gündemdeki işleringörüşülmesine geçilmiş, sıra kanun tasarı ve teklifleriyle Komisyonlardan gelenöteki işlerin görüşülmesine gelince; Başkan gündemin 147. maddesinde yer alanİçtüzüğün 93. maddesinin değiştirilmesine ilişkin teklifin önceliklegörüşülmesi hakkında Anayasa Komisyonu Başkanı tarafından verilen önergeyiokutmuş, leh ve aleyhinde konuşmak isteyenlere söz vermiştir. Önergenin oyasunulacağı sırada 10 milletvekili ayağa kalkarak yoklama isteğindebulunmuşlardır. Yoklama elektronik aygıtla yapılmıştır. Bir milletvekili"bu anahtarlar çalışmıyor" demesine karşılık Başkan "Anahtarlarıçalışanlar kâfi efendim" cevabını vermiştir. Anahtarları çalışmayan kimimilletvekilleri itiraz etmişlerdir. (Millet Meclisi 75. Birleşim tutanakÖrneği). Bu durumda, çalışan anahtarlarla yapılan yoklama sonunda 285 üyeninsalonda bulunduğu gözönüne alınırsa, anahtarları çalışmayan üyelerle bu sayımındaha da çok olabileceği sonucuna varmak gerekir. O halde görüşmelerin yetersayı olmadan yapıldığı yolundaki savın yersizliği açıktır.
Öteyandan elektronik aygıtla yoklama yapılmış olması İçtüzük hükümlerine de uygundüşmektedir. İçtüzüğün "yoklama" kenar başlığını taşıyan 58.maddesinde : "yoklama elektronik oy düğmelerine basmak veya Başkan lüzumgördüğü zaman ad okunmak suretiyle yapılır." denilmektedir. Olayda sağlamdüğmelere basan milletvekillerinin sayısı birinci kez 265, ikinci kez 285olduğuna göre, Başkan tarafından ad okunarak yoklama yapılmasına gerekgörülmemesi doğaldır. Kaldı ki 226 dan daha az kişinin varlığı yerine 285kişinin varlığının saptaması gözle bile ayırt edilebilecek bir olay olduğugözönünde tutulursa, Başkanın bu konuda duraksamaya düşmemiş olmasını uygunkarşılamak gerekir.
Yukarıdakiaçıklamalar iptali istenen içtüzük hükmünün görüşüldüğü sırada Genel Kuruldatoplantı yeter sayısı bulunmadığı yolundaki savın yersizliğini kanıtlayacakniteliktedir. Davacının bu nedene dayanan iptal isteminin reddi gerekmektedir.
b)Değişiklik önergesinin öncelikle görüşülmesi sorunu:
İçtüzüğün93. maddesinin değiştirilmesine ilişkin önerge ve Anayasa Komisyonu raporu 29ve 30/3/1977 günlerinde üyelere dağıtılmış ve Millet Meclisinin 4/4/1977 günlü,75. Birleşim gündeminin "7. Kanun tasarı ve teklifleriyle Komisyonlardangelen diğer işler" bölümünün 147. sırasında yer almıştır. Görüşmelerdesıra gündemin bu bölümüne gelince; Anayasa Komisyonu Başkanı bir önerge vermişve "Seçim konusunun bir an önce karara bağlanması ile ülkede ekonomik,siyasal ve sosyal alanlarda hüküm süren olumsuz etkiler önleneceğinden,içtüzüğün 53. maddesi gereğince, gündemdeki kanun tasarı ve teklifleriylekomisyonlardan gelen diğer işlerin tümünden evvel görüşülmesini sağlamakiçin" değişiklik teklifine "öncelik verilerek bu kısmın ilk sırasınageçirilmesine karar verilmesini Anayasa Komisyonu karan gereği olarak"istemiştir. (Millet Meclisi 4/4/1977 günlü 75. Birleşim tutanak örneği).
Başkanönergeyi oya sunmuş ve kabul edildiğini açıklamıştır.
Davacısiyasî parti grubu, bu işlemin İçtüzüğün 50. maddesine aykırı olduğunu ilerisürmektedir. Oysa 50. madde gündem düzenlenmesi ile ilgili olup öncelikişlemlerini kapsamamaktadır. Maddenin başlığı "gündem" dir, içeriğide gündemdeki işlerin görüşme sıralarının saptanmasıdır. Maddenin sonfıkrasında da "Danışma Kurulunun görüşü alınıp, Genel Kurulcakararlaştırılmadıkça Başkan tarafından görüşüleceği önceden bildirilmeyen hiçbir husus, Genel Kurulda görüşülemez" denilmektedir. Bu hükmü doğalkarşılamak gerekir. Çünkü gündemde olmayan bir işin görüşülmesi demokratikkurallarla bağdaşmaz. Üzerinde önceden düşünülmeden, sosyal, ekonomik vesiyasal etkileri hesaplanmadan ortaya atılan bir sorunun hemen kararabağlanması, fikir özgürlüğüne dayanan görüşme ilkesinin giderek yozlaşmasına veyok olmasına yol açabilir. Bu nedenle gündemin önceden saptanması ve sırayauygun olarak görüşmelerin sürdürülmesi gerekir. Ancak gündeme girecek işlersaptanıp sırası düzenlendikten ve gündemin dağıtımı yapıldıktan sonra görüşmesırasında öngörülen değişiklikler 50. maddeye değil 53. maddeye bağlıdır.Öncelik sorunu ancak bu aşamada söz konusu olabilir. Gerçekten 53. maddenin 2.fıkrasında "...gündemdeki kanun tasarı ve teklifleriyle komisyonlardangelen diğer işlerden birine öncelik verilerek bu kısmın ilk sırasınageçirilmesi, hükümet veya esas komisyon tarafından gerekçeli olarak GenelKuruldan istenebilir." denilmektedir. Dava konusu metnin daha önce gündemealınmış olduğu gözönünde tutulursa, Komisyon Başkanının yazılı önergesi üzerine,ilk sırada görüşülmesine ilişkin öncelik kararı alınmasında İçtüzüğe aykırı biryön bulunmamıştır.
Öteyandan Millet Meclisi Anayasa Komisyonunda yapıldığı ileri sürülen aykırılıklarnedeniyle görüşme konusu metnin ele alınmayarak Komisyona geri gönderilmesigerektiği yolunda davacının öne sürdüğü görüş de tutarlı değildir. Çünküyukarıda belirtildiği üzere Komisyonda yapılan işlemlerde, kabul edilen metninsağlığını etkileyecek bir aykırılık saptanamamıştır. Kaldı ki Başkan bu konudaiçtüzüğün 64. maddesi uyarınca usul tartışması açmış, leh ve aleyhte konuşmalaryapılmış, sonunda öne sürülen görüş benimsenmeyerek öncelik önergesi oylanıpkabul edilmiştir. Bu konuda yapılan işlemlerde İçtüzüğe ve dolayısiyleAnayasa'ya aykırılık yoktur.
c)Değişiklik önergeleri gerekçelerinin okunmamış olması sorunu :
Davacı,içtüzüğün 93. maddesini değiştiren teklif üzerinde Milletvekillerincedeğiştirge önergeleri verildiğini, bunların okunup oylandığını, fakatbazılarının aynı nitelikte olduğu kabul edilerek gerekçelerinin okunmadığını,oysa her önergenin ayrı gerekçesi bulunduğunu bildirmiş, yapılan işlemlerinİçtüzüğe ve dolayısiyle Anayasa'ya aykırı olduğunu ileri sürmüştür.
MilletMeclisinin 4/4/1977 günlü, 75. Birleşim tutanaklarına göre durum şöyleözetlenebilir:
İçtüzüğün93. maddesinin değiştirilmesine ilişkin teklifin tümü üzerindeki görüşmelerbittikten sonra maddelere geçilmesi oylanmış ve kabul edilmiştir. 93. maddeüzerindeki teklif hakkında bağlı olduğu siyasî parti grubu adına söz isteyenbir milletvekiliyle kişisel olarak söz isteyen başka bir milletvekilininoturuma gelmemiş bulundukları saptanmış, bundan sonra değiştirge önergelerininokunmasına geçilmiş, kimi önergeler gerekçeleriyle birlikte okunmuştur. Ancakbunlardan bir çoğunun aynı gerekçeye dayandığı açıklanarak her önergeye ilişkingerekçenin ayrı ayrı okutulmadığı Başkan tarafından belirtilmiştir, bütünönergeler ayrı ayrı oylanmış ve reddedilmiştir. Oylamadan önce önergesahiplerine söz verilmiş, fakat ilgililerin oturumda bulunmadıkları saptanmıştır.
MilletMeclisi içtüzüğünün 88. maddesinde değişiklik önergelerinin önce veriliş, sonraaykırılık sırasına göre okunacağından ve işleme konulacağından sözedilmektedir. Önerge gerekçelerinin de okunacağı hakkında herhangi bir hükümyoktur. Her önergenin oylanmasından önce önerge sahibine söz verileceği ve 5dakikayı geçmemek üzere açıklama yapabileceği yine içtüzüğün 88. maddesindebelirtilmiştir. Olayda bir zorunluk olmadığı halde kimi önergelerin gerekçeleriokutulmuş, kimilerinin de aynı gerekçeye dayandıkları açıklanarak bunlarıngerekçelerinin ayrı ayrı okunmasına gerek görülmemiştir. Ancak içtüzük hükmüuyarınca her önergenin okunmasından sonra ve oylamadan önce önerge sahibine sözverilmek istendiği halde bunların salonda bulunmadıkları saptanmıştır. Budurumda yapılan işlemlerin içtüzüğe ve dolayısiyle Anayasa'ya aykırılığındansöz edilmesine olanak yoktur. Davacının bu yöne ilişkin iptal isteminin reddigerekir.
d)Davacı; yukarıda sayılanlardan başka, İçtüzüğün 93. maddesini değiştirenteklifin görüşülüp kabul edildiği 4/4/1977 günlü, 75. Birleşimde :
aa)Genel Görüşme ve Meclîs araştırmaları önergelerinin okutulmamasının,
hb)Gizlilik Önergesinin işleme konulmamasının,
cc)Komisyonlarda inceleme süresi dolan tasarı veya tekliflerin gündeme alınmasınailişkin önergelerin işleme konulmamasının,
dd)Hükümet adına içişleri Bakanına gündem dışı söz verilmemesinin,
Kabuledilen metnin iptalini gerektirecek nitelikte olduğunu öne sunmuştur.
Bukonuda genel olarak söylenecek şey şudur :
Aykırılığıöne sürülen bu işlemlerin Genel Kurulca kabul edilen ve iptal davasına konuyapılan işle hiç bir ilgisi yoktur. Bu bakımdan sözü edilen işlemlerin, iptaliistenen metnin biçim yönünden sağlığına etkili olduğu düşünülemeyeceğinden bukonularda ayrıntılı açıklamalar yapılmasına gerek kalmamıştır.
Yukardanberi açıklanan nedenler karşısında; iptali istenen içtüzük değişikliğinin biçimyönünden sakat olduğunu, içtüzük hükümlerine ve dolayısiyle Anayasa'ya aykırıolarak yürürlüğe konulduğunu kabule olanak yoktur. Biçime ilişkin iptal istemitümüyle hukuksal dayanaktan yoksundur ve reddedilmelidir.
B-Öz yönünden inceleme :
Davacı,içtüzüğün 93. maddesinin değişiklikten Önce Anayasa doğrultusunda bir hükümgetirdiğini, oysa değişiklikten sonra bu niteliğini yitirdiğini,"alelacele seçim kararı alınması" yollarının açıldığını, bu gibigirişimlerin memlekette ekonomik, sosyal ve siyasal istikrarı bozacak sonuçlarıda birlikte getirebileceğini belirterek değişik metnin öz yönünden deAnayasa'ya aykırı olduğunu öne sürmüştür.
İçtüzüğün93. maddesinin değişiklikten önceki metni şöyle idi : "Seçimlerinyenilenmesine dair önergeler, Danışma Kurulunun görüşü alındıktan sonra AnayasaKomisyonunda görüşülür ve Anayasa Komisyonu raporu Genel Kurulda görüşüldüktensonra açık oya sunulur."
İptaliistenen değişiklik bu metinden "Danışma Kurulunun görüşü alındıktansonra" deyiminin çıkarılmasına ilişkindir. Bundan başka 93. maddeye"Anayasa Komisyonu raporu Genel Kurulda gündemdeki bütün konulardanönce" görüşülmesi hakkında yeni bir hüküm de eklenmiştir. Davacı özellikle"Danışma Kurulunun görüşü alındıktan sonra" deyiminin maddedençıkarılmasına karşıdır.
İçtüzüğün19. maddesinde, Danışma Kurulunun kuruluşundan ve görevlerinden sözedilmektedir. Danışma Kurulu Millet Meclisi Başkanının Başkanlığında siyasîparti grup başkanları veya vekillerinden birisi veya onların yazılı olarakgörevlendirdiği birer milletvekilinden kurulur ve içtüzükte gösterilengörevleri yapar.
DanışmaKurulu Anayasal bir kuruluş değildir, yani Anayasa'ca öngörülmemiş İçtüzüklekurulmuştur. Kuruluş amacı, siyasî parti gruplarının Millet Meclisiçalışmalarına katılmalarında uyum sağlamak ve bu Çalışmalara yön vermektir.Ancak Danışma Kurulundan görüş alma zorunluğunu koyan bir İçtüzük kuralının,Millet Meclisinin salt yetkisinde olan konular hakkında uygulama alanı bulmasıolanaksızdır. Çünkü içtüzük kuralları, Meclis iradesinin serbestçebelirlenmesini engelleme değil, kolaylaştırma amacını güderler. Anayasa'nın 69.maddesi seçimlerin yenilenmesi hakkında karar verme yetkisini Millet Meclisinevermiştir. Bu konuda Danışma Kurulundan görüş alınmasının zorunlu olduğunuöngören bir hüküm, bu kuruluşun yukarıda açıklanan kuruluş amacına ters düşer.Bu bakımdan seçimlerin yenilenmesine ilişkin önergelerin "DanışmaKurulunun görüşü alındıktan sonra" görüşülebileceği yolunda içtüzüğün 93.maddesinde yer alan hükmün madde metninden çıkarılması, Anayasa ilkelerineuygun bir düzenlemedir.
Özetlenecekolursa; "Millet Meclisi içtüzüğünün 93. maddesinin değiştirilmesinedair" 4/4/1977 günlü, 643 sayılı Millet Meclisi kararının gerek biçim,gerek öz yönününden Anayasa'ya aykırı bir yönü yoktur. İptal isteminin reddigerekir.
V-SONUÇ:
MilletMeclisi İçtüzüğünün 93. maddesinin değiştirilmesi hakkında Millet Meclisinin4/4/1977 günlü, 643 sayılı kararının biçim ve öz yönünden Anayasa'ya aykırıbulunmadığına ve davanın reddine,
24/5/1977gününde oybirliğiyle karar verildi.
Başkan
Kâni Vrana
Başkanvekili
Şevket Müftügil
Üye
Halit Zarbun
Üye
Ziya Önel
Üye
Abdullah Üner
Üye
Ahmet Koçak
Üye
Şekip Çopuroğlu
Üye
Fahrettin Uluç
Üye
Lütfi Ömerbaş
Üye
Ahmet Erdoğdu
Üye
Hasan Gürsel
Üye
Ahmet Salih Çebi
Üye
Adil Esmer
Üye
Nihat O. Akçakayalıoğlu
Üye
Ahmet H. Boyacıoğlu
KARŞIOYYAZISI
MahkememizinEsas: 1977/60, Karar: 1977/81 sayılı kararında Sayın Ahmet H. Boyacıoğlu'nunkarşıoy yazısında belirtilen gerekçeler, bu konudaki düşüncemi yansıttığındanaynı gerekçelerle sözü geçen karara katılmıyorum.
Üye
Şekip Çopuroğlu
KARŞIOYYAZISI
İptaldavasını, Millî Selâmet Partisi Millet Meclisi Grubu açmıştır. 22/4/1962 günlü,44 sayılı Yasanın 21. maddesi 1. fıkrasının 4 sayılı bendi, bu konudakiyetkiyi, siyasî partilerin Türkiye Büyük Millet Meclisi gruplarına tanımıştır.Söz konusu 21. madde şöyledir.
"Kanunlarınveya Yasama Meclisleri İçtüzüklerinin tümü veya bunların belirli madde vehükümlerinin Anayasa'ya aykırılığı iddiasiyle Anayasa Mahkemesinde doğrudandoğruya iptal davası açabilecek olanlar şunlardır :" denildikten sonra 4.bentte de "Siyasî Partilerin Türkiye Büyük Millet Meclisi grupları"nı Anayasa Mahkemesine iptal davası açmaya yetkili olanlar arasında saymıştır.Yasa, siyasal parti gruplarına bu yetkiyi tanıdıktan sonra ayrıca bu gruplarınAnayasa Mahkemesine iptal davası açabilmelerini kimi koşullara bağlamıştır.Grupların, iptal davası açılması konuşunda nasıl karar vereceklerini, grubunkarar yeter sayısının ne olacağını, bu kararlar üzerine dava açmaya yetkiliolanların kimler bulunduğunu yasa belirlemiştir. Bu konudaki kuralları gösteren22/4/1962 günlü, 44 sayılı Yasanın 25. maddesinin birinci fıkrası ve 2 sayılıbendi şöyledir: "Kanunların ve Yasama Meclisleri içtüzüklerinin Anayasaaykırılığı sebebiyle açılacak iptal davası;
1-..................
2-21. maddenin 1. fıkrasının 4. bendinde yazılı siyasî parti gruplarının genelkurullarının en az üye tamsayısının salt çoğunluğuyle alacakları karar üzerine,grup başkanları veya vekilleri;" Söz konusu 25. maddesinin ilgilikurallarına göre,
a)Siyasal Parti Genel Kurulu'nun toplanması,
b)En az üye tam sayısının salt çoğunluğuyle karar alması.
Zorunludur.Oysa, olayımızda, ilk inceleme sonucu, Yüksek Mahkemece "21/4/1977 günüverilen kararın 2 sayılı bölümünde açıklandığı gibi davacı siyasal partigrubunun hangi milletvekillerinden oluştuğu, bunlardan Kaçının gruptoplantısına katıldıkları ve kimlerin dava açılması yolunda yy kullandıklarıaçıklığa kavuşmamıştır. Bu siyasal partinin karar defterinin 86 sayılı kararailişkin bölümünün onanlı fotokopisinde, yoklama sonucu çoğunluğun olduğu yazılıolmasının, yasal anlamda, bir çoğunluğun bulunup bulunmadığını kabul etmeğeyeterli saymak güçtür. Çünkü yasa, iptal davasını açabilmek için siyasal partigrubunun genel kurulunun "en az üye tam sayısının salt çoğunluğu" nuzorunlu görmekledir. Burada yasanın buyurduğu bu yeter sayının var olupolmadığı belli değildir. Durum böyle iken ilk inceleme sonucu verilen 21/4/1977günlü kararda belirtildiği gibi "Grubun çoğunlukla toplandığı veoybirliğiyle karar verildiği belirlendikten sonra, grubun bütününün kaç kişidenoluştuğu ve karara katılanların kimler olduğu konusunda ayrıca belge aranmasınagerek yoktur." biçimindeki gerekçeye katılmak olanağı yoktur. Davacısiyasal partinin, iptal davası açılmak üzere, gruplarının Genel Kurullarınınsayısının ne olduğu, katılanların kaç kişi bulunduğu belli olmadan, bu partikarar defteri fotokopisine göre 86 sayılı kararda "yoklama neticesindeçoğunluğun olduğu tespit edilmiştir. Gündeme geçilmiş ve aşağıdaki kararalınmıştır." denilmesi yeterli sayılarak karara temel tutulması yerindedeğildir. Eksik belge ile özün incelenmesine geçilmesi olasılığı yoktur. Kaldıki, Anayasa Mahkemesinin bu konuda verdiği 1967/6 Esas, 1968/9 Karar sayılıkararı da bu görüş doğrultusundadır. Bu nedenlerle 21/4/1977 günlü ilk incelemeKararının 2. bendindeki karar kesimine katılmıyorum.
Üye
Ahmet Erdoğdu
KARŞIOYYAZISI
Anayasa'nın148. maddesinde, Anayasa Mahkemesinin kuruluşu ile yargılama usullerininkanunla düzenleneceği buyruğu yer almaktadır. Bu buyruk uyarınca ve Anayasa'nıngeçici 7. maddesi hükmüne göre çıkarılan 22/4/1962 günlü 44 sayılı Yasa ileYargılama usulleri düzenlenmiş ve yürürlüğe konulmuş bulunmaktadır.
44sayılı Yasanın "iptal davasının açılması; temsil" kenar başlıklı 25.maddesinin 2 numaralı fıkrasında, siyasî parti gruplarının doğrudan doğruyaaçacakları iptal davalarında uymak zorunluğunda oldukları koşullar gösterilmişve uygulanması gereken yöntem belirtilmiştir. Sözü edilen fıkra hükmü şöyledir:(iptal davası......
"21.maddenin 1. fıkrasının 4. bendinde yazılı siyasî parti gruplarının GenelKurullarının en az üye tamsayısının salt çoğunluğu ile alacakları karar üzerineGrup Başkanları veya vekilleri, ."
Tarafındanaçılır.)
Öteyandan aynı Yasanın "iptal davasının uyulacak hususlar" kenarbaşlıklı 26. maddesinin üçüncü fıkrasında "Davanın açıldığı tarihtedilekçede imzası bulunanlar, ayrıca, yetkilerini belirten belgeleri ve kurum,kurul ve siyasî partilerle siyasî parti gruplarının kendilerine yetkiverilmesine dair kararların tasdikli Örneklerini dilekçe ile birlikte, GenelSekreterliğe vermek zorundadırlar." hükmü öngörülmüş ve bu kuralauyutmamanın yaptırımı da aynı maddenin 4. ve 5. fıkralariyle düzenlenmiştir.
26.maddenin üçüncü fıkrasında yer alan ve uyulmamasının davanın hukukî varlığınıortadan kaldırarak davayı açılmamış saydırmayı gerektiren kuralın, grup başkanveya vekillerinin bu sıfatlarını belli eden belgeleri ve grup genel kurulunundava açılma iradesini saptayan kararlara ait belgeleri içerdiği ortadadır.
Davadilekçesine onanlı örneklerinin bağlanması Yasaca dava koşulu olarak öngörülenbelgeler üzerinde, Anayasa Mahkemesinin sadece şekil yönünden değil içerikyönünden de inceleme yetkisinin varlığını kabul etmek yargısal denetimin doğalsonucu olmak gerekir.
Davadilekçesine bağlı olarak sunulan belgede "Yoklama neticesinde çoğunluğunolduğu tespit edilmiştir" denilmekte ise de kaç kişinin toplantıyakatıldığı belirtilmemiş, ya da diğer siyasî parti gruplarının yaptığı gibi,toplantıya katılan üyelerin imzalarını taşıyan bir çizelge de sunulmamıştır.Bundan başka bu siyasî parti grubundan ayrılmalar olduğu halde grup mevcudununbelli eden resmî bir belge de ibraz edilmemiştir.
44sayılı Yasanın açık hükümlerine göre, Anayasa Mahkemesi bu konulankendiliğinden araştırma ve saptama ile yükümlü değildir. Davayı açan, dava açmairadesinin yasanın öngördüğü koşullar içinde oluştuğunu belgelerle tevsik etmekzorundadır ve incelenen bu belgelerden grup genel kurulunun salt çoğunlukla birkarar aldığı da anlaşılamamaktadır.
Siyasîparti grubunun kaç kişiden oluştuğu ve toplantıya kaç üyenin katıldığıbilinmeden kararın katılanların oybirliğiyle alınmış bulunduğunun açıklanmasıkanaatimizce Yasa hükümleri karşısında bir anlam taşımaz. Gerçi Anayasa'nın 56.maddesi hükmüne göre siyasal partiler, ister iktidarda, ister muhalefetteolsunlar, demokratik siyasî hayatın vazgeçilmez unsurlarıdır. Ancak bir davadilekçesinin geçerlik koşullarına ve böylece hukukî varlığına etki yapacak veAnayasa Mahkemesinin yargısal denetimini etkileyecek hususlar varsayımlarlaçözülemez. Çünkü burada önem kazanan husus, dava dilekçesini imzalayanlarınkişilikleri ya da siyasî partilerin önemleri değil, dava dilekçesinin hukuksalvarlığı olmak gerekir.
Açıklananbu nedenlerle 22/4/1962 günlü, 44 sayılı Yasanın 26. maddesi gereğince işlemyapılması gerektiğinden, dosyanın eksiği olmadığı yolundaki çokluk görüşünekarşıyım.
Üye
Ahmet H. Boyacıoğlu