ANAYASA MAHKEMESİ KARARI
Esas Sayısı:1977/82
Karar Sayısı:1977/117
Karar Günü:27/9/1977
Resmi Gazete tarih/sayı:14.1.1978/16169
İtirazyoluna başvuran : Danıştay 5. Dairesi.
İtirazınkonusu :
1)9/7/1961 günlü, 334 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Anayasa'sının 20/9/1971 günlü,1488 sayılı Kanunla değişik 137. maddesinin ikinci fıkrasında yer alan YüksekSavcılar Kurulu kararlarına ilişkin "Bu kurulun kararları kesin olupbunlar aleyhine başka bir mercie başvurulamaz." hükmünün yalınız,(...bunlar aleyhine başka bir mercie başvurulamaz.) kuralı ile daha sonra gelen"Ancak disiplin ve meslekten çıkarma cezaları ile ilgili kararların birdefa daha incelenmesini Adalet Bakanı ve hakkında karar verilen CumhuriyetSavcısı isteyebilir." kuralının;
2)22/4/1962 günlü, 45 sayılı Yüksek Hâkimler ve Yüksek Savcılar Kurulu Kanununun23/6/1972 günlü, 1597 sayılı Kanunla değişik 73. maddesinin dördüncü ve beşincifıkraları ile aynı kanunla değişik 74. maddesinin ikinci fıkrasında yer alankuralların;
İptallerinekarar verilmesi istenmiştir.
I-OLAY:
HakkındaYüksek Savcılar Kurulunca yer değiştirme cezası verilen bir Cumhuriyet Savcısı,bu kararın iptali için Danıştay'a başvurmuştur. Dava dilekçesinde; Anayasa'nın137. maddesinin ikinci fıkrasındaki : Yüksek Savcılar Kurulu kararlan aleyhinebaşka bir mercie başvurulamayacağına ilişkin hükmün Anayasa ilkelerine aykırıolması nedeniyle iptali gerektiği öne sürülmüştür. Davaya bakan Danıştay 5.Dairesi; Anayasa'nın 9. maddesine aykırı gördüğü bu hükümle birlikte ayrıca137. maddenin ikinci fıkrasında yer alan ve "Ancak Disiplin..." diyebaşlayan kuralın da, Kurulun kararlarına karşı başka mercilere başvurmayasağının iptali halinde, gereksiz bir hüküm niteliğini alacağı, bundan başkaYüksek Hâkimler ve Yüksek Savcılar Kurulu Kanununun 23/6/1972 günlü, 1597sayılı Yasa ile değişik 73. maddesinin dördüncü ve beşinci fıkralarında ve aynıkanunla değişik 74. maddesinin ikinci fıkrasında yer alan hükümlerin deAnayasal dayanağı kalmayacağı görüşü ile bu hükümlerin iptali için doğrudandoğruya Anayasa Mahkemesine başvurmuştur.
III-METİNLER:
A-İptali istenen Anayasa ve Yasa kuralları:
l)İptali istenen Anayasa kuralları:
Anayasa'nın137. maddesinin ikinci fıkrası şöyledir :
"CumhuriyetSavcılarının Yargıtay üyeliğine seçilmeleri dışında kalan bütün özlük işleri vedisiplin cezalan ile meslekten çıkarılmaları hakkında karar verme yetkisiYüksek Savcılar Kurulunundur. Bu Kurulun kararları kesin olup bunlar aleyhinebaşka bir mercie başvurulamaz. Ancak disiplin ve meslekten çıkarma cezaları ileilgili kararların bir defa daha incelenmesini Adalet Bakanı ve hakkında kararverilen Cumhuriyet Savcısı isteyebilir."
Danıştay5. Dairesince bu fıkrada yer alan "Bu Kurulun kararları kesin olup bunlaraleyhine başka bir mercie başvurulamaz." yolundaki hükmün yalnız "...bunlaraleyhine başka bir mercie başvurulamaz." bölümü ile bundan sonra gelen :"Ancak disiplin ve meslekten çıkarma cezaları ile ilgili kararların birdefa daha incelenmesini Adalet Bakanı ve hakkında karar verilen CumhuriyetSavcısı isteyebilir." kuralının iptali istenmiştir.
2)İptali istenen yasa kuralları :
a)22/4/1962 günlü, 45 sayılı Yüksek Hâkimler Kurulu Kanununun 23/6/1972 günlü,1597 sayılı Yasa ile değişik 73. maddesinin iptali istenen dördüncü ve beşincifıkraları şöyledir.
"YüksekSavcılar Kurulunun görevine giren konularda verdiği kararlar kesin olup, bukararlar aleyhine başka bir mercie başvurulamaz,.
Ancakdisiplin ve meslekten çıkarma cezaları ile ilgili kararların bir defa dahaincelenmesini Adalet Bakanı kendisine bildirildiği ve hakkında karar verilenilgili de kararın tebliği tarihinden itibaren 30 gün cinde isteyebilir."
b)Aynı kanunun 23/6/1972 günlü, 1597 sayılı Yasa ile değişik 74. maddesininiptali istenen ikinci fıkrası hükmü şöyledir:
"İlgililer73 üncü maddenin son bendinde gösterilen kararların bir defa daha incelenmesiniistedikleri takdirde, bu kararın kendilerine tebliği tarihinden itibaren 30 güniçinde yazılı taleplerini Adalet Bakanlığı aracılığı ile gönderirler."
B-Dayanılan Anayasa Kuralları :
Başlangıç- Tarihi boyunca bağımsız yaşamış, hak ve hürriyetleri için savaşmış olan;
Anayasave Hukuk dışı tutum ve davranışlarıyla meşruluğunu kaybetmiş bir iktidara karşıdirenme hakkını kullanarak 27 Mayıs 1960 Devrimini yapan Türk Milleti;
Bütünfertlerini, kaderde, kıvançta ve tasada ortak, bölünmez bir bütün halinde,millî şuur ve, ülküler etrafında toplıyan ve milletimizi, dünya milletleriailesinin eşit haklara sahip şerefli bir üyesi olarak millî birlik ruhu içindedaima yüceltmeyi amaç bilen Türk Milliyetçiliğinden hız ve ilham alarak ve;
"YurttaSulh, Cihanda Sulh" ilkesinin, Millî Mücadele ruhunun, milletegemenliğinin, Atatürk Devrimlerine bağlılığın tam şuuruna sahibolarak;
İnsanhak ve hürriyetlerini, millî dayanışmayı, sosyal adaleti, ferdin ve toplumunhuzur ve refahını gerçekleştirmeyi ve teminat altına almayı mümkün kılacakdemokratik hukuk devletini bütün hukukî ve sosyal temelleriyle kurmak için;
TürkiyeCumhuriyeti Kurucu Meclisi tarafından hazırlanan bu Anayasayı kabul ve ilân veonu, asıl teminatın vatandaşların gönüllerinde ve iradelerinde yer aldığıinancı ile, hürriyete, adalete ve fazilete âşık evlâtlarının uyanık bekçiliğineemanet eder.
Maddel- Türkiye Devleti bir Cumhuriyettir.
Madde2- Türkiye Cumhuriyeti, insan haklarına ve Başlangıçta belirtilen temelilkelere dayanan, millî demokratik lâik ve sosyal bir hukuk devletidir.
Madde9- Devlet şeklinin Cumhuriyet olduğu hakkındaki Anayasa hükmü değiştirilemez vedeğiştirilmesi teklif edilemez.
Madde31- Herkes, meşru bütün vasıta ve yollardan faydalanmak suretiyle yargımercileri önünde davacı veya davalı olarak, iddia ve savunma hakkına sahiptir.
Hiçbir mahkeme, görev ve yetkisi içindeki davaya bakmaktan kaçınamaz.
IV-İLK İNCELEME:
AnayasaMahkemesinin 14/6/1977 gününde Kani Vrana, Şevket Müftügil, Ahmet Akar, HalitZarbun, Abdullah Üner, Ahmet Koçak, Fahrettin Uluç, Muhittin Gürün, LûtfiÖmerbaş, Ahmet Erdoğdu, Hasan Gürsel, Ahmet Salih Çebi, Adil Esmer, Nihat O.Akçakayalıoğlu ve Ahmet H. Boyacıoğlu'nun katılmalarıyle yaptığı ilk incelemetoplantısında aşağıdaki konular üzerinde durulmuştur:
A)Dosyada eksiklik bulunup bulunmadığı sorunu:
AnayasaMahkemesinin Kuruluşu ve Yargılama Usulleri Hakkındaki 22/4/1962 günlü, 44sayılı Kanunun 27. maddesinde şöyle denilmektedir:
"Madde27- Bir davaya bakmakta olan mahkeme:
1- Odava sebebiyle uygulanacak kanun hükümlerini Anayasaya aykırı görürse, buyoldaki gerekçeli kararı; veya
2-Taraflardan birinin ileri sürdüğü aykırılık iddiasının ciddî olduğa kanısınavarırsa, tarafların bu konudaki iddia ve savunmalarını ve kendisini bu kanıyagötüren görüşünü açıklayan kararı,
Dosyamuhtevasının mahkemece bu konu ile ilgili görülen tasdikli suretleriylebirlikte Anayasa Mahkemesi Başkanlığına gönderir.
Mahkeme,Anayasa Mahkemesinin bu konuda vereceği karara resmen ıttıla kesbedinceye kadardavayı geri bırakır.
AnayasaMahkemesi, işin kendisine gelişinden başlamak üzere üç ay içinde kararınıverir."
Maddeninbirinci fıkrasının (2) sayılı bendinde mahkemenin, "taraflardan birininileri sürdüğü aykırılık iddiasının ciddi olduğu kanısına varırsa, tarafların bukonudaki iddia ve savunmalarını..." Anayasa Mahkemesine göndermekzorunluğunda olduğu açıklanmaktadır.
Olaydadavacı, dava dilekçesinde Anayasa'nın yukarıda sözü edilen 137. maddesindeki"... bunlar aleyhine başka bir mercie başvurulamaz." kuralına karşıaykırılık savını öne sürmüştür. Mahkeme ise gerekçeli kararında, davacının busavının ciddî olduğu yönü üzerinde durmamakta, aykırılık gerekçelerini kendiliğindenaraştırıp inceleyerek, işi Anayasa Mahkemesine getirmektedir. Olay, 27.maddenin (2) sayılı değil, (1) sayılı bendine uygun bulunduğundan, Anayasa'yaaykırılık konusu hakkında davalının savunmasının alınması zorunluğu yoktur.
Öteyandan Anayasa'nın 137. maddesinin ikinci fıkrasında yeralan ve "Ancakdisiplin ve meslekten çıkarma..." diye başlayan kural ile, Yüksek Hâkimlerve Savcılar Kurulu Kanununun 73. maddesinin dördüncü ve beşinci ve aynı kanunun74. maddesinin ikinci fıkrası hakkındaki aykırılık savı, davacı tarafından Önesürülmemiş, mahkemeyi bu kanıya iten nedenler doğrudan doğruya gerekçelikararda ortaya konulmuştur.
Buduruma göre dosyada bir eksiklik bulunmadığı sonucuna varılmıştır.
AbdullahÜner, Ahmet Erdoğdu, Hasan Gürsel ve Nihat O. Akçakayalıoğlu (davalınınAnayasa'ya aykırılık konusundaki savunmasının alınmamış olmasının eksikliksayılması gerektiği) görüşü ile bu sonuca katılmamışlardır.
B)Mahkemenin itiraz yoluna başvurma yetkisinin olup olmadığı sorunu :
l-Mahkemenin elinde bakmakta olduğu bir davanın bulunup bulunmadığı :
Anayasa'nındeğişik 151. maddesinin ilk fıkrasında: "Bir davaya bakmaktaolan mahkeme, uygulanacak bir kanunun hükümlerini Anayasa'ya aykırı görürseveya taraflardan birinin ileri sürdüğü aykırılık iddiasının ciddi olduğukanısına varırsa, Anayasa Mahkemesinin bu konuda vereceği karara kadar davayıgeri bırakır." kuralı yeralmış; Anayasa Mahkemesinin Kuruluşu ve YargılamaUsulleri Hakkında 44 sayılı Yasanın 27. maddesinde de bu kural yinelenmiştir.Buna göre, bir kanun hükmünün iptali istemiyle itiraz yoluna başvuran yargıyerinin bu başvurusunun geçerli olabilmesi için, elinde bakmakta olduğu birdava bulunması, iptalini istediği kanun hükmünün de o davada uygulanacak hükümolması gerekir.
Olaydabir Cumhuriyet Savcısı, hakkında verilen disiplin cezasının kaldırılması içinYüksek Savcılar Kuruluna karşı Danıştay'da dava açmıştır. Danıştay 5. Dairesi,davanın kendi görevi içinde olup olmadığı yönünden yapacağı incelemeyi dekapsayacak biçimde, işi ele almak ve bir sonuca bağlamak zorundadır. Görevbakmamdan mahkemenin önemle üzerinde duracağı konu. Anayasal ve yasal düzeydegörevini engelleyen veya görev zorunluğu koyan hükümlerinde incelenmesidir.Mahkeme, incelemeleri sonunda davanın görevine girip girmediği sorunu üzerindebir karar verecektir. Bu aşamada mahkemenin davayı yok sayması olanak dışıdır;yasal veya anayasal çerçeve içinde görev sorunu üzerindeki çalışmalarınısürdürmek ve sonucuna göre bir karar vermek zorundadır. Danıştay 5. Dairesi debu doğrultuda çalışmalarını sürdürmüş ve görevini engelleyen Anayasa hükmününiptalinden sonra davanın esasım çözüme bağlamayı amaçlamıştır. O haldeMahkemenin elinde bakmakta olduğu bir davanın varlığı konusunda duraksamaya yeryoktur.
2-İtiraz konusunun sınırlandırılması:
a)Anayasa'nın 137. maddesine ilişkin itiraz yönünden:
Danıştay5. Dairesinin bakmakta olduğu davada, uygulanacak yasa hükmünün kapsamıüzerinde de durulmuştur. Yukarıda açıklandığı, üzere, bir mahkemenin göreviniolumlu ya da olumsuz yönden belirleyen hükümlerin, o davada uygulanacakhükümler olduğu ve mahkemenin görev sorununu bu hükümlere dayanarak çözeceğikuşkusuzdur. Olayda bu yönden uygulanacak kural, Yüksek Hâkimler ve SavcılarYasasının 73. maddesinin dördüncü fıkrasında yer alan, Yüksek Savcılar Kurulukararlarına karşı başka mercilere başvurulamıyacağına ilişkin hükümdür. Ancakbu hükmün kaynağını Anayasa'nın 137. maddesinin ikinci fıkrasındaki kuraloluşturmaktadır. Anayasa'nın bu kuralı iptal edilmedikçe, yasa hükmüişlerliğini koruyacak ve buna karşı yapılacak bir itirazın hiç bir zamangeçerliliği ileri sürülemeyecektir. Bu nedenle Mahkeme yasa hükmü ile birlikteAnayasa kuralının da iptalini istemektedir. Anayasa'nın bu kuralı ise, 137.maddenin ikinci fıkrasındaki, Yüksek Savcılar Kurulu kararlarına karşı başkamercilere başvurulamıyacağını belirleyen hükümdür. O halde işin esası, bu hükümaçısından ve Anayasa'nın, Anayasa değişiklikleri için öngördüğü biçim kurallarıuyarınca, özellikle, 9., 2., 155., 85. ve 92. maddelerinde yer alan ilkelerçerçevesinde incelenmesi gerekir.
İtirazyoluna başvuran Danıştay 5. Dairesi, 137. maddenin ikinci fıkrasında yazılı"Ancak disiplin ve meslekten çıkarma cezaları ile ilgili kararların birdefa daha incelenmesini Adalet Bakam ve hakkında karar verilen CumhuriyetSavcısı isteyebilir." kuralının da iptalini istemektedir. Oysa bu kuralındavada uygulanma yeri bulunmamaktadır. Çünkü bakılmakta olan davanın konusu,kurulun verdiği yer değiştirme cezası kararının iptaline ilişkindir. Bu bakımdansözü geçen Anayasa kuralının iptaline yönelen itiraz mahkemeninyetkisizliğinden ötürü reddedilmelidir.
HalitZarbun, Abdullah Üner, Muhittin Gürün ve Nihat O. Akçakayalıoğlu (Danıştay 5.Dairesinin elinde bakmakta olduğu bir dava bulunmadığından ve bu nedenle itirazkonusu hükümlerden hiçbirisinin uygulanma olanağı ve yeri olmadığından itirazıntümünün yetki yönünden reddi gerektiği) düşüncesiyle yukarıda açıklanan görüşekatılmamışlardır.
b)45 sayılı Yasa hükümleri yönünden:
Danıştay5. Dairesi, Anayasa'nın 137. maddesinin ikinci fıkrasına ilişkin itirazlardanbaşka, Yüksek Hâkimler ve Savcılar Kurulu Kanununun 23/6/1972 günlü, 1597sayılı Yasa ile değişik 73. maddesinin dördüncü fıkrasındaki(... bu kararlaraleyhine başka bir mercie başvurulamaz) yolundaki kuralın da iptaliniistemiştir. Yukarda, açıklandığı üzere, bu hükmün Anayasa karşısındageçerliliği, kural olarak, Anayasa'nın 137. maddesinde yer alan aynınitelikteki hüküm üzerinde yapılacak inceleme sonucuna bağlıdır. O halde 137.maddede yer alan hüküm hakkında gerekli karar verildikten sonra, YüksekHâkimler ve Savcılar Kurulu Kanununun 73. maddesinin dördüncü fıkrasındakikurala karşı yapılan itirazın esası incelenmeli ve Anayasa karşısındaki durumusaptanmalıdır.
AncakDanıştay 5. Dairesi sözü geçen dördüncü fıkranın tümünün iptalini istemiştir.Bu fıkra şöyledir : "Yüksek Savcılar Kurulunun görevine giren konulardaverdiği kararlar kesin olup, bu kararlar aleyhine başka bir merciebaşvurulamaz." Fıkranın "Yüksek Savcılar Kurulunun görevine girenkonularda verdiği kararlar kesin olup..." biçimindeki bölümü üzerinde biruyuşmazlık yoktur. Çünkü bu gibi tasarrufların kesinleşmesinden önce iptalleriiçin idarî yargı yerlerinde dava açılmasına idare Hukuku kuralları elverişlideğildir. Sözü geçen kural, idare hukukunun bu ilkesini dile getirmişolmaktadır. Bu nedenle fıkraya ilişkin itirazın esası, yalnız "...bukararlar aleyhine başka bir mercie başvurulamaz." kuralı ile sınırlıolarak incelenmelidir.
73.maddenin beşinci fıkrasında yazılı : "Ancak disiplin ve meslekten çıkarmacezaları ile ilgili kararların bir defa daha incelenmesini Adalet bakanıkendisine bildirildiği ve hakkında karar verilen ilgili de kararın tebliğtarihinden itibaren 30 gün içinde isteyebilir." yolundaki hükme ilişkinitiraz, Anayasa'nın 137. maddesinin ikinci fıkrasında yer alan aynı niteliktekihükme yönetilen itiraz gibi, davada uygulanacak hüküm olmaması bakımındanmahkemenin yetkisizliği nedeniyle reddedilmelidir.
Anayasa'yaaykırılık itirazı, 74. maddenin ikinci fıkrasında yer alan hükme karşı dayöneltilmektedir. Bu hüküm şöyledir : "İlgililer 73. maddenin son bendindegösterilen kararların bir defa daha incelenmesini istedikleri takdirde, bukararın kendilerine tebliğ tarihinden itibaren 30 gün içinde yazılı talepleriniAdalet Bakanlığı aracılığı ile gönderirler." Görülüyor ki bu hüküm de,olayın yukarıda açıklanan niteliğine göre davada uygulanacak kurallardandeğildir. Çünkü bir disiplin cezası kararına karşı yetkili mercilere ne kadarsüre içinde ve hangi yöntemle başvurulabileceği eldeki davanın konusu değildir.Böyle olunca 74. maddenin ikinci fıkrasına yöneltilen itiraz da, mahkemeninyetkisizliği nedeniyle reddedilmelidir.
HalitZarbun, Abdullah Üner, Muhittin Gürün ve Nihat O. Akçakayalıoğlu bu görüşe(Danıştay 5. Dairesinin elinde bakmakta olduğu bir dava bulunmadığından 45sayılı Kanunun itiraz edilen hükümlerinden hiç birinin uygulama olanağıolmadığından, itirazın mahkemenin yetkisizliği nedeniyle reddine kararverilmesi gerektiği, kaldı ki mahkemenin bu konuda açık bir itirazı dabulunmadığı) gerekçesiyle katılmamışlardır.
Böyleceyapılan ilk inceleme sonunda aşağıdaki karar alınmıştır.
"l-Dosyanın eksiği bulunmadığına Abdullah Üner, Ahmet Erdoğdu, Hasan Gürsel veNihat O. Akçakayalığolu'nun (davalının Anayasa'ya aykırılık konusundakisavunmasının alınmamış olmasının eksiklik sayılması gerektiği) yolundakikarşıoylarıyle ve oyçokluğuyla,
2-Anayasa'nın 20/9/1971 günlü, 1488 sayılı Kanunla değişik 137. maddesinin ikincifıkrasında yer alan; "Bu kurulun kararları kesin olup bunlar aleyhinebaşka bir mercie başvurulamaz." hükmünün "...bunlar aleyhine başkabir mercie başvurulamaz." bölümü açısından işin esasının biçim yönündenincelenmesine, bu incelemenin, Anayasa'nın Anayasa değişiklikleri içinöngördüğü 9., 2., 155., 85. ve 92. maddeleri uyarınca yapılmasına, aynı fıkradayer alan (Ancak disiplin ve meslekten çıkarma cezaları ile ilgili kararlarınbir defa daha incelenmesini Adalet Bakanı ve hakkında karar verilen CumhuriyetSavcısı isteyebilir.) hükmünün davada uygulanma olanağı bulunmadığından buhükme ilişkin itirazın Mahkemenin yetkisizliği nedeniyle reddine Halit Zarbun,Abdullah Üner, Muhittin Gürün ve Nihat O. Akçakayalıoğlu'nun (Danıştay 5.Dairesinin elinde bakmakta olduğu bir dava bulunmadığından ve bu nedenle itirazkonusu hükümlerden hiç birisinin uygulanma olanağı ve yeri olmadığındanitirazın tümünün yetki yönünden reddi gerektiği) yolundaki karşıoylarıyle veoyçokluğuyla,
3-22/4/1962 günlü 45 sayılı Kanunun 23/6/1972 günlü 1597 sayılı Kanunla değişik73. maddesinin dördüncü fıkrasında yer alan hükme yönelen itirazın esasının(...bu kararlar aleyhine başka bir mercie başvurulamaz) kuralı ile sınırlıolarak incelenmesine, bu maddenin beşinci fıkrasına ve aynı kanunun 74. maddesininikinci fıkrasına yönelen itirazların, söz konusu hükümlerin davada uygulanmaolanağı bulunmadığından Mahkemenin yetkisizliği nedeniyle reddine, HalitZarbun, Abdullah Üner, Muhittin Gürün ve Nihat O. Akçakayalıoğlu'nun (Danıştay5. Dairesinin elinde bakmakta olduğu bir dava bulunmadığından 45 sayılı Kanununitiraz edilen hükümlerinden hiçbirinin uygulanma olanağı olmadığından itirazınmahkemenin yetkisizliği nedeniyle reddine karar verilmesi gerektiği, kaldı ki,Mahkemenin bu konuda açık bir itirazı da bulunmadığı) yolundaki karşıoylarıyleve oyçokluğu ile,
14/6/1977gününde karar verildi."
V.ESASIN İNCELENMESİ :
Davanınesasına ilişkin rapor, Danıştay 5. Dairesinin başvurma karan, İptali istenenAnayasa ve Yasa kuralları, ilgili Anayasa ve yasa hükümleri, konuya ilişkinyasama belgeleri ve öteki metinler okunduktan sonra gereği görüşülüp düşünüldü;
A)Anayasa'nın 137. maddesinin ikinci fıkrasındaki itiraz konusu kuralın 9. maddeaçısından incelenmesi sorunu:
İtirazkonusu kural, "Bu kurulun kararları kesin olup bunlar aleyhine başka birmercie başvurulamaz." hükmünün "...bunlar aleyhine başka bir merciebaşvurulamaz." bölümüdür. Aynı nitelikteki kural Anayasa'nın 144.maddesinin birinci fıkrasında, Yüksek Hâkimler Kurulu kararları için deöngörülmüş idi. Ancak bu hüküm, Anayasa Mahkemesinin 27/1/1977 günlü E.1976/43, K. 1977/4 sayılı kararıyle iptal edilmiş ve bu karar 21/4/1977 günlü,15916 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanmıştır. İptal hükmünün gerekçesinde;Yüksek Hâkimler Kurulunun, hâkimlerin, özlük ve disiplin işlerini yürüten idarîbir kurum olduğu saptanmış ve bu nitelikteki bir kurumun kararlarının yargıdenetimine bağlı tutulmamış olmasının Cumhuriyet ilkeleriyle bağdaşamıyacağıbelirtilmiştir. Anayasa'nın Başlangıcında yer alan insan hakları, 2. maddesindeyazılı hukuk devleti ve 12. maddesinde yazılı eşitlik ilkelerine ters düşenböyle bir kuralın Anayasa değişikliği yöntemiyle teklif edilmesi olanağıbulunmadığından 9. madde hükmüne aykırı olduğu ve bu nedenle iptali gerektiğisözü geçen Anayasa Mahkemesi kararında bütün ayrıntılarıyle açıklanmıştır.Yüksek Savcılar Kurulu da, Yüksek Hâkimler Kurulu gibi idarî bir kurumdur.Üstelik bu kurulu oluşturan kişiler arasında doğrudan doğruya yürütme organıiçinde görev alanlar da vardır. Yargıtay üyeliğine seçme dışında CumhuriyetSavcılarının bütün özlük ve disiplin işlerini yürütmekle görevlendirilenKurulun bu yönden Yüksek Hâkimler Kurulu gibi bir idarî kurum olduğukuşkusuzdur. Durum böyle olunca, Yüksek Hâkimler Kurulu için Anayasa'nın 144. maddesindeAnayasa değişikliği yoluyla getirilen hükmün iptal nedenleri, 137. maddedeYüksek Savcılar Kurulu için aynı Anayasa değişikliği yöntemiyle getirilen kuralbakımından da geçerlidir. Ayrıntılı gerekçeler yukarıda sözü geçen AnayasaMahkemesi kararında belirtildiği için burada yinelenmesine gerek görülmemiştir.Yüksek Savcılar Kurulu kararları aleyhine başka bir mercie başvurulamıyacağınailişkin 137. maddenin ikinci fıkrasında yer alan ve itiraz konusu yapılan kuralda aynı nedenlerle iptal edilmelidir.
AbdullahÜner ve Nihat O. Akçakayalıoğlu bu görüşe katılmamışlardır.
B)Öteki biçim koşulları yönünden inceleme sorunu :
20/9/1971günlü, 1488 sayılı Anayasa değişikliğiyle 137. maddenin ikinci fıkrasında yeralan ve Yüksek Hâkimler Kurulu kararları aleyhine başka bir merciebaşvurulamıyacağına ilişkin hükmün, Anayasa'nın 9. maddesi açısından iptalinekarar verilmiş bulunması karşısında, incelemenin öteki biçim koşullarıaçısından sürdürülmesine yer kalmamıştır.
AbdullahÜner bu görüşe katılmamıştır.
C)22/4/1962 günlü, 45 sayılı Yasanın 23/6/1972 günlü, 1597 sayılı Yasa iledeğişik 73. maddesinin dördüncü fıkrası hükmünün Anayasa ilkeleri karşısındadenetlenmesi sorunu;
YüksekSavcılar Kurulu kararları aleyhine başka bir mercie başvurulamayacağıhakkındaki hüküm, Anayasa'nın 137. maddesinde yapılan değişiklik üzerine20/9/1971 günlü, 1488 sayılı Yasa ile getirilmiştir. Bu değişiklikten sonraYüksek Hâkimler ve Yüksek Savcılar Kurulu Kanununun 73. maddesinde dedeğişiklik yapılmış ve Anayasa'nın değişik 137. maddesinde yer alan hükme koşutbir kural öngörülmüştür.
Yukarıdaaçıklandığı üzere, 137. maddede Anayasa değişikliği yoluyla getirilen hükmün,Cumhuriyet ilkelerine aykırılığı nedeniyle iptaline karar verilmiştir. Böylece45 sayılı Yasanın değişik 73. maddesinin dördüncü fıkrasında yer alan itirazkonusu kuralın Anayasal dayanağı ortadan kalkmıştır. Aynı iptal nedenleri 73.maddenin dördüncü fıkrası için de geçerlidir. Bu nedenlerle sözü geçen fıkrahükmününde iptaline karar verilmelidir.
AbdullahÜner ve Nihat O. Akçakayalıoğlu bu görüşe katılmamışlardır.
V-SONUÇ:
1-a) 9/7/1961 günlü 334 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Anayasa'sının 20/9/1971 günlü,1488 sayılı Kanunla değişik 137. maddesinin ikinci fıkrasında: "Bu kurulunkararlan kesin olup bunlar aleyhine başka bir mercie başvurulamaz."biçimindeki kuralın, bunlar aleyhine başka bir mercie başvurulamıyacağına ilişkinbölümü, Anayasa'nın 9. maddesinde yazılı "Devlet şeklinin Cumhuriyetolduğu hakkındaki Anayasa hükmü değiştirilemez ve değiştirilmesi teklifedilemez." yolundaki biçim ilkesine aykırı olduğuna ve iptaline AbdullahÜner ve Nihat O. Akçakayalıoğlu'nun karşıoylarıyle ve oyçokluğu ile,
b)Açıklanan iptal hükmü karşısında konunun, Anayasa'nın öngördüğü öteki biçimkoşulları açısından ayrıca incelenmesine yer olmadığına Abdullah Üner'inkarşıoyuyla ve oyçokluğuyla,
2-22/4/1962 günlü, 45 sayılı Kanunun 23/6/1972 günlü, 1597 sayılı Kanunla değişik73. maddesinin dördüncü fıkrasında yer alan, Yüksek Savcılar Kurulu kararlarıaleyhine başka mercilere başvurulamıyacağına ilişkin kuralın, yukarıda (1-a)bendinde açıklanan iptal hükmü karşısında Anayasa'ya aykırı olduğuna ve iptalineAbdullah Üner ve Nihat O. Akçakayalıoğlu'nun karşıoylarıyle ve oyçokluğuyla,
27/9/1977gününde karar verildi.
Başkan
Kâni Vrana
Başkanvekili
Şevket Müftügil
Üye
Ziya Önel
Üye
Abdullah Üner
Üye
Ahmet Koçak
Üye
Şekip Çopuroğlu
Üye
Fahrettin Uluç
Üye
Muhittin Gürün
Üye
Lütfi Ömerbaş
Üye
Ahmet Erdoğdu
Üye
Hasan Gürsel
Üye
Ahmet Salih Çebi
Üye
Adil Esmer
Üye
Nihat O. Akçakayalıoğlu
Üye
Ahmet H. Boyacıoğlu
KARŞIOYYAZISI
A-OLAY : Bir Cumhuriyet Savcı Yardımcısının, Yüksek Savcılar Kurulunca hakkındaverilen yer değiştirme cezasından dolayı Danıştay'a müracaatta bulunmasıüzerine Danıştay 5. Dairesince; Anayasa'nın 1488 sayılı Yasa ile değişik 137.maddesindeki "Yüksek Savcılar Kurulu kararları aleyhine başka mercilerebaşvurulamaz" hükmünün Anayasa'nın 9. maddesine aykırı olduğu ve bu hükmüniptal edilmesi halinde 45 sayılı Yüksek Hâkimler ve Savcılar Kurulu Kanununun1597 sayılı Yasa ile değişik 73. maddesinin dördüncü fıkrasının da dayanağıkalmayacağı nedeniyle iptal edilmesi icabettiği gerekçesiyle AnayasaMahkemesine başvurulmasına karar verilmiş ve Anayasa Mahkemesince de çoğunluklasözü edilen hükümlerin Anayasa'nın 9. maddesine aykırı düştüğü sonucunavarılarak iptaline karar verilmiştir.
B-KARŞIOY GEREKÇELERİ :
Bukarar hakkındaki karşıoyumuzun nedenleri aşağıdadır:
1-Anayasa'nın 151. maddesiyle 44 sayılı Kanunun 27. maddesinin l sayılı bendihükmüne göre; bir mahkemenin bir yasa hükmünün iptali için Anayasa Mahkemesinebaşvurabilmesi için herşeyden önce elinde bakmakta olduğu bir dava bulunması veitiraz olunan yasa hükmünün de bu davada uygulanması gerekmektedir. Mahkemeninelinde bulunan davanın da hukuka ve yasalardaki koşullara uygun biçimde açılmış,bakılabilir ve mahkemenin görevine giren davalardan olması gerektiğikuşkusuzdur. Şimdiye kadar yapılan uygulamalar da bu yoldadır. Oysa,Anayasa'nın 137. maddesinde; "Yüksek Savcılar Kurulu kararlan aleyhinebaşka mercilere başvurulamıyacağı" kesin hükme bağlanmıştır. Bu Anayasahükmüne göre, Yüksek Savcılar Kurulunca verilmiş olan yer değiştirme kararınındava konusu yapılmasına, bu karar aleyhine Danıştay'da dava açılmasına olanakbulunmadığı gibi Danıştay'ın da böyle bir müracaatı bir dava imiş gibi elealması, bu hususta davaya ilişkin işlemlerde bulunması da görevi dışındakalmaktadır. Bu nedenle Danıştay 5. Dairesinin bu konuda Anayasa Mahkemesinebaşvurma yetkisi mevcut olmadığından itirazın yetkisizliği nedeniylereddedilmesi gerekmektedir.
Ortadagerek Anayasa'nın ve gerek 44 sayılı Yasanın aradığı biçimde açılmış bir davabulunmaması itibariyle Danıştay 5. Dairenin itiraz olunan hükümleri uygulamasıda söz konusu olamaz. İtirazın ayrıca bu nedenle de reddine karar verilmelidir.
2-Hakkında yer değiştirme cezası verilmiş olan savcı tarafından Danıştay'ayapılan müracaatta Anayasa'nın 137. maddesinde yer alan "Yüksek SavcılarKurulu kararlan kesin olup aleyhine başka mercilere başvurulamaz" hükmününAnayasa'ya aykırı olduğu da öne sürülmüştür. Böyle bir iddia karşısındaDanıştay 5. Dairesince; Anayasa Mahkemesine başvurulmadan önce 44 sayılıYasanın 27. maddesinin 2 sayılı bendi gereğince diğer tarafın bu husustakisavunmasının alınması zorunlu olduğu halde alınmadığı anlaşılmıştır. Benzeriişlerde olduğu gibi Anayasa Mahkemesince bu noksanın tamamlattırılması ve ancakondan sonra incelemeye geçilmesi gerekmektedir. Bir Anayasa hükmünün iptali sözkonusu olan böyle önemli bir işde diğer tarafa bu konudaki hakkını kullanmafırsatının verilmesi yerinde olurdu.
3-Mahkememizce yapılan esas inceleme sonunda, Anayasa'nın 1488 sayılı Yasa iledeğişik 137. maddesindeki "Yüksek Savcılar Kurulu kararları aleyhine başkabir mercie başvurulamaz" hükmü ile 45 sayılı Yasanın 73. maddesinin aynınitelikteki dördüncü fıkrası hükmü Anayasa'nın 9. maddesinin yasaklayıcı emrihilafına Büyük Millet Meclisinde teklif edildiği ve Büyük Mîllet Meclisince deböyle bir teklifin kabul edilip yasalaştırılmış olduğu gerekçesiyle iptaledilmiştir.
Anayasa'nın1. maddesinde "Türkiye Devleti Bir Cumhuriyettir" 9. maddesinde"Devlet şeklinin Cumhuriyet olduğu hakkındaki Anayasa hükmü değiştirilemezve değiştirilmesi teklif edilemez" denilmiş ve Cumhuriyetin nitelikleri de2. maddede belirtilmiştir.
"YüksekSavcılar Kurulu kararları aleyhine başka mercilere başvurulamaz"biçimindeki yasama organına bir teklifte bulunulması ve böyle bir teklifinyasama organınca da kabul edilip yasalaştırılması ile ne Cumhuriyetinkaldırıldığından ne de Devlet şeklinin değiştirilmiş olduğundan söz edilmesineolanak yoktur. Böyle bir görüşü Anayasa'nın l. ve 9. maddelerinin anlam veamaçlarına uygun görmemekteyiz. Kaldı ki, bizzat Anayasa dahi bazı hallerdeyargı yolunun kapatılabileceğini kabul etmiştir. Anayasa'nın 54. maddesinin sonfıkrasında "Vatandaşlıktan çıkarma ile ilgili karar ve işlemlere karşıyargı yolu kapatılamaz" denilmek suretiyle idarenin kimi karar veişlemlerine karşı yargı yolunun kapatılabileceği ifade edilmiştir.
4-Anayasa Mahkemesinin 14/6/1977 gününde yapılan ilk inceleme toplantısında;itiraz konusu yasa hükümlerinin Anayasa'nın 2., 9., 85.. 92. ve 155. maddeleriaçısından incelenmesine karar verilmiştir. Halbuki yapılan esas incelemedeitiraz olunan yasa hükümlerinin Anayasa'nın 9. maddesindeki şekil kuralına aykırıdüştüğü gerekçesiyle ve çoğunlukla iptaline karar verildikten sonra inceleme vegörüşmeler burada kesilmiş, Anayasa'nın 85., 92. ve 155. maddeleri açısındanincelemeye devam edilmeyerek evvelce verilmiş olan karar gereği yerinegetirilmemiştir.
Anayasa'daTürkiye Cumhuriyetinin temelini oluşturan önemli ilkelere yer verilmiş, ülkeninsiyasal, ekonomik ve sosyal yapısı ile ilgili temel hükümler düzenlenmiş veayrıca kişilerin temel hak ve hürriyetlerine de özen gösterilmiştir. AnayasaMahkemesinin başlıca görevlerinden birisi de yasaların Anayasa'daki bu temelilkelere uygunluğunu denetleyip saptamaktır. Bu denetim ne kadar derinlemesine,etraflı ve geniş tutulursa Yüksek Mahkemenin Kurulmasındaki amaca o kadar çokyaklaşılmış olacağı gibi sözü edilen temel kuralların da tatbikat alanında okadar çok benimsenip yerleşmesi ve daha çok uygulama olanağı sağlanmışolacaktır. Kaldı ki bir yasa hükmünün yalnız bir sebepten iptaline kararverilince artık öne sürülmüş olan öteki sebeplerin incelenmesini önleyen hiçbir kural da yoktur.
5-Yukarıda Özetle belirttiğim nedenlerle çoğunlukla verilen bu kararakatılmıyorum.
Üye
Abdullah Üner
KARŞIOYYAZISI
Anayasa'nın151. maddesine göre bir mahkemenin itiraz yoluyla Anayasa Mahkemesinebaşvurabilmesi için iki koşul vardır.
1)Mahkemenin bakmakta olduğu bir davanın bulunması.
2)Anayasa'ya aykırılığı ileri sürülen hükmün o davada uygulanacak nitelikteolması.
Bukoşullardan herhangi birisinin yokluğunun, mahkemenin itiraz yolunabaşvurmasını önleyeceği kuşkusuzdur.
Yukarıdakikarara (1977/82-1977/117) konu olan iş Danıştay 5. Dairesinin bakmakta olduğu,Anayasa'nın 151. maddesinde öngörülen nitelikte, bir dava değildir. Çünkümahkemelere yapılan başvurmaların, itiraz yoluna gidilmesine olanak veren birdava sayılabilmesi için, yürürlükteki kanunlara göre mahkemelerin görevinegiren bir konuya ilişkin olmaları ve kanunlarda belirtilen yöntemine uygunbiçimde yapılmış bulunmaları gerekmektedir. Anayasa'nın 136. maddesinde,mahkemelerin görev ve yetkilerinin ve yargılama usullerinin kanunladüzenleneceği 140. maddesinde Danıştayın kuruluşunun, işleyişin ve yargılamausullerinin kanunla düzenleneceği, 132. maddesinde de hâkimlerin, Anayasa'ya,kanuna, hukuka ve vicdanî kanaatlerine göre hüküm verecekleri kuralları yeralmaktadır.
Bunagöre bir mahkemeye, Anayasa ile ve kanunla görevi dışında bırakılmış olan birkonuda yapılan başvurma, şeklen bir dava niteliğinde olsa bile Anayasa'nın 151.maddesi açısından Anayasa'ya aykırılık itirazına olanak veren (bakmakta olanbir dava) sayılamaz.
Anayasa'nın137. maddesinin ikinci fıkrası, 22/4/1962 günlü, 45 sayılı Yüksek Hâkimler veYüksek Savcılar Kurulu Kanununun 23/6/1972 günlü 1597 sayılı Kanunla değişik73. maddesinin dördüncü fıkrası ve Danıştayın Kuruluş ve Görevlerim Düzenleyen521 sayılı Kanun, Yüksek Savcılar Kurulu kararlarına karşı yapılacak itirazlarabakma işini, Danıştay'ın görevi dışında bırakmıştır.
AnayasaMahkemesince benzeri bir işte verilen 27/1/1977 günlü, 1976/43-1977/4 sayılıkarara (Resmi Gazete: gün: 21/4/1977; Sayı: 15916, sahife: 14) ilişkin karşıoyyazımda konu ile ilgili geniş açıklamalar yapılmış olduğundan onların burada datekrarına gerek görülmemiştir.
Bubakımdan ortada, Anayasa'nın 151. maddesinde öngörülen nitelikte (bakılmaktaolan bir dava) bulunmadığından itirazcı mahkeme, gerek Anayasa'nın 137.maddesinin ikinci fıkrasında, gerekse 45 sayılı Kanunun 73. maddesinin dördüncüve 74. maddesinin ikinci fıkralarında yer alan hükümler için AnayasaMahkemesine başvurmağa yetkili değildir, bu nedenle itiraz, mahkemeninyetkisizliği yönünden reddedilmelidir.
Kararınilk inceleme bölümünün 2. ve 3. fıkralarındaki görüşlere yukarıda açıkladığımgerekçelerle karşıyım.
Üye
Muhittin Gürün
KARŞIOYYAZISI
AnayasaMahkemesinin Kuruluşu ve Yargılama Usulleri Hakkında 22/4/1962 gün ve 44 sayılıYasa'nın (İtiraz yoluyla mahkemelerce gönderilen işler) başlıklı ve davayabakmakta olan mahkemenin, itiraz yöntemiyle Anayasa Mahkemesine göndermekleyükümlü olduğu belgeleri belirleyen 27. maddesinin birinci fıkrasının ikincibendinde: "taraflardan birinin ileri sürdüğü aykırılık iddiasının ciddiolduğu kanısına varırsa, tarafların bu konuda iddia ve savunmalarını vekendisini bu kanıya götüren görüşünü açıklayan kararının Anayasa MahkemesiBaşkanlığına gönderileceği açıklanmıştır. Burada Yasa Koyucunun güttüğü amacıdeğerlendirmek gerekir. Bir davaya bakmakta olan mahkeme, uygulanacak biryasanın yargılarım Anayasaya aykırı görürse veya yanlardan birinin ilerisürdüğü aykırılık savının ciddi olduğu kanısına varırsa, itiraz yolu ileAnayasa Mahkemesine başvuracaktır. Bu tür başvurmada yasa koyucu itiraz yolunagiden mahkemeye, Anayasa Mahkemesine hangi belgeleri göndermenin zorunluolduğunu göstermiştir. Bu belgelerden biri de "tarafla m bu konudaki iddiave savunmaları"dır. Olayımızda, davacı, itiraz yoluna başvuran Danıştay 5.Dairesine verdiği dava dilekçesinde: Anayasanın 137. maddesinin ikincifıkrasındaki dava konusu deyimin Anayasa ilkelerine aykırı olması nedeniyle iptaliniistemiş, Danıştay 5. Dairesi de bu savı ciddi görmüş, bu savla birlikte adıgeçen mahkeme, kendiliğinden öteki kimi maddelerin de Anayasaya aykırıolduklarını ileri sürerek, hem davacının savı hem de kendi görüşü ile itirazyoluna başvurmuştur.
Buduruma göre yukarıda belirtilen 22/4/1962 gün ve 44 sayılı yasanın 27.maddesindeki açıklık karşısında, davacının Anayasaya aykırılık konusundakisavına ilişkin davalının savunmasının alınmamış olması, yasal bir eksikliksayılması gerekir. Bu eksikliğin 44 sayılı yasanın 26. maddesi 4. bölümcesinegöre tamamlattırılması zorunludur.
Bunedenle ortada belge eksikliği varken esasın incelenmesi yolunda verilençoğunluk kararına karşıyım.
Üye
Ahmet Erdoğdu
KARŞIOYYAZISI
A)Anayasa Mahkemesi, Danıştay 5. Dairesinin itirazını, şu nedenlerleinceleyemezdi:
I-T.C. Anayasanın 151. maddesi, yasal kuralların iptalini, yalnızca "Birdavaya bakmakta olan" Mahkemelerin isteyebileceği ilkesini koymuştur.Bunun açık anlamı yasal kuralların iptali isteminin ancak, "Bakılmasınabaşlanmış" ve her halde "Bakılabilecek nitelikte" bir davaiçinde oluşturulabileceğidir.
137.maddesinin ikinci fıkrasında yer alan ve Yüksek Savcılar Kurulu kararlarıaleyhine başka mercilere başvurulmasını önleyen hükmü ile Anayasa, bu Kurulkararlarına karşı, bir dava açılmasını kesinlikle önlemiştir. Durum böyleolunca, Danıştay 5. Dairesinin elinde "Bakmakta olduğu" ve gerekkendisince ve gerekse bir başka mercie "bakılabilecek bir dava"varlığından söz etmek olanaksızdır.
Burada,şu yönlere de değinmek zorunluğu vardır:
a)Bakıb sonuçlandırmaya yetkili olmayan bir merci önüne getirilmiş bir"dava" ile, inceleme konusu "başvuru" aynı niteliktedeğildir. Gerçekten,
Genelyargı yerine açılacak bir davanın idari yargı yerine götürülmüş olması veyabunun tersi bir durumda, bir dava yokluğundan söz edilemez. Çünkü böyle birdava, bir yargı yerinden öteki yargı yerine aktarılacak ve orada bakılıp hükmebağlanacaktır. Yani bir "Dava hakla" baştanberi vardır. Yüksek SavcılarKurulu kararlarına karşı ise, bu hak, en baştanberi yoktur.
Elinde,ne kendisinin ne de bir başka merciin bakabileceği bir dava bulunmadığına göre,Danıştay 5. Dairesi, hiç bir yasal kuralın iptalini istemeye yetkili değildir.
b)"Yüksek Savcılar Kurulu kararlarına karşı, başka yerlere başvurulmasınıÖnleyen anayasal hükme, yalnızca, Anayasa'nın 149. maddesi ile "Doğrudandoğruya iptal davası" açma hakkına sahip olanlar karşı çıkabilirdi. Böylebir hak kullanılmış değildir.
2-Yukarıda açıklandığı üzere; bir yasal kuralın iptalini isteyebilecek durumageçmeyen Danıştay 5. Dairesinin başvurusunu inceleyip istek doğrultusundasonuçlandırmaya Anayasa Mahkemesi de yetkili değildir. Çünkü,
AnayasaMahkemesinin bir yasal kuralı iptal edebilmesi, bunu isteyebilme yetkisinikazanabilmiş olanların açacakları dava ile gerçekleşebilirdi.
SONUÇ:
Açıklanandurumda, bir itiraz davasının varlığından söz edilemez ve böyle olunca da herhangi bir yasal kural iptal edilemez. Sayın çoğunluk kararına bu nedenlekatılmıyorum.
Üye
Nihat O. Akçakayalıoğlu