ANAYASA MAHKEMESİ KARARILARI
Esas Sayısı:1978/26
Karar Sayısı:1978/33
Karar Günü:20/4/1978
Resmi Gazete tarih/sayı:11.6.1978/16313
İtirazYoluna Başvuran : İstanbul 5. Asliye Hukuk Mahkemesi.
İtirazKonusu : 20/7/1966 günlü, 775 sayılı Gecekondu Kanununun 21. maddesi ile buKanuna 6/5/1976 günlü, 1990 sayılı Kanunla eklenen Geçici 8. maddenin Anayasayaaykırı oldukları ileri sürülerek iptalleri istenilmiştir.
I-OLAY :
Davacıortaklık vekili, müvekkili ortaklığa ait tapulu taşınmaza davalının gecekondu,baraka ve bahçe yapmak suretiyle el attığını ileri sürerek, el atmanınönlenmesini ve haksız işgal tazminatının davalıdan tahsilini istemiştir.
Mahkeme,davalının el atmasının haksızlığı sonucuna varmış el atmanın önlenmesine veüzerindeki gecekondu ile barakanın yıktırılmasına karar vermiştir.
Yargıtay1. Hukuk Dairesi "775 sayılı Kanunun 21. maddesi ile buna bağlı ötekimaddelerdeki koşulların mevcut olup olmadığının araştırılması, bu şartlarıngerçekleşmesi takdirinde muhdesatın kal'i isteğinin reddedilmesi gerekliolduğunun düşünülmeden yazılı şekilde karar verilmesi yolsuzdur." gerekçesiyleyerel mahkeme kararını bozmuştur.
YerelMahkeme, 17/2/1978 günlü, 4. oturumda Yargıtay 1. Hukuk Dairesinin bozmakararına uyulmasına, bozma kararında sözü edilen 775 sayılı Kanunun 21. maddesiile ona bağlı kanunun diğer hükümlerinin Anayasaya aykırılığı nedeniyle AnayasaMahkemesine başvurulmasına karar vermiş, gerekçeli kararında da 775 sayılıKanunun 21. maddesinin ve bunu değiştiren 6/5/1976 günlü 1990 sayılı Kanunlaeklenen Geçici 8. maddenin iptali isteğini belirtmiştir.
III-METİNLER :
A-İptali istenen yasa kuralları:
20/7/1966günlü, 775 sayılı Gecekondu Kanununun itiraz konusu 21. ve Geçici 8. maddelerişöyledir:
"Madde21- Belediyelere aitolan veya bu kanun uyarınca belediyelerin mülkiyetinegeçmesi gereken arazi ve arsalar üzerinde, bu kanunun yürürlüğe girdiğitarihten önce yapılıp, 16 ncı ve 17 nci maddelere göre tesbit edilmiş bulunangecekondulardan konut olarak kullanılanları; içinde oturanlar 25 nci maddedekişartları haiz oldukları takdirde;
a)Gecekondunun sahibi ise, borçlanma suretiyle veya sair şekillerde konut teminedilinceye veya konut yapmak üzere arsa tahsis edilip, lüzumu halinde kredisisağlanmak suretiyle, 27 nci maddedeki süre ve şartlara uygun olarak konutunuyapıncaya kadar,
b)Gecekondunun sahibi değil ise, ucuz kiralık konut temin edilinceye veya konutyapmak üzere arsa tahsis edilip, lüzumu halinde, kredisi sağlanmak suretiyle 27nci maddedeki süre ve şartlara uygun olarak konutunu yapıncaya kadar,yıktırılamaz.
Birdenfazla gecekonduya sahip olanların, bunlardan sadece, seçecekleri bir tanesihakkında yukarıdaki hükümler uygulanabilir. Şu kadar ki; plân ve mevzuaticaplarına göre bu yapılardan korunması mümkün olanları varsa, bunlardanbirinin seçilmesi şarttır. Diğer korunması gerekenlerden lüzumlu görülenleri,hangi amaçla kullanılmakta olursa olsun belediyelerce takdir olunacak bedelkarşılığında alınarak, lüzum ve ihtiyaca göre, sürekli veya geçici bir zamaniçin olduğu gibi veya değiştirilerek kullanılabilir veya kullanılmak üzerekiraya verilebilir veya satılabilir. Belediyelerce tesbit edilecek veyaettirilecek bedellere, tebliğ tarihinden itibaren 15 gün içinde, umumi hükümlerdahilinde hukuk mahkemelerine itiraz olunabilir.
Konuttanbaşka maksatlar için kullanılan gecekondulardan plân ve mevzuat icaplarına görekorunması gerekenler hakkında da bu madde hükümleri uygulanabilir."
"GeçiciMadde 8- Belediyelere ait olan veya Gecekondu Kanunu uyarınca belediyelerinmülkiyetine geçmesi gereken arazi ve arsalar üzerinde 1/3/1976 gününden önceyapıldıkları tespit edilen gecekondular hakkında da sözü geçen Kanunun 21 ncimaddesi hükümleri uygulanır.
Bugecekondulardan haklarında yıkım kararı alınmış ve fakat bu karar henüz yerinegetirilmemiş olanlarının yıkımı durdurulur.
Haklarındakiyıkım kararları daha önce yerine getirilmiş bulunan gecekondu sahipleri, bundandolayı herhangi bir hak talep edemezler. .
Bumadde kapsamına giren gecekondular hakkında 775 sayılı Gecekondu Kanunununilgili diğer bütün hükümleri uygulanır.
B-20/7/1966 günlü, 775 sayılı Gecekondu Kanununun konuyla ilgili, ötekihükümleri:
"Madde3- Bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarihte, Hazinenin, özel idarelerin ve Vakıflarİdaresi dışındaki katma bütçeli dairelerin mülkiyetindeki arazi ve arsalardanveya Devletin hüküm ve tasarrufu altındaki yerlerden, belediye sınırları içindeolanlar ve 6785 sayılı Kanunun 47 nci maddesine dayanılarak tesbit edilenmücavir sahalarda bulunanlar, bu kanunda belirtilen amaçlarda kullanılmaküzere, bedelsiz olarak ilgili belediyelerin mülkiyetine geçer.
Ancak,bir kamu hizmetine ayrılmış olan veya 23/12/1960 tarih ve 189 sayılı Kanunkapsamına girenlerle, 4753 sayılı Kanun hükümlerince kültür arazisi olaraktesbit edilenler veya gerek bu ve gerekse diğer kanunlarda belirtilen amaçlardakullanılmak üzere Hazine veya özel idare elinde bırakılması Bakanlar Kuruluncalüzumlu görülenler bu hüküm dışındadır.
BuKanunun uygulanması dolayısiyle yapılacak imar veya ıslah plânlarında genelmuvazeneye dahil dairelerin ihtiyaçlarını karşılamak amacı ile ayrılan veyaayrılacak olanlar veya yukarda ikinci fıkradaki hizmetler için lüzumlugörülenler, daha önce belediyelere devredilmiş ise aynı şartlarla eskisahiplerine geri verilir.
TapuDaireleri, bu maddede sözü geçen arazi ve arsaları devralacak idarelerin yazılımüracaatları üzerine, en geç 6 ay içinde, yeni malikleri adına tescil eder vedurumu ilgililere yazı ile bildirirler.
5218,5228 ve 6188 sayılı Kanunlara dayanılarak, birinci fıkrada sözü geçen daire vekurumlarca belediyelere devrolunan arazi ve arsaların ödenmemiş taksitlerialınmaz ve bu sebeple adı geçen daire ve kurumlar lehine tesis edilmiş ipotekkayıtları kaldırılır.
Madde4- Gecekonduların ıslah, tasfiye ve önleme bölgeleri içinde bulunan binalı vebinasız vakıf taşınmaz mallardan 3 üncü maddenin ikinci fıkrası kapsamı dışındakalanları, bu kanunda belirtilen amaçlarda kullanılmak üzere, aşağıdakişartlarla ve genel hükümlere göre bedeli ödenmek suretiyle ilgili belediyelerinmülkiyetine geçer;
a)Arazi ve arsaların bedeli; bulunduğu şehir, kasaba ve bölgenin özellikleriyapılmış ve yapılacak kamu hizmet ve tesislerinin durumu vesair hususlar dagözönünde bulundurularak, ilgili belediye ve Vakıflar Dairesi arasında anlaşmayolu ile tesbit edilir.
b)Bu arazi ve arsalar üzerinde Vakıflar İdaresine ait herhangi bit yapı bulunduğutakdirde, bu yapının bedeli ayrıca hesaba katılır.
c)Bedele ait anlaşmazlıklar mahallî asliye hukuk mahkemelerince basit muhakemeusulü ile hallolunur. Bu anlaşmazlıklar tapu tesciline engel olamaz.
Vakıflarİdaresi ve tapu daireleri vakıf taşınmaz malların cins, miktar ve yerleri ilediğer vasıflarını açıkça belirten listeleri, talepleri üzerine en geç 2 ayiçerisinde ilgili belediyelere bildirmekle yükümlüdürler.
Belediyeler,kendi malî güçleri ve programlarına göre bu taşınmaz malların tamamen veyapeyderpey tescilini isteyebilirler.
Sözügeçen bölgelerde Devlet veya diğer kamu tüzel kişileri tarafından yaptırılacakkamu hizmet ve tesisleri için lüzumlu vakıf taşınmaz mallar da yukarıdakiesaslara göre bu idarelere intikal ettirilir.
Madde5- "Lüzumu halinde, belediyeler gecekondu ıslah ve tasfiye sahaları içindebulunan veya bu kanun hükümleri dairesinde yeniden teşkil edilecek önlemebölgeleri içine rastlıyan özel mülkiyetteki arazi ve arsaları ve bunlariçerisinde yapı veya sair herhangi bir tesis bulunduğu takdirde bu yapı vetesisleri, bu kanunda belirtilen amaçlarda kullanmak üzere, İmar ve İskânBakanlığının izni ile, sahipleriyle anlaşarak satın alabilirler veyakâmulaştırabilirler."
IV-İLK İNCELEME :
AnayasaMahkemesi İçtüzüğünün 15. maddesi uyarınca yaptığı ilk inceleme toplantısında,yeterli belgelerin gönderildiği, itiraz yoluna başvuran mahkemenin elindebakmakta olduğu bir dava bulunduğu, başvurmanın Anayasa Mahkemesinin görevinegirdiği saptandıktan sonra, mahkemenin iptallerini istediği yasa kurallarınınbakmakta olduğu davada uygulanacak kurallar olup olmadığı üzerinde durmuştur.
Anayasa'nındeğişik 151. maddesinde "Bir davaya bakmakta olan mahkeme, uygulanacak birkanunun hükümlerini Anayasa'ya aykırı görürse veya taraflardan birinin ilerisürdüğü aykırılık iddiasının ciddi olduğu kanısına varırsa, AnayasaMahkemesinin bu konuda vereceği karara kadar davayı geri bırakır"denilmekte ve Anayasa Mahkemesinin Kuruluşu ve Yargılama Usulleri Hakkında22/4/1962 günlü, 44 sayılı Yasanın 27. maddesinde de aynı kuralyinelenmektedir. Buna göre bir mahkemenin itiraz yoluyla Anayasa Mahkemesinebaşvurabilmesi Anayasa'nın öngördüğü koşullarla sınırlıdır. Bu koşullardan biride, itiraz yoluna başvuran mahkemenin iptalini istediği yasa kuralının bakmaktaolduğu davada uygulayacağı yasa kuralı olmasıdır. Bu koşulun gerçekleşmemesihalinde Anayasa Mahkemesince başvurmanın yetkisizlik nedeniyle reddine kararverilmesi gerekmektedir.
Budurumda taraflar arasındaki anlaşmazlığın niteliği ile bu anlaşmazlığınçözümünde iptali istenen yasa kurallarının uygulama yeri olup olmadığınınaraştırılması gerekir. Nitekim Yargıtay 1. Hukuk Dairesi yerel mahkemeninkararını "775 sayılı Kanunun 21. maddesi ile buna bağlı öteki maddelerdekikoşulların mevcut olup olmadığının araştırılması, bu şartlarıngerçekleştirilmesi takdirinde muhtesatın kal'i isteğinin reddedilmesi gerekliolduğu düşünülmeden yazılı şekilde karar verilmesi yolsuzdur."gerekçesiyle bozmuştur.
Yerelmahkemenin bakmakta olduğu dava, davacının tapulu taşınımazına davalının elatmasının önlenmesi davasıdır. Gerek iptali istenen 775 sayılı Kanunun 21.maddesi, gerek 775 sayılı Kanuna 6/5/1976 günlü, 1990 sayılı Kanunla eklenenGeçici 8. maddesi; belediyelere ait olan veya bu kanun uyarınca belediyelerinmülkiyetine geçmesi gereken arazi ve arsalar üzerinde yapılan gecekondularıöngörmüştür. Olayda olduğu gibi, bu nitelikte bulunmayan, özel kişilerin tapulutaşınmazları üzerinde yapılmış gecekondular, bu maddelerin kapsamı dışındadır.
Öteyandan Gecekondu Kanununun 3. maddesinin birinci fıkrasında "Bu kanununyürürlüğe girdiği tarihte, Hazinenin, Özel İdarelerin ve Vakıflar İdaresidışındaki katma bütçeli dairelerin mülkiyetindeki arazi ve arsalardan veyaDevletin hüküm ve tasarrufu altındaki yerlerden, belediye sınırları içindeolanlar ve 6785 sayılı Kanunun 47. maddesine dayanılarak tespit edilen mücavirsahalarda bulunanlar, bu kanunda belirtilen amaçlarda kullanılmak üzerebedelsiz olarak ilgili belediyelerin mülkiyetine geçer." denilmeksuretiyle hangi arazi ve arsaların bedelsiz olarak belediyelerin mülkiyetinegeçeceği; 4. maddesinin birinci fıkrasında da "gecekonduların islâh,tasfiye ve önleme bölgeleri içinde bulunan binalı ve binasız vakıf taşınmazmallardan 3 üncü maddenin ikinci fıkrası dışında kalanları, bu kanundabelirtilen amaçlarda kullanılmak üzere, aşağıdaki şartlarla ve genel hükümleregöre bedeli ödenmek suretiyle ilgili belediyelerin mülkiyetine geçer."denilerek kimi vakıf taşınmazların bazı koşullarla ve bedelleri karşılığındabelediyelerin mülkiyetine geçeceği; ve aynı kanunun 5. maddesinde "Lüzumuhalinde, belediyeler gecekondu islâh ve tasfiye sahaları içinde bulunan veya bukanun hükümleri dairesinde yeniden teşkil edilecek önleme bölgeleri içinerastlayan özel mülkiyetteki arazi ve arsaları ve bunlar içerisinde yapı veyasair herhangi bir tesis kurulduğu takdirde bu yapı ve tesisleri, bu kanundabelirtilen amaçlarda kullanılmak üzere, İmar ve İskân Bakanlığının izni ile,sahipleri ile anlaşarak satın alabilirler veya kamulaştırabilirler."denilmek suretiyle de özel kişilerin kimi taşınmazlarının bazı koşullarla vebedelleri karşılığında belediyelerin mülkiyetine geçebilecekleri açıklanmıştır.Davacıya ait taşınmaz üzerinde yapılan gecekondu ve muhdesatı bu nitelikte birişleme tabi tutulmadığına göre, bu taşınmazın belediyenin mülkiyetine geçmediğive dolayısiyle Gecekondu Kanununun kapsamı dışında kaldığı kuşkusuzdur.
Görülüyorki, özel kişilerin mülkiyetinde olan tapulu taşınmazlar hakkında iptali istenen775 sayılı Kanunun 21. maddesi ile Geçici 8. maddenin uygulanabilmesi, ötekikoşullar yanında satın alınmak veya kamulaştırılmak suretiyle belediyelerinmülkiyetine geçmiş olması koşuluna bağlıdır.
Nitekim,Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 7/6/1977 günlü, Esas 1976/1-2887 ve karar1977/518 sayılı kararında da "...davacının arsası hakkında 775 sayılıYasada öngörülen amaçlarda kullanılmak üzere gerçekleştirilmiş bir kamulaştırılmaişlemi mevcut değildir. Kamulaştırılma işlemi hukuken tamamlanmadıkça davacınınmülkiyet hakkının devam edeceği tartışma konusu dahi yapılamaz. Yukarıdayapılan açıklamalar sonucu olarak, davacının arsasının 775 sayılı Yasanınkapsamı dışında kaldığı sonucuna varılmaktadır. O halde olayda 775 sayılıYasanın 21. maddesinde öngörülen koşulların gerçekleşip gerçekleşmediğininaraştırılmasına gerek görülemez.
HukukGenel Kurulundaki görüşmelerde, 775 sayılı Yasa amacı yönünden yorumlandığında,olayda uygulanması gerektiği görüşü savunulmuş ise de, yasaların Anayasa'yauygun olarak yorumlanması temel bir yorum ilkesi olmasına ve karşılıktan peşinödenmedikçe özel mülkiyette bulunan taşınmazların kamulaştırılamayacağı Anayasaemri bulunmasına göre çoğunluk bu görüşe katılmamıştır..." denilerekyukarıdaki görüş benimsenmiştir.
Buradabir husus üzerinde durmakta yarar vardır. Yerel mahkeme kararı, Yargıtay 1.Hukuk Dairesince "775 sayılı Kanunun 21. maddesi ile buna bağlı ötekimaddelerdeki koşulların mevcut olup olmadığının araştırılması, bu şartlarıngerçekleştirilmesi takdirinde muhdesatın kal'i isteğinin reddedilmesi gerekliolduğu düşünülmeden yazılı şekilde karar verilmesi yolsuzdur."gerekçesiyle bozulmuş, yerel mahkemece de bozmaya uyulmuştur. Bundan, davadaGecekondu Yasasının itiraz konusu hükümlerinin uygulanması gerektiği anlamınıçıkarmaya olanak yoktur. Bozma kararı yerel mahkemenin incelemesini yeterlibulmayarak araştırmanın genişletilmesini öngörmektedir. Bu yolda yapılacak biraraştırma ise, davanın çözümü açısından bu maddelerin mahkemece uygulanacağıhükümler durumunda sayılmasını gerektirmez.
Öteyandan, Anayasa'ya uygunluk denetiminde Anayasa Mahkemesi, iptali istenen yasakurallarının uygulama yeri olup olmadığını kendisi saptamak durumundadır.
Yukarıdakiaçıklamalar sonunda, mahkemenin bakmakta olduğu davada iptali istenen,kuralların uygulanma olanağı bulunmadığı anlaşılmaktadır.
Mahkemenin,iptali istenen hükümlerin davada uygulanacak hükümler olduğunu kabullenmesiAnayasa Mahkemesini bağlamaz.
Bunedenlerle itirazın, mahkemenin yetkisizliği yönünden reddi gerekir.
AdilEsmer, Nihat O. Akçakayalıoğlu ve Ahmet H. Boyacıoğlu bu görüşekatılmamışlardır.
V-SONUÇ :
20/7/1966günlü, 775 sayılı Gecekondu Kanununun 21. maddesi ile bu Kanuna 6/5/1976 günlü,1990 sayılı Kanunla eklenen Geçici 8. madde hükümlerinin mahkemenin bakmaktaolduğu davada uygulama yeri bulunmadığından bu hükümlere yönelen itirazınMahkemenin yetkisizliği nedeniyle reddine, Âdil Esmer, Nihat O. Akçakayalıoğluve Ahmet H. Boyacıoğlu'nun karşıoylarıyle ve oyçokluğu ile,
20/4/1978gününde karar verildi
Başkan
Kâni Vrana
Başkanvekili
Şevket Müftügil
Üye
Abdullah Üner
Üye
Ahmet Koçak
Üye
Şekip Çopuroğlu
Üye
Fahrettin Uluç
Üye
Muhittin Gürün
Üye
Lütfi Ömerbaş
Üye
Ahmet Erdoğdu
Üye
Hasan Gürsel
Üye
Ahmet Salih Çebi
Üye
Adil Esmer
Üye
Nihat O. Akçakayalıoğlu
Üye
Ahmet H. Boyacıoğlu
Üye
Necdet Darıcıoğlu
KARŞIOYYAZISI
Kararınolay bölümünde de açıklandığı üzere, itiraz yoluna başvuran mahkemenin davacıyararına verdiği karar, Yargıtay Birinci Hukuk Dairesince ve "775 sayılıKanunun 21. maddesi ile buna bağlı öteki maddelerdeki koşulların mevcut olupolmadığının araştırılması, bu şartların gerçekleşmesi takdirinde muhtesatınkal'i isteğinin reddedilmesi gerekli olduğunun düşünülmeden yazılı şekildekarar verilmesi yolsuzdur" gerekçesiyle bozulmuştur. Mahkeme bozmaya uymuşve 775 sayılı Kanunun 21. maddesi ile bu kanuna 6/5/1976 günlü, 1990 sayılıKanunla eklenen Geçici 8. maddenin Anayasa'ya aykırı olduğunu öne sürmüştür.
Yerelmahkeme, Yargıtay bozma kararına uymakla bozma kararı kesinleşmiş ve bu karardabelirtilen 775 sayılı Yasanın 21. maddesiyle ona bağlı öteki maddelerdekikoşulları araştırarak olayda bunların bulunup bulunmadığını saptamak yükümüaltına girmiştir.
Birmahkemenin, bir davada yasanın öngördüğü koşulları incelemesi ve araştırması, oyasa hükümlerini gördüğü davada uygulaması dernektir. Mahkeme bozma ilâmınauymak suretiyle bu araştırmayı yapmak, daha açık bir deyimle ilâmda belirtilenyasa kurallarını davada uygulamak zorundadır. Kaldıki, Hukuk Genel Kurulununbaşka bir iş nedeniyle vermiş bulunduğu kararın da, özel dairenin bozmakararını kendiliğinden geçersiz duruma dönüştüremeyeceği bilinen bir gerçektir.
Özetlemekgerekirse, Yargıtay bozma ilâmı uyarınca ve bu ilâma uyulmak suretiyle 775sayılı Yasanın 21. maddesiyle aynı yasaya 6/5/1976 günlü, 1990 sayılı Yasa ileeklenen Geçici 8. maddesindeki koşulların ele alınarak olayda bulunupbulunmadığının araştırılması, sözü edilen maddelerin görülmekte olan davadauygulanması olduğundan işin esasının incelenmesine karar verilmesi gerekir.
Bunedenlerle ve Anayasa Mahkemesinin uzun zamandan beri verdiği kararlara dauygun olmayarak başvuruyu mahkemenin yetkisizliğinden dolayı reddeden çoğunlukgörüşüne karşıyız.
Üye
Adil Esmer
Üye
Nihat O. Akçakayalıoğlu
Üye
Ahmet H. Boyacıoğlu