ANAYASA MAHKEMESİ KARARI
Esas Sayısı:1978/52
Karar Sayısı:1978/64
Karar Günü:14/12/1978
Resmi Gazete tarih/sayı:31.3.1979/16595
İTİRAZYOLUNA BAŞVURAN : Solhan Asliye Ceza Mahkemesi.
İTİRAZINKONUSU : 8/6/1936 günlü, 3005 sayılı "Meşhud Suçların Muhakeme UsulüKanunu"nun 8., değişik 9/2., 11. ve 12. maddelerinin ve "3005 sayılıKanuna göre Cumhuriyet Müddeiumumileriyle Zabıtanın Vazifelerini ne suretleYapacaklarına Dair Talimatname" nin Anayasa'nın 2., 31., 42., 44., 113. ve132. maddelerine aykırılığı öne sürülmüş ve iptali istenmiştir.
I.OLAY :
26/5/1978gününde yapılan genel aramada üzerinde kama bulunan sanığın, 3005 sayılı MeşhudSuçların Muhakeme Usulü Kanunu hükümlerine göre yargılanarak 6136 sayılıYasanın 4., 14., 15. ve Türk Ceza Kanununun 36. maddeleri hükümleri gereğincecezalandırılması istemiyle Solhan Asliye Ceza Mahkemesinde kamu davasıaçılmıştır.
İkincioturumda Mahkeme, kendiliğinden 3005 sayılı Yasanın 8., değişik 9/2., 11. ve12. maddeleriyle "3005 Sayılı Kanuna göre Cumhuriyet MüddeiumumileriyleZabıtanın Vazifelerini Ne Suretle Yapacaklarına Dair Talimatname" ninAnayasa'ya aykırı olduğunu ileri sürmüş ve iptali için Anayasa Mahkemesi'nebaşvurulmasına karar vermiştir.
III-YASA METİNLERİ
1)İptali istenen yasa hükümleri:
a)8/6/1936 günlü, 3005 sayılı Meşhud Suçların Muhakeme Usulü Kanunun 8. maddesi:
"Madde8- Maznun yakalandığı günden mahkemeye sevkedileceği sırada çalışma zamanıbitmiş veya herhangi bir tatil gününe tesadüf etmiş ise CumhuriyetMüddeiumumisi mahkemeyi hemen çalışmaya davet edebileceği gibi sanığınmahkemeye şevkini ertesi güne de bırakabilir.
Şukadar ki Cumhuriyet Müddeiumumisi tarafından dördüncü maddede yazılı sebeptendolayı sanığın mahkemeye şevki ertesi güne bırakılmış ise yukarıki fıkradayazılı sebeple de olsa sanığın mahkemeye şevki ikinci bir teahhurauğratılamaz."
b)Aynı Yasanın 27/6/1938 günlü, 3498 sayılı Yasayla değiştirilen 9. maddesininikinci fıkrası :
"Mahkemeceduruşmanın bir celsede bitirilmesi lâzımdır. Şu kadar ki kanuni zaruretlerdolayısıyle işin bir celsede karara bağlanması mümkün olmazsa, duruşma buimkansızlığı doğuran noksanların en çabuk vasıtalarla ikmali için lâzım gelenmüddet göz önünde tutularak ona göre başka bir güne tehir edilebilir."
c)Aynı Yasanın 11. Maddesi :
"Madde11- Duruşma bir celsede neticelenmeyip de başka güne bırakılacaksa Cumhuriyet müddeiumumisitarafından hakkında tevkif müzekkeresi verilmiş olan sanığın kefaletle veyakefaletsiz tahliyesine mahkemece karar verilebilir. "
d)AynıYasanın 12. Maddesi :
"Madde12- Sanığın isteği üzerine mahkeme müdafasını hazırlamak için en çok üç günlükmühlet verir."
2)Dayanılan Anayasa Maddeleri :
"Madde2- Türkiye Cumhuriyeti, insan haklarına ve Başlangıçta belirtilen temelilkelere dayanan, milli, demokratik, lâyık ve sosyal bir hukukdevletidir."
"Madde31- Herkes, meşru bütün vasıta ve yollardan faydalanmak suretiyle yargımercileri önünde davacı veya davalı olarak, iddia ve savunma hakkına sahiptir.
Hiçbirmahkeme, görev ve yetkisi içindeki davaya bakmaktan kaçınamaz."
"Madde42- Çalışma herkesin hakkı ve görevidir.
Devlet,çalışanların insanca yaşaması ve çalışma hayatının, kararlılık içinde gelişmesiiçin, sosyal, iktisadi ve mali tedbirlerle çalışanları korur ve çalışmayıdestekler; işsizliği önleyici tedbirleri alır.
Angaryayasaktır.
Memleketihtiyaçlarının zorunlu kıldığı alanlarda vatandaşlık ödevi niteliği alan bedenveya fikir çalışmalarının şekil ve şartları, demokratik esaslara uygun olarakkanunla düzenlenir. "
"Madde44- Her çalışan dinlenme hakkına sahiptir.
Ücretlihafta ve bayram tatili ve ücretli yıllık izin hakkı kanunla düzenlenir."
Madde113- Bakanlıklar ve kamu tüzel kişileri, kendi görev alanlarını ilgilendirenkanunların ve tüzüklerin uygulanmasını sağlamak üzere ve bunlara aykırı olmamakşartıyla, yönetmelikler çıkarabilirler. Yönetmelikler Resmî Gazete ileyayınlanır."
"Madde132- Hâkimler, görevlerinde bağımsızdırlar; Anayasaya, kanuna, hukuka vevicdani kanaatlarına göre hüküm verirler.
Hiçbirorgan, makam, merci veya kişi, yargı yetkisinin kullanılmasında mahkemelere vehâkimlere emir ve talimat veremez; genelge gönderemez; tavsiye ve telkindebulunamaz.
Görülmekteolan bir dava hakkında Yasama Meclislerinde yargı yetkisinin kullanılması ileilgili soru sorulamaz, görüşme yapılamaz veya herhangi bir beyanda bulunulamaz.Yasama ve Yürütme organları ile idare, mahkeme kararlarına uymak zorundadır; buorganlar ve idare, mahkeme kararlarını hiçbir suretle değiştiremez ve bunlarınyerine getirilmesini geciktiremez."
IV.İLK İNCELEME :
AnayasaMahkemesi İçtüzüğünün 15. maddesi uyarınca 29/6/1978 gününde Kani Vrana,Abdullah Üner, Ahmet Koçak, Şekip Çopuroğlu, Fahrettin Uluç, Muhittin Gürün,Lütfi Ömerbaş, Ahmet Erdoğdu, Hasan Gürsel, Osman Tokcan, Ahmet Salih Çebi,Adil Esmer, Nihat O. Akçakayalıoğlu, Ahmet H. Boyacıoğlu, Necdet Darıcıoğlu'nunkatılmasıyle yapılan ilk inceleme toplantısında aşağıdaki sorunlar üzerindedurulmuştur:
Anayasa'nındeğişik 151. maddesinde "Bir davaya bakmakta olan mahkeme, uygulanacak birkanunun hükümlerini Anayasaya aykırı görürse veya taraflardan birinin ilerisürdüğü aykırılık iddidasının ciddi olduğu kanısına varırsa, AnayasaMahkemesinin bu konuda vereceği karara kadar davayı geri bırakır" kuralınayer verilmiş ve 22/4/1962 günlü, 44 sayılı Yasanın 27. maddesinde de bu kuralbaşka bir biçimde yinelenmiştir.
Anayasa'yaaykırılık savlarının Anayasa Mahkemesi'ne getirebilme yolunu mahkemelere açıktutan bu düzenin işleyebilmesi, ortada somut bir olayın yani görülmekte olanbelli bir davanın bulunması, Anayasa'ya aykırılığı öne sürülen yasa ya da22/4/1962 günlü, 44 sayılı Yasanın geçici 5. maddesinin üçüncü fıkrasındabelirlendiği üzere Yasa adını taşımamakla birlikte Kanun niteliğinde olan metinhükümlerinin bu davada uygulanma durumunda olması ve mahkemenin aykırılıksavını ciddi görmesi ya da kediliğinden o hükümleri aykırı bulması gibikoşulların gerçekleşmesine bağlıdır.
MahkemeninAnayasa'ya aykırılığı nedeniyle iptalini istediği "3005 sayılı kanuna göreCumhuriyet Müddeiumumileriyle Zabıtanın Vazifelerini ne suretle yapacaklarınaDair Talimatname" bir yasa olmadığı gibi yasa niteliğinde bir metindedeğildir. Anayasa Mahkemesinin görev alanına bu tür idari işlemlerindenetlenmesi girmediğinden bu metnin iptaline yöneltilen başvurmareddedilmelidir.
3005sayılı Yasanın Anayasaya aykırılığı öne sürülen 8., 9/2., 11. ve 12. maddelerihükümlerine gelince, görülmekte olan davada bu maddelerden yalnız 9. maddeninikinci fıkra hükmünün uygulanma durumunda olduğu açık bulunduğundan işin esasıhakkındaki incelemenin de yalnız bu fıkra açısından yapılması, öteki hükümlereilişkin itirazın başvuran mahkemenin yetkisizliği nedeniyle reddedilmesigerekmektedir.
AhmetSalih Çebi, Adil Esmer ve Nihat O. Akçakayalıoğlu 9. maddenin ikinci fıkrasınındavada uygulanma durumunda olmadığını; Sekip Çopuroğlu, Nihat O. Akçakayalıoğluve Ahmet H. Boyacıoğlu sözü edilen 8. maddenin; Abdullah Öner, Şekip Çopuroğluve Ahmet H. Boyacıoğlu 12. maddenin de davada uygulanma durumunda olduğunu önesürmüşlerdir.
Böyleceyapılan ilk inceleme sonucunda aşağıdaki karar alınmıştır.
"l-(3005 sayılı Kanuna göre Cumhuriyet Müddeiumumileriyle Zabıtanın Vazifelerinine suretle Yapacaklarına Dair Talimatname) nin Anayasaya aykırı olduğuyolundaki itirazın, Anayasa Mahkemesinin görevine girmediğinden reddineoybirliğiyle,
2-8/6/1936 günlü, 3005 sayılı Yasanın 8., 11. ve 12. maddelerinin davadauygulanma olanağı bulunmadığından başvurmanın, itirazda bulunan Mahkemeninyetkisizliği yönünden reddine, 8. maddede Sekip Çopuroğlu, Nihat O.Akçakayalıoğlu ve Ahmet H. Boyacıoğlu'nun karşı oylarıyla ve oyçokluğuyla, 11.maddede oy birliğiyle, 12. maddede Abdullah Üner, Şekip Çopuroğlu ve Ahmet H.Boyacıoğlu'nun karşıoylarıyla ve oyçokluğu ile,
3-İşin esasının aynı Kanunun değişik 9. maddesinin ikinci fıkrası yönündenincelenmesine, Ahmet Salih Çebi, Âdil Esmer ve Nihat O. Akçakayalıoğlu'nunkarşıoylarıyle ve oyçokluğuyla 29/6/1978 gününde karar verildi." .
V.ESASIN İNCELENMESİ:
İşinesasına ilişkin rapor iptali istenen yasa kuralı, Anayasaya aykırılık savınadayanak gösterilen Anayasa kuralları, bunlarla ilgili gerçekler ve başka yasamabelgeleri, konu ile ilişkisi bulunan öteki metinler okunduktan sonra gereğigörüşülüp düşünüldü :
8/6/1936günlü, 3005 sayılı "Meşhud Suçların Muhakeme Usulü Kanunu'nun, 3498 sayılıYasa ile değişik 9. maddesinin ikinci fıkrasının Anayasa'ya aykırı olduğu önesürülmektedir.
İtirazkonusu kuralın sağlıklı bir biçimde Anayasa'ya uygunluk denetimindengeçirilebilmesi için söz konusu 9. maddenin bütünü ile ele alınmasında yarargörülmüştür. Bu maddenin tümü şöyledir:
"Madde9- Vazifeli Mahkeme, Cumhuriyet Müddeiumumisi tarafından sevk edilir edilmezbaşka işlere tercih ederek maznunun duruşmasına başlar.
Mahkemeceduruşmanın bir celsede bitirilmesi lâzımdır. Şu kadarki kanuni zaruretlerdolaysiyle işin bir celsede karara bağlanması mümkün olmassa duruşma, buimkansızlığı doğuran noksanların en çabuk vasıtalarla ikmali için lâzım gelenmüddet gözönünde tutularak ona göre başka bir güne tehir edilebilir.
Ağırceza mahkemesinin vazifesine giren meşhud cürümlerde mahkeme, umumi hükümleregöre takibat yapılması lüzumuna kanaat getirirse bu dairede takip edilmek üzereevrakın Cumhuriyet Müddeiumumiliğine tevdiine re'sen dahi karar verebilir. Bukarar katidir."
Maddeninbirinci fıkrasında, suçüstü hükümlerine göre yapılacak yargılamada duruşmanınönceliği kurala bağlanmıştır. Buna göre, mahkeme, söz konusu Yasanın kapsamınagiren bir iş önüne geldiğinde, 9. maddenin birinci fıkrası buyruğunu göz önünealmak ve o işe öncelikle bakmak zorundadır.
9.Maddenin itiraz konusu ikinci fıkrasının birinci tümcesinde yeralan, duruşmanınbir oturumda bitirilmesi kuralı aslında Ceza Yargılamaları Usulü Yasasındankaynaklanmaktadır. Gerçekten söz konusu Yasanın 219. maddesinin birincifıkrasında "Duruşma ... ara vermeksizin cereyan eder" 207. maddesinin2. fıkrasında da "duruşmanın bir günde bitmeyeceği anlaşılırsa..."denilmektedir. Bu durumda itiraz konusu fıkra ile yeni bir kural düzenlenmişolmayıp, temel kural genel anlamda yinelenmiş bulunmaktadır. İtiraz konusufıkranın ikinci tümcesi, duruşmanın bir oturumda bitirilememesi olasılığını dagözönünde tutarak, yasal zorunluklar nedeniyle işin bir oturumda kararabağlanamaması halinde duruşmanın, Yasanın konuluş amacına uygun bir güneertelenmesini öngörmektedir.
9.maddenin üçüncü fıkrası ise, ağır ceza mahkemesinin görevine giren meşhudsuçlara ilişkin kimi kuralları içermektedir.
Sözkonusu 9. maddenin ikinci fıkrası hükmünün Anayasa'ya aykırı olup olmadığısorunu :
l-Anayasa'nın 31. maddesi açısından inceleme :
İtirazyoluna başvuran mahkeme; Ülkemizin içinde bulunduğu ekonomik ve sosyal durumladoğa koşullarının duruşmanın bir oturumda bitirilmesine olanak vermediğini,kimi ilçelerde avukat veya dava vekili bulunmadığını, bu koşullarda sanığınhemen mahkemeye çıkarılarak duruşmanın bir oturumda bitirilmesini istemenindoğru olmadığını, 3005 sayılı Yasanın 12. maddesiyle, sanığa savunmasınıhazırlamak için tanınan üç günlük sürenin az olduğunu, bu nedenlerle itiraz konusukuralın Anayasa'nın 31. maddesiyle güvence altına alınan hak arama özgürlüğünüzedelediğini ileri sürmektedir.
Busavı benimsemeye olanak yoktur. Çünkü, 9. maddenin ikinci fıkrası, CezaMuhakemeleri Usulü Kanununun duruşmaya ve müdafi tayinine ilişkin genelkurallarında bir değişiklik yapmış değildir. Bu hükümle duruşmanın bir oturumdabitirilmesi buyurulmakla birlikte olanaksızlık halinde de duruşmanın başka birgüne ertelenebileceği öngörülmektedir.
Davanıngörüldüğü yerde bulunsun bulunmasın, bir müdafi tayin edilmesi ve bunun için deduruşmanın ertelenmesi yolundaki istekler, söz konusu hükümle engellenmişdeğildir. Mahkeme böyle bir durumda savunma hakkının kullanılabilmesinisağlamak için duruşmayı, Yasanın amacına uyan yakın bir güne ertelemek durumundadır.
Yerigelmişken şu yönün de belirtilmesinde yarar vardır.
AnayasaMahkemesinin 8/7/1971 günlü, 1971/28-64 sayılı kararında da açıklandığı gibi(Anayasa Mahkemesi Kararlar Dergisi, Sayı 10, Sayfa 32) 3005 sayılı Yasanınuygulanmasına ilişkin yönetmeliğin yasalara aykırı kuralları kapsamaksı ya dasözü edilen Kanuna göre yapılan çalışmalar için ne yolda ödeme yapılacağınailişkin esasların Bakanlar Kurulunca henüz kararlaştırılmamış olması gibiyönetime ilişkin konuların Anayasa Mahkemesi'nin görev ve yetki alanı dışındakaldığından, ister yönetmelikte ister Bakanlar Kurulu Kararnamesinde yasalaraaykırı kuralların veya ilkelerin yer alması ya da bu yolda henüz bir saptamayapılmamış olması, Anayasa'ya aykırı bir yönü olmayan bir yasa hükmünün Anayasa'yaaykırı olduğunun kabulü için bir neden sayılamaz.
Bunedenlerle, 9. maddenin ikinci fıkrasının Anayasa'nın 31. maddesine uymayan biryönü bulunmadığı gibi Anayasa'nın öteki maddelerine de aykırılığı saptanamamışolduğundan itirazın reddine karar verilmelidir.
SONUÇ:
İtirazkonusu 8/6/1936 günlü, 3005 sayılı "Meşhud Suçların Muhakeme UsulüKanunu"nun 27/6/1938 günlü, 3498 sayılı Yasa ile değiştirilen 9.maddesinin ikinci fıkrası hükmünün Anayasa'ya aykırı olmadığına ve başvurmanınreddine,
14/12/1978gününde oybirliğiyle karar verildi.
Başkan
Şevket Müftügil
Başkanvekili
Ahmet H. Boyacıoğlu
Üye
Muhittin Gürün
Üye
Lütfi Ömerbaş
Üye
Ahmet Erdoğdu
Üye
Osman Tokcan
Üye
Rüştü Aral
Üye
Muammer Yazar
Üye
Adil Esmer
Üye
Nihat O. Akçakayalıoğlu
Üye
Nahit Saçlıoğlu
Üye
Hüseyin Karamüstantikoğlu
Üye
Kenan Terzioğlu
Üye
Necdet Darıcıoğlu
Üye
Bülent Olçay
KARŞIOYYAZISI
Sanıkhakkında 3005 sayılı Yasa hükümlerine göre kamu davası açıldığı ve Mahkemeninsözü edilen Yasa çerçevesinde işe elkoyarak yargılamaya başladığıihtilafsızdır. Yargılama anılan Yasa hükümleri dairesinde sürdürüleceğine göre,söz konusu Yasanın 8. ve 11. maddeleri hükümlerinin de bu davada uygulanmadurumunda olduğunu kabul etmek gerekir. Söz gelimi duruşma bir celsedebitirilememiş ve Mahkeme Anayasa'ya aykırılık savında bulunarak AnayasaMahkemesi'ne başvurmuştur.
Bunedenlerle 3005 sayılı Yasanın 8. ve 11. maddeleri hükümlerini bu davadauygulanma durumunda görmeyen çokluk kararına karşıyım.
Başkanvekili
Ahmet H. Boyacıoğlu