ANAYASA MAHKEMESİ KARARI
Esas Sayısı:1978/51
Karar Sayısı:1978/44
Karar Günü:23/6/1978
Resmi Gazete tarih/sayı:28.2.1979/16564
İTİRAZYOLUNA BAŞVURAN : Solhan Sulh Ceza Mahkemesi
İTİRAZINKONUSU: 4/4/1929 günlü, 1412 Sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Yasasının,22/6/1938 günlü ve 3515 "sayılı Yasa ile değişik 423. maddesinin ikincifıkrasının, Anayasaya aykırı olduğu ileri sürülerek, iptaline karar verilmesiistenmiştir.
I.OLAY :
GörevliJandarmaların "dur" buyruğuna uymayan sanıkların, Türk Ceza Yasasının260. maddesi uyarınca cezalandırılmaları istemiyle açılan davaya bakan SolhanSulh Ceza Mahkemesinin 27/7/1977 gününde verdiği karar, Yargıtay ÖzelDairesince "adlî aravermeye rastlayan tarihte duruşma yapılarak hükümkurulması suretiyle, Ceza Muhakemeleri Usulü Kanununun 423. maddesine muhalefetedilmesi...." gerekçesiyle bozulmuştur. Sulh Ceza Mahkemesi 28/3/1978günlü duruşmada bozma kararına uyulmasına, 16/6/1978 günlü duruşmada da CezaMuhakemeleri Usulü Yasasının 423. maddesinin ikinci fıkrasının, Anayasayaaykırı olduğunu ileri sürerek, iptal edilmesi için Anayasa Mahkemesine başvurulmasınakarar vermiştir.
III.YASA METNİ :
CezaMuhakemeleri Usulü Yasasının konu ile ilgili birinci fıkrasıyla iptali istenenikinci fıkrası şöyledir :
"Madde423- Ceza işlerini gören makam ve mahkemeler her sene Temmuzun yirmisindenEylülün beşine kadar tatil olunur.
Hazırlıktahkikatı ve ilk tahkikat ile mevkuflu işlere ait duruşmaların ve sair acelesayılacak hususların tatile tesadüf eden zamanda ne suretle ifa edileceğiAdliye Vekâleti tarafından tayin olunur..."
IV.İLK İNCELEME :
AnayasaMahkemesi İçtüzüğünün 15. maddesi uyarınca îlk İnceleme için yapılantoplantıda, itirazcı Mahkemenin Anayasa Mahkemesine başvurmaya yetkili olupolmadığı sorunu üzerinde durulmuştur.
Anayasanın151. ve 22/4/1962 günlü, 44 sayılı Yasanın 27. maddelerine göre bir davayabakmakta olan mahkeme, ancak o davada uygulanacak yasa hükümlerini Anayasayaaykırı görürse veya taraflardan birinin o doğrultudaki savının ciddi olduğukanısına varırsa Anayasa Mahkemesi'ne başvurabilir. Bu maddelerden anlaşıldığıüzere bir mahkemenin, Anayasa Mahkemesine başvurabilmesi, elinde bakmaktaolduğu bir davanın var olması ve iptalini istediği hükmün veya hükümlerin odavada uygulanması koşullarının gerçekleşmesine bağlıdır.
OlaydaMahkemenin elinde yöntemince açılmış, bakılmakta olan bir davanın varlığı veAnayasa Mahkemesine başvurma koşullarından birinin bu yönden gerçekleştiğidosya içeriğinden açıkça anlaşılmaktadır.
İptaliistenen ikinci fıkra hükümlerinin bakılmakta olan dâvada uygulanması koşulunungerçekleşmiş olup olmadığı sorununa gelince :
CezaMuhakemeleri Usulü Yasasının 423. maddesinin birinci fıkrası, ceza işlerinigören makam ve mahkemelerin her yılın yirmi Temmuzundan beş Eylülüne kadarçalışmalarına ara vermelerini, genel bir kural olarak, öngörmüştür.
SolhanSulh Ceza Mahkemesi ise adlî araverme süresi içinde duruşma yapıp hüküm vermiş,Yargıtay özel dairesi "Adlî aravermeye rastlayan tarihte duruşma yapılarakhüküm kurulması suretiyle Ceza Muhakemeleri Usulü Kanununun 423. maddesinemuhalefet edilmesi..." gerekçesiyle bu hükmü bozmuş, mahkeme de bozmakararına uymakla adli araverme süresi içinde davaya bakılmaması gerektiğinikabul etmiş bulunmaktadır.
423.maddenin, iptaline karar verilmesi istenen, ikinci fıkrası, kimi işleri, adlîaravermeye rastlayan zamanda nasıl yürütüleceklerini de belirterek, birincifıkradaki genel kuraldan ayrı tutmuştur. Bu fıkrada, hazırlık soruşturması ileilk soruşturmadan, tutuklu işlerin duruşmalarından ve ivedi sayılacak yönlerdensöz edilmektedir.
SolhanSulh Ceza Mahkemesi ise son soruşturmayı yürütmektedir. Dosyadaki tutanak vebelge Örneklerinden, sanıkların tutuklu olmadıkları anlaşılmakta ve yukarıda"OLAY" bölümünde belirtilen niteliği bakımından işin, ivedisayılmasını gerektiren bir yanı da bulunmamaktadır.
HernekadarYargıtay özel dairesi kararında fıkra belirtmeksizin 423. maddeye aykırılıktansöz edilmekte ise de, bu kararın dayanağını, 423. maddenin tüm hükümlerinin, buarada ikinci fıkrası hükümlerinin değil, sadece davalara adlî araverme süresiiçinde bakılmasını engelleyen birinci fıkrası hükümlerinin oluşturduğuduraksamaya yer vermeyecek kadar açıktır.
Durumböyle olunca; Solhan Sulh Ceza Mahkemesinin, Ceza Muhakemeleri Usulü Yasasının423. maddesinin birinci fıkrası uyarınca adliaraverme süresi içindebakamayacağı, bozma kararını benimsemesi ile de açıklığa kavuşan bir davada,adlî araverme zamanında da bakılması öngörülen işler için düzenlenmiş bulunanikinci fıkra hükümlerini uygulaması olanak dışıdır.
ÖteyandanSolhan Sulh Ceza Mahkemesi, Anayasa Mahkemesine başvurulmasına 16/6/1978gününde karar vermiş 1977 yılı ile ilgili adlî araverme süresi ise yirmiTemmuz'da başlamış, beş Eylül'de sona ermiştir. Böylece adlî araverme süresininbitiminden sonra yapılan duruşmada, Ceza Muhakemeleri Usulü Yasasının itiraz,konusu hükümlerini ele almaya, bir başka deyimle, o hükümleri uygulamaya artıkyer yoktur.
Bunedenlerle itirazın, itirazda bulunan Mahkemenin Anayasa Mahkemesine başvurmayayetkisizliği yönünden reddine karar verilmek gerekir.
SONUÇ:
4/4/1929günlü, 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanununun, 26/6/1938 günlü, 3515sayılı Kânunla değişik 423. maddesinin ikinci fıkrasının görülmekte olan davadauygulanacak hüküm niteliğinde olmadığından, başvurmanın, itirazda bulunanMahkemenin yetkisizliği nedeniyle reddine, oybirliğiyle,
29/6/1978gününde karar verildi.
Başkan
Kâni Vrana
Üye
Abdullah Üner
Üye
Ahmet Koçak
Üye
Şekip Çopuroğlu
Üye
Fahrettin Uluç
Üye
Muhittin Gürün
Üye
Lütfi Ömerbaş
Üye
Ahmet Erdoğdu
Üye
Hasan Gürsel
Üye
Osman Tokcan
Üye
Ahmet Salih Çebi
Üye
Adil Esmer
Üye
Nihat O. Akçakayalıoğlu
Üye
Ahmet H. Boyacıoğlu
Üye
Necdet Darıcıoğlu